Portekiz'de Yılda 1,6 Milyon Ton Kağıt Nasıl Üretiliyor | Big Business: İngilizce çalışma notları

Business Insider

Öğrenme zorluğu
666 kelime 166 kel/dk

Video özeti: Okaliptüsün fidanlıktan kâğıda uzanan yolunu, yangın önlemeyi ve atık odun enerjisini izleyin. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. will be transformed — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: malzemenin değişimine odaklanan gelecek edilgenini tanıyın; planlanan süreçler ve sonuçlar için kullanın. 2. make sure everything goes smoothly. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: işlem veya planın sorunsuz ilerlediğini doğrulamak için make sure + yan cümle ve go smoothly kullanın. 3. going up in flames — Deyimler ve mecazlı ifadeler: ormanın ateşte yok olması anlamını ve bir plan, iş ya da umudun bütünüyle başarısız olmasıyla ilgili mecazı ayırt edin.

Bu derste

These trees will be transformed into giant reams of paper. Notlar

0:02

Bu ağaçlar dev kâğıt rulolarına dönüştürülecek.

Dilbilgisi

will be transformed: gelecek zamanda edilgen yapı

Will be transformed, gelecek zamanda edilgen bir yapıdır: will + be + geçmiş zaman ortacı. Özne olan these trees eylemden etkilenir. Cümle, onları kimin değiştirdiğine değil, ağaçların gelecekte geçireceği değişime odaklanır. Transform into yapısında into'dan sonraki bölüm yeni biçimi veya sonucu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi transform fiilinin gelecek zamanda edilgen biçimiyle tamamlayın: The old warehouse ____ into apartments next year.

Cevabı göster

will be transformed

Kelime

reams of paper: ölçülü bir kâğıt miktarı

Ream, ölçülü bir yaprak kâğıt miktarıdır ve modern ofis malzemeleri kullanımında genellikle 500 yapraktan oluşur. Reams of paper, bu tür birden fazla miktarı anlatan çoğul ifadedir. Bu cümlede giant, miktara endüstriyel bir ölçek kazandırır. Ream yine de kâğıda özgü bir terimdir; genel olarak çok anlamına gelen bir sözcük değildir.

Alıştırma

Bir ofis malzemeleri siparişinde five reams of paper büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Beş mürekkep kabı
  2. Beş ayrı kâğıt yaprağı
  3. Standart miktarda yaprak içeren beş kâğıt paketi
Cevabı göster

Standart miktarda yaprak içeren beş kâğıt paketi

The Navigator company is Europe's largest manufacturer of printing and writing paper. Kelime

0:07

Navigator, Avrupa'nın en büyük baskı ve yazı kâğıdı üreticisidir.

Kelime

Bir ürün kategorisi olarak printing and writing paper

Bu cümlede printing and writing paper, baskı ve yazı için üretilen kâğıdı ifade eden birleşik bir sektör terimidir. Hem printing hem de writing, paper sözcüğünün kullanım amaçlarını açıklar. -ing biçimindeki sözcükler eylem bildirmek yerine isim öbeği içinde niteleyici olarak görev yapar. İş veya üretim raporlarında bütün ifade bir ürün kategorisinin adıdır.

Alıştırma

Cümlede printing and writing paper neyi ifade eder?

  1. basılı ve el yazısı metin içeren bir şirket belgesi
  2. baskı ve yazı için tasarlanmış kâğıt ürünleri
  3. tek bir kâğıt üzerinde baskı yapma ve yazı yazma eylemleri
Cevabı göster

baskı ve yazı için tasarlanmış kâğıt ürünleri

It produces 1.6 million tons a year. Kalıp ifadeler

0:11

Yılda 1,6 milyon ton kâğıt üretiyor.

Kalıp ifadeler

Yıllık oran için miktar + a year yapısı

Burada 1.6 million tons üretim miktarını, a year ise oranın zaman dönemini belirtir. İfade, şirketin bu miktarı her yıl ürettiği anlamına gelir ve 1.6 million tons per year ile eşdeğerdir. Bir miktardan sonra gelen a + zaman birimi genellikle bir oran belirtir: twice a day, 500 dollars a month veya 20,000 units a year. Bu kalıpta a tanımlığı, belirtilmemiş bir yıl değil per anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi a ile başlayan ve “per year” anlamına gelen oran ifadesiyle tamamlayın: The plant produces 900,000 tons ____.

Cevabı göster

a year

Most of the pulp comes from eucalyptus trees in Portugal. Kelime

0:15

Kâğıt hamurunun büyük kısmı Portekiz'deki okaliptüs ağaçlarından geliyor.

Kelime

kâğıt üretiminde pulp

Kâğıt üretiminde pulp, ayrıştırılmış bitki liflerinden oluşan, genellikle odundan üretilen ve kâğıdın ham maddesi olarak kullanılan ıslak bir kütledir. Burada özellikle okaliptüs ağaçlarından yapılan odun hamurunu ifade eder. Çevredeki üretim bağlamı bu endüstriyel anlamı seçtirir; bu nedenle pulp burada meyvenin yumuşak eti olarak anlaşılmamalıdır.

Alıştırma

“The mill presses the wet pulp into sheets,” cümlesinde pulp ne anlama gelir?

  1. Bir meyvenin içindeki yumuşak kısım
  2. Bitmiş bir kâğıt yığını
  3. Kâğıt yapmak için kullanılan ıslak bitki lifi kütlesi
Cevabı göster

Kâğıt yapmak için kullanılan ıslak bitki lifi kütlesi

But summer wildfires threaten the forest.

0:19

Ancak yaz aylarındaki orman yangınları ormanı tehdit ediyor.

We visited a field,

0:22

Bir ekim alanını,

a nursery,

0:24

bir fidanlığı

and one of their paper mills to see how Navigator is turning this into this. Kalıp ifadeler

0:25

ve Navigator'ın bunu nasıl buna dönüştürdüğünü görmek için kâğıt fabrikalarından birini ziyaret ettik.

Kalıp ifadeler

turning this into this: turn A into B kalıbı

Turn A into B, A’yı dönüştürmek veya işleyerek sonuçta B hâline getirmek demektir. A başlangıçtaki şeyi ya da durumu, B ise onun dönüştüğü şeyi belirtir. turning this into this ifadesinde iki this, ekranda görülen farklı şeylere, yani ham maddeye ve bitmiş kâğıda işaret eder. Tam olarak neyi gösterdikleri görüntüden anlaşılır; ancak into yine de başlangıçtan sonuca geçişi belirtir.

Alıştırma

Cümleyi turn A into B kullanarak tamamlayın: The factory can ____ discarded bottles ____ new fabric.

Cevabı göster

turn · into

For the past 30 years, Dilbilgisi

0:32

Son 30 yıldır,

Navigator scientists have been genetically enhancing a type of eucalyptus tree.

0:34

Navigator bilim insanları bir okaliptüs türünü genetik olarak geliştiriyor.

Dilbilgisi

For the past 30 years ... have been genetically enhancing

For the past 30 years, 30 yıl önce başlayıp günümüze ulaşan bir süreyi belirtir. Şimdiki zamana bağlı devam eden eylemi gösteren have been ... enhancing yapısı, araştırmayı yalnızca tamamlanmış bir geçmiş olay olarak değil, hâlâ süren bir süreç olarak sunar. Bir faaliyetin geçmişte başlayıp bugüne kadar ne kadar süredir devam ettiğini vurgulamak için for the past + süre ile have/has been + fiil-ing kullanılır. Burada have, çoğul özne Navigator scientists ile uyumludur.

Alıştırma

Faaliyetin iki yıl önce başlayıp hâlâ sürdüğünü göstermek için cümleyi study fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: For the past two years, Lena ____ marine biology.

Cevabı göster

has been studying

Nós fazemos a clonagem da Eucalyptus globulus e com este processo de produção,

0:38

Eucalyptus globulus'u klonluyoruz ve bu üretim süreci sayesinde

nós conseguimos garantir muito mais produtividade,

0:43

çok daha yüksek verimlilik

muito mais qualidade em cada área que nós plantamos.

0:47

ve ekim yaptığımız her alanda çok daha yüksek kalite sağlayabiliyoruz.

They chose this species because it grows well in a variety of temperatures. Kalıp ifadeler

0:51

Farklı sıcaklıklarda iyi yetiştiği için bu türü seçtiler.

Kalıp ifadeler

a variety of + kata benda jamak

Bu cümlede a variety of temperatures, birçok farklı sıcaklık koşulu anlamına gelir. Türün birden fazla sıcaklık koşulunda iyi büyüyebildiğini açıklar; sıcaklığın özel bir çeşit olduğu anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilir kalıp a variety of + çoğul sayılabilen isimdir: a variety of books, jobs veya climates. İfade, ismin önünde miktar bildiren bir yapı olarak çalışır.

Alıştırma

Cümleyi “birçok farklı” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The market sells ____ fresh fruits from local farms.

Cevabı göster

a variety of

A percentagem de sucesso varia muito de clone para clone.

0:55

Başarı oranı klondan klona büyük farklılık gösteriyor.

Temos clones que enraizam bastante bem e pode ser 70, 80%,

0:59

Oldukça iyi köklenen, köklenme oranı yüzde 70-80'e ulaşabilen klonlarımız var,

mas temos alguns clones que são um bocadinho mais preguiçosos,

1:04

ama biraz daha ağır davranan bazı klonlarımız da var;

podem ir aos 50, 60%.

1:07

bunlarda oran yüzde 50-60'a düşebiliyor.

12 million new plants a year are born in Navigator's three nurseries.

1:09

Navigator'ın üç fidanlığında her yıl 12 milyon yeni bitki yetiştiriliyor.

The sprouts are cut and then brought to the biofactory where workers give the leaves a special cut to prevent mold. Dilbilgisi

1:13

Filizler kesilip biyofabrikaya getiriliyor; burada çalışanlar küfü önlemek için yapraklara özel bir kesim uyguluyor.

Dilbilgisi

are cut and then brought: edilgen eylem dizisinde ortak kullanılan be

Bu süreç açıklamasında are yardımcı fiili hem cut hem de brought için ortaktır. İki geçmiş zaman ortacı da aynı özneyle, yani the sprouts ile edilgen yapılar kurar: filizler iki eylemi yapan değil, bu eylemlere maruz kalan taraftır. And then eylemleri sıraya koyar: filizler önce kesilir, daha sonra başka bir yere götürülür. İkinci are söylenmez ama are cut and then [are] brought biçiminde anlaşılır. Bu kısaltma, bağlanan edilgen eylemler aynı özneye, zamana ve olumlu-olumsuz yapıya sahip olduğunda yaygındır.

Alıştırma

Sıralı edilgen süreci washed ve dried sözcükleriyle tamamlayın: The beans ____ before they are packaged.

Cevabı göster

are washed and then dried

They're then placed in individual substrates

1:20

Ardından her biri ayrı yetiştirme ortamlarına yerleştiriliyor,

after a quick dip into a hormone solution to help the plants grow strong roots. Dilbilgisi

1:23

ancak önce bitkilerin güçlü kökler geliştirmesine yardımcı olmak için hormon çözeltisine kısaca batırılıyor.

Dilbilgisi

help the plants grow: help + nesne + to'suz mastar

Help + nesne + fiilin yalın biçimi, birinin veya bir şeyin nesnenin eylemi gerçekleştirmesini kolaylaştırdığı ya da mümkün kıldığı anlamına gelir. Burada the plants, help fiilinin nesnesidir; grow ise to almayan yalın mastardır, dolayısıyla to gerekmez. Bu kalıp doğrudan zorlama yerine bir sonuca ulaşmaya yardım etmeyi anlatır. help the plants to grow örneğindeki gibi help + nesne + to'lu mastar da dilbilgisi açısından doğrudur; ancak to kullanılmayan biçim özellikle yaygın ve özlüdür.

Alıştırma

Cümleyi grow fiilinin to'suz biçimiyle tamamlayın: Good soil helps young trees ____ deep roots.

Cevabı göster

grow

After this, they're transferred to the shade room where they'll hang for a month getting constant baths until the roots are fully developed. Notlar

1:28

Daha sonra gölgelik odaya aktarılıyorlar ve kökleri tamamen gelişene kadar bir ay boyunca burada kalıp sürekli sulanıyorlar.

Deyimler

Getting constant baths: tekrarlanan sulama için canlı bir benzetme

Bu cümlede getting constant baths, bitkilerin muhtemelen püskürtme veya sisleme yoluyla tekrar tekrar su aldığını insan deneyimine benzeterek anlatan canlı bir ifadedir. Bath burada gerçek anlamda kullanılmaz; küvet veya insanların yaptığı bir banyo söz konusu değildir. getting constant baths biçimindeki -ing yan cümlesi aynı anda gerçekleşen bir süreci ekler: bitkiler gölge odasında asılı dururken tekrarlanan sulama da sürer. Bu kişileştirme, teknik bir üretim sürecini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.

Alıştırma

Gölge odasındaki bitkileri anlatan bir belgeselde getting constant baths ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Küvetlere yerleştirilip insanlar gibi yıkanırlar.
  2. Püskürtme veya sisleme gibi yollarla tekrar tekrar su alırlar.
  3. Kökleri büyürken su almayı bırakırlar.
Cevabı göster

Püskürtme veya sisleme gibi yollarla tekrar tekrar su alırlar.

Dilbilgisi

Until the roots are fully developed: gelecekteki bitiş noktasını belirleme

Until the roots are fully developed, devam eden sürecin bitiş noktasını belirtir. Bitkiler, kök gelişimi belirtilen tamamlanmış duruma ulaşana kadar asılı kalmayı ve su almayı sürdürür; ardından bu aşama sona erebilir. Bitiş noktası gelecekte olsa da until sonrasındaki zaman yan cümlesinde geniş zaman kullanılır: are fully developed. Bu kalıpta ana cümle geleceğe gönderme yapabilse de İngilizce, until yan cümlesinde normalde will yerine şimdiki zaman biçimi kullanır.

Alıştırma

Geleceğe ait zaman yan cümlesini be fiilinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: We'll keep watering the seedlings until the roots ____ fully developed.

Cevabı göster

are

Todo o processo de produção,

1:34

Üretim sürecinin tamamı,

desde a colheita do rebento,

1:36

filizlerin toplanmasından

à execução da estaca,

1:38

çeliklerin hazırlanmasına,

à plantação, trabalho manual.

1:39

dikime kadar elle yapılıyor.

É aqui que nós sentimos o outro lado do papel,

1:41

Kâğıdın diğer yüzünü işte burada hissediyoruz:

o toque,

1:43

dokunuşu,

o carinho com que nós dedicamos às nossas plantas.

1:43

bitkilerimize gösterdiğimiz ilgi ve şefkati.

Eventually, each sprout will be replanted in fields like these. Kelime

1:47

Sonunda her filiz bunun gibi alanlara yeniden dikilecek.

Kelime

Eventually: zaman geçtikten sonraki nihai sonuç

Eventually, “bir süre ya da birkaç aşama geçtikten sonra, sonunda” demektir. Burada anlatımı filizlerin büyümesinden sonraki sonuca taşır: her filiz yeniden dikilecektir. “Belki” anlamına gelmez. Cümle, yeniden dikilmeyi yalnızca gerçekleşebilecek bir olasılık olarak değil, beklenen son aşama olarak sunar.

Alıştırma

"The noisy room eventually became quiet." cümlesinde eventually neyi gösterir?

  1. Oda sessizleşebilirdi.
  2. Oda hemen sessizleşti.
  3. Gürültülü oda bir süre sonra sessizleşti.
Cevabı göster

Gürültülü oda bir süre sonra sessizleşti.

After 10 to 12 years,

1:52

10 ila 12 yıl sonra,

the trees mature and can be harvested.

1:53

ağaçlar olgunlaşıyor ve hasat edilebiliyor.

Bobcats with chainsaws cut the trunk close to the ground and chop it into smaller pieces. Kalıp ifadeler

1:55

Motorlu testerelerle donatılmış Bobcat makineleri gövdeyi yere yakın bir noktadan kesip daha küçük parçalara ayırıyor.

Kalıp ifadeler

chop A into smaller pieces: A'yı daha küçük parçalara doğramak

chop it into smaller pieces ifadesindeki it, daha önce geçen trunk sözcüğünü karşılar. chop + nesne + into + sonuç yapısı, kesme eyleminin nesneyi belirtilen biçime ya da boyuta dönüştürdüğünü anlatır. Into, eylemin sonucunu belirtir: tek bir gövde birkaç küçük parçaya dönüşür. Burada into yerine doğrudan in kullanılamaz, çünkü in normalde kesmenin sonucunu değil, bir konumu belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle doğrama eyleminin küçük parçalar ortaya çıkardığını açıkça söyler?

  1. She chopped the carrots into small pieces.
  2. She put the chopped carrots in a small bowl.
  3. She chopped at the carrots with a dull knife.
Cevabı göster

She chopped the carrots into small pieces.

The pieces are collected and sent to the paper mill.

2:01

Parçalar toplanıp kâğıt fabrikasına gönderiliyor.

Every day, 200 trucks line up at this facility to unload around 4,500 tons of wood. Öbek fiiller

2:05

Her gün 200 kamyon bu tesiste sıraya girerek yaklaşık 4.500 ton odun boşaltıyor.

Öbek fiiller

line up: sıraya girmek ve beklemek

Burada line up, “sıraya girmek ve sırayla beklemek” anlamındadır. Kamyonlar sırayla yük boşaltabilmek için art arda dizilir; buradaki line, çizilmiş bir hattı belirten isim değil, bir öbek fiilin parçasıdır. Temel yapı özne + line up biçimindedir. Visitors lined up outside. örneğinde olduğu gibi ardından yer bildiren bir ifade gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki öbek fiille tamamlayın: Before the concert doors open, fans ____ outside the venue.

Cevabı göster

line up

The process starts by turning the eucalyptus trunks into wood chips. Dilbilgisi

2:12

Süreç, okaliptüs gövdelerinin odun yongalarına dönüştürülmesiyle başlıyor.

Dilbilgisi

start by + -ing: ilk adımı belirtmek

Starts by turning, bir süreçteki ilk eylemi belirtmek için start by + -ing yapısını kullanır. By, yöntemi veya başlangıç adımını tanıtır; dolayısıyla cümle, kütükleri yongaya dönüştürmenin ilk yapılan işlem olduğunu söyler. Burada by bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: start by checking doğrudur, start by check değildir. Özne bir kişi de bir süreç de olabilir.

Alıştırma

Cümleyi start by + -ing yapısını ve check fiilini kullanarak tamamlayın: The technician ____ the power connection.

Cevabı göster

starts by checking

As aparas são enviadas para um equipamento chamado disgestor,

2:16

Odun yongaları, digester adı verilen bir ekipmana gönderiliyor;

onde ocorre o cozimento da madeira por ação da temperatura e de produtos químicos.

2:20

burada odun, ısı ve kimyasal maddeler kullanılarak pişiriliyor.

No final do cozimento, obtemos também uma pasta crua,

2:26

Pişirme işleminin sonunda işlenmemiş bir hamur da elde ediyoruz;

pasta castanha da cor da madeira.

2:29

bu, odun renginde kahverengi bir hamur.

The pieces are then dried and bleached to create the cellulose fibers used for making sheets. Dilbilgisi

2:32

Parçalar daha sonra kurutulup ağartılarak kâğıt yapımında kullanılan selüloz lifleri elde ediliyor.

Dilbilgisi

cellulose fibers used for making sheets: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği

cellulose fibers used for making sheets ifadesinde used for making sheets, cellulose fibers öbeğinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Sıkıştırılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir: cellulose fibers that are used for making sheets. Bu öbek, lifleri kullanım amaçlarına göre tanımlar. be used for + -ing, “bir şeyi yapmak veya üretmek amacıyla kullanılmak” anlamına gelir. used cümlenin ana fiili değildir; ana edilgen fiil öbeği are then dried and bleached ifadesidir.

Alıştırma

Cümleyi that are used for making ifadesinin tam kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: The mill separates fibers ____ packaging.

Cevabı göster

used for making

It all happens inside this 200 meter machine,

2:37

Bunların hepsi 200 metre uzunluğundaki bu makinenin içinde gerçekleşiyor;

which could fit four Airbuses. Anlatım akışı

2:40

makinenin içine dört Airbus uçağı sığabilir.

Anlatım akışı

which could fit four Airbuses: ölçeği zihinde canlandırmak

Ana cümle önce sürecin nerede gerçekleştiğini belirtir ve makinenin 200 metrelik boyutunu verir. Virgül + which ile başlayan cümlecik daha sonra aynı makine hakkında gerekli olmayan ek bir bilgi sunar: içine dört Airbus sığabilir. Bu ek cümlecik ölçek benzetmesi işlevi görür. Soyut bir ölçüyü dinleyicinin zihninde canlandırabileceği bir görüntüye dönüştürür. could fit, uçakların gerçekten makinenin içine yerleştirildiği bir olayı değil, varsayımsal mekânsal kapasiteyi anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede which could fit four Airbuses cümleciğinin temel işlevi nedir?

  1. 200 metrelik birkaç makineden hangisinin kastedildiğini belirler.
  2. Dinleyicinin makinenin boyutunu canlandırabilmesi için tanıdık bir ölçek karşılaştırması ekler.
  3. Dört uçağın gerçekten makinenin içinde saklandığını bildirir.
Cevabı göster

Dinleyicinin makinenin boyutunu canlandırabilmesi için tanıdık bir ölçek karşılaştırması ekler.

In the control room, workers make sure everything goes smoothly. Kalıp ifadeler

2:43

Kontrol odasındaki çalışanlar her şeyin sorunsuz ilerlediğinden emin oluyor.

Kalıp ifadeler

make sure everything goes smoothly: her şeyin sorunsuz ilerlemesini sağlamak

Make sure + yan cümle, yan cümlede anlatılan durumun gerçekleşmesi için kontrol etmek veya gerekli adımları atmak anlamına gelir. Burada çalışanlar, sürecin planlandığı gibi devam etmesi için onu izler. Go smoothly, bir sürecin önemli sorunlar, gecikmeler veya kesintiler olmadan ilerlediğini anlatan bir deyimdir. Fiziksel bir nesnenin nasıl hareket ettiğini değil, bir faaliyetin nasıl ilerlediğini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “hiçbir sorun çıkmamasını sağlamak” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: Before the event, the coordinator checks every detail to ____.

Cevabı göster

make sure everything goes smoothly

Cameras inside show the cellulose fibers being flattened together at a speed of 60 mph. Dilbilgisi

2:46

İçerideki kameralar, selüloz liflerinin saatte 60 mil hızla birbirine bastırılıp düzleştirildiğini gösteriyor.

Dilbilgisi

show ... being flattened together: bir şeyin yassılaştırılıp birleştirilmekte olduğunu göstermek

Show + nesne + being + geçmiş zaman ortacı, nesne eyleme maruz kalırken eylemin gözle görülür biçimde devam ettiğini anlatır. Bu cümlede kameralar görüntüyü sağlar, cellulose fibers nesnedir ve being flattened devam eden edilgen bir yapıdır. Flattened, liflere uygulanan eylemi belirtirken together liflerin birleşik bir tabaka hâline gelecek şekilde sıkıştırıldığını gösterir. Buradaki being, devam eden edilgen süreci kuran dil bilgisel bir öğedir; “var olmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi load fiilinin devam eden edilgen biçimiyle tamamlayın: The security video shows the packages ____ onto a truck.

Cevabı göster

being loaded

They come out rolled into reams 33 feet wide and almost 13 feet tall. Dilbilgisi

2:51

Kâğıt, 33 fit genişliğinde ve neredeyse 13 fit yüksekliğinde rulolar hâlinde çıkıyor.

Dilbilgisi

come out rolled into reams: come out + sonuç durumu

Burada come out, “üretim sürecinden çıkmak” anlamındadır; rolled into reams ise liflerin o andaki durumunu anlatan geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Kalıp, özne + come out + geçmiş zaman ortacı veya tümleç şeklindedir. Bir ürün sürece bir biçimde girip başka bir biçimde çıktığında bu sonuç durumu kalıbı kullanılabilir. Sondaki tümleç, sürecin ürünü hangi duruma getirdiğini gösterir. Bu cümlede malzeme makineden zaten sarılmış olarak çıkar; çıktıktan sonra kendi kendine sarılmaz.

Alıştırma

Hangi cümle, bir işlemden sonra ürünün durumunu come out ile doğru biçimde anlatır?

  1. The labels come out cutting into individual strips.
  2. The labels come out to cut into individual strips.
  3. The labels come out cut into individual strips.
Cevabı göster

The labels come out cut into individual strips.

This facility can produce an average of 1,800 tons of paper per day, Kalıp ifadeler

2:57

Bu tesis günde ortalama 1.800 ton kâğıt üretebiliyor;

Kalıp ifadeler

an average of: hesaplanmış ortalamayı belirtme

An average of, bir miktardan önce hesaplanmış ortalamayı belirtir: Bir dönem veya veri kümesindeki toplam, birim sayısına bölünür. Burada günde 1.800 ton, tesisin ortalama günlük üretimidir. Bu bir ortalama olduğu için bazı günlerde üretim 1.800 tonun üzerinde, bazı günlerde ise altında olabilir. İfade bir üst sınırı, her gün garanti edilen kesin bir miktarı veya tüm dönemin toplamını belirtmez.

Alıştırma

Hesaplanmış bir ortalamayı belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: Over the last month, the clinic saw ____ 85 patients per day.

Cevabı göster

an average of

which is over 4 million books. Anlatım akışı

3:01

bu da 4 milyondan fazla kitaba denk geliyor.

Anlatım akışı

which is over 4 million books: bir miktarı tanıdık bir ölçeğe dönüştürmek

Virgülden sonraki which yan cümlesi, facility ismine değil, önceki üretim miktarının tamamına, yani günde ortalama 1.800 ton kâğıda gönderme yapar. Ana ifadeden sonra zorunlu olmayan ek bir açıklama verir. Anlatıcı, bu ağırlığı dört milyondan fazla kitaba denk bir miktar olarak yeniden ifade ederek soyut bir endüstriyel ölçüyü tanıdık bir ölçeğe dönüştürür. Bu bir miktar karşılaştırmasıdır; tesisin gerçekten kitap ürettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

'The battery stores 100 kilowatt-hours of energy, which is enough to power the cabin for three days,' cümlesinde which yan cümlesinin işlevi nedir?

  1. Enerji miktarını tanıdık ve pratik bir ölçeğe dönüştürür.
  2. Pilin şarj olmasının üç gün sürdüğünü söyler.
  3. Hangi pilden söz edildiğini belirler.
Cevabı göster

Enerji miktarını tanıdık ve pratik bir ölçeğe dönüştürür.

É uma das máquinas mais rápidas do mundo.

3:03

Bu, dünyanın en hızlı makinelerinden biri.

These 80-ton jumbo reels are cut down to become a recognizable stack of office paper. Notlar

3:07

80 tonluk bu dev bobinler, bildiğimiz ofis kâğıdı destelerine dönüşecek şekilde kesiliyor.

Dilbilgisi

80-ton jumbo reels: kata satuan tunggal dalam kata sifat majemuk

80-ton jumbo reels ifadesinde 80-ton, reels isminden önce gelen bileşik bir sıfattır. Sayı ile birim, “80 ton ağırlığında” anlamını veren tek bir niteleyici olarak birlikte çalışır. İsimden önce kullanılan bu yapıda birimi tekil tutun ve sayıyla birimi kısa çizgiyle bağlayın: an 80-ton reel. Ölçü, isim ve fiilden sonra geldiğinde ise normal çoğul biçim kullanılır: the reel weighs 80 tons.

Alıştırma

Parantez içindeki bilgiyi kullanarak bileşik niteleyiciyi tamamlayın: The crane lifted a ____ steel beam. (The beam weighed 20 tons.)

Cevabı göster

20-ton

Öbek fiiller

cut down: bir şeyi keserek küçültmek

Burada cut down, dev ruloları keserek küçültmek anlamına gelir. down parçacığı kesme yönünü değil, boyutun küçülmesi sonucunu anlatır; ayrıca nesne kesilip devrilen bir ağaç değildir. Kullanışlı bir kalıp cut + nesne + down to + hedef boyut veya biçim şeklindedir. Bu cümlede rulolar, sıradan ofis kâğıdına dönüşebilmeleri için küçültülerek kesilir.

Alıştırma

Tahtalar raf için fazla uzun. Cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? We need to ___ before installing them.

  1. cut them up
  2. cut them down
  3. cut them off
Cevabı göster

cut them down

Duas em cada três resmas de papel de escritório que é exportadas para fora da Europa

3:12

Avrupa dışına ihraç edilen her üç top ofis kâğıdından ikisi

são produzidas pela The Navigator company.

3:16

The Navigator Company tarafından üretiliyor.

They're then boxed and shipped to 130 countries.

3:19

Ardından kutulanıp 130 ülkeye gönderiliyor.

In order to create this much paper, Dilbilgisi

3:22

Bu kadar çok kâğıt üretebilmek için

Navigator has to plant a lot of trees.

3:24

Navigator'ın çok sayıda ağaç dikmesi gerekiyor.

Dilbilgisi

In order to create: amaç belirtmek

In order to + fiilin yalın hâli, ana eylemin amacını belirtir. Burada bu kadar çok kâğıt üretmek hedeftir ve Navigator'ın neden çok sayıda ağaç dikmesi gerektiğini açıklar. Yapı in order to + fiilin yalın hâli şeklindedir. create eylemini yapan kişi veya kuruluş normalde ana cümlenin öznesi Navigator'dır; bu nedenle baştaki amaç ifadesi Navigator has to plant a lot of trees ile doğrudan bağlantılıdır.

Alıştırma

build fiilini açık bir in order to amaç ifadesinde kullanın: ____ the model bridge, the class collected cardboard and glue.

Cevabı göster

In order to build

Man-made plantations like this one have increased Europe's total forest area Dilbilgisi

3:27

Bunun gibi insan eliyle oluşturulan plantasyonlar, Avrupa'nın toplam orman alanını

by 17 million hectares in the last 30 years.

3:31

son 30 yılda 17 milyon hektar artırdı.

Dilbilgisi

increase ... by + miktar: değişimin büyüklüğü

increase something by + amount kalıbı, değişimin miktarını belirtir. Burada büyüyen şey Europe's total forest area, 30 yılda eklenen alan ise 17 million hectares ifadesidir. by sonrasındaki sayı nihai toplam değildir. Eski alan X ise yeni alan, X artı 17 milyon hektardır.

Alıştırma

Hangi cümle 20 hektarın nihai orman alanı değil, eklenen miktar olduğunu belirtir?

  1. The forest area increased to 20 hectares.
  2. The forest area increased by 20 hectares.
  3. The forest area increased from 20 hectares to 35 hectares.
Cevabı göster

The forest area increased by 20 hectares.

Somos o maior gestor de floresta em Portugal.

3:35

Portekiz'in en büyük orman işletmecisiyiz.

Nós gerimos mais de 107.000 ha.

3:38

107.000 hektardan fazla alanı yönetiyoruz.

Preventing these trees from going up in flames is pretty important. Deyimler

3:41

Bu ağaçların alevlere teslim olmasını önlemek son derece önemli.

Deyimler

going up in flames: yanmak ve tamamen başarısız olmak

Going up in flames, go up in flames deyiminin -ing biçimidir. Burada alev almak ve yangında yok olmak ya da ağır hasar görmek anlamına gelir; yani ağaçların karşı karşıya olduğu gerçek yangın tehlikesini anlatır. Bu deyim mecazi olarak da kullanılabilir. Planlar, umutlar veya projeler aniden ve tamamen başarısız olduğunda go up in flames denebilir. Her iki kullanımda da küçük bir sorun değil, çarpıcı bir yıkım anlatılır.

Alıştırma

Cümleyi go up in flames ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After lightning struck the dry barn, the whole building ____.

Cevabı göster

went up in flames

But Eucalyptus globulus is often seen as a villain when it comes to wildfires, Notlar

3:45

Ancak Eucalyptus globulus, orman yangınları söz konusu olduğunda genellikle kötü karakter olarak görülüyor,

Deyimler

seen as a villain: Bir Şeyi Suçlu Taraf Olarak Çerçevelemek

be seen as + isim öbeği yapısında seen, fiziksel olarak görülmek değil, “kabul edilmek” veya “olarak değerlendirilmek” anlamına gelir. Edilgen yapı, diğer insanların özneyi nasıl değerlendirdiğine odaklanır ve bu görüşü kimin taşıdığını belirtmek zorunda bırakmaz. Eucalyptus globulus için villain denmesi bir rol metaforudur. Ağacı, orman yangınları tartışmasında zararlı ve suçlanan taraf olarak çerçeveler; ağacın gerçek anlamda bir hikâye karakteri olduğu ya da cümlenin bu suçlamanın haklılığını kanıtladığı anlamına gelmez.

Alıştırma

seen as a villain bu cümlede nasıl bir işlev görüyor?

  1. Ağacın her orman yangınının nedeni olduğunun hukuken kesinleştiğini kanıtlar.
  2. İnsanların ağacın yanında duran kurgusal bir karakteri fiziksel olarak gördüğünü söyler.
  3. Ağacı, orman yangını tartışmalarında zararlı ve suçlanan taraf olarak sunar.
Cevabı göster

Ağacı, orman yangını tartışmalarında zararlı ve suçlanan taraf olarak sunar.

Kalıp ifadeler

when it comes to: Konuyu Sınırlandırmak

when it comes to + isim veya -ing biçimi, “bu belirli konu ele alındığında” ya da “konu ... olduğunda” anlamına gelir. Bir ifadenin kapsamını tek bir alana indirger. Burada wildfires, ağacın sık sık kötü taraf olarak değerlendirildiği alandır. Bu kalıp, konuyu belirleyen bir ifade olarak kullanılır. Comes fiziksel hareketi anlatmaz ve kalıbın tamamı bir şeyin geldiği zamanı ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi konuyu belirleyen hedef ifadeyle tamamlayın: “____ online safety, strong passwords are essential.”

Cevabı göster

When it comes to

since the species burns easily,

3:49

çünkü bu tür kolayca yanıyor.

which is why Navigator spends over 4 million Euros a year in prevention. Anlatım akışı

3:51

Navigator bu nedenle önleme çalışmalarına yılda 4 milyon avrodan fazla harcıyor.

Anlatım akışı

which is why: nedeni sonucuna bağlamak

Bu cümlede which, yalnızca species ismine değil, türün kolayca yandığı gerçeğinin tamamına gönderme yapar. Ardından is why sonucu açıklar: Navigator önleme çalışmalarına büyük miktarda para harcar. İfade, which is why + yan cümle kalıbı, önce bir gerçeği sunup ardından bu gerçeğin açıkladığı sonuca doğal biçimde geçmeyi sağlar.

Alıştırma

Önceki gerçeğin tamamına gönderme yapıp sonucunu açıklayan bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The bridge is closed for repairs, ____ we need to take another route.

Cevabı göster

which is why

Importa salientar que 90% das ocorrências

3:55

Yangın vakalarının yüzde 90'ının

são eh fora do nosso património.

3:59

arazilerimizin dışında meydana geldiğini vurgulamak önemli.

E é ilustrativo de como essa problemática da proteção do território

4:02

Bu da bölgeyi koruma sorununun

não se fecha dentro de fronteira.

4:07

herhangi bir sınırın içinde kalmadığını açıkça gösteriyor.

While the paper industry is more sustainable, Dilbilgisi

4:10

Kâğıt endüstrisi daha sürdürülebilir hâle gelse de,

producing it does have an environmental impact. Dilbilgisi

4:12

kâğıt üretiminin çevre üzerinde bir etkisi var.

Dilbilgisi

While: karşıtlıktan önce bir noktayı kabul etmek

Burada While, sırasında anlamına değil, although ile aynı şekilde olsa da anlamına gelir. Bir ödünleme kurar: Konuşmacı önce kâğıt endüstrisinin daha sürdürülebilir olduğunu kabul eder, ardından üretimin yine de çevreyi etkilediğini söyleyerek bu olumlu noktayı sınırlar. Bu yapı, birbirine zıt görünebilen ancak ikisi de doğru olabilen iki gerçeği dengeler: While + kabul edilen nokta, karşıt ana nokta.

Alıştırma

Bu cümlede While ne işe yarar? While the paper industry is more sustainable, producing it does have an environmental impact.

  1. Kâğıt endüstrisinin çevresel etkisinin nedenini verir.
  2. Karşıt bir sınırlama getirmeden önce ilk noktayı kabul eder.
  3. İki durumun aynı anda gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster

Karşıt bir sınırlama getirmeden önce ilk noktayı kabul eder.

Dilbilgisi

Vurgulu olumlu yapı does have

Buradaki does have, has biçiminin vurgulu olumlu hâlidir. Yardımcı fiil does, özellikle önceki fikir dinleyicide tersine bir beklenti oluşturabilecekse, etkinin gerçekten var olduğunu vurgular. Kalıp does + fiilin yalın hâlidir; bu yüzden have yalın kalır. Bu yapı bir varsayımı düzeltmek, önemli bir sınırlama eklemek veya bir olguyu güçlü biçimde doğrulamak için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi have fiilinin vurgulu olumlu biçimiyle tamamlayın: "The device looks harmless, but it ____ an environmental cost."

Cevabı göster

does have

But things in Europe are shifting.

4:14

Ancak Avrupa'da işler değişiyor.

Manufacturers are complying with Europe's plan to become carbon neutral by 2050. Notlar

4:16

Üreticiler, Avrupa'nın 2050'ye kadar karbon nötr olma planına uyuyor.

Kalıp ifadeler

Complying with: fiil-edat kalıbı

Complying with, bir kurala, gerekliliğe, karara veya resmî plana göre hareket etmek anlamına gelir. Burada üreticilerin eylemlerini Avrupa'nın planına uyacak şekilde değiştirdiğini veya yönettiğini gösterir. Comply fiilinden sonra uyulan şey belirtilirken normalde with kullanılır: comply with a law, comply with a standard, comply with a plan. Örnekteki are complying, devam eden bir süreci gösteren şimdiki zaman biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi comply ve doğru edatla tamamlayın: "To pass the inspection, every factory must ____ the new safety standard."

Cevabı göster

comply with

Kelime

“become carbon neutral” içinde carbon neutral

Carbon neutral, bir kuruluşun, yerin veya faaliyetin ürettiği karbon emisyonlarını eşdeğer miktarda azaltım, giderim veya telafiyle dengelemesi anlamına gelir. Amaç, her an hiç emisyon olmaması değil, net emisyonları sıfırlamaktır. “become carbon neutral” yapısında carbon neutral, become fiilinden sonra gelen sıfat tümlecidir. Burada Avrupa’nın 2050’ye kadar ulaşmak istediği durumu anlatır; neutral, karbon konusunda tarafsız bir görüşe sahip olmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Faaliyetin net karbon emisyonlarının dengelendiği anlamındaki ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The city aims to become ____ by 2040.

Cevabı göster

carbon neutral

And Navigator is ahead of this transition. Kalıp ifadeler

4:21

Navigator ise bu dönüşümde önde gidiyor.

Kalıp ifadeler

İlerleme anlamında ahead of this transition

Burada ahead of, bir değişimde, planda veya eğilimde daha ileride ya da daha gelişmiş olmak anlamına gelir. Navigator, karbon nötrlüğüne geçişte önde giden bir kuruluş olarak sunuluyor; yani ilerlemesi bu dönüşüme öncülük ediyor. Yapı ahead of + isim öbeğidir: ahead of this transition. Bu cümlede ahead of mecazlı bir ilerlemeyi anlatır, fiziksel konumu anlatmaz.

Alıştırma

“Navigator is ahead of this transition.” cümlesinde ahead of ne anlama gelir?

  1. değişimin fiziksel olarak önünde bulunmak
  2. bu değişimde daha ileride olmak
  3. bu değişimle ilgisi olmamak
Cevabı göster

bu değişimde daha ileride olmak

Today, 70% of the energy that powers its mills

4:24

Bugün fabrikalarını çalıştıran enerjinin yüzde 70'i

comes from biomass made with discarded wood. Kelime

4:27

atık odunlardan yapılan biyokütleden geliyor.

Kelime

biomass: enerji için kullanılan organik madde

Bu cümlede biomass, enerji üretmek için kullanılabilen organik madde anlamına gelir. Burada atılmış ahşap, tesislere güç sağlamaya yardımcı olan biyokütle olarak kullanılıyor. Bu sözcük, enerji kaynağı olarak kullanılan maddeyi adlandırır; bir canlının vücut ağırlığını veya genel olarak tüm canlıları ifade etmez. Enerji haberlerinde biyokütle genellikle ısı, elektrik veya yakıt üretmek için kullanılan bitkisel maddeleri, ahşap atıklarını ve diğer organik kalıntıları kapsar.

Alıştırma

Orijinal cümlede biomass ne anlama geliyor?

  1. Enerji kaynağı olarak kullanılan organik madde
  2. Yalnızca petrolden yapılan yakıt
  3. Canlı bir organizmanın toplam vücut ağırlığı
Cevabı göster

Enerji kaynağı olarak kullanılan organik madde

Do papel sendo eh 100% reciclável e biodegradável,

4:30

Kâğıt yüzde 100 geri dönüştürülebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir olduğundan,

é altamente sustentável

4:34

son derece sürdürülebilir

e por isso mesmo é um produto que de futuro tem sempre imensas oportunidades

4:35

ve tam da bu nedenle gelecekte her zaman çok büyük

de crescimento.

4:40

büyüme fırsatları sunan bir üründür.