Vakum Odasında Kuru Buz: İngilizce çalışma notları
TKOR
Video özeti: Sunucu büyük ve küçük miktarda kuru buzu vakumda dener; basıncı, sisi ve süblimleşmeyi izleyip sonucu beklediğinden daha az çarpıcı bulur. Başlıca İngilizce noktaları: 1. “dry ice” — Gerçek yaşam bağlamı: ifadeyi donmuş suyla değil katı karbondioksitle ilişkilendirerek deneyi ve güvenlik risklerini doğru izleyin. 2. “probably not the smartest idea” — Edimbilim ve tutum: fikirleri sıralayan söz değil, olası riski mizahi ve yumuşak biçimde bildiren uyarı olduğunu anlayın. 3. “like it normally would,” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: would'un önceki fiil öbeğinin yerini alarak gözlemi normal beklentiyle tekrar etmeden karşılaştırdığını görün.
Bu derste
Hey guys, we are back in the lab with a 10-lb block of dry ice
0:00Merhaba arkadaşlar, 10 librelik bir kuru buz kütlesiyle laboratuvara geri döndük
to answer the question, what does dry ice do in a vacuum chamber?
0:03şu soruyu cevaplamak için: kuru buz bir vakum odasında ne yapar?
The request for this experiment came in the comments from Jason Gamer.
0:06Bu deneyin isteği Jason Gamer'dan yorumlarda geldi.
Now, dry ice is solid carbon dioxide with a temperature of about -109°F, Kültür
0:12Şimdi, kuru buz yaklaşık -109°F sıcaklıkta katı karbondioksittir,
dry ice: katı karbondioksit
Dry ice, karbondioksitin katı hâline verilen yerleşik addır. Buradaki ice kelimesi donmuş su anlamına gelmez. Normal atmosfer koşullarında dry ice, sıradan buzdan farklı olarak katı hâlden doğrudan karbondioksit gazına dönüşür. Bu nedenle bilimsel açıklamalar ve güvenlik talimatları onu sudan oluşan normal buzdan farklı ele alır.
Alıştırma
Cümleyi katı karbondioksitin iki kelimelik günlük İngilizce adıyla tamamlayın: The package was kept cold with ____.
Cevabı göster
dry ice
at sea level: referans koşulunu belirtme
At sea level, okyanusun ortalama yüzey seviyesiyle aynı yükseklikte bulunmak anlamına gelir. Bu cümlede sıcaklık değerini sınırlar: belirtilen değer, bu referans yüksekliğindeki atmosfer basıncı koşullarında geçerlidir. İfadenin tamamı bir ölçümün koşulunu belirtir. Sahile gitmek veya fiziksel olarak denizin yüzeyinde bulunmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi deniz seviyesini referans koşulu olarak belirten standart ifadeyle tamamlayın: Water boils at 212°F ____.
Cevabı göster
at sea level
If we put it in a vacuum chamber and suck the air out, Dilbilgisi
0:18Eğer onu bir vakum odasına koyup havayı emersek,
the pressure changes and the properties of the dry ice change as well.
0:21basınç değişir ve kuru buzun özellikleri de değişir.
Öngörülebilir bir sonuç için if + geniş zaman
If yan cümlesi deney koşulunu verir: kuru buzu bir vakum odasına koymak ve havayı dışarı çekmek. Ana cümle, bu koşul altında ortaya çıkan sonucu verir: basınç değişir. Konuşmacı gelecekteki tek bir olay hakkında söz vermediği veya tahminde bulunmadığı, tekrarlanabilir bir neden-sonuç ilişkisini anlattığı için iki cümlede de geniş zaman kullanılır. Bu olgusal kalıpta if + geniş zaman, geniş zaman kullanılır.
Alıştırma
Genel ve tekrarlanabilir bir deney sonucunu en iyi hangi cümle ifade eder?
- If you lower the air pressure, dry ice changes more quickly.
- If you lowered the air pressure, dry ice would change more quickly.
- If you lower the air pressure tomorrow, dry ice will change more quickly.
Cevabı göster
If you lower the air pressure, dry ice changes more quickly.
I just went down to the grocery store and picked this up for about $13. Öbek fiiller
0:26Bakkala gidip bunu yaklaşık 13 dolara aldım.
picked this up: bir şeyi edinme anlamı ve zamirin yeri
Burada picked this up, bir mağazaya kısa bir uğrama bağlamında «bunu satın aldım veya edindim» anlamına gelir. Nesneyi yerden kaldırmak anlamına gelmez. Pick up ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne this, it veya them gibi bir zamirse zamiri pick ile up arasına koyun: pick this up deyin, pick up this demeyin. Nesne bir isimse hem pick up the package hem de pick the package up kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için pick up ifadesini ve it zamirini doğru sırada kullanın: I ordered the book online, so I'll ____ at the shop after school.
Cevabı göster
pick it up
They usually have a container near the front of the store
0:29Genelde mağazanın ön kısmına yakın bir kapları olur
where they keep it and you can get some as long as you're over 18. Dilbilgisi
0:31orada saklarlar ve 18 yaşından büyükseniz biraz alabilirsiniz.
as long as you're over 18: koşul belirtme
Burada as long as bir koşul getirir: kişi ancak 18 yaşından büyükse bir miktar alabilir. Ana cümledeki sonucu ya da izni, as long as yan cümlesindeki gerekliliğe bağlar. Bu, if veya provided that ifadesine yakın olan koşul anlamıdır. Fiziksel uzunluğu ya da bir şeyin ne kadar sürdüğünü anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede as long as “şu koşulla” anlamında kullanılmıştır?
- This pool is as long as a football field.
- You can use the pool as long as an adult stays with you.
- We stayed at the pool for as long as three hours.
Cevabı göster
You can use the pool as long as an adult stays with you.
jump right in: hemen başlamak
Jump right in, daha fazla hazırlık yapmadan hemen başlamak veya katılmaya başlamak anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Bu cümlede konuşmacı giriş bölümünden doğrudan ana etkinliğe geçiyor. right zarfı ifadeyi güçlendirir; “doğrudan” veya “hemen” anlamı katar. Burada fiziksel bir sıçrama ya da girilecek bir yer yoktur.
Alıştırma
Şu cümlede jump right in ne anlama gelir: "We have a lot to cover, so let's jump right in."?
- Daha uzun bir giriş için duraklamak.
- Yakındaki bir yere atlamak.
- Tartışmaya hemen başlamak.
Cevabı göster
Tartışmaya hemen başlamak.
going to have to: beklenen bir gelecek zorunluluğu
Be going to have to, geleceğe yönelik bir beklenti veya planı zorunlulukla birleştirir. Burada we're going to, konuşanların bundan sonra ne yapmayı beklediğini gösterirken have to, durumun uygulanabilir başka bir seçenek bırakmadığını belirtir. İki to, yapının farklı bölümlerine aittir: be going to + fiilin yalın hâli ve ardından have to + fiilin yalın hâli. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp be going to have to + fiildir.
Alıştırma
Beklenen bir gelecek zorunluluğunu gösteren ifadeyle cümleyi tamamlayın: The last train has been canceled, so we're ____ take a taxi.
Cevabı göster
going to have to
smash it up: anlamı ve zamirin yeri
Smash something up, bir nesneye sertçe vurarak onu parçalara ayırmak veya ağır biçimde hasara uğratmak demektir. Bu cümlede amaç büyük bir parçayı küçültmektir; bu yüzden up, tamamlanmış ve yıkıcı bir sonuç anlamı ekler. Smash up ayrılabilen bir fiildir. Nesne isim olduğunda smash the crate up veya smash up the crate denebilir; ancak zamir mutlaka ortaya gelmelidir: smash it up denir, smash up it denmez.
Alıştırma
Smash up fiilinin geçmiş zamanını kullanın ve zamiri doğru yere koyun: The crate was too large for the dumpster, so we ____ first.
Cevabı göster
smashed it up
You think I could karate chop this in half? Kalıp ifadeler
1:07Sizce buna karate vuruşu yapıp ikiye bölebilir miyim?
chop this in half: bir nesneyi iki parçaya bölmek
Chop this in half, fiil + nesne + sonuç ifadesi yapısını izler: chop + this + in half. Güçlü bir kesme veya vurma hareketiyle nesnenin sonunda iki parçaya ayrılması anlamına gelir. In half bir yeri değil, eylemin sonucunu anlatır. Tam ifade olan karate chop içinde karate, chop sözcüğünü niteler. Önerilen eylemin bir kesme aleti kullanmak değil, karate tarzı bir el darbesi olduğunu gösterir.
Alıştırma
Chop + nesne + in half yapısındaki eksik iki parçayı tamamlayın: The cook will ____ the carrot ____.
Cevabı göster
chop · in half
a lot harder than I thought: beklenenden çok daha zor
A lot, karşılaştırma biçimindeki harder sıfatından önce gelir ve dereceyi güçlendirir: fark küçük değil, büyüktür. Burada a lot, çok sayıda şey değil, çok daha anlamındadır. Than I thought karşılaştırma noktasını verir. Gerçek zorluk, konuşanın önceki beklentisiyle karşılaştırılır. a lot + karşılaştırma biçimi + than I thought kalıbı, gerçeğin bir beklentiyi belirgin ölçüde aştığını anlatır.
Alıştırma
İngilizce "The homework was a lot harder than I thought." cümlesi ne anlama gelir?
- Ödev, tam beklediğim kadar zordu.
- Ödev, beklediğimden çok daha zordu.
- Ödev, beklediğimden çok daha kolaydı.
Cevabı göster
Ödev, beklediğimden çok daha zordu.
quite a bit: kayda değer bir derece
Bu cümlede quite a bit, hurt fiilini niteler ve “oldukça büyük ölçüde” ya da “kayda değer biçimde” anlamına gelir. Ağrı hafif değildir. Bu kalıp hurt quite a bit örneğindeki gibi genellikle fiilden sonra, quite a bit better örneğindeki gibi de karşılaştırma yapısından önce gelir. En uç dereceyi belirtmeden güçlü ama ölçülü bir vurgu katar.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The new schedule changed my routine ____.
Cevabı göster
quite a bit
is having a private moment: şakacı kişileştirme
A private moment normalde bir kişinin yalnız kalmak veya gözlerden uzak olmak istediği kısa bir süreyi anlatır. Burada kuru buzun gerçekten mahremiyet istemesi mümkün değildir. Konuşmacı, belirgin hareketlerini eğlenceli biçimde anlatmak için nesneyi insan gibi gösteren kişileştirmeyi kullanır. Bu cümle bilimsel bir açıklama ya da gerçek bir özel olayın aktarımı değil, mizahi bir yorumdur. Bu yöntem, bir nesnenin veya makinenin sıra dışı davranışını insanların sosyal davranışları gibi gösterebilir.
Alıştırma
Konuşmacı“Our dry ice is having a private moment” derken ne anlatıyor?
- Kuru buz belirgin bir hareketlilik gösteriyor ve konuşmacı şakayla onu bir insan gibi ele alıyor.
- Kuru buz üzerinde gizli bir bilimsel işlem yapılıyor.
- Gerçek bir kişisel olay nedeniyle biri herkesten ayrılmasını istedi.
Cevabı göster
Kuru buz belirgin bir hareketlilik gösteriyor ve konuşmacı şakayla onu bir insan gibi ele alıyor.
Look at the way the vapor is falling and filling up the container.
1:36Buharın nasıl düştüğüne ve kabı doldurduğuna bakın.
So, we got a few good chunks of dry ice in our vacuum chamber.
1:43Evet, vakum odamıza birkaç iyi parça kuru buz koyduk.
Let's go ahead and ...: sonraki adımı başlatacağını bildirmek
Let's go ahead and, bir sonraki eyleme şimdi başlanacağını bildiren konuşma diline ait bir ifadedir. Bu cümlede put on the lid ifadesini başlatır ve konuşanın bir adımdan sonraki adıma geçtiğini gösterir. Buradaki go ahead fiziksel olarak ileri gitmek anlamına gelmez. Let's go ahead and ifadesinden sonra Let's go ahead and put örneğinde olduğu gibi fiilin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir sonraki eylemin şimdi başladığını doğru biçimde bildirir?
- Let's go ahead to checking the batteries.
- Let's go ahead and checked the batteries.
- Let's go ahead and check the batteries.
Cevabı göster
Let's go ahead and check the batteries.
get this thing fired up: bir cihazı çalıştırmak
Get this thing fired up, bu cihazı çalıştırıp işler hâle getirmek anlamına gelen konuşma diline ait bir ifadedir. Get artı nesne artı fired up yapısı, cihazın aktif ve çalışır duruma getirilmesini anlatır. Burada this thing vakum cihazını ifade eder; fired up bir insanın heyecanını veya öfkesini anlatmaz. Kapağı takmak ve vanayı kapatmak gibi yakın eylemler, anlamın makineyi çalıştırmak olduğunu açıkça gösterir.
Alıştırma
Bir makineyi gayriresmî ve enerjik bir şekilde başlatıp çalıştırmak hangi ifadeyle anlatılır?
- feel fired up
- turn this thing off
- get this thing fired up
Cevabı göster
get this thing fired up
All right, so it actually is pulling vacuum pressure.
1:55Pekala, yani gerçekten vakum basıncı çekiyor.
It's probably not the smartest idea to be using a glass container Ton ve niyet
1:58Cam kap kullanmak muhtemelen en akıllıca fikir değil
probably not the smartest idea ile nazikçe uyarmak
probably not the smartest idea ifadesi hafif ve yumuşak duyulur, ancak burada cam bir kap kullanmanın güvensiz veya akıllıca olmayabileceğini belirten bir uyarıdır. Bu, düşünceyi olduğundan daha hafif söyleme yöntemidir; smartest kimsenin zekâsını değerlendirmez. Probably ve olumsuz yapı eleştiriyi yumuşatır. Konuşan kişi doğrudan “This is dangerous.” demeden kaygısını gösterebilir. Bu kalıp, gerçek bir sorun olduğunu belirtirken bir planı nazikçe sorgulamayı sağlar.
Alıştırma
Konuşan kişi bu cümlede probably not the smartest idea ile büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Cam bir kap kullanmak güvensiz veya akıllıca olmayabilir.
- Cam bir kap kullanmak daha fazla zekâ gerektirir.
- Cam kap mevcut en iyi seçenektir.
Cevabı göster
Cam bir kap kullanmak güvensiz veya akıllıca olmayabilir.
because the dry ice can actually cool down the glass at the bottom
2:01çünkü kuru buz aslında alttaki camı soğuturken
that could expose the glass to shattering and imploding.
2:06bu da camın parçalanmasına ve içe doğru patlamasına neden olabilir.
From here, I can see the gauge is probably around 23 inches of mercury, Kültür
2:11Buradan, göstergenin muhtemelen 23 inç cıva civarında olduğunu görebiliyorum,
Basınç birimi olarak inches of mercury
Inches of mercury, genellikle inHg olarak kısaltılan bir basınç biriminin adıdır. Bu ad, basıncın bir cıva sütununun inç cinsinden yüksekliğiyle ölçülmesinden gelir. Burada ifade göstergedeki değerin birimini belirtir; kaba cıva eklendiği anlamına gelmez. Bu birim hava durumu raporlarında ve vakum ya da basınç göstergelerinde de görülür. Daha yüksek veya daha düşük bir değerin vakum açısından ne ifade ettiğine karar vermeden önce göstergenin ölçeğine bakın.
Alıştırma
“The gauge reads 23 inches of mercury.” İngilizce cümlesinde inches of mercury neyin adıdır?
- Cihaza dökülen sıvı cıva miktarı
- Basıncı ifade etmek için kullanılan bir birim
- Cam kabın fiziksel uzunluğu
Cevabı göster
Basıncı ifade etmek için kullanılan bir birim
which is about as low as that vacuum pump can pull. Dilbilgisi
2:14bu da o vakum pompasının çekebileceği en düşük seviyeye yakın.
about as low as ... can pull: yaklaşık bir kapasite alt sınırı
About as low as that vacuum pump can pull, basıncın pompanın oluşturabileceği en düşük düzeye yakın olduğunu anlatır. as + sıfat/zarf + as + özne + can + fiil kalıbı, iki şey arasında basit bir eşitlik karşılaştırması değil, bir kapasite sınırı belirtir. About, sınırın kesin değil yaklaşık olduğunu gösterir. Vakum bağlamında pull, gazı çekip basıncı düşürmek anlamına gelir; pompanın kendisini fiziksel olarak çekmek anlamına gelmez.
Alıştırma
“The temperature is about as low as this freezer can go.” cümlesi ne anlama gelir?
- Dondurucu, ulaşabileceği en düşük sıcaklığa yakındır.
- Dondurucu, başka bir dondurucuyla tam olarak aynı soğukluktadır.
- Dondurucu kesinlikle çok daha soğuk olacaktır.
Cevabı göster
Dondurucu, ulaşabileceği en düşük sıcaklığa yakındır.
I'm going to close this valve and turn off the vacuum pump.
2:17Bu vanayı kapatıp vakum pompasını kapatacağım.
but as the dry ice continues to vaporize that carbon dioxide,
2:24ama kuru buz o karbondioksiti buharlaştırmaya devam ettikçe,
you can see the container actually starts repressurizing
2:28kabın aslında yeniden basınçlanmaya başladığını
geçiş ifadesi olarak just to go a little bit further
Just to go a little bit further, daha önce açıklanan ya da gösterilen şeyi küçük bir adımla genişleteceğini bildiren bir geçiş ifadesidir. Buradaki go further mecazidir: daha uzun bir mesafe gitmek değil, deneyi ya da fikri geliştirmek anlamına gelir. Just ve a little bit, sonraki adımın boyutunu daha küçük gösterir. Bu ifade, konuşmacının baştan başlamadığını, aynı düşünce çizgisini sürdürdüğünü dinleyiciye gösterir.
Alıştırma
“Just to go a little bit further, let's compare the two designs,” cümlesindeki açılış ifadesi neyi bildirir?
- İlgisiz bir konuya geçiş
- Mevcut tartışmanın küçük bir adımla genişletilmesi
- Fiziksel olarak daha uzaktaki bir yere gitme
Cevabı göster
Mevcut tartışmanın küçük bir adımla genişletilmesi
Let's add a little bit of warm water to get this thing vaping a little bit Dilbilgisi
2:36Bunun biraz daha buhar çıkarması için biraz ılık su ekleyelim
get this thing vaping: get + nesne + -ing biçimi
get this thing vaping ifadesinde get ettirgen bir anlam taşır: “elde etmek” değil, “bir şeyin gerçekleşmesini sağlamak” veya “harekete geçirmek” demektir. Yapı get + nesne + -ing biçimidir. Burada this thing nesnedir; vaping ise konuşanın onun başlatmasını veya sürdürmesini istediği eylemi anlatır. Bu sahnede vaping, kuru buzun görünür buhar veya sis çıkarmasını anlatan gündelik bir kullanımdır. Bir kişinin elektronik sigara kullanması anlamına gelmez. Genel olarak bu yapı, bir eylem ya da süreç harekete geçirildiğinde kullanılır: get the engine running, get the water boiling.
Alıştırma
Bir eylemin başladığını göstermek için get + nesne + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- A little airflow will get moving the curtains.
- A little airflow will get the curtains moving.
- A little airflow will get the curtains to moving.
Cevabı göster
A little airflow will get the curtains moving.
and then turn the vacuum chamber back on. Öbek fiiller
2:38ve ardından vakum odasını tekrar açalım.
turn the vacuum chamber back on: vakum haznesini yeniden açmak
turn the vacuum chamber back on ifadesinde turn ... on “açmak” veya “çalıştırmak” demektir; back ise önceki bir duruma dönme anlamı katar. Vakum haznesi kapalıydı, dolayısıyla talimat onu yeniden çalıştırmayı söylüyor. Nesne, turn ile back on arasına gelir: turn + the vacuum chamber + back on. Zamir kullanıldığında bu yerleşim zorunludur: turn it back on denir, turn back on it denmez.
Alıştırma
Talimatı turn ... back on ile tamamlayın: The monitor was off during the update. Now you can ____.
Cevabı göster
turn it back on
This is about the hottest I could get it out of my tap.
2:51Bu musluğumdan alabildiğim en sıcak su.
And pouring this in will actually help insulate the bottom of the glass as well
2:54Bunu dökmek camın alt kısmını yalıtmaya da yardımcı olacak
and reduce the chances of it imploding on us. Kalıp ifadeler
2:57ve üzerimize doğru patlama olasılığını azaltacak.
reduce the chances of + isim veya -ing biçimi
Reduce the chances of, “bir şeyin gerçekleşme olasılığını azaltmak” demektir. Olayın kesinlikle önleneceğini değil, olasılığın düştüğünü anlatır. Kalıp reduce the chances of + isim veya -ing biçimidir. Burada istenmeyen olayı, yani bardağın içe doğru patlamasını belirtir.
Alıştırma
Dersin dört sözcüklü ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Leaving early can ____ getting stuck in traffic.
Cevabı göster
reduce the chances of
Who doesn't love dry ice? retorik bir soru olarak
Who doesn't love dry ice? retorik bir sorudur: konuşmacının beklediği cevap “neredeyse hiç kimse”dir. Asıl mesaj, kuru buzun heyecan verici olduğu ve neredeyse herkesin onu sevdiğidir. Who doesn't + fiilin yalın hâli ...? kalıbı, dinleyiciyi konuşmacının olumlu tutumunu paylaşmaya davet eder. Genellikle bir kişinin adını istemek yerine heyecanı vurgular.
Alıştırma
Konuşmacı “Who doesn't love dry ice?” derken aslında neyi kasteder?
- Neredeyse herkesin kuru buzu sevdiğini düşündürür.
- Kuru buzu sevmeyen bir kişinin adını sorar.
- Hiç kimsenin kuru buzu sevmediğini söyler.
Cevabı göster
Neredeyse herkesin kuru buzu sevdiğini düşündürür.
Like if you put dry ice into a balloon and then breathe it,
3:18Sanki kuru buzu bir balona koyup sonra solursanız,
“Just fine” ile “hiçbir sorun olmadan” demek
Bu cümlede just fine, “tamamen iyi” ya da “hiçbir sorun olmadan” anlamına gelir. Konuşan kişi bir sorun beklemiş olsa da bu maddeyi rahatça soluyabiliyor. Burada just, fine sözcüğünü güçlendirir. “Yalnızca” ya da “zar zor” demek değildir; ifade, bir şeyin olağanüstü olduğunu değil, yeterince iyi ve sorunsuz çalıştığını belirtir.
Alıştırma
Bu dersteki “hiçbir sorun olmadan” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The new mask fits ____.
Cevabı göster
just fine
and see what happens when we turn it on this time.
3:34ve bu sefer çalıştırdığımızda ne olacağını görelim.
You can see if I actually try and hold this container closed,
3:39Eğer bu kabı kapalı tutmaya çalışırsam,
the lid will actually start popping up.
3:41kapağın aslında fırlamaya başlayacağını görebilirsiniz.
“There's nothing I can do about it” ile durumu değiştiremeyeceğini söylemek
There's nothing + özne + can do + about it yapısı, öznenin durumu kontrol etmek veya değiştirmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını belirtir. About it, do fiilini sorunla ilişkilendirir; bir şeyin etrafında hareket etmeyi anlatmaz. Konuşanlar bu cümleyi kendi sınırlarını belirtmek ve çoğu zaman durumu istemeyerek kabullendiklerini göstermek için kullanır. İfade ilgisizliği değil, yetersizliği veya kontrol eksikliğini anlatır.
Alıştırma
Nihai bir kararın değiştirilemediği duruma uygun olarak cümleyi tamamlayın: There's ____ I can do ____ it.
Cevabı göster
nothing · about
we could actually get dry ice vapor shooting out of it.
3:46gerçekten kuru buz buharının oradan fışkırdığını görebiliriz.
right out of the movies: filmlerden fırlamış gibi
Bu cümlede right out of the movies, “bir film sahnesinden çıkmış kadar sinematik” demektir. right vurguyu artırır; out of ise hayal edilen kaynağı gösterir. Bir sinema salonundan fiziksel olarak çıkmayı anlatmaz. the movies belirli bir filmi değil, genel olarak tanıdık film sahnelerini anlatır. Bu benzetme gerçek görüntüyü son derece dramatik veya etkileyici gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede right out of the movies ne anlama geliyor?
- Bir filmdeki dramatik bir sahne gibi görünüyordu.
- Bir sinema salonunun dışında gerçekleşti.
- Belirli bir filmden kopyalandı.
Cevabı göster
Bir filmdeki dramatik bir sahne gibi görünüyordu.
close that off: kapatıp geçişi kesmek
Burada close that off, havanın artık geçememesi için vanayı veya geçişi kapatmak demektir. off yalnızca bir şeyi kapalı konuma getirmeyi değil, yolu ayırma veya engelleme fikrini de ekler. close off ayrılabilir: nesne bir isimse hem close the road off hem de close off the road mümkündür. Nesne bir zamirse ortada olmalıdır: close it off denir, close off it denmez.
Alıştırma
Erişimi engellemeyi vurgulamak için close ... off ifadesini en doğru kullanan cümle hangisidir?
- The workers shut the drill off after using it.
- The workers closed the toolbox after using it.
- The workers closed the tunnel off after the rockfall.
Cevabı göster
The workers closed the tunnel off after the rockfall.
Cuz: because sözcüğünün çok samimi biçimi
Bu cümlede Cuz, because anlamına gelir. Konuşanın buharın durumu nötrleştirip dengeleyebileceğini neden düşündüğünü açıklayan sebebi başlatır. Görevi, bir sebebi ana düşünceye bağlamaktır. Çok samimi dilde aktarılabilir kalıp Cuz + sebep şeklindedir; standart İngilizcede aynı bağlantı için because kullanılır.
Alıştırma
Resmî bir okul raporu için en uygun cümle hangisidir?
- Cuz the solution was too hot, we stopped the test.
- Because the solution was too hot, we stopped the test.
- 'Cause the solution was too hot, we stopped the test.
Cevabı göster
Because the solution was too hot, we stopped the test.
vapor's coming off: buharın dışarı salınması
Burada vapor's, vapor is ifadesinin kısaltmasıdır; coming off ise bir kaynaktan salınmak veya o kaynaktan uzaklaşmak anlamına gelir. Konuşan kişi, buharın birine yaklaştığını değil, kuru buzdan çıktığını anlatıyor. Buhar, koku, duman veya ısı özne olduğunda be coming off + kaynak, bir şeyin o kaynaktan çıktığını anlatabilir. Salınan şey öznedir: vapor's coming off, buharın dışarı çıktığı anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi come off ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: Heat is ____ the engine.
Cevabı göster
coming off
So, there used to be a really dense thick white fog Dilbilgisi
4:18Yani, eskiden gerçekten yoğun kalın beyaz bir sis vardı
where I can actually see the dry ice blocks inside.
4:22gerçekten içerideki kuru buz kalıplarını görebiliyorum.
used to be: değişmiş bir geçmiş durum
Used to + fiilin yalın hâli, geçmişteki ancak artık doğru ya da olağan olmayan bir alışkanlığı veya durumu anlatır. used to be yapısında be yalın hâlde kalır. Giriş sözcüğü there ile kullanılan there used to be, bir şeyin geçmişte var olduğu anlamına gelir. Burada geçmiş ile bugün karşılaştırılır: önceden yoğun beyaz sis vardı, ancak sonraki bölüm şimdi görüşün daha açık olduğunu gösterir.
Alıştırma
Artık doğru olmayan geçmiş bir durumu hangi cümle doğru biçimde anlatıyor?
- Maya used to be nervous before presentations, but now she feels confident.
- Maya is used to be nervous before presentations, but now she feels confident.
- Maya is used to being nervous before presentations, but now she feels confident.
Cevabı göster
Maya used to be nervous before presentations, but now she feels confident.
reduced to the point now where: ulaşılan derece ve sonuç
be reduced to the point where + yan cümle yapısında azalma, where ile başlayan yan cümledeki sonucu mümkün kılan bir dereceye ulaşır. Point fiziksel bir yeri değil, bir aşamayı veya dereceyi anlatır; where ise ortaya çıkan durumu belirtir. Now, değişimin şu anda ulaştığı noktayı gösterir. Bu cümleye eklenmiş bir zaman sözcüğüdür; başka durumlarda kullanılabilecek temel kalıp to the point where + yan cümledir.
Alıştırma
'The noise rose to the point where we had to leave,' cümlesinde 'where we had to leave' neyi ifade eder?
- Gürültünün bulunduğu fiziksel yer
- Gürültünün ilk başladığı kesin zaman
- Gürültünün bu kadar yüksek bir düzeye ulaşmasının sonucu
Cevabı göster
Gürültünün bu kadar yüksek bir düzeye ulaşmasının sonucu
flowing down the tube here to the vacuum pump.
4:31buradan borudan aşağı vakum pompasına doğru aktığını bile görebilirsiniz.
Now, I'm not exactly sure how good it is Ton ve niyet
4:34Şimdi, bunun ne kadar iyi olduğundan tam olarak emin değilim
to be running carbon dioxide and water vapor into a vacuum pump.
4:36bir vakum pompasına karbondioksit ve su buharı çekmek.
Temkinli belirsizlik için “I'm not exactly sure”
“I'm not exactly sure”, emin olmamayı temkinli bir biçimde belirtir. Burada not exactly, “tamamen değil” anlamına gelir; böylece konuşan kişi kesin bir gerçek bildirmek yerine yargısını yumuşatır. Konuşan kişi bu gazları vakum pompasına vermenin kötü bir fikir olabileceğinden kuşkulanır, ancak bunu kesin olarak bildiğini iddia etmez. “I'm not exactly sure + soru sözcüklü yan cümle” yapısı, kanıt yetersiz olduğunda ve kuşkuya yer bırakmak istediğinizde kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi yanıt kesin bir iddiada bulunmadan temkinli bir belirsizlik ifade eder?
- I know for certain that this setting is safe, so go ahead.
- This setting is definitely unsafe, so do not test it.
- I'm not exactly sure whether this setting is safe, so let's test it first.
Cevabı göster
I'm not exactly sure whether this setting is safe, so let's test it first.
let all the air back in, and see what happens.
4:45tüm havanın tekrar içeri girmesine izin verelim ve ne olacağını görelim.
So, we tried a massive amount of dry ice in a container.
4:56Yani, bir kapta çok büyük miktarda kuru buzu denedik.
we just tried a very small amount of dry ice?
4:59sadece çok küçük bir miktar kuru buz deneseydik ne olurdu?
Varsayımsal tahminler için “What would happen if we tried ...?”
“What would happen if + özne + fiilin geçmiş biçimi?” varsayımsal veya henüz denenmemiş bir durum hakkında tahmin ister. Sonucun ne olacağını kesin biçimde söylemek yerine araştırılacak bir olasılık açar. Bu cümlede would ile tried birlikte kullanılır. Tried, küçük deneyin daha önce yapıldığı anlamına gelmez; geçmiş biçim öneriyi daha temkinli ve gerçeklikten uzak bir varsayım hâline getirir. Just ise çok küçük bir miktar kullanmayı basit ve sınırlı bir adım olarak sunar.
Alıştırma
Varsayımsal soruyu tamamlayın. would happen ve try fiilinin geçmiş biçimini kullanın: What ____ if we ____ the new filter for one minute?
Cevabı göster
would happen · tried
Let's break off a small chunk, throw it into our pressure cooker, Öbek fiiller
5:01Küçük bir parça koparalım, düdüklü tenceremize atalım,
break off a small chunk: bütünden küçük bir parça koparmak
Break off, daha büyük bir bütünün bir bölümünü güç uygulayarak ayırmak demektir. break off a small chunk ifadesinde a small chunk, koparılan parçadır. off, ayrılma anlamı katar. Bu eylem yalnızca bir parçayı ayırır; büyük kütle yerinde kalır.
Alıştırma
Dersteki öbeksi fiili kullanarak cümleyi tamamlayın: Please ____ a small chunk of chocolate; leave the rest of the bar whole.
Cevabı göster
break off
That's a lot faster than we had all that dry ice in there.
5:14İçeride tüm o kuru buza sahip olduğumuzdan çok daha hızlı.
We're almost up as far as this thing can go right now.
5:16Şu an bu aletin çıkabileceği neredeyse en yüksek seviyedeyiz.
there's no way that's coming off: çıkmayacağına kesin olarak inanmak
There's no way + yan cümle, konuşanın yan cümlede söylenen şeyin doğru olamayacağından veya gerçekleşemeyeceğinden emin olduğunu belirten bir konuşma kalıbıdır. Burada that's, that is anlamına; coming off ise yerinden çıkmak anlamına gelir. Yani konuşan, bunun bağlı kalacağından emindir. Buradaki no way, fiziksel bir yoldan söz etmez. Ardından gelen yan cümle, ifadeyi güçlü bir imkânsızlık yargısına dönüştürür; bu yargı I don't think it will come off ifadesinden daha kesindir.
Alıştırma
Lekeyi çıkarmanın imkânsız olduğuna dair güçlü kesinliği dersin ifadesiyle belirtin: ____ this ten-year-old stain is coming out with plain water.
Cevabı göster
There's no way
coming off: bağlı olduğu yerden ayrılmak
Bu cümlede come off, bağlı olduğu şeyden “ayrılmak” veya “çıkarılmak” anlamına gelir. That, kaba sıkıca tutunan bir kapağı gösterir; dolayısıyla coming off kapağın kaptan ayrılmasını anlatır. Özne, bu anlamı belirlemeye yardımcı olur: kapak gibi katı bir parça ayrıldığında come off kullanılabilir. There’s no way, konuşanın bunun gerçekleşmeyeceğine dair güçlü inancını gösterir.
Alıştırma
“there's no way that's coming off.” cümlesinde coming off ne anlama gelir?
- başarılı bir sonuç üretmek
- gaz olarak yayılmak
- ayrılmak veya çıkarılmak
Cevabı göster
ayrılmak veya çıkarılmak
şaşırtıcı bilgiyi tanıtan interestingly enough
Interestingly enough, cümle başında kullanılan bir söylem belirtecidir. Dinleyiciye sıradaki gözlemin dikkate değer olduğunu, çoğu zaman da beklenenden farklı olduğunu bildirir. Burada enough, “yeterli miktar” anlamına gelmez. Kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır ve “bu seni şaşırtabilir” şeklinde konuşma diline özgü bir anlam katar.
Alıştırma
Şaşırtıcı bir gözlemi tanıtan iki sözcüklük söylem belirteciyle cümleyi tamamlayın: ____, the smallest key opened the largest door.
Cevabı göster
Interestingly enough
It's still sublimating like it normally would, Dilbilgisi
5:35Yine normalde olduğu gibi süblimleşiyor,
like it normally would ifadesindeki would
like it normally would ifadesinde would, karşılaştırma yan tümcesinde be sublimating ifadesinin yeniden söylenmesini önler. Açık biçimi like it normally would be sublimating olurdu; ancak doğal İngilizcede daha önce geçen fiil öbeği yardımcı fiilden sonra söylenmez. Buradaki would, normal koşullarda beklenen davranışı anlatır. Temel işlevi istek ya da gelecek bildirmek değildir.
Alıştırma
It's still sublimating like it normally would cümlesinde would ne işe yarar?
- Kuru buzda gelecekte olacak bir değişimi tahmin eder.
- Kuru buzun süblimleşmeye istekli olduğunu gösterir.
- Karşılaştırmada tekrarlanacak fiil öbeğinin yerini tutar.
Cevabı göster
Karşılaştırmada tekrarlanacak fiil öbeğinin yerini tutar.
dry ice in a vacuum is very anticlimactic. Kelime
5:42vakum içindeki kuru buz büyük bir hayal kırıklığı.
very anticlimactic: beklenen doruk noktasının sönük kalması
Anticlimactic, önceki hazırlığın beklettiğinden çok daha az heyecan verici, çarpıcı veya önemli gelen bir sonucu anlatır. Burada deneyden daha çarpıcı bir sonuç beklenmiş, ancak gözlenen etki sınırlı kalmıştır. Temel fikir, beklenti ile sonuç arasındaki farktır. Bir şey gerçekten gerçekleşebilir ve yine de anticlimactic olabilir; bu sözcük hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir fragman görkemli bir final vaat ediyor, ancak son sakin ve sıradan kalıyor. The ending felt ___? cümlesini en iyi hangi sıfat tamamlar?
- boring
- anticlimactic
- climactic
Cevabı göster
anticlimactic
Kapanış işareti olarak there you have it
Burada there you have it, sonucun veya açıklamanın tamamlandığını ve artık dinleyiciye sunulduğunu belirtir. have it sözleri fiziksel bir nesneye sahip olmayı anlatmaz. İfadenin tamamı bir kapanış işareti görevi görür. Konuşmacı adımları, kanıtları veya bir sonucu gösterdikten sonra ana çıkarımı dinleyiciye sunar ve temel sürecin bittiğini belirtir.
Alıştırma
“Tamamlanmış sonuç artık size sunuldu” anlamındaki dört kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____, everyone. That's the finished model.
Cevabı göster
There you have it
If any of you have experiments you want to see me try,
5:54Eğer benim denememi istediğiniz deneyler varsa,
Excuse you: karşıdakinin kabalığını belirtmek
Excuse you. konuşanın özür dilemesi değildir. you sözcüğü sözü karşıdaki kişiye yöneltir ve “Bu yaptığın kabaydı; özür dilemesi gereken sensin” mesajını ima eder. Genellikle küçük bir görgü ihlaline yönelik doğrudan, şakacı veya alaycı bir tepkidir. Ses tonuna ve ilişkiye bağlı olarak eğlenceli de gerçekten kızgın da duyulabilir.
Alıştırma
Bir arkadaş öğle yemeğinde yüksek sesle geğiriyor ve diğer arkadaş “Excuse you.” diyor. Bu yanıt ne anlama gelir?
- Konuşan kişi gürültüyü kendisi yaptığı için özür diliyor.
- Konuşan kişi arkadaşından bir cümleyi tekrarlamasını kibarca istiyor.
- Konuşan kişi arkadaşının kaba davranışını hafifçe eleştiriyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi arkadaşının kaba davranışını hafifçe eleştiriyor.