Polis Arabası vs Hırsızlar + Tık, Tık! Kapıyı Açma! | 2. Sezon | Araba Şarkıları | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Bu çocuklara yönelik kurtarma öyküsünde ekip, hırsızların peşinden gidilmemesi gerektiğini bildirir; pizza kuryesi kılığına girerek eve giren bir hırsıza müdahale eder, kayıp bir çocuğu bulur ve kovalamacayı tutuklamayla sonuçlandırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. To the rescue. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu kalıbı “to” sözcüğünün yalnızca fiziksel yön bildirdiği bir ifade olarak değil, birinin yardıma veya durumu kurtarmaya geldiğini coşkuyla duyuran bir söz olarak anlamak; oyun, hikâye ya da günlük bir durumda zamanında yardım etmek üzere harekete katılırken doğal biçimde kullanmak. 2. Don't you like pizza? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu olumsuz sorunun yemek tercihlerini tarafsız biçimde sormadığını fark etmek. Konuşan kişi karşısındakinin onay vermesini bekler ve bu sahnede söz konusu beklentiyi çocukları kapıyı açmaya zorlamak için kullanır; ifadeyi daha tarafsız olan “Do you like pizza?” sorusundan ayırt etmek. 3. no use running away. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir eylemin hiçbir sonuç vermeyeceğini belirtmek için kullanılan “It’s no use + -ing” yapısını öğrenmek. “use” sonrasında fiilin gerund biçiminde geldiğini görmek ve bu kalıbı uyarılarda, başarısız girişimleri anlatırken veya bir eylemi anlamsız bulurken kullanmak.
Bu derste
To the rescue!: yardıma gelindiğini bildiren kurtarma sözü
To the rescue!, birinin yardıma geldiğini belirten, slogan gibi kullanılan kalıplaşmış bir sözdür. Bu cümlede kurtarma ekibinin geldiğini ve harekete geçtiğini duyurur. Bu ifade tek başına tam bir ünlem olarak kullanılabilir. Buradaki to sözcüğünü yalnızca bir yere doğru hareket olarak yorumlamayın; ifadenin tamamı kurtarmaya veya yardım etmeye gelme eylemini anlatır.
Alıştırma
Dramatik kurtarma sözünü tamamlayın: The puppy is trapped. ____!
Cevabı göster
To the rescue
Play safe: oyun sırasında güvenlik hatırlatması
Play safe., kişinin eğlenebileceğini ancak yaralanmaktan veya tehlike oluşturmaktan kaçınması gerektiğini belirten kısa bir emir cümlesidir. Burada safe, kişi oynarken koruması gereken güvenli durumu anlatır; kasa anlamındaki safe isim değildir. Bu kısa ifade, çocuklara yönelik hatırlatmalarda ve tabelalarda sık görülür. Başka durumlara aktarılabilen kalıp play + safe şeklindedir: etkinlik devam edebilir, ancak sınırı güvenlik belirler.
Alıştırma
Bir ebeveyn, çocuklara oynarken yaralanmamalarını söyleyen kısa bir mesaj istiyor. Hangi mesaj bu anlama uygundur?
- The playground is safe.
- Play it safe.
- Play safe.
Cevabı göster
Play safe.
Don't + fiilin yalın hâli: Don't chase thieves.
Don't + fiilin yalın hâli, olumsuz emir cümlesi oluşturur. Birine bir eylemi yapmamasını doğrudan söyler; burada chase, birini yakalamak için peşinden koşmak anlamına gelir. Tehlikeli bir durumda Don't chase thieves. güvenli bir yerde kalmayı isteyen açık bir talimattır. Yalnızca hırsızları kovalamanın tehlikeli olabileceğini söyleyen bir yorum değildir.
Alıştırma
Don't ile kurulan olumsuz emir yapısını kullanarak uyarıyı tamamlayın: ____ touch the hot stove.
Cevabı göster
Don't
too dangerous: güvenli sınırın ötesinde
Too + sıfat, bir özelliğin kabul edilebilir veya işe yarar bir sınırı aştığını belirtir. too dangerous yalnızca “çok tehlikeli” değil, “eylemin yapılmaması gerekecek kadar tehlikeli” demektir. Burada It's too dangerous. eylemi durdurmanın nedenini verir. Durum sonucu açıkça gösterdiği için bu sonuç ayrıca söylenmeyebilir.
Alıştırma
It's too dangerous. cümlesindeki too dangerous ifadesine en uygun anlam hangisidir?
- Eylemin yapılmaması gerekecek kadar tehlikeli.
- Yalnızca biraz tehlikeli.
- Eylemin yapılıp yapılmaması konusunda bir yargı olmadan yüksek derecede tehlikeli.
Cevabı göster
Eylemin yapılmaması gerekecek kadar tehlikeli.
You two: tam olarak iki kişiye hitap etmek
You two, tam olarak iki dinleyiciye doğrudan hitap eder. two sayısı, konuşanın kaç kişiyi kastettiğini göstermek için you sözcüğünden sonra gelir. Bu cümlede, kalması gereken iki kişiyi belirtir. “Senin iki...” anlamına gelmez; two dinleyici sayısını sınırlar, sahiplik bildirmez.
Alıştırma
Cümleyi you + 2 sayısından oluşan doğrudan hitapla tamamlayın: "____, please wait here."
Cevabı göster
You two
Let's catch the thieves: birlikte hareket etme çağrısı
Let's + fiilin yalın hâli, ortak bir eylem önermek veya eylem çağrısı yapmak için kullanılır. Konuşan kişi de dinleyiciyle ya da grupla birlikte eyleme katılır. Bu cümlede let's catch the thieves, takımı harekete geçiren bir çağrıdır: konuşan kişi dâhil herkes hırsızları birlikte yakalamaya çalışacaktır. Bu, yalnızca diğer insanların harekete geçmesini isteyen bir emir değildir.
Alıştırma
Konuşan kişi dâhil herkesi eyleme davet eden kısaltmayı yazarak cümleyi tamamlayın: "____ help the lost puppy."
Cevabı göster
Let's
protecting our town: protect + korunan kişi, yer veya şey
Protect fiilinden hemen sonra güvende tutulan kişi, yer veya şey gelir: protect our town. Our town ifadesinden önce to kullanılmaz. Burada protecting, protect fiilinin -ing biçimidir. Takımın adından veya sloganından sonra gelen protecting our town, takımın ne yaptığını anlatır; ayrı bir isim değildir.
Alıştırma
Cümleyi protect fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The guards are ____ the museum at night.
Cevabı göster
protecting
day and night, night and day: gece gündüz sürekli
Day and night, hem gündüz hem gece boyunca kesintisiz veya uzun süre demektir. Bir şeyin gündüz yalnızca bir kez, gece de yalnızca bir kez olduğu anlamına gelmez. Şarkı sözü daha sonra sıralamayı tersine çevirerek night and day der. Bu ikiliyi tekrarlamak ritim katar ve sürekli koruma fikrini güçlendirir.
Alıştırma
Arama gündüz başladı ve hava karardıktan sonra da neredeyse hiç ara vermeden sürdü. Hangi ifade en uygundur?
- day and night
- all day
- every day
Cevabı göster
day and night
eyes on the thieves: izlemeye devam etmeyi söyleyen kısa komut
Bu cümlede eyes on the thieves, “hırsızları izlemeye devam edin” veya “dikkatinizi onların üzerinde tutun” anlamına gelen kısa bir komuttur. Gruba hedefi gözden kaçırmamalarını söyler. Tam kalıp Keep your eyes on + kişi veya nesne şeklindedir. Hızlı bir komutta Keep your atılabilir; bu nedenle Eyes on + hedef, gözlerin konumunu gerçek anlamda anlatan bir cümle değil, bir talimattır.
Alıştırma
Kısa komutu dersteki kalıpla tamamlayın: ____ the ball, everyone!
Cevabı göster
Eyes on
make a perfect team: mükemmel bir ortaklık oluşturmak
We make a perfect team cümlesinde make, “üretmek” değil, “oluşturmak” anlamına gelir. Cümle, bu kişilerin birlikte çok iyi çalıştığını ve beceri ya da özelliklerinin birbirine uyduğunu söyler. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp kişiler + make + a good/great/perfect team şeklindedir. Özne, ortaklığı oluşturan kişileri belirtir; sıfat ise onların birlikte ne kadar iyi çalıştığını anlatır.
Alıştırma
Maya ve Leo birlikte çok iyi çalışıyor. Bu anlamı hangi cümle ifade eder?
- They make the team.
- They make perfect the team.
- They make a perfect team.
Cevabı göster
They make a perfect team.
Nothing that we can't achieve: güçlü ve olumlu bir anlam
Nothing that we can't achieve, There is nothing that we can't achieve cümlesinin kısaltılmış biçimidir. that we can't achieve ilgi cümleciği, var olmadığı söylenen şeyi, yani yeteneğimizi aşan bir hedefi açıklar. Böyle bir hedef olmadığı için cümlenin bütünü güçlü ve olumlu bir iddia taşır: Her şeyi başarabiliriz. Kötümser değil, kendinden emin bir ifadedir.
Alıştırma
Bu cümlede Nothing that we can't achieve ne anlama geliyor?
- Her şeyi başarabiliriz.
- Hiçbir şeyi başaramayız.
- Yalnızca bir şeyi başarabiliriz.
Cevabı göster
Her şeyi başarabiliriz.
sense danger: fiil olarak sense
I sense danger cümlesinde sense, fark etmek veya varlığını sezmek anlamına gelen bir fiildir. Konuşan kişi, tehlike tamamen görünür olmadan önce ipuçlarına, içgüdüsüne ya da duruma tepki veriyor olabilir. Kalıp sense + isim biçimindedir: sense danger, sense trouble veya sense a change. Bir şeyi meydana getirmeyi değil, onun farkına varmayı anlatır.
Alıştırma
I sense danger cümlesinde sense ne anlama geliyor?
- açıkça açıklamak
- fark etmek veya varlığını sezmek
- yaratmak
Cevabı göster
fark etmek veya varlığını sezmek
follow us: arkamızdan gelmek
Burada follow us, arkamızdan gelmek veya bizim izlediğimiz yol boyunca ilerlemek anlamındadır. us insanları belirttiği için follow gerçek bir hareketi anlatır. Don't follow us cümlesinde don't olumsuz bir emir oluşturur. Konuşan kişiler, dinleyenlere peşlerinden gelmek yerine geride kalmalarını söylüyor.
Alıştırma
Don't follow us emrinde follow us ne anlama gelir?
- Arkamızdan gelmek veya aynı yolu izlemek.
- Kurallarımıza uymak.
- Çevrim içi hesabımızdan güncellemeler almak.
Cevabı göster
Arkamızdan gelmek veya aynı yolu izlemek.
please take care of the kids: çocuklara bakılması için nazik bir rica
Please, emri daha nazik hâle getirir. Take care of the kids, çocukları bir süre gözetmek, onlara yardım etmek ve güvende tutmak anlamına gelir. Nesnesi bir kişi olduğunda take care of çoğunlukla o kişiyle ilgilenmek anlamındadır. Bu bakım bağlamında çocuklarla ilgilenmek, onları halletmek veya onlardan kurtulmak anlamına gelmez.
Alıştırma
İsteği, dersteki ilgilenmek anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Please ____ my little brother until I get home.
Cevabı göster
take care of
you're caught: be + past participle yapısı
You're, you are ifadesinin kısaltmasıdır; caught ise catch fiilinin past participle biçimidir. you're caught içinde be + past participle yapısı, özne olan you'yu eylemden etkilenen kişi olarak gösterir: biri seni yakalamıştır. Cümle sonuca da odaklanır. Artık yakalanmış durumdasın ve kaçamazsın; bu, senin başka birini yakaladığın anlamına gelmez.
Alıştırma
“You're caught” cümlesi hangi durumu anlatır?
- Biri seni yakaladı.
- Birini arıyorsun.
- Sen birini yakaladın.
Cevabı göster
Biri seni yakaladı.
freeze: hareket etmeyi bırakma emri
Polis, güvenlik ya da kovalamaca sahnesinde freeze, “Hemen hareket etmeyi bırak” anlamına gelen sert bir emirdir. Kişiye bedenini oynatmadan sabit tutmasını söyler. Bu, freeze sözcüğünün bağlama dayalı kullanımıdır; bir şeyin buza dönüştüğünü veya çok soğuduğunu anlatmaz.
Alıştırma
Bir güvenlik görevlisi kaçan bir davetsiz misafir görüyor. Hangi emir “Hemen hareket etmeyi bırak” anlamına gelir?
- It's freezing.
- Freeze!
- Keep running!
Cevabı göster
Freeze!
there is no escape: kaçmanın imkânsız olduğunu söylemek
“There is no + isim” bir şeyin bulunmadığını veya bir olasılığın olmadığını belirtir. Bu cümlede there is no escape, kaçmanın imkânsız olduğu anlamına gelir. Escape, no sözcüğünden sonra geldiği için burada isimdir. Bu kalıp, There is no solution örneğinde olduğu gibi başka isimlerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi kaçmanın imkânsız olduğu anlamına gelecek şekilde tamamlayın: There is ____ escape.
Cevabı göster
no
Who's there?: kapıdaki kişinin kim olduğunu sormak
Who's there?, kapı çalındığında veya kaynağı belirsiz bir ses duyulduğunda görünmeyen kişinin kim olduğunu sormak için kullanılan kalıplaşmış bir sorudur. Buradaki there, kişinin ya da sesin bulunduğu yeri, örneğin kapının dışını gösterir; doğal anlamı uzak bir yeri sormak değil, “Kim o?” demektir. Who's, who is ifadesinin kısaltmasıdır. Özellikle Knock, knock şakalarındaki konuşmada tüm ifade tek bir doğal soru olarak öğrenilir.
Alıştırma
Birisi kapalı bir kapıyı çalıyor. En doğal soru hangisidir?
- Who is this?
- Where are you?
- Who's there?
Cevabı göster
Who's there?
is here: birinin veya bir şeyin geldiğini duyurmak
Bu cümlede is here, “geldi” veya “teslim edildi” anlamındadır. İnsanların beklediği pizzanın artık geldiğini bildirir; pizzanın zaten odanın içinde olduğu anlamına gelmez. be here bu şekilde bir kişinin, aracın, yemeğin veya paketin geldiğini duyurmak için kullanılabilir. “Gelme” anlamı, birinin onu beklediği durumdan doğar.
Alıştırma
Herkes otobüsü bekliyor. Otobüsün geldiğini bildiren cümleyi tamamlayın: The bus ____!
Cevabı göster
is here
Don't you like pizza?: beklenti içeren olumsuz soru
Don't you like pizza? olumsuz bir sorudur. Burada konuşan kişi olumlu bir yanıt bekler; yaklaşık olarak “Pizza sevdiğini sanıyordum” demektedir. Bu, diğer kişinin zevkini ilk kez tarafsız biçimde soran bir soru değildir. Bu yapı şaşkınlık gösterebilir veya dinleyiciyi kabul etmeye ya da yanıt vermeye itebilir. Bu sahnede söz konusu beklenti dinleyiciyi cezbetmek için kullanıldığı için soru baskı da yaratır.
Alıştırma
Bir arkadaş daha önce seçtiği türdeki bir dilim keke bu kez dokunmuyor. “Don't you like cake?” en doğal olarak neyi ifade eder?
- Konuşan kişi arkadaşının hiç kek yemediğinden emin.
- Konuşan kişi belirli bir yanıt beklemeden tarafsızca soruyor.
- Konuşan kişi arkadaşının kek sevdiğini sanıyordu ve şaşırdı.
Cevabı göster
Konuşan kişi arkadaşının kek sevdiğini sanıyordu ve şaşırdı.
Please open the door: Kibar bir istek her zaman güvenli değildir
Please + fiilin yalın hâli, bir isteği kibar gösterir. Burada Please open the door bir gerçeği bildirmek yerine dinleyenden bir eylem yapmasını ister. Kibar sözler, isteğin güvenli olduğunu veya konuşan kişiye güvenilebileceğini kanıtlamaz. Bu sahnede bir hırsız, çocukları kandırıp kapıyı açtırmak için kibar bir istek kullanır. Bu yüzden yalnızca please kelimesine değil, isteğin kendisine ve duruma bakmak gerekir.
Alıştırma
Bu ifadeyi değerlendir: Birisi please derse isteği her zaman güvenli ve makuldür.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
should not open it: Bir eylemin iyi bir fikir olmadığını söylemek
Should not + fiilin yalın hâli, bir eylemin iyi bir fikir olmadığını veya bir kurala aykırı olduğunu belirtir. should not open it ifadesinde open, should not'tan sonra yalın hâlde kalır. Bu cümle bir öğüt veya güvenlik değerlendirmesi verir. Açmanın imkânsız olduğu anlamına gelmez ve açma eyleminin gerçekleşmeyeceğini tahmin etmez.
Alıştırma
Öğüdü should kelimesinin iki sözcüklü tam olumsuz biçimiyle tamamla: We ____ touch a hot stove.
Cevabı göster
should not
pizza delivery driver: Ana İsmi Bulma
pizza delivery driver ifadesinde driver ana isimdir ve kişinin mesleğini belirtir. Pizza delivery, driver sözcüğünü niteler ve bu kişinin işinin pizza teslim etmek olduğunu gösterir. Arka arkaya birkaç isim gördüğünde önce son isme bak, sonra ayrıntıları sağdan sola doğru yorumla: driver → delivery driver → pizza delivery driver. Böylece ifadenin sıradan bir şoförü değil, pizza kuryesini anlattığını görebilirsin.
Alıştırma
Cümlede pizza delivery driver ne anlama geliyor?
- işi pizza yapmak olan kişi
- pizza bekleyen bir şoför
- işi pizza teslim etmek olan kişi
Cevabı göster
işi pizza teslim etmek olan kişi
lied to us: lie to + kişi
Lied to us, “bize doğru olmayan bir şey söyledi” demektir. Lied, lie fiilinin geçmiş zaman biçimidir; yani eylem daha önce gerçekleşmiştir. Yalanın kime söylendiğini belirtmek için lie to + kişi yapısını kullan. Burada aldatılan kişiler biz olduğumuz için us, to sözcüğünden sonra gelir.
Alıştırma
Cümleyi lie fiilinin geçmiş zaman biçimi ve doğru edatla tamamla: Yesterday, Ben ____ me about his homework.
Cevabı göster
lied to
go and hide: go and + fiilin yalın hâli
go and hide ifadesinde go and + fiilin yalın hâli, hareket etmeyi veya bir eyleme başlamayı ana eyleme doğrudan bağlar. Burada bir yere gidip saklanmak anlamına gelir; birbiriyle ilgisiz iki iş yapmak anlamına gelmez. Bu konuşma dili kalıbı, sıradaki eylemi anlatmak için sık kullanılır. go and see, go and ask ve go and get something buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi konuşma dilindeki go and + fiilin yalın hâli kalıbıyla tamamlayın: Let's ____ ask the teacher for help.
Cevabı göster
go and
a lot to steal: a lot + to'lu mastar
a lot to steal ifadesinde a lot birçok şeyi temsil eder, to steal ise bu şeyleri açıklar. İfade, çalınabilecek birçok şey olduğu anlamına gelir. to'lu mastar a lot ifadesini niteler; “çalmak amacıyla” anlamında bir amaç ifadesi değildir. Aynı kalıp a lot to learn ve a lot to clean ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Cümleyi a lot ve prepare fiilini to'lu mastar kalıbında kullanarak tamamlayın: There is ____ before the guests arrive.
Cevabı göster
a lot to prepare
I'll take everything: anlık bir niyeti bildirmek
I'll, I will ifadesinin kısaltmasıdır. Burada konuşanın birazdan yapmaya karar verdiği şeyi belirtir; bu nedenle tarafsız bir gelecek tahmini değil, doğrudan bir niyet bildirimidir. Bir hırsızlık amacıyla içeri girme bağlamında take everything, bütün eşyaları çalıp götürmek demektir. Take her zaman çalmak anlamına gelmez; suç anlamı durumdan gelir.
Alıştırma
Bir hırsız içeri girdiğinde I'll take everything. diyor. Konuşan ne yapıyor?
- Bütün eşyaları geri vermeyi teklif ediyor
- Bütün eşyaları çalma niyetini bildiriyor
- Eşyaların fiyatını kibarca soruyor
Cevabı göster
Bütün eşyaları çalma niyetini bildiriyor
There's a thief: yeni fark edilen bir varlığı bildirmek
There's, there is ifadesinin kısaltmasıdır. There's + a/an + tekil sayılabilen isim yapısı, var olan veya yeni fark edilen bir kişiyi ya da şeyi tanıtır. Burada bir hırsızın bulunduğunu bildirir. Bu varlık yapısında there, o yerde anlamına gelmez. Bir şeyin var olduğunu bildirmek için yapıyı kurar; gerçek konum cümlenin başka bir bölümüne eklenebilir.
Alıştırma
Varlık bildiren cümleyi there is ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: ____ a cat under the table.
Cevabı göster
There's
get moving: hemen harekete geçmek veya yola çıkmak
Get moving, “harekete geçmek veya hemen yola çıkmak” anlamına gelen yaygın bir konuşma ifadesidir. Buradaki get, “elde etmek” değil, “bir duruma geçmek” veya “başlamak” anlamındadır; bu yüzden ifade yalnızca bedeni hareket ettirmeyi değil, bir işe başlamayı da anlatabilir. Let's, konuşanı ve grubu birlikte kapsar. Bu nedenle Let's get moving, herkesin beklemeyi bırakıp hemen başlaması için enerjik bir çağrıdır.
Alıştırma
Bekleyen bir gruba şimdi harekete geçmesini veya yola çıkmasını doğal biçimde söyleyen cümle hangisidir?
- Let's get moving.
- Let's stop moving.
- Let's keep moving.
Cevabı göster
Let's get moving.
can't find ... anywhere: hiçbir yerde bulamamak
can't find + kişi veya nesne + anywhere yapısı, mümkün olan hiçbir yerde aramanın sonuç vermediğini anlatır. Bu cümlede konuşan kişi çocuğu aramış, ancak yerini bulamamıştır. Olumsuz can't, anywhere sözcüğünün nasıl anlaşıldığını değiştirir: birlikte “hiçbir yerde” anlamına gelirler, “herhangi bir yer uygundur” anlamına değil. Bu yapıyı başka kişiler veya nesnelerle de kullanabilirsiniz: can't find + nesne + anywhere.
Alıştırma
Olumsuz cümlenin “hiçbir yerde” anlamına gelmesini sağlayan sözcüğü yazın: I can't find my backpack ____.
Cevabı göster
anywhere
Officer + isim: polislik unvanı
Officer bir ismin önüne geldiğinde polis veya kolluk görevlisi için kullanılan mesleki bir unvandır. Bu nedenle Officer Pinkfong, Pinkfong'a resmî göreviyle hitap eder; Officer karakterin adının bir parçası değildir. Bu unvan, sahneyi anlamak için gereken temel ipucunu verir: Pinkfong polislik tarzı bir kurtarma görevinde hareket etmektedir. Ofiste çalışan kişi anlamına gelmez.
Alıştırma
Officer unvanını Lee adlı bir polis için kullanın: Excuse me, ____, could you help me?
Cevabı göster
Officer Lee
Count on me: güvenilir yardım sözü vermek
Count on someone, o kişiye güvenmek veya dayanmak anlamına gelir. Count on me. kısa bir sözdür: konuşan kişi “Yardım için bana güvenebilirsin” demektedir. Buradaki count sayılarla veya sayma işlemiyle ilgili değildir. count on sözcükleri tek bir ifade olarak birlikte çalışır; me ise güvenilebilecek kişiyi belirtir.
Alıştırma
“Bana güvenebilirsin” anlamındaki hedef ifadeyi tamamlayın: You can ____ me to bring the supplies.
Cevabı göster
count on
There you are: birini bulduğunda verilen tepki
There you are, aradığın bir kişiyi veya şeyi sonunda gördüğünde verilen doğal bir tepkidir. Burada kelimesi kelimesine bir yer bildirimi değil, “Seni buldum” veya “Demek buradaydın” anlamına gelir. Anlamı çevredeki hareket belirler: bu sahnede konuşan kişi karşısındakini bulmuştur.
Alıştırma
Oyun alanında aradıktan sonra sonunda arkadaşını görüyorsun. En doğal tepki hangisidir?
- There you are!
- I'm back!
- Here you are!
Cevabı göster
There you are!
I'll be back: şimdi ayrılıp sonra dönmek
I'll be back, konuşan kişinin bir süreliğine ayrılacağını ve geri dönmeyi planladığını veya buna söz verdiğini belirtir. I'll, I will ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Buradaki will yalnızca gelecekle ilgili bir tahmin değildir. Konuşan kişinin ne yapmayı düşündüğünü karşısındakine bildirir ve ayrılığın geçici olduğunu göstererek onu rahatlatabilir.
Alıştırma
Odadan bir dakikalığına ayrılıyorsun. Dersteki ifadeyi tam olarak tamamla: ____.
Cevabı göster
I'll be back
No use running away: It's no use + -ing kalıbı
It's no use + -ing kalıbı, bir eylemi yapmanın yardımcı olmayacağını veya sonucu değiştirmeyeceğini anlatır. Burada running away, -ing biçimindeki eylemdir; yani konuşan kişi kaçmanın işe yaramayacağını söylüyor. Bu kalıpta no use ifadesinden sonra fiilin -ing biçimi kullanılır: It's no use arguing. no, no, no tekrarları güçlü bir vurgu ekler, ancak kalıbı değiştirmez.
Alıştırma
Şimdi endişelenmenin yardımcı olmayacağını anlatan sabit kalıbı tamamlayın: It's ____ worrying now.
Cevabı göster
no use
On the move: yolculuk etmek veya harekete geçmek
On the move, hareket hâlinde olmayı, yolculuk etmeyi veya etkin biçimde harekete geçmeyi anlatan bir deyimdir. Bu cümlede ekip çoktan yola çıkmış ve görevi ilerletmektedir. Yalnızca bir şeyin fiziksel olarak konum değiştirmesini değil, etkin bir durumda olmayı anlatır. Yolculuk, yoğun faaliyet veya bir görevin yürütülmesi anlamlarından hangisinin geçerli olduğunu bağlam belirler.
Alıştırma
The response team is on the move cümlesinde on the move ne anlama gelir?
- Ekip yola çıktı ve görevini etkin biçimde yürütüyor.
- Ekip çalışmayı bıraktı.
- Ekip hareket eden bir nesnenin üzerinde duruyor.
Cevabı göster
Ekip yola çıktı ve görevini etkin biçimde yürütüyor.
under arrest: resmî olarak gözaltında olma durumu
Under arrest, polis ve hukuk bağlamında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Birinin resmen yakalanıp polis gözetimine alındığı anlamına gelir. Buradaki under fiziksel bir konumu, yani “altında olmayı” anlatmaz. Bir durum belirtir; bu nedenle You are under arrest. kişinin artık polis gözetiminde olduğunu bildiren resmî bir açıklamadır.
Alıştırma
Polisin resmî açıklamasını kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: You are ____.
Cevabı göster
under arrest
Are you ready?: bir eylemden önce hazır olmayı kontrol etme
Are you ready? birinin hazırlığını bitirip başlayabilecek durumda olup olmadığını sorar. Bir oyun, sınıf etkinliği, gösteri veya ekip çalışmasından önce bu soru, sonraki adıma geçme işareti olarak da kullanılır: cevap evetse eylem başlayabilir.
Alıştırma
Bir oyun başlamak üzere. Takım arkadaşınızın başlayıp başlayamayacağını hangi İngilizce soru kontrol eder?
- Are you lost?
- Are you ready?
- Are you finished?
Cevabı göster
Are you ready?