Third conditional (Tip 3 Koşul) nasıl kullanılır - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
550 kelime 205 kel/dk

Video özeti: Kaybolduğu sanılan bir pasaport yüzünden neredeyse geçersiz sayılacak bir sınav hikâyesi üzerinden ders, geçmişi farklı hayal etmenin ve pişmanlık belirtmenin üç yolunu açıklar: third conditional, if only ve wish. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "If I hadn't woken up late, I wouldn't have had to rush in the morning." — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Third conditional yapısını anlayıp kullanmak; if + past perfect gerçekleşmemiş bir geçmiş koşulu, would have + past participle ise onun hayalî sonucunu bildirir. Böylece geçmişteki bir pişmanlık, farklı olabilecek sonuçla ilişkilendirilebilir. 2. "If only I had checked my bag properly, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: if only + past perfect yapısının sıradan bir if cümlesinden daha güçlü pişmanlık aktardığını fark etmek ve yapılmamış bir eylemden duyulan hayal kırıklığını ifade etmek. 3. wish I had taken — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişteki bir seçimden pişman olmanın başka bir yolu olarak wish + past perfect kullanmak ve hayal edilen alternatifin sonucu nasıl değiştireceğini açıklayan bir sonuç eklemek.

Bu derste

If only you had watched this video sooner, Dilbilgisi

0:00

Keşke bu videoyu daha önce izleseydiniz,

you would already have known how to use the third conditional.

0:02

third conditional'ı nasıl kullanacağınızı zaten biliyor olurdunuz.

Dilbilgisi

If only you had watched ..., you would already have known ...: farklı bir geçmişi hayal etmek

Bu cümle, geçmişte gerçekten olanın tersini hayal eder: dinleyici videoyu daha önce izlememiştir. If only + geçmiş tamamlanmış zaman olan had watched, gerçekleşmemiş bu geçmiş koşulu kurar ve güçlü bir pişmanlık ya da dilek anlamı ekler. Sonuç bölümü would already have known, hayalî sonucu kurmak için would have + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. İki bölüm birlikte third conditional yapısını oluşturur: önceki eylem gerçekleşmediği için hayal edilen sonuç da gerçekleşmemiştir. Already, bu bilginin şu ana ya da ilgili daha sonraki zamana kadar edinilmiş olacağını gösterir.

Alıştırma

Third conditional cümlesini tamamlayın. If cümleciğinde leave, sonuç bölümünde would + catch kullanın: If only Mia ____ earlier, she ____ the bus.

Cevabı göster

had left · would have caught

Let's talk about the third conditional. Kalıp ifadeler

0:09

Hadi third conditional hakkında konuşalım.

Kalıp ifadeler

Let's talk about ... ile bir konuyu tanıtmak

Let's talk about ... bir sonraki konuyu samimi biçimde tanıtmanın bir yoludur. Burada konuşan kişi dersi third conditional konusuna geçirir ve dinleyicinin dikkatini bu konuya yöneltir. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır ancak burada izin istemez. Konuşan kişiyle dinleyicilerin tartışmayı birlikte yapacağını belirten kapsayıcı bir öneri olarak kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle programı bir sonraki konu olarak doğal biçimde tanıtır?

  1. Let's look for the schedule.
  2. Let's talk about the schedule.
  3. Let's wait for the schedule.
Cevabı göster

Let's talk about the schedule.

The third conditional is used to describe an imaginary past event. Notlar

0:11

Third conditional geçmişteki hayali bir olayı tanımlamak için kullanılır.

Dilbilgisi

is used to describe: amaç belirtmek

is used to describe ifadesi, bir şeyin betimleme amacıyla kullanıldığını belirtir. Burada is + used, use fiilinin edilgen yapısını oluşturur; to describe mastarı da üçüncü koşul yapısının işlevini gösterir. Kalıp be used to + fiilin yalın hâlidir. Bir nesnenin, aracın veya dil biçiminin ne işe yaradığını açıklayabilir.

Alıştırma

Edilgen amaç kalıbı be used to ve open fiiliyle cümleyi tamamlayın: This key ____ the storage room.

Cevabı göster

is used to open

Kelime

an imaginary past event: gerçekleşmemiş bir geçmiş

An imaginary past event, gerçek bir olay olarak aktarılmayan, varsayım olarak düşünülen geçmiş bir durumdur. Üçüncü koşul yapısında, gerçekte olanın farklı bir geçmiş seçeneğini anlatır. Buradaki imaginary, olayın gerçek olmadığını ve zihinde kurulduğunu gösterir. Bu ifade, cümlenin geçmişin farklı bir sürümü üzerine düşündüğünü belirtir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayan kelimeyi seçin: The sentence describes an ___ past event that never really happened.

  1. imaginative
  2. imagination
  3. imaginary
Cevabı göster

imaginary

We often use it for regrets or wishes in the past. Kalıp ifadeler

0:15

Onu sık sık geçmişteki pişmanlıklar veya dilekler için kullanırız.

Kalıp ifadeler

for regrets or wishes in the past: amaç belirtme

use something for ... yapısında for, amaç veya işlevi belirtir. Burada it, third conditional yapısına gönderme yapar; for regrets or wishes in the past ise bu dil bilgisi yapısının neyi ifade etmek için kullanıldığını açıklar. in the past, regrets or wishes ile birlikte anlaşılır: pişmanlık veya dilek geçmişteki bir olayla ilgilidir. For burada zaman bildiren “geçmiş için” anlamına gelmez.

Alıştırma

“We use this form for polite requests,” cümlesinde for polite requests ne işe yarar?

  1. Yapının ne zaman icat edildiğini söyler.
  2. Yapının amacını belirtir.
  3. Yapının fiyatını belirtir.
Cevabı göster

Yapının amacını belirtir.

So, I'm going to tell you a story about something that happened to me recently. Anlatım akışı

0:18

Bu yüzden size yakın zamanda başıma gelen bir şey hakkında bir hikaye anlatacağım.

Anlatım akışı

I'm going to tell you a story: sıradaki içeriği haber verme

“I'm going to tell you a story” bir yönlendirme ifadesidir. Dinleyicilere sırada ne olduğunu söyler ve onları bir hikâyeye hazırlar. Burada be going to, konuşanın sırada yapmayı planladığı eylemi gösterir. Yapı tell + kişi + a story şeklindedir; tell you a story bunun bir örneğidir. Konuşanın başka bir yere doğru hareket ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Sırada bir hikâye olduğunu doğal biçimde haber veren cümle hangisidir?

  1. I'm going to a story about my first day at school.
  2. I'm going to tell you a story about my first day at school.
  3. I'm telling you to a story about my first day at school.
Cevabı göster

I'm going to tell you a story about my first day at school.

And then afterwards,

0:22

Ve sonrasında,

I'll show you how we can use the third conditional to talk about it.

0:23

bu konudan bahsetmek için third conditional'ı nasıl kullanabileceğimizi göstereceğim.

I woke up a little bit late on the day of a very important exam. Öbek fiiller

0:26

Çok önemli bir sınavın olduğu gün biraz geç uyandım.

Öbek fiiller

woke up: wake up ifadesinin geçmiş biçimi

Wake up, uykunun sona erip uyanmak anlamına gelir. Bu cümlede woke up, wake up ifadesinin düzensiz geçmiş zaman biçimidir ve konuşanın sınav günü ne zaman uyandığını anlatır. Burada wake up tek bir fiil ifadesi olarak düşünülmelidir; up yukarı yönünü anlatmaz. Woke up a little bit late içinde late, uyanma zamanının biraz geç olduğunu belirtir.

Alıştırma

Wake up ifadesinin geçmiş biçimiyle cümleyi tamamlayın: Mia ____ when her alarm rang.

Cevabı göster

woke up

Luckily, I wasn't very late.

0:30

Neyse ki, çok geç kalmamıştım.

So, I just had to rush a bit in the morning Dilbilgisi

0:31

Bu yüzden sabah biraz acele etmem gerekti

Dilbilgisi

had to rush: geçmişte acele etme zorunluluğu

Had to rush, geçmişteki bir durumun acele etmeyi gerekli kıldığı anlamına gelir. Had to, have to yapısının geçmiş zaman biçimidir ve ardından rush fiilinin yalın biçimi gelir; burada sahiplik anlatmaz. Rush, zaman az olduğu için hızlı hareket etmek veya davranmak demektir. Bu cümlede just, acele etmeyi doğrudan ve kaçınılmaz bir tepki olarak sunarken a bit, acelenin derecesini sınırlı gösterir.

Alıştırma

Have to yapısının geçmiş biçimini ve rush fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: The boarding gate was about to close, so we ____ to get there in time.

Cevabı göster

had to rush

and in the end, I managed to leave the house on time. Notlar

0:33

ve sonunda evden zamanında çıkmayı başardım.

Anlatım akışı

in the end: nihai sonucu tanıtmak

In the end, anlatıyı önceki olaylardan veya zorluklardan nihai sonuca taşıyan bir bağlantı ifadesidir. Burada, bütün o telaştan sonra ne olduğunu gösterir. “Sonuçta ne oldu?” sorusuna cevap verir. Fiziksel bir uç noktayı veya bir etkinliğin tam olarak bittiği zamanı belirtmez.

Alıştırma

Bir dizi olaydan sonraki nihai sonucu anlatan ifadeyi hangi cümle kullanıyor?

  1. Maya waited at the end of the line.
  2. In the end, Maya solved the puzzle.
  3. At the end of the film, everyone clapped.
Cevabı göster

In the end, Maya solved the puzzle.

Kalıp ifadeler

managed to leave: zorluğa rağmen çıkmayı başarmak

Managed to leave, zor veya belirsiz olmasına rağmen çıkmayı başarmak anlamına gelir. Geçmiş zaman biçimi managed, eylemin gerçekten gerçekleştiğini gösterir. Yapı manage to + fiilin yalın hâlidir: manage to leave, managed to finish veya manages to arrive. Buradaki manage, insanları yönetmek veya denetlemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi manage to ifadesinin geçmiş zaman biçimi ve open fiiliyle tamamlayın: The door was stuck, but after a few tries, she ____ it.

Cevabı göster

managed to open

When I got to the school, Kalıp ifadeler

0:36

Okula vardığımda,

Kalıp ifadeler

got to + yer: bir yere varmak

Burada got to, "vardı" veya "ulaştı" anlamına gelir. Ardından the school gibi bir hedef geldiğinde kullanılan get to ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Buradaki get, "elde etmek" anlamında değildir. Günlük anlatılarda get to + yer, birinin hedefine ulaştığını söylemenin yaygın bir yoludur.

Alıştırma

Cümleyi get to ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: We ____ the museum before noon.

Cevabı göster

got to

I took my seat in the exam room Kalıp ifadeler

0:37

sınav salonundaki yerimi aldım

Kalıp ifadeler

took my seat: kendi yerine gidip oturmak

Burada took my seat, "yerime gidip oturdum" anlamına gelir. take one's seat ifadesinin geçmiş zaman biçimidir; one's, kişiye göre my, your, his, her, our veya their olarak değiştirilir. Buradaki take, sandalyeyi alıp götürmek anlamına gelmez. İfade, oturmayı sınav, toplantı, tören veya gösteri gibi düzenli bir etkinliğin parçası olarak anlatır.

Alıştırma

Cümleyi take my seat ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: Before the ceremony began, I ____.

Cevabı göster

took my seat

and the examiner asked to see my passport for ID. Ton ve niyet

0:39

ve gözetmen kimlik olarak pasaportumu görmek istedi.

Ton ve niyet

asked to see my passport for ID: kimlik belgesini kibarca görmek istemek

Asked to see my passport, pasaportumu incelemek için kibarca görmek istediği anlamına gelir. Burada see yalnızca gözle görmek değil, bakıp kontrol etmek anlamındadır; asked ise bir soru değil, bir rica belirtir. For ID kontrolün amacını açıklar: Pasaport kimlik belgesi olarak kullanılmaktadır. Bu kalıp, bir görevlinin bir kişinin kim olduğunu doğrulaması gerektiğinde yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve bir şeyi kibarca incelemek istedi anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: At the security desk, the officer ____ my ID.

Cevabı göster

asked to see

I checked in my bag and the passport wasn't there.

0:42

Çantamı kontrol ettim ve pasaportum orada değildi.

Oh, no.

0:45

Olamaz.

Luckily, the examiner recognized me

0:46

Neyse ki gözetmen beni tanıdı

because the exam was at my school.

0:48

çünkü sınav kendi okulumdaydı.

So, they said I could take the exam anyway, Ton ve niyet

0:50

Böylece, yine de sınava girebileceğimi söylediler,

Ton ve niyet

could take the exam anyway: bir soruna rağmen verilen izin

Could take the exam burada izin bildirir: Konuşan kişinin sınava girmesine izin verildiğini söylediler. Kurallarla ilgili bu durumda could, sınavı yapacak beceriye veya fiziksel yeterliliğe sahip olmakla ilgili değildir. Anyway, daha önce bir sorun olmasına rağmen sonucun değişmediğini belirtir. Pasaportun olmaması sınavı engelleyebilirdi, ancak izin geçerliliğini korudu.

Alıştırma

Bu cümlede could ve anyway neyi gösteriyor? Maya had missed registration, but the coach said she could join the team anyway.

  1. Maya, antrenör herhangi bir karar vermeden önce takıma katıldı.
  2. Antrenör, kayıt süresini kaçırmasına rağmen Maya'nın takıma katılmasına izin verdi.
  3. Could yalnızca Maya'nın yeteneğini anlatır ve anyway dikkatsizce anlamına gelir.
Cevabı göster

Antrenör, kayıt süresini kaçırmasına rağmen Maya'nın takıma katılmasına izin verdi.

but with my driving license as ID. Kültür

0:52

ama kimlik olarak ehliyetimle.

Kültür

with my driving license as ID: ehliyeti kimlik olarak kullanmak

with my driving license as ID ifadesinde with kullanılan belgeyi tanıtırken as ID bu belgenin işlevini belirtir: ehliyet kimliği kanıtlamak için kullanılır. Buradaki as, “benzer” değil, “rolünde veya işlevinde” anlamına gelir. Bu ifade, normalde beklenen belge bulunmadığında kimliği kanıtlamanın alternatif bir yolunu anlatır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp use something as + rol veya amaç biçimindedir.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: "I used my student card as ID." as ID neyi belirtir?

  1. Kart gerçekten kimlik kanıtı olarak kullanıldı.
  2. Kart bir kimlik belgesinin yanında saklanıyordu.
  3. Kart bir kimlik belgesine benziyordu.
Cevabı göster

Kart gerçekten kimlik kanıtı olarak kullanıldı.

I thought everything was okay,

0:54

Her şeyin yolunda olduğunu düşünmüştüm,

but at the end of the exam, Kalıp ifadeler

0:55

ama sınavın sonunda,

Kalıp ifadeler

at the end of the exam: sınavın sonunda

At the end of the exam, bir şeyi belirli bir olayın son bölümüne veya bitiş noktasına yerleştirir. Kalıp at the end of + adı belirtilen olay veya zaman aralığı biçimindedir. Bu ifade “sonunda ne oldu?” yerine “ne zaman?” sorusunu yanıtlar. Bu cümle parçasında dinleyiciyi sınav biterken gerçekleşen bir olaya hazırlar.

Alıştırma

Cümleyi “konserin bitiş noktasına ulaştığı zaman” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: ____ the concert, everyone clapped.

Cevabı göster

At the end of

the big boss came to see me Kelime

0:57

büyük patron beni görmeye geldi

Kelime

the big boss: karar yetkisi olan kişi için kullanılan samimi bir ifade

Bu cümlede the big boss, en yüksek konumdaki veya en fazla yetkiye sahip, yani son kararı verebilen kişi anlamına gelir. Big, fiziksel büyüklüğü değil makamı veya gücü anlatır. Konuşan kişi resmî bir unvan söylemez. Bu ifade anlatımı samimi ve biraz şakacı yapar.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Üst düzey bir yöneticiye gönderilen resmî e-postada "Hi, big boss" genellikle uygun bir selamlamadır.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

and said they could only accept my exam Dilbilgisi

0:58

ve sınavımı ancak aynı gün içinde pasaportumu onlara vermem şartıyla

if I gave them my passport on the same day.

1:01

kabul edebileceklerini söyledi.

Dilbilgisi

could only accept ... if: gerekli bir koşulu belirtmek

they could only accept my exam if... ifadesinde if ile başlayan bölüm gerekli bir koşul verir. Sınavın kabul edilmesi için pasaportun aynı gün verilmesi gerekiyordu; bu yapılmadan sınav kabul edilemezdi. result + only if + condition kalıbı, sonucun gerçekleşmesi için koşulun gerekli olduğunu belirtir. Burada only, kabulün hangi durumda mümkün olduğunu sınırlar; yalnızca “sadece benim sınavımı kabul etmek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Kuralı, derste öğrendiğiniz ve gerekli bir koşulu belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: You may borrow the bike ____ you wear a helmet.

Cevabı göster

only if

So, I had no choice but to cycle all the way back to my apartment Kalıp ifadeler

1:04

Yani pasaportu aramak için apartmanıma bisikletle geri dönmekten

to look for the passport. Kalıp ifadeler

1:07

başka çarem yoktu.

Kalıp ifadeler

had no choice but to: başka seçeneği olmamak

Had no choice but to, durumun konuşana makul başka bir seçenek bırakmadığını anlatır. Bu cümlede yapılabilecek tek şey pasaport için bisikletle geri dönmekti; bu nedenle ifade, özgür bir tercihten çok koşulların yarattığı baskıyı vurgular. Kalıp have no choice but to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Burada had geçmiş zamanı gösterir ve but to sabit kalıbın bir parçasıdır; but, “ancak” anlamında bir karşıtlık kurmaz.

Alıştırma

“Başka seçenek yoktu” anlamındaki sabit ifadeyle cümleyi tamamlayın: The shop was closed, so we ____ come back the next day.

Cevabı göster

had no choice but to

Kalıp ifadeler

all the way back: dönüş yolunun tamamı

All the way back, daha önce bulunulan bir yere dönüş mesafesinin tamamını katetmek anlamına gelir. Back dönüş yönünü belirtirken all the way bütün yolculuğun yapıldığını vurgular. Bu cümlede ifade, daireye bisikletle dönüşü uzun veya zahmetli gösterir. Kesin mesafe belirtilmese bile uzaklığı veya harcanan çabayı vurgulayabilir.

Alıştırma

Hangi cümle Nora’nın kütüphaneye kadar bütün mesafeyi geri döndüğünü söyler ve yolculuğu vurgular?

  1. Nora found a coin on the way back from the library.
  2. Nora walked all the way back to the library.
  3. Nora walked straight past the library.
Cevabı göster

Nora walked all the way back to the library.

Kalıp ifadeler

look for the passport: pasaportu bulmaya çalışmak

Look for the passport, “pasaportu bulmaya çalışmak” anlamına gelir. look for + kişi veya nesne yapısında for, aranan hedefi belirtir; yalnızca gözleri o şeye çevirmek anlamına gelmez. Buradaki to look for the passport bir amaç ifadesidir ve konuşanın neden bisikletle dairesine döndüğünü açıklar.

Alıştırma

Ben cannot find his hat. Cümleyi look for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: He is ____ his hat.

Cevabı göster

looking for

I got there and I searched everywhere,

1:09

Oraya vardım ve her yeri aradım,

but I couldn't find it.

1:11

ama bulamadım.

And then I thought of something. Kalıp ifadeler

1:13

Ve sonra aklıma bir şey geldi.

Kalıp ifadeler

thought of something: akla bir fikir gelmesi

Thought of something, think of something ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada bir fikrin konuşanın aklına aniden gelmesi anlamındadır. Bir hikâyede And then I thought of something, yeni bir fikri veya olası bir çözümü haber verir. Uzun süre dikkatlice düşünme sürecine değil, fikrin ortaya çıkmasına odaklanır.

Alıştırma

Lena suddenly got an idea. Cümleyi think of ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: She ____ a new game.

Cevabı göster

thought of

I went back to my bag

1:14

Çantama geri döndüm

and I looked in a little secret pocket inside

1:15

ve içindeki küçük gizli bir cebe baktım,

and the passport had been there the whole time. Dilbilgisi

1:18

pasaportum başından beri oradaymış.

Dilbilgisi

had been there the whole time: bulunmadan önce de hep orada olmak

Had been there, past perfect yapısındadır. Pasaportun orada bulunma durumunu, daha sonra bulunduğu geçmiş andan önceye yerleştirir. Buradaki been, o yere doğru bir hareketi değil, devam eden bir durumu anlatır. The whole time, ilgili sürenin tamamı boyunca demektir. Had been there the whole time birlikte kullanıldığında sonradan fark etme etkisi oluşur: pasaport kayıp sanılmıştır ama aslında başından beri oradadır.

Alıştırma

Bir şarj cihazını aradıktan sonra, onun arama boyunca zaten masada olduğunu anlatan cümle hangisidir?

  1. The charger had been on my desk the whole time.
  2. The charger will be on my desk later.
  3. The charger was on my desk for one minute.
Cevabı göster

The charger had been on my desk the whole time.

So, then I just had to cycle all the way back to school

1:20

Sonrasında tek yapmam gereken okula bisikletle geri dönüp

and show the examiners my passport

1:24

gözetmenlere pasaportumu göstermekti

so that finally they would accept the exam. Dilbilgisi

1:26

böylece sonunda sınavı kabul edeceklerdi.

Dilbilgisi

so that ... would accept: geçmişten bakılan amaç

So that, önceki bir eylemin amacını veya hedeflenen sonucunu anlatır. Bu bağlamda eylem, sınavı geçerli kabul etmeleri için yapılmıştır; finally ise bunun bir gecikme veya zorluktan sonra gerçekleşmesinin beklendiğini gösterir. Would accept, geçmişten bakılan geleceği anlatır: önceki o geçmiş anda, kabul etme eyleminin daha sonra gerçekleşmesi bekleniyordu. Sınavı zaten kabul ettikleri anlamına gelmez ve üçüncü koşul türünün bir sonucu değildir.

Alıştırma

İçeri alınmayı geçmişten bakıldığında beklenen amaç olarak sunan cümle hangisidir?

  1. She showed her ID so that they would let her enter.
  2. She showed her ID after they let her enter.
  3. She showed her ID because they had already let her enter.
Cevabı göster

She showed her ID so that they would let her enter.

So, this is something that I regret

1:29

İşte bu pişman olduğum bir şey

and I can use the third conditional to talk about it.

1:31

ve bunun hakkında konuşmak için third conditional kullanabilirim.

For example, I could say,

1:33

Örneğin şöyle diyebilirim,

"If I hadn't woken up late, Dilbilgisi

1:35

"Eğer geç uyanmasaydım,

I wouldn't have had to rush in the morning." Dilbilgisi

1:37

sabah acele etmek zorunda kalmazdım."

Dilbilgisi

If I hadn't ..., I wouldn't have ...: üçüncü tip koşul cümlesi

Bu, üçüncü tip koşul cümlesidir. Gerçekleşmemiş bir geçmişi hayal eder: konuşan kişi gerçekten geç uyanmış ve bu yüzden sabah acele etmek zorunda kalmıştır. Yapı, If + past perfect biçimindedir; sonuç cümleciğinde would have + past participle kullanılır. Burada hadn't woken gerçek dışı geçmiş koşulu, wouldn't have had to rush ise hayal edilen sonucu anlatır.

Alıştırma

Üçüncü tip koşul cümlesini miss ve arrive fiillerinin kısaltılmamış olumsuz biçimleriyle tamamlayın: If Leo ____ the bus, he ____ late.

Cevabı göster

had not missed · would not have arrived

Dilbilgisi

I wouldn't have had to: gerçek dışı geçmişte gerek kalmaması

I wouldn't have had to, hayal edilen bir geçmiş sonuçta “bir şeyi yapmak zorunda kalmayacaktım” anlamına gelir. Cümlede konuşan kişi gerçekten acele etmek zorunda kalmıştır; geç uyanmamış olsaydı acele etmesine gerek kalmaması, hayal ettiği sonuçtur. Yapı, would not + have + had to + fiilin yalın hâli biçimindedir. İlk have modal perfect yapısını kurar; had ise have to içindeki have fiilinin past participle biçimidir. Bu biçimlerin art arda gelmesi dil bilgisi açısından gereklidir ve hata değildir.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz kısaltılmış ifadeyle tamamlayın: If the library had been open, we ____ travel across town.

Cevabı göster

wouldn't have had to

That's a regret.

1:39

Bu bir pişmanlıktır.

But I can also use it for positive things that happened,

1:41

Ama bunu gerçekleşen olumlu şeyler için de kullanabilirim,

like,

1:43

şöyle ki,

"If the examiner hadn't recognized me,

1:44

"Eğer gözetmen beni tanımasaydı,

I wouldn't have been allowed to do the exam." Dilbilgisi

1:46

sınava girmeme izin verilmezdi."

Dilbilgisi

wouldn't have been allowed to do: hayalî bir edilgen sonuç

Bu üçüncü tip koşul cümlesinde I wouldn't have been allowed to do, geçmişteki hayalî bir sonucu anlatır: Gerçekleşmemiş koşul altında konuşan kişi izin alamayacaktı. Gerçekte ise tam tersi oldu; sınav görevlisi konuşan kişiyi tanıdı ve sınava girmesine izin verildi. Sonuç cümleciği edilgendir: would not have been + geçmiş zaman ortacı (allowed) + to + fiilin yalın hâli. be allowed sonrasında to do kullanılır, doing kullanılmaz.

Alıştırma

Hayalî edilgen sonucu wouldn't, allow ve enter kullanarak tamamlayın: If I had lost my ticket, I ____ the theatre.

Cevabı göster

wouldn't have been allowed to enter

In both these situations,

1:48

Bu iki durumda da,

we're using the same structure.

1:50

aynı yapıyı kullanıyoruz.

We use if and then the past perfect. Dilbilgisi

1:51

If ve ardından past perfect kullanıyoruz.

Dilbilgisi

üçüncü tip koşulda if ... past perfect

Burada and then, üçüncü tip koşul yapısında if sözcüğünden sonra ne geldiğini gösterir. if cümleciğinde past perfect kullanılır: if + had + fiilin üçüncü hâli. Örneğin if she had left veya if they hadn't called. Past perfect, koşulu gerçek olmayan bir geçmiş zamana yerleştirir. Simple past ile aynı değildir: Bu yapıda yalnızca recognized değil, had recognized kullanılır.

Alıştırma

leave fiilinin past perfect biçimini kullanın: If she ____ earlier, she would have caught the bus.

Cevabı göster

had left

So, that's the subject, Dilbilgisi

1:54

Yani, özne,

had,

1:56

had,

and then the past participle.

1:56

ve ardından past participle.

Dilbilgisi

özne + had + past participle

Konuşmacı past perfect zamanının temel kalıbını veriyor: özne + had + past participle. I had finished cümlesinde I özne, had yardımcı fiil ve finished past participle biçimidir. Burada had, zamanı kurmaya yardım eder; “sahipti” anlamına gelmez. Bu kalıp, bir eylemi geçmişteki başka bir noktadan önceye yerleştirir. Olumsuz biçimde not, had'den sonra gelir: I had not finished veya I hadn't finished.

Alıştırma

Past perfect cümlesini finish kullanarak tamamlayın: By the time the bell rang, Maya ____ her lunch.

Cevabı göster

had finished

And then in the conditional clause,

1:58

Ve sonra koşul cümleciğinde,

you have would have Dilbilgisi

1:59

would have

and the past participle.

2:00

ve past participle vardır.

Dilbilgisi

Geçmişteki varsayımsal bir sonuç için would have + past participle

Bu açıklamada conditional clause, üçüncü tür koşul cümlesinin sonuç bölümünü ifade eder. Bu bölümün olağan kalıbı would have + past participle şeklindedir. Örneğin would have caught, koşul gerçekleşmediği için ortaya çıkmamış, geçmişteki varsayımsal bir sonucu anlatır. if'li yan cümle genellikle had + past participle kullanırken sonuç bölümü would have + past participle kullanır. would have sonrasında caught veya gone gibi bir past participle kullanılır; catch veya go gibi fiilin yalın biçimi kullanılmaz.

Alıştırma

Üçüncü tür koşul cümlesinin sonucunu would ve catch kullanarak tamamlayın: If we had left earlier, we ____ the bus.

Cevabı göster

would have caught

So, subject,

2:02

Yani, özne,

would have,

2:03

would have,

past participle.

2:04

past participle.

You can switch these two clauses round Dilbilgisi

2:05

İsterseniz bu iki cümleciğin yerini

if you want to.

2:07

değiştirebilirsiniz.

Dilbilgisi

switch these two clauses round: iki tümcenin sırasını değiştirmek

Switch these two clauses round, “bu iki tümcenin sırasını değiştirmek” demektir. Buradaki iki tümce, if koşul tümcesi ile would have içeren sonuç tümcesidir; round, “ters sıraya koymak” anlamındadır, “daire biçimine getirmek” anlamında değildir. Üçüncü koşul yapısında iki tümceden herhangi biri önce gelebilir. Sıralarını değiştirmek koşul-sonuç ilişkisini korur; ancak önce gelen tümce önce duyulur ve daha fazla dikkat çekebilir.

Alıştırma

Bu cümlede switch these two clauses round ne anlama geliyor?

  1. İki tümceyi kaldırmak.
  2. İki tümcenin sırasını değiştirmek.
  3. İki tümcenin çevresine bir daire çizmek.
Cevabı göster

İki tümcenin sırasını değiştirmek.

For example,

2:08

Örneğin,

"I wouldn't have been allowed to do the exam Dilbilgisi

2:09

"Sınava girmeme izin verilmezdi

if the examiner hadn't recognized me."

2:12

eğer gözetmen beni tanımasaydı."

Dilbilgisi

I wouldn't have ... if ...: sonuç tümcesi önce

Cümle önce sonuç tümcesini verir: I wouldn't have been allowed to do the exam. If tümcesi olan if the examiner hadn't recognized me ise ikinci sırada gelir. Geçmişte gerçekleşmemiş bir alternatifi anlatır: sınav görevlisinin tanıması olmasaydı sınava girme izni verilmeyecekti. Bu sıra, if ile başlayan sürümdeki koşul-sonuç ilişkisini değiştirmez; ancak sonuçla başlamak ilk odağı bu sonuca taşır.

Alıştırma

Hangi cümle sonuç tümcesini önce getirir ve yaygın noktalama biçimini kullanır?

  1. I would have called you if I had known.
  2. If I had known, I would have called you.
  3. I would have called you, if I had known.
Cevabı göster

I would have called you if I had known.

If you want to make a regret stronger,

2:14

Bir pişmanlığı daha güçlü hale getirmek istiyorsanız,

you can add the word only after if. Dilbilgisi

2:17

if kelimesinden sonra only kelimesini ekleyebilirsiniz.

Dilbilgisi

if sözcüğünden sonra only getirerek if only oluşturmak

add the word only after if ifadesindeki after, sözcük sırasını anlatır: if only kalıbını oluşturmak için only sözcüğünü if sözcüğünün hemen arkasına koyun. Bu iki sözcük sabit bir başlangıç olarak birlikte işlev görür; only bir fiili veya sonucu tek başına nitelemez. If only güçlü bir dilek veya pişmanlık ifade eder. Artık değiştirilemeyecek geçmiş bir durum için yaygın kalıp If only + özne + had + fiilin üçüncü hâlidir.

Alıştırma

Only sözcüğünü if sözcüğünün hemen arkasına getirerek sabit pişmanlık ifadesini doğrudan oluşturan başlangıç hangisidir?

  1. If only I had applied earlier.
  2. Only if I had applied earlier.
  3. If I had only applied earlier.
Cevabı göster

If only I had applied earlier.

For example,

2:20

Örneğin,

"If only I had checked my bag properly, Dilbilgisi

2:21

"Keşke çantamı düzgün bir şekilde kontrol etseydim,

I would have found my passport."

2:24

pasaportumu bulabilirdim."

Dilbilgisi

Güçlü geçmiş pişmanlığı için If only I had checked ...

If only I had checked my bag properly ifadesinde if only pişmanlığı güçlendirir ve had checked past perfect yapısındadır. Birlikte gerçeğe aykırı bir geçmişe işaret ederler: Konuşan kişi çantasını düzgün kontrol etmemiştir. I would have found my passport sonuç cümlesi hayal edilen sonucu verir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp, şimdi farklı gerçekleşmiş olmasını dilediğiniz geçmiş bir eylem için If only + özne + had + fiilin üçüncü hâlidir.

Alıştırma

Geçmişe ilişkin güçlü pişmanlığı check ile tamamlayın: If only Maya ____ the map before leaving.

Cevabı göster

had checked

If only tells you Ton ve niyet

2:25

If only size

that this is something I really regret.

2:27

bunun gerçekten pişman olduğum bir şey olduğunu söyler.

Ton ve niyet

Güçlü pişmanlık işareti olarak If only

Bu cümlede If only, açıklanan ifadenin adıdır. Bu ifade, konuşanın gerçeğin farklı olmasını çok güçlü biçimde istediğini gösterir. Geçmişteki bir eyleme dönüp bakarken yalnızca tarafsız bir koşul değil, pişmanlık bildirir. Dinlerken if only ifadesini önce “Keşke her şey farklı olsaydı” gibi anlayabilir; ardından dileğin şimdiyle mi yoksa geçmişle mi ilgili olduğunu zaman yapısı ve bağlamdan belirleyebilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümlede if only geçmişteki bir eylemle ilgili güçlü pişmanlık ifade eder?

  1. Only save the final file.
  2. If the file is open, close it.
  3. If only I had saved the file.
Cevabı göster

If only I had saved the file.

A similar structure that we can use to talk about regrets

2:29

Pişmanlıklar hakkında konuşmak için kullanabileceğimiz benzer bir yapı

is wish plus past perfect. Dilbilgisi

2:32

wish artı past perfect'tir.

Dilbilgisi

Geçmişteki pişmanlık için wish + past perfect

Wish + past perfect, artık değiştirilemeyecek geçmiş bir olayla ilgili pişmanlığı ifade eder. Kalıp wish + özne + had + fiilin üçüncü hâli şeklindedir: I wish I had called. Wish yan cümlesi gerçekte olanın tersini sunar. I wish I had called genellikle aramadığım anlamına gelir. Bu yapı, üçüncü koşul yapısından farklı olarak hayalî bir sonuç eklemeden pişmanlığı tek başına ifade edebilir.

Alıştırma

Kısaltma kullanmadan wish + özne + had + fiilin üçüncü hâli yapısıyla geçmişteki pişmanlığı gösterin. bring ile tamamlayın: I ____ my umbrella.

Cevabı göster

wish I had brought

For example,

2:35

Örneğin,

"I wish I had taken the bus." Dilbilgisi

2:36

"Keşke otobüse binseydim."

Dilbilgisi

wish I had taken: geçmişteki bir eylemle ilgili pişmanlık

Wish + özne + had + geçmiş zaman ortacı, tamamlanmış bir geçmiş olayla ilgili pişmanlığı anlatır. Burada had taken, daha önce yapılan ulaşım tercihini gösterir. Bu yapı gerçeğin tam tersi olduğunu da ima eder: konuşan kişi otobüse binmemiştir. wish I had called örneğinde olduğu gibi geçmiş zaman ortacını değiştirerek başka bir geçmiş eylemle ilgili pişmanlık anlatılabilir.

Alıştırma

Geçmiş pişmanlık yapısını check kullanarak tamamlayın: I wish I ____ the map before we got lost.

Cevabı göster

had checked

And then you can add a consequence.

2:39

Ve sonra bir sonuç ekleyebilirsiniz.

"I wish I had taken the bus

2:40

"Keşke otobüse binseydim

because then I wouldn't have been so tired at the end of the day." Dilbilgisi

2:42

çünkü o zaman günün sonunda bu kadar yorgun olmazdım."

Dilbilgisi

because then I wouldn't have been: hayal edilen geçmiş sonuç

Because then, daha önce hayal edilen seçime geri gönderme yapar. Buradaki then yalnızca “sonra” değil, “o durumda” veya “bu gerçekleşmiş olsaydı” anlamındadır. Wouldn't have been + sıfat, hayal edilen geçmiş sonucu anlatır. Gerçek sonucun farklı olduğunu gösterir: konuşan kişi çok yorgundu. Bu yapı, geçmişle ilgili bir pişmanlığı, kişinin o seçimden doğacağına inandığı sonuçla bağlar.

Alıştırma

Hayal edilen geçmiş sonucu wouldn't ve be fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: I wish I had worn a coat because then I ____ so cold.

Cevabı göster

wouldn't have been

So, these are three structures

2:45

Yani bunlar,

you can use to talk about imaginary situations

2:46

geçmişteki hayali durumlar hakkında konuşmak için kullanabileceğiniz

in the past.

2:49

üç yapıdır.

The third conditional,

2:50

Third conditional,

if only,

2:51

if only,

and wish.

2:52

ve wish.

If only you had watched this video sooner,

2:53

Keşke bu videoyu daha önce izleseydiniz,

you would already have known how to use the third conditional.

2:55

third conditional'ı nasıl kullanacağınızı zaten biliyor olurdunuz.