Neden kaşınırız? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
597 kelime 158 kel/dk

Video özeti: Bu video kaşıntının neden oluştuğunu; sivrisinek ısırığındaki kimyadan ve sinir sinyallerinden kaşımanın verdiği rahatlamaya, olası evrimsel işlevine, olağandışı kaşıntı bozukluklarına ve Dante’deki sonsuz ceza imgesine kadar açıklar. Başlıca İngilizce noktaları: 1. We've all experienced — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik. Bilimsel bir anlatımın ortak bir insan deneyimiyle nasıl açıldığını öğrenir, soyut bir konuyu daha baştan tanıdık hissettirmek için bu kalıbı tanıyıp kullanabilirsiniz. 2. overrides the itching sensation. — Kelime anlamı ve kullanım düzeyi. Override sözcüğünün daha güçlü bir sinyalin başka bir sinyalin önüne geçmesi anlamına gelebileceğini öğrenir, beden mekanizmalarını anlatan açıklamaları sadece “örtmek” fikriyle sınırlamadan anlayabilirsiniz. 3. glitches in the pathways responsible for all of this — Deyimler ve mecazlı ifadeler. Glitch ve pathway sözcüklerinin sistem dilinden alınıp vücuttaki sinir süreçlerindeki aksaklıkları anlatmak için nasıl kullanıldığını görür, tıbbi veya teknik mecazları daha doğru yorumlayabilirsiniz.

Bu derste

You're standing at the ready inside the goal when suddenly you feel an intense itch on the back of your head. Notlar

0:06

Kalenin içinde hazır bekliyorsunuz, birden başınızın arkasında şiddetli bir kaşıntı hissediyorsunuz.

Kalıp ifadeler

at the ready: hemen harekete geçmeye hazır

At the ready, bir kişinin ya da şeyin zaten hazır olduğunu ve hemen harekete geçebileceğini belirtir. Burada seni kalede yalnızca duran biri olarak değil, sıradaki oyuna karşı tetikte bekleyen bir kaleci olarak gösterir. Bu ifade genellikle birinin tepki vermek için yerini almış olmasını ya da bir eşyanın hızlıca kullanılmak üzere yakında tutulmasını göz önüne getirir. Yalnızca ready demekten daha güçlü ve duruma özgüdür.

Alıştırma

“Hemen harekete geçmeye hazır” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: The rescue team remained ____ throughout the storm.

Cevabı göster

at the ready

Anlatım akışı

when suddenly: arka plandan ani bir olaya geçiş

Bir hikâyede when suddenly, dinleyiciyi sürmekte olan bir arka plan eylemi ya da durumundan beklenmedik bir olaya taşır. Bu cümlede kalede durmak arka plandır; şiddetli kaşıntı ise bu arka planı kesen yeni olaydır. Yaygın bir kalıp, arka plan eylemi + when suddenly + ani olay şeklindedir. When iki bölümü birbirine bağlar, suddenly ise hikâyenin odağının birden değiştiğini gösterir.

Alıştırma

Beklenmedik bir olayı başlatan iki sözcüklü İngilizce geçiş ifadesiyle anlatıyı tamamlayın: Maya was doing her homework ____ the fire alarm rang.

Cevabı göster

when suddenly

Kalıp ifadeler

an intense itch: şiddetli bir kaşıntı

An intense itch, kaşınma isteği uyandıran çok güçlü bir kaşıntı hissi demektir. Intense, itch ismini niteler ve hissin derecesini vurgular; yalnızca an itch demekten daha güçlüdür. Burada itch tekil ve sayılabilen bir isimdir. Bu nedenle ünlü sesle başlayan intense sözcüğünden önce an kullanılır. Yaygın kalıp feel + an itch şeklindedir; kaşıntının şiddetini anlatmak için araya bir sıfat eklenir.

Alıştırma

Çok güçlü bir kaşınma isteğini anlatan ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: After touching the plant, Maya felt ____ on her wrist.

Cevabı göster

an intense itch

We've all experienced the annoyance of an inconvenient itch, but have you ever pondered why we itch in the first place? Notlar

0:14

Hepimiz yersiz bir kaşıntının yarattığı sinir bozucu durumu yaşamışızdır, ama hiç neden kaşındığımızı düşündünüz mü?

Anlatım akışı

We've all experienced...: ortak bir deneyimle konuya giriş yapmak

We've all experienced... konuşmacıyı ve dinleyicileri, bugüne kadar aynı tür deneyimi yaşamış kişiler olarak sunar. We've, we have anlamına gelir; all grubun tamamını kapsar ve experienced bu grubun karşılaştığı şeyi tanıtır. Bir açılış ifadesi olarak açıklamadan önce ortak bir zemin oluşturur. Tek bir kişinin kişisel hikâyesiyle başlamak yerine, bilinen ortak bir deneyimden sonra gelecek yeni bilgilere geçiş yapar.

Alıştırma

Hangi açılış, ortak bir deneyime başvurarak konuyu en iyi şekilde tanıtır?

  1. Password rules contain several technical requirements.
  2. I forgot my password yesterday at noon.
  3. We've all experienced the frustration of forgetting a password.
Cevabı göster

We've all experienced the frustration of forgetting a password.

Anlatım akışı

have you ever pondered why...: düşündürücü bir soruyla başlamak

Have you ever...? bir şeyin şu ana kadar herhangi bir zamanda olup olmadığını sorar. Burada gömülü soru why we itch, pondered fiilinin nesnesidir; dolayısıyla kalıp “Neden ... olduğunu hiç dikkatle düşündünüz mü?” anlamına gelir. Daha önemlisi, bu kalıp cümleyi bir araştırma daveti olarak düzenler. Gündelik bir gerçeği araştırmaya değer bir soruya dönüştürür ve pondered, başlangıca sıradan günlük konuşmadan daha bilinçli ve resmî bir ton verir.

Alıştırma

Dinleyiciyi bir neden üzerinde derinlemesine düşünmeye davet ederek resmî bir bilim konuşmasını en iyi hangi cümle başlatır?

  1. Do stars explode or what?
  2. Stars explode, and that is today's topic.
  3. Have you ever pondered why some stars explode?
Cevabı göster

Have you ever pondered why some stars explode?

Kalıp ifadeler

in the first place: başlangıçtaki nedeni sormak

In the first place, başlangıçta veya en başta anlamına gelen bir deyimdir. Bu why sorusunun sonunda, fiziksel bir yeri değil, kaşıntının var olmasının temel nedenini sorar. İfade, başlangıç noktasına dönük bir vurgu ekler. Soru yalnızca kaşıntıyı hemen neyin tetiklediğini sormaz; bir adım geri çekilip bu olgunun neden var olduğunu sorar.

Alıştırma

Soruyu derste vurgulanan deyimle tamamlayın: Why did we choose this route ____?

Cevabı göster

in the first place

The average person Kalıp ifadeler

0:22

Ortalama bir insan

Kalıp ifadeler

Genel bir istatistik öznesi olarak The average person

The average person, bir nüfus için genel olarak doğru olan bir durumu tekil ve temsilî bir kişi üzerinden anlatır. Burada average, grubun bütünü dikkate alınarak hesaplanan ortalamayı ifade eder; vasat anlamına gelmez. Bu ifade dil bilgisi bakımından tekildir ve The average person experiences.... örneğindeki gibi tekil bir fiille kullanılır. Tipik veya ortalama bir eğilimi anlatır; her bireyin aynı olduğunu ileri sürmez.

Alıştırma

Bir ankete göre katılımcılar gecede ortalama 7,1 saat uyudu. Hangi cümle, her katılımcının tam olarak 7,1 saat uyuduğunu ileri sürmeden sonucu bildirir?

  1. The average person in the survey slept 7.1 hours per night.
  2. Everyone in the survey slept exactly 7.1 hours per night.
  3. A normal person in the survey slept 7.1 hours per night.
Cevabı göster

The average person in the survey slept 7.1 hours per night.

experiences dozens of individual itches each day. Kalıp ifadeler

0:23

her gün düzinelerce kez kaşıntı yaşar.

Kalıp ifadeler

Büyük ve kesin olmayan bir sayı için dozens of

Dozens of, genellikle onlarca olarak anlaşılan büyük ancak kesin olmayan bir sayıyı ifade eder. One dozen tam olarak on iki demek olsa da dozens of normalde on ikinin kesin bir katını belirtmez. Ardından çoğul ve sayılabilen bir isim gelir: dozens of itches, messages veya people. Many ile karşılaştırıldığında yaklaşık bir sayı aralığı düşündürür ancak kesin toplamı yine belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi, onlarca düzeyinde büyük ve kesin olmayan bir sayıyı belirten ders ifadesiyle tamamlayın: By noon, the clinic had answered ____ phone calls.

Cevabı göster

dozens of

They can be triggered by all sorts of things, Kalıp ifadeler

0:27

Her türlü şey tarafından tetiklenebilirler,

Kalıp ifadeler

can be triggered by: olası bir nedeni ifade etmek

Can be triggered by, can + be + geçmiş zaman ortacı triggered + by yapısını izleyen edilgen bir kalıptır. Özne, başlayabilecek tepkiyi, belirtiyi veya olayı; by sonrasındaki isim ise olası nedeni belirtir. Buradaki can kesinlik değil, olasılık bildirir: Bir etken süreci başlatabilir, ancak bu her seferinde gerçekleşmez. Bu kalıp nedenleri ve mekanizmaları açıklarken sık kullanılır.

Alıştırma

Polenin alerjik bir tepkiyi başlatabileceğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Pollen can be triggered by an allergic reaction.
  2. An allergic reaction can trigger by pollen.
  3. An allergic reaction can be triggered by pollen.
Cevabı göster

An allergic reaction can be triggered by pollen.

Kalıp ifadeler

all sorts of things: geniş ve gündelik bir gruplama

All sorts of things, «birçok farklı türde şey» anlamına gelir. Sorts sözcüğü çoğuldur çünkü ifade tek bir belirli türü değil, geniş bir kategori yelpazesini anlatır. Things özellikle geniş anlamlı seçilmiştir; nesneleri, durumları, etkinlikleri veya nedenleri kapsayabilir. Konuşan kişi genellikle örnek vermeden önce genel bir ifade kurmak için bu kalıbı kullanır.

Alıştırma

Birçok farklı türde sorunun ortaya çıkabileceğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. All sort of problems can come up.
  2. All sorts of problem can come up.
  3. All sorts of problems can come up.
Cevabı göster

All sorts of problems can come up.

including allergic reactions,

0:29

alerjik reaksiyonlar,

dryness,

0:31

kuruluk

and even some diseases.

0:32

ve hatta bazı hastalıklar dahil.

And then there are the mysterious ones Anlatım akışı

0:34

Bir de gizemli olanlar var,

Anlatım akışı

And then there are the mysterious ones: başka bir kategori eklemek

And then there are ... daha önce söz edilen kategori veya örneklerden bir kategori daha eklemeye geçer. Burada the mysterious ones ifadesini ek ve daha sıra dışı bir grup olarak sunar. And then listedeki sonraki adımı gösterir, there are ise yeni grubu tanıtır; buradaki there bir yeri göstermez. Ones, bağlamdan zaten anlaşılan çoğul ve sayılabilen bir ismin yerini alır, böylece ismi tekrarlamak gerekmez.

Alıştırma

Özel bir kategori eklemek için dersin kalıbıyla cümleyi tamamlayın: Most requests are routine. And then ____ urgent ones.

Cevabı göster

there are the

that pop up for no reason at all, Notlar

0:36

hiçbir neden yokken aniden ortaya çıkan

Öbek fiiller

pop up: aniden ortaya çıkmak

Burada pop up aniden veya beklenmedik şekilde ortaya çıkmak anlamına gelir. Bu kullanımda geçişsiz bir öbek fiildir: şey kendiliğinden ortaya çıkar, bu yüzden pop up nesne almaz. Genellikle beklenmedik biçimde fark edilen bir problemi, fikri, mesajı, pencereyi, belirtiyi veya olayı anlatır. Bir şeyin gerçekten yukarı sıçradığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede pop up beklenmedik şekilde ortaya çıkmak anlamında kullanılmıştır?

  1. A warning message popped up on my screen.
  2. The toast popped up from the toaster.
  3. We popped over to see our neighbors.
Cevabı göster

A warning message popped up on my screen.

Kalıp ifadeler

for no reason at all: hiçbir neden olmadığını güçlü biçimde vurgulamak

For no reason at all, görünür veya açıklanabilir hiçbir neden olmadan demektir. Olan şeyi niteleyen bir neden öbeği olarak kullanılır: bir şeyler ortaya çıkar, ancak bunun nedeni belirlenemez. at all, no reason ifadesini güçlendirir. for no reason ile karşılaştırıldığında daha vurguludur ve nedenin tamamen yok olduğunu anlatır.

Alıştırma

Cümleyi ‘görünür hiçbir neden olmadan’ anlamındaki vurgulu ifadeyle tamamlayın: The alarm went off ____.

Cevabı göster

for no reason at all

or just from talking about itching. Dilbilgisi

0:39

ya da sadece kaşıntı hakkında konuşmaktan dolayı oluşan.

Dilbilgisi

from talking about itching: nedeni anlatan from + fiil-ing yapısı

From talking about itching, kaşınma hakkında konuşma eylemini bir sonucun kaynağı veya tetikleyicisi olarak gösterir: yalnızca bundan söz etmek bile hissi ya da tepkiyi doğurabilir. Burada from bir edattır; bu yüzden talking about itching, isim gibi görev yapan bir isim-fiil öbeğidir. Yeniden kullanılabilir kalıp, tired from walking örneğinde olduğu gibi sonuç veya tepki + from + fiil-ing biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi from ve practice fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Her fingers were sore ____ the piano all afternoon.

Cevabı göster

from practicing

You're scratching your head right now, Notlar

0:41

Şu an başınızı kaşıyorsunuz,

aren't you?

0:43

öyle değil mi?

Deyimler

You're scratching your head: gerçek hareket mi, kafa karışıklığı mı

Burada You're scratching your head gerçek bir fiziksel hareketi anlatır: kaşınmaktan söz edilmesi dinleyenin gerçekten kaşındığını hissetmesine ve başını kaşımasına yol açmış olabilir. Başka bağlamlarda scratch your head, “kafası karışmak” veya “anlamamak” anlamına gelen bir deyim olabilir. Anlamı seçmek için bağlam ipuçlarını kullan. Kaşınmaya veya bir beden hareketine yapılan göndermeler gerçek anlamı; zor bir soru, garip bir sonuç veya açık olmayan bir açıklama ise deyimsel anlamı destekler.

Alıştırma

Konuşmacı az önce kaşınmaktan söz etti. “You're scratching your head right now, aren't you?” cümlesinde “scratching your head” büyük olasılıkla ne anlama geliyor?

  1. Dinleyenin kafasının karıştığı anlamına gelir.
  2. Dinleyenin saçını yıkadığı anlamına gelir.
  3. Kaşınma nedeniyle yapılan gerçek bir el hareketini anlatır.
Cevabı göster

Kaşınma nedeniyle yapılan gerçek bir el hareketini anlatır.

Dilbilgisi

right now, aren't you? ile bir beklentiyi doğrulatmak

Right now, konuşmanın gerçekleştiği tam o anı gösterir. Ana cümle olan You're scratching... olumlu bir ifadedir; aren't you? ise dinleyenden bunu doğrulamasını isteyen olumsuz bir soru takısıdır. Bu kalıp ifadeyi hafif bir doğrulamaya dönüştürür: You are ..., aren't you? Konuşmacı ifadenin doğru olmasını zaten beklediği için soru takısında yardımcı be fiilini olumsuz biçimde tekrarlar ve özneyle eşleşen you zamirini kullanır. Böylece tamamen tarafsız bir soru sormak yerine doğrudan etkileşim kurar.

Alıştırma

Standart olumsuz soru takısıyla cümleyi tamamla: You're ready, ____?

Cevabı göster

aren't you

Anyhow, Anlatım akışı

0:45

Neyse,

Anlatım akışı

Ana konuya dönüş işareti olarak Anyhow,

Burada Anyhow, kısa bir ara konuyu kapatıp dinleyiciyi açıklamanın ana çizgisine geri yönlendiren bir söylem belirtecidir. Yeni bir bilgi eklemez. Konuşmayı düzenleyerek “yan konu bitti; şimdi devam ediyoruz” mesajını verir.

Alıştırma

Bir konuşmacı kısa süreliğine konudan uzaklaşıp ardından 'Anyhow, let's return to the main question.' diyor. Anyhow burada ne yapıyor?

  1. Konuşmacının bir şeyin nasıl yapıldığını önemsemediğini belirtir.
  2. Yan konuyu kapatıp ana konuya döner.
  3. Konuyla tamamen ilgisiz bir başlık açar.
Cevabı göster

Yan konuyu kapatıp ana konuya döner.

let's take one of the most common sources, Anlatım akışı

0:46

en yaygın nedenlerden birini ele alalım,

bug bites. Kelime

0:48

böcek ısırıkları.

Anlatım akışı

let's take one of... ile geniş bir konudan tek bir örneğe geçmek

Burada Let's take... fiziksel olarak bir şeyi almak değil, “tartışmak üzere örnek olarak seçelim” demektir. Konuşmacı, olası kaynaklardan oluşan geniş bir kümeden yaygın bir kaynağa geçer. one of the most common + çoğul isim kalıbı, daha büyük bir grubun tek bir üyesini gösterir. Ardından, tam cümledeki bug bites gibi, seçilen üye adlandırılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede Let's take, daha büyük bir gruptan tartışılacak tek bir örnek seçmek için kullanılmıştır?

  1. Let's take the bus to the museum.
  2. Let's take one of the most common causes of delays: heavy traffic.
  3. Let's take these boxes into the kitchen.
Cevabı göster

Let's take one of the most common causes of delays: heavy traffic.

Kelime

Birleşik isim olarak bug bites

bug bites ifadesinde bug, isim niteleyicisi olarak çalışır ve bunların ne tür bites olduğunu belirtir. Ana sözcük çoğul isim olan bites'tır; bu nedenle ifade, böceklerin yaptığı ısırıkları veya bu ısırıkların bıraktığı izleri anlatır. Burada bites, nesneleri ya da sonuçları adlandırır; tam bir cümledeki ısırma eylemini bildirmez. mosquito bites ve flea bites ifadelerinde de aynı yapı vardır.

Alıştırma

Hangi cümlede bug bites, böcek ısırığı izleri anlamında bir isim öbeği olarak kullanılmıştır?

  1. The bug bites my hand.
  2. Bug bites can stay itchy for days.
  3. A bug bites when it feels threatened.
Cevabı göster

Bug bites can stay itchy for days.

When a mosquito bites you, Dilbilgisi

0:49

Bir sivrisinek sizi ısırdığında,

Dilbilgisi

When a mosquito bites you: tetikleyiciyi when yan cümlesiyle belirtmek

When a mosquito bites you, when ile başlayan bir yan cümledir. Önce zamanı veya tetikleyici olayı sunar; ardından gelen ana cümle sonucu verir. Tekrarlanan bir süreç açıklanırken when çoğu zaman whenever, yani ‘her seferinde’ anlamı taşır: sivrisinek her ısırdığında aynı tür tepki ortaya çıkabilir. Geniş zaman biçimi bites bu genel düzeni anlatmaya yardımcı olur.

Alıştırma

Genel kuralı freeze fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: When water ____, it expands.

Cevabı göster

freezes

it releases a compound into your body Kalıp ifadeler

0:51

vücudunuza

Kalıp ifadeler

release X into Y: bir bileşiği vücudun içine salmak

release X into Y kalıbı, “X’in kaynağından çıkıp Y’nin içine girmesini sağlamak” anlamına gelir. Burada a compound X’tir, your body ise Y’dir; into, bileşiğin girdiği hedefi gösterir. Bu kalıp, bir maddenin vücudun bir bölümüne, bir sisteme veya çevreye girdiği bilimsel ve tıbbi açıklamalarda sık kullanılır.

Alıştırma

İlacın kan dolaşımına girdiğini göstermek için release X into Y kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The device releases medicine at the bloodstream.
  2. The device releases medicine into the bloodstream.
  3. The device releases medicine for the bloodstream.
Cevabı göster

The device releases medicine into the bloodstream.

called an anti-coagulant Kelime

0:53

kanınızın pıhtılaşmasını önleyen

Kelime

an anti-coagulant: anti- ön eki

An anti-coagulant, kanın pıhtılaşmasını önleyen veya azaltan bir maddedir. anti- ön eki “karşı” veya “önleyen” anlamına gelirken coagulant, pıhtılaşmayı destekleyen bir maddeyi ifade eder. Burada bu isim öbeği, daha önce sözü edilen bileşiğin adını verir. Modern sözlüklerde ve tıbbi metinlerde terim genellikle anticoagulant biçiminde tek kelime yazılır, ancak kısa çizgili biçim de anlaşılır.

Alıştırma

Bir anti-coagulant ne yapar?

  1. Kanın daha hızlı pıhtılaşmasını sağlar.
  2. Kanın rengini değiştirir.
  3. Kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olur.
Cevabı göster

Kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olur.

that prevents your blood from clotting. Dilbilgisi

0:55

antikoagülan adı verilen bir bileşik salgılar.

Dilbilgisi

prevents your blood from clotting içinde prevent + nesne + from + -ing

Prevent + nesne + from + -ing, nesnenin bir şey yapmasını ya da bir sürecin gerçekleşmesini engellemek anlamına gelir. Burada your blood nesnedir, clotting ise engellenen süreçtir. From sözcüğünden sonra fiilin -ing biçimi kullanılır: prevent your blood from clotting denir; prevent your blood to clot denmez.

Alıştırma

Cümleyi prevent + nesne + from + -ing kalıbıyla tamamlayın. leak fiilini kullanın: This seal prevents water ____.

Cevabı göster

from leaking

That compound,

0:58

Hafifçe alerjik olduğumuz

which we're mildly allergic to, Dilbilgisi

0:59

bu bileşik,

Dilbilgisi

which we're mildly allergic to: to sonda olan ilgi cümleciği

Which, daha önce sözü edilen bir şeyi açıklayan ilgi cümleciğini başlatır. Burada to edatının nesnesi olarak anlaşılır: o şeye karşı hafif alerjimiz vardır. Doğal İngilizcede edat burada cümleciğin sonunda kalır: which we're mildly allergic to. Allergic sözcüğünden sonra to gelir; mildly ise alerjinin ciddi değil, hafif olduğunu belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle allergic to ifadesini, edatın sonda olduğu bir ilgi cümleciğinde doğal biçimde kullanır?

  1. This is the material which I'm mildly allergic to.
  2. This is the material which I'm mildly allergic.
  3. This is the material to which I'm mildly allergic to.
Cevabı göster

This is the material which I'm mildly allergic to.

triggers the release of histamine, Kalıp ifadeler

1:01

kılcal damarlarımızın şişmesine neden olan bir kimyasal olan

Kalıp ifadeler

trigger the release of histamine: salınım sürecini başlatmak

trigger the release of X yapısında trigger, “bir süreci başlatmak veya harekete geçirmek” anlamına gelir; X ise salınan maddeyi belirtir. Burada başlatılan süreç histaminin salınmasıdır. Bu yapı açık bir neden-sonuç zinciri sunar: bir koşul tetikleyici olur ve ardından salınım gerçekleşir. Biyolojik, kimyasal ve diğer sistemlerin işleyişini açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Bilimsel neden-sonuç cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: A sudden drop in blood sugar can ____ stress hormones.

Cevabı göster

trigger the release of

a chemical that makes our capillaries swell. Dilbilgisi

1:03

histaminin salgılanmasını tetikler.

Dilbilgisi

make + nesne + fiilin yalın hâli: makes our capillaries swell

makes our capillaries swell, make + nesne + fiilin yalın hâli yapısını izler. Our capillaries etkilenen nesnedir; swell ise gerçekleşen eylemi veya değişimi belirtir. Bu etken yapıda nesneden sonraki fiil to almaz: make something swell denir, make something to swell denmez. Yapı, bir şeyin başka bir şeyi doğrudan harekete geçirdiğini veya değiştirdiğini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle etken make + nesne + fiilin yalın hâli yapısını doğru kullanıyor?

  1. The medicine makes the swelling to go down.
  2. The medicine makes to the swelling go down.
  3. The medicine makes the swelling go down.
Cevabı göster

The medicine makes the swelling go down.

This enables increased blood flow, Kalıp ifadeler

1:06

Bu kan akışını artırır,

Kalıp ifadeler

This enables increased blood flow: enable + sonuç bildiren isim öbeği

Bu cümlede enable, “mümkün kılmak” anlamındadır. Özne olan This, hemen önce açıklanan mekanizmaya gönderme yapar; increased blood flow ise bu mekanizmanın mümkün kıldığı sonuçtur. enable + isim öbeği yapısı, resmî açıklamalarda bir neden veya koşulu sonuca bağlamak için kullanışlıdır. Kimin ya da neyin eylemde bulunabildiğini belirtirken enable + nesne + to-infinitive yapısı da kullanılabilir.

Alıştırma

Bu geniş zaman cümlesini enable sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: The new filter ____ cleaner air circulation throughout the room.

Cevabı göster

enables

which helpfully accelerates the body's immune response to this perceived threat. Notlar

1:08

bu da algılanan bu tehdide karşı vücudun bağışıklık tepkisini faydalı bir şekilde hızlandırır.

Kalıp ifadeler

accelerates the body's immune response: bir süreci hızlandırmak

Burada accelerate, yalnızca “bir aracın hızını artırmak” değil, “bir sürecin veya tepkinin daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak” anlamındadır. Nesnesi olan the body's immune response, hızlandırılan süreci belirtir. accelerate + response, process veya change birleşimi bilimsel ve resmî açıklamalarda yaygındır. Response to + isim, tepkiyi neyin tetiklediğini belirtir; burada tetikleyici, algılanan tehdittir.

Alıştırma

Hangi cümlede accelerate doğal biçimde “bir sürecin daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak” anlamında kullanılmıştır?

  1. A catalyst can accelerate a chemical reaction.
  2. A thermometer can accelerate the room temperature.
  3. A label can accelerate the name of a product.
Cevabı göster

A catalyst can accelerate a chemical reaction.

Kelime

this perceived threat: tehdit olarak değerlendirilen, ancak gerçek olmak zorunda olmayan şey

Bu ifadede perceived, “öyle olduğuna karar verilen veya öyle kabul edilen” anlamındadır. Vücut, tehdit olarak tanımladığı bir şeye tepki verir; ancak cümle bu şeyin nesnel olarak tehlikeli olduğunu söylemez. Perceived, threat sözcüğünü niteler. Bu nedenle this perceived threat, “vücudun tehdit olarak gördüğü bu şey” demektir; “vücudun görebildiği bu tehdit” demek değildir. Aynı yapı, bir kişinin veya sistemin değerlendirmesini doğrulanmış bir olgudan ayırabilir: a perceived risk, a perceived problem.

Alıştırma

Bu cümlede perceived ne anlama gelir? The sensor shut down the machine because of a perceived threat?

  1. Sensör tehdidi gözleriyle açıkça gördü.
  2. Tehdidin gerçek olduğu kanıtlandı.
  3. Sensör bir şeyi tehdit olarak değerlendirdi, ancak o şey tehlikeli olmayabilir.
Cevabı göster

Sensör bir şeyi tehdit olarak değerlendirdi, ancak o şey tehlikeli olmayabilir.

That explains the swelling, Anlatım akışı

1:13

Bu şişmeyi açıklar,

Anlatım akışı

That explains the swelling: önceki nedeni sonuca bağlamak

That, az önce verilen açıklamaya geri gönderme yapar; explains the swelling ise önceki bilgilerin açıkladığı gözlemlenebilir sonucun şişlik olduğunu belirtir. Başka bir deyişle, “Önceki bilgiler şişliğin neden oluştuğunu anlatıyor” demektir. Bu, bilgiyi düzenleyen bir kalıptır: önce bir neden veya mekanizma verilir, ardından bu bilgi dinleyicinin anlamaya çalıştığı sonuca That explains + isim ya da That explains why + cümlecik yapısıyla bağlanır.

Alıştırma

Bu kısa açıklamada That explains the delay ifadesinin temel görevi nedir? The train stopped twice. That explains the delay.

  1. İlgisiz bir konu başlatır.
  2. Dinleyiciden gecikmeyi açıklamasını ister.
  3. Önceki nedeni sonuca bağlar.
Cevabı göster

Önceki nedeni sonuca bağlar.

and it's the same reason pollen can make your eyes puff up. Notlar

1:15

ve polenin gözlerinizi şişirmesinin sebebiyle aynıdır.

Anlatım akışı

it's the same reason: Yeni bir sonucu önceki açıklamaya bağlamak

Bu cümlede it's the same reason, daha önce verilen bir açıklamanın polenin gözleri şişirmesini de açıkladığını dinleyiciye bildirir. İfade bu nedene geri gönderme yaparken reason sonrasındaki yan cümle yeni bir sonucu tanıtır. Bu sayede konuşan kişi bütün açıklamayı tekrarlamadan başka bir örnek ekleyebilir. Yapı it's the same reason + yan cümle şeklindedir; It's the same reason why pollen can make your eyes puff up. örneğinde olduğu gibi why da eklenebilir.

Alıştırma

Bu cümlede it's the same reason ne işe yarar?

  1. Polen örneğini daha önce verilmiş bir açıklamaya bağlar.
  2. Tamamen ayrı bir neden sunar.
  3. Polenin gözler üzerinde hiçbir etkisi olmadığını söyler.
Cevabı göster

Polen örneğini daha önce verilmiş bir açıklamaya bağlar.

Öbek fiiller

puff up: Şişmek veya kabarmak

Burada puff up, şişmek anlamına gelir. Polen, göz kapaklarının ve göz çevresinin daha büyük ve şiş görünmesine neden olabilir. puff up ifadesini tek bir öbek fiil olarak anlayın; puff sözcüğünün tek başına taşıdığı 'küçük bir nefes' anlamına göre yorumlamayın. puff up, havayla dolan bir mont gibi bir nesnenin daha dolgun veya yuvarlak hâle gelmesini de anlatabilir. Özne ve bağlam, ifadenin bedensel bir şişmeyi mi yoksa fiziksel bir genişlemeyi mi anlattığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi puff up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After touching the cat, Maya's eyelids ____ within minutes.

Cevabı göster

puffed up

Histamine also activates the nerves involved in itching, Kalıp ifadeler

1:19

Histamin ayrıca kaşınmaya dahil olan sinirleri de harekete geçirir,

Kalıp ifadeler

activates the nerves involved in itching: kaşınmada rol alan sinirleri etkinleştirmek

Activate + nesne, “bir şeyin çalışmaya başlamasını ya da daha etkin hâle gelmesini sağlamak” anlamına gelir. Bu cümlede histamin belirli sinirleri daha etkin hâle getirir. Nerves involved in itching, “kaşınma sürecinde yer alan sinirler” demektir. Involved in itching, hangi sinirlerin etkinleştirildiğini belirten kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. Yeniden kullanılabilecek yapı activate + isim + involved in + süreç şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi activate ve involved in ifadelerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: The signal ____ the cells ____ fighting infection.

Cevabı göster

activates · involved in

which is why bug bites make you scratch. Notlar

1:23

böcek ısırıklarının sizi kaşındırmasının sebebi de budur.

Anlatım akışı

which is why: bir nedeni sonucuna bağlamak

Which is why önceki düşüncenin tamamına gönderme yapar ve ardından gelen sonucu belirtir. İfadeden önceki bilgi nedendir; why’dan sonraki yan cümle ise sonuçtur. Yeniden kullanılabilecek yapı neden, which is why + sonuç cümleciği şeklindedir. Buradaki which tek bir isme değil, önceki durumun tamamına gönderme yapar.

Alıştırma

Nedenden sonuca giden cümleyi bu dersteki bağlayıcıyla tamamlayın: The bridge is closed, ____ the bus is taking a different route.

Cevabı göster

which is why

Dilbilgisi

make you scratch: make + nesne + fiilin yalın hâli

make you scratch ifadesinde make ettirgen bir anlam taşır: Böcek ısırıklarının you kişisine scratch eylemini yaptırdığını belirtir. You, make fiilinin nesnesidir; scratch ise fiilin yalın hâlidir. Etken bir cümlede make + nesne + fiilin yalın hâli kullanılır ve to eklenmez: make you scratch doğrudur, make you to scratch değildir. Aynı kalıp fiziksel bir tepkiyi, duyguyu veya başka bir şeyin yol açtığı eylemi anlatabilir.

Alıştırma

Ettirgen yapıyı tamamlamak için laugh fiilinin yalın hâlini kullanın: The funny video made us ____.

Cevabı göster

laugh

But the itchy sensation itself

1:27

Ancak kaşınma hissinin kendisi

isn't yet fully understood. Kalıp ifadeler

1:29

henüz tam olarak anlaşılamamıştır.

Kalıp ifadeler

isn't yet fully understood: bilimsel belirsizliği dikkatli biçimde ifade etme

isn't yet fully understood ifadesinde edilgen be + understood yapısı, araştırmacıların açıklamaya çalıştığı bir şey olarak bu hisse odaklanır. Yet “şu ana kadar”, fully ise “tamamen” anlamına gelir. İfade bir bütün olarak bazı bilgilerin mevcut olabileceğini, ancak açıklamanın hâlâ eksik olduğunu belirtir. Hiçbir şey bilinmediğini iddia etmek yerine mevcut bilginin sınırını dikkatli biçimde anlatır.

Alıştırma

Hangi ifade “The process isn't yet fully understood” cümlesine en uygun anlamı verir?

  1. Süreci şimdiye kadar hiç kimse incelememiştir.
  2. Araştırmacılar bazı şeyleri biliyor olabilir, ancak önemli bölümler hâlâ belirsizdir.
  3. Araştırmacılar süreç hakkında her şeyi biliyor.
Cevabı göster

Araştırmacılar bazı şeyleri biliyor olabilir, ancak önemli bölümler hâlâ belirsizdir.

In fact, Anlatım akışı

1:31

Aslında,

Anlatım akışı

In fact: daha güçlü veya daha özel bilgi eklemek

In fact, sonraki bilginin daha güçlü, daha özel ya da önceki ifadeyi düzelten bir bilgi olduğunu gösteren bir söylem belirtecidir. Yalnızca bir şeyin doğru olduğunu söylemekten daha fazlasını yapar. Cümlenin başında önceki düşünceyle bağlantı kurar: yeni ayrıntı az önce söylenen noktayı güçlendirir veya netleştirir. İlk izlenimi tersine de çevirebilir; bu yüzden güçlendirme mi yoksa düzeltme mi yaptığını bağlamdan anlamak gerekir.

Alıştırma

Hangi devam cümlesinde In fact daha güçlü ve daha özel bir destek eklemek için kullanılmıştır?

  1. The library is popular. In fact, more than a thousand people visit it each day.
  2. The library is popular. In fact, please turn off the light.
  3. The library is popular. In fact, where is the bus stop?
Cevabı göster

The library is popular. In fact, more than a thousand people visit it each day.

much of what we do know comes from Dilbilgisi

1:32

bildiklerimizin çoğu

Dilbilgisi

much of what we do know comes from: bilinenleri ve kaynağını vurgulamak

Yapı much of [what we do know] + comes from + kaynak şeklindedir. What ile başlayan bölüm, bildiğimiz bilgileri ifade eder; much of ise bu bilgilerin büyük bir bölümünü seçer. Much burada tekil bir miktar olarak değerlendirildiği için fiil comes olur. Yardımcı fiil do, olumlu know fiilini vurgular: başka şeyler belirsiz kalsa bile bu kısmı gerçekten biliyoruz. Ardından comes from bu bilginin kaynağını belirtir.

Alıştırma

Cümleyi know fiilinin vurgulu olumlu biçimi ve kaynağı tanıtan ifadeyle tamamlayın: Although the planet is still mysterious, much of what we ____ about its atmosphere ____ telescope data.

Cevabı göster

do know · comes from

studying the mechanics of itching in mice. Kelime

1:34

farelerde kaşıntı mekaniğini incelemekten gelmektedir.

Kelime

the mechanics of itching: kaşıntının nasıl işlediği

Bu bilimsel bağlamda the mechanics of itching, kaşıntının ortaya çıkmasını ve işlemesini sağlayan süreçler anlamına gelir. Buradaki mechanics, makineleri veya onları tamir eden kişileri anlatmaz. the mechanics of + bir olgu ya da etkinlik kalıbı, onun parçalarının, aşamalarının veya kuvvetlerinin nasıl işlediğine odaklanır. Hem doğal süreçler hem de fiziksel etkinlikler için kullanılabilir.

Alıştırma

Bilimsel bir makalede the mechanics of itching ne anlama gelir?

  1. kaşıntının işlemesini sağlayan süreçler
  2. tıbbi ekipmanları tamir eden kişiler
  3. kaşıntıyı durdurmak için kullanılan makineler
Cevabı göster

kaşıntının işlemesini sağlayan süreçler

Researchers have discovered that itch signals in their skin Kalıp ifadeler

1:37

Araştırmacılar, derilerindeki kaşıntı sinyallerinin

Kalıp ifadeler

Researchers have discovered that: bir araştırma bulgusunu aktarmak

Researchers have discovered that + yan cümle, bir araştırma bulgusunu sunmak için kullanılan tarafsız bir aktarım kalıbıdır. Researchers öznedir; that ise neyin keşfedildiğini bildiren tam bir yan cümleyi başlatır. Have discovered, present perfect yapıdadır. Geçmişteki bir keşfi günümüzde bilinenlerle bağlantılı olarak sunar; bu nedenle bilimsel yazılarda, haberlerde ve sunumlarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrenilen present perfect araştırma aktarım kalıbıyla tamamlayın: Researchers ____ regular exercise can improve sleep.

Cevabı göster

have discovered that

are transmitted via a subclass of the nerves Kalıp ifadeler

1:41

acıyla ilişkilendirilen sinirlerin

Kalıp ifadeler

are transmitted via a subclass of the nerves: edilgen yapıyla belirtilen bir iletim yolu

Edilgen fiil öbeği are transmitted, iletimi yapan şeye değil, kaşıntı sinyallerine ve bu sinyallere ne olduğuna odaklanır. Kalıp subject + be + transmitted şeklindedir. Via a subclass of the nerves iletim yolunu belirtir. be transmitted via + yol veya araç kalıbı, bilimsel ve teknik açıklamalarda yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Bu geniş zamanlı teknik açıklamayı transmit ve via kullanarak tamamlayın: The data ____ a secure network.

Cevabı göster

is transmitted via

that are associated with pain. Kalıp ifadeler

1:43

bir alt sınıfı aracılığıyla iletildiğini keşfettiler.

Kalıp ifadeler

associated with pain: neden değil, ilişki

Be associated with + isim, “bağlantılı veya ilişkili olmak” anlamına gelir. Associated with pain, sinirlerin ağrıyla bir ilişkisi olduğunu belirtir; tek başına ağrının bu sinirlere neden olduğunu ya da sinirlerin ağrıya neden olduğunu söylemez. Çoğul fiil are, that are associated with pain ilgi cümleciğinin tekil subclass ismini değil, çoğul nerves ismini açıkladığını gösterir.

Alıştırma

Bir çalışma bağlantı buluyor ancak bir neden kanıtlamıyor. Hangi cümle bunu doğru biçimde bildirir?

  1. Poor sleep is caused by higher stress.
  2. Poor sleep is associated with higher stress.
Cevabı göster

Poor sleep is associated with higher stress.

These dedicated nerves Kelime

1:46

Bu özel sinirler,

Kelime

dedicated nerves: belirli bir işleve özelleşmiş sinirler

dedicated nerves ifadesinde dedicated, belirli bir işlev için özelleşmiş anlamına gelir. Sinirlerin ne yapmak üzere ayrıldığını ya da uyum sağladığını belirtir; onların çalışkan olduğu anlamına gelmez. Aynı anlam, dedicated belirli bir amaca hizmet eden bir cihazı, alanı, kanalı veya kaynağı nitelediğinde de görülür.

Alıştırma

dedicated nerves ifadesinde dedicated ne anlama gelir?

  1. belirli bir işlev için özelleşmiş
  2. çalışkan ve sadık
  3. hasarlı ve ağrılı
Cevabı göster

belirli bir işlev için özelleşmiş

produce a molecule called natriuretic polypeptide B,

1:48

B tipi natriüretik polipeptit adı verilen bir molekül üretirler,

which triggers a signal that's carried up the spinal cord to the brain, Kalıp ifadeler

1:52

bu molekül omurilikten beyne taşınan bir sinyali tetikler

Kalıp ifadeler

triggers a signal: sinyal sürecini başlatır

triggers a signal ifadesinde triggers, bir sinyalin başlamasına veya gönderilmesine neden olmak demektir. Özne, bir mekanizmanın sonraki adımını başlatan olay ya da koşuldur. Bu yapı doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi sunar: bir değişiklik olur ve bu değişiklik bir sinyali ya da tepkiyi etkinleştirir.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi yalın hâliyle kullanarak mekanizma açıklamasını tamamlayın: A sudden temperature change can ____ in the sensor.

Cevabı göster

trigger a signal

Kalıp ifadeler

carried up the spinal cord to the brain: omurilik boyunca yukarı doğru beyne iletilen

Tam yan cümle olan that's carried ... içinde that's, that is ifadesinin kısaltmasıdır; carried ise edilgen yapıdadır: sinyal, iletilen şeydir. Carry, bilgi ya da sinir sinyalinin bir sistem içinde aktarılmasını anlatabilir; birinin onu gerçekten elinde tuttuğu anlamına gelmez. Up the spinal cord hem güzergâhı hem de yukarı yönü, to the brain ise hedefi gösterir. Yeniden kullanılabilir kalıp be carried up + güzergâh + to + hedef şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir sinyalin sinir boyunca yukarı ilerleyip beyne ulaştığını söyler?

  1. The signal is carried up the nerve away from the brain.
  2. The signal is carried from the brain down the nerve.
  3. The signal is carried up the nerve to the brain.
Cevabı göster

The signal is carried up the nerve to the brain.

where it creates the feeling of an itch. Dilbilgisi

1:56

ve orada bir kaşıntı hissi yaratır.

Dilbilgisi

where it creates the feeling of an itch: orada kaşınma hissini oluşturduğu yer

Where, önceki yan cümledeki the brain ifadesine gönderme yapar ve in the brain anlamına gelir. Bir ilgi cümleciği başlatır: sinyal beyne ulaşır ve kaşınma hissini o yerde oluşturur. Yeniden kullanılabilir yapı yer + where + özne + fiil şeklindedir. Where yer ilişkisini sağlar, bu nedenle ardından gelen yan cümlenin yine kendi öznesi olmalıdır; burada bu özne it sözcüğüdür.

Alıştırma

Cümleyi bir yere gönderme yapan ilgi sözcüğüyle tamamlayın: The message reaches the control center, ____ it is decoded.

Cevabı göster

where

When we scratch, Dilbilgisi

2:00

Kaşıdığımızda,

Dilbilgisi

When we scratch: bir tetikleyiciyi when ile tanıtmak

When we scratch, when ile başlayan bir yan cümledir. Açıklamayı başlatan durumu veya zamanı belirtir; ardından gelen ana cümle, bu olay sırasında ya da sonrasında ne olduğunu anlatır. Bilimsel açıklamalarda ve süreç anlatımlarında When + özne + fiil, ana cümle kalıbı önce tetikleyiciyi, sonra sonucu verir. When tek başına because anlamına gelmez; bu nedenle tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz.

Alıştırma

Hangi cümle, düzenli bir tetikleyiciyi sonucundan önce sunmak için when yan cümlesini kullanır?

  1. Although we press the switch, the light stays off.
  2. If we press the switch, the light might turn on.
  3. When we press the switch, the light turns on.
Cevabı göster

When we press the switch, the light turns on.

the action of our fingernails on the skin Kalıp ifadeler

2:01

tırnaklarımızın derideki eylemi

Kalıp ifadeler

the action of X on Y: fiziksel bir etkileşimi adlandırmak

Bu ifade, our fingernails act on the skin şeklindeki fiil düşüncesini bir isim öbeğine dönüştürür. Böylece fiziksel etkileşimin kendisi, bilimsel bir açıklamanın konusu veya öznesi olabilir. the action of X on Y kalıbında X eylemi üreten şeyi, Y ise bu eylemi alan şeyi belirtir. Burada X our fingernails, Y ise the skin ifadesidir.

Alıştırma

Resmî isim öbeği kalıbı the action of X on Y yapısını tamamlayın: The report examines ____ salt water on metal.

Cevabı göster

the action of

causes a low-level pain signal Kelime

2:04

düşük seviyeli bir acı sinyaline neden olur,

Kelime

a low-level pain signal: düşük yoğunluklu bir ağrı sinyali

a low-level pain signal ifadesinde low-level, «düşük yoğunlukta» anlamına gelen birleşik bir sıfattır; dolayısıyla sinyal şiddetli değil, hafif bir ağrıyı temsil eder. Sinyalin fiziksel konumunu anlatmaz. low-level'dan sonra gelen isim anlamı belirlemeye yardımcı olur: pain, noise veya activity gibi ölçülebilir etkilerle kullanıldığında genellikle küçük miktarı ya da zayıf yoğunluğu anlatır.

Alıştırma

a low-level pain signal ifadesinde low-level ne anlama gelir?

  1. son derece ağrılı ve tehlikeli
  2. fiziksel olarak vücudun altında
  3. yoğunluk bakımından hafif veya zayıf
Cevabı göster

yoğunluk bakımından hafif veya zayıf

that overrides the itching sensation. Kelime

2:06

bu da kaşıntı hissini bastırır.

Kelime

overrides the itching sensation: kaşıntı hissini bastırır

overrides the itching sensation ifadesindeki overrides, bir duyu sinyalinin diğerinden öncelikli olması ve kaşıntının daha az fark edilmesini sağlaması demektir. Kaşıntı kelimenin gerçek anlamıyla örtülmez ve ifade onun mutlaka kalıcı olarak yok olduğu anlamına gelmez. Daha genel olarak A overrides B, A'nın yeterli yetkiye, önceliğe veya güce sahip olarak B'nin sonucu kontrol etmesini engellediği anlamına gelir.

Alıştırma

“Öncelik kazanıp diğer kontrolü etkisiz hâle getirmek” anlamındaki ders fiiliyle cümleyi tamamlayın: During an emergency, the manual switch ____ the timer.

Cevabı göster

overrides

It's almost like a distraction, Deyimler

2:09

Bu neredeyse dikkat dağıtıcı bir şey gibidir,

Deyimler

It's almost like ...: yaklaşık bir benzetme kurmak

It's almost like a distraction ifadesinde konuşan kişi, soyut bir etkiyi gözde canlandırmayı kolaylaştırmak için karşılaştırma yapar. Distraction, dikkati başka yöne çeken bir şey için model görevi görür; konuşan kişi bunun gerçekten bir distraction olduğunu söylemez. It's almost like + isim öbeği veya yan cümle kalıbı yaklaşık bir benzetme kurar. Almost, ifadenin kesinliğini azaltır: iki şeyin anlamayı kolaylaştıran ortak bir özelliği vardır, ancak tamamen aynı değillerdir.

Alıştırma

It's almost like a distraction burada ne anlama geliyor?

  1. Gerçek anlamıyla ve tamamen dikkat dağıtıcı bir şeydir.
  2. Dikkat dağıtıcı bir şeye benzer şekilde çalışır, ancak karşılaştırma tam değildir.
  3. Konuşan kişi distraction kelimesinin ne anlama geldiğinden emin değildir.
Cevabı göster

Dikkat dağıtıcı bir şeye benzer şekilde çalışır, ancak karşılaştırma tam değildir.

which creates the sensation of relief. Kalıp ifadeler

2:11

rahatlama hissini yaratır.

Kalıp ifadeler

creates the sensation of relief: hissedilen bir sonucu adlandırmak

Creates the sensation of relief, rahatlamanın hissedilen deneyimini oluşturmak anlamına gelir. Creates sonucu ortaya koyar, of relief ise bunun nasıl bir his olduğunu belirtir. create the sensation of + isim kalıbı sıcaklık, hareket, basınç veya rahatlama gibi öznel bir bedensel ya da duyusal etkiyi anlatır. Kişinin ne hissettiğine odaklanır; bu yüzden altta yatan durum değişmemiş olabilir.

Alıştırma

create the sensation of ifadesini doğru biçimde ve relief ismiyle kullanın: The cooling pad ____ without treating the cause of the pain.

Cevabı göster

creates the sensation of relief

But is there actually an evolutionary purpose to the itch, Kelime

2:15

Peki kaşıntının aslında evrimsel bir amacı var mıdır,

Kelime

Kaşıntının evrimsel işlevi

Bu soruda an evolutionary purpose, kaşıntının neden var olduğunu açıklamaya yardımcı olabilecek olası bir biyolojik işlevi veya hayatta kalma değerini anlatır. Kaşıntının bilinçli bir hedefi olduğu anlamına gelmez. Is there a purpose to X? kalıbı, X'in bir nedeni, işlevi veya değeri olup olmadığını sorar. Burada to the itch, purpose sözcüğünü incelenen kaşıntı olgusuna bağlar.

Alıştırma

Is there a purpose to X? kalıbını tamamlayın: The researcher asks, Is there an evolutionary ____ this reflex?

Cevabı göster

purpose to

or is it simply there to annoy us? Anlatım akışı

2:19

yoksa sadece bizi sinir etmek için mi vardır?

Anlatım akışı

Yoksa yalnızca bizi rahatsız etmek için mi var?

Or bu bölümü önceki soruya bağlar ve iki olasılık arasında bir seçim kurar: Kaşıntının evrimsel bir işlevi mi vardır, yoksa yalnızca insanları mı rahatsız eder? Bu karşıtlık, ciddi bir açıklamayı komik bir seçenekle yan yana getirerek bilgiyi düzenler. Simply yalnızca veya bundan başka bir şey değil anlamına gelir. Be there to do something ise görünürdeki bir amacı anlatır. İkinci seçenek, mizah yaratmak için kaşıntıyı insan gibi gösterir; bu, gerçek anlamlı bilimsel bir iddia değil, sonraki açıklamaya hazırlık yapan sözbilimsel bir sorudur.

Alıştırma

Konuşmacı or is it simply there to annoy us? bölümüyle esas olarak ne yapıyor?

  1. Kanıtlanmış bir bilimsel sonucu açıklar
  2. Ciddi soruya eğlenceli bir alternatif ekler
  3. Dinleyicilerden resmî bir testi tamamlamalarını ister
Cevabı göster

Ciddi soruya eğlenceli bir alternatif ekler

The leading theory is that our skin Anlatım akışı

2:22

Önde gelen teori, cildimizin

Anlatım akışı

The leading theory is that: mevcut en güçlü açıklamayı sunmak

The leading theory is that, şu anda en güçlü veya en iyi desteklenen açıklamayı sunar. that'ten sonraki yan cümle, teorinin ne öne sürdüğünü belirtir. Leading, bu açıklamayı diğer olasılıkların önüne koyarak bilgiyi düzenler; ancak açıklamayı kesin bir gerçeğe dönüştürmez. Kanıtlar bir açıklamayı desteklediği hâlde bir miktar belirsizlik devam ediyorsa bu kalıp kullanışlıdır.

Alıştırma

Mevcut en güçlü açıklamayı belirsizliği koruyarak sunan hedef kalıpla cümleyi tamamlayın: The ____ dreams help the brain process emotions.

Cevabı göster

leading theory is that

has evolved to be acutely aware of touch, Kalıp ifadeler

2:24

dokunmaya karşı son derece hassas olacak şekilde evrimleştiğidir,

Kalıp ifadeler

has evolved to be: zaman içinde mevcut bir duruma dönüşmek

Has evolved to be, zaman içinde gerçekleşen bir sürecin şu anda var olan bir durum oluşturduğunu anlatır. has evolved, present perfect yapıdadır; zaman içindeki gelişimi mevcut sonuca bağlar. to be ise ulaşılan durumu tanıtır. Canlılarda evolve, nesiller boyunca gerçekleşen biyolojik değişimi ifade edebilir. Bir ürün, kurum veya alışkanlık için kullanıldığında ise daha genel olarak yavaş yavaş gelişmek anlamına gelir.

Alıştırma

Mevcut duruma doğru aşamalı gelişimi göstermek için cümleyi hedef present perfect ifadeyle tamamlayın: Over several updates, the website ____ much easier to use.

Cevabı göster

has evolved to be

Kalıp ifadeler

acutely aware of touch: yoğun farkındalık

Burada acutely aware of touch, dokunmayı alışılmadık derecede güçlü bir hassasiyetle algılamak anlamına gelir. Acutely, aware sözcüğünün derecesini artırır; very aware ifadesinden daha güçlü ve daha resmîdir. Birinin önemli, rahatsız edici veya görmezden gelmesi zor bir şeyi çok açık biçimde fark ettiğini söylemek için be acutely aware of + isim ya da -ing biçimi kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle acutely aware of ifadesini «bir şeyin güçlü biçimde farkında olmak» anlamında doğru kullanır?

  1. During the interview, Nina was acutely aware to every pause.
  2. During the interview, Nina acutely awareness of every pause.
  3. During the interview, Nina was acutely aware of every pause.
Cevabı göster

During the interview, Nina was acutely aware of every pause.

so that we're equipped to deal with risks from the outside world. Dilbilgisi

2:28

böylece dış dünyadan gelen risklerle başa çıkmak için donanımlıyız.

Dilbilgisi

so that we're equipped to deal with: amaç ve hazırlık

Bu cümlede so that bir amacı veya işlevsel sonucu belirtir: daha önce sözü edilen özellik, bizi ardından gelecek şeye hazır hâle getirir. Bir neden ya da eylemi, üretmesi amaçlanan sonuca bağlar. We're equipped to deal with, «başa çıkmak için gereken yeteneklere, niteliklere veya kaynaklara sahibiz» anlamına gelir. Burada equipped mecazidir; mutlaka fiziksel ekipman taşımak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi «sonuç olarak başa çıkmaya hazırız» anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: We keep spare batteries ____ power cuts.

Cevabı göster

so that we're equipped to deal with

Think about it. Ton ve niyet

2:32

Bunu bir düşünün.

Ton ve niyet

Think about it. ile düşünmeye davet etme

Think about it. dinleyiciyi durup kendi başına düşünmeye doğrudan çağırır. Burada bir karar vermesini istemez; dinleyiciyi sıradaki gerekçeyi veya açıklamayı takip etmeye hazırlar. Konuşmalarda ve açıklamalarda bu kısa cümle, dinleyiciyi yalnızca bilgi alan biri olmaktan çıkarıp konuyu etkin biçimde düşünmeye yöneltir.

Alıştırma

Konuşmacı bir açıklamadan önce Think about it. diyerek ne yapıyor?

  1. Dinleyiciyi durup düşünmeye çağırmak
  2. Gerekçe vermeden konuyu bitirmek
  3. Dinleyiciye sözleri ezberlemesini emretmek
Cevabı göster

Dinleyiciyi durup düşünmeye çağırmak

Our automatic scratching response Kalıp ifadeler

2:33

Otomatik kaşınma tepkimiz,

Kalıp ifadeler

automatic scratching response: istemli olmayan bedensel bir tepki

automatic scratching response ifadesinde automatic, kaşıma davranışının bilinçli bir karar olmadan gerçekleştiğini belirtir. Scratching davranışı tanımlar; response ise bedenin bunu bir uyaran nedeniyle yaptığını gösterir. İsim öbeğinin tamamı kaşımayı planlı bir eylem olarak değil, düzenli bir bedensel mekanizma olarak sunar. Bilimsel açıklamalarda response, bu tür neden-sonuç davranışları için nötr ve görece resmî bir seçimdir.

Alıştırma

Hangi cümle bir uyarana karşı planlanmadan gerçekleşen bedensel tepkiyi anlatır?

  1. Blinking is an automatic response to bright light.
  2. Her response came after an hour of careful planning.
  3. The crowd had an emotional reaction to the surprise.
Cevabı göster

Blinking is an automatic response to bright light.

would dislodge anything harmful Dilbilgisi

2:35

tehlikeli bir böcek iğnesi,

Dilbilgisi

would dislodge: bir varsayıma bağlı sonuç

Burada would dislodge, önerilen açıklama doğruysa mekanizmanın bir şeyi gevşetmesinin veya yerinden çıkarmasının beklendiğini anlatır. Would, eylemi varsayılan bir durumda beklenen sonuç olarak sunar. Bu kullanım, eylemin daha önce gerçekleştiği anlamına gelmez. Bir mekanizma açıklanırken would + fiilin yalın hâli, belirli koşullarda o mekanizmanın ne yapmasının beklendiğini gösterebilir.

Alıştırma

Bu açıklamada would dislodge ne anlama gelir?

  1. Bir şeyin hemen yerinden çıkacağı garantidir.
  2. Varsayılan koşullar geçerliyse bir şeyin yerinden çıkması beklenir.
  3. Bir şey geçmişte kesinlikle yerinden çıktı.
Cevabı göster

Varsayılan koşullar geçerliyse bir şeyin yerinden çıkması beklenir.

that's potentially lurking on our skin, Kelime

2:37

ısıran bir böcek

Kelime

potentially lurking on our skin: olası gizli bir tehdit

Potentially, “muhtemelen” veya “olası olarak” anlamına gelir; bu nedenle cümle zararlı şeyin kesinlikle orada olduğunu söylemez. Lurking, çoğu zaman bir tehlike veya sorun oluşturabilecek bir şeyin gizli ya da fark edilmeden durması anlamına gelir. potentially lurking on our skin ifadesi bir şeyin fark edilmeden cildin üzerinde bulunabileceğini ve zararlı olabileceğini anlatır. lurking gizli bir tehdit hissi katar; yalnızca “üzerinde bulunmak” anlamına gelen tarafsız bir ifade değildir.

Alıştırma

potentially lurking on our skin ifadesinde lurking nasıl bir his katar?

  1. Bir şey açıkça görünür ve tamamen zararsızdır.
  2. Bir şey çoktan ortadan kaybolmuştur.
  3. Bir şey orada gizleniyor ve zararlı olabiliyor olabilir.
Cevabı göster

Bir şey orada gizleniyor ve zararlı olabiliyor olabilir.

like a harmful sting,

2:39

veya zehirli bir bitkinin filizleri gibi

a biting insect,

2:41

cildimizde gizlice bekleyen her türlü zararlı şeyi

or the tendrils of a poisonous plant. Kelime

2:42

yerinden söküp atardı.

Kelime

tendrils of a poisonous plant: ince ve kıvrılan bitki kısımları

Tendrils, bitkinin destek almak için yakındaki nesnelerin çevresine dolanan ince, ipliksi kısımlarıdır. tendrils of a poisonous plant ifadesinde sözcük, sıradan dal veya yaprakları değil, tehlikeli bir bitkinin bu belirli kısımlarını anlatır. Poisonous, plant sözcüğünü niteler ve bu bağlamda bitkinin zehirli ya da zararlı olduğunu belirtir. Her bitkinin bütün sülüklerinin zehirli olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

tendrils of a poisonous plant ifadesinde tendrils nedir?

  1. Bir çiçeğin çevresindeki geniş taç yapraklar
  2. Yakındaki desteklere tutunan ince ve kıvrılan bitki kısımları
  3. Toprağın derinlerinde büyüyen büyük kökler
Cevabı göster

Yakındaki desteklere tutunan ince ve kıvrılan bitki kısımları

This might explain why we don't feel itching Anlatım akışı

2:45

Bu, dış tehditlerden güvenli olan

Anlatım akışı

This might explain why: ihtiyatlı bir açıklama sunmak

This, az önce sözü edilen bir olguya, düşünceye veya olası nedene gönderme yapar. Explain why, açıklanması gereken sonucu getirir. Kalıp bir bütün olarak bilgiyi olası bir nedenden gözlemlenen bir sonuca bağlar. Might bu bağlantıyı kesinlikten uzaklaştırır. Konuşan kişi kanıtlanmış bir sonuç değil, akla yatkın bir açıklama sunar.

Alıştırma

Hangi cümle bir açıklamayı kesin değil, olası olarak sunar?

  1. This explains why the seedlings grew more slowly.
  2. This might explain why the seedlings grew more slowly.
  3. This cannot explain why the seedlings grew more slowly.
Cevabı göster

This might explain why the seedlings grew more slowly.

inside our bodies,

2:47

bağırsaklarımız gibi

like in our intestines,

2:49

vücudumuzun içinde neden kaşıntı

which is safe from these external threats. Kalıp ifadeler

2:50

hissetmediğimizi açıklayabilir.

Kalıp ifadeler

safe from these external threats: korunulan tehlikenin kaynağını belirtme

Safe from these external threats, bir şeyin bu dış tehlikelerden zarar görme veya etkilenme olasılığının düşük olduğunu anlatır. Safe sıfatından sonra from gelir ve from tehlikenin kaynağını gösterir. Odak noktası, bir kişiye veya nesneye ulaşamayan ya da zarar veremeyen tehdidin ne olduğuysa be safe from + tehdit kalıbını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi safe ve doğru edatla tamamlayın: The sealed case keeps the old letters ____ moisture.

Cevabı göster

safe from

Though, imagine how maddening that would be. Ton ve niyet

2:53

Yine de, bunun ne kadar çıldırtıcı olacağını bir hayal edin.

Ton ve niyet

imagine how maddening that would be: vurgulu bir varsayım yorumu

Imagine how maddening that would be, dinleyiciden varsayımsal bir durumu zihninde canlandırmasını ve bunun ne kadar yoğun biçimde sinir bozucu olacağını hissetmesini ister. How + sıfat dereceyi gösterir, would ise tepkiyi hayal edilen bir duruma yerleştirir. Burada imagine gerçek anlamda yapılması gereken bir görev değildir. Açıklamayı konuşma diline yakın ve hafif mizahi bir ara yoruma dönüştürür. Maddening, kelimenin gerçek anlamıyla deliliğe neden olmak değil, son derece bezdirici veya sinir bozucu olmak demektir.

Alıştırma

Konuşmacı imagine how maddening that would be diyerek ne yapıyor?

  1. Dinleyiciyi varsayımsal bir durumu hayal etmeye ve güçlü bir rahatsızlık duygusunu paylaşmaya davet etmek
  2. Kelimenin gerçek anlamıyla resim çizme talimatı vermek
  3. Geçmişteki bir olayı tarafsız biçimde aktarmak
Cevabı göster

Dinleyiciyi varsayımsal bir durumu hayal etmeye ve güçlü bir rahatsızlık duygusunu paylaşmaya davet etmek

In some people,

2:57

Bazı insanlarda,

glitches in the pathways responsible for all of this Deyimler

2:58

tüm bunlardan sorumlu yollardaki aksaklıklar

Deyimler

glitches in the pathways responsible for all of this: biyolojik bir sistemdeki hatalar

Burada glitches, bir sistemdeki küçük hataları veya düzensizlikleri anlatan teknoloji kökenli bir benzetmedir. pathways ise fiziksel yolları değil, vücuttaki biyolojik yolakları veya sinyal iletim yollarını ifade eder. responsible for all of this bölümü pathways sözcüğünü niteler; bunlar daha önce açıklanan süreçlerde rol alan yolaklardır. İfade bir bütün olarak, bu yolaklardaki hataların sistemin yanlış çalışmasına neden olabileceğini anlatır.

Alıştırma

Bu bilimsel açıklamada glitches in the pathways ne anlama gelir?

  1. Vücudun içinde oluşmuş yeni yürüyüş yolları
  2. Süreçte rol alan biyolojik yolaklardaki küçük hatalar
  3. Gerçek yolların kenarına yerleştirilmiş bozuk bilgisayarlar
Cevabı göster

Süreçte rol alan biyolojik yolaklardaki küçük hatalar

can cause excessive itching Kalıp ifadeler

3:01

aslında sağlıklarına zarar verebilecek

Kalıp ifadeler

excessive itching: normal düzeyi aşan kaşıntı

Excessive itching, normal veya kabul edilebilir düzeyi aşan kaşıntıyı anlatan resmî bir isim öbeğidir. Excessive, belirti adı olan itching sözcüğünü niteler; yalnızca kaşıntı hissetmekten daha fazlasını ifade eder ve dikkat gerektiren bir soruna işaret edebilir. excessive + isim yapısı, excessive bleeding veya excessive sweating örneklerinde olduğu gibi tıbbi ve bilgilendirici metinlerde yaygındır.

Alıştırma

“Normal düzeyi aşan kaşıntı” anlamındaki tam İngilizce ifadeyle resmî yan etki cümlesini tamamlayın: The medicine may cause ____.

Cevabı göster

excessive itching

that can actually harm their health. Kalıp ifadeler

3:02

aşırı kaşıntıya neden olabilir.

Kalıp ifadeler

harm their health: sağlığa verilen zararı ifade etme

Burada harm, zarar vermek veya olumsuz etkilemek anlamına gelen geçişli bir fiildir. their health ifadesini doğrudan nesne olarak alır: harm their health; fiil ile nesne arasına to gelmez. Bu kalıp, olumsuz etkilenen şeyi açıkça belirtir. Aynı yapı harm your health, harm the environment ve harm someone's reputation ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Bir kişiye yöneltilen sağlık uyarısını dersteki harm + health kalıbıyla tamamla: Too little sleep can ____.

Cevabı göster

harm your health

One extreme example is a psychological condition Notlar

3:05

Buna uç bir örnek,

Anlatım akışı

One extreme example is: uç bir örneği tanıtma

One extreme example is, sıradaki durumun özellikle ciddi, sıra dışı veya ele alınan aralığın bir ucuna yakın olduğunu bildirerek bilgiyi düzenler. Dinleyiciye bu durumu sıradan bir örnek olarak görmemesi gerektiğini anlatır. One, bunun olası birkaç örnekten biri olduğunu, tek örnek olmadığını gösterir. is sözcüğünden sonra tanıtılacak durum belirtilir.

Alıştırma

Değerlendir: Konuşmacı sık görülen sıradan bir durumu anlatmak üzere. One extreme example is ... bu durumu tanıtmak için en uygun kalıp mıdır?

  1. Hayır
  2. Evet
Cevabı göster

Hayır

called delusory parasitosis,

3:08

insanların vücutlarının

Kelime

sanrısal parazitoz adı verilen psikolojik bir rahatsızlık

Burada a psychological condition tıbbi kategoriyi belirtir; called delusory parasitosis ise bu rahatsızlığın adını verir. Kalıp a/an + kategori + called + ad şeklindedir. Tıp ve sağlık metinlerinde condition, yerine getirilmesi gereken bir koşul değil, bir sağlık sorunu veya rahatsızlık anlamına gelir. Bu yapı, önce genel türü verip sonra bilinmeyen teknik terimi tanıtır.

Alıştırma

Tıbbi bir açıklamada a psychological condition called delusory parasitosis ifadesi ne anlama gelir?

  1. Birisi bir psikoloji kliniğini telefonla arıyordur.
  2. Delusory parasitosis, psikoloji okumak için gerekli bir koşuldur.
  3. Delusory parasitosis, psikolojik bir rahatsızlığın adıdır.
Cevabı göster

Delusory parasitosis, psikolojik bir rahatsızlığın adıdır.

where people believe their bodies

3:11

derilerinin üstünde ve altında koşuşturan

are infested with mites or fleas Kelime

3:12

akar veya pirelerle istila edildiğine inandıkları

Kelime

akarlar veya pireler tarafından istila edilmiş olmak

Are infested with mites or fleas, akarların veya pirelerin çok sayıda bulunduğu ve ciddi, istenmeyen bir soruna yol açtığı anlamına gelir. Infested with, yalnızca have demekten çok daha güçlüdür. Be infested with + zararlı veya zararlı şey kalıbında etkilenen yer, hayvan, nesne ya da vücut özne olur; with ise onu istila eden şeyi tanıtır.

Alıştırma

Tahtakurularının çok sayıda bulunduğunu ve sorun çıkardığını belirten ifadeyi seçin: The old mattress was ___ bedbugs.

  1. infested with
  2. protected from
  3. interested in
Cevabı göster

infested with

scurrying over and under their skin, Kelime

3:15

ve durmadan kaşınmalarına neden olan

Kelime

Scurrying over and under their skin: hızlı ve telaşlı hareket

Scurrying, farelerin veya böceklerin etrafta koşturmasına benzer biçimde hızlı, küçük ve telaşlı bir hareket anlatır. Yalnızca moving demekten çok daha canlıdır. Over and under their skin, hareketi hem derinin yüzeyine hem de altına yerleştirerek özellikle rahatsız edici bir sürünme hissi oluşturur. Bu -ing yapısı daha geniş bir betimlemeyi sürdürür ve tek başına tam bir cümle oluşturmaz.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: Tiny mice were scurrying under the shelves. Scurrying nasıl bir görüntü oluşturur?

  1. Yavaş ve ağır biçimde yürüyorlardı.
  2. Kısa ve telaşlı adımlarla hızla hareket ediyorlardı.
  3. Hiç hareket etmeden dinleniyorlardı.
Cevabı göster

Kısa ve telaşlı adımlarla hızla hareket ediyorlardı.

making them itch incessantly. Dilbilgisi

3:18

sanrısal parazitoz adlı psikolojik bir durumdur.

Dilbilgisi

Making them itch incessantly: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi

Making them itch incessantly, az önce anlatılan durumun sonucunu ekleyen bir -ing sonuç yan cümlesidir. Önceki durumun onların sürekli kaşıntı hissetmesine yol açtığını belirtir. Bu yan cümlede make + nesne + yalın fiil neden bildiren bir yapı oluşturur: making + them + itch. Itch sözcüğünden önce to kullanılmaz. Incessantly, itch fiilini niteler ve neredeyse hiç ara vermeden sürekli veya tekrar tekrar anlamına gelir.

Alıştırma

Sonuç ifadesini make fiilinin doğru biçimi ve yalın itch fiiliyle tamamlayın: The rough fabric rubbed against her neck, ____ her ____ all evening.

Cevabı göster

making · itch

Another phenomenon

3:22

Fantom kaşıntı adı verilen

called phantom itching Kelime

3:23

başka bir fenomen,

Kelime

phantom itching: eksik bir vücut bölümünde hissedilen kaşıntı

Phantom itching, çoğunlukla bir ampütasyondan sonra, artık mevcut olmayan bir vücut bölümünden geliyormuş gibi hissedilen kaşıntıdır. Bu tıbbi terimde phantom, vücut bölümü mevcut olmasa da hissin gerçek gelmesini ifade eder; kelimenin gerçek anlamıyla hayalet demek değildir.

Alıştırma

Bu tıbbi bağlamda phantom itching ne anlama gelir?

  1. Bir hayaleti düşünmenin yol açtığı kaşıntı
  2. Artık mevcut olmayan bir vücut bölümünde hissedilen kaşıntı
  3. Mevcut bir vücut bölümündeki sıradan kaşıntı
Cevabı göster

Artık mevcut olmayan bir vücut bölümünde hissedilen kaşıntı

can occur in patients who've had amputations. Kelime

3:24

ampütasyon geçirmiş hastalarda ortaya çıkabilir.

Kelime

patients who've had amputations: şimdiyle ilgili geçmiş deneyim

Patients who've had amputations, geçmişte ampütasyon geçirmiş hastalar anlamına gelir. Who've, who have ifadesinin kısaltmasıdır; have had ise have fiilinin present perfect biçimidir ve burada bir şeyi yaşamış veya geçirmiş olmayı ifade eder. Present perfect, tamamlanmış ameliyatları hastaların mevcut durumuyla ilişkilendirir. Ampütasyonların şu anda yapıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hastaları, mevcut durumlarıyla ilgili tamamlanmış bir işleme göre tanımlayan ifade hangisidir?

  1. patients who will have amputations
  2. patients who've had amputations
  3. patients who are having amputations
Cevabı göster

patients who've had amputations

Because this injury has so severely damaged Dilbilgisi

3:27

Bu yaralanma sinir sistemine

Dilbilgisi

Because ... has so severely damaged: ağır hasarın nedenini belirtme

Because bir neden belirtir; bu nedenle bu parça, ana cümlede ifade edilecek sonucun nedenini hazırlar. Tek başına tamamlanmış bir cümle değildir: damaged hâlâ bir nesneye ihtiyaç duyar ve because ile başlayan yan cümlenin yanında bir ana cümle bulunmalıdır. Has damaged present perfect yapısındadır ve daha önce oluşan yaralanmayı şu anda hâlâ önemli olan bir sonuçla ilişkilendirir. Severely hasarın ne kadar ciddi olduğunu belirtir, so ise bu dereceyi güçlendirir: yaralanma bir şeye çok büyük ölçüde zarar vermiştir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki dört kelimelik fiil ifadesinin aynısıyla tamamlayın: Because the storm ____ the bridge, the road is still closed.

Cevabı göster

has so severely damaged

the nervous system,

3:30

çok ciddi zarar verdiği için,

it confuses the body's normal nerve signaling Kalıp ifadeler

3:31

vücudun normal sinir sinyallerini karıştırır

Kalıp ifadeler

confuses the body's normal nerve signaling: confuse bir sistemi bozmak anlamına geldiğinde

Burada confuse, sinir sinyallerinin insanlar gibi duyguları olduğu anlamına gelmez. İnsan olmayan bir sistem, sinyal veya sinyal iletim süreci nesne olduğunda confuse, bilgiyi ayırt etmeyi ya da doğru işlemeyi zorlaştırmak anlamına gelebilir. The body's normal nerve signaling, vücudun sinir mesajlarını gönderdiği normal süreci ifade eder. Cümle, yaralanmanın bu süreci bozduğunu ve bu yüzden mesajların birbirine karışabileceğini veya yanlış okunabileceğini anlatır; bütün sinyal iletiminin mutlaka durduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

“The injury confuses the body's normal nerve signaling,” cümlesinde confuses ne anlama gelir?

  1. Her sinir sinyalini tamamen durdurur.
  2. Sinyal iletim sürecini bozarak mesajların birbirine karışmasını veya yanlış okunmasını kolaylaştırır.
  3. Sinirlerin kişisel olarak şaşkın hissetmesine yol açar.
Cevabı göster

Sinyal iletim sürecini bozarak mesajların birbirine karışmasını veya yanlış okunmasını kolaylaştırır.

and creates sensations in limbs Dilbilgisi

3:34

ve artık orada olmayan uzuvlarda

that are no longer there.

3:37

hisler yaratır.

Dilbilgisi

sensations in limbs that are no longer there: artık var olmayan uzuvlardaki hisler

That are no longer there ilgi cümleciği limbs sözcüğünü niteler. Bu uzuvların önceden var olan ancak artık bulunmayan vücut parçaları olduğunu belirtir. No longer, geçmişteki durumdan şimdiki duruma bir değişimi gösterir. Hisler, kayıp uzuvlardaymış gibi algılanır; cümle uzuvların fiziksel olarak hâlâ mevcut olduğunu söylemez.

Alıştırma

Eski oyun alanının önceden orada bulunduğunu ancak şimdi olmadığını gösteren ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The old playground is ____.

Cevabı göster

no longer there

Doctors are now finding ways Kalıp ifadeler

3:40

Doktorlar artık

to treat these itching anomalies. Kelime

3:42

bu kaşıntı anormalliklerini tedavi etmenin yollarını buluyorlar.

Kalıp ifadeler

finding ways to treat: find ways to + fiilin yalın hâli

Finding ways to treat ifadesinde ways yöntemler demektir; to treat ise bu yöntemlerin ne yapmak için olduğunu belirtir. find ways to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir şeyi yapmanın yöntemlerini aramak veya geliştirmek anlamına gelir. Are now finding, arayışın şu anda sürdüğünü ve tamamlanmış bir sonuç olmadığını gösterir. Bu tıbbi bağlamda treat, bir hastalık ya da belirtiyi tedavi etmek veya bir hastaya bakım vermek demektir.

Alıştırma

Find ways to + fiilin yalın hâli kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: Our team is ____ solve the problem.

Cevabı göster

finding ways to

Kelime

itching anomalies: olağandışı kaşıntı örüntüleri

Bu ifadede anomalies, olağan veya beklenen düzene uymayan durumları anlatır. Itching, anomalies sözcüğünü niteler; bu nedenle itching anomalies, kendisi kaşınan nesneleri değil, olağandışı kaşıntı vakalarını veya örüntülerini ifade eder. Bir kaşıntı durumuna anomaly demek, onu sıradan bir belirti olarak değil, açıklanması gereken bir örüntü veya olay olarak sunar.

Alıştırma

Tıbbi bir açıklamada itching anomalies ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. hiç kaşınmayan normal cilt
  2. kaşıntıya neden olan aynalar
  3. olağandışı kaşıntı vakaları veya örüntüleri
Cevabı göster

olağandışı kaşıntı vakaları veya örüntüleri

In amputees,

3:44

Ampute edilenlerde,

mirrors are used to reflect the remaining limb, Notlar

3:46

hastanın kaşıdığı kalan uzvu yansıtmak için

Dilbilgisi

mirrors are used to reflect: amaç bildiren be used to do

Mirrors are used to reflect, be + used + to ile mastar yapısını kullanır. İnsanların aynaları bir şeyi yansıtma amacıyla kullandığı anlamına gelir; reflect, to sözcüğünden sonra yalın fiil biçiminde kalır. Edilgen yapı, mirrors sözcüğünü ve aynaların işlevini öne çıkarır. Aynaları kullanan kişi önemli olmadığı için cümlede bu kişi belirtilmez.

Alıştırma

Cümleyi amaç bildiren yapıyla tamamlayın: A thermometer ____ measure temperature.

Cevabı göster

is used to

Kelime

remaining limb: hâlâ kalan uzuv

Burada remaining, “başka bir şey ortadan kalktıktan sonra hâlâ kalan veya var olan” anlamında bir sıfattır. The remaining limb, bir ampütasyondan sonra hâlâ mevcut olan kolu veya bacağı ifade eder. Remaining, nitelediği isimden önce gelir. Uzvun bir yerde “durduğu” anlamına gelmez; geriye neyin kaldığını belirtir.

Alıştırma

“We packed the remaining food.” cümlesindeki “the remaining food” ne anlama gelir?

  1. hâlâ kalan yiyecek
  2. hareket eden yiyecek
  3. henüz gelmiş olan yiyecek
Cevabı göster

hâlâ kalan yiyecek

which the patient scratches.

3:49

aynalar kullanılır.

That creates an illusion

3:51

Bu durum,

that tricks the brain into thinking Kalıp ifadeler

3:52

beyni hayali kaşıntının giderildiğine

Kalıp ifadeler

tricks the brain into thinking içindeki trick + nesne + into + -ing kalıbı

Trick + nesne + into + -ing kalıbı, bir kişiyi veya sistemi yanıltarak bir eylem yapmasına ya da yanlış bir inanç oluşturmasına neden olmak demektir. Bu cümlede nesne the brain'dir ve thinking, ardından gelen yanlış düşünceyi başlatır. Burada into bir edattır; bu yüzden sonraki fiil -ing biçimini alır: into thinking denir, into think denmez. Aynı kalıp insanlarla ve brain ya da eye gibi algıyla ilgili isimlerle kullanılabilir.

Alıştırma

Sabit kalıptaki eksik edatı tamamlayın: The fake message tricked me ____ clicking the link.

Cevabı göster

into

the imaginary itch has been satisfied. Kalıp ifadeler

3:54

inandırarak kandıran bir yanılsama yaratır.

Kalıp ifadeler

Imaginary itch has been satisfied: giderilmenin tamamlanmış bir sonuç olması

Buradaki imaginary itch, buna karşılık gelen gerçek bir fiziksel tahriş olmadığı hâlde hissedilen kaşıntıdır. Cümle itch sözcüğünü mutlu olabilen bir kişi gibi değil, karşılanabilen bir ihtiyaç veya dürtü gibi ele alır. Has been satisfied, present perfect yapısının edilgen biçimidir. Şu anki sonuca odaklanır: kaşıma ihtiyacı giderilmiştir. Daha genel olarak satisfy an itch, gerçek bir kaşıntıyı gidermek veya güçlü bir isteği karşılamak anlamına gelebilir.

Alıştırma

Hangi cümle kaşıntı hissinin giderildiğini doğal biçimde ifade eder?

  1. The quick scratch satisfied the itch.
  2. The quick scratch agreed with the itch.
  3. The quick scratch pleased the itch.
Cevabı göster

The quick scratch satisfied the itch.

Oddly enough, Anlatım akışı

3:58

İşin garibi,

Anlatım akışı

Oddly enough: beklenmedik bir olguyu tanıtmak

Oddly enough, bir olgudan önce kullanılan ve konuşanın tutumunu gösteren bir ifadedir. Dinleyiciye, sıradaki bilginin şaşırtıcı veya beklenene aykırı olduğunu bildirir. Cümlenin başında kullanıldığında bilgi verilmeden önce ona bir çerçeve çizer ve ardından genellikle virgül gelir. İfadenin yorumu tüm cümleyle ilgilidir; bir eylemin garip bir biçimde yapıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, Oddly ile başlayan ve beklenmedik bir olguyu tanıtan ifadeyle tamamlayın: ____, the smaller box held all the books.

Cevabı göster

Oddly enough

that actually works.

3:59

bu gerçekten işe yarıyor.

Researchers are also searching for the genes involved in itching Kalıp ifadeler

4:01

Araştırmacılar ayrıca kaşıntıyla ilgili genleri arıyor

Kalıp ifadeler

genes involved in itching: bir süreçte rol alma

genes involved in itching ifadesindeki involved in, bir sürece katılmak veya katkıda bulunmak anlamına gelir. Genler bilinçli biçimde katılmaz; kaşınmayı oluşturan biyolojik mekanizmaların kontrol edilmesine katkı sağlayabilirler. involved in itching bölümü genes sözcüğünden sonra gelir ve hangi genlerin kastedildiğini belirtir. genes that are involved in itching yapısının kısaltılmış hâlidir. Bu nedenle isim + involved in + süreç kalıbı insanları da şeyleri de tanımlayabilir.

Alıştırma

Biyolojik bir sürece katılım anlamı vermek için involved sözcüğünden sonra kullanılan edatı yazın: Scientists are studying proteins involved ____ wound healing.

Cevabı göster

in

and developing treatments Kalıp ifadeler

4:05

ve uç vakalarda

Kalıp ifadeler

developing treatments: araştırma ve oluşturma anlamındaki develop

developing treatments ifadesindeki develop, bir şeyi kullanılabilir hâle gelene kadar araştırmak, oluşturmak, test etmek ve iyileştirmek anlamına gelen geçişli bir fiildir. Treatments, hastalığı kontrol etmeye veya iyileştirmeye yönelik yöntemlerdir. Bu nedenle ifade, hastalara tedavi uygulanmasını değil tıbbi araştırma çalışmalarını anlatır. develop fiilinin bu kullanımı, insanlar ürünleri, ilaçları, teknolojileri ve planları etkin biçimde oluştururken veya geliştirirken de görülür.

Alıştırma

Bir tıbbi araştırma haberinde developing treatments ne anlama gelir?

  1. bir hastalığın büyümesine izin vermek
  2. hastalıkları tedavi etmenin yollarını araştırmak ve oluşturmak
  3. şu anda bütün hastalara tedavi uygulamak
Cevabı göster

hastalıkları tedavi etmenin yollarını araştırmak ve oluşturmak

to try and block the pathway of an itch Kalıp ifadeler

4:06

bir kaşıntının yolunu tıkamaya çalışmak için

Kalıp ifadeler

try and block: try and + fiilin yalın hâli

Bu cümlede try and block, “engellemek için çaba göstermek” anlamına gelir. and, try fiilini hedef eylem olan block fiiline bağlar; birbirinden ayrı iki eylem anlatmaz. try and + fiilin yalın hâli kalıbı, konuşma dilinde try to + fiilin yalın hâli yerine sık kullanılan bir seçenektir. Bunu tek bir girişim olarak anlayın: try and block ile try to block anlamca birbirine yakındır.

Alıştırma

try to fix ifadesini konuşma dilindeki try and biçimiyle yeniden yazın: Let's ____ the printer before lunch.

Cevabı göster

try and fix

Kalıp ifadeler

block the pathway of an itch: sinyal yolunu kesmek

Bu bilimsel açıklamada block, hareketi veya iletimi önlemek; pathway ise bir sinyalin izlediği yol anlamına gelir. Kaşıntı, sinir sinyalleriyle taşınan bir his olarak anlatıldığı için block the pathway of an itch, kaşıntı hissini taşıyan yolu kesmek demektir. Bu kalıp teknik açıklamalarda kullanışlıdır: block a pathway, bir şeyin biyolojik, teknolojik veya işlemsel bir yol üzerinden devam etmesini önlemek anlamına gelir. Engellenen şey, cilt üzerinde duran fiziksel bir kaşıntı değil, yol veya iletim sürecidir.

Alıştırma

Bilimsel bir açıklamada block the pathway of an itch ne anlama gelir?

  1. Kaşıntı sinyalinin kendi yolu boyunca ilerlemeye devam etmesini önlemek
  2. Kaşınan bölgeyi fiziksel bir nesneyle örtmek
  3. Kaşıntı sinyali için yeni bir yol oluşturmak
Cevabı göster

Kaşıntı sinyalinin kendi yolu boyunca ilerlemeye devam etmesini önlemek

in extreme cases.

4:09

tedaviler geliştiriyorlar.

If having an unscratchable itch Dilbilgisi

4:11

Kaşınmayan bir kaşıntıya sahip olmak

Dilbilgisi

having an unscratchable itch ifadesinin özne olarak kullanımı

Having an unscratchable itch, having + bir isim öbeğiyle kurulmuş bir gerund öbeğidir. Böyle bir kaşıntıyı yaşama deneyiminin tamamını tek bir şey olarak ifade eder. Tam if yan cümlesinde bu öbeğin tamamı feels fiilinin öznesidir. Yapı şöyledir: If [having an unscratchable itch] feels like + noun phrase. Bu yapı, bir eylem veya deneyimin isim görevi görerek özne konumunda kullanılmasını sağlar.

Alıştırma

Cümleyi have fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ enough time helps us make better choices.

Cevabı göster

Having

feels like your own personal hell, Deyimler

4:14

kendi kişisel cehenneminiz gibi hissettiriyorsa,

Deyimler

feels like your own personal hell: yoğun sıkıntıyı anlatan güçlü bir mecaz

Feel like + isim öbeği, “o şeymiş gibi bir izlenim veya his vermek” anlamına gelir. Burada your own personal hell, son derece tatsız veya dayanılmaz gelen bir deneyimi anlatan güçlü bir mecazdır. Bu cümlede hell gerçek bir yer anlamında değildir. Own ve personal, bu sıkıntının onu yaşayan kişiye özgü olduğunu vurgular; başka biri aynı duruma farklı tepki verebilir.

Alıştırma

“A noisy open office feels like my own personal hell,” cümlesinde “my own personal hell” ne anlama gelir?

  1. Bana son derece tatsız gelen bir deneyim
  2. Bana ait özel bir yer
  3. Dinî bir haritada gösterilen bir yer
Cevabı göster

Bana son derece tatsız gelen bir deneyim

Dante agreed. Kültür

4:16

Dante de buna katılırdı.

Kültür

Dante agreed: mizahi bir edebî gönderme

Dante burada İtalyan şair Dante Alighieri'yi belirtir. İlahi Komedya adlı eserinin Cehennem bölümü, cehennemde yapılan bir yolculuğu anlatır. Onun adını anmak hell sözcüğünü bu ünlü edebî mekânla ilişkilendirir. Dante agreed ifadesinde anlatıcı, Dante'nin önceki personal hell benzetmesini onayladığını hayal eder. Dante gerçekten konuşmaya katılmış değildir; bu, kısa ve mizahi bir kültürel göndermedir.

Alıştırma

Bu bağlamda Dante agreed ne anlama gelir?

  1. Anlatıcı, benzetmeyi desteklemek için Dante'nin cehennem hakkındaki ünlü eserini mizahi biçimde kullanıyor.
  2. Dante gerçekten konuşmaya katılıp iddiayı onayladı.
  3. Dante kaşıntı üzerine bilimsel bir araştırma yaptı.
Cevabı göster

Anlatıcı, benzetmeyi desteklemek için Dante'nin cehennem hakkındaki ünlü eserini mizahi biçimde kullanıyor.

The Italian poet wrote about a section of hell Kültür

4:18

İtalyan şair, insanların

Kültür

section of hell: Dante'nin hayal ettiği cehennemdeki bir bölge

Burada a section of hell, Dante'nin anlattığı cehennemin içindeki bir bölge demektir. Cehennem adlı bölümü, cehennemi farklı bölgeleri ve cezaları olan bir yer olarak sunar. Bu ifade önceki cehennem benzetmesine edebî bir arka plan ekler. Anlatıcı gerçek bir coğrafi konuma değil, Dante'nin hayal ettiği öteki dünyadaki bir yere işaret eder.

Alıştırma

Cümlede a section of hell neyi ifade eder?

  1. İçinde hell sözcüğü geçen bir bölüm başlığı
  2. Dante'nin anlattığı cehennemin içindeki bir bölge
  3. Modern bir hastanenin bir bölümü
Cevabı göster

Dante'nin anlattığı cehennemin içindeki bir bölge

where people were punished Dilbilgisi

4:21

sonsuza dek kaşınmaları için

by being left in pits

4:23

çukurlara bırakılarak

Dilbilgisi

were punished by being left in pits: yöntemi by + edilgen -ing ile belirtmek

were punished bölümü edilgen yapıdadır: İnsanlar cezayı uygulayan değil, cezaya maruz kalan taraftır. by being left in pits ifadesi cezanın hangi biçimde uygulandığını gösterir. by sonrasındaki being left, edilgen bir -ing biçimidir. Birinin bu insanları orada bıraktığı anlamına gelir; by + edilgen -ing, bir sonucun veya uygulamanın nasıl gerçekleştirildiğini açıklayabilir.

Alıştırma

Oyuncunun nasıl cezalandırıldığını göstermek için exclude fiilinin edilgen -ing biçimini kullanın: The player was punished by ____ from the next game.

Cevabı göster

being excluded

to itch for all eternity. Deyimler

4:25

cezalandırıldıkları cehennemin bir bölümü hakkında yazdı.

Deyimler

for all eternity: forever demenin dramatik bir yolu

for all eternity, zaman içinde hiçbir sonu olmadan “sonsuza dek” anlamına gelir. itch fiilini niteleyen bir süre ifadesidir; bu nedenle kaşınma hiç bitmeyecekmiş gibi sunulur. İfade ciddi, edebî veya dinî bir tını taşır. Bu cümlede böylesine görkemli bir anlatım, sıradan bir kaşıntıyı sonsuz bir ceza görüntüsüne dönüştürür.

Alıştırma

Fantastik cümleyi “sonsuza dek” anlamındaki üç sözcüklü ciddi ifadeyle tamamlayın: The curse would last ____.

Cevabı göster

for all eternity