Doğanın en küçük fabrikası: Calvin döngüsü - Cathy Symington: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, CO2’deki karbonun Calvin döngüsünde glikoza nasıl dönüştüğünü izler ve bu bitki sürecinin tek yönlü bir hat değil, malzemeleri yeniden kullanan biyokimyasal bir döngü olarak neden işlediğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. represents one of nature's most sustainable production lines. — Deyimler ve mecazi ifadeler: Bilimsel bir anlatımın Calvin döngüsünü girdileri, montajı, yeniden kullanımı ve çıktısı olan bir fabrika süreci gibi göstermek için “üretim hattı” metaforunu nasıl kullandığını öğrenirsiniz. 2. So sugar has just been manufactured, right? Not quite. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Konuşmacının dinleyicinin hızlıca varabileceği sonucu önce dile getirip hemen düzelttiğini fark edersiniz; bu, eksik adımı açıklamadan önce merak yaratmanın yaygın bir yoludur. 3. Cycles create vital feedback loops — Kelime anlamı ve kullanım düzeyi: “feedback loops” ifadesini, sonuçları yeniden kullanan tekrarlı süreçler için sistemler ve biyoloji alanında kullanılan bir terim olarak anlarsınız; böylece doğanın neden döngülere dayandığına dair son argümanı izleyebilirsiniz.
Bu derste
You're facing a giant bowl of energy-packed carbon crunchies. Deyimler
0:07Enerji dolu devasa bir kase karbon gevreği ile karşı karşıyasınız.
enerji yüklü karbon gevrekleriyle dolu dev bir kase
Bu ifade, sıradan kahvaltılık gevreği eğlenceli bir bilimsel imgeye dönüştürür. Energy-packed yiyecekteki enerjiyi vurgularken carbon crunchies çıtır gevreği karbon temelli bir madde gibi yeniden adlandırır; gerçek bir ürün adı ya da resmî bir bilim terimi değildir. Giant bowl abartı katar. Sözcükler birlikte dikkat çekici bir giriş oluşturur: tanıdık bir yiyeceği garip ve bilimsel göstererek dinleyiciyi içinde ne bulunduğunu ve nasıl enerji sağladığını düşünmeye yöneltir.
Alıştırma
Bu cümlede carbon crunchies ifadesinin en doğru yorumu hangisidir?
- Bir gevrek markasının resmî adı
- Sıradan kahvaltılık gevreğin eğlenceli ve kimyasal bir betimlemesi
- Kasenin tamamen karbondan yapıldığı iddiası
Cevabı göster
Sıradan kahvaltılık gevreğin eğlenceli ve kimyasal bir betimlemesi
Soon, you're powered up by the energy surge Öbek fiiller
0:15Kısa süre sonra, bu enerji patlamasıyla güçleniyorsunuz
powered up by: bir kaynaktan enerji kazanmak
Bu cümlede be powered up by, “bir kaynak sayesinde enerji kazanmak” anlamına gelir. Kişi güç alan bir cihaz gibi düşünülür; bu nedenle ifade, enerji kazanmayı anlatan mecazlı bir kullanımdır, bir şeyi gerçekten açma talimatı değildir. Yapı be + powered up + by + kaynak şeklindedir. Powered up daha enerjik veya hazır bir duruma geçişi vurgular; by ise bu değişime yol açan kaynağı belirtir.
Alıştırma
Cümleyi, bu dersteki up sözcüğünü içeren ve “bir şey sayesinde daha enerjik hâle gelmiş” anlamına gelen üç sözcüklü güç ifadesiyle tamamlayın: After the break, the runners felt ____ the fruit and water.
Cevabı göster
powered up by
But how did that energy get into your bowl? ile mekanizma açıklamasına geçiş
Bu how sorusu, tanıdık bir sonucu —yiyeceklerden enerji almayı— açıklamanın yanıtlayacağı bir süreç sorusuna dönüştürür. But, dinleyicinin zaten bildiği şeyden eksik adıma geçişi gösterir: enerjinin kasedeki yiyeceğe nasıl ulaştığına. Bir açıklamada bu, geçiş sağlayan retorik bir soru olabilir. Konuşan kişi mutlaka hemen bir yanıt beklemez; bir şeyin nasıl gerçekleştiğini sormak, ardından mekanizmayı açıklamak için açık bir neden oluşturur.
Alıştırma
Bu sorunun açıklamadaki temel işlevi nedir?
- Açıklamanın bittiğini duyurmak
- Kasenin kime ait olduğunu sormak
- Konuşanın sırada açıklayacağı süreci tanıtmak
Cevabı göster
Konuşanın sırada açıklayacağı süreci tanıtmak
exists in the form of sugars: bir biçim veya aracı belirtme
A exists in the form of B kalıbı, A'nın B biçiminde mevcut ya da gerçekleşmiş olduğunu belirtir. Burada cümle, şekerleri enerjinin bulunduğu kimyasal biçim olarak sunar; enerji ile şekerin tamamen aynı şey olduğunu söylemez. Bu kalıp, enerji veya bilgi gibi soyut bir şeyi onu taşıyan ya da temsil eden biçim veya araçla ilişkilendirdiği için bilimsel ve resmî açıklamalarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: On this device, the information exists ____ digital signals.
Cevabı göster
in the form of
made by the plant your cereal came from, Dilbilgisi
0:25tahılınızın geldiği bitki tarafından üretilen,
made by the plant your cereal came from: iç içe iki niteleyici
made by the plant, sugars sözcüğünü niteleyen geçmiş zaman ortacı yapısında bir öbektir. that are made by the plant biçiminde açılabilir. your cereal came from ise plant sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Nesne görevindeki that veya which ilgi sözcüğü düşürülmüştür: the plant that your cereal came from. İngilizcede bu iki niteleyici art arda kullanılarak kaynak bilgisi tek bir ad öbeğinde yoğunlaştırılabilir.
Alıştırma
“sugars made by the plant your cereal came from” ifadesini doğru biçimde açan açıklama hangisidir?
- Kahvaltılık gevrek şekerleri üretti ve bitki o gevrekten geldi.
- Bitki şekerleri üretti ve kahvaltılık gevrek o bitkiden geldi.
- Bitki kahvaltılık gevreği yaptı ve şekerler o gevrekten geldi.
Cevabı göster
Bitki şekerleri üretti ve kahvaltılık gevrek o bitkiden geldi.
As you can see: dikkati görünür kanıta yöneltmek
As you can see, dinleyicinin dikkatini resim, grafik, nesne veya sonuç gibi görülebilen bir kanıta yöneltir. Sıradaki noktanın bakılan şeyde fark edilebileceğini belirtir. Giriş ifadesi olarak görsel kanıtı konuşmacının açıklamasına bağlar ve ardından gelecek bilgiyi düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Yargı: Siz ve dinleyiciniz birlikte bir grafiğe bakıyorsunuz. Şöyle başlamak doğal mıdır? “As you can see, the red bar is the tallest.”
- Doğal değil
- Doğal
Cevabı göster
Doğal
carbon is the chemical backbone: destekleyici yapı anlamındaki backbone
Burada backbone, bir insanın omurgasını değil, kimyasal yapıları taşıyan merkezî iskeleti ifade eder. Karbona the chemical backbone denmesi, karbonu birçok daha büyük molekülün üzerine kurulduğu temel iskelet olarak gösterir. Vücutla ilgili tanıdık bir sözcük bilimsel bir bağlamda geçtiğinde, yapısal bir benzetme olarak kullanılıp kullanılmadığına bakın. molecular backbone veya chemical backbone gibi ifadelerde backbone, birbirine bağlı ana iskeleti anlatır.
Alıştırma
carbon is the chemical backbone ifadesinde backbone ne anlama gelir?
- Kimyasal yapıları taşıyan merkezî iskelet
- Bir insanın omurgası
- Karbonun çevresindeki koruyucu kabuk
Cevabı göster
Kimyasal yapıları taşıyan merkezî iskelet
get their fix of it: ihtiyaç duyulan veya çok istenen miktarı almak
get their fix of it, “ihtiyaç duydukları veya çok istedikleri miktarı almak” anlamına gelen gündelik bir benzetmedir. Burada their bitkileri, it ise karbonu gösterir: bitkiler karbonu karbondioksit biçiminde alır. Bu ifadede fix, isteği gideren bir doz veya miktar anlamında isimdir; “onarmak” anlamındaki fiil değildir. Bitkiler bir şeyi çok arzuluyormuş gibi esprili bir anlatım kullanmak bilimsel açıklamayı daha canlı kılar.
Alıştırma
Bu cümlede plants get their fix of it ne anlama gelir?
- Bitkiler karbondioksiti onarır.
- Bitkiler karbon kullanmayı bırakır.
- Bitkiler ihtiyaç duydukları karbonu alır.
Cevabı göster
Bitkiler ihtiyaç duydukları karbonu alır.
Üretim benzetmesi olarak a plant's energy factory
Bu cümlede a plant's energy factory, şeker üretmek için enerji kullanan kimyasal sistemi anlatan bir fabrika benzetmesidir. Bitkinin içinde gerçek bir fabrika yoktur. Bu benzetme süreci üretim gibi düzenler: CO2 girdidir, tepkimeler işleme adımlarıdır ve glikoz üründür. Bu çerçeve, daha sonra kullanılan fabrika ile ilgili ifadeleri anlamayı kolaylaştırır.
Alıştırma
a plant's energy factory ifadesi dinleyicinin neyi anlamasına yardımcı olur?
- Bitkinin fabrika makinelerinden enerji aldığı anlamına gelir.
- Bitkilerin birleştirildiği gerçek bir binadır.
- Ürün oluşturmak için girdileri işleyen biyolojik bir sistemi anlatan benzetmedir.
Cevabı göster
Ürün oluşturmak için girdileri işleyen biyolojik bir sistemi anlatan benzetmedir.
housed in the stroma of the chloroplast: anlamı ve cümledeki görevi
Burada housed in, “bir yerde bulunmak veya bir yerin içinde barındırılmak” demektir. Enerji üreten sistemin kloroplastın stroması içinde olduğunu söyler; birine ev verildiği anlamına gelmez. Virgülle ayrılan ifade, kısaltılmış edilgen bir ilgi yan cümlesidir: housed in the stroma of the chloroplast, which is housed in the stroma of the chloroplast ifadesinin kısaltılmış hâlidir. a plant's energy factory ifadesinin konumu hakkında ek bilgi verir.
Alıştırma
Cümleyi house fiilinin doğru biçimi ve gerekli edatla tamamlayın: The telescope's sensitive electronics are ____ a sealed compartment.
Cevabı göster
housed in
turn X into Y: bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek
Turn X into Y, “X'i değiştirerek veya dönüştürerek Y hâline getirmek” anlamına gelir. X başlangıçtaki maddeyi, Y ise sonucu belirtir. Bu soruda bir karbon atomu içeren gaz X'tir; altı karbon atomu içeren katı glikoz ise Y'dir. Önünde does olduğu için turn yalın hâlde kalır: How does ... turn X into Y?
Alıştırma
turn X into Y yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: Heat can ____ water ____ steam.
Cevabı göster
turn · into
If you're thinking photosynthesis: cevabı önceden tahmin etmek
If you're thinking + cevap, konuşanın dinleyicinin aklındaki cevabı tahmin etmesini sağlar. Burada konuşan, cevabın photosynthesis olmasını bekler ve you're right ile bunun doğru olduğunu onaylar. Bu yapı, açıklamayı küçük bir hayalî diyaloğa dönüştürür. Sohbet havasındaki öğretimde thinking fiilinin hemen ardından önerilen cevap gelebilir; If you're thinking of photosynthesis ifadesi de doğaldır.
Alıştırma
Konuşan “If you're thinking photosynthesis, you're right” diyerek ne yapıyor?
- Konuşanın asla gerçekleşmeyeceğini düşündüğü bir koşul sunar.
- Dinleyicinin cevabını tahmin eder ve doğru olduğunu onaylar.
- Dinleyiciye fotosentezi uzun süre incelemeye başlamasını söyler.
Cevabı göster
Dinleyicinin cevabını tahmin eder ve doğru olduğunu onaylar.
But photosynthesis is divided into two steps. Kalıp ifadeler
0:55Ancak fotosentez iki aşamaya ayrılır.
is divided into two steps: edilgen be divided into kalıbı
Edilgen be divided into + sayı/parçalar kalıbı, bir bütünün daha küçük bölümlerden veya aşamalardan oluştuğunu gösterir. Bu cümlede photosynthesis bütündür, two steps ise bölünme sonucunda oluşan aşamalardır. Bölünme sonucunda oluşan parçalardan önce into kullanılır: bir süreç stages, bir sınıf groups veya bir rapor sections hâlinde bölünebilir. Edilgen yapı, kimin böldüğüne değil bütünün yapısına odaklanır.
Alıştırma
Divide fiilinin edilgen biçimini ve ortaya çıkan parçaları tanıtan edatı kullanın: The workshop ____ three short sessions.
Cevabı göster
is divided into
The first which stores energy from the sun Anlatım akışı
0:58Birincisi güneşten gelen enerjiyi depolar
that captures carbon and turns it into sugar. Kalıp ifadeler
1:07karbonu yakalar ve onu şekere dönüştürür.
The first ... And the second ... ile iki bölümü sıraya koyma
The first ... and the second ..., birbiriyle eşleşen iki bölümü sunan paralel sıralama işaretleridir. The first ilk bölümü başlatır ve dinleyicinin ikinci bir bölüm beklemesini sağlar; and the second ise ikinci bölüme geçildiğini gösterir. Burada first ve second, hemen önce sözü edilen iki aşamanın yerine kullanılır. Böylece tam adları tekrarlamadan açıklamanın sırası kolayca izlenebilir.
Alıştırma
İki parçalı paralel sıralamayı tamamlayın: ____ reason is cost, and ____ reason is time.
Cevabı göster
The first · the second
captures carbon and turns it into sugar: iki aşamalı bir işlev zinciri
İlgi yan cümlesindeki that, the Calvin cycle ifadesini belirtir. Captures ve turns fiillerinin ortak öznesidir; turns it into sugar içindeki it ise carbon ifadesine gönderme yapar. Fiil 1 + and + fiil 2 kalıbı bir işlev zincirini hızlıca gösterir: süreç önce bir maddeyi alır, sonra o maddeyi bir sonuca dönüştürür. Ortak özne kullanmak gereksiz tekrarı önler.
Alıştırma
Bu iki aşamalı işlev zincirini turn ... into ile tamamlayın: The app records your speech and ____ written text.
Cevabı göster
turns it into
represents one of nature's most sustainable production lines. Deyimler
1:12doğanın en sürdürülebilir üretim hatlarından birini temsil eder.
represents one of nature's most sustainable production lines: süreç benzetmesi
Burada production line bir benzetmedir. Calvin döngüsü, maddenin birbiriyle bağlantılı aşamalardan geçtiği ve yararlı bir ürünün oluştuğu düzenli bir sistem olarak sunulur. Sustainable, sürecin kaynakları gereksiz yere tüketmeden çalışmayı sürdürebileceğini düşündürerek onu över; burada gerçek bir fabrikadan söz edilmez. Buradaki represents, “olarak görülebilir” veya “bir örneğidir” anlamına gelir. one of nature's most + sıfat + çoğul isim yapısı, bu süreci doğanın önde gelen örnekleri arasına yerleştirir ve ifadeye hayranlık ile vurgu katar.
Alıştırma
Bu cümlede production lines neyi ifade ediyor?
- Doğal bir biyokimyasal süreci, sıralı aşamalarda sonuç üreten bir sisteme benzetir.
- Doğanın işçileri ve makineleri olan gerçek bir fabrikaya sahip olduğunu söyler.
- Bir şirketin birbiriyle ilişkili ürün grubunu belirtir.
Cevabı göster
Doğal bir biyokimyasal süreci, sıralı aşamalarda sonuç üreten bir sisteme benzetir.
Geçiş ifadesi olarak And so with that,
And so with that konuşmada kullanılan bir geçiş ifadesidir. With that, az önce söylenen veya tamamlanan şeye gönderme yaparken and so dinleyiciyi ileriye taşır. İfade bir bütün olarak hazırlık bölümünü kapatır ve sonraki aşamanın başladığını gösterir. Genellikle hemen ardından welcome to ... veya let's begin ... gibi bir ana cümle gelir. Bu ifade konuşmayı düzenler; tek başına yeni bir bilgi eklemez.
Alıştırma
Giriş bölümünü bitirdiniz ve bir gösterime başlamaya hazırsınız. En açık sözlü geçiş hangisidir?
- And so with that, let's begin the demonstration.
- With anything, let's begin the demonstration.
- The introduction, let's begin the demonstration.
Cevabı göster
And so with that, let's begin the demonstration.
welcome to the world's most minuscule factory. Anlatım akışı
1:17dünyanın en minik fabrikasına hoş geldiniz.
welcome to the world's most minuscule factory: açıklama ortamını tanıtma
Welcome to ... sonraki bölümün ortamını tanıtmak için sunucu tarzında kullanılır. İzleyiciler gerçek bir yere girmiyor olsalar bile açıklamayı rehberli bir gezi gibi hayal etmelerini sağlar. the world's most üstünlük yapısı ve minuscule factory isim öbeği sahneyi canlı ve etkileyici kılar. Minuscule “son derece küçük” anlamına gelir; factory ise konuyu bir sürecin gerçekleştiği yer olarak çerçeveler. Cümle bir bütün olarak yalnızca ziyaretçileri selamlamak yerine yeni bir açıklama bölümünü başlatır.
Alıştırma
Bu cümle bir açıklamada temel olarak ne yapar?
- Açıklamayı bitirir ve izleyicilere ayrılmalarını söyler.
- Halka açık bir fabrikanın sokak adresini verir.
- Sonraki konuyu hayali bir rehberli gezi olarak tanıtır.
Cevabı göster
Sonraki konuyu hayali bir rehberli gezi olarak tanıtır.
a mix of: bir birleşimin içeriğini tanıtmak
a mix of + isim kalıbı, bir birleşimin içeriğini belirtir. Açıklamanın tamamında a mix of, başlangıç maddelerini oluşturan molekül türlerinin listesini başlatır. of sonrasındaki isimler fiziksel bileşenleri veya yöntem, fikir ve etkinlik gibi daha az somut şeyleri belirtebilir. Odak noktası, farklı parçaların tek bir birleşim olarak birlikte ele alınmasıdır.
Alıştırma
a mix ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: The club offers ____ sports, art, and music.
Cevabı göster
a mix of
The starting materials ifadesi: girdi listesini tanıtan etiket
Burada The starting materials, bir başlık veya konu etiketi gibi işlev görür. Ardından gelen sözlerin, sürecin başında bulunan maddeleri belirteceğini bildirir. Bu tür bir etiket teknik açıklamayı düzenler: önce girdiler adlandırılır, sonra onlara ne olduğu anlatılabilir. Bilimde materials yalnızca bir şey inşa etmekte kullanılan nesneleri değil, maddeleri veya molekülleri de ifade edebilir.
Alıştırma
Bir süreç açıklamasında The starting materials, neyin işaretidir?
- Konuşmacı nihai sonucu veriyor.
- Konuşmacı başlangıçta kullanılan girdileri adlandırmak üzeredir.
- Konuşmacı kişisel bir hikâyeye geçiyor.
Cevabı göster
Konuşmacı başlangıçta kullanılan girdileri adlandırmak üzeredir.
pre-assembled molecules called ribulose bisphosphate: önceden birleştirilmiş ve ribüloz bisfosfat adı verilen moleküller
Pre-assembled, “ihtiyaç duyulmadan önce birleştirilmiş” demektir. Burada moleküllerin bir sonraki adım için hazırlanmış malzeme olarak zaten bulunduğunu, o anda oluşturulmadığını gösterir. Called ribulose bisphosphate, moleküllerin adını verir. noun + called + name yapısı, “bu adla bilinen bir isim” anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi pre- ve assembled ile oluşturulan kısa çizgili sözcükle tamamlayın: The kit includes ____ parts.
Cevabı göster
pre-assembled
The initiator, an industrious enzyme named RuBisCO: önce rol, sonra kimlik
The initiator bir rol etiketidir: Bu katılımcının tam olarak ne olduğunu söylemeden önce süreçte ne yaptığını açıklar. Virgülden sonraki an industrious enzyme named RuBisCO öbeği aynı katılımcıyı tanımlar; bu açıklayıcı bir eşlemedir, ikinci bir katılımcı değildir. Rolü önce veren bu yapı, karmaşık bir sürecin izlenmesini kolaylaştırır: Önce işlev hatırlanır, sonra bilimsel kimlik ve ad bu işleve bağlanır.
Alıştırma
Bu parça bilgiyi nasıl düzenliyor?
- Önce RuBisCO'nun rolünü sunar, ardından onun bir enzim olduğunu belirtir.
- Initiator sözcüğünü RuBisCO'nun resmî iş unvanı olarak kullanır.
- Bir başlatıcı ve bir enzim olmak üzere iki ayrı katılımcıyı tanıtır.
Cevabı göster
Önce RuBisCO'nun rolünü sunar, ardından onun bir enzim olduğunu belirtir.
to build an initial six carbon sequence. Dilbilgisi
1:41ilk altı karbonlu dizilimi inşa etmek için.
welds one carbon atom ... with the RuBP chain: sıkı bir bağlantı mecazı
Bu bilimsel açıklamada welds mecazdır. “Sıkıca birleştirir” anlamına gelir; “metali ısıyla kaynatır” anlamına gelmez. Cümle, CO2'den gelen bir karbon atomunun RuBP zincirine bağlanmasını anlatır. weld A with B kalıbı, iki parçayı birbirine bağlı tek bir bütün olarak sunar. weld gibi günlük eylem fiilleri, gözle görülmeyen moleküler bir süreci zihinde canlandırmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
Örnekteki welds one carbon atom ... with the RuBP chain ne anlama gelir?
- Karbon atomunu RuBP zincirinden kesip ayırır.
- Metal bir RuBP zincirini kaynak aletiyle eritir.
- Karbon atomunu RuBP zincirine sıkıca bağlar.
Cevabı göster
Karbon atomunu RuBP zincirine sıkıca bağlar.
to build an initial six carbon sequence: amaç bildiren to-infinitive
To build amaç bildiren bir to-infinitive yapısıdır. Önceki birleştirme eyleminin neden yapıldığını açıklar: amaç, altı karbon atomu içeren ilk diziyi oluşturmaktır. Bir eylemden sonra gelen to + fiilin yalın hâli çoğu zaman “hangi amaçla?” sorusunu yanıtlar. Süreç açıklamalarında bu yapı, bir adımı o adımın ulaşmaya yardımcı olduğu hedefe bağlar.
Alıştırma
charge kullanarak amaç bildiren bir mastar yapısıyla cümleyi tamamlayın: I plugged in the tablet ____ the battery before class.
Cevabı göster
to charge
That rapidly splits into two shorter chains Kalıp ifadeler
1:44Bu hızla iki daha kısa zincire bölünür
split into two shorter chains: daha kısa iki zincire ayrılmak
Burada splits into, bir şeyin ayrılarak birkaç daha küçük parçaya dönüşmesi anlamına gelir. That öznesi daha önce sözü edilen şeyi gösterir; two shorter chains ifadesi ise ayrılmanın sonucunu belirtir. Kullanılabilir kalıp thing + split into + resulting parts şeklindedir. Rapidly, değişimin hızlı gerçekleştiğini gösteren bir zarftır; into zincirin girdiği bir yeri değil, ortaya çıkan parçaları tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi split fiilinin geniş zaman biçimiyle ve ortaya çıkan parçaları tanıtan edatla tamamlayın: During the reaction, the molecule ____ two smaller pieces.
Cevabı göster
splits into
or PGAs for short: PGAs kısa adını tanıtmak
Or PGAs for short, PGAs ifadesini phosphoglycerates teriminin kısa adı olarak tanıtır. Buradaki or bir seçim sunmaz; aynı şeyi belirten iki adı birbirine bağlar. Yeniden kullanılabilir kalıp full name, or SHORT FORM for short şeklindedir. Bir terim ilk kez tanıtılırken sıkça kullanılır; böylece daha sonra kısa biçim kullanılabilir.
Alıştırma
Kısa adı tanıtan kalıbı LRC kullanarak tamamlayın: The center is called the Language Resource Center, ____.
Cevabı göster
or LRC for short
called nicotinamide adenine dinucleotide phosphate
1:57nikotinamid adenin dinükleotid fosfat adı verilen
Enter ATP and another chemical: yeni katılımcıları anlatıya katmak
Cümlenin başındaki Enter ATP and another chemical bir sahne yönergesi gibi işlev görür: ATP ile başka bir kimyasalın artık açıklamada ortaya çıktığını anlatır. Enter, bunları sürecin yeni katılımcıları olarak tanıtır; bir şey yazmak ya da kelimenin gerçek anlamıyla bir yere girmek demek değildir. Bu kalıp, yeni bir kişi veya şeyin önem kazanmaya başladığını bildirerek bilgiyi düzenler: Enter + isim. Bu ismin ardından çoğu zaman onunla ilgili ek bilgi gelir.
Alıştırma
“Enter the backup battery, which keeps the lights on,” cümlesinde Enter ne yapar?
- Bataryanın fiziksel olarak bir odaya girdiğini söyler.
- Birine backup battery sözcüklerini yazmasını söyler.
- Yedek bataryayı yeni bir katılımcı olarak tanıtır.
Cevabı göster
Yedek bataryayı yeni bir katılımcı olarak tanıtır.
working like a lubricant: bir şeyin çalışma biçimini karşılaştırmak
working like a lubricant, ATP'nin rolünü bir yağlayıcının rolüyle karşılaştırır. Like, işlev bakımından bir karşılaştırma yapıldığını gösterir: bu imge ATP'nin sürecin daha rahat ilerlemesine yardımcı olduğunu düşündürür, ancak ATP'nin kelimenin gerçek anlamıyla bir yağlayıcı olduğunu söylemez. Virgüllerle ayrılan -ing ifadesi, ATP'nin nasıl çalıştığına ilişkin bilgi ekler. Ana cümle ATP delivers energy bölümüdür; working like a lubricant ise aynı anda ATP'yi tanımlar.
Alıştırma
Karşılaştırmayı tamamlamak için working, like ve a sözcüklerini doğru sıraya koyun: The app, ____ digital key, unlocks the office door.
Cevabı göster
working like a
while NADPH affixes one hydrogen: paralel eylemleri bağlama
Bu cümlede while, sürecin aynı aşamasında gerçekleşen ikinci bir eylemi tanıtır: ATP enerji sağlar ve NADPH bir hidrojen bağlar. İki eylemi kesin bir önce-sonra sırası yerine paralel katkılar olarak düzenler. Başka cümlelerde de kullanılabilecek kalıp clause + while + subject + verb şeklindedir. Burada while, kendi öznesi NADPH ve fiili affixes olan tam bir yan cümle başlatır.
Alıştırma
Örnekte while hangi ilişkiyi ifade ediyor?
- NADPH eylemi ancak ATP eylemi tamamlandıktan sonra başlar.
- NADPH eylemi ATP eylemini engeller.
- İki eylem aynı aşamada paralel olarak gerçekleşir.
Cevabı göster
İki eylem aynı aşamada paralel olarak gerçekleşir.
changing them into molecules called glyceraldehyde 3-phosphates Dilbilgisi
2:13onları gliseraldehit 3-fosfat adı verilen moleküllere dönüştürür
changing them into molecules called glyceraldehyde 3-phosphates: -ing yan cümlesiyle sonuç ekleme
Changing them into ..., hemen önce anlatılan sürecin sonucunu veren tamamlayıcı bir -ing yan cümlesidir. “and this changes them into ...” şeklinde anlaşılabilir; ancak -ing biçimi açıklamayı daha kısa ve sıkı hâle getirir. Başka cümlelerde de kullanılabilecek kalıp clause, changing A into B şeklindedir. Burada them, PGA chains ifadesine gönderme yapar; molecules called glyceraldehyde 3-phosphates ise bunların neye dönüştüğünü belirtir.
Alıştırma
it zamirini ve change A into B yapısının -ing sonuç biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The process reshapes the metal, ____ a thin sheet.
Cevabı göster
changing it into
Glucose needs six carbons to form, Kalıp ifadeler
2:20Glikozun oluşması için altı karbona ihtiyacı vardır,
Glucose needs six carbons to form: need + koşul + to + fiil
Bu bilimsel cümlede needs, “ister” değil, “gerektirir” anlamındadır. Cümle, glukozun oluşması için altı karbon atomunun gerekli olduğunu söyler. Şey + needs + koşul + to + fiil kalıbı, bir süreç veya sonuç için neyin gerekli olduğunu açıklar. Burada to form, bu koşulu gerektiren sonucu belirtir.
Alıştırma
Bu bilimsel bağlamda “Glucose needs six carbons to form” ne anlama gelir?
- Altı karbonun oluşmak için glukoza ihtiyacı vardır.
- Glukozun oluşması için altı karbon atomu gereklidir.
- Glukoz altı karbon toplamayı ister.
Cevabı göster
Glukozun oluşması için altı karbon atomu gereklidir.
made from two molecules of G3P: kaynak malzeme
Made from, kaynak malzemeyi veya başlangıç bileşenlerini belirtir. Burada iki G3P molekülü, farklı bir molekül olan glukozu oluşturmak için kullanılır. Made geçmiş zaman ortacıdır. Bu cümle parçasında glukoz hakkında ek bilgi verir; tam yapı glucose is made from two molecules of G3P şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi, dönüşen bir kaynak malzemeyi belirten made + edat ile tamamlayın: Paper is ____ wood pulp.
Cevabı göster
made from
which incidentally have six carbons between them. Ton ve niyet
2:25ki bunların ikisi toplamda tesadüfen altı karbona sahiptir.
which incidentally ...: ilgili bir ara bilgi eklemek
which ... ilgi cümleciği, hemen önce sözü edilen çoğul varlıklar hakkında ek bilgi verir. Incidentally, bunların toplam altı karbon atomuna sahip olduğu bilgisini açıklamanın ana adımı olarak değil, yararlı bir ara bilgi olarak sunar. Bu yapı, konuşmacının bilgi akışını izlemeye yardımcı olur: ana açıklama, ilgili bir ayrıntı eklemek için kısa süreliğine durur ve ardından devam eder.
Alıştırma
Cümlede which incidentally neyi gösterir?
- Altı karbon atomuyla ilgili bilgi, daha önce sözü edilen varlıklar hakkında bağlantılı bir ara bilgidir.
- Konuşmacı önceki konuyu ilgisiz bir soruyla değiştirmektedir.
- Konuşmacı bütün açıklamanın ana sonucunu belirtmektedir.
Cevabı göster
Altı karbon atomuyla ilgili bilgi, daha önce sözü edilen varlıklar hakkında bağlantılı bir ara bilgidir.
So ... right? Not quite: bir sonucu öne sürüp düzeltmek
So, dinleyicinin doğal olarak çıkarabileceği bir sonucu ortaya koyar; right? ise bunu onay bekleyen bir soru gibi sunar. Ardından konuşmacı kendi sorusuna Not quite diye cevap verir. Bu cevap, sonucun doğruya yakın ama eksik veya bütünüyle doğru olmadığını belirtir. Bu soru ve düzeltme kalıbı açıklamayı düzenler: görünüşte doğru bir cevapta kısa süreliğine durur, onu nazikçe düzeltir ve sırada önemli bir ayrıntı ya da adım olduğunu gösterir.
Alıştırma
So ... right? Not quite. hangi söylem hareketini gerçekleştirir?
- Konuşmacının bilmediği bir bilgiyi dinleyicilerden ister.
- Muhtemel bir sonucu dile getirir ve hemen ardından bunun bütünüyle doğru olmadığını gösterir.
- Açıklamanın bittiğini ve düzeltme gerekmediğini doğrular.
Cevabı göster
Muhtemel bir sonucu dile getirir ve hemen ardından bunun bütünüyle doğru olmadığını gösterir.
The Calvin cycle works like a sustainable production line, Deyimler
2:32Calvin döngüsü sürdürülebilir bir üretim hattı gibi çalışır,
works like a sustainable production line: sürdürülebilir bir üretim hattı gibi çalışmak
Bu cümlede works like bir benzetme kurar: Calvin döngüsü, sürdürülebilir bir üretim hattına benzer şekilde işler. Üretim hattında malzemeler birbirine bağlı aşamalardan geçer; sustainable ise sürecin ihtiyaç duyduğu malzemeleri yeniden oluşturarak ve tekrar kullanarak devam edebildiğini anlatır. Bu karşılaştırma, sistemin gerçekte ne olduğunu değil, nasıl çalıştığını açıklar. Calvin döngüsü gerçek bir fabrika değildir; bu görüntü, soyut bir biyokimyasal döngüyü düzenli ve tekrarlanabilir adımlar dizisi hâline getirir.
Alıştırma
Bu cümlede works like a sustainable production line ne anlama geliyor?
- Döngü, malzemelerini bir kez kullanır ve sonra kalıcı olarak durur.
- Döngü, birbirine bağlı aşamalarla işler ve sürecin devam edebilmesi için malzemeleri yeniden oluşturur.
- Döngü, çalışanları ve makineleri olan gerçek bir fabrikadır.
Cevabı göster
Döngü, birbirine bağlı aşamalarla işler ve sürecin devam edebilmesi için malzemeleri yeniden oluşturur.
need to be recreated by reusing materials Dilbilgisi
2:40malzemelerin yeniden kullanılmasıyla yeniden oluşturulması gerektiği anlamına gelir
that kicked things off at the start: başlangıçta süreci başlatan
Burada kicked things off, süreci başlattı anlamına gelir. Things, ilgili olayları veya tepkimeleri genel olarak ifade eder; gerçek anlamda bir tekmeleme yoktur. that kicked things off at the start ifadesinin tamamı, those original RuBPs ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Bu RuBP moleküllerini, döngünün başlangıcında oynadıkları role göre tanımlar. Kicked things off zaten bir başlangıç bildirse de at the start zamanlamayı yeniden vurgular.
Alıştırma
Etkinliği başlattı anlamını vermek için kick things off deyiminin geçmiş zaman biçimiyle cümleyi tamamlayın: The host ____ with a short welcome speech.
Cevabı göster
kicked things off
need to be recreated by reusing materials: edilgen gereklilik ve yöntem
need to be recreated, ilk RuBP'lerin yeniden oluşturulmasının gerekli olduğunu anlatır. Edilgen be recreated biçimi, RuBP'leri eylemi yapan değil, eyleme maruz kalan öğeler olarak gösterir. by reusing materials, yöntemi gösteren bir by + -ing öbeğidir. Aktarılabilir kalıp noun + need(s) to be + past participle + by + -ing şeklindedir: neyin gerçekleşmesi gerektiğini ve bunun nasıl yapıldığını belirtir.
Alıştırma
Cümleyi need(s) to be + past participle + by + -ing kalıbıyla tamamlayın. repair ve replace fiillerini kullanın: The cracked wall ____ the loose bricks.
Cevabı göster
needs to be repaired by replacing
and manufacturing glucose takes a whole six. Kelime
2:47ve glikoz üretmek tam altı tane gerektiriyor.
takes a whole six: vurgulanan gerekli miktar
Bu cümlede takes, bir şeyi alıp götürmek değil, belirli bir miktarı gerektirmek anlamındadır. -ing öbeği manufacturing glucose özne olduğundan temel anlam glikoz üretmek için altı tane gerektiğidir. a whole, six sayısını güçlendirir ve altının tamamını dikkat çekici bir miktar olarak sunar. İlk cümlecik birimi zaten belirttiği için six sonrasında carbons adı kullanılmamıştır.
Alıştırma
“A basic recipe uses two eggs, but this cake takes a whole six,” cümlesinde “takes a whole six” ne anlama gelir?
- Kek altı yumurtayı başka bir yere taşır.
- Kekin pişmesi için altı saat gerekir.
- Kek için altı yumurta gerekir ve miktar vurgulanır.
Cevabı göster
Kek için altı yumurta gerekir ve miktar vurgulanır.
Something doesn't add up: bir tutarsızlığı fark etmek
Bu cümlede Something doesn't add up, eldeki gerçeklerin veya sayıların mantıksal olarak birbirini tutmadığı anlamına gelir. Konuşan kişi bir çelişki sezer, ancak hatanın tam olarak nerede olduğunu henüz bilmiyor olabilir. Add up sözcük anlamıyla sayıları toplayıp bir toplam bulmayı anlatır. Ancak belirli bir toplam söylenmediğinde doesn't add up çoğunlukla deyim olarak kullanılır: Bir açıklama, hikâye veya sayı grubu mantıklı değildir.
Alıştırma
Cümleyi, add içeren ve gerçeklerin tutarsız olduğu anlamına gelen üç kelimelik deyimle tamamlayın: The door was locked, but the report says nobody had a key. Something ____.
Cevabı göster
doesn't add up
The answer lies in ...: temel açıklamayı sunmak
The answer lies in ..., açıklamanın veya anahtar noktanın ardından gelen şeyde bulunabileceği anlamına gelir. Burada bir gerçek, bir soruyu çözmenin anahtarı olarak sunulur. Lie in burada soyut anlamdadır: “içinde bulunmak” veya “bağlı olmak” demektir; fiziksel olarak uzanmak ya da doğru olmayan bir şey söylemek anlamına gelmez. Bu kalıp sonraki fikri özellikle vurgular ve doğrudan kullanılan The answer is + tamamlayıcı kalıbından genellikle daha resmî duyulur.
Alıştırma
Cümleyi “içinde bulunur” anlamındaki iki kelimelik resmî ifadeyle tamamlayın: Why did the garden recover? The answer ____ regular watering.
Cevabı göster
lies in
While we've been focusing on this single production line, Dilbilgisi
2:54Biz bu tek üretim hattına odaklanırken,
While we've been focusing ... five others have been happening: eş zamanlı arka plan ve ana bilgi
While ile başlayan yan cümle, tek bir üretim hattına sürekli odaklanmamızı arka plan bilgisi olarak verir. Ana cümle daha sonra gözden kaçması kolay olan temel noktayı ekler: aynı süre boyunca diğer beş hattaki faaliyet de devam etmiştir. Five others, tekrarı önlemek için five other production lines yerine kullanılır. Burada while esas olarak zaman bildirir ve devam eden iki durumu aynı zaman çerçevesine yerleştirir. Ayrıca izlenen tek hat ile izlenmeyen diğer beş hat arasında hafif bir bilgi karşıtlığı oluşturur; bir faaliyetin diğerinden sonra gerçekleştiğini göstermez. İki present perfect continuous yapısı, faaliyetin mevcut noktaya kadar sürmesini vurgular.
Alıştırma
Bu cümle ne anlama geliyor? While we've been checking one room, teams have been cleaning three others at the same time.
- Ekipler diğer odaları temizlemeye ancak biz ilk odayı kontrol etmeyi bitirdikten sonra başladı.
- Biz bir odaya odaklanırken ekipler diğer üç odada da çalışmaya devam ediyordu.
- Kontrol ettiğimiz tek odanın dışında hiçbir çalışma yapılmadı.
Cevabı göster
Biz bir odaya odaklanırken ekipler diğer üç odada da çalışmaya devam ediyordu.
With six conveyor belts moving in unison, Dilbilgisi
3:01Altı taşıma bandı uyum içinde hareket ederken,
With six conveyor belts moving in unison: with + isim + -ing
Burada with + isim + -ing kalıbı kullanılır. Six conveyor belts isim grubudur ve moving bu bantların ne yaptığını anlatır. İfadenin tamamı, ardından gelen ana cümle için bir arka plan veya eşlik eden durum verir; buradaki with, kullanarak anlamına gelmez. Bu parça With ile başlayıp virgülle bittiği için tek başına tam bir cümle değildir. while six conveyor belts are moving in unison gibi daha uzun bir yan cümlenin kısa biçimidir.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcüğü kullanarak with + isim + -ing kalıbını tamamlayın: With the audience ____ quietly, the speaker began. (wait)
Cevabı göster
waiting
There isn't just one ... but six: yalnızca bir değil, altı
There isn't just A, but B kalıbı, A ile sınırlı kalan bir düşünceyi düzeltir. Konuşan kişi A’nın miktar olarak yetersiz ya da bilgi olarak eksik olduğunu gösterir ve asıl vurguyu B’ye verir. Burada just, ilk düşünceyi bir karbon atomu ve bir RuBP zinciriyle sınırlar. Ardından but, düzeltilmiş ölçeği getirir: altı karbon atomu ve altı RuBP. Bu, bir karbon atomunun hiç olmadığı anlamına gelmez; sürecin yalnızca bir taneyle sınırlı olmadığını anlatır.
Alıştırma
Dersteki yapıyla karşılaştırmayı tamamlayın: There ____ one camera in the studio, ____ six cameras working together.
Cevabı göster
isn't just · but
That creates 12 G3P chains instead of just two, Kalıp ifadeler
3:11Bu sadece iki yerine 12 G3P zinciri yaratır,
instead of just two: yalnızca iki yerine
Gerçek seçenek, sonuç veya miktar önce gelir; instead of ise onun yerini aldığı şeyi tanıtır. Just, two miktarını sınırlı ya da beklenenden az gösterir. Bu cümlede gerçek sonuç iki değil, 12 G3P zinciridir. Two, two G3P chains yerine kullanıldığı için tekrarlanan isim söylenmez.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve ‘yalnızca ... yerine’ anlamına gelen üç kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The kit includes twelve batteries ____ two.
Cevabı göster
instead of just
şeker üretmek ve RuBP'leri yeniden oluşturmak için gereken kesin sayı
“The precise number needed to manufacture sugar and rebuild those RuBPs” ad öbeği, “36 carbons” ifadesine geri gönderme yapar ve bu toplamın neden önemli olduğunu açıklar. Precise, miktarın yaklaşık değil kesin olduğunu belirtir. “Needed to manufacture sugar and rebuild those RuBPs” bölümü number sözcüğünden sonra gelir ve onu niteler. “That is needed to ...” yapısının kısaltılmış biçimidir; böylece bu kalıp kesin bir miktarı, o miktarla tamamlanabilecek işe bağlar.
Alıştırma
“The box holds 24 tiles, the precise number needed to cover the board,” cümlesinde “the precise number needed to cover the board” ifadesi bize ne anlatır?
- Başka 24 karo tahtanın altında saklanmaktadır.
- Tahta için yaklaşık 24 karo yeterli olabilir.
- Tahtayı kaplamak için tam olarak 24 karo gereklidir.
Cevabı göster
Tahtayı kaplamak için tam olarak 24 karo gereklidir.
Bir araya toplanan 12 G3P'nin içinden
“Of the 12 G3Ps” önce on iki ögeden oluşan bütün bir grubu tanımlar. Ardından gelen ana cümle, “Of the twelve samples, three failed.” örneğinde olduğu gibi bu gruptan bir sayıyı veya alt grubu belirtir. “Pooled together”, G3P'lerin tek bir grup hâlinde toplandığını anlatır. Altyazı virgülle bittiği için bu, tam bir cümle değil giriş öbeğidir; okuyucuyu on iki ögeden bazılarına ne olduğunu öğrenmeye hazırlar.
Alıştırma
“Of the twelve samples, three failed the test,” cümlesinde “Of the twelve samples” nasıl bir ilişki kurar?
- On iki numuneye üç numune daha eklendiğini söyler.
- On iki numunenin üç farklı testten geldiğini söyler.
- On iki numuneyi bütün grup olarak belirler ve üç numunenin bu gruptan sayıldığını gösterir.
Cevabı göster
On iki numuneyi bütün grup olarak belirler ve üç numunenin bu gruptan sayıldığını gösterir.
to form that energy-rich six carbon glucose chain,
3:28o enerji açısından zengin altı karbonlu glikoz zincirini oluşturmak için,
two are siphoned off: bütünün bir kısmını başka yöne ayırmak
Burada two are siphoned off, iki birimin daha büyük bir gruptan ayrılarak başka bir amaca, yani glikoz zincirini oluşturmaya yönlendirildiği anlamına gelir. Siphon off burada mecazidir; boru ya da gerçek bir sifonlama işlemi yoktur. Edilgen are siphoned off yapısı, eylemi yapan kişi veya mekanizma yerine iki birime ve onların başına gelen sürece odaklanır. Bir kaynağın, akışın veya grubun bir kısmının başka bir kullanıma yönlendirildiği süreçleri anlatmak için yararlıdır.
Alıştırma
Bir laboratuvar raporunda "Two samples were siphoned off for further testing" en doğal olarak ne anlama gelir?
- İki numune daha büyük partiden ayrıldı ve başka bir testte kullanıldı.
- Test başarısız olduğu için iki numune atıldı.
- İki numune bir boru aracılığıyla sıvıyla dolduruldu.
Cevabı göster
İki numune daha büyük partiden ayrıldı ve başka bir testte kullanıldı.
the one fueling you via your breakfast. Dilbilgisi
3:32kahvaltınız aracılığıyla size yakıt sağlayan.
the one fueling you via your breakfast: the one + -ing grubu
The one, daha önce sözü edilen glucose chain ifadesine geri gönderme yapar; böylece isim tekrar edilmez. Fueling you via your breakfast, the one ifadesinden sonra gelen bir -ing ortaç grubudur ve zincirin işlevini anlatarak hangisi olduğunu belirtir. Burada fueling mecazidir: glikoz zinciri vücuduna enerji sağlar. Via your breakfast, “kahvaltın aracılığıyla” veya “kahvaltın yoluyla” anlamına gelir. Yapının tamamı the one that fuels you via your breakfast ifadesine yakındır.
Alıştırma
Cümleyi the one ve lead fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Choose the narrow path, ____ to the lake.
Cevabı göster
the one leading
But back on the manufacturing line: ana sürece dönüş
But anlatımın yön değiştirdiğini gösterir; back on the manufacturing line ise kısa bir ara açıklamadan sonra dinleyiciyi daha önceki sürece geri götürür. İfade, süreci bir üretim hattı olarak sunar; bu nedenle on, açıklamanın yeniden başladığı ortamı belirtir. Birinin gerçekten yer değiştirmesi gerekmez. Bu kalıp anlatımı düzenleyen bir işaret olarak yeniden kullanılabilir: But back on + daha önce kurulmuş bir sahne veya etkinlik, ... . Ara açıklamanın bittiğini ve ana sıranın devam ettiğini bildirir.
Alıştırma
But back on the manufacturing line bu açıklamada temel olarak ne yapar?
- Konuyla ilgisiz bir yer tanıtır.
- Açıklamayı önceki sürece geri döndürür.
- Üretim hattının durduğunu söyler.
Cevabı göster
Açıklamayı önceki sürece geri döndürür.
are swiftly assembled to recreate those six RuBPs. Dilbilgisi
3:39bu altı RuBP'yi yeniden oluşturmak için hızla bir araya getirilir.
are swiftly assembled to recreate...: edilgen süreç ve amaç
are swiftly assembled, are + assembled biçimindeki geniş zaman edilgen fiil öbeğidir. byproducts sözcüğünü dil bilgisel odağa yerleştirir ve eylemi yapanı belirtmez. Bir süreci açıklarken eylemi yapan kişi bilinmiyorsa veya önemli değilse bu kullanım doğaldır. Swiftly, bir araya getirme işleminin ne kadar hızlı olduğunu gösterir. to recreate those six RuBPs amaç bildiren bir mastar yapısıdır. Yan ürünlerin neden bir araya getirildiğini açıklar: altı RuBP molekülünü yeniden üretmek için. be + geçmiş zaman ortacı + to + fiil yapısı, edilgen bir süreç adımını amacıyla bağlayabilir.
Alıştırma
Yapıyı en iyi hangi seçenek açıklar? The leftover pieces are quickly assembled to recreate the frame.
- Parçaların kaybolması için çerçeve sökülür.
- Parçalar eylemden etkilenir ve amaç çerçeveyi yeniden oluşturmaktır.
- Parçalar başka bir şeyi birleştirir ve eylemi yapan çerçevedir.
Cevabı göster
Parçalar eylemden etkilenir ve amaç çerçeveyi yeniden oluşturmaktır.
the exact number contained by the remaining 10 G3Ps. Dilbilgisi
3:46kalan 10 G3P'nin içerdiği tam sayıdır.
the exact number contained by ...: kısa bir son niteleyici
the exact number ad öbeği, 30 carbons ifadesini yeniden adlandırıp açıklar: 30’un, kalan on G3P’de bulunan toplam sayıyla tam olarak aynı olduğunu belirtir. Contained by the remaining 10 G3Ps, number sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. that is contained by the remaining 10 G3Ps şeklinde açılabilir. Bu kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği, olgusal veya sayısal anlatımlarda toplamın kaynağını kısa ve yoğun biçimde eklemeyi sağlar.
Alıştırma
“The cabinet holds twelve maps, the exact number contained in the three tubes,” cümlesinde “contained in the three tubes” ne işe yarar?
- Number sözcüğünü niteler ve bu tam toplamın nerede bulunduğunu belirtir.
- Cabinet sözcüğünü niteler ve dolabın tüplerin içinde olduğunu söyler.
- Konuşanın yaptığı yeni bir eylemi başlatır.
Cevabı göster
Number sözcüğünü niteler ve bu tam toplamın nerede bulunduğunu belirtir.
Now, a molecular mix and match occurs. Deyimler
3:51Şimdi, moleküler bir eşleştirme ve karıştırma meydana gelir.
a molecular mix and match: samimi bir bilim benzetmesi
Mix and match normalde eldeki parçaları farklı şekillerde birleştirmek anlamına gelir. Burada a molecular mix and match ad öbeğine dönüştürülmüştür: molecular sürecin düzeyini belirtir ve öbeğin tamamı moleküler yeniden düzenlenmeyi, parçaları yeniden birleştirme şeklindeki tanıdık bir eylem olarak sunar. Bu ifade bir öğretim benzetmesidir; bir oyunun veya kesin bir kimyasal mekanizmanın adı değildir. Amacı soyut bir süreci gözde canlandırmayı kolaylaştırmaktır; gerçekte neyin yeniden düzenlendiğini çevresindeki bilimsel açıklama yine de belirtmelidir.
Alıştırma
“Next, a molecular mix and match occurs,” cümlesinde “a molecular mix and match” neyi düşündürür?
- Moleküller gerçek anlamda rekabete dayalı bir oyun oynuyor.
- Moleküler parçalar, tanıdık parçaları karıştırıp eşleştirmeye benzetilen bir şekilde yeniden birleştiriliyor.
- Bütün moleküller kalıcı olarak ortamdan çıkarılıyor.
Cevabı göster
Moleküler parçalar, tanıdık parçaları karıştırıp eşleştirmeye benzetilen bir şekilde yeniden birleştiriliyor.
are welded together: birleşmeyi anlatan edilgen yapı
Are welded together, are + welded yapısından oluşan edilgen bir fiil öbeğidir. İki G3P'nin başına ne geldiğini, yani parçaların birbirine bağlandığını anlatır; onları kimin veya neyin bağladığını belirtmez. Buradaki welded, metal parçaların kaynaştırılması görüntüsünü kullanır. Bu bilimsel açıklamada iki moleküler parçanın sıkıca bağlanmasını canlı biçimde anlatır; birinin gerçekten kaynak aleti kullandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi weld together ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The two steel plates ____.
Cevabı göster
are welded together
forming a six carbon sequence: sonucu ekleme
Forming a six carbon sequence, önceki ifadeye bağlanan -ing biçimli bir ortaç yan cümlesidir. İki G3P'nin birleşmesinin doğrudan sonucunu verir: altı karbon atomu içeren bir dizilim oluştururlar. Bu “ana cümle, forming + sonuç” kalıbı önce bir eylemi belirtmenizi, ardından eylemin ürettiği sonucu eklemenizi sağlar. Forming sözcüğünün örtük öznesi, ana cümlenin öznesi veya olayıyla açıkça bağlantılı olmalıdır.
Alıştırma
Sonucu göstermek için form fiilinin -ing biçimini kullanın: The streams join, ____ a wider river.
Cevabı göster
forming
By adding ...: by + -ing ile yöntem belirtmek
By + fiilin -ing biçimi, bir sonucu ortaya çıkarmak için kullanılan yöntemi belirtir. Burada By adding a third G3P, “Zincir nasıl oluşturuluyor?” sorusunu yanıtlar. Ana cümle sonucu verir. Edilgen yapıdaki a nine carbon chain is built, zinciri oluşturan kişi ya da şey yerine yeni zincire odaklanır. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp By doing X, Y happens or is created biçimindedir.
Alıştırma
Yöntem ifadesini tamamlamak için by ve add sözcüklerini doğru biçimde kullanın: ____ more water, the mixture becomes thinner.
Cevabı göster
By adding
made up of five carbons: bileşimi açıklamak
Made up of five carbons, “beş karbon atomundan oluşan” anlamına gelir. İlk RuBP’nin nelerden oluştuğunu belirtir; bu bilimsel bağlamda carbons, carbon atoms ifadesinin kısa bir kullanımıdır. Bu sözcükler which is made up of five carbons ilgi cümleciğinin kısaltılmış biçimidir. Başka durumlarda da kullanılabilen be made up of + parçalar kalıbı önce bütünü söyler, ardından onu oluşturan parçaları sıralar.
Alıştırma
Bileşim ifadesini tamamlamak için made, up ve of sözcüklerini kullanın: The committee is ____ six local residents.
Cevabı göster
made up of
“is cast from this”: bir kaynaktan şekillendirilmek
Bu bilimsel açıklamada “is cast from this”, “bu malzeme veya yapıdan oluşturulur” anlamına gelir. Cast, malzemenin bir kalıba dökülerek biçimlendirilmesi görüntüsünden yararlanır; böylece molekül yeni bir ürüne şekil veriliyormuş gibi anlatılır. Edilgen yapıdaki “is cast”, yeni RuBP’yi öne çıkarırken “from this” onun kaynağını belirtir. Bu bir benzetmedir; gerçekten metal dökümü yapıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
“The small statue is cast from recycled metal,” cümlesinde “is cast from” ne anlama gelir?
- malzemeden uzağa fırlatılır
- malzemeden şekillendirilir veya yapılır
- malzeme rolünü oynamak üzere seçilir
Cevabı göster
malzemeden şekillendirilir veya yapılır
“leaving four carbons behind”: geriye kalan sonucu göstermek
“Leaving four carbons behind”, önceki aşamadan sonra dört karbon atomunun kaldığı anlamına gelir. Burada “leave something behind” geriye kalan bir şeyi anlatır; “behind” mutlaka fiziksel olarak arkadaki bir konumu belirtmez. “Leaving...” biçimindeki -ing yan cümlesi, önceki eylemin sonucunu ekler. Bu yapı, bir eylemi belirtip hemen ardından geriye ne kaldığını göstermeyi sağlar.
Alıştırma
Bu cümledeki sonuç yan cümlesi ne anlama gelir? “The machine used six bolts, leaving two bolts behind.”
- Altı cıvata kullanıldıktan sonra iki cıvata kaldı.
- İki cıvata makinenin arkasına hareket etti.
- İki cıvata talimatlardan bilerek çıkarıldı.
Cevabı göster
Altı cıvata kullanıldıktan sonra iki cıvata kaldı.
there's no wastage here: süreçte kayıp olmaması
Bu cümlede wastage, bir süreç sırasında kaybolan veya verimsiz kullanılan malzeme ya da başka bir kaynağın miktarını ifade eder. There's no wastage here, süreçte hiçbir şeyin kaybolmadığını belirtir. Wastage genellikle sayılamayan bir isimdir. Üretim, gıda, enerji, zaman veya başka kaynaklarla ilgili teknik ya da resmî açıklamalarda sık görülür.
Alıştırma
Hangi cümlede wastage bir süreçteki kaybı anlatmak için doğal biçimde kullanılmıştır?
- Please wastage less water when you brush your teeth.
- The factory reduced material wastage by reusing offcuts.
- We found three wastages beside the bin.
Cevabı göster
The factory reduced material wastage by reusing offcuts.
Added to ..., a ... chain is created: cümle başında geçmiş zaman ortacıyla verilen adım
Added to a fifth G3P molecule, cümlenin başına getirilmiş bir geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Added bu adıma edilgen bir anlam verir: açıkça belirtilmeyen bir madde o moleküle eklenir. Ana cümle olan a 10 carbon chain is created ise ardından sonucu belirtir. Bu yapı, When X is added to Y gibi daha eksiksiz bir yan cümleyi kısaltır. Dikkatli bir yazımda, örtük X ana cümlenin öznesine açıkça bağlanmalıdır. Burada adım ve sonuç sırası anlaşılır olsa da kısaltılmış ifade bu bağlantıyı belirsiz bırakır.
Alıştırma
Hangi cümlede cümle başındaki geçmiş zaman ortacı öbeğinin özneyle ilişkisi açıktır?
- Added to the soup, the cook tastes a richer flavor.
- Added to the soup, the cream makes it richer.
- Adding to the soup, a richer flavor is created.
Cevabı göster
Added to the soup, the cream makes it richer.
enough now to craft ...: enough + to-infinitive
Enough ... to + fiilin yalın biçimi, bir miktarın veya derecenin bir eylem için gerekli düzeye ulaştığını anlatır. Burada to craft two more RuBPs, eldeki miktarın mümkün kıldığı sonucu belirtir. Now bir değişimi gösterir: önceki adımlardan sonra gerekli miktara artık ulaşılmıştır. Bu altyazı parçasında neyin yeterli olduğu, çevresindeki açıklamadan anlaşıldığı için söylenmemiştir.
Alıştırma
Cümleyi enough now to + parantezdeki fiilin yalın biçimiyle tamamlayın: After collecting more wood, there is ____ two more shelves. (build)
Cevabı göster
enough now to build
With three full RuBPs recreated ...: with + isim + geçmiş zaman ortacı
With three full RuBPs recreated ... yapısı with + isim öbeği + geçmiş zaman ortacı kalıbını izler. Three full RuBPs isim öbeğidir, recreated ise geçmiş zaman ortacıdır. RuBP’ler eylemden etkilendiği için bu öbek onları daha önce yeniden oluşturulmuş durumda gösterir. With ile başlayan öbeğin tamamı, ana cümle daha sonra ne olduğunu söylemeden önce bu tamamlanmış durumu arka plan bilgisi olarak sunar. Virgül, bu giriş öbeğinin tek başına tam bir cümle olmadığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi parantezdeki sözcüklerle with + isim + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanarak tamamlayın: ____, the hall was ready for the concert. (with / the chairs / arrange)
Cevabı göster
With the chairs arranged
simply duplicating this process will renew: özne görevindeki -ing öbeği
Burada simply duplicating this process şeklindeki -ing öbeğinin tamamı öznedir. Bu yapı, süreci tekrarlama eylemini tek bir şey gibi ele alır; simply, duplicating sözcüğünü niteler ve yalnızca bu eylemin yeterli olduğunu belirtir. will renew yüklemi, bu eylemin sonucunu ifade eder. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp Doing X will produce Y şeklindedir ve -ing eylem öbeği özne konumundadır.
Alıştırma
Hangi cümlede bir -ing eylem öbeği, sonucu ifade eden cümlenin öznesi olarak doğru kullanılmıştır?
- Check the label will prevent mistakes.
- Checking the label will prevent mistakes.
- To checking the label will prevent mistakes.
Cevabı göster
Checking the label will prevent mistakes.
So the Calvin cycle generates the precise number Anlatım akışı
4:36Yani Calvin döngüsü kesin sayıyı üretir
So the Calvin cycle generates ...: So ile özet bir sonuç sunmak
Cümlenin başındaki So, bu ifadeyi önceki açıklamaya bağlar ve bir sonucun geleceğini gösterir. Dinleyiciye, bu adımların genel sonucunun sırada olduğunu bildirir. So sözcüğünün bu kullanımı bilgiyi düzenler: önce ayrıntılar verilir, ardından So bunların ulaştığı sonucu sunar. Süreçteki başka bir adımı başlatmaz.
Alıştırma
Bu bilimsel açıklamada cümle başındaki So ne işe yarar?
- İlgisiz bir konuyu başlatır.
- Önceki adımlardan çıkarılan bir sonucu sunar.
- Zaman sırasındaki bir sonraki adımı belirtir.
Cevabı göster
Önceki adımlardan çıkarılan bir sonucu sunar.
keep this biochemical production line turning: keep + nesne + -ing
keep + nesne + -ing, “nesnenin bir eylemi sürdürmesini veya devam eden bir durumda kalmasını sağlamak” demektir. Burada this biochemical production line nesnedir; turning onun sürdürdüğü eylemi gösterir. endlessly ise “durmadan” anlamını güçlendirir. Baştaki to, bu kesintisiz çalışmayı daha önce anlatılan sürecin amacı olarak sunar. production line burada birbirine bağlı biyokimyasal süreçleri anlatan bir benzetmedir. Bu yüzden turning, gerçek anlamıyla daire çizerek dönmek değil, “çalışmaya devam etmek” demektir.
Alıştırma
keep + nesne + -ing yapısını tamamlamak için run fiilinin -ing biçimini kullanın: Regular maintenance keeps the machine ____.
Cevabı göster
running
just one of the hundreds of cycles: one of + çoğul isim
one of + çoğul isim grubu yapısı, daha büyük bir gruptan tek bir üyeyi seçip gösterir. one of the hundreds of cycles ifadesinde büyük grup yüzlerce döngü içerdiği için cycles çoğuldur; one ise bu gruptaki tek bir üyeyi belirtir. Just, iddianın kapsamını daraltır: söz konusu döngü, doğadaki birçok döngüden yalnızca bir örnektir. Bu, döngünün önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
one of + çoğul isim yapısını tamamlamak için cycle sözcüğünün çoğul biçimini kullanın: This is just one of the natural ____ found on Earth.
Cevabı göster
cycles
Why so many? ile açıklamaya giriş yapmak
Why so many? eksiltili bir sorudur: bağlamdan açıkça anlaşılan sözcükler söylenmez. Yaklaşık olarak “Why are there so many of them?” anlamına gelir ve daha önce sözü edilen çoğul bir şeye gönderme yapar. Burada konuşmacı, dinleyicilerin aklından geçebilecek bir soruyu sorar ve ardından Because... ile yanıtlar. Bu soru-cevap düzeni, anlatımı sayının çok olduğunu fark etmekten bunun nedenini açıklamaya taşır.
Alıştırma
Why so many? bu açıklamada ne işe yarıyor?
- Konuşmacının nedene geçebilmesi için miktar hakkında kısa bir soru sorar.
- Dinleyicilerden kesin toplamı hesaplamalarını ister.
- Konuşmacının ilgisiz bir konuya geçtiğini gösterir.
Cevabı göster
Konuşmacının nedene geçebilmesi için miktar hakkında kısa bir soru sorar.
Because if biological production processes were linear, Dilbilgisi
4:50Çünkü eğer biyolojik üretim süreçleri doğrusal olsaydı,
they wouldn't be nearly as efficient or successful
4:53enerjiyi malzemeleri üretmek için kullanmada
at using energy to manufacture the materials
4:55yakınından bile bu kadar verimli veya başarılı olamazlardı
nature relies upon: ilgi cümleciğinde rely upon
Rely upon, “bağımlı olmak” ya da “çalışabilmek için ihtiyaç duymak” anlamına gelir. the materials that nature relies upon isim grubunda that, önceki the materials ifadesini temsil eder ve upon edatının nesnesi görevindedir. Bu nedenle ifade, “doğanın bağımlı olduğu malzemeler” anlamına gelir. Upon edatı ilgi cümleciğinin sonunda kalır. something that a person, organization, or system relies upon kalıbı, bir kişi, kuruluş ya da sistem için gerekli olan kaynağı veya desteği belirtmekte kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifade rely upon'ın doğru biçimiyle tamamlayın: These are the records that the research team ____.
Cevabı göster
relies upon
if ... were ..., ... wouldn't be ... ile gerçek dışı koşul
if + geçmiş zaman biçimi, ... would/wouldn't + fiilin yalın hâli kalıbı varsayımsal bir sonucu anlatır. Burada were linear, gerçek biyolojik süreçlere alternatif bir durum hayal eder; they wouldn't be ise bu alternatifin daha kötü bir sonuç doğuracağını belirtir. Wouldn't be nearly as efficient or successful, “şimdiki kadar verimli veya başarılı olmaktan çok uzak olurdu” anlamına gelir. Olumsuz karşılaştırmada not nearly as, “neredeyse aynı derecede” demek değildir; büyük bir farkı vurgular.
Alıştırma
This device is not larger. Gerçek dışı koşulu were ve would not ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: If the device ____ larger, it ____ fit in this case.
Cevabı göster
were · wouldn't
vital feedback loops: hayati geri bildirim döngüleri
Feedback loop, bir çıktının ya da sonucun geri dönerek daha sonra olacakları etkilediği bir sistem düzenidir. Loop sözcüğü, etkinin yalnızca tek yönde ilerlemek yerine sürecin içine geri döndüğünü gösterir. Cycles create vital feedback loops cümlesindeki vital, “son derece önemli” veya “gerekli” anlamına gelir. Cümle, döngülerin bir sistemin ayarlanmaya, tekrarlanmaya veya çalışmaya devam etmesine yardımcı olan geri dönüş yolları oluşturduğunu anlatır. Bir geri bildirim döngüsü sistemi dengeleyebilir ya da bir değişimi güçlendirebilir; terimin kendisi sonucun her zaman iyi olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir sistemdeki feedback loop kavramını en iyi hangi ifade açıklar?
- Sonuç geri döner ve daha sonra olacakları etkiler.
- Birbiriyle ilgisiz iki olay aynı anda gerçekleşir.
- Süreç, sonraki hiçbir aşamayı etkilemeden sona erer.
Cevabı göster
Sonuç geri döner ve daha sonra olacakları etkiler.
that repeatedly reuse and rebuild ingredients, Kalıp ifadeler
5:03bileşenleri tekrar tekrar kullanan ve yeniden inşa eden,
repeatedly reuse and rebuild: paralel fiilleri niteleyen tek bir zarf
Bu ilgi cümleciğinde repeatedly, birbirine bağlanan reuse ve rebuild fiillerinin ikisini de niteler. Burada that iki eylemin ortak öznesi, ingredients ise ortak nesnesidir; dolayısıyla yapı iki eylemin tekrar tekrar gerçekleştiğini anlatır. Reuse ve rebuild fiillerini aynı yalın fiil biçiminde kullanmak paralel bir yapı oluşturur. Böylece iki aşamalı döngüyü takip etmek kolaylaşır ve anlatım düzenli bir ritim kazanır.
Alıştırma
Cümleyi repeatedly ve paralel reuse ile rebuild fiilleriyle tamamlayın: Closed-loop factories ____ the same materials.
Cevabı göster
repeatedly reuse and rebuild
crafting as much as possible out of...: kaynak kullanımını açıklayan ek bilgi
Crafting, önceki ana cümleye bağlı bir ayrıntı ekleyen -ing ortaç biçimidir. Sürecin nasıl işlediğini veya ne sağladığını anlatır; bu altyazı parçası tek başına tam bir cümle değildir. craft A out of B yapısında A üretilen şeyi, B ise kaynak malzemeyi gösterir. Burada as much as possible, A konumunu doldurur; dolayısıyla ifade, gezegende bulunan kaynaklardan koşulların izin verdiği en yüksek miktarı üretmek anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi craft fiilinin -ing biçimi ve as much as possible out of kalıbıyla tamamlayın: The workshop reduced waste, ____ the wood it already had.
Cevabı göster
crafting as much as possible out of
Such as that sugar: konuşmada örnek eklemek
Such as that sugar, hemen önce sözü edilen bir kategorinin somut bir örneğini sunan bir parçadır. Burada such as “işte bir örnek” işareti verirken that sugar, açıklamada zaten bilinen şekere geri gönderme yapar. Sözlü bir açıklamada böyle bir parça, sonradan eklenen bir açıklama ya da daha fazla ayrıntıya geçiş görevi görebilir. Dinleyen kişi daha geniş cümleyi bağlamdan tamamlar; bu nedenle parça, kendi özne-yüklem yapısına sahip olmasa da bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Bu sözlü açıklamada Such as that sugar ne işe yarıyor?
- Bütün şekerlerin tamamen aynı şekilde üretildiğini söyler.
- Kendi öznesi ve fiili olan yeni ve tam bir iddia başlatır.
- Daha önce sözü edilen bir kategorinin belirli bir örneğini sunar.
Cevabı göster
Daha önce sözü edilen bir kategorinin belirli bir örneğini sunar.
built using raw sunlight and carbon, Dilbilgisi
5:12ham güneş ışığı ve karbon kullanılarak inşa edilmiş,
built using ..., converted ... to become ...: süreç adımlarını kısaltarak anlatma
Built ... ve converted ..., hemen önce sözü edilen şekeri açıklamaya devam eden geçmiş zaman ortaç öbekleridir. Şeker iki eylemden de etkilenir: belirli girdiler kullanılarak oluşturulur ve ardından dönüştürülür. Tekrarlanacak isim ve be biçimleri kullanılmaz. Using raw sunlight and carbon girdileri belirtir, in plant factories dönüşümün yerini gösterir, to become the energy that powers you ise sonucu verir. Bu öbekleri zincirlemek, bilimsel anlatımın birkaç aşamayı tek ve kısa bir süreç olarak sunmasını sağlar.
Alıştırma
Kısaltılmış edilgen süreci tamamlamak için collect ve filter fiillerinin geçmiş zaman ortaçlarını kullanın: Water ____ from rooftops and ____ through sand can be used in the garden.
Cevabı göster
collected · filtered
and keeps the cycles revolving in your own life. Deyimler
5:18ve kendi yaşamınızdaki döngülerin dönmeye devam etmesini sağlar.
keeps the cycles revolving in your own life: doğal döngüleri insan yaşamına bağlamak
keeps the cycles revolving ifadesinde keep + nesne + -ing kalıbı, “bir eylemin ya da sürecin devam etmesini sağlamak” anlamına gelir. Revolving fiili, döngülerin sürekli dairesel biçimde hareket ettiği canlı bir görüntü oluşturur; ancak burada gerçek tekerleklerin döndüğü söylenmiyor, mecaz kullanılıyor. in your own life sözleri, bilimsel düşünceyi yeniden dinleyicinin kendisine bağlar. Açıklamanın sonunda bu ifade, az önce anlatılan doğal döngülerin uzak bir konu olmadığını ve dinleyicinin kendi yaşam süreçlerinin devam etmesine yardımcı olduğunu gösterir.
Alıştırma
Açıklamanın sonunda keeps the cycles revolving in your own life ifadesinin temel işlevi nedir?
- Önceki açıklamayla ilgisiz yeni bir konu açar.
- Dinleyicinin içinde gerçek tekerleklerin döndüğünü söyler.
- Doğal döngüleri yeniden dinleyicinin kendi yaşamına bağlar.
Cevabı göster
Doğal döngüleri yeniden dinleyicinin kendi yaşamına bağlar.