Biz Süper Kurtarma Ekibiyiz | 1. Sezon 12. Bölüm | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları ve Çizgi Filmler: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Pinkfong’un Super Rescue Team ekibi, canavar kamyonların kaçtığını fark eder, takımı toplar ve görev tamamlanana kadar herkesi koruyacağına söz verir. Başlıca İngilizce noktaları: 1. would have been worse if — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişte gerçekleşmemiş bir koşula bağlı olası sonucu anlamanı sağlar; bir tehlikeyi değerlendirirken ya da durumun daha kötü olabileceğini anlatırken kullanılır. 2. take over — Phrasal verbs: Bunu yalnızca “take” olarak değil, “kontrolü ele geçirmek” anlamıyla tanırsın; özellikle kötü karakter sözlerinde, güç mücadelelerinde veya bir yeri ele geçirme hikâyelerinde karşına çıkar. 3. when you need us, we'll be there. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: when + present, will + verb yapısıyla verilen doğal söz verme kalıbını öğrenirsin; gelecekte bir ihtiyaç veya durum ortaya çıktığında birinin ne yapacağını söylemeye yarar.
Bu derste
to the rescue: yardıma yetişmek
To the rescue, birinin kurtarmak, yardım etmek veya acil bir sorunu çözmek için geldiğini anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede ekibin enerjik giriş sloganı gibi kullanılır: yardımcılar geldi ve harekete hazır. İfadenin tamamını tek bir kalıp olarak anlayın. Buradaki to bir yeri göstermez. X to the rescue! açıkça belirtilmiş bir fiili olmayan kısa bir ünlemdir; X came to the rescue ise tam bir cümledir.
Alıştırma
Bir yardımcının gelişini duyuran kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: The first-aid team ____!
Cevabı göster
to the rescue
I'm so glad we caught the monster trucks. Kalıp ifadeler
0:21Canavar kamyonları yakaladığımıza çok sevindim.
I'm so glad + yan cümle: güçlü mutluluk veya rahatlama
I'm so glad bir durum karşısında güçlü mutluluk veya rahatlama ifade eder. Burada başarılı yakalama sonucunda konuşan kişi hem mutlu olur hem de rahatlar. Glad sözcüğünden sonra nedeni belirten tam bir yan cümle gelebilir: I'm so glad + we caught the monster trucks. So, duyguyu I'm glad ifadesine göre güçlendirir. Bu kalıp bir duruma tepki verir; konuşan kişinin bir şey yapmaya istekli olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Birinin güvende olmasından duyulan güçlü rahatlamayı hangi cümle doğal biçimde ifade eder?
- I'm so glad for you're safe.
- I'm so glad to you're safe.
- I'm so glad you're safe.
Cevabı göster
I'm so glad you're safe.
The damage would have been worse if there was a bigger commotion. Notlar
0:24Daha büyük bir kargaşa olsaydı hasar çok daha kötü olurdu.
would have been worse if: gerçekleşmemiş bir geçmiş sonuç
Would have been worse, geçmişte gerçekleşmemiş bir sonucu anlatır. Konuşan kişi geriye bakıp farklı bir koşulun daha fazla hasara yol açabileceğini söyler. Açık ve yaygın kalıp, sonuç cümleciğinde would have + past participle, koşul cümleciğinde ise if + had + past participle kullanır: The damage would have been worse if there had been a bigger commotion. Örnekte konuşma dilindeki if there was kullanılmıştır; if there had been geçmişe aykırı varsayım anlamını açıkça gösterir.
Alıştırma
Gerçekleşmemiş geçmiş sonucu would have + be worse yapısının kısaltılmamış biçimiyle tamamlayın: The flood ____ if the barrier had broken.
Cevabı göster
would have been worse
commotion: gürültülü ve karışık bir kargaşa
Commotion, aniden ortaya çıkan gürültülü bir karışıklık veya telaşlı hareketlilik demektir. İnsanların ya da nesnelerin yalnızca hareket etmesini değil, normal düzeni bozmasını anlatır. A bigger commotion ifadesindeki bigger, daha büyük ölçekli veya daha şiddetli bir kargaşayı belirtir. Cümle, olay yerindeki daha fazla düzensizliğin daha fazla hasara yol açabileceğini söylüyor.
Alıştırma
Bu cümledeki gürültülü karışıklığı en iyi hangi sözcük anlatır? When the alarm rang, people shouted and rushed toward the doors.
- commotion
- movement
- noise
Cevabı göster
commotion
Shall we ...?: birlikte hareket etmek için nazik bir öneri
Shall we + fiilin yalın hâli? konuşanın ve karşısındaki kişinin ya da grubun birlikte yapacağı bir eylemi nazikçe önerir. Bu cümlede konuşan kişi, dosyayı kapatma konusunda onay istiyor. Burada shall yalnızca gelecek zamanı belirtmez. Sorunun tamamı iş birliğine dayalı bir öneri görevi görür: Shall we begin? “Birlikte başlamamızı kabul ediyor musun?” anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşan kişiyle dinleyicinin birlikte başlamasını nazikçe önerir?
- Shall we start now?
- Shall they start now?
- Shall we starting now?
Cevabı göster
Shall we start now?
close a case: bir dosya üzerindeki çalışmayı resmen bitirmek
close a case ifadesinde close, bir dosya veya vakanın üzerindeki çalışmayı resmen bitirmek ya da onu tamamlanmış olarak işaretlemek demektir. Buradaki case, bir kap değil, soruşturma veya resmî biçimde ele alınan bir konudur. close + case kalıbı polis, dedektiflik, müşteri hizmetleri, sigorta ve dosya yönetimi bağlamlarında yaygındır. Dosyanın kapatılma nedeni değişebilir; bu yüzden ifade, aktif işlemlerin sona ermesine odaklanır.
Alıştırma
Dedektif suçluyu buldu. Hangi ifade soruşturmayı resmen tamamlanmış olarak işaretlemek anlamına gelir?
- solve the case
- close the case
- close the door
Cevabı göster
close the case
Ne olduğunu sormak için What's going on?
What's going on? özellikle bir şey olağan dışı, kafa karıştırıcı veya yanlış göründüğünde, o anda ne olduğunu sorar. Bu ifadede go on, olmak veya meydana gelmek anlamına gelir; fiziksel olarak ileri gitmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Yan odadan bir çarpma sesi duyuyorsunuz. What's ve go on kullanarak yaygın soruyu tamamlayın: ____?
Cevabı göster
What's going on
Telsiz onayı ve olası bir kişi adı olarak Roger
Telsiz tarzı iletişimde Roger, bir mesajın alındığını ve anlaşıldığını belirtir. Mesajın alındığını doğrular, ancak tek başına onay verildiği veya harekete geçileceği anlamına gelmez. Örnekte virgül, Roger sözcüğünün hitap edilen kişinin adı olarak da yorumlanmasına izin verir. Kurtarma ekibi bağlamı cümleye telsiz çağrısı havası kattığı için kişi adı ile alındı onayı anlamları örtüşebilir; bu tek cümle yalnızca bir yorumun doğru olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
Telsiz iletişiminde Roger esas olarak ne ifade eder?
- Mesajın her bölümüne katılıyorum.
- Mesaj alındı ve anlaşıldı.
- Lütfen mesajı daha yüksek sesle tekrarlayın.
Cevabı göster
Mesaj alındı ve anlaşıldı.
No way. ile şaşkınlık veya güçlü ret belirtmek
Bu sahnede No way. şaşkınlık ve inanamama gösteren, tek başına tamamlanmış, samimi bir tepkidir. Konuşan kişi duyduğu habere inanmakta zorlanır. Bu ifade kalıplaşmış bir yanıt olarak kullanıldığı için way burada “yol” ya da “güzergâh” anlamına gelmez. Başka bir bağlamda aynı yanıt, bir öneriyi “kesinlikle olmaz” anlamında güçlü biçimde reddedebilir.
Alıştırma
Arkadaşınız 'I met my favorite actor yesterday.' diyor. Hangi yanıt şaşkınlık ve inanamamayı en açık biçimde gösterir?
- That's all right.
- No way!
- Go ahead.
Cevabı göster
No way!
helped them run away: help + nesne + fiilin yalın hâli
helped them run away ifadesinde helped fiilinden sonra nesne olan them ve fiilin yalın hâli run gelir. Kalıp help + kişi + fiilin yalın hâli şeklindedir ve bir kişinin başka bir kişi ya da şeyin bir eylemi yapmasına yardımcı olduğunu anlatır. Them hem helped fiilinin nesnesidir hem de run away eylemini yaptığı anlaşılan ögedir. Burada geçmiş zaman yalnızca help üzerinde gösterilir: helped them ran değil, helped them run denir. Help + nesne + to + fiil yapısı da dil bilgisi açısından doğrudur; ancak to kullanılmayan biçim çok yaygındır ve bu cümlede de o biçim kullanılır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi help fiilinin geçmiş zamanı, me nesne zamiri ve carry fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: Ava ____ the heavy bag.
Cevabı göster
helped me carry
run away: kaçmak veya birinin kontrolünden kurtulmak
Run away, bir yerden veya birinin kontrolünden kaçmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu cümlede helped them run away, yakalanmış olanların kaçmasına birinin yardım ettiğini anlatır. Away, run fiilinin anlamını değiştirir: odak yalnızca hızlı koşmak değil, kurtulmak veya oradan uzaklaşmaktır.
Alıştırma
Cümleyi run away ifadesinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: The rabbit got out of its cage and ____.
Cevabı göster
ran away
underestimated: yeteneği, zorluğu veya riski gereğinden düşük değerlendirmek
Underestimated, underestimate fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Birinin yeteneğini ya da bir şeyin boyutunu, zorluğunu, riskini veya etkisini gerçekte olduğundan daha düşük değerlendirmek anlamına gelir. Burada konuşan kişi, canavar kamyonların gerçek yeteneklerini hafife aldığını söylüyor. Bu kelimedeki under- ön eki yetersiz veya gereğinden düşük anlamına gelir; fiziksel olarak bir şeyin altında olmayı anlatmaz.
Alıştırma
Gerçekte olduğundan daha az zor olarak değerlendirmek anlamındaki geçmiş zaman fiiliyle tamamlayın: The trail was much harder than expected because we ____ its difficulty.
Cevabı göster
underestimated
Just wait and watch us take over the city. Notlar
0:53Sadece bekleyin ve şehri ele geçirmemizi izleyin.
Just wait and watch: meydan okuyan bir uyarı
Bu replikte "Just wait and watch", “Söylediğim şeyi yapabildiğimi yakında göreceksiniz” anlamına gelir. Bir şeyi izlemeye yönelik dostça bir davet değildir; dinleyene meydan okur ve tehdit gibi duyulabilir. Başka durumlara aktarılabilecek mesaj şudur: şimdi tartışmayın, sonra ne olacağını izleyin. Sözlerin çevresindeki bağlam ve ses tonu, ifadenin şakacı, kendinden emin ya da düşmanca duyulmasını belirler.
Alıştırma
Değerlendirin: Bir sunucu tarafsız ve nazik bir davet yapmak istiyor ve "Just wait and watch!" diyor. Bu iyi bir seçim mi?
- Hayır
- Evet
Cevabı göster
Hayır
take over: kontrolü ele geçirmek veya devralmak
"Take over", bir şeyin kontrolünü ele geçirmek veya başka birinin ardından onu yönetmeye başlamak demektir. Burada take over the city, bütün şehrin kontrolünü ele geçirmek anlamına gelir. Bu ifade fiziksel hareketi değil, kontrolün değişmesini anlatır. Bağlama göre iş yerindeki tarafsız bir devir teslimi veya düşmanca bir ele geçirmeyi belirtebilir.
Alıştırma
"When the owner retires, Priya will take over the shop" cümlesinde take over ne anlama gelir?
- Priya dükkânı işletme sorumluluğunu üstlenecek.
- Priya dükkân sahibi için dükkânı kapatacak.
- Priya dükkânı başka bir yere taşıyacak.
Cevabı göster
Priya dükkânı işletme sorumluluğunu üstlenecek.
Let's stop: birlikte hareket etme çağrısı
let's stop ifadesinde let's, let us sözünün kısaltılmış biçimidir ve ardından stop fiilinin yalın biçimi gelir. let's + fiilin yalın biçimi kalıbı, konuşanın ve dinleyenlerin birlikte yapacağı bir eylemi önerir. Everyone diye seslenmek, bunu tüm gruba yönelik bir eylem çağrısına dönüştürür: konuşan kişi de plana katılır ve yalnızca başkalarına emir vermez.
Alıştırma
Ortak ekip önerisini let us ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: ____ stop and check the map.
Cevabı göster
Let's
Here we go: bir eylemin başladığını bildirmek
Here we go, bir eylemin, yolculuğun, gösterinin veya sürecin tam o anda başladığını bildiren günlük bir konuşma işaretidir. Bu cümlede sıradaki etkinliği başlatır. Buradaki Here bir hedefi göstermez. Tüm ifadeyi bağlama göre Başlıyoruz veya Haydi gidelim anlamına yakın bir başlangıç işareti olarak öğrenin.
Alıştırma
Hız treni yeni hareket etmeye başladı ve başlangıcı duyurmak istiyorsunuz. Doğal başlangıç işareti hangi cümledir?
- There we go!
- Here we go!
- Here we are!
Cevabı göster
Here we go!
when you need us, we'll be there: when sonrasında geniş zaman
when you need us, we'll be there cümlesinde when, verilen sözü harekete geçiren gelecekteki durumu belirtir. İhtiyaç gelecekte ortaya çıkacak olsa da when yan cümlesinde geniş zaman biçimi need kullanılır. Ana cümle geleceği will ile ifade eder: we'll be there. Yaygın yapı şöyledir: when + geniş zaman, ... will + fiilin yalın hâli.
Alıştırma
Hangi cümle when kullanarak gelecekteki bir tetikleyici durumu doğru biçimde anlatır?
- When Elena arrived, we'll start the meeting.
- When Elena arrives, we'll start the meeting.
- When Elena will arrive, we'll start the meeting.
Cevabı göster
When Elena arrives, we'll start the meeting.
All together now: hep birlikte başlama işareti
All together now, grubu yöneten kişinin herkese aynı sözleri, şarkıyı veya hareketi aynı anda başlatması için verdiği bir işarettir. Grubun zaten aynı yerde bulunduğunu söylemek yerine, sırada ne yapılacağını düzenler. Buradaki now, “bu anda başlayın” anlamını ekler. İfadenin ardından genellikle grubun birlikte söyleyeceği sözler veya yapacağı hareket doğrudan gelir.
Alıştırma
Bir koro şefi bütün grubun son dizeyi aynı anda söylemesini istiyor. Hangi işaret en uygundur?
- Everyone is together now.
- All together now, sing the last line.
- One at a time, sing the last line.
Cevabı göster
All together now, sing the last line.
Never ever: never ifadesinden daha güçlü bir olumsuzluk
Never ever, never ifadesinin vurgulu biçimidir. Never ever be afraid. cümlesinde teşviki özellikle güçlü kılar: hiçbir zaman korkma. Burada ever tek başına “bir zaman” ya da “hiç” anlamına gelmez. Never sözcüğünün zaten taşıdığı olumsuzluğu güçlendirir.
Alıştırma
“Kesinlikle hiçbir zaman” anlamındaki iki kelimelik ders ifadesiyle güçlü uyarıyı tamamla: ____ share your password with anyone.
Cevabı göster
Never ever
Whenever, wherever: herhangi bir zaman ve herhangi bir yer
Whenever, “herhangi bir zamanda” veya “ne zaman olursa olsun”; wherever ise “herhangi bir yerde” veya “nerede olursa olsun” anlamına gelir. Whenever, wherever birlikte kullanıldığında hem zamanı hem de yeri açık bırakır; böylece bir söz her durumda geçerli olabilir. Bu ifade şarkı sözü veya slogan için kısaltılmıştır. Tam bir cümlede her sözcük, whenever you call ve wherever you are örneklerinde olduğu gibi bir yan cümle başlatabilir.
Alıştırma
Herhangi bir zaman ve herhangi bir yeri ifade eden -ever sözcükleriyle sözü tamamla: ____ you call, ____ you are, I will answer.
Cevabı göster
Whenever · wherever
be there for you: ihtiyaç duyduğunda birini desteklemek
Be there for someone, bir kişi sana ihtiyaç duyduğunda ona destek olmak, onu teselli etmek veya ona yardım etmek demektir. Yalnızca aynı yerde bulunmaktan daha fazlasını anlatır. we'll be there for you ifadesinde for you, desteği alan kişiyi belirtir. Tüm ifade sıcak bir sözdür: İşler zorlaştığında bize güvenebilirsin.
Alıştırma
be there for someone ile tamamla ve desteği alan kişi için you kullan: I know this is hard, but I'll ____ whenever you need help.
Cevabı göster
be there for you
Danger ahead: ilerideki tehlikeye ilişkin kısa bir uyarı
Danger ahead, yolculuk veya ilerleme yönünün daha ilerisinde tehlike olduğunu belirten kısa bir uyarıdır. Burada ahead, “ileride” demektir; “planlanandan erken” anlamına gelmez. Uyarılar, dikkati hızla çekmek için çoğu zaman There is kısmını atar. Tam bir cümle olarak There is danger ahead denebilir.
Alıştırma
Bu uyarıda Danger ahead. ne anlama gelir?
- Gittiğin yönde daha ileride tehlike var.
- Tehlike çoktan geçti.
- Bir şeyi planlanandan daha erken yapmalısın.
Cevabı göster
Gittiğin yönde daha ileride tehlike var.
fast and faster: şarkı ritmiyle artan hız
Şarkı sözüne benzeyen bu ifadede fast başlangıçtaki hızı belirtir, faster ise düşünceyi bir adım ileri taşır: hızlı hareket et, sonra hızını daha da artır. Faster yeni hızı önceki hızla karşılaştırdığı için ayrıca bir kişi ya da nesne belirtmek gerekmez. Temel biçimden karşılaştırma biçimine geçiş, giderek yükselen enerjik bir ritim yaratır. Bu, hızın sürekli arttığını tarafsız biçimde anlatmanın yaygın kalıbı değildir; bunun için faster and faster kullanılır.
Alıştırma
Bu dizede fast and faster esas olarak ne anlatıyor?
- Adı geçen bir rakipten daha hızlı hareket et.
- Hızlı hareket et, sonra hızını artır.
- Değişmeyen tek bir yüksek hızla hareket et.
Cevabı göster
Hızlı hareket et, sonra hızını artır.
To save the world: amaç bildiren to + fiil
Burada To save the world, “Neden?” sorusunu yanıtlamak ve eylemin amacını belirtmek için to + fiilin yalın biçimi save yapısını kullanır. Buradaki to bir yere doğru yönelmeyi göstermez. Bu bir amaç ifadesidir; tek başına tam bir cümle değildir. Ana eylem bağlamdan açıkça anlaşılıyorsa sloganlarda, şarkı sözlerinde, başlıklarda veya kısa yanıtlarda tek başına kullanılabilir. Sıradan bir tam cümlede ise They work together to save the world. örneğindeki gibi bir ana cümleye bağlanır.
Alıştırma
Burada öğretilen tek sözcüklük İngilizce amaç işaretleyicisini kullanın: We left early ____ catch the first train.
Cevabı göster
to