İyi Oyundu! 🏓 | Squash - 2. Sezon Öne Çıkanlar | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
124 kelime 146 kel/dk

Video özeti: Bingo, bir aile yarışmasında küçük kız kardeşin ablasını yenebileceğini kanıtlamak istediği için eş değiştirmeyi reddeder. Baskıya ve şakacı bir rüşvet teklifine boyun eğmeyen ekibi birbirini cesaretlendirir, belirleyici puanı alır ve karşılaşmayı sportmence bitirir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. look, I'm sorry, — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: look ifadesinin burada “bakmak” eylemini değil, hassas bir konuya geçmeden önce karşı tarafın dikkatini çekmeyi anlattığını öğrenin. Ardından gelen I'm sorry gerginliği onarır; böylece doğrudan açıklamaya geçmek yerine özre daha yumuşak bir giriş yapabilirsiniz. 2. right in the love handle. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: love handle ifadesini gerçek bir tutacak değil, belin yanındaki yağları anlatan esprili ve gündelik bir ad olarak tanıyın. right in the bölümünün de darbenin tam olarak o noktaya geldiğini vurguladığını anlayın. 3. One more point and we've won. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: one more X and sonuç yapısının bir koşulu ve onun hemen doğuracağı sonucu nasıl anlattığını kavrayın: Bir puan daha kazanmak zaferi kesinleştirecektir. Böylece açık bir if yan cümlesi kurmadan kısa konuşma dili tahminlerini anlayabilir ve oluşturabilirsiniz.

Bu derste

Uh, look, I'm sorry, Bingo. Ton ve niyet

0:00

Ah, bak, üzgünüm Bingo.

Ton ve niyet

look, I'm sorry: özre başlarken look kullanmak

Buradaki look, birinden gözünü bir yere çevirmesini istemez; konuşma dilinde kullanılan bir söylem belirleyicisidir. Bingo'nun dikkatini çeker ve konuşanın önemli ya da doğrudan bir şey söylemek üzere olduğunu bildirir. I'm sorry ifadesinden önce gelerek özre kısa bir giriş oluşturur. Başka konuşmalarda da Look, ... bir açıklama, özür veya karşıt görüşe giriş yapabilir; nasıl algılandığı büyük ölçüde söyleyiş biçimine bağlıdır.

Alıştırma

Şu cümlede look ne işe yarar: “Look, I'm sorry I broke your mug.”?

  1. Özürden önce dinleyenin dikkatini çeker.
  2. Dinleyenden kupaya bakmasını ister.
  3. Dinleyene konuşmayı bırakmasını söyler.
Cevabı göster

Özürden önce dinleyenin dikkatini çeker.

Maybe you guys should swap for the next game. Notlar

0:02

Belki de bir sonraki oyun için yer değiştirmelisiniz.

Ton ve niyet

Maybe you guys should ...: gruba yönelik öneriyi yumuşatmak

Maybe + özne + should + fiilin yalın hâli, öneride bulunmanın yaygın bir yoludur. Bu cümlede maybe önerinin gücünü azaltır, should ise yer değiştirmeyi bir zorunluluk olarak dayatmak yerine tavsiye eder. You guys gayriresmî çoğul öznedir; dolayısıyla öneri gruba yöneltilir. Bu yapı, gruba öneriyi kabul etme veya reddetme alanı bırakır.

Alıştırma

Gruba yumuşak bir öneride bulunmak için dersteki dört sözcüklük başlangıcı kullanın: ____ take a short break.

Cevabı göster

Maybe you guys should

Kelime

you guys: bir gruba hitap etmenin samimi bir yolu

Bu cümlede you guys, iki kişiye bir grup olarak hitap eder. İngilizcede you hem tekil hem çoğul olabilir; bu yüzden günlük konuşmada guys eklenmesi çoğul anlamı netleştirir. Burada guys mutlaka erkekler anlamına gelmez. Bir hitap biçimi olarak you guys, konuşan topluluğa ve bağlama göre karma ya da herhangi bir cinsiyetten oluşan bir grubu ifade edebilir.

Alıştırma

Bu cümlede you guys ne işe yarıyor?

  1. Tek bir kişiye resmî biçimde hitap eder.
  2. Yalnızca yetişkin erkekleri belirtir.
  3. Bir gruba samimi biçimde hitap eder.
Cevabı göster

Bir gruba samimi biçimde hitap eder.

No, I want to control you.

0:04

Hayır, seni ben kontrol etmek istiyorum.

Are you sure?

0:07

Emin misin?

You'll probably have a better chance of winning with your dad. Kalıp ifadeler

0:08

Babanla olursan muhtemelen kazanma şansın daha yüksek olur.

Kalıp ifadeler

have a better chance of winning: kazanma olasılığının daha yüksek olması

Have a better chance of winning, kazanma olasılığı daha yüksek olmak demektir. Başarı olasılığını başka bir durum ya da seçenekle karşılaştırır; burada babayla oynamak, kazanma olasılığı daha yüksek seçenek olarak sunulur. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp have a better chance of + -ing biçimidir: have a better chance of finishing, finding veya succeeding. Bu kalıpta chance olasılık anlamına gelir ve of sonrasında bir isim ya da -ing biçimi gelir.

Alıştırma

Cümleyi have a better chance of ve win fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: After more practice, our team will ____.

Cevabı göster

have a better chance of winning

No, I want us to win. Dilbilgisi

0:11

Hayır, bizim kazanmamızı istiyorum.

Dilbilgisi

want us to win: want + nesne + to + fiilin yalın hâli

want us to win ifadesinde us, want fiilinin nesnesidir ve aynı zamanda win fiilinin anlamca öznesidir. want + nesne + to + fiilin yalın hâli kalıbı, birinin başka bir kişinin veya grubun bir eylemi yapmasını istediğini anlatır. Us, win fiilinin öznesinin grup olduğunu gösterir. I want to win cümlesinde ise win fiilinin öznesi I'dır. İngilizcede bu anlam için normalde I want that we win denmez.

Alıştırma

Odaklanması gereken kişileri us ile belirtip cümleyi tamamlayın: The coach wants ____ stay focused.

Cevabı göster

us to

Oh, really? Ton ve niyet

0:13

Oh, gerçekten mi?

Ton ve niyet

Oh, really? ile şaşkınlık gösterip devamını sormak

Oh, really? az önce söylenen bir şeye tepki verir. Burada Oh, sözün konuşanın dikkatini çektiğini gösterir; really? ise şaşkınlık ifade ederken bir açıklamaya davet eder. Yalnızca bir şeyin doğru olup olmadığını kelimesi kelimesine kontrol etmekten fazlasıdır. Aynı sözler dostça merak, şüphe veya meydan okuma ifade edebilir. Konuşanın hangi tutumu kastettiğini bağlam ve tonlama gösterir.

Alıştırma

Bir kişi beklenmedik bir seçim duyar ve nedenini sormadan önce Oh, really? der. Oh, really? ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Karşıdaki kişiden bir ismi tekrarlamasını ister.
  2. Konuşmayı kibarca bitirir.
  3. Şaşkınlık gösterir ve karşıdaki kişiyi açıklama yapmaya davet eder.
Cevabı göster

Şaşkınlık gösterir ve karşıdaki kişiyi açıklama yapmaya davet eder.

Why's that? Kalıp ifadeler

0:14

Nedenmiş o?

Kalıp ifadeler

Why's that?: nedeni soran takip sorusu

Why's that?, Why is that? ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Bir ifadenin hemen ardından onun nedenini sormak için kullanılır. Buradaki that, uzaktaki bir nesneyi değil, biraz önce söylenen fikri ya da durumu gösterir. Yalnızca Why? demeye göre soruyu önceki ifadeye açıkça bağlar ve çoğu zaman karşı tarafı açıklama yapmaya doğal biçimde davet eder.

Alıştırma

Bir arkadaşınız "I've decided to leave the club." diyor. Hangi yanıt nedeni doğal biçimde sorar?

  1. Why's that?
  2. What's that?
  3. Where's that?
Cevabı göster

Why's that?

Because big sisters don't always beat little sisters. Dilbilgisi

0:15

Çünkü ablalar küçük kız kardeşlerini her zaman yenemez.

Dilbilgisi

don't always: 'her seferinde değil' anlamında kısmi olumsuzluk

don't always yapısında not, always sözcüğünün ifade ettiği %100 sıklığı olumsuz yapar. İfade, 'her seferinde değil' anlamına gelir: olay bazen gerçekleşebilir, ancak en az bir istisna vardır. Buradaki don't always beat, never beat anlamına gelmez. Ablaların her seferinde kazandığı iddiasını reddederken bazı durumlarda kazanabilecekleri olasılığını açık bırakır.

Alıştırma

Hangi cümle en güçlü takımın bazen kazandığını, ancak her seferinde kazanmadığını anlatır?

  1. The strongest team never wins.
  2. The strongest team doesn't always win.
  3. The strongest team always wins.
Cevabı göster

The strongest team doesn't always win.

There, I fixed you. Ton ve niyet

0:23

İşte, seni tamir ettim.

Ton ve niyet

There, I fixed you. — tamamlanmayı bildiren There

Cümle başındaki There, konuşmada bir işin bittiğini belirten ve “Tamam, oldu” ya da “İşte, bitti” anlamına yakın bir tamamlanma işaretidir. Dikkati az önce elde edilen sonuca çeker; bir yeri göstermez. Bu bağlamda I fixed you, konuşanın diğer kişiyi ya da onun oyun kontrollerini etkileyen sorunu çözdüğü anlamına gelir. Nesne konumundaki you, çözümden etkilenen kişiyi ifade eder; kelimenin gerçek anlamıyla bir insanı onarmak demek değildir.

Alıştırma

“There, I fixed you.” cümlesinde There ne işe yarıyor?

  1. Ayarlamanın tamamlandığını bildirir.
  2. Ayarlamanın yapılıp yapılamayacağını sorar.
  3. Dinleyiciye nerede durması gerektiğini söyler.
Cevabı göster

Ayarlamanın tamamlandığını bildirir.

Yeah, Bingo.

0:25

Evet, Bingo.

You did. Dilbilgisi

0:26

Yaptın.

Dilbilgisi

You did. — önceki geçmiş eylemin yerine kullanılan did

You did., önceki eylemi söylemeden bırakan kısa bir yanıttır. Yardımcı fiil did, daha önce fixed ile ifade edilen geçmiş eylemin yerini alır; böylece fiil grubunun tamamı tekrarlanmaz. Zamir, konuşanın bakış açısına göre değişir: I fixed you sözünden sonra diğer kişi You did. diye yanıt verir. Bu yanıt önceki iddiayı doğrular veya kabul eder. did’i anlamak için önceki cümlede onun yerine geçtiği eylemi bulun.

Alıştırma

Önceden belirtilen geçmiş eylemin yerini alan yardımcı fiille yanıtı tamamlayın: A: Leo repaired the lamp. B: Yes, he ____.

Cevabı göster

did

Oh, please. Ton ve niyet

0:28

Oh, lütfen.

Ton ve niyet

Küçümseyici bir tepki olarak Oh, please.

Bu cümlede Oh, please. kibar bir rica değildir. Hadi ama veya Yok artık anlamına yakın bir tepkidir; sabırsızlık, inanmama ya da hafif küçümseme gösterir. Tek başına bir cevap olarak kullanıldığında please, konuşanın az önce söylenenlere veya yaşanan duruma karşı tavrını aktarır; kimseden bir şey yapmasını istemez.

Alıştırma

Hangi cevap kibar bir ricada bulunmak yerine bir bahaneyi reddeder?

  1. Please help me.
  2. Oh, please.
  3. Could you please wait?
Cevabı göster

Oh, please.

Don't make me lose. Dilbilgisi

0:29

Kaybetmeme izin verme.

Dilbilgisi

make me lose: make + nesne + to'suz yalın fiil

Burada make, bir sonuca neden olmak anlamındadır. make me lose, make + nesne + to'suz yalın fiil ettirgen yapısını izler. me etkilenen kişidir; lose ise ortaya çıkan eylemi belirtir: başka birinin davranışı benim kaybetmeme neden olur. Bu etken make yapısında fiil to almadan yalın hâlde kullanılır: make me lose denir, make me to lose denmez.

Alıştırma

'Kaybetmeme neden olmak' anlamı için cümleyi make + nesne + to'suz yalın fiil ile tamamlayın: One more mistake could ____ the match.

Cevabı göster

make me lose

I'll give you 100 chocolate koalas. Ton ve niyet

0:30

Sana 100 tane çikolatalı koala vereceğim.

Ton ve niyet

I'll give you: o anda verilen bir söz veya takas teklifi

Burada I'll give you 100 chocolate koalas. yalnızca gelecekle ilgili tarafsız bir tahmin değildir. Konuşan kişi konuşma anında bir söz verir ve diğer kişinin davranışını etkilemek için bir ödül sunar. I'll, I will ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Bu yapıda will, söz aracılığıyla bir eylem gerçekleştirebilir: özellikle koşul açıkça söylendiğinde veya bağlamdan anlaşıldığında anlık bir söz, teklif ya da takas önerisi ifade edebilir.

Alıştırma

Hangi cümle konuşma anında doğal bir takas teklifi yapar?

  1. I gave you my spare ticket before the concert.
  2. I'll give you my spare ticket if you drive us there.
  3. I usually give my spare tickets to friends.
Cevabı göster

I'll give you my spare ticket if you drive us there.

Nope.

0:33

Hayır.

You ready? Dilbilgisi

0:33

Hazır mısın?

Dilbilgisi

Are you ready? sorusunun gündelik biçimi You ready?

You ready?, konuşma dilinde Are you ready? sorusunun yaygın bir kısaltmasıdır. Konuşan kişi baştaki be biçimi olan are sözcüğünü atar, ancak ifade yine de evet-hayır sorusu işlevi görür. Bu kısaltma, standart yazılı soru kalıbı olarak değil, günlük dilde bir eksiltme olarak anlaşılmalıdır. Tam yapı Are + you + ready? şeklindedir.

Alıştırma

Tam standart soruyu tamamlayın: ____ you ready?

Cevabı göster

Are

Argh.

0:34

Argh.

Bingo, it's your turn to control me instead of Bluey. Kalıp ifadeler

0:36

Bingo, Bluey yerine beni kontrol etme sırası sende.

Kalıp ifadeler

it's your turn to + fiil: bir şeyi yapma sırası sende

It's your turn to + fiilin yalın hâli, bir eylemi yapması beklenen ya da o eylemi yapmasına izin verilen sıradaki kişinin sen olduğunu anlatır. Buradaki turn, yön değiştirmek değil, sıradaki kişinin “sırası” demektir. to'dan sonraki fiil yapılacak eylemi belirtir. Örnekte control, Bingo'nun sırada yapacağı şeyi gösterir.

Alıştırma

Bir masa oyununda Maya hamlesini bitirdi. Hedef kalıbı tamamlayın: It's your ____ to roll the dice.

Cevabı göster

turn

Kalıp ifadeler

instead of: B yerine A'yı seçmek

Instead of, yerine başka bir şey kullanılan veya seçilmeyen kişiyi, şeyi ya da eylemi belirtir. A instead of B kalıbında A gerçek seçim, B ise seçilmeyen alternatiftir. Burada Bingo, Bluey'yi değil beni kontrol edecektir. instead of sonrasında instead of Bluey veya instead of him örneklerindeki gibi bir isim ya da zamir; bir eylem için de instead of driving örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılabilir.

Alıştırma

Bir eylemin diğerinin yerini aldığını gösteren hedef ifadeyi yazın: We took the train ____ driving.

Cevabı göster

instead of

Nope.

0:39

Hayır.

Please.

0:39

Lütfen.

Let's do this, Bingo. Ton ve niyet

0:41

Hadi yapalım şunu Bingo.

Ton ve niyet

Let's do this: başlamak için cesaretlendirme çağrısı

Let's do this, “Şimdi başlayıp bu görevin üstesinden gelelim” anlamına gelir. Let's hem konuşanı hem de hitap edilen kişiyi kapsar; this ise ikisinin de bildiği mevcut görevi veya zorluğu gösterir, mutlaka fiziksel bir nesne anlamına gelmez. Bir cesaretlendirme çağrısı olarak yalnızca eylem önermekle kalmaz; hazır ve kararlı olunduğunu gösterir ve herkesi birlikte başlamaya teşvik eder.

Alıştırma

Cümleyi bu derste öğrendiğiniz üç kelimelik cesaretlendirme ifadesiyle tamamlayın: We're ready. ____!

Cevabı göster

Let's do this

Wow.

0:58

Vay canına.

1-0.

0:59

1-0.

What? Bluey!

1:06

Ne? Bluey!

Yes!

1:07

Evet!

Oh, right in the love handle. Deyimler

1:15

Oh, tam can simidimden vurdu.

Deyimler

right in the love handle: belin yan tarafına tam isabet

Bu ifadede right, “tam olarak” anlamına gelir; right in the ... ise bir şeyin birine çarptığı veya dokunduğu kesin yeri vurgular. love handle, belin yan tarafındaki yumuşak yağlı bölge için kullanılan samimi ve esprili bir addır. Gerçek bir tutamak değildir. Buradaki tekil biçim bir tarafı gösterir; iki taraftan genel olarak söz ederken love handles daha yaygındır.

Alıştırma

"The foam ball hit me right in the love handle," cümlesindeki son ifade ne anlama gelir?

  1. Kalplerle süslenmiş bir tutamağa çarptı.
  2. Belimin yan tarafındaki yumuşak yağlı bölgeye tam olarak çarptı.
  3. Sırtımın ortasına hafifçe dokundu.
Cevabı göster

Belimin yan tarafındaki yumuşak yağlı bölgeye tam olarak çarptı.

Woo!

1:25

Vuu!

Okay, Bingo.

1:25

Tamam, Bingo.

One more point and we've won. Dilbilgisi

1:26

Bir sayı daha alırsak kazandık.

Dilbilgisi

One more point and we've won: one more X and... koşul-sonuç kalıbı

One more point, “bir puan daha alırsak” demenin kısaltılmış hâlidir. Gereken son koşulu belirtir; and we've won ise sonucu verir. one more X + and + yan cümle kalıbında and, yalnızca iki bilgiyi eklemek yerine “bu olursa şu sonuç ortaya çıkar” anlamıyla koşulu sonuca bağlayabilir. We've won, sonraki puan alınır alınmaz galibiyeti tamamlanmış bir sonuç olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi one more X and... kalıbındaki bağlaçla tamamlayın: One more step ____ you're at the top.

Cevabı göster

and

You can do this. Ton ve niyet

1:28

Bunu yapabilirsin.

We can do this.

1:29

Bunu yapabiliriz.

Ton ve niyet

You can do this ... We can do this: kişisel teşvikten ortak desteğe

You can do this, bir kişiye “Önündeki zorluğun üstesinden gelebileceğine inanıyorum” demektir. Burada can yetenek ve güven ifade eder; this ise fiziksel bir nesneyi değil, mevcut görev veya hedefi gösterir. You yerine We kullanmak konuşanı da gruba katar. We can do this, bireysel teşviki ortak kararlılığa dönüştürür: Konuşan kişi, bu zorluğa birlikte göğüs gereceklerini söyler.

Alıştırma

Konuşanın da dinleyenle birlikte bu zorluğa katılması için ikinci cümleyi tamamlayın: You can do this. ____ can do this.

Cevabı göster

We

Strength. Anlatım akışı

1:32

Güç.

Agility.

1:36

Çeviklik.

Determination.

1:39

Kararlılık.

Anlatım akışı

Strength. Agility. Determination. İfadesindeki Üç Parçalı Slogan Ritmi

Bu üç soyut isim, her biri ayrı bir vuruş oluşturacak şekilde bilinçli olarak cümle parçaları hâlinde sunulur. Birlikte, üç tam cümle değil, slogan ritmi taşıyan üç parçalı bir sıralama oluştururlar. Bu kalıp mesajı üç özellik etrafında düzenler ve bir zorluk öncesinde enerjiyi yükseltir. Aynı teknik konuşmalarda, sloganlarda, başlıklarda veya cesaret verici sözlerde önemli fikirleri akılda kalıcı ve güçlü kılabilir.

Alıştırma

Hangi satır slogan benzeri bir ritim oluşturmak için üç isim parçasını en iyi şekilde kullanıyor?

  1. We need to focus and be patient while working together.
  2. The team completed the task yesterday.
  3. Focus. Patience. Teamwork.
Cevabı göster

Focus. Patience. Teamwork.

Good game, little brother. Kalıp ifadeler

1:56

İyi oyundu, kardeşim.

Kalıp ifadeler

Maç Sonrası Sportmenlik İfadesi Olarak Good game

Good game, bir maçın, turun veya oyunun sonunda söylenen kalıplaşmış bir ifadedir. Maçın iyi geçtiğini ya da karşı tarafın iyi oynadığını belirtir ve yalnızca oyunun kalitesini değerlendirmek yerine diğer katılımcıyı takdir eder. Burada diğer oyuncuya yöneltilen dostça bir sportmenlik ifadesidir; little brother karşı tarafa hitap etme biçimidir. Ses tonu önemlidir: samimi söylendiğinde saygı gösterir.

Alıştırma

Dostça bir basketbol maçı yeni bitti. Diğer takıma söylenecek en doğal şey nedir?

  1. Good game.
  2. What are the rules?
  3. I like this game's graphics.
Cevabı göster

Good game.

Yeah, thanks, mate. Kelime

1:58

Evet, sağ ol, dostum.

Kelime

Dostça ve gündelik bir hitap olarak mate

Bu cümlede mate, karşındaki kişiye doğrudan hitap etmek için kullanılan dostça bir konuşma sözüdür. Burada “arkadaş” veya “dostum” gibi bir anlam taşır; eş ya da romantik partner anlamına gelmez. thanks sözünden sonra gelen mate, bu bağlamda cümleye rahat ve sıcak bir ton katar. Bu kullanım özellikle gündelik Britanya ve Avustralya İngilizcesinde yaygındır; hitap edilen kişinin çok yakın bir arkadaş olması gerekmez.

Alıştırma

“Thanks, mate” ifadesinde mate ne işe yarar?

  1. Dinleyicinin konuşanın eşi olduğunu belirtmek
  2. Dinleyiciye resmî bir unvan vermek
  3. Dinleyiciye dostça ve gündelik biçimde doğrudan hitap etmek
Cevabı göster

Dinleyiciye dostça ve gündelik biçimde doğrudan hitap etmek