Hormonlarınız nasıl çalışır? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
690 kelime 150 kel/dk

Video özeti: Bu video, bezlerin, hormonların ve hücre reseptörlerinin endokrin sistemin büyüme, ergenlik, metabolizma, ruh hâli ve hormonal bozuklukları düzenlemesini nasıl sağladığını anlatır; sistemin bizi kontrol etmekten çok düzenlediğini vurgular. Temel İngilizce öğrenme noktaları: 1. everything from your sleep to the rhythm of your beating heart, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “everything from X to Y” yapısının iki uç nokta vererek çok geniş bir kapsam anlattığını öğrenin; bir sistemin, nedenin veya değişimin etkisinin ne kadar geniş olduğunu açıklarken kullanılır. 2. exclusively male and female hormones. — Kelime anlamı ve kullanım düzeyi: “exclusively” kelimesinin resmî açıklamalarda bir iddiayı nasıl sınırlandırdığını anlayın; burada hormonların yalnızca tek bir cinsiyete ait olduğu yanılgısını fark etmeye ve düzeltmeye yarar. 3. is to regulate our bodily processes, not control — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “is to..., not...” yapısının ana işlevi tanımlarken aynı anda bir sınır çizdiğine dikkat edin; böylece bir şeyin ne yaptığını ve nasıl yanlış anlaşılmaması gerektiğini ifade edebilirsiniz.

Bu derste

Over the course of our lifetimes, Kalıp ifadeler

0:06

Hayatlarımız boyunca,

our bodies undergo a series of extraordinary metamorphoses. Kalıp ifadeler

0:08

vücudumuz bir dizi olağanüstü dönüşüm geçirir.

Kalıp ifadeler

Over the course of our lifetimes: yaşamlarımız boyunca

Over the course of + bir zaman dilimi, “o dönem ilerlerken dönem boyunca” anlamına gelir. Bu cümlede ifade, bedendeki değişimleri tek bir olay olarak değil, bütün bir yaşama yayılan gelişmeler olarak sunar. Burada course, bir ders değil, zamanın ilerleyişi veya geçişi anlamındadır. Bu yapı, bir süreç ya da değişim aylar, yıllar veya başka bir uzun dönem boyunca geliştiğinde kullanışlıdır.

Alıştırma

Tüm proje boyunca gelişimi vurgulayan bu nottaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the project, the design improved through repeated testing.

Cevabı göster

Over the course of

Kalıp ifadeler

undergo a series of extraordinary metamorphoses: bir dizi olağanüstü başkalaşım geçirmek

Undergo, özellikle deneyim bir değişim, süreç, test, tedavi veya zor bir olaysa “yaşamak”, “geçirmek” ya da “maruz kalmak” anlamına gelir. Özne, etkilenen kişi veya şeydir; genellikle süreci kendisi gerçekleştirmez. A series of extraordinary metamorphoses, art arda gerçekleşen birkaç dikkat çekici ve büyük dönüşüm anlamına gelir. İfadenin tamamı açıklamaya resmî ve bilimsel bir ton katar.

Alıştırma

“Art arda birkaç şey yaşamak” anlamındaki bu notta yer alan resmî ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before opening, the bridge will ____ safety inspections.

Cevabı göster

undergo a series of

We grow,

0:12

Büyürüz,

experience puberty,

0:13

ergenliği deneyimleriz

and many of us reproduce.

0:14

ve birçoğumuz üreriz.

Behind the scenes, Deyimler

0:16

Perde arkasında,

the endocrine system works constantly to orchestrate these changes. Kelime

0:17

endokrin sistem bu değişiklikleri koordine etmek için sürekli çalışır.

Deyimler

Behind the scenes: gizli süreçler

Behind the scenes tiyatroda gerçek anlamıyla sahnenin arkasını ifade edebilir; ancak burada “gözden uzakta” veya “doğrudan fark edilmeden” anlamına gelen bir mecazdır. Görünür sonuçları ortaya çıkaran gizli iç işleyişi tanıtır. Cümlenin başında kullanılması, dikkati insanların görebildiği değişimlerden vücudun içinde çalışan endokrin sisteme yöneltir. Aynı ifade başka bağlamlarda görünmeyen işleri, hazırlıkları veya mekanizmaları tanıtmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Altyazıda Behind the scenes ne anlama geliyor?

  1. Doğrudan görünmeyen bir çalışma yoluyla
  2. Gerçek bir tiyatro sahnesinin arkasında
  3. Herkesin açıkça görebildiği bir yerde
Cevabı göster

Doğrudan görünmeyen bir çalışma yoluyla

Kelime

orchestrate these changes: karmaşık bir süreci koordine etmek

Orchestrate başlangıçta bir orkestra için müzik düzenlemekle ilgiliydi. Burada mecazi anlamda kullanılır: orchestrate these changes, birbiriyle bağlantılı birçok süreci birlikte çalışacak biçimde koordine etmek demektir. Bu sözcük endokrin sistemi müzik yapan bir unsur olarak değil, karmaşık bedensel değişimleri düzenleyen bir unsur olarak gösterir. Bir kişi veya sistem birkaç parçayı tek bir sonuca doğru yönlendirdiğinde bu anlam kullanılabilir.

Alıştırma

Altyazıda orchestrate these changes ifadesine en uygun açıklama hangisidir?

  1. bu değişimler hakkında müzik icra etmek
  2. birbiriyle bağlantılı bu değişimleri koordine etmek
  3. her türlü değişimin gerçekleşmesini önlemek
Cevabı göster

birbiriyle bağlantılı bu değişimleri koordine etmek

Alongside growth and sexual maturity, Kalıp ifadeler

0:22

Büyüme ve cinsel olgunluğun yanı sıra,

this system regulates everything from your sleep to the rhythm of your beating heart, Dilbilgisi

0:24

bu sistem uykunuzdan kalp atışınızın ritmine kadar her şeyi düzenler

Kalıp ifadeler

Alongside growth and sexual maturity: ilişkili bilgi ekleme

Burada Alongside + isim öbeği, cümlenin başına getirilmiş bir edat öbeğidir. “Birlikte” veya bu bağlamda daha doğal olarak “-e ek olarak” anlamına gelir. Büyüme ve cinsel olgunlaşmayı, sistemin düzenlediği diğer işlevlere ekler. Bu kalıp, birbiriyle ilişkili bilgileri düzenlemeye yardımcı olur: alongside ile bir alanı belirtin, ardından ana cümlede başka bir ilişkili alan hakkında temel bilgiyi verin.

Alıştırma

İlişkili bir etkinlik eklemek için cümleyi hedef sözcük alongside ile tamamlayın: ____ soccer practice, Maya takes music lessons.

Cevabı göster

Alongside

Dilbilgisi

everything from your sleep to the rhythm of your beating heart: geniş bir aralık

everything from X to Y kalıbı, iki farklı örneği geniş bir aralığın uçları olarak gösterir. Burada uyku ve atan kalbin ritmi, sistemin ne kadar çok türde vücut işlevini düzenlediğini gösterir. Everything sözcüğü önemlidir: anlam yalnızca bu iki işlevle sınırlı değildir ve from...to... uykudan kalbe doğru bir yolculuk anlatmaz. Aralık boyunca başka birçok örnek olduğunu ima eder.

Alıştırma

Geniş bir aralığı göstermek için hedef kalıbın tamamını, everything from X to Y, kullanın: The festival has ____ puppet shows ____ science games.

Cevabı göster

everything from · to

exerting its influence over each and every one of your cells. Kalıp ifadeler

0:30

ve hücrelerinizin her biri üzerinde etkisini gösterir.

Kalıp ifadeler

Exerting its influence over + hedef: bir şey üzerinde etki kurmak

Exerting its influence over + hedef, kendi etkisini o hedef üzerinde kullanmak demektir. Burada exert fiziksel güç harcamak anlamına gelmez; soyut bir etkiyi ya da gücü anlatır. Its influence uygulanan şeyi, over ise etkilenen kişi, nesne veya alanı belirtir. -ing biçimi, bu etkileme eylemini çevresindeki cümleye bağlı ve sürmekte olan bir eylem olarak sunar.

Alıştırma

İngilizce cümleyi tamamlayın. Exert, its influence ve over ifadelerini doğru sırayla kullanın: Even without official power, the organization can ____ local policy.

Cevabı göster

exert its influence over

The endocrine system relies on interactions between three features to do its job: Kalıp ifadeler

0:34

Endokrin sistem işini yapmak için üç unsur arasındaki etkileşimlere güvenir:

glands, hormones, and trillions of cell receptors.

0:39

bezler, hormonlar ve trilyonlarca hücre reseptörü.

Kalıp ifadeler

Relies on interactions between three features: üç unsur arasındaki etkileşimlere dayanmak

Relies on, bir şeye bağlı olmak anlamına gelir. Interactions between three features sözleri, sistemin çalışmak için ihtiyaç duyduğu koşulu belirtir. Temel fikir interactions sözcüğündedir: üç unsur birbirinden ayrı gereklilikler olarak sunulmaz. Sistem, bu farklı unsurların birbirini nasıl etkilediğine ve birbirine nasıl karşılık verdiğine bağlıdır. Cümle belirli parçaları adlandırıp aralarındaki bağlantılara odaklandığı için burada between doğaldır.

Alıştırma

Operasyonun üç ekibin birlikte çalışma biçimine bağlı olduğunu göstermek için İngilizce cümleyi dersteki yapıyla tamamlayın: A successful rescue operation ____ three teams: pilots, doctors, and ground crews.

Cevabı göster

relies on interactions between

Firstly, there are several hormone-producing glands, Notlar

0:44

Öncelikle hormon üreten birkaç bez vardır;

Anlatım akışı

Firstly: İlk Maddeyi Belirtmek

Firstly, sıralama bildiren bir zarftır. Burada konuşmacının düzenli bir açıklamadaki ilk maddeye başladığını gösterir; bu nedenle dinleyenler en az bir maddenin daha geleceğini bekler. Bilgiyi düzenler; bezlerin zaman bakımından daha önce var olduğu anlamına gelmez. Okurları veya dinleyicileri nedenler, adımlar ya da bir açıklamanın bölümleri boyunca yönlendirmek için kullanılabilir.

Alıştırma

“Firstly, we need to check the facts” cümlesinde Firstly ne işe yarar?

  1. Bunun tek madde olduğunu gösterir.
  2. Düzenli bir sıralamadaki ilk maddeyi tanıtır.
  3. Kontrolün günün erken saatlerinde yapıldığını söyler.
Cevabı göster

Düzenli bir sıralamadaki ilk maddeyi tanıtır.

Kelime

hormone-producing glands: Nesne + -ing Birleşik Sıfatı

hormone-producing glands ifadesinde hormone-producing, glands isminden önce gelen birleşik bir sıfattır. “Hormon üreten” anlamındadır: hormone, bezlerin ne ürettiğini; producing ise işlevlerini belirtir. İsim + -ing kalıbı, glands that produce hormones gibi daha uzun bir yan cümleyi kısaltabilir. Birleşik yapının tamamı isimden önce geldiğinde kısa çizgi, sözcüklerin tek bir niteleyici olarak birlikte çalıştığını gösterir.

Alıştırma

Birleşik sıfatı tamamlamak için energy ve save fiilinin -ing biçimini kullanın: The factory uses ____ machines.

Cevabı göster

energy-saving

three in your brain, and seven in the rest of your body.

0:47

beyninizde üç ve vücudunuzun geri kalanında yedi tane.

Each is surrounded by a network of blood vessels,

0:50

Her biri bir kan damarı ağıyla çevrilidir,

from which they extract ingredients to manufacture dozens of hormones. Notlar

0:53

ve buradan düzinelerce hormon üretmek için malzeme çekerler.

Dilbilgisi

from which: kaynağı gösteren resmî ilgi cümleciği

from which, a network of blood vessels hakkında ek bilgi veren bir ilgi cümleciğini başlatır. Which bu ağa gönderme yapar, from ise ağı kaynak olarak gösterir: gerekli maddeleri bu ağdan çıkarırlar. Bu ifade bir sorunun başlangıcı değildir. Bu, edat + ilgi zamiri yapısıdır. Anlamak için önceki ismi cümlecik içinde edattan sonraki yerine zihninde yerleştir: from the network.

Alıştırma

Cümleyi “from the reports” anlamındaki resmî edat + ilgi zamiri ifadesiyle tamamla: The archive contains several reports ____ researchers can extract useful statistics.

Cevabı göster

from which

Kalıp ifadeler

extract ingredients to manufacture dozens of hormones: süreç ve amaç

extract ingredients, gerekli maddeleri bir kaynaktan ayırıp elde etmek anlamına gelir. Bu bilimsel bağlamda manufacture üretmek demektir; yalnızca fabrika işini değil, biyolojik bir süreci de anlatabilir. to manufacture mastar yapısı, maddeleri çıkarmanın amacını belirtir: hormon üretmek için gerekli malzemeleri elde ederler. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp, amacı göstermek için eylem + nesne + to + fiilin yalın hâli biçimindedir.

Alıştırma

Sabun üretmek amacıyla tohumlardan yağ çıkarma sürecini tamamlamak için extract ve manufacture fiillerinin doğru biçimlerini kullan: The company ____ oil from seeds ____ soap.

Cevabı göster

extracts · to manufacture

Those hormones are then pumped out in tiny amounts, Notlar

0:58

Bu hormonlar daha sonra çok küçük miktarlarda pompalanır,

Öbek fiiller

pumped out: bir maddeyi dışarı göndermek

Pump out, bir sıvıyı, gazı veya başka bir maddeyi kaynağından dışarı doğru zorla göndermek anlamına gelir. Buradaki are pumped out edilgen yapıdadır: hormonlar bezler tarafından salgılanır ve cümle bezlere değil, hormonlara odaklanır. out parçacığı, kaynaktan uzaklaşıp dışarı çıkma fikrini ekler. Vücudu anlatırken pump out çoğu zaman release, yani salmak olarak anlaşılabilir; ancak süreci bir makinenin çalışmasına benzer, fiziksel bir şekilde sunar.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz ifadeyle tamamlayın: The excess water was ____ of the tank.

Cevabı göster

pumped out

usually into the bloodstream.

1:01

genellikle kan dolaşımına.

Kalıp ifadeler

in tiny amounts: çok küçük bir miktarda

In tiny amounts, çok küçük miktarlarda anlamına gelir. Burada, salgılanan hormon miktarının ne kadar az olduğunu anlatır; hormonların nereye gittiğini söylemez. Amount, bir madde veya bütün olarak ele alınan başka bir miktar için kullanılır. Çoğul amounts, ayrı porsiyonlardan ya da tekrarlanan miktarlardan genel olarak söz ederken doğaldır; tiny, küçüklük anlamını özellikle güçlendirir.

Alıştırma

Etiket, kimyasalın yalnızca çok küçük miktarlarda güvenli olduğunu söylüyor. Dersteki tam ifadeyle tamamlayın: The chemical is safe only ____.

Cevabı göster

in tiny amounts

From there, each hormone needs to locate a set of target cells

1:03

Oradan itibaren her hormon belirli bir değişikliği gerçekleştirmek için

in order to bring about a specific change. Notlar

1:08

bir hedef hücre grubunu bulmak zorundadır.

Dilbilgisi

Amaç bildiren in order to + fiilin yalın hâli

“In order to” bir eylemin amacını belirtir ve ardından fiilin yalın hâli gelir. Burada hedef hücreleri bulmanın amacı belirli bir değişiklik meydana getirmektir. Tek başına kullanılan “to” ile karşılaştırıldığında amaç ilişkisini daha açık gösterir ve biraz daha resmîdir. Adımların ve amaçlarının açıkça izlenmesi gereken bilimsel ve açıklayıcı metinlerde kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç sözcüklü amaç ifadesiyle tamamlayın: The lab repeated the test ____ confirm the result.

Cevabı göster

in order to

Öbek fiiller

bring about: bir sonuç veya değişikliğe yol açmak

“Bring about”, “bir şeyin gerçekleşmesine neden olmak” anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada hormonun belirli bir değişikliğe neden olduğunu anlatır; bir şeyi fiziksel olarak taşımak anlamına gelmez. Nesnesi genellikle meydana gelen değişiklik, sonuç, tepki veya iyileşme gibi bir çıktıdır. Bu nedenle neden-sonuç ilişkisini açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki “gerçekleşmesine neden olmak” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: A small change in temperature can ____ a strong reaction.

Cevabı göster

bring about

To find its targets, it's helped along by receptors, Öbek fiiller

1:11

Hedeflerini bulmak için reseptörlerden yardım alır,

Öbek fiiller

be helped along by: destekle bir süreci ilerletmek

Be helped along by, bir şeyin yardımla kolaylaştırılması veya ilerletilmesi anlamına gelir. Burada reseptörler, hormonun hedeflerini arama sürecinin devam etmesine yardım eder. Along burada yanında veya bir yol boyunca anlamına gelmez. Help along içinde bir süreci ilerletme anlamı katar; edilgen yapı da odağı yardım alan şeye verir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve ‘yardımla kolaylaştırılıp ilerletilmek’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The cleanup was ____ a team of volunteers.

Cevabı göster

helped along by

which are special proteins inside or on the cell's surface.

1:14

bunlar hücrenin içinde veya yüzeyinde bulunan özel proteinlerdir.

Those receptors recognize specific hormones as they waft by Öbek fiiller

1:18

Bu reseptörler geçip giden belirli hormonları tanır

Öbek fiiller

waft by: hafifçe süzülerek geçmek

Waft by, havada yüzüyormuş gibi hafifçe geçmek anlamına gelir. Waft hafif, yavaş ve süzülen bir hareketi anlatırken by, reseptörlerin yanından geçme anlamı verir. Burada anlatıcı, reseptörlerin yakınında süzülen hormonlar için canlı bir görüntü kullanır. Hormonlar bir güzergâh seçmez; bu anlatım yalnızca hareketlerini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.

Alıştırma

Hangi cümlede waft by doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Leo wafted by his homework before dinner.
  2. A sweet smell wafted by as we opened the window.
  3. A heavy truck wafted by at top speed.
Cevabı göster

A sweet smell wafted by as we opened the window.

and bind to them. Kalıp ifadeler

1:23

ve onlara bağlanırlar.

Kalıp ifadeler

bind to them: moleküler bağlanma

Burada bind to, “bir şeyle fiziksel ya da kimyasal bir bağ kurmak” demektir. them zamiri bu cümleden hemen önce sözü edilen belirli hormonları gösterir. Bilim dilinde bind to + isim kalıbındaki isim, bir molekülün, proteinin, ilacın veya reseptörün bağlandığı molekülü ya da yapıyı belirtir. Burada hormonları iple bağlamak anlamı yoktur.

Alıştırma

Bilimsel cümleyi bind fiili ve doğru edatla tamamlayın: The hormone can ____ the receptor.

Cevabı göster

bind to

When this happens, Anlatım akışı

1:24

Bu gerçekleştiğinde,

that hormone-receptor combination triggers a range of effects Kalıp ifadeler

1:25

o hormon-reseptör kombinasyonu bir dizi etkiyi tetikler

Anlatım akışı

When this happens: önceki olaya gönderme yapıp sonucu sunmak

When this happens, az önce anlatılan olaya geri gönderme yapar: reseptörler belirli hormonları tanır ve onlara bağlanır. Bu ifade, o olayın sonucunu hazırlayan bir zaman yan cümlesi oluşturur. Bu kalıp bir açıklamayı olay → sonuç şeklinde düzenler. this kullanımı önceki olayın tamamını tekrarlamayı önler; okuyucu da anlamı önceki bağlamdan çıkarır.

Alıştırma

Bağlamı okuyun: “The receptors recognize specific hormones and bind to them. When this happens, the combination triggers effects.” this neye gönderme yapıyor?

  1. Bir insanın yaşamı boyunca hormon üretilmesi
  2. Reseptörlerin hormonları tanıması ve onlara bağlanması
  3. Birleşimin daha sonra oluşturduğu etkiler
Cevabı göster

Reseptörlerin hormonları tanıması ve onlara bağlanması

Kalıp ifadeler

trigger a range of effects: bir dizi etkiyi tetiklemek

Bu cümlede trigger, neden-sonuç ilişkisi kuran bir fiildir: bir şeyin başlamasına veya bir sonucun ortaya çıkmasına yol açmak anlamına gelir. Hormon-reseptör birleşimi neden, etkiler ise sonuç olarak sunulur. A range of effects, tek bir etkiyi değil, birbirinden farklı birkaç etkiyi anlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp something + triggers + a range of + plural noun şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi, birkaç farklı sonuca neden olmak anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: A change in sleep habits can ____ throughout the day.

Cevabı göster

trigger a range of effects

that either increase or decrease specific processes inside the cell Dilbilgisi

1:29

ve bu hücrenin içindeki belirli süreçleri artırır veya azaltır

Dilbilgisi

either increase or decrease: ya artırmak ya da azaltmak

Either ... or ... iki seçeneği birbirine bağlar. Burada paralel increase ve decrease fiillerini bağlayarak bir sürecin iki zıt yönden birine gidebileceğini gösterir. either ve or sonrasında dil bilgisi biçimlerini paralel tutun: either + verb + or + verb. Bu kalıp seçenekler sunar; ikisinin de mutlaka gerçekleştiğini söylemez.

Alıştırma

either ... or ... kalıbını tamamlayın: The new route may ____ shorten ____ lengthen the trip.

Cevabı göster

either · or

to change the way that cell behaves. Dilbilgisi

1:34

böylece o hücrenin davranış şeklini değiştirir.

Dilbilgisi

the way that cell behaves: bir şeyin nasıl davrandığını adlandırmak

“the way + özne + fiil” kalıbı, birinin ya da bir şeyin nasıl davrandığını veya çalıştığını ya da bir olayın nasıl gerçekleştiğini bir “biçim” olarak adlandırır. Bu cümlede “the way that cell behaves”, değiştirilen şeydir. Burada “that cell”, “behaves” fiilinin öznesidir: “that” belirli bir hücreyi gösterir; bağlaç olan “that” değildir. Bu kalıp “affect” ve “understand” gibi fiillerden sonra da kullanılabilir.

Alıştırma

Bir makinenin çalışma biçimindeki değişikliği anlatmak için “the way + cümlecik” yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The repair changed the machine works.
  2. The repair changed the way the machine works.
  3. The repair changed the way does the machine work.
Cevabı göster

The repair changed the way the machine works.

By exposing millions of cells at a time to hormones Notlar

1:37

Milyonlarca hücreyi aynı anda,

Dilbilgisi

By exposing: yöntemi by + -ing ile göstermek

Bir yan cümlenin başında “by + fiil-ing”, bir sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi tanıtır. Burada “By exposing millions of cells ...”, “milyonlarca hücrenin hormonlarla temas etmesini sağlayarak” anlamına gelir. Bu başlangıç ifadesi sonucu tek başına belirtmez; ardından gelen ana cümle yöntemin ne sağladığını anlatır. Bu kullanımda “by” bir yöntemi belirtir, bir şeyin yanındaki konumu değil.

Alıştırma

Cümleyi “By” ve “expose” fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the plants to more sunlight, the researcher helped them grow faster.

Cevabı göster

By exposing

Kalıp ifadeler

at a time: her seferdeki miktar

At a time, “tek bir seferde veya turda” anlamına gelir. millions of cells at a time ifadesinde, maruz kalmanın ne zaman gerçekleştiğini değil, her turda kaç hücrenin hormonlara maruz kaldığını belirtir. Genellikle bir sayı veya miktardan sonra gelir ve birlikte ne kadarının işlendiğini gösterir. one question at a time ve ten people at a time buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “her turda” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The scanner processes twenty pages ____.

Cevabı göster

at a time

in carefully regulated quantities, Kalıp ifadeler

1:40

dikkatlice düzenlenmiş miktarlarda hormonlara maruz bırakarak

Kalıp ifadeler

in carefully regulated quantities: dikkatle kontrol edilen miktarlarda

In carefully regulated quantities, “kasıtlı ve hassas biçimde kontrol edilen miktarlarda” anlamına gelir. in edatı, bir şeyin sağlandığı veya kullanıldığı miktarı ya da biçimi belirtir; regulated, quantities sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır ve carefully kontrolün nasıl yapıldığını açıklar. Bu kısa ifade, bilimsel veya teknik bir metinde bir dozun, malzemenin ya da kaynağın rastgele değil, kontrollü olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki “kasıtlı olarak kontrol edilen miktarlarda” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The medicine is administered ____.

Cevabı göster

in carefully regulated quantities

the endocrine system drives large-scale changes across the body. Kalıp ifadeler

1:42

endokrin sistem vücut çapında büyük ölçekli değişikliklere yol açar.

Kalıp ifadeler

drives large-scale changes across the body: vücudun genelinde büyük ölçekli değişimleri tetiklemek

Burada drives, neden-sonuç bildiren soyut bir fiildir; meydana getirmek veya güçlü biçimde ilerletmek anlamına gelir. Endokrin sistem, değişimlerin arkasındaki güç olarak sunulur; bir aracı kullanmaktan söz edilmez. large-scale changes geniş kapsamlı ve önemli değişimlerdir; across the body ise etkilerin vücudun birçok bölümüne ulaştığını gösterir. Yeniden kullanılabilir kalıp drive + change/result şeklindedir: bir güç, süreç veya karar daha geniş bir sonucu etkin biçimde ortaya çıkarır.

Alıştırma

Hangi cümlede drive soyut bir neden-sonuç fiili olarak kullanılmıştır?

  1. Lower costs can drive large-scale changes across the industry.
  2. We went for a drive after lunch.
  3. Rosa can drive the delivery van across the city.
Cevabı göster

Lower costs can drive large-scale changes across the industry.

Take for instance the thyroid and the two hormones it produces, Anlatım akışı

1:47

Örneğin tiroidi ve ürettiği iki hormonu ele alalım;

triiodothyronine and thyroxine.

1:51

triiyodotironin ve tiroksin.

Anlatım akışı

Take for instance: belirli bir örnek sunmak

Take for instance, konuşmacının genel bir fikirden somut bir örneğe geçtiğini gösterir. Bu cümlede tiroit bezi ve onun iki hormonu, daha geniş düşünceyi açıklamak için seçilen örnektir. Buradaki take, bir şeyi fiziksel olarak almak değil, ele almak anlamındadır. Yeniden kullanılabilir yapı Take for instance + isim öbeği şeklindedir ve dinleyicinin dikkatini ardından gelen örneğe yöneltir.

Alıştırma

Cümleyi, belirli bir örnek sunan ve bu derste geçen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: To see how one change can affect a whole community, ____ a town that opens a free health clinic.

Cevabı göster

take for instance

These hormones travel to most of the body's cells,

1:54

Bu hormonlar vücudun hücrelerinin çoğuna giderler,

where they influence how quickly those cells use energy Dilbilgisi

1:57

ve orada bu hücrelerin enerjiyi ne kadar hızlı kullandıklarını

and how rapidly they work.

2:01

ve ne kadar hızlı çalıştıklarını etkilerler.

Dilbilgisi

Gömülü how yan cümleleri olarak how quickly ... ve how rapidly ...

how quickly those cells use energy ve how rapidly they work, birbirine paralel bağlanmış iki gömülü how yan cümlesidir. İkisi de influence fiilinden sonra gelir ve etkilenen iki hızı belirtir. Gömülü bir how yan cümlesinde bildirme cümlesi dizilişi kullanılır: how + zarf + özne + fiil. Bu nedenle cümlede those cells use ve they work vardır; doğrudan soru dizilişindeki do those cells use veya do they work yoktur.

Alıştırma

Hangi cümlede measures fiilinden sonra birbirine paralel iki gömülü how yan cümlesi doğru kullanılmıştır?

  1. The test measures how quickly the program starts and how smoothly it runs.
  2. The test measures how quickly does the program start and how smoothly does it run.
  3. The test measures how quickly starts the program and how smoothly runs it.
Cevabı göster

The test measures how quickly the program starts and how smoothly it runs.

In turn, that regulates everything from breathing rate to heartbeat, Anlatım akışı

2:03

Buna karşılık, bu da nefes alma hızından kalp atışına,

Anlatım akışı

Neden-sonuç zincirinin sonraki halkasını gösteren In turn

In turn, az önce belirtilen sonucun şimdi başka bir sonucun nedeni hâline geldiğini gösterir. Burada hücrelerin enerjiyi kullanma hızına yönelik önceki etki, ardından açıklanan düzenlemeye yol açar. Bu ifade, A'nın B'ye ve B'nin de kendi sırası geldiğinde C'ye neden olduğu bir zinciri takip etmeyi sağlar. Yalnızca olayların sırasını değil, aralarındaki mantıksal ilişkiyi düzenler.

Alıştırma

Hangi cümlede in turn, bir sonucun başka bir sonuca yol açtığını göstermek için kullanılmıştır?

  1. Exercise can improve sleep; in turn, better sleep can improve concentration.
  2. The lights went out, and then everyone left the room.
Cevabı göster

Exercise can improve sleep; in turn, better sleep can improve concentration.

body temperature, and digestion.

2:07

vücut sıcaklığına ve sindirime kadar her şeyi düzenler.

Hormones also have some of their most visible and familiar effects Kalıp ifadeler

2:10

Hormonlar ayrıca en görünür ve tanıdık etkilerinin bazılarını

during puberty.

2:14

ergenlik döneminde gösterirler.

Kalıp ifadeler

have some of their most visible and familiar effects: en görünür ve bilinen etkilerinden bazılarını göstermek

have effects kalıbı “etki ya da sonuç doğurmak” anlamına gelir ve açıklayıcı veya bilimsel İngilizcede yaygındır. Bu cümlede Hormones özne, have fiil, some of their most visible and familiar effects ise nesnedir. some of their ... effects ifadesi, hormonların tüm etkilerinin içinden bir bölümünü seçer. visible kolayca fark edilen veya görülebilen, familiar ise yaygın olarak bilinen demektir. Bu niteleyiciler birlikte özellikle belirgin ve iyi bilinen etkileri vurgular; bunların mutlaka en önemli etkiler olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir ilacın fark edilebilir sonuçlar doğurduğunu doğal bir eşdizimle anlatan cümle hangisidir?

  1. The medicine makes visible effects within a week.
  2. The medicine has visible effects within a week.
  3. The medicine does visible effects within a week.
Cevabı göster

The medicine has visible effects within a week.

In men, puberty begins when the testes start secreting testosterone. Notlar

2:15

Erkeklerde ergenlik, testislerin testosteron salgılamaya başlamasıyla başlar.

Dilbilgisi

puberty begins when: başlangıç noktasını belirtmek

X begins when Y kalıbı, Y olayı gerçekleştiği anda X sürecinin başladığını anlatır. when ile başlayan bölüm, zaman bildiren bir zarf yan cümlesidir: kendi öznesi ve fiili vardır ve başlangıç noktasını belirtir. Bu cümlede X puberty, Y ise the testes start secreting testosterone bölümüdür. Aynı yapı bir yaşam evresinin, olayın veya işlemin başlangıcını gösterebilir; bağlama göre Y, başlangıcı tetikleyen olay olarak da anlaşılabilir.

Alıştırma

begins when + clause hedef kalıbını tek sözcükle tamamlayın: The lesson begins ____ the bell rings.

Cevabı göster

when

Kalıp ifadeler

start secreting testosterone: biyolojide start + -ing

start secreting testosterone, “testosteron üretmeye ve salgılamaya başlamak” demektir. Burada start fiilinden sonra gelen -ing biçimindeki secreting, biyolojik bir sürecin başlangıcını gösterir. secrete fiili; bir bez, organ veya hücre bir madde üretip dışarı verdiğinde kullanılır. Yeniden kullanılabilecek kalıp start secreting + madde şeklindedir.

Alıştırma

Biyoloji cümlesini “üretmeye ve salgılamaya başlamak” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: After receiving the signal, the cells ____ insulin.

Cevabı göster

start secreting

That triggers the gradual development of the sexual organs, Kalıp ifadeler

2:20

Bu, cinsel organların kademeli gelişimini tetikler,

Kalıp ifadeler

That triggers the gradual development of...: nedeni sonuca bağlamak

That, az önce sözü edilen sürece, yani testislerin testosteron salgılamaya başlamasına gönderme yapar. Konuşanın bütün nedeni tekrarlamadan yeni sonucu önceki cümleye bağlamasını sağlar. triggers the gradual development of..., “... unsurunun yavaşça geliştiği bir süreci başlatır” demektir. trigger bir nedeni süreci başlatan olay olarak sunarken gradual sonucun zaman içinde ortaya çıktığını gösterir. Yeniden kullanılabilecek çerçeve X triggers the gradual development of Y şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi hedef neden-sonuç ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Early funding ____ a network of local clinics.

Cevabı göster

triggered the gradual development of

makes facial hair sprout, Dilbilgisi

2:23

yüzde kılların çıkmasını sağlar,

Dilbilgisi

makes facial hair sprout: make + nesne + fiilin yalın hâli

makes facial hair sprout ifadesinde makes’ten sonra facial hair nesnesi ve sprout fiilinin yalın hâli gelir. Bu, bir şeyin yüz kıllarının çıkmaya başlamasını sağladığı anlamına gelir. Etken çatıda ettirgen make kullanıldığında nesneden sonraki fiil yalın hâlde kalır: make + object + bare verb. Burada to eklenmez.

Alıştırma

laugh fiilini doğru biçimde kullanın: The funny video made the children ____.

Cevabı göster

laugh

and causes the voice to deepen and height to increase. Dilbilgisi

2:25

sesin kalınlaşmasına ve boyun uzamasına neden olur.

Dilbilgisi

causes the voice to deepen and height to increase: paralel cause + nesne + to + fiil grupları

causes the voice to deepen and height to increase ifadesinde causes, ‘neden olur’ anlamına gelir ve iki sonuç grubunu yönetir: the voice to deepen ve height to increase. Her grupta bir nesneden sonra to + fiilin yalın hâli gelir. İkinci grupta causes tekrarlanmaz. Ortak kullanılan tek bir ettirgen fiil, iki paralel sonucu tanıtır ve neden-sonuç anlatımını daha kısa hâle getirir.

Alıştırma

fall ve increase fiillerini doğru biçimlerde kullanın: The policy caused costs ____ and demand ____.

Cevabı göster

to fall · to increase

In women, estrogen secreted from the ovaries signals the start of adulthood. Notlar

2:29

Kadınlarda, yumurtalıklardan salgılanan östrojen yetişkinliğin başlangıcının sinyalini verir.

Dilbilgisi

estrogen sonrasında kısaltılmış niteleyici olarak secreted from the ovaries

Burada secreted from the ovaries, estrogen sözcüğünü niteler. Bu, estrogen that is secreted from the ovaries şeklinde açılabilen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir. Estrogen eyleme maruz kaldığı için secreted geçmiş zaman ortacıdır. Bu ifade ana yüklem değildir. Tam özne estrogen secreted from the ovaries, cümlenin ana fiili ise signals sözcüğüdür. İsim + geçmiş zaman ortacı grubu biçimindeki bu kısa yapı, bilimsel ve bilgilendirici metinlerde yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle bir isimden sonra geçmiş zaman ortacı grubunu doğru kullanırken ayrı bir ana fiili de korur?

  1. The medicine was developed by the team passed the safety test.
  2. The medicine developing by the team passed the safety test.
  3. The medicine developed by the team passed the safety test.
Cevabı göster

The medicine developed by the team passed the safety test.

Kalıp ifadeler

signals the start of adulthood: bir aşamanın başlangıcını belirtmek

Burada signals, “başlangıcını gösterir” ya da “işaret eder” anlamındadır. Hormonun varlığı, yetişkinliğin başladığına dair bir belirti olarak sunulur; fiil, yetişkinliği doğrudan ve tek başına bu hormonun oluşturduğu anlamına gelmez. signal(s) the start of + isim kalıbı, başlayan aşama, olay veya sürecin adını belirtir. Olgusal açıklamalarda kullanışlıdır: X signals the start of Y.

Alıştırma

Cümleyi signal the start of kalıbının tam biçimiyle ve fiilin doğru çekimiyle tamamlayın: The opening bell ____ the school day.

Cevabı göster

signals the start of

It helps the body develop,

2:34

Vücudun gelişmesine yardımcı olur,

makes the hips widen,

2:36

kalçaların genişlemesini sağlar,

and thickens the womb's lining,

2:37

ve rahim zarını kalınlaştırarak

preparing the body for menstruation or pregnancy. Dilbilgisi

2:39

vücudu adet görmeye veya hamileliğe hazırlar.

Dilbilgisi

preparing the body for...: sonuç bildiren cümle sonu -ing yapısı

Virgülden sonraki preparing the body for menstruation or pregnancy şeklindeki -ing yapısı, önceki eylemlerin sonucunu veya işlevini ekler. Burada bu değişiklikler, vücudun adet görmeye ya da gebeliğe hazırlanmasına yardımcı olur. Preparing, helps, makes ve thickens ile aynı sırada yer alan yeni bir çekimli fiil değildir. Ana cümleye bağlı bir ortaç yan cümlesidir. prepare A for B kalıbı, A’yı B’ye hazır hâle getirmek anlamına gelir.

Alıştırma

İlk eylemin sonucunu göstermek için cümle sonundaki -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Warm-ups raise body temperature, prepare the muscles for exercise.
  2. Warm-ups raise body temperature, and preparing the muscles for exercise.
  3. Warm-ups raise body temperature, preparing the muscles for exercise.
Cevabı göster

Warm-ups raise body temperature, preparing the muscles for exercise.

An enduring misconception around the endocrine system Anlatım akışı

2:43

Endokrin sistem etrafındaki kalıcı bir yanılgı

is that there are exclusively male and female hormones. Kelime

2:46

sadece erkek ve kadınlara özgü hormonların olduğudur.

Anlatım akışı

An enduring misconception around... is that...: bir argüman kalıbı

An enduring misconception around X is that Y kalıbı, konuşan ya da yazan kişinin birazdan düzelteceği yanlış bir inanışı ortaya koyar. Enduring bu inanışın uzun süredir devam ettiğini, that ile başlayan yan cümle ise yanlış inanışın tam olarak ne olduğunu belirtir. Bu kalıp, bir argümandaki bilgileri düzenler: önce yanlış kanı belirtilir, ardından kanıt veya daha açık bir açıklama verilir. Around burada fiziksel olarak bir şeyin çevresinde olmayı değil, «hakkında» anlamını taşır.

Alıştırma

Yanlış inanışı tanıtan kalıbı tamamlayın: A common misconception about bats ____ they are blind.

Cevabı göster

is that

Kelime

exclusively male and female hormones: tam bir sınırlama

Burada exclusively, “yalnızca, bu sınırın dışında hiçbir şey olmadan” anlamına gelir. İddiadaki tek hormon kategorilerinin male ve female olduğunu belirtir; sanki hormonlar birbiriyle hiç örtüşmeyen, cinsiyete özgü iki gruba ayrılabilirmiş gibi. Çevredeki anlatım bu mutlak ayrımı nihai gerçek olarak değil, yanlış bir kanı olarak sunar. Genel olarak exclusively, nitelediği ifadenin kapsamını daraltır ve tüm alternatifleri dışlar.

Alıştırma

Bir müze odası yalnızca personele açıktır. Hangi cümle bu tam kısıtlamayı doğru biçimde ifade eder?

  1. The room is mainly for staff.
  2. The room is exclusively for staff.
  3. Staff sometimes use the room.
Cevabı göster

The room is exclusively for staff.

In fact, men and women have estrogen and testosterone, Anlatım akışı

2:50

Aslında, erkeklerin ve kadınların hem östrojeni hem de testosteronu vardır,

Anlatım akışı

In fact: bir düzeltmenin geleceğini bildirmek

In fact, yanlış veya eksik bir düşünceden sonra daha doğru bir gerçeğin geleceğini bildiren bir söylem belirtecidir. Burada açıklamayı yalnızca erkek ve kadın hormonları olduğu iddiasından, bu iddiayı düzelten gerçeğe taşır: hem erkeklerde hem de kadınlarda östrojen ve testosteron bulunur. Cümlenin başındaki In fact, yeni bilginin önceki bilgiyle nasıl ilişkili olduğunu dinleyiciye gösterir: onu düzeltir, açıklığa kavuşturur veya güçlü biçimde doğrular. Yalnızca “işte başka bir gerçek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Örnekte In fact, dinleyiciye sırada ne beklemesi gerektiğini bildirir?

  1. Önceki düşünceyle bağlantısı olmayan bir gerçek
  2. Önceki düşünceyi düzelten daha doğru bir ifade
  3. Zaman sırasına göre ilerleyen bir olay dizisi
Cevabı göster

Önceki düşünceyi düzelten daha doğru bir ifade

just in different amounts. Anlatım akışı

2:54

sadece farklı miktarlarda.

Anlatım akışı

just in different amounts: farkı miktarla sınırlamak

Burada just “yalnızca” anlamına gelir ve iddiayı daraltır: İki şey tamamen farklı değildir; fark yalnızca miktarla sınırlıdır. In different amounts tam olarak neyin farklı olduğunu belirtir. Her ikisinde de aynı madde veya özelliğin bulunduğu ortak düşünceyi korurken birinde daha fazla ya da daha az olduğunu söyler.

Alıştırma

Farkı miktarla sınırlayan tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: Both soups contain salt, ____.

Cevabı göster

just in different amounts

Both hormones play a role in pregnancy as well, Kalıp ifadeler

2:56

Her iki hormon da hamilelikte de rol oynar,

Kalıp ifadeler

play a role in ... as well: katkıda bulunan başka bir etken eklemek

Play a role in, “bir süreç ya da sonuca katkıda bulunmak veya onu etkilemek” anlamına gelir. Hamilelik gibi soyut bir süreçte play, sahnede rol yapmak anlamında değildir. İfade, hormonların bu süreçte bir işlevi olduğunu söyler; tek neden olduklarını söylemez. As well “de/da, ayrıca” anlamına gelir ve genellikle cümlenin sonuna yakın bulunur. Bu bilgiyi bir ek olarak sunar: Hamilelik, hormonların işlev gördüğü başka bir bağlamdır.

Alıştırma

Uykunun öğrenmeyi desteklediğini zaten biliyoruz. Başka bir etken eklemek için hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: Good lighting can ____ learning ____.

Cevabı göster

play a role in · as well

alongside more than 10 other hormones Kalıp ifadeler

2:59

diğer 10'dan fazla hormonla birlikte

Kalıp ifadeler

alongside more than 10 other hormones: birlikte yer alan unsurları eklemek

Bu cümlede alongside more than 10 other hormones, daha önce sözü edilen iki hormona birlikte rol oynayan başka hormonları ekler. Burada alongside “birlikte” anlamına gelir; other ise bunların ek hormonlar olduğunu gösterir. Bu ifade, iki hormonun tek başına etki etmediğini de gösterir. More than 10, 10’dan büyük bir sayı demektir; tam sayıyla sayılan öğelerde en az 11 anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “...den fazla kişiyle birlikte” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The lead engineer worked ____ thirty technicians.

Cevabı göster

alongside more than

that ensure the growth of the fetus, Anlatım akışı

3:01

fetüsün büyümesini sağlarlar,

enable birth,

3:03

doğumu mümkün kılarlar,

and help the mother feed her child.

3:04

ve annenin çocuğunu beslemesine yardımcı olurlar.

Anlatım akışı

ensure..., enable... ve help...: paralel bir işlev listesi

Vurgulanan sözcükler üç eş görevli fiil öbeği oluşturur: ensure the growth of the fetus, enable birth ve help the mother feed her child. Hepsi özne olarak aynı ilgi zamiri that’i paylaşır; bu nedenle cümle her işlevden önce özneyi tekrarlamaz. Her öğeye bir fiille başlamak paralel yapı oluşturur. Böylece uzun bir işlev listesi kısa ve kolay anlaşılır hâle gelir. Ayrıca help, bir nesne ve ardından fiilin yalın hâlini alır: help the mother feed.

Alıştırma

Hangi cümle, cihazın işlevlerini üç paralel fiil öbeğiyle sıralar?

  1. The device measures temperature, airflow control, and helps the room stay comfortable.
  2. The device measures temperature, controls airflow, and helps the room stay comfortable.
  3. The device measures temperature, controls airflow, and keeping the room comfortable.
Cevabı göster

The device measures temperature, controls airflow, and helps the room stay comfortable.

Such periods of hormonal change Anlatım akışı

3:07

Bu tür hormonal değişiklik dönemleri

are also associated with fluctuations in mood. Kalıp ifadeler

3:09

aynı zamanda ruh hali dalgalanmalarıyla da ilişkilidir.

Anlatım akışı

Önceki bilgiye gönderme yapan Such periods of hormonal change

Such periods of hormonal change ifadesindeki such, “az önce sözü edilen türden” anlamına gelir. Ergenlik ve hamilelik gibi daha önce verilen örneklere gönderme yapar ve onları tek bir kategoride toplar. Bu such + çoğul isim yapısı, önceki bilgiyi bir sonraki ifadenin konusu hâline getirir. Her örneği tekrar etmeden açıklamayı bağlantılı tutmanın yaygın bir yoludur.

Alıştırma

“Puberty and pregnancy involve major hormone shifts. Such periods of hormonal change may affect mood,” İngilizce bölümünde Such periods of hormonal change neye gönderme yapar?

  1. Such adlı tek bir hormon
  2. Daha sonra söz edilecek ruh hâli değişimleri
  3. Ergenlik ve hamilelik dâhil, daha önce sözü edilen dönemler
Cevabı göster

Ergenlik ve hamilelik dâhil, daha önce sözü edilen dönemler

Kalıp ifadeler

associated with fluctuations in mood: neden değil, ilişki

Be associated with, “bir şeyle bağlantısı olmak” anlamına gelir. Tam cümlede hormonal değişim dönemlerinin fluctuations in mood ile, yani ruh hâlinin tekrar tekrar değişmesi veya iniş çıkış göstermesiyle bağlantılı olduğu belirtilir. Bu ifade kanıtlanmış bir nedeni değil, bir ilişkiyi bildirir. A is associated with B tek başına A’nın B’ye doğrudan neden olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Şu İngilizce cümlenin yorumunu değerlendirin: “Irregular sleep schedules are associated with fluctuations in daytime energy.” Bu cümle, düzensiz uyku saatlerinin enerjideki her değişime doğrudan neden olduğunu kanıtlar.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

That's because hormones can influence the production of certain chemicals in the brain, Anlatım akışı

3:13

Bunun nedeni, hormonların beyindeki bazı kimyasalların üretimine etki edebilmesidir,

like serotonin.

3:17

örneğin serotonin.

Anlatım akışı

That's because: önceki bir ifadeyi açıklamak

That's because, hemen önce söylenen bir şeyin nedenini açıklar. Bu cümlede that, daha önce belirtilen hormonal değişimler ile ruh hâli dalgalanmaları arasındaki ilişkiye gönderme yapar; because ile başlayan yan cümle ise açıklamayı verir. Bu kalıpla bilgiyi önce sonuç ya da gözlem, sonra neden şeklinde düzenleyebilirsin: X. That's because Y.

Alıştırma

İkinci cümleyi, ilk cümleye gönderme yapan bu dersteki iki sözcüklü bağlayıcıyla tamamla: The sidewalk is wet. ____ it rained last night.

Cevabı göster

That's because

When chemical levels shift, Dilbilgisi

3:19

Kimyasal seviyeleri değiştiğinde,

they may cause changes in mood as well.

3:20

ruh halinde de değişikliklere neden olabilirler.

Dilbilgisi

When chemical levels shift: bir koşul veya zaman çerçevesi kurmak

When chemical levels shift sözleri, when ile başlayan bağımlı bir yan cümle oluşturur. Önce zamanı ya da tekrarlanan koşulu kurar; ana cümle daha sonra bu koşulda ne olabileceğini belirtir. Bilimsel açıklamalarda bu yapı, bilgiyi önce koşul veya durum, ardından sonuç gelecek şekilde düzenler. Buradaki may, ruh hâli değişikliğinin kesin değil, olası olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle sıcaklık düşüşünü olası bir sonuca zemin hazırlayan durum olarak en iyi biçimde sunar?

  1. The material may become brittle because the temperature drops.
  2. If the temperature dropped, the material might become brittle.
  3. When the temperature drops, the material may become brittle.
Cevabı göster

When the temperature drops, the material may become brittle.

But that's not to say that hormones have unlimited power over us. Notlar

3:23

Ancak bu, hormonların üzerimizde sınırsız güce sahip olduğu anlamına gelmez.

Anlatım akışı

But that's not to say that: aşırı bir çıkarımı sınırlamak

That's not to say that, konuşanın dışlamak istediği bir sonucu ifade eder. Burada hormonlar bizi etkileyebilir, ancak bu durum onların bizi hiçbir sınır olmadan kontrol ettiği yönündeki daha güçlü iddiayı haklı çıkarmaz. Bu yapı önceki düşünceyi geçerli tutar, fakat ondan çıkarılabilecek sonucun sınırını daraltır: X is true, but that's not to say that Y.

Alıştırma

Cümleyi “bu, şu anlama gelmez” anlamındaki sabit açıklama ifadesiyle tamamlayın: Exercise helps, but ____ rest is unimportant.

Cevabı göster

that's not to say that

Deyimler

have unlimited power over us: tam kontrolü anlatan bir mecaz

Bir kişi veya şey üzerinde have power over denmesi, onu kontrol etmek veya ne yaptığını güçlü biçimde belirlemek anlamına gelir. Unlimited, iddiayı mutlak hâle getirir: bu kontrolün hiçbir sınırı olmazdı. Burada power, elektrik veya fiziksel enerji değil, kontrol anlamında kullanılan bir mecazdır. Cümle, hormonların insanları tamamen kontrol ettiği yönündeki aşırı düşünceyi reddeder.

Alıştırma

Cümlede have unlimited power over us ne anlama gelir?

  1. Bize sonsuz miktarda elektrik sağlamak
  2. Bizi hiçbir sınır olmadan tamamen kontrol etmek
  3. Bize daha fazla fiziksel enerji vermek
Cevabı göster

Bizi hiçbir sınır olmadan tamamen kontrol etmek

They're frequently viewed as the main drivers of our behavior, Deyimler

3:28

Sıklıkla davranışımızın ana itici güçleri olarak görülürler,

Deyimler

the main drivers of our behavior: temel neden anlamındaki drivers

the main drivers of our behavior ifadesindeki drivers, insanların yaptıklarını güçlü biçimde ortaya çıkaran veya şekillendiren güçler ya da etkenler için kullanılan bir benzetmedir. Araç kullanan kişiler anlamına gelmez. Bazı etkenleri the main drivers olarak adlandırmak, onları en önemli nedenler olarak sunar; ancak onların tek neden olduğunu söylemek zorunda değildir.

Alıştırma

the main drivers of our behavior ifadesindeki drivers ne anlama gelir?

  1. Bir şeyi güçlü biçimde ortaya çıkaran veya şekillendiren etkenler
  2. Araç kullanan kişiler
  3. Trafiği düzenleyen kurallar
Cevabı göster

Bir şeyi güçlü biçimde ortaya çıkaran veya şekillendiren etkenler

making us slaves to their effects, Deyimler

3:31

bizi etkilerinin köleleri haline getirirler,

Deyimler

making us slaves to their effects: güçlü bir kontrol benzetmesi

Burada -ing yapılı making us slaves to their effects yan cümlesi, önceki düşüncenin yol açtığı iddia edilen sonucu ekler: daha önce söz edilen etkiler nasıl davrandığımızı kontrol edecektir. Slaves to, bir şey seçimlerinizi kontrol ettiği için çok az özgürlüğe sahip olmayı anlatan güçlü bir benzetmedir. Gerçek anlamda köleleştirmeyi ifade etmez.

Alıştırma

Bu cümlede making us slaves to their effects ne anlatıyor?

  1. Bu etkileri incelemeleri için insanları işe alıyoruz.
  2. Bu etkiler zayıf ve görmezden gelinmesi kolay.
  3. Bu etkiler tarafından neredeyse tamamen kontrol ediliyoruz.
Cevabı göster

Bu etkiler tarafından neredeyse tamamen kontrol ediliyoruz.

especially during puberty.

3:33

özellikle ergenlik döneminde.

But research shows that our behavior is collectively shaped Notlar

3:35

Ancak araştırmalar, davranışlarımızın kolektif olarak şekillendiğini gösteriyor

Anlatım akışı

research shows that: araştırma kanıtı sunmak

Research shows that, ardından gelen iddiayı araştırmalarla desteklenen bir sonuç olarak sunar. That ile başlayan yan cümle, kanıtların neyi gösterdiğini belirtir. Burada But, önceki bir düşünceden kanıta geçişi işaret eder. Bu kalıp, bir iddia veya varsayımdan araştırmaya dayalı desteğe geçerek açıklamayı düzenler.

Alıştırma

Doğru mu, yanlış mı? Hiç araştırma kanıtınız olmasa bile kişisel bir tahmin için research shows that kullanabilirsiniz.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

by a variety of influences,

3:38

çeşitli etkilerle,

Dilbilgisi

is collectively shaped by a variety of: çeşitli etkilerle birlikte şekillenmek

Is shaped by, “tarafından oluşturulur veya etkilenir” anlamına gelen edilgen bir yapıdır. Edilgen yapı, our behavior ifadesini konu olarak önde tutar ve etki kaynaklarını by sözcüğünden sonra verir. Collectively, etkilerin birlikte çalıştığını; a variety of ise birkaç farklı tür bulunduğunu anlatır. İfadenin bütünü, davranışın tek bir güç tarafından tamamen kontrol edilmediğini, birçok etkenin katkısıyla geliştiğini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “birkaç farklı etkinin birlikte çalışmasıyla oluşur” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: A child's confidence ____ experiences at home, at school, and with friends.

Cevabı göster

is collectively shaped by a variety of

including the brain and its neurotransmitters,

3:40

beyin ve onun nörotransmitterleri,

our hormones,

3:43

hormonlarımız

and various social factors.

3:44

ve çeşitli sosyal faktörler de dahil olmak üzere.

The primary function of the endocrine system

3:46

Endokrin sistemin birincil işlevi

is to regulate our bodily processes, Dilbilgisi

3:49

bedensel süreçlerimizi düzenlemektir,

not control us.

3:51

bizi kontrol etmek değil.

Dilbilgisi

is to regulate our bodily processes, not control: bir işlevi tanımlama ve sınır koyma

X's primary function is to + fiilin yalın hâli yapısı, X'in temel rolünü tanımlar. Burada is to regulate, düzenlemeyi endokrin sistemin ana işlevi olarak sunar. not control us düzeltici bir karşıtlık kurar: bu role ilişkin daha güçlü bir yorumu reddeder. Bu paralel yapıda ikinci to atılabilir; dolayısıyla tam mantık is to regulate ..., not (to) control ... şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi is to ve prevent fiiliyle tamamlayın: The purpose of the safety rail ____ falls, not limit movement.

Cevabı göster

is to prevent

Sometimes disease, stress, and even diet

3:53

Ancak bazen hastalık, stres ve hatta diyet

can disrupt that regulatory function, Kalıp ifadeler

3:56

bu düzenleme işlevini bozabilir,

Kalıp ifadeler

can disrupt that regulatory function: normal işleyişi aksatma

disrupt, var olan bir etkinliğin veya sistemin normal ve düzenli biçimde devam etmesini engelleyecek şekilde müdahale etmek demektir. can disrupt ifadesindeki can, kesin bir sonucu değil, olası bir etkiyi belirtir. that regulatory function, daha önce sözü edilen belirli bir işleve, yani bedensel süreçleri düzenleme işlevine gönderme yapar. Bu ifade, normal düzenlemenin bozulabileceğini resmî ve kısa bir biçimde anlatır.

Alıştırma

'A small software bug can disrupt the app's payment function,' cümlesinde disrupt ne anlama gelir?

  1. işlevi ilk kez oluşturmak
  2. işlevin nasıl çalıştığını açıklamak
  3. işlevin normal çalışmasını aksatmak
Cevabı göster

işlevin normal çalışmasını aksatmak

however, altering the quantity of hormones that glands secrete Dilbilgisi

3:58

bezlerin salgıladığı hormon miktarını değiştirerek

or changing the way that cells respond.

4:01

veya hücrelerin tepki verme şeklini değiştirerek.

Dilbilgisi

altering ... or changing ...: paralel -ing öbekleri

altering ve changing ile başlayan öbekler, or ile bağlanan paralel -ing öbekleridir. İkisi de aynı yapıyı izler: -ing biçimindeki fiil + nesne. Tam cümlede bu öbekler önceki disrupt fiiline bağlıdır ve bozulmanın hangi belirli yollarla gerçekleşebileceğini açıklar: bezlerin salgıladığı hormon miktarını veya hücrelerin tepki verme biçimini değiştirerek. Yeni bir bağımsız cümlecik başlatmazlar.

Alıştırma

Tam cümlede iki paralel -ing öbeği neyi açıklıyor?

  1. Her biri kendi öznesine sahip iki yeni ana eylem başlatırlar.
  2. Daha önce sözü edilen bozulmanın gerçekleşebileceği belirli yolları açıklarlar.
  3. İki değişikliğin bozulmadan önce gerçekleştiğini gösterirler.
Cevabı göster

Daha önce sözü edilen bozulmanın gerçekleşebileceği belirli yolları açıklarlar.

Diabetes is one of the most common hormonal disorders, Dilbilgisi

4:04

Diyabet, en yaygın hormonal bozukluklardan biridir,

Dilbilgisi

one of the most common + çoğul isim

One of the most common hormonal disorders, “en yaygın hormonal bozukluklardan oluşan grubun bir üyesi” anlamına gelir. Bu ifade diyabetin çok yaygın olduğunu söyler; onun tek ve en yaygın bozukluk olduğunu söylemez. Yapı one of the + en üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul sayılabilir isim biçimindedir. Bu nedenle disorders çoğuldur, ancak ana fiil tekildir: Diabetes is.

Alıştırma

Cümleyi one of the + en üstünlük derecesi + çoğul isim yapısıyla tamamlayın: Diabetes is ____ common hormonal disorders.

Cevabı göster

one of the most

occurring when the pancreas secretes too little insulin, Dilbilgisi

4:07

pankreas kan şekeri seviyelerini yöneten bir hormon olan

Dilbilgisi

occurring when: ortaç yan cümlesiyle gerçekleşme koşulu eklemek

Burada occurring when, hastalığın ortaya çıktığı koşulu belirtir. -ing yan cümlesi bu parçadan hemen önce anılan isme ek bilgi verir; tam bir ilgi cümlesiyle ifade edilse which occurs when the pancreas secretes too little insulin olurdu. Bu kısaltılmış ortaç yapısı tanımlarda yaygındır: önce durum veya olay adlandırılır, ardından ne zaman gerçekleştiğini belirtmek için occurring when + yan cümle kullanılır.

Alıştırma

Bir sorunun hangi koşulda ortaya çıktığını eklemek için -ing yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The false alarm is a rare problem, occurs when the sensor gets wet.
  2. The false alarm is a rare problem, occurring when the sensor gets wet.
  3. The false alarm is a rare problem, occur when the sensor gets wet.
Cevabı göster

The false alarm is a rare problem, occurring when the sensor gets wet.

a hormone that manages blood sugar levels, Kalıp ifadeler

4:11

insülini çok az salgıladığında ortaya çıkar,

Kalıp ifadeler

manages blood sugar levels: manage fiilinin düzenlemek anlamı

Bu tıbbi açıklamada manages, düzenler veya kontrol eder anlamına gelir. Hormon, kan şekeri düzeylerinin uygun bir aralıkta tutulmasına yardımcı olur; burada manage insanları yönetmek anlamında değildir. manage + isim kalıbı bir düzeyi, süreci, kaynağı veya riski kontrol etmeyi anlatabilir. İsim, neyin düzenlendiğini belirtir.

Alıştırma

This hormone manages blood sugar levels cümlesinde manages ne anlama gelir?

  1. düzenler ve kontrol eder
  2. bir çalışan grubunu yönetir
  3. zor bir şeyi yapmayı başarır
Cevabı göster

düzenler ve kontrol eder

and hypo- and hyperthyroidism occur Kelime

4:13

ve hipo ve hipertiroidizm

when the thyroid gland makes too little Dilbilgisi

4:16

tiroid bezinin tiroid hormonunu çok az

or too much thyroid hormone.

4:19

veya çok fazla ürettiğinde ortaya çıkar.

Kelime

hypo- and hyperthyroidism: zıt tıbbi ön ekler

Tıbbi terimlerde hypo- normalin altında veya yetersiz, hyper- ise normalin üzerinde veya aşırı anlamına gelir. Hypothyroidism tiroidin az çalışmasıyla, hyperthyroidism ise tiroidin fazla çalışmasıyla ilgili bir durumdur. hypo- and hyperthyroidism şeklindeki kısa ifade -thyroidism sonunu ortak kullanır. Açılmış biçimi hypothyroidism and hyperthyroidism olur. hypo- sonundaki kısa çizgi, bunun ortak sonla birleşmeyi bekleyen bir ön ek olduğunu ve gelişigüzel bir kısaltma olmadığını gösterir.

Alıştırma

Bir sağlık kılavuzunda hypoglycemia ve hyperglycemia terimleri kullanılıyor. Hangi yorum doğrudur?

  1. İki terim de kan şekerinin normal olduğu anlamına gelir.
  2. Hypoglycemia yüksek kan şekeri, hyperglycemia ise düşük kan şekeri demektir.
  3. Hypoglycemia düşük kan şekeri, hyperglycemia ise yüksek kan şekeri demektir.
Cevabı göster

Hypoglycemia düşük kan şekeri, hyperglycemia ise yüksek kan şekeri demektir.

Dilbilgisi

makes too little or too much thyroid hormone: uygun aralığın dışındaki miktar

too little or too much + sayılamayan isim yapısı, uygun miktarın altında veya üstünde olmak üzere iki zıt miktar sorununu gösterir. Burada thyroid hormone bir madde veya toplam miktar olarak ele alındığından little ve much doğal miktar belirleyicileridir; makes burada “üretir” anlamındadır. Too, miktarın kabul edilebilir veya sağlıklı bir sınırı aştığı anlamını katar. İfade yalnızca küçük ya da büyük bir miktarı anlatmaz; miktarın uygunsuz olduğuna dair bir değerlendirme yapar.

Alıştırma

Cümleyi önce güvenli miktarın altını, sonra üstünü anlatan beş sözcüklük İngilizce yapıyla tamamlayın: A plant can be harmed by ____ water.

Cevabı göster

too little or too much

When there's too little thyroid hormone,

4:21

Çok az tiroid hormonu olduğunda,

that results in a slowed heart rate, Kalıp ifadeler

4:23

bu kalp atış hızının yavaşlamasına,

fatigue, and depression.

4:25

yorgunluğa ve depresyona neden olur.

Kalıp ifadeler

results in a slowed heart rate: result in ile nedenden sonuca

Result in, neden olmak veya bir sonuç doğurmak anlamına gelir. Özne nedeni, in sonrasındaki isim öbeği ise sonucu belirtir. Burada that, tiroid hormonunun çok az olmasını ifade eder; kalp atış hızının yavaşlaması, yorgunluk ve depresyon da sonuçlardır. Neden A'dan sonuç B'ye açıkça geçmek için A results in B kalıbını kullanın.

Alıştırma

Nedenden sonuca giden cümleyi result in ile tamamlayın: A software error can ____ lost data.

Cevabı göster

result in

And when there's too much thyroid hormone,

4:27

Çok fazla tiroid hormonu olduğunda ise,

weight loss, sleeplessness, and irritability.

4:30

kilo kaybına, uykusuzluğa ve sinirliliğe neden olur.

But most of the time,

4:33

Ancak çoğu zaman,

the endocrine system manages to keep our bodies in a state of balance. Kalıp ifadeler

4:34

endokrin sistem vücudumuzu bir denge durumunda tutmayı başarır.

Kalıp ifadeler

manages to keep ... in a state of balance: bir durumu korumayı başarmak

Manage to + fiil, bir şeyi yapmayı başarmak anlamına gelir ve genellikle başarının kendiliğinden olmadığı durumlarda kullanılır. Bu cümlede manages to keep, endokrin sistemin vücudun dengesini genellikle başarıyla koruduğunu ifade eder. Keep + nesne + in a state of + isim, nesnenin o durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. Burada our bodies nesnedir; in a state of balance ise korunan durumu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi manage to keep yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Despite the strong wind, the pilot ____ the plane on course.

Cevabı göster

managed to keep

And through its constant regulation,

4:39

Ve sürekli düzenlemesi sayesinde,

it drives the changes

4:41

sonunda olduğumuz kişi olmamıza yardımcı olan

that ultimately help us become who we are. Dilbilgisi

4:42

değişiklikleri yönlendirir.

Dilbilgisi

ultimately help us become who we are: sonunda bugünkü hâlimize gelmemize yardım etmek

help us become yapısında help fiilinden sonra us nesnesi ve become fiilinin yalın biçimi gelir. help + biri + fiilin yalın biçimi yapısı, o kişinin değişmesine veya bir şey yapmasına yardımcı olmak anlamına gelir; help us to become yapısı da dil bilgisi açısından doğrudur. who we are, become fiilinden sonra gelen gömülü bir yan cümleciktir. Doğrudan bir soru değil, kimliğimizi ve nasıl insanlar olduğumuzu ifade eder. Ultimately, bu şekillenmenin sonucunun en sonunda ortaya çıktığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi help + us + become yapısıyla tamamlayın: Patient coaches ____ more confident speakers.

Cevabı göster

help us become

If you want to learn more about the ins and outs of the human body, Deyimler

4:45

İnsan vücudunun ayrıntıları hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız,

Deyimler

the ins and outs of: bir şeyin ayrıntıları ve işleyişi

the ins and outs of something ifadesi, bir şeyin önemli ayrıntılarını, pratik işleyişini ve daha az belirgin yönlerini anlatan bir deyimdir. Burada insan vücudunun gerçek anlamda içini ve dışını değil, nasıl çalıştığını ayrıntılı biçimde öğrenmek anlamına gelir. Yaygın yapı the ins and outs of + konu şeklindedir ve çoğunlukla learn, know, understand ya da explain fiillerinden sonra gelir. Bir konu hakkında kapsamlı ve pratik bilgi sahibi olmayı ifade eder.

Alıştırma

Bu cümledeki deyim ne anlama geliyor? Nina knows the ins and outs of the school play.

  1. Oyunun yalnızca iyi ve kötü kısımlarını biliyor.
  2. Okul oyununun önemli ayrıntılarını ve nasıl yürüdüğünü biliyor.
  3. İnsanların tiyatroya nereden girip çıktığını biliyor.
Cevabı göster

Okul oyununun önemli ayrıntılarını ve nasıl yürüdüğünü biliyor.

start with this playlist

4:49

bu oynatma listesiyle başlayın

or subscribe to our channel

4:51

veya güncel kalmak için

to keep your finger on the pulse. Deyimler

4:53

kanalımıza abone olun.

Deyimler

to keep your finger on the pulse: gelişmeleri yakından takip etmek

Keep your finger on the pulse, “neler olduğunu sürekli bilmek ve yeni değişimleri fark etmek” anlamına gelen bir deyimdir. Bu imge, nabzı parmakla hissetmekten gelir; ancak burada kimse gerçekten kalp atışını kontrol etmiyor. Bu cümlede to keep... amaç bildiren bir mastar yapısıdır: kanala abone olmak, izleyicilerin güncel kalmasına yardımcı olur. Bir sektör, topluluk veya kamuoyu gibi bir konudan söz ederken keep your finger on the pulse of something yapısı da kullanılabilir.

Alıştırma

“En son değişimleri sürekli takip etmek” anlamındaki deyimle cümleyi tamamlayın: Our reporters talk to local residents every day to ____ of the city.

Cevabı göster

keep their finger on the pulse