Polis Arabası vs Hırsızlar + Tık, Tık! Kapıyı Açma! | 2. Sezon | Araba Şarkıları | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları

Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons

Öğrenme zorluğu
403 kelime 124 kel/dk

Video özeti: Bu çocuklara yönelik kurtarma öyküsünde ekip, hırsızların peşinden gidilmemesi gerektiğini bildirir; pizza kuryesi kılığına girerek eve giren bir hırsıza müdahale eder, kayıp bir çocuğu bulur ve kovalamacayı tutuklamayla sonuçlandırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. To the rescue. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu kalıbı “to” sözcüğünün yalnızca fiziksel yön bildirdiği bir ifade olarak değil, birinin yardıma veya durumu kurtarmaya geldiğini coşkuyla duyuran bir söz olarak anlamak; oyun, hikâye ya da günlük bir durumda zamanında yardım etmek üzere harekete katılırken doğal biçimde kullanmak. 2. Don't you like pizza? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu olumsuz sorunun yemek tercihlerini tarafsız biçimde sormadığını fark etmek. Konuşan kişi karşısındakinin onay vermesini bekler ve bu sahnede söz konusu beklentiyi çocukları kapıyı açmaya zorlamak için kullanır; ifadeyi daha tarafsız olan “Do you like pizza?” sorusundan ayırt etmek. 3. no use running away. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir eylemin hiçbir sonuç vermeyeceğini belirtmek için kullanılan “It’s no use + -ing” yapısını öğrenmek. “use” sonrasında fiilin gerund biçiminde geldiğini görmek ve bu kalıbı uyarılarda, başarısız girişimleri anlatırken veya bir eylemi anlamsız bulurken kullanmak.

Bu derste

To the rescue. Kalıp ifadeler

0:03

Kurtarmaya.

Kalıp ifadeler

To the rescue!: yardıma gelindiğini bildiren kurtarma sözü

To the rescue!, birinin yardıma geldiğini belirten, slogan gibi kullanılan kalıplaşmış bir sözdür. Bu cümlede kurtarma ekibinin geldiğini ve harekete geçtiğini duyurur. Bu ifade tek başına tam bir ünlem olarak kullanılabilir. Buradaki to sözcüğünü yalnızca bir yere doğru hareket olarak yorumlamayın; ifadenin tamamı kurtarmaya veya yardım etmeye gelme eylemini anlatır.

Alıştırma

Dramatik kurtarma sözünü tamamlayın: The puppy is trapped. ____!

Cevabı göster

To the rescue

Pinkfong Super Rescue Team.

0:06

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Play Safe. Kalıp ifadeler

0:11

Güvenli oyna.

Kalıp ifadeler

Play safe: oyun sırasında güvenlik hatırlatması

Play safe., kişinin eğlenebileceğini ancak yaralanmaktan veya tehlike oluşturmaktan kaçınması gerektiğini belirten kısa bir emir cümlesidir. Burada safe, kişi oynarken koruması gereken güvenli durumu anlatır; kasa anlamındaki safe isim değildir. Bu kısa ifade, çocuklara yönelik hatırlatmalarda ve tabelalarda sık görülür. Başka durumlara aktarılabilen kalıp play + safe şeklindedir: etkinlik devam edebilir, ancak sınırı güvenlik belirler.

Alıştırma

Bir ebeveyn, çocuklara oynarken yaralanmamalarını söyleyen kısa bir mesaj istiyor. Hangi mesaj bu anlama uygundur?

  1. The playground is safe.
  2. Play it safe.
  3. Play safe.
Cevabı göster

Play safe.

Don't chase thieves. Ton ve niyet

0:12

Hırsızları kovalama.

Ton ve niyet

Don't + fiilin yalın hâli: Don't chase thieves.

Don't + fiilin yalın hâli, olumsuz emir cümlesi oluşturur. Birine bir eylemi yapmamasını doğrudan söyler; burada chase, birini yakalamak için peşinden koşmak anlamına gelir. Tehlikeli bir durumda Don't chase thieves. güvenli bir yerde kalmayı isteyen açık bir talimattır. Yalnızca hırsızları kovalamanın tehlikeli olabileceğini söyleyen bir yorum değildir.

Alıştırma

Don't ile kurulan olumsuz emir yapısını kullanarak uyarıyı tamamlayın: ____ touch the hot stove.

Cevabı göster

Don't

No.

0:16

Hayır.

It's too dangerous. Dilbilgisi

0:16

Çok tehlikeli.

Dilbilgisi

too dangerous: güvenli sınırın ötesinde

Too + sıfat, bir özelliğin kabul edilebilir veya işe yarar bir sınırı aştığını belirtir. too dangerous yalnızca “çok tehlikeli” değil, “eylemin yapılmaması gerekecek kadar tehlikeli” demektir. Burada It's too dangerous. eylemi durdurmanın nedenini verir. Durum sonucu açıkça gösterdiği için bu sonuç ayrıca söylenmeyebilir.

Alıştırma

It's too dangerous. cümlesindeki too dangerous ifadesine en uygun anlam hangisidir?

  1. Eylemin yapılmaması gerekecek kadar tehlikeli.
  2. Yalnızca biraz tehlikeli.
  3. Eylemin yapılıp yapılmaması konusunda bir yargı olmadan yüksek derecede tehlikeli.
Cevabı göster

Eylemin yapılmaması gerekecek kadar tehlikeli.

You two stay here. Dilbilgisi

0:18

Siz ikiniz burada kalın.

Dilbilgisi

You two: tam olarak iki kişiye hitap etmek

You two, tam olarak iki dinleyiciye doğrudan hitap eder. two sayısı, konuşanın kaç kişiyi kastettiğini göstermek için you sözcüğünden sonra gelir. Bu cümlede, kalması gereken iki kişiyi belirtir. “Senin iki...” anlamına gelmez; two dinleyici sayısını sınırlar, sahiplik bildirmez.

Alıştırma

Cümleyi you + 2 sayısından oluşan doğrudan hitapla tamamlayın: "____, please wait here."

Cevabı göster

You two

E.O.E. let's catch the thieves. Ton ve niyet

0:27

E.O.E. hadi hırsızları yakalayalım.

Ton ve niyet

Let's catch the thieves: birlikte hareket etme çağrısı

Let's + fiilin yalın hâli, ortak bir eylem önermek veya eylem çağrısı yapmak için kullanılır. Konuşan kişi de dinleyiciyle ya da grupla birlikte eyleme katılır. Bu cümlede let's catch the thieves, takımı harekete geçiren bir çağrıdır: konuşan kişi dâhil herkes hırsızları birlikte yakalamaya çalışacaktır. Bu, yalnızca diğer insanların harekete geçmesini isteyen bir emir değildir.

Alıştırma

Konuşan kişi dâhil herkesi eyleme davet eden kısaltmayı yazarak cümleyi tamamlayın: "____ help the lost puppy."

Cevabı göster

Let's

E.O.E. protecting our town Kalıp ifadeler

0:29

E.O.E. kasabamızı koruyoruz

day and night, Deyimler

0:32

gece ve gündüz,

Kalıp ifadeler

protecting our town: protect + korunan kişi, yer veya şey

Protect fiilinden hemen sonra güvende tutulan kişi, yer veya şey gelir: protect our town. Our town ifadesinden önce to kullanılmaz. Burada protecting, protect fiilinin -ing biçimidir. Takımın adından veya sloganından sonra gelen protecting our town, takımın ne yaptığını anlatır; ayrı bir isim değildir.

Alıştırma

Cümleyi protect fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The guards are ____ the museum at night.

Cevabı göster

protecting

night and day.

0:33

gündüz ve gece.

Deyimler

day and night, night and day: gece gündüz sürekli

Day and night, hem gündüz hem gece boyunca kesintisiz veya uzun süre demektir. Bir şeyin gündüz yalnızca bir kez, gece de yalnızca bir kez olduğu anlamına gelmez. Şarkı sözü daha sonra sıralamayı tersine çevirerek night and day der. Bu ikiliyi tekrarlamak ritim katar ve sürekli koruma fikrini güçlendirir.

Alıştırma

Arama gündüz başladı ve hava karardıktan sonra da neredeyse hiç ara vermeden sürdü. Hangi ifade en uygundur?

  1. day and night
  2. all day
  3. every day
Cevabı göster

day and night

We're the Super Rescue Team.

0:34

Biz Süper Kurtarma Ekibiyiz.

E.O.E. let's catch the thieves.

0:38

E.O.E. hadi hırsızları yakalayalım.

E.O.E. eyes on the thieves. Deyimler

0:40

E.O.E. gözümüz hırsızların üzerinde.

Deyimler

eyes on the thieves: izlemeye devam etmeyi söyleyen kısa komut

Bu cümlede eyes on the thieves, “hırsızları izlemeye devam edin” veya “dikkatinizi onların üzerinde tutun” anlamına gelen kısa bir komuttur. Gruba hedefi gözden kaçırmamalarını söyler. Tam kalıp Keep your eyes on + kişi veya nesne şeklindedir. Hızlı bir komutta Keep your atılabilir; bu nedenle Eyes on + hedef, gözlerin konumunu gerçek anlamda anlatan bir cümle değil, bir talimattır.

Alıştırma

Kısa komutu dersteki kalıpla tamamlayın: ____ the ball, everyone!

Cevabı göster

Eyes on

Yes, we make a perfect team. Kalıp ifadeler

0:42

Evet, mükemmel bir takımız.

Kalıp ifadeler

make a perfect team: mükemmel bir ortaklık oluşturmak

We make a perfect team cümlesinde make, “üretmek” değil, “oluşturmak” anlamına gelir. Cümle, bu kişilerin birlikte çok iyi çalıştığını ve beceri ya da özelliklerinin birbirine uyduğunu söyler. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp kişiler + make + a good/great/perfect team şeklindedir. Özne, ortaklığı oluşturan kişileri belirtir; sıfat ise onların birlikte ne kadar iyi çalıştığını anlatır.

Alıştırma

Maya ve Leo birlikte çok iyi çalışıyor. Bu anlamı hangi cümle ifade eder?

  1. They make the team.
  2. They make perfect the team.
  3. They make a perfect team.
Cevabı göster

They make a perfect team.

Nothing that we can't achieve. Dilbilgisi

0:45

Başaramayacağımız hiçbir şey yok.

Dilbilgisi

Nothing that we can't achieve: güçlü ve olumlu bir anlam

Nothing that we can't achieve, There is nothing that we can't achieve cümlesinin kısaltılmış biçimidir. that we can't achieve ilgi cümleciği, var olmadığı söylenen şeyi, yani yeteneğimizi aşan bir hedefi açıklar. Böyle bir hedef olmadığı için cümlenin bütünü güçlü ve olumlu bir iddia taşır: Her şeyi başarabiliriz. Kötümser değil, kendinden emin bir ifadedir.

Alıştırma

Bu cümlede Nothing that we can't achieve ne anlama geliyor?

  1. Her şeyi başarabiliriz.
  2. Hiçbir şeyi başaramayız.
  3. Yalnızca bir şeyi başarabiliriz.
Cevabı göster

Her şeyi başarabiliriz.

Uh-oh.

0:49

Uh-oh.

Uh-oh.

0:50

Uh-oh.

I sense danger. Kelime

0:51

Tehlike seziyorum.

Kelime

sense danger: fiil olarak sense

I sense danger cümlesinde sense, fark etmek veya varlığını sezmek anlamına gelen bir fiildir. Konuşan kişi, tehlike tamamen görünür olmadan önce ipuçlarına, içgüdüsüne ya da duruma tepki veriyor olabilir. Kalıp sense + isim biçimindedir: sense danger, sense trouble veya sense a change. Bir şeyi meydana getirmeyi değil, onun farkına varmayı anlatır.

Alıştırma

I sense danger cümlesinde sense ne anlama geliyor?

  1. açıkça açıklamak
  2. fark etmek veya varlığını sezmek
  3. yaratmak
Cevabı göster

fark etmek veya varlığını sezmek

Oh, no.

0:52

Oh, hayır.

Uh-oh.

0:53

Uh-oh.

Uh-oh.

0:54

Uh-oh.

I sense danger.

0:55

Tehlike seziyorum.

It's dangerous.

0:57

Bu tehlikeli.

Don't follow us. Kelime

0:58

Bizi takip etmeyin.

Kelime

follow us: arkamızdan gelmek

Burada follow us, arkamızdan gelmek veya bizim izlediğimiz yol boyunca ilerlemek anlamındadır. us insanları belirttiği için follow gerçek bir hareketi anlatır. Don't follow us cümlesinde don't olumsuz bir emir oluşturur. Konuşan kişiler, dinleyenlere peşlerinden gelmek yerine geride kalmalarını söylüyor.

Alıştırma

Don't follow us emrinde follow us ne anlama gelir?

  1. Arkamızdan gelmek veya aynı yolu izlemek.
  2. Kurallarımıza uymak.
  3. Çevrim içi hesabımızdan güncellemeler almak.
Cevabı göster

Arkamızdan gelmek veya aynı yolu izlemek.

Yoyoyo.

1:00

Yoyoyo.

Yoyoyo.

1:01

Yoyoyo.

Let's catch the thieves.

1:02

Hadi hırsızları yakalayalım.

Hey, hey, hey.

1:03

Hey, hey, hey.

Yoyoyo.

1:04

Yoyoyo.

Yoyoyo.

1:05

Yoyoyo.

I sense danger.

1:06

Tehlike seziyorum.

It's dangerous.

1:11

Bu tehlikeli.

Don't follow us.

1:12

Bizi takip etmeyin.

E.O.E. let's catch the thieves.

1:17

E.O.E. hadi hırsızları yakalayalım.

E.O.E. protecting our town

1:20

E.O.E. kasabamızı koruyoruz

day and night,

1:22

gece ve gündüz,

night and day.

1:23

gündüz ve gece.

We're the Super Rescue Team.

1:24

Biz Süper Kurtarma Ekibiyiz.

E.O.E. let's catch the thieves.

1:28

E.O.E. hadi hırsızları yakalayalım.

E.O.E. eyes on the thieves.

1:30

E.O.E. gözümüz hırsızların üzerinde.

Yes, we make a perfect team.

1:33

Evet, mükemmel bir takımız.

Nothing that we can't achieve.

1:35

Başaramayacağımız hiçbir şey yok.

It's dangerous.

1:38

Bu tehlikeli.

Don't follow us.

1:39

Bizi takip etmeyin.

Sir, please take care of the kids. Ton ve niyet

1:42

Beyefendi, lütfen çocuklara göz kulak olun.

Ton ve niyet

please take care of the kids: çocuklara bakılması için nazik bir rica

Please, emri daha nazik hâle getirir. Take care of the kids, çocukları bir süre gözetmek, onlara yardım etmek ve güvende tutmak anlamına gelir. Nesnesi bir kişi olduğunda take care of çoğunlukla o kişiyle ilgilenmek anlamındadır. Bu bakım bağlamında çocuklarla ilgilenmek, onları halletmek veya onlardan kurtulmak anlamına gelmez.

Alıştırma

İsteği, dersteki ilgilenmek anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Please ____ my little brother until I get home.

Cevabı göster

take care of

E.O.E. let's catch the thieves.

1:46

E.O.E. hadi hırsızları yakalayalım.

E.O.E. protecting our town

1:48

E.O.E. kasabamızı koruyoruz

day and night,

1:50

gece ve gündüz,

night and day.

1:51

gündüz ve gece.

We're the Super Rescue Team.

1:52

Biz Süper Kurtarma Ekibiyiz.

E.O.E. let's catch the thieves.

1:57

E.O.E. hadi hırsızları yakalayalım.

E.O.E. eyes on the thieves.

1:59

E.O.E. gözümüz hırsızların üzerinde.

Yes, we make a perfect team.

2:01

Evet, mükemmel bir takımız.

Nothing that we can't achieve.

2:03

Başaramayacağımız hiçbir şey yok.

E.O.E. hey now,

2:10

E.O.E. hey sen,

you're caught. Dilbilgisi

2:11

yakalandın.

Dilbilgisi

you're caught: be + past participle yapısı

You're, you are ifadesinin kısaltmasıdır; caught ise catch fiilinin past participle biçimidir. you're caught içinde be + past participle yapısı, özne olan you'yu eylemden etkilenen kişi olarak gösterir: biri seni yakalamıştır. Cümle sonuca da odaklanır. Artık yakalanmış durumdasın ve kaçamazsın; bu, senin başka birini yakaladığın anlamına gelmez.

Alıştırma

“You're caught” cümlesi hangi durumu anlatır?

  1. Biri seni yakaladı.
  2. Birini arıyorsun.
  3. Sen birini yakaladın.
Cevabı göster

Biri seni yakaladı.

E.O.E.

2:12

E.O.E.

freeze. Kültür

2:13

kımıldama.

Kültür

freeze: hareket etmeyi bırakma emri

Polis, güvenlik ya da kovalamaca sahnesinde freeze, “Hemen hareket etmeyi bırak” anlamına gelen sert bir emirdir. Kişiye bedenini oynatmadan sabit tutmasını söyler. Bu, freeze sözcüğünün bağlama dayalı kullanımıdır; bir şeyin buza dönüştüğünü veya çok soğuduğunu anlatmaz.

Alıştırma

Bir güvenlik görevlisi kaçan bir davetsiz misafir görüyor. Hangi emir “Hemen hareket etmeyi bırak” anlamına gelir?

  1. It's freezing.
  2. Freeze!
  3. Keep running!
Cevabı göster

Freeze!

Running chase,

2:14

Koşuşturmaca,

there is no escape. Dilbilgisi

2:15

kaçış yok.

Dilbilgisi

there is no escape: kaçmanın imkânsız olduğunu söylemek

“There is no + isim” bir şeyin bulunmadığını veya bir olasılığın olmadığını belirtir. Bu cümlede there is no escape, kaçmanın imkânsız olduğu anlamına gelir. Escape, no sözcüğünden sonra geldiği için burada isimdir. Bu kalıp, There is no solution örneğinde olduğu gibi başka isimlerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi kaçmanın imkânsız olduğu anlamına gelecek şekilde tamamlayın: There is ____ escape.

Cevabı göster

no

Snatch.

2:16

Yakaladım.

Yoyoyo.

2:20

Yoyoyo.

Yoyoyo.

2:21

Yoyoyo.

To the rescue.

2:23

Kurtarmaya.

Hey, hey, hey.

2:24

Hey, hey, hey.

Yoyoyo.

2:25

Yoyoyo.

Yoyoyo.

2:26

Yoyoyo.

Catch the thieves.

2:27

Hırsızları yakalayın.

Hey, hey, hey.

2:28

Hey, hey, hey.

Hey, hey, hey.

2:29

Hey, hey, hey.

Yoyoyo.

2:30

Yoyoyo.

Yoyoyo.

2:31

Yoyoyo.

Pinkfong hey, hey, hey.

2:32

Pinkfong hey, hey, hey.

Yoyoyo.

2:33

Yoyoyo.

Yoyoyo.

2:34

Yoyoyo.

Super Rescue Team.

2:35

Süper Kurtarma Ekibi.

Hey, hey, hey.

2:37

Hey, hey, hey.

Yeah.

2:40

Evet.

Knock, knock.

2:43

Tık, tık.

Who's there? Ton ve niyet

2:44

Kim o?

Ton ve niyet

Who's there?: kapıdaki kişinin kim olduğunu sormak

Who's there?, kapı çalındığında veya kaynağı belirsiz bir ses duyulduğunda görünmeyen kişinin kim olduğunu sormak için kullanılan kalıplaşmış bir sorudur. Buradaki there, kişinin ya da sesin bulunduğu yeri, örneğin kapının dışını gösterir; doğal anlamı uzak bir yeri sormak değil, “Kim o?” demektir. Who's, who is ifadesinin kısaltmasıdır. Özellikle Knock, knock şakalarındaki konuşmada tüm ifade tek bir doğal soru olarak öğrenilir.

Alıştırma

Birisi kapalı bir kapıyı çalıyor. En doğal soru hangisidir?

  1. Who is this?
  2. Where are you?
  3. Who's there?
Cevabı göster

Who's there?

Someone's here.

2:53

Biri var.

Knock, knock, knock.

2:56

Tık, tık, tık.

Who's there?

2:58

Kim o?

Knock, knock, knock, knock, knock.

3:00

Tık, tık, tık, tık, tık.

The pizza is here. Kelime

3:02

Pizza geldi.

Kelime

is here: birinin veya bir şeyin geldiğini duyurmak

Bu cümlede is here, “geldi” veya “teslim edildi” anlamındadır. İnsanların beklediği pizzanın artık geldiğini bildirir; pizzanın zaten odanın içinde olduğu anlamına gelmez. be here bu şekilde bir kişinin, aracın, yemeğin veya paketin geldiğini duyurmak için kullanılabilir. “Gelme” anlamı, birinin onu beklediği durumdan doğar.

Alıştırma

Herkes otobüsü bekliyor. Otobüsün geldiğini bildiren cümleyi tamamlayın: The bus ____!

Cevabı göster

is here

Don't you like pizza? Ton ve niyet

3:05

Pizzayı sevmez misiniz?

Ton ve niyet

Don't you like pizza?: beklenti içeren olumsuz soru

Don't you like pizza? olumsuz bir sorudur. Burada konuşan kişi olumlu bir yanıt bekler; yaklaşık olarak “Pizza sevdiğini sanıyordum” demektedir. Bu, diğer kişinin zevkini ilk kez tarafsız biçimde soran bir soru değildir. Bu yapı şaşkınlık gösterebilir veya dinleyiciyi kabul etmeye ya da yanıt vermeye itebilir. Bu sahnede söz konusu beklenti dinleyiciyi cezbetmek için kullanıldığı için soru baskı da yaratır.

Alıştırma

Bir arkadaş daha önce seçtiği türdeki bir dilim keke bu kez dokunmuyor. “Don't you like cake?” en doğal olarak neyi ifade eder?

  1. Konuşan kişi arkadaşının hiç kek yemediğinden emin.
  2. Konuşan kişi belirli bir yanıt beklemeden tarafsızca soruyor.
  3. Konuşan kişi arkadaşının kek sevdiğini sanıyordu ve şaşırdı.
Cevabı göster

Konuşan kişi arkadaşının kek sevdiğini sanıyordu ve şaşırdı.

Please open the door. Ton ve niyet

3:07

Lütfen kapıyı açın.

Ton ve niyet

Please open the door: Kibar bir istek her zaman güvenli değildir

Please + fiilin yalın hâli, bir isteği kibar gösterir. Burada Please open the door bir gerçeği bildirmek yerine dinleyenden bir eylem yapmasını ister. Kibar sözler, isteğin güvenli olduğunu veya konuşan kişiye güvenilebileceğini kanıtlamaz. Bu sahnede bir hırsız, çocukları kandırıp kapıyı açtırmak için kibar bir istek kullanır. Bu yüzden yalnızca please kelimesine değil, isteğin kendisine ve duruma bakmak gerekir.

Alıştırma

Bu ifadeyi değerlendir: Birisi please derse isteği her zaman güvenli ve makuldür.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Let's open the door.

3:09

Hadi kapıyı açalım.

No, no, no, no, no.

3:11

Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.

We should not open it. Dilbilgisi

3:13

Açmamalıyız.

Dilbilgisi

should not open it: Bir eylemin iyi bir fikir olmadığını söylemek

Should not + fiilin yalın hâli, bir eylemin iyi bir fikir olmadığını veya bir kurala aykırı olduğunu belirtir. should not open it ifadesinde open, should not'tan sonra yalın hâlde kalır. Bu cümle bir öğüt veya güvenlik değerlendirmesi verir. Açmanın imkânsız olduğu anlamına gelmez ve açma eyleminin gerçekleşmeyeceğini tahmin etmez.

Alıştırma

Öğüdü should kelimesinin iki sözcüklü tam olumsuz biçimiyle tamamla: We ____ touch a hot stove.

Cevabı göster

should not

It's a pizza delivery driver. Kalıp ifadeler

3:18

O bir pizza kuryesi.

Kalıp ifadeler

pizza delivery driver: Ana İsmi Bulma

pizza delivery driver ifadesinde driver ana isimdir ve kişinin mesleğini belirtir. Pizza delivery, driver sözcüğünü niteler ve bu kişinin işinin pizza teslim etmek olduğunu gösterir. Arka arkaya birkaç isim gördüğünde önce son isme bak, sonra ayrıntıları sağdan sola doğru yorumla: driver → delivery driver → pizza delivery driver. Böylece ifadenin sıradan bir şoförü değil, pizza kuryesini anlattığını görebilirsin.

Alıştırma

Cümlede pizza delivery driver ne anlama geliyor?

  1. işi pizza yapmak olan kişi
  2. pizza bekleyen bir şoför
  3. işi pizza teslim etmek olan kişi
Cevabı göster

işi pizza teslim etmek olan kişi

I'm hungry now.

3:21

Şimdi çok acıktım.

It's open.

3:28

Kapı açıldı.

No, no, no, no, no.

3:31

Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.

He lied to us. Kalıp ifadeler

3:33

Bize yalan söyledi.

Kalıp ifadeler

lied to us: lie to + kişi

Lied to us, “bize doğru olmayan bir şey söyledi” demektir. Lied, lie fiilinin geçmiş zaman biçimidir; yani eylem daha önce gerçekleşmiştir. Yalanın kime söylendiğini belirtmek için lie to + kişi yapısını kullan. Burada aldatılan kişiler biz olduğumuz için us, to sözcüğünden sonra gelir.

Alıştırma

Cümleyi lie fiilinin geçmiş zaman biçimi ve doğru edatla tamamla: Yesterday, Ben ____ me about his homework.

Cevabı göster

lied to

He's a thief.

3:35

O bir hırsız.

Let's go and hide. Kalıp ifadeler

3:37

Hadi gidip saklanalım.

Kalıp ifadeler

go and hide: go and + fiilin yalın hâli

go and hide ifadesinde go and + fiilin yalın hâli, hareket etmeyi veya bir eyleme başlamayı ana eyleme doğrudan bağlar. Burada bir yere gidip saklanmak anlamına gelir; birbiriyle ilgisiz iki iş yapmak anlamına gelmez. Bu konuşma dili kalıbı, sıradaki eylemi anlatmak için sık kullanılır. go and see, go and ask ve go and get something buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi konuşma dilindeki go and + fiilin yalın hâli kalıbıyla tamamlayın: Let's ____ ask the teacher for help.

Cevabı göster

go and

Ha, ha, ha, ha, ha.

3:39

Ha, ha, ha, ha, ha.

There's a lot to steal. Dilbilgisi

3:42

Çalınacak bir sürü şey var.

Dilbilgisi

a lot to steal: a lot + to'lu mastar

a lot to steal ifadesinde a lot birçok şeyi temsil eder, to steal ise bu şeyleri açıklar. İfade, çalınabilecek birçok şey olduğu anlamına gelir. to'lu mastar a lot ifadesini niteler; “çalmak amacıyla” anlamında bir amaç ifadesi değildir. Aynı kalıp a lot to learn ve a lot to clean ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Cümleyi a lot ve prepare fiilini to'lu mastar kalıbında kullanarak tamamlayın: There is ____ before the guests arrive.

Cevabı göster

a lot to prepare

I'll take everything. Ton ve niyet

3:44

Her şeyi alacağım.

Ton ve niyet

I'll take everything: anlık bir niyeti bildirmek

I'll, I will ifadesinin kısaltmasıdır. Burada konuşanın birazdan yapmaya karar verdiği şeyi belirtir; bu nedenle tarafsız bir gelecek tahmini değil, doğrudan bir niyet bildirimidir. Bir hırsızlık amacıyla içeri girme bağlamında take everything, bütün eşyaları çalıp götürmek demektir. Take her zaman çalmak anlamına gelmez; suç anlamı durumdan gelir.

Alıştırma

Bir hırsız içeri girdiğinde I'll take everything. diyor. Konuşan ne yapıyor?

  1. Bütün eşyaları geri vermeyi teklif ediyor
  2. Bütün eşyaları çalma niyetini bildiriyor
  3. Eşyaların fiyatını kibarca soruyor
Cevabı göster

Bütün eşyaları çalma niyetini bildiriyor

Help.

3:53

İmdat.

There's a thief. Dilbilgisi

3:57

Bir hırsız var.

Dilbilgisi

There's a thief: yeni fark edilen bir varlığı bildirmek

There's, there is ifadesinin kısaltmasıdır. There's + a/an + tekil sayılabilen isim yapısı, var olan veya yeni fark edilen bir kişiyi ya da şeyi tanıtır. Burada bir hırsızın bulunduğunu bildirir. Bu varlık yapısında there, o yerde anlamına gelmez. Bir şeyin var olduğunu bildirmek için yapıyı kurar; gerçek konum cümlenin başka bir bölümüne eklenebilir.

Alıştırma

Varlık bildiren cümleyi there is ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: ____ a cat under the table.

Cevabı göster

There's

Oh, a thief?

3:58

Oh, hırsız mı?

Roger.

4:00

Anlaşıldı.

Let's get moving. Kalıp ifadeler

4:01

Hadi harekete geçelim.

Kalıp ifadeler

get moving: hemen harekete geçmek veya yola çıkmak

Get moving, “harekete geçmek veya hemen yola çıkmak” anlamına gelen yaygın bir konuşma ifadesidir. Buradaki get, “elde etmek” değil, “bir duruma geçmek” veya “başlamak” anlamındadır; bu yüzden ifade yalnızca bedeni hareket ettirmeyi değil, bir işe başlamayı da anlatabilir. Let's, konuşanı ve grubu birlikte kapsar. Bu nedenle Let's get moving, herkesin beklemeyi bırakıp hemen başlaması için enerjik bir çağrıdır.

Alıştırma

Bekleyen bir gruba şimdi harekete geçmesini veya yola çıkmasını doğal biçimde söyleyen cümle hangisidir?

  1. Let's get moving.
  2. Let's stop moving.
  3. Let's keep moving.
Cevabı göster

Let's get moving.

I can't find my child anywhere. Dilbilgisi

4:05

Çocuğumu hiçbir yerde bulamıyorum.

Dilbilgisi

can't find ... anywhere: hiçbir yerde bulamamak

can't find + kişi veya nesne + anywhere yapısı, mümkün olan hiçbir yerde aramanın sonuç vermediğini anlatır. Bu cümlede konuşan kişi çocuğu aramış, ancak yerini bulamamıştır. Olumsuz can't, anywhere sözcüğünün nasıl anlaşıldığını değiştirir: birlikte “hiçbir yerde” anlamına gelirler, “herhangi bir yer uygundur” anlamına değil. Bu yapıyı başka kişiler veya nesnelerle de kullanabilirsiniz: can't find + nesne + anywhere.

Alıştırma

Olumsuz cümlenin “hiçbir yerde” anlamına gelmesini sağlayan sözcüğü yazın: I can't find my backpack ____.

Cevabı göster

anywhere

Don't worry.

4:08

Merak etmeyin.

Uh-oh.

4:10

Uh-oh.

Uh-oh.

4:11

Uh-oh.

Uh-oh.

4:12

Uh-oh.

Officer Pinkfong, Kültür

4:12

Memur Pinkfong,

I will find your child.

4:14

çocuğunuzu bulacağım.

Kültür

Officer + isim: polislik unvanı

Officer bir ismin önüne geldiğinde polis veya kolluk görevlisi için kullanılan mesleki bir unvandır. Bu nedenle Officer Pinkfong, Pinkfong'a resmî göreviyle hitap eder; Officer karakterin adının bir parçası değildir. Bu unvan, sahneyi anlamak için gereken temel ipucunu verir: Pinkfong polislik tarzı bir kurtarma görevinde hareket etmektedir. Ofiste çalışan kişi anlamına gelmez.

Alıştırma

Officer unvanını Lee adlı bir polis için kullanın: Excuse me, ____, could you help me?

Cevabı göster

Officer Lee

Count on me. Öbek fiiller

4:16

Bana güvenin.

Öbek fiiller

Count on me: güvenilir yardım sözü vermek

Count on someone, o kişiye güvenmek veya dayanmak anlamına gelir. Count on me. kısa bir sözdür: konuşan kişi “Yardım için bana güvenebilirsin” demektedir. Buradaki count sayılarla veya sayma işlemiyle ilgili değildir. count on sözcükleri tek bir ifade olarak birlikte çalışır; me ise güvenilebilecek kişiyi belirtir.

Alıştırma

“Bana güvenebilirsin” anlamındaki hedef ifadeyi tamamlayın: You can ____ me to bring the supplies.

Cevabı göster

count on

Uh-oh.

4:19

Uh-oh.

Uh-oh.

4:19

Uh-oh.

Uh-oh.

4:19

Uh-oh.

Uh-oh.

4:20

Uh-oh.

I found the child.

4:21

Çocuğu buldum.

Let's rescue the child.

4:23

Hadi çocuğu kurtaralım.

Mommy.

4:28

Anneciğim.

Oh, there you are. Ton ve niyet

4:30

Oh, buradasın.

Ton ve niyet

There you are: birini bulduğunda verilen tepki

There you are, aradığın bir kişiyi veya şeyi sonunda gördüğünde verilen doğal bir tepkidir. Burada kelimesi kelimesine bir yer bildirimi değil, “Seni buldum” veya “Demek buradaydın” anlamına gelir. Anlamı çevredeki hareket belirler: bu sahnede konuşan kişi karşısındakini bulmuştur.

Alıştırma

Oyun alanında aradıktan sonra sonunda arkadaşını görüyorsun. En doğal tepki hangisidir?

  1. There you are!
  2. I'm back!
  3. Here you are!
Cevabı göster

There you are!

I'll be back. Kalıp ifadeler

4:33

Geri döneceğim.

Kalıp ifadeler

I'll be back: şimdi ayrılıp sonra dönmek

I'll be back, konuşan kişinin bir süreliğine ayrılacağını ve geri dönmeyi planladığını veya buna söz verdiğini belirtir. I'll, I will ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Buradaki will yalnızca gelecekle ilgili bir tahmin değildir. Konuşan kişinin ne yapmayı düşündüğünü karşısındakine bildirir ve ayrılığın geçici olduğunu göstererek onu rahatlatabilir.

Alıştırma

Odadan bir dakikalığına ayrılıyorsun. Dersteki ifadeyi tam olarak tamamla: ____.

Cevabı göster

I'll be back

It's no, no, no use running away. Dilbilgisi

4:40

Kaçmanın hiç, hiç, hiçbir faydası yok.

Dilbilgisi

No use running away: It's no use + -ing kalıbı

It's no use + -ing kalıbı, bir eylemi yapmanın yardımcı olmayacağını veya sonucu değiştirmeyeceğini anlatır. Burada running away, -ing biçimindeki eylemdir; yani konuşan kişi kaçmanın işe yaramayacağını söylüyor. Bu kalıpta no use ifadesinden sonra fiilin -ing biçimi kullanılır: It's no use arguing. no, no, no tekrarları güçlü bir vurgu ekler, ancak kalıbı değiştirmez.

Alıştırma

Şimdi endişelenmenin yardımcı olmayacağını anlatan sabit kalıbı tamamlayın: It's ____ worrying now.

Cevabı göster

no use

Super Rescue Team,

4:44

Süper Kurtarma Ekibi,

we're on the move. Deyimler

4:46

harekete geçtik.

Deyimler

On the move: yolculuk etmek veya harekete geçmek

On the move, hareket hâlinde olmayı, yolculuk etmeyi veya etkin biçimde harekete geçmeyi anlatan bir deyimdir. Bu cümlede ekip çoktan yola çıkmış ve görevi ilerletmektedir. Yalnızca bir şeyin fiziksel olarak konum değiştirmesini değil, etkin bir durumda olmayı anlatır. Yolculuk, yoğun faaliyet veya bir görevin yürütülmesi anlamlarından hangisinin geçerli olduğunu bağlam belirler.

Alıştırma

The response team is on the move cümlesinde on the move ne anlama gelir?

  1. Ekip yola çıktı ve görevini etkin biçimde yürütüyor.
  2. Ekip çalışmayı bıraktı.
  3. Ekip hareket eden bir nesnenin üzerinde duruyor.
Cevabı göster

Ekip yola çıktı ve görevini etkin biçimde yürütüyor.

It's no, no, no use running away.

4:48

Kaçmanın hiç, hiç, hiçbir faydası yok.

You are under arrest. Kültür

4:52

Tutuklusun.

Kültür

under arrest: resmî olarak gözaltında olma durumu

Under arrest, polis ve hukuk bağlamında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Birinin resmen yakalanıp polis gözetimine alındığı anlamına gelir. Buradaki under fiziksel bir konumu, yani “altında olmayı” anlatmaz. Bir durum belirtir; bu nedenle You are under arrest. kişinin artık polis gözetiminde olduğunu bildiren resmî bir açıklamadır.

Alıştırma

Polisin resmî açıklamasını kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: You are ____.

Cevabı göster

under arrest

Ready.

5:05

Hazır.

Roger.

5:07

Anlaşıldı.

Forrest.

5:09

Forrest.

Cloudia.

5:10

Cloudia.

Pinkfong Super Rescue Team.

5:14

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Are you ready? Ton ve niyet

5:21

Hazır mısınız?

Ton ve niyet

Are you ready?: bir eylemden önce hazır olmayı kontrol etme

Are you ready? birinin hazırlığını bitirip başlayabilecek durumda olup olmadığını sorar. Bir oyun, sınıf etkinliği, gösteri veya ekip çalışmasından önce bu soru, sonraki adıma geçme işareti olarak da kullanılır: cevap evetse eylem başlayabilir.

Alıştırma

Bir oyun başlamak üzere. Takım arkadaşınızın başlayıp başlayamayacağını hangi İngilizce soru kontrol eder?

  1. Are you lost?
  2. Are you ready?
  3. Are you finished?
Cevabı göster

Are you ready?

Yes, I'm ready.

5:23

Evet, hazırım.

Roger.

5:25

Anlaşıldı.

Click the subscribe button.

5:29

Abone ol butonuna tıklayın.

Complete.

5:30

Tamamlandı.