Benim Mahallem | İngilizce Konuşmayı Geliştir | Başlangıç Seviyesi 1⭐ | Dinle ve Pratik Yap: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
464 kelime 138 kel/dk

Video özeti: Konuşmacı mahallesini yaşamak için iyi bir yer olarak tanıtıyor; dost canlısı komşuları, parkı, kütüphaneyi, cumartesi kurulan farmers market’i, restoranları ve kafeleri anlattıktan sonra topluluk yaşamıyla ilgili yararlı kelimeleri gözden geçiriyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. One of the things that makes my neighborhood so special is — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu yapıyı, birkaç neden arasından önemli birini öne çıkarmak için kullanabilirsin; böylece bir yeri anlatırken özellikleri sadece sıralamak yerine düzenli bir açıklama yaparsın. 2. farmers market — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bunu, çiftçilerin veya yerel satıcıların taze ürünleri doğrudan sattığı yerel pazar olarak tanıyabilirsin; mahalle yaşamı ve seyahat anlatılarını anlamana yardımcı olur. 3. trying new restaurants; trying different cuisines. — Kalıp ifadeler ve eşdizimler: try fiilinin restaurants ve cuisines ile doğal biçimde kullanılıp yeni mekânları veya yemek tarzlarını deneyimlemek anlamına geldiğini görürsün; yalnızca bir eylemi denemek değildir.

Bu derste

Hi everyone, and welcome to my channel. Kalıp ifadeler

0:00

Herkese merhaba ve kanalıma hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome to my channel: açılış selamlaması

Welcome to my channel, izleyicileri selamlayan ve onları içerik üreticisinin içerik alanına davet eden yaygın bir video açılışıdır. Buradaki welcome to, bir yere gitme talimatı değil, izleyicilerin hoş karşılandığını belirten bir ifadedir. Bu cümlede channel, bir video platformundaki içerik üreticisi sayfasını ve video koleksiyonunu anlatır; televizyon istasyonu anlamına gelmez. Welcome to + yer, etkinlik, program, ders veya başka bir ortak alan kalıbı farklı durumlarda kullanılabilir.

Alıştırma

İzleyicilere yönelik standart iki sözcüklü selamlamayı tamamlayın: Hi everyone, and ____ my channel.

Cevabı göster

welcome to

Today, I am going to talk about my neighborhood. Anlatım akışı

0:03

Bugün mahallem hakkında konuşacağım.

Anlatım akışı

am going to talk about ile konuyu önceden bildirme

Am going to talk about, sırada ele alınacak konuyu tanıtır. Today zaman çerçevesini verir ve talk about ifadesinden sonra konu, yani my neighborhood gelir. Today, I am going to talk about + konu biçimindeki tam açılış, bilgiyi dinleyiciler için düzenler. Buradaki temel amaç uzun vadeli bir gelecek planını vurgulamak değil, sıradaki içeriği önceden bildirmektir.

Alıştırma

Hangi cümle bugünün konusunu önceden bildiren açık bir giriş cümlesidir?

  1. Yesterday, I talked about ocean animals.
  2. Can you talk about ocean animals?
  3. Today, I am going to talk about ocean animals.
Cevabı göster

Today, I am going to talk about ocean animals.

I love living here,

0:07

Burada yaşamayı çok seviyorum,

and I believe it is an excellent place to raise a family Kalıp ifadeler

0:08

ve bir aile kurmak

or simply enjoy life.

0:11

veya sadece hayatın tadını çıkarmak için mükemmel bir yer olduğuna inanıyorum.

Kalıp ifadeler

an excellent place to raise a family: çocuk yetiştirmek için harika bir yer

a place to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yerin hangi etkinlik için iyi veya uygun olduğunu değerlendirir. Burada an excellent place to raise a family, bölgeyi aile yaşamı için çok iyi bir ortam olarak güçlü biçimde övüyor. Raise a family, çocukları büyütmek ve yıllar boyunca aile yaşamıyla ilgilenmek demektir. Buradaki raise, bir şeyi fiziksel olarak yukarı kaldırmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir kasabanın çocuk yetiştirmek için uygun olduğunu doğal biçimde söyleyen cümle hangisidir?

  1. This town is an excellent place to raise a family.
  2. This town is an excellent place for raise a family.
  3. This town is an excellent place to lift a family.
Cevabı göster

This town is an excellent place to raise a family.

One of the things that makes my neighborhood so special Dilbilgisi

0:14

Mahallemi bu kadar özel yapan şeylerden biri

is the friendly neighbors.

0:17

cana yakın komşulardır.

Dilbilgisi

One of the things that ... is ...: birkaç özellikten birini sunmak

One of the things that ... is ... daha geniş bir neden veya özellik grubundan birini tanıtır. Bütün noktaları aynı anda sunmak yerine açıklamayı düzenlemeye yardımcı olur. Bu cümlede that makes my neighborhood so special bölümü things sözcüğünü açıklar ve ana noktayı hazırlar. Belirli özellik is sözcüğünden sonra gelir: the friendly neighbors.

Alıştırma

Birkaç neden arasından birini doğru biçimde tanıtan cümle hangisidir?

  1. One of the things makes this library special is its children's room.
  2. One of the thing that makes this library special are its children's room.
  3. One of the things that makes this library special is its children's room.
Cevabı göster

One of the things that makes this library special is its children's room.

I know all of my neighbors by name, Kalıp ifadeler

0:19

Tüm komşularımı ismen tanıyorum,

Kalıp ifadeler

know someone by name: birinin adını bilmek

Know someone by name ifadesinde by name, kişinin adını bilmek ve onu bu adla tanıyabilmek demektir. Burada konuşan kişi her komşusunun adını söyleyebilir; bu da yalnızca yüzlerini tanımaktan daha yakın olduklarını gösterir. Bir gruptaki kişilerin adlarını bildiğinizi söylemek için know + kişi veya grup + by name kalıbını kullanabilirsiniz. Sözcüğü sözcüğüne “bir ad aracılığıyla” demek değildir.

Alıştırma

“Her kişinin adını söyleyebilmek” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The camp leader knows every child ____.

Cevabı göster

by name

and we always wave to each other when we see one another. Kalıp ifadeler

0:22

ve birbirimizi gördüğümüzde daima el sallarız.

Kalıp ifadeler

wave to each other: birbirine el sallamak

Wave burada bir fiildir. Wave to someone, birini selamlamak veya ona işaret vermek için elini hareket ettirmek demektir. Each other, iki kişinin de bunu yaptığını gösterir: her biri diğerine el sallar. Daha sonra gelen one another da eylemin iki tarafı içerdiğini gösterir. Birbirlerini görür ve sonra el sallayarak selamlaşırlar.

Alıştırma

Hangi cümle iki komşunun da diğerini bir el hareketiyle selamladığını açıkça anlatır?

  1. One neighbor waves to the passing bus every morning.
  2. The neighbors speak to each other every morning.
  3. The neighbors wave to each other every morning.
Cevabı göster

The neighbors wave to each other every morning.

We are always happy to help each other out, Öbek fiiller

0:26

Birbirimize yardım etmekten her zaman mutluluk duyarız,

Öbek fiiller

help each other out: birbirine yardım etmek

Help each other out, özellikle birinin bir sorunu veya yapması gereken bir işi olduğunda “birbirine pratik yardım sağlamak” anlamına gelir. Burada help out bir öbek fiildir; bu nedenle out hareket veya yer bildirmez. Each other eylemi karşılıklı hâle getirir: herkes hem yardım edebilir hem de yardım alabilir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıplar help someone out ve help each other out şeklindedir.

Alıştırma

“Good neighbors help each other out when someone has a problem,” cümlesinde help each other out ne anlama gelir?

  1. Birbirini dışarıya götürmek
  2. Birbirine pratik yardım sağlamak
  3. Birlikte eğlenmek
Cevabı göster

Birbirine pratik yardım sağlamak

and we have fun getting together for barbecues, Dilbilgisi

0:29

ve mangal partileri,

Dilbilgisi

have fun getting together: have fun + V-ing kalıbı

Have fun getting together, bir etkinliğin keyifli olduğunu söylemek için have fun + V-ing kalıbını kullanır. Have fun ifadesinden sonra gelen fiilin -ing biçimini kullanın: have fun getting, playing veya cooking; have fun to get değil. Get together, “bir grup olarak buluşup birlikte zaman geçirmek” anlamına gelir. Burada getting together keyif alınan etkinliği, for barbecues ise buluşmanın nedenini veya vesilesini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için “get together” ifadesinin -ing biçimini kullanın: Our family has fun ____ for game night.

Cevabı göster

getting together

block parties, Kültür

0:32

sokak partileri

and other events.

0:33

ve diğer etkinlikler için bir araya gelmekten keyif alırız.

Kültür

block parties: mahalle sakinlerinin düzenlediği topluluk buluşmaları

Block party, aynı mahalle bölümünde veya yakın çevrede yaşayan insanların katıldığı bir buluşmadır. Genellikle açık havada yapılır ve yiyecek, oyun veya müzik içerebilir. Bu cümlede block parties, komşuların birlikte keyif aldığı etkinlikler olarak barbecues ve other events ile birlikte sıralanır. Buradaki block, mahallenin bir bölümünü anlatır; “engellemek” eylemini anlatmaz.

Alıştırma

Bir mahalle tanıtımında block party genellikle ne anlama gelir?

  1. Herhangi bir özel doğum günü partisi
  2. Aynı sokak veya mahallede yaşayanlar için düzenlenen bir buluşma
  3. Yapı bloklarıyla ilgili bir parti
Cevabı göster

Aynı sokak veya mahallede yaşayanlar için düzenlenen bir buluşma

Another great thing about my neighborhood is the park. Anlatım akışı

0:35

Mahallemle ilgili bir başka harika şey de parktır.

Anlatım akışı

Another great thing about ...: sıradaki olumlu noktayı eklemek

Another great thing about + konu + is + ayrıntı kalıbı, aynı konuyla ilgili bir olumlu özelliği daha tanıtır. Burada konu my neighborhood, yeni olumlu ayrıntı ise parktır. Another yalnızca bir şeyleri saymaz; açıklamayı düzenlemeye de yardımcı olur ve önceki bir avantajdan sonrakine geçildiğini gösterir. Birden fazla yararı sıralarken bu kalıbı yeniden kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Another great thing about cümlede nasıl bir işlev görür?

  1. Daha önce söylenen olumsuz bir ifadeyi düzeltir.
  2. Bunun tek olumlu nokta olduğunu söyler.
  3. Aynı konuyla ilgili yeni bir olumlu nokta ekler.
Cevabı göster

Aynı konuyla ilgili yeni bir olumlu nokta ekler.

It's a beautiful park with an abundance of trees, Kelime

0:38

Bol miktarda ağaç,

Kelime

an abundance of + isim: çok ve bol miktar

An abundance of + isim, “bir şeyin çok ve bol miktarda bulunması” anlamına gelir. Buradaki an abundance of trees, parkta yalnızca birkaç değil, çok sayıda ağaç olduğunu anlatır. Bu yapıda abundance tekil bir isimdir, bu yüzden önüne an gelir. Of, bol miktarda bulunan şeyi tanıtır: an abundance of trees, water, or food.

Alıştırma

Cümleyi dersteki “çok sayıda” anlamına gelen biraz resmî ifadeyle tamamlayın: The museum has ____ interactive exhibits.

Cevabı göster

an abundance of

flowers,

0:42

çiçek

and a playground.

0:42

ve bir oyun alanı olan güzel bir parktır.

There is also a walking trail Kelime

0:44

Ayrıca yürüyüş yolu da var

that encircles the entire park. Kelime

0:46

ve tüm parkın etrafını çevreliyor.

Kelime

walking trail: yayalar için bir rota

Walking trail, insanların üzerinde yürümesi için yapılmış veya işaretlenmiş bir rotadır. Bu cümlede parkın çevresinden geçen bir yoldur. Trail her zaman doğada bulunan engebeli bir patika anlamına gelmez. Parklarda ve mahallelerde walking trail, planlanmış ve takip etmesi kolay bir yürüyüş rotası olabilir.

Alıştırma

Cümleyi, yayalar için tasarlanmış bir rotayı belirten dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The park map shows a ____ beside the lake.

Cevabı göster

walking trail

Kelime

encircles the entire park: tüm parkın etrafını çevreler

Burada encircles, bir şeyin etrafını tamamen çevrelemek anlamına gelen bir fiildir. Yürüyüş yolu tüm parkın çevresinde bir rota oluşturur; entire yalnızca bir bölümü değil, alanın tamamını vurgular. Kalıp X encircles Y şeklindedir ve X'in Y'yi çevrelediğini anlatır. Bu fiil, bir yerin çevresinde sınır oluşturan yolları, duvarları ve benzeri şeyleri betimlemek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi encircle fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: A bicycle path ____ the lake.

Cevabı göster

encircles

It's a great place to get some exercise Kalıp ifadeler

0:49

Biraz egzersiz yapmak

Kalıp ifadeler

get some exercise: biraz egzersiz yapmak

Get some exercise, fiziksel olarak aktif olmak veya sağlık için vücudu hareket ettirmek anlamına gelen yaygın bir ifadedir. Bu ifadede get, bir nesneyi almak anlamına gelmez; ifadenin tamamı fiziksel olarak aktif olmayı anlatır. Exercise burada genel olarak fiziksel etkinliği anlattığı için sayılamayan bir isimdir. Some, miktarın belirtilmediğini gösterir; bu nedenle ifade yürümek, bisiklete binmek, oynamak ve benzer etkinlikler için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle oyun alanının çocukların fiziksel olarak aktif olmasına imkân verdiğini doğal biçimde anlatır?

  1. The playground is a good place to get some exercise.
  2. The playground is a good place to get an exercise.
  3. The playground is a good place to receive some exercise.
Cevabı göster

The playground is a good place to get some exercise.

and enjoy the fresh air.

0:51

ve temiz havanın tadını çıkarmak için harika bir yer.

The library in my neighborhood is also wonderful.

0:54

Mahallemdeki kütüphane de harika.

It's always well-stocked with books, Kelime

0:58

Kitaplar,

Kelime

well-stocked with books: be well-stocked with + isim

well-stocked with books ifadesinde well-stocked, bol miktarda kitabın hazır bulunduğunu anlatır. Buradaki stocked, şirket hisselerini değil, malzeme sağlama veya stokta tutma anlamındaki stock fiilini temel alır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp be well-stocked with + şey biçimindedir. Özne genellikle bir yer veya kap olur; with ise hazır bulunan şeyin önüne gelir.

Alıştırma

well-stocked ve gerekli edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: The classroom is ____ art materials.

Cevabı göster

well-stocked with

movies,

1:00

filmler

and music.

1:01

ve müzikle her zaman iyi donanımlıdır.

There are also computers and study rooms

1:02

İnsanların kullanabileceği

that people can use.

1:05

bilgisayarlar ve çalışma odaları da var.

I love going to the library to check out new books Öbek fiiller

1:07

Yeni kitaplar ödünç almak

Öbek fiiller

check out new books: kütüphaneden yeni kitaplar ödünç almak

Kütüphane bağlamında check out new books, ödünç alma işlemini tamamlayıp kitapları geçici olarak götürmek anlamına gelir. Yer bildiren the library ve nesne olan books bu anlamı belirler. Check out başka anlamlara da gelir, bu yüzden bağlama bakmak gerekir. Burada yalnızca kitaplara bakmak veya kitapların parasını ödemek anlamında değildir.

Alıştırma

I love going to the library to check out new books cümlesinde check out new books ne anlama gelir?

  1. Kitapları ödünç almadan incelemek
  2. Kitapları kütüphane sistemi üzerinden ödünç almak
  3. Bir mağazada kitapların parasını ödemek
Cevabı göster

Kitapları kütüphane sistemi üzerinden ödünç almak

or just relax and read.

1:10

veya sadece rahatlayıp okumak için kütüphaneye gitmeyi seviyorum.

Every Saturday,

1:12

Her cumartesi,

there is a farmers market in my neighborhood. Kültür

1:13

mahallemde bir çiftçi pazarı kurulur.

Kültür

farmers market: yerel üretici pazarı

Farmers market, yerel çiftçilerin, üreticilerin ve yakındaki küçük satıcıların yiyecekleri ve yerel ürünleri doğrudan müşterilere sattığı bir mahalle pazarıdır. Genellikle birçok tezgahtan oluşur ve tek bir çiftçinin özel dükkânı değildir. Buradaki Every Saturday, pazarın mahallede düzenli olarak her hafta kurulduğunu gösterir. Farmers bir satıcı grubunu anlatır; yalnızca tek bir farmer anlamına gelmez.

Alıştırma

Farmers market nasıl bir yerdir?

  1. Yerel üreticilerin ve satıcıların yiyecek ve yerel ürün sunduğu bir mahalle pazarı
  2. Yalnızca bir çiftçiye ait özel bir dükkân
  3. Tarım makineleri üreten bir fabrika
Cevabı göster

Yerel üreticilerin ve satıcıların yiyecek ve yerel ürün sunduğu bir mahalle pazarı

It's a great place to buy fresh produce, Kelime

1:17

Taze ürünler,

Kelime

fresh produce: isim olarak produce

Fresh produce ifadesindeki produce, çiftlikte yetiştirilen yiyecekleri, özellikle meyve ve sebzeleri anlatan bir isimdir. Fresh ise bu ismi niteleyen bir sıfattır. Buy fresh produce alışveriş yapısı da produce kelimesinin isim olduğunu doğrular. Burada produce yiyecekleri bir grup olarak adlandırır; bu yüzden genellikle some fresh produce denir, fresh produces denmez.

Alıştırma

The shop sells fresh produce cümlesinde produce ne anlama gelir?

  1. Bir şey üretmek veya oluşturmak
  2. Taze meyve ve sebzeler veya çiftlikte yetiştirilen diğer yiyecekler
  3. Çiftlikte kullanılan bir makine
Cevabı göster

Taze meyve ve sebzeler veya çiftlikte yetiştirilen diğer yiyecekler

flowers,

1:20

çiçekler

and other local products.

1:20

ve diğer yerel ürünleri satın almak için harika bir yerdir.

There are also food trucks and vendors Kültür

1:23

Ayrıca yiyecek kamyonları ve satıcılar da var

selling prepared foods.

1:25

hazır yiyecekler satan.

Kültür

food trucks and vendors: yemek kamyonları ve satıcılar

food trucks and vendors ifadesi, pazar ve halka açık etkinliklerde sık görülen iki tür satıcıyı anlatır. Food truck, yiyecek hazırlamak veya satmak için kullanılan bir araçtır; vendor ise ürün satan bir kişi ya da işletmedir. Bu cümlede prepared foods, yani önceden hazırlanmış ve satın almaya hazır yiyecekler satıyorlar.

Alıştırma

Bir sokak festivalinde food trucks and vendors ifadesi en doğal olarak neyi anlatır?

  1. Bir satıcı olmadan atıştırmalık satan makineler
  2. Özel evlere market alışverişi teslim eden kamyonlar
  3. Yiyecek satan araçlar ve ürün satan kişiler ya da işletmeler
Cevabı göster

Yiyecek satan araçlar ve ürün satan kişiler ya da işletmeler

I love going to the farmers market

1:27

Çiftçi pazarına gitmeyi seviyorum

to support local farmers and businesses. Kalıp ifadeler

1:30

yerel çiftçileri ve işletmeleri desteklemek için.

Kalıp ifadeler

support local farmers and businesses: yerel çiftçileri ve işletmeleri desteklemek

Burada support, bir eylemle yardım etmek anlamına gelir. Konuşan kişi çiftçi pazarından alışveriş yaparak yakındaki çiftçilere ve işletmelere gelir sağlar ve işlerini sürdürmelerine yardımcı olur. Local yalnızca mesafeyle ilgili değildir. Bu çiftçileri ve işletmeleri konuşan kişinin topluluğuyla da ilişkilendirir; böylece ifade, alışverişi yerel ekonomiye yardım etmenin bir yolu olarak gösterir.

Alıştırma

Örnekte support local farmers and businesses ifadesi büyük olasılıkla ne anlama geliyor?

  1. Çiftlikleri ve mağazaları konuşan kişinin evine daha yakın bir yere taşımak
  2. Yakındaki çiftçilere ve dükkân sahiplerine işlerinin ilginç olduğunu söylemek
  3. Yakındaki üretici ve dükkânlardan alışveriş yaparak onlara yardım etmek
Cevabı göster

Yakındaki üretici ve dükkânlardan alışveriş yaparak onlara yardım etmek

There are many great restaurants and cafes

1:33

Birçok harika restoran ve kafe var

in my neighborhood.

1:36

mahallemde.

I love trying new restaurants Kalıp ifadeler

1:38

Yeni restoranlar denemeyi

and trying different cuisines.

1:39

ve farklı mutfakları tatmayı seviyorum.

Kalıp ifadeler

trying new restaurants ... trying different cuisines: yeni restoranlar ve farklı mutfaklar denemek

Burada try + restoran veya mutfak, onu bizzat deneyimlemek anlamına gelir: restorana gidip orada yemek yemek ya da o yemek tarzını tatmak. Restoranın çalışıp çalışmadığını test etmek anlamına gelmez. İki -ing ifadesi and ile bağlanır ve ikisi de love fiiline bağlıdır. Konuşan kişi yeni restoranlar ile farklı mutfakları denemeyi sevdiğini anlatır.

Alıştırma

“We want to try that new café,” cümlesinde try en doğal olarak ne anlama gelir?

  1. onu inşa etmek için çabalamak
  2. binanın çalışıp çalışmadığını test etmek
  3. oraya gidip yemeklerini deneyimlemek
Cevabı göster

oraya gidip yemeklerini deneyimlemek

There are restaurants that serve a variety of cuisines, Kalıp ifadeler

1:42

Çeşitli mutfaklar sunan restoranlar var,

Kalıp ifadeler

serve a variety of cuisines: çeşitli mutfaklardan yemekler sunmak

Restoran bağlamında serve + yiyecek, içecek veya mutfak, bunları müşterilerin yiyip içmesi için sunmak anlamına gelir. Cuisine bir yemek pişirme tarzıdır; bu nedenle serve a variety of cuisines, çeşitli yemek kültürlerinden yiyecekler sunmak demektir. Bu ifade, bir restoranda nelerin bulunduğunu açıklar. Burada serve, yalnızca müşteriye hizmet etmek değil, yiyecek sunmakla ilgilidir.

Alıştırma

Cümleyi serve sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: This hotel restaurant ____ a variety of international cuisines.

Cevabı göster

serves

including American,

1:45

Amerikan,

Chinese,

1:47

Çin

and Mexican food.

1:48

ve Meksika yemekleri dahil.

I'm sure you can find something to your liking Deyimler

1:50

Eminim zevkinize göre bir şeyler bulabilirsiniz

in my neighborhood.

1:53

mahallemde.

Deyimler

to your liking: zevkine uygun

To your liking, “zevkine uygun” veya “seni memnun eden” anlamına gelir. Something to your liking yapısında bu ifade, something sözcüğünden sonra gelir ve onun nasıl bir şey olduğunu açıklar. Buradaki liking, “tercih” anlamında kullanılan bir isimdir. Cümle kibar ve kendinden emin bir öneride bulunur: mahalledeki seçenekler arasında dinleyicinin hoşuna gidecek bir şey bulunması beklenir.

Alıştırma

Cümleyi “zevkine uygun” anlamındaki üç sözcüklü kibar ifadeyle tamamlayın: I hope you find a game ____.

Cevabı göster

to your liking

I love living in my neighborhood.

1:54

Mahallemde yaşamayı seviyorum.

It's a great place to raise a family

1:57

Bir aile kurmak

or just enjoy life.

1:59

veya sadece hayatın tadını çıkarmak için harika bir yer.

The friendly neighbors,

2:01

Cana yakın komşular,

neighborhood park,

2:03

mahalle parkı,

library,

2:04

kütüphane,

market,

2:05

pazar,

restaurants,

2:06

restoranlar

and cafes all make my neighborhood a special place. Dilbilgisi

2:07

ve kafeler mahallemi özel bir yer haline getiriyor.

Dilbilgisi

all make my neighborhood a special place: make + nesne + tümleç

Make my neighborhood a special place yapısında my neighborhood nesnedir; a special place ise nesnenin neye dönüştüğünü veya sayılan iyi özellikler sayesinde nasıl görüldüğünü açıklayan nesne tümlecidir. Buradaki make, “inşa etmek” değil, “bir şeyi bir duruma getirmek” anlamındadır. All; komşuları, parkı, kütüphaneyi, pazarı, restoranları ve kafeleri tekrar işaret eder. Listenin tamamını bir araya getirip bu özelliklerin birlikte etkili olduğunu gösterir. Böylece cümle açık bir özet olur.

Alıştırma

Pencerelerin sınıfa bir özellik kazandırdığını anlatmak için make + nesne + tümleç yapısını kullanan cümle hangisidir?

  1. The bright windows make the classroom a cheerful place.
  2. The bright windows make a cheerful place the classroom.
  3. The bright windows make the classroom.
Cevabı göster

The bright windows make the classroom a cheerful place.

Vocabulary words.

2:13

Kelime dağarcığı.

Neighborhood,

2:16

Mahalle (Neighborhood),

a district or area made up of houses Öbek fiiller

2:16

evlerden oluşan bir ilçe veya alan

and buildings near each other.

2:19

ve birbirine yakın binalar.

Öbek fiiller

made up of: bir şeyin nelerden oluştuğunu göstermek

Bu cümlede made up of, “-den oluşmak” anlamına gelir. Houses and buildings, bölgeyi ya da alanı oluşturan parçalardır; of bu parçaları tanıtır. Burada made up of houses and buildings, a district or area ifadesini niteleyen geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Bu yapı “a district or area that is made up of houses and buildings” şeklinde genişletilebilir. Bir bütünün hangi parçalardan oluştuğunu açıklamak için be made up of + parçalar yapısını kullanabilirsin.

Alıştırma

Cümleyi “-den oluşmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamla: The school band is ____ twelve musicians.

Cevabı göster

made up of

My neighborhood is a close-knit community Kelime

2:22

Benim mahallem birbirine bağlı bir topluluktur

where everyone knows their neighbors.

2:24

herkesin komşularını tanıdığı.

Kelime

close-knit community: güçlü ilişkilere sahip bir grup

close-knit community, üyelerinin birbirini iyi tanıdığı ve güçlü, destekleyici ilişkilere sahip olduğu bir topluluktur. where everyone knows their neighbors yan cümlesi, close-knit ifadesinin burada ne anlama geldiğini gösterir. Knit burada mecazdır: insanlar, örülmüş bir kumaştaki iplikler kadar sıkı biçimde birbirine bağlıdır. İfade, gerçek anlamda örgü örmeyi veya binaların yalnızca fiziksel olarak birbirine yakın olmasını değil, insanlar arasındaki sosyal yakınlığı anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede close-knit community ne anlama geliyor? “After years of helping one another, the residents became a close-knit community.”

  1. Binaları birbirine çok yakın yerleştirilmiş bir topluluk
  2. İnsanların örgü giysiler yaptığı bir topluluk
  3. Üyelerinin birbirini tanıdığı ve desteklediği bir topluluk
Cevabı göster

Üyelerinin birbirini tanıdığı ve desteklediği bir topluluk

Friendly, kind, pleasant,

2:27

Cana yakın (Friendly), nazik, hoş,

and easy to get along with. Öbek fiiller

2:29

ve iyi geçinilmesi kolay.

Öbek fiiller

easy to get along with: geçinmesi kolay

Get along with someone, “biriyle iyi geçinmek” demektir. Easy to get along with, başkalarının birlikte vakit geçirmeyi rahat, keyifli ve kolay bulduğu birini anlatır. She is easy to get along with cümlesinde she, başkalarının geçindiği kişidir. Bu yüzden ardından açık bir nesne gelmese de with sonda kalır; örtük kişi özneyle belirtilir.

Alıştırma

Cümleyi “birlikte vakit geçirmenin rahat ve kolay olduğu” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: Our new neighbor is ____.

Cevabı göster

easy to get along with

The friendly neighbors in my neighborhood

2:32

Mahallemdeki cana yakın komşular

always wave and say hello.

2:34

her zaman el sallar ve merhaba derler.

A park is a public area of land Dilbilgisi

2:37

Park (Park) kamuya açık bir arazi alanıdır

with trees,

2:39

ağaçları,

grass,

2:40

çimleri,

and other plants,

2:41

ve diğer bitkileri olan,

often used for recreation. Kelime

2:42

genellikle rekreasyon için kullanılır.

Dilbilgisi

A park is a public area of land: A ... is a ... tanım kalıbı

A + isim + is + a/an + kategori kalıbı, ismin genel olarak ne tür bir şey olduğunu belirtir. Bu cümlede park tanımlanan sözcüktür; a public area of land ise onun geniş kategorisidir. Ardından tanımı daha açık hâle getiren bir özellik, amaç veya başka bir ayrıntı eklenebilir. Park hakkındaki tam cümle yalnızca bir örnektir; başka yerlerde kullanılabilecek kısım, cümlenin her sözcüğü değil tanım kalıbıdır.

Alıştırma

Hangi cümle açık bir tanım vermek için A ... is a ... kalıbını kullanıyor?

  1. The compass is beside the map.
  2. I put the compass in my bag.
  3. A compass is a tool that shows direction.
Cevabı göster

A compass is a tool that shows direction.

Kelime

used for recreation: dinlenme ve eğlence için kullanılan

Used for recreation ifadesinde used for + isim, bir şeyin hangi amaçla kullanıldığını anlatır. Burada insanların parkı yürümek, oynamak veya dinlenmek gibi boş zaman etkinlikleri için kullandığı belirtilir. Recreation, boş zaman etkinliklerini anlatan oldukça resmî ve genellikle sayılamayan bir isimdir. Burada bir şeyi yeniden yaratmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Kamusal bir alanla ilgili bu resmî açıklamayı en iyi hangi kelime tamamlar? The garden is used for ___.

  1. fun
  2. creation
  3. recreation
Cevabı göster

recreation

The park in my neighborhood is a wonderful place

2:45

Mahallemdeki park harika bir yerdir

to unwind and appreciate the outdoors. Kelime

2:48

rahatlamak ve doğanın tadını çıkarmak için.

Kelime

unwind and appreciate the outdoors: rahatlamak ve açık havadaki doğanın tadını çıkarmak

Bu cümlede unwind, yoğun veya stresli bir dönemin ardından rahatlamak anlamına gelir. Appreciate the outdoors, çevredeki doğal dünyayı fark etmekten, tadını çıkarmaktan ve ona değer vermekten söz eder; the outdoors özellikle doğal açık alanları anlatır. İki fiilin yalın biçimi, to sonrasında and ile bağlanır: a place to unwind and appreciate.... Bu yapı aynı yer için iki paralel amaç verir.

Alıştırma

Stresten sonra rahatlamayı ve doğaya değer vermeyi anlatan dersteki iki fiille cümleyi tamamlayın: After a long week, we went hiking to ____ and ____ the outdoors.

Cevabı göster

unwind · appreciate

Library,

2:51

Kütüphane (Library),

a place where people can borrow books,

2:52

insanların kitap ödünç alabileceği bir yer,

magazines,

2:55

dergiler,

and other materials.

2:56

ve diğer materyaller.

The library in my neighborhood

2:58

Mahallemdeki kütüphane

is a wonderful resource Kalıp ifadeler

3:00

harika bir kaynaktır

for learning and entertainment.

3:02

öğrenme ve eğlence için.

Kalıp ifadeler

resource for learning and entertainment: öğrenme ve eğlence için kaynak

Bu cümlede resource, insanlara yardım, bilgi veya fırsat sağlayan yararlı bir şeydir. Mahalle kütüphanesi iki amaç için değerlidir: öğrenme ve eğlence. Burada doğal kaynak anlamına gelmez. a resource for + isim veya -ing biçimi, yardım alan kişileri ya da desteklenen amacı belirtir. Burada for, birbiriyle bağlanan learning ve entertainment etkinliklerinin ikisini de tanıtır.

Alıştırma

Hangi cümle yararlı bir kaynağı ve onun desteklediği etkinliği belirtmek için resource for ifadesini doğal biçimde kullanır?

  1. The school website is a helpful resource for finding class schedules.
  2. The school website is a helpful resource from finding class schedules.
  3. The school website is a natural resource made of class schedules.
Cevabı göster

The school website is a helpful resource for finding class schedules.

Market,

3:04

Pazar (Market),

a place where people can buy and sell goods.

3:05

insanların mal alıp satabildiği bir yer.

The farmers market in my neighborhood

3:09

Mahallemdeki çiftçi pazarı

is a great place to find fresh produce

3:11

taze ürünler bulmak için harika bir yerdir

and other local goods.

3:14

ve diğer yerel mallar.

Restaurant,

3:16

Restoran (Restaurant),

a place where people can go to eat food.

3:17

insanların yemek yemeye gidebileceği bir yer.

The restaurants in my neighborhood

3:20

Mahallemdeki restoranlar

offer a variety of cuisines to choose from. Kalıp ifadeler

3:22

aralarından seçim yapabileceğiniz çeşitli mutfaklar sunar.

Kalıp ifadeler

to choose from: mevcut seçeneklerden sonra kullanılan ifade

to choose from ifadesi, mevcut seçenekleri belirten bir isim öbeğinden sonra gelir. Altyazıda a variety of cuisines seçenekler kümesidir; dolayısıyla ifade, insanların bu kümeden bir mutfak seçebileceğini belirtir. From, choose from a set yapısında choose ile birlikte kullanılır. Seçenekler kümesi daha önce belirtildiği için from doğal olarak sonda yer alır; bir çıkış veya köken yeri anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi “seçilebilecek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The menu has six desserts ____.

Cevabı göster

to choose from

Cafe,

3:25

Kafe (Cafe),

a small restaurant that serves coffee,

3:26

kahve sunan küçük bir restoran,

tea,

3:29

çay,

and light meals. Kelime

3:30

ve hafif yemekler.

Kelime

light meals: basit ve ağır olmayan öğünler

Light meals, çok büyük veya doyurucu olmayan basit öğünler demektir. Bu açıklamada restoran, kahve ve çayın yanında bu tür yiyecekler de sunuyor. Burada light, öğünün miktarını veya ağırlığını anlatır. Parlayan ya da açık renkli anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi basit ve ağır olmayan öğünler anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The hotel cafe serves drinks and ____.

Cevabı göster

light meals

The cafes in my neighborhood

3:32

Mahallemdeki kafeler

are a great place to meet up with friends Öbek fiiller

3:33

arkadaşlarla buluşmak için harika bir yerdir

and enjoy a cup of coffee or tea.

3:36

ve bir fincan kahve veya çayın tadını çıkarmak için.

Öbek fiiller

meet up with friends: arkadaşlarla samimi biçimde buluşmak

Meet up with friends, arkadaşlarla genellikle önceden planlanmış, samimi bir buluşma yapmak demektir. Meet up with bir deyimsel fiildir; bu nedenle up burada yukarı doğru hareketi anlatmaz. Kalıp meet up with + kişi veya grup şeklindedir. Buluşulacak kişiler zaten belliyse We can meet up after school. örneğindeki gibi yalnızca meet up da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi arkadaşlarla samimi biçimde buluşmak anlamındaki dört kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: On Saturday, I want to ____ at the park.

Cevabı göster

meet up with friends