Kabızlığa ne sebep olur? - Heba Shaheed: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu ders, kabızlığın kolonda nasıl geliştiğini, dışkının neden sertleşebildiğini veya çıkarılmasının zorlaşabildiğini ve duruş, beslenme, hareket, masaj ile sıvı alımının nasıl yardımcı olabileceğini açıklar. Başlıca İngilizce noktaları: 1. a condition that causes a backup — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “a condition that...” yapısının tıbbi bir sorunu bilimsel ve kısa bir cümlede nasıl tanımladığını öğrenerek hastalıkları veya vücut süreçlerini açık biçimde anlatan cümleleri tanıyabilir ve kurabilirsiniz. 2. transforming it from liquid to solid. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: -ing yapısının bir sürecin sonucunu gösterdiğini, “from...to...” ifadesinin ise anatomi, malzemeler veya adım adım açıklamalarda durum değişimini anlattığını kavrarsınız. 3. may help restore your daily trip to the toilet. — Kalıp ifadeler ve eşdizimler: “may help” ifadesinin kesin bir iyileşme sözü vermeden temkinli sağlık tavsiyesi verdiğini, “restore your daily trip to the toilet” ifadesinin ise konuyu kibar ve dolaylı tuttuğunu fark edersiniz.
Bu derste
Visiting the bathroom is part of the daily human experience, Kelime
0:06Tuvalete gitmek günlük insan deneyiminin bir parçasıdır,
Visiting the bathroom: “tuvalete gitmek” demenin kibar bir yolu
Bu cümlede Visiting the bathroom, bir odayı gezmek veya incelemek değil, tuvaleti kullanmak anlamına gelir. Bathroom, özel bir bedensel etkinliği kibarca anlatan örtmeceli bir ifadedir. Burada Visiting bir ulaç değil, isim gibi kullanılan İngilizce bir gerund yapısıdır. İfadenin tamamı is fiilinin öznesidir ve genel olarak bu etkinliği anlatır.
Alıştırma
Örnek cümlede Visiting the bathroom ne anlama geliyor?
- Tuvaleti kullanmayı kibar ve dolaylı biçimde anlatmak
- Bir ziyaretçi olarak banyoyu gezmek
- Banyoyu temizlemek
Cevabı göster
Tuvaleti kullanmayı kibar ve dolaylı biçimde anlatmak
but occasionally constipation strikes, Kalıp ifadeler
0:10ancak bazen sindirim sisteminizde bir tıkanıklığa neden olan
a condition that causes a backup in your digestive system. Dilbilgisi
0:12kabızlık durumu ortaya çıkar.
Constipation strikes: istenmeyen bir durum aniden ortaya çıkar
constipation strikes ifadesinde strikes, bir şeyin aniden meydana gelmesi veya birini etkilemeye başlaması demektir. Constipation öznedir ve strike bu durumu, güçlü biçimde gelen istenmeyen bir olay gibi gösterir. Bu kullanım a problem, illness, or disaster strikes kalıbını izler. Durumun yalnızca happens olduğunu söylemekten daha canlı ve dramatiktir.
Alıştırma
Bir hastalığın aniden başladığını göstermek için cümleyi strike fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Sometimes a migraine ____ without warning.
Cevabı göster
strikes
a condition that causes a backup: kabızlığı tanımlama
Bu cümlede a condition, constipation sözcüğünü başka bir ad öbeğiyle yeniden adlandırıp açıklar. Eklenen bu ad öbeğine açıklayıcı eşleme, yani appositive denir. that causes a backup ilgi yan cümleciği, bu durumun neye yol açtığını anlatır. Burada condition tıbbi bir durum, backup ise sindirim sistemindeki tıkanma veya birikme demektir; bilgisayar verilerinin yedek kopyası değildir. Ad, a condition that ... kalıbı önce bir şeyi belirli bir durum olarak sınıflandırır, sonra da yol açtığı etkiyle tanımlar.
Alıştırma
Özgün cümlede a condition that causes a backup ne işe yarar?
- constipation sözcüğünü tanımlar ve etkilerinden birini açıklar.
- constipation sonrasında ilgisiz bir olay başlatır.
- constipation için bilgisayarda bir yedek kopya oluşturulduğu anlamına gelir.
Cevabı göster
constipation sözcüğünü tanımlar ve etkilerinden birini açıklar.
The food you eat can take several days to exit your body, Dilbilgisi
0:16Yediğiniz yiyeceklerin vücudunuzdan çıkması birkaç gün sürebilir,
can take several days to: bir sürecin gerektirdiği süreyi anlatma
take + süre + to + fiil kalıbı, bir eylem veya sürecin ne kadar zaman gerektirdiğini anlatır. Burada several days gereken süredir; to exit your body ise bu sürenin sonunda tamamlanan eylemdir. Can olasılık veya değişkenlik anlamı katar: süreç birkaç gün gerektirebilir, ancak bu süre sabitmiş gibi sunulmaz. Burada take, almak veya taşımak değil, zaman gerektirmek anlamındadır.
Alıştırma
take + süre + to + fiil kalıbını tamamlayın: The repair can ____ two hours ____ finish.
Cevabı göster
take · to
and for many constipation can become chronic, Kelime
0:19ve birçokları için kabızlık kronik bir hale gelebilir,
constipation can become chronic: uzun süreli bir duruma dönüşme
constipation can become chronic ifadesinde become + sıfat, bir durum değişikliğini gösterir: kabızlık ara sıra yaşanan bir sorundan uzun süren veya tekrar tekrar ortaya çıkan bir soruna dönüşebilir. Chronic, şiddeti değil süreyi veya tekrarlanmayı anlatır. Kronik bir durum hafif de şiddetli de olabilir; bu nedenle cümle tek başına kabızlığın ne kadar ciddi olduğunu söylemez.
Alıştırma
Hangi durum chronic bir rahatsızlığı en iyi gösterir?
- Birkaç dakika önce oluşan çok ağrılı bir kesik
- Birkaç yıl boyunca tekrar tekrar ortaya çıkan sırt ağrısı
- Aniden başlayan ve bir saat sonra geçen baş ağrısı
Cevabı göster
Birkaç yıl boyunca tekrar tekrar ortaya çıkan sırt ağrısı
meaning regularly passing lumpy hard stools accompanied by straining. Kelime
0:22bu da düzenli olarak ıkınma eşliğinde topaklı sert dışkı çıkarmak anlamına gelir.
passing lumpy hard stools accompanied by straining: parçalı sert dışkı ve ıkınma
Sağlık ve tıp İngilizcesinde passing lumpy hard stools, sert ve parça parça dışkılamak demektir. Burada stools dışkı anlamındadır; pass stools ise dışkılamak için kullanılan tarafsız bir ifadedir. Regularly bunun tekrarlayan bir durum olduğunu gösterir. Accompanied by straining, aynı anda ortaya çıkan bir belirtiyi ekler: kişi dışkılama sırasında itmek veya normalden fazla güç uygulamak zorundadır. Burada straining fiziksel olarak ıkınmayı anlatır; duygusal stres veya kas yaralanması anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir tıbbi kayıtta passing hard stools accompanied by straining ne anlama gelir?
- Kas yaralanmasından sonra ilaç almak
- Sert dışkı yapmak ve ıkınmak zorunda kalmak
- Duygusal stres hissederken ahşap oturakları taşımak
Cevabı göster
Sert dışkı yapmak ve ıkınmak zorunda kalmak
What's behind this unsettling phenomenon? Anlatım akışı
0:27Bu rahatsız edici fenomenin arkasında ne yatıyor?
What's behind...?: olgudan nedene geçiş
Bu soruda behind, fiziksel olarak bir şeyin arkasında bulunmak değil, bir şeyden sorumlu olmak veya ona yol açmak anlamına gelir. What's behind this unsettling phenomenon? bu olguya neyin yol açtığını sorar. Bu soru, geçiş ifadesi olarak açıklamayı bir olguyu gözlemlemekten nedenini araştırmaya taşır. Yeniden kullanılabilen What's behind + isim öbeği? kalıbı, cevabı henüz vermeden neden analizini başlatır.
Alıştırma
Neden analizi sorusunu dersteki kelimeyle tamamlayın: What's ____ the sudden drop in online orders?
Cevabı göster
behind
arises in: bir durumun nerede geliştiğini resmî biçimde söylemek
Bu bilimsel açıklamada arises, “gelişir” veya “ortaya çıkar” anlamına gelir. Constipation öznedir; in the colon ise durumun başladığı veya şekillendiği vücut bölümünü belirtir. Ayağa kalkmayı anlatmaz. Arise geçişsizdir: durumun kendisi özne olur. Bu resmî kullanım, bir problemin, belirtinin veya sürecin nerede ortaya çıktığını açıklarken yaygındır.
Alıştırma
Resmî cümleyi arise fiilinin doğru biçimiyle ve dersteki edatla tamamlayın: The problem ____ the final stage of the process.
Cevabı göster
arises in
also known as: aynı şey için başka bir ad verme
Also known as, aynı kişi veya şeyin başka bir adını tanıtır. Bu cümlede virgülle ayrılan ifade, colon ve the large intestine sözlerinin aynı organın iki adı olduğunu belirtir. Yaygın kalıp name A, also known as name B şeklindedir. Teknik, resmî veya daha az bilinen bir terimi başka bir adla ilişkilendirir.
Alıştırma
“Başka bir adla da anılan” anlamındaki üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: The red planet, ____ Mars, has two moons.
Cevabı göster
also known as
This muscular organ is split into four sections: Kalıp ifadeler
0:35Bu kaslı organ dört bölüme ayrılır:
is split into four sections: bir bütünü dört parçaya ayırma
Is split into four sections, bir bütünün dört parça hâlinde düzenlendiğini veya açıklandığını belirtir. Buradaki split yapısal bir bölünmeyi anlatır; mutlaka fiziksel olarak kesilme anlamına gelmez. be split into + bir sayı veya parça grubu kalıbı açıklamalarda yaygındır. İki nokta, sırada dört bölümün adlarının verileceğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi hedef yapının geniş zamandaki edilgen biçimiyle tamamlayın: The guide ____ five short chapters.
Cevabı göster
is split into
ascending, transverse, descending ve sigmoid colon: kolonun dört bölümü
Ascending, transverse, descending ve sigmoid, kolonun birbirine bağlı dört bölümünün adıdır; dört ayrı organ değildir. Ascending, transverse ve descending bölümlerin genel yönünü, sigmoid ise yaklaşık S biçimindeki kıvrımlı bölümü belirtir. Bu sıralamada bu sözcükler sondaki colon adını ortak kullanır. Tam adlar ascending colon, transverse colon, descending colon ve sigmoid colon şeklindedir.
Alıştırma
Bu cümlede ascending, transverse, descending ve sigmoid neyi adlandırıyor?
- Kolonun dört bölümü
- Birbirinden ayrı dört sindirim organı
- Kolonun yaptığı dört hareket
Cevabı göster
Kolonun dört bölümü
bile, and digestive juices to the large intestine.
0:49safra ve sindirim sularından oluşan bu karışımı kalın bağırsağa iletir.
consisting of ...: bileşenleri belirtme
consisting of ingested food, bile, and digestive juices ifadesinde consisting of, dışkıyı oluşturan bileşenleri tanıtır. -ing yapısı stool adına açıklayıcı bilgi ekler; bir amaç belirtmez. Temel yapı bütün + consist of + parçalar biçimindedir: The mixture consists of water and salt. Bir addan sonra kullanılan consisting of ... aynı bileşen bilgisini ek açıklama olarak verebilir. Buradaki ingested food, vücuda alınmış yiyecek anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi consist of ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The team, ____ two designers and one engineer, starts work today.
Cevabı göster
consisting of
the organ siphons off most of the water it contains, Öbek fiiller
0:56organ içerdiği suyun çoğunu emer,
As this stool moves through the colon: aynı anda ilerleyen süreçler
Burada As, zaman bildiren bir yan cümleyi başlatır. “Bu süreç gerçekleşirken” anlamına gelir: dışkı kolonda ilerler ve kolon bu hareket sırasında suyu uzaklaştırır. As sözcüğünün bu kullanımı, özellikle değişimleri açıklarken aynı anda ilerleyen iki süreci birbirine bağlar. Bu bağlamda as, “çünkü” ya da “... olarak” anlamına gelmez.
Alıştırma
“As this stool moves through the colon” ifadesindeki As ne anlama gelir?
- Bu şey olarak
- Bu süreç gerçekleşirken
- Bu gerçekleştiği için
Cevabı göster
Bu süreç gerçekleşirken
siphons off: sıvıyı veya kaynakları çekip uzaklaştırmak
Siphons off, bir sıvıyı bulunduğu yerden “çekip almak” veya “uzaklaştırmak” anlamına gelir. Burada kolonun dışkıdaki suyun büyük bölümünü uzaklaştırmasını canlı bir biçimde anlatır; kolonun gerçekten bir boru kullandığı anlamına gelmez. Bu öbek fiil, para, enerji veya dikkat gibi kaynakların başka bir yere aktarılmasını da anlatabilir. Off, bir şeyin asıl yerinden veya kullanımından uzaklaşması anlamını ekler.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: The pump ____ excess water from the flooded room.
Cevabı göster
siphons off
transforming it from liquid to solid: sonuç bildiren bir -ing öbeği
transforming it from liquid to solid biçimindeki -ing öbeği, ana eylemin sonucunu ekler: suyun çoğunun alınması, maddenin katı hâle gelmesine neden olur. Bu öbek virgülden önceki cümleciğe bağlıdır; ayrı bir ana cümle değildir. transform A from X to Y kalıbı, “A’yı X durumundan Y durumuna dönüştürmek” anlamına gelir. Buradaki it, bağlamda sözü edilen dışkıyı gösterir.
Alıştırma
Özgün cümlede transforming it from liquid to solid ne işe yarar?
- İlgisiz bir eylem hakkında ayrı bir ana cümle başlatır.
- Organın suyu uzaklaştırmasının sonucunu gösterir.
- Organın suyu ne zaman uzaklaştırmaya başladığını açıklar.
Cevabı göster
Organın suyu uzaklaştırmasının sonucunu gösterir.
The longer..., the more...: “ne kadar..., o kadar...” bağlantılı karşılaştırma yapısı
the + comparative..., the + comparative... bağlantılı karşılaştırma kalıbı, değişen iki miktarı birbirine bağlar. Biri arttıkça veya azaldıkça diğerinin de onunla birlikte değiştiğini anlatır. Burada geçiş süresinin uzaması, geri emilimin artmasına yol açar. Bu kalıptaki iki the da sıradan birer tanımlık değil, karşılaştırma yapısının sabit parçalarıdır. Temel çerçeve The longer X takes, the more Y occurs. şeklindedir.
Alıştırma
Kalıbı tamamlamak için much ve easy sözcüklerinin karşılaştırma biçimlerini kullanın: The ____ you practice, the ____ the song becomes.
Cevabı göster
more · easier
resulting in increasingly...: giderek artan bir sonucu belirtmek
Resulting in, hemen önce açıklanan sürecin ortaya çıkardığı sonucu gösterir. Bir sonuca neden olma anlamı taşır; bu yüzden increasingly solid stool neden değil, sonuçtur. Increasingly bir sıfatın önüne gelir ve derecenin zamanla giderek arttığını belirtir. Burada increasingly solid, daha katı bir duruma doğru aşamalı değişimi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi result in ifadesinin -ing biçimi ve ardından increasingly ile tamamlayın: Each update fixed more problems, ____ stable software.
Cevabı göster
resulting in increasingly
a final bout of reabsorption occurs before it enters the rectum, Kelime
1:12rektuma girmeden önce son bir geri emilim dönemi gerçekleşir,
Once it reaches...: sonraki adımı başlatan aşamayı belirtmek
Once burada bir zaman koşulu başlatır: Dışkı sigmoid kolona ulaştıktan sonra bir sonraki olay gerçekleşir. Bu aşamaya ulaşıldığında anlamındadır; bir kez anlamında değildir. Once + özne + fiil yapısı, sonraki adımı başlatan aşamayı gösterdiği için süreç ve yönergelerde kullanışlıdır. Burada it, dışkıyı ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümlede once, sonraki eylemi başlatan aşamayı tanıtır?
- Once, this computer filled an entire room.
- I pressed Enter once.
- Once the screen says 'Ready,' press Enter.
Cevabı göster
Once the screen says 'Ready,' press Enter.
a final bout of reabsorption: son bir yeniden emilim turu
a final bout of reabsorption ifadesinde bout, bir etkinliğin veya sürecin sınırlı bir dönemini ya da bir turunu anlatır. Burada yeniden emilimi, maddenin rektuma girmesinden önceki son belirgin aşama olarak sunar. Bout ayrıca bir boks maçını da anlatabilir, ancak burada bu anlamda kullanılmamıştır. a bout of + isim yapısında sonraki isim, sınırlı bir süre boyunca gerçekleşen hastalığı, etkinliği veya süreci belirtir.
Alıştırma
a final bout of reabsorption ifadesindeki bout ne anlama gelir?
- bir boks maçı
- sürecin sınırlı bir turu
- bir vücut organı
Cevabı göster
sürecin sınırlı bir turu
distending its walls and telling the internal anal sphincter to relax. Notlar
1:16duvarlarını genişletir ve iç anal sfinktere gevşemesini söyler.
distending its walls: duvarlarını içeriden dışa doğru germek
Distending its walls, iç basınç nedeniyle duvarların dışa doğru gerilmesine ve şişmesine yol açmak demektir. Buradaki its walls, rektumun duvarlarını belirtir. -ing biçimindeki distending, madde içeri girerken meydana gelen fiziksel etkiyi anlatır. Distend, gaz, sıvı veya başka bir içerikle dolan içi boş bir vücut bölümünü anlatmak için sık kullanılan resmî bir fiildir.
Alıştırma
Hangi cümlede distend, bir organın içindeki basıncı anlatmak için kullanılmıştır?
- Trapped gas can distend the stomach.
- They extended the deadline by two days.
- The company expanded its services.
Cevabı göster
Trapped gas can distend the stomach.
telling the internal anal sphincter to relax: tell + nesne + to + fiil
tell + nesne + to + fiil yapısında nesne, eylemi yapması istenen veya yönlendirilen kişi ya da şeydir. Burada telling fiilinin nesnesi the internal anal sphincter, yapılacak eylem ise to relax ifadesidir. Gerçekte konuşan biri yoktur. Cümle bir vücut sinyalini kişileştirir: süreç sfinkterin gevşemesine neden olur veya ona gevşeme sinyali verir. Açıklamalarda cansız bir özne, bir parçayı ya da sistemi harekete geçirdiğinde tell + nesne + to do yapısıyla anlatılabilir.
Alıştırma
Parantezdeki sözcükleri kullanın ve tell fiilini özneye uyacak şekilde değiştirin: The thermostat ____ when the room gets cold. (tell / the heater / to turn on)
Cevabı göster
tells the heater to turn on
This is the point where you can usually decide Anlatım akışı
1:21Bu genellikle dışkıyı fiziksel olarak dışarı atmaya
whether to physically expel or retain the stool. Dilbilgisi
1:23veya tutmaya karar verebileceğiniz noktadır.
This is the point where...: süreçteki bir aşamayı belirtmek
Burada point, bir puan ya da görüş değil, sürecin belirli bir aşaması anlamına gelir. This is the point where... açıklamanın önemli bir aşamaya geldiğini bildirir ve ardından bu aşamada ne olabileceğini söyler. Where gerçek bir yeri değil, bu soyut aşamayı belirtir; bu nedenle “o aşamada” veya “o zaman” anlamındadır. This is the point where + cümlecik kalıbı, bir sürecin açıklamasını düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Süreç açıklamasını hedef ifadeyle tamamlayın: After all the files are uploaded, ____ the system checks for errors.
Cevabı göster
this is the point where
whether to physically expel or retain: iki eylem arasında seçim yapmak
Whether to A or B, üzerinde düşünülen iki olası eylemi sunar. Bu cümlede physically expel A seçeneği, retain ise B seçeneğidir. Whether sözcüğünden sonra, özne ve fiil içeren tam bir yan cümle yerine doğrudan to mastar öbeği gelebilir. İki fiil paraleldir: ilk fiil to alır ve ikinci fiil genellikle aynı to öğesini paylaşır; whether to expel or retain buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak whether to A or B kalıbıyla tamamlayın: Nina is deciding ____ join the art club ____ take a music class.
Cevabı göster
whether to · or
particularly the puborectalis and external anal sphincter.
1:29özellikle puborektalis ve dış anal sfinkter tarafından düzenlenir.
regulated by the pelvic floor muscles: bir mekanizma tarafından kontrol edilmek
Be regulated by, “bir şey tarafından kontrol edilmek veya ayarlanmak” anlamına gelir. Bu bir edilgen yapıdır: özne kontrol edilen süreci veya durumu belirtir, by ise kontrolü sağlayan mekanizmayı tanıtır. Burada That, dışkıyı dışarı atma veya tutma kararına ya da sürecine gönderme yapar; pelvic floor muscles ise bu süreci kontrol eden mekanizmadır. Regulated burada “bir kurala dönüştürülmüş” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi geniş zamanda be regulated by ile tamamlayın: The amount of light in the room ____ an automatic sensor.
Cevabı göster
is regulated by
The puborectalis forms a sling-like formation around the rectum, Kalıp ifadeler
1:34Puborektalis, rektumun etrafında sapan benzeri bir oluşum meydana getirir,
forms a sling-like formation around the rectum: rektumun çevresinde askı benzeri bir yapı oluşturmak
Burada forms, bir şekil oluşturmak anlamına gelir; around the rectum ise bu şeklin neyi çevrelediğini belirtir. Başka bağlamlarda da kullanılabilen kalıp form + bir şekil veya yapı + around + bir nesne biçimindedir. Sling-like, “askı biçiminde” demektir: kas, rektumu bir askıya benzer biçimde kıvrılarak çevreler. Bu bir biçim benzetmesidir; vücudun içinde gerçek bir askı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir şeyin başka bir nesnenin çevresinde şekil oluşturmasını aynı yapıyla doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The pole stands inside a loose coil of cable.
- The cable forms a loop-like shape around the pole.
- The cable hangs in a straight line beside the pole.
Cevabı göster
The cable forms a loop-like shape around the pole.
called the anorectal angle: «anorektal açı» teknik terimini tanıtmak
Called the anorectal angle, hemen önce açıklanan özelliğe teknik adını verir. Burada called, “adı verilen” veya “denilen” anlamındadır; telefon etmek ya da seslenmek anlamına gelmez. Daha tam biçimi yaklaşık olarak which is called the anorectal angle şeklindedir ve which is atılmıştır. Bu bilgi sırası bilimsel açıklamalarda yaygındır: önce bir özellik anlatılır, ardından called + ad yapısıyla teknik terim eklenir. Anorectal angle, rektum ile anal kanal arasındaki anatomik açıdır; angle burada bir bakış açısını değil, vücuttaki fiziksel bir açıyı belirtir.
Alıştırma
Bu cümlede called the anorectal angle ne işe yarar?
- Önceki yapıya teknik adını verir.
- Yapının telefon görüşmesi yaptığını söyler.
- İki farklı açıyı karşılaştırır.
Cevabı göster
Önceki yapıya teknik adını verir.
And when you voluntarily relax your external anal sphincter, Dilbilgisi
1:40Ve dış anal sfinkterinizi kendi isteğinizle gevşettiğinizde,
When you voluntarily relax ...: tetikleyici bir eylem ve sonucu
when yan tümcesi önce gelerek ana sonucun zamanını belirleyen ya da onu tetikleyen eylemi verir. Burada önce bilinçli gevşeme gerçekleşir; ardından ana tümce bunun sonucunda ne olduğunu söyler. Voluntarily, kişinin gevşetme eylemini bilinçli olarak kontrol ettiğini belirtir; external ise istemli olarak kontrol edilebilen dış sfinkteri tanımlar. when + eylem, sonuç kalıbı mekanizmaları ve adım adım süreçleri açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
"When you press the blue button, the door opens," cümlesinde when yan tümcesinin görevi nedir?
- Sonucu tetikleyen ya da sonucun zamanını belirleyen eylemi verir.
- İki olayın birbiriyle ilgisiz olduğunu gösterir.
- Bütün eylemleri yapan kişiyi belirtir.
Cevabı göster
Sonucu tetikleyen ya da sonucun zamanını belirleyen eylemi verir.
The stool is finally expelled: süreç sonucunu öne çıkaran edilgen yapı
is expelled yapısında is + geçmiş zaman ortacı expelled, geniş zaman edilgen yapısını oluşturur. The stool eylemden etkilenen öğedir; bu nedenle ifade, dışkının itilerek dışarı çıkarıldığı anlamına gelir. Edilgen yapı, eylemi yapanı belirtmek yerine sürecin sonucuna odaklanır. Finally, bunun sıralamadaki son sonuç olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bilimsel cümleyi is ve expel fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: The waste ____ from the chamber.
Cevabı göster
is expelled
a desire to visit the bathroom isn't enough to coax your body into action. Kalıp ifadeler
1:48tuvalete gitme arzusu vücudunuzu harekete geçirmeye yetmez.
When you're constipated, however: when yan cümlesinden sonra karşıtlık belirtme
Burada however, tüm cümleyi etkileyen bir karşıtlık işaretidir. Dinleyiciye, daha önce anlatılan normal süreçten farklı ve sorunlu bir duruma, yani kabızlığa geçildiğini bildirir. When yan cümlesinin içindeki iki sözcüğü birbirine bağlamaz. However sözcüğünü girişteki when yan cümlesinden sonra kullanmak, önce koşulu vermeyi, ardından ana cümlenin normalde beklenenden farklı olduğunu göstermeyi sağlar. Virgüller, however sözcüğünün parantez içi bir bağlayıcı gibi kullanıldığını gösterir: When ..., however, ....
Alıştırma
“When the roads are icy, however, stopping takes longer” cümlesinde however ne işe yarar?
- Olağan durumdan onunla karşıtlık oluşturan bir koşula geçildiğini gösterir.
- Icy sözcüğünü tanımlar.
- Karşıtlık içermeyen ikinci bir örnek verir.
Cevabı göster
Olağan durumdan onunla karşıtlık oluşturan bir koşula geçildiğini gösterir.
isn't enough to coax your body into action: vücudu harekete geçirmeye yetmemek
not be enough to + fiil kalıbı, bir koşulun sonucu ortaya çıkarmaya yeterli olmadığını belirtir. Burada tuvalete gitme isteği vardır, fakat bu istek tek başına vücudun tepki vermesini sağlamaz. Coax + nesne + into action, birinin veya bir şeyin genellikle nazikçe ya da yavaş yavaş hareket etmeye veya çalışmaya başlamasını sağlamak demektir. Burada vücut kişileştirilir: kimse gerçekten vücutla konuşmaz; ifade, fiziksel bir süreci başlatmaya çalışmayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, düğmeye bir kez basmanın eski yazıcıyı nazikçe çalıştırmaya yetmediğini söyler?
- The old printer is already in action before the button is pressed.
- The single button press isn't enough to coax the old printer into action.
- The single button press forces the old printer into action.
Cevabı göster
The single button press isn't enough to coax the old printer into action.
two factors behind this problem: nedenleri sıralamaya giriş
two factors behind this problem ifadesinde behind, fiziksel olarak bir şeyin arkasında olmayı değil, “sorumlu olmayı” veya “oluşmasına katkıda bulunmayı” anlatır. İfade, iki nedeni ya da katkıda bulunan iki etkeni belirtir. İki nokta, bu iki etkenin hemen ardından sıralanacağını dinleyiciye bildirir. Kullanılabilecek kalıp There are two factors behind X: A and B. şeklindedir.
Alıştırma
Nedenleri tanıtan kalıbı nottaki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: There are two ____ the delay: bad weather and a staffing shortage.
Cevabı göster
factors behind
and/or pelvic floor dysfunction: nedenlerden biri ya da ikisi birden
And/or, ilk olası etken olan dışkının kolonda yavaş ilerlemesini ikinci etken pelvic floor dysfunction ile bağlar. İlk etkenin tek başına, ikinci etkenin tek başına ya da ikisinin birlikte görülebileceği anlamına gelir. Pelvic floor dysfunction, pelvik taban kaslarının ve bunlarla ilgili kontrolün normal çalışmaması demektir. Dysfunction, işlevin bozulmuş veya anormal olduğunu belirtir; işlevin tamamen kaybedildiği anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
Hangi cümle e-posta, telefon veya ikisi birden kullanılarak iletişim kurulabileceğini açıkça belirtir?
- Contact us by email and/or phone.
- Contact us only by email.
- Contact us by both email and phone.
Cevabı göster
Contact us by email and/or phone.
stool moves excessively slowly through the intestines, Kalıp ifadeler
2:02dışkı bağırsaklarda aşırı yavaş hareket eder,
In the first: Daha önce belirtilen ilk duruma gönderme
Burada In the first, “ilk durumda” anlamına gelir. Önceki liste neyin kastedildiğini açıkça gösterdiği için case adı söylenmez. Bu ifade, konuşanın daha önce sunulan etkenlerden ilkini açıklamaya başladığını gösterir. Bu kısa geçiş, çok bölümlü bir açıklamanın düzenli kalmasını sağlar.
Alıştırma
In ile başlayan, case adını söylemeden iki durumun ilkine gönderme yapan üç sözcüklük geçişle tamamlayın: The process can fail in two ways. ____, the motor never starts; in the second, it stops halfway.
Cevabı göster
In the first
moves excessively slowly through the intestines: Aşırı derece ve hareket yolu
moves excessively slowly ifadesinde excessively, slowly sözcüğünü niteler ve hızın kabul edilebilir ya da normal düzeyin altında olduğunu belirtir; yalnızca “çok yavaş” demek değildir. Bu bağlamda yavaşlık aşırı ve zararlı olarak değerlendirilir. through the intestines hareketin izlediği yolu gösterir: dışkı bağırsakların içindeki bir yol boyunca ilerler.
Alıştırma
Hangi cümle, bir yol üzerindeki hareketin kabul edilebilir düzeyden daha yavaş olduğunu belirtir?
- The cart moves excessively slowly through the scanner, causing a long delay.
- The cart moves very slowly through the scanner, exactly as required.
- The cart moves quickly around the scanner to avoid a delay.
Cevabı göster
The cart moves excessively slowly through the scanner, causing a long delay.
causing over-absorption of liquid: doğrudan sonucu bağlamak
causing over-absorption of liquid şeklindeki -ing yan cümlesi, hemen önce belirtilen sürecin doğrudan sonucunu verir: gereğinden fazla sıvı emilir. Burada causing bir şimdiki zaman ortacıdır; yeni bir ana fiil değildir. 「Ana cümle, causing + sonuç」 yapısı, bir olayın sonucunu aynı cümlede ona bağlamanızı sağlar. Özellikle kısa bilimsel açıklamalarda ve neden-sonuç anlatımlarında kullanışlıdır.
Alıştırma
Doğrudan sonucu göstermek için cause fiilinin -ing biçimini kullanın: The storm damaged the power lines, ____ a blackout across the town.
Cevabı göster
causing
which makes the stool dry and hard: make + nesne + sıfat
Bu cümlede which, sıvının aşırı emilmesini ifade eder. Makes the stool dry and hard, make + nesne + sıfat yapısını izler: the stool nesnedir; dry and hard ise nesnenin sonuçta aldığı durumu anlatır. Bir şeyin bir kişiyi veya nesneyi belirli bir duruma getirdiğini ya da belirli bir şekilde hissettirdiğini söylemek için make + kişi veya şey + sıfat kullanın. Sıfatlar, which ile temsil edilen özneyi değil nesneyi açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle make + nesne + sıfat yapısını doğru kullanıyor?
- The heater makes the room warm.
- The heater makes warm the room.
- The heater makes the room warmly.
Cevabı göster
The heater makes the room warm.
stool becomes difficult to eliminate from the rectum Dilbilgisi
2:12dışkının rektumdan atılması zorlaşır
Koşul çerçevesi olarak With pelvic floor dysfunction
Cümlenin başındaki With pelvic floor dysfunction, ardından gelen ifadenin geçerli olduğu koşulu belirtir. “Pelvik taban işlev bozukluğu olduğunda” veya “bu durumda” anlamına gelir; bir kişiyle “birlikte” anlamına gelmez. Cümle başındaki With + koşul yapısı, önce durumu, ardından bu durumun sonucunu veya etkisini belirterek bilgiyi düzenler.
Alıştırma
With sözcüğünün ardından thick fog getirerek cümleyi tamamlayın: ____, the road becomes hard to see.
Cevabı göster
With thick fog
becomes difficult to eliminate from the rectum: çıkarmanın zorlaşması
stool becomes difficult to eliminate ifadesinde become + sıfat + to-infinitive bir değişimi anlatır: dışkıyı çıkarmak artık zordur. stool, becomes fiilinin öznesi olsa da eliminate eyleminden etkilenen şeydir; The box is difficult to lift örneğinde olduğu gibi. Burada eliminate “çıkarmak veya dışarı atmak” anlamındadır. From the rectum, nereden çıkarıldığını belirtir. Bu, sözcüğün resmî tıbbi anlamıdır; bir yarışmadan “elemek” anlamı değildir.
Alıştırma
become difficult to + fiilin yalın hâli yapısını, become fiilinin geçmiş biçimi became ve remove fiiliyle kullanarak cümleyi tamamlayın: After the paint dried, the mark ____.
Cevabı göster
became difficult to remove
because of tightened pelvic floor muscles, Kalıp ifadeler
2:14sıkılaşmış pelvik taban kasları nedeniyle,
because of + isim öbeği
Because of, nedeni bir isim öbeği biçiminde belirtir. Burada tightened pelvic floor muscles nedeni adlandıran isim öbeğidir; tightened ise kasların kasılı durumda olduğunu anlatır. Bir şeyin neden olduğunu kısa ve öz biçimde açıklayan yapı şudur: because of + isim öbeği.
Alıştırma
Cümleyi because ile başlayan iki sözcüklü neden ifadesiyle tamamlayın: The picnic was moved indoors ____ strong winds.
Cevabı göster
because of
due to a pelvic organ prolapse: pelvik organ sarkması nedeniyle
Due to, nedeni resmî ve kısa bir biçimde belirtir ve burada ardından a pelvic organ prolapse isim öbeği gelir. Bu ifade, söz konusu rahatsızlığın olası nedenlerden biri olduğunu anlatır. Prolapse, bir organın normal konumundan aşağı inmesiyle oluşan tıbbi bir durumdur. Pelvic organ prolapse durumunda bir veya daha fazla pelvik organ normal konumundan aşağı iner.
Alıştırma
Bir doktor, pelvik bir organın normal konumundan aşağı indiğini açıklıyor. Hangi cümle doğru ve düzgün yapılandırılmıştır?
- These symptoms may be due to a pelvic organ collapse.
- These symptoms may be due to the pelvic organ prolapsed.
- These symptoms may be due to a pelvic organ prolapse.
Cevabı göster
These symptoms may be due to a pelvic organ prolapse.
through childbirth or aging: nedeni süreç olarak gösteren through
Bu cümlede through, sarkmaya yol açan süreci, yani doğumu veya yaşlanmayı belirtir. Bir taraftan diğer tarafa geçme anlamında değil, “sonucunda” veya “etkileri yoluyla” anlamındadır. Başka durumlarda da kullanılabilen through + süreç veya deneyim yapısı, bir sonucun bir etkinlik, olay ya da kademeli değişim yoluyla nasıl oluştuğunu açıklar. through practice ve through years of use buna örnektir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi okuyun: The team improved through daily training. through ne anlama geliyor?
- eğitime rağmen
- eğitimin bir tarafından diğer tarafına
- eğitim süreci yoluyla
Cevabı göster
eğitim süreci yoluyla
Both of these problems make the anorectal angle more acute, Notlar
2:24Bu sorunların her ikisi de anorektal açıyı daha dar hale getirir,
make the anorectal angle more acute: make + nesne + sıfat
Burada make, “oluşturmak” değil, “bir duruma gelmesine neden olmak” anlamındadır. Nesne the anorectal angle, ortaya çıkan durumu anlatan sıfat öbeği ise more acute’tur. Yani iki sorun, zaten var olan açının daha dar hâle gelmesine neden olur. Başka durumlarda da kullanılabilen make + nesne + sıfat yapısı, bir şeyin durum değişikliğine yol açtığını gösterir. Örneğin: make the road slippery, make the rule clearer veya make a task easier.
Alıştırma
Cümleyi make ve ardından nesneyi kullanarak tamamlayın: A second support will ____ more stable.
Cevabı göster
make the shelf
more acute: daha küçük ve keskin bir açı
Acute, angle sözcüğünü tanımladığında geometrik anlam taşır: keskin veya dar. Burada more acute, anorektal açının küçülüp daha keskin hâle gelmesi demektir. Konu tıbbi olsa da acute burada ani başlayan ve şiddetli anlamına gelmez. Angle sözcüğü geometrik anlamı; illness veya infection gibi adlar ise genellikle tıbbi anlamı seçtirir.
Alıştırma
'After the ruler moves, the two lines meet at a more acute angle than before,' cümlesinde acute ne anlama gelir?
- Daha keskin ve dar
- Çok doğru
- Ani başlayan ve şiddetli
Cevabı göster
Daha keskin ve dar
becomes difficult to expel waste: resmî sağlık anlatımı
becomes difficult to + fiil yapısı, bir eylemi yapmanın giderek zorlaştığını anlatır. Buradaki eylem expel waste, yani bedensel atıkları vücudun dışına çıkarmaktır. Expel resmî bir fiildir; waste ise burada vücudun artık ihtiyaç duymadığı maddeleri belirten bir addır. Expel waste birlikte, tuvalete gitmekten gündelik biçimde söz etmek yerine kibar ve kişisellikten uzak bir açıklama sunar.
Alıştırma
Expel waste ifadesine en uygun durum hangisidir?
- Arkadaşlarla konuşurken tuvalete gitmek için gündelik bir istekte bulunma
- Vücudun bedensel atıkları nasıl çıkardığına dair resmî bir sağlık açıklaması
- Bir şirketin para israf ettiğine dair rapor
Cevabı göster
Vücudun bedensel atıkları nasıl çıkardığına dair resmî bir sağlık açıklaması
researchers have developed metrics such as the Bristol Stool Chart. Kültür
2:33araştırmacılar Bristol Dışkı Skalası gibi ölçütler geliştirdiler.
To identify constipation precisely: cümle başında amaç bildiren mastar
To identify constipation precisely, amaç bildiren bir mastar yapısıdır. Araştırmacıların ölçütleri neden geliştirdiğini açıklar: amaçları kabızlığı kesin olarak belirlemektir. Yapı To + fiilin yalın hâli şeklindedir ve ardından ana cümle gelir. Cümlenin başında genellikle in order to, yani “-mek için” anlamına gelir. Buradaki to, bir yere doğru hareketi göstermez.
Alıştırma
Cümleyi To + fiilin yalın hâli yapısını ve read fiilini kullanarak tamamlayın: ____ the small print, Maya turned on a brighter lamp.
Cevabı göster
To read
metrics such as the Bristol Stool Chart: tıbbi bir sınıflandırma aracı
Bu cümlede metrics, bir şeyi ölçmek, değerlendirmek veya sınıflandırmak için kullanılan ölçütler ya da araçlar anlamına gelir. such as, Bristol Stool Chart'ı bu araçlardan birine örnek olarak gösterir. Bristol Stool Chart, dışkıyı görünümüne ve biçimine göre türlere ayıran tıbbi bir başvuru çizelgesidir. Bristol, çizelgenin özel adının bir parçasıdır; sıradan bir sıfat değildir.
Alıştırma
Bu cümlede Bristol Stool Chart nedir?
- Bristol'daki umumi tuvaletleri gösteren bir harita.
- Dışkıyı biçimine göre sınıflandıran tıbbi bir başvuru çizelgesi.
- Bir kişinin boyunu ölçmeye yönelik bir program.
Cevabı göster
Dışkıyı biçimine göre sınıflandıran tıbbi bir başvuru çizelgesi.
will be able to tell they've experienced constipation before. Notlar
2:39daha önce kabızlık yaşadığını söyleyebilecektir.
will be able to tell: kanıtlardan anlayabilmek
Bu cümlede will be able to tell, “tabloya bakarak anlayabilecek veya ayırt edebilecek” anlamına gelir. Buradaki tell, “birine bilgi vermek” anlamında değildir. Tell fiilinden sonra neyin anlaşıldığını gösteren bir içerik yan cümlesi veya soru sözcüklü bir yan cümle gelebilir: tell they've experienced constipation, tell whether it is ripe ya da tell which key fits. Tell'den sonraki içerik, mesajı alan kişi değil, ulaşılan sonuçtur.
Alıştırma
“From the map, we will be able to tell where the river begins.” cümlesinde tell ne anlama gelir?
- Birine başlamasını emretmek
- Bilgiyi başka bir kişiye aktarmak
- Bilgiden yararlanarak bir şeyi anlamak veya belirlemek
Cevabı göster
Bilgiden yararlanarak bir şeyi anlamak veya belirlemek
they've experienced constipation before: bir sağlık durumunu experience ile anlatmak
they've experienced constipation before ifadesinde they've, they have anlamına gelir; experienced ise experience fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Present perfect, kabızlığın şimdiki zamandan önceki bir noktada yaşandığını belirtir. Buradaki experienced, “deneyimli” anlamındaki sıfat değildir. Sağlık bağlamında experience + a symptom or condition, “o belirtiyi veya durumu yaşamak” anlamına gelir. Günlük have kullanımından daha resmî ve kişisel olmayan bir seçenektir.
Alıştırma
“They've experienced severe headaches before.” cümlesinde experienced nedir?
- “Yaşamak veya sahip olmak” anlamında bir fiil
- “Bilgi” anlamında bir isim
- “Deneyimli” anlamında bir sıfat
Cevabı göster
“Yaşamak veya sahip olmak” anlamında bir fiil
you should ideally be in a squatting position, Kalıp ifadeler
2:44ideal olarak çömelme pozisyonunda olmalısınız,
When you're on the toilet: klozet için on seçimi
When you're on the toilet ifadesindeki on the toilet, kişinin klozette oturduğunu ve bağlama göre onu kullandığını belirtir. on edatı, kişinin yalnızca tuvalet odasında değil, klozet oturağının üzerinde olduğunu gösterir. Baştaki When yan cümlesi, sonraki tavsiyenin geçerli olduğu durumu belirler. Birinin gerçekten klozeti kullandığını söylemek önemli olduğunda bu ifade kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın klozette oturduğunu ve klozeti kullandığını özellikle belirtir?
- Maya is in the bathroom.
- Maya is in the toilet.
- Maya is on the toilet.
Cevabı göster
Maya is on the toilet.
with your buttocks firmly on the toilet seat.
2:46kalçalarınız klozet oturağına sıkıca yerleşmiş halde.
should ideally be in a squatting position: ideal durumu önermek
Should ideally be in a squatting position, ideal koşullarda en iyi olan duruşu önerir. Should tavsiye verir, ideally ise bunun tercih edilen durum olduğunu belirtir; dolayısıyla bu mutlak bir zorunluluk değildir. Be in a squatting position bir vücut duruşunu anlatır. Daha genel olarak should ideally be in + bir durum, yer veya pozisyon yapısı, gerçek koşulların farklı olabileceğini kabul ederken en iyi koşulu önermek için kullanılabilir.
Alıştırma
Bu yumuşak en iyi uygulama önerisini should ideally be in ile tamamlayın: Before the race, you ____ a calm state of mind.
Cevabı göster
should ideally be in
elevate your feet on a stool: ayakları küçük bir tabure üzerinde yükseltmek
“Elevate your feet”, ayaklarınızı daha yüksek bir konuma kaldırmak anlamına gelir. Elevate, raise fiilinden daha resmîdir; “on a stool” ise ayakları neyin desteklediğini belirtir. Buradaki “a stool”, ayakları desteklemek için kullanılan arkalıksız küçük bir taburedir; dışkı anlamında değildir. “On a stool” kalıbı ve ayakları yükseltme eylemi bir mobilyaya işaret eder. “Stool sample” gibi tıbbi ifadelerde ise diğer anlam kullanılır.
Alıştırma
“You can elevate your feet on a stool” cümlesinde “stool” ne anlama gelir?
- Dışkı
- Bir merdiven bölümü
- Ayakları destekleyen küçük bir tabure
Cevabı göster
Ayakları destekleyen küçük bir tabure
and lean forwards with a straight back, Kalıp ifadeler
2:51ve düz bir sırtla öne doğru eğilebilirsiniz,
lean forwards with a straight back: hareket ve korunan duruş
“Lean forwards” hareketi belirtir: vücudun üst kısmını öne doğru eğmek. “With a straight back” ise hareket sırasında korunacak duruşu, yani sırtın düz tutulmasını belirtir. Talimatlarda hareket + with + vücut bölümü + açıklama yapısı, bir hareketi ona eşlik eden durumla birlikte anlatır. Buradaki with, bir şeyi “tutarak” veya “kullanarak” değil, “o durumda tutarak” anlamındadır.
Alıştırma
Duruş talimatını şu sözcükleri verilen sırayla kullanarak tamamlayın: with + your shoulders + relaxed. Please sit ____.
Cevabı göster
with your shoulders relaxed
which straightens the anorectal angle and eases the passage of waste. Kalıp ifadeler
2:53bu da anorektal açıyı düzeltir ve atıkların geçişini kolaylaştırır.
straightens ... and eases ...: iki paralel etki
Bu ilgi cümleciğinde straightens ve eases, aynı özneye, yani which sözcüğüne bağlı iki paralel geniş zaman fiilidir. Zamir daha önce anlatılan duruşa gönderme yapar; iki fiil de bu duruşun iki sonucunu belirtir: anorektal açıyı daha düz hâle getirmek ve atıkların daha kolay geçmesini sağlamak. Burada ease, “bir şeyi daha az zor hâle getirmek” anlamına gelen bir fiildir. Resmî ease the passage of X kalıbı, X’in bir alandan veya kanaldan daha kolay geçmesine yardımcı olmak demektir.
Alıştırma
İki etkiyi anlatmak için iki paralel fiili doğru kullanan cümle hangisidir?
- The wider opening improves airflow and eases the passage of air.
- The wider opening improves airflow and ease the passage of air.
- The wider opening improving airflow and eases the passage of air.
Cevabı göster
The wider opening improves airflow and eases the passage of air.
Going a day without a bowel movement ifadesinin özne olması
Going a day without a bowel movement bir gerund, yani isim görevindeki -ing öbeğidir. Going ile başlayan bu öbek bütün bir durumu adlandırır; bu nedenle tamamı bir isim gibi davranır ve cümleciğin öznesi olur. Bu durum tek bir fikir olarak ele alındığı için cümlecikte tekil isn't fiili kullanılır. Sağlık bağlamında bowel movement, dışkılama için kullanılan kibar ve standart bir ifadedir.
Alıştırma
Cümleyi go fiilinin gerund biçimiyle tamamlayın: ____ a day without internet can feel strange.
Cevabı göster
Going
isn't necessarily cause for alarm: mutlaka endişe gerekmediğini belirten temkinli bir ifade
Burada isn't necessarily, “her zaman ya da otomatik olarak öyle değildir” demektir. Sonucu tamamen reddetmek yerine kesinliğini azaltır. Cause for alarm, “endişelenmek için neden” demektir; cause burada isimdir. İfade bir bütün olarak dikkatli biçimde güven verir: durum otomatik olarak bir soruna işaret etmez, ancak bazı durumlarda yine de endişe nedeni olabilir.
Alıştırma
“A brief delay isn't necessarily cause for alarm,” cümlesindeki ifade ne anlama gelir?
- Gecikme zararsız olabilir; bu yüzden otomatik olarak endişe nedeni değildir.
- Gecikme kesinlikle zararsızdır.
- Gecikme kesinlikle acil bir duruma yol açacaktır.
Cevabı göster
Gecikme zararsız olabilir; bu yüzden otomatik olarak endişe nedeni değildir.
simple dietary and lifestyle changes, Kalıp ifadeler
3:05basit diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri,
dietary and lifestyle changes: beslenme ve günlük alışkanlık değişiklikleri
Dietary ve lifestyle sözcüklerinin ikisi de changes sözcüğünü niteler. Dietary changes, bir kişinin ne yediği veya içtiğiyle ilgili değişikliklerdir; dietary yalnızca kilo vermek için daha az yemek anlamına gelmez. Lifestyle changes daha geniş kapsamlıdır ve egzersiz, uyku ve günlük düzen gibi alışkanlıkları içerir. İfadenin tamamı, sağlık tavsiyelerinde beslenmeyle ilgili düzenlemeleri diğer alışkanlık değişiklikleriyle birlikte gruplandırır.
Alıştırma
Sağlık tavsiyelerinde “dietary and lifestyle changes” genellikle neleri kapsar?
- Beslenme alışkanlıklarıyla daha geniş günlük rutinlerde yapılan değişiklikler
- Yalnızca kısa süreli bir zayıflama diyeti
- Moda ve kişisel tarz değişiklikleri
Cevabı göster
Beslenme alışkanlıklarıyla daha geniş günlük rutinlerde yapılan değişiklikler
6 to 8 cups of water per day: günlük bir aralık ifade etmek
Burada 6 to 8 bir miktar aralığı verir: miktar altı bardaktan sekiz bardağa kadar olabilir. to sözcüğü alt ve üst sınırları birbirine bağlar. Per day, miktarın hesaplandığı zaman biriminin bir gün olduğunu gösterir. Başka durumlara aktarılabilen yapı sayı to sayı + birim + per + zaman birimi şeklindedir; 2 to 3 times per week buna örnektir.
Alıştırma
Günde bir veya iki tablet anlamına gelecek şekilde talimatı tamamlayın. Rakamları, to ve per day ifadelerini kullanın: Take ____.
Cevabı göster
1 to 2 tablets per day
may help restore your daily trip to the toilet. Kalıp ifadeler
3:14günlük tuvalet ziyaretinizi geri kazanmanıza yardımcı olabilir.
may help restore your daily trip to the toilet: temkinli ve örtmeceli sağlık önerisi
May help iddiayı temkinli hâle getirir: eylem yararlı olabilir, ancak konuşan kişi bir sonuç vaat etmez. help sözcüğünden sonra restore yalın fiil biçimindedir; restore bir şeyi normal veya önceki durumuna geri getirmek anlamına gelir. Your daily trip to the toilet, düzenli bağırsak hareketini hafif ve dolaylı biçimde anlatır. Bu cümlede ifadenin tamamı, bir şeyin düzenli bağırsak hareketlerinin geri gelmesine yardımcı olabileceği anlamındadır.
Alıştırma
Vurgulanan cümle ne anlatıyor?
- Sorunun hemen çözüleceğini garanti ediyor.
- Bunun düzenli bağırsak hareketlerini geri getirmeye yardımcı olabileceğini temkinli biçimde söylüyor.
- Birine her gün gerçekten tuvalete yolculuk yapmasını söylüyor.
Cevabı göster
Bunun düzenli bağırsak hareketlerini geri getirmeye yardımcı olabileceğini temkinli biçimde söylüyor.
too embarrassed to share: too + sıfat + to do kalıbı
too embarrassed to share ifadesindeki too + sıfat + to do kalıbı, bir özelliğin eylemi engelleyecek veya kişiyi eylemden ciddi biçimde caydıracak kadar güçlü olduğunu anlatır. Burada utanç, insanların paylaşmak istememesine yol açar; fiziksel olarak paylaşamamaları söz konusu değildir. Buradaki too, “aşırı derecede” anlamındadır; “ayrıca” anlamına gelmez. Bu kalıp hem yapamama hem de yapmak istememe durumunu anlatabilir. Hangisinin kastedildiğini sıfat ve bağlam gösterir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için İngilizce too, nervous, to ve speak sözcüklerini kullanın: Maya was ____.
Cevabı göster
too nervous to speak
check out this playlist: içeriğe bakmaya yönelik samimi bir davet
Check out bir öbek fiildir. check out this playlist ifadesinde “bir göz atmak” veya “inceleyip bakmak” anlamına gelir; this playlist ise önerilen içeriktir. Emir biçiminde olsa da bir videonun sonunda samimi bir davet olarak kullanılır. Nesne bir medya içeriği olduğu için check out ifadesinin otelden ayrılma anlamı burada uygun değildir.
Alıştırma
Bir içerik üreticisi “For more experiments, check out this playlist.” diyor. İzleyicilerden ne yapmalarını istiyor?
- Oynatma listesini görüntülemek veya incelemek.
- Oynatma listesini hesaplarından silmek.
- Oynatma listesinde hata olup olmadığını kontrol etmek.
Cevabı göster
Oynatma listesini görüntülemek veya incelemek.