Siz mikroplarınızsınız - Jessica Green ve Karen Guillemin: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
492 kelime 165 kel/dk

Video özeti: Bu bilimsel anlatım, insan bedenini canlı bir mikrobiyal manzara olarak sunar; bağırsak mikroplarının yiyecekleri farklı biçimlerde işlediğini ve çeşitli mikrop topluluklarının sağlık için neden önemli olabileceğini açıklar. Temel İngilizce noktaları: 1. from the arid deserts of our skin to the villages on our lips and the cities in our mouths. — Deyimler ve mecazi ifadeler: Popüler bilim dilinin, görünmez mikrobiyal ortamları somut ve takip edilebilir kılmak için tanıdık yer metaforlarını nasıl kullandığını fark edebilirsiniz. 2. break down cellulose, — Phrasal verbs: break down ifadesinin biyolojik bir süreçte “parçalamak/ayrıştırmak” anlamına geldiğini anlayabilir, aynı fiil öbeğinin sorunları, maddeleri veya sistemleri açıklarken de kullanılabildiğini görebilirsiniz. 3. We don't fully understand — Konuşma pragmatiği ve tutum: Bilimsel konuşmacıların kesin konuşmak yerine, dikkatli bir iddia kurmadan önce belirsizliği ve bilginin sınırlarını nasıl işaretlediğini görebilirsiniz.

Bu derste

Being human, Dilbilgisi

0:14

İnsanlar olarak,

we each view ourselves as a unique and independent individual. Kalıp ifadeler

0:16

her birimiz kendimizi benzersiz ve bağımsız bir birey olarak görürüz.

Dilbilgisi

Being human, ile cümle başında öncül belirtme

Being human, cümlenin başında kullanılan ve kabaca as humans anlamına gelen bir ortaç öbeğidir. Ana ifadeyi çerçeveleyen ortak bir kimliği veya durumu önce verir; birinin insan hâline gelme sürecinde ya da insan gibi davranıyor olduğu anlamına gelmez. Bu öbek tek başına tam bir cümle değildir. Virgülden sonra gelen we each view... bölümü özneyi ve fiili sağlar. Bu yapı, konuşanın önce bir koşul belirtip ardından aynı kişi veya grup hakkında daha genel bir düşünce söylemesini sağlar.

Alıştırma

Cümleyi 'en büyük çocuk olarak' anlamına gelen bir Being + kimlik öbeğiyle tamamlayın: ____, Lena often helps her younger brother.

Cevabı göster

Being the oldest child

Kalıp ifadeler

view X as Y: X'i Y olarak görmek

view X as Y yapısında view, 'izlemek' değil, 'düşünmek' veya 'olarak görmek' anlamına gelir. X, hakkında değerlendirme yapılan kişi ya da şeydir; as Y ise X'e verilen kimliği, rolü veya niteliği gösterir. Burada X ourselves, Y ise a unique and independent individual ifadesidir. Each sözcüğü açıklamanın we grubundaki kişilere tek tek uygulanmasını sağlar; bu yüzden tekil an individual kullanımı anlamlıdır.

Alıştırma

Cümleyi view, doğru dönüşlülük zamiri ve as ile tamamlayın: In this club, we ____ a team that helps everyone.

Cevabı göster

view ourselves as

But we're never alone. Anlatım akışı

0:21

Ama aslında asla yalnız değiliz.

Anlatım akışı

But we're never alone: ana düşünceye geçiş

But, açıklamayı her insanın ayrı bir birey olduğu yönündeki önceki düşünceden hemen başka bir yöne çevirir. Dinleyiciye, sıradaki noktanın bu görüşe karşı çıkacağını bildirir. Burada we're never alone, arkadaş sahibi olmakla veya yalnız hissetmekle ilgili değildir. Biyolojik açıdan tek başımıza var olmadığımızı anlatır: milyonlarca mikroskobik canlı bedenimizin içinde ve üzerinde yaşar. Bu kısa karşıtlık, ardından gelen açıklama için merak uyandıran bir giriş oluşturur.

Alıştırma

Açıklamanın bu noktasında But we're never alone cümlesinin temel işlevi nedir?

  1. Her insanın yakınında her zaman bir arkadaş olduğunu söyler.
  2. Anlatımın yönünü değiştirmeden önceki düşünceyi tekrarlar.
  3. Her insanın tamamen ayrı olduğu düşüncesini tersine çevirir ve bizimle yaşayan mikroorganizmalar konusunu başlatır.
Cevabı göster

Her insanın tamamen ayrı olduğu düşüncesini tersine çevirir ve bizimle yaşayan mikroorganizmalar konusunu başlatır.

Millions of microscopic beings inhabit our bodies,

0:23

Milyonlarca mikroskobik canlı vücudumuzda yaşıyor,

and no two bodies are the same. Dilbilgisi

0:27

ve hiçbir iki vücut birbirinin aynısı değildir.

Dilbilgisi

no two bodies are the same: birbirinin aynısı olan iki beden yoktur

No two + çoğul isim + be the same kalıbı, gruptan seçilen herhangi iki öğenin birbirinden farklı olacağı anlamına gelir. no two bodies are the same ifadesinde no, doğrudan two bodies öbeğini sınırlar; “iki beden değil” anlamına gelmez. Bu kalıp bireysel farklılıklar hakkında güçlü bir genelleme yapar. Özne çoğul olduğu için No two bodies are identical ve No two stories were exactly the same örneklerindeki gibi çoğul bir fiil kullanılır.

Alıştırma

Her patikanın diğerlerinden farklı olduğunu anlatan kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ trails are exactly the same.

Cevabı göster

No two

Each is a different habitat for microbial communities, Kelime

0:29

Her biri mikrobiyal topluluklar için farklı bir yaşam alanıdır,

Kelime

habitat for microbial communities: mikrobiyal toplulukların yaşam alanı

Burada habitat, canlıların yaşayabildiği ve büyüyebildiği bir ortam demektir. Bu yüzden habitat sözcüğü çoğu zaman ilk olarak hayvanlar ve bitkilerle birlikte öğrenilse de insan bedeni de mikroplar için bir habitat olabilir. Microbial communities, aynı ortamda birlikte yaşayan mikroorganizma gruplarıdır. habitat for + organizma kalıbı, ortamın hangi canlıları barındırdığını belirtir.

Alıştırma

Bilimsel bir yazıda habitat for microbial communities burada ne anlama gelir?

  1. tek bir mikroorganizmaya verilen geçici bir ad
  2. mikroorganizma gruplarının yaşayabildiği bir ortam
  3. mikroorganizmaların inşa edip sahip olduğu bir ev
Cevabı göster

mikroorganizma gruplarının yaşayabildiği bir ortam

from the arid deserts of our skin Deyimler

0:33

derimizin kurak çöllerinden

to the villages on our lips

0:35

dudaklarımızdaki köylere

and the cities in our mouths.

0:38

ve ağzımızın içindeki şehirlere kadar.

Deyimler

kurak çöllerden ... köylere ... ve şehirlere

Cümle, bedenin bölgelerini bir manzaraya dönüştürür: deri kurak bir çöl, dudaklar köyler ve ağızlar şehirler olarak betimlenir. Bunlar gerçek yerler değil, benzetmelerdir. Arid kuruluğu vurgularken villages ve cities giderek daha yoğun veya karmaşık mikrobiyal toplulukları çağrıştırır. from X to Y kalıbı bir aralığı düzenler, eklenen and Z ise diziyi genişletir. Burada dinleyiciyi bedenin farklı ortamları boyunca yönlendirir ve görünmeyen bir ekosistemi zihinde canlandırmayı kolaylaştırır.

Alıştırma

Cümlede deserts, villages ve cities sözcüklerinin temel etkisi nedir?

  1. Bedenin içinde gerçekten bulunan yerleşim alanlarını adlandırırlar.
  2. Bedendeki mikrobiyal ortamlar arasındaki farkları benzetme yoluyla gösterirler.
  3. Deriden ağza gitmek için yol tarifi verirler.
Cevabı göster

Bedendeki mikrobiyal ortamlar arasındaki farkları benzetme yoluyla gösterirler.

Even every tooth is its own distinctive neighborhood. Deyimler

0:40

Hatta her bir dişin bile kendine özgü bir mahallesi vardır.

Deyimler

Her bir dişin kendine özgü bir mahalle olması

Cümle her bir dişi bir neighborhood, yani “mahalle” olarak gösterir: belirli bir mikrop topluluğunun yaşayabildiği küçük ve yerel bir ortam. Bu bilimsel bir benzetmedir; dişin gerçek bir şehrin parçası olduğu anlamına gelmez. “Even every tooth” düşünceyi şaşırtıcı derecede küçük bir düzeye indirir. Mikrobik koşullar yalnızca vücudun büyük bölgeleri arasında değil, bir dişten diğerine de değişebilir.

Alıştırma

Cümlenin temel anlamı nedir?

  1. Mikroplar yalnızca dişlerde yaşayabilir, başka hiçbir yerde yaşayamaz.
  2. Her diş gerçek bir şehrin farklı bir mahallesinde bulunur.
  3. Her dişin kendine özgü yerel bir mikrobik ortamı olabilir.
Cevabı göster

Her dişin kendine özgü yerel bir mikrobik ortamı olabilir.

And our guts are teaming metropolises of interacting microbes. Deyimler

0:45

Bağırsaklarımız ise etkileşim halindeki mikroplarla dolup taşan metropollerdir.

Deyimler

Bağırsaklarımızın etkileşen mikroplarla dolu metropollere benzetilmesi

Cümle bağırsaklarımızı metropolises, yani çok büyük şehirlerle karşılaştırır. Bu benzetme bağırsağı, çok büyük sayıda mikrobun birbirine yakın yaşadığı ve birbirini etkilediği kalabalık, hareketli bir sistem olarak gösterir; vücudun içinde gerçek şehirler bulunduğu anlamına gelmez. “of interacting microbes” sözleri, bu benzetmedeki şehirlerin “nüfusunu” belirtir. Bu tür bilimsel anlatım, görünmeyen mikroskobik bir ekosistemi daha kolay canlandırmak için tanıdık ve büyük ölçekli bir görüntüden yararlanır.

Alıştırma

metropolises of interacting microbes benzetmesi temel olarak neyi anlatır?

  1. Bağırsağın içinde gerçek sokaklar ve binalar vardır.
  2. Bağırsak, birbiriyle etkileşen büyük ve hareketli bir mikrop topluluğunu barındırır.
  3. Bağırsakta yalnızca tek bir mikrop türü yaşayabilir.
Cevabı göster

Bağırsak, birbiriyle etkileşen büyük ve hareketli bir mikrop topluluğunu barındırır.

And in these bustling streets of our guts,

0:50

Ve bağırsaklarımızın bu hareketli sokaklarında,

we see a constant influx of food, Kalıp ifadeler

0:53

sürekli bir yiyecek akışı görürüz,

and every microbe has a job to do. Kalıp ifadeler

0:56

ve her mikrobun yapması gereken bir işi vardır.

Kalıp ifadeler

a constant influx of food: sürekli yiyecek akışı

An influx of something, büyük miktarda bir şeyin bir yere veya sisteme gelmesi ya da girmesi demektir. A constant influx of food, yiyeceklerin bağırsağa girmeye devam ettiğini belirtir; yani ifade yalnızca içeride çok miktarda yiyecek bulunmasını değil, içeri doğru süren hareketi anlatır. an influx of + isim kalıbındaki isim, içeri giren şeyi belirtir. Hedefi de belirtmek için an influx of X into Y kullanılır.

Alıştırma

The shelter receives a constant influx of donations each winter. cümlesinde a constant influx neyi vurgular?

  1. Barınakta zaten büyük miktarda bağış depolanmıştır.
  2. Bağışlar barınağa gelmeye devam eder.
  3. Barınak bağışları başka bir yere gönderir.
Cevabı göster

Bağışlar barınağa gelmeye devam eder.

Kalıp ifadeler

has a job to do: yerine getirecek bir işlevi olmak

Burada has a job to do, “yerine getireceği belirli bir işlevi var” demektir. Job ücretli bir meslek anlamına gelmez; her mikrobu kendine ait rolü olan bir ekip üyesi gibi gösteren bir kişileştirmedir. Yeniden kullanılabilen X has a job to do kalıbı, bir kişinin, parçanın veya sürecin işlevini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.

Alıştırma

Each filter has a job to do in keeping the water clean. cümlesinde has a job to do ne anlama gelir?

  1. Ücretli bir iş yapıyordur.
  2. Hemen değiştirilmesi gerekir.
  3. Belirli bir işlevi vardır.
Cevabı göster

Belirli bir işlevi vardır.

Here's a cellulolytic bacteria, for example. Kelime

0:59

Örneğin, burada selülozetik bir bakteri var.

Kelime

cellulolytic bacteria: selülozu parçalayabilen bakteriler

Cellulolytic, “selülozu parçalayabilen” demektir. Sözcük, cellulose sözcüğüne gönderme yapan cellulo- ile parçalama veya ayrıştırma anlamı taşıyan -lytic bölümünden oluşur. Cellulolytic bacteria ifadesinde bu sıfat, bakteriler için genel bir ad değil, belirli bir biyokimyasal yetenek belirtir: Bu bakteriler selülozu daha basit maddelere dönüştürebilir.

Alıştırma

Selülozu parçalayan bir enzimi hangi sıfat doğru biçimde tanımlar?

  1. cellulosic
  2. cellular
  3. cellulolytic
Cevabı göster

cellulolytic

Their one job is to break down cellulose, Öbek fiiller

1:02

Tek görevleri selülozu,

a common compound in vegetables,

1:04

sebzelerde yaygın olarak bulunan bir bileşiği,

into sugars.

1:06

şekerlere parçalamaktır.

Öbek fiiller

break down cellulose: bir maddeyi ayrıştırmak

Burada break down, “ayrıştırmak” anlamına gelen bir öbek fiildir: Karmaşık bir malzemenin daha küçük veya basit maddelere dönüşmesini anlatır. Break ile aşağı yönlü hareketin sözcüğü sözcüğüne birleşimi değildir. break down X into Y kalıbında X başlangıç maddesini, Y ise ortaya çıkan parçaları belirtir. Bu cümlede X cellulose, Y ise sugars sözcüğüdür.

Alıştırma

“Ayrıştırmak” anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamlayın: Soil microbes ____ dead leaves into simpler compounds.

Cevabı göster

break down

Those simple sugars then move along to the respirators, Öbek fiiller

1:08

Bu basit şekerler daha sonra 'solunumculara' doğru ilerler,

Öbek fiiller

then move along to the respirators: sonraki aşamaya ilerlemek

Bu süreç açıklamasında then bir sonraki adımı gösterir. move along to, basit şekerlerin bir aşamadan sonraki hedefe, yani respirators adı verilen mikroplara doğru ilerlemeye devam ettiğini anlatır. Buradaki move along betimleyicidir; Move along! emri değildir. Bu kalıp, insanların, maddelerin, görevlerin veya konuların bir sıra içinde ilerlemesini anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Bu cümlede then move along to the respirators ne anlama geliyor?

  1. Şekerler süreçteki bir sonraki mikrop grubuna ilerlemeye devam eder.
  2. Şekerlere odadan çıkmaları emredilir.
  3. Şekerler başka bir aşamaya ulaşmadan durur.
Cevabı göster

Şekerler süreçteki bir sonraki mikrop grubuna ilerlemeye devam eder.

another set of microbes that snatch up these simple sugars and burn them as fuel. Notlar

1:12

bu basit şekerleri kapıp yakıt olarak yakan başka bir mikrop grubuna.

Öbek fiiller

snatch up these simple sugars: bu basit şekerleri hızla almak

Snatch up, bir şeyi çok hızlı biçimde almak veya ele geçirmek demektir. Burada mecaz anlamda kullanılır: Mikroplar basit şekerleri yakıt olarak kullanmak üzere hızla içine alır. Bu sözcük seçimi mikropları kişileştirir ve görünmeyen bir alım sürecini hızlı ve canlı hissettirir.

Alıştırma

Bu cümlede snatch up these simple sugars ne anlama geliyor?

  1. Basit şekerleri yavaşça incelemek.
  2. Basit şekerleri geri koymak.
  3. Basit şekerleri hızla içine almak.
Cevabı göster

Basit şekerleri hızla içine almak.

Kalıp ifadeler

burn them as fuel: bir şeyi enerji kaynağı olarak tüketmek

Burada burn them as fuel, “enerji elde etmek için onları tüketmek” demektir. Them, önceki these simple sugars ifadesine gönderme yapar. Metabolizma ve enerji açıklamalarında burn yaygın bir benzetmedir: şekerler enerji kaynağı olarak kullanılır, gerçekten ateşe verilmez.

Alıştırma

X yerine fat kullanarak cümleyi burn X as fuel kalıbıyla tamamlayın: During a long hike, the body may ____.

Cevabı göster

burn fat as fuel

As food travels through our digestive tract, Dilbilgisi

1:17

Yiyecek sindirim sistemimizde ilerlerken,

it reaches the fermentors,

1:20

fermentörlere ulaşır,

Dilbilgisi

As food travels...: iki sürecin birlikte ilerlediğini göstermek

Bu cümlede As, zaman ve süreç arka planını kurar: yiyecek sindirim kanalında ilerler ve bu devam eden süreç sırasında fermantasyon yapan mikroplara ulaşır. As + özne + fiil kalıbı, devam eden bir sürece başka bir sürecin eşlik ettiğini gösterebilir. Burada As, “-irken” veya “bu gerçekleşirken” anlamındadır; “rolünde” anlamına gelmez.

Alıştırma

Devam eden süreci As ile başlatın: ____ the ice melts, the water level rises.

Cevabı göster

As

who extract energy from these sugars by converting them into chemicals like alcohol and hydrogen gas, Dilbilgisi

1:21

onlar bu şekerleri alkol ve hidrojen gazı gibi kimyasallara dönüştürerek enerji çıkarırlar,

Dilbilgisi

extract energy ... by converting ...: yöntemi gösteren by + -ing

Temel eylem extract energy from these sugars, yani bu şekerlerden enerji elde etmektir. by + -ing yapısındaki by converting them into chemicals, bu eylemin hangi yöntemle gerçekleştirildiğini açıklar: şekerleri başka kimyasallara dönüştürmek, enerji elde etme sürecinin bir parçasıdır. Burada by converting, “Nasıl?” sorusunu yanıtlar. Yalnızca daha sonra gerçekleşen bir olayı değil, araç veya yöntemi belirtir.

Alıştırma

Cümleyi by + convert fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The app saves storage space ____ large photos into smaller files.

Cevabı göster

by converting

which they spew out as waste products. Öbek fiiller

1:27

ve bunları atık ürünler olarak dışarı püskürtürler.

Öbek fiiller

spew out as waste products: canlı bir dışarı atma anlatımı ve rol

Spew out, bir şeyi dışarı atmak veya püskürtmek anlamına gelir. Nötr release fiilinden daha canlıdır ve güç, büyük miktar, dağınıklık ya da rahatsız edici bir görüntü çağrıştırabilir. Burada mikroorganizmaların hemen önce sözü edilen kimyasalları dışarı atmasını anlatır; gerçekten patlarcasına püskürtme anlamına gelmesi gerekmez. As waste products, bu kimyasalların süreçteki rolünü belirtir: organizmalar onları atık olarak dışarı atar.

Alıştırma

Cümleyi spew out ve as waste products kullanarak tamamlayın. Fiili doğru biçimde kullanın: The microbes ____ excess chemicals ____.

Cevabı göster

spew out · as waste products

Deeper in the depths of our gut city, Deyimler

1:30

Bağırsak şehrimizin derinliklerine doğru inildikçe,

the syntrophs eke out a living off the fermenters' trash. Deyimler

1:33

sintroflar, fermentörlerin çöplerinden zar zor geçimlerini sağlarlar.

Deyimler

Deeper in the depths of our gut city: mekânsal bir metaforla açıklamayı ilerletmek

Deeper in the depths of our gut city, açıklamayı hayalî bir şehirde yapılan yolculuğa dönüştürür. Gut city, bağırsağın bir şehir gibi çalıştığı metaforunu sürdürür; deeper ve depths ise dinleyiciyi bu sahnenin daha içlerine götürür. Bu ifade ölçülebilir, kesin bir fiziksel derinlik belirtmez. Bilgiyi, mikrobiyal sürecin daha sonraki ve daha az görünür bir bölümüne taşıyarak düzenler; sintrof mikroorganizmalar da burada tanıtılır.

Alıştırma

Bu cümlede Deeper in the depths of our gut city ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Bağırsağın içinde kesin olarak ölçülmüş bir derinliği belirtir.
  2. Mikroorganizmaların bağırsak şehrinden ayrıldığını söyler.
  3. Şehir metaforunu sürdürür ve açıklamayı sürecin daha sonraki, daha az görünür bir bölümüne taşır.
Cevabı göster

Şehir metaforunu sürdürür ve açıklamayı sürecin daha sonraki, daha az görünür bir bölümüne taşır.

Deyimler

eke out a living off the fermenters' trash: geçim zorluğu ve kaynak

eke out a living, çok az para veya başka kaynaklarla zar zor hayatta kalmayı anlatır. Buradaki living, -ing biçimindeki bir fiil değil, kişinin kendini geçindirmesini sağlayan araçlar anlamında bir isimdir. off the fermenters' trash, onları yaşatan kaynağı belirtir: fermantasyoncu mikroorganizmaların ürettiği atıkları kullanarak hayatta kalırlar. İfade bütünüyle mikroorganizmaları, başkalarının attıklarıyla zar zor geçinen şehir sakinleri gibi kişileştirir.

Alıştırma

eke out a living off ifadesini doğru geçmiş zaman biçiminde kullanın: After the factory closed, Mia ____ the few sewing jobs she could find.

Cevabı göster

eked out a living off

At each step of this process, Anlatım akışı

1:37

Bu sürecin her adımında,

energy is released and that energy is absorbed by the cells of the digestive tract. Dilbilgisi

1:40

enerji açığa çıkar ve bu enerji sindirim sisteminin hücreleri tarafından emilir.

Anlatım akışı

At each step of this process: sürecin tamamını kapsayan çerçeve

At each step of this process, ardından gelen ifadenin kapsamını belirler: aynı sonuç yalnızca tek bir aşamada değil, her aşamada ortaya çıkar. Buradaki this process, daha önce açıklanan aşamalar dizisine gönderme yapar. Bu ifade cümlenin başına getirildiğinde anlatım tek tek aşamalardan sürecin tamamındaki genel düzene geçer. Step burada yürürken atılan adım değil, bir işlemin aşaması demektir.

Alıştırma

at each step of + isim yapısını kullanarak ve isim olarak process yazarak cümleyi tamamlayın: ____, we inspect the equipment before continuing.

Cevabı göster

At each step of the process

Dilbilgisi

energy is released ... that energy is absorbed: bağlı edilgen yapılar

Bu cümle iki edilgen yan cümleyi bağlar: energy is released ve that energy is absorbed by the cells of the digestive tract. İkisi de be + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır; bu yüzden odak, her eyleme neyin yol açtığından çok enerjiye ne olduğu üzerindedir. That energy, hemen önce sözü edilen energy ifadesine gönderme yapar ve açığa çıkarılan enerjinin daha sonra emilen enerji olduğunu gösterir. Bu edilgen biçimler süreci anlatır; tek başlarına geçmiş zamanı göstermezler.

Alıştırma

Cümleyi release ve absorb fiillerinin geniş zamandaki edilgen biçimleriyle tamamlayın: In the cooling system, heat ____ by the engine and then ____ by the coolant.

Cevabı göster

is released · is absorbed

This city we just saw is different in everyone. Anlatım akışı

1:44

Az önce gördüğümüz bu şehir, herkesin içinde farklıdır.

Anlatım akışı

This city we just saw ... is different in everyone fikirleri nasıl birbirine bağlar

This city we just saw, bağırsak mikrobu sistemini temsil etmek için kullanılan hayali şehre geri gönderme yapar ve önceki görüntüyü tek bir ortak fikir olarak toplar. is different in everyone ise bu ortak modelden genel bir sonuca geçer: sistem kişiden kişiye değişir. Buradaki in everyone, herkesin bir şehrin içinde olması değil, bu sistemin her insanın içinde farklı olması anlamına gelir.

Alıştırma

Bu cümle açıklamada nasıl bir işlev görüyor?

  1. Cümle, herkesin bağırsak mikrobu sisteminin tamamen aynı olduğunu söyler.
  2. Cümle, herkesin ziyaret ettiği gerçek bir şehri tanıtır.
  3. Cümle, hayali bağırsak mikrobu şehrine geri döner ve ardından bunun kişiden kişiye değiştiğini söyler.
Cevabı göster

Cümle, hayali bağırsak mikrobu şehrine geri döner ve ardından bunun kişiden kişiye değiştiğini söyler.

Every person has a unique and diverse community of gut microbes Kalıp ifadeler

1:48

Her insanın benzersiz ve çeşitli bir bağırsak mikrop topluluğu vardır

that can process food in different ways. Kalıp ifadeler

1:52

ve bu topluluk yiyecekleri farklı şekillerde işleyebilir.

Kalıp ifadeler

kendine özgü ve çeşitli bir bağırsak mikrobu topluluğu

a unique and diverse community of gut microbes ifadesindeki community ekolojik anlamdadır: aynı ortamda bağlantılı bir grup olarak yaşayan ve çoğu zaman birbirini etkileyen canlıları anlatır. Bir mahalle veya insanların oluşturduğu sosyal grup anlamına gelmez. of gut microbes, topluluğun üyelerinin ne olduğunu belirtir. unique, bu karışımın kişiden kişiye değiştiğini; diverse ise içinde birçok mikrop türü bulunduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede community, örnektekiyle aynı bilimsel anlamda kullanılmıştır?

  1. A coral reef supports a diverse community of fish, algae, and tiny animals.
  2. Our community opened a new public library.
  3. She joined an online community for young artists.
Cevabı göster

A coral reef supports a diverse community of fish, algae, and tiny animals.

Kalıp ifadeler

process food: fiil olarak process

Burada process, yiyeceği işlemek, parçalamak veya kullanmak anlamına gelen bir fiildir. can process food ifadesi bağırsak mikroplarının ne yapabildiğini anlatırken in different ways kullanılan yöntemin değişebileceğini belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilecek yapı process + nesne biçimindedir: process sözcüğünden sonra gelen şey, işlenen veya değiştirilen unsurdur.

Alıştırma

Hangi cümlede process, yiyeceği işlemek veya parçalamak anlamında bir fiil olarak kullanılmıştır?

  1. The process takes two hours.
  2. These microbes process fiber slowly.
  3. This meal contains processed food.
Cevabı göster

These microbes process fiber slowly.

One person's gut microbes may be capable of releasing only a fraction of the calories that another person's gut microbes can extract. Notlar

1:55

Bir kişinin bağırsak mikropları, başka birinin bağırsak mikroplarının çıkarabildiği kalorilerin sadece bir kısmını serbest bırakabilir.

Dilbilgisi

may be capable of + -ing: olası bir yeteneği dikkatli biçimde anlatmak

May be capable of releasing, “salma yeteneğine sahip olabilir” anlamına gelir. May, ifadeyi kesin bir gerçek yerine bir olasılık olarak sunarken be capable of yeteneği anlatır. Bu cümlede konuşmacı dikkatli bir karşılaştırma yapmaktadır. capable of ifadesinden sonra isim veya -ing biçimi kullanılır; çünkü of bir edattır. Burada releasing eylemi adlandırır ve may be capable of + -ing yapısını oluşturur.

Alıştırma

Olası bir yeteneği ifade etmek için cümleyi may be capable of ile tamamlayın: The new material ____ storing heat for hours.

Cevabı göster

may be capable of

Kalıp ifadeler

only a fraction of the calories: bütünün yalnızca küçük bir bölümü

Only a fraction of the calories, “toplam kalorinin yalnızca küçük bir bölümü” anlamına gelir. only a fraction of + isim öbeği yapısı, miktarın bütünle karşılaştırıldığında sınırlı olduğunu vurgular. Bu cümlede ifade, iki kişinin bağırsak mikropları arasındaki farkın büyük olabileceğini gösterir: bir kişinin mikropları diğerininkinden çok daha az enerji açığa çıkarabilir. Genel olarak bu ifade, bir bütünün küçük bir payını anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

“Bütünün küçük bir bölümü” anlamına gelen hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the upgrade, the machine used ____ the electricity it had used before.

Cevabı göster

only a fraction of

So what determines the membership of our gut microbial community? Anlatım akışı

2:03

Peki bağırsak mikrobiyal topluluğumuzun üyelerini ne belirler?

Anlatım akışı

So what determines ...?: bir farkı nedenine bağlamak

So, soruyu az önce sunulan farkla ilişkilendirir. So what determines ...? ilgisiz bir konuya geçmek yerine gözlemlenen farkı, nedeni hakkında bir soruya dönüştürür ve sonraki bölümün bu farkın ardındaki etkenleri açıklayacağını gösterir. Bu bilimsel bağlamda the membership of a microbial community, hangi mikropların mevcut olduğunu ve topluluğu oluşturduğunu ifade eder. Dolayısıyla soru, bu bileşimi neyin kontrol ettiğini sorar.

Alıştırma

Bu bilimsel açıklamada “So what determines the membership of our gut microbial community?” sorusunun temel düzenleyici işlevi nedir?

  1. Önceki farkı, bu farkın nedenleriyle ilgili yeni bir soruya bağlar.
  2. Olası bütün nedenlerin zaten açıklandığını bildirir.
  3. Konuyu bir kulübe veya kuruluşa katılmaya çevirir.
Cevabı göster

Önceki farkı, bu farkın nedenleriyle ilgili yeni bir soruya bağlar.

Well, things like our genetic makeup Kelime

2:08

Bunda genetik yapımız

Kelime

our genetic makeup: yapı anlamındaki makeup

our genetic makeup ifadesinde genetic makeup, bir kişinin ya da canlının kalıtsal genetik yapısı anlamına gelir. Bilim ve sağlık açıklamalarında yaygın kullanılan bir isim öbeğidir. Burada makeup, “bileşim” ya da “bir şeyin oluşma biçimi” anlamına gelen ve bitişik yazılan bir isimdir. Bu ifadede kozmetik veya makyaj anlamına gelmez.

Alıştırma

“A person's genetic makeup can influence some health risks.” cümlesinde genetic makeup ne anlama gelir?

  1. kişinin kullandığı kozmetik ürünleri
  2. kişinin az önce verdiği bir karar
  3. kişinin kalıtsal genetik yapısı
Cevabı göster

kişinin kalıtsal genetik yapısı

and the microbes we encounter throughout our lives Kalıp ifadeler

2:10

ve hayatımız boyunca karşılaştığımız mikroplar gibi faktörler

Kalıp ifadeler

encounter throughout our lives: yaşam boyunca karşılaşma

Bu cümlede encounter, çoğu zaman önceden planlanmamış biçimde “temas etmek” veya “karşılaşmak” anlamına gelir. Throughout our lives, bu temasları yaşamın tek bir anına değil, yaşamın tümüne yayar. we encounter throughout our lives yan cümleciği the microbes ifadesini niteler. Nesne görevindeki that veya which ilgi sözcüğü düşürülmüştür: the microbes that we encounter. Bu yapı, hangi mikropların kastedildiğini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle, insanların yaşamlarının birçok farklı döneminde çeşitli sorunlarla karşılaştığını ifade eder?

  1. We encounter different problems throughout our lives.
  2. We meet the same friends every Friday.
  3. We solved one problem yesterday.
Cevabı göster

We encounter different problems throughout our lives.

can contribute to our microbial ecosystems. Kalıp ifadeler

2:13

mikrobiyal ekosistemlerimize katkıda bulunabilir.

Kalıp ifadeler

can contribute to our microbial ecosystems: sonucu şekillendiren bir faktör

Burada can contribute to, “şekillenmesine yardımcı olabilir veya ortaya çıkmasında rol oynayabilir” anlamındadır. Özneyi mikrobiyal ekosistemleri etkileyen faktörlerden biri olarak sunar; onun tek veya doğrudan neden olduğunu söylemez. Bu neden-sonuç yapısında contribute to ifadesinden sonra sonuç gelir: contribute to + isim veya -ing biçimi. Bu kullanım, bir kişiye ya da kuruluşa para, emek veya makale sunmak anlamındaki contribute kullanımından farklıdır.

Alıştırma

Cümleyi “bir faktör olarak sonucun oluşmasına yardım etmek” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Several small changes can ____ a healthier school environment.

Cevabı göster

contribute to

The food we eat also influences which microbes live in our gut. Dilbilgisi

2:17

Yediğimiz yiyecekler de bağırsağımızda hangi mikropların yaşayacağını etkiler.

Dilbilgisi

also influences which microbes live in our gut: gömülü bir which yan tümcesi

Influences, which microbes live in our gut yan tümcesinin tamamını nesne olarak alır. Bu yan tümce, etkilenen seçimi veya bileşimi belirtir: yiyecekler, hangi mikropların orada yaşayabildiğini belirlemeye yardımcı olur. Bu, cümle içine yerleştirilmiş bir which yan tümcesidir; dinleyiciye sorulan bir soru değildir. Which microbes, live fiilinin öznesi olduğu için sözcük dizilişi doğrudan soru olan Which microbes live in our gut? ile aynı görünür. Also, önceden belirtilen faktörlerin yanına yiyecekleri de başka bir etken olarak ekler.

Alıştırma

Hangi cümle, bir faktörün gruptaki hangi üyelerin bulunduğunu etkilediğini anlatmak için influence + gömülü bir which yan tümcesi kullanır?

  1. Rainfall influences the flowers that grow in the meadow.
  2. Rainfall influences which flowers grow in the meadow.
  3. Which flowers does rainfall influence in the meadow?
Cevabı göster

Rainfall influences which flowers grow in the meadow.

For example,

2:21

Örneğin,

food made of complex molecules, Kalıp ifadeler

2:22

karmaşık moleküllerden oluşan yiyecekler,

Kalıp ifadeler

made of complex molecules: bileşimi ifade etme

made of complex molecules ifadesindeki made of, bir şeyin hangi maddelerden oluştuğunu belirtir. Yiyeceğin bileşenlerini gösterir; onu kimin ürettiğini göstermez. Geçmiş zaman ortacıyla kurulan made of complex molecules söz grubu food sözcüğünü niteler. food that is made of complex molecules biçiminde açılabilir ve söz konusu yiyeceğin türünü sınıflandırır.

Alıştırma

Bileşimi göstermek için cümleyi made of ile tamamlayın: The bridge is ____ steel and concrete.

Cevabı göster

made of

like an apple,

2:24

mesela bir elma,

requires a lot of different microbial workers to break it down. Dilbilgisi

2:25

onu parçalamak için çok sayıda farklı mikrop işçisine ihtiyaç duyar.

Dilbilgisi

requires X to do Y ... break it down: X’in bir şeyi parçalamasına ihtiyaç duyma

require X to do Y kalıbı, Y işini yapmak için X’in gerekli olduğu anlamına gelir. Burada a lot of different microbial workers X’tir; to break it down ise bu mikropların gerçekleştirmesi gereken eylemdir. Break it down, yiyeceği daha küçük ve daha basit parçalara ayırmak anlamına gelir. It, daha önce sözü edilen yiyeceği belirtir. break down ayrılabilir olduğu için zamir, fiil ile down arasına gelir: break it down denir, break down it denmez.

Alıştırma

Cümleyi require X to do Y ve break down kullanarak tamamlayın: Turning leaves into compost ____ microbes ____ them down.

Cevabı göster

requires · to break

But if a food is made of simple molecules, Dilbilgisi

2:28

Ancak bir yiyecek basit moleküllerden oluşuyorsa,

like a lollipop,

2:30

mesela bir lolipop gibi,

some of these workers are put out of a job. Deyimler

2:32

bu işçilerin bazıları işsiz kalır.

Dilbilgisi

But if ...: karşıt bir koşul sunma

But, daha önceki karmaşık moleküller durumundan bunun karşıtı olan basit moleküller durumuna geçildiğini gösterir. Ardından if, yiyeceğin basit moleküllerden oluşması koşulunu sunar. if yan cümlesinin tamamı koşulu belirler, ana cümle ise bunun sonucunu verir. But karşıtlık, if ise koşul bildirdiği için But if doğal bir birleşimdir.

Alıştırma

Hangi cümle, yeni bir koşulu biraz önce belirtilen durumla karşılaştırmak için But if yapısını doğal biçimde kullanıyor?

  1. The path is easy when it is dry. If but it snows, we will take another route.
  2. The path is easy when it is dry. But because it snows, we will take another route.
  3. The path is easy when it is dry. But if it snows, we will take another route.
Cevabı göster

The path is easy when it is dry. But if it snows, we will take another route.

Deyimler

are put out of a job: işsiz kalmak

Put someone out of a job, genellikle dışarıdan gelen bir değişiklik o işe duyulan ihtiyacı ortadan kaldırdığı için birinin işini kaybetmesine neden olmak demektir. Edilgen are put out of a job biçiminde odak, bu etkiden zarar gören işçilerdedir. Burada workers sözcüğü mikropları anlatır ve onları insan gibi gösterir. Mikroplar gerçekten çalışan değildir; basit yiyecek, onların bazı sindirim görevlerine artık ihtiyaç kalmadığı anlamına gelir.

Alıştırma

Bu kişileştirilmiş bilimsel açıklamada are put out of a job ne anlama geliyor?

  1. O iş için artık onlara ihtiyaç yoktur.
  2. İş aramak için dışarı çıkarlar.
  3. Onlara daha iyi bir iş verilir.
Cevabı göster

O iş için artık onlara ihtiyaç yoktur.

Those workers leave the city,

2:34

Bu işçiler şehri terk eder,

never to return. Dilbilgisi

2:36

ve bir daha asla geri dönmezler.

Dilbilgisi

Sonuç bildiren never to return

Never to return, önceki yan cümlenin tamamına bağlanan bir mastar grubudur. Ayrılmanın sonraki sonucunu verir: bu işçiler ayrıldıktan sonra hiçbir zaman geri dönmez. Bu ifade onların amacını belirtmez. Virgül ve never, ifadeyi and they never return cümlesinin kısa bir alternatifi hâline getirir ve güçlü bir kesinlik duygusu verir.

Alıştırma

Sonucu tamamlamak için never + to-mastar yapısını ve return fiilini kullanın: The train left the station, ____.

Cevabı göster

never to return

What doesn't function well are gut microbial communities with only a few different types of workers. Dilbilgisi

2:37

İyi işlemeyen şeyler, yalnızca birkaç farklı işçi türüne sahip bağırsak mikrobiyal topluluklarıdır.

Dilbilgisi

What doesn't function well are... ile what yan cümlesi odak yapısı

What doesn't function well, “iyi işlemeyen şey ya da şeyler” anlamına gelen bir what yan cümlesidir. Yan cümlenin tamamı bildirme cümlesinde özne konumundadır; bu yüzden What burada doğrudan bir soru başlatmaz. Ardından are, çoğul yanıtı sunar: gut microbial communities with only a few different types of workers. Bu odak yapısı yanıtı what yan cümlesinden sonraya bırakarak tam olarak hangi toplulukların kötü işlediğini vurgular. Workers, videoda farklı mikrop türleri için kullanılan bir benzetmedir.

Alıştırma

Hangi cümlede What yan cümlesi doğrudan soru sormak yerine bir bildirme cümlesinin öznesi olarak kullanılmıştır?

  1. What do we need for the trip?
  2. What we need is a quiet place.
  3. What is that noise?
Cevabı göster

What we need is a quiet place.

For example,

2:43

Örneğin,

humans who suffer from diseases like diabetes or chronic gut inflammation typically have less microbial variety in their guts. Kalıp ifadeler

2:44

diyabet veya kronik bağırsak iltihabı gibi hastalıklardan muzdarip olan insanların bağırsaklarında genellikle daha az mikrobiyal çeşitlilik bulunur.

Kalıp ifadeler

who suffer from diseases like ...: ... gibi hastalıklardan etkilenen insanlar

who suffer from diseases... ilgi cümleciği humans sözcüğünü sınırlar ve hangi insanlardan söz edildiğini gösterir. Suffer from, “bir hastalıktan muzdarip olmak” veya “ondan etkilenmek” anlamına gelir ve genellikle hastalığın zarar ya da zorluk oluşturduğunu da düşündürür. Burada like, “sevmek” değil, “örneğin, ... gibi” anlamındadır. diabetes ve chronic gut inflammation hastalık örnekleridir.

Alıştırma

Bu cümlede “humans who suffer from diseases like diabetes” ifadesine en uygun anlam hangisidir?

  1. Diyabet gibi hastalıklardan etkilenen insanlar
  2. Diyabet gibi hastalıklara sahip olmayı seven insanlar
  3. Hastalıkları diyabete benzeyen insanlar
Cevabı göster

Diyabet gibi hastalıklardan etkilenen insanlar

Kalıp ifadeler

typically have less microbial variety: genellikle daha az mikrobiyal çeşitliliğe sahip olmak

typically zarfı bunu mutlak bir kural olarak değil, yaygın veya beklenen bir örüntü olarak sunar. Bilimsel iddiayı temkinli hâle getirir: birçok durum bu örüntüye uyar, ancak bazı bireyler farklı olabilir. Have less microbial variety in their guts, bağırsaklarındaki mikrobiyal toplulukların daha dar bir farklı tür yelpazesi içerdiği anlamına gelir. Less, çeşitliliğin derecesini belirtir; in their guts ise hangi bölgedeki çeşitliliğin tartışıldığını gösterir.

Alıştırma

Yargılayın: “typically have less microbial variety”, gruptaki her kişinin mutlaka daha az mikrobiyal çeşitliliğe sahip olduğu anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

We don't fully understand the best way to manage our individual microbial societies, Notlar

2:53

Bireysel mikrobiyal toplumlarımızı yönetmenin en iyi yolunu henüz tam olarak anlamış değiliz,

Ton ve niyet

We don't fully understand: bilginin eksik olduğunu belirtmek

“We don't fully understand”, hiçbir anlayışımız olmadığı değil, anlayışımızın eksik olduğu anlamına gelir. fully sözcüğü olumsuzluğun kapsamındadır: not fully, “bir ölçüde ama tamamen değil” demektir. Bilimsel açıklamalarda bu, bir iddiayı temkinli biçimde sunmanın yoludur. Yanıtlanmamış sorular olduğunu kabul eder ve yeni kanıtlara ya da geçici önerilere yer bırakır.

Alıştırma

Hangi ifade “We don't fully understand” sözünün anlamıyla en iyi eşleşir?

  1. We know nothing about it.
  2. We understand some of it, but important questions remain.
  3. We understand it completely.
Cevabı göster

We understand some of it, but important questions remain.

Kalıp ifadeler

the best way to manage...: en etkili yöntemi belirtmek

the best way to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmak için en etkili olduğuna karar verilen yöntemi belirtir. Burada to manage, way sözcüğünü niteler ve yöntemin gerçekleştirmesi amaçlanan eylemi gösterir. manage, bir şeyin iyi işlemesi için onu ele almak, yönlendirmek veya düzenlemek anlamına gelen bir fiildir. individual microbial societies, her kişinin kendi mikrop topluluğunu mecazi biçimde bir toplum olarak anlatır; dolayısıyla ifade bu toplulukları en iyi nasıl düzenleyebileceğimiz sorusunu ortaya koyar.

Alıştırma

Yöntem ifadesini burada öğretilen tam söz grubuyla tamamlayın: The ____ your time is to make a short plan each morning.

Cevabı göster

best way to manage

but it is likely that lifestyle changes, Dilbilgisi

2:58

ancak yaşam tarzı değişikliklerinin,

Dilbilgisi

it is likely that: olası ama kesin olmayan bir sonuç

It is likely that + yan cümle, bir sonucun kesin değil ama olası olduğunu belirtir. Bu yapıda it belirli bir şeyi göstermez; değerlendirilen durum that sözcüğünden sonra gelir. Burada that ile başlayan bölüm lifestyle changes ile başlar ve bu altyazı parçasından sonra devam eder. Buradaki but, henüz tam olarak anlaşılmayan bir konudan eldeki kanıtlarla desteklenen temkinli bir sonuca geçiş yapar. Bu ifade oldukça güçlü bir güven belirtirken belirsizliğe de yer bırakır.

Alıştırma

"It is likely that the school will close tomorrow" cümlesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Okulun kapanması kesindir.
  2. Okulun kapanması mümkündür, ancak bunun muhtemel olduğu belirtilmemektedir.
  3. Okulun kapanması muhtemeldir ama kesin değildir.
Cevabı göster

Okulun kapanması muhtemeldir ama kesin değildir.

such as eating a varied diet of complex plant-based foods, Kalıp ifadeler

3:00

örneğin karmaşık bitkisel bazlı yiyeceklerden oluşan çeşitli bir diyet uygulamanın,

Kalıp ifadeler

such as eating...: örnek söz grubunu kategoriye bağlamak

Such as, daha geniş bir kategorinin belirli bir örneğini tanıtır. Burada lifestyle changes kategoridir ve eating a varied diet of complex plant-based foods bu kategorinin bir örneğidir. Eating... bir ulaç grubudur; bu nedenle kendi öznesi ve fiili olan yeni bir tam cümle kurmak yerine bir etkinliği adlandırır. A varied diet of X, birçok X türünü içeren bir beslenme düzeni anlamına gelir; plant-based foods ise bitkilerden gelen gıdalardır.

Alıştırma

Bir örneği daha geniş bir kategoriye doğrudan bağlayan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Healthy habits ____ drinking enough water can improve concentration.

Cevabı göster

such as

can help revitalize our microbial ecosystems in our gut and across the entire landscape of our body. Notlar

3:04

bağırsağımızdaki ve vücudumuzun tüm manzarasına yayılan mikrobiyal ekosistemlerimizi canlandırmaya yardımcı olması muhtemeldir.

Kalıp ifadeler

help revitalize our microbial ecosystems: help + fiilin yalın hâli

Help revitalize, help + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. “Mikrobiyal ekosistemlerimizin yeniden etkin ve sağlıklı hâle gelmesine katkıda bulunmak” anlamına gelir. Help sözcüğünden sonra to revitalize da gelebilir, ancak to sözcüğünün kullanılmaması çok yaygındır. Revitalize, gerilemeden sonra enerji, etkinlik veya sağlığın geri kazandırılmasını anlatır. Yalnızca improve demekten daha güçlü ve daha belirgindir.

Alıştırma

Cümleyi help ve ardından revitalize sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: A new library can ____ the town center.

Cevabı göster

help revitalize

Deyimler

across the entire landscape of our body: beden-ortam mecazı

Buradaki landscape bir mecazdır. Bedeni, mikrobiyal toplulukların yaşadığı birbiriyle bağlantılı bölgelerden oluşan geniş bir ortam olarak sunar; gerçek bir manzaradan söz etmez. Across the entire geniş bir kapsamı vurgular. Odak bağırsaktan bütün bedene yayılır ve bu mikrobiyal ortamların bedenin birçok bölgesinde bulunduğunu gösterir.

Alıştırma

Burada across the entire landscape of our body ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Bedenin dışında görülen doğal bir manzarayı anlatır.
  2. Yalnızca bağırsaktaki mikropları ifade eder.
  3. Bütün bedeni geniş ve bağlantılı bir ortam olarak sunar.
Cevabı göster

Bütün bedeni geniş ve bağlantılı bir ortam olarak sunar.

So, we are really not alone in our body. Anlatım akışı

3:10

Yani, vücudumuzun içinde gerçekten yalnız değiliz.

Anlatım akışı

So ... not alone: sonuç çıkarma ve ana fikre dönme

Bu kapanış cümlesinde So, dinleyiciye bundan sonra gelen ifadenin önceki açıklamadan çıkarılan bir sonuç olduğunu gösterir. Önceki ayrıntıları son bir noktada toplar. We are really not alone ana fikre geri döner. Buradaki not alone, yalnızlık hissi veya duygusal olarak yanında birinin olmasıyla ilgili değildir; insanların bedenlerinde birçok mikropla birlikte yaşadığı anlamına gelir. Really bu sonucu güçlendirir.

Alıştırma

Bu kapanış cümlesinde So ne işe yarar?

  1. Konuşmacının bir telaffuz hatasını düzelttiğini gösterir.
  2. Önceki konuyla ilgisiz bir örnek verir.
  3. Cümleyi bir sonuç olarak sunar ve ana fikre geri döner.
Cevabı göster

Cümleyi bir sonuç olarak sunar ve ana fikre geri döner.

Our bodies are homes to millions of different microbes, Deyimler

3:13

Vücudumuz milyonlarca farklı mikrobun evidir,

Deyimler

Our bodies are homes to ...: be home to kullanımı

be home to + isim kalıbı, birinin veya bir şeyin yaşadığı, bulunduğu ya da var olduğu yer olmak anlamına gelir. Burada beden, mikroplara yaşayacak bir yer sağlayan bir ev gibi gösterilir; gerçek anlamda bir evden söz edilmez. Çoğul homes, çoğul bodies ile uyumludur ve her bedeni ayrı bir ev gibi gösterir. İngilizcede home değişmeden are home to kullanımı da yaygındır: Our bodies are home to many microbes.

Alıştırma

Cümleyi be home to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: This wetland ____ hundreds of bird species.

Cevabı göster

is home to

and we need them just as much as they need us. Dilbilgisi

3:17

ve onların bize ne kadar ihtiyacı varsa bizim de onlara o kadar ihtiyacımız var.

Dilbilgisi

need them just as much as they need us: eşit ihtiyaç derecesi

need them just as much as they need us ifadesinde just as much as, iki taraftaki ihtiyaç derecesini karşılaştırır. Bizim onlara duyduğumuz ihtiyaç, onların bize duyduğu ihtiyaç kadar güçlüdür; buradaki much, mikropların sayısını değil dereceyi belirtir. Tekrarlanan we need them ... they need us yapısı tarafların yerini değiştirerek ilişkinin tek yönlü değil karşılıklı olduğunu gösterir. Özne + fiil + nesne + just as much as + yan cümle yapısıyla aynı eylem veya duygunun iki tarafta ne kadar güçlü olduğu karşılaştırılabilir.

Alıştırma

Cümleyi eşit derece belirten dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: I value your ideas ____ you value mine.

Cevabı göster

just as much as

As we learn more about how our microbes interact with each other and with our bodies, Dilbilgisi

3:20

Mikroplarımızın birbirleriyle ve vücudumuzla nasıl etkileşime girdiği hakkında daha fazla şey öğrendikçe,

we will reveal how we can nurture this complex invisible world that shapes our personal identity, Notlar

3:25

kişisel kimliğimizi,

our health,

3:31

sağlığımızı,

and our well-being.

3:32

ve esenliğimizi şekillendiren bu karmaşık görünmez dünyayı nasıl besleyebileceğimizi de ortaya çıkaracağız.

Dilbilgisi

As we learn more about...: As sözcüğünün “bir süreç geliştikçe” anlamı

Burada As, “bir süreç geliştikçe” anlamına gelir ve “daha çok öğrendikçe” ifadesine yakındır. Değişen bir arka plan sunar: mikropların etkileşimleri hakkındaki bilgimiz zamanla artar. Virgül As yan cümlesini bitirir; ana cümle ise bu ilerlemeyle birlikte ne olacağını belirtir. As + özne + değişim fiili, ana cümle kalıbı iki gelişmeyi birlikte ilerleyen süreçler olarak düzenler. Buradaki As, As a scientist ifadesindeki rol anlamını taşımaz.

Alıştırma

Hangi cümlede As, “bir süreç geliştikçe” anlamında kullanılmıştır?

  1. As the puppy grows, it will need more space.
  2. As a pet owner, Lina buys healthy food.
  3. Because the puppy was hungry, it ate quickly.
Cevabı göster

As the puppy grows, it will need more space.

Deyimler

nurture this complex invisible world: bir sistemi zaman içinde geliştirmek

Bu cümlede nurture, bir şeyin zaman içinde sağlıklı biçimde gelişebilmesi için ona sürekli bakım ve destek vermek anlamına gelir. Yalnızca onu var hâlde tutmaktan veya bir kez yardım etmekten daha güçlü bir anlam taşır. 'Complex invisible world', vücudun içindeki mikrop topluluğunu ifade eder. Buna bir dünya denmesi, onu göremesek bile destekleyebileceğimiz canlı bir sistem olarak sunar.

Alıştırma

Hangi durum nurture ile en doğal biçimde eşleşir?

  1. Bozuk bir cihazı yeniden başlatmak için bir düğmeye bir kez basmak
  2. Bir çocuğun özgüvenini birkaç yıl boyunca düzenli biçimde desteklemek
  3. Bir masanın uzunluğunu ölçmek
Cevabı göster

Bir çocuğun özgüvenini birkaç yıl boyunca düzenli biçimde desteklemek

Kalıp ifadeler

that shapes our personal identity...: oluşumu etkileyen güç

That bir ilgi tümcesini başlatır ve önceki tekil isim world'e gönderme yapar. Bu tümce, görünmez dünyanın ne yaptığını açıklar. Özne olan that tekil world'ü temsil ettiği için shapes sözcüğü -s alır. Burada shape, bir şeyin nasıl geliştiğini veya olduğu şeye nasıl dönüştüğünü etkilemek anlamına gelir. Personal identity, health ve well-being gibi soyut nesnelerle kullanıldığında fiziksel bir şekil vermeyi değil, oluşumu etkileyen bir gücü anlatır.

Alıştırma

'a community that shapes our habits' ifadesinde ilgi tümcesi ne anlama gelir?

  1. Topluluk alışkanlıkların nasıl geliştiğini etkiler.
  2. Topluluk alışkanlıklara fiziksel bir dış hat verir.
  3. Alışkanlıklar topluluğu fiziksel olarak inşa eder.
Cevabı göster

Topluluk alışkanlıkların nasıl geliştiğini etkiler.