Tuvaletlerin kısa tarihi - Francis de los Reyes: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, tuvalet ve kanalizasyon tarihini antik kamu tuvaletlerinden ve erken su sistemlerinden modern sanitasyona kadar izliyor; sonunda da güvenli atık yönetiminde hâlâ süren küresel eşitsizliğe değiniyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. as early as 3000 BCE. — Kalıp ifadeler ve eşdizimler: Bu zaman ifadesini, düzenli atık yönetiminin tarihsel ya da teknik bir açıklamada beklenenden çok daha erken ortaya çıktığını vurgulamak için kullanabilirsin. 2. It would be several millennia before — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu kalıbı, daha sonraki bilimsel anlayışa ulaşmadan önce çok uzun bir gecikme yaşandığını anlatan bir yapı olarak tanıyabilirsin; sadece bir olayın diğerinden sonra olduğunu söylemez. 3. putting these communities at risk of — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu participle yapısını, önceki bir gerçeğin belirli topluluklar için somut bir halk sağlığı sonucu doğurduğunu göstermek için kullanabilirsin.
Bu derste
On sunny days, the Roman citizens of Ostia could be found on a long stone bench near the forum. Notlar
0:07Güneşli günlerde, Ostia'nın Romalı vatandaşları forumun yakınındaki uzun taş bir bankta bulunabilirdi.
the Roman citizens of Ostia: antik bir kente gönderme
Ostia, Roma yakınlarında bulunan antik bir Roma liman kentiydi. the Roman citizens of Ostia ifadesinde of Ostia, bu vatandaşların bağlı olduğu veya yaşadığı kenti belirtir; Ostia bir yer adıdır, sıfat ya da modern bir kuruluş adı değildir. Bu ad, cümleyi Antik Roma’nın kamusal yaşamına yerleştirir. Buradaki forum kentin halka açık meydanını ifade eder; dolayısıyla ifade, sahneyi modern değil tarihî bir ortam olarak anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede the Roman citizens of Ostia kimleri ifade ediyor?
- Ostia adlı modern bir kuruluşun çalışanları
- Antik Ostia kentinde yaşayan veya o kente bağlı Roma vatandaşları
- Güneşli havayı anlatan bir kelime kullanan Romalılar
Cevabı göster
Antik Ostia kentinde yaşayan veya o kente bağlı Roma vatandaşları
could be found: bir yerde alışılmış biçimde bulunma
Could be found, could kiplik fiili ile edilgen be found yapısından oluşur. Burada found, vatandaşların bir şey aradığını veya belirli bir keşif yapıldığını anlatmaz. İfade, insanların bu vatandaşları o yerde genellikle görebildiği ya da daha basitçe vatandaşların sık sık orada bulunduğu anlamına gelir. Bu edilgen yapı gözlemcinin kim olduğunu belirtmez; insanları ve onların genellikle bulunduğu yeri öne çıkarır. Tarihî anlatımlarda ve sahne betimlemelerinde yaygındır.
Alıştırma
Sahne betimlemesini could ve find ile kurulan üç kelimelik edilgen ifadeyle tamamlayın: On summer evenings, chess players ____ in the park.
Cevabı göster
could be found
Friends and neighbors exchanged news and gossip Kalıp ifadeler
0:15Arkadaş ve komşular haber ve dedikodu alışverişinde bulunur,
exchanged news and gossip: karşılıklı haber ve dedikodu paylaşmak
Exchanged fiili, paylaşımın iki yönlü olduğunu gösterir: Her kişi hem bilgi verebilir hem de bilgi alabilir. Bu nedenle exchanged news and gossip, tek bir kişinin yaptığı duyuruyu değil, karşılıklı bir konuşmayı anlatır. Burada news, olaylar veya insanlar hakkındaki yeni bilgileri ifade eder. Gossip ise çoğunlukla başkalarının özel hayatı ya da doğrulanmamış söylentiler hakkındaki gayriresmî konuşmaları ifade eder.
Alıştırma
Öğrenilen ifadeyi kullanarak ve exchange fiilini geçmiş zamana getirerek cümleyi tamamlayın: At the reunion, the old friends ____ all afternoon.
Cevabı göster
exchanged news and gossip
while simultaneously attending to more urgent business. Notlar
0:18aynı zamanda daha acil işlerini hallederlerdi.
while simultaneously: paralel eylemleri birbirine bağlamak
While simultaneously, bu yan cümledeki eylemi önceki eyleme bağlar: İnsanlar hem haber ve dedikodu paylaşıyor hem de aynı anda “daha acil işlerle” ilgileniyordu. While zamansal örtüşmeyi kurar, simultaneously ise bunu açıkça vurgular. Bu yapı iki etkinliği yan yana getirir. Bu bağlamda more urgent business, tuvalete gitmeye yönelik kibar ve esprili bir göndermedir. Bunun sosyal sohbetle yan yana getirilmesi hafif bir mizah oluşturur.
Alıştırma
Hangi cümle soru yanıtlama ve önemli yerleri gösterme eylemlerini aynı anda gerçekleşiyor olarak sunar?
- The guide answered questions after pointing out landmarks.
- The guide answered questions while simultaneously pointing out landmarks.
- The guide answered questions before pointing out landmarks.
Cevabı göster
The guide answered questions while simultaneously pointing out landmarks.
Tuvalete gitmek için bir örtmece olarak attending to more urgent business
Attend to, “ilgilenmek” veya “gereğini yapmak” demektir. Bu umumi tuvalet bağlamında attending to more urgent business, şirket işiyle uğraşmayı değil, acil tuvalet ihtiyacını gidermeyi dolaylı biçimde anlatır. Mizah, sıradan bir bedensel ihtiyaç için resmî ve ciddi bir dil kullanılmasından doğar. Daha genel olarak business, kişinin ilgilenmesi gereken bir “iş” anlamına da gelebilir; ifadenin gerçek, özel ya da örtmeceli anlamda olup olmadığını bağlam belirler.
Alıştırma
Umumi tuvalet bağlamında attending to more urgent business neyi ima eder?
- Tuvalete gitmeye yönelik kibar ve mizahi bir gönderme
- Acil bir şirket projesini yönetmek
- Önemli bir iş toplantısına katılmak
Cevabı göster
Tuvalete gitmeye yönelik kibar ve mizahi bir gönderme
These public latrines could seat up to 20 Romans at a time, Notlar
0:23Bu umumi tuvaletler aynı anda 20 Romalıyı ağırlayabilir,
Tarihî ve sanitasyon bağlamlarında public latrines
Latrine, özellikle tarihî, askerî, kamp, afet yardımı veya halk sağlığı bağlamlarında kullanılan tuvalet ya da tuvalet tesisi anlamına gelir. Burada public latrines, Antik Roma'da ortak kullanılan tuvalet tesislerini anlatır. Günlük Amerikan İngilizcesinde restroom veya bathroom genellikle modern ve kibar seçimdir. Latrine, sanitasyon tesisinin kendisini daha çok vurgular ve basit, kurumsal ya da tarihî bir izlenim verebilir.
Alıştırma
Latrines sözcüğü en doğal olarak hangi ortamla eşleşir?
- Bir acil durum kampındaki tuvalet tesisleri hakkında rapor
- Birinin evindeki özel banyonun betimlenmesi
- Modern bir restoranda tuvaleti kibarca sorma
Cevabı göster
Bir acil durum kampındaki tuvalet tesisleri hakkında rapor
seat up to 20 Romans: En Yüksek Oturma Kapasitesini Belirtmek
seat up to 20 Romans ifadesinde seat, “o kadar kişinin oturabileceği kadar yer sağlamak” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Nesnesi 20 Romans ifadesidir; seat burada isim değildir. Up to kesin bir sayıyı değil, üst sınırı belirtir. Kullanılabilecek kalıp şöyledir: yer, taşıt veya mobilya + can seat/seats + up to + sayı + people.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “oturma yeri sağlamak” anlamına gelen fiille tamamlayın: The new auditorium can ____ up to 600 guests.
Cevabı göster
seat
draining waste in water conduits below. Kalıp ifadeler
0:27atıkları aşağıdaki su kanallarına boşaltırdı.
draining waste: Drain Fiilinin Kullanımı
draining waste ifadesinde drain geçişli bir fiildir ve waste onun nesnesidir. İfade, atığın bir kanal üzerinden akıp uzaklaşmasını sağlamak anlamına gelir; drain burada gider veya boru anlamındaki isim değildir. -ing biçimi bunu eş zamanlı bir eylem olarak sunar: umumi tuvaletlerin altındaki su kanalları atığı taşıyıp uzaklaştırıyordu. Kullanılabilecek kalıp şöyledir: drain + sıvı veya akışkan atık + güzergâh ya da varış noktası.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “sıvı atığın akıp uzaklaşmasını sağlamak” anlamına gelen fiille tamamlayın: This pipe is designed to ____ waste into a sealed tank.
Cevabı göster
drain
Today, most cultures consider trips to the restroom to be a more private occasion, Dilbilgisi
0:30Bugün çoğu kültür tuvalete gitmeyi daha özel bir durum olarak görüyor,
consider X to be Y: X’i Y olarak değerlendirmek
consider X to be Y yapısında X, hakkında değerlendirme yapılan kişi, şey veya etkinliktir; Y ise X’e verilen tanım ya da kategoridir. Burada X trips to the restroom, Y ise a more private occasion ifadesidir. Bu nedenle cümle, çoğu kültürün tuvalete gitmeyi özel bir durum olarak gördüğünü anlatır. Bu yapı bir görüşü veya ortak değerlendirmeyi açık ve biraz resmî bir şekilde sunar. to be sonrasındaki sözcükler X hakkındaki değerlendirmeyi tamamlar.
Alıştırma
Cümleyi consider X to be Y yapısındaki eksik sözcüklerle tamamlayın: The committee considers this plan ____ the safest option.
Cevabı göster
to be
even when going alone: tek başına giderken bile
Even when going alone, even when people are going alone anlamına gelir; yani “insanlar tek başlarına giderken bile” demektir. even when, istisna gibi görünebilecek bir durumu sunar ve ardından ana cümledeki ifadenin yine de doğru olduğunu gösterir. Burada kişi tuvalete tek başına gitse bile ortak kanalizasyon altyapısına bağlıdır. When + -ing kısaltılmış bir yan cümledir. Eylemi kimin yaptığı bağlamdan anlaşılabiliyorsa özne ve be fiilinin bir biçimi çıkarılır. Burada örtük eylem sahibi genel anlamda insanlar, yani we olarak anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi even when Leo trains alone anlamındaki kısaltılmış biçimle tamamlayın: ____, Leo still checks in with his coach.
Cevabı göster
Even when training alone
shared sewage infrastructure: ortak bir kamu kanalizasyon sistemi
Burada shared sewage infrastructure, atık suyu toplayan, taşıyan ve arıtan kamusal ağ ve tesisler anlamına gelir. Infrastructure, tek bir tuvaleti, boruyu veya binayı değil, destek sağlayan sistemin tamamını ifade eder. Shared, insanlar tuvaletleri ayrı ayrı kullansa da çok sayıda kişinin aynı sisteme bağımlı olduğunu vurgular. Bu ifade şehirler, halk sağlığı ve kamu hizmetleri hakkındaki konuşmalarda yaygındır.
Alıştırma
Şehir hizmetleriyle ilgili bir raporda shared sewage infrastructure büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Tek bir lavabonun altındaki bir boru.
- Çok sayıda kişinin atık suyu toplamak ve arıtmak için bağımlı olduğu kamusal bir sistem.
- Tek bir hanenin kullandığı bir tuvalet.
Cevabı göster
Çok sayıda kişinin atık suyu toplamak ve arıtmak için bağımlı olduğu kamusal bir sistem.
one of the most pivotal inventions: one of the most + sıfat + çoğul isim kalıbı
One of the most + sıfat + çoğul isim, bir kişi ya da şeyin söz konusu niteliğe en yüksek derecede sahip olan grubun içinde yer aldığını anlatır. Burada ortak kanalizasyon altyapısını insanlığın en önemli icatları arasına yerleştirir; onun tek ve mutlak en önemli icat olduğunu iddia etmez. Kalıp one of the most + sıfat + çoğul isim şeklindedir. Daha büyük bir gruptan tek bir öğe seçildiği için inventions çoğul olmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için one of the most ... kalıbını important ve tools ile kullanın: The microscope is ____ in modern science.
Cevabı göster
one of the most important tools
While many ancient religious texts contain instructions Anlatım akışı
0:45Birçok eski dini metin atıkları içme suyundan ve
for keeping waste away from drinking water and campsites, Kalıp ifadeler
0:48kamp alanlarından uzak tutmak için talimatlar içerse de,
keeping waste away from drinking water: keep X away from Y kalıbı
Keep X away from Y, X’i Y’den güvenli bir uzaklıkta tutmak veya X’in Y’ye yaklaşmasını önlemek demektir. Cümlede X, waste; Y ise drinking water sözcükleridir. instructions for keeping... ifadesinde for sözcüğünden sonra -ing biçimi olan keeping kullanılır. Yeniden kullanılabilir kalıp keep + X + away from + Y şeklindedir; iki unsur da söylendiğinde from, X’in yaklaşmaması gereken Y unsurunu tanıtır.
Alıştırma
keep X away from Y kalıbını tamamlayın: Keep the kite ____ power lines.
Cevabı göster
away from
waste management took a more familiar shape as early as 3000 BCE. Notlar
0:52atık yönetimi MÖ 3000 gibi erken bir tarihte daha tanıdık bir şekil aldı.
While: ana noktayı vurgulamadan önce arka planı kabul etmek
Buradaki While, “-iken” anlamında bir zaman bağlacı değil, “her ne kadar” anlamındadır. İlk yan cümle eski metinlerde zaten sağlıkla ilgili talimatlar bulunduğunu kabul eder; ana cümle ise dikkati atık yönetiminin daha tanıdık bir biçimde gelişmesine yöneltir. Bu kalıp bilgiyi “While + kabul edilen arka plan, ana nokta” şeklinde düzenler. Açıklayıcı metinlerde yazar önce bir olguyu kabul edip ardından onunla karşıtlık oluşturan bir gelişmeyi ya da sonucu vurgulayabilir.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: While the museum is small, it tells an important story. While burada ne yapıyor?
- Atık yönetiminin başladığı kesin anı belirtir.
- İki olayın aynı anda gerçekleştiğini gösterir.
- Ana cümleyi vurgulamadan önce bir arka plan olgusunu kabul eder.
Cevabı göster
Ana cümleyi vurgulamadan önce bir arka plan olgusunu kabul eder.
took a more familiar shape: daha tanıdık bir biçim aldı
took a more familiar shape ifadesindeki shape, yerden alınan fiziksel bir nesneyi değil, ayırt edilebilir bir biçimi anlatır. İfade, atık yönetiminin günümüzde insanların tanıdığı sistemlere daha çok benzeyen bir biçime dönüştüğünü söyler. Başka durumlarda da kullanılabilen temel kalıp take shape ifadesidir ve “belirgin bir biçim kazanmaya başlamak” anlamına gelir. more familiar gibi bir niteleyici eklemek, gelişen biçimin nasıl olduğunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “belirgin bir biçim kazanmaya başlamak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The community garden plan began to ____ after volunteers agreed on a design.
Cevabı göster
take shape
as early as 3000 BCE: MÖ 3000 gibi erken bir tarihte
as early as + zaman noktası kalıbı, bir şeyin şaşırtıcı derecede erken bir zamanda gerçekleştiğini veya o zaman zaten doğru olduğunu anlatır. Bu cümlede as early as 3000 BCE yalnızca bir tarih belirtmez; MÖ 3000 yılının okuyucunun bekleyebileceğinden daha erken olduğunu vurgular. BCE, Before Common Era ifadesinin kısaltmasıdır. Yıldan sonra gelir ve 3000 BCE örneğinde olduğu gibi Miladi takvim başlangıcından önceki bir tarihi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi, tarihin beklenmedik derecede erken olduğunu vurgulayan ifadeyle tamamlayın: The school archive mentions a chess club ____ 1912.
Cevabı göster
as early as
made for squatting or sitting in the most private room of the house. Dilbilgisi
1:02çömelmek veya oturmak için yapılmış kil yapılar vardı.
Antik Mezopotamya yerleşimleri
Ancient Mesopotamian settlements, antik Mezopotamya'da insanların yaşadığı yerleşimleri ifade eder. Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirlerinin çevresindeki antik bir bölgeydi; bu nedenle ifade hem tarihsel dönemi hem de yeri belirtir. Burada settlements, köy veya kasaba gibi insanların yaşadığı yerler anlamındadır. Hukuki anlaşmazlıkları sona erdiren uzlaşmalar anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Ancient Mesopotamian settlements ne anlama gelir?
- Modern evlerde kullanılan kil oturaklar
- Antik Mezopotamya'da insanların yaşadığı yerleşimler
- Eski çağlardaki hukuki anlaşmazlıkları sona erdiren uzlaşmalar
Cevabı göster
Antik Mezopotamya'da insanların yaşadığı yerleşimler
made for squatting or sitting: çömelerek veya oturarak kullanılmak için yapılmış
Made for squatting or sitting, clay structures ifadesini niteler ve bu yapıların kullanım amacını açıklar: yapılar, bir kişi çömelmiş veya oturmuş durumdayken kullanılmak üzere yapılmıştı. Bir şeyin kullanım amacını anlatmak için made for + isim ya da -ing biçimini kullanın. Amaç bir eylemse for sözcüğünden sonra made for carrying örneğindeki gibi ulaç görevli -ing biçimi gelir; yalın fiil carry gelmez.
Alıştırma
-ing biçimiyle verilen bir amaçtan önce kullanılan edatla cümleyi tamamlayın: This picnic mat is made ____ sitting on.
Cevabı göster
for
connected to pipes: be connected to + isim
Be connected to + isim, bir şeyin başka bir şeyle fiziksel veya teknik bir bağlantısı olduğunu belirtir. Burada yapılar borulara fiziksel olarak bağlıydı. to’dan sonraki isim, bağlantı noktasını veya bağlanılan diğer nesneyi belirtir. Bu kalıp cihazları, kabloları, ağları ve ulaşım bağlantılarını anlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Fiziksel bağlantıyı anlatan yaygın ifadeyi tamamlayın: The solar panel is connected ____ the battery.
Cevabı göster
to
used running water to move waste: araç ve amacı belirten use X to do Y
use X to do Y kalıbı bir aracı ve onun amacını belirtir: X kullanılan şey veya yöntemdir, to do Y ise hedeftir. Burada running water araç, move waste ise amaçtır. Running water, akmakta olan su demektir. Suyun bir insan gibi gerçekten koştuğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Amaç bildiren sözcüğü ekleyerek use X to do Y kalıbını tamamlayın: Scientists use satellites ____ study storms.
Cevabı göster
to
Water infrastructure like this flourished in the Bronze Age, Kelime
1:14Bunun gibi su altyapısı Tunç Çağı'nda gelişti,
flourished: tarih anlatımında güçlü gelişim
Bu tarih anlatımında flourished, “güçlü biçimde gelişti ve yüksek bir düzeye ulaştı” anlamına gelir. Bu tür su altyapısının Tunç Çağı’nda oldukça gelişmiş olduğunu belirtir; gerçek anlamda çiçek açmaktan söz etmez. Bu mecazî ve yazı diline özgü anlam, belirli bir dönem veya yerde özellikle gelişen uygarlıkları, ticareti, teknolojileri, sanatları, sektörleri ya da kurumları anlatırken sık kullanılır.
Alıştırma
“Water infrastructure flourished in the Bronze Age.” cümlesinde flourished ne anlama gelir?
- Güçlü biçimde gelişti ve yüksek bir düzeye ulaştı.
- Gerçek anlamda çiçek üretti.
- Tamamen ortadan kayboldu.
Cevabı göster
Güçlü biçimde gelişti ve yüksek bir düzeye ulaştı.
the Indus Valley: antik bir uygarlığın bölgesi
İndus Vadisi, Güney Asya’da İndus Nehri çevresindeki bölgedir. Bu cümlede ad, herhangi bir isimsiz vadi biçiminden değil, antik İndus uygarlığıyla ilişkili tarihî ortamdan söz eder. Bu arka plan, şehir çapındaki kanalizasyon sisteminin erken bir uygarlıkta düzenli şehir teknolojisinin örneği olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede the Indus Valley neyi belirtir?
- Antik bir şehir uygarlığıyla ilişkili Güney Asya’daki tarihî bir bölge
- Herhangi iki tepe arasındaki alçak alan
- Ev tuvaletinin içindeki bir parça
Cevabı göster
Antik bir şehir uygarlığıyla ilişkili Güney Asya’daki tarihî bir bölge
citywide sewage system: tüm şehre hizmet veren altyapı
citywide sewage system ifadesinde citywide, sewage system ifadesini niteler ve “tüm şehre yayılan veya tüm şehre hizmet veren” anlamına gelir. Bu ifade, tek bir eve ait olan ya da yalnızca şehrin bir yerinde bulunan bir sistemi değil, şehir ölçeğinde paylaşılan altyapıyı anlatır. -wide son eki, bir yerin veya grubun tamamını kapsayan alanı belirtir. Citywide, bir isimden önce kullanıldığında şehir genelinde geçerli olan programları, ağları, kuralları veya hizmetleri niteleyebilir.
Alıştırma
Bu cümlede “tüm şehri kapsayan” anlamına gelen sözcüğü seçin: The mayor announced a _____ clean-water plan.
- nationwide
- downtown
- citywide
Cevabı göster
citywide
Ancient Cretan palaces even offered a manual flushing option. Kelime
1:25Eski Girit sarayları manuel sifon seçeneği bile sunuyordu.
manual flushing option: elle çalıştırılan bir özellik
manual flushing option ifadesinde option temel isimdir, flushing işlevi belirtir ve manual nasıl çalıştırıldığını açıklar. İfadenin tamamı, bir kişinin sifonu elle çalıştırmasını sağlayan kullanılabilir bir özellik veya yöntem anlamına gelir. Burada manual, “otomatik olarak değil, bir kişi tarafından çalıştırılan” anlamında bir sıfattır. Talimat kitabı anlamına gelmez; manual, user manual gibi ifadelerde isim olarak kullanıldığında bu anlama gelir.
Alıştırma
“manual flushing option” ifadesinde manual neyi belirtir?
- Sifon talimatları bir kitapta basılıdır.
- Sifon bir kişi tarafından çalıştırılır.
- Sifon otomatik olarak çalışır.
Cevabı göster
Sifon bir kişi tarafından çalıştırılır.
Researchers can't say for certain Ton ve niyet
1:31Araştırmacılar bu erken kanalizasyon sistemlerine
can't say for certain: belirsizliği dikkatle ifade etmek
Can't say for certain, “yeterli kanıt veya bilgi olmadığı için bir şeyi güvenle ifade edememek” anlamına gelir. Buradaki can't, konuşma becerisinin olmadığını değil, kesinliğin sınırlı olduğunu belirtir. Bu ifade bir iddiayı yumuşatır: tahmini gerçekmiş gibi sunmak yerine soruyu açık bırakır. Araştırmaları, eksik bilgileri veya bilinmeyen nedenleri açıklarken kullanışlıdır.
Alıştırma
“Güvenle ifade edememek” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Without the lab report, we ____ what caused the problem.
Cevabı göster
can't say for certain
but we do know that waste management is essential for public health. Notlar
1:36ancak atık yönetiminin halk sağlığı için gerekli olduğunu biliyoruz.
we do know: ana fiilden önce vurgulu do
We do know ifadesinde do, know fiilini vurgulayan bir yardımcı fiildir; “yapmak” anlamına gelmez. Bu bölüm “kesinlikle biliyoruz” demektir. Önceki belirsizlikten sonra but we do know, dikkati konuşanın kesinleşmiş kabul ettiği bir gerçeğe yöneltir. Kullanılabilir kalıp do/does/did + fiilin yalın hâlidir: I do agree, she does care ve they did try.
Alıştırma
Cümleyi know fiilinin vurgulu biçimiyle tamamlayın: Some details are unclear, but we ____ the bridge is safe.
Cevabı göster
do know
essential for public health: halk sağlığı için vazgeçilmez
X is essential for Y kalıbı, X'in Y'nin başarılı olması, korunması veya düzgün işlemesi için gerekli olduğu anlamına gelir. Essential, important sözcüğünden daha güçlüdür; X'i çıkarılamayacak bir gereklilik olarak sunar. Burada public health yalnızca bir kişinin değil, bir topluluğun veya nüfusun sağlığını ifade eder. Cümle, atık yönetimini bu ortak sağlığı korumak için gerekli bir koşul olarak sunar.
Alıştırma
Vurgulanan kalıpla cümleyi tamamlayın: Reliable information is ____ making good decisions.
Cevabı göster
essential for
Untreated sewage is a breeding ground for dangerous microorganisms, Notlar
1:40Arıtılmamış kanalizasyon, kolera, dizanteri ve tifoya neden olanlar da dahil olmak üzere,
Untreated sewage: arıtılmamış kanalizasyon
Untreated sewage, zararlı maddeleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için işlemden geçirilmemiş kanalizasyon demektir. Çevre bağlamında treat, bir maddeyi temizlemek, filtrelemek, dezenfekte etmek veya başka bir şekilde işlemek anlamına gelir; tıbbi bakım anlamında değildir. Sewage, insan atıkları ve diğer kirleticileri içeren atık sudur. Untreated doğrudan sewage sözcüğünü niteler ve gerekli işlem yapılmadan önceki durumunu açıklar.
Alıştırma
Untreated sewage ifadesinde untreated ne anlama gelir?
- tıbbi bakım almamış kişiler
- zararlı maddeleri ortadan kaldırmak için işlemden geçirilmemiş kanalizasyon
- zaten temizlenmiş ve güvenli hâle getirilmiş kanalizasyon
Cevabı göster
zararlı maddeleri ortadan kaldırmak için işlemden geçirilmemiş kanalizasyon
a breeding ground for: zararlı bir şeyin gelişebildiği ortam
Burada a breeding ground for, bir şeyin büyümesi veya yayılması için gerekli koşulları sağlayan ortam anlamına gelir. Arıtılmamış kanalizasyon tehlikeli mikroorganizmaların çoğalmasına olanak verir; bu nedenle ground yalnızca fiziksel bir zemin değil, elverişli bir ortam demektir. Kalıp a breeding ground for + isim şeklindedir. Gerçek canlıları anlatabildiği gibi, kolayca gelişen zararlı sorunları mecazi olarak da anlatabilir.
Alıştırma
Örnekte a breeding ground for dangerous microorganisms ne anlama geliyor?
- tehlikeli mikroorganizmaların çoğalabildiği bir ortam
- tehlikeli mikroorganizmaların sahip olduğu bir arazi
- insanların mikroorganizmalara ders verdiği bir yer
Cevabı göster
tehlikeli mikroorganizmaların çoğalabildiği bir ortam
including those that cause cholera, dysentery, and typhoid. Dilbilgisi
1:45tehlikeli mikroorganizmalar için bir üreme alanıdır.
those that cause: çoğul bir ismin yerine geçip alt grubu belirleme
those that cause... yapısında those, daha önce geçen çoğul dangerous microorganisms isim grubunun yerine kullanılır. Böylece uzun isim grubunun tamamı tekrarlanmaz. that cause cholera, dysentery, and typhoid ilgi cümleciği, göndermeyi bir alt grupla sınırlar: bu hastalıklara neden olan mikroorganizmalar. Daha genel olarak, çoğul gönderme açık olduğunda those that + fiil, “... yapan kişiler veya şeyler” anlamına gelebilir.
Alıştırma
Örnekte those için hangi açıklama doğrudur?
- Çoğul dangerous microorganisms isim grubuna geri gönderme yapar.
- Konuşmacıdan uzaktaki bir şeyi gösterir.
- cholera, dysentery, and typhoid sözcüklerine gönderme yapar.
Cevabı göster
Çoğul dangerous microorganisms isim grubuna geri gönderme yapar.
It would be several millennia before: geçmişten bakılan uzun bir gecikme
It would be + süre + before + geçmişteki olay kalıbı, olayın ancak belirtilen süre geçtikten sonra gerçekleştiğini anlatır. Anlatıcı geçmişteki daha erken bir noktada durup zaman çizgisinde ileriye bakar. Buradaki would, geçmişten görülen geleceği belirtir; istek ifade etmez. Bu kalıp uzun gecikmeyi özellikle vurgular.
Alıştırma
Tarihsel bir anlatıda "It would be several millennia before scientists understood it" ne anlama gelir?
- Bilim insanları birkaç bin yıl beklemeye istekliydi.
- Bilim insanları bunu birkaç bin yıl önce zaten anlamıştı.
- Bilim insanları bunu ancak birkaç bin yıl sonra anladı.
Cevabı göster
Bilim insanları bunu ancak birkaç bin yıl sonra anladı.
the relationship between sewage and sickness: iki olgu arasındaki bağlantı
The relationship between X and Y, iki şeyi birbirine bağlayan ilişki veya bağlantı anlamına gelir. Buradaki iki şey kanalizasyon ve hastalıktır; dolayısıyla relationship insanlar arasındaki bir ilişkiyi değil, olgular arasındaki bağlantıyı anlatır. between X and Y kalıbı bağlantının iki tarafını açıkça adlandırır. relationship tek başına X'in Y'ye, Y'nin X'e neden olduğunu veya başka bir biçimde bağlantılı olduklarını söylemez.
Alıştırma
the relationship between X and Y sabit kalıbını tamamlayın: The project examines the relationship ____ screen time ____ sleep quality.
Cevabı göster
between · and
but the noxious odors of sewage have recorded associations with disease as early as 100 BCE. Notlar
1:57ancak kanalizasyonun zararlı kokularının hastalıklarla ilişkisi MÖ 100 gibi erken bir tarihte kaydedilmişti.
noxious odors: yalnızca kötü değil, zararlı kokular
“Noxious odors”, yalnızca rahatsız edici değil, zararlı veya zarar verme ihtimali olan kokular demektir. “Noxious” sıfatı “odors” sözcüğünü niteler ve sağlık ya da güvenlik uyarısı anlamı ekler. Bu cümlede ifade, insanların hastalıkla ilişkilendirdiği kanalizasyon kokularını anlatır. Yalnızca kokuların güçlü veya kötü olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümledeki “noxious odors” ifadesinin en doğru anlamı nedir?
- Duyulması zor sesler
- Zararlı olabilecek kokular
- Hoş ve ferah kokular
Cevabı göster
Zararlı olabilecek kokular
have recorded associations with: belgelenmiş bağlantılar, neden kanıtı değil
“have recorded associations with” yapısında have “sahip olmak” veya “göstermek” anlamındadır, recorded sözcüğü associations sözcüğünü niteler, with ise bağlantı kurulan şeyi tanıtır. Tüm ifade “... ile belgelenmiş bağlantıları olmak” demektir. Bu anlatım, tarihî kayıtlarda bulunan bir bağlantıyı bildirir. Kokuların kayıt tuttuğu anlamına gelmez ve bir association tek başına bir şeyin diğerine neden olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
“The condition has a recorded association with poor sleep” ifadesinden güvenle hangi sonuç çıkarılabilir?
- İki şey arasında kayıtlı hiçbir bağlantı yoktur.
- Yetersiz uykunun tek neden olduğu kanıtlanmıştır.
- Kayıtlar bir bağlantı gösteriyor, ancak tek başlarına nedenselliği kanıtlamıyor.
Cevabı göster
Kayıtlar bir bağlantı gösteriyor, ancak tek başlarına nedenselliği kanıtlamıyor.
And by 100 AD, more complex sanitation solutions were emerging. Kelime
2:05Ve MS 100'e gelindiğinde, daha karmaşık sıhhi çözümler ortaya çıkıyordu.
were emerging: devam eden bir değişim
Burada were emerging, o döneme gelindiğinde daha karmaşık sanitasyon çözümlerinin ortaya çıkmaya veya gelişmeye başladığını ifade eder. Emerge burada soyut anlamdadır; çözümlerin fiziksel olarak bir yerden çıktığı anlamına gelmez. Geçmişte devam eden zamanı gösteren were emerging, değişimi MS 100 civarında sürmekte olan bir süreç olarak sunar. Tek seferde tamamlanmış bir olay olduğunu veya çözümlerin o sırada tamamen yerleştiğini göstermez.
Alıştırma
Cümleyi emerge fiilinin iki sözcüklü geçmişte devam eden zaman biçimiyle tamamlayın: During the early trials, several useful patterns ____.
Cevabı göster
were emerging
continuously flowing aqueducts: kesintisiz su akan büyük su kanalları
Continuously flowing aqueducts, içlerinden suyun durmadan aktığı büyük ve özel olarak yapılmış su kanalları anlamına gelir. Aqueduct, suyu uzak bir noktaya taşımak için inşa edilir ve yer altında, zemin seviyesinde veya yükseltilmiş yapıların üzerinde bulunabilir. Dil bilgisi açısından continuously flowing, aqueducts sözcüğünü niteler; anlam açısından ise akan şey kanalların içindeki sudur. Bu cümlede sürekli su akışının atıkları şehir surlarının dışına taşımaya yardımcı olduğu anlatılır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi okuyun ve aqueduct sözcüğünün doğru anlamını seçin: The town depended on an ancient aqueduct.
- İçme suyunu saklamak için kullanılan küçük bir kap
- Suyu uzak bir noktaya taşıyan büyük ve özel olarak yapılmış bir kanal veya sistem
- Yalnızca askerler için yapılmış bir yol
Cevabı göster
Suyu uzak bir noktaya taşıyan büyük ve özel olarak yapılmış bir kanal veya sistem
dedicated to carrying waste: to + -ing ile belirli bir amaç anlatmak
Burada dedicated to carrying waste, su yollarının belirli bir amacı olduğunu anlatır: atıkları şehrin dışına taşımak. Dedicated cansız bir yapıyı nitelediği için “bu işe ayrılmış veya bunun için tasarlanmış” demektir; bir kişinin “kendini işine vermiş” olması anlamına gelmez. Dedicated to + eylem yapısında to bir edattır, bu yüzden eylem carrying gibi -ing biçiminde kullanılır. Bu kalıp bir mekânın, aygıtın, ekibin veya kaynağın amacını anlatabilir.
Alıştırma
Parantez içindeki fiili doğru biçimde kullanın: This cabinet is dedicated to ____ science equipment. (store)
Cevabı göster
storing
Chinese dynasties of the same period also had private and public toilets, Kalıp ifadeler
2:18Aynı dönemin Çin hanedanlarının da özel ve umumi tuvaletleri vardı,
except their waste was immediately recycled. Anlatım akışı
2:23tek fark atıklarının hemen geri dönüştürülmesiydi.
of the same period: nesneleri aynı tarihsel döneme yerleştirmek
Of the same period, “aynı tarihsel döneme ait” demektir. Chinese dynasties ifadesinden sonra gelir ve bu hanedanları hemen önce sözü edilen Roma İmparatorluğu ile ilişkilendirir; böylece aynı zamanlara ait toplumlar karşılaştırılır. Burada period, bir noktalama işaretini değil, tarihteki bir zaman aralığını ifade eder. İsim + of the same period kalıbı, aynı çağdaki insanları, nesneleri, eserleri veya toplumları karşılaştırmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle aynı tarihsel döneme ait madeni paraları doğal biçimde anlatır?
- Coins of same the period often share design features.
- Coins at the same period often share design features.
- Coins of the same period often share design features.
Cevabı göster
Coins of the same period often share design features.
except: benzerlikten sonra temel bir farkı belirtmek
Burada except, their waste was immediately recycled yan tümcesinin tamamını başlatır. Önceki ifade bir benzerlik kurduktan sonra önemli farkı belirtir. Açıklama ve karşılaştırmalarda bu yapı bilgiyi genel olarak aynı, ancak bir istisnası var biçiminde düzenler. except sonrasındaki bölümü, daha önce belirtilen benzerliğe uymayan kısım olarak okuyun.
Alıştırma
Bir metnin önce bir benzerlik verdiğini, ardından except their waste was immediately recycled. dediğini düşünün. except ne yapar?
- Önceki benzerliği destekleyen başka bir nokta ekler.
- Listeden çıkarılması gereken bir öğeyi belirtir.
- Daha önce belirtilen bir benzerlikten sonra temel farkı sunar.
Cevabı göster
Daha önce belirtilen bir benzerlikten sonra temel farkı sunar.
Most household toilets fed into pigsties, Öbek fiiller
2:26Çoğu ev tuvaleti domuz ahırlarına dökülürdü,
fed into pigsties: bir sistemin içine doğru akışı anlatmak
fed into pigsties ifadesinde fed, feed fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Feed into, bir şeyin akışı başka bir yere veya sisteme girecek şekilde bağlı ya da yönlendirilmiş olduğunu anlatır. Burada tuvaletlerden çıkan atıklar pigsties denen domuz ağıllarına akıyordu; ifade birinin domuzları beslediği anlamına gelmez. Aynı deyimsel fiil, boruların bir gidere bağlanması gibi fiziksel akışları ve verilerin bir rapora dâhil olması gibi soyut girdileri anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi feed into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Before the repairs, the small pipe ____ the old tank.
Cevabı göster
fed into
excrement collectors: insan dışkısını toplayan çalışanlar
Excrement, vücuttan atılan maddeleri, özellikle dışkıyı anlatan resmî bir İngilizce sözcüktür. Buradaki collectors, bir şeyi toplayıp uzaklaştıran çalışanlar anlamına gelir. Dolayısıyla excrement collectors, bu atıkları toplamak üzere işe alınmış kişilerdir. Collector, hobi olarak eşya biriktiren bir koleksiyoncu anlamına da gelebilir. Ancak bu cümledeki specialized ve gathered waste ifadeleri, sözcüğün bir mesleği anlattığını açıkça gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede excrement collectors kimlerdir?
- insan dışkısını toplamak üzere işe alınmış kişiler
- gübrenin nasıl üretildiğini inceleyen kişiler
- hobi olarak nadir nesneler biriktiren kişiler
Cevabı göster
insan dışkısını toplamak üzere işe alınmış kişiler
to sell as fertilizer: as kullanım amacını veya rolü belirtir
to sell mastarı, atığın toplanma amacını belirtir: toplayıcılar atığı satabilmek için topladı. as fertilizer ifadesindeki as, atığa satılırken verilen kullanım amacını veya rolü belirtir. Burada as, “rolünde” veya “olarak kullanılmak üzere” anlamına gelir. “-iken” anlamındaki zaman bildiren as değildir. Aynı yapı use something as, serve as ve work as ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Ürünün fiyatını değil, amaçlanan kullanımını belirten sözcüğü yazın: The garden center sells compost ____ fertilizer.
Cevabı göster
as
In China, this tradition of waste management continued for centuries, Kalıp ifadeler
2:36Çin'de bu atık yönetimi geleneği yüzyıllarca devam etti,
continued for centuries: for ile süre belirtmek
Bu cümlede continued, atık yönetimi geleneğinin sürmeye devam ettiğini; for centuries ise bunun süresini, yani yüzlerce yılı belirtir. “Ne kadar süre devam etti?” sorusunu yanıtlamak için continue for + süre yapısını kullanın. For ile başlayan ifade belirli bir yüzyılı değil, bir zaman aralığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi continue fiilinin geçmiş zaman biçimiyle ve “yüzlerce yıl boyunca” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The custom ____.
Cevabı göster
continued for centuries
brought public sanitation into the Dark Ages. Deyimler
2:43kamu sağlığını Karanlık Çağ'a sürükledi.
the fall of the Roman Empire: Roma İmparatorluğu'nun tarihî çöküşü
The fall of the Roman Empire, Batı Avrupa'daki Roma imparatorluk yönetiminin çöküşünü anlatır ve genellikle 5. yüzyılda Batı Roma İmparatorluğu'nun sona ermesiyle ilişkilendirilir. Burada fall, fiziksel olarak düşmek değil, gücün kaybedilmesi ve siyasi düzenin çökmesi demektir. Cümle bu olayı bir dönüm noktası olarak ele alır: Roma'nın Batı'daki yönetimi sona ererken kamusal sağlık koşullarını destekleyen sistemler bozulmuştur. Roman Empire tarihî bir imparatorluğun adıdır, modern bir ülkenin adı değildir.
Alıştırma
Bu tarihî cümlede “the fall of the Roman Empire” ne anlama gelir?
- Roma imparatorluk yönetiminin çöküşü
- bir Roma binasının fiziksel olarak yıkılması
- Roma İmparatorluğu'nun sonbahar mevsimine girmesi
Cevabı göster
Roma imparatorluk yönetiminin çöküşü
brought public sanitation into the Dark Ages: ciddi gerileme
bring X into Y kalıbında Y, X'in sokulduğu durumu veya dönemi belirtir. Burada brought public sanitation into the Dark Ages, kamu sağlığı koşullarının ciddi biçimde gerilediği anlamına gelir. Bu cümlede the Dark Ages mecazdır. Işığın olmadığı bir dönemi değil, geri kalmış veya durgun kabul edilen bir dönemi çağrıştırır. Bu ifade tarihsel değerlendirmeye oldukça olumsuz bir ton katar.
Alıştırma
Bu cümlede brought public sanitation into the Dark Ages ne anlama geliyor?
- Kamu sağlığı koşulları ciddi biçimde geriledi.
- Kamu sağlığı elektriğin olmadığı bir yere taşındı.
- Kamu sağlığı hızlı bir gelişme dönemine girdi.
Cevabı göster
Kamu sağlığı koşulları ciddi biçimde geriledi.
Pit latrines called gongs became commonplace, Kültür
2:47"Gong" adı verilen çukur tuvaletler yaygınlaştı,
called gongs: çukur tuvaletlerin eski bir adı
called gongs, that were called gongs ifadesinin kısaltılmış edilgen biçimidir ve pit latrines sözünü niteler. Bu nedenle ifade, insanların gongs adını verdiği çukur tuvaletler anlamına gelir. Tarihsel sağlık ve temizlik koşullarını anlatan bu bağlamda gongs, bu tuvaletlerin eski bir adıdır. Metal müzik aletleri anlamına gelmez. Tanıdık görünen bir kelime cümlede anlamsız kalıyorsa doğru anlamı seçmek için önceki isme ve konuya bakın.
Alıştırma
Pit latrines called gongs ifadesinde gongs ne anlama geliyor?
- metal vurmalı çalgılar
- halka açık sokakları temizleyen işçiler
- bir çukur tuvalet türünün tarihsel adı
Cevabı göster
bir çukur tuvalet türünün tarihsel adı
and chamber pots were frequently dumped into the street. Kültür
2:51ve lazımlıklar sıklıkla sokağa dökülürdü.
chamber pots: iç tesisattan önce kullanılan kap tipi tuvaletler
Chamber pot, evlerde iç tesisat yaygınlaşmadan önce içeride tutulan ve özellikle geceleri tuvalet olarak kullanılan taşınabilir bir kaptı. Bu birleşik ifadede chamber sözcüğü eski anlamıyla özel bir odayı, pot ise bir kabı belirtir. Chamber pot birlikte bu özel ev eşyasının adıdır; yemek tenceresi veya toplantı odası anlamına gelmez.
Alıştırma
İç tesisattan önceki yaşamı anlatan bir metinde chamber pot nedir?
- Yemek pişirmek için kullanılan büyük bir tencere
- İçeride tuvalet olarak kullanılan taşınabilir bir kap
- Bir kurulun toplandığı oda
Cevabı göster
İçeride tuvalet olarak kullanılan taşınabilir bir kap
Castles ejected waste from tall windows into communal cesspits. Kelime
2:54Kaleler, atıkları yüksek pencerelerden ortak fosseptik çukurlarına atardı.
communal cesspits: kanalizasyon ve atık için ortak çukurlar
Communal cesspits, bir grup insanın kanalizasyonunu ve insan atıklarını toplayan ortak çukurlar veya yer altı hazneleridir. Bu cümlede kalelerden çıkan atıklar ortak atık çukurlarına gider. Communal, bir topluluk veya grup tarafından paylaşılan anlamına gelir; commercial yani “ticari” demek değildir. Cesspit temiz suyu değil kanalizasyonu tutar, bu yüzden sıradan bir havuz değildir.
Alıştırma
Bu cümlede communal cesspits ne anlama gelir?
- Atık kabı satan işletmeler
- Kanalizasyonu ve insan atıklarını toplayan ortak çukurlar
- Temiz su depolayan özel havuzlar
Cevabı göster
Kanalizasyonu ve insan atıklarını toplayan ortak çukurlar
At night, so-called gong farmers would load up the waste Notlar
2:59Geceleri, "gong çiftçileri" (dışkı toplayıcıları) olarak adlandırılan kişiler atıkları yükler
so-called gong farmers: tarihî bir meslek adı
Bu cümlede so-called gong farmers, geçmişte insan atıklarını tuvalet çukurlarından veya atık çukurlarından çıkarmak için çalıştırılan ve genellikle geceleri çalışan kişileri anlatır. Burada gong bir tuvaleti ifade eder; farmers ise eski meslek adının bir parçasıdır ve tarımla uğraşan çiftçiler anlamına gelmez. So-called, ardından gelen sözlerin insanların kullandığı bir ad olduğunu gösterir. Bu tarafsız tarih anlatımında az bilinen bir ad tanıtılır; ifade mutlaka şüphe veya alay içermez.
Alıştırma
Bu cümlede so-called gong farmers kimlerdi?
- Büyük gongların yanında yiyecek yetiştiren çiftçiler
- Tuvalet çukurlarındaki atıkları temizleyen tarihî işçiler
- Sokaklarda gong taşıyan müzisyenler
Cevabı göster
Tuvalet çukurlarındaki atıkları temizleyen tarihî işçiler
load up the waste: bir şeyi taşımak için yüklemek
Bu cümlede load up the waste, toplanan atıkları taşınabilmeleri için bir araca veya kaba koymak ya da yüklemek anlamına gelir. Up, büyük miktarda yükleme veya yükleme işini tamamlama hissi katar. Nesne bir isim olduğunda load up the waste ya da load the waste up denebilir. Nesne bir zamir olduğunda zamir fiil ile parçacığın arasına gelir: load it up.
Alıştırma
Cümleyi load up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Before the truck left, the crew ____ the supplies.
Cevabı göster
loaded up
before traveling beyond city limits to dump their cargo. Kalıp ifadeler
3:03ve yüklerini boşaltmak için şehir sınırlarının ötesine seyahat ederlerdi.
beyond city limits: resmî şehir sınırının ötesinde
beyond city limits ifadesinde beyond, bir sınırı geçmek veya sınırın öteki tarafında olmak demektir. City limits bir şehrin resmî idari sınırıdır; bu nedenle ifade, şehrin resmî alanı dışındaki bir yere gitmeyi anlatır. Buradaki çoğul limits sözcüğü kurallar veya kısıtlamalar değil, sınır çizgileri anlamına gelir. beyond + sınır bildiren isim kalıbı, hem sınırı geçen hareketi hem de sınırın ötesindeki konumu anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle kliniği açıkça şehrin resmî sınırı dışında gösterir?
- The clinic is near the city center.
- The clinic is within city limits.
- The clinic is beyond city limits.
Cevabı göster
The clinic is beyond city limits.
but toilets themselves underwent some major changes. Kalıp ifadeler
3:11ancak tuvaletlerin kendisi bazı büyük değişiklikler geçirdi.
unsanitary approach: hijyen standartlarını karşılamayan bir yöntem
unsanitary approach ifadesinde unsanitary, temel hijyen standartlarını karşılamamak ve sağlık riskleri oluşturabilmek demektir. Approach ise bir sorunla ilgilenme yöntemi veya yolu anlamına gelir. İfade bir bütün olarak, bir şeyin ele alınış biçimini resmî ve olumsuz şekilde değerlendirir. Bu cümlede bir yere fiziksel olarak yaklaşmayı değil, devam eden bir yöntemi anlatır.
Alıştırma
Bir halk sağlığı raporunda an unsanitary approach to food storage ne anlama gelir?
- temiz ama pahalı bir yöntem
- yiyeceğe fiziksel olarak yaklaşma yöntemi
- hijyen veya sağlık riski oluşturabilecek bir yöntem
Cevabı göster
hijyen veya sağlık riski oluşturabilecek bir yöntem
underwent some major changes: resmî fiil undergo
Underwent, undergo fiilinin geçmiş zaman biçimidir. underwent some major changes ifadesinde değişiklikleri yaşayan şey toilets'tır; fiil geçişlidir ve some major changes ifadesini doğrudan nesne olarak alır. Undergo changes, bir şeyin bir süreç içinde değiştiğini söylemenin oldukça resmî bir yoludur. Özellikle teknoloji, beden, kurum ve toplumlarla ilgili açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi undergo fiilinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: The old system ____ major changes during the upgrade.
Cevabı göster
underwent
By the late Middle Ages: zaman sınırı oluşturmak
By + bir zaman noktası, zaman çizelgesi üzerinde bir sınır oluşturur. By the late Middle Ages, ardından anlatılan durumun en geç o aşamaya gelindiğinde gerçek hâle gelmiş olduğunu gösterir; burada by, “o zamana kadar” demektir, “aracılığıyla” değil. Tarih anlatımında bu giriş çerçevesi anlatıyı bir sonraki aşamaya taşır ve sonraki bilgiyi o zamana kadar ulaşılmış bir sonuç veya durum olarak sunar. The late Middle Ages, Avrupa Orta Çağı'nın son dönemini ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle köprünün en geç 1900 yılında zaten tamamlanmış olduğunu söyler?
- In 1900, the bridge was complete.
- After 1900, the bridge was complete.
- By 1900, the bridge was complete.
Cevabı göster
By 1900, the bridge was complete.
commode stools: tarihî iç mekân tuvalet mobilyaları
Bu cümlede commode stools, modern sifonlu tuvaletlerden önce ev içinde kullanılan tuvalet işlevli mobilyaları anlatır. Bunlar, atık kabının üzerine veya çevresine oturma yeri eklenerek yapılırdı. Ardından gelen wooden boxes with seats and lids sözleri, bu eşyaların görünüşünü doğrudan açıklar. Burada stools, tarihî eşyanın tam adının bir parçasıdır; sıradan tabureleri anlatmaz.
Alıştırma
Cümledeki commode stools ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- akşam yemeği misafirleri için sıradan ahşap oturaklar
- oturma yeri ve kapağı olan ahşap iç mekân tuvalet mobilyaları
- giysileri saklamak için kullanılan küçük kutular
Cevabı göster
oturma yeri ve kapağı olan ahşap iç mekân tuvalet mobilyaları
the commodes were controlled by the Groom of the Stool. Kültür
3:24tuvaletler "Groom of the Stool" (Kraliyet Tuvalet Sorumlusu) tarafından kontrol edilirdi.
the royal court of England: hükümdarın saray teşkilatı ve iktidar çevresi
the royal court of England ifadesindeki royal court, hükümdarın saray teşkilatını ve kral ya da kraliçenin çevresindeki soylu, görevli ve hizmetkârları anlatır. Burası toplumsal ve siyasi bir merkezdir; mahkeme değildir. of England bölümü, hangi monarşinin saray çevresinden söz edildiğini belirtir. Tarihî metinlerde court kelimesinden önce gelen royal, ifadenin ‘saray çevresi ve iktidar ağı’ anlamını taşıdığını gösteren temel ipucudur.
Alıştırma
Cümledeki the royal court of England ne anlama gelir?
- İngiltere hükümdarının çevresindeki saray teşkilatı ve iktidar ağı
- yalnızca hükümdarın kullanabildiği bir spor sahası
- kraliyet ailesiyle ilgili davalara bakan bir mahkeme
Cevabı göster
İngiltere hükümdarının çevresindeki saray teşkilatı ve iktidar ağı
the Groom of the Stool: tarihî bir saray unvanı
Groom of the Stool, hükümdarın tuvalet ihtiyaçlarıyla ve bunlarla ilgili özel işleriyle ilgilenen İngiliz kraliyet sarayı görevlisinin tarihî unvanıydı. Bu cümlede unvan, tuvalet iskemlelerini denetleyen kişiyi belirtir. Bu görev hükümdarın özel yaşamına yakın erişim sağladığı için unvanın sahibi alışılmadık bir güven ve nüfuz kazanabiliyordu. Groom of the Stool tek bir özel unvan olarak anlaşılmalıdır: Buradaki groom “damat” anlamına gelmez; stool da sıradan bir oturağı değil, tuvalet ihtiyacını ifade eder.
Alıştırma
Bu cümlede the Groom of the Stool ne anlama geliyor?
- kraliyet düğününü düzenlemekle görevli bir damat
- kraliyet sarayı için ahşap sandalye yapan bir zanaatkâr
- hükümdarın tuvaletle ilgili özel ihtiyaçlarıyla ilgilenen tarihî bir saray görevlisi
Cevabı göster
hükümdarın tuvaletle ilgili özel ihtiyaçlarıyla ilgilenen tarihî bir saray görevlisi
In addition to monitoring the king's intestinal health, Dilbilgisi
3:28Kralın bağırsak sağlığını izlemenin yanı sıra,
In addition to monitoring: ulaçla ek bilgi verme
In addition to, ana bilgiden önce ek bir etkinlik veya olgu sunar. Burada In addition to monitoring, kralın bağırsak sağlığını izlemenin görevlerden biri olduğunu, ardından gelen ana cümlenin ise bu görev hakkında başka bir bilgi ekleyeceğini gösterir. Bu ifadede to bir edattır. Ardından isim veya -ing biçimi gelir: in addition to monitoring denir, in addition to monitor denmez.
Alıştırma
Cümleyi study fiilinin tam In addition to + -ing biçimiyle tamamlayın: ____ science, Leo builds small robots after school.
Cevabı göster
In addition to studying
the groom's intimate relationship with the monarch
3:32bu hizmetkarın hükümdarla olan yakın ilişkisi
made him a surprisingly influential figure. Dilbilgisi
3:35onu şaşırtıcı derecede etkili bir figür haline getiriyordu.
made him a surprisingly influential figure: make + nesne + isim öbeği
made him a surprisingly influential figure ifadesinde made, make + nesne + isim öbeği yapısını izler. him etkilenen kişidir; a surprisingly influential figure ise onun sonuçta kazandığı rolü veya konumu belirtir. Burada make, 'üretmek' değil, 'birinin bir şeye dönüşmesine neden olmak' anlamındadır. Hükümdarla yakın ilişkisi, onun beklenmedik ölçüde güçlü bir etki kazanmasını sağladı. Bu yapı, bir nedeni kişinin yeni rolüne, kimliğine veya tanımına bağlar.
Alıştırma
Bir nedenin bir kişiye yeni bir rol kazandırdığını göstermek için make + nesne + isim öbeği yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- Her clear explanations made to Elena the team's spokesperson.
- Her clear explanations made Elena the team's spokesperson.
- Her clear explanations made Elena to be the team's spokesperson.
Cevabı göster
Her clear explanations made Elena the team's spokesperson.
The next major leap in toilet technology came in 1596, Deyimler
3:39Tuvalet teknolojisindeki bir sonraki büyük sıçrama 1596'da,
major leap in toilet technology: bir alandaki büyük ilerleme
major leap in toilet technology ifadesindeki leap, fiziksel bir sıçrama değil, büyük ve önemli bir ilerleme anlamına gelen bir benzetmedir. Major değişimin büyüklüğünü ve önemini vurgularken in toilet technology ilerlemenin gerçekleştiği alanı belirtir. a major leap in + alan kalıbı, bir gelişmenin sıradan bir değişimden çok daha büyük olduğunu anlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Bu cümlede major leap in toilet technology ne anlama geliyor?
- tuvalet teknolojisinde büyük ve önemli bir ilerleme
- tuvalete yapılan küçük ve rutin bir onarım
- bir tuvaletin fiziksel olarak sıçraması
Cevabı göster
tuvalet teknolojisinde büyük ve önemli bir ilerleme
the first modern flush toilet: flush toilet ifadesinin anlamı
Flush toilet ifadesindeki flush, atıkları klozetten gidere taşımak için su kullanılması anlamına gelir. Bu birleşik ismin tamamı sifonlu tuvaleti belirtir; flush burada yüzün kızarması veya bir yüzeyle aynı hizada olma gibi diğer anlamlarında kullanılmaz. The first modern flush toilet ifadesinde first ve modern sözcüklerinin ikisi de flush toilet birleşik ismini niteler. İfadenin tamamı bu tasarımı, bu tür tuvaletlerin ilk modern örneği olarak tanımlar.
Alıştırma
Bu cümlede flush toilet ne anlama geliyor?
- Zeminle aynı hizada kurulmuş bir tuvalet
- Birinin yüzünü kızartan bir tuvalet
- Atıkları su kullanarak uzaklaştıran bir tuvalet
Cevabı göster
Atıkları su kullanarak uzaklaştıran bir tuvalet
and a valve to drain the bowl still inform modern designs, Kelime
3:53ve kaseyi boşaltmak için bir vana, modern tasarımları hala etkilemektedir,
Its use of levers to release water: use of X to do Y kalıbı
Its use of levers to release water ifadesinde use bir isimdir. Its daha önce sözü edilen buluşa gönderme yapar, of levers kullanılan mekanizmayı belirtir ve to release water bu mekanizmanın amacını açıklar. İyelik + use of X to do Y kalıbı, bir eylemi isim öbeğine dönüştürür. Teknik yazıda The invention uses levers to release water demek yerine bir tasarım seçimini veya mekanizmayı öne çıkarmayı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi use of X to do Y kalıbının eksik iki parçasıyla tamamlayın: The camera's ____ infrared light ____ detect movement improves security at night.
Cevabı göster
use of · to
still inform modern designs: inform sözcüğünün “şekillendirmeye yardımcı olmak” anlamı
Burada inform, “bildirmek” değil, “etkilemek veya şekillenmesine yardımcı olmak” anlamına gelir. Kolların ve bir vananın eski dönemdeki kullanımı, modern sistemlerin tasarlanma biçimini etkilemeye devam eder. Bu anlamda kanıtlar, deneyimler veya önceki çalışmalar daha sonraki bir tasarım, karar, politika ya da anlayış için fikir veya temel sağlar. still, bu etkinin günümüzde de sürdüğünü gösterir.
Alıştırma
Örnekte "still inform modern designs" ne anlama geliyor?
- Modern tasarımların her ayrıntısını listelerler.
- Modern tasarımlara bir bildirim gönderirler.
- Modern tasarımların gelişme biçimini etkilemeye devam ederler.
Cevabı göster
Modern tasarımların gelişme biçimini etkilemeye devam ederler.
but Harington's invention stank of sewage. Kelime
3:57ancak Harington'ın icadı kanalizasyon kokuyordu.
stank of sewage: stink fiilinin geçmiş biçimi stank
Stank, stink fiilinin basit geçmiş zaman biçimidir. stank of sewage, “güçlü ve çok kötü bir kanalizasyon kokusu yayıyordu” anlamına gelir. of sewage, kokunun türünü veya kaynağını belirtir. Stink, smell bad ifadesinden daha güçlü ve canlıdır; genellikle iğrenme duygusu gösterir. Stink of, bir şeyin çok yanlış veya şüpheli göründüğünü mecazen de anlatabilir; ancak örnekte gerçek bir kokudan söz edilir.
Alıştırma
Cümleyi stink fiilinin basit geçmiş biçimi ve kokuyu tanıtan edatla tamamlayın: After the flood, the basement ____ sewage.
Cevabı göster
stank of
a bend in the drain pipe: borunun kıvrımlı bir bölümü
Burada bend, borunun yön değiştirdiği kıvrımlı bölümü adlandırır. Sayılabilen bir isimdir; bükme eylemini anlatan bend fiili değildir. Drain pipe, atık suyu uzaklaştıran gider borusunu ifade eden bir bileşik isimdir. a bend in the drain pipe bir bütün olarak borunun yapısal bir bölümünü adlandırır; bu tasarımda kıvrımlı bölüm biraz su tutar ve kokuların geçmesini engellemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede a bend in the drain pipe ne anlama gelir?
- boruyu boşaltan bir kişi
- gider borusunun kıvrımlı bir bölümü
- borunun yanında eğilme eylemi
Cevabı göster
gider borusunun kıvrımlı bir bölümü
retain water and limit odors: eş görevli iki amaç
Retain water and limit odors, to'dan sonra and ile bağlanan iki eylem verir. Dil bilgisi bakımından bunlar eş görevli fiil öbekleridir: tek bir to ikisi için de geçerlidir; yapı to retain water and (to) limit odors şeklindedir. Birlikte tasarımın iki amacını belirtirler. Retain water, suyu yerinde tutmak demektir. Limit odors ise kokuların miktarını veya gücünü azaltmak demektir.
Alıştırma
Bir tasarımın suyu yerinde tuttuğunu ve kokuları tamamen yok etme sözü vermeden azalttığını en iyi hangi cümle anlatır?
- The seal retains water and limits odors.
- The seal removes all water and eliminates every odor.
- The seal retains odors and limits water.
Cevabı göster
The seal retains water and limits odors.
so-called S-trap: teknik bir adı tanıtma
S-trap, kıvrımlı şekli S harfine benzeyen bir tesisat sifonudur. Tesisat bağlamında trap, su tutarak kanalizasyon gazlarını engellemeye yardımcı olan kıvrımlı bir bölümü ifade eder; bir şeyi yakalamaya yarayan tuzak değildir. Burada so-called, yerleşmiş S-trap adını, yani “S-trap adı verilen cihazı” tanıtır. So-called bazı bağlamlarda kuşku veya alay ifade edebilir, ancak bu tarafsız teknik açıklamada böyle bir tavır yoktur.
Alıştırma
Bu cümlede so-called S-trap ne anlama geliyor?
- S harfi şeklinde bir hayvan tuzağı
- çalışmayan sahte bir tuzak
- S-trap olarak bilinen bir tesisat sifonu
Cevabı göster
S-trap olarak bilinen bir tesisat sifonu
was later improved into: daha iyi ve yeni bir biçime dönüşmek
Was later improved into, önceki bir biçimin daha sonra daha iyi ve farklı bir sonuca dönüşmesini anlatır. Was improved edilgendir; dolayısıyla özne iyileştirmeye uğrar. Later değişimin zamanını belirtir, into ise ortaya çıkan biçimi tanıtır. Yapı be improved into + sonuç şeklindedir. Yalnızca ilk nesnenin daha iyi hâle getirildiğini söylemez; onun dönüştüğü yeni biçimi de gösterir.
Alıştırma
Aynı edilgen değişim yapısıyla cümleyi tamamlamak için was, later, improved ve into sözcüklerini kullanın: The rough prototype ____ a reliable product.
Cevabı göster
was later improved into
though the term crap predates the inventor by several centuries. Notlar
4:17gerçi "crap" (dışkı) terimi mucitten birkaç yüzyıl öncesine dayanmaktadır.
though: düzeltici bir karşıtlık sunmak
Burada though, ödünleyici bir karşıtlık başlatır. Crapper soyadı, crap sözcüğünün mucitten geldiğini düşündürebilir; ancak ardından verilen gerçek — sözcüğün birkaç yüzyıl daha eski olması — bu olası çıkarımı düzeltir. Though bir yan tümcenin başında olduğunda, yeni bilginin çevredeki bağlamın oluşturduğu beklentiyle karşılaştırılarak okunması gerektiğini gösterir. İlgisiz bir ara yorum değildir.
Alıştırma
Örnekte though sözcüğünün temel görevi nedir?
- Yalnızca zaman sırasındaki bir sonraki olaya geçer.
- Sözcüğün kökeninin kesin nedenini verir.
- Olası bir çıkarımı düzelten gerçeği sunar.
Cevabı göster
Olası bir çıkarımı düzelten gerçeği sunar.
predates the inventor by several centuries: predate X by Y kalıbı
predate X by Y kalıbı, X’ten Y kadar önce var olmak veya gerçekleşmek anlamına gelir. Bu cümlede the term crap daha eski olan öğe, the inventor X, several centuries ise zaman farkıdır. Predate, “daha önce olmak” anlamındaki tek bir fiildir. By, eski olanın başladığı takvim tarihini değil, ne kadar daha önce olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi predate X by Y kalıbıyla tamamlayın: This festival ____ the museum ____ two centuries.
Cevabı göster
predates · by
the turn of the 19th century: 19. yüzyıla geçiş dönemi
Yüzyıl dönümü, iki yüzyıl arasındaki sınırın çevresindeki dönemdir. The turn of the 19th century genellikle 18. yüzyılın yerini 19. yüzyıla bıraktığı 1800 yılı civarını anlatır; buradaki turn fiziksel bir dönme hareketini değil, dönem değişimini belirtir. By the turn of... yapısında by, “en geç o yaklaşık döneme kadar” anlamına gelir. Daha önce tamamlanmış bir durum için tarihsel referans noktası oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak the turn of the twentieth century ifadesiyle tamamlayın: By ____, electric streetlights were common in many large cities.
Cevabı göster
the turn of the twentieth century
many cities had developed modern sewage infrastructure
4:24birçok şehir modern kanalizasyon altyapısı
wastewater treatment plants: atıksu arıtma tesisleri
Wastewater treatment plants, kullanılmış veya kirlenmiş suyu doğaya bırakılmadan ya da yeniden kullanılmadan önce temizleyen ve işleyen tesislerdir. Plants sözcüğünden önceki kelimeler tesisin türünü açıklar: wastewater işlenen sudur, treatment ise tesisin amacıdır. Burada plant, power plant ifadesinde olduğu gibi fabrika veya büyük bir işleme tesisi anlamına gelir. Canlı bir bitki anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede plant ne anlama geliyor? The city is building a wastewater treatment plant.
- Atıksuyu işleyen büyük bir tesis
- Toprakta büyüyen canlı bir varlık
- İçme suyu taşıyan bir boru
Cevabı göster
Atıksuyu işleyen büyük bir tesis
And today, toilets have a wide range of features, Kalıp ifadeler
4:30Ve bugün, tuvaletlerin lüksten sürdürülebilirliğe kadar
a wide range of features: çok çeşitli özellikler
a wide range of features ifadesinde a wide range of, “birçok farklı türde” anlamına gelir. Buradaki range, seçimin genişliğini veya çeşitliliğini anlatır; sıradağ ya da ocak anlamında değildir. Buradaki kalıp a wide range of + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. Aynı özellikten yalnızca çok sayıda bulunmasını değil, birçok farklı özellik türü olmasını vurgular.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifade a wide range of ile tamamlayın: The website provides ____ payment options.
Cevabı göster
a wide range of
from the luxurious to the sustainable: iki uç noktayı belirtme
from the luxurious to the sustainable, özellik türlerinin iki uç noktasını gösterir: bir uçta lüks olanlar, diğer uçta sürdürülebilir olanlar. Sıfatlar insan gruplarını değil, özellik kategorilerini temsil eder. from the X to the Y kalıbı, birbirinden farklı iki uç noktayı adlandırarak geniş bir aralığı kısa biçimde özetler. Burada the, her sıfatın kategori etiketi gibi çalışmasını sağlar; tekrarlanacak features ismi ise bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümle: And today, toilets have a wide range of features, from the luxurious to the sustainable. from the luxurious to the sustainable burada ne yapıyor?
- İki insan grubunu anlatır.
- Her lüks özelliğin aynı zamanda sürdürülebilir olduğunu söyler.
- Geniş bir özellik türü aralığında iki uç noktayı belirtir.
Cevabı göster
Geniş bir özellik türü aralığında iki uç noktayı belirtir.
But roughly 2 billion people still don't have their own toilets at home, Anlatım akışı
4:36Ancak kabaca 2 milyar insanın evinde hala kendi tuvaleti yok,
still don't have: bugüne kadar süren bir eksiklik
Burada still, olumsuz durumun bugüne kadar sürdüğünü gösterir: bu insanların geçmişte tuvaletleri yoktu ve şimdi de yok. Modern tuvaletlerin özellikleri anlatıldıktan sonra But ... still don't have bilginin yönünü değiştirir. İlerlemeden çözülmemiş bir açığa geçer; böylece olumsuz gerçek, yalnızca don't have denmesinden daha acil görünür.
Alıştırma
“The clinic has new equipment, but some patients still don't have access to basic care,” cümlesinde still don't have hangi anlamı ekler?
- Eksiklik bugüne kadar devam etmiştir.
- Cümle, devam etme anlamı olmadan yalnızca tarafsız bir mevcut durum bildirir.
- Eksiklik bugünden önce sona ermiştir.
Cevabı göster
Eksiklik bugüne kadar devam etmiştir.
another 2.2 billion: ayrı bir miktar eklemek
Another 2.2 billion, daha önce sözü edilen yaklaşık 2 milyar kişiye ek olarak 2,2 milyarlık başka bir insan grubunu ifade eder. Another, yeni sayının açıklamaya eklendiğini, önceki sayının tekrar edilmediğini gösterir. People ismi önceki cümleden anlaşıldığı için burada söylenmemiştir. Tam biçim another 2.2 billion people şeklindedir. İstatistiklerde another + sayı, ek bir miktarı kısa biçimde sunar.
Alıştırma
Bir raporda “The first event drew 500 visitors, and another 200 came the next day.” deniyor. another 200 ne anlama gelir?
- İlk sayıyla bağlantısı olmayan yaklaşık 200 ziyaretçi
- Ek olarak 200 ziyaretçi
- Yeniden sayılan aynı 200 ziyaretçi
Cevabı göster
Ek olarak 200 ziyaretçi
atıklarını gerektiği gibi yöneten tesisler
Burada facilities, fiziksel sanitasyon altyapısı, ekipmanı veya sistemleri anlamına gelir. Yalnızca toilets sözcüğünden daha geniş bir kapsama sahiptir ve insan atıklarını güvenli biçimde toplayan, içinde tutan, işleyen veya bertaraf eden sistemleri içerebilir. that properly manage their waste ilgi cümleciği, gerekli tesislerin türünü belirtir. Properly, atığın insanlara zarar vermemesi veya çevreyi kirletmemesi için güvenli ve etkili biçimde işlem yapmak demektir.
Alıştırma
Bu halk sağlığı cümlesinde facilities that properly manage their waste ne anlama gelir?
- İnsan atıklarını güvenli biçimde işleyen fiziksel sanitasyon tesisleri veya sistemleri
- Atık işçilerini denetleyen ofisler
- Günlük yaşamı kolaylaştıran küçük rahatlıklar
Cevabı göster
İnsan atıklarını güvenli biçimde işleyen fiziksel sanitasyon tesisleri veya sistemleri
putting these communities at risk of numerous diseases. Dilbilgisi
4:46bu da bu toplulukları sayısız hastalık riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
bu toplulukları … riskiyle karşı karşıya bırakmak
putting these communities at risk of numerous diseases biçimindeki -ing cümleciği, önceki durumun sonucunu verir. thereby putting... olarak anlaşılabilir; böylece bir nedeni onun zararlı sonucuna bağlar. Yeniden kullanılabilen put X at risk of Y kalıbı, X'in Y olasılığıyla karşı karşıya kalmasına neden olmak demektir. Burada put ettirgen anlamdadır ve fiziksel bir yerleştirmeyi anlatmaz: X, these communities; Y ise numerous diseases bölümüdür.
Alıştırma
X = the house olacak şekilde put X at risk of Y kalıbının geniş zaman biçimini kullanın: Leaving the candles unattended ____ a fire.
Cevabı göster
puts the house at risk of
To solve this problem: çözümlere geçiş
To solve this problem, amaç bildiren bir mastar öbeğidir: ardından gelen eylemlerin daha önce açıklanan sorunu ele almak için yapılacağını gösterir. Burada konuşmayı düzenleyen bir işlevi de vardır. Daha önce sözü edilen sanitasyon tesisi yetersizliğine ve bunun yol açtığı sağlık risklerine gönderme yapar; ardından sorun açıklamasından gerekli eylemlerin sunulmasına geçildiğini belirtir.
Alıştırma
Bir sunumda To solve this problem burada neyi belirtir?
- Daha önce açıklanan sorunu, onu ele alacak eylemlere bağlar.
- Konuşmacının ilgisiz bir konuya geçeceğini bildirir.
- Sorunun zaten tamamen çözüldüğünü gösterir.
Cevabı göster
Daha önce açıklanan sorunu, onu ele alacak eylemlere bağlar.
we'll need to invent new sanitation technologies Anlatım akışı
4:51yeni sıhhi teknolojiler icat etmemiz
that produce inequity throughout the sanitation pipeline. Kelime
4:59davranışsal, finansal ve politik sorunları ele almamız gerekecek.
we'll need to invent ... and address: paralel gerekli eylemler
Cümle, iki fiili tek bir paralel yapıya yerleştirir: we'll need to invent ... and address .... Address'ten önce to tekrarlanmasa da need to hem invent hem de address için geçerlidir. Bu yapı, iki eylemi de gerekli olarak sunar. Invent new sanitation technologies teknik araçlar yaratmayı; address the behavioral, financial, and political issues ise eşitsizliğin teknik olmayan nedenlerini ele almayı ifade eder.
Alıştırma
İki paralel eylemi tamamlamak için boşlukları invent ve address ile doldurun: We'll need to ____ a better cooling system and ____ the safety concerns.
Cevabı göster
invent · address
davranışsal, mali ve siyasi sorunlar
behavioral, financial ve political sıfatları paralel bir liste oluşturur ve üçü de tek bir isim olan issues sözcüğünü niteler. Burada issues, ele alınması gereken sorunlar demektir: insanların davranışları, para veya finansman ve siyasi kararlar ya da güçle ilgili sorunlar. Bu liste, birkaç nedeni tek bir isim altında toplar. Kamu politikası metinlerinde bu yapı, karmaşık bir sonucun yalnızca tek bir açıdan açıklanamayacağını veya düzeltilemeyeceğini gösterir.
Alıştırma
Cümlede behavioral, financial, and political issues ne anlama geliyor?
- Sanitasyon ekipmanıyla ilgili tek bir teknik sorun
- Davranış, finans ve siyaset hakkında üç yayın
- Davranış, finansman ve siyasetle ilgili sorunlar
Cevabı göster
Davranış, finansman ve siyasetle ilgili sorunlar
sanitasyon zincirinin tamamındaki adaletsizlik
Inequity, çoğu zaman sistemler, erişim imkânları veya kaynak dağılımı tarafından oluşturulan ya da sürdürülen haksız bir fark demektir. Yalnızca iki koşulun eşit olmadığını söylemez; aradaki farkı adaletsiz olarak değerlendirir. Burada pipeline fiziksel bir boru değil, sanitasyon sisteminin birbirine bağlı aşamalarını anlatan bir benzetmedir. Throughout, adaletsizliğin yalnızca tek bir aşamada değil, zincirin tamamında görülebileceğini belirtir.
Alıştırma
inequity throughout the sanitation pipeline ifadesine en uygun yorum hangisidir?
- Sanitasyon sürecinin birçok aşamasında adaletsizlik görülebilir.
- Sanitasyon süreci her aşamada eşittir.
- Farklı boyutlardaki nesneler fiziksel bir sanitasyon borusundan geçiyor.
Cevabı göster
Sanitasyon sürecinin birçok aşamasında adaletsizlik görülebilir.
So, with all the humans and animals in the world defecating daily, Dilbilgisi
5:04Peki, dünyadaki tüm insanlar ve hayvanlar her gün dışkılarken,
why isn't the planet covered in an endless stream of feces? Deyimler
5:09gezegen neden sonsuz bir dışkı akışıyla kaplı değil?
with all the humans and animals ... defecating daily: with + isim + -ing ile arka plan verme
Burada with, with + isim öbeği + -ing kalıbını başlatır. all the humans and animals in the world isim öbeği eylemi yapanları belirtir, defecating daily ise onların eylemini açıklar; with burada and anlamına gelmez. With ile başlayan öbeğin tamamı, ana sorunun sorulduğu durumu çerçeveler: İnsanlar ve hayvanlar her gün atık üretiyorsa belirtilen sonuç neden gerçekleşmiyor? Bu kalıp, ana cümleye ilişkin arka planı, eşlik eden durumu veya nedeni kısa ve yoğun bir biçimde verir.
Alıştırma
Hangi cümle arka planı belirtmek için with + isim öbeği + -ing yapısını doğru kullanıyor?
- With the dogs barking outside, I could not sleep.
- With the dogs bark outside, I could not sleep.
- With barking the dogs outside, I could not sleep.
Cevabı göster
With the dogs barking outside, I could not sleep.
covered in an endless stream of feces: abartılı bir soru
covered in an endless stream of feces ifadesi, atık birikimini kasıtlı olarak aşırı ve çarpıcı bir görüntüye dönüştürür. Bu bir abartıdır; gezegenin gerçekten dışkıyla kaplı olduğu iddiası değildir. why isn't ...? biçimindeki olumsuz sorunun içinde bu görüntü bir merak kancası işlevi görür. İzleyicilerin bütün atıkların nereye gittiğini merak etmesini sağlar ve gübre böcekleri gibi atıkları ortadan kaldırmaya veya geri dönüştürmeye yardımcı olan canlılar konusuna geçiş yapar. Daha genel olarak, abartılmış bir sonuç geçişi bir bilmece gibi hissettirebilir.
Alıştırma
Bu soruda covered in an endless stream of feces ifadesinin temel işlevi nedir?
- Gezegenin çevresinde akan gerçek bir dışkı nehrini betimlemek.
- Dünya'nın zaten tamamen atıkla kaplı olduğunu bildirmek.
- Atıkların nasıl ortadan kaldırıldığı konusunda merak uyandıran çarpıcı bir abartı oluşturmak.
Cevabı göster
Atıkların nasıl ortadan kaldırıldığı konusunda merak uyandıran çarpıcı bir abartı oluşturmak.
Check out this video on the humble dung beetle, Notlar
5:13Mütevazı bok böceği hakkındaki bu videoya göz atın,
Check out this video: samimi bir öneri
Bu cümlede check out this video, videoyu izlemeye veya ona göz atmaya yönelik samimi bir davettir. Check out fiil öbeği, this video ifadesini nesne olarak alır. Bu kullanım, dinleyenin dikkatini önerilen şeye yöneltir. Yapılacak eylem nesneye göre değişir: nesne bir videoysa videoyu izlemeyi veya incelemeyi önerir.
Alıştırma
Öneriyi, check ile başlayan ve “göz atmak” anlamına gelen iki sözcüklü fiil öbeğiyle tamamlayın: Please ____ this short video after class.
Cevabı göster
check out
the humble dung beetle: sıradan ama dikkate değer
Burada humble, böceğin ahlaki bir özelliğini anlatmaz. Hayvan dışkısıyla beslenen veya onu taşıyan bir böcek olan bok böceğini sıradan, gösterişsiz ya da kolayca gözden kaçan bir canlı olarak sunar. the humble + isim kalıbı, basit ya da düşük statülü görülen ancak daha fazla ilgiyi hak eden bir kişiye, hayvana veya nesneye dikkat çekmek için sıkça kullanılır. Bu ifadede hakaret değil, hafif bir takdir tonu vardır.
Alıştırma
the humble dung beetle ifadesinde humble ne anlatır?
- Böcek başarılarından söz etmekten kibarca kaçınır.
- Böcek sıradan veya gözden kaçan bir canlı gibi görünür, ancak ilgiyi hak eder.
- Böcek yararlı olamayacak kadar fiziksel olarak zayıftır.
Cevabı göster
Böcek sıradan veya gözden kaçan bir canlı gibi görünür, ancak ilgiyi hak eder.
who you can thank for their mighty cleanup skills. Kalıp ifadeler
5:16onların güçlü temizlik becerileri için onlara teşekkür edebilirsiniz.
who you can thank for: thank X for Y yapısında öne alınan nesne
Temel kalıp thank + nesne + for + neden şeklindedir. Nesne, teşekkür edilen kişi ya da şeydir; for ise teşekkür nedenini belirtir. Burada for their mighty cleanup skills teşekkürün nedenini verir. Bu ilgi cümleciğinde who, daha önce sözü edilen bok böceğini gösterir ve thank fiilinin nesnesidir. who cümleciğin başına getirildiği için thank fiilinden sonra nesne görünmez. Normal sıra You can thank the dung beetle for its mighty cleanup skills. şeklindedir. Bu nedenle you can thank for tek başına tamamlanmış bir fiil grubu değildir; eksik görünen nesneyi bulmak için önceki who öğesine bakmak gerekir.
Alıştırma
İlgi cümleciğini thank + nesne + for + neden kalıbındaki eksik iki kelimeyle tamamlayın: Nora, who you can ____ organizing the event, won an award.
Cevabı göster
thank for