Anne Domuz'un Sürpriz Partisi 🎂🐷: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
322 kelime 127 kel/dk

Video özeti: Peppa’nın ailesi doğum günü sürprizleri hazırlar: Mummy Pig süslenmiş odayı görür, hediyeler ve tiyatro biletleri alır; ardından bir sihirbazlık gösterisi Peppa’nın muzlu doğum günü pastasına bağlanır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. sitting room. — Kelime anlamı ve kullanım düzeyi: öğrenci, ev içi bir sahnede bunun “living room” için kullanılan Britanya İngilizcesi bir ifade olduğunu fark eder; sözü yalnızca “oturulan oda” diye kelimesi kelimesine anlamaz. 2. Blow the candles out — Phrasal verbs: öğrenci blow ... out yapısını alevi üfleyerek söndürmek anlamında anlayıp kullanabilir ve doğum günü mumlarından söz ederken nesnenin fiil ile out arasına girebildiğini görür. 3. Ladies and gentlemen, introducing the amazing Mysterio. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: öğrenci bu ifadeyi, sahne havası yaratan ve göstericiyi tanıtan bir açılış kalıbı olarak tanıyabilir.

Bu derste

Daddy Pig, Peppa and George are decorating the sitting room. Kelime

0:00

Baba Domuz, Peppa ve George oturma odasını süslüyorlar.

Kelime

sitting room: Britanya İngilizcesinde oturma odası

Bu cümlede sitting room, insanların dinlendiği veya misafir ağırladığı evin ana odasını belirten bir isim grubudur. İngiliz İngilizcesinde living room anlamında yaygın kullanılan bir ifadedir. Buradaki sitting, odanın adının bir parçasıdır; o anda birinin oturduğunu anlatmaz.

Alıştırma

Bu cümlede sitting room ne anlama geliyor?

  1. Sandalyelerin bulunduğu bir sınıf
  2. Tesadüfen içinde birinin oturduğu oda
  3. Ailenin oturma odası
Cevabı göster

Ailenin oturma odası

This is fun.

0:11

Bu çok eğlenceli.

Granny Pig and Grandpa Pig have arrived for Mummy Pig's birthday. Dilbilgisi

0:15

Büyükanne Domuz ve Büyükbaba Domuz, Anne Domuz'un doğum günü için geldiler.

Dilbilgisi

have arrived: şu anda geçerli olan varış sonucu

Have arrived, present perfect yapısıdır: have + geçmiş zaman ortacı arrived. Bu cümlede Büyükanne Pig ve Büyükbaba Pig'in şimdiden önce geldiklerini ve doğum günü için şu anda orada olduklarını anlatır. Bu yapı geçmişteki bir eylemi şimdiki sonucuna bağlar. Yalnızca belirsiz bir zamanda gelme deneyimi yaşadıkları anlamına gelmez.

Alıştırma

Misafirlerin şu anda burada olduğunu göstermek için cümleyi arrive fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: The guests ____, so we can start dinner.

Cevabı göster

have arrived

Happy birthday Mummy Pig.

0:19

Doğum günün kutlu olsun Anne Domuz.

Aren't you coming inside? Ton ve niyet

0:22

İçeri gelmiyor musun?

Ton ve niyet

Aren't you coming inside?: beklenti bildiren olumsuz soru

Aren't you coming inside? olumsuz bir sorudur. Burada konuşan kişi diğer kişinin içeri girmesini bekliyordur, henüz girmediğini fark eder ve durumu hafif bir şaşkınlıkla kontrol eder. Tonlamaya göre aynı yapı nazik bir davet veya teşvik olarak da kullanılabilir. Yalnızca kişinin içeri gelmeyeceğini bildiren bir cümle değildir.

Alıştırma

Bir arkadaş hâlâ kapının önünde duruyor. Aren't you coming inside? büyük olasılıkla ne anlatır?

  1. Konuşan kişi arkadaşının hiçbir zaman içeri girmeyeceğinden emindir.
  2. Konuşan kişi arkadaşının dışarıda olduğunu tarafsız biçimde bildiriyordur.
  3. Konuşan kişi arkadaşının içeri girmesini bekliyordur ve bunu kontrol ediyor ya da onu nazikçe teşvik ediyordur.
Cevabı göster

Konuşan kişi arkadaşının içeri girmesini bekliyordur ve bunu kontrol ediyor ya da onu nazikçe teşvik ediyordur.

Oh, I can't come in yet. Dilbilgisi

0:24

Ah, henüz içeri giremem.

Dilbilgisi

can't come in yet: geçici bir sınır

can't come in yet yapısında yet, olumsuz yan cümlenin sonunda yer alır ve “bu ana kadar” anlamına gelir. Kişi şimdi içeri giremez, ancak durum daha sonra değişebilir. yet olmadan I can't come in yalnızca yetersizlik veya izin bulunmadığını belirtir. yet eklendiğinde sınırın şimdiki zamanla ilgili olduğu açıklık kazanır; daha sonra içeri girmenin kesinlikle mümkün olacağını garanti etmez.

Alıştırma

Cümleyi “şimdiye kadar, ancak daha sonra değişebilir” anlamına gelen tek bir sözcükle tamamlayın: The doors are still locked, so we can't go inside ____.

Cevabı göster

yet

Daddy Pig, Peppa and George are doing secret things for my birthday.

0:26

Baba Domuz, Peppa ve George doğum günüm için gizli şeyler yapıyorlar.

How lovely.

0:29

Ne kadar hoş.

See you later.

0:31

Sonra görüşürüz.

Bye.

0:32

Güle güle.

Mummy, would you like to come inside now? Ton ve niyet

0:36

Anneciğim, şimdi içeri gelmek ister misin?

Ton ve niyet

Would you like to come inside now? ile nazikçe davet etmek

Would you like to + fiilin yalın hâli...? birinin bir şey yapmak isteyip istemediğini nazikçe sorar. Bu cümlede anneye şimdi içeri girmesi emredilmiyor; içeri gelmesi için davette bulunuluyor. Burada would geçmiş zamanı anlatmaz. Soruyu yumuşatır ve karşı tarafa kabul etme ya da reddetme özgürlüğü verir.

Alıştırma

Hangi cümle bir misafiri nazikçe oturmaya davet eder?

  1. You must sit down.
  2. Sit down now!
  3. Would you like to sit down?
Cevabı göster

Would you like to sit down?

I'd love to. Ton ve niyet

0:39

Çok isterim.

Ton ve niyet

I'd love to. ile bir daveti sıcak biçimde kabul etmek

I'd love to. bir daveti ya da teklifi sıcak ve hevesli biçimde kabul etmenin doğal bir yoludur. I'd, I would ifadesinin kısaltmasıdır. Sondaki to, daha önce sözü edilen eylemin, örneğin come inside ifadesinin yerini tutar. Anlam açık olduğunda İngilizcede to'dan sonra tekrarlanan fiil öbeği atılabilir; bu nedenle yanıt yarım değil, tamamlanmıştır.

Alıştırma

Biri şöyle soruyor: Would you like to join us for lunch? Hangi yanıt daveti sıcak bir şekilde kabul eder?

  1. Maybe another time.
  2. I don't want to.
  3. I'd love to.
Cevabı göster

I'd love to.

Close your eyes.

0:40

Gözlerini kapat.

Keep your eyes closed, Mummy. Dilbilgisi

0:45

Gözlerini kapalı tut, Anneciğim.

Dilbilgisi

Keep your eyes closed: keep + nesne + sıfat

Keep your eyes closed, keep + nesne + sıfat yapısını kullanır. Keep, birinin veya bir şeyin belli bir durumda kalmasını sağlamak ya da buna izin vermek anlamına gelir; eyes nesnedir, closed ise bu durumu açıklar. Bu yönerge yalnızca gözleri kapatma eylemine değil, gözlerin kapalı kalmasına odaklanır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp keep + nesne + sıfat biçimindedir.

Alıştırma

Kapının açık tutulmasını söyleyen cümleyi tamamla: Keep the door ____.

Cevabı göster

open

One, two, three, open your eyes.

0:49

Bir, iki, üç, gözlerini aç.

Happy birthday Mummy Pig.

0:54

Doğum günün kutlu olsun Anne Domuz.

What a lovely surprise. Dilbilgisi

0:58

Ne güzel bir sürpriz.

Dilbilgisi

What a lovely surprise: What a/an ünlem kalıbı

What a lovely surprise. bir soru değil, ünlem cümlesidir. Burada What güçlü bir tepkiyi başlatır, lovely olumlu bir değerlendirme verir ve surprise tekil, sayılabilen bir isimdir. Kalıp What a/an + sıfat + tekil sayılabilen isim biçimindedir. a veya an seçimi, ardından gelen sese göre yapılır: What an amazing idea! What a/an sonrasındaki sözcükler düz cümle sırasını korur; cümle bir yanıt istemez.

Alıştırma

What a/an kalıbını kullanarak ünlemi tamamla: ____ wonderful idea!

Cevabı göster

What a

Blow the candles out and make a wish. Notlar

1:00

Mumları üfle ve bir dilek tut.

Öbek fiiller

Blow the candles out: ayrılabilen öbek fiil blow out

Burada blow ... out, nefesini kullanarak bir alevin yanmasını durdurmak anlamına gelir. Out, dışarıya doğru hareketi değil, alevin artık yanmaması sonucunu belirtir. Blow out ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse hem Blow the candles out hem de Blow out the candles doğaldır. Nesne bir zamirse ortada olmalıdır: Blow them out denir, Blow out them denmez.

Alıştırma

Cümleyi blow out ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın. The candle yerine it kullanın: The candle is still burning, so ____.

Cevabı göster

blow it out

Kalıp ifadeler

make a wish: bir umudu ifade eden kalıplaşmış eşdizim

Make a wish, olmasını umduğun bir şeyi içinden düşünmek anlamına gelen kalıplaşmış ifadedir. Burada wish sayılabilen bir isimdir; bu nedenle tek bir dilek için a kullanılır: a wish. Make a wish ifadesini tek bir sözcük grubu olarak öğrenin. Fiil makes a wish veya made a wish örneklerindeki gibi biçim değiştirebilir, ancak eşdizim korunur.

Alıştırma

Olmasını umduğunuz bir şeyi içinizden düşünmek anlamındaki kalıplaşmış eşdizimle cümleyi tamamlayın: When you see a shooting star, ____.

Cevabı göster

make a wish

Mummy, Mummy, open your presents.

1:05

Anne, Anne, hediyelerini aç.

Can you guess what it is? Dilbilgisi

1:07

Ne olduğunu tahmin edebilir misin?

Dilbilgisi

guess what it is?: gömülü soruda sözcük sırası

Burada what it is, guess fiilinin içeriğini veren gömülü bir soru yan cümlesidir. Gömülü soruda düz cümle sırası kullanılır; bu nedenle özne it, is fiilinden önce gelir: what it is. Soru biçimini dıştaki Can you guess ...? cümlesi taşır. İçteki bölümde ikinci bir devrik soru sırasına gerek yoktur.

Alıştırma

Gömülü soruyu tamamlamak için sözcükleri doğru sıraya koyun: Can you guess ____? (what / it / is)

Cevabı göster

what it is

I've no idea. Kalıp ifadeler

1:09

Hiçbir fikrim yok.

Kalıp ifadeler

I've no idea: Britanya İngilizcesi konuşmalarında bilmediğini söylemek

I've no idea, I have no idea ifadesinin kısaltılmış hâlidir. Burada have no idea, cevabı bilmemek veya hiçbir fikri olmamak anlamına gelir; bir öneri ya da yaratıcı planı olmamak anlamına gelmez. Yapı have + no + isim şeklindedir: I have no idea, I've no idea olur. No, isim grubunu zaten olumsuz yaptığı için ayrıca not gerekmez.

Alıştırma

Bu konuşmada I've no idea. ne anlama geliyor?

  1. Yeni bir planım var.
  2. Bilmiyorum.
  3. Cevap vermeyi reddediyorum.
Cevabı göster

Bilmiyorum.

Open it and see.

1:11

Aç ve gör.

It's a beautiful dress.

1:16

Bu çok güzel bir elbise.

You're beautiful, Mummy.

1:22

Çok güzelsin, Anneciğim.

Now you just need somewhere nice to wear it. Dilbilgisi

1:26

Şimdi sadece onu giyebileceğin güzel bir yere ihtiyacın var.

Dilbilgisi

somewhere nice to wear it: somewhere + sıfat + to'lu mastar

somewhere nice to wear it ifadesinde nice, somewhere sözcüğünden sonra gelir ve yeri niteler. Bir şeyin nasıl giyildiğini anlatmaz. to wear it mastar yapısı, o yerin hangi eylem için uygun olduğunu gösterir. somewhere + sıfat + to'lu mastar yapısıyla bir yeri ve orada yapmak istediğiniz eylemi anlatabilirsiniz.

Alıştırma

somewhere ve quiet sıfatını kullanarak cümleyi tamamlayın: The cafe is noisy, so let's find ____ to talk.

Cevabı göster

somewhere quiet

What's this?

1:28

Bu ne?

Two tickets to the theater, tonight. Kalıp ifadeler

1:29

Bu akşam için tiyatroya iki bilet.

Kalıp ifadeler

tickets to the theater: tickets to + yer veya etkinlik

tickets to the theater ifadesinde to, biletleri giriş sağladıkları yer veya etkinlikle ilişkilendirir. Tiyatronun biletleri teslim alan taraf olduğu anlamına gelmez. tickets to + yer veya etkinlik yaygın bir kalıptır. Burada the theater, tiyatrodaki bir gösteriye gitmek anlamına gelir.

Alıştırma

Bir konsere katılmanızı sağlayan biletleri doğal biçimde hangi ifade anlatır?

  1. tickets at the concert
  2. tickets from the concert
  3. tickets to the concert
Cevabı göster

tickets to the concert

Thank you.

1:33

Teşekkür ederim.

Mummy Pig loves going to the theater. Dilbilgisi

1:35

Anne Domuz tiyatroya gitmeye bayılır.

Dilbilgisi

loves going to the theater: sevilen bir etkinlik için love + -ing

Love + -ing biçimi, birinin bir etkinliği genel olarak veya düzenli biçimde çok sevdiğini anlatmak için sıkça kullanılır. loves going ifadesinde loves, tekil özne Mummy Pig ile uyumludur; going ise sevilen etkinliği belirtir. Going to the theater, etkinlik olarak tiyatroya gitmek anlamına gelir. Buradaki going to, geleceği anlatan be going to + fiil yapısı değildir ve onun şu anda oraya doğru yürüdüğü anlamına da gelmez.

Alıştırma

Düzenli olarak sevilen bir etkinliği love + -ing ile anlatın: Noah ____ stories before bed. love ve read kullanın.

Cevabı göster

loves reading

And Granny Pig and I are going to babysit the little ones. Notlar

1:37

Ve Büyükanne Domuz ile ben küçüklere bakıcılık yapacağız.

Dilbilgisi

are going to babysit: gelecek planı için be going to + fiilin yalın hâli

Are going to babysit, çocuklara bakma işini konuşma anında zaten var olan bir gelecek planı olarak sunmak için be going to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Are, Granny Pig and I birleşik öznesiyle uyumludur. Babysit, çocuklara sınırlı bir süre boyunca bakmak anlamına gelir. Buradaki going to bir yere doğru hareketi anlatmaz; planlanan eylem babysit fiilidir.

Alıştırma

Maya'nın cumartesi için zaten bir planı var. be going to ve babysit ile tamamlayın: She ____ her little cousins.

Cevabı göster

is going to babysit

Kelime

the little ones: küçük çocuklar için sevecen bir ifade

Bu cümlede the little ones, söz konusu küçük çocukları sevgiyle anlatır. Ones, bağlamdan anlaşılan çoğul bir adın—burada children—yerini tutar; bir sayıyı anlatmaz. The, konuşanla dinleyenin hangi gruptan söz edildiğini bildiğini gösterir; little ise yaşlarının küçük olduğunu vurgular. Böylece children sözcüğünü tekrarlamadan çocuklardan sıcak bir biçimde söz edilebilir.

Alıştırma

“Küçük çocuklar” anlamına gelen bu dersteki üç sözcüklü sevecen ifadeyle cümleyi tamamlayın: The adults are outside, and ____ are playing in the living room.

Cevabı göster

the little ones

What a super birthday.

1:44

Ne süper bir doğum günü.

I'm the luckiest Mummy in the whole world. Dilbilgisi

1:46

Ben tüm dünyadaki en şanslı Anneyim.

Dilbilgisi

the luckiest Mummy in the whole world: vurgulu bir üstünlük ifadesi

The luckiest Mummy, üstünlük derecesinde bir ad öbeğidir: lucky, luckiest biçimine dönüşür ve üstünlük derecesinden önce normalde the gelir. Bu ifade, anneyi diğer bütün annelerden daha şanslı olarak sunar. In the whole world karşılaştırmanın kapsamını verir ve duyguyu güçlendirir. Sıcak günlük konuşmada bu çoğu zaman bilinçli bir abartıdır: konuşan kişi bütün anneleri nesnel biçimde karşılaştırdığını değil, “kendimi son derece şanslı hissediyorum” demek ister.

Alıştırma

Cümleyi lucky sözcüğünün üstünlük biçimi ve vurgulu karşılaştırma ifadesiyle tamamlayın: After the wonderful news, Elena felt she was ____ person ____.

Cevabı göster

the luckiest · in the whole world

And the most beautiful. Dilbilgisi

1:50

Ve en güzeli.

Dilbilgisi

Konuşma dilinde eksiltili “the most beautiful”

“And the most beautiful” bölümünde konuşan kişi, önceki cümleden zaten anlaşılan “I'm” sözlerini söylemez. Tam düşünce “And I'm the most beautiful.” şeklindedir. Konuşmada, dinleyici kolayca tamamlayabildiğinde tekrar edilen sözcükler atılabilir. Burada And ek bir nitelik getirir; kalan üstünlük yapısı yeni bilgiyi taşır.

Alıştırma

Şunu oku: “I'm the luckiest Mummy in the whole world. And the most beautiful.” “the most beautiful” ifadesinden önce hangi sözler anlaşılır?

  1. I'm
  2. You are
  3. It has
Cevabı göster

I'm

Ladies and gentlemen, introducing the amazing Mysterio. Anlatım akışı

1:59

Bayanlar ve baylar, karşınızda muhteşem Mysterio.

Anlatım akışı

Sahne anonsu olarak Ladies and gentlemen, introducing...

“Ladies and gentlemen” seyircinin dikkatini toplar; “introducing the amazing Mysterio” ise bu dikkati birazdan görünecek sanatçıya yöneltir. İkisi birlikte sıradan bir betimleme değil, gösterişli bir sahne anonsu oluşturur. Buradaki introducing, “Now introducing...” ifadesine benzeyen kısaltılmış bir sunucu kalıbıdır. Yalnızca birinin tanıtım yapmakta olduğu anlamına gelmez. Amazing sıfatı heyecan ve gösteriş katar.

Alıştırma

“Ladies and gentlemen, introducing the Riverside School Choir” ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Seyircilere adlarını sormak
  2. Seyircinin dikkatini bir sanatçıya yöneltmek
  3. Sanatçının çoktan ayrıldığını söylemek
Cevabı göster

Seyircinin dikkatini bir sanatçıya yöneltmek

Okay, Daddy.

2:04

Tamam, Baba.

Ladies and gentlemen,

2:06

Bayanlar ve baylar,

uh it's magic Daddy.

2:08

şey, bu Sihirbaz Baba.

For my first trick, Abracadabra. Anlatım akışı

2:15

İlk numaram için, Abrakadabra.

Anlatım akışı

For my first trick: ilk gösteriyi tanıtmak

“For my first trick,” göstericinin ilk gösterisine ya da sihir numarasına başlamak üzere olduğunu bildirir. Buradaki for, sıranın bu bölümünde ne olacağını sunar; amaç anlamı taşımaz. “For my first/next/final X, ...” kalıbı, içeriği söylemeden önce dizideki aşamayı belirtir. Böylece izleyici sırayı daha kolay takip eder.

Alıştırma

Cümlede “For my first trick,” ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Gösteri yapmanın amacını açıklar.
  2. İzleyiciden bir numara seçmesini ister.
  3. Bir sıradaki ilk gösteriyi tanıtır.
Cevabı göster

Bir sıradaki ilk gösteriyi tanıtır.

Wow, it's Teddy.

2:24

Vay canına, bu Oyuncak Ayı.

For my next trick, I need a helper from the audience. Kültür

2:28

Bir sonraki numaram için seyircilerden bir yardımcıya ihtiyacım var.

Kültür

helper from the audience: geçici olarak yardım eden bir seyirci

Bir gösteride “a helper from the audience”, izleyen kişiler arasından seçilip kısa süreliğine gösteriye katılan ve yardım eden kişidir. Bu yardımcı genellikle bir seyircidir; düzenli bir çalışan veya profesyonel sahne asistanı değildir. Audience, bir gösteriyi, konuşmayı veya başka bir etkinliği izleyen ya da dinleyen topluluğu ifade eder. Buradaki from the audience, yardımcının hangi gruptan seçildiğini gösterir.

Alıştırma

Bir sahne gösterisinde “a helper from the audience” kimdir?

  1. Geçici olarak yardım etmeye davet edilen bir seyirci
  2. Sahne ekibinin sürekli bir üyesi
  3. Göstericinin düzenli profesyonel asistanı
Cevabı göster

Geçici olarak yardım etmeye davet edilen bir seyirci

I just need one.

2:34

Sadece bir kişiye ihtiyacım var.

Young lady, you put your hand up first. Notlar

2:36

Küçük hanım, elini ilk sen kaldırdın.

Ton ve niyet

Doğrudan hitap olarak Young lady

Buradaki Young lady bir seslenme ifadesidir; yani konuşulan kişiye doğrudan hitap eder. Konuşmacı bir kız çocuğuna veya genç kadına seslenir ve sonraki sözün ona yönelik olduğunu belirtir; yalnızca birini betimlemez. Virgül, hitabı iletiden ayırır. Aynı yapı Maya, come here veya Doctor, can you help? örneklerindeki gibi bir ad ya da rolle de kullanılabilir.

Alıştırma

Bu cümlede Young lady ne işe yarıyor?

  1. Orada bulunmayan genç bir kadını betimler.
  2. Konuşulan kız çocuğuna veya genç kadına doğrudan hitap eder.
  3. Dinleyenin genç olup olmadığını sorar.
Cevabı göster

Konuşulan kız çocuğuna veya genç kadına doğrudan hitap eder.

Kalıp ifadeler

put your hand up: işaret vermek için el kaldırmak

Put your hand up, cevap vermek, gönüllü olmak, oy kullanmak veya katılmak istediğinizi birinin fark etmesi için bir elinizi kaldırmak demektir. Özellikle Britanya İngilizcesinde sınıflarda ve grup etkinliklerinde yaygındır; raise your hand de doğaldır ve özellikle Amerikan İngilizcesinde sık kullanılır. Örnekte put geçmiş zamandadır; biçimi şimdiki zamanla aynıdır. first ise onun elini diğerlerinden önce kaldırdığını gösterir. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: put my, your, his, or her hand up.

Alıştırma

put ile başlayan Britanya İngilizcesi sınıf ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Please ____ if you know the answer.

Cevabı göster

put your hand up

Can you tell the audience your name? Ton ve niyet

2:39

Seyircilere ismini söyleyebilir misin?

Ton ve niyet

Can you tell the audience your name?: kibar bir rica

Burada Can you ...? kibar bir ricadır: konuşan kişi karşısındakinin adını söylemesini ister. Asıl amaç, kişinin bunu yapma becerisine sahip olup olmadığını sınamak değildir. tell + kişi/grup + bilgi kalıbı, bilgiyi kimin aldığını gösterir: tell the audience your name. Birinden bir grupla bilgi paylaşmasını isterken bu rica kalıbı yeniden kullanılabilir.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: "Can you tell the audience your name?" cümlesinde Can you esas olarak kişinin becerisini sınar.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Suzy Sheep.

2:41

Suzy Koyun.

Okay, Suzy.

2:44

Tamam, Suzy.

Here are three balls,

2:45

İşte üç top,

a red one, a blue one, and a yellow one. Dilbilgisi

2:47

kırmızı bir tane, mavi bir tane ve sarı bir tane.

Dilbilgisi

a red one, a blue one, and a yellow one: ismin yerine kullanılan one

a red one, a blue one, and a yellow one ifadesinde her one, daha önce söylenen tekil sayılabilen ball isminin yerini alır. Böylece a red ball, a blue ball, and a yellow ball ifadelerini tekrarlamak gerekmez. a/an + sıfat + one kalıbı, türü zaten bilinen bir nesne anlamına gelir. Burada one yalnızca 1 sayısını vermekle kalmaz; bilinen gruptaki bir üyeyi temsil eder.

Alıştırma

cup sözcüğünün yerini alan tek bir sözcükle cümleyi tamamlayın: I don't want the small cup. I want the large ____.

Cevabı göster

one

Okay.

2:50

Tamam.

You have to secretly choose one while my back is turned. Notlar

2:51

Ben arkamı dönmüşken gizlice birini seçmelisin.

Dilbilgisi

have to secretly choose one: gizlice yapılması gereken bir seçim

have to secretly choose one ifadesinde have to + fiilin yalın hâli, kuralların gerektirdiği bir eylemi belirtir; burada have, sahip olmak anlamına gelmez. Secretly, seçimin nasıl yapılacağını, yani diğer kişiye belli etmeden yapılması gerektiğini anlatır. One ise daha önce sözü edilen bir gruptaki tek bir öğenin yerini tutar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp özne + have/has to + fiilin yalın hâlidir. have to secretly choose örneğinde olduğu gibi, zarf ana fiilden önce gelebilir.

Alıştırma

Kuralı have to, secretly ve choose one kullanarak tamamlayın: Before anyone shows an answer, you ____.

Cevabı göster

have to secretly choose one

Deyimler

while my back is turned: ben bakmıyorken

While my back is turned, konuşanın arkasını dönmüş olduğu ve neler olduğunu göremediği zamanı belirtir. Buradaki anlam, birinin konuşanın sırtını fiziksel olarak çevirmesi değildir. While, ana eylemle aynı zamanda devam eden bir zaman aralığı başlatır. İfade, gerçek bir vücut duruşunun ötesine geçerek ben bakmıyorken veya olanlardan habersizken anlamında da kullanılabilir.

Alıştırma

Bu cümlede while my back is turned ne anlama gelir? Hide the key while my back is turned.

  1. biri fiziksel olarak bedenimi çevirirken
  2. geri dönüp baktıktan sonra
  3. arkam dönük olduğu ve göremediğim sırada
Cevabı göster

arkam dönük olduğu ve göremediğim sırada

Okay.

2:56

Tamam.

Have you chosen one? Dilbilgisi

2:57

Bir tane seçtin mi?

Dilbilgisi

Have you chosen one?: seçimin şimdi tamamlanıp tamamlanmadığını sormak

Have you chosen one? cümlesi, have + özne + geçmiş zaman ortacı biçimindeki present perfect soru yapısını kullanır: Have + you + chosen. Chosen, choose fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Burada seçimin şu anda tamamlanıp tamamlanmadığı sorulur; böylece konuşan kişi mevcut sonuca göre hareket edebilir. Seçim, geçmişteki belirli ve tamamlanmış bir zamana yerleştirilmez.

Alıştırma

Birinin karar vermesini bekliyorsunuz. Soruyu choose fiilinin doğru biçimiyle present perfect olarak tamamlayın: ____ one?

Cevabı göster

Have you chosen

Yes.

2:59

Evet.

Abracadabra, you chose yellow.

3:00

Abrakadabra, sarıyı seçtin.

No.

3:05

Hayır.

Abracadabra, blue.

3:07

Abrakadabra, mavi.

No.

3:09

Hayır.

Abracadabra, red.

3:10

Abrakadabra, kırmızı.

Yes, it is red.

3:13

Evet, o kırmızı.

Silly magic Daddy.

3:18

Şapşal Sihirbaz Baba.

You said all three colors. Dilbilgisi

3:20

Üç rengi de söyledin.

Dilbilgisi

all three colors: üç rengin tamamı

all three colors ifadesinde all, sayıdan ve çoğul isimden önce gelir: all + three + colors. Bilinen üç renklik bir gruptaki her rengin dahil olduğunu belirtir. Sayı grubun büyüklüğünü belirler, all ise hiçbirinin eksik olmadığını gösterir. Aynı kalıp all four doors ve all five questions ifadelerinde de kullanılır.

Alıştırma

Tam olarak üç oda vardı ve her oda kontrol edildi. Cümleyi all + sayı + çoğul isim ile tamamlayın: We checked ____.

Cevabı göster

all three rooms

Shush, Peppa. Don't tell anyone. Ton ve niyet

3:22

Şşşt, Peppa. Kimseye söyleme.

Ton ve niyet

Don't tell anyone: Bir şeyi gizli tutmasını istemek

Don't tell anyone olumsuz bir emir cümlesidir: don't + fiilin yalın hâli, karşındaki kişiye bir şeyi yapmamasını söyler. Burada tell, bilgiyi başkasıyla paylaşmak anlamındadır; yani konuşan kişi bunun gizli tutulmasını istiyor. Olumsuz bir cümlede anyone, olası bütün kişileri kapsar. Bu nedenle talimat, adı belirtilmemiş tek bir kişiyi değil, herkesi dışarıda bırakır.

Alıştırma

Bunu herkesten gizli tutma anlamındaki isteği tamamla: Please don't tell ____.

Cevabı göster

anyone

Would you like one more trick? Kalıp ifadeler

3:28

Bir numara daha ister misiniz?

Kalıp ifadeler

one more trick: tam olarak bir numara daha eklemek

One more trick, bir numara daha anlamına gelir. one more + tekil sayılabilir isim yapısında one, eklenen miktarı tam olarak birle sınırlar; more ise bunun daha önce olana eklendiğini gösterir. Aynı yapı one more question ve one more minute ifadelerinde de kullanılır. Bir şeyi yeniden yapmak için yaygın olarak one more time denir.

Alıştırma

Cümleyi one more + tekil isim yapısıyla tamamla: Can I have ____ cookie?

Cevabı göster

one more

Yes, please.

3:29

Evet, lütfen.

Close your eyes.

3:33

Gözlerinizi kapatın.

No looking. Ton ve niyet

3:35

Bakmak yok.

Ton ve niyet

Kısa bir yasak olarak No looking.

No looking. bir eylemi yasaklamak için No + fiilin -ing biçimini kullanır. Burada bakmayın ya da bir oyunda gizlice bakmayın anlamına gelir. Bu kalıp, eylemi belirli bir kişiye verilen tam bir emirden çok bir kural olarak sunar. Kimsenin bakmadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Oyunculara gizlice bakmamalarını söyleyen kısa bir kural olarak hangi cümle kullanılabilir?

  1. Look now.
  2. No looking.
  3. No one is looking.
Cevabı göster

No looking.

Say the magic words, Abracadabra. Kültür

3:37

Sihirli sözleri söyleyin, Abrakadabra.

Kültür

Bir sihir gösterisinde the magic words, Abracadabra.

Bu cümlede the magic words, bir sihir gösterisinin parçası olarak söylenen büyü benzeri sözü ifade eder. Virgülden sonraki kelime, tam olarak hangi sözün söyleneceğini gösterir: Abracadabra. Abracadabra, İngilizce çocuk hikâyelerinde, programlarda ve eğlenceli gösterilerde iyi bilinen hayalî bir sihirli sözdür. Büyülü bir etkinin gerçekleşeceğine işaret eder; sıradan anlamda güç taşıyan kelimelerden oluşan bir liste değildir.

Alıştırma

Örnek cümlede the magic words neyi ifade ediyor?

  1. Bir sihir gösterisinde kullanılan büyü benzeri bir söz
  2. İş yerinde kullanılan resmî bir selamlama
  3. Zor kelimelerden oluşan bir liste
Cevabı göster

Bir sihir gösterisinde kullanılan büyü benzeri bir söz

Abracadabra.

3:40

Abrakadabra.

Open your eyes.

3:43

Gözlerinizi açın.

Hooray, my banana birthday cake. Kalıp ifadeler

3:47

Yaşasın, benim muzlu doğum günü pastam.

Kalıp ifadeler

banana birthday cake: bir isim dizisini anlamak

banana birthday cake, ana isim olan cake ile biten bir isim dizisidir. birthday pastanın hangi etkinlik veya amaç için olduğunu, banana ise tadını ya da ana malzemesini belirtir. Benzer dizileri anlamak için son isimden başlayıp sola doğru ilerleyin: bu önce bir cake, daha özel olarak bir birthday cake ve daha da özel olarak bir banana birthday cake olur. İngilizcede açıklayıcı isimler çoğu zaman of kullanılmadan doğrudan son ismin önüne gelir.

Alıştırma

Cümleyi çikolata tadında bir doğum günü pastasını belirten doğal üç isimli ifadeyle tamamlayın: She wants a ____.

Cevabı göster

chocolate birthday cake

Blow the candles out, Peppa.

3:50

Mumları üfle, Peppa.

Thank you, everyone.

3:57

Teşekkürler, herkese.

This is my best birthday ever. Dilbilgisi

3:59

Bu benim şimdiye kadarki en iyi doğum günüm.

Dilbilgisi

best birthday ever: en üstünlük + ever

best birthday ever ifadesinde best, good kelimesinin en üstünlük biçimidir. ever karşılaştırmayı konuşanın yaşadığı bütün doğum günlerini kapsayacak şekilde genişletir; bu yüzden ifade “şimdiye kadarki en iyi doğum günü” anlamına gelir. my zaten birthday ismini belirlediği için my the best değil, my best denir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp belirleyici + best + isim + ever şeklindedir; the best day ever ve my best trip ever buna örnektir. Burada ever isimden sonra gelir ve güçlü bir heyecan ya da övgü katar; tek başına geçmişteki “bir zamanlar” anlamını vermez.

Alıştırma

En üstünlük derecesini konuşanın bütün deneyimini kapsayacak şekilde genişleten kelimeyle heyecanlı ifadeyi tamamlayın: That was my best game ____.

Cevabı göster

ever