Büyük Mavi Maymun | Hayvanat Bahçesi | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Hayvanat bahçesi tarzı bir gezi, sıkılmış görünen “büyük mavi maymunun” ziyaretçileri umursamamasıyla karışır; bir çocuk kookaburraları görmeye geçer, ardından Snowdrop gorilin eline geçer ve görevli durumu düzelteceğine söz verir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Well, I rather thought — Konuşma edimbilimi ve tutum: Beklentinin karşılanmadığını doğrudan suçlamadan, kibar ve biraz resmi bir girişle ifade etmeyi anlamanı sağlar; böylece üstü kapalı bir memnuniyetsizliği fark edebilirsin. 2. kookaburras think everything is funny. — Kültür, medya ve gerçek dünya bağlamı: Bu cümleyi kookaburranın kahkahaya benzeyen sesiyle ilişkilendirir; kuşların neden her şeyi komik buluyormuş gibi anlatıldığını açıklar. 3. sort this out — Phrasal verbs: Bir sorunla ilgilenmek ya da onu çözmek anlamında kullanılan pratik bir ifadedir; özellikle biri dağınık bir durumu kontrol altına alacağına söz verdiğinde işe yarar.
Bu derste
Now, this next one is definitely not friendly. Notlar
0:04Evet, sıradaki kesinlikle dost canlısı değil.
this next one: sıradaki öğeyi tanıtmak
this next one, sıralı bir turda, sergide, listede veya açıklamada sırada gelen nesneyi belirtir. this dikkati o nesneye yöneltir, next nesnenin sıralamadaki yerini gösterir ve one bağlamdan zaten anlaşılan animal, picture veya question gibi sayılabilen bir ismin yerini tutar. Bu ifade, dinleyicinin dikkatini mevcut öğeden konuşmacının birazdan açıklayacağı öğeye taşır. Buradaki one, bilinen gruptaki bir nesneyi veya üyeyi ifade eder; 1 sayısı değildir.
Alıştırma
Rehberli bir sunumda “this next one” genellikle ne yapar?
- Dikkati bilinen bir sıradaki bir sonraki öğeye yöneltir.
- Dinleyiciyi önceki öğeye geri götürür.
- 1 sayısını ifade eder.
Cevabı göster
Dikkati bilinen bir sıradaki bir sonraki öğeye yöneltir.
definitely not friendly: güçlü bir olumsuz değerlendirme
definitely not friendly, güçlü bir kesinlik taşıyan olumsuz bir değerlendirmedir. definitely, olumsuz ifadenin tamamı olan not friendly kısmını güçlendirir; dolayısıyla konuşmacı sadece dost canlısı olmama ihtimalinden veya olasılığından söz etmez. Bu cümlede değerlendirmenin gücü, yorumu aynı zamanda bir uyarı gibi gösterir: hayvana kolayca yaklaşılabilecekmiş gibi davranılmamalıdır. Daha genel olarak definitely not + sıfat, konuşmacı bir tanımın geçerli olmadığından emin olduğunda kullanılır.
Alıştırma
Komşunun dost canlısı olmadığı konusunda en yüksek kesinliği hangi cümle gösterir?
- The neighbour is definitely not friendly.
- The neighbour is probably not friendly.
- The neighbour may not be friendly.
Cevabı göster
The neighbour is definitely not friendly.
Well, I rather thought we'd see more movement from the animals. Notlar
0:15Eh, hayvanların daha fazla hareket edeceğini düşünmüştüm doğrusu.
Well, I rather thought: gerçekleşmeyen beklentiyi ölçülü biçimde ifade etmek
Well, I rather thought, konuşanın daha önce taşıdığı fakat artık gerçekleşmediğini gördüğü bir beklentiyi dile getirir. Well farklı bir görüşe geçmeden önce kısa bir duraklama yaratır; rather ise I thought ifadesini yumuşatır, böylece hayal kırıklığı açık ve sert değil, ölçülü duyulur. Buradaki rather, rather noisy örneğindeki “oldukça” anlamına gelmez. Well, I rather thought + yan cümle kalıbı, “Beklediğim bu değildi” düşüncesini nazikçe ima edebilir.
Alıştırma
Bu cümlede Well, I rather thought esas olarak neyi belirtir?
- Dinleyene hayvanları hareket ettirmesi için doğrudan emir verir.
- Daha önceki bir beklentinin gerçekleşmediğini nazikçe ima eder.
- Hayvanların daha fazla hareket ettiğini heyecanla duyurur.
Cevabı göster
Daha önceki bir beklentinin gerçekleşmediğini nazikçe ima eder.
we'd see more movement: geçmişteki bir beklentiyi anlatan would
we'd see ifadesindeki we'd, ardından yalın fiil see geldiği için we would açılımına sahiptir. I thought ifadesinden sonra would, konuşanın geçmişteki o noktadan bakarak daha sonra gerçekleşmesini beklediği şeyi anlatır. Bu kullanıma genellikle geçmişte gelecek denir: thought + özne + would + yalın fiil. Would tek başına bir koşul cümlesi oluşturmaz; burada herhangi bir koşul öne sürülmüyor.
Alıştırma
Cümleyi we would ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: I thought ____ arrive before noon.
Cevabı göster
we'd
What a brute!: What a + isim ünlem yapısı
What a brute! bir soru değil, ünlem cümlesidir. Burada what güçlü bir tepkiyi ya da yargıyı başlatır; a brute ise yargılanan kişi ya da canlıyı belirtir. What a + tekil sayılabilen isim! kalıbı güçlü bir tepki ifade eder. What a strange idea! örneğindeki gibi isimden önce sıfat gelebilir.
Alıştırma
What a + isim ünlemini tamamlayın: ____ a surprise!
Cevabı göster
What
brute: kaba ya da şiddet yanlısı biri için ağır bir yafta
Brute ismi, kaba, şiddet yanlısı ya da düşünmek yerine güce başvuran bir kişi veya canlı için kullanılan son derece olumsuz bir yaftadır. Bir hayvanın tarafsız adı değildir. What a brute! cümlesinde konuşan kişi bu sözü canlının türünü belirtmek için değil, abartılı bir hakaret veya eleştiri olarak kullanır.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: The guard was a brute. Brute neyi anlatıyor?
- nazik ve düşünceli bir kişi
- belirli bir hayvan türü
- kaba ya da şiddet yanlısı bir kişi
Cevabı göster
kaba ya da şiddet yanlısı bir kişi
Stay back: güvenli mesafeyi koruma uyarısı
Stay back, birine güvenli bir mesafede kalmasını ve yaklaşmamasını söyleyen doğrudan bir emirdir. stay “bir konumda veya durumda kalmak”, back ise burada “daha uzakta bir konumda” demektir; “geri dönmek” anlamına gelmez. Bu cümlede Snowdrop mesafesini koruması için uyarılıyor. İfade, yaklaşmamasını ya da önce geri çekilip sonra orada kalmasını söyleyebilir.
Alıştırma
“Stay back from the dog” cümlesinde Stay back ne anlama gelir?
- Köpeğe geri dönmek.
- Arkaya bakmak.
- Güvenli bir mesafede kalmak.
Cevabı göster
Güvenli bir mesafede kalmak.
get up: yataktan, oturur veya yatar durumdan kalkmak
Get up, yataktan, yerden ya da yatar veya oturur durumdan kalkmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Bir bütün olarak anlaşılmalıdır; get burada alışılmış “elde etmek” anlamında değildir. Bu emirde özne olan you söylenmese de anlaşılır: “(You) get up.” Konuşan kişi hayvanın yatmayı bırakıp kalkmasını istiyor.
Alıştırma
“Yataktan çıkıp kalkmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: It is seven o'clock; please ____ and get dressed.
Cevabı göster
get up
Our visitors don't want to see you lying around all day. Notlar
0:26Ziyaretçilerimiz bütün gün etrafta yattığını görmek istemiyor.
see you lying around: see + nesne + -ing
see you lying around ifadesinde you, see fiilinin nesnesidir; lying around ise ziyaretçilerin seni ne yaparken gördüğünü anlatan bir -ing grubudur. Birisi devam etmekte olan bir eylemi veya durumu doğrudan gözlemlediğinde see + nesne + -ing kullanılır. Odak, eylemi tamamlanmış bir bütün olarak görmekten çok, sürmekte olan sahnededir.
Alıştırma
Konuşanın Maya'yı eylem devam ederken gördüğünü en açık biçimde anlatan cümle hangisidir?
- I asked Maya to cross the street.
- I saw Maya cross the street.
- I saw Maya crossing the street.
Cevabı göster
I saw Maya crossing the street.
lying around: yalnızca uzanmak değil, boş durmak
Lying around, lie around ifadesinin -ing biçimidir. Buradaki lie, doğru olmayan bir şey söylemek değil, yatay veya dinlenme pozisyonunda olmak anlamına gelir. Bu öbek fiil genellikle yararlı pek bir şey yapmadan boş boş zaman geçirmeyi anlatır. All day şikâyeti güçlendirir: konuşan kişi bu durumun gereğinden uzun sürmesini eleştirir.
Alıştırma
Cümleyi lie around ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: Instead of helping us pack, Ben spent the afternoon ____.
Cevabı göster
lying around
Monkey sleep. ifadesindeki çocuksu eksiltme
Monkey sleep. kasıtlı olarak basitleştirilmiş, çocuksu bir ifadedir. Bu sahnede maymunun uyumakta olduğu anlamına gelir; ancak the belirleyicisi ile standart şimdiki zaman yapısında gereken is yardımcı fiili atılmıştır. Günlük standart İngilizcede The monkey is sleeping. denir. Özgün cümlenin kısalığı, küçük bir çocuk ya da oyuncak karakter sesi yaratır; bu, küçük dil bilgisi sözcüklerinin genel olarak atılabileceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Yargılayın: Monkey sleep. normal resmî yazılara uygun, eksiksiz bir standart İngilizce cümledir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
Sabrı bitirip harekete geçiren That's it!
That's it! bir dönüm noktasını gösterebilir. Burada sonraki cümle bir emirdir; dolayısıyla konuşan kişi sabrını sona erdirip harekete geçmektedir. Yaklaşık olarak “Yeter, şimdi bir şey yapacağım” anlamına gelir. Bu ifade her zaman kelimesi kelimesine “işte o” anlamına gelmez. Başka bağlamlarda doğru cevabı onaylayabilir veya bir şeyin tamamlandığını gösterebilir. Amaçlanan işlevi anlamak için çevresindeki eyleme ve ses tonuna bakın.
Alıştırma
Sahnede That's it! ifadesinin hemen ardından bir emir geliyor. Bu ifade büyük olasılıkla neyi gösteriyor?
- Konuşan kişi yakındaki bir nesnenin adını söylemektedir.
- Konuşan kişi sınırına ulaşmış ve harekete geçmektedir.
- Konuşan kişi ne yapacağını unutmuştur.
Cevabı göster
Konuşan kişi sınırına ulaşmış ve harekete geçmektedir.
Dance for the lady: for ile gösterilen izleyici
Dance for the lady ifadesindeki Dance bir emir kipidir: konuşan kişi birine bu hareketi yapmasını söyler. for the lady, gösteriyi izlemesi veya alması amaçlanan kişiyi belirtir. Buradaki for, “onun için” ya da “o görsün diye” anlamındadır; “onun yüzünden” anlamına gelmez. Bu kullanım sing for someone ve play for an audience gibi gösteri ve hizmet ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Hangi cümle misafirlerin Leo’nun gösterisinin izleyicileri olduğunu söyler?
- Leo danced for the guests.
- Leo danced with the guests.
- Leo danced because of the guests.
Cevabı göster
Leo danced for the guests.
you lazy ape!: you + sıfat + isim ile kurulan hakaret
you lazy ape ifadesinde you, dinleyiciye doğrudan hitap eden bir isim grubunu başlatır. Lazy olumsuz bir yargı bildirir, ape ise aşağılayıcı etikettir. İfade kabaca “seni çok tembel kişi” anlamındadır; bir hayvanın tarafsız betimlemesi değildir. Bu doğrudan bir hitap olduğu için are gerekmez ve ape önünde tanımlık kullanılmaz. Ünlem, azarı güçlendirerek dramatik veya düşmanca duyulmasına yol açabilir. Şakacı bir oyunculukta bağlam, ifadeyi kasıtlı bir abartıya dönüştürebilir.
Alıştırma
Bu cümledeki you lazy ape! ifadesini en iyi hangisi açıklar?
- Bir hayvan hakkında tarafsız bir ifade
- Doğrudan ve aşağılayıcı bir hitap
- Daha çok çalışmaya yönelik kibar bir rica
Cevabı göster
Doğrudan ve aşağılayıcı bir hitap
Oh my!: hafif bir duygusal tepki
“Oh my!”, şaşkınlık, endişe veya hafif sarsılma gibi ani bir tepkiyi gösteren kalıplaşmış bir ünlemdir. Tam olarak hangi duyguyu ifade ettiği duruma ve ses tonuna bağlıdır. Buradaki “my” iyelik bildirmez ve “bana ait” anlamına gelmez. İfadeyi kelime kelime çevirmek yerine, bir konuşma tepkisi olarak bütünüyle öğrenin.
Alıştırma
Hangi İngilizce cümle hafif bir şaşkınlık tepkisi olarak “Oh my!” ifadesini doğal biçimde kullanır?
- Oh my! That's a lot of boxes.
- Thank you. That's a lot of boxes.
- Of course. That's a lot of boxes.
Cevabı göster
Oh my! That's a lot of boxes.
forget this guy: onunla uğraşmayı bırakmak
“Forget this guy”, birini gerçek anlamda hafızadan silmeyi istemez. Burada “forget”, bu kişiye dikkat vermeyi veya onun için çaba harcamayı bırakmak anlamına gelir; yani konuşan kişi vazgeçip başka bir seçeneğe yönelir. Aktarılabilir kalıp, emir cümlesinde forget + kişi ya da şey biçimindedir. Birinden o hedefi düşünmeyi, tartışmayı veya onunla uğraşmayı bırakmasını isteyebilir. “This guy”, gözden çıkarılan kişiyi ya da karakteri belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşanın biriyle uğraşmayı bırakıp başka bir seçeneği denemek istediği anlamına gelir?
- Forget this guy. Let's ask someone else.
- Call this guy. Let's wait for his answer.
- Remember this guy. Let's ask him again tomorrow.
Cevabı göster
Forget this guy. Let's ask someone else.
Come on: harekete geçmeye teşvik etmek
Burada Come on, dinleyeni harekete geçmeye veya sıradaki etkinliğe geçmeye teşvik eden bir söylem belirleyicisidir. “Hadi gidelim” ya da “Sen de gel” anlamına yakındır; kelimesi kelimesine konuşana doğru gelme emri değildir. Ardından gelen let’s go see sözleri hangi eylemin teşvik edildiğini gösterir. Başka bağlamlarda ses tonu Come on ifadesine teşvik, ikna, sabırsızlık veya inanmama anlamı katabilir; burada ise yola çıkmak için dostça bir dürtüdür.
Alıştırma
Örnekte Come on ne işe yarıyor?
- Grubu sıradaki etkinliğe başlamaya teşvik etmek
- Grubu konuşanın tam bulunduğu yere çağırmak
- kookaburras kelimesinin anlamını açıklamak
Cevabı göster
Grubu sıradaki etkinliğe başlamaya teşvik etmek
let's go see: birlikte gidip görmeyi önermek
Let’s + fiilin yalın hâli, hem konuşanı hem de dinleyeni içeren bir öneri oluşturur. let’s go see ifadesinde gruba birlikte bir yere gidip kookaburraları görme önerisi yapılır. Go see, go and see anlamına gelen, konuşma diline özgü iki fiilli bir dizidir. Her iki fiil de yalın hâlde kalır ve aralarında to bulunmaz. Burada see, anlamak değil, bir şeye bakmak veya bir yeri ziyaret etmek anlamındadır.
Alıştırma
Cümleyi go and see ifadesinin konuşma dilindeki karşılığıyla tamamlayın: Let's ____ the new science exhibit.
Cevabı göster
go see
Come along: birinden seninle gelmesini istemek
Bu cümlede Come along, Snowdrop'a konuşan kişiye katılıp onunla birlikte hareket etmesini söyleyen kısa bir yönergedir. Temel fikir eşlik etmektir: dinleyen kişi yalnızca sabit bir noktaya gelmez, konuşan kişiyle ortak bir harekete başlar veya bunu sürdürür.
Alıştırma
Bir odadan çıkıyorsun ve bir arkadaşının seninle gelmesini istiyorsun. Hangi cümle ondan sana eşlik etmesini en açık biçimde ister?
- Come on.
- Come here.
- Come along.
Cevabı göster
Come along.
These kookaburras think everything is funny. Kültür
1:11Bu kookaburralar her şeyin komik olduğunu sanıyor.
kookaburras think everything is funny: kahkahaya benzeyen sesten doğan kişileştirme
Kookaburralar, insan kahkahasına benzeyen sesleriyle tanınan kuşlardır. Bu kısa arka plan bilgisi şakayı açıklar. Cümle, kuşların neden gülüyormuş gibi göründüğünü açıklamak için onlara insana özgü bir düşünce, yani her şeyi komik bulma düşüncesi verir. Bu kişileştirmedir; kuşların gerçekte ne düşündüğüne dair gerçek anlamlı bir iddia değildir.
Alıştırma
Konuşan kişi kookaburraların "think everything is funny" olduğunu neden söylüyor?
- Çünkü sesleri insan kahkahasına benzer.
- Çünkü kookaburra sözcüğünün gerçek anlamı komedyendir.
- Çünkü bu kuşlar insanların bütün şakalarını anlar.
Cevabı göster
Çünkü sesleri insan kahkahasına benzer.
Ooh, look at these little darlings, Snowdrop. Kelime
1:14Ooh, şu küçük tatlı şeylere bak, Snowdrop.
little darlings: sevimli küçükler için sevgi dolu bir hitap
Bu cümlede little darlings, küçük hayvanlara sevgiyle hitap etmek için kullanılan bir sözdür. Konuşanın onları sevimli ve çok tatlı bulduğunu gösterir; darling her zaman romantik bir partner demek değildir. Burada little yalnızca küçük boyutu belirtmez, sıcak ve şefkatli bir hava da katar. İfadenin bütünü tarafsız bir tanımdan çok sevgi gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede little darlings ne anlama geliyor?
- Kısa boylu romantik partnerler
- Sevgiyle sözü edilen sevimli küçükler
- Eleştirilen genç hayvanlar
Cevabı göster
Sevgiyle sözü edilen sevimli küçükler
has Snowdrop!: have ile o anki fiziksel kontrolü anlatmak
Burada has Snowdrop, gorilin Snowdrop'u o anda tuttuğu, taşıdığı ya da fiziksel olarak kontrolü altında bulundurduğu anlamına gelir. Has kalıcı mülkiyeti veya yasal sahipliği değil, o anki durumu anlatır. Have, bir kişi ya da şey o anda bir başkasının elinde, gözetiminde veya kontrolündeyken de kullanılabilir. Bağlam, anlamın fiziksel kontrol mü, geçici gözetim mi yoksa sahiplik mi olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu durumda That gorilla has Snowdrop! ne anlama geliyor?
- Goril şu anda Snowdrop'u tutuyor veya kontrol ediyor.
- Goril yasal olarak Snowdrop'un sahibidir.
- Goril Snowdrop'un nerede yaşadığını biliyor.
Cevabı göster
Goril şu anda Snowdrop'u tutuyor veya kontrol ediyor.
Rahatlatıcı bir ifade olarak Don't worry
Don't worry, kaygılı veya ne olacağından emin olmayan birini rahatlatmak için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada konuşanın sorunun çözülebileceğini düşündüğünü anlatır; karşıdaki kişiye kaygılanmayı yasaklayan bir emir değildir. Genellikle bir söz, açıklama veya yardım teklifinden önce gelir. Böylece konuşan önce karşısındakinin kaygısını azaltır, ardından ne olacağını söyler.
Alıştırma
Rahatlatıcı yanıtı bu dersteki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: ____. I can help you find your bag.
Cevabı göster
Don't worry
Yetişkin bir kadına resmî hitap olarak madam
Madam, yetişkin bir kadına hitap etmenin resmî ve nazik bir yoludur; özellikle hizmet veya resmî ortamlarda bir kadın müşteriye ya da ziyaretçiye seslenirken kullanılır. Bu cümlede mesajdan sonra gelen bir hitap sözcüğüdür ve saygılı, profesyonel bir mesafe gösterir. Kadının adı değildir ve anne anlamına gelmez. Başka durumlara aktarılabilecek nokta, bir hitap biçiminin konuşanlar arasındaki ilişkiyi ve resmiyet düzeyini gösterebilmesidir.
Alıştırma
Madam hangi durumda en doğal duyulur?
- Bir çocuğun yakın arkadaşıyla rahatça konuşması.
- Bir çalışanın tanımadığı bir kadın müşteriye resmî biçimde hitap etmesi.
- Bir ağabeyin evde kız kardeşiyle konuşması.
Cevabı göster
Bir çalışanın tanımadığı bir kadın müşteriye resmî biçimde hitap etmesi.
sort this out: bir sorunla ilgilenip onu çözmek
Bu cümlede sort this out, “bu sorunla ilgilenip onu çözmek” anlamına gelir. Konuşan kişi bir nesneyi sınıflandırmayı değil, durumun sorumluluğunu üstlenip harekete geçmeyi vaat eder. Sort out, ayrılabilen bir fiil öbeğidir. Nesne olan this, sort ile out arasına gelir. Zamir nesneler de ortada olmalıdır: sort it out denir, sort out it denmez.
Alıştırma
Sözü sort ... out ile tamamlayın ve this sözcüğünü doğru yere yerleştirin: Don't worry. I'll ____ before the guests arrive.
Cevabı göster
sort this out
straight away: hemen, gecikmeden
Straight away, “hemen” veya “gecikmeden” anlamına gelen bir zaman ifadesidir. Verilen sözü güçlendirir: konuşan kişi daha sonra değil, şimdi harekete geçecektir. Burada straight bir yönü anlatmaz. İki sözcük birlikte tek bir zaman ifadesi olarak kullanılır ve genellikle eylemden sonra gelir: I'll check straight away.
Alıştırma
Talimatı straight away ile tamamlayın: If the alarm rings, leave the building ____.
Cevabı göster
straight away
You be careful: öznesi açıkça söylenen vurgulu emir
You be careful bir emir cümlesidir: dinleyiciye ne yapması gerektiğini söyler. Fiil, be yalın biçiminde kalır; dolayısıyla bu, dinleyicinin dikkatli olduğunu belirten bir ifade değildir. Emir cümlelerinin çoğunda özne söylenmez: Be careful. You sözcüğünü açıkça söylemek dinleyiciyi özellikle öne çıkarır ve uyarıyı daha doğrudan ya da vurgulu hâle getirir.
Alıştırma
Hangi cümle, talimatı daha vurgulu yapmak için you öznesini açıkça kullanır?
- Be careful near the edge.
- You are usually careful near the edge.
- You be careful near the edge.
Cevabı göster
You be careful near the edge.
won't you?: emir cümlesinden sonra gelen soru eklentisi
Burada won't you?, bir emir cümlesinin sonuna eklenen soru eklentisidir. Okay? veya please do ifadelerine benzer biçimde dinleyicinin iş birliğini ya da onayını ister. Bu, dinleyicinin dikkatli olup olmayacağını tarafsızca soran bir soru değildir. Konuşan kişi talimatın yerine getirilmesini bekler. Bu eklenti uyarıyı daha kişisel veya nazik gösterebilir, ancak talimatın gücü devam eder.
Alıştırma
Hatırlatmayı bu notta öğretilen, beklenen iş birliğini isteyen eklentiyle tamamlayın: Text me when you arrive, ____?
Cevabı göster
won't you
“not allowed to”: izin verilmemesi ve yasak
Bu cümlede not allowed to, bir kuralın veya yetkili bir kişinin ona bu eylemi yapma izni vermediği anlamına gelir. Fiziksel olarak yapamamasını değil, eylemin yasak olmasını anlatır. Yapı be + not allowed to + fiilin yalın hâlidir: He is not allowed to do this. be, özneye ve zamana göre değişir; ancak to sonrasında -ing biçimi değil, fiilin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “yapma izni olmamak” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: At the museum, visitors are ____ touch the paintings.
Cevabı göster
not allowed to
“against the monkey rules”: bir kurallar bütününü ihlal etmek
Against the ... rules, “o kurallara aykırı veya o kurallar tarafından yasaklanmış” anlamına gelir. Burada against, bir kurala karşı olmayı anlatır; “dokunuyor veya yanında” şeklindeki fiziksel anlamda değildir. Monkey, bu sahnedeki belirli ve oyun havasındaki kurallar bütününü tanımlar. Günlük hayatta yeniden kullanılabilecek yapı be against the rules şeklindedir: It’s against the rules.
Alıştırma
“It’s against the rules” ne anlama gelir?
- Kurallar buna izin vermiyor.
- Bu, fiziksel olarak kuralların yanında.
- Kurallar bunu zorunlu kılıyor.
Cevabı göster
Kurallar buna izin vermiyor.
Watch out for + belirli bir kişi veya şey
Watch out for + isim, birine belirli bir kişi ya da şey konusunda özellikle dikkatli olmasını söyler. for'dan sonraki isim, neye dikkat edilmesi gerektiğini belirtir. Burada Snowdrop zarar görebilecek durumdadır; dolayısıyla uyarı, “Snowdrop'un yakınında dikkatli ol ve ona zarar verme” anlamına gelir. Başka bağlamlarda isim, Watch out for falling rocks. örneğindeki gibi bir tehlikeyi belirtebilir.
Alıştırma
watch out ifadesini ve gerekli edatı kullanarak uyarıyı tamamla: Watch out ____ the puppy by your feet.
Cevabı göster
for
Would you like to see our reptile section? Ton ve niyet
1:59Sürüngenler bölümümüzü görmek ister misiniz?
Nazik teklif için Would you like to + fiilin yalın hâli
Would you like to + fiilin yalın hâli, birinin bir şey yapmak isteyip istemediğini nazikçe sorar. Dinleyene kabul veya ret özgürlüğü bırakarak davet ya da teklifte bulunmanın yaygın bir yoludur. Bu cümlede konuşan kişi ziyaretçiye sürüngenler bölümünü göstermeyi teklif ediyor. Burada would nezaket katar; durumu hayalî veya varsayımsal yapmaz.
Alıştırma
Bir garsonun nazik teklifi için en uygun cümle hangisidir?
- You must try this dessert.
- Do you want to try this dessert?
- Would you like to try this dessert?
Cevabı göster
Would you like to try this dessert?