Baba Domuz için Sevgililer Günü Kartları Yapıyoruz: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
462 kelime 126 kel/dk

Video özeti: Sevgililer Günü’nde Peppa’nın sınıfı, Baba Pig’in hiç kart almadığını duyunca kartlar hazırlar. Geciken posta teslimatı, hem ailesinin hem de çevresindeki herkesin onu düşündüğünü ortaya çıkarır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Roses are red, violets are blue, — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: Bu sözün çiçek renklerini bildiren sıradan bir cümle değil, eğlenceli ve kafiyeli Sevgililer Günü şiirlerinin geleneksel başlangıcı olduğunu fark edin. Böylece İngilizce kartlardaki sevgi dolu, mizahi tonu anlayabilir ve bu tanıdık girişten sonra kişiye özel bir kafiyenin neden doğal biçimde geldiğini kavrayabilirsiniz. 2. know what today is? — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: know gibi fiillerden sonra yer alan gömülü soruda, what is today değil what today is biçimindeki düz cümle sırasının kullanıldığını öğrenin. Bu dolaylı soru kalıbını, birinin belirli bir bilgiyi bilip bilmediğini, hatırlayıp hatırlamadığını ya da açıklayıp açıklayamayacağını doğal biçimde sormak için kullanabilirsiniz. 3. Have you got / haven't got — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Sahiplik bildiren ve Britanya İngilizcesinde yaygın olan have got yapısını, soru ve olumsuz biçimleriyle birlikte anlayın. Birinde belirli bir nesnenin bulunup bulunmadığını sorabilir, bulunmadığını söyleyebilir ve Britanya konuşma dilinde ve çocuk diyaloglarında sık geçen bu ifadeyi tanıyabilirsiniz.

Bu derste

It's Valentine's Day. Kültür

0:00

Bugün Sevgililer Günü.

Kültür

Bir özel gün adı olarak Valentine's Day

Valentine's Day, 14 Şubat'ta kutlanan özel günün adıdır. Burada Valentine's, hikâyedeki bir kişinin adı değil, özel günün tam adının bir parçasıdır. Bu özel gün, sahnede neden kartlar, sevgi dolu mesajlar ve hugs and kisses, yani sarılmalar ve öpücükler bulunduğunu açıklar. Çocuklara yönelik ortamlarda sevgi yalnızca romantik eşlere değil, aileye ve arkadaşlara da gösterilebilir.

Alıştırma

It's Valentine's Day cümlesinde Valentine's Day neyin adıdır?

  1. Sevgi ve yakınlığı ifade etmeye yönelik özel bir gün
  2. Valentine adlı bir kişi
  3. Günün bir bölümü
Cevabı göster

Sevgi ve yakınlığı ifade etmeye yönelik özel bir gün

What's that?

0:01

O da ne?

On Valentine's Day, Dilbilgisi

0:03

Sevgililer Günü'nde,

you tell the people you love that you love them. Dilbilgisi

0:04

sevdiğin insanlara onları sevdiğini söylersin.

Dilbilgisi

On Valentine's Day: belirli bir gün için on

On Valentine's Day, Sevgililer Günü'nün tam gününde anlamına gelen bir zaman ifadesidir. İngilizcede adı olan belirli bir günün, takvim tarihinin veya haftanın bir gününün önünde on kullanılır. İfade cümlenin başına geldiğinde tüm cümlenin zaman çerçevesini belirler. Buradaki on zamanı gösterir; bir yüzeyin üzerindeki konumu anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi belirli bir gün için kullanılan zaman edatıyla tamamlayın: We visit Grandma ____ Mother's Day.

Cevabı göster

on

Dilbilgisi

tell the people you love that...: tell + alıcı + that yan cümlesi

tell someone that... yapısında someone bilgiyi alan kişidir; that yan cümlesi ise iletilen mesajı verir. Bu cümlede the people you love alıcı konumundadır, you love them ise mesajdır. Bu yapıda alıcıyı tell fiilinden sonra getirin: tell + kişi + that yan cümlesi. Günlük konuşmada that bazen atılabilir, ancak bu yapıda bilgiyi alan kişi yine gereklidir.

Alıştırma

Hangi cümle tell + kişi + that yan cümlesi yapısını doğru kullanıyor?

  1. My coach told me that practice was cancelled.
  2. My coach told that practice was cancelled me.
  3. My coach said me that practice was cancelled.
Cevabı göster

My coach told me that practice was cancelled.

Dilbilgisi

the people you love: nesne görevindeki ilgi zamirinin atılması

the people you love ifadesinde you love, hangi insanlardan söz edildiğini açıklar. Tam biçim the people who/that you love şeklindedir ve the people, ilgi cümleciğinde love fiilinin nesnesi olarak anlaşılır. who/that nesne olduğu için atılabilir: the people you love. “İsim + özne + fiil” biçimindeki bu kısa yapı konuşmalarda ve altyazılarda yaygındır.

Alıştırma

Nesne görevindeki ilgi zamirini atarak “the book that I borrowed” anlamını doğal biçimde veren isim öbeği hangisidir?

  1. the book I borrowed
  2. the book I borrowed it
  3. the book borrowed I
Cevabı göster

the book I borrowed

Usually, with a special card,

0:08

Genellikle özel bir kartla,

like this.

0:10

bunun gibi.

Happy Valentine's Day, Mummy Pig. Kalıp ifadeler

0:11

Sevgililer Günün kutlu olsun, Anne Domuz.

Kalıp ifadeler

Happy Valentine's Day: Happy + özel gün kutlamaları

Happy Valentine's Day, Sevgililer Günü için kullanılan eksiksiz bir kutlama sözüdür. Buradaki Happy, konuşan kişinin ruh hâlini anlatmaz. Happy + yerleşik bir bayramın ya da özel günün adı, Happy Birthday ve Happy New Year örneklerinde olduğu gibi yaygın bir kutlama kalıbıdır.

Alıştırma

Standart Happy + özel gün kutlamasını tamamlayın: ____ New Year, everyone!

Cevabı göster

Happy

Oh, thank you, Daddy Pig.

0:14

Ah, teşekkür ederim, Baba Domuz.

Roses are red, violets are blue, Kültür

0:17

Güller kırmızıdır, menekşeler mavidir,

you are so lovely, and I love you.

0:19

sen çok güzelsin ve ben seni seviyorum.

Kültür

Roses are red, violets are blue: geleneksel bir kafiye başlangıcı

Roses are red, violets are blue, İngilizcedeki kısa kafiyeli şiirlerin çok bilinen bir başlangıç kalıbıdır; özellikle Sevgililer Günü kartlarında, çocuk şiirlerinde ve şakalarda görülür. Dinleyiciye basit bir kafiyenin geleceğini bildirir ve blue çoğu zaman daha sonra gelen you gibi bir sözcüğün kafiyesini hazırlar. Bu cümlede çiçeklerin renkleri şiiri başlatmaya yardım eder. Temel işlev, çiçekler hakkında bilgi vermek değil, eğlenceli ya da sevgi dolu bir şiire giriş yapmaktır.

Alıştırma

Bir Sevgililer Günü kartında Roses are red, violets are blue çoğunlukla neyi bildirir?

  1. Yazan kişi okuyucudan çiçek almasını istiyor.
  2. Kısa, eğlenceli ve kafiyeli bir şiir başlıyor.
  3. Yazan kişi çiçeklerin renkleri hakkında bilim dersi veriyor.
Cevabı göster

Kısa, eğlenceli ve kafiyeli bir şiir başlıyor.

Hugs and kisses, snuffle kins. Kalıp ifadeler

0:23

Kucak dolusu sevgiler, tatlışım.

Kalıp ifadeler

Hugs and kisses: sevgi dolu bir mesaj kapanışı

Burada Hugs and kisses, bir kartı veya kişisel mesajı sevgiyle bitiren bir ifadedir. Sevgi ve sıcaklık iletir; birinin gerçekten o anda sarılıp öptüğünü anlatmaz. Başka mesajlarda da kullanılabilen bu kalıp, yakın birine yönelik sıcak bir kapanış sözü gibi işlev görür.

Alıştırma

Yakın birine yazılan kartta Hugs and kisses genellikle ne işe yarar?

  1. Şu anda gerçekleşen fiziksel hareketleri anlatır.
  2. Sevgi dolu bir kapanış işlevi görür.
  3. Resmî bir iş selamlaması işlevi görür.
Cevabı göster

Sevgi dolu bir kapanış işlevi görür.

Oh, I love you, too, Daddy Pig.

0:25

Ah, ben de seni seviyorum, Baba Domuz.

Mummy, do you have a card for Daddy?

0:30

Anne, Baba için bir kartın var mı?

Oh, I gave it to Mr. Zebra the postman. Dilbilgisi

0:33

Ah, onu Postacı Bay Zebra'ya verdim.

Dilbilgisi

gave it to Mr. Zebra: give something to someone kalıbı

gave it to Mr. Zebra, give + şey + to + onu alan kişi kalıbını kullanır. gave, give fiilinin geçmiş zaman biçimidir; it daha önce sözü edilen şeyi, to Mr. Zebra ise onu alan kişiyi gösterir. Daha önce sözü edilen bir şeyi kimin aldığını belirtmek için give it to someone sırasını kullanın. Burada it, kartı ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi give fiilinin geçmiş zaman biçimiyle ve it ile to sözcüklerini kullanarak tamamlayın: I ____ Mum.

Cevabı göster

gave it to

You gave a Valentine's card to Mr. Zebra the postman?

0:36

Sevgililer Günü kartını Postacı Bay Zebra'ya mı verdin?

Yes.

0:40

Evet.

He'll deliver it with the post today. Kelime

0:40

Bugün postayla birlikte teslim edecek.

Kelime

with the post: Britanya İngilizcesinde normal posta teslimatıyla birlikte

Bu cümlede with the post, “normal posta dağıtımının bir parçası olarak” demektir. Söz konusu şey, bugün dağıtılan diğer postalarla birlikte getirilecektir. Buradaki the post, fiziksel posta veya posta dağıtım hizmeti için kullanılan Britanya İngilizcesi ifadesidir. Bu teslimat bağlamında internetteki bir gönderi ya da direk anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede with the post ne anlama geliyor?

  1. Dik bir direğin yanında
  2. İnternetteki bir gönderiyle birlikte
  3. Normal posta dağıtımıyla birlikte
Cevabı göster

Normal posta dağıtımıyla birlikte

Oh, I see.

0:42

Ah, anlıyorum.

It is time for playgroup. Dilbilgisi

0:44

Oyun grubu zamanı.

Dilbilgisi

It is time for + isim: sıradaki etkinliği duyurmak

It is time for + isim veya isim öbeği, adı belirtilen bir etkinliğin ya da olayın zamanının geldiğini söyler. Örnekte playgroup, başlamak üzere olan etkinliğin adıdır. Bu kalıp genellikle günlük düzenin bir sonraki bölümüne geçme zamanının geldiğini hatırlatır.

Alıştırma

Hatırlatma cümlesini isimden önce kullanılan biçimle tamamlayın: It is time ____ breakfast.

Cevabı göster

for

Mr. Bull is cleaning the windows.

0:46

Bay Boğa pencereleri temizliyor.

Good morning, children.

0:50

Günaydın çocuklar.

Good morning, Madame Gazelle.

0:52

Günaydın, Madam Ceylan.

Does anybody know what today is? Dilbilgisi

0:54

Bugünün ne günü olduğunu bilen var mı?

Dilbilgisi

know what today is: dolaylı soruda düz cümle sırası

Does anybody know what today is? cümlesinde what today is, know fiilinin nesnesi olan bilgiyi veren dolaylı bir soru yapısıdır. Soru söz dizimini dıştaki Does anybody know...? bölümü taşır. İçteki dolaylı soruda what + özne + fiil şeklindeki düz cümle sırası kullanılır: what today is denir, what is today denmez. Bu yapı know, ask ve can you tell me gibi ifadelerden sonra da kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede dolaylı soru doğru kullanılmıştır?

  1. Do you know where the keys are?
  2. Do you know where are the keys?
Cevabı göster

Do you know where the keys are?

It's window cleaning day.

0:58

Pencere temizleme günü.

Apart from it being window cleaning day? Kalıp ifadeler

1:01

Pencere temizleme günü olmasının dışında?

Kalıp ifadeler

Apart from: bir yanıtı bir kenara bırakmak

Burada Apart from, “bir kenara bırakırsak” veya “saymazsak” anlamına gelir. it being window cleaning day ifadesi, konuşan kişinin farklı bir yanıt istemeden önce bir kenara bıraktığı yanıtı belirtir. Bu, konuşmada kullanılan kısaltılmış bir devam sorusudur. Tam anlamı Apart from it being window cleaning day, what other special day is it? cümlesine yakındır. İfade bir yanıtı kabul eder, ancak onu o anda aranan yanıt olarak değerlendirmez.

Alıştırma

Cümleyi, bu istisnayı bir kenara bırakmak anlamına gelen dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: ____ one small scratch, the table is in perfect condition.

Cevabı göster

Apart from

It's Valentine's Day.

1:04

Sevgililer Günü.

Very good, Peppa.

1:06

Çok iyi, Peppa.

It is the day to give cards Dilbilgisi

1:08

Bugün kart verme günü,

to the people we love.

1:10

sevdiğimiz insanlara.

Dilbilgisi

the day to give cards: isimden sonra gelen to-infinitive

the day to give cards ifadesinde to give cards, day isminden sonra gelir ve o günün ne için olduğunu ya da insanların o gün geleneksel olarak ne yaptığını açıklar. Burada kart verme günü anlamındadır. Bir isimden sonra gelen to-infinitive, ismin amacını, o durumda yapılması uygun olan işi veya beklenen eylemi belirtir; the time to leave ve a place to sit örneklerinde olduğu gibi. Buradaki to yön bildirmez.

Alıştırma

It is the day to give cards to the people we love. cümlesinde to give cards bize neyi anlatır?

  1. İnsanların o gün geleneksel olarak ne yaptığını belirtir.
  2. Kartların nereden gönderildiğini belirtir.
  3. Kartları kimin aldığını belirtir.
Cevabı göster

İnsanların o gün geleneksel olarak ne yaptığını belirtir.

My daddy didn't get one this morning. Dilbilgisi

1:12

Babam bu sabah hiç almadı.

Dilbilgisi

didn't get one: tekil sayılabilir ismin yerine kullanılan one

didn't get one ifadesinde one, daha önce sözü edilen tekil sayılabilir isim a Valentine's card yerine kullanılır. Böylece cümle, card sözcüğünü tekrarlamadan babanın o sabah bir kart almadığını anlatır. Konuşmada, dinleyen kişi söz konusu nesnenin türünü önceki ifadeden anlayabiliyorsa one daha önce belirtilen tekil sayılabilir ismin yerini alabilir.

Alıştırma

Aynı türden, belirli olmayan tek bir nesnenin yerine geçen sözcükle cümleyi tamamlayın: I need a pen, but I don't have ____.

Cevabı göster

one

What?

1:15

Ne?

Oh, how sad. Ton ve niyet

1:16

Ah, ne kadar üzücü.

Ton ve niyet

how sad: How + sıfat ile anlayış belirten bir ünlem

Bu cümlede how sad, “bu çok üzücü” veya “ne yazık” anlamına gelen bir ünlemdir. Konuşan kişi üzüntünün derecesini sormaz; anlayış ve üzüntüyle tepki verir. how + sıfat kalıbı kısa bir duygusal tepki oluşturabilir. Bağlam ve ünlem tonlaması, how sözcüğünün burada soru değil, duygu bildirdiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede how sad anlayış belirten bir ünlem olarak kullanılmıştır?

  1. How sad was the child?
  2. How did the child become sad?
  3. Oh, how sad.
Cevabı göster

Oh, how sad.

I've finished cleaning the windows, Madame Gazelle. Dilbilgisi

1:20

Pencereleri temizlemeyi bitirdim, Madam Ceylan.

Dilbilgisi

I've finished cleaning: tamamlanan bir etkinlik için finish + -ing

Finish bir etkinliği tamamlamak anlamına geldiğinde ardından fiilin -ing biçimi gelir: finish cleaning. Standart İngilizcede bu anlam için finish to clean kullanılmaz. I've, I have ifadesinin kısaltmasıdır. Burada I've finished, işin tamamlandığını ve sonucunun şu anda önemli olduğunu bildirir; cleaning ise tamamlanan etkinliğin ne olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi write fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: I've finished ____ the report, so you can send it now.

Cevabı göster

writing

Thank you, Mr. Bull.

1:23

Teşekkürler, Bay Boğa.

Oh, dear.

1:25

Ah, vah vah.

You look sad. Dilbilgisi

1:26

Üzgün görünüyorsunuz.

Dilbilgisi

look sad: look + sıfat

look sad ifadesinde look bir bağ fiilidir ve görünmek anlamına gelir. sad sıfatı, kişinin yüzünden veya davranışından edinilen izlenimi anlatır. Birinin ya da bir şeyin nasıl göründüğünü anlatmak için look + sıfat kullanılır. Buradaki look, gözlerini bir şeye çevirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi look ve tired kullanarak tamamlayın: After the long walk, you ____.

Cevabı göster

look tired

Oh, I just heard that

1:27

Ah, az önce duydum ki

Daddy Pig did not get a Valentine's card.

1:29

Baba Domuz hiç Sevgililer Günü kartı almamış.

No Valentine's card?

1:32

Hiç Sevgililer Günü kartı yok mu?

No.

1:35

Hayır.

Goodbye, Mr. Bull.

1:36

Güle güle, Bay Boğa.

Goodbye.

1:37

Güle güle.

Children, today we will all make Valentine's cards

1:40

Çocuklar, bugün hepimiz Sevgililer Günü kartları yapacağız,

for the people we love.

1:43

sevdiğimiz insanlar için.

Yay!

1:45

Yaşasın!

I'm going to make a Valentine's card Dilbilgisi

1:47

Ben bir Sevgililer Günü kartı yapacağım,

Dilbilgisi

I'm going to make: planlar için be going to + fiilin yalın hâli

I'm going to make, bir planı veya niyeti anlatmak için be going to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Konuşan kişi bir şey yapmaya karar vermiştir ve make planlanan eylemi belirtir. Burada going, bir yere gitmek anlamına gelmez. Bu cümlede going to ifadesinden sonra make fiilinin yalın hâli geldiği için yapı gelecekteki bir eylemi anlatır.

Alıştırma

Planı be going to yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: We ____ visit the museum on Saturday.

Cevabı göster

are going to

for my mummy and daddy.

1:49

annem ve babam için.

I'm making a Valentine's card Dilbilgisi

1:51

Ben bir Sevgililer Günü kartı yapıyorum,

for my mummy and daddy.

1:53

annem ve babam için.

Dilbilgisi

I'm making: şu anda devam eden bir eylem

“I'm making,” am + make + -ing yapısındaki şimdiki zamanı kullanır. Burada kart yapma işinin zaten başladığını ve konuşma anında devam ettiğini anlatır. Bu yapıyı şu anda devam eden bir etkinlik için kullanın. Genel bir alışkanlığı ya da yalnızca geleceğe yönelik bir planı anlatmaz.

Alıştırma

Şu anda gerçekleşen bir eylemi göstermek için cümleyi“make” fiilinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: Please wait; I ____ your sandwich.

Cevabı göster

am making

I'm making a Valentine's card for Super Potato

1:56

Ben Süper Patates için bir Sevgililer Günü kartı yapıyorum,

and one for my mummy and daddy.

1:59

ve bir tane de annem ve babam için.

Mr. Bull has gone to the supermarket. Dilbilgisi

2:05

Bay Boğa süpermarkete gitti.

Dilbilgisi

has gone to the supermarket: gitti ve henüz dönmedi

“Has gone to the supermarket,” has + gone + to + yer biçimindeki present perfect yapısını kullanır. Bay Bull'un süpermarkete gitmek üzere ayrıldığını ve normalde hâlâ orada ya da yolda olduğunu anlatır; bu yüzden şu anda burada değildir. Vurgu, yalnızca tamamlanmış bir geçmiş olayda veya bir yeri ziyaret etme deneyiminde değil, bu gidişin şu anki sonucundadır.

Alıştırma

Leo'nun oraya gittiğini ve dönmediğini anlatan“go” biçimiyle cümleyi tamamlayın: Leo isn't here; he ____ the pharmacy.

Cevabı göster

has gone to

Hello, Mr. Bull.

2:08

Merhaba, Bay Boğa.

You look sad.

2:10

Üzgün görünüyorsunuz.

Well, I heard this morning that

2:12

Şey, bu sabah duydum ki

Daddy Pig didn't get a Valentine's card.

2:14

Baba Domuz hiç Sevgililer Günü kartı almamış.

No.

2:18

Hayır.

Really?

2:20

Gerçekten mi?

Did you hear that, Doctor Hamster? Ton ve niyet

2:21

Bunu duydunuz mu, Doktor Hamster?

Ton ve niyet

Did you hear that?: Birinin haberi duyup duymadığını sormak

Burada Did you hear that?, “Bu haberi duydunuz mu?” anlamına gelir. Konuşan kişi, kısa süre önce sözü edilen bir bilgiyi Doktor Hamster'ın dikkatine sunmaktadır; onun sesleri duyup duyamadığını sınamamaktadır. that, daha önce sözü edilen bilginin tamamına gönderme yapar. Bu soru çoğunlukla birinin haberi bilip bilmediğini kontrol eder ve onu tepki vermeye davet eder.

Alıştırma

Biri az önce bir haber paylaştı. Bu bağlamda Did you hear that? ne işe yarar?

  1. Dinleyenden bir ses çıkarmasını ister.
  2. Dinleyenin kulaklarının çalışıp çalışmadığını sorar.
  3. Dinleyenin haberi bilip bilmediğini kontrol eder.
Cevabı göster

Dinleyenin haberi bilip bilmediğini kontrol eder.

Daddy Pig didn't get a Valentine's card.

2:23

Baba Domuz hiç Sevgililer Günü kartı almamış.

Ah, poor Pig. Ton ve niyet

2:26

Ah, zavallı Domuz.

Ton ve niyet

poor Pig: Acıma ve üzüntü bildiren poor

poor Pig ifadesindeki poor, Pig'in başına üzücü bir şey geldiği için ona duyulan üzüntüyü ve yakınlığı gösterir. “Talihsiz” veya “acıma duyulan” anlamındadır; “parasız” anlamında değildir. poor, belirli bir kişinin adından ya da tanımından önce geldiğinde o kişinin durumuyla ilgili duygusal bir yorum olabilir: poor Maya, poor child veya poor thing.

Alıştırma

Ah, poor Pig. cümlesinde poor neyi ifade eder?

  1. Pig'in çok az parası olduğu.
  2. Pig'in durumuna duyulan üzüntü ve yakınlık.
  3. Pig'in bir şeyi kötü yaptığı.
Cevabı göster

Pig'in durumuna duyulan üzüntü ve yakınlık.

Did you hear?

2:29

Duydun mu?

Daddy Pig did not get a Valentine's card.

2:30

Baba Domuz hiç Sevgililer Günü kartı almamış.

Oh, dear.

2:33

Ah, vah vah.

What was that?

2:35

O da neydi?

Nobody's ever given Daddy Pig a Valentine's card. Dilbilgisi

2:36

Kimse Baba Domuz'a Sevgililer Günü kartı vermemiş.

Dilbilgisi

Nobody's ever given: şimdiye kadar hiç kimse yapmamış

Nobody's ever given, Nobody has ever given ifadesinin kısaltılmış hâlidir. Nobody olumsuz öznedir, has given present perfect yapısıdır; ever ise bu olumsuz yapıda “şimdiye kadarki herhangi bir zamanda” anlamına gelir. Cümle geçmişten bugüne kadar olan dönemi kapsar: şimdiye kadar hiç kimse Daddy Pig'e Sevgililer Günü kartı vermemiştir. Yalnızca geçmişte kalmış tek bir olaydan söz etmez. given geçmiş zaman ortacı olduğu için buradaki 's iyelik değil, has anlamındadır.

Alıştırma

Nobody has ifadesinin kısaltmasını ve ever sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ tried this game before.

Cevabı göster

Nobody's ever

Dilbilgisi

given Daddy Pig a Valentine's card: give + alıcı + şey

given Daddy Pig a Valentine's card, give + alıcı + şey biçimindeki çift nesneli yapıyı kullanır. Daddy Pig kartı alan kişidir; a Valentine's card ise verilen şeydir. Verilen şey Daddy Pig değildir. Aynı eylem give + şey + to + alıcı yapısıyla da anlatılabilir: given a Valentine's card to Daddy Pig. Her yapının kendi sözcük sırasını koruyun.

Alıştırma

give + alıcı + şey yapısını ve us ile a map ifadelerini kullanın: The coach gave ____.

Cevabı göster

us a map

Finished, Madame Gazelle.

2:42

Bitti, Madam Ceylan.

What wonderful cards, children. Dilbilgisi

2:43

Ne harika kartlar, çocuklar.

Dilbilgisi

What wonderful cards: What + sıfat + çoğul isim ünlemi

What wonderful cards bir soru değil, ünlem cümlesidir. Burada What güçlü ve olumlu bir tepkiyi başlatır; wonderful ise çoğul isim cards'ı niteler. Birden fazla şeyi övmek veya onlara karşı güçlü bir tepki göstermek için What + sıfat + çoğul isim yapısını kullanın. Cards çoğul olduğu için önüne a ya da an gelmez.

Alıştırma

Birkaç güzel tablo görüyorsunuz. Aynı ünlem yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. What a beautiful paintings!
  2. How beautiful paintings!
  3. What beautiful paintings!
Cevabı göster

What beautiful paintings!

I am sure whoever gets them Dilbilgisi

2:46

Eminim onları kim alırsa

will be very happy.

2:48

çok mutlu olacaktır.

Dilbilgisi

whoever gets them: koşulu karşılayan herhangi biri

whoever gets them, onları alan herhangi biri veya onları kim alırsa alsın anlamına gelir. Whoever, dinleyiciden belirli bir kişinin adını söylemesini istemez. whoever gets them yan cümlesinin tamamı will be very happy bölümünün öznesidir. Bu yapı, sonucun koşulu karşılayan herhangi bir kişi için geçerli olduğunu anlatır; burada them kartları ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi “ilk gelen herhangi bir kişi” anlamına gelecek şekilde whoever kullanarak tamamlayın: ____ can choose a seat.

Cevabı göster

Whoever arrives first

It is home time. Kelime

2:51

Eve gitme zamanı.

Kelime

home time: çocukların eve gitme zamanı

Bu cümlede home time, çocukların etkinlik yerinden ayrılıp eve gittiği planlanmış zamanı ifade eder. Oyun grubu etkinliğinin sona erdiğini duyurur. Burada home, programın bu bölümüyle bağlantılı varış yerini gösterir. Bu ifade evde geçirilen zaman anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir çocuk kulübünün sonunda söylenen It's home time ne anlama gelir?

  1. Çocuklar şimdi bir evin içinde etkinlik yapacak.
  2. Herkes kendi evi hakkında konuşmalı.
  3. Etkinlik bitti, bu yüzden çocuklar eve gitmeli.
Cevabı göster

Etkinlik bitti, bu yüzden çocuklar eve gitmeli.

Mummy, Mummy, we made Valentine's cards

2:53

Anne, Anne, biz Sevgililer Günü kartları yaptık,

for you and Daddy.

2:56

senin ve Babanın için.

Oh, lovely.

2:58

Ah, çok güzel.

Peppa and George have arrived home.

3:00

Peppa ve George eve vardılar.

Happy Valentine's Day, Daddy.

3:03

Sevgililer Günün kutlu olsun, Baba.

For me? Ton ve niyet

3:06

Benim için mi?

Ton ve niyet

For me?: şaşkınlıkla onay isteme

For me?, Is this for me? gibi daha tam bir sorunun konuşma dilindeki eksiltili biçimidir. Göz önündeki hediye ya da başka bir açık bağlam sayesinde söylenmeyen özne ve fiil anlaşılır. Konuşan kişi, bir şeyin kendisi için olup olmadığını kontrol etmek amacıyla bu ifadeyi kullanır; ifade çoğu zaman şaşkınlık, sevinç ya da inanamama duygusu taşır. Tek başına duran bir edat öbeği değildir; konuşmada tam bir soru işlevi görür.

Alıştırma

Bir hediyenin sizin için olduğunu şaşkınlıkla doğrulamakta kullanılan iki kelimelik konuşma ifadesini tamamlayın: ____? Thank you!

Cevabı göster

For me

Yes.

3:06

Evet.

Valentine.

3:07

Sevgililer Günü.

Fantastic.

3:09

Harika.

Did you get a card from Mummy yet? Dilbilgisi

3:10

Annenden henüz bir kart aldın mı?

No, not yet.

3:13

Hayır, henüz değil.

Dilbilgisi

yet? ... not yet.: şimdiye kadar gerçekleşip gerçekleşmediğini sormak

Bir soruda yet, gerçekleşmesi beklenen bir olayın şu ana kadar gerçekleşip gerçekleşmediğini sorar. Genellikle cümlenin sonuna yakın gelir: Did you get a card from Mummy yet? Not yet, olayın şu ana kadar gerçekleşmediğini, ancak daha sonra gerçekleşme ihtimalinin devam ettiğini belirtir. No, not yet. örneğindeki gibi tek başına kısa bir cevap olabilir.

Alıştırma

Diyaloğu yet ve not yet ile tamamlayın: Has Maya replied ____? No, ____.

Cevabı göster

yet · not yet

Ah, Mr. Zebra.

3:17

Ah, Bay Zebra.

Busy day?

3:19

Yoğun bir gün mü?

A very busy day indeed. Kelime

3:20

Gerçekten çok yoğun bir gün.

Kelime

Cümle sonundaki indeed: güçlü doğrulama

Cümle sonundaki indeed, önceki betimlemeyi doğrular ve güçlendirir. Burada günün gerçekten çok yoğun olduğunu belirtir; ayrı bir yeni bilgi eklemez. A very busy day indeed. eksiltili bir yorumdur ve tam anlamı It is a very busy day indeed. şeklindedir. Bu konum, değerlendirmeye daha fazla ağırlık verir.

Alıştırma

"That was a difficult exam indeed" cümlesinde indeed ne işe yarar?

  1. Sınavın daha sonra zorlaşabileceğini söyler.
  2. Sınavın zor olduğu değerlendirmesini güçlü biçimde doğrular.
  3. Difficult sözcüğünün anlamını tersine çevirir.
Cevabı göster

Sınavın zor olduğu değerlendirmesini güçlü biçimde doğrular.

Look at this sack, full of Valentine's cards. Kalıp ifadeler

3:23

Şu çuvala bakın, Sevgililer Günü kartlarıyla dolu.

Kalıp ifadeler

full of Valentine's cards: full of + içerik kalıbı

full of Valentine's cards ifadesindeki full of, “bir şeyle dolu” veya “içinde çok sayıda bir şey bulunan” anlamına gelir. Kalıp full of + isim şeklindedir; of'tan sonraki isim içeriği belirtir. Virgülden sonraki full of Valentine's cards, this sack ifadesini açıklar. Burada which is full of Valentine's cards ile aynı işlevdedir. Bu bağlamda full, “karnı tok” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi full + edat kalıbıyla tamamlayın: The jar is ____ buttons.

Cevabı göster

full of

Have you got a card for me? Dilbilgisi

3:27

Benim için bir kartınız var mı?

No, I haven't got a card for you.

3:29

Hayır, sizin için bir kartım yok.

Dilbilgisi

Have you got ...? / haven't got ile şimdiki sahiplik

Burada have got, “sahip olmak” veya “bir şeyi olmak” anlamına gelir. Have you got a card for me? şu anki sahipliği sorarken haven't got bunun şimdiki zamandaki olumsuz biçimidir. Bu kalıpta soruyu oluşturmak için have öznenin önüne getirilir: Have you got...? Olumsuz biçim have not got şeklindedir ve genellikle haven't got olarak kısaltılır. Got, have got yapısının tamamına aittir; tek başına kartı alma olayını anlatmaz.

Alıştırma

Şimdiki sahipliği anlatan Britanya İngilizcesi have got kalıbını tamamlayın. Cevapta kısaltılmış olumsuz biçimi kullanın: “____ a spare pen?” “No, I ____ one.”

Cevabı göster

Have you got · haven't got

Oh.

3:33

Ah.

I've got a whole sack full.

3:33

Dolu bir çuvalım var.

There are hundreds of Valentine's cards, Kalıp ifadeler

3:37

Yüzlerce Sevgililer Günü kartı var,

Kalıp ifadeler

Büyük ve yaklaşık bir sayı için hundreds of + çoğul isim

hundreds of, “yüzlerce” ya da “yüzler mertebesinde çok büyük bir sayı” anlamına gelir. Bu yaklaşık bir miktardır; konuşan kişi kesin bir sayı vermek yerine çok fazla kart olduğunu vurgular. Yapı hundreds of + çoğul sayılabilen isim şeklindedir: hundreds of cards, people veya messages. Burada hundreds çoğuldur ve of, miktar ifadesini isme bağlar.

Alıştırma

“Yüzler mertebesinde çok büyük bir sayı” anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: The website received ____ comments after the announcement.

Cevabı göster

hundreds of

all for Daddy Pig.

3:40

hepsi Baba Domuz için.

Hooray!

3:42

Yaşasın!

Daddy Pig, who sent you all these Valentine's cards?

3:43

Baba Domuz, sana bu kadar çok Sevgililer Günü kartını kim gönderdi?

Oh, it wasn't you? Ton ve niyet

3:47

Ah, sen değil miydin?

Ton ve niyet

Şaşkınlıkla doğrulama için It wasn't you?

It wasn't you?, bildirme cümlesi dizilişini koruyan olumsuz bir yankı sorusudur. Şaşırtıcı yeni bir bilgiyi kontrol eder: konuşan kişi sorumlu olanın dinleyici olduğunu düşünmüştür, ancak şimdi bu beklentinin yanlış olduğu anlaşılmaktadır. Olumsuz biçim hem şaşkınlık hem de onay isteme anlamı taşır. İlk kez tarafsızca sorulan Was it you? sorusundan veya It wasn't you. bildirme cümlesinden çok “Aa, demek sen değildin?” anlamına yakındır.

Alıştırma

Hediyeyi Jamie'nin gönderdiğini düşünüyordunuz, ancak Jamie başka birinin gönderdiğini söylüyor. Beklentinizin yanlış çıkmasına şaşırdığınızı en iyi hangi cevap gösterir?

  1. Was it you?
  2. It was you.
  3. It wasn't you?
Cevabı göster

It wasn't you?

No, I sent you this one.

3:49

Hayır, ben sana bunu gönderdim.

With love from Mummy Pig. Kalıp ifadeler

3:51

Sevgilerle Anne Domuz'dan.

Kalıp ifadeler

With love from ...: kartta sıcak bir kapanış ifadesi

With love from Mummy Pig. bir kartın, kısa notun veya hediye etiketinin sonunda kullanılan yaygın bir imza kalıbıdır. With love sevgi ya da sıcak dilekler iletir; from Mummy Pig ise gönderenin kim olduğunu belirtir. Buradaki with love, bir eylemin nasıl yapıldığını anlatmaz. Kalıbın tamamını, adı yazılan kişiden sevgiyle anlamına gelen sıcak bir kapanış olarak okuyun.

Alıştırma

Kart imzasını With love from + gönderen şeklindeki üç sözcüklük kalıpla tamamlayın: ____ Aunt May.

Cevabı göster

With love from

Who sent all the rest? Kalıp ifadeler

3:54

Geri kalanını kim gönderdi?

Kalıp ifadeler

all the rest: geriye kalan bütün kişiler veya şeyler

All the rest, bilinen bir grubun bir veya birkaç parçası daha önce söylenmiş ya da ayrılmışsa geriye kalan her kişi veya şeyi ifade eder. Bu soruda bir kartın kimden geldiği bilinmektedir; bu yüzden all the rest diğer bütün kartları belirtir. Buradaki rest, kalan bölüm anlamında bir isimdir; dinlenme eylemi değildir. The, hangi grubun kastedildiğinin bağlamdan bilindiğini gösterir; all ise kalanların tamamını açıkça kapsar.

Alıştırma

Bir kutuda on oyuncak vardı. Leo birini aldı, Ava ise kalan bütün oyuncakları aldı. Hangi cümle bu duruma uyar?

  1. Leo and Ava each took one toy.
  2. Leo took one toy, and Ava took a short rest.
  3. Leo took one toy, and Ava took all the rest.
Cevabı göster

Leo took one toy, and Ava took all the rest.

Um...

3:55

Hımm...

Happy Valentine's Day, Daddy Pig.

3:58

Sevgililer Günün kutlu olsun, Baba Domuz.

Everyone has sent Daddy Pig a Valentine's card.

4:01

Herkes Baba Domuz'a bir Sevgililer Günü kartı göndermiş.

Ho ho, thank you.

4:05

Ho ho, teşekkür ederim.

Peppa, George, and Mummy Pig love Daddy Pig.

4:08

Peppa, George ve Anne Domuz, Baba Domuz'u seviyor.

Everyone loves Daddy Pig.

4:12

Herkes Baba Domuz'u seviyor.