Neden bu kadar çok böcek var? - Murry Gans: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu bilimsel anlatım, böceklerin Dünya’ya neden hâkim olduğunu inceliyor; muazzam sayıları ve hızlı üremelerini genetik çeşitlilik, koruyucu dış iskeletler, ekolojik nişlerden yararlanma ve başkalaşım ile ilişkilendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. comes down to — Öbek fiiller: Bu ifadenin karmaşık bir olguyu temel nedenlerine nasıl indirgediğini anlayabilirsiniz. Açıklama ve tartışmalarda, çok sayıda ayrıntıya rağmen bir sonucun nihayetinde merkezi bir etkene ya da belirli bir etkenler grubuna bağlı olduğunu belirtmek için kullanılabilir. 2. work like body armor, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Böcek dış iskeletinin koruyucu işlevini tanıdık bir nesne aracılığıyla açıklayan benzetmeyi fark edebilirsiniz. Bu kalıp, bilinmeyen bir bilimsel mekanizmanın ne yaptığını somut bir şeyle karşılaştırarak açık biçimde anlatmaya yardımcı olur. 3. true conquerors of the planet. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: conquerors sözcüğünü gerçek anlamda askerî fatihler olarak değil, böceklerin ekolojik üstünlüğünü anlatan bir metafor olarak yorumlayabilirsiniz. Ayrıca bu son imgenin sayı, uyum yeteneği ve kaynak kullanımıyla ilgili önceki kanıtları güçlü bir sonuca nasıl bağladığını görebilirsiniz.
Bu derste
If insects suddenly morphed into large beings and decided to wage war on us, Notlar
0:06Böcekler aniden devasa varlıklara dönüşüp bize savaş açmaya karar verselerdi,
morphed into: farklı bir biçime dönüşmek
morphed into large beings ifadesindeki morph into, belirgin biçimde farklı bir şekle dönüşmek demektir. become fiiline göre dönüşümü daha canlı biçimde göz önüne getirir. Kalıp morph into + sonuç şeklindedir. Buradaki into, böceklerin dönüştüğü large beings sonucunu gösterir; bir varış yeri belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen şekil değiştirme ifadesiyle tamamlayın: In the animation, the car ____ a robot.
Cevabı göster
morphed into
wage war on: bir hedefe karşı savaş yürütmek
wage war on us ifadesinde wage, bir savaşı yürütmek anlamına gelir; on ise hedefi gösterir. İfadenin tamamı bize karşı savaş yürütmek demektir. Kalıp wage war on + hedef şeklindedir. Gerçek bir silahlı çatışmayı ya da mecazi olarak bir soruna karşı güçlü ve örgütlü bir mücadeleyi anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen resmî eşdizimle tamamlayın: The government promised to ____ corruption.
Cevabı göster
wage war on
would lose: hayali bir koşulun sonucu
Would lose, önceki if yan cümlesinin kurduğu hayali durumun sonucunu verir. Yani o hayali olaylar gerçekleşseydi insanların kaybetmesi bunun sonucu olurdu; zaten yaşanmış bir yenilgiyi bildirmez ve gerçek geleceğe yönelik sıradan bir tahmin yapmaz. Kalıp If + geçmiş zaman biçimi, ... would + fiilin yalın hâli şeklindedir. Burada morphed ve decided koşulu kurar; would lose ise sonucu verir.
Alıştırma
Hayali bir koşulu sonucuna doğru biçimde bağlayan cümleyi seçin.
- If the map would disappear, we lost our way.
- If the map disappeared, we will lose our way.
- If the map disappeared, we would lose our way.
Cevabı göster
If the map disappeared, we would lose our way.
there's no doubt that: kesin bir sonucu sunmak
There's no doubt that, konuşanın kesin kabul ettiği bir sonucu sunar. Bu cümledeki tam sonuç humans would lose bölümüdür. That, sonucu içeren yan cümleyi başlatır. Bu kalıp, iddiayı yalnızca olası göstermek yerine ciddi bir şüpheye yer bırakmayan bir sonuç olarak sunar.
Alıştırma
Bu dersteki hedef kalıbı eksiksiz tamamlayın: There's ____ careful planning reduces risk.
Cevabı göster
no doubt that
We'd simply be crushed by their sheer numbers. Notlar
0:15Sadece muazzam sayıları yüzünden ezilir giderdik.
be crushed by: ezilip geçilmeyi anlatan edilgen yapı
Be crushed by, öznenin bir şey karşısında ezilip geçilmesi anlamına gelir. be + crushed + by biçimindeki edilgen yapıyı kullanır: özne, etkiye ya da sonuca maruz kalan taraftır; by'dan sonraki ad ise buna neyin yol açtığını gösterir. Burada crushed mecazidir: fiziksel olarak parçalanmak değil, tamamen yenilmek veya baskı altında kalmak anlamına gelir. Karşı tarafın çok büyük sayısal üstünlüğü, bu sonuca yol açacak güç olarak sunulur.
Alıştırma
'Tarafından tamamen yenilmek' anlamındaki üç sözcüklü edilgen ifadeyle cümleyi tamamlayın: Without a better plan, our small team would ____ the larger team.
Cevabı göster
be crushed by
sheer numbers: yalnızca sayının sağladığı üstünlük
Sheer numbers ifadesinde sheer, numbers sözcüğünü güçlendirir. Miktarın kendisini dikkat çekici ve belirleyici gösteren bir pekiştirme sıfatıdır; bu nedenle ifade yalnızca 'sayılar' değil, 'tek başına çok büyük sayı' anlamına gelir. Burada başka hiçbir güç hesaba katılmadan sayısal üstünlüğün tek başına sonucu doğurmaya yettiği anlatılır. Sheer burada kumaş gibi malzemeler için kullanılan 'ince veya şeffaf' anlamında değildir.
Alıştırma
'Tek başına büyük miktar' anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The small group of guards was overwhelmed by the protesters' ____.
Cevabı göster
sheer numbers
There are an estimated 10 quintillion individual insects on Earth. Kalıp ifadeler
0:18Dünya üzerinde tahminen 10 kentilyon bireysel böcek bulunmaktadır.
an estimated + sayı: yaklaşık bir değeri belirtmek
An estimated, sayının kesin bir sayım değil, gerekçeli bir tahmin olduğunu göstermek için doğrudan sayının önüne gelir. Burada 10 quintillion ifadesini niteler. Yeniden kullanılabilen kalıp an estimated + sayı biçimindedir ve ardından çoğu zaman sayılan şey gelir. Bu kalıp, belirsizliği açıkça belirtirken yararlı bir rakam sunmayı sağlar.
Alıştırma
30,000 rakamının tahmin olduğunu gösteren iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The bridge carries ____ 30,000 vehicles each day.
Cevabı göster
an estimated
a 1 followed by 19 zeros: bir sayıyı rakam dizilişiyle açıklamak
Bu ifade, çok büyük bir sayıyı rakamlarının yazılış düzenini göstererek açıklar: önce 1 yazılır, ardından 19 sıfır yerleştirilir. Böylece alışılmadık bir büyük sayı adı, gözde canlandırılabilen somut bir açıklamaya dönüşür. A followed by B kalıbında, sıralı bir dizide B, A'dan sonra gelir. Burada followed by, bir olayın başka bir olaydan sonra gerçekleşmesini değil, rakamların dizilişini anlatır.
Alıştırma
"a 1 followed by 19 zeros" ifadesi size ne yazmanızı söyler?
- 1 yazıp buna 19 ekleyin.
- Önce 1'i, ardından 19 sıfır yazın.
- Önce 19'u, ardından bir sıfır yazın.
Cevabı göster
Önce 1'i, ardından 19 sıfır yazın.
So, compared with our population of about 7 billion, Kalıp ifadeler
0:26Bu nedenle, yaklaşık 7 milyarlık nüfusumuzla karşılaştırıldığında,
these invertebrates outnumber us by more than a billion to 1. Kelime
0:30bu omurgasızlar sayıca bizden milyarda 1'den daha fazladır.
compared with: karşılaştırma ölçütü belirlemek
Compared with bir karşılaştırmanın dayanak noktasını tanıtır. Burada yaklaşık 7 milyarlık insan nüfusu, omurgasızların çok daha büyük sayısını anlamak için referans alınır. with sözcüğü iki grubun birlikte olduğu anlamına gelmez. İfadenin bütünü “biri diğeriyle ölçüldüğünde” anlamına gelir ve sonrasında gelen sayının nasıl yorumlanacağını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi compared ile başlayan iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: ____ the old model, this laptop is much lighter.
Cevabı göster
Compared with
outnumber ... by ... to 1: sayısal oran belirtmek
Outnumber, “sayıca daha fazla olmak” anlamına gelen geçişli bir fiildir. these invertebrates outnumber us ifadesinde sayıca büyük olan grup omurgasızlardır; us ise onlarla karşılaştırılan gruptur. by more than a billion to 1 bu sayısal üstünlüğün oranını verir: her bir insana karşılık bir milyardan fazla omurgasız vardır. Buradaki by üstünlüğün büyüklüğünü belirtir; eylemin nasıl yapıldığını anlatmaz.
Alıştırma
Outnumber fiilini doğru biçimde kullanın ve oranı tanıtan edatı ekleyin: At today's street fair, visitors ____ local residents ____ three to one.
Cevabı göster
outnumber · by
Their astounding numbers exist at the species level as well. Anlatım akışı
0:35Hayret verici sayıları tür düzeyinde de mevcuttur.
at the species level as well: bir iddiayı başka bir düzeye genişletmek
At the species level, tartışmayı tek tek böceklerin sayısından böcek türlerinin sayısına taşır. Konuşmacının artık bilgiyi hangi düzeyde ele aldığını gösterir. As well, önceki düşüncenin bu yeni düzeyde de geçerli olduğunu belirtir: böceklerin hem birey sayıları hem de tür sayıları şaşırtıcı derecede yüksektir. at the X level as well kalıbı, aynı iddiayı başka bir düzeye genişletir.
Alıştırma
Bu cümlede at the species level as well ne işe yarar?
- Önceki konuyu ilgisiz bir yerle değiştirir.
- Türler sayıldığında önceki iddianın da geçerli olduğunu söyler.
- Yalnızca tek tek böceklerin sayısının şaşırtıcı olduğunu söyler.
Cevabı göster
Türler sayıldığında önceki iddianın da geçerli olduğunu söyler.
There are more than 60,000 vertebrate species on the planet,
0:39Gezegende 60.000'den fazla omurgalı türü vardır,
and many others that haven't been classified. Dilbilgisi
0:48ve henüz sınıflandırılmamış birçok diğerini içerir.
the class of insects: taksonomik basamak anlamındaki class
the class of insects ifadesindeki class, biyolojik sınıflandırmada bir basamaktır. Böcek türlerini içeren geniş taksonomik grubu, yani genellikle class Insecta olarak adlandırılan böcekler sınıfını anlatır. Yazar burada tür sayılarını karşılaştırır. Bu nedenle contains a million known species, bu biyolojik sınıfın o kadar çok bilinen tür içerdiği anlamına gelir. Bu cümlede class, okul dersi veya öğrenci grubu anlamına gelmez.
Alıştırma
Kaynak cümlede the class of insects içindeki class ne anlama gelir?
- Biyolojik sınıflandırmadaki resmî bir basamak
- Böceklerle ilgili bir okul dersi
- Böcekleri inceleyen bir öğrenci grubu
Cevabı göster
Biyolojik sınıflandırmadaki resmî bir basamak
haven't been classified: edilgen present perfect yapısı
haven't been classified, have not + been + past participle biçimindeki edilgen present perfect yapısıdır. Burada many others, diğer birçok böcek türünü anlatır. Sınıflandırılan taraf onlar olduğu için edilgen yapı gerekir. Bu yapı, bilim insanlarının bu türleri şu ana kadar yerleşik kategorilere koymadığını gösterir. Vurgu kimin sınıflandırmadığında değil, türlerin hâlâ sınıflandırılmamış olmasındadır.
Alıştırma
Cümleyi classify fiilinin kısaltılmış edilgen present perfect biçimiyle tamamlayın: The newly arrived library books ____ yet.
Cevabı göster
haven't been classified
In fact, these critters make up approximately 75% of all animals on Earth. Notlar
0:51Aslında, bu yaratıklar Dünya'daki tüm hayvanların yaklaşık %75'ini oluşturur.
these critters: hayvanlar için gündelik bir ad
Critters, hayvanlar ve özellikle küçük canlılar için kullanılan gündelik bir addır. Bu cümlede these, daha önce sözü edilen böceklere gönderme yapar; dolayısıyla these critters o böcekler anlamına gelir. Bu sözcük, bilimsel açıklamaya samimi ve sohbet havasında bir ton verir. Critter tek başına böcek demek değildir; buradaki özel anlamı bağlam belirler.
Alıştırma
Kullanımı değerlendirin: Resmî bir biyoloji makalesi araştırılan hayvanlara “tiny critters” diyor. Bu ortamda critters uygun mudur?
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
make up approximately 75%: tahmini bir oranı ifade etmek
make up approximately 75% ifadesinde make up, “oluşturmak” ya da “bir orana karşılık gelmek” anlamındadır. Bu küçük canlılar daha büyük bir grubun parçasıdır ve bu parça Dünya'daki tüm hayvanların yaklaşık dörtte üçünü oluşturur. Approximately, “yaklaşık” demektir; dolayısıyla %75 kesin bir sayı değil, tahmindir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp şöyledir: parça + make up + yüzde + of + bütün. make up sonrasında bir yüzde geldiğinde buradaki anlam oran bildirmektir; “uydurmak” ya da “makyaj yapmak” değildir.
Alıştırma
Cümleyi make ile başlayan ve “oluşturmak” anlamına gelen iki sözcüklü fiille tamamlayın: In our class, left-handed students ____ 10% of the group.
Cevabı göster
make up
secret to success: bir sonucun ardındaki kilit etkeni sormak
secret to success ifadesinde secret, iyi bir sonuç doğuran kilit neden ya da yöntem anlamına gelir; gerçekten saklı bir bilgi olması gerekmez. Buradaki to, kilit etkeni sonuca bağlayan bir edattır. Kalıp, the secret to + isim veya -ing biçimi şeklindedir. What's their secret to success? sorusu, neden başarılı olduklarını açıklayan bölümü başlatır.
Alıştırma
Cümleyi secret ve to içeren, “başarılı olmanın kilit nedeni” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: For this young orchestra, daily rehearsal was ____.
Cevabı göster
the secret to success
Insect abundance comes down to many things that together make them some of the most adaptable and resilient creatures, Notlar
1:00Böceklerin bolluğu, onları en uyumlu ve dirençli canlılardan bazıları yapan pek çok şeye dayanır,
comes down to: temel etkenleri belirtmek
Bu cümlede comes down to, “... ile açıklanabilir” ya da “sonuçta ... tarafından belirlenir” anlamındadır. Karmaşık bir sonucu arkasındaki temel etkenlere indirger; aşağı doğru hareket etmeyi anlatmaz. Kalıp, özne + come down to + temel mesele veya etken şeklindedir. Burada özne tekil olduğu için fiil comes biçimindedir; many things ise tek bir nedeni değil, birden fazla etkeni belirtir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: For the school play, the final casting choice ____ acting skill and availability.
Cevabı göster
comes down to
most adaptable and resilient: birleştirilmiş iki güçlü özellik
Adaptable, koşullar değiştiğinde uyum sağlayabilmek demektir. Resilient ise zorluğa dayanabilmek ve toparlanabilmek anlamına gelir. And ile bağlanan bu sıfatlar, birbiriyle ilişkili ancak farklı iki gücü belirtir: yeni koşullara uyacak şekilde değişmek ve baskı altında güçlü kalmak ya da yeniden toparlanmak. some of the most adaptable and resilient creatures ifadesinde most, birbirine bağlanan iki sıfata da uygulanır. Bu anlatım, böcekleri uyum sağlama ve dayanıklılık düzeyi çok yüksek canlılar arasına yerleştirir; tek bir canlının tek başına birinci olduğunu ileri sürmez.
Alıştırma
Hangi açıklama adaptable ile resilient arasındaki farkı doğru biçimde gösterir?
- adaptable: hiç değişmez; resilient: toparlanamaz
- adaptable: yeni koşullara uyum sağlar; resilient: zorluğa dayanır ve toparlanır
- adaptable: yalnızca hasardan sonra toparlanır; resilient: yalnızca yeni koşullara uyacak şekilde değişir
Cevabı göster
adaptable: yeni koşullara uyum sağlar; resilient: zorluğa dayanır ve toparlanır
beginning with their impressive ability to breed. Anlatım akışı
1:08etkileyici üreme yetenekleri de bunların başında gelir.
beginning with: ilk öğeyi belirtme
Beginning with, daha geniş bir açıklama, liste veya nedenler zincirindeki ilk öğeyi tanıtır. Bu cümlede many things bir grup etken olduğunu bildirir; beginning with ise üreme yeteneğini ilk açıklanacak etken olarak işaretler. Bu -ing öbeği önceki genel açıklamaya bağlanır. Buradaki görevi bilgiyi düzenlemektir: with ifadesinden sonra başlangıç öğesi gelir; böceklere yalnızca eşlik eden bir şeyi anlatmaz.
Alıştırma
İlk öğeyi belirtmek için dersteki iki kelimelik ifadeyi kullanın: We will check three parts of the bike, ____ the brakes.
Cevabı göster
beginning with
Many species can produce hundreds of offspring within their lifetimes. Kalıp ifadeler
1:11Pek çok tür, yaşamları boyunca yüzlerce yavru üretebilir.
hundreds of offspring: yaklaşık yüzler ve değişmeyen çoğul
Hundreds of, tek bir kesin sayıyı değil, yüzlerle ifade edilen yaklaşık bir miktarı anlatır. Bu ifadede çok sayıda yavruyu veya soyu belirtir. Offspring tekil ve çoğulda aynı biçimdedir: one offspring, many offspring. Hundreds of sonrasında da offspring kullanılır; offsprings denmez.
Alıştırma
Hangi cümle yaklaşık bir miktarı ve offspring sözcüğünün çoğul biçimini doğru kullanır?
- The breeding program recorded hundreds of offsprings.
- The breeding program recorded hundreds of offspring.
- The breeding program recorded hundreds offspring.
- The breeding program recorded hundred of offspring.
Cevabı göster
The breeding program recorded hundreds of offspring.
but more than enough will survive into adulthood to reproduce. Kalıp ifadeler
1:16ancak çoğalmak üzere yetişkinliğe erişebilecek kadar hayatta kalanlar fazlasıyla yeterli olacaktır.
more than enough: gerekenden fazlası
More than enough, miktarın ihtiyacı karşıladığını ve ayrıca bu ihtiyacı aştığını belirtir. Enough sözcüğünden daha güçlüdür çünkü gerekenin üzerinde ek bir miktar olduğunu açıkça gösterir. Bu cümlede ifadenin tamamı öznedir ve “gerekenden daha fazla birey” anlamına gelir. Yalnızca “öncekinden daha fazla” demek değildir.
Alıştırma
“Gerekli miktardan daha fazla” anlamına gelen üç sözcüklük ifadeyi aynen kullanın: We brought ____ water for the short hike.
Cevabı göster
more than enough
survive into adulthood to...: bir eylemden önce yaşam evresine ulaşmak
Survive into adulthood, yetişkinlik evresine girecek ve bu evrede yaşamaya devam edecek kadar hayatta kalmak demektir. Buradaki into, bir yere girmeyi değil, zaman veya gelişim içinde yeni bir evreye geçişi gösterir. Ardından gelen to + fiilin yalın hâli, bu evreye ulaşmanın mümkün kıldığı eylemi belirtir. Buradaki to reproduce, mutlaka bilinçli bir amacı değil, biyolojik sonucu anlatır. Yeniden kullanılabilecek kalıp survive into + yaşam evresi + to + fiilin yalın hâlidir.
Alıştırma
Cümleyi “yetişkinlik evresine kadar hayatta kalmak ve ardından yapabilmek” anlamındaki tam yapıyla tamamlayın: Some young salmon ____ swim upstream and spawn.
Cevabı göster
survive into adulthood to
so the cycle of reproduction resumes quickly Kalıp ifadeler
1:23bu yüzden üreme döngüsü çabucak yeniden başlar
and can occur over and over again in a short time. Kalıp ifadeler
1:26ve kısa sürede tekrar tekrar gerçekleşebilir.
üreme döngüsü hızla yeniden başlar
The cycle of reproduction, yeni yavruların üretilmesinden oluşan tekrarlanan süreçtir. Resumes fiilinin öznesidir; quickly ise sonraki turun ne kadar çabuk başladığını belirtir. Burada resumes, “yeniden başlar” veya “bir aradan ya da bir turun bitiminden sonra devam eder” anlamındadır. Cümle, üreme sürecinin sonraki tura kısa sürede başlayabildiğini anlatır; resume burada “özetlemek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede resume, bir döngünün aradan sonra yeniden başladığını gösterir?
- The safety inspection cycle repeats only once.
- After the short break, the safety inspection cycle resumes quickly.
- The safety inspection cycle continues without a break.
Cevabı göster
After the short break, the safety inspection cycle resumes quickly.
tekrar tekrar gerçekleşebilir
Occur, “gerçekleşmek” demektir. Can occur yapısının öznesi daha önce belirtilen cycle'dır; can ise tekrarlanmanın mümkün olduğunu gösterir. Over and over again, “birçok kez” veya “tekrar tekrar” anlamına gelir. Over and over zaten tekrarı ifade eder; sondaki again ise vurguyu artırır. Bu ifade genellikle yalnızca bir kez daha olmayı değil, birçok gerçekleşmeyi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “tekrar tekrar” anlamındaki dört sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: If the setting is not fixed, the same error can occur ____.
Cevabı göster
over and over again
insects harbor a tremendous amount of genetic diversity. Kelime
1:32muazzam miktarda genetik çeşitlilik barındırdığı anlamına gelir.
as a class: böcekleri bir bütün grup olarak ele almak
Bu cümlede as a class, “böcekler tek bir taksonomik grubun bütünü olarak ele alındığında” demektir. Bu ifade, yargının kapsamını belirler: böceklerden topluca söz edilir; class burada okul sınıfı değil, biyolojik sınıflandırma kavramıdır. Grup düzeyindeki bir ifade, her bir böceğin aynı genetik varyasyona sahip olduğu anlamına gelmez. Tüm grupta görülen çeşitliliği özetler.
Alıştırma
Örnek cümlede as a class ne işe yarıyor?
- Yargının, bir bütün taksonomik grup olarak ele alınan böcekler için geçerli olduğunu belirtir.
- Böcekleri bir okul sınıfında bir araya getirir.
- Her bir böceğin tamamen aynı genetik farklılıklar kümesini içerdiğini söyler.
Cevabı göster
Yargının, bir bütün taksonomik grup olarak ele alınan böcekler için geçerli olduğunu belirtir.
harbor a tremendous amount of genetic diversity: geniş çeşitlilik barındırmak
Burada harbor, “içermek ya da barındırmak” anlamına gelen resmî bir fiildir. Kullanım mecazidir: böcekler bir liman değildir ve cümle sığınak sağlamaktan söz etmez. A tremendous amount of, sayılamayan genetic diversity kavramının miktarının veya derecesinin çok büyük olduğunu vurgular. Vurgulanan bölümün tamamı, böcek grubunun son derece geniş bir genetik varyasyon yelpazesi içerdiğini söyler.
Alıştırma
“This wetland harbors several endangered frogs,” cümlesinde harbors ne anlama geliyor?
- bir limana götürür
- tamamen ortadan kaldırır
- içerir ya da yaşam alanı sağlar
Cevabı göster
içerir ya da yaşam alanı sağlar
The different species contain a wealth of genetic data Kalıp ifadeler
1:37Farklı türler bol miktarda genetik veri içerir,
a wealth of genetic data: bol ve değerli genetik veri
a wealth of genetic data ifadesindeki a wealth of, “çok büyük ve etkileyici miktarda” demektir. Wealth burada mecazidir: parayı değil, bol ve yararlı içeriği anlatır. Kalıp a wealth of + isim şeklindedir. İsmin anlattığı şeyin hem çok hem de değerli olduğunu düşündürür; bu nedenle tarafsız a lot of ifadesinden daha güçlü ve daha resmîdir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “çok miktarda değerli veya yararlı içerik” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The archive contains ____ historical information.
Cevabı göster
a wealth of
they need to thrive in a range of environments Kalıp ifadeler
1:42çeşitli ortamlarda gelişmeleri için
thrive in a range of environments: çeşitli koşullarda iyi gelişmek
thrive in an environment, bir canlının o ortamda yalnızca hayatta kalması değil, iyi büyümesi, çoğalması veya başarılı biçimde gelişmesi demektir. in edatı ortamı ya da koşulları gösterir. a range of environments, birkaç farklı ortam türü anlamına gelir. İfadenin bütünü, türlerin çeşitli koşullarda başarılı biçimde gelişebildiğini söyler; her yerde yaşayabildiklerini iddia etmez.
Alıştırma
Hangi cümle "thrive in a range of environments" ifadesinin anlamını en iyi gösterir?
- Tür, korunan tek bir yaşam alanında zar zor hayatta kalır.
- Tür, Dünya'daki her ortamda zorluk çekmeden yaşayabilir.
- Tür, birkaç farklı yaşam alanında başarıyla büyür ve çoğalır.
Cevabı göster
Tür, birkaç farklı yaşam alanında başarıyla büyür ve çoğalır.
Even some of the most extreme environments are in bounds. Deyimler
1:46En zorlu ortamların bazıları bile onların erişimindedir.
are in bounds: hâlâ dayanılabilir sınırlar içinde
Bu cümlede are in bounds, sınırı bir mecaz olarak kullanır. Aşırı ortamlar hâlâ böceklerin dayanabildiği ve uyum sağlayabildiği aralığın içindedir; böceklerin başa çıkabileceği sınırı aşmamışlardır. Bu ifade, uyum sağlama yeteneğini kenarı olan bir alan gibi göstererek bilgiyi düzenler. Even, şaşırtıcı olanın çok aşırı bazı ortamların da bu alanın içinde kalması olduğunu belirtir.
Alıştırma
Örnekte are in bounds, aşırı ortamlar hakkında ne anlatıyor?
- Hâlâ böceklerin dayanabileceği aralığın içindedirler.
- Diğer bütün ortamlardan daha rahattırlar.
- Fiziksel olarak bir spor sahasının çizgileri içindedirler.
Cevabı göster
Hâlâ böceklerin dayanabileceği aralığın içindedirler.
Flat bark beetles can live at minus 40 degrees Fahrenheit.
1:49Düz kabuk böcekleri eksi 40 derece Fahrenheit'ta yaşayabilir.
Sahara desert ants can venture out when surface temperatures exceed 155 degrees, Notlar
1:54Sahra çöl karıncaları yüzey sıcaklıkları 155 dereceyi aştığında dışarı çıkabilir
venture out: riske rağmen güvenli yerden ayrılmak
Venture out, güvenli veya tanıdık bir yerden ayrılıp riskli, zor ya da belirsiz görünen koşullara çıkmak demektir. Nötr go out ifadesinin tek başına taşımadığı bir dikkat veya cesaret duygusu ekler. Burada karıncalar sığınaklarından ayrılıp aşırı sıcak bir yüzeye çıkar. Out, venture ile birlikte yeniden kullanılabilen venture out ifadesini oluşturur; yaygın yapılar venture out, venture out into + yer ve venture out to + fiildir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki risk duygusu katan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The hikers waited for the lightning to stop before they dared to ____.
Cevabı göster
venture out
Yüzey sıcaklıkları 155 dereceyi aşar
Surface temperatures, çevredeki havanın sıcaklığını değil, zeminin yüzeyinde ölçülen sıcaklıkları ifade eder. Bu cümlede exceed 155 degrees, 155 derecelik sayısal eşiğin üzerinde olmak demektir. Exceed, sayı veya sınırı doğrudan nesne olarak alır: exceed 155 degrees. Yeniden kullanılabilir kalıp değer + exceed + eşik şeklindedir.
Alıştırma
‘Sayısal bir sınırın üzerine çıkmak’ anlamındaki resmî fiili kullanın: The temperature must not ____ 90 degrees.
Cevabı göster
exceed
and some bumblebees can survive 18,000 ft above sea level.
2:00ve bazı yaban arıları deniz seviyesinden 18.000 fit yüksekte hayatta kalabilir.
Insect exoskeletons also work like body armor, Deyimler
2:06Böceklerin dış iskeletleri de vücut zırhı gibi çalışarak
Vücut zırhı gibi iş görmek
Work like body armor bir benzetmedir. Bir böceğin dış iskeletinin zırha benzer bir koruma görevi yaptığını anlatır. Burada work “işlev görmek” anlamındadır ve like karşılaştırmayı başlatır. Karşılaştırılan şey malzeme veya tam görünüş değil, amaçtır. work like + bilinen nesne kalıbıyla bilinmeyen bir nesnenin nasıl işlev gördüğü açıklanabilir.
Alıştırma
İşlev karşılaştırmasını tamamlamak için work like ifadesini doğru biçimde kullanın: A bike helmet ____ body armor.
Cevabı göster
works like
protecting insects against the outside: protect A against B yapısı
protect A against B yapısı, A'yı B'den korumak anlamına gelir. A korunan kişiyi veya şeyi, B ise tehlikeyi, zararı ya da istenmeyen koşulu belirtir. protecting insects against the outside world ifadesinde insects A, the outside world ise B'dir. Burada against, böceklerin neden korunması gerektiğini gösterir; böceklerin dış dünyaya karşı çıktığı anlamına gelmez.
Alıştırma
protect A against B yapısını tamamlayın: Safety goggles protect your eyes ____ flying dust.
Cevabı göster
against
cope with: zor bir şeyle başa çıkmak
Cope with, zor bir durumu, koşulu veya duyguyu devam edebilecek kadar iyi yönetmek anlamına gelir. With, başa çıkılması zor olan şeyi belirtir. İfade, zorluğu ortadan kaldırmayı veya çözmeyi değil, onunla başa çıkmayı vurgular. Cümlede böcekler zor yaşam alanlarıyla cope with eder. other creatures can't bölümünde tekrarlanan cope with those habitats sözleri çıkarılmıştır; tam anlam other creatures can't cope with them şeklindedir.
Alıştırma
Zor bir koşulla başa çıkmak anlamındaki kalıp ifadeyle tamamlayın: These plants can ____ long periods without rain.
Cevabı göster
cope with
Even their small size, which we might see as a disadvantage, Dilbilgisi
2:16Bir dezavantaj olarak görebileceğimiz küçük boyutları bile,
is something they use to their benefit. Kalıp ifadeler
2:20onların kendi faydalarına kullandıkları bir şeydir.
which we might see as a disadvantage: yumuşatılmış, sınırlayıcı olmayan yorum
Virgüller, which we might see as a disadvantage bölümünün sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği olduğunu gösterir: hangi boyuttan söz edildiğini belirlemek yerine their small size hakkında ek bir yorum yapar. Buradaki which, değerlendirilen özellik olan their small size ifadesinin yerini tutar. see A as B yapısında A, B olarak görülür veya değerlendirilir. Might, yargıyı “biz bunu böyle görebiliriz” anlamıyla yumuşatır. Böylece yazar, görüşü tersine çevirmeden önce olası bir olumsuz bakışı kabul eder.
Alıştırma
Örnekte which ve might hangi işlevleri görüyor?
- Which, a disadvantage ifadesine gönderme yapar; might ise dezavantajı kesin bir gerçek hâline getirir.
- Which, their small size ifadesine gönderme yapar; might ise yargıyı daha az kesin hâle getirir.
- Which, böceklere gönderme yapar; might ise onların fiziksel olarak görme yeteneğine sahip olduğunu gösterir.
Cevabı göster
Which, their small size ifadesine gönderme yapar; might ise yargıyı daha az kesin hâle getirir.
use something to their benefit: bir şeyi kendi yararlarına kullanmak
something they use to their benefit ifadesinde something, use fiilinin nesnesidir; ilgi sözcüğü that düşürülmüştür: something (that) they use. Bu nedenle buradaki use to, iki sözcüklü bir fiil değildir. Tekrar kullanılabilecek kalıp use something to one's benefit şeklindedir ve bir şeyi belirtilen kişi veya grubun yararına olacak biçimde kullanmak demektir. Their, yararlananların böcekler olduğunu gösterir; iyelik sözcüğü yararlanana göre to my benefit veya to her benefit gibi değiştirilir.
Alıştırma
Cümleyi “onlara yardımcı olacak biçimde” anlamındaki bu dersin tam hedef ifadesiyle tamamlayın: Small teams can use their size ____.
Cevabı göster
to their benefit
Because most species are so tiny: nedeni önce belirtmek
Because most species are so tiny, because ile başlayan ve neden bildiren bağımlı bir yan cümledir. Başa geldiğinde, ana cümledeki sonucun neden mümkün olduğunu önceden açıklar: milyonlarca böcek küçük bir alanda yaşayabilir. Virgül, neden bildiren yan cümlenin bittiğini ve ana cümlenin başladığını gösterir. so tiny ifadesindeki so, çok veya bu derece anlamına gelen bir derece zarfıdır ve tiny sözcüğünü güçlendirir. Ardından that ile başlayan bir yan cümle gelmediği için burada so ... that sonuç yapısı yoktur.
Alıştırma
“Because the road is so icy, buses are moving slowly,” cümlesinde baştaki yan cümlenin görevi nedir?
- İki düşüncenin birbiriyle karşıt olduğunu gösterir.
- Ana cümledeki sonucun nedenini verir.
- Ana cümleden sonra başka bir sonuç ekler.
Cevabı göster
Ana cümledeki sonucun nedenini verir.
and make use of all the available resources within it. Kalıp ifadeler
2:28ve oradaki mevcut tüm kaynaklardan faydalanabilir.
make use of all the available resources: mevcut tüm kaynaklardan yararlanmak
make use of, bir amaca ulaşmak için eldeki bir şeyi kullanmak demektir. Bu cümlede böcekler küçük alanın içinde bulunan kaynakları kullanır. Kalıp make use of + isim öbeği şeklindedir. all the available resources, orada elde edilebilen veya kullanılabilen her kaynak anlamına gelir. Available, resources sözcüğünü niteler; ücretsiz anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi make use of ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The designers ____ all the available space in the tiny office.
Cevabı göster
made use of
This means they can occupy hundreds of different niches across ecosystems. Kelime
2:31Bu, ekosistemler genelinde yüzlerce farklı nişi işgal edebilecekleri anlamına gelir.
occupy hundreds of different niches: niche sözcüğünün ekolojik anlamı
Bu cümlede occupy, bir rolü üstlenmek veya o rolde yer almak anlamındadır ve niches ekolojik anlamıyla kullanılmıştır. Ecological niche, bir türün ekosistemdeki rolüdür; kaynakları nasıl kullandığını ve çevresiyle nasıl etkileşim kurduğunu da kapsar. Bu nedenle occupy hundreds of different niches, farklı ekosistemlerde yüzlerce farklı ekolojik rolde yaşamak ve işlev görmek demektir. Niche yalnızca fiziksel bir barınak veya yer değildir.
Alıştırma
Bu cümlede niches ne anlama geliyor?
- Her böceğin yaşadığı fiziksel bir delik
- Bir türün ekosistemdeki rolü ve kaynakları kullanma biçimi
- Belirli bir müşteri grubuna yönelik özelleşmiş bir pazar
Cevabı göster
Bir türün ekosistemdeki rolü ve kaynakları kullanma biçimi
Some insects survive by eating the roots, stems, leaves, Dilbilgisi
2:36Bazı böcekler belirli bitkilerin köklerini, gövdelerini, yapraklarını,
seeds, pollen, and nectar of specific plants.
2:40tohumlarını, polenlerini ve nektarlarını yiyerek hayatta kalırlar.
survive by eating: yöntemi anlatan by + -ing
Burada by + -ing, hayatta kalmayı sağlayan yöntemi belirtir. survive by eating, yiyerek hayatta kalmak demektir; bu bitki kısımlarını yemek böceklerin hayatta kalma yöntemidir. Bu yapıda by bir edattır, bu nedenle ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by eating denir, by eat denmez. Aynı yapı, learn by practicing örneğinde olduğu gibi başka yöntemleri de açıklayabilir.
Alıştırma
Cümleyi eat fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Some birds survive by ____ insects.
Cevabı göster
eating
make use of live insects by paralyzing the victims Kalıp ifadeler
2:46kurbanlarını felç ederek canlı böceklerden faydalanır
Others, like wasps, ile başka bir grubu örnek vererek tanıtmak
Others burada “diğer böcekler” anlamındaki other insects ifadesinin yerini tutar. Daha önce söz edilen büyük kümeye gönderme yapar ve açıklamayı bir gruptan başka bir gruba geçirir. Like wasps, “yaban arıları gibi” anlamında araya eklenmiş bir örnektir. Virgüller bunun ek bilgi olduğunu gösterir; dolayısıyla buradaki like, diğer böceklerin yaban arılarını sevdiği veya tercih ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
“Some animals sleep through winter. Others, like squirrels, stay active,” cümlesinde “Others, like squirrels,” ne işe yarar?
- Diğer hayvanların sincapları sevdiğini söyler.
- Başka bir grubu tanıtır ve sincapları örnek gösterir.
- Sincapların bütün hayvanları temsil ettiğini söyler.
Cevabı göster
Başka bir grubu tanıtır ve sincapları örnek gösterir.
make use of live insects: canlı böceklerden yararlanmak
Make use of, “bir şeyi belirli bir amaç için kullanmak” anlamına gelir. Buradaki nesnesi live insects olduğundan, ifade hâlâ canlı olan böcekleri kullanılan kaynak olarak sunar. Live, insects isminden önce gelir ve “canlı” anlamında bir sıfattır. Make use of tek başına yöntemi belirtmez; ardından gelen by paralyzing the victims bölümü bu yöntemi açıklar.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. Bir isimden önce /laɪv/ diye söylenen sıfat live ile fiil olarak /lɪv/ diye söylenen live arasındaki farka odaklanın.
- They make use of insects that live in the display.
- They make use of live insects in the display.
Cevabı göster
They make use of live insects in the display.
they can eat their way out and get nourishment. Deyimler
2:54besin elde etmek için yollarını yiyerek dışarı çıkabilirler.
so that ... when the hatchlings emerge: amaç veya sonucun içindeki zaman koşulu
Burada so that, önceki bir eylemin amacını veya amaçlanan sonucunu tanıtır; o eylemin neyi mümkün kıldığını gösterir. Bu so that yan tümcesinin içinde when the hatchlings emerge, onların ne zaman harekete geçebileceğini belirtir. Yapıyı so that + [when ..., they can ...] olarak okuyun; so that when tek bir bağlaç değildir. Uzun cümlelerde önce dıştaki bağlantıyı bulun, ardından when yan tümcesini onun içindeki zaman koşulu olarak okuyun.
Alıştırma
Cümlede so that ve when nasıl düzenlenmiştir?
- so that when yalnızca zaman bildiren tek ve sabit bir bağlaçtır.
- so that amacı veya sonucu tanıtır; onun içindeki when yan tümcesi zamanı belirtir.
- when amacı, so that ise zamanı belirtir.
Cevabı göster
so that amacı veya sonucu tanıtır; onun içindeki when yan tümcesi zamanı belirtir.
can eat their way out: yiyerek dışarı doğru ilerlemek
can eat their way out ifadesinde eat, yolu oluşturmak için kullanılan eylemi; their way out ise içeriden dışarıya hareketi belirtir. Yavrular çevrelerindeki maddeyi yiyerek dışarı çıkar. Yeniden kullanılabilen kalıp verb + iyelik + way + yön şeklindedir. İyelik, özneyle uyumlu olmalıdır: they ... their way, she ... her way ve it ... its way.
Alıştırma
Cümleyi eat fiilinin geçmiş zamanı ve verb + one's way out kalıbıyla tamamlayın: A worm was trapped inside an apple. It ____ of the apple.
Cevabı göster
ate its way out
Mosquitoes and biting flies feed on blood, Kalıp ifadeler
2:57Sivrisinekler ve ısıran sinekler kanla beslenerek
feed on blood: bir hayvanın besin kaynağını belirtmek
feed on + yiyecek yapısında feed 'yemek' anlamına gelir, on ise besin kaynağını belirtir. Burada feed on blood, sivrisineklerin ve ısıran sineklerin kanı besin olarak kullandığını anlatır; on bir konumu belirtmez. Bu yapı daha çok bir hayvanın düzenli olarak ne yediğini söylemek için kullanılır: hayvan + feed veya feeds on + yiyecek.
Alıştırma
'Düzenli besin olarak yemek' anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Some sea turtles ____ jellyfish.
Cevabı göster
feed on
taking advantage of this unusual resource: take advantage of ifadesinin tarafsız kullanımı
Burada taking advantage of, 'bir şeyi yararlı biçimde kullanmak' anlamına gelir. This unusual resource kanı ifade eder; dolayısıyla ifade, böceklerin bir besin kaynağını nasıl kullandığını tarafsız biçimde açıklar. Ahlaki bir eleştiri değildir. -ing ile başlayan bölüm, hayatta kalmalarını sağlamaya yardımcı olan yöntemi ekler. Daha genel olarak, take advantage of + fırsat, koşul veya kaynak çoğu zaman 'ondan iyi yararlanmak' anlamına gelir.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı: 'Maya took advantage of the free class to learn coding,' cümlesindeki ifade, Maya'yı birine haksız davrandığı için mutlaka eleştirir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
to ensure their survival: to + fiil ile amaç belirtme
To ensure their survival, amaç bildiren bir mastar yapısıdır: to + fiilin yalın hâli, önceki eylemin neden yapıldığını açıklar. Burada sıra dışı kaynak, hayvanların yaşamaya devam etmesini sağlamak için kullanılır. Ensure, 'bir şeyin gerçekleşmesini güvence altına almak' anlamına gelir. Their survival korunmak istenen sonuçtur ve ensure, açıklamaya make sure ifadesinden daha resmî bir ton verir.
Alıştırma
Mürettebatın tekneyi neden kontrol ettiğini amaç bildiren mastarla doğru şekilde açıklayan cümle hangisidir?
- The crew checked the boat ensure a safe trip.
- The crew checked the boat to ensure a safe trip.
- The crew checked the boat to ensuring a safe trip.
Cevabı göster
The crew checked the boat to ensure a safe trip.
And a whole bunch of other insects have built a niche around feces. Notlar
3:05Ve diğer birçok böcek dışkı etrafında bir niş oluşturmuştur.
a whole bunch of: samimi bir miktar ifadesi
A whole bunch of, 'çok sayıda' veya kısaca 'birçok' anlamına gelir. Whole vurgu katar; böylece grubun belirgin biçimde kalabalık olduğu hissini verir. Bu ifade günlük ve samimidir. Bu bilimsel açıklamada bilgiyi resmî bir rapordan çok dostça bir konuşma gibi gösterir. Burada çoğul sayılabilir isim olan other insects ifadesinden önce gelir.
Alıştırma
Çok sayıda fotoğraf çektiğinizi anlatan samimi bir mesaja en uygun cümle hangisidir?
- I recorded a large number of photographic images.
- I took numerous photographs.
- I took a whole bunch of photos.
Cevabı göster
I took a whole bunch of photos.
have built a niche around feces: bir kaynağı temel alan yaşam biçimi
Burada have built a niche around feces, bu böceklerin dışkıyı önemli bir kaynak olarak kullanan bir yaşam biçimi geliştirdiği anlamına gelir. Niche, bir türün besini nasıl elde ettiği, nasıl ürediği ve çevresine nasıl uyum sağladığı gibi ekolojik rolünü ve hayatta kalma düzenini anlatır; yalnızca fiziksel bir yer değildir. Burada around, “merkezine alan” veya “temel alan” anlamındadır. Böceklerin dışkının çevresinde bir çember oluşturduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede “built a niche around feces” ne anlama gelir?
- Dışkının çevresine dairesel bir yuva yaptılar.
- Bütün dışkıyı tek bir fiziksel yere taşıdılar.
- Dışkıya bağlı bir yaşam biçimi geliştirdiler.
Cevabı göster
Dışkıya bağlı bir yaşam biçimi geliştirdiler.
lay their eggs: hayvanların yumurtlamasını anlatan standart ifade
Lay their eggs, hayvanların yumurta üretmesini anlatan standart fiil ifadesidir. Kuşlar, böcekler, balıklar, sürüngenler ve diğer yumurtlayan hayvanlar için lay eggs kullanılır; their, yumurtaların bu hayvanlara ait olduğunu gösterir. Burada lay, çoğul özne flies ile kullanılan geniş zaman biçimidir. Lay geçişli bir fiildir, bu nedenle doğrudan their eggs nesnesini alabilir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “kendi yumurtalarını üretmek” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Sea turtles ____ on sandy beaches.
Cevabı göster
lay their eggs
build ... out of ...: bir malzemeden nesne yapmak
build large balls out of animal dung ifadesinde build eylemi, large balls tamamlanan nesneleri, animal dung ise malzemeyi belirtir. Kalıp build + nesne + out of + malzeme şeklindedir. Burada out of, bir şeyin malzeme olarak kullanıldığını belirtir; bir şeyin içinden dışarıya doğru hareket anlamına gelmez. Aynı malzeme kalıbı make ile de kullanılabilir: make a toy out of wood.
Alıştırma
Malzemeyi belirten kalıbı iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: They built a toy car ____ wood.
Cevabı göster
out of
use ... as accommodation for ...: kalınacak yer anlamındaki accommodation
use as accommodation for their eggs ifadesinde use A as B, A’ya B’nin görevini ya da amacını vermek anlamına gelir. A, which sözcüğünün gönderme yaptığı dışkı toplarıdır; B ise accommodation for the eggs bölümüdür. Accommodation genellikle yaşanacak ya da kalınacak bir yer anlamına gelir. Burada anlam, böceklerin yumurtalarını bıraktığı yeri kapsayacak şekilde genişletilmiştir; yani yalnızca bir otel odası veya seyahat rezervasyonu değildir.
Alıştırma
Altyazıda accommodation for their eggs ne anlama geliyor?
- Yumurtaların yiyeceği besin
- Yumurtaların tutulabileceği bir yer
- Yumurtalar için yapılmış bir otel rezervasyonu
Cevabı göster
Yumurtaların tutulabileceği bir yer
And then there's the insects' mighty power of metamorphosis. Notlar
3:18Ve bir de böceklerin muazzam başkalaşım gücü vardır.
And then there's: bir önemli noktayı daha tanıtmak
And then there's, daha önce bazı noktalar anıldıktan sonra bir madde daha ekler. Burada metamorphosis kavramını sıradaki önemli neden ya da özellik olarak öne çıkarır. Bu kalıpta there's, there is anlamındadır; yani dikkate alınması gereken bir başka şey daha vardır. Bir şeyin nerede bulunduğunu anlatmaz. Bu kalıp, sözlü açıklamalarda bir noktadan diğerine akıcı biçimde geçiş sağlar.
Alıştırma
Örnekte And then there's ifadesinin temel işlevi nedir?
- Bir önemli noktayı daha tanıtır.
- Böceklerin belirli bir yerde olduğunu söyler.
- Açıklamayı bitirir.
Cevabı göster
Bir önemli noktayı daha tanıtır.
mighty power of metamorphosis: dramatik vurgu
Bu ifade, başkalaşımı güçlü bir yetenek olarak sunar. Mighty, power sözcüğünü kuvvetlendirir ve düşünceye dramatik, neredeyse kahramansı bir ton verir. Anlatıcı ölçülebilir bir kuvvetten ya da teknik bir sınıflandırmadan söz etmiyor. Bu ifade, başkalaşımın böceklerin başarısına ne kadar büyük katkı sağladığını söz sanatıyla vurguluyor. Daha genel olarak the power of + isim, bir süreç ya da düşünceyi son derece etkili gösterebilir.
Alıştırma
Örnekte mighty power ifadesinin işlevi nedir?
- Resmî bir biyolojik sınıflandırmanın adını söyler.
- Başkalaşımın önemine canlı ve dramatik bir vurgu katar.
- Fiziksel kuvvetin kesin bir ölçümünü verir.
Cevabı göster
Başkalaşımın önemine canlı ve dramatik bir vurgu katar.
This trait not only transforms insects, Dilbilgisi
3:22Bu özellik sadece böcekleri dönüştürmekle kalmaz,
the available resources in an ecosystem.
3:26mevcut kaynakları en üst düzeye çıkarmalarına da yardımcı olur.
not only transforms insects, but also: paralel ikinci bir etki eklemek
not only...but also... yapısı, her ikisi de doğru ve birbirine paralel iki düşünceyi bağlar; ikinci düşünceye ek vurgu yapar. Burada ortak özne This trait'tir: not only transforms insects, but also helps them maximize resources. İşaretleyiciler, birbirine paralel transforms insects ve helps them maximize... fiil öbeklerinin önünde yer alır. Bu yapı cümleyi dengeler ve dinleyiciye ikinci bir etkinin geleceğini bildirir.
Alıştırma
not only...but also çiftini tamamlayın: The school garden not only provides fresh vegetables ____ gives students a place to learn.
Cevabı göster
but also
maximize the available resources: mevcut kaynakları mümkün olduğunca tam kullanmak
Burada maximize the available resources, erişilebilen veya kullanılabilen kaynakları mümkün olduğunca tam ve etkili biçimde kullanmak demektir. Maximize, kaynakların ne ölçüde kullanıldığını anlatır; kaynakların kendisini büyütmek veya daha fazla kaynak yaratmak anlamına gelmez. Available, resources ifadesini ekosistemde zaten erişilebilir olanlarla sınırlar. İfade bir bütün olarak, var olan şeyden mümkün olan en yüksek değeri veya kullanımı elde etmeye odaklanır.
Alıştırma
"Careful planning helps us maximize the available time," cümlesinde maximize the available time ne anlama gelir?
- Güne fazladan saatler eklemek
- Mevcut zamanı mümkün olduğunca tam kullanmak
- Mevcut zamanın tamamını kullanmadan bırakmak
Cevabı göster
Mevcut zamanı mümkün olduğunca tam kullanmak
Örnek sunmak için Take butterflies.
Burada Take butterflies., “kelebekleri örnek olarak ele alın” ya da “kelebekleri düşünün” demektir. Konuşmacı kimseden gerçekten kelebekleri eline almasını istemez. Bu kısa cümle, genel bir düşünceden somut bir örneğe geçiş yapar. Take + bir kategoriyi adlandıran isim yapısında take, örnek sunan bir fiil olarak kullanılır.
Alıştırma
Bilimsel bir açıklamada Take butterflies. en doğal olarak ne yapar?
- Birine kelebekleri eline almasını emreder.
- Kelebeklerin bir şey aldığını söyler.
- Kelebekleri bir örnek olarak sunar.
Cevabı göster
Kelebekleri bir örnek olarak sunar.
larval caterpillar form: tırtıl evresi
larval caterpillar form ifadesinde larval “larvayla ilgili” demektir, caterpillar bir kelebeğin ya da güvenin larvasını adlandırır ve form vücut biçimi ya da gelişim durumu anlamına gelir. İfade bütünüyle hayvanın tırtıl olduğu dönemi anlatır. Baştaki In their ... form ifadesi, ardından gelecek bilgi için evreyi belirler: sonraki açıklamanın yaşam döngüsünün hangi bölümüyle ilgili olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede larval caterpillar form ne anlama geliyor?
- Tırtıllar hakkında bilgi kaydetmek için kullanılan bir form.
- Bir kelebeğin ya da güvenin tırtıl olduğu evre.
- Her böceğin uçan yetişkin evresi.
Cevabı göster
Bir kelebeğin ya da güvenin tırtıl olduğu evre.
chomp hungrily through leaves: yaprakları canlı ve sürekli biçimde iştahla yemek
Bu cümlede chomp, büyük ve güçlü lokmalarla ısırıp çiğnemek demektir. Hungrily, iştahlı bir şekilde yediklerini gösterir; bu yüzden ifade, nötr eat fiilinden daha canlı bir görüntü oluşturur. Buradaki through, yaprakların bir tarafından öbür tarafına geçmeyi değil, belli miktardaki yaprağı peş peşe yemeye devam etmeyi anlatır. chomp through something kalıbı, belli miktardaki yiyeceği düzenli biçimde yiyerek ilerleme anlamı verebilir.
Alıştırma
Bu cümlede chomp hungrily through leaves nasıl bir görüntü oluşturur?
- Büyük ve iştahlı ısırıklar alıp yaprakları yemeye devam ederler.
- Yaprakları yemeden aralarında hareket ederler.
- Yaprakları dikkatli ve bilimsel bir şekilde incelerler.
Cevabı göster
Büyük ve iştahlı ısırıklar alıp yaprakları yemeye devam ederler.
at a rapid rate: hızlı ilerleyen bir süreci anlatmak
Bir etkinlik, süreç veya değişim zaman içinde ele alındığında at a rapid rate, “çok hızlı bir şekilde” anlamına gelir. Bu cümlede yeme eyleminin ne kadar hızlı gerçekleştiğini anlatır. Yapı at a + sıfat + rate biçimindedir. Buradaki rate fiyat değil, ilerleme hızı veya sıklığı demektir: at a slow rate, at a steady rate ve at a rapid rate.
Alıştırma
Cümleyi “çok hızlı bir şekilde” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The town's population is growing ____.
Cevabı göster
at a rapid rate
spin cocoons: ipekten koza örmek
spin cocoons ifadesinde spin, “iplik üretip ondan bir şey yapmak” anlamına gelir; “döndürmek” anlamında değildir. Böcekler ipek üreterek koza yapar. spin fiilinin anlamını nesnesi belirlemeye yardımcı olur: Böceklerle ilgili bir bağlamda silk, a web veya a cocoon ile kullanıldığında spin, iplikle bir şey yapmayı anlatır.
Alıştırma
Fen cümlesini spin + cocoon sözcüğünün çoğul biçimiyle tamamlayın: Before becoming moths, silkworms ____.
Cevabı göster
spin cocoons
these insects feed only on flower nectar. Kalıp ifadeler
3:40bu böcekler sadece çiçek nektarıyla beslenirler.
emerge as butterflies: yeni bir biçimde ortaya çıkmak
Burada emerge as butterflies, “kelebek biçiminde dışarı çıkmak veya ortaya çıkmak” anlamına gelir. Böcekler dönüşümlerini tamamlamıştır; bu nedenle butterflies, ortaya çıktıklarında ne olduklarını belirtir. emerge as + isim öbeği yapısında as sonrasındaki ifade, süreç sonunda ortaya çıkan kimliği, rolü veya biçimi gösterir. Bu cümlede “benzer” anlamına gelmez.
Alıştırma
“After several weeks, the insects emerge as adults,” cümlesinde as adults neyi belirtir?
- Ortaya çıktıklarında sahip oldukları biçim veya evre
- Benzedikleri canlılar
- Dışarı çıkma nedenleri
- İçinden çıktıkları yer
Cevabı göster
Ortaya çıktıklarında sahip oldukları biçim veya evre
feed only on flower nectar: besin kaynağını sınırlamak
Feed on, özellikle hayvanları veya diğer canlıları anlatırken bir şeyi besin olarak tüketmek demektir. Bu cümlede flower nectar, böceklerin yediği besindir. Only, on flower nectar ifadesinin hemen önünde yer aldığı için besin kaynağını sınırlar: cümle, beslenmelerinin yalnızca nektardan oluştuğunu söyler. On, feed on kalıbının bir parçasıdır; nektarın üstündeki fiziksel bir konumu anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, tohumların kuşların tek besini olduğunu en açık biçimde söyler?
- Only the birds feed on seeds.
- The birds feed seeds to their chicks.
- The birds feed on seeds only in winter.
- The birds feed only on seeds.
Cevabı göster
The birds feed only on seeds.
Metamorphosis means the larvae and adults of one species
3:43Başkalaşım, bir türün larvalarının ve yetişkinlerinin
will never compete for the same resource, Kalıp ifadeler
3:47asla aynı kaynak için rekabet etmeyeceği anlamına gelir,
compete for the same resource: for hedefi belirtir
Compete for something, başkaları da aynı şeyi isterken onu kazanmaya veya elde etmeye çalışmak demektir. Burada the same resource, larvalar ile yetişkinlerin ortak hedefidir; for bu hedefi belirtir, bir neden bildirmez. Will never compete beklenen sonucu anlatır: iki yaşam evresi aynı kaynağa ihtiyaç duymaz. Aktarılabilir kalıp compete for + ödül, iş, yiyecek, alan, ilgi veya başka bir sınırlı hedeftir.
Alıştırma
Elde edilmek istenen hedefi belirten edatı ekleyin: Several teams compete ____ the same prize.
Cevabı göster
for
without limiting their own success. Dilbilgisi
3:53ekolojik bir nişi başarılı bir şekilde paylaşırlar.
Ekolojik bir nişi başarıyla paylaşmak
Ekolojik niş, bir canlının ekosistemdeki rolü ve yaşama biçimidir: kullandığı kaynaklar, ihtiyaç duyduğu koşullar ve diğer canlılarla etkileşim kurma şekli. Canlının yaşadığı fiziksel yerden daha geniş bir kavramdır. Burada successfully share an ecological niche, canlıların birbirlerinin gelişmesini engellemeden örtüşen ekolojik roller veya kaynak alanları kullanması anlamına gelir. Share, birlikte var olmayı ya da örtüşmeyi anlatır; bilinçli ve dostça bir paylaşım eylemi olduğunu göstermez.
Alıştırma
Bir biyoloji yazısında ecological niche kavramına en uygun açıklama hangisidir?
- Hayvanların bilinçli olarak paylaşmaya karar verdiği bir yer
- Yalnızca bir canlının yaşadığı fiziksel yer
- Bir canlının rolü, kullandığı kaynaklar ve ihtiyaç duyduğu koşullar
Cevabı göster
Bir canlının rolü, kullandığı kaynaklar ve ihtiyaç duyduğu koşullar
without + -ing: without limiting their own success
Without limiting their own success, ana eylemin gerçekleştiğini ancak canlıların kendi başarılı olma kapasitesini azaltan olumsuz sonuca yol açmadığını belirtir. Burada without ile başlayan bölüm, kaçınılan sonucu ekler. Without bir edattır. Ardından bir eylem gelirse fiil normalde -ing biçimini alır: without + limiting kullanılır; without + limit veya without + to limit kullanılmaz. Bu yapı, bir eylem gerçekleşirken başka bir eylemden ya da sonuçtan kaçınıldığını kısa biçimde anlatır.
Alıştırma
Cümleyi reduce fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The new schedule saves time without ____ the quality of our work.
Cevabı göster
reducing
so efficient that: derece ve sonuç
so + sıfat + that yapısı, yüksek bir dereceyi bunun sonucuna bağlar. Burada so, efficient sıfatını niteler; that sonrasındaki yan cümle de bu verimlilikle bağlantılı sonucu verir. Cümle, böcek türlerinin çok yüksek oranını sürecin ne kadar verimli olduğunun bir sonucu olarak sunar. Başka bağlamlarda da bir özellik açık bir sonuca yol açacak dereceye ulaştığında aynı yapıyı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Derece-sonuç yapısını tamamlayın: The backpack was ____ heavy ____ I had to put it down.
Cevabı göster
so · that
undergo complete metamorphosis: bir süreçten geçmeyi anlatan resmî fiil
Undergo bir süreç, değişim, test veya tedaviyi yaşamak ya da bunlardan etkilenmek anlamına gelir. Geçişli bir fiildir; bu nedenle ardından doğrudan bir isim öbeği gelir: undergo complete metamorphosis. Complete metamorphosis; yumurta, larva, pupa ve ergin evrelerinin birbirinden belirgin biçimde ayrıldığı biyolojik süreçtir. Bu cümlede söz konusu süreci böcek türleri geçirir; undergo, under ve go sözcüklerinin kelimesi kelimesine birleşimi değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede undergo, bir süreçten geçmek anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?
- The bridge will undergo beneath the road next summer.
- The bridge will undergo next summer.
- The bridge will undergo to repair next summer.
- The bridge will undergo major repairs next summer.
Cevabı göster
The bridge will undergo major repairs next summer.
that these critters are moving in their millions Kelime
4:06her zaman etrafımızda milyonlarca halinde hareket ettiğini
It's easy to forget that: öncü özne it ve ardından gelen gerçek
It's easy to forget that... kalıbında it, biçimsel veya öncü öznedir. Özne konumunu doldurur ama belirli bir küçük canlıyı göstermez. That ile başlayan yan cümle, birinin unutabileceği gerçeği belirtir. Bu yapı önce easy to forget değerlendirmesini, ardından gözden kaçabilecek gerçeği verir. İnsanlara fark edilmeyebilen bir gerçeği hatırlatırken It's easy to forget that + yan cümle yapısını kullanabilirsin.
Alıştırma
"It's easy to forget that these critters are moving in their millions" cümlesinde it sözcüğünün görevi nedir?
- it belirli bir küçük canlıyı gösterir
- it hava durumunu anlatır
- it özne konumunu doldurur; that yan cümlesi unutulabilecek gerçeği verir
- these critters söylendikten sonra it bu ifadenin yerini alır
Cevabı göster
it özne konumunu doldurur; that yan cümlesi unutulabilecek gerçeği verir
in their millions: toplam sayısı milyonları bulan
In their millions, “toplam sayısı milyonları bulan” veya “milyonlar hâlinde” demektir. Bu cümlede küçük canlıların nasıl hareket ettiğini değil, kaç tanesinin hareket ettiğini belirtir. Their, in their + çoğul sayı sözcüğü kalıbının bir parçası olarak çoğul grup these critters ifadesine geri gönderme yapar. Canlıların “milyonlara sahip olduğu” anlamına gelmez. Aynı kalıp daha düşük sayılarla da kullanılabilir: in their thousands.
Alıştırma
“Toplam sayısı milyonları bulan” anlamını vermek için cümleyi tam in their + sayı sözcüğü kalıbıyla tamamla: Every summer, mosquitoes appear ____ near the wetlands.
Cevabı göster
in their millions
But examine almost any patch of ground Anlatım akışı
4:12Ancak hemen hemen her toprak parçasını inceleyin
examine almost any patch of ground: dinleyiciyi bir iddiayı doğrulamaya davet etmek
Examine almost any patch of ground bir emir cümlesi yapısıdır: examine fiilinin yalın biçimiyle başlar ve dinleyiciye ya da okura deneyebileceği bir eylem sunar. Burada sert bir emir değildir; kişiyi doğrudan gözlem yaparak iddiayı sınamaya davet eder. Bu anlatım, genel bir ifadeyi doğrulanabilir hâle getirir: önce eylem verilir, ardından gelen yan cümle beklenen sonucu bildirir. Almost any kapsamı genişletir; a patch of ground ise küçük bir toprak alanı demektir, onarım yaması değildir.
Alıştırma
Bu cümlede examine almost any patch of ground ifadesinin temel söylem işlevi nedir?
- Hasarlı toprağı onarmak için teknik talimatlar verir.
- Dinleyiciyi genel bir iddiayı doğrudan gözlem yoluyla sınamaya davet eder.
- Konuyu arazinin yasal mülkiyetine çevirir.
Cevabı göster
Dinleyiciyi genel bir iddiayı doğrudan gözlem yoluyla sınamaya davet eder.
you're sure to find them: yüksek kesinlik taşıyan bir tahmin
you're sure to find them ifadesinde be sure to + fiil, sonucu çok yüksek bir kesinlikle tahmin eder: konuşan kişi onları bulacağınızı bekler. Sure, sonuca ilişkin kesinliği anlatır; ifade size kendinizden emin olmanızı söylemez. Yapı özne + be + sure + to mastarı biçimindedir. The plan is sure to work örneğindeki gibi başka öznelerle de kullanılabilir; bu örnekte konuşan kişi planın işe yarama olasılığını çok yüksek görür.
Alıştırma
Yüksek kesinlik taşıyan bir tahmin oluşturmak için cümleyi be sure to yapısıyla tamamlayın: If you compare the two maps, you ____ notice the difference.
Cevabı göster
are sure to
their success is unmatched: eşi olmayan başarı
Bu cümlede their success is unmatched, başka hiçbir grubun aynı başarı düzeyine ulaşmadığı anlamına gelir. Unmatched çok güçlü bir karşılaştırmalı değerlendirmedir; başarılarının bir eşinin olmadığını belirtir. Burada unmatched, bir sistemin eşleşme bulamadığı anlamına gelmez. Çevrede sayı ve başarı değerlendirildiği için “eşi benzeri olmayan” anlamı açıktır.
Alıştırma
Bu cümlede unmatched için en uygun anlam hangisidir: Their success is unmatched?
- Başarıları tesadüfen gerçekleşmiştir.
- Başarıları daha yeni başlamaktadır.
- Başarıları bir veri tabanına girilmemiştir.
- Başka hiçbir grup aynı başarı düzeyine ulaşmamıştır.
Cevabı göster
Başka hiçbir grup aynı başarı düzeyine ulaşmamıştır.
that are the true conquerors of the planet. Deyimler
4:24böcekler olduğunu kabul etmemiz gerekebilir.
may have to accept that: gerekliliği ihtiyatla belirtmek
May have to accept that, bir gerçeği veya sonucu kabul etmenin gerekli hâle gelebileceği anlamına gelir. May bu gerekliliği belirsiz veya ihtiyatlı gösterirken have to, gerçeklerden ya da koşullardan kaynaklanan baskıyı ekler. Konuşmacı kabul etme durumunun zaten gerçekleştiğini söylemez. Bu ifade, dinleyiciyi güçlü ve belki de kabul edilmesi zor bir sonuca nazikçe yönlendirir.
Alıştırma
Cümleyi may have to accept that ifadesinin aynısıyla tamamlayın: We ____ the launch will need to be delayed.
Cevabı göster
may have to accept that
It's insects, not us, that...: it-cleft ile odaklama
Bu, It is + odak + that + iletinin geri kalanı kalıbındaki bir it-cleft vurgu yapısıdır. Burada odak insects sözcüğüdür. Baştaki it daha önce geçen bir şeyi göstermez; vurgu çerçevesinin parçasıdır. Temel cümle Insects are the true conquerors of the planet. şeklindedir. Araya giren not us, beklenen seçeneği reddederek düzeltmeyi güçlendirir: insanlar değil, böcekler. Gerçek kişi, şey veya nedeni belirtmek istediğinizde bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tam It is...that vurgu kalıbıyla tamamlayın: ____ practice, not luck, ____ helps you improve.
Cevabı göster
It is · that
Bir mecaz olarak true conquerors of the planet
Böceklere true conquerors of the planet demek bir mecazdır. Böcekler bir savaş kazanmamış veya siyasi yönetimi ele geçirmemiştir. conquerors sözcüğü, geniş alanlara yayılmış, iyi hayatta kalmış ve Dünya genelinde son derece başarılı olmuş bir grubun çarpıcı bir görüntüsünü oluşturur. True, sonucu güçlendirir ve insanların gezegene hükmettiği yönündeki yaygın düşünceye meydan okur. Bu ifade gerçek anlamlı bilimsel bir etiket değil, güçlü bir özettir.
Alıştırma
Bu cümlede true conquerors of the planet ne anlama geliyor?
- Böcekler insan ordularını yenmiş ve artık her ülkeyi yönetmektedir.
- Böcekler Dünya genelinde yaşama ve yayılma konusunda olağanüstü başarılıdır.
- Böcekler Dünya'da yaşamış ilk hayvanlardır.
Cevabı göster
Böcekler Dünya genelinde yaşama ve yayılma konusunda olağanüstü başarılıdır.