Benim Mahallem | İngilizce Konuşmayı Geliştir | Başlangıç Seviyesi 1⭐ | Dinle ve Pratik Yap: İngilizce çalışma notları
PodEnglish
Video özeti: Konuşmacı mahallesini yaşamak için iyi bir yer olarak tanıtıyor; dost canlısı komşuları, parkı, kütüphaneyi, cumartesi kurulan farmers market’i, restoranları ve kafeleri anlattıktan sonra topluluk yaşamıyla ilgili yararlı kelimeleri gözden geçiriyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. One of the things that makes my neighborhood so special is — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu yapıyı, birkaç neden arasından önemli birini öne çıkarmak için kullanabilirsin; böylece bir yeri anlatırken özellikleri sadece sıralamak yerine düzenli bir açıklama yaparsın. 2. farmers market — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bunu, çiftçilerin veya yerel satıcıların taze ürünleri doğrudan sattığı yerel pazar olarak tanıyabilirsin; mahalle yaşamı ve seyahat anlatılarını anlamana yardımcı olur. 3. trying new restaurants; trying different cuisines. — Kalıp ifadeler ve eşdizimler: try fiilinin restaurants ve cuisines ile doğal biçimde kullanılıp yeni mekânları veya yemek tarzlarını deneyimlemek anlamına geldiğini görürsün; yalnızca bir eylemi denemek değildir.
Bu derste
Hi everyone, and welcome to my channel. Kalıp ifadeler
0:00Herkese merhaba ve kanalıma hoş geldiniz.
welcome to my channel: açılış selamlaması
Welcome to my channel, izleyicileri selamlayan ve onları içerik üreticisinin içerik alanına davet eden yaygın bir video açılışıdır. Buradaki welcome to, bir yere gitme talimatı değil, izleyicilerin hoş karşılandığını belirten bir ifadedir. Bu cümlede channel, bir video platformundaki içerik üreticisi sayfasını ve video koleksiyonunu anlatır; televizyon istasyonu anlamına gelmez. Welcome to + yer, etkinlik, program, ders veya başka bir ortak alan kalıbı farklı durumlarda kullanılabilir.
Alıştırma
İzleyicilere yönelik standart iki sözcüklü selamlamayı tamamlayın: Hi everyone, and ____ my channel.
Cevabı göster
welcome to
Today, I am going to talk about my neighborhood. Anlatım akışı
0:03Bugün mahallem hakkında konuşacağım.
am going to talk about ile konuyu önceden bildirme
Am going to talk about, sırada ele alınacak konuyu tanıtır. Today zaman çerçevesini verir ve talk about ifadesinden sonra konu, yani my neighborhood gelir. Today, I am going to talk about + konu biçimindeki tam açılış, bilgiyi dinleyiciler için düzenler. Buradaki temel amaç uzun vadeli bir gelecek planını vurgulamak değil, sıradaki içeriği önceden bildirmektir.
Alıştırma
Hangi cümle bugünün konusunu önceden bildiren açık bir giriş cümlesidir?
- Yesterday, I talked about ocean animals.
- Can you talk about ocean animals?
- Today, I am going to talk about ocean animals.
Cevabı göster
Today, I am going to talk about ocean animals.
or simply enjoy life.
0:11veya sadece hayatın tadını çıkarmak için mükemmel bir yer olduğuna inanıyorum.
an excellent place to raise a family: çocuk yetiştirmek için harika bir yer
a place to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yerin hangi etkinlik için iyi veya uygun olduğunu değerlendirir. Burada an excellent place to raise a family, bölgeyi aile yaşamı için çok iyi bir ortam olarak güçlü biçimde övüyor. Raise a family, çocukları büyütmek ve yıllar boyunca aile yaşamıyla ilgilenmek demektir. Buradaki raise, bir şeyi fiziksel olarak yukarı kaldırmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir kasabanın çocuk yetiştirmek için uygun olduğunu doğal biçimde söyleyen cümle hangisidir?
- This town is an excellent place to raise a family.
- This town is an excellent place for raise a family.
- This town is an excellent place to lift a family.
Cevabı göster
This town is an excellent place to raise a family.
One of the things that makes my neighborhood so special Dilbilgisi
0:14Mahallemi bu kadar özel yapan şeylerden biri
One of the things that ... is ...: birkaç özellikten birini sunmak
One of the things that ... is ... daha geniş bir neden veya özellik grubundan birini tanıtır. Bütün noktaları aynı anda sunmak yerine açıklamayı düzenlemeye yardımcı olur. Bu cümlede that makes my neighborhood so special bölümü things sözcüğünü açıklar ve ana noktayı hazırlar. Belirli özellik is sözcüğünden sonra gelir: the friendly neighbors.
Alıştırma
Birkaç neden arasından birini doğru biçimde tanıtan cümle hangisidir?
- One of the things makes this library special is its children's room.
- One of the thing that makes this library special are its children's room.
- One of the things that makes this library special is its children's room.
Cevabı göster
One of the things that makes this library special is its children's room.
know someone by name: birinin adını bilmek
Know someone by name ifadesinde by name, kişinin adını bilmek ve onu bu adla tanıyabilmek demektir. Burada konuşan kişi her komşusunun adını söyleyebilir; bu da yalnızca yüzlerini tanımaktan daha yakın olduklarını gösterir. Bir gruptaki kişilerin adlarını bildiğinizi söylemek için know + kişi veya grup + by name kalıbını kullanabilirsiniz. Sözcüğü sözcüğüne “bir ad aracılığıyla” demek değildir.
Alıştırma
“Her kişinin adını söyleyebilmek” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The camp leader knows every child ____.
Cevabı göster
by name
and we always wave to each other when we see one another. Kalıp ifadeler
0:22ve birbirimizi gördüğümüzde daima el sallarız.
wave to each other: birbirine el sallamak
Wave burada bir fiildir. Wave to someone, birini selamlamak veya ona işaret vermek için elini hareket ettirmek demektir. Each other, iki kişinin de bunu yaptığını gösterir: her biri diğerine el sallar. Daha sonra gelen one another da eylemin iki tarafı içerdiğini gösterir. Birbirlerini görür ve sonra el sallayarak selamlaşırlar.
Alıştırma
Hangi cümle iki komşunun da diğerini bir el hareketiyle selamladığını açıkça anlatır?
- One neighbor waves to the passing bus every morning.
- The neighbors speak to each other every morning.
- The neighbors wave to each other every morning.
Cevabı göster
The neighbors wave to each other every morning.
We are always happy to help each other out, Öbek fiiller
0:26Birbirimize yardım etmekten her zaman mutluluk duyarız,
help each other out: birbirine yardım etmek
Help each other out, özellikle birinin bir sorunu veya yapması gereken bir işi olduğunda “birbirine pratik yardım sağlamak” anlamına gelir. Burada help out bir öbek fiildir; bu nedenle out hareket veya yer bildirmez. Each other eylemi karşılıklı hâle getirir: herkes hem yardım edebilir hem de yardım alabilir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıplar help someone out ve help each other out şeklindedir.
Alıştırma
“Good neighbors help each other out when someone has a problem,” cümlesinde help each other out ne anlama gelir?
- Birbirini dışarıya götürmek
- Birbirine pratik yardım sağlamak
- Birlikte eğlenmek
Cevabı göster
Birbirine pratik yardım sağlamak
have fun getting together: have fun + V-ing kalıbı
Have fun getting together, bir etkinliğin keyifli olduğunu söylemek için have fun + V-ing kalıbını kullanır. Have fun ifadesinden sonra gelen fiilin -ing biçimini kullanın: have fun getting, playing veya cooking; have fun to get değil. Get together, “bir grup olarak buluşup birlikte zaman geçirmek” anlamına gelir. Burada getting together keyif alınan etkinliği, for barbecues ise buluşmanın nedenini veya vesilesini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için “get together” ifadesinin -ing biçimini kullanın: Our family has fun ____ for game night.
Cevabı göster
getting together
block parties: mahalle sakinlerinin düzenlediği topluluk buluşmaları
Block party, aynı mahalle bölümünde veya yakın çevrede yaşayan insanların katıldığı bir buluşmadır. Genellikle açık havada yapılır ve yiyecek, oyun veya müzik içerebilir. Bu cümlede block parties, komşuların birlikte keyif aldığı etkinlikler olarak barbecues ve other events ile birlikte sıralanır. Buradaki block, mahallenin bir bölümünü anlatır; “engellemek” eylemini anlatmaz.
Alıştırma
Bir mahalle tanıtımında block party genellikle ne anlama gelir?
- Herhangi bir özel doğum günü partisi
- Aynı sokak veya mahallede yaşayanlar için düzenlenen bir buluşma
- Yapı bloklarıyla ilgili bir parti
Cevabı göster
Aynı sokak veya mahallede yaşayanlar için düzenlenen bir buluşma
Another great thing about my neighborhood is the park. Anlatım akışı
0:35Mahallemle ilgili bir başka harika şey de parktır.
Another great thing about ...: sıradaki olumlu noktayı eklemek
Another great thing about + konu + is + ayrıntı kalıbı, aynı konuyla ilgili bir olumlu özelliği daha tanıtır. Burada konu my neighborhood, yeni olumlu ayrıntı ise parktır. Another yalnızca bir şeyleri saymaz; açıklamayı düzenlemeye de yardımcı olur ve önceki bir avantajdan sonrakine geçildiğini gösterir. Birden fazla yararı sıralarken bu kalıbı yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Another great thing about cümlede nasıl bir işlev görür?
- Daha önce söylenen olumsuz bir ifadeyi düzeltir.
- Bunun tek olumlu nokta olduğunu söyler.
- Aynı konuyla ilgili yeni bir olumlu nokta ekler.
Cevabı göster
Aynı konuyla ilgili yeni bir olumlu nokta ekler.
an abundance of + isim: çok ve bol miktar
An abundance of + isim, “bir şeyin çok ve bol miktarda bulunması” anlamına gelir. Buradaki an abundance of trees, parkta yalnızca birkaç değil, çok sayıda ağaç olduğunu anlatır. Bu yapıda abundance tekil bir isimdir, bu yüzden önüne an gelir. Of, bol miktarda bulunan şeyi tanıtır: an abundance of trees, water, or food.
Alıştırma
Cümleyi dersteki “çok sayıda” anlamına gelen biraz resmî ifadeyle tamamlayın: The museum has ____ interactive exhibits.
Cevabı göster
an abundance of
walking trail: yayalar için bir rota
Walking trail, insanların üzerinde yürümesi için yapılmış veya işaretlenmiş bir rotadır. Bu cümlede parkın çevresinden geçen bir yoldur. Trail her zaman doğada bulunan engebeli bir patika anlamına gelmez. Parklarda ve mahallelerde walking trail, planlanmış ve takip etmesi kolay bir yürüyüş rotası olabilir.
Alıştırma
Cümleyi, yayalar için tasarlanmış bir rotayı belirten dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The park map shows a ____ beside the lake.
Cevabı göster
walking trail
encircles the entire park: tüm parkın etrafını çevreler
Burada encircles, bir şeyin etrafını tamamen çevrelemek anlamına gelen bir fiildir. Yürüyüş yolu tüm parkın çevresinde bir rota oluşturur; entire yalnızca bir bölümü değil, alanın tamamını vurgular. Kalıp X encircles Y şeklindedir ve X'in Y'yi çevrelediğini anlatır. Bu fiil, bir yerin çevresinde sınır oluşturan yolları, duvarları ve benzeri şeyleri betimlemek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi encircle fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: A bicycle path ____ the lake.
Cevabı göster
encircles
get some exercise: biraz egzersiz yapmak
Get some exercise, fiziksel olarak aktif olmak veya sağlık için vücudu hareket ettirmek anlamına gelen yaygın bir ifadedir. Bu ifadede get, bir nesneyi almak anlamına gelmez; ifadenin tamamı fiziksel olarak aktif olmayı anlatır. Exercise burada genel olarak fiziksel etkinliği anlattığı için sayılamayan bir isimdir. Some, miktarın belirtilmediğini gösterir; bu nedenle ifade yürümek, bisiklete binmek, oynamak ve benzer etkinlikler için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle oyun alanının çocukların fiziksel olarak aktif olmasına imkân verdiğini doğal biçimde anlatır?
- The playground is a good place to get some exercise.
- The playground is a good place to get an exercise.
- The playground is a good place to receive some exercise.
Cevabı göster
The playground is a good place to get some exercise.
well-stocked with books: be well-stocked with + isim
well-stocked with books ifadesinde well-stocked, bol miktarda kitabın hazır bulunduğunu anlatır. Buradaki stocked, şirket hisselerini değil, malzeme sağlama veya stokta tutma anlamındaki stock fiilini temel alır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp be well-stocked with + şey biçimindedir. Özne genellikle bir yer veya kap olur; with ise hazır bulunan şeyin önüne gelir.
Alıştırma
well-stocked ve gerekli edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: The classroom is ____ art materials.
Cevabı göster
well-stocked with
check out new books: kütüphaneden yeni kitaplar ödünç almak
Kütüphane bağlamında check out new books, ödünç alma işlemini tamamlayıp kitapları geçici olarak götürmek anlamına gelir. Yer bildiren the library ve nesne olan books bu anlamı belirler. Check out başka anlamlara da gelir, bu yüzden bağlama bakmak gerekir. Burada yalnızca kitaplara bakmak veya kitapların parasını ödemek anlamında değildir.
Alıştırma
I love going to the library to check out new books cümlesinde check out new books ne anlama gelir?
- Kitapları ödünç almadan incelemek
- Kitapları kütüphane sistemi üzerinden ödünç almak
- Bir mağazada kitapların parasını ödemek
Cevabı göster
Kitapları kütüphane sistemi üzerinden ödünç almak
farmers market: yerel üretici pazarı
Farmers market, yerel çiftçilerin, üreticilerin ve yakındaki küçük satıcıların yiyecekleri ve yerel ürünleri doğrudan müşterilere sattığı bir mahalle pazarıdır. Genellikle birçok tezgahtan oluşur ve tek bir çiftçinin özel dükkânı değildir. Buradaki Every Saturday, pazarın mahallede düzenli olarak her hafta kurulduğunu gösterir. Farmers bir satıcı grubunu anlatır; yalnızca tek bir farmer anlamına gelmez.
Alıştırma
Farmers market nasıl bir yerdir?
- Yerel üreticilerin ve satıcıların yiyecek ve yerel ürün sunduğu bir mahalle pazarı
- Yalnızca bir çiftçiye ait özel bir dükkân
- Tarım makineleri üreten bir fabrika
Cevabı göster
Yerel üreticilerin ve satıcıların yiyecek ve yerel ürün sunduğu bir mahalle pazarı
fresh produce: isim olarak produce
Fresh produce ifadesindeki produce, çiftlikte yetiştirilen yiyecekleri, özellikle meyve ve sebzeleri anlatan bir isimdir. Fresh ise bu ismi niteleyen bir sıfattır. Buy fresh produce alışveriş yapısı da produce kelimesinin isim olduğunu doğrular. Burada produce yiyecekleri bir grup olarak adlandırır; bu yüzden genellikle some fresh produce denir, fresh produces denmez.
Alıştırma
The shop sells fresh produce cümlesinde produce ne anlama gelir?
- Bir şey üretmek veya oluşturmak
- Taze meyve ve sebzeler veya çiftlikte yetiştirilen diğer yiyecekler
- Çiftlikte kullanılan bir makine
Cevabı göster
Taze meyve ve sebzeler veya çiftlikte yetiştirilen diğer yiyecekler
food trucks and vendors: yemek kamyonları ve satıcılar
food trucks and vendors ifadesi, pazar ve halka açık etkinliklerde sık görülen iki tür satıcıyı anlatır. Food truck, yiyecek hazırlamak veya satmak için kullanılan bir araçtır; vendor ise ürün satan bir kişi ya da işletmedir. Bu cümlede prepared foods, yani önceden hazırlanmış ve satın almaya hazır yiyecekler satıyorlar.
Alıştırma
Bir sokak festivalinde food trucks and vendors ifadesi en doğal olarak neyi anlatır?
- Bir satıcı olmadan atıştırmalık satan makineler
- Özel evlere market alışverişi teslim eden kamyonlar
- Yiyecek satan araçlar ve ürün satan kişiler ya da işletmeler
Cevabı göster
Yiyecek satan araçlar ve ürün satan kişiler ya da işletmeler
to support local farmers and businesses. Kalıp ifadeler
1:30yerel çiftçileri ve işletmeleri desteklemek için.
support local farmers and businesses: yerel çiftçileri ve işletmeleri desteklemek
Burada support, bir eylemle yardım etmek anlamına gelir. Konuşan kişi çiftçi pazarından alışveriş yaparak yakındaki çiftçilere ve işletmelere gelir sağlar ve işlerini sürdürmelerine yardımcı olur. Local yalnızca mesafeyle ilgili değildir. Bu çiftçileri ve işletmeleri konuşan kişinin topluluğuyla da ilişkilendirir; böylece ifade, alışverişi yerel ekonomiye yardım etmenin bir yolu olarak gösterir.
Alıştırma
Örnekte support local farmers and businesses ifadesi büyük olasılıkla ne anlama geliyor?
- Çiftlikleri ve mağazaları konuşan kişinin evine daha yakın bir yere taşımak
- Yakındaki çiftçilere ve dükkân sahiplerine işlerinin ilginç olduğunu söylemek
- Yakındaki üretici ve dükkânlardan alışveriş yaparak onlara yardım etmek
Cevabı göster
Yakındaki üretici ve dükkânlardan alışveriş yaparak onlara yardım etmek
trying new restaurants ... trying different cuisines: yeni restoranlar ve farklı mutfaklar denemek
Burada try + restoran veya mutfak, onu bizzat deneyimlemek anlamına gelir: restorana gidip orada yemek yemek ya da o yemek tarzını tatmak. Restoranın çalışıp çalışmadığını test etmek anlamına gelmez. İki -ing ifadesi and ile bağlanır ve ikisi de love fiiline bağlıdır. Konuşan kişi yeni restoranlar ile farklı mutfakları denemeyi sevdiğini anlatır.
Alıştırma
“We want to try that new café,” cümlesinde try en doğal olarak ne anlama gelir?
- onu inşa etmek için çabalamak
- binanın çalışıp çalışmadığını test etmek
- oraya gidip yemeklerini deneyimlemek
Cevabı göster
oraya gidip yemeklerini deneyimlemek
There are restaurants that serve a variety of cuisines, Kalıp ifadeler
1:42Çeşitli mutfaklar sunan restoranlar var,
serve a variety of cuisines: çeşitli mutfaklardan yemekler sunmak
Restoran bağlamında serve + yiyecek, içecek veya mutfak, bunları müşterilerin yiyip içmesi için sunmak anlamına gelir. Cuisine bir yemek pişirme tarzıdır; bu nedenle serve a variety of cuisines, çeşitli yemek kültürlerinden yiyecekler sunmak demektir. Bu ifade, bir restoranda nelerin bulunduğunu açıklar. Burada serve, yalnızca müşteriye hizmet etmek değil, yiyecek sunmakla ilgilidir.
Alıştırma
Cümleyi serve sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: This hotel restaurant ____ a variety of international cuisines.
Cevabı göster
serves
to your liking: zevkine uygun
To your liking, “zevkine uygun” veya “seni memnun eden” anlamına gelir. Something to your liking yapısında bu ifade, something sözcüğünden sonra gelir ve onun nasıl bir şey olduğunu açıklar. Buradaki liking, “tercih” anlamında kullanılan bir isimdir. Cümle kibar ve kendinden emin bir öneride bulunur: mahalledeki seçenekler arasında dinleyicinin hoşuna gidecek bir şey bulunması beklenir.
Alıştırma
Cümleyi “zevkine uygun” anlamındaki üç sözcüklü kibar ifadeyle tamamlayın: I hope you find a game ____.
Cevabı göster
to your liking
and cafes all make my neighborhood a special place. Dilbilgisi
2:07ve kafeler mahallemi özel bir yer haline getiriyor.
all make my neighborhood a special place: make + nesne + tümleç
Make my neighborhood a special place yapısında my neighborhood nesnedir; a special place ise nesnenin neye dönüştüğünü veya sayılan iyi özellikler sayesinde nasıl görüldüğünü açıklayan nesne tümlecidir. Buradaki make, “inşa etmek” değil, “bir şeyi bir duruma getirmek” anlamındadır. All; komşuları, parkı, kütüphaneyi, pazarı, restoranları ve kafeleri tekrar işaret eder. Listenin tamamını bir araya getirip bu özelliklerin birlikte etkili olduğunu gösterir. Böylece cümle açık bir özet olur.
Alıştırma
Pencerelerin sınıfa bir özellik kazandırdığını anlatmak için make + nesne + tümleç yapısını kullanan cümle hangisidir?
- The bright windows make the classroom a cheerful place.
- The bright windows make a cheerful place the classroom.
- The bright windows make the classroom.
Cevabı göster
The bright windows make the classroom a cheerful place.
made up of: bir şeyin nelerden oluştuğunu göstermek
Bu cümlede made up of, “-den oluşmak” anlamına gelir. Houses and buildings, bölgeyi ya da alanı oluşturan parçalardır; of bu parçaları tanıtır. Burada made up of houses and buildings, a district or area ifadesini niteleyen geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Bu yapı “a district or area that is made up of houses and buildings” şeklinde genişletilebilir. Bir bütünün hangi parçalardan oluştuğunu açıklamak için be made up of + parçalar yapısını kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi “-den oluşmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamla: The school band is ____ twelve musicians.
Cevabı göster
made up of
close-knit community: güçlü ilişkilere sahip bir grup
close-knit community, üyelerinin birbirini iyi tanıdığı ve güçlü, destekleyici ilişkilere sahip olduğu bir topluluktur. where everyone knows their neighbors yan cümlesi, close-knit ifadesinin burada ne anlama geldiğini gösterir. Knit burada mecazdır: insanlar, örülmüş bir kumaştaki iplikler kadar sıkı biçimde birbirine bağlıdır. İfade, gerçek anlamda örgü örmeyi veya binaların yalnızca fiziksel olarak birbirine yakın olmasını değil, insanlar arasındaki sosyal yakınlığı anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede close-knit community ne anlama geliyor? “After years of helping one another, the residents became a close-knit community.”
- Binaları birbirine çok yakın yerleştirilmiş bir topluluk
- İnsanların örgü giysiler yaptığı bir topluluk
- Üyelerinin birbirini tanıdığı ve desteklediği bir topluluk
Cevabı göster
Üyelerinin birbirini tanıdığı ve desteklediği bir topluluk
easy to get along with: geçinmesi kolay
Get along with someone, “biriyle iyi geçinmek” demektir. Easy to get along with, başkalarının birlikte vakit geçirmeyi rahat, keyifli ve kolay bulduğu birini anlatır. She is easy to get along with cümlesinde she, başkalarının geçindiği kişidir. Bu yüzden ardından açık bir nesne gelmese de with sonda kalır; örtük kişi özneyle belirtilir.
Alıştırma
Cümleyi “birlikte vakit geçirmenin rahat ve kolay olduğu” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: Our new neighbor is ____.
Cevabı göster
easy to get along with
A park is a public area of land: A ... is a ... tanım kalıbı
A + isim + is + a/an + kategori kalıbı, ismin genel olarak ne tür bir şey olduğunu belirtir. Bu cümlede park tanımlanan sözcüktür; a public area of land ise onun geniş kategorisidir. Ardından tanımı daha açık hâle getiren bir özellik, amaç veya başka bir ayrıntı eklenebilir. Park hakkındaki tam cümle yalnızca bir örnektir; başka yerlerde kullanılabilecek kısım, cümlenin her sözcüğü değil tanım kalıbıdır.
Alıştırma
Hangi cümle açık bir tanım vermek için A ... is a ... kalıbını kullanıyor?
- The compass is beside the map.
- I put the compass in my bag.
- A compass is a tool that shows direction.
Cevabı göster
A compass is a tool that shows direction.
used for recreation: dinlenme ve eğlence için kullanılan
Used for recreation ifadesinde used for + isim, bir şeyin hangi amaçla kullanıldığını anlatır. Burada insanların parkı yürümek, oynamak veya dinlenmek gibi boş zaman etkinlikleri için kullandığı belirtilir. Recreation, boş zaman etkinliklerini anlatan oldukça resmî ve genellikle sayılamayan bir isimdir. Burada bir şeyi yeniden yaratmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Kamusal bir alanla ilgili bu resmî açıklamayı en iyi hangi kelime tamamlar? The garden is used for ___.
- fun
- creation
- recreation
Cevabı göster
recreation
unwind and appreciate the outdoors: rahatlamak ve açık havadaki doğanın tadını çıkarmak
Bu cümlede unwind, yoğun veya stresli bir dönemin ardından rahatlamak anlamına gelir. Appreciate the outdoors, çevredeki doğal dünyayı fark etmekten, tadını çıkarmaktan ve ona değer vermekten söz eder; the outdoors özellikle doğal açık alanları anlatır. İki fiilin yalın biçimi, to sonrasında and ile bağlanır: a place to unwind and appreciate.... Bu yapı aynı yer için iki paralel amaç verir.
Alıştırma
Stresten sonra rahatlamayı ve doğaya değer vermeyi anlatan dersteki iki fiille cümleyi tamamlayın: After a long week, we went hiking to ____ and ____ the outdoors.
Cevabı göster
unwind · appreciate
resource for learning and entertainment: öğrenme ve eğlence için kaynak
Bu cümlede resource, insanlara yardım, bilgi veya fırsat sağlayan yararlı bir şeydir. Mahalle kütüphanesi iki amaç için değerlidir: öğrenme ve eğlence. Burada doğal kaynak anlamına gelmez. a resource for + isim veya -ing biçimi, yardım alan kişileri ya da desteklenen amacı belirtir. Burada for, birbiriyle bağlanan learning ve entertainment etkinliklerinin ikisini de tanıtır.
Alıştırma
Hangi cümle yararlı bir kaynağı ve onun desteklediği etkinliği belirtmek için resource for ifadesini doğal biçimde kullanır?
- The school website is a helpful resource for finding class schedules.
- The school website is a helpful resource from finding class schedules.
- The school website is a natural resource made of class schedules.
Cevabı göster
The school website is a helpful resource for finding class schedules.
offer a variety of cuisines to choose from. Kalıp ifadeler
3:22aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli mutfaklar sunar.
to choose from: mevcut seçeneklerden sonra kullanılan ifade
to choose from ifadesi, mevcut seçenekleri belirten bir isim öbeğinden sonra gelir. Altyazıda a variety of cuisines seçenekler kümesidir; dolayısıyla ifade, insanların bu kümeden bir mutfak seçebileceğini belirtir. From, choose from a set yapısında choose ile birlikte kullanılır. Seçenekler kümesi daha önce belirtildiği için from doğal olarak sonda yer alır; bir çıkış veya köken yeri anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi “seçilebilecek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The menu has six desserts ____.
Cevabı göster
to choose from
light meals: basit ve ağır olmayan öğünler
Light meals, çok büyük veya doyurucu olmayan basit öğünler demektir. Bu açıklamada restoran, kahve ve çayın yanında bu tür yiyecekler de sunuyor. Burada light, öğünün miktarını veya ağırlığını anlatır. Parlayan ya da açık renkli anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi basit ve ağır olmayan öğünler anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The hotel cafe serves drinks and ____.
Cevabı göster
light meals
are a great place to meet up with friends Öbek fiiller
3:33arkadaşlarla buluşmak için harika bir yerdir
meet up with friends: arkadaşlarla samimi biçimde buluşmak
Meet up with friends, arkadaşlarla genellikle önceden planlanmış, samimi bir buluşma yapmak demektir. Meet up with bir deyimsel fiildir; bu nedenle up burada yukarı doğru hareketi anlatmaz. Kalıp meet up with + kişi veya grup şeklindedir. Buluşulacak kişiler zaten belliyse We can meet up after school. örneğindeki gibi yalnızca meet up da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi arkadaşlarla samimi biçimde buluşmak anlamındaki dört kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: On Saturday, I want to ____ at the park.
Cevabı göster
meet up with friends