Hormonlarınız nasıl çalışır? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, bezlerin, hormonların ve hücre reseptörlerinin endokrin sistemin büyüme, ergenlik, metabolizma, ruh hâli ve hormonal bozuklukları düzenlemesini nasıl sağladığını anlatır; sistemin bizi kontrol etmekten çok düzenlediğini vurgular. Temel İngilizce öğrenme noktaları: 1. everything from your sleep to the rhythm of your beating heart, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “everything from X to Y” yapısının iki uç nokta vererek çok geniş bir kapsam anlattığını öğrenin; bir sistemin, nedenin veya değişimin etkisinin ne kadar geniş olduğunu açıklarken kullanılır. 2. exclusively male and female hormones. — Kelime anlamı ve kullanım düzeyi: “exclusively” kelimesinin resmî açıklamalarda bir iddiayı nasıl sınırlandırdığını anlayın; burada hormonların yalnızca tek bir cinsiyete ait olduğu yanılgısını fark etmeye ve düzeltmeye yarar. 3. is to regulate our bodily processes, not control — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “is to..., not...” yapısının ana işlevi tanımlarken aynı anda bir sınır çizdiğine dikkat edin; böylece bir şeyin ne yaptığını ve nasıl yanlış anlaşılmaması gerektiğini ifade edebilirsiniz.
Bu derste
our bodies undergo a series of extraordinary metamorphoses. Kalıp ifadeler
0:08vücudumuz bir dizi olağanüstü dönüşüm geçirir.
Over the course of our lifetimes: yaşamlarımız boyunca
Over the course of + bir zaman dilimi, “o dönem ilerlerken dönem boyunca” anlamına gelir. Bu cümlede ifade, bedendeki değişimleri tek bir olay olarak değil, bütün bir yaşama yayılan gelişmeler olarak sunar. Burada course, bir ders değil, zamanın ilerleyişi veya geçişi anlamındadır. Bu yapı, bir süreç ya da değişim aylar, yıllar veya başka bir uzun dönem boyunca geliştiğinde kullanışlıdır.
Alıştırma
Tüm proje boyunca gelişimi vurgulayan bu nottaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the project, the design improved through repeated testing.
Cevabı göster
Over the course of
undergo a series of extraordinary metamorphoses: bir dizi olağanüstü başkalaşım geçirmek
Undergo, özellikle deneyim bir değişim, süreç, test, tedavi veya zor bir olaysa “yaşamak”, “geçirmek” ya da “maruz kalmak” anlamına gelir. Özne, etkilenen kişi veya şeydir; genellikle süreci kendisi gerçekleştirmez. A series of extraordinary metamorphoses, art arda gerçekleşen birkaç dikkat çekici ve büyük dönüşüm anlamına gelir. İfadenin tamamı açıklamaya resmî ve bilimsel bir ton katar.
Alıştırma
“Art arda birkaç şey yaşamak” anlamındaki bu notta yer alan resmî ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before opening, the bridge will ____ safety inspections.
Cevabı göster
undergo a series of
the endocrine system works constantly to orchestrate these changes. Kelime
0:17endokrin sistem bu değişiklikleri koordine etmek için sürekli çalışır.
Behind the scenes: gizli süreçler
Behind the scenes tiyatroda gerçek anlamıyla sahnenin arkasını ifade edebilir; ancak burada “gözden uzakta” veya “doğrudan fark edilmeden” anlamına gelen bir mecazdır. Görünür sonuçları ortaya çıkaran gizli iç işleyişi tanıtır. Cümlenin başında kullanılması, dikkati insanların görebildiği değişimlerden vücudun içinde çalışan endokrin sisteme yöneltir. Aynı ifade başka bağlamlarda görünmeyen işleri, hazırlıkları veya mekanizmaları tanıtmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Altyazıda Behind the scenes ne anlama geliyor?
- Doğrudan görünmeyen bir çalışma yoluyla
- Gerçek bir tiyatro sahnesinin arkasında
- Herkesin açıkça görebildiği bir yerde
Cevabı göster
Doğrudan görünmeyen bir çalışma yoluyla
orchestrate these changes: karmaşık bir süreci koordine etmek
Orchestrate başlangıçta bir orkestra için müzik düzenlemekle ilgiliydi. Burada mecazi anlamda kullanılır: orchestrate these changes, birbiriyle bağlantılı birçok süreci birlikte çalışacak biçimde koordine etmek demektir. Bu sözcük endokrin sistemi müzik yapan bir unsur olarak değil, karmaşık bedensel değişimleri düzenleyen bir unsur olarak gösterir. Bir kişi veya sistem birkaç parçayı tek bir sonuca doğru yönlendirdiğinde bu anlam kullanılabilir.
Alıştırma
Altyazıda orchestrate these changes ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- bu değişimler hakkında müzik icra etmek
- birbiriyle bağlantılı bu değişimleri koordine etmek
- her türlü değişimin gerçekleşmesini önlemek
Cevabı göster
birbiriyle bağlantılı bu değişimleri koordine etmek
this system regulates everything from your sleep to the rhythm of your beating heart, Dilbilgisi
0:24bu sistem uykunuzdan kalp atışınızın ritmine kadar her şeyi düzenler
Alongside growth and sexual maturity: ilişkili bilgi ekleme
Burada Alongside + isim öbeği, cümlenin başına getirilmiş bir edat öbeğidir. “Birlikte” veya bu bağlamda daha doğal olarak “-e ek olarak” anlamına gelir. Büyüme ve cinsel olgunlaşmayı, sistemin düzenlediği diğer işlevlere ekler. Bu kalıp, birbiriyle ilişkili bilgileri düzenlemeye yardımcı olur: alongside ile bir alanı belirtin, ardından ana cümlede başka bir ilişkili alan hakkında temel bilgiyi verin.
Alıştırma
İlişkili bir etkinlik eklemek için cümleyi hedef sözcük alongside ile tamamlayın: ____ soccer practice, Maya takes music lessons.
Cevabı göster
Alongside
everything from your sleep to the rhythm of your beating heart: geniş bir aralık
everything from X to Y kalıbı, iki farklı örneği geniş bir aralığın uçları olarak gösterir. Burada uyku ve atan kalbin ritmi, sistemin ne kadar çok türde vücut işlevini düzenlediğini gösterir. Everything sözcüğü önemlidir: anlam yalnızca bu iki işlevle sınırlı değildir ve from...to... uykudan kalbe doğru bir yolculuk anlatmaz. Aralık boyunca başka birçok örnek olduğunu ima eder.
Alıştırma
Geniş bir aralığı göstermek için hedef kalıbın tamamını, everything from X to Y, kullanın: The festival has ____ puppet shows ____ science games.
Cevabı göster
everything from · to
exerting its influence over each and every one of your cells. Kalıp ifadeler
0:30ve hücrelerinizin her biri üzerinde etkisini gösterir.
Exerting its influence over + hedef: bir şey üzerinde etki kurmak
Exerting its influence over + hedef, kendi etkisini o hedef üzerinde kullanmak demektir. Burada exert fiziksel güç harcamak anlamına gelmez; soyut bir etkiyi ya da gücü anlatır. Its influence uygulanan şeyi, over ise etkilenen kişi, nesne veya alanı belirtir. -ing biçimi, bu etkileme eylemini çevresindeki cümleye bağlı ve sürmekte olan bir eylem olarak sunar.
Alıştırma
İngilizce cümleyi tamamlayın. Exert, its influence ve over ifadelerini doğru sırayla kullanın: Even without official power, the organization can ____ local policy.
Cevabı göster
exert its influence over
The endocrine system relies on interactions between three features to do its job: Kalıp ifadeler
0:34Endokrin sistem işini yapmak için üç unsur arasındaki etkileşimlere güvenir:
glands, hormones, and trillions of cell receptors.
0:39bezler, hormonlar ve trilyonlarca hücre reseptörü.
Relies on interactions between three features: üç unsur arasındaki etkileşimlere dayanmak
Relies on, bir şeye bağlı olmak anlamına gelir. Interactions between three features sözleri, sistemin çalışmak için ihtiyaç duyduğu koşulu belirtir. Temel fikir interactions sözcüğündedir: üç unsur birbirinden ayrı gereklilikler olarak sunulmaz. Sistem, bu farklı unsurların birbirini nasıl etkilediğine ve birbirine nasıl karşılık verdiğine bağlıdır. Cümle belirli parçaları adlandırıp aralarındaki bağlantılara odaklandığı için burada between doğaldır.
Alıştırma
Operasyonun üç ekibin birlikte çalışma biçimine bağlı olduğunu göstermek için İngilizce cümleyi dersteki yapıyla tamamlayın: A successful rescue operation ____ three teams: pilots, doctors, and ground crews.
Cevabı göster
relies on interactions between
Firstly, there are several hormone-producing glands, Notlar
0:44Öncelikle hormon üreten birkaç bez vardır;
Firstly: İlk Maddeyi Belirtmek
Firstly, sıralama bildiren bir zarftır. Burada konuşmacının düzenli bir açıklamadaki ilk maddeye başladığını gösterir; bu nedenle dinleyenler en az bir maddenin daha geleceğini bekler. Bilgiyi düzenler; bezlerin zaman bakımından daha önce var olduğu anlamına gelmez. Okurları veya dinleyicileri nedenler, adımlar ya da bir açıklamanın bölümleri boyunca yönlendirmek için kullanılabilir.
Alıştırma
“Firstly, we need to check the facts” cümlesinde Firstly ne işe yarar?
- Bunun tek madde olduğunu gösterir.
- Düzenli bir sıralamadaki ilk maddeyi tanıtır.
- Kontrolün günün erken saatlerinde yapıldığını söyler.
Cevabı göster
Düzenli bir sıralamadaki ilk maddeyi tanıtır.
hormone-producing glands: Nesne + -ing Birleşik Sıfatı
hormone-producing glands ifadesinde hormone-producing, glands isminden önce gelen birleşik bir sıfattır. “Hormon üreten” anlamındadır: hormone, bezlerin ne ürettiğini; producing ise işlevlerini belirtir. İsim + -ing kalıbı, glands that produce hormones gibi daha uzun bir yan cümleyi kısaltabilir. Birleşik yapının tamamı isimden önce geldiğinde kısa çizgi, sözcüklerin tek bir niteleyici olarak birlikte çalıştığını gösterir.
Alıştırma
Birleşik sıfatı tamamlamak için energy ve save fiilinin -ing biçimini kullanın: The factory uses ____ machines.
Cevabı göster
energy-saving
three in your brain, and seven in the rest of your body.
0:47beyninizde üç ve vücudunuzun geri kalanında yedi tane.
from which they extract ingredients to manufacture dozens of hormones. Notlar
0:53ve buradan düzinelerce hormon üretmek için malzeme çekerler.
from which: kaynağı gösteren resmî ilgi cümleciği
from which, a network of blood vessels hakkında ek bilgi veren bir ilgi cümleciğini başlatır. Which bu ağa gönderme yapar, from ise ağı kaynak olarak gösterir: gerekli maddeleri bu ağdan çıkarırlar. Bu ifade bir sorunun başlangıcı değildir. Bu, edat + ilgi zamiri yapısıdır. Anlamak için önceki ismi cümlecik içinde edattan sonraki yerine zihninde yerleştir: from the network.
Alıştırma
Cümleyi “from the reports” anlamındaki resmî edat + ilgi zamiri ifadesiyle tamamla: The archive contains several reports ____ researchers can extract useful statistics.
Cevabı göster
from which
extract ingredients to manufacture dozens of hormones: süreç ve amaç
extract ingredients, gerekli maddeleri bir kaynaktan ayırıp elde etmek anlamına gelir. Bu bilimsel bağlamda manufacture üretmek demektir; yalnızca fabrika işini değil, biyolojik bir süreci de anlatabilir. to manufacture mastar yapısı, maddeleri çıkarmanın amacını belirtir: hormon üretmek için gerekli malzemeleri elde ederler. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp, amacı göstermek için eylem + nesne + to + fiilin yalın hâli biçimindedir.
Alıştırma
Sabun üretmek amacıyla tohumlardan yağ çıkarma sürecini tamamlamak için extract ve manufacture fiillerinin doğru biçimlerini kullan: The company ____ oil from seeds ____ soap.
Cevabı göster
extracts · to manufacture
Those hormones are then pumped out in tiny amounts, Notlar
0:58Bu hormonlar daha sonra çok küçük miktarlarda pompalanır,
pumped out: bir maddeyi dışarı göndermek
Pump out, bir sıvıyı, gazı veya başka bir maddeyi kaynağından dışarı doğru zorla göndermek anlamına gelir. Buradaki are pumped out edilgen yapıdadır: hormonlar bezler tarafından salgılanır ve cümle bezlere değil, hormonlara odaklanır. out parçacığı, kaynaktan uzaklaşıp dışarı çıkma fikrini ekler. Vücudu anlatırken pump out çoğu zaman release, yani salmak olarak anlaşılabilir; ancak süreci bir makinenin çalışmasına benzer, fiziksel bir şekilde sunar.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz ifadeyle tamamlayın: The excess water was ____ of the tank.
Cevabı göster
pumped out
in tiny amounts: çok küçük bir miktarda
In tiny amounts, çok küçük miktarlarda anlamına gelir. Burada, salgılanan hormon miktarının ne kadar az olduğunu anlatır; hormonların nereye gittiğini söylemez. Amount, bir madde veya bütün olarak ele alınan başka bir miktar için kullanılır. Çoğul amounts, ayrı porsiyonlardan ya da tekrarlanan miktarlardan genel olarak söz ederken doğaldır; tiny, küçüklük anlamını özellikle güçlendirir.
Alıştırma
Etiket, kimyasalın yalnızca çok küçük miktarlarda güvenli olduğunu söylüyor. Dersteki tam ifadeyle tamamlayın: The chemical is safe only ____.
Cevabı göster
in tiny amounts
From there, each hormone needs to locate a set of target cells
1:03Oradan itibaren her hormon belirli bir değişikliği gerçekleştirmek için
Amaç bildiren in order to + fiilin yalın hâli
“In order to” bir eylemin amacını belirtir ve ardından fiilin yalın hâli gelir. Burada hedef hücreleri bulmanın amacı belirli bir değişiklik meydana getirmektir. Tek başına kullanılan “to” ile karşılaştırıldığında amaç ilişkisini daha açık gösterir ve biraz daha resmîdir. Adımların ve amaçlarının açıkça izlenmesi gereken bilimsel ve açıklayıcı metinlerde kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki üç sözcüklü amaç ifadesiyle tamamlayın: The lab repeated the test ____ confirm the result.
Cevabı göster
in order to
bring about: bir sonuç veya değişikliğe yol açmak
“Bring about”, “bir şeyin gerçekleşmesine neden olmak” anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada hormonun belirli bir değişikliğe neden olduğunu anlatır; bir şeyi fiziksel olarak taşımak anlamına gelmez. Nesnesi genellikle meydana gelen değişiklik, sonuç, tepki veya iyileşme gibi bir çıktıdır. Bu nedenle neden-sonuç ilişkisini açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki “gerçekleşmesine neden olmak” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: A small change in temperature can ____ a strong reaction.
Cevabı göster
bring about
To find its targets, it's helped along by receptors, Öbek fiiller
1:11Hedeflerini bulmak için reseptörlerden yardım alır,
be helped along by: destekle bir süreci ilerletmek
Be helped along by, bir şeyin yardımla kolaylaştırılması veya ilerletilmesi anlamına gelir. Burada reseptörler, hormonun hedeflerini arama sürecinin devam etmesine yardım eder. Along burada yanında veya bir yol boyunca anlamına gelmez. Help along içinde bir süreci ilerletme anlamı katar; edilgen yapı da odağı yardım alan şeye verir.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve ‘yardımla kolaylaştırılıp ilerletilmek’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The cleanup was ____ a team of volunteers.
Cevabı göster
helped along by
which are special proteins inside or on the cell's surface.
1:14bunlar hücrenin içinde veya yüzeyinde bulunan özel proteinlerdir.
Those receptors recognize specific hormones as they waft by Öbek fiiller
1:18Bu reseptörler geçip giden belirli hormonları tanır
waft by: hafifçe süzülerek geçmek
Waft by, havada yüzüyormuş gibi hafifçe geçmek anlamına gelir. Waft hafif, yavaş ve süzülen bir hareketi anlatırken by, reseptörlerin yanından geçme anlamı verir. Burada anlatıcı, reseptörlerin yakınında süzülen hormonlar için canlı bir görüntü kullanır. Hormonlar bir güzergâh seçmez; bu anlatım yalnızca hareketlerini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
Hangi cümlede waft by doğal biçimde kullanılmıştır?
- Leo wafted by his homework before dinner.
- A sweet smell wafted by as we opened the window.
- A heavy truck wafted by at top speed.
Cevabı göster
A sweet smell wafted by as we opened the window.
bind to them: moleküler bağlanma
Burada bind to, “bir şeyle fiziksel ya da kimyasal bir bağ kurmak” demektir. them zamiri bu cümleden hemen önce sözü edilen belirli hormonları gösterir. Bilim dilinde bind to + isim kalıbındaki isim, bir molekülün, proteinin, ilacın veya reseptörün bağlandığı molekülü ya da yapıyı belirtir. Burada hormonları iple bağlamak anlamı yoktur.
Alıştırma
Bilimsel cümleyi bind fiili ve doğru edatla tamamlayın: The hormone can ____ the receptor.
Cevabı göster
bind to
that hormone-receptor combination triggers a range of effects Kalıp ifadeler
1:25o hormon-reseptör kombinasyonu bir dizi etkiyi tetikler
When this happens: önceki olaya gönderme yapıp sonucu sunmak
When this happens, az önce anlatılan olaya geri gönderme yapar: reseptörler belirli hormonları tanır ve onlara bağlanır. Bu ifade, o olayın sonucunu hazırlayan bir zaman yan cümlesi oluşturur. Bu kalıp bir açıklamayı olay → sonuç şeklinde düzenler. this kullanımı önceki olayın tamamını tekrarlamayı önler; okuyucu da anlamı önceki bağlamdan çıkarır.
Alıştırma
Bağlamı okuyun: “The receptors recognize specific hormones and bind to them. When this happens, the combination triggers effects.” this neye gönderme yapıyor?
- Bir insanın yaşamı boyunca hormon üretilmesi
- Reseptörlerin hormonları tanıması ve onlara bağlanması
- Birleşimin daha sonra oluşturduğu etkiler
Cevabı göster
Reseptörlerin hormonları tanıması ve onlara bağlanması
trigger a range of effects: bir dizi etkiyi tetiklemek
Bu cümlede trigger, neden-sonuç ilişkisi kuran bir fiildir: bir şeyin başlamasına veya bir sonucun ortaya çıkmasına yol açmak anlamına gelir. Hormon-reseptör birleşimi neden, etkiler ise sonuç olarak sunulur. A range of effects, tek bir etkiyi değil, birbirinden farklı birkaç etkiyi anlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp something + triggers + a range of + plural noun şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi, birkaç farklı sonuca neden olmak anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: A change in sleep habits can ____ throughout the day.
Cevabı göster
trigger a range of effects
that either increase or decrease specific processes inside the cell Dilbilgisi
1:29ve bu hücrenin içindeki belirli süreçleri artırır veya azaltır
either increase or decrease: ya artırmak ya da azaltmak
Either ... or ... iki seçeneği birbirine bağlar. Burada paralel increase ve decrease fiillerini bağlayarak bir sürecin iki zıt yönden birine gidebileceğini gösterir. either ve or sonrasında dil bilgisi biçimlerini paralel tutun: either + verb + or + verb. Bu kalıp seçenekler sunar; ikisinin de mutlaka gerçekleştiğini söylemez.
Alıştırma
either ... or ... kalıbını tamamlayın: The new route may ____ shorten ____ lengthen the trip.
Cevabı göster
either · or
to change the way that cell behaves. Dilbilgisi
1:34böylece o hücrenin davranış şeklini değiştirir.
the way that cell behaves: bir şeyin nasıl davrandığını adlandırmak
“the way + özne + fiil” kalıbı, birinin ya da bir şeyin nasıl davrandığını veya çalıştığını ya da bir olayın nasıl gerçekleştiğini bir “biçim” olarak adlandırır. Bu cümlede “the way that cell behaves”, değiştirilen şeydir. Burada “that cell”, “behaves” fiilinin öznesidir: “that” belirli bir hücreyi gösterir; bağlaç olan “that” değildir. Bu kalıp “affect” ve “understand” gibi fiillerden sonra da kullanılabilir.
Alıştırma
Bir makinenin çalışma biçimindeki değişikliği anlatmak için “the way + cümlecik” yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The repair changed the machine works.
- The repair changed the way the machine works.
- The repair changed the way does the machine work.
Cevabı göster
The repair changed the way the machine works.
By exposing: yöntemi by + -ing ile göstermek
Bir yan cümlenin başında “by + fiil-ing”, bir sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi tanıtır. Burada “By exposing millions of cells ...”, “milyonlarca hücrenin hormonlarla temas etmesini sağlayarak” anlamına gelir. Bu başlangıç ifadesi sonucu tek başına belirtmez; ardından gelen ana cümle yöntemin ne sağladığını anlatır. Bu kullanımda “by” bir yöntemi belirtir, bir şeyin yanındaki konumu değil.
Alıştırma
Cümleyi “By” ve “expose” fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the plants to more sunlight, the researcher helped them grow faster.
Cevabı göster
By exposing
at a time: her seferdeki miktar
At a time, “tek bir seferde veya turda” anlamına gelir. millions of cells at a time ifadesinde, maruz kalmanın ne zaman gerçekleştiğini değil, her turda kaç hücrenin hormonlara maruz kaldığını belirtir. Genellikle bir sayı veya miktardan sonra gelir ve birlikte ne kadarının işlendiğini gösterir. one question at a time ve ten people at a time buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “her turda” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The scanner processes twenty pages ____.
Cevabı göster
at a time
in carefully regulated quantities, Kalıp ifadeler
1:40dikkatlice düzenlenmiş miktarlarda hormonlara maruz bırakarak
in carefully regulated quantities: dikkatle kontrol edilen miktarlarda
In carefully regulated quantities, “kasıtlı ve hassas biçimde kontrol edilen miktarlarda” anlamına gelir. in edatı, bir şeyin sağlandığı veya kullanıldığı miktarı ya da biçimi belirtir; regulated, quantities sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır ve carefully kontrolün nasıl yapıldığını açıklar. Bu kısa ifade, bilimsel veya teknik bir metinde bir dozun, malzemenin ya da kaynağın rastgele değil, kontrollü olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki “kasıtlı olarak kontrol edilen miktarlarda” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The medicine is administered ____.
Cevabı göster
in carefully regulated quantities
the endocrine system drives large-scale changes across the body. Kalıp ifadeler
1:42endokrin sistem vücut çapında büyük ölçekli değişikliklere yol açar.
drives large-scale changes across the body: vücudun genelinde büyük ölçekli değişimleri tetiklemek
Burada drives, neden-sonuç bildiren soyut bir fiildir; meydana getirmek veya güçlü biçimde ilerletmek anlamına gelir. Endokrin sistem, değişimlerin arkasındaki güç olarak sunulur; bir aracı kullanmaktan söz edilmez. large-scale changes geniş kapsamlı ve önemli değişimlerdir; across the body ise etkilerin vücudun birçok bölümüne ulaştığını gösterir. Yeniden kullanılabilir kalıp drive + change/result şeklindedir: bir güç, süreç veya karar daha geniş bir sonucu etkin biçimde ortaya çıkarır.
Alıştırma
Hangi cümlede drive soyut bir neden-sonuç fiili olarak kullanılmıştır?
- Lower costs can drive large-scale changes across the industry.
- We went for a drive after lunch.
- Rosa can drive the delivery van across the city.
Cevabı göster
Lower costs can drive large-scale changes across the industry.
Take for instance the thyroid and the two hormones it produces, Anlatım akışı
1:47Örneğin tiroidi ve ürettiği iki hormonu ele alalım;
Take for instance: belirli bir örnek sunmak
Take for instance, konuşmacının genel bir fikirden somut bir örneğe geçtiğini gösterir. Bu cümlede tiroit bezi ve onun iki hormonu, daha geniş düşünceyi açıklamak için seçilen örnektir. Buradaki take, bir şeyi fiziksel olarak almak değil, ele almak anlamındadır. Yeniden kullanılabilir yapı Take for instance + isim öbeği şeklindedir ve dinleyicinin dikkatini ardından gelen örneğe yöneltir.
Alıştırma
Cümleyi, belirli bir örnek sunan ve bu derste geçen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: To see how one change can affect a whole community, ____ a town that opens a free health clinic.
Cevabı göster
take for instance
These hormones travel to most of the body's cells,
1:54Bu hormonlar vücudun hücrelerinin çoğuna giderler,
where they influence how quickly those cells use energy Dilbilgisi
1:57ve orada bu hücrelerin enerjiyi ne kadar hızlı kullandıklarını
Gömülü how yan cümleleri olarak how quickly ... ve how rapidly ...
how quickly those cells use energy ve how rapidly they work, birbirine paralel bağlanmış iki gömülü how yan cümlesidir. İkisi de influence fiilinden sonra gelir ve etkilenen iki hızı belirtir. Gömülü bir how yan cümlesinde bildirme cümlesi dizilişi kullanılır: how + zarf + özne + fiil. Bu nedenle cümlede those cells use ve they work vardır; doğrudan soru dizilişindeki do those cells use veya do they work yoktur.
Alıştırma
Hangi cümlede measures fiilinden sonra birbirine paralel iki gömülü how yan cümlesi doğru kullanılmıştır?
- The test measures how quickly the program starts and how smoothly it runs.
- The test measures how quickly does the program start and how smoothly does it run.
- The test measures how quickly starts the program and how smoothly runs it.
Cevabı göster
The test measures how quickly the program starts and how smoothly it runs.
In turn, that regulates everything from breathing rate to heartbeat, Anlatım akışı
2:03Buna karşılık, bu da nefes alma hızından kalp atışına,
Neden-sonuç zincirinin sonraki halkasını gösteren In turn
In turn, az önce belirtilen sonucun şimdi başka bir sonucun nedeni hâline geldiğini gösterir. Burada hücrelerin enerjiyi kullanma hızına yönelik önceki etki, ardından açıklanan düzenlemeye yol açar. Bu ifade, A'nın B'ye ve B'nin de kendi sırası geldiğinde C'ye neden olduğu bir zinciri takip etmeyi sağlar. Yalnızca olayların sırasını değil, aralarındaki mantıksal ilişkiyi düzenler.
Alıştırma
Hangi cümlede in turn, bir sonucun başka bir sonuca yol açtığını göstermek için kullanılmıştır?
- Exercise can improve sleep; in turn, better sleep can improve concentration.
- The lights went out, and then everyone left the room.
Cevabı göster
Exercise can improve sleep; in turn, better sleep can improve concentration.
Hormones also have some of their most visible and familiar effects Kalıp ifadeler
2:10Hormonlar ayrıca en görünür ve tanıdık etkilerinin bazılarını
have some of their most visible and familiar effects: en görünür ve bilinen etkilerinden bazılarını göstermek
have effects kalıbı “etki ya da sonuç doğurmak” anlamına gelir ve açıklayıcı veya bilimsel İngilizcede yaygındır. Bu cümlede Hormones özne, have fiil, some of their most visible and familiar effects ise nesnedir. some of their ... effects ifadesi, hormonların tüm etkilerinin içinden bir bölümünü seçer. visible kolayca fark edilen veya görülebilen, familiar ise yaygın olarak bilinen demektir. Bu niteleyiciler birlikte özellikle belirgin ve iyi bilinen etkileri vurgular; bunların mutlaka en önemli etkiler olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir ilacın fark edilebilir sonuçlar doğurduğunu doğal bir eşdizimle anlatan cümle hangisidir?
- The medicine makes visible effects within a week.
- The medicine has visible effects within a week.
- The medicine does visible effects within a week.
Cevabı göster
The medicine has visible effects within a week.
In men, puberty begins when the testes start secreting testosterone. Notlar
2:15Erkeklerde ergenlik, testislerin testosteron salgılamaya başlamasıyla başlar.
puberty begins when: başlangıç noktasını belirtmek
X begins when Y kalıbı, Y olayı gerçekleştiği anda X sürecinin başladığını anlatır. when ile başlayan bölüm, zaman bildiren bir zarf yan cümlesidir: kendi öznesi ve fiili vardır ve başlangıç noktasını belirtir. Bu cümlede X puberty, Y ise the testes start secreting testosterone bölümüdür. Aynı yapı bir yaşam evresinin, olayın veya işlemin başlangıcını gösterebilir; bağlama göre Y, başlangıcı tetikleyen olay olarak da anlaşılabilir.
Alıştırma
begins when + clause hedef kalıbını tek sözcükle tamamlayın: The lesson begins ____ the bell rings.
Cevabı göster
when
start secreting testosterone: biyolojide start + -ing
start secreting testosterone, “testosteron üretmeye ve salgılamaya başlamak” demektir. Burada start fiilinden sonra gelen -ing biçimindeki secreting, biyolojik bir sürecin başlangıcını gösterir. secrete fiili; bir bez, organ veya hücre bir madde üretip dışarı verdiğinde kullanılır. Yeniden kullanılabilecek kalıp start secreting + madde şeklindedir.
Alıştırma
Biyoloji cümlesini “üretmeye ve salgılamaya başlamak” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: After receiving the signal, the cells ____ insulin.
Cevabı göster
start secreting
That triggers the gradual development of the sexual organs, Kalıp ifadeler
2:20Bu, cinsel organların kademeli gelişimini tetikler,
That triggers the gradual development of...: nedeni sonuca bağlamak
That, az önce sözü edilen sürece, yani testislerin testosteron salgılamaya başlamasına gönderme yapar. Konuşanın bütün nedeni tekrarlamadan yeni sonucu önceki cümleye bağlamasını sağlar. triggers the gradual development of..., “... unsurunun yavaşça geliştiği bir süreci başlatır” demektir. trigger bir nedeni süreci başlatan olay olarak sunarken gradual sonucun zaman içinde ortaya çıktığını gösterir. Yeniden kullanılabilecek çerçeve X triggers the gradual development of Y şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi hedef neden-sonuç ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Early funding ____ a network of local clinics.
Cevabı göster
triggered the gradual development of
makes facial hair sprout: make + nesne + fiilin yalın hâli
makes facial hair sprout ifadesinde makes’ten sonra facial hair nesnesi ve sprout fiilinin yalın hâli gelir. Bu, bir şeyin yüz kıllarının çıkmaya başlamasını sağladığı anlamına gelir. Etken çatıda ettirgen make kullanıldığında nesneden sonraki fiil yalın hâlde kalır: make + object + bare verb. Burada to eklenmez.
Alıştırma
laugh fiilini doğru biçimde kullanın: The funny video made the children ____.
Cevabı göster
laugh
and causes the voice to deepen and height to increase. Dilbilgisi
2:25sesin kalınlaşmasına ve boyun uzamasına neden olur.
causes the voice to deepen and height to increase: paralel cause + nesne + to + fiil grupları
causes the voice to deepen and height to increase ifadesinde causes, ‘neden olur’ anlamına gelir ve iki sonuç grubunu yönetir: the voice to deepen ve height to increase. Her grupta bir nesneden sonra to + fiilin yalın hâli gelir. İkinci grupta causes tekrarlanmaz. Ortak kullanılan tek bir ettirgen fiil, iki paralel sonucu tanıtır ve neden-sonuç anlatımını daha kısa hâle getirir.
Alıştırma
fall ve increase fiillerini doğru biçimlerde kullanın: The policy caused costs ____ and demand ____.
Cevabı göster
to fall · to increase
In women, estrogen secreted from the ovaries signals the start of adulthood. Notlar
2:29Kadınlarda, yumurtalıklardan salgılanan östrojen yetişkinliğin başlangıcının sinyalini verir.
estrogen sonrasında kısaltılmış niteleyici olarak secreted from the ovaries
Burada secreted from the ovaries, estrogen sözcüğünü niteler. Bu, estrogen that is secreted from the ovaries şeklinde açılabilen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir. Estrogen eyleme maruz kaldığı için secreted geçmiş zaman ortacıdır. Bu ifade ana yüklem değildir. Tam özne estrogen secreted from the ovaries, cümlenin ana fiili ise signals sözcüğüdür. İsim + geçmiş zaman ortacı grubu biçimindeki bu kısa yapı, bilimsel ve bilgilendirici metinlerde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle bir isimden sonra geçmiş zaman ortacı grubunu doğru kullanırken ayrı bir ana fiili de korur?
- The medicine was developed by the team passed the safety test.
- The medicine developing by the team passed the safety test.
- The medicine developed by the team passed the safety test.
Cevabı göster
The medicine developed by the team passed the safety test.
signals the start of adulthood: bir aşamanın başlangıcını belirtmek
Burada signals, “başlangıcını gösterir” ya da “işaret eder” anlamındadır. Hormonun varlığı, yetişkinliğin başladığına dair bir belirti olarak sunulur; fiil, yetişkinliği doğrudan ve tek başına bu hormonun oluşturduğu anlamına gelmez. signal(s) the start of + isim kalıbı, başlayan aşama, olay veya sürecin adını belirtir. Olgusal açıklamalarda kullanışlıdır: X signals the start of Y.
Alıştırma
Cümleyi signal the start of kalıbının tam biçimiyle ve fiilin doğru çekimiyle tamamlayın: The opening bell ____ the school day.
Cevabı göster
signals the start of
preparing the body for menstruation or pregnancy. Dilbilgisi
2:39vücudu adet görmeye veya hamileliğe hazırlar.
preparing the body for...: sonuç bildiren cümle sonu -ing yapısı
Virgülden sonraki preparing the body for menstruation or pregnancy şeklindeki -ing yapısı, önceki eylemlerin sonucunu veya işlevini ekler. Burada bu değişiklikler, vücudun adet görmeye ya da gebeliğe hazırlanmasına yardımcı olur. Preparing, helps, makes ve thickens ile aynı sırada yer alan yeni bir çekimli fiil değildir. Ana cümleye bağlı bir ortaç yan cümlesidir. prepare A for B kalıbı, A’yı B’ye hazır hâle getirmek anlamına gelir.
Alıştırma
İlk eylemin sonucunu göstermek için cümle sonundaki -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- Warm-ups raise body temperature, prepare the muscles for exercise.
- Warm-ups raise body temperature, and preparing the muscles for exercise.
- Warm-ups raise body temperature, preparing the muscles for exercise.
Cevabı göster
Warm-ups raise body temperature, preparing the muscles for exercise.
An enduring misconception around the endocrine system Anlatım akışı
2:43Endokrin sistem etrafındaki kalıcı bir yanılgı
is that there are exclusively male and female hormones. Kelime
2:46sadece erkek ve kadınlara özgü hormonların olduğudur.
An enduring misconception around... is that...: bir argüman kalıbı
An enduring misconception around X is that Y kalıbı, konuşan ya da yazan kişinin birazdan düzelteceği yanlış bir inanışı ortaya koyar. Enduring bu inanışın uzun süredir devam ettiğini, that ile başlayan yan cümle ise yanlış inanışın tam olarak ne olduğunu belirtir. Bu kalıp, bir argümandaki bilgileri düzenler: önce yanlış kanı belirtilir, ardından kanıt veya daha açık bir açıklama verilir. Around burada fiziksel olarak bir şeyin çevresinde olmayı değil, «hakkında» anlamını taşır.
Alıştırma
Yanlış inanışı tanıtan kalıbı tamamlayın: A common misconception about bats ____ they are blind.
Cevabı göster
is that
exclusively male and female hormones: tam bir sınırlama
Burada exclusively, “yalnızca, bu sınırın dışında hiçbir şey olmadan” anlamına gelir. İddiadaki tek hormon kategorilerinin male ve female olduğunu belirtir; sanki hormonlar birbiriyle hiç örtüşmeyen, cinsiyete özgü iki gruba ayrılabilirmiş gibi. Çevredeki anlatım bu mutlak ayrımı nihai gerçek olarak değil, yanlış bir kanı olarak sunar. Genel olarak exclusively, nitelediği ifadenin kapsamını daraltır ve tüm alternatifleri dışlar.
Alıştırma
Bir müze odası yalnızca personele açıktır. Hangi cümle bu tam kısıtlamayı doğru biçimde ifade eder?
- The room is mainly for staff.
- The room is exclusively for staff.
- Staff sometimes use the room.
Cevabı göster
The room is exclusively for staff.
In fact, men and women have estrogen and testosterone, Anlatım akışı
2:50Aslında, erkeklerin ve kadınların hem östrojeni hem de testosteronu vardır,
In fact: bir düzeltmenin geleceğini bildirmek
In fact, yanlış veya eksik bir düşünceden sonra daha doğru bir gerçeğin geleceğini bildiren bir söylem belirtecidir. Burada açıklamayı yalnızca erkek ve kadın hormonları olduğu iddiasından, bu iddiayı düzelten gerçeğe taşır: hem erkeklerde hem de kadınlarda östrojen ve testosteron bulunur. Cümlenin başındaki In fact, yeni bilginin önceki bilgiyle nasıl ilişkili olduğunu dinleyiciye gösterir: onu düzeltir, açıklığa kavuşturur veya güçlü biçimde doğrular. Yalnızca “işte başka bir gerçek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Örnekte In fact, dinleyiciye sırada ne beklemesi gerektiğini bildirir?
- Önceki düşünceyle bağlantısı olmayan bir gerçek
- Önceki düşünceyi düzelten daha doğru bir ifade
- Zaman sırasına göre ilerleyen bir olay dizisi
Cevabı göster
Önceki düşünceyi düzelten daha doğru bir ifade
just in different amounts: farkı miktarla sınırlamak
Burada just “yalnızca” anlamına gelir ve iddiayı daraltır: İki şey tamamen farklı değildir; fark yalnızca miktarla sınırlıdır. In different amounts tam olarak neyin farklı olduğunu belirtir. Her ikisinde de aynı madde veya özelliğin bulunduğu ortak düşünceyi korurken birinde daha fazla ya da daha az olduğunu söyler.
Alıştırma
Farkı miktarla sınırlayan tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: Both soups contain salt, ____.
Cevabı göster
just in different amounts
Both hormones play a role in pregnancy as well, Kalıp ifadeler
2:56Her iki hormon da hamilelikte de rol oynar,
play a role in ... as well: katkıda bulunan başka bir etken eklemek
Play a role in, “bir süreç ya da sonuca katkıda bulunmak veya onu etkilemek” anlamına gelir. Hamilelik gibi soyut bir süreçte play, sahnede rol yapmak anlamında değildir. İfade, hormonların bu süreçte bir işlevi olduğunu söyler; tek neden olduklarını söylemez. As well “de/da, ayrıca” anlamına gelir ve genellikle cümlenin sonuna yakın bulunur. Bu bilgiyi bir ek olarak sunar: Hamilelik, hormonların işlev gördüğü başka bir bağlamdır.
Alıştırma
Uykunun öğrenmeyi desteklediğini zaten biliyoruz. Başka bir etken eklemek için hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: Good lighting can ____ learning ____.
Cevabı göster
play a role in · as well
alongside more than 10 other hormones: birlikte yer alan unsurları eklemek
Bu cümlede alongside more than 10 other hormones, daha önce sözü edilen iki hormona birlikte rol oynayan başka hormonları ekler. Burada alongside “birlikte” anlamına gelir; other ise bunların ek hormonlar olduğunu gösterir. Bu ifade, iki hormonun tek başına etki etmediğini de gösterir. More than 10, 10’dan büyük bir sayı demektir; tam sayıyla sayılan öğelerde en az 11 anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “...den fazla kişiyle birlikte” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The lead engineer worked ____ thirty technicians.
Cevabı göster
alongside more than
ensure..., enable... ve help...: paralel bir işlev listesi
Vurgulanan sözcükler üç eş görevli fiil öbeği oluşturur: ensure the growth of the fetus, enable birth ve help the mother feed her child. Hepsi özne olarak aynı ilgi zamiri that’i paylaşır; bu nedenle cümle her işlevden önce özneyi tekrarlamaz. Her öğeye bir fiille başlamak paralel yapı oluşturur. Böylece uzun bir işlev listesi kısa ve kolay anlaşılır hâle gelir. Ayrıca help, bir nesne ve ardından fiilin yalın hâlini alır: help the mother feed.
Alıştırma
Hangi cümle, cihazın işlevlerini üç paralel fiil öbeğiyle sıralar?
- The device measures temperature, airflow control, and helps the room stay comfortable.
- The device measures temperature, controls airflow, and helps the room stay comfortable.
- The device measures temperature, controls airflow, and keeping the room comfortable.
Cevabı göster
The device measures temperature, controls airflow, and helps the room stay comfortable.
are also associated with fluctuations in mood. Kalıp ifadeler
3:09aynı zamanda ruh hali dalgalanmalarıyla da ilişkilidir.
Önceki bilgiye gönderme yapan Such periods of hormonal change
Such periods of hormonal change ifadesindeki such, “az önce sözü edilen türden” anlamına gelir. Ergenlik ve hamilelik gibi daha önce verilen örneklere gönderme yapar ve onları tek bir kategoride toplar. Bu such + çoğul isim yapısı, önceki bilgiyi bir sonraki ifadenin konusu hâline getirir. Her örneği tekrar etmeden açıklamayı bağlantılı tutmanın yaygın bir yoludur.
Alıştırma
“Puberty and pregnancy involve major hormone shifts. Such periods of hormonal change may affect mood,” İngilizce bölümünde Such periods of hormonal change neye gönderme yapar?
- Such adlı tek bir hormon
- Daha sonra söz edilecek ruh hâli değişimleri
- Ergenlik ve hamilelik dâhil, daha önce sözü edilen dönemler
Cevabı göster
Ergenlik ve hamilelik dâhil, daha önce sözü edilen dönemler
associated with fluctuations in mood: neden değil, ilişki
Be associated with, “bir şeyle bağlantısı olmak” anlamına gelir. Tam cümlede hormonal değişim dönemlerinin fluctuations in mood ile, yani ruh hâlinin tekrar tekrar değişmesi veya iniş çıkış göstermesiyle bağlantılı olduğu belirtilir. Bu ifade kanıtlanmış bir nedeni değil, bir ilişkiyi bildirir. A is associated with B tek başına A’nın B’ye doğrudan neden olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Şu İngilizce cümlenin yorumunu değerlendirin: “Irregular sleep schedules are associated with fluctuations in daytime energy.” Bu cümle, düzensiz uyku saatlerinin enerjideki her değişime doğrudan neden olduğunu kanıtlar.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
That's because hormones can influence the production of certain chemicals in the brain, Anlatım akışı
3:13Bunun nedeni, hormonların beyindeki bazı kimyasalların üretimine etki edebilmesidir,
That's because: önceki bir ifadeyi açıklamak
That's because, hemen önce söylenen bir şeyin nedenini açıklar. Bu cümlede that, daha önce belirtilen hormonal değişimler ile ruh hâli dalgalanmaları arasındaki ilişkiye gönderme yapar; because ile başlayan yan cümle ise açıklamayı verir. Bu kalıpla bilgiyi önce sonuç ya da gözlem, sonra neden şeklinde düzenleyebilirsin: X. That's because Y.
Alıştırma
İkinci cümleyi, ilk cümleye gönderme yapan bu dersteki iki sözcüklü bağlayıcıyla tamamla: The sidewalk is wet. ____ it rained last night.
Cevabı göster
That's because
When chemical levels shift: bir koşul veya zaman çerçevesi kurmak
When chemical levels shift sözleri, when ile başlayan bağımlı bir yan cümle oluşturur. Önce zamanı ya da tekrarlanan koşulu kurar; ana cümle daha sonra bu koşulda ne olabileceğini belirtir. Bilimsel açıklamalarda bu yapı, bilgiyi önce koşul veya durum, ardından sonuç gelecek şekilde düzenler. Buradaki may, ruh hâli değişikliğinin kesin değil, olası olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle sıcaklık düşüşünü olası bir sonuca zemin hazırlayan durum olarak en iyi biçimde sunar?
- The material may become brittle because the temperature drops.
- If the temperature dropped, the material might become brittle.
- When the temperature drops, the material may become brittle.
Cevabı göster
When the temperature drops, the material may become brittle.
But that's not to say that hormones have unlimited power over us. Notlar
3:23Ancak bu, hormonların üzerimizde sınırsız güce sahip olduğu anlamına gelmez.
But that's not to say that: aşırı bir çıkarımı sınırlamak
That's not to say that, konuşanın dışlamak istediği bir sonucu ifade eder. Burada hormonlar bizi etkileyebilir, ancak bu durum onların bizi hiçbir sınır olmadan kontrol ettiği yönündeki daha güçlü iddiayı haklı çıkarmaz. Bu yapı önceki düşünceyi geçerli tutar, fakat ondan çıkarılabilecek sonucun sınırını daraltır: X is true, but that's not to say that Y.
Alıştırma
Cümleyi “bu, şu anlama gelmez” anlamındaki sabit açıklama ifadesiyle tamamlayın: Exercise helps, but ____ rest is unimportant.
Cevabı göster
that's not to say that
have unlimited power over us: tam kontrolü anlatan bir mecaz
Bir kişi veya şey üzerinde have power over denmesi, onu kontrol etmek veya ne yaptığını güçlü biçimde belirlemek anlamına gelir. Unlimited, iddiayı mutlak hâle getirir: bu kontrolün hiçbir sınırı olmazdı. Burada power, elektrik veya fiziksel enerji değil, kontrol anlamında kullanılan bir mecazdır. Cümle, hormonların insanları tamamen kontrol ettiği yönündeki aşırı düşünceyi reddeder.
Alıştırma
Cümlede have unlimited power over us ne anlama gelir?
- Bize sonsuz miktarda elektrik sağlamak
- Bizi hiçbir sınır olmadan tamamen kontrol etmek
- Bize daha fazla fiziksel enerji vermek
Cevabı göster
Bizi hiçbir sınır olmadan tamamen kontrol etmek
They're frequently viewed as the main drivers of our behavior, Deyimler
3:28Sıklıkla davranışımızın ana itici güçleri olarak görülürler,
the main drivers of our behavior: temel neden anlamındaki drivers
the main drivers of our behavior ifadesindeki drivers, insanların yaptıklarını güçlü biçimde ortaya çıkaran veya şekillendiren güçler ya da etkenler için kullanılan bir benzetmedir. Araç kullanan kişiler anlamına gelmez. Bazı etkenleri the main drivers olarak adlandırmak, onları en önemli nedenler olarak sunar; ancak onların tek neden olduğunu söylemek zorunda değildir.
Alıştırma
the main drivers of our behavior ifadesindeki drivers ne anlama gelir?
- Bir şeyi güçlü biçimde ortaya çıkaran veya şekillendiren etkenler
- Araç kullanan kişiler
- Trafiği düzenleyen kurallar
Cevabı göster
Bir şeyi güçlü biçimde ortaya çıkaran veya şekillendiren etkenler
making us slaves to their effects: güçlü bir kontrol benzetmesi
Burada -ing yapılı making us slaves to their effects yan cümlesi, önceki düşüncenin yol açtığı iddia edilen sonucu ekler: daha önce söz edilen etkiler nasıl davrandığımızı kontrol edecektir. Slaves to, bir şey seçimlerinizi kontrol ettiği için çok az özgürlüğe sahip olmayı anlatan güçlü bir benzetmedir. Gerçek anlamda köleleştirmeyi ifade etmez.
Alıştırma
Bu cümlede making us slaves to their effects ne anlatıyor?
- Bu etkileri incelemeleri için insanları işe alıyoruz.
- Bu etkiler zayıf ve görmezden gelinmesi kolay.
- Bu etkiler tarafından neredeyse tamamen kontrol ediliyoruz.
Cevabı göster
Bu etkiler tarafından neredeyse tamamen kontrol ediliyoruz.
But research shows that our behavior is collectively shaped Notlar
3:35Ancak araştırmalar, davranışlarımızın kolektif olarak şekillendiğini gösteriyor
research shows that: araştırma kanıtı sunmak
Research shows that, ardından gelen iddiayı araştırmalarla desteklenen bir sonuç olarak sunar. That ile başlayan yan cümle, kanıtların neyi gösterdiğini belirtir. Burada But, önceki bir düşünceden kanıta geçişi işaret eder. Bu kalıp, bir iddia veya varsayımdan araştırmaya dayalı desteğe geçerek açıklamayı düzenler.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı? Hiç araştırma kanıtınız olmasa bile kişisel bir tahmin için research shows that kullanabilirsiniz.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
is collectively shaped by a variety of: çeşitli etkilerle birlikte şekillenmek
Is shaped by, “tarafından oluşturulur veya etkilenir” anlamına gelen edilgen bir yapıdır. Edilgen yapı, our behavior ifadesini konu olarak önde tutar ve etki kaynaklarını by sözcüğünden sonra verir. Collectively, etkilerin birlikte çalıştığını; a variety of ise birkaç farklı tür bulunduğunu anlatır. İfadenin bütünü, davranışın tek bir güç tarafından tamamen kontrol edilmediğini, birçok etkenin katkısıyla geliştiğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “birkaç farklı etkinin birlikte çalışmasıyla oluşur” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: A child's confidence ____ experiences at home, at school, and with friends.
Cevabı göster
is collectively shaped by a variety of
is to regulate our bodily processes, not control: bir işlevi tanımlama ve sınır koyma
X's primary function is to + fiilin yalın hâli yapısı, X'in temel rolünü tanımlar. Burada is to regulate, düzenlemeyi endokrin sistemin ana işlevi olarak sunar. not control us düzeltici bir karşıtlık kurar: bu role ilişkin daha güçlü bir yorumu reddeder. Bu paralel yapıda ikinci to atılabilir; dolayısıyla tam mantık is to regulate ..., not (to) control ... şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi is to ve prevent fiiliyle tamamlayın: The purpose of the safety rail ____ falls, not limit movement.
Cevabı göster
is to prevent
can disrupt that regulatory function: normal işleyişi aksatma
disrupt, var olan bir etkinliğin veya sistemin normal ve düzenli biçimde devam etmesini engelleyecek şekilde müdahale etmek demektir. can disrupt ifadesindeki can, kesin bir sonucu değil, olası bir etkiyi belirtir. that regulatory function, daha önce sözü edilen belirli bir işleve, yani bedensel süreçleri düzenleme işlevine gönderme yapar. Bu ifade, normal düzenlemenin bozulabileceğini resmî ve kısa bir biçimde anlatır.
Alıştırma
'A small software bug can disrupt the app's payment function,' cümlesinde disrupt ne anlama gelir?
- işlevi ilk kez oluşturmak
- işlevin nasıl çalıştığını açıklamak
- işlevin normal çalışmasını aksatmak
Cevabı göster
işlevin normal çalışmasını aksatmak
however, altering the quantity of hormones that glands secrete Dilbilgisi
3:58bezlerin salgıladığı hormon miktarını değiştirerek
altering ... or changing ...: paralel -ing öbekleri
altering ve changing ile başlayan öbekler, or ile bağlanan paralel -ing öbekleridir. İkisi de aynı yapıyı izler: -ing biçimindeki fiil + nesne. Tam cümlede bu öbekler önceki disrupt fiiline bağlıdır ve bozulmanın hangi belirli yollarla gerçekleşebileceğini açıklar: bezlerin salgıladığı hormon miktarını veya hücrelerin tepki verme biçimini değiştirerek. Yeni bir bağımsız cümlecik başlatmazlar.
Alıştırma
Tam cümlede iki paralel -ing öbeği neyi açıklıyor?
- Her biri kendi öznesine sahip iki yeni ana eylem başlatırlar.
- Daha önce sözü edilen bozulmanın gerçekleşebileceği belirli yolları açıklarlar.
- İki değişikliğin bozulmadan önce gerçekleştiğini gösterirler.
Cevabı göster
Daha önce sözü edilen bozulmanın gerçekleşebileceği belirli yolları açıklarlar.
Diabetes is one of the most common hormonal disorders, Dilbilgisi
4:04Diyabet, en yaygın hormonal bozukluklardan biridir,
one of the most common + çoğul isim
One of the most common hormonal disorders, “en yaygın hormonal bozukluklardan oluşan grubun bir üyesi” anlamına gelir. Bu ifade diyabetin çok yaygın olduğunu söyler; onun tek ve en yaygın bozukluk olduğunu söylemez. Yapı one of the + en üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul sayılabilir isim biçimindedir. Bu nedenle disorders çoğuldur, ancak ana fiil tekildir: Diabetes is.
Alıştırma
Cümleyi one of the + en üstünlük derecesi + çoğul isim yapısıyla tamamlayın: Diabetes is ____ common hormonal disorders.
Cevabı göster
one of the most
occurring when the pancreas secretes too little insulin, Dilbilgisi
4:07pankreas kan şekeri seviyelerini yöneten bir hormon olan
occurring when: ortaç yan cümlesiyle gerçekleşme koşulu eklemek
Burada occurring when, hastalığın ortaya çıktığı koşulu belirtir. -ing yan cümlesi bu parçadan hemen önce anılan isme ek bilgi verir; tam bir ilgi cümlesiyle ifade edilse which occurs when the pancreas secretes too little insulin olurdu. Bu kısaltılmış ortaç yapısı tanımlarda yaygındır: önce durum veya olay adlandırılır, ardından ne zaman gerçekleştiğini belirtmek için occurring when + yan cümle kullanılır.
Alıştırma
Bir sorunun hangi koşulda ortaya çıktığını eklemek için -ing yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The false alarm is a rare problem, occurs when the sensor gets wet.
- The false alarm is a rare problem, occurring when the sensor gets wet.
- The false alarm is a rare problem, occur when the sensor gets wet.
Cevabı göster
The false alarm is a rare problem, occurring when the sensor gets wet.
a hormone that manages blood sugar levels, Kalıp ifadeler
4:11insülini çok az salgıladığında ortaya çıkar,
manages blood sugar levels: manage fiilinin düzenlemek anlamı
Bu tıbbi açıklamada manages, düzenler veya kontrol eder anlamına gelir. Hormon, kan şekeri düzeylerinin uygun bir aralıkta tutulmasına yardımcı olur; burada manage insanları yönetmek anlamında değildir. manage + isim kalıbı bir düzeyi, süreci, kaynağı veya riski kontrol etmeyi anlatabilir. İsim, neyin düzenlendiğini belirtir.
Alıştırma
This hormone manages blood sugar levels cümlesinde manages ne anlama gelir?
- düzenler ve kontrol eder
- bir çalışan grubunu yönetir
- zor bir şeyi yapmayı başarır
Cevabı göster
düzenler ve kontrol eder
hypo- and hyperthyroidism: zıt tıbbi ön ekler
Tıbbi terimlerde hypo- normalin altında veya yetersiz, hyper- ise normalin üzerinde veya aşırı anlamına gelir. Hypothyroidism tiroidin az çalışmasıyla, hyperthyroidism ise tiroidin fazla çalışmasıyla ilgili bir durumdur. hypo- and hyperthyroidism şeklindeki kısa ifade -thyroidism sonunu ortak kullanır. Açılmış biçimi hypothyroidism and hyperthyroidism olur. hypo- sonundaki kısa çizgi, bunun ortak sonla birleşmeyi bekleyen bir ön ek olduğunu ve gelişigüzel bir kısaltma olmadığını gösterir.
Alıştırma
Bir sağlık kılavuzunda hypoglycemia ve hyperglycemia terimleri kullanılıyor. Hangi yorum doğrudur?
- İki terim de kan şekerinin normal olduğu anlamına gelir.
- Hypoglycemia yüksek kan şekeri, hyperglycemia ise düşük kan şekeri demektir.
- Hypoglycemia düşük kan şekeri, hyperglycemia ise yüksek kan şekeri demektir.
Cevabı göster
Hypoglycemia düşük kan şekeri, hyperglycemia ise yüksek kan şekeri demektir.
makes too little or too much thyroid hormone: uygun aralığın dışındaki miktar
too little or too much + sayılamayan isim yapısı, uygun miktarın altında veya üstünde olmak üzere iki zıt miktar sorununu gösterir. Burada thyroid hormone bir madde veya toplam miktar olarak ele alındığından little ve much doğal miktar belirleyicileridir; makes burada “üretir” anlamındadır. Too, miktarın kabul edilebilir veya sağlıklı bir sınırı aştığı anlamını katar. İfade yalnızca küçük ya da büyük bir miktarı anlatmaz; miktarın uygunsuz olduğuna dair bir değerlendirme yapar.
Alıştırma
Cümleyi önce güvenli miktarın altını, sonra üstünü anlatan beş sözcüklük İngilizce yapıyla tamamlayın: A plant can be harmed by ____ water.
Cevabı göster
too little or too much
results in a slowed heart rate: result in ile nedenden sonuca
Result in, neden olmak veya bir sonuç doğurmak anlamına gelir. Özne nedeni, in sonrasındaki isim öbeği ise sonucu belirtir. Burada that, tiroid hormonunun çok az olmasını ifade eder; kalp atış hızının yavaşlaması, yorgunluk ve depresyon da sonuçlardır. Neden A'dan sonuç B'ye açıkça geçmek için A results in B kalıbını kullanın.
Alıştırma
Nedenden sonuca giden cümleyi result in ile tamamlayın: A software error can ____ lost data.
Cevabı göster
result in
weight loss, sleeplessness, and irritability.
4:30kilo kaybına, uykusuzluğa ve sinirliliğe neden olur.
the endocrine system manages to keep our bodies in a state of balance. Kalıp ifadeler
4:34endokrin sistem vücudumuzu bir denge durumunda tutmayı başarır.
manages to keep ... in a state of balance: bir durumu korumayı başarmak
Manage to + fiil, bir şeyi yapmayı başarmak anlamına gelir ve genellikle başarının kendiliğinden olmadığı durumlarda kullanılır. Bu cümlede manages to keep, endokrin sistemin vücudun dengesini genellikle başarıyla koruduğunu ifade eder. Keep + nesne + in a state of + isim, nesnenin o durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. Burada our bodies nesnedir; in a state of balance ise korunan durumu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi manage to keep yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Despite the strong wind, the pilot ____ the plane on course.
Cevabı göster
managed to keep
ultimately help us become who we are: sonunda bugünkü hâlimize gelmemize yardım etmek
help us become yapısında help fiilinden sonra us nesnesi ve become fiilinin yalın biçimi gelir. help + biri + fiilin yalın biçimi yapısı, o kişinin değişmesine veya bir şey yapmasına yardımcı olmak anlamına gelir; help us to become yapısı da dil bilgisi açısından doğrudur. who we are, become fiilinden sonra gelen gömülü bir yan cümleciktir. Doğrudan bir soru değil, kimliğimizi ve nasıl insanlar olduğumuzu ifade eder. Ultimately, bu şekillenmenin sonucunun en sonunda ortaya çıktığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi help + us + become yapısıyla tamamlayın: Patient coaches ____ more confident speakers.
Cevabı göster
help us become
If you want to learn more about the ins and outs of the human body, Deyimler
4:45İnsan vücudunun ayrıntıları hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız,
the ins and outs of: bir şeyin ayrıntıları ve işleyişi
the ins and outs of something ifadesi, bir şeyin önemli ayrıntılarını, pratik işleyişini ve daha az belirgin yönlerini anlatan bir deyimdir. Burada insan vücudunun gerçek anlamda içini ve dışını değil, nasıl çalıştığını ayrıntılı biçimde öğrenmek anlamına gelir. Yaygın yapı the ins and outs of + konu şeklindedir ve çoğunlukla learn, know, understand ya da explain fiillerinden sonra gelir. Bir konu hakkında kapsamlı ve pratik bilgi sahibi olmayı ifade eder.
Alıştırma
Bu cümledeki deyim ne anlama geliyor? Nina knows the ins and outs of the school play.
- Oyunun yalnızca iyi ve kötü kısımlarını biliyor.
- Okul oyununun önemli ayrıntılarını ve nasıl yürüdüğünü biliyor.
- İnsanların tiyatroya nereden girip çıktığını biliyor.
Cevabı göster
Okul oyununun önemli ayrıntılarını ve nasıl yürüdüğünü biliyor.
to keep your finger on the pulse: gelişmeleri yakından takip etmek
Keep your finger on the pulse, “neler olduğunu sürekli bilmek ve yeni değişimleri fark etmek” anlamına gelen bir deyimdir. Bu imge, nabzı parmakla hissetmekten gelir; ancak burada kimse gerçekten kalp atışını kontrol etmiyor. Bu cümlede to keep... amaç bildiren bir mastar yapısıdır: kanala abone olmak, izleyicilerin güncel kalmasına yardımcı olur. Bir sektör, topluluk veya kamuoyu gibi bir konudan söz ederken keep your finger on the pulse of something yapısı da kullanılabilir.
Alıştırma
“En son değişimleri sürekli takip etmek” anlamındaki deyimle cümleyi tamamlayın: Our reporters talk to local residents every day to ____ of the city.
Cevabı göster
keep their finger on the pulse