Ritmi görselleştirmenin farklı bir yolu - John Varney: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
558 kelime 184 kel/dk

Video özeti: Video, ritmi müziğin ötesinde tanımlıyor; ardından katmanlanan ve döndürülen ritim çarklarıyla bağlantılı vuruş yapılarının farklı müzik kültürlerinde nasıl ortaya çıktığını gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. We usually think of rhythm as an element of music, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik. Önce yaygın bir düşünceyi kabul eden, ardından onu genişleten veya düzelten açıklayıcı bir girişi tanımayı öğrenin. Bu düzeni, dinleyicinin mevcut varsayımlarını baştan reddetmeden bilimsel, kültürel ya da teknik bir konuyu sunmak için uyarlayabilirsiniz. 2. we can combine a basic two-beat rhythm with offbeats to get a four-beat system. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları. Bileşenlerin nasıl bir sonuç ürettiğini anlatırken combine A with B to get C kalıbını kullanmayı öğrenin. Bu kısa yapı deneyleri, tasarımları, hesaplamaları, tarifleri ve adım adım ilerleyen başka süreçleri açıklamak için kullanışlıdır. 3. can take us on a musical journey around the world. — Deyimler ve mecazlı ifadeler. journey sözcüğünün gerçek bir seyahat yerine fikirler, örnekler veya kültürler arasında yönlendirilmiş bir ilerleyişi anlatan mecaz olduğunu kavrayın. Bir sunumu bitirirken take someone on a journey ifadesiyle dinleyicinin incelediği içeriğin kapsamını ve izlediği yönü vurgulayabilirsiniz.

Bu derste

We usually think of rhythm as an element of music, Anlatım akışı

0:06

Ritmi genellikle müziğin bir unsuru olarak düşünürüz,

but it's actually found everywhere in the world around us. Dilbilgisi

0:09

ama aslında çevremizdeki dünyanın her yerinde bulunur.

Anlatım akışı

We usually think of rhythm as...: önce yaygın görüşü sunmak

Think of X as Y, “X'i Y olarak görmek veya anlamak” demektir. Burada We usually think of rhythm as an element of music, ritmin esas olarak müziğe ait olduğu yönündeki yaygın görüşü sunar. Bu açıklamada bu yan cümle bilgiyi düzenler: önce insanların genellikle inandığı düşünceyi verir, ardından gelen but bu görüşü düzeltir veya genişletir. “Yaygın görüş, ama daha geniş gerçek” düzeni açıklamalarda sık kullanılır.

Alıştırma

Başlangıçtaki “We usually think of rhythm as an element of music” yan cümlesi açıklamada ne işe yarar?

  1. Açıklama genişletmeden önce yaygın görüşü sunar.
  2. Ritmin yalnızca müzikte var olabileceğini söyler.
  3. Birkaç müzik ritmi türünü sıralar.
Cevabı göster

Açıklama genişletmeden önce yaygın görüşü sunar.

Dilbilgisi

but it's actually found everywhere: geniş yayılımı anlatmak

But, alışılmış görüşle karşıtlık kurar; actually ise sonraki bilginin bu görüşü düzelttiğini gösterir. It, rhythm sözcüğünü gösterir. Is found, find fiilinin edilgen biçimidir; ancak burada belirli bir bulma eylemini değil, yayılımı anlatır. Be found + yer veya kapsam, “orada var olmak ya da görülmek” demektir; found everywhere ise ritmin çevremizdeki dünyanın her yanında bulunduğunu söyler.

Alıştırma

Desenin nerede bulunduğunu anlatmak için cümleyi find fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: This pattern is ____ in forests, deserts, and oceans.

Cevabı göster

found

From the ocean tides to our own heartbeats, Anlatım akışı

0:12

Okyanus gelgitlerinden kendi kalp atışlarımıza kadar,

rhythm is essentially an event repeating regularly over time. Dilbilgisi

0:15

ritim temelde zaman içinde düzenli olarak tekrarlanan bir olaydır.

Anlatım akışı

From the ocean tides to our own heartbeats: geniş bir aralık kurmak

From A to B burada hareket anlatmaz. Bir aralığın iki ucuna karşıt iki örnek yerleştirir: büyük ölçekli doğal okyanus gelgitleri ve kişisel kalp atışlarımız. Bu kalıbın cümlenin başına gelmesi, asıl tanım verilmeden önce ritmin çok geniş bir olgu grubunda görüldüğünü dinleyiciye bildirir.

Alıştırma

Geniş bir aralık sunan from A to B kalıbını tamamlayın: ____ kitchen timers ____ concert drums, rhythm is part of everyday life.

Cevabı göster

From · to

Dilbilgisi

rhythm is essentially an event repeating regularly over time: temel bir tanım vermek

Bu bir tanım cümlesidir. X is essentially Y kalıbı, her ayrıntıyı eksiksiz sıralamak yerine Y'yi X'in temel niteliğinin basit bir açıklaması olarak sunar. Burada rhythm, zaman içinde düzenli tekrarlanma özelliğiyle tanımlanır. Repeating regularly over time, event sözcüğünü niteleyen bir present participle öbeğidir. Ritmin ne tür bir olay olduğunu anlatır; ayrı ve tam bir yan cümle değildir.

Alıştırma

Hedef iki sözcüklü kalıpla sadeleştirilmiş tanımı tamamlayın: A routine ____ a pattern repeating over time.

Cevabı göster

is essentially

Even the ticking of a clock itself is a sort of rhythm. Anlatım akışı

0:18

Bir saatin tik takları bile başlı başına bir tür ritimdir.

Anlatım akışı

Even the ticking of a clock...: even ile bir tanımın kapsamını genişletmek

Even, saatin tik taklarını dinleyicinin ritim sayılmasını beklemeyebileceği bir örnek olarak sunar. Sözcüğün başa getirilmesi, bu sıradan sesin de ritim kavramına girdiğini vurgular. Bu, açıklamalarda sık kullanılan bir düzendir: even + tanıdık bir örnek, tanımın sınırlarını genişletir. Yalnızca başka bir örnek eklemez; bu örneğin kapsama alınmasının şaşırtıcı olabileceğini de öne çıkarır.

Alıştırma

Bu cümleyi okuyun: Even a short walk can count as exercise. Burada even ne yapıyor?

  1. Kısa bir yürüyüşün tek egzersiz türü olduğunu söyler.
  2. Beklenmedik olabilecek bir örneğin yine de kategoriye uyduğunu vurgular.
  3. Yürüyüşü bir sıranın daha sonraki bölümüne yerleştirir.
Cevabı göster

Beklenmedik olabilecek bir örneğin yine de kategoriye uyduğunu vurgular.

But for musical rhythm,

0:22

Ancak müzikal ritim için,

a steady string of repeating single beats is not enough. Dilbilgisi

0:23

tekrarlayan tekli vuruşların istikrarlı bir dizisi yeterli değildir.

Dilbilgisi

a steady string of... is not enough: bir dizinin tek başına yetmediğini söylemek

a steady string of repeating single beats ifadesinde a string of, birbirine benzer şeylerden oluşan bir dizi anlamına gelir. Ana isim tekil string olduğu için öznenin tamamı are değil is alır. X is not enough, X'in tek başına tüm gerekliliği karşılamadığı anlamına gelir. X'in işe yaramaz olduğunu söylemez; başka bir şeye veya ek bir özelliğe ihtiyaç olduğunu gösterir. Açıklamalarda bu kalıp, eksik koşul eklenmeden önce sınırı belirler.

Alıştırma

Bir dizinin tek başına yetersiz olduğunu söylemek için hedef kalıbı doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. A string of lucky guesses are not enough to prove understanding.
  2. A string of lucky guesses is not enough to prove understanding.
  3. A string of lucky guesses is enough to prove understanding.
Cevabı göster

A string of lucky guesses is not enough to prove understanding.

For that,

0:26

Bunun için,

we need at least one opposing beat with a different sound, Notlar

0:27

farklı bir sese sahip en az bir karşıt vuruşa ihtiyacımız var,

Kalıp ifadeler

at least one: en düşük miktarı bir olarak belirlemek

At least one, bir veya daha fazla anlamına gelir. En düşük miktarı bir olarak belirler: sıfır koşulu karşılamaz, ancak iki veya daha fazlası karşılar. Bu cümlede gerekli karşıt vuruşların en düşük sayısını belirtir. at least + sayı kalıbı gereklilik ve koşullarda kullanılır; kesin bir toplam değil, alt sınır verir.

Alıştırma

Bir en düşük sayı olmak üzere bir veya daha fazla anlamına gelen ifadeyle kuralı tamamlayın: Each answer must include ____ example.

Cevabı göster

at least one

which can be the unstressed offbeat or the accented backbeat. Kelime

0:30

bu vurgusuz bir offbeat (zayıf vuruş) veya vurgulu bir backbeat (arka vuruş) olabilir.

Kelime

opposing beat with a different sound: düşmanlık değil, ses karşıtlığı

Burada opposing, başka bir öğeyle karşıtlık oluşturan veya onun karşısında yer alan anlamındadır; düşmanca demek değildir. Bir vuruşun kalıptaki başka bir vuruşla ilişkili rolünü açıklar. with a different sound ifadesi, karşıtlığın nasıl duyulduğunu açıklar. opposing beat with a different sound bir bütün olarak, sesiyle belirgin bir ritmik karşıtlık oluşturmaya yardımcı olan vuruş demektir.

Alıştırma

Özgün cümlede opposing beat with a different sound ne anlama gelir?

  1. Duyulamayan bir vuruş
  2. Düşmanca davranan bir müzisyenin çaldığı vuruş
  3. Sesi başka bir vuruşla karşıtlık oluşturan bir vuruş
Cevabı göster

Sesi başka bir vuruşla karşıtlık oluşturan bir vuruş

Kelime

unstressed offbeat ... accented backbeat: vurgusuz offbeat ve vurgulu backbeat

Unstressed offbeat, ek vurgu verilmeyen bir offbeat'tir; offbeat, zayıf bir vuruşu veya ana vuruşlar arasındaki bir alt bölümü ifade eder. Accented backbeat ise ek vurgu verilerek çalınan bir backbeat'tir; 4/4'lük ölçüde backbeat çoğunlukla 2. ve 4. vuruşlarda bulunur. Temel karşıtlığı sıfatlar taşır: unstressed, offbeat'i daha zayıf hissettirirken accented, backbeat'i öne çıkarır. Burada or, karşıt vuruşun iki olası biçimini sunar; bu iki ifade aynı ritim kalıbının birbirinin yerine kullanılabilen adları değildir.

Alıştırma

Hangi ifade iki terimi doğru biçimde ayırır?

  1. Accented backbeat ek vurguyla çalınırken unstressed offbeat vurgulanmaz.
  2. Unstressed offbeat, accented backbeat'ten daha fazla vurgulanır.
  3. Offbeat ve backbeat her zaman aynı vuruşun iki farklı adıdır.
Cevabı göster

Accented backbeat ek vurguyla çalınırken unstressed offbeat vurgulanmaz.

There are several ways to make these beats distinct,

0:34

Bu vuruşları belirgin hale getirmenin birkaç yolu vardır,

whether by using high and low drums Dilbilgisi

0:37

ister tiz ve pes davullar kullanarak

or long and short beats.

0:40

ister uzun ve kısa vuruşlarla.

Dilbilgisi

Yöntemleri sıralamak için whether by ... or ...

whether by A or B yapısında whether, aynı sonuca ulaşmanın alternatif yollarını; by ise kullanılan araç veya yöntemi belirtir. Bu cümlede A, using high and low drums; B ise using long and short beats bölümüdür. İkinci by using, iki seçenekte de ortak olduğu için düşürülmüştür: whether by using A or [by using] B. Bu paralel yapı, yöntem listesini daha kısa hâle getirir; whether burada doğrudan evet-hayır sorusu başlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi tam whether by ... or ... kalıbıyla tamamlayın: You can share the news, ____ calling ____ sending a message.

Cevabı göster

whether by · or

Which ends up being heard as the main beat is not a precise rule, Notlar

0:43

Nihayetinde hangisinin ana vuruş olarak duyulduğu kesin bir kural değildir,

Dilbilgisi

Which ends up being heard as the main beat ifadesinin özne yan cümlesi olması

Which ends up being heard as the main beat bağımsız bir soru değil, bütünüyle özne görevi gören bir yan cümledir. Daha kesin bir ifadeyle dolaylı soru anlamı taşıyan bir içerik yan cümlesidir ve bu öznenin ana fiili is’tir. Burada which, “olası vuruşlardan hangisi” anlamına gelir. end up + -ing nihai sonucu anlatır; being heard as ise edilgen yapıdadır ve bir şeyin dinleyiciler tarafından ana vuruş olarak algılanmasını ifade eder. Böylece özne yan cümlesi, sonunda hangisinin bu şekilde algılanacağına dair henüz çözülmemiş seçimi belirtir.

Alıştırma

Which ends up being heard as the main beat cümlede hangi görevi üstleniyor?

  1. Cümlenin geri kalanından önce sona eren doğrudan bir sorudur.
  2. Rule ismini niteler.
  3. Ana fiil is’in öznesidir.
Cevabı göster

Ana fiil is’in öznesidir.

Anlatım akışı

Temkinli bir sınırlama olarak is not a precise rule

Cümle önce neyin ana vuruş olarak algılandığı konusunu belirler, ardından is not a precise rule ifadesiyle iddiayı sınırlar. Bu, temkinli bir nitelemedir: Konuşan kişi algıyı, kesin bir formülle her zaman öngörülebilen bir şey gibi sunmaktan kaçınır. Bu ifade olası her örüntüyü yok saymaz. Bilginin düzenlenişi bakımından bu sınırlama, mutlak bir yorumu engeller ve sonucun neden değişebildiğinin daha sonra açıklanmasına yer açar.

Alıştırma

Is not a precise rule ifadesindeki temkinli sınırlamayı en iyi hangi açıklama karşılar?

  1. Hiçbir durumda herhangi bir örüntü veya eğilim yoktur.
  2. Bir eğilim bulunabilir, ancak bu her durumda geçerli olan kesin bir kural değildir.
  3. Hangi vuruşun ana vuruş olarak duyulacağını her zaman tek bir kesin kural belirler.
Cevabı göster

Bir eğilim bulunabilir, ancak bu her durumda geçerli olan kesin bir kural değildir.

but like the famous Rubin's vase, Kültür

0:47

ancak ünlü Rubin'in vazosu gibi,

can be reversed depending on cultural perception. Dilbilgisi

0:48

kültürel algıya bağlı olarak tersine çevrilebilir.

Kültür

like the famous Rubin's vase: tersine dönebilen bir görüntü

Rubin vazosu klasik bir optik yanılsamadır. Aynı görüntü, ortada bir vazo ya da birbirine bakan iki yan profil olarak görülebilir. Burada like the famous Rubin's vase bir benzetme kurar: Tek bir uyaran birbiriyle yarışan iki algıyı destekleyebilir ve bakan ya da dinleyen kişi bunlar arasında geçiş yapabilir. Bu gönderme, cümlede sözü edilen algının nasıl tersine dönebileceğini anlamaya hazırlar.

Alıştırma

Cümlede Rubin vazosu neden anılıyor?

  1. Rubin'i sahnede görünen bir kişi olarak tanıtmak
  2. Fikri, iki farklı biçimde algılanabilen bir görüntüye benzetmek
  3. Gerçek bir vazonun insanlar bakınca şekil değiştirdiğini iddia etmek
Cevabı göster

Fikri, iki farklı biçimde algılanabilen bir görüntüye benzetmek

Dilbilgisi

can be reversed depending on ...: koşula bağlı tersine dönme

Can be reversed, “zıt sıraya, yöne, role veya yoruma değiştirilebilir” anlamına gelir. Dil bilgisi bakımından can bir kip belirtecidir ve be reversed edilgen yapıdadır. Bu nedenle ifade, değişikliği kimin yaptığından çok neyin değişebileceğine odaklanır. Depending on cultural perception, sonucu etkileyebilecek koşulu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen depending on + isim öbeği kalıbı, “tarafından belirlenen” veya “-e göre değişen” anlamına gelir. Cümle, tersine dönmenin mümkün olduğunu söyler; bunun her zaman gerçekleştiğini söylemez.

Alıştırma

Olası bir tersine dönmeyi ve bunun koşulunu anlatan ders ifadeleriyle cümleyi tamamlayın: The playing order ____ ____ the coin toss.

Cevabı göster

can be reversed · depending on

In standard notation, Kültür

0:52

Standart notasyonda,

rhythm is indicated on a musical bar line,

0:53

ritim müzikal bir ölçü çizgisi üzerinde belirtilir,

but there are other ways.

0:56

ancak başka yollar da vardır.

Kültür

standard notation ve a musical bar line

Bu müzik bağlamında standard notation, notaları ve ritmi yazmak için kullanılan geleneksel Batı porte sistemini ifade eder. A musical bar line, bir ölçüyü sonrakinden ayıran dikey ölçü çizgisidir. Cümle önce nota sayfasını ritmi doğrusal biçimde göstermenin bir yolu olarak sunar; ardından but there are other ways başka bir gösterim biçimini tanıtır. Buradaki on a musical bar line, ölçü çizgileriyle düzenlenmiş bir nota sayfasını kabaca anlatır: ritmik değerler ölçülerin içindeki notalar ve suslarla gösterilir, ölçü çizgileri ise ölçüleri ayırır.

Alıştırma

Bu cümlede standard notation ve a musical bar line neyi ifade ediyor?

  1. Standart biçimde yazılmış bir cümle ve şarkı sözlerindeki bir satır
  2. Geleneksel Batı porte notasyonu ve ölçüleri ayıran bir çizgi
  3. Saati ayarlama kuralı ve bir zaman çizgisi
Cevabı göster

Geleneksel Batı porte notasyonu ve ölçüleri ayıran bir çizgi

Remember that ticking clock? Anlatım akışı

0:57

O tik tak eden saati hatırlıyor musunuz?

Just as its round face can trace the linear passage of time, Notlar

0:59

Tıpkı yuvarlak kadranının zamanın doğrusal geçişini izleyebildiği gibi,

the flow of rhythm can be traced in a circle.

1:02

ritmin akışı da bir daire içinde izlenebilir.

Anlatım akışı

Remember that ticking clock? ile önceki örneği geri getirmek

Remember that ticking clock? dinleyicinin hafızasını gerçekten sınayan bir soru değil, soru biçiminde söylenen bir hatırlatmadır. Daha önce sözü edilen bir görüntüyü dinleyicinin zihnine geri getirir. Bu kısa soru bir köprü görevi görür: önceki saat örneği, ritmi bir çember üzerinde gösterme hakkındaki sonraki karşılaştırmanın başlangıç noktası olur. Tekrar kullanılabilen Remember that ...? kalıbı, önceki bilgiyi yeni bir noktaya yeniden bağlar.

Alıştırma

Burada Remember that ticking clock? sorusunun temel görevi nedir?

  1. Önceki bir örneği geri getirip konuşmacının onu yeni bir fikre bağlamasını sağlar.
  2. Ritim hakkındaki açıklamanın bittiğini bildirir.
  3. Dinleyicilerden saatin çalışıp çalışmadığını kontrol etmelerini ister.
Cevabı göster

Önceki bir örneği geri getirip konuşmacının onu yeni bir fikre bağlamasını sağlar.

Dilbilgisi

Just as A, B: bir benzetmeyi tanıtmak

Just as bir benzetmenin ilk tarafını tanıtır. Just as A, B yapısında A cümleciği tanıdık ya da önceden kabul edilmiş bir durumu verir; B cümleciği ise benzer biçimde işleyen ana düşünceyi sunar. Burada saatin kadranı ve zamanı gösterme biçimi A'dır. Virgülden sonraki cümlecik B'dir: ritmin de bir şekille gösterilebileceğini açıklamak için bu karşılaştırmadan yararlanır.

Alıştırma

Just as ile başlayan ilk cümlecik, okuyucuya virgülden sonra ne beklemesi gerektiğini bildirir?

  1. Zaman sıralamasında daha sonra gerçekleşen bir olay
  2. İlk olayın neden gerçekleştiğini açıklayan bir sebep
  3. Benzer biçimde işleyen bir ana düşünce
Cevabı göster

Benzer biçimde işleyen bir ana düşünce

Kalıp ifadeler

trace the linear passage of ... / can be traced in a circle: bir yolu göstermek

Vurgulanan iki bölümde de trace, bir şeyin hareketi ya da gelişimi görülebilsin diye izlediği yolu göstermek veya işaretlemek anlamına gelir. Saat kadranı zamanın geçişini gösterir ve ritim dairesel bir yol olarak çizilebilir; burada trace'in araştırıp bulma anlamı kullanılmaz. İlk kullanım etkendir: its round face can trace.... İkinci kullanım edilgendir: can be traced.... Fiilin tekrarlanması, zamanı ve ritmi görünür hâle getirilebilen soyut akışlar olarak sunar.

Alıştırma

“The diagram traces the river's path from the mountains to the sea,” cümlesinde traces ne anlama gelir?

  1. rotayı göstermek veya işaretlemek
  2. nehri kimin oluşturduğunu araştırmak
  3. nehrin mevcut durumunu sürekli izlemek
Cevabı göster

rotayı göstermek veya işaretlemek

The continuity of a wheel can be a more intuitive way to visualize rhythm Dilbilgisi

1:05

Bir tekerleğin sürekliliği, ritmi görselleştirmenin daha sezgisel bir yolu olabilir,

than a linear score that requires moving back and forth along the page. Dilbilgisi

1:08

sayfa boyunca ileri geri gitmeyi gerektiren doğrusal bir partisyondan daha iyidir.

Dilbilgisi

can be a more intuitive way to visualize...: bir yöntemi daha sezgisel olarak değerlendirmek

X can be a more intuitive way to do Y kalıbı bir yöntemi veya sunum biçimini değerlendirir. X'in, insanların fikri doğal olarak kavrama biçimine daha uygun olduğu için Y'yi anlamayı kolaylaştırabileceğini anlatır. Burada tekerleğin kesintisiz şekli, ritmi zihinde canlandırmanın daha açık bir yolu olarak sunulur. Can be iddiayı yumuşatır: konuşan kişi olası bir avantaj sunar, yöntemin her zaman en iyisi olduğunu söylemez. More intuitive bir karşılaştırma başlatır ve karşılaştırma daha sonra than ile tamamlanır.

Alıştırma

Vurgulanan kalıpla cümleyi tamamlayın: A color-coded map can be ____ understand the bus system than a list of street names.

Cevabı göster

a more intuitive way to

Dilbilgisi

than a linear score that requires...: karşılaştırılan nesneyi ilgi cümleciğiyle açıklamak

Than karşılaştırmanın ikinci tarafını, yani a linear score ifadesini tanıtır. Hemen ardından gelen that requires moving back and forth along the page ilgi cümleciği score sözcüğünü niteler ve karşılaştırılan nesnenin bir sınırlamasını açıklar. Bu yapı, karşılaştırmanın aynı anda iki iş yapmasını sağlar: B'nin ne olduğunu belirtir ve A'nın neden daha sezgisel olduğunu destekleyen ayrıntıyı ekler. Requires moving yapısında, nota sistemi bu hareketi gerekli kıldığı için require fiilinden sonra -ing biçimi gelir.

Alıştırma

“This chart is clearer than a long table that requires scrolling up and down,” cümlesinde “that requires scrolling up and down” cümleciği neyi niteler?

  1. a long table
  2. clearer
  3. This chart
Cevabı göster

a long table

We can mark the beats at different positions around a circle,

1:12

Bir daire etrafındaki farklı konumlarda vuruşları işaretleyebiliriz,

using blue dots for main beats, Kalıp ifadeler

1:15

ana vuruşlar için mavi noktalar,

orange ones for offbeats,

1:17

offbeat'ler için turuncu olanlar

and white dots for secondary beats.

1:19

ve ikincil vuruşlar için beyaz noktalar kullanarak.

Kalıp ifadeler

using blue dots for main beats ... orange ones for offbeats: işaretlerle kategorileri gösterme

using ile başlayan ifade, vuruşların nasıl işaretlendiğini açıklar; bir eylemin sürmekte olduğunu anlatmaz. Yeniden kullanılabilen kalıp using + işaret + for + kategori veya işlev şeklindedir. Burada her nokta rengi farklı bir vuruş türünü temsil eder. orange ones ifadesinde ones, dots sözcüğünün yerini alır; böylece isim tekrar edilmez. Üç işaret-kategori çifti tek bir paralel liste oluşturur.

Alıştırma

Yönergeyi using + işaret + for + kategori kalıbıyla tamamlayın: Label the map by ____ green lines ____ bike paths.

Cevabı göster

using · for

Here is a basic two-beat rhythm with a main beat and an opposing offbeat. Anlatım akışı

1:22

İşte bir ana vuruş ve ona zıt bir offbeat içeren temel bir iki vuruşlu ritim.

Anlatım akışı

Here is ... with ... ile bir örnek sunma

Here is somut bir örnek sunar ve açıklamayı genel bir düşünceden, dinleyicinin görebileceği ya da inceleyebileceği bir şeye taşır. Bu cümlede yalnızca bir konum belirtmek yerine dikkati örneğe yöneltir. Here is ifadesinden sonraki isim öbeği örneğin ne olduğunu belirtir. Ardından with ifadesi örneğin parçalarını veya özelliklerini ekler: bu ritimde bir ana vuruş ve karşıt konumdaki bir ara vuruş vardır. Bu düzen, derslerde, gösterimlerde ve sunumlarda kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade Here is ile tamamlayın: ____ a simple model with three moving parts.

Cevabı göster

Here is

Or a three-beat rhythm with a main beat,

1:29

Veya bir ana vuruş,

an offbeat,

1:32

bir offbeat,

and a secondary beat.

1:33

ve bir ikincil vuruş içeren üç vuruşlu bir ritim.

And the spaces between each beat can be divided into further subbeats Dilbilgisi

1:37

Ve her vuruş arasındaki boşluklar, iki veya üçün katları kullanılarak

using multiples of either two or three. Kalıp ifadeler

1:41

daha alt vuruşlara bölünebilir.

Dilbilgisi

can be divided into further subbeats: daha küçük alt vuruşlara ayrılabilir

Can be divided into, can yardımcı fiiliyle be + past participle edilgen yapısını birleştirir. Özne, bölünebilen şeydir; into ise bölme sonucunda ortaya çıkan parçaları tanıtır. Bu cümlede further subbeats, bir kez daha bölme sonucunda oluşturulan daha küçük birimlerdir. Bu yapı, bir bütünün bölümlere, gruplara veya aşamalara nasıl ayrılabileceğini açıklarken kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi divided ve sonuçta oluşan grupları tanıtan edatla tamamlayın: The class can be ____ four teams of five.

Cevabı göster

divided into

Kalıp ifadeler

using multiples of either two or three: iki ya da üçün katlarını kullanarak

using ile başlayan ifade, daha küçük birimlerin oluşturulma yöntemini açıklar. İkinin katı, ikinin bir tam sayıyla çarpılmasıyla elde edilen 4, 6 veya 8 gibi bir sayıdır; üçün katları arasında 6, 9 ve 12 bulunur. Either two or three, alt bölme için iki olası temel sunar. Düzen, ikinin katlarına veya üçün katlarına göre kurulabilir; iki sistemin aynı anda kullanılması gerekmez.

Alıştırma

Şu İngilizce yönergeyi doğru açıklayan ifade hangisidir: Choose a quantity that is a multiple of either four or six.

  1. Miktar dört ile altı arasında olmalıdır.
  2. Miktar hem 4 hem de 6 rakamını içermelidir.
  3. Miktar dörde veya altıya tam bölünebilmelidir.
Cevabı göster

Miktar dörde veya altıya tam bölünebilmelidir.

Layering multiple patterns using concentric wheels lets us create more complex rhythms. Notlar

1:44

Eşmerkezli tekerlekler kullanarak birden fazla deseni üst üste koymak, daha karmaşık ritimler yaratmamızı sağlar.

Kalıp ifadeler

Layering multiple patterns: fiil olarak layer

Burada layering, layer fiilinin -ing biçimidir. İki ya da daha fazla deseni birlikte işleyecek şekilde üst üste bindirmek anlamına gelir; yalnızca fiziksel nesneleri kat kat dizmek demek değildir. Layering multiple patterns using concentric wheels ifadesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve lets fiilinin öznesi olur. using concentric wheels, katmanlamanın nasıl yapıldığını belirtir. Layering + öğeler + yöntem kalıbı, bir süreci anlatırken kullanılabilir.

Alıştırma

Eylemi özne olarak adlandırmak için layer fiilinin -ing biçimini kullanın: ____ several audio tracks creates a richer mix.

Cevabı göster

Layering

Dilbilgisi

lets us create: let + nesne + fiilin yalın hâli

Yapı let + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir. lets us create ifadesinde us nesnedir ve create yalın hâlde kalır; önüne to eklenmez. Özne olan Layering multiple patterns using concentric wheels tek bir eylem olarak kabul edildiği için let, lets biçimini alır. Burada let izin vermek anlamında değildir. Bir yöntemin bir şeyi mümkün kıldığını anlatır: desenleri üst üste bindirmek daha karmaşık ritimler oluşturmamızı sağlar.

Alıştırma

Cümleyi let + us + yalın hâldeki compare fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: This tool ____ two versions side by side.

Cevabı göster

lets us compare

For example,

1:49

Örneğin,

we can combine a basic two-beat rhythm with offbeats to get a four-beat system. Dilbilgisi

1:50

temel bir iki vuruşlu ritmi offbeat'lerle birleştirerek dört vuruşlu bir sistem elde edebiliriz.

Dilbilgisi

combine A with B to get C: öğeleri birleştirerek sonuç elde etmek

Combine A with B, iki öğeyi yeni bir bütünün parçaları olarak sunar: A ilk öğedir; with ise ona eklenen B'yi tanıtır. to get C biçimindeki mastar yapısı, bu birleştirmenin sonucunu belirtir. Bu kalıp; malzemelerin, fikirlerin, yöntemlerin veya verilerin bir sonuç üretmek için nasıl bir araya getirildiğini açıklamada kullanılabilir.

Alıştırma

Hedef kalıbı kullanarak cümleyi tamamlayın: We can ____ blue paint ____ yellow paint ____ green.

Cevabı göster

combine · with · to get

This is the recognizable backbone of many genres popular around the world, Deyimler

1:56

Bu, dünya çapında popüler olan birçok türün tanınabilir omurgasıdır,

from rock, Dilbilgisi

2:01

rock,

country,

2:04

country,

and jazz

2:07

ve cazdan

to reggae,

2:10

reggae,

and cumbia.

2:12

ve cumbia'ya kadar.

Deyimler

the recognizable backbone of many genres: birçok türün tanınabilir omurgası

Backbone sözcüğü kelime anlamıyla sırttaki kemik dizisini, yani omurgayı ifade eder. Burada birçok müzik türünü destekleyen temel ritmik çerçeve için kullanılan bir benzetmedir. Recognizable, bu destekleyici kalıbın farklı tarzlarda ortaya çıktığında ayırt edilebildiğini belirtir. The backbone of X ifadesi, bir şeyi yalnızca ortak bir özellik olarak değil, merkezi bir destek olarak sunar. Aynı benzetme bir sistemin, kuruluşun, planın, savın veya ilişkinin temel yapısını anlatabilir.

Alıştırma

"Clear rules are the backbone of a fair competition," cümlesinde "the backbone of" ne anlama gelir?

  1. ……ın üzerindeki görünür bir süs
  2. ……ın içindeki gerçek bir kemik
  3. ……ın ana destek yapısı
Cevabı göster

……ın ana destek yapısı

Dilbilgisi

from rock, country, and jazz to reggae, and cumbia: geniş bir kapsam göstermek

From ... to ... sıralamayı geniş bir kapsam olarak düzenler. Burada from ve to'dan sonra gelen sözcükler farklı müzik türlerini adlandırır; dolayısıyla ifade, kolayca tanınan bu ritmik temel yapının birbirinden farklı birçok türde bulunduğunu gösterir. İki tarafta temsili örnekler verilir; bunlar gerçek bir güzergâh ya da mutlaka eksiksiz bir liste değildir. Geniş bir kapsamı özetlemek için from A to B kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Aralık bildiren kalıbı eksik iki sözcükle tamamlayın: ____ beginner lessons ____ advanced projects, the camp offers activities for every skill level.

Cevabı göster

From · to

Or we can combine a two-beat rhythm with a three-beat one.

2:15

Veya iki vuruşlu bir ritmi üç vuruşlu bir ritimle birleştirebiliriz.

Eliminating the extra main beat and rotating the inner wheel Kalıp ifadeler

2:21

Fazladan ana vuruşu ortadan kaldırmak ve iç tekerleği döndürmek,

leaves us with a rhythm whose underlying feel is 3/4. Kalıp ifadeler

2:25

bize temel hissiyatı 3/4 olan bir ritim bırakır.

Kalıp ifadeler

Eliminating ... and rotating ...: birleşik özne olan -ing yapısı

Eliminating ... ve rotating ..., paralel iki -ing öbeğidir. and ile bağlanarak iki işlemi adlandırırlar; eşgüdümlü yapının tamamı leaves fiilinin öznesidir. İki eylem, sonucu birlikte doğuran tek bir birleşik süreç olarak ele alındığı için cümlede tekil leaves fiili kullanılır. Bu yapı, A'yı ve B'yi birlikte yapmanın bir sonuca yol açtığını göstermeye yarar.

Alıştırma

İki eylemi birleşik bir özne yapmak için tighten ve secure fiillerini -ing biçiminde kullanın: ____ the screws and ____ the brackets keeps the shelf stable.

Cevabı göster

Tightening · securing

Kalıp ifadeler

leaves us with ...: bir sürecin sonucunu belirtmek

leaves us with a rhythm ifadesinde leave + someone + with + something yapısı bir sürecin sonucunu belirtir. Vuruş kaldırılıp çark döndürüldükten sonra elimizde kalan sonuç bir ritimdir; leave burada ayrılmak anlamına gelmez. whose underlying feel is 3/4 ilgi cümleciği bu ritmi açıklar. Whose, bir nesneyi onun özelliklerinden biriyle de ilişkilendirebilir; dolayısıyla bu bölüm, ritmin temelinde 3/4'lük bir his bulunduğunu anlatır.

Alıştırma

Sonucu belirtmek için cümleyi leave + us + with yapısıyla tamamlayın: Removing the broken pieces ____ enough material for one small model.

Cevabı göster

leaves us with

This is the basis of the music of whirling dervishes, Notlar

2:31

Bu, dönen dervişlerin müziğinin temelidir,

as well as a broad range of Latin American rhythms, Kültür

2:38

ve joropo gibi

such as joropo,

2:41

çok çeşitli Latin Amerika ritimlerinin,

and even Bach's famous Chaconne.

2:48

ve hatta Bach'ın ünlü Chaconne'unun.

Kalıp ifadeler

This is the basis of ...: bir şeyin temelini belirtmek

This, hemen önce açıklanan ritim kalıbına gönderme yapar. Is the basis of, bu kalıbın daha sonra adı verilen müzik türlerini destekleyen temel bir yapı olduğunu belirtir; yalnızca benzer tınladıklarını söylemez. Cümle, soyut bir fikirden gerçek örneklere geçmek için This is the basis of ... yapısını kullanır. Basis of ifadesinden sonra bu fikre dayanan müzik, sistem, yöntem veya başka bir şey belirtilir.

Alıştırma

This is the basis of ... kalıbını tamamlayın: This rule is ____ the whole system.

Cevabı göster

the basis of

Kültür

whirling dervishes: Sufi dönme töreninin mensupları

Whirling dervishes, özellikle Mevlevi tarikatında, kontrollü dönmeyi içeren dini bir törenle tanınan Sufi geleneğinin mensuplarıdır. Burada ifade, yalnızca kendi etrafında dönen dansçıları değil, belirli bir kültürel ve dini geleneği adlandırır. Cümle, bu törende kullanılan müziği ele alınan ritmik temelin gerçek bir örneği olarak gösterir.

Alıştırma

Bu cümlede whirling dervishes neyi ifade ediyor?

  1. Bir vurmalı çalgı türü
  2. Tesadüfen hızlı dönen herhangi bir dansçı
  3. Dönme töreniyle tanınan bir Sufi geleneğinin mensupları
Cevabı göster

Dönme töreniyle tanınan bir Sufi geleneğinin mensupları

Kültür

as well as ... such as joropo ... and even Bach's famous Chaconne: farklı geleneklerden örnekler

Cümle önce geniş bir grup olan Latin Amerika ritimlerini ekler, ardından joropo'yu buna bir örnek olarak verir. Joropo, özellikle Venezuela ve Kolombiya ovalarıyla ilişkilendirilen bir müzik ve dans geleneğidir; such as bunun grubun tamamı değil, bir örnek olduğunu gösterir. Liste daha sonra Batı klasik müzik geleneğinden Bach'ın ünlü Chaconne'una ulaşır. Even bunu çarpıcı bir genişleme olarak vurgular: aynı ritmik temel, bölgesel dans müziğinden ünlü bir klasik esere kadar çok farklı geleneklerde görülür.

Alıştırma

joropo ve Bach's famous Chaconne örneklerinin temel amacı nedir?

  1. Joropo, Bach'ın Chaconne'unun diğer adıdır.
  2. Ritmik temel hem bölgesel müzik geleneklerinde hem de ünlü bir klasik eserde görülür.
  3. Tüm Latin Amerika ritimleri Bach tarafından yazılmıştır.
Cevabı göster

Ritmik temel hem bölgesel müzik geleneklerinde hem de ünlü bir klasik eserde görülür.

Now,

3:00

Şimdi,

if we remember Rubin's vase and hear the offbeats as the main beats, Dilbilgisi

3:00

Rubin'in vazosunu hatırlar ve offbeat'leri ana vuruş olarak duyarsak,

this will give us a 6/8 feel, Kalıp ifadeler

3:04

bu bize 6/8'lik bir his verecektir,

Dilbilgisi

if we ... and hear A as B: bir koşul ve iki algılama adımı

if yan cümlesi iki eylemi and ile bağlar: remember Rubin's vase ve hear the offbeats as the main beats. Bu iki eylem birlikte tek bir koşul oluşturur; ana cümle ise dinleme biçimini değiştirmenin sonucunu belirtir. Hear A as B, A'yı B olarak algılamak demektir. Sesler değişmez; dinleyici hangi vuruşların ana vuruş gibi geldiğini değiştirir. Rubin vazosu, vazo ya da karşılıklı iki yüz olarak görülebilen bir resimdir ve aynı malzemenin iki farklı biçimde düzenlenebileceğini hatırlatır.

Alıştırma

"if we remember Rubin's vase and hear the offbeats as the main beats" ifadesi cümlede hangi görevi görür?

  1. İki bağlantılı eylemi sonucun koşulu olarak sunar.
  2. İki eylemin sonuçtan sonra gerçekleştiğini söyler.
  3. Ters vuruşların fiziksel olarak değişip değişmediğini sorar.
Cevabı göster

İki bağlantılı eylemi sonucun koşulu olarak sunar.

Kalıp ifadeler

give us a 6/8 feel: genel bir izlenim yaratmak

give us a 6/8 feel ifadesindeki give, bir nesneyi uzatmak değil, bir etki oluşturmak ya da yaratmak demektir. Us, bu etkiyi yaşayan kişileri; a 6/8 feel ise aldığımız 6/8'lik ritim izlenimini gösterir. give + kişi/şey + a/an + tanımlama + feel kalıbı müzik, renk, tasarım veya atmosferin oluşturduğu genel izlenimi anlatır. Burada dinleme biçimindeki değişikliğin ritmi 6/8 gibi hissettirdiği söylenir; yazılı ölçünün gerçekten değiştiği kesin olarak belirtilmez.

Alıştırma

Cümleyi genel izlenim anlamındaki isimle tamamlayın: The curved lines give the poster a playful ____.

Cevabı göster

feel

as found in genres such as chacarera, Notlar

3:06

chacarera,

and Quechua,

3:10

Quechua,

Persian music,

3:14

Fars müziği,

and more.

3:14

ve daha birçok türde bulunduğu gibi.

Kalıp ifadeler

as found in genres such as ...: ... gibi türlerde görüldüğü üzere

As found in ... indirgenmiş bir ek yan tümcedir. Özne ve be fiilinin uygun biçimi önceki bağlamdan anlaşılır: as found in genres ... yaklaşık olarak “as it is found in genres ...” anlamına gelir. Burada daha önce ele alınan ritim kalıbına gönderme yapar ve bu kalıbın nerede gözlemlenebileceğini belirtir. Such as tam bir liste değil, örnekler sunar. As found in ... such as ... yapısı, resmî bir açıklamanın genel bir özellikten bu özelliği gösteren yer veya kategorilere kısa ve öz biçimde geçmesini sağlar.

Alıştırma

Bu cümlede as found in genres such as ... ne işe yarıyor?

  1. Önceki kalıbı, görüldüğü türlerin tamamlanmamış bir örnek listesine bağlar.
  2. Birinin bu türleri etkin biçimde arayıp bulduğunu söyler.
  3. Bu kalıbın bulunduğu bütün türlerin eksiksiz listesini sunar.
Cevabı göster

Önceki kalıbı, görüldüğü türlerin tamamlanmamış bir örnek listesine bağlar.

Kültür

chacarera, Quechua, Persian music, and more: kültürlerarası müzik örnekleri

Chacarera, Arjantin’e ait bir halk müziği ve dans biçimidir. Quechua öncelikle And Dağları’ndaki yerli bir halkı ve bir dil ailesini adlandırır; bu listede ise Quechua dillerini konuşan And kültürleriyle ilişkili müziğe işaret eder. Persian music, Fars kültür çevresinin müzik geleneklerini geniş anlamda ifade eder. Bu etiketler tek bir türün üç farklı adı değildir ve aynı sınıflandırma düzeyinde bulunmaz. Daha önce ele alınan 6/8 ritim hissinin farklı müzik geleneklerinde görülebileceğini gösteren esnek bir kültürlerarası örnek grubu oluştururlar; and more listenin başka örneklere açık olduğunu belirtir.

Alıştırma

Buradaki chacarera, Quechua, Persian music, and more listesi neyi göstermek için kullanılmıştır?

  1. Quechua ve Persian, müzik aletlerinin İngilizce adlarıdır.
  2. Birbiriyle ilişkili ritim özellikleri farklı kültürel geleneklerin müziğinde görülebilir.
  3. Bütün adlar Arjantin’den gelen tek bir müzik türünü ifade eder.
Cevabı göster

Birbiriyle ilişkili ritim özellikleri farklı kültürel geleneklerin müziğinde görülebilir.

In an eight-beat system, Kalıp ifadeler

3:20

Sekiz vuruşlu bir sistemde,

we have three layered circles,

3:21

üç katmanlı dairemiz vardır,

each rhythm played by a different instrument.

3:22

her ritim farklı bir enstrümanla çalınır.

Kalıp ifadeler

In an eight-beat system, we have ...: açıklamanın çerçevesini belirlemek

Baştaki In an eight-beat system edat öbeği açıklamanın çerçevesini belirler: ardından gelen ifade fiziksel bir yerde değil, o sistem veya model içinde geçerlidir. We have three layered circles ise sistemin neleri içerdiğini tanıtır. Açıklayıcı İngilizcede we have çoğu zaman there are veya the model includes anlamına gelir; kişisel sahiplik belirtmesi gerekmez.

Alıştırma

Örnekte vurgulanan ifade ne işe yarıyor?

  1. Sekiz vuruşlu sistemi açıklamanın çerçevesi yapar ve ardından içerdiği unsurları tanıtır.
  2. Konuşanın fiziksel olarak sekiz vuruşun içinde durduğunu anlatır.
  3. Konuşanın üç müzik aletine şahsen sahip olduğunu söyler.
Cevabı göster

Sekiz vuruşlu sistemi açıklamanın çerçevesi yapar ve ardından içerdiği unsurları tanıtır.

We can then add an outermost layer consisting of an additive rhythmic component, Kalıp ifadeler

3:37

Daha sonra, ilave bir ritmik bileşenden oluşan en dıştaki bir katman ekleyebiliriz,

reinforcing the main beat and increasing accuracy. Dilbilgisi

3:41

bu ana vuruşu güçlendirir ve doğruluğu artırır.

Kalıp ifadeler

add an outermost layer consisting of ...: en dış katmanın bileşimini belirtmek

Add an outermost layer, katmanlı bir yapının en dışına bir katman daha eklemek anlamına gelir. Outermost, merkezden en uzakta bulunan katmanı belirtir. Consisting of an additive rhythmic component, layer sözcüğünden sonra gelen bir -ing öbeğidir. Bu katmanın neden oluştuğunu açıklar ve a layer that consists of that component yapısına eşittir. Bu kısa son niteleyici teknik açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi consist of ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The filter has an outer layer ____ tightly woven fibers.

Cevabı göster

consisting of

Dilbilgisi

reinforcing ... and increasing ... ile paralel sonuçlar anlatma

Virgül, -ing biçimindeki iki paralel ifadeyi başlatır: “reinforcing the main beat” ve “increasing accuracy”. İkisi de en dış katmanı eklemenin etkilerini anlatır; birbirinden ayrı ana eylemler değildir. Bir eylemin ardından virgül + -ing ... and -ing ... geldiğinde, bu iki ifadeyi o eylemin aynı anda doğurduğu iki etki veya sonuç olarak anlayın. Her iki fiili de -ing biçiminde tutmak paralel ilişkiyi açıkça gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, önceki bir eylemin sonuçlarını göstermek için iki paralel -ing ifadesini doğru kullanır?

  1. The coach added a slow count, reinforce the beat and helped everyone stay together.
  2. The coach added a slow count, reinforced the beat and helping everyone stay together.
  3. The coach added a slow count, reinforcing the beat and helping everyone stay together.
Cevabı göster

The coach added a slow count, reinforcing the beat and helping everyone stay together.

Now,

3:55

Şimdi,

let's remove everything except for this combined rhythm and the basic two-beat on top. Ton ve niyet

3:55

bu birleşik ritim ve en üstteki temel iki vuruşlu ritim dışındaki her şeyi kaldıralım.

Ton ve niyet

let's remove everything except for ... ile ortak bir eylemi yönlendirme ve istisnaları koruma

Let’s remove ... işbirlikçi bir yönergedir: konuşan kişi sert bir emir vermek yerine dinleyicileri bir sonraki adımda yönlendirir. Bir gösterimde eylemi konuşan kişi yapsa bile let’s ortak dikkati bir sonraki adıma toplar. everything except for A and B yapısında ana eylem, A ve B dışındaki her şeye uygulanır. Burada geride kalan iki bölüm combined rhythm ve üstteki basic two-beat olur.

Alıştırma

“Let's remove everything except for the blue card.” yönergesinde geride ne kalır?

  1. mavi kart
  2. hiçbir şey
  3. mavi kart dışındaki tüm kartlar
Cevabı göster

mavi kart

This rhythmic configuration is found as the Cuban cinquillo, Notlar

4:00

Bu ritmik yapılandırma, Küba cinquillo'su olarak,

in the Puerto Rican bomba,

4:07

Porto Riko bomba'sında,

and in Northern Romanian music.

4:11

ve Kuzey Romanya müziğinde bulunur.

Dilbilgisi

is found as the Cuban cinquillo: Küba cinquillo'su biçiminde görülür

Bu cümlede is found as, soyut bir ritmik yapıyı onun somut bir biçimi olan Küba cinquillo'suyla ilişkilendirir. Yani bu kalıp, Küba müziğinde bu biçimde ortaya çıkar. as ifadesinden sonra yalnızca bir yer değil, biçim veya ad gelir. Bu yapı, genel bir kalıptan onun gerçek örneklerdeki somut görünümlerinden birine geçen çözümleyici açıklamalarda kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste öğrenilen ve '... biçiminde ortaya çıkar' anlamına gelen üç sözcüklü yapıyla tamamlayın: This arrangement ____ a ring of stones at several ancient sites.

Cevabı göster

is found as

Kültür

Küba cinquillo'su, Porto Riko bomba'sı ve Kuzey Romanya müziği

Üç ifade farklı müzik geleneklerini gösterir: cinquillo, Küba müziğiyle ilişkili beş notalı senkoplu bir ritim şeklidir; bomba, davul, şarkı ve dans üzerine kurulu Afro-Porto Riko geleneğidir; Northern Romanian music ise genel olarak o bölgenin müzik geleneklerini ifade eder. Bu liste, benzer bir ritmik yapının coğrafi olarak birbirinden uzak müzik kültürlerinde ortaya çıkabileceğine kanıt sağlar. Geleneklerin aynı olduğunu veya birinin doğrudan diğerinden geldiğini iddia etmez.

Alıştırma

Cümlede Cuban cinquillo, Puerto Rican bomba ve Northern Romanian music ifadelerinin sıralanmasının temel nedeni nedir?

  1. Üç adın da tek bir Küba müzik türünü ifade ettiğini söylemek.
  2. Benzer bir ritmik yapının farklı müzik geleneklerinde bulunduğunu göstermek.
  3. Porto Riko bomba'sının Kuzey Romanya müziğinden geliştiğini iddia etmek.
Cevabı göster

Benzer bir ritmik yapının farklı müzik geleneklerinde bulunduğunu göstermek.

And rotating the outer circle 90° counterclockwise gives us a pattern often found in Middle Eastern music, Dilbilgisi

4:18

Ve dış daireyi saat yönünün tersine 90° döndürmek bize Orta Doğu müziğinde,

as well as Brazilian choro, Kültür

4:30

ayrıca Brezilya choro'sunda

and Argentinian tango.

4:36

ve Arjantin tangosunda sıklıkla bulunan bir desen verir.

Dilbilgisi

Rotating ... gives us a pattern often found in ...: işlemden sonuç elde etme yapısı

Rotating the outer circle 90° counterclockwise, özne görevinde kullanılan -ing yapılı bir öbektir ve yapılan işlemi adlandırır. Gives us a pattern gözlemlenebilen sonucu sunar; dolayısıyla yapı “X’i yapmak Y’yi üretir” anlamına gelir. Often found in Middle Eastern music, pattern sözcüğünü niteler ve sonucun genellikle nerede görüldüğünü belirtir. Bu yapı, bir dönüşümün veya işlemin tanınabilir bir sonuca nasıl yol açtığını açıklamak için kullanılabilir.

Alıştırma

İşlemden sonuca giden yapıyı dersteki iki kelimeyle tamamlayın: Rotating the square ____ a new pattern.

Cevabı göster

gives us

Kültür

Kültürler arası örnekler olarak Brezilya chorosu ve Arjantin tangosu

Choro, Brezilya’ya ait bir çalgı müziği geleneğidir; tango ise Arjantin ve Río de la Plata bölgesiyle güçlü biçimde bağlantılı bir müzik ve dans geleneğidir. Bunlar farklı türlerdir, aynı müziğin alternatif adları değildir. Bu cümlede Orta Doğu müziğine yapılan önceki göndermeyi genişletirler. Amaçları, kalıbın coğrafi olarak ayrı müzik geleneklerinde görülebileceğini göstermektir; bu geleneklerdeki her eserin tamamen aynı kalıbı kullandığı iddia edilmez.

Alıştırma

Brezilya chorosu ve Arjantin tangosu bu açıklamada nasıl bir rol oynuyor?

  1. Kalıbın coğrafi olarak farklı müzik geleneklerinde görüldüğünü gösterirler.
  2. Orta Doğu müziğinin iki alternatif adıdırlar.
  3. Brezilya ve Arjantin’deki her şarkının aynı ritmi kullandığını gösterirler.
Cevabı göster

Kalıbın coğrafi olarak farklı müzik geleneklerinde görüldüğünü gösterirler.

In all of these examples, Anlatım akışı

4:43

Tüm bu örneklerde,

the underlying rhythm reinforces the basic 1-2, Anlatım akışı

4:44

temeldeki ritim temel 1-2'yi güçlendirir,

but in different ways depending on arrangement and cultural context.

4:48

ancak düzenlemeye ve kültürel bağlama bağlı olarak farklı şekillerde.

Anlatım akışı

In all of these examples: örneklerden ortak bir sonuca geçiş

“In all of these examples,” daha önce ele alınmış birkaç örneğe geri döner ve onları tek bir grup olarak değerlendirir. Tek tek örneklerden, hepsinin paylaştığı genel bir noktaya geçildiğini gösterir. Burada cümlenin geri kalanı önceki örneklerde ortak olan bir ritim düzenini belirler; yeni bir örnek sunmaz.

Alıştırma

Birkaç durum ele alındıktan sonra “In all of these examples,” ifadesi neyin işaretidir?

  1. Konuşmacı ortak bir noktayı belirtmek için önceki örnekleri gruplandırıyor.
  2. Konuşmacı önceki örneklerin hepsinin yanlış olduğunu söylüyor.
  3. Konuşmacı yeni ve ilgisiz bir örneğe başlıyor.
Cevabı göster

Konuşmacı ortak bir noktayı belirtmek için önceki örnekleri gruplandırıyor.

Anlatım akışı

reinforces ... but in different ways depending on ...: ortak nokta, farklılık ve koşullar

İlk bölüm ortak mekanizmayı belirtir: Her durumda altta yatan ritim, temel bir-iki düzenini güçlendirir. “but” sonrasındaki yan cümle, bu özetin bütün durumların aynı duyulduğu veya aynı şekilde işlediği izlenimini vermesini önler. “in different ways” farklılığı korur; “depending on arrangement and cultural context” ise bu farklılığı şekillendiren koşulları belirtir. Ortak nokta, sınırlandırılmış farklılık ve farklılığın kaynağından oluşan bu yapı, karmaşık kanıtları aşırı genellemeden özetlemeye yarar.

Alıştırma

Hangi cümle ortak bir sonucu en açık biçimde belirtir, farklılığı korur ve bu farklılığın neye bağlı olduğunu açıklar?

  1. These plans work differently, but the size of the event never affects them.
  2. These plans reduce waste because every event is exactly the same.
  3. These plans all reduce waste, but in different ways depending on the size of the event.
Cevabı göster

These plans all reduce waste, but in different ways depending on the size of the event.

So it turns out that the wheel method is more than just a nifty way of visualizing complex rhythms. Notlar

4:52

Böylece, tekerlek yönteminin karmaşık ritimleri görselleştirmek için harika bir yoldan daha fazlası olduğu ortaya çıkıyor.

Anlatım akışı

So it turns out that: netleşen bir sonucu sunmak

So, cümleyi önceki akıl yürütmeye bağlar. It turns out that, açıklamadan sonra netleşen sonucu sunar: çark yöntemi ilk başta göründüğünden daha değerlidir. Turn out that burada gerçek anlamda dönme ya da dışarı çıkma hareketini anlatmaz. Özne olan it belirli bir şeyi göstermez; asıl bilgi that ile başlayan yan cümlede bulunur. Sonuç şaşırtıcı olabilir, ancak şaşırtıcı olması şart değildir.

Alıştırma

So it turns out that kalıp ifadesini tamamlayın: So it ____ that the two routes take the same amount of time.

Cevabı göster

turns out

Dilbilgisi

is more than just a nifty way of visualizing: belirgin işlevin ötesindeki değer

X is more than just Y yapısı önce Y'nin doğru olduğunu kabul eder, ardından X'in ek veya daha derin bir değeri olduğunu söyler. Burada karmaşık ritimleri görselleştirmek çark yönteminin gerçek bir yararıdır, ancak yöntemin bütün önemi bundan ibaret değildir. A nifty way of visualizing, bir şeyi görünür hâle getirmenin akıllıca ve kullanışlı bir yolu demektir. a way of + -ing yapısında -ing biçimi, yöntemin yapılmasına yardım ettiği etkinliği adlandırır.

Alıştırma

Cümleyi more than just hedef ifadesiyle tamamlayın: This app is ____ a quick way of storing notes; it also helps the team plan projects.

Cevabı göster

more than just

By freeing us from the tyranny of the bar line, Deyimler

4:57

Bizi ölçü çizgisinin zorbalığından kurtararak,

we can visualize rhythm in terms of time, Kalıp ifadeler

5:00

ritmi zaman açısından görselleştirebiliriz,

Deyimler

freeing us from the tyranny of the bar line: bir kısıtlamadan kurtulmayı anlatan benzetme

By freeing us from ... vurgulanan eylemi, sonraki sonucu mümkün kılan araç olarak sunar: bir kısıtlamayı ortadan kaldırmak ritmi farklı biçimde görmemizi sağlar. The tyranny of the bar line kasıtlı bir benzetmedir. Ölçü çizgisi gerçekten bir hükümdar değildir; tyranny, geleneksel ölçü çizgisi çerçevesini ritmin nasıl düzenlendiği veya hayal edildiği üzerinde katı bir kontrol uyguluyormuş gibi gösterir. Burada ifade, bu kısıtlayıcı etkiden kurtulmak anlamına gelir.

Alıştırma

Bu cümlede the tyranny of the bar line ne anlama geliyor?

  1. Ölçü çizgilerini icat eden siyasi bir hükümdarı belirtir.
  2. Ölçü çizgilerinin müzisyenleri fiziksel olarak hapsettiğini söyler.
  3. Ölçü çizgisini, ritme bakış biçimini kısıtlayan bir çerçeve olarak sunar.
Cevabı göster

Ölçü çizgisini, ritme bakış biçimini kısıtlayan bir çerçeve olarak sunar.

Kalıp ifadeler

in terms of time: bakış açısını belirtmek

In terms of time, zamanı bakış açısı veya boyut olarak kullanmak anlamına gelir. Ritmin nasıl görselleştirilebileceğini açıklar: ölçü çizgilerini ana çerçeve olarak almak yerine zamanlama ve süreye bakılır. in terms of + isim kalıbı, bir şeyi açıklamak, karşılaştırmak veya değerlendirmek için kullanılan yönü belirtir. Örneğin in terms of cost veya in terms of speed denebilir.

Alıştırma

Karşılaştırma boyutunu belirtmek için bu nottaki üç sözcüklü ifadeyi kullanın: The two phones are similar ____ price.

Cevabı göster

in terms of

and a simple turn of the wheel can take us on a musical journey around the world. Notlar

5:02

ve tekerleğin basit bir dönüşü bizi dünya çapında müzikal bir yolculuğa çıkarabilir.

Kalıp ifadeler

isim öbeği olarak simple turn of the wheel

a simple turn of the wheel ifadesinde turn, bir kez çevirme eylemini anlatan sayılabilir bir isimdir. a + sıfat + eylem adı + of + nesne kalıbı, bir eylemi isim öbeği hâline getirir. İsim öbeğinin tamamı can take us ifadesinin öznesidir. Böylece konuşmacı, küçük ve kolay bir hareketi çok daha büyük bir sonucun nedeni olarak sunar.

Alıştırma

Dersin isim öbeği kalıbıyla cümleyi tamamlayın: A simple ____ the dial changes the volume.

Cevabı göster

turn of

Deyimler

can take us on a musical journey around the world ifadesinin mecaz anlamı

Burada can take us on a musical journey around the world mecaz anlamlıdır. Gerçek bir fiziksel yolculuk vaat edilmez. İfade, etkinliğin dinleyicilere dünyanın birçok yerinden müzikleri adım adım tanıtabileceği anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen take someone on a journey kalıbı; bir dizi düşünceyi, yeri, dönemi veya duyguyu adım adım gelişen bir deneyim olarak sunar. Musical yolculuğun türünü belirtir, around the world ise keşfe küresel bir kapsam kazandırır.

Alıştırma

Bu cümlede “can take us on a musical journey around the world” ne anlama geliyor?

  1. Bize dünyanın birçok yerinden müzikleri adım adım tanıtabilir.
  2. Seyahat ederken bize bir çark taşıtabilir.
  3. Bizim için her ülkeye gerçek bir gezi düzenleyebilir.
Cevabı göster

Bize dünyanın birçok yerinden müzikleri adım adım tanıtabilir.