Hadi Jack'i Bulalım! | Kaşifler - 3. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
145 kelime 145 kel/dk

Video özeti: Bir aile, dört çeker ile tüm tekerleklerden çekişi karıştırdıktan sonra sarsıntılı bir kestirme yola girer. Yolculuk, erzakın tükendiği ve Avustralya’ya dramatik bir varışla sona eren hayali bir deniz seferine dönüşür. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Hold onto your strawberries. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Yolculara sarsıntılı ya da heyecanlı bir yolculuğa hazırlanmalarını söyleyen “hold onto your hats” ifadesinin bu eğlenceli uyarlamasını anlayın. Hats yerine strawberries kullanılması çocuksu bir mizah yaratır; böylece sözü yalnızca meyveleri tutma talimatı olarak değil, sıkıca tutunmaya yönelik örtük bir uyarı olarak yorumlayabilirsiniz. 2. Day 102. All crew gone. No sign of land. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Gün numarasının, atlanan fiillerin ve kısa cümle parçalarının bir gemi seyir defterini ya da hayatta kalma günlüğünü nasıl taklit ettiğine dikkat edin. Sıradan konuşmanın dramatik bir rol oyununa dönüştüğü anı fark edebilir ve hayali bir krizi hızla aktaran bu yoğun anlatım tarzını anlayabilirsiniz. 3. mate. ve mate. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: mate sözcüğünü Avustralya ve Britanya İngilizcesinde yaygın, dostça bir hitap olarak tanıyın. İki kullanım Avustralya ortamını pekiştirirken samimiyet de aktarır; böylece sözcüğü mekanik biçimde gerçek anlamıyla “arkadaş” diye çevirmeden bölgesel tonu kavrayabilirsiniz.

Bu derste

No more supplies.

0:00

Erzak kalmadı.

And I've got no idea if we're heading in the right direction. Kalıp ifadeler

0:02

Ve doğru yöne mi gidiyoruz hiçbir fikrim yok.

Kalıp ifadeler

“I've got no idea if”: tamamen belirsiz olmayı ifade etmek

“I've got no idea if ...”, “… olup olmadığını gerçekten hiç bilmiyorum” anlamına gelir. Konuşan kişi yalnızca tarafsız bir şekilde “bilmiyorum” demek yerine hiçbir şekilde emin olmadığını vurgular. Burada have got no idea bir bütün olarak “hiçbir fikri olmamak” anlamındadır; got, “aldım” veya “elde ettim” demek değildir. If ile başlayan yan cümle, konuşan kişinin cevaplayamadığı belirli soruyu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “… olup olmadığı hakkında kesinlikle hiçbir fikri olmamak” anlamındaki günlük konuşma kalıbıyla tamamlayın: I've ____ this key opens the back door.

Cevabı göster

got no idea if

Kalıp ifadeler

“heading in the right direction”: doğru yönde ilerlemek veya gelişmek

Bu cümlede heading, “bir yere doğru ilerlemek” anlamındaki head fiilinin -ing biçimidir. Heading in the right direction, izlenen yolun doğru olduğunu belirtir; right burada “doğru” anlamındadır, “sağa doğru” anlamında değildir. Aynı ifade yalnızca yolculuğu değil, ilerlemeyi de anlatabilir. Bir plan, proje veya iyileşme süreci iyi gelişiyor gibi görünüyorsa is heading in the right direction denebilir.

Alıştırma

“The project is heading in the right direction” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Proje iyi gelişiyor.
  2. Proje sağa dönüyor.
  3. Proje ilerlemeyi durdurdu.
Cevabı göster

Proje iyi gelişiyor.

And the deck could use a good scrub. Kalıp ifadeler

0:07

Güvertenin de iyi bir fırçalanmaya ihtiyacı var.

Kalıp ifadeler

could use a good scrub: bir ihtiyacı yumuşak biçimde ifade etmek

Bu cümlede could use, “... iyi gelir” veya “... ihtiyacı var” anlamındadır. Bir şeyi kullanabilme yeteneğini anlatmaz. Konuşan kişi, güvertenin temizlenmesi gerektiğini yumuşak bir şekilde söylüyor. A good scrub, fırça veya benzer bir araçla ovarak yapılan kapsamlı bir temizlik demektir. Buradaki good, eylemin derecesini güçlendirir; yalnızca “hoş” ya da “kaliteli” değil, “iyice yapılmış” anlamına gelir.

Alıştırma

could use, good ve scrub ifadelerini doğal sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: The muddy boots ____.

Cevabı göster

could use a good scrub

Huh,

0:09

Hıh,

here it is.

0:10

işte burada.

This is the shortcut.

0:11

Kısayol burası.

What does this sign say? Kalıp ifadeler

0:12

Bu tabelada ne yazıyor?

Kalıp ifadeler

What does this sign say?: yazılı içeriği sormak

Burada say, “üzerinde sözcükler veya bilgiler yazılı ya da gösteriliyor olmak” anlamındadır. Bir tabela gerçekten konuşmaz; soru, birinden tabeladaki sözcükleri söylemesini ister. Tabelalar, etiketler, notlar, mesajlar ve ekranlar için What does + yazılı kaynak + say? kalıbını kullanın. does sözcüğünden sonra fiilin yalın biçimi olan say gelir.

Alıştırma

Bir duyuruyu görebiliyor, fakat üzerindeki yazıyı okuyamıyorsunuz. Hangi soru birinden yazılı içeriği söylemesini ister?

  1. What does the notice look like?
  2. What does the notice say?
  3. What does the notice mean?
Cevabı göster

What does the notice say?

It says the road is only for cars that are four wheel drives. Notlar

0:14

Yolun sadece dört çeker arabalar için olduğu yazıyor.

Kalıp ifadeler

only for cars: izin verilen grubu sınırlamak

Only for + isim öbeği, bir şeyi kimin ya da neyin kullanabileceğini veya bir şeyin kimler için olduğunu sınırlar. Burada cars ifadesinin ardından that are four wheel drives geldiği için izin verilen grup dört tekerlekten çekişli otomobillerdir. Only, izin verilen grubu sınırlar. Yolda o anda yalnızca otomobiller bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Tabelayı “yalnızca ... için” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: This entrance is ____ staff.

Cevabı göster

only for

Kelime

four wheel drives: dört tekerlekten çekişli araçlar

Four-wheel drive, motor gücünü dört tekerleğin tümüne iletebilen bir çekiş sistemidir. Özellikle Britanya ve Avustralya İngilizcesinde bu sisteme sahip bir aracı da ifade edebilir. Bu cümlede four wheel drives, dört tekerlekten çekişli araçlar anlamındaki çoğul bir isimdir. Özenli yazıda sistem için The car has four-wheel drive örneğindeki gibi four-wheel drive kullanılır. Bir isimden önce a four-wheel-drive vehicle yazılır; araçları ifade eden çoğul isim ise four-wheel drives biçimindedir.

Alıştırma

Hangi cümle, güzergâhın çekiş sistemi dört tekerleğin tümüne güç veren araçlarla sınırlı olduğunu doğru biçimde anlatır?

  1. Only four-wheel-drive vehicles may use this route.
  2. Only vehicles with four wheels may use this route.
  3. Only vehicles using four wheels may use this route.
Cevabı göster

Only four-wheel-drive vehicles may use this route.

Is our car four wheel drive?

0:18

Bizim arabamız dört çeker mi?

No,

0:21

Hayır,

it's an all wheel drives. Kelime

0:22

bizimki tüm tekerleklerden çekişli.

Kelime

an all wheel drives: bilerek standart dışı söylenmiş bir araç terimi

All-wheel drive, bütün tekerleklere güç aktaran sistemin standart İngilizce adıdır. Bu replikte an all wheel drives, karakterin bilerek standart dışı söylenmiş sözüdür: an ile çoğul biçimdeki drives'ı bir araya getirir ve araç teriminin normal yapısını kullanmaz. Çocuk, “four-wheel drives” şartına yanıt vermek için four yerine all demeye çalışır. Bu karışık ifade mizahı oluşturur. Kastedilen anlamı anlayın, ancak kendiniz kullanırken It has all-wheel drive veya It is an all-wheel-drive car deyin.

Alıştırma

Doğru mu yanlış mı? “It's an all wheel drives”, bir aracı tanımlamak için kullanılan standart İngilizcedir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Oh.

0:24

Oh.

How many wheels have we got? Dilbilgisi

0:26

Bizim kaç tekerleğimiz var?

Dilbilgisi

have we got?: have got yapısının soru biçimi

Have got “sahip olmak” anlamına geldiğinde have we got, we have got yapısının soru biçimidir. How many wheels have we got? cümlesinde How many wheels sayıyı sorar ve soruyu oluşturmak için have, we öznesinin önüne geçer. Burada got, “aldık” anlamına gelmez. Have got, şimdiki zamanda “sahip olmak” anlamına gelen tek bir ifade olarak çalışır. Yakın anlamlı bir alternatif How many wheels do we have? cümlesidir.

Alıştırma

“How many tickets do we have?” anlamına gelen have got soru biçimiyle cümleyi tamamlayın: How many tickets ____?

Cevabı göster

have we got

Four.

0:29

Dört.

Lulu.

0:31

Lulu.

Hold onto your strawberries. Deyimler

0:32

Çileklerini sıkı tut.

Deyimler

Hold onto your strawberries ile şakacı biçimde sıkıca tutunma uyarısı

Burada Hold onto your strawberries yalnızca meyveleri elde tutma talimatı değildir. Eğlenceli bir uyarı işlevi görür: sıkıca tutunun ve sarsıntılı ya da heyecanlı bir ana hazırlanın. Bu cümle, yaygın Hold onto your hats ifadesini çağrıştırır; ancak hats yerine sahnedeki strawberries kullanılır. Bu değişiklik uyarıyı komik ve çocuksu bir tona uygun hâle getirir. Başka durumlara aktarılabilecek fikir, X durum içinde açıkça belliyse Hold onto your X kalıbının şaka amacıyla uyarlanabilmesidir.

Alıştırma

Konuşan kişi bu sahnede Hold onto your strawberries diyerek esas olarak ne yapıyor?

  1. Herkese çilekleri atmalarını söylemek
  2. Herkesten çilekleri dikkatle saymasını istemek
  3. Herkesi sıkıca tutunup hazırlanmaları için şakacı biçimde uyarmak
Cevabı göster

Herkesi sıkıca tutunup hazırlanmaları için şakacı biçimde uyarmak

Day 102. Anlatım akışı

0:36

102. Gün.

All crew gone.

0:39

Bütün mürettebat yok oldu.

No sign of land.

0:41

Karadan eser yok.

Supplies have run out. Öbek fiiller

0:44

Erzak tükendi.

Anlatım akışı

Day 102 ... No sign of land: bilgiyi günlük kaydı gibi düzenlemek

Day 102 bir zaman işaretidir ve ardından gelen iki parça her seferinde bir yeni bilgi verir. Bu sıralama, sıkıştırılmış notların her sorunu acil ve ciddi gösterdiği bir gemi seyir defterini veya hayatta kalma günlüğünü taklit eder. All crew gone, tam bir cümlede All the crew are gone örneğindeki gibi normalde bulunacak bir be biçimini atar. No sign of land tam bir yan cümle değil, isim öbeğidir ve There is no sign of land ile karşılaştırılabilir. Bu eksiltmeler bilinçlidir: bilgiyi sıradan konuşma cümleleri olarak değil, hızlı günlük kayıtları olarak düzenler.

Alıştırma

Day 102. All crew gone. No sign of land. ifadesinin bilgiyi nasıl düzenlediğini en iyi hangi açıklama anlatır?

  1. Acil durum günlüğü gibi her seferinde sıkıştırılmış bir güncelleme sunar.
  2. Mürettebata adım adım talimat verir.
  3. Bir düşünceyi uzun ve tamamen bağlantılı bir cümleyle geliştirir.
Cevabı göster

Acil durum günlüğü gibi her seferinde sıkıştırılmış bir güncelleme sunar.

Öbek fiiller

have run out: tükendi ve artık hiçbir şey kalmadı

Burada have run out, bir şeyin tamamen tükenmiş olduğu anlamına gelir; yani artık hiç erzak kalmamıştır. Bu öbek fiilde run gerçek bir koşma hareketini anlatmaz. Present perfect yapısındaki have run out, daha önce gerçekleşen tükenmeyi şu anki sonuca bağlar: erzak artık yoktur. Kaynağın kendisi özne olduğunda kalıp kaynak + have/has run out şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi ‘tamamen tükenmiş olmak’ anlamındaki öbek fiille tamamlayın: The hot water has ____, so we need to wait.

Cevabı göster

run out

We're not going to make it. Deyimler

0:46

Başaramayacağız.

Deyimler

not going to make it: durumu atlatamamak veya hayatta kalamamak

Burada not going to make it, bu durumun üstesinden başarıyla gelemeyeceğimiz anlamındadır; canlandırılan hayatta kalma bağlamında ise hayatta kalamamayı ima eder. Buradaki cümle dramatik ve abartılıdır. Make it bir deyimdir. “Onu üretmek” anlamına gelmez ve it genellikle belirli bir nesneyi göstermez. Hedefi çevredeki durum belirler: varmak, katılmak, başarmak, iyileşmek veya hayatta kalmak.

Alıştırma

İngilizce ‘After hours in the cold, the climber may not make it,’ cümlesinde ‘not make it’ büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. fiziksel bir nesne üretmemek
  2. hayatta kalamamak veya tehlikeyi atlatamamak
  3. nereye seyahat edileceğine karar vermemek
Cevabı göster

hayatta kalamamak veya tehlikeyi atlatamamak

Are You right, Jack? Ton ve niyet

0:48

İyi misin, Jack?

Ton ve niyet

Are you right?: Avustralya İngilizcesinde birinin iyi olup olmadığını sormak

Burada Are you right? “İyi misin?” anlamına gelir. Avustralya İngilizcesindeki bu konuşma diline özgü kullanımda right, kişinin all right, yani iyi ve sorunsuz durumda olduğunu anlatır; Jack’in cevabının doğru olup olmadığını ya da sağ tarafta bulunup bulunmadığını sormaz. Bu soru Jack’in iyi olup olmadığını nazikçe kontrol eder. Genel olarak, bu bölgesel kalıp endişe verici bir durumun ardından kullanıldığında be right ifadesini “iyi olmak” diye anlayın.

Alıştırma

Bu Avustralya İngilizcesi bağlamında Are you right? ne anlama gelir?

  1. Is your answer correct?
  2. Are you okay?
  3. Are you standing on the right?
Cevabı göster

Are you okay?

Yes, Calypso.

0:49

Evet, Calypso.

Cockatoo.

1:01

Kakadu.

Dad look, kangaroos.

1:11

Baba, bak, kangurular.

Uh?

1:18

Hı?

Cockatoos?

1:20

Kakadular mı?

Cockatoos.

1:23

Kakadular.

Cockatoos.

1:25

Kakadular.

The car is definitely getting dirty. Dilbilgisi

1:29

Araba kesinlikle çok kirleniyor.

Dilbilgisi

is definitely getting dirty: değişimi anlatan get + sıfat yapısı

Get + sıfat, “... hâle gelmek” anlamına gelir. Burada is getting dirty, arabanın daha temiz bir durumdan daha kirli bir duruma doğru değiştiğini gösterir; getting, kir almak veya elde etmek anlamına gelmez. Definitely, konuşanın bu değişimin gerçekleştiğine dair kesinliğini güçlendirir. Buna karşılık is dirty yalnızca arabanın şimdiki durumunu anlatır ve tek başına bir değişim belirtmez.

Alıştırma

Şu anda gerçekleşen bir değişimi göstermek için get + dark kullanarak cümleyi tamamlayın: The sun has set, and it ____.

Cevabı göster

is getting dark

How good was that? Ton ve niyet

1:35

Bu ne kadar iyiydi böyle?

Ton ve niyet

How good was that? ile heyecanlı övgü

Burada How good was that? kalite derecesini soran bir soru gibi görünür, ancak heyecanlı bir ünlem işlevi görür: “Gerçekten harikaydı, değil mi?” Konuşan kişi puan istemek yerine heyecanını paylaşır ve karşısındakini aynı fikirde olmaya davet eder. How + adjective + was that? kalıbı, güçlü bir tepkiyi soru biçiminde bir yoruma dönüştürebilir. Bunun bir ünlem mi yoksa gerçek bir soru mu olduğunu bağlam ve heyecanlı ton gösterir.

Alıştırma

Heyecan verici bir gösteriden sonra How good was that? büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Bu ahlaken doğru muydu?
  2. Lütfen ona bir puan ver.
  3. Harikaydı, değil mi?
Cevabı göster

Harikaydı, değil mi?

Yeah.

1:36

Evet.

But the map has strawberry jam on it.

1:38

Ama haritaya çilek reçeli bulaşmış.

That's okay, sweetie. Ton ve niyet

1:41

Sorun değil, tatlım.

Ton ve niyet

That's okay, sweetie. ile nazikçe rahatlatma

Burada That's okay, “Sorun değil” anlamına gelir. Küçük bir hata veya kazadan dolayı endişelenen kişiyi rahatlatır; yalnızca bir şeyin kabul edilebilir olduğunu değerlendirmez. Sweetie sıcak ve sevgi dolu bir hitaptır. Şefkat katar ve yakın ya da ilgili bir ilişkiyi gösterir; bu nedenle tüm cümle nazik bir teselli gibi duyulur.

Alıştırma

Doğru mu yanlış mı: Sweetie, tanımadığınız herhangi bir yetişkine hitap etmenin güvenli ve tarafsız bir yoludur.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

We don't need it anymore. Dilbilgisi

1:42

Ona artık ihtiyacımız yok.

Dilbilgisi

don't need it anymore: sona ermiş bir ihtiyaç

don't need it anymore ifadesindeki not ... anymore kalıbı, bir şeye önceden ihtiyaç duyulduğunu ama artık ihtiyaç duyulmadığını anlatır. Anymore önceki duruma gönderme yapar ve bir değişimi belirtir. Burada don't, need fiilini olumsuz yapar ve anymore genellikle yan cümlenin sonunda bulunur. Kalıbın tamamını artık ... değil anlamında düşün; daha fazla anlamında değil.

Alıştırma

Cümleyi not ... anymore kalıbının son sözcüğüyle tamamla: I don't use that old phone ____.

Cevabı göster

anymore

Land.

1:47

Kara.

I didn't give up. Öbek fiiller

1:51

Pes etmedim.

Öbek fiiller

didn't give up: denemeye devam etti

Give up, denemeyi bırakmak veya pes etmek anlamına gelen bir öbek fiildir. I didn't give up cümlesindeki olumsuz geçmiş zaman, konuşanın zor olsa bile denemeye devam ettiğini belirtir. Burada give up ifadesini tek bir birim olarak düşün. Didn't sözcüğünden sonra give yalın hâlde kalır: didn't give up denir, didn't gave up denmez.

Alıştırma

Cümleyi “denemeyi bırakmak” anlamındaki öbek fiille tamamla: The puzzle was difficult, but I didn't ____.

Cevabı göster

give up

Well done, mate. Kelime

1:53

Aferin, dostum.

Is this Australia?

1:55

Burası Avustralya mı?

Yeah, mate.

1:57

Evet, dostum.

Kelime

mate: dostça ve gayriresmî bir hitap

Gündelik Britanya ve Avustralya İngilizcesinde mate, birine dostça ve samimi biçimde doğrudan hitap etmek için sıkça kullanılır; pal veya buddy sözcüklerine benzer. Bu, karşınızdaki kişinin gerçekten arkadaşınız ya da partneriniz olduğu anlamına gelmez. Burada mate, Well done ve Yeah ifadelerinden sonra gelir. Sözcüğün tekrarlanması ve Australia ifadesinin geçmesi, rahat bir Avustralya havası oluşturur ve samimiyet gösterir.

Alıştırma

Well done, mate cümlesinde mate ne işe yarar?

  1. Dinleyiciye resmî bir unvan verir.
  2. Dinleyiciye dostça ve gayriresmî biçimde hitap eder.
  3. Dinleyicinin birinin eşi olduğunu söyler.
Cevabı göster

Dinleyiciye dostça ve gayriresmî biçimde hitap eder.

This is Australia.

1:59

Burası Avustralya.