Bir Kasaba Hindistan'ın 500 Yıllık Kağıt Endüstrisini Nasıl Ayakta Tutuyor? | Still Standing: İngilizce çalışma notları

Business Insider

Öğrenme zorluğu
796 kelime 198 kel/dk

Video özeti: Sanganer'deki bir atölye kumaş artıklarını el yapımı kağıda dönüştürüyor; bu eski zanaat sanayi rekabetine direniyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "would otherwise be thrown away." - Dilbilgisi ve cümle kalıpları: would, otherwise ve edilgen yapıyla geri dönüşüm olmasa doğacak sonucu anlatın; bunu sıradan bir karşıtlık sanmayın. 2. "make their way back into" - Deyimler ve mecazlı ifadeler: artıkların kendi başına hareket ettiği anlamı vermeden üretim döngüsüne yavaşça dönüşünü anlatın. 3. "sets it apart from" - Öbek fiiller: yaprak yaprak üretimin el yapımı kağıdı seri üretimden nasıl ayırdığını açıkça belirtin.

Bu derste

Paper-making has been the heart of this Indian town's economy Notlar

0:01

Kâğıt üretimi, en az beş yüzyıldır bu Hint kasabasının ekonomisinin kalbinde yer alıyor

Deyimler

the heart of: bir şeyin hayati özü

The heart of, bir şeyin merkezî, vazgeçilmez veya en hareketli bölümünü anlatan bir benzetmedir. Bu cümlede kâğıt yapımı, kasaba ekonomisinin büyük bölümünü ayakta tutan ve düzenleyen sektör olarak sunulur; bir organı veya yalnızca haritadaki orta noktayı anlatmaz. The heart of + isim kalıbı bir yerin, kuruluşun, etkinliğin, konunun veya sistemin hayati özünü belirtebilir.

Alıştırma

The library is the heart of the community cümlesinde the heart of ne anlama gelir?

  1. Kütüphane toplumun merkezî ve hayati kurumudur.
  2. Kütüphane toplumun tam coğrafi merkezindedir.
  3. Kütüphane insan kalbi şeklindedir.
Cevabı göster

Kütüphane toplumun merkezî ve hayati kurumudur.

for at least five centuries, and a lot of the work is done by hand, Kalıp ifadeler

0:04

ve işlerin büyük bölümü elle yapılıyor,

Dilbilgisi

has been ... for at least five centuries: geçmişten bugüne süren bir durum

Has been, be fiilinin present perfect biçimidir. Burada kâğıt yapımını geçmişte başlamış ve konuşma anında hâlâ geçerli olan bir durum olarak sunar; öneminin sona erdiğini anlatmaz. For at least five centuries bu devam eden durumun süresini belirtir. For bir zaman uzunluğunu tanıtırken at least beş yüzyılın asgari süre olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi be fiilinin present perfect biçimi ve süre bildiren edatla tamamlayın: This workshop ____ a local landmark ____ more than a century.

Cevabı göster

has been · for

Kalıp ifadeler

by hand: makineyle değil, elle yapılmış

Bu cümlede by hand, işin nasıl yapıldığını belirtir: otomatik bir süreç yerine insanlar tarafından elle yapılır. Edilgen be done or made + by hand yapısında bu ifade yöntemi belirtir. Bir şeyin birinin eline verildiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi 'elle' anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: These wooden toys are painted ____, not by a machine.

Cevabı göster

by hand

one sheet at a time. Kalıp ifadeler

0:09

her seferinde tek bir yaprak üretiliyor.

Kalıp ifadeler

one sheet at a time: tek tek ilerleyen bir süreç

One sheet at a time, her adımda yalnızca bir yaprağın üretildiği veya işlendiği anlamına gelir. Kontrollü ve tek tek ilerleyen bir süreci vurgular. Yeniden kullanılabilen kalıp one + tekil sayılabilen isim + at a time şeklindedir: one page at a time, one question at a time. İzin verilen grup büyüklüğü değiştiğinde one yerine başka sayılar kullanılabilir; örneğin two people at a time.

Alıştırma

sheet kullanarak one ... at a time kalıbıyla cümleyi tamamlayın: Put ____ into the tray.

Cevabı göster

one sheet at a time

This factory can make 10,000 sheets in just a day.

0:12

Bu fabrika yalnızca bir günde 10.000 yaprak üretebiliyor.

But in a modern world full of automated paper mills,

0:17

Ancak otomatik kâğıt fabrikalarıyla dolu modern dünyada,

how is a 500-year-old industry still standing? Deyimler

0:20

500 yıllık bu sektör hâlâ nasıl ayakta kalabiliyor?

Deyimler

“still standing” ifadesinin mecaz anlamı

Burada still standing, 500 yıllık sektörün büyük değişimlere ve baskılara rağmen varlığını sürdürdüğü anlamına gelir. Bir sektör kelimenin gerçek anlamıyla ayakta duramaz; bu nedenle ifade, sektörün hayatta kalmasını yere devrilmemiş bir insan ya da yapı gibi gösterir. be still standing kalıbı, ciddi zorlukları atlatıp varlığını sürdüren bir işletmeyi, kurumu, geleneği veya sistemi anlatabilir.

Alıştırma

“After years of funding cuts, the institute is still standing,” İngilizce cümlesinde “still standing” ne anlama gelir?

  1. Binası yakın zamanda inşa edilmiştir.
  2. Zorluklara rağmen varlığını sürdürür.
  3. İçerideki herkes fiziksel olarak ayaktadır.
  4. Geçici olarak kapanacağı artık kesindir.
Cevabı göster

Zorluklara rağmen varlığını sürdürür.

The work at Kalpana Handmade Papers in Sanganer starts with waste.

0:29

Sanganer'deki Kalpana Handmade Papers'da iş, atıklarla başlıyor.

The workshop recycles scraps from garment factories

0:34

Atölye, tekstil fabrikalarından kalan kumaş parçalarını geri dönüştürüyor;

that would otherwise be thrown away. Notlar

0:37

aksi hâlde bunlar çöpe atılacaktı.

Dilbilgisi

“would otherwise be thrown away” yapısı

Would otherwise be thrown away, atölye artıkları geri dönüştürmeseydi beklenen sonucu anlatır: insanlar bunları çöpe atardı. Burada otherwise, “durum böyle olmasaydı” veya “bu eylem olmasaydı” anlamına gelir. would otherwise + edilgen fiil yapısı, gerçek bir eylemi bu eylemin önlediği varsayımsal sonuca bağlar. Edilgen be thrown away, odağı artıkları atacak kişiye değil, artıkların kendisine verir.

Alıştırma

Cümleyi would otherwise ve waste fiilinin edilgen biçimini kullanarak tamamlayın: “The charity collects surplus meals that ____.”

Cevabı göster

would otherwise be wasted

Öbek fiiller

Thrown away: atık olarak çöpe atılmak

Throw away, artık istenmeyen bir şeyi çöpe atmak veya elden çıkarmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Malzemeyi gerçekten havaya fırlatmak anlamına gelmez. Burada would otherwise be thrown away edilgen yapıdadır. Eylemden etkilenenler artık malzemelerdir; bu yeni kullanım olmasa insanlar onları çöpe atacaktı. Etken cümlelerde fiil ayrılabilir: throw the paper away veya throw away the paper denebilir, ancak nesne zamir olduğunda throw it away kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki öbek fiille tamamlayın: Anything left in this bin after Friday will be ____.

Cevabı göster

thrown away

Nemi Chand Saini is the owner and oversees every step of the process. Kalıp ifadeler

0:40

İşletmenin sahibi Nemi Chand Saini, sürecin her aşamasını denetliyor.

Kalıp ifadeler

Oversees every step of the process: sürecin tüm aşamalarını denetlemek

Oversee, bir işin doğru biçimde yürütülmesi için onu denetlemek ve sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelir. Kişinin her görevi bizzat yaptığı anlamına gelmez. Every step of the process ifadesi kapsamı genişletir: işletme sahibi baştan sona bütün aşamaları izler. Geniş zaman biçimi oversees, tekil özne Nemi Chand Saini ile uyumludur.

Alıştırma

Hangi cümle, Elena'nın her görevi bizzat yaptığını söylemeden bütün aşamaları izlemekten sorumlu olduğunu belirtir?

  1. Elena overlooks a serious problem in the product launch.
  2. Elena performs every task in the product launch herself.
  3. Elena oversees every step of the product launch.
Cevabı göster

Elena oversees every step of the product launch.

My do dikhra hai aapko ye chali hai.

0:45

Burada gördüğünüz şey ayıklama işlemi.

Isme koi mitti ke kaan ho

0:48

İçinde toprak parçaları

ya isme koi kachra ho to kachra hum nikal rahe hai isme se isse.

0:50

ya da başka çöpler varsa bunları malzemeden ayırıyoruz.

Bigger pieces go through this shredding machine.

0:54

Daha büyük parçalar bu öğütme makinesinden geçiriliyor.

Within seconds,

0:57

Birkaç saniye içinde,

a pile of pulverized fabric comes out the other end.

0:58

diğer uçtan öğütülmüş bir kumaş yığını çıkıyor.

Workers dump over 200 lb of shredded fabric and paper into this tank.

1:02

İşçiler bu tanka 200 libreden fazla parçalanmış kumaş ve kâğıt döküyor.

One batch takes 1,500 L of water.

1:08

Tek bir parti için 1.500 litre su gerekiyor.

The mixing used to be done entirely by hand, Dilbilgisi

1:11

Eskiden karıştırma işleminin tamamı elle yapılırdı

Dilbilgisi

used to be done: geçmişteki edilgen bir süreç

Used to + fiilin yalın hâli, geçmişte var olan ancak artık geçerli olmayan bir alışkanlığı veya durumu anlatır. Burada yalın fiil be olduğundan used to be done, karıştırma işlemini geçmişe yerleştirir ve günümüzdeki yöntemle karşılaştırır. Edilgen be done yapısı işi yapan kişilerden çok sürece ve sonuca odaklanır: karıştırma elle yapılıyordu. Kalıp özne + used to be + fiilin üçüncü hâlidir.

Alıştırma

Cümleyi used to ve check fiilinin edilgen mastarıyla tamamlayın: Expense reports ____ by hand, but software checks them now.

Cevabı göster

used to be checked

which took triple the amount of time as it does today. Dilbilgisi

1:14

ve bugünkünün üç katı kadar zaman alırdı.

Dilbilgisi

which took triple the amount of time as it does today: karışık bir karşılaştırma kalıbı

Which ile başlayan yan cümle, eski elle karıştırma süreci hakkında ek bilgi verir. Verilmek istenen anlam, eski sürecin bugün gereken sürenin yaklaşık üç katını gerektirdiğidir. Ancak triple the amount of time ve as ... as farklı karşılaştırma kalıplarına aittir. Bu nedenle triple the amount of time as it does today, iki yapının karışımıdır ve örnek alınmamalıdır. Bunun yerine which took triple the time it does today veya which took three times as long as it does today denebilir. İlk seçenekte does, tekrarı önlemek için takes yerine kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle eski yazıcının raporu yazdırmak için yeni yazıcının üç katı zamana ihtiyaç duyduğunu doğal biçimde ifade eder?

  1. The old printer took three times as long as the new one to print the report.
  2. The old printer took three times as long than the new one to print the report.
  3. The old printer took triple the amount of time as the new one to print the report.
Cevabı göster

The old printer took three times as long as the new one to print the report.

Now, the machine can churn out pulp in under 2 hours. Öbek fiiller

1:18

Şimdiyse makine iki saatten kısa sürede kâğıt hamuru üretebiliyor.

Öbek fiiller

Hızlı ve tekrarlı üretim için “churn out”

Burada churn out, bir şeyden belirli miktarda sürekli ve hızlı biçimde üretmek anlamına gelir. in under 2 hours zaman ifadesi makinenin üretim hızını vurgular. Bu öbek fiil üretim sektörü dışında da kullanılabilir: Bir kişi veya kuruluş makale, video ya da ürün churn out edebilir. Yüksek kaliteye değil, üretim hızına ve miktarına odaklanır.

Alıştırma

“Hızla ve büyük miktarlarda üretmek” anlamındaki iki kelimelik öbek fiille cümleyi tamamlayın: The automated press can ____ thousands of flyers a day.

Cevabı göster

churn out

Then it's time for the most crucial step,

1:22

Ardından en kritik aşamaya sıra geliyor:

turning the pulp into paper. Dilbilgisi

1:25

kâğıt hamurunu kâğıda dönüştürmek.

Dilbilgisi

“turning the pulp into paper” ifadesindeki turn A into B

Turn A into B, A'yı değiştirerek B hâline getirmek anlamına gelir. Bu cümlede pulp başlangıç malzemesi, paper ise sonuçtur. Turning the pulp into paper, the most crucial step ifadesinin tam olarak neyi içerdiğini açıklayan bir -ing grubudur. Bu kalıp fiziksel değişimlerin yanı sıra plan, fikir veya durum değişikliklerini de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi turn A into B kalıbındaki edatla tamamlayın: The chef turned leftover rice ____ a warm breakfast.

Cevabı göster

into

The skill requires years of training.

1:28

Bu beceriyi edinmek yıllar süren eğitim gerektiriyor.

Isi ka jo sabse main ye cheez

1:30

Bu aşamanın en önemli yanı,

sikhe hue karigar hote hai,

1:33

usta zanaatkârların

unko sikhaya jata hai.

1:35

bu iş için özel eğitim almasıdır.

Sikhane ke baad mein hi kar pate hai ye.

1:37

Bu işi ancak eğitim aldıktan sonra yapabilirler.

Main ye jo hai bilkul inko har aadmi ke liye mushkil hai.

1:39

Gerçekten zor bir iş; herkes yapamaz.

It takes two people to spread the pulp evenly onto the sieve. Dilbilgisi

1:42

Hamuru eleğin üzerine eşit şekilde yaymak için iki kişi gerekiyor.

Dilbilgisi

It takes two people to spread: gereken katılımcı sayısını belirtmek

It takes + kişi veya kişi sayısı + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir eylemi tamamlamak için kimin ya da kaç kişinin gerektiğini belirtir. Bu cümlede kâğıt hamurunu eşit biçimde yaymak için iki kişi gereklidir; takes burada almak veya götürmek değil, gerektirmek anlamındadır. It hazırlayıcı bir öznedir; to ile başlayan mastar yapısı ise görevi belirtir. Sayıyı, katılımcıyı belirten ismi ve eylemi değiştirerek başka işler için gereken insan gücünü anlatabilirsiniz.

Alıştırma

İki kişinin gerekli olduğunu belirtecek şekilde cümleyi tamamlayın: ____ to lift the heavy crate safely.

Cevabı göster

It takes two people

The amount varies depending on how thick the paper will be. Dilbilgisi

1:46

Kullanılan miktar, kâğıdın ne kadar kalın olacağına göre değişiyor.

Dilbilgisi

depending on how thick the paper will be: kâğıdın son kalınlığına bağlı olmak

Depending on, değişimi belirleyen koşulu ifade eder. Burada kâğıt hamurunun miktarı sabit değildir; kâğıt için amaçlanan son kalınlığa göre değişir. how thick the paper will be, on edatından sonra gelen gömülü bir soru yapısıdır. Gömülü sorularda düz cümle söz dizimi kullanılır ve the paper öznesi will sözcüğünden önce gelir. Bu doğrudan bir soru olmadığı için sıralama how thick will the paper be biçiminde değildir.

Alıştırma

Cümleyi gömülü bir soruyla tamamlamak için how large, the order ve is ifadelerini kullanın: The price varies depending on ____.

Cevabı göster

how large the order is

Sabse bada mushkil kaam yahi hai.

1:49

En zor iş işte bu.

Isko jo bilkul apne is tarah rakhna.

1:51

Bunu tam olarak böyle yerleştirmek gerekiyor.

Ye per sheet weight ke hisab se hoti hai.

1:54

Miktar, her yaprağın ağırlığına göre belirleniyor.

To is pulp ke naap se ye daal rahe hai.

1:57

Bu yüzden ölçülü miktarda hamur döküyoruz;

According uske ki jitni thickness humko chahie.

2:02

istediğimiz kalınlığa göre.

A piece of cloth goes on top of the pulp so that the sheets don't stick together. Dilbilgisi

2:05

Yapraklar birbirine yapışmasın diye hamurun üzerine bir parça kumaş seriliyor.

Dilbilgisi

Amaç bildiren so that

Bu cümlede so that, bezin hamurun üzerine konmasının amacını bildirir: bez, kâğıt tabakalarının birbirine yapışmasını önlemek için eklenir. Ardından gelen olumsuz yan cümle, eylemle kaçınılmak istenen sonucu belirtir. Bir eylemden sonra gelen yan cümle amaçlanan sonucu açıklıyorsa so that kullanılır. Bu yan cümlenin kendi öznesi ve fiili vardır: eylem + so that + özne + fiil.

Alıştırma

Eylemin amacını gösteren ifadeyi seçin: I wrote down the gate number ___ I wouldn't board the wrong flight.

  1. even though
  2. because
  3. so that
Cevabı göster

so that

For specialty paper,

2:10

Özel kâğıt üretirken,

workers add extra decorations like these rose petals.

2:12

işçiler bu gül yaprakları gibi ek süslemeler katıyor.

They do this 1,000 times until the batch is complete.

2:16

Parti tamamlanana kadar bunu 1.000 kez tekrarlıyorlar.

Then the stack goes into the hydraulic press.

2:22

Ardından yığın hidrolik prese giriyor.

Pehle sir is pe kya hota tha ki hum iske upar kuch lakdi ka fanta laga karke

2:25

Eskiden, efendim, üzerine birkaç tahta kalas yerleştirir,

is pe kuch weight rakh karke aur us fir pani nikalne ke baad mein

2:30

üstüne ağırlık koyar, su çıktıktan sonra da

fir kya hota tha ki isko hum diwaron ko chipka ke paper ko.

2:34

kâğıtları duvarlara yapıştırırdık.

Now, they use heavy machinery to press the stack

2:37

Şimdiyse yığını preslemek için ağır makineler kullanıyorlar

and send it to the upper level where there's sunlight.

2:40

ve güneş alan üst kata gönderiyorlar.

They remove each piece of cloth one by one Kalıp ifadeler

2:44

Her bir kumaş parçasını tek tek çıkarıyorlar,

Kalıp ifadeler

Sıralı eylemleri anlatan one by one

Bu cümlede one by one, remove fiilini niteler ve bez parçalarının hep birlikte değil, ayrı ayrı ve sırayla çıkarıldığını belirtir. Each piece of cloth ifadesi, tek tek nesnelere odaklanıldığını daha da vurgular. Bir gruptaki bir üye üzerinde yapılan eylemin tamamlanıp ardından sıradakine geçildiğini göstermek için eylemden sonra one by one kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle teknisyenin pilleri ayrı ayrı ve sırayla kontrol ettiğini söylüyor?

  1. The technician checked the batteries one by one.
  2. The technician checked all the batteries at once.
  3. The technician placed the batteries side by side.
Cevabı göster

The technician checked the batteries one by one.

so it can be reused in another batch.

2:46

böylece başka bir partide yeniden kullanılabiliyor.

Ye phad karke kharab nahi ho jayega tab tak hum isko use karte rahenge.

2:49

Yırtılıp kullanılamaz hâle gelene kadar bunu kullanmaya devam ediyoruz.

The sheets hang out to dry for 2 days. Kalıp ifadeler

2:52

Yapraklar iki gün boyunca asılarak kurutuluyor.

Kalıp ifadeler

hang out to dry: sosyalleşme değil, fiziksel kurutma

Bu cümlede hang out to dry fiziksel bir süreci anlatır: kâğıt tabakalar, nemin buharlaşması için havada asılı kalır. Hang ana fiildir, out açıkta veya dış etkilere maruz bir konumu belirtir ve to dry amacı ya da sonucu açıklar. Bunu, sosyalleşme anlamındaki hang out fiili ile ardından gelen to dry şeklinde ayırmayın. Özne kâğıt, giysi veya ot gibi bir nesneyse çevredeki kurutma bağlamı anlamın gerçek olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede hang out to dry ifadesi gerçek anlamda fiziksel kurutmayı anlatır?

  1. We clipped the wet towels to a line and left them hanging out to dry.
  2. We hung out at the café after school.
  3. The company hung its supplier out to dry when the complaint arrived.
Cevabı göster

We clipped the wet towels to a line and left them hanging out to dry.

Then a machine called a calender smooths out each piece. Notlar

2:57

Ardından kalender adı verilen bir makine her yaprağı pürüzsüzleştiriyor.

Kelime

calender: silindirli son işlem makinesi

Calender; kâğıt, kumaş veya benzer malzemeleri daha pürüzsüz, düz ve eşit hâle getirmek için silindirlerden geçiren bir makinenin teknik adıdır. Burada, tabakalar kuruduktan sonraki son işlem aşamasında kullanılan makineyi belirtir. smooths out each piece yan cümlesi işlevi açıklar: makine her tabakanın yüzeyini değiştirir. Günlük kullanımdaki calendar sözcüğünün yazımı ve anlamı farklı olduğu için üretim bağlamı önemlidir.

Alıştırma

Cümleyi silindirli son işlem makinesinin teknik adıyla tamamlayın: At the paper mill, each sheet passes through a ____ to become smooth.

Cevabı göster

calender

Öbek fiiller

smooths out: bir şeyi düzleştirmek veya daha az sorunlu hâle getirmek

Bu cümlede smooths out, makinenin çıkıntıları veya pürüzleri gidererek yüzeyi düz ve eşit hâle getirmesi anlamındadır. Kalender her bir kâğıt parçasına etki ettiği için ifade fiziksel bir sonucu anlatır. İfade, işlerin daha kolay yürümesi için düzensizlikleri, zorlukları veya anlaşmazlıkları azaltmak ya da çözmek anlamında soyut olarak da kullanılabilir.

Alıştırma

Nesne it olduğunda smooth out ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The roller will smooth out.
  2. The roller will smooth out it.
  3. The roller will smooth it out.
Cevabı göster

The roller will smooth it out.

Ye chadar hai lohe ki.

3:01

Bu bir demir levha.

Iske beech mein ye dono roll ke beech mein jayega ek machine mein.

3:03

Makinede bu iki silindirin arasından geçecek.

Workers say that the paper's texture changes drastically after this process.

3:07

İşçiler, bu işlemden sonra kâğıdın dokusunun büyük ölçüde değiştiğini söylüyor.

Finally, with the help of a giant paper cutter,

3:12

Son olarak dev bir kâğıt kesme makinesinin yardımıyla,

a worker slices stacks of paper down to size. Kalıp ifadeler

3:15

bir işçi kâğıt yığınlarını istenen boyutta kesiyor.

Kalıp ifadeler

slice ... down to size: bir şeyi gerekli ölçülere küçültmek

Bu cümlede down to size, kesme işleminin sonucunu anlatır: kâğıt yığınları gerekli ölçülere ulaşana kadar küçültülür. Down daha büyük bir boyuttan küçülmeyi vurgularken to size hedeflenen veya doğru ölçüye kadar anlamına gelir. İfade genellikle cut, trim, saw veya slice gibi fiillerden sonra gelir ve bir malzeme belirli bir ölçüye uydurulduğunda kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi «gerekli ölçülere kadar» anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The shelf is too long, so we need to cut it ____.

Cevabı göster

down to size

The scraps will make their way back into the process from the beginning. Deyimler

3:19

Artan parçalar, sürecin en başına geri dönüyor.

Deyimler

make their way back into: aşamalı olarak yeniden içine dönmek

Bu cümlede make their way back into, “adım adım veya bir dizi aşamadan geçerek yeniden bir sürecin içine dönmek” anlamına gelir. Artan parçalar toplanır ve üretimin başlangıç noktasından yeniden sürece sokulur. Bu ifade, parçaları sanki bir yol boyunca ilerliyormuş gibi anlatır. Özne cansız olduğunda, kendi başına hareket ettiği anlamına gelmez; daha basit olan return to ifadesine göre izlenen yolu veya yönetilen süreci daha fazla vurgular.

Alıştırma

“Bir süreçten geçerek adım adım geri dönmek” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: After inspection, the reusable parts will ____ the assembly line.

Cevabı göster

make their way back into

Paper-making communities called Kagzis came to India around the 16th century Kültür

3:25

Kagzi adı verilen kâğıt üreticisi topluluklar 16. yüzyıl civarında Hindistan'a geldi

and eventually settled in the town of Sanganer.

3:30

ve sonunda Sanganer kasabasına yerleşti.

Kültür

Kagzis: kâğıt yapımı toplulukları

Kagzis, burada kâğıt yapımıyla uğraşan topluluklar için kullanılan özel addır. Bu anlatıma göre yaklaşık 16. yüzyılda Hindistan'a gelmiş ve daha sonra Sanganer'e yerleşmişlerdir. Bunun bir topluluk adı olduğunu anlamak, kâğıt yapımının neden hem yerel bir endüstri hem de topluluk içinde aktarılan bir zanaat olarak sunulduğunu açıklar. Cümle Kagzis'i bir şirket olarak tanımlamaz ve kimlikleri hakkında daha geniş iddiaları desteklemez.

Alıştırma

Bu cümlede Kagzis neyi ifade ediyor?

  1. Tarihsel anlatımda adı geçen kâğıt yapımı toplulukları
  2. Sanganer kâğıt endüstrisinin sahibi olan bir şirket
  3. 16. yüzyılda üretilen bir kâğıt türü
Cevabı göster

Tarihsel anlatımda adı geçen kâğıt yapımı toplulukları

A nearby river made it the perfect place for making paper. Dilbilgisi

3:33

Yakındaki bir nehir, burayı kâğıt üretimi için kusursuz bir yer hâline getirdi.

Dilbilgisi

made it the perfect place for making paper: burayı kâğıt yapmak için mükemmel yer hâline getirdi

made it the perfect place ifadesinde made ettirgen anlamdadır: yakındaki nehir, it ile belirtilen Sanganer’in the perfect place olarak tanımlanmasını sağlayan koşulları oluşturmuştur. Nesne olan it sözcüğünden sonra gelen the perfect place isim öbeği, nesneyi tanımlayan bir nesne tümlecidir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp make + nesne + isim öbeğidir: bir neden, bir kişinin ya da şeyin belirli bir rol, kimlik veya tür kazanmasını sağlar. Ardından gelen for + -ing öbeği, bu tanımın hangi etkinlik için geçerli olduğunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi make + nesne + isim tümleci kalıbıyla tamamlayın: The bay had deep water, which ____ for building a port.

Cevabı göster

made it the perfect place

But when the British came to power in the 1800s, Kalıp ifadeler

3:37

Ancak 1800'lerde İngilizler yönetimi ele geçirince,

Kalıp ifadeler

came to power: iktidara geldi

Come to power, bir hükümetin kontrolünü ele geçirmek veya yönetmeye başlamak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Geçmiş zaman biçimi came to power, yönetmeme durumundan yönetme durumuna geçişi belirtir. Burada when the British came to power, ardından gelenler için tarihsel bir zaman çerçevesi oluşturur. İfade tek başına kontrolün seçim, miras, fetih veya başka bir yolla mı kazanıldığını söylemez; bu ayrıntıyı bağlam verir.

Alıştırma

Hangi cümle, partinin kontrolü nasıl elde ettiğini belirtmeden 2010 yılında yönetmeye başladığını söyler?

  1. The party seized power in 2010.
  2. The party came to power in 2010.
  3. The party was in power in 2010.
Cevabı göster

The party came to power in 2010.

they started importing paper from mills abroad.

3:40

yurt dışındaki fabrikalardan kâğıt ithal etmeye başladılar.

The local workshops that made paper by hand

3:44

Elle kâğıt üreten yerel atölyeler

couldn't compete and many closed down. Öbek fiiller

3:46

rekabet edemedi ve birçoğu kapandı.

Öbek fiiller

closed down: bir işletmenin faaliyetini durdurması

Bu ticari bağlamda closed down, bir işletme olarak faaliyet göstermeyi bıraktı anlamına gelir. Atölyeler yalnızca o gün için kapılarını kapatmadı; rekabet edemedikleri için birçoğu faaliyetini tamamen sonlandırdı. Close down bir öbek fiildir. Burada closed geçmiş zaman biçimidir ve many daha önce sözü edilen local workshops ifadesine gönderme yapar. Bu ifade mali baskı, rekabet, düzenlemeler veya kriz sonucunda bir işletmenin kapanmasını anlatmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi close down ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After years of losses, the family shop ____.

Cevabı göster

closed down

Mahatma Gandhi stepped in during the 1940s Notlar

3:50

1940'larda Mahatma Gandhi devreye girdi;

during his fight for Indian independence.

3:52

o sırada Hindistan'ın bağımsızlığı için mücadele ediyordu.

Kültür

Mahatma Gandhi ... Indian independence: tarihsel bağlantı

Mahatma Gandhi, Mohandas K. Gandhi'nin yaygın olarak bilinen adıdır; Mahatma bir saygı unvanıdır. Gandhi, Hindistan'daki İngiliz sömürge yönetimini sona erdirme hareketinin başlıca liderlerinden biriydi. Indian independence, 1947'de ulaşılan bu siyasi hedefi ifade eder. Cümle, Gandhi'nin 1940'lı yıllardaki müdahalesini bu daha geniş mücadeleyle ilişkilendirir. Yerel el sanatlarını desteklemek ekonomik öz yeterliliği artırıyor ve ithal sanayi ürünlerine bağımlılığı azaltıyordu; bu da onun el yapımı kâğıt sektörünün canlanmasıyla ilişkilendirilmesini açıklar. Cümle onun önemli bir etkisi olduğunu gösterir, ancak sektörün yalnızca onun sayesinde hayatta kaldığını kanıtlamaz.

Alıştırma

Cümle izleyicinin hangi bağlantıyı anlamasını istiyor?

  1. Makine yapımı kâğıt ithalatı sona erdiği için Hindistan bağımsız oldu.
  2. Gandhi'nin bağımsızlık mücadelesi, yerel el sanatları ve ekonomik öz yeterliliğin desteklenmesiyle bağlantılıydı.
  3. Gandhi 1940'lı yıllarda bütün yerel kâğıt atölyelerini bizzat kurdu.
Cevabı göster

Gandhi'nin bağımsızlık mücadelesi, yerel el sanatları ve ekonomik öz yeterliliğin desteklenmesiyle bağlantılıydı.

Öbek fiiller

stepped in: harekete geçmek gerektiğinde müdahale etmek

Bu cümlede stepped in, bir sorun ya da ihtiyaç eylem gerektirdiği için devreye girdi anlamına gelir. Kelimenin gerçek anlamıyla içeriye adım atmayı anlatmaz; Gandhi’nin zor bir duruma müdahale ettiğini gösterir. Bu müdahale, kontrolü ele geçirmek yerine bir girişim başlatma biçiminde olabilir. Step in genellikle nesnesiz kullanılan bir öbek fiildir. Buradaki gibi tek başına kullanılabilir ya da ardından to + fiil veya when ile başlayan bir yan cümle gelebilir: step in to help ya da step in when a situation worsens. Tek başına tüm kontrolü üstlenmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “müdahale etti” anlamındaki geçmiş zamanlı öbek fiille tamamlayın: When the debate became hostile, the moderator ____ to restore order.

Cevabı göster

stepped in

He advocated for local handicrafts Kelime

3:55

Yerel el sanatlarını destekledi

Kelime

advocated for: bir amacı kamu önünde desteklemek

Burada advocated for, yerel el sanatlarını kamu önünde savundu anlamına gelir. Bir amaç hakkında yalnızca kişisel olarak olumlu düşünmeyi değil, onu etkin biçimde destekleyip öne çıkarmayı anlatır. Yapı advocate for + isim öbeğidir: advocate for a policy, a community veya a change. Bu cümlede advocated geçmiş zamanlı bir fiildir. Advocate ayrıca bir amacı destekleyen kişi anlamında isim olarak da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “kamu önünde destekleyip savundu” anlamındaki geçmiş zamanlı ifadeyle tamamlayın: At the town meeting, parents ____ more funding for school libraries.

Cevabı göster

advocated for

and is credited today with saving the handmade paper industry. Dilbilgisi

3:57

ve bugün el yapımı kâğıt sektörünü kurtaran kişi olarak kabul ediliyor.

Dilbilgisi

is credited ... with saving: bir başarıyı birine atfetmek

"Is credited with", bir kişinin veya şeyin önemli bir başarı ya da sonuçtan sorumlu olduğunun insanlar tarafından genel olarak kabul edildiğini anlatan edilgen bir yapıdır. Ardından bir isim veya -ing biçimi gelir; burada "with saving", ona atfedilen başarıyı belirtir. Bu ifade, kabul gören bir atfı aktarır; sonuca doğrudan ve tek başına onun neden olduğunu kanıtlamaz. "Today" yalnızca bu görüşün ne zaman geçerli olduğunu belirtir ve yapının parçası değildir.

Alıştırma

Dersin edilgen atıf yapısıyla cümleyi tamamlayın: Today, Dr. Lee ____ changing the city's recycling rules.

Cevabı göster

is credited with

Even though this factory's process has modernized with some machines, Dilbilgisi

4:02

Bu fabrikanın üretim süreci bazı makinelerle modernleşmiş olsa da,

the sheet-by-sheet technique sets it apart from most mass-produced paper. Öbek fiiller

4:06

her yaprağı tek tek yapma tekniği buradaki kâğıdı seri üretim kâğıtların çoğundan ayırıyor.

Dilbilgisi

Even though: gerçek bir olguyu kabul ederek karşıtlık kurmak

"Even though" bir ödünleme ilişkisi kurar: Bağladığı yan cümle gerçek bir olguyu belirtir ve bu olgu ana cümlenin sonucunu şaşırtıcı gösterebilir. Burada süreç gerçekten makinelerle modernleşmiştir, ancak yaprak yaprak üretim tekniği ürünü hâlâ farklı kılar. Bir olguyu kabul edip ardından karşıt sonucun yine de geçerli olduğunu vurgulamak için Even though + yan cümle, ana cümle yapısını kullanın. Bu ifade "bu gerçeğe rağmen" anlamına gelir; "……olduğunda" anlamına gelmez.

Alıştırma

Konuşan kütüphanenin açık olduğunu biliyor ve içerinin boş olmasına şaşırıyor. Açık olma durumunu gerçek bir olgu olarak sunan cümleyi seçin.

  1. Even though the library is open, no one is inside.
  2. Because the library is open, no one is inside.
  3. Even if the library is open, no one is inside.
Cevabı göster

Even though the library is open, no one is inside.

Öbek fiiller

set A apart from B: A'yı B'den belirgin biçimde farklı kılmak

Bu cümlede “sets it apart from”, tek tek yaprak üretme tekniğinin kâğıdı veya üretim yöntemini seri üretilen çoğu kâğıttan belirgin biçimde farklı kıldığı anlamına gelir. Kalıp set A apart from B şeklindedir: A ayırt edilen şey, B ise karşılaştırma grubudur. Burada apart fiziksel uzaklığı değil, ayırt edici olmayı ifade eder. Bu ifade, anlamlı farkı oluşturan özelliğe dikkat çeker.

Alıştırma

“Onu belirgin biçimde farklı kılar” anlamındaki kalıpla cümleyi tamamlayın: Its handmade finish ____ similar factory-made pieces.

Cevabı göster

sets it apart from

Haath se jo banaya wo paper hai.

4:10

Bu, elle yapılmış bir kâğıt.

Usme ek alag looking,

4:12

Kendine özgü bir görünümü var,

alag uski jo ek design us paper ki ek alag hi dekhne ko milti hai.

4:15

üzerinde hemen fark edilen, farklı bir deseni de var.

Jo ki mill made se alag hat karke hai.

4:19

Fabrikasyon kâğıttan tamamen farklı.

They ship all over the world

4:22

Dünyanın dört bir yanına gönderim yapıyorlar

and use the paper to make hundreds of different products.

4:24

ve bu kâğıttan yüzlerce farklı ürün üretiyorlar.

About 40 employees has designed things like calendars,

4:27

Yaklaşık 40 çalışan takvim gibi ürünler tasarlıyor,

jewelry boxes,

4:31

mücevher kutuları yapıyor,

To aap is box ko jaise dekhenge to

4:33

Bu kutuya baktığınızda,

isme jo bahar hum cardboard use kar rahe hai

4:35

dış kısmında kullandığımız kartonun

wo that is a recycled cardboard.

4:37

geri dönüştürülmüş karton olduğunu görürsünüz.

Aur andar jo aap paper dekh rahe hai it is a handmade paper.

4:39

İçeride gördüğünüz kâğıt ise el yapımıdır.

And ornaments.

4:42

Ayrıca süs eşyaları da üretiyorlar.

Christmas tree pe jaise decorate kare,

4:43

Bunlarla örneğin Noel ağacı süslenebiliyor;

to ye pura eco friendly product hai.

4:45

yani bu tamamen çevre dostu bir ürün.

The workers here take pride in their craft. Kalıp ifadeler

4:48

Buradaki işçiler yaptıkları zanaatla gurur duyuyor.

Kalıp ifadeler

take pride in + isim veya -ing biçimi

“Take pride in”, yaptığınız, ait olduğunuz veya başardığınız bir şey nedeniyle olumlu bir memnuniyet duymak anlamına gelir. Burada işçiler becerilerine ve işçiliklerine değer verir; pride kibri değil, sağlıklı bir mesleki gururu ifade eder. Yapı take pride in + isim, zamir veya -ing biçimidir. in sonrasındaki öge, kişiye bu duyguyu veren işi, kimliği, davranışı veya sonucu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “gurur duymak” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: Our volunteers ____ keeping the park clean.

Cevabı göster

take pride in

Is sabse badi baat ye hai

4:50

En önemli nokta,

ki ye ek waste cheez se hum is paper ko tyaar kar rahe hai.

4:52

bu kâğıdı atık malzemelerden üretiyor olmamız.

Koi bahut humko garv mehsoos hota hai

4:55

Bu bize büyük bir gurur veriyor;

ki hum apne haath se jo hai na

4:58

çünkü kendi ellerimizle

ek haath ki koi cheez bana karke

5:00

el emeği bir ürün yapıyor

aur hum usko market mein utaar rahe hai.

5:02

ve onu piyasaya sunuyoruz.

And as long as people need paper, Dilbilgisi

5:05

İnsanlar kâğıda ihtiyaç duyduğu sürece de

Nemi is confident his business will thrive. Dilbilgisi

5:07

Nemi, işinin büyümeye devam edeceğine inanıyor.

Dilbilgisi

as long as: ana sonuç için bir koşul

Burada as long as, ana sonucun geçerli olması için devam etmesi gereken koşulu belirtir: insanların hâlâ kâğıda ihtiyacı vardır. Ana cümle, Nemi'nin bu koşul altında işinin gelişeceğine inandığını anlatır. Bu ifade uzunluk karşılaştırması yapmaz. Tahmin, söz veya planlarda as long as genellikle bir koşul belirtir ve “yeter ki” ya da “...dığı sürece” anlamına gelir.

Alıştırma

Devam etmesi gereken bir koşulu göstermek için İngilizce cümleyi en iyi tamamlayan ifadeyi seçin. Cümle: The plants will keep growing ___ we give them enough light.

  1. even if
  2. as soon as
  3. as long as
Cevabı göster

as long as

Dilbilgisi

is confident his business will thrive.: that atılmış be confident + içerik cümleciği

Burada be confident ifadesinin ardından his business will thrive içerik cümleciği gelir. Bu cümleciğin tamamı, Nemi'nin neye güvendiğini açıklar ve cümle bu inancı güçlü ve olumlu bir değerlendirme olarak sunar. İngilizcede confident ifadesinden sonra gelen kelimeler zaten özne ve fiilden oluşan açık bir cümleciğe dönüşüyorsa that sık sık atılır: confident (that) his business will thrive. His business, will thrive fiilinin öznesidir; confident ifadesinin doğrudan nesnesi değildir.

Alıştırma

Be confident yapısını tam bir içerik cümleciğiyle kullanan ve that ifadesini doğal biçimde düşüren cümleyi seçin.

  1. Rina is confident in her ability to solve the puzzle.
  2. Rina is confident she can solve the puzzle.
  3. Rina is confident about the puzzle.
Cevabı göster

Rina is confident she can solve the puzzle.