Portekiz'de Yılda 1,6 Milyon Ton Kağıt Nasıl Üretiliyor | Big Business: İngilizce çalışma notları
Business Insider
Video özeti: Okaliptüsün fidanlıktan kâğıda uzanan yolunu, yangın önlemeyi ve atık odun enerjisini izleyin. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. will be transformed — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: malzemenin değişimine odaklanan gelecek edilgenini tanıyın; planlanan süreçler ve sonuçlar için kullanın. 2. make sure everything goes smoothly. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: işlem veya planın sorunsuz ilerlediğini doğrulamak için make sure + yan cümle ve go smoothly kullanın. 3. going up in flames — Deyimler ve mecazlı ifadeler: ormanın ateşte yok olması anlamını ve bir plan, iş ya da umudun bütünüyle başarısız olmasıyla ilgili mecazı ayırt edin.
Bu derste
These trees will be transformed into giant reams of paper. Notlar
0:02Bu ağaçlar dev kâğıt rulolarına dönüştürülecek.
will be transformed: gelecek zamanda edilgen yapı
Will be transformed, gelecek zamanda edilgen bir yapıdır: will + be + geçmiş zaman ortacı. Özne olan these trees eylemden etkilenir. Cümle, onları kimin değiştirdiğine değil, ağaçların gelecekte geçireceği değişime odaklanır. Transform into yapısında into'dan sonraki bölüm yeni biçimi veya sonucu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi transform fiilinin gelecek zamanda edilgen biçimiyle tamamlayın: The old warehouse ____ into apartments next year.
Cevabı göster
will be transformed
reams of paper: ölçülü bir kâğıt miktarı
Ream, ölçülü bir yaprak kâğıt miktarıdır ve modern ofis malzemeleri kullanımında genellikle 500 yapraktan oluşur. Reams of paper, bu tür birden fazla miktarı anlatan çoğul ifadedir. Bu cümlede giant, miktara endüstriyel bir ölçek kazandırır. Ream yine de kâğıda özgü bir terimdir; genel olarak çok anlamına gelen bir sözcük değildir.
Alıştırma
Bir ofis malzemeleri siparişinde five reams of paper büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Beş mürekkep kabı
- Beş ayrı kâğıt yaprağı
- Standart miktarda yaprak içeren beş kâğıt paketi
Cevabı göster
Standart miktarda yaprak içeren beş kâğıt paketi
The Navigator company is Europe's largest manufacturer of printing and writing paper. Kelime
0:07Navigator, Avrupa'nın en büyük baskı ve yazı kâğıdı üreticisidir.
Bir ürün kategorisi olarak printing and writing paper
Bu cümlede printing and writing paper, baskı ve yazı için üretilen kâğıdı ifade eden birleşik bir sektör terimidir. Hem printing hem de writing, paper sözcüğünün kullanım amaçlarını açıklar. -ing biçimindeki sözcükler eylem bildirmek yerine isim öbeği içinde niteleyici olarak görev yapar. İş veya üretim raporlarında bütün ifade bir ürün kategorisinin adıdır.
Alıştırma
Cümlede printing and writing paper neyi ifade eder?
- basılı ve el yazısı metin içeren bir şirket belgesi
- baskı ve yazı için tasarlanmış kâğıt ürünleri
- tek bir kâğıt üzerinde baskı yapma ve yazı yazma eylemleri
Cevabı göster
baskı ve yazı için tasarlanmış kâğıt ürünleri
Yıllık oran için miktar + a year yapısı
Burada 1.6 million tons üretim miktarını, a year ise oranın zaman dönemini belirtir. İfade, şirketin bu miktarı her yıl ürettiği anlamına gelir ve 1.6 million tons per year ile eşdeğerdir. Bir miktardan sonra gelen a + zaman birimi genellikle bir oran belirtir: twice a day, 500 dollars a month veya 20,000 units a year. Bu kalıpta a tanımlığı, belirtilmemiş bir yıl değil per anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi a ile başlayan ve “per year” anlamına gelen oran ifadesiyle tamamlayın: The plant produces 900,000 tons ____.
Cevabı göster
a year
Most of the pulp comes from eucalyptus trees in Portugal. Kelime
0:15Kâğıt hamurunun büyük kısmı Portekiz'deki okaliptüs ağaçlarından geliyor.
kâğıt üretiminde pulp
Kâğıt üretiminde pulp, ayrıştırılmış bitki liflerinden oluşan, genellikle odundan üretilen ve kâğıdın ham maddesi olarak kullanılan ıslak bir kütledir. Burada özellikle okaliptüs ağaçlarından yapılan odun hamurunu ifade eder. Çevredeki üretim bağlamı bu endüstriyel anlamı seçtirir; bu nedenle pulp burada meyvenin yumuşak eti olarak anlaşılmamalıdır.
Alıştırma
“The mill presses the wet pulp into sheets,” cümlesinde pulp ne anlama gelir?
- Bir meyvenin içindeki yumuşak kısım
- Bitmiş bir kâğıt yığını
- Kâğıt yapmak için kullanılan ıslak bitki lifi kütlesi
Cevabı göster
Kâğıt yapmak için kullanılan ıslak bitki lifi kütlesi
But summer wildfires threaten the forest.
0:19Ancak yaz aylarındaki orman yangınları ormanı tehdit ediyor.
and one of their paper mills to see how Navigator is turning this into this. Kalıp ifadeler
0:25ve Navigator'ın bunu nasıl buna dönüştürdüğünü görmek için kâğıt fabrikalarından birini ziyaret ettik.
turning this into this: turn A into B kalıbı
Turn A into B, A’yı dönüştürmek veya işleyerek sonuçta B hâline getirmek demektir. A başlangıçtaki şeyi ya da durumu, B ise onun dönüştüğü şeyi belirtir. turning this into this ifadesinde iki this, ekranda görülen farklı şeylere, yani ham maddeye ve bitmiş kâğıda işaret eder. Tam olarak neyi gösterdikleri görüntüden anlaşılır; ancak into yine de başlangıçtan sonuca geçişi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi turn A into B kullanarak tamamlayın: The factory can ____ discarded bottles ____ new fabric.
Cevabı göster
turn · into
Navigator scientists have been genetically enhancing a type of eucalyptus tree.
0:34Navigator bilim insanları bir okaliptüs türünü genetik olarak geliştiriyor.
For the past 30 years ... have been genetically enhancing
For the past 30 years, 30 yıl önce başlayıp günümüze ulaşan bir süreyi belirtir. Şimdiki zamana bağlı devam eden eylemi gösteren have been ... enhancing yapısı, araştırmayı yalnızca tamamlanmış bir geçmiş olay olarak değil, hâlâ süren bir süreç olarak sunar. Bir faaliyetin geçmişte başlayıp bugüne kadar ne kadar süredir devam ettiğini vurgulamak için for the past + süre ile have/has been + fiil-ing kullanılır. Burada have, çoğul özne Navigator scientists ile uyumludur.
Alıştırma
Faaliyetin iki yıl önce başlayıp hâlâ sürdüğünü göstermek için cümleyi study fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: For the past two years, Lena ____ marine biology.
Cevabı göster
has been studying
Nós fazemos a clonagem da Eucalyptus globulus e com este processo de produção,
0:38Eucalyptus globulus'u klonluyoruz ve bu üretim süreci sayesinde
muito mais qualidade em cada área que nós plantamos.
0:47ve ekim yaptığımız her alanda çok daha yüksek kalite sağlayabiliyoruz.
They chose this species because it grows well in a variety of temperatures. Kalıp ifadeler
0:51Farklı sıcaklıklarda iyi yetiştiği için bu türü seçtiler.
a variety of + kata benda jamak
Bu cümlede a variety of temperatures, birçok farklı sıcaklık koşulu anlamına gelir. Türün birden fazla sıcaklık koşulunda iyi büyüyebildiğini açıklar; sıcaklığın özel bir çeşit olduğu anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilir kalıp a variety of + çoğul sayılabilen isimdir: a variety of books, jobs veya climates. İfade, ismin önünde miktar bildiren bir yapı olarak çalışır.
Alıştırma
Cümleyi “birçok farklı” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The market sells ____ fresh fruits from local farms.
Cevabı göster
a variety of
A percentagem de sucesso varia muito de clone para clone.
0:55Başarı oranı klondan klona büyük farklılık gösteriyor.
Temos clones que enraizam bastante bem e pode ser 70, 80%,
0:59Oldukça iyi köklenen, köklenme oranı yüzde 70-80'e ulaşabilen klonlarımız var,
mas temos alguns clones que são um bocadinho mais preguiçosos,
1:04ama biraz daha ağır davranan bazı klonlarımız da var;
12 million new plants a year are born in Navigator's three nurseries.
1:09Navigator'ın üç fidanlığında her yıl 12 milyon yeni bitki yetiştiriliyor.
The sprouts are cut and then brought to the biofactory where workers give the leaves a special cut to prevent mold. Dilbilgisi
1:13Filizler kesilip biyofabrikaya getiriliyor; burada çalışanlar küfü önlemek için yapraklara özel bir kesim uyguluyor.
are cut and then brought: edilgen eylem dizisinde ortak kullanılan be
Bu süreç açıklamasında are yardımcı fiili hem cut hem de brought için ortaktır. İki geçmiş zaman ortacı da aynı özneyle, yani the sprouts ile edilgen yapılar kurar: filizler iki eylemi yapan değil, bu eylemlere maruz kalan taraftır. And then eylemleri sıraya koyar: filizler önce kesilir, daha sonra başka bir yere götürülür. İkinci are söylenmez ama are cut and then [are] brought biçiminde anlaşılır. Bu kısaltma, bağlanan edilgen eylemler aynı özneye, zamana ve olumlu-olumsuz yapıya sahip olduğunda yaygındır.
Alıştırma
Sıralı edilgen süreci washed ve dried sözcükleriyle tamamlayın: The beans ____ before they are packaged.
Cevabı göster
are washed and then dried
They're then placed in individual substrates
1:20Ardından her biri ayrı yetiştirme ortamlarına yerleştiriliyor,
after a quick dip into a hormone solution to help the plants grow strong roots. Dilbilgisi
1:23ancak önce bitkilerin güçlü kökler geliştirmesine yardımcı olmak için hormon çözeltisine kısaca batırılıyor.
help the plants grow: help + nesne + to'suz mastar
Help + nesne + fiilin yalın biçimi, birinin veya bir şeyin nesnenin eylemi gerçekleştirmesini kolaylaştırdığı ya da mümkün kıldığı anlamına gelir. Burada the plants, help fiilinin nesnesidir; grow ise to almayan yalın mastardır, dolayısıyla to gerekmez. Bu kalıp doğrudan zorlama yerine bir sonuca ulaşmaya yardım etmeyi anlatır. help the plants to grow örneğindeki gibi help + nesne + to'lu mastar da dilbilgisi açısından doğrudur; ancak to kullanılmayan biçim özellikle yaygın ve özlüdür.
Alıştırma
Cümleyi grow fiilinin to'suz biçimiyle tamamlayın: Good soil helps young trees ____ deep roots.
Cevabı göster
grow
After this, they're transferred to the shade room where they'll hang for a month getting constant baths until the roots are fully developed. Notlar
1:28Daha sonra gölgelik odaya aktarılıyorlar ve kökleri tamamen gelişene kadar bir ay boyunca burada kalıp sürekli sulanıyorlar.
Getting constant baths: tekrarlanan sulama için canlı bir benzetme
Bu cümlede getting constant baths, bitkilerin muhtemelen püskürtme veya sisleme yoluyla tekrar tekrar su aldığını insan deneyimine benzeterek anlatan canlı bir ifadedir. Bath burada gerçek anlamda kullanılmaz; küvet veya insanların yaptığı bir banyo söz konusu değildir. getting constant baths biçimindeki -ing yan cümlesi aynı anda gerçekleşen bir süreci ekler: bitkiler gölge odasında asılı dururken tekrarlanan sulama da sürer. Bu kişileştirme, teknik bir üretim sürecini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
Gölge odasındaki bitkileri anlatan bir belgeselde getting constant baths ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Küvetlere yerleştirilip insanlar gibi yıkanırlar.
- Püskürtme veya sisleme gibi yollarla tekrar tekrar su alırlar.
- Kökleri büyürken su almayı bırakırlar.
Cevabı göster
Püskürtme veya sisleme gibi yollarla tekrar tekrar su alırlar.
Until the roots are fully developed: gelecekteki bitiş noktasını belirleme
Until the roots are fully developed, devam eden sürecin bitiş noktasını belirtir. Bitkiler, kök gelişimi belirtilen tamamlanmış duruma ulaşana kadar asılı kalmayı ve su almayı sürdürür; ardından bu aşama sona erebilir. Bitiş noktası gelecekte olsa da until sonrasındaki zaman yan cümlesinde geniş zaman kullanılır: are fully developed. Bu kalıpta ana cümle geleceğe gönderme yapabilse de İngilizce, until yan cümlesinde normalde will yerine şimdiki zaman biçimi kullanır.
Alıştırma
Geleceğe ait zaman yan cümlesini be fiilinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: We'll keep watering the seedlings until the roots ____ fully developed.
Cevabı göster
are
o carinho com que nós dedicamos às nossas plantas.
1:43bitkilerimize gösterdiğimiz ilgi ve şefkati.
Eventually, each sprout will be replanted in fields like these. Kelime
1:47Sonunda her filiz bunun gibi alanlara yeniden dikilecek.
Eventually: zaman geçtikten sonraki nihai sonuç
Eventually, “bir süre ya da birkaç aşama geçtikten sonra, sonunda” demektir. Burada anlatımı filizlerin büyümesinden sonraki sonuca taşır: her filiz yeniden dikilecektir. “Belki” anlamına gelmez. Cümle, yeniden dikilmeyi yalnızca gerçekleşebilecek bir olasılık olarak değil, beklenen son aşama olarak sunar.
Alıştırma
"The noisy room eventually became quiet." cümlesinde eventually neyi gösterir?
- Oda sessizleşebilirdi.
- Oda hemen sessizleşti.
- Gürültülü oda bir süre sonra sessizleşti.
Cevabı göster
Gürültülü oda bir süre sonra sessizleşti.
Bobcats with chainsaws cut the trunk close to the ground and chop it into smaller pieces. Kalıp ifadeler
1:55Motorlu testerelerle donatılmış Bobcat makineleri gövdeyi yere yakın bir noktadan kesip daha küçük parçalara ayırıyor.
chop A into smaller pieces: A'yı daha küçük parçalara doğramak
chop it into smaller pieces ifadesindeki it, daha önce geçen trunk sözcüğünü karşılar. chop + nesne + into + sonuç yapısı, kesme eyleminin nesneyi belirtilen biçime ya da boyuta dönüştürdüğünü anlatır. Into, eylemin sonucunu belirtir: tek bir gövde birkaç küçük parçaya dönüşür. Burada into yerine doğrudan in kullanılamaz, çünkü in normalde kesmenin sonucunu değil, bir konumu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle doğrama eyleminin küçük parçalar ortaya çıkardığını açıkça söyler?
- She chopped the carrots into small pieces.
- She put the chopped carrots in a small bowl.
- She chopped at the carrots with a dull knife.
Cevabı göster
She chopped the carrots into small pieces.
The pieces are collected and sent to the paper mill.
2:01Parçalar toplanıp kâğıt fabrikasına gönderiliyor.
Every day, 200 trucks line up at this facility to unload around 4,500 tons of wood. Öbek fiiller
2:05Her gün 200 kamyon bu tesiste sıraya girerek yaklaşık 4.500 ton odun boşaltıyor.
line up: sıraya girmek ve beklemek
Burada line up, “sıraya girmek ve sırayla beklemek” anlamındadır. Kamyonlar sırayla yük boşaltabilmek için art arda dizilir; buradaki line, çizilmiş bir hattı belirten isim değil, bir öbek fiilin parçasıdır. Temel yapı özne + line up biçimindedir. Visitors lined up outside. örneğinde olduğu gibi ardından yer bildiren bir ifade gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki öbek fiille tamamlayın: Before the concert doors open, fans ____ outside the venue.
Cevabı göster
line up
The process starts by turning the eucalyptus trunks into wood chips. Dilbilgisi
2:12Süreç, okaliptüs gövdelerinin odun yongalarına dönüştürülmesiyle başlıyor.
start by + -ing: ilk adımı belirtmek
Starts by turning, bir süreçteki ilk eylemi belirtmek için start by + -ing yapısını kullanır. By, yöntemi veya başlangıç adımını tanıtır; dolayısıyla cümle, kütükleri yongaya dönüştürmenin ilk yapılan işlem olduğunu söyler. Burada by bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: start by checking doğrudur, start by check değildir. Özne bir kişi de bir süreç de olabilir.
Alıştırma
Cümleyi start by + -ing yapısını ve check fiilini kullanarak tamamlayın: The technician ____ the power connection.
Cevabı göster
starts by checking
As aparas são enviadas para um equipamento chamado disgestor,
2:16Odun yongaları, digester adı verilen bir ekipmana gönderiliyor;
onde ocorre o cozimento da madeira por ação da temperatura e de produtos químicos.
2:20burada odun, ısı ve kimyasal maddeler kullanılarak pişiriliyor.
No final do cozimento, obtemos também uma pasta crua,
2:26Pişirme işleminin sonunda işlenmemiş bir hamur da elde ediyoruz;
The pieces are then dried and bleached to create the cellulose fibers used for making sheets. Dilbilgisi
2:32Parçalar daha sonra kurutulup ağartılarak kâğıt yapımında kullanılan selüloz lifleri elde ediliyor.
cellulose fibers used for making sheets: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği
cellulose fibers used for making sheets ifadesinde used for making sheets, cellulose fibers öbeğinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Sıkıştırılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir: cellulose fibers that are used for making sheets. Bu öbek, lifleri kullanım amaçlarına göre tanımlar. be used for + -ing, “bir şeyi yapmak veya üretmek amacıyla kullanılmak” anlamına gelir. used cümlenin ana fiili değildir; ana edilgen fiil öbeği are then dried and bleached ifadesidir.
Alıştırma
Cümleyi that are used for making ifadesinin tam kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: The mill separates fibers ____ packaging.
Cevabı göster
used for making
It all happens inside this 200 meter machine,
2:37Bunların hepsi 200 metre uzunluğundaki bu makinenin içinde gerçekleşiyor;
which could fit four Airbuses: ölçeği zihinde canlandırmak
Ana cümle önce sürecin nerede gerçekleştiğini belirtir ve makinenin 200 metrelik boyutunu verir. Virgül + which ile başlayan cümlecik daha sonra aynı makine hakkında gerekli olmayan ek bir bilgi sunar: içine dört Airbus sığabilir. Bu ek cümlecik ölçek benzetmesi işlevi görür. Soyut bir ölçüyü dinleyicinin zihninde canlandırabileceği bir görüntüye dönüştürür. could fit, uçakların gerçekten makinenin içine yerleştirildiği bir olayı değil, varsayımsal mekânsal kapasiteyi anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede which could fit four Airbuses cümleciğinin temel işlevi nedir?
- 200 metrelik birkaç makineden hangisinin kastedildiğini belirler.
- Dinleyicinin makinenin boyutunu canlandırabilmesi için tanıdık bir ölçek karşılaştırması ekler.
- Dört uçağın gerçekten makinenin içinde saklandığını bildirir.
Cevabı göster
Dinleyicinin makinenin boyutunu canlandırabilmesi için tanıdık bir ölçek karşılaştırması ekler.
In the control room, workers make sure everything goes smoothly. Kalıp ifadeler
2:43Kontrol odasındaki çalışanlar her şeyin sorunsuz ilerlediğinden emin oluyor.
make sure everything goes smoothly: her şeyin sorunsuz ilerlemesini sağlamak
Make sure + yan cümle, yan cümlede anlatılan durumun gerçekleşmesi için kontrol etmek veya gerekli adımları atmak anlamına gelir. Burada çalışanlar, sürecin planlandığı gibi devam etmesi için onu izler. Go smoothly, bir sürecin önemli sorunlar, gecikmeler veya kesintiler olmadan ilerlediğini anlatan bir deyimdir. Fiziksel bir nesnenin nasıl hareket ettiğini değil, bir faaliyetin nasıl ilerlediğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “hiçbir sorun çıkmamasını sağlamak” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: Before the event, the coordinator checks every detail to ____.
Cevabı göster
make sure everything goes smoothly
Cameras inside show the cellulose fibers being flattened together at a speed of 60 mph. Dilbilgisi
2:46İçerideki kameralar, selüloz liflerinin saatte 60 mil hızla birbirine bastırılıp düzleştirildiğini gösteriyor.
show ... being flattened together: bir şeyin yassılaştırılıp birleştirilmekte olduğunu göstermek
Show + nesne + being + geçmiş zaman ortacı, nesne eyleme maruz kalırken eylemin gözle görülür biçimde devam ettiğini anlatır. Bu cümlede kameralar görüntüyü sağlar, cellulose fibers nesnedir ve being flattened devam eden edilgen bir yapıdır. Flattened, liflere uygulanan eylemi belirtirken together liflerin birleşik bir tabaka hâline gelecek şekilde sıkıştırıldığını gösterir. Buradaki being, devam eden edilgen süreci kuran dil bilgisel bir öğedir; “var olmak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi load fiilinin devam eden edilgen biçimiyle tamamlayın: The security video shows the packages ____ onto a truck.
Cevabı göster
being loaded
They come out rolled into reams 33 feet wide and almost 13 feet tall. Dilbilgisi
2:51Kâğıt, 33 fit genişliğinde ve neredeyse 13 fit yüksekliğinde rulolar hâlinde çıkıyor.
come out rolled into reams: come out + sonuç durumu
Burada come out, “üretim sürecinden çıkmak” anlamındadır; rolled into reams ise liflerin o andaki durumunu anlatan geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Kalıp, özne + come out + geçmiş zaman ortacı veya tümleç şeklindedir. Bir ürün sürece bir biçimde girip başka bir biçimde çıktığında bu sonuç durumu kalıbı kullanılabilir. Sondaki tümleç, sürecin ürünü hangi duruma getirdiğini gösterir. Bu cümlede malzeme makineden zaten sarılmış olarak çıkar; çıktıktan sonra kendi kendine sarılmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, bir işlemden sonra ürünün durumunu come out ile doğru biçimde anlatır?
- The labels come out cutting into individual strips.
- The labels come out to cut into individual strips.
- The labels come out cut into individual strips.
Cevabı göster
The labels come out cut into individual strips.
This facility can produce an average of 1,800 tons of paper per day, Kalıp ifadeler
2:57Bu tesis günde ortalama 1.800 ton kâğıt üretebiliyor;
an average of: hesaplanmış ortalamayı belirtme
An average of, bir miktardan önce hesaplanmış ortalamayı belirtir: Bir dönem veya veri kümesindeki toplam, birim sayısına bölünür. Burada günde 1.800 ton, tesisin ortalama günlük üretimidir. Bu bir ortalama olduğu için bazı günlerde üretim 1.800 tonun üzerinde, bazı günlerde ise altında olabilir. İfade bir üst sınırı, her gün garanti edilen kesin bir miktarı veya tüm dönemin toplamını belirtmez.
Alıştırma
Hesaplanmış bir ortalamayı belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: Over the last month, the clinic saw ____ 85 patients per day.
Cevabı göster
an average of
which is over 4 million books: bir miktarı tanıdık bir ölçeğe dönüştürmek
Virgülden sonraki which yan cümlesi, facility ismine değil, önceki üretim miktarının tamamına, yani günde ortalama 1.800 ton kâğıda gönderme yapar. Ana ifadeden sonra zorunlu olmayan ek bir açıklama verir. Anlatıcı, bu ağırlığı dört milyondan fazla kitaba denk bir miktar olarak yeniden ifade ederek soyut bir endüstriyel ölçüyü tanıdık bir ölçeğe dönüştürür. Bu bir miktar karşılaştırmasıdır; tesisin gerçekten kitap ürettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
'The battery stores 100 kilowatt-hours of energy, which is enough to power the cabin for three days,' cümlesinde which yan cümlesinin işlevi nedir?
- Enerji miktarını tanıdık ve pratik bir ölçeğe dönüştürür.
- Pilin şarj olmasının üç gün sürdüğünü söyler.
- Hangi pilden söz edildiğini belirler.
Cevabı göster
Enerji miktarını tanıdık ve pratik bir ölçeğe dönüştürür.
These 80-ton jumbo reels are cut down to become a recognizable stack of office paper. Notlar
3:0780 tonluk bu dev bobinler, bildiğimiz ofis kâğıdı destelerine dönüşecek şekilde kesiliyor.
80-ton jumbo reels: kata satuan tunggal dalam kata sifat majemuk
80-ton jumbo reels ifadesinde 80-ton, reels isminden önce gelen bileşik bir sıfattır. Sayı ile birim, “80 ton ağırlığında” anlamını veren tek bir niteleyici olarak birlikte çalışır. İsimden önce kullanılan bu yapıda birimi tekil tutun ve sayıyla birimi kısa çizgiyle bağlayın: an 80-ton reel. Ölçü, isim ve fiilden sonra geldiğinde ise normal çoğul biçim kullanılır: the reel weighs 80 tons.
Alıştırma
Parantez içindeki bilgiyi kullanarak bileşik niteleyiciyi tamamlayın: The crane lifted a ____ steel beam. (The beam weighed 20 tons.)
Cevabı göster
20-ton
cut down: bir şeyi keserek küçültmek
Burada cut down, dev ruloları keserek küçültmek anlamına gelir. down parçacığı kesme yönünü değil, boyutun küçülmesi sonucunu anlatır; ayrıca nesne kesilip devrilen bir ağaç değildir. Kullanışlı bir kalıp cut + nesne + down to + hedef boyut veya biçim şeklindedir. Bu cümlede rulolar, sıradan ofis kâğıdına dönüşebilmeleri için küçültülerek kesilir.
Alıştırma
Tahtalar raf için fazla uzun. Cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? We need to ___ before installing them.
- cut them up
- cut them down
- cut them off
Cevabı göster
cut them down
Duas em cada três resmas de papel de escritório que é exportadas para fora da Europa
3:12Avrupa dışına ihraç edilen her üç top ofis kâğıdından ikisi
In order to create: amaç belirtmek
In order to + fiilin yalın hâli, ana eylemin amacını belirtir. Burada bu kadar çok kâğıt üretmek hedeftir ve Navigator'ın neden çok sayıda ağaç dikmesi gerektiğini açıklar. Yapı in order to + fiilin yalın hâli şeklindedir. create eylemini yapan kişi veya kuruluş normalde ana cümlenin öznesi Navigator'dır; bu nedenle baştaki amaç ifadesi Navigator has to plant a lot of trees ile doğrudan bağlantılıdır.
Alıştırma
build fiilini açık bir in order to amaç ifadesinde kullanın: ____ the model bridge, the class collected cardboard and glue.
Cevabı göster
In order to build
Man-made plantations like this one have increased Europe's total forest area Dilbilgisi
3:27Bunun gibi insan eliyle oluşturulan plantasyonlar, Avrupa'nın toplam orman alanını
increase ... by + miktar: değişimin büyüklüğü
increase something by + amount kalıbı, değişimin miktarını belirtir. Burada büyüyen şey Europe's total forest area, 30 yılda eklenen alan ise 17 million hectares ifadesidir. by sonrasındaki sayı nihai toplam değildir. Eski alan X ise yeni alan, X artı 17 milyon hektardır.
Alıştırma
Hangi cümle 20 hektarın nihai orman alanı değil, eklenen miktar olduğunu belirtir?
- The forest area increased to 20 hectares.
- The forest area increased by 20 hectares.
- The forest area increased from 20 hectares to 35 hectares.
Cevabı göster
The forest area increased by 20 hectares.
Preventing these trees from going up in flames is pretty important. Deyimler
3:41Bu ağaçların alevlere teslim olmasını önlemek son derece önemli.
going up in flames: yanmak ve tamamen başarısız olmak
Going up in flames, go up in flames deyiminin -ing biçimidir. Burada alev almak ve yangında yok olmak ya da ağır hasar görmek anlamına gelir; yani ağaçların karşı karşıya olduğu gerçek yangın tehlikesini anlatır. Bu deyim mecazi olarak da kullanılabilir. Planlar, umutlar veya projeler aniden ve tamamen başarısız olduğunda go up in flames denebilir. Her iki kullanımda da küçük bir sorun değil, çarpıcı bir yıkım anlatılır.
Alıştırma
Cümleyi go up in flames ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After lightning struck the dry barn, the whole building ____.
Cevabı göster
went up in flames
But Eucalyptus globulus is often seen as a villain when it comes to wildfires, Notlar
3:45Ancak Eucalyptus globulus, orman yangınları söz konusu olduğunda genellikle kötü karakter olarak görülüyor,
seen as a villain: Bir Şeyi Suçlu Taraf Olarak Çerçevelemek
be seen as + isim öbeği yapısında seen, fiziksel olarak görülmek değil, “kabul edilmek” veya “olarak değerlendirilmek” anlamına gelir. Edilgen yapı, diğer insanların özneyi nasıl değerlendirdiğine odaklanır ve bu görüşü kimin taşıdığını belirtmek zorunda bırakmaz. Eucalyptus globulus için villain denmesi bir rol metaforudur. Ağacı, orman yangınları tartışmasında zararlı ve suçlanan taraf olarak çerçeveler; ağacın gerçek anlamda bir hikâye karakteri olduğu ya da cümlenin bu suçlamanın haklılığını kanıtladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
seen as a villain bu cümlede nasıl bir işlev görüyor?
- Ağacın her orman yangınının nedeni olduğunun hukuken kesinleştiğini kanıtlar.
- İnsanların ağacın yanında duran kurgusal bir karakteri fiziksel olarak gördüğünü söyler.
- Ağacı, orman yangını tartışmalarında zararlı ve suçlanan taraf olarak sunar.
Cevabı göster
Ağacı, orman yangını tartışmalarında zararlı ve suçlanan taraf olarak sunar.
when it comes to: Konuyu Sınırlandırmak
when it comes to + isim veya -ing biçimi, “bu belirli konu ele alındığında” ya da “konu ... olduğunda” anlamına gelir. Bir ifadenin kapsamını tek bir alana indirger. Burada wildfires, ağacın sık sık kötü taraf olarak değerlendirildiği alandır. Bu kalıp, konuyu belirleyen bir ifade olarak kullanılır. Comes fiziksel hareketi anlatmaz ve kalıbın tamamı bir şeyin geldiği zamanı ifade etmez.
Alıştırma
Cümleyi konuyu belirleyen hedef ifadeyle tamamlayın: “____ online safety, strong passwords are essential.”
Cevabı göster
When it comes to
which is why Navigator spends over 4 million Euros a year in prevention. Anlatım akışı
3:51Navigator bu nedenle önleme çalışmalarına yılda 4 milyon avrodan fazla harcıyor.
which is why: nedeni sonucuna bağlamak
Bu cümlede which, yalnızca species ismine değil, türün kolayca yandığı gerçeğinin tamamına gönderme yapar. Ardından is why sonucu açıklar: Navigator önleme çalışmalarına büyük miktarda para harcar. İfade, which is why + yan cümle kalıbı, önce bir gerçeği sunup ardından bu gerçeğin açıkladığı sonuca doğal biçimde geçmeyi sağlar.
Alıştırma
Önceki gerçeğin tamamına gönderme yapıp sonucunu açıklayan bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The bridge is closed for repairs, ____ we need to take another route.
Cevabı göster
which is why
E é ilustrativo de como essa problemática da proteção do território
4:02Bu da bölgeyi koruma sorununun
While the paper industry is more sustainable, Dilbilgisi
4:10Kâğıt endüstrisi daha sürdürülebilir hâle gelse de,
producing it does have an environmental impact. Dilbilgisi
4:12kâğıt üretiminin çevre üzerinde bir etkisi var.
While: karşıtlıktan önce bir noktayı kabul etmek
Burada While, sırasında anlamına değil, although ile aynı şekilde olsa da anlamına gelir. Bir ödünleme kurar: Konuşmacı önce kâğıt endüstrisinin daha sürdürülebilir olduğunu kabul eder, ardından üretimin yine de çevreyi etkilediğini söyleyerek bu olumlu noktayı sınırlar. Bu yapı, birbirine zıt görünebilen ancak ikisi de doğru olabilen iki gerçeği dengeler: While + kabul edilen nokta, karşıt ana nokta.
Alıştırma
Bu cümlede While ne işe yarar? While the paper industry is more sustainable, producing it does have an environmental impact.
- Kâğıt endüstrisinin çevresel etkisinin nedenini verir.
- Karşıt bir sınırlama getirmeden önce ilk noktayı kabul eder.
- İki durumun aynı anda gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster
Karşıt bir sınırlama getirmeden önce ilk noktayı kabul eder.
Vurgulu olumlu yapı does have
Buradaki does have, has biçiminin vurgulu olumlu hâlidir. Yardımcı fiil does, özellikle önceki fikir dinleyicide tersine bir beklenti oluşturabilecekse, etkinin gerçekten var olduğunu vurgular. Kalıp does + fiilin yalın hâlidir; bu yüzden have yalın kalır. Bu yapı bir varsayımı düzeltmek, önemli bir sınırlama eklemek veya bir olguyu güçlü biçimde doğrulamak için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi have fiilinin vurgulu olumlu biçimiyle tamamlayın: "The device looks harmless, but it ____ an environmental cost."
Cevabı göster
does have
Manufacturers are complying with Europe's plan to become carbon neutral by 2050. Notlar
4:16Üreticiler, Avrupa'nın 2050'ye kadar karbon nötr olma planına uyuyor.
Complying with: fiil-edat kalıbı
Complying with, bir kurala, gerekliliğe, karara veya resmî plana göre hareket etmek anlamına gelir. Burada üreticilerin eylemlerini Avrupa'nın planına uyacak şekilde değiştirdiğini veya yönettiğini gösterir. Comply fiilinden sonra uyulan şey belirtilirken normalde with kullanılır: comply with a law, comply with a standard, comply with a plan. Örnekteki are complying, devam eden bir süreci gösteren şimdiki zaman biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi comply ve doğru edatla tamamlayın: "To pass the inspection, every factory must ____ the new safety standard."
Cevabı göster
comply with
“become carbon neutral” içinde carbon neutral
Carbon neutral, bir kuruluşun, yerin veya faaliyetin ürettiği karbon emisyonlarını eşdeğer miktarda azaltım, giderim veya telafiyle dengelemesi anlamına gelir. Amaç, her an hiç emisyon olmaması değil, net emisyonları sıfırlamaktır. “become carbon neutral” yapısında carbon neutral, become fiilinden sonra gelen sıfat tümlecidir. Burada Avrupa’nın 2050’ye kadar ulaşmak istediği durumu anlatır; neutral, karbon konusunda tarafsız bir görüşe sahip olmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Faaliyetin net karbon emisyonlarının dengelendiği anlamındaki ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The city aims to become ____ by 2040.
Cevabı göster
carbon neutral
And Navigator is ahead of this transition. Kalıp ifadeler
4:21Navigator ise bu dönüşümde önde gidiyor.
İlerleme anlamında ahead of this transition
Burada ahead of, bir değişimde, planda veya eğilimde daha ileride ya da daha gelişmiş olmak anlamına gelir. Navigator, karbon nötrlüğüne geçişte önde giden bir kuruluş olarak sunuluyor; yani ilerlemesi bu dönüşüme öncülük ediyor. Yapı ahead of + isim öbeğidir: ahead of this transition. Bu cümlede ahead of mecazlı bir ilerlemeyi anlatır, fiziksel konumu anlatmaz.
Alıştırma
“Navigator is ahead of this transition.” cümlesinde ahead of ne anlama gelir?
- değişimin fiziksel olarak önünde bulunmak
- bu değişimde daha ileride olmak
- bu değişimle ilgisi olmamak
Cevabı göster
bu değişimde daha ileride olmak
Today, 70% of the energy that powers its mills
4:24Bugün fabrikalarını çalıştıran enerjinin yüzde 70'i
comes from biomass made with discarded wood. Kelime
4:27atık odunlardan yapılan biyokütleden geliyor.
biomass: enerji için kullanılan organik madde
Bu cümlede biomass, enerji üretmek için kullanılabilen organik madde anlamına gelir. Burada atılmış ahşap, tesislere güç sağlamaya yardımcı olan biyokütle olarak kullanılıyor. Bu sözcük, enerji kaynağı olarak kullanılan maddeyi adlandırır; bir canlının vücut ağırlığını veya genel olarak tüm canlıları ifade etmez. Enerji haberlerinde biyokütle genellikle ısı, elektrik veya yakıt üretmek için kullanılan bitkisel maddeleri, ahşap atıklarını ve diğer organik kalıntıları kapsar.
Alıştırma
Orijinal cümlede biomass ne anlama geliyor?
- Enerji kaynağı olarak kullanılan organik madde
- Yalnızca petrolden yapılan yakıt
- Canlı bir organizmanın toplam vücut ağırlığı
Cevabı göster
Enerji kaynağı olarak kullanılan organik madde
Do papel sendo eh 100% reciclável e biodegradável,
4:30Kâğıt yüzde 100 geri dönüştürülebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir olduğundan,
e por isso mesmo é um produto que de futuro tem sempre imensas oportunidades
4:35ve tam da bu nedenle gelecekte her zaman çok büyük