Third conditional (Tip 3 Koşul) nasıl kullanılır - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Kaybolduğu sanılan bir pasaport yüzünden neredeyse geçersiz sayılacak bir sınav hikâyesi üzerinden ders, geçmişi farklı hayal etmenin ve pişmanlık belirtmenin üç yolunu açıklar: third conditional, if only ve wish. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "If I hadn't woken up late, I wouldn't have had to rush in the morning." — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Third conditional yapısını anlayıp kullanmak; if + past perfect gerçekleşmemiş bir geçmiş koşulu, would have + past participle ise onun hayalî sonucunu bildirir. Böylece geçmişteki bir pişmanlık, farklı olabilecek sonuçla ilişkilendirilebilir. 2. "If only I had checked my bag properly, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: if only + past perfect yapısının sıradan bir if cümlesinden daha güçlü pişmanlık aktardığını fark etmek ve yapılmamış bir eylemden duyulan hayal kırıklığını ifade etmek. 3. wish I had taken — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişteki bir seçimden pişman olmanın başka bir yolu olarak wish + past perfect kullanmak ve hayal edilen alternatifin sonucu nasıl değiştireceğini açıklayan bir sonuç eklemek.
Bu derste
you would already have known how to use the third conditional.
0:02third conditional'ı nasıl kullanacağınızı zaten biliyor olurdunuz.
If only you had watched ..., you would already have known ...: farklı bir geçmişi hayal etmek
Bu cümle, geçmişte gerçekten olanın tersini hayal eder: dinleyici videoyu daha önce izlememiştir. If only + geçmiş tamamlanmış zaman olan had watched, gerçekleşmemiş bu geçmiş koşulu kurar ve güçlü bir pişmanlık ya da dilek anlamı ekler. Sonuç bölümü would already have known, hayalî sonucu kurmak için would have + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. İki bölüm birlikte third conditional yapısını oluşturur: önceki eylem gerçekleşmediği için hayal edilen sonuç da gerçekleşmemiştir. Already, bu bilginin şu ana ya da ilgili daha sonraki zamana kadar edinilmiş olacağını gösterir.
Alıştırma
Third conditional cümlesini tamamlayın. If cümleciğinde leave, sonuç bölümünde would + catch kullanın: If only Mia ____ earlier, she ____ the bus.
Cevabı göster
had left · would have caught
Let's talk about the third conditional. Kalıp ifadeler
0:09Hadi third conditional hakkında konuşalım.
Let's talk about ... ile bir konuyu tanıtmak
Let's talk about ... bir sonraki konuyu samimi biçimde tanıtmanın bir yoludur. Burada konuşan kişi dersi third conditional konusuna geçirir ve dinleyicinin dikkatini bu konuya yöneltir. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır ancak burada izin istemez. Konuşan kişiyle dinleyicilerin tartışmayı birlikte yapacağını belirten kapsayıcı bir öneri olarak kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle programı bir sonraki konu olarak doğal biçimde tanıtır?
- Let's look for the schedule.
- Let's talk about the schedule.
- Let's wait for the schedule.
Cevabı göster
Let's talk about the schedule.
The third conditional is used to describe an imaginary past event. Notlar
0:11Third conditional geçmişteki hayali bir olayı tanımlamak için kullanılır.
is used to describe: amaç belirtmek
is used to describe ifadesi, bir şeyin betimleme amacıyla kullanıldığını belirtir. Burada is + used, use fiilinin edilgen yapısını oluşturur; to describe mastarı da üçüncü koşul yapısının işlevini gösterir. Kalıp be used to + fiilin yalın hâlidir. Bir nesnenin, aracın veya dil biçiminin ne işe yaradığını açıklayabilir.
Alıştırma
Edilgen amaç kalıbı be used to ve open fiiliyle cümleyi tamamlayın: This key ____ the storage room.
Cevabı göster
is used to open
an imaginary past event: gerçekleşmemiş bir geçmiş
An imaginary past event, gerçek bir olay olarak aktarılmayan, varsayım olarak düşünülen geçmiş bir durumdur. Üçüncü koşul yapısında, gerçekte olanın farklı bir geçmiş seçeneğini anlatır. Buradaki imaginary, olayın gerçek olmadığını ve zihinde kurulduğunu gösterir. Bu ifade, cümlenin geçmişin farklı bir sürümü üzerine düşündüğünü belirtir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayan kelimeyi seçin: The sentence describes an ___ past event that never really happened.
- imaginative
- imagination
- imaginary
Cevabı göster
imaginary
We often use it for regrets or wishes in the past. Kalıp ifadeler
0:15Onu sık sık geçmişteki pişmanlıklar veya dilekler için kullanırız.
for regrets or wishes in the past: amaç belirtme
use something for ... yapısında for, amaç veya işlevi belirtir. Burada it, third conditional yapısına gönderme yapar; for regrets or wishes in the past ise bu dil bilgisi yapısının neyi ifade etmek için kullanıldığını açıklar. in the past, regrets or wishes ile birlikte anlaşılır: pişmanlık veya dilek geçmişteki bir olayla ilgilidir. For burada zaman bildiren “geçmiş için” anlamına gelmez.
Alıştırma
“We use this form for polite requests,” cümlesinde for polite requests ne işe yarar?
- Yapının ne zaman icat edildiğini söyler.
- Yapının amacını belirtir.
- Yapının fiyatını belirtir.
Cevabı göster
Yapının amacını belirtir.
So, I'm going to tell you a story about something that happened to me recently. Anlatım akışı
0:18Bu yüzden size yakın zamanda başıma gelen bir şey hakkında bir hikaye anlatacağım.
I'm going to tell you a story: sıradaki içeriği haber verme
“I'm going to tell you a story” bir yönlendirme ifadesidir. Dinleyicilere sırada ne olduğunu söyler ve onları bir hikâyeye hazırlar. Burada be going to, konuşanın sırada yapmayı planladığı eylemi gösterir. Yapı tell + kişi + a story şeklindedir; tell you a story bunun bir örneğidir. Konuşanın başka bir yere doğru hareket ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Sırada bir hikâye olduğunu doğal biçimde haber veren cümle hangisidir?
- I'm going to a story about my first day at school.
- I'm going to tell you a story about my first day at school.
- I'm telling you to a story about my first day at school.
Cevabı göster
I'm going to tell you a story about my first day at school.
I'll show you how we can use the third conditional to talk about it.
0:23bu konudan bahsetmek için third conditional'ı nasıl kullanabileceğimizi göstereceğim.
I woke up a little bit late on the day of a very important exam. Öbek fiiller
0:26Çok önemli bir sınavın olduğu gün biraz geç uyandım.
woke up: wake up ifadesinin geçmiş biçimi
Wake up, uykunun sona erip uyanmak anlamına gelir. Bu cümlede woke up, wake up ifadesinin düzensiz geçmiş zaman biçimidir ve konuşanın sınav günü ne zaman uyandığını anlatır. Burada wake up tek bir fiil ifadesi olarak düşünülmelidir; up yukarı yönünü anlatmaz. Woke up a little bit late içinde late, uyanma zamanının biraz geç olduğunu belirtir.
Alıştırma
Wake up ifadesinin geçmiş biçimiyle cümleyi tamamlayın: Mia ____ when her alarm rang.
Cevabı göster
woke up
So, I just had to rush a bit in the morning Dilbilgisi
0:31Bu yüzden sabah biraz acele etmem gerekti
had to rush: geçmişte acele etme zorunluluğu
Had to rush, geçmişteki bir durumun acele etmeyi gerekli kıldığı anlamına gelir. Had to, have to yapısının geçmiş zaman biçimidir ve ardından rush fiilinin yalın biçimi gelir; burada sahiplik anlatmaz. Rush, zaman az olduğu için hızlı hareket etmek veya davranmak demektir. Bu cümlede just, acele etmeyi doğrudan ve kaçınılmaz bir tepki olarak sunarken a bit, acelenin derecesini sınırlı gösterir.
Alıştırma
Have to yapısının geçmiş biçimini ve rush fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: The boarding gate was about to close, so we ____ to get there in time.
Cevabı göster
had to rush
and in the end, I managed to leave the house on time. Notlar
0:33ve sonunda evden zamanında çıkmayı başardım.
in the end: nihai sonucu tanıtmak
In the end, anlatıyı önceki olaylardan veya zorluklardan nihai sonuca taşıyan bir bağlantı ifadesidir. Burada, bütün o telaştan sonra ne olduğunu gösterir. “Sonuçta ne oldu?” sorusuna cevap verir. Fiziksel bir uç noktayı veya bir etkinliğin tam olarak bittiği zamanı belirtmez.
Alıştırma
Bir dizi olaydan sonraki nihai sonucu anlatan ifadeyi hangi cümle kullanıyor?
- Maya waited at the end of the line.
- In the end, Maya solved the puzzle.
- At the end of the film, everyone clapped.
Cevabı göster
In the end, Maya solved the puzzle.
managed to leave: zorluğa rağmen çıkmayı başarmak
Managed to leave, zor veya belirsiz olmasına rağmen çıkmayı başarmak anlamına gelir. Geçmiş zaman biçimi managed, eylemin gerçekten gerçekleştiğini gösterir. Yapı manage to + fiilin yalın hâlidir: manage to leave, managed to finish veya manages to arrive. Buradaki manage, insanları yönetmek veya denetlemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi manage to ifadesinin geçmiş zaman biçimi ve open fiiliyle tamamlayın: The door was stuck, but after a few tries, she ____ it.
Cevabı göster
managed to open
got to + yer: bir yere varmak
Burada got to, "vardı" veya "ulaştı" anlamına gelir. Ardından the school gibi bir hedef geldiğinde kullanılan get to ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Buradaki get, "elde etmek" anlamında değildir. Günlük anlatılarda get to + yer, birinin hedefine ulaştığını söylemenin yaygın bir yoludur.
Alıştırma
Cümleyi get to ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: We ____ the museum before noon.
Cevabı göster
got to
took my seat: kendi yerine gidip oturmak
Burada took my seat, "yerime gidip oturdum" anlamına gelir. take one's seat ifadesinin geçmiş zaman biçimidir; one's, kişiye göre my, your, his, her, our veya their olarak değiştirilir. Buradaki take, sandalyeyi alıp götürmek anlamına gelmez. İfade, oturmayı sınav, toplantı, tören veya gösteri gibi düzenli bir etkinliğin parçası olarak anlatır.
Alıştırma
Cümleyi take my seat ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: Before the ceremony began, I ____.
Cevabı göster
took my seat
and the examiner asked to see my passport for ID. Ton ve niyet
0:39ve gözetmen kimlik olarak pasaportumu görmek istedi.
asked to see my passport for ID: kimlik belgesini kibarca görmek istemek
Asked to see my passport, pasaportumu incelemek için kibarca görmek istediği anlamına gelir. Burada see yalnızca gözle görmek değil, bakıp kontrol etmek anlamındadır; asked ise bir soru değil, bir rica belirtir. For ID kontrolün amacını açıklar: Pasaport kimlik belgesi olarak kullanılmaktadır. Bu kalıp, bir görevlinin bir kişinin kim olduğunu doğrulaması gerektiğinde yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve bir şeyi kibarca incelemek istedi anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: At the security desk, the officer ____ my ID.
Cevabı göster
asked to see
I checked in my bag and the passport wasn't there.
0:42Çantamı kontrol ettim ve pasaportum orada değildi.
So, they said I could take the exam anyway, Ton ve niyet
0:50Böylece, yine de sınava girebileceğimi söylediler,
could take the exam anyway: bir soruna rağmen verilen izin
Could take the exam burada izin bildirir: Konuşan kişinin sınava girmesine izin verildiğini söylediler. Kurallarla ilgili bu durumda could, sınavı yapacak beceriye veya fiziksel yeterliliğe sahip olmakla ilgili değildir. Anyway, daha önce bir sorun olmasına rağmen sonucun değişmediğini belirtir. Pasaportun olmaması sınavı engelleyebilirdi, ancak izin geçerliliğini korudu.
Alıştırma
Bu cümlede could ve anyway neyi gösteriyor? Maya had missed registration, but the coach said she could join the team anyway.
- Maya, antrenör herhangi bir karar vermeden önce takıma katıldı.
- Antrenör, kayıt süresini kaçırmasına rağmen Maya'nın takıma katılmasına izin verdi.
- Could yalnızca Maya'nın yeteneğini anlatır ve anyway dikkatsizce anlamına gelir.
Cevabı göster
Antrenör, kayıt süresini kaçırmasına rağmen Maya'nın takıma katılmasına izin verdi.
with my driving license as ID: ehliyeti kimlik olarak kullanmak
with my driving license as ID ifadesinde with kullanılan belgeyi tanıtırken as ID bu belgenin işlevini belirtir: ehliyet kimliği kanıtlamak için kullanılır. Buradaki as, “benzer” değil, “rolünde veya işlevinde” anlamına gelir. Bu ifade, normalde beklenen belge bulunmadığında kimliği kanıtlamanın alternatif bir yolunu anlatır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp use something as + rol veya amaç biçimindedir.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: "I used my student card as ID." as ID neyi belirtir?
- Kart gerçekten kimlik kanıtı olarak kullanıldı.
- Kart bir kimlik belgesinin yanında saklanıyordu.
- Kart bir kimlik belgesine benziyordu.
Cevabı göster
Kart gerçekten kimlik kanıtı olarak kullanıldı.
at the end of the exam: sınavın sonunda
At the end of the exam, bir şeyi belirli bir olayın son bölümüne veya bitiş noktasına yerleştirir. Kalıp at the end of + adı belirtilen olay veya zaman aralığı biçimindedir. Bu ifade “sonunda ne oldu?” yerine “ne zaman?” sorusunu yanıtlar. Bu cümle parçasında dinleyiciyi sınav biterken gerçekleşen bir olaya hazırlar.
Alıştırma
Cümleyi “konserin bitiş noktasına ulaştığı zaman” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: ____ the concert, everyone clapped.
Cevabı göster
At the end of
the big boss: karar yetkisi olan kişi için kullanılan samimi bir ifade
Bu cümlede the big boss, en yüksek konumdaki veya en fazla yetkiye sahip, yani son kararı verebilen kişi anlamına gelir. Big, fiziksel büyüklüğü değil makamı veya gücü anlatır. Konuşan kişi resmî bir unvan söylemez. Bu ifade anlatımı samimi ve biraz şakacı yapar.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: Üst düzey bir yöneticiye gönderilen resmî e-postada "Hi, big boss" genellikle uygun bir selamlamadır.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
and said they could only accept my exam Dilbilgisi
0:58ve sınavımı ancak aynı gün içinde pasaportumu onlara vermem şartıyla
could only accept ... if: gerekli bir koşulu belirtmek
they could only accept my exam if... ifadesinde if ile başlayan bölüm gerekli bir koşul verir. Sınavın kabul edilmesi için pasaportun aynı gün verilmesi gerekiyordu; bu yapılmadan sınav kabul edilemezdi. result + only if + condition kalıbı, sonucun gerçekleşmesi için koşulun gerekli olduğunu belirtir. Burada only, kabulün hangi durumda mümkün olduğunu sınırlar; yalnızca “sadece benim sınavımı kabul etmek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Kuralı, derste öğrendiğiniz ve gerekli bir koşulu belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: You may borrow the bike ____ you wear a helmet.
Cevabı göster
only if
So, I had no choice but to cycle all the way back to my apartment Kalıp ifadeler
1:04Yani pasaportu aramak için apartmanıma bisikletle geri dönmekten
had no choice but to: başka seçeneği olmamak
Had no choice but to, durumun konuşana makul başka bir seçenek bırakmadığını anlatır. Bu cümlede yapılabilecek tek şey pasaport için bisikletle geri dönmekti; bu nedenle ifade, özgür bir tercihten çok koşulların yarattığı baskıyı vurgular. Kalıp have no choice but to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Burada had geçmiş zamanı gösterir ve but to sabit kalıbın bir parçasıdır; but, “ancak” anlamında bir karşıtlık kurmaz.
Alıştırma
“Başka seçenek yoktu” anlamındaki sabit ifadeyle cümleyi tamamlayın: The shop was closed, so we ____ come back the next day.
Cevabı göster
had no choice but to
all the way back: dönüş yolunun tamamı
All the way back, daha önce bulunulan bir yere dönüş mesafesinin tamamını katetmek anlamına gelir. Back dönüş yönünü belirtirken all the way bütün yolculuğun yapıldığını vurgular. Bu cümlede ifade, daireye bisikletle dönüşü uzun veya zahmetli gösterir. Kesin mesafe belirtilmese bile uzaklığı veya harcanan çabayı vurgulayabilir.
Alıştırma
Hangi cümle Nora’nın kütüphaneye kadar bütün mesafeyi geri döndüğünü söyler ve yolculuğu vurgular?
- Nora found a coin on the way back from the library.
- Nora walked all the way back to the library.
- Nora walked straight past the library.
Cevabı göster
Nora walked all the way back to the library.
look for the passport: pasaportu bulmaya çalışmak
Look for the passport, “pasaportu bulmaya çalışmak” anlamına gelir. look for + kişi veya nesne yapısında for, aranan hedefi belirtir; yalnızca gözleri o şeye çevirmek anlamına gelmez. Buradaki to look for the passport bir amaç ifadesidir ve konuşanın neden bisikletle dairesine döndüğünü açıklar.
Alıştırma
Ben cannot find his hat. Cümleyi look for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: He is ____ his hat.
Cevabı göster
looking for
thought of something: akla bir fikir gelmesi
Thought of something, think of something ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada bir fikrin konuşanın aklına aniden gelmesi anlamındadır. Bir hikâyede And then I thought of something, yeni bir fikri veya olası bir çözümü haber verir. Uzun süre dikkatlice düşünme sürecine değil, fikrin ortaya çıkmasına odaklanır.
Alıştırma
Lena suddenly got an idea. Cümleyi think of ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: She ____ a new game.
Cevabı göster
thought of
had been there the whole time: bulunmadan önce de hep orada olmak
Had been there, past perfect yapısındadır. Pasaportun orada bulunma durumunu, daha sonra bulunduğu geçmiş andan önceye yerleştirir. Buradaki been, o yere doğru bir hareketi değil, devam eden bir durumu anlatır. The whole time, ilgili sürenin tamamı boyunca demektir. Had been there the whole time birlikte kullanıldığında sonradan fark etme etkisi oluşur: pasaport kayıp sanılmıştır ama aslında başından beri oradadır.
Alıştırma
Bir şarj cihazını aradıktan sonra, onun arama boyunca zaten masada olduğunu anlatan cümle hangisidir?
- The charger had been on my desk the whole time.
- The charger will be on my desk later.
- The charger was on my desk for one minute.
Cevabı göster
The charger had been on my desk the whole time.
So, then I just had to cycle all the way back to school
1:20Sonrasında tek yapmam gereken okula bisikletle geri dönüp
so that finally they would accept the exam. Dilbilgisi
1:26böylece sonunda sınavı kabul edeceklerdi.
so that ... would accept: geçmişten bakılan amaç
So that, önceki bir eylemin amacını veya hedeflenen sonucunu anlatır. Bu bağlamda eylem, sınavı geçerli kabul etmeleri için yapılmıştır; finally ise bunun bir gecikme veya zorluktan sonra gerçekleşmesinin beklendiğini gösterir. Would accept, geçmişten bakılan geleceği anlatır: önceki o geçmiş anda, kabul etme eyleminin daha sonra gerçekleşmesi bekleniyordu. Sınavı zaten kabul ettikleri anlamına gelmez ve üçüncü koşul türünün bir sonucu değildir.
Alıştırma
İçeri alınmayı geçmişten bakıldığında beklenen amaç olarak sunan cümle hangisidir?
- She showed her ID so that they would let her enter.
- She showed her ID after they let her enter.
- She showed her ID because they had already let her enter.
Cevabı göster
She showed her ID so that they would let her enter.
and I can use the third conditional to talk about it.
1:31ve bunun hakkında konuşmak için third conditional kullanabilirim.
If I hadn't ..., I wouldn't have ...: üçüncü tip koşul cümlesi
Bu, üçüncü tip koşul cümlesidir. Gerçekleşmemiş bir geçmişi hayal eder: konuşan kişi gerçekten geç uyanmış ve bu yüzden sabah acele etmek zorunda kalmıştır. Yapı, If + past perfect biçimindedir; sonuç cümleciğinde would have + past participle kullanılır. Burada hadn't woken gerçek dışı geçmiş koşulu, wouldn't have had to rush ise hayal edilen sonucu anlatır.
Alıştırma
Üçüncü tip koşul cümlesini miss ve arrive fiillerinin kısaltılmamış olumsuz biçimleriyle tamamlayın: If Leo ____ the bus, he ____ late.
Cevabı göster
had not missed · would not have arrived
I wouldn't have had to: gerçek dışı geçmişte gerek kalmaması
I wouldn't have had to, hayal edilen bir geçmiş sonuçta “bir şeyi yapmak zorunda kalmayacaktım” anlamına gelir. Cümlede konuşan kişi gerçekten acele etmek zorunda kalmıştır; geç uyanmamış olsaydı acele etmesine gerek kalmaması, hayal ettiği sonuçtur. Yapı, would not + have + had to + fiilin yalın hâli biçimindedir. İlk have modal perfect yapısını kurar; had ise have to içindeki have fiilinin past participle biçimidir. Bu biçimlerin art arda gelmesi dil bilgisi açısından gereklidir ve hata değildir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz kısaltılmış ifadeyle tamamlayın: If the library had been open, we ____ travel across town.
Cevabı göster
wouldn't have had to
But I can also use it for positive things that happened,
1:41Ama bunu gerçekleşen olumlu şeyler için de kullanabilirim,
wouldn't have been allowed to do: hayalî bir edilgen sonuç
Bu üçüncü tip koşul cümlesinde I wouldn't have been allowed to do, geçmişteki hayalî bir sonucu anlatır: Gerçekleşmemiş koşul altında konuşan kişi izin alamayacaktı. Gerçekte ise tam tersi oldu; sınav görevlisi konuşan kişiyi tanıdı ve sınava girmesine izin verildi. Sonuç cümleciği edilgendir: would not have been + geçmiş zaman ortacı (allowed) + to + fiilin yalın hâli. be allowed sonrasında to do kullanılır, doing kullanılmaz.
Alıştırma
Hayalî edilgen sonucu wouldn't, allow ve enter kullanarak tamamlayın: If I had lost my ticket, I ____ the theatre.
Cevabı göster
wouldn't have been allowed to enter
üçüncü tip koşulda if ... past perfect
Burada and then, üçüncü tip koşul yapısında if sözcüğünden sonra ne geldiğini gösterir. if cümleciğinde past perfect kullanılır: if + had + fiilin üçüncü hâli. Örneğin if she had left veya if they hadn't called. Past perfect, koşulu gerçek olmayan bir geçmiş zamana yerleştirir. Simple past ile aynı değildir: Bu yapıda yalnızca recognized değil, had recognized kullanılır.
Alıştırma
leave fiilinin past perfect biçimini kullanın: If she ____ earlier, she would have caught the bus.
Cevabı göster
had left
özne + had + past participle
Konuşmacı past perfect zamanının temel kalıbını veriyor: özne + had + past participle. I had finished cümlesinde I özne, had yardımcı fiil ve finished past participle biçimidir. Burada had, zamanı kurmaya yardım eder; “sahipti” anlamına gelmez. Bu kalıp, bir eylemi geçmişteki başka bir noktadan önceye yerleştirir. Olumsuz biçimde not, had'den sonra gelir: I had not finished veya I hadn't finished.
Alıştırma
Past perfect cümlesini finish kullanarak tamamlayın: By the time the bell rang, Maya ____ her lunch.
Cevabı göster
had finished
Geçmişteki varsayımsal bir sonuç için would have + past participle
Bu açıklamada conditional clause, üçüncü tür koşul cümlesinin sonuç bölümünü ifade eder. Bu bölümün olağan kalıbı would have + past participle şeklindedir. Örneğin would have caught, koşul gerçekleşmediği için ortaya çıkmamış, geçmişteki varsayımsal bir sonucu anlatır. if'li yan cümle genellikle had + past participle kullanırken sonuç bölümü would have + past participle kullanır. would have sonrasında caught veya gone gibi bir past participle kullanılır; catch veya go gibi fiilin yalın biçimi kullanılmaz.
Alıştırma
Üçüncü tür koşul cümlesinin sonucunu would ve catch kullanarak tamamlayın: If we had left earlier, we ____ the bus.
Cevabı göster
would have caught
switch these two clauses round: iki tümcenin sırasını değiştirmek
Switch these two clauses round, “bu iki tümcenin sırasını değiştirmek” demektir. Buradaki iki tümce, if koşul tümcesi ile would have içeren sonuç tümcesidir; round, “ters sıraya koymak” anlamındadır, “daire biçimine getirmek” anlamında değildir. Üçüncü koşul yapısında iki tümceden herhangi biri önce gelebilir. Sıralarını değiştirmek koşul-sonuç ilişkisini korur; ancak önce gelen tümce önce duyulur ve daha fazla dikkat çekebilir.
Alıştırma
Bu cümlede switch these two clauses round ne anlama geliyor?
- İki tümceyi kaldırmak.
- İki tümcenin sırasını değiştirmek.
- İki tümcenin çevresine bir daire çizmek.
Cevabı göster
İki tümcenin sırasını değiştirmek.
I wouldn't have ... if ...: sonuç tümcesi önce
Cümle önce sonuç tümcesini verir: I wouldn't have been allowed to do the exam. If tümcesi olan if the examiner hadn't recognized me ise ikinci sırada gelir. Geçmişte gerçekleşmemiş bir alternatifi anlatır: sınav görevlisinin tanıması olmasaydı sınava girme izni verilmeyecekti. Bu sıra, if ile başlayan sürümdeki koşul-sonuç ilişkisini değiştirmez; ancak sonuçla başlamak ilk odağı bu sonuca taşır.
Alıştırma
Hangi cümle sonuç tümcesini önce getirir ve yaygın noktalama biçimini kullanır?
- I would have called you if I had known.
- If I had known, I would have called you.
- I would have called you, if I had known.
Cevabı göster
I would have called you if I had known.
you can add the word only after if. Dilbilgisi
2:17if kelimesinden sonra only kelimesini ekleyebilirsiniz.
if sözcüğünden sonra only getirerek if only oluşturmak
add the word only after if ifadesindeki after, sözcük sırasını anlatır: if only kalıbını oluşturmak için only sözcüğünü if sözcüğünün hemen arkasına koyun. Bu iki sözcük sabit bir başlangıç olarak birlikte işlev görür; only bir fiili veya sonucu tek başına nitelemez. If only güçlü bir dilek veya pişmanlık ifade eder. Artık değiştirilemeyecek geçmiş bir durum için yaygın kalıp If only + özne + had + fiilin üçüncü hâlidir.
Alıştırma
Only sözcüğünü if sözcüğünün hemen arkasına getirerek sabit pişmanlık ifadesini doğrudan oluşturan başlangıç hangisidir?
- If only I had applied earlier.
- Only if I had applied earlier.
- If I had only applied earlier.
Cevabı göster
If only I had applied earlier.
"If only I had checked my bag properly, Dilbilgisi
2:21"Keşke çantamı düzgün bir şekilde kontrol etseydim,
Güçlü geçmiş pişmanlığı için If only I had checked ...
If only I had checked my bag properly ifadesinde if only pişmanlığı güçlendirir ve had checked past perfect yapısındadır. Birlikte gerçeğe aykırı bir geçmişe işaret ederler: Konuşan kişi çantasını düzgün kontrol etmemiştir. I would have found my passport sonuç cümlesi hayal edilen sonucu verir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp, şimdi farklı gerçekleşmiş olmasını dilediğiniz geçmiş bir eylem için If only + özne + had + fiilin üçüncü hâlidir.
Alıştırma
Geçmişe ilişkin güçlü pişmanlığı check ile tamamlayın: If only Maya ____ the map before leaving.
Cevabı göster
had checked
that this is something I really regret.
2:27bunun gerçekten pişman olduğum bir şey olduğunu söyler.
Güçlü pişmanlık işareti olarak If only
Bu cümlede If only, açıklanan ifadenin adıdır. Bu ifade, konuşanın gerçeğin farklı olmasını çok güçlü biçimde istediğini gösterir. Geçmişteki bir eyleme dönüp bakarken yalnızca tarafsız bir koşul değil, pişmanlık bildirir. Dinlerken if only ifadesini önce “Keşke her şey farklı olsaydı” gibi anlayabilir; ardından dileğin şimdiyle mi yoksa geçmişle mi ilgili olduğunu zaman yapısı ve bağlamdan belirleyebilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümlede if only geçmişteki bir eylemle ilgili güçlü pişmanlık ifade eder?
- Only save the final file.
- If the file is open, close it.
- If only I had saved the file.
Cevabı göster
If only I had saved the file.
A similar structure that we can use to talk about regrets
2:29Pişmanlıklar hakkında konuşmak için kullanabileceğimiz benzer bir yapı
Geçmişteki pişmanlık için wish + past perfect
Wish + past perfect, artık değiştirilemeyecek geçmiş bir olayla ilgili pişmanlığı ifade eder. Kalıp wish + özne + had + fiilin üçüncü hâli şeklindedir: I wish I had called. Wish yan cümlesi gerçekte olanın tersini sunar. I wish I had called genellikle aramadığım anlamına gelir. Bu yapı, üçüncü koşul yapısından farklı olarak hayalî bir sonuç eklemeden pişmanlığı tek başına ifade edebilir.
Alıştırma
Kısaltma kullanmadan wish + özne + had + fiilin üçüncü hâli yapısıyla geçmişteki pişmanlığı gösterin. bring ile tamamlayın: I ____ my umbrella.
Cevabı göster
wish I had brought
wish I had taken: geçmişteki bir eylemle ilgili pişmanlık
Wish + özne + had + geçmiş zaman ortacı, tamamlanmış bir geçmiş olayla ilgili pişmanlığı anlatır. Burada had taken, daha önce yapılan ulaşım tercihini gösterir. Bu yapı gerçeğin tam tersi olduğunu da ima eder: konuşan kişi otobüse binmemiştir. wish I had called örneğinde olduğu gibi geçmiş zaman ortacını değiştirerek başka bir geçmiş eylemle ilgili pişmanlık anlatılabilir.
Alıştırma
Geçmiş pişmanlık yapısını check kullanarak tamamlayın: I wish I ____ the map before we got lost.
Cevabı göster
had checked
because then I wouldn't have been so tired at the end of the day." Dilbilgisi
2:42çünkü o zaman günün sonunda bu kadar yorgun olmazdım."
because then I wouldn't have been: hayal edilen geçmiş sonuç
Because then, daha önce hayal edilen seçime geri gönderme yapar. Buradaki then yalnızca “sonra” değil, “o durumda” veya “bu gerçekleşmiş olsaydı” anlamındadır. Wouldn't have been + sıfat, hayal edilen geçmiş sonucu anlatır. Gerçek sonucun farklı olduğunu gösterir: konuşan kişi çok yorgundu. Bu yapı, geçmişle ilgili bir pişmanlığı, kişinin o seçimden doğacağına inandığı sonuçla bağlar.
Alıştırma
Hayal edilen geçmiş sonucu wouldn't ve be fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: I wish I had worn a coat because then I ____ so cold.
Cevabı göster
wouldn't have been
you can use to talk about imaginary situations
2:46geçmişteki hayali durumlar hakkında konuşmak için kullanabileceğiniz
you would already have known how to use the third conditional.
2:55third conditional'ı nasıl kullanacağınızı zaten biliyor olurdunuz.