Başarılarınız hakkında nasıl konuşulur? - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Bir iş görüşmesinde gurur duyduğunuz yakın tarihli bir başarıyı kibirli görünmeden nasıl anlatacağınızı öğrenin. Ders, belirsiz bir yanıtı ayrıntılı bir yanıtla karşılaştırıyor ve STAR çerçevesinin durum, görev, eylem ve sonucu birbirine bağlayarak görüşmecinin katkınızı ve yarattığınız etkiyi açıkça görmesini nasıl sağladığını gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. make yourself sound impressive but not arrogant — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Yaratmak istediğiniz izlenimi anlatmak için make yourself sound + sıfat yapısını, kaçınmak istediğiniz izlenimi dengeli biçimde karşılaştırmak içinse but not ifadesini kullanmayı öğrenin. Böylece güçlü yönlerinizi güvenle sunmaktan söz ederken övünmeye çalıştığınız izlenimini vermeyebilirsiniz. 2. the STAR technique, — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu yerleşik mülakat yöntemini Situation, Task, Action ve Result aşamalarından oluşan bir çerçeve olarak tanıyın. Dört aşama, bir başarıyı bağlamı, sorumluluğunuzu, bizzat yaptıklarınızı ve elde edilen sonucu ayıran odaklı bir anlatıya dönüştürmenizi sağlar. 3. As a result of my actions, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Çalışmanızla sonuçları arasında açık bir bağ kurmak için bu sonuç belirtecini kullanın. Bu ifade, görüşmecinin yalnızca projenin iyi gittiğini duyması yerine sizin etkinizi anlamasına yardım eder ve yanıtınıza açık, ikna edici bir kapanış kazandırır.
Bu derste
tell me about a recent achievement you're proud of. Notlar
0:00bana gurur duyduğun yakın zamandaki bir başarından bahset.
tell me about: ayrıntılı bir yanıt istemek
Bu mülakat sorusunda tell me about, karşıdaki kişiden bir konuyu belirli ölçüde ayrıntılı açıklamasını ister. Yalnızca bir isim ya da kısa bir bilgi istemez. Yapı tell me about + konu şeklindedir. Açık uçlu bir soru oluşturduğu için yanıt; durumu, kişinin ne yaptığını ve sonucu içerebilir.
Alıştırma
‘Bu konuyu biraz ayrıntılı anlatmak’ anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle mülakat isteğini tamamlayın: Please ____ a time you helped a team succeed.
Cevabı göster
tell me about
achievement you're proud of: gurur duyduğun bir başarı
An achievement you're proud of, sizin için önemli olduğu için size güçlü bir tatmin ve gurur duygusu veren bir başarı anlamına gelir. Burada you're proud of, achievement sözcüğünü niteler. Tam yapı an achievement that you're proud of olabilir. İlgi sözcüğü that, of edatının nesnesi olduğu için düşürülmüştür. be proud of + isim, zamir veya -ing biçimi temel yapısında of mutlaka kalır.
Alıştırma
Bu derste geçen ve ‘bir şeyden memnuniyet duymak’ anlamına gelen sabit ifadeyi tamamlayın: One achievement I'm ____ is organizing a successful charity event.
Cevabı göster
proud of
Could you give me an answer that would make me want to hire you straight away? Notlar
0:03Bana seni hemen işe almak istememi sağlayacak bir cevap verebilir misin?
Could you give me an answer: nazikçe istekte bulunmak
Could you give me an answer...? karşıdaki kişiden cevap istemenin nazik bir yoludur. Bu bağlamda could, isteği yumuşatır; kişinin cevap verebilme becerisini gerçekten sorgulamaz. Tekrar kullanılabilen kalıp Could you give me + istenen şey? şeklindedir. İstenen şey an answer, an example, some advice veya feedback olabilir.
Alıştırma
Bu cümlede konuşan kişi Could you give me an answer ifadesiyle ne yapıyor?
- Karşıdaki kişiden nazikçe bir cevap vermesini istemek
- Karşıdaki kişiye hemen cevap vermesini emretmek
- Karşıdaki kişinin herhangi bir cevap verme becerisi olup olmadığını kontrol etmek
Cevabı göster
Karşıdaki kişiden nazikçe bir cevap vermesini istemek
make me want to hire you: bir kişide eylem yapma isteği uyandırmak
make + person + want to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir şeyin bir kişide bir eylemi yapma isteği uyandırdığını anlatır. Kişinin ne yapmak istediğini değiştirir; eylemin mutlaka gerçekleşeceğini garanti etmez. Burada bu etkiyi cevap yaratacaktır. Me, bu isteği duymaya başlayan ve işe alımı yapacak kişidir; you ise işe alınacak kişidir.
Alıştırma
Cümleyi make + person + want to kalıbıyla tamamlayın: The trailer can ____ people ____ to read the book.
Cevabı göster
make · want
straight away: hemen, gecikmeden
Straight away, hemen veya beklemeden anlamına gelen bir zaman zarfı öbeğidir. Bu cümlede, verilen cevabın konuşanı işe alma isteğini anında oluşturması gerektiğini anlatır. Buradaki straight, kalıp ifade olan straight away'in bir parçasıdır; bir çizgiyi veya yönü tarif etmez. Bu ifade, bir eylemin ya da tepkinin derhâl gerçekleşmesi gerektiğini göstermek için kullanılabilir.
Alıştırma
Bir çocuk sıcak bir tavaya dokundu. Şu İngilizce cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar?: Tell an adult ___.
- straight away
- straight ahead
- soon
Cevabı göster
straight away
make yourself sound impressive but not arrogant: etkileyici ama kibirli olmayan bir izlenim yaratmak
Make + nesne + fiilin yalın hâli kalıbı, birinin bir sonuca yol açtığını gösterir. Make yourself sound + sıfat yapısında yourself nesnedir ve sound yalın hâlde kalır. Burada sound bir bağ fiilidir: fiziksel olarak ses çıkarmayı değil, sözlerinizin yarattığı izlenimi anlatır. Impressive but not arrogant, bu izlenime iki sınır koyar: yeteneğinizi gösterirken kendinizi herkesten üstün gördüğünüz izlenimini vermemek. Sözlerinizin sizi nasıl tanıttığını anlatırken bu kalıp başka sıfatlarla da kullanılabilir.
Alıştırma
Sözlerimin bu izlenimi vermesini sağlamak anlamındaki ders kalıbıyla cümleyi tamamlayın: I want to ____ confident but not boastful in the interview.
Cevabı göster
make myself sound
these kinds of interview questions: soruları türlerine göre gruplandırmak
These kinds of interview questions, “bu türlerdeki mülakat soruları” anlamına gelir. Belirli tek bir soruya işaret etmek yerine soruları bir kategori altında toplar. Kalıp these kinds of + çoğul isim şeklindedir. Of, sınıflandırılan şeyleri kalıba bağlar ve bu nedenle atılmaz: these kinds of questions.
Alıştırma
Belirli tek tek sorulara değil, birkaç soru türüne gönderme yapmak istiyorsunuz. Hangi standart ifade uygundur?
- these interview questions
- these kinds of interview questions
- this kind of interview question
Cevabı göster
these kinds of interview questions
Have a look at: dikkati bir şeye yöneltmek
Have a look at, “bir şeye kısaca bakmak” anlamına gelir. Bu emir cümlesinde söylenmeyen özne you sözcüğüdür; have, bakma eylemini anlatmak için a look ile birlikte kullanılır ve “sahip olmak” anlamına gelmez. Bu ifade, dinleyenin dikkatini bir örneğe, görsele veya belgeye samimi ve konuşma diline uygun bir şekilde yöneltmek için sıkça kullanılır.
Alıştırma
“Kısaca bakmak” anlamındaki derste öğrendiğiniz dört sözcüklü ifadeyle samimi yönergeyi tamamlayın: ____ the map before you choose a route.
Cevabı göster
Have a look at
Trevor Noah asked me to help him prepare Dilbilgisi
0:21Trevor Noah benden hazırlanmasına yardım etmemi istedi
asked me to help him prepare for: ona hazırlanmasında yardım etmemi istedi
Bu ifade üç eylemi ve bu eylemlerde yer alan kişileri birbirine bağlar. asked me to help, Trevor Noah'nın benden yardım istediğini; help him prepare ise nasıl bir yardım istediğini gösterir. Kalıp ask someone to help someone prepare for something şeklindedir. İlk kişi isteği alan, ikinci kişi yardımı alan kişidir. for ise hazırlanılması gereken etkinliği veya durumu tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi prepare ve gerekli edatla tamamlayın: My manager asked me to help her ____ the client meeting.
Cevabı göster
prepare for
Netflix comedy special: Netflix komedi özel gösterisi
Comedy special, bir komedyeni merkeze alan, genellikle tek seferlik ve tam uzunlukta bir komedi programıdır. Bu tür programlar çoğunlukla televizyonda veya dijital yayın platformlarında yayımlanır. Netflix comedy special ifadesinde Netflix platformu, comedy türü belirtir; special ise program türünü adlandıran sayılabilen bir isimdir. İfade yalnızca özellikle komik bir komedi anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Netflix comedy special ne anlama geliyor?
- Alışılmadık derecede komik bir komedi
- Netflix'te yayımlanan tam uzunlukta bir komedi programı
- Netflix tarafından sunulan özel bir indirim
Cevabı göster
Netflix'te yayımlanan tam uzunlukta bir komedi programı
wouldn't like his stand-up material anymore. Notlar
0:28artık stand-up materyalinden hoşlanmayacağından endişeleniyordu.
was worried that + yan cümle: geçmişteki endişeyi belirtmek
Was worried that, geçmişteki bir endişenin belirli içeriğini açıklar. That sözcüğünden sonra kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümle gelir: new audiences wouldn't like... Buradaki that, yan cümleyi bağlar; “şu” anlamındaki işaret sözcüğü değildir. be worried that + yan cümle kalıbı, endişeye neden olan durumu veya olasılığı belirtmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi be worried that yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Mia ____ the storm would delay the flight.
Cevabı göster
was worried that
wouldn't ... anymore: geçmişten bakılan sonraki bir değişim
Wouldn't like ... anymore, geçmişteki bir bakış açısından daha sonra gerçekleşebilecek bir değişimi anlatır. Endişe was worried ile geçmiş zamanda aktarıldığı için would, geçmişteki gelecek anlamını taşır: o sırada, yeni izleyicilerin daha sonra bu materyali artık beğenmeyeceğini düşünüyordu. Anymore olumsuz yapıyla kullanılır ve daha önce var olan ya da sürmesi beklenen bir durumun sona erdiğini belirtir. Buradaki wouldn't, geçmişteki bir endişenin içindeki tahmindir; nazik bir rica değildir.
Alıştırma
Geçmişteki bir bakış açısından korkulan sonraki değişimi göstermek için cümleyi wouldn't ... anymore ile tamamlayın: Leo feared that after the move, his friends ____ visit ____.
Cevabı göster
wouldn't · anymore
stand-up material: komedi gösterisi içeriği
Stand-up material, bir stand-up komedyeninin hazırlayıp sahnede anlattığı şakaları, hikâyeleri, gözlemleri ve diğer içerikleri ifade eder. Burada material fiziksel bir madde değil, içerik anlamındadır. his stand-up material ifadesindeki his, komedi içeriğinin kime ait olduğunu gösterir. Daha genel olarak material, bir gösteri için oluşturulan içerik anlamına gelebilir.
Alıştırma
'The comedian tested new stand-up material,' cümlesinde stand-up material ne anlama gelir?
- Bir stand-up komedi gösterisi için hazırlanmış şakalar, hikâyeler ve diğer içerikler
- Sahne kurmak için kullanılan fiziksel malzemeler
- Bir okul dersine çalışmak için kullanılan bilgiler
Cevabı göster
Bir stand-up komedi gösterisi için hazırlanmış şakalar, hikâyeler ve diğer içerikler
would make millions of viewers laugh: make + nesne + fiilin yalın hâli
would make millions of viewers laugh ifadesinde make ettirgen işlevdedir ve bir şeye neden olmak anlamı taşır. Millions of viewers, etkilenen kişileri gösteren nesnedir; laugh ise onların gerçekleştirdiği eylem veya tepkidir. Etken yapıdaki make + nesne kalıbından sonra gelen fiil to almadan yalın hâlde kullanılır: make viewers laugh doğrudur, make viewers to laugh değildir. would kip belirtecinden sonra gelen make de yalın hâldedir.
Alıştırma
Cümleyi ‘herkesi güldürmek’ anlamına gelecek şekilde tamamlayın. make kullanın: The silly ending would ____ everyone ____.
Cevabı göster
make · laugh
be shared in videos and memes: edilgen yapıyla yayılmaya odaklanma
Be shared, be + shared yapısındaki edilgen biçimdir. Eylemden etkilenen şey özne olur; burada daha önce sözü edilen şakalara gönderme yapar. Cümle, kimin paylaştığından çok şakaların yayılmasına odaklanır. In videos and memes, şakaları içeren veya taşıyan medya biçimlerini gösterir. Bu kalıp, içerik yeni biçimlerin içine girip başkaları tarafından yayılırken kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi share fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The recycling message may ____ in school videos.
Cevabı göster
be shared
all over social media: sosyal medyada geniş görünürlük
All over social media, bir şeyin çok sayıda gönderi, hesap veya akış gibi sosyal platformların birçok yerinde görünmesi demektir. All over fiziksel bir örtmeyi değil, geniş bir erişimi anlatır. Bu ifade genellikle bir fotoğrafın, videonun, hikâyenin veya akımın ne kadar görünür ya da yaygın biçimde konuşulur hâle geldiğini belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle bir videonun sosyal medyada geniş ölçüde görünür hâle geldiğini açıkça söylüyor?
- The clip stayed on the editor's phone.
- The clip was all over social media by lunchtime.
- The clip was posted on one private account.
Cevabı göster
The clip was all over social media by lunchtime.
I worked with Trevor to develop his new material Kalıp ifadeler
0:37Trevor ile yeni materyalini geliştirmek için çalıştım
worked with Trevor to develop: iş birliği yapılan kişiyi ve amacı belirtmek
Burada worked with Trevor, yalnızca aynı yerde çalışmak değil, Trevor'la iş birliği yapmak anlamına gelir. with'ten sonraki nesne, çalışmaya katılan kişiyi belirtir. to develop biçimindeki to'lu mastar, bu iş birliğinin amacını belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp work with someone to do something şeklindedir; bu kalıp iş birliği yapılan kişiyi ortak görevle açıkça ilişkilendirir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için work with someone to develop something kalıbını geçmiş zamanda kullanın: I ____ a designer ____ a new logo.
Cevabı göster
worked with · to develop
to help him get over his stage fright. Öbek fiiller
0:42sahne korkusunu yenmesine yardımcı olmak için.
coached him during rehearsals: gösteri öncesinde hedefli yönlendirme
Burada coached, birine hedefli yönlendirme, uygulama ve geri bildirim vermek anlamında kullanılan bir fiildir. Yalnızca yardım etmekten daha fazlasını anlatır: konuşan kişi gelişmesi için onu etkin biçimde çalıştırmıştır. During rehearsals, bu yönlendirmenin ne zaman gerçekleştiğini belirtir. Rehearsals, bir gösteriden önce yapılan prova oturumlarıdır; bu nedenle ifade, koçluğu hazırlığın bir parçası olarak sunar.
Alıştırma
Hangi cümle, yönetmenin oyuncular gösteriye hazırlanırken onları çalıştırdığını ve onlara geri bildirim verdiğini anlatır?
- The director coached the actors during rehearsals.
- The director watched the actors after the performance.
- The director drove the actors to the theater.
Cevabı göster
The director coached the actors during rehearsals.
get over his stage fright: sahne korkusunu yenmek
Bu cümlede get over, zor bir şeyin üstesinden gelmek veya onun etkisinden kurtulmak demektir. His stage fright, insanların önünde performans sergilerken hissettiği korku ya da gerginliktir; dolayısıyla ifade, bu korku onu kontrol etmeden sahne alabilir hâle gelmesini anlatır. get over + korku, hastalık, aksilik veya üzücü deneyim kalıbı genellikle bunların etkisini geride bırakmaya odaklanır. Buradaki over mekânsal bir anlam taşımaz.
Alıştırma
Cümleyi get over ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After several rehearsals, Maya ____ her fear of performing.
Cevabı göster
got over
a huge success: son derece olumlu bir sonuç
Burada success, başarılı bir olay veya sonucu ifade eden sayılabilir bir isimdir. Bu nedenle a huge success, gösterinin çok olumlu bir sonuç elde ettiği anlamına gelir; huge fiziksel büyüklüğü değil, başarının derecesini veya etkisini anlatır. X was a huge success kalıbı bir etkinliğin, ürünün, planın veya projenin sonucunu özetlemenin doğal bir yoludur.
Alıştırma
Lansmanın son derece başarılı olduğunu söylemek için success sözcüğünü sayılabilir isim olarak doğru kullanan cümle hangisidir?
- The launch was a huge success.
- The launch was a hugely success.
- The launch was huge success.
Cevabı göster
The launch was a huge success.
and it actually became the most viewed comedy special Dilbilgisi
0:47ve aslında en çok izlenen komedi özel gösterisi oldu
the most viewed comedy special: izlenme sayısına dayalı üstünlük biçimi
Viewed, comedy special ifadesini niteler ve edilgen bir anlam taşır: insanlar özel programı izlemiştir; izleme eylemini yapan program değildir. Dil bilgisi açısından viewed, sıfat gibi kullanılan bir geçmiş zaman ortacıdır. the most + geçmiş zaman ortacı biçiminde sıfat + isim kalıbı, düzeyi veya sayısı en yüksek olan öğeyi belirtir. Burada the most viewed comedy special, diğer tüm komedi özel programlarından daha çok izlenen program anlamına gelir; in Netflix history ise karşılaştırma alanını belirler.
Alıştırma
Cümleyi, viewed sözcüğünün “diğerlerinin hepsinden daha çok izlenen” anlamına gelen iki sözcüklü biçimiyle tamamlayın: It was the ____ documentary on the platform.
Cevabı göster
most viewed
I can dream: gerçekleşmesi zor bir dileğe eğlenceli karşılık
Bu bağlamda I can dream, uyurken görülen bir rüyayı anlatmaz. Konuşan kişinin fikrin gerçek veya olası olmayabileceğini bildiğini, ama yine de onu hayal etmek ya da umut etmek istediğini belirtir. Konuşan kişi örneğin uydurma olduğunu kabul ettikten sonra but I can dream, right? diyerek bu kabulü hafif ve kendisiyle dalga geçen bir şakaya dönüştürür. Right? dinleyiciyi bu eğlenceli tutuma katılmaya çağırır.
Alıştırma
Şakayı vurgulanan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Owning a private island is unlikely, but ____.
Cevabı göster
I can dream
The important thing to notice is ...: dikkati temel noktaya yöneltmek
“The important thing to notice”, önemli bir noktayı öne çıkaran yönlendirme ifadesini başlatır. “The important thing to notice is + odak noktası” kalıbında, “is”ten sonraki bilginin temel gözlem olduğu belirtilir. Bu cümlede ifade, dikkati cevabın içeriğinden cevabın yapısına kaydırır. Bir açıklamayı düzenlerken en önemli noktayı belirtmek için de bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Dikkati yönlendiren tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ is how quickly the pattern changes.
Cevabı göster
The important thing to notice
the STAR technique: durum, görev, eylem, sonuç
STAR tekniği, geçmiş deneyimlerle ilgili mülakat sorularını yanıtlamak için kullanılan bir çerçevedir. STAR; Situation, Task, Action ve Result sözcüklerini temsil eder: ortamı anlatın, ne yapmanız gerektiğini açıklayın, yaptığınız eylemi belirtin ve sonucu söyleyin. Burada “the STAR technique”, cevapta kullanılan dört bölümlü yapının adıdır. Bu bağlamda STAR bir kısaltmadır; sıradan “star” ismi anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi seçenek STAR tekniğinin dört adımını doğru biçimde açar?
- Story, Timing, Answer, Review
- Skill, Team, Achievement, Response
- Situation, Task, Action, Result
Cevabı göster
Situation, Task, Action, Result
stands for: STAR’ın ne anlama geldiğini açıklamak
Burada stands for, “temsil eder” veya “şunun kısaltmasıdır” anlamına gelir. STAR adını situation, task, action ve result sözcükleriyle ilişkilendirir. Bir kısaltmanın, baş harf grubunun, simgenin veya adın neyi temsil ettiğini açıklarken A stands for B kalıbını kullanın. STAR dilbilgisel olarak tek bir ad kabul edildiği için stand sözcüğü -s alır: STAR stands for...
Alıştırma
Kısaltma kalıbını öğrendiğiniz iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: BBC ____ British Broadcasting Corporation.
Cevabı göster
stands for
Trevor Noah asked me to help him prepare
1:09Trevor Noah benden hazırlanmasına yardım etmemi istedi
the situation was: STAR yanıtında arka planı kurmak
The situation was... dinleyiciye önce arka planın verileceğini gösterir. STAR yanıtında bu bölüm, görev, eylem ve sonuçtan önce neler olduğunu açıklar. Burada situation, mutlaka bir sorun değil, koşullar veya ortam demektir. was'tan sonra tam bir yan cümle gelebilir. Konuşmada, özgün cümlede olduğu gibi, bu yan cümleden önce that sık sık atılır.
Alıştırma
Bir STAR yanıtının arka plan bölümünü hangi cümle başlatır?
- The situation was that our class play had no music two days before the show.
- The result was that the play had live music on opening night.
- The action I took was to find a pianist and schedule a rehearsal.
Cevabı göster
The situation was that our class play had no music two days before the show.
The task was to + fiil: belirli bir sorumluluğu ifade etmek
The task was to + fiilin yalın biçimi kalıbı, belirli bir durumdaki somut hedefi veya sorumluluğu ifade eder. Burada to write, tamamlanması gereken eylemi belirtir. Bir STAR yanıtında bu ifade Task aşamasını gösterir ve dinleyiciyi durumdan sorumluluğunu üstlendiğiniz hedefe taşır. Genel iş unvanınızı değil, o duruma özgü hedefi anlatır.
Alıştırma
Hedef kalıbı kullanarak görev cümlesini tamamlayın: ____ update the emergency plan before Friday.
Cevabı göster
The task was to
what did I do next? What was my action?: kişinin kendisine sorduğu sorularla geçiş
Konuşmacı bu soruları sorar ve ardından yanıtı kendisi verir. Bunlar kişinin kendisine yönelttiği retorik sorulardır; dinleyicilerin cevap vermesi beklenmez. Sorular birlikte, açıklamayı STAR yönteminin Action aşamasına taşıyan ve dikkati atılan somut adımlara yönelten işaretler olarak çalışır. Aynı teknik bir konuşmada veya derste yeni bir adımı tanıtmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Bir sunumda konuşmacı 'What did we do next? What action did we take?' diye sorduktan sonra yanıtı hemen kendisi veriyorsa bu soruların temel işlevi nedir?
- Gerçekleştirilen eylemlere geçildiğini belirtmek
- Konuşmacının sırayı unuttuğunu göstermek
- Dinleyicilerden ne olduğunu belirlemelerini istemek
Cevabı göster
Gerçekleştirilen eylemlere geçildiğini belirtmek
I helped Trevor to develop his new material
1:19Trevor'ın yeni materyalini geliştirmesine yardım ettim
and coached him to get over his stage fright.
1:21ve sahne korkusunu yenmesi için ona koçluk yaptım.
we created the most successful comedy special Dilbilgisi
1:27en başarılı komedi özel gösterisini yarattık
As a result of my actions: eylemleri sonuçlara bağlamak
As a result of + isim öbeği, sonraki cümlecikte belirtilen sonucun nedenini gösterir. Burada my actions nedeni, we created the most successful comedy special ise sonucu belirtir. Bu ifade cümlenin başında cevabı da düzenler: konuşanın ne yaptığını tamamlayıp bunun sonucunda ne olduğuna geçer. Böylece eylem ile sonuç arasındaki bağ açıkça kurulur.
Alıştırma
Nedeni doğrudan sonucuna bağlamak için cümleyi As a result of ile tamamlayın: ____ the new schedule, deliveries arrived earlier.
Cevabı göster
As a result of
the most successful comedy special: en yüksek sırayı ifade etmek
The most successful, successful sıfatının en üstünlük derecesidir. Tekil comedy special ismiyle kullanıldığında the, bir karşılaştırma grubu içinde başarı bakımından en üst sıradaki öğeyi gösterir. in the history of comedy specials ifadesi bu karşılaştırma grubunu belirtir. Bu söyleyiş very successful ifadesinden çok daha güçlüdür ve bu komedi örneğinde bilerek görkemli ve abartılı kullanılmıştır.
Alıştırma
Cümleyi successful sıfatının en üstünlük biçimiyle tamamlayın: It was ____ launch in the company's history.
Cevabı göster
the most successful
in the history of comedy specials: tüm tarihi kapsayan bir karşılaştırma alanı belirlemek
In the history of comedy specials, “komedi özel gösterilerinin tüm tarihi boyunca” anlamına gelir. Karşılaştırmanın alanını ve zaman aralığını belirleyen bir edat öbeğidir. Bir üstünlük derecesinden veya benzer derecede güçlü bir iddiadan sonra geldiğinde, karşılaştırma kümesini o alanın tarihinde yer alan her şeye genişletir ve değerlendirmeyi özellikle güçlü gösterir. Burada history kapsamı belirler; tarihsel bilgiler sunmaz.
Alıştırma
“It was the greatest comeback in the history of the tournament” cümlesinde in the history of the tournament ne işe yarar?
- Geri dönüşün bir tarih müzesinde gerçekleştiğini söyler.
- Turnuvanın geçmişiyle ilgili ayrıntılı bir anlatım başlatır.
- Turnuvanın tüm tarihini karşılaştırma kapsamı olarak belirler.
Cevabı göster
Turnuvanın tüm tarihini karşılaştırma kapsamı olarak belirler.
People are often afraid of seeming overconfident Dilbilgisi
1:31İnsanlar genellikle aşırı özgüvenli görünmekten korkarlar
afraid of seeming overconfident: başkalarında bırakılan izlenimden endişe etmek
Afraid of ifadesinden sonra bir isim veya -ing biçimi gelebilir. Afraid of seeming overconfident ifadesinde of edatından sonra seeming gelir; overconfident ise kişinin başkalarında bırakabileceği izlenimi anlatır. İfadenin tamamı “başkalarına fazla özgüvenli görünmekten endişe etmek” anlamına gelir. Seeming görünüş veya algıyla ilgilidir; bu nedenle kişinin gerçekten overconfident olduğunu söylemez. Bir eylem, sonuç veya izlenim hakkındaki kaygıyı ifade etmek için be afraid of + -ing kalıbını başka durumlarda da kullanabilirsiniz.
Alıştırma
“Başkalarının Maya’yı kaba bulmasından endişe ediyordu” anlamını vermek için afraid of + seeming yapısıyla cümleyi tamamlayın: Maya was ____ during the meeting.
Cevabı göster
afraid of seeming rude
but remember: önemli bir hatırlatmaya geçiş
But, az önce dile getirilen kaygıdan başka bir önemli noktaya geçişi gösterir. Remember ise dinleyiciye bir sonraki noktayı aklında tutmasını söyler. But remember bir bütün olarak konuşmanın akışını düzenleyen bir işaret görevi görür: kaygıyı yalnızca reddetmek yerine kabul eder ve ardından dikkati rahatlatıcı ya da önemli bir noktaya yöneltir.
Alıştırma
But remember ifadesinin buradaki temel söylem işlevi nedir?
- Önceki kaygının tamamen yanlış olduğunu söyler.
- Bir kaygıdan rahatlatıcı bir ana noktaya geçer.
- İlgisiz bir konu başlatır.
Cevabı göster
Bir kaygıdan rahatlatıcı bir ana noktaya geçer.
you've got the interview: mülakat fırsatını elde etmiş olmak
Bu cümlede you've got the interview, bir mülakat fırsatı elde ettiğin veya sana bu fırsatın verildiği anlamına gelir. You've, you have ifadesinin kısaltmasıdır; have got ise mülakatı dinleyicinin artık sahip olduğu bir fırsat olarak sunar. Konuşmacı bu sonucu, adayın değerlendirmeye alınacak kadar yeterli olduğunun kanıtı olarak kullanır. Got burada bir nesneyi fiziksel olarak almayı anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümlede you've got the interview ne anlama gelir?
- Başka biriyle mülakat yaptın.
- Sana bir mülakat fırsatı verildi.
- Bir mülakat belgesini fiziksel olarak elinde tutuyorsun.
Cevabı göster
Sana bir mülakat fırsatı verildi.
are good enough to get the job: sıfat + enough + to
are good enough to get the job ifadesindeki good enough, yeteneğinizin veya niteliklerinizin işi alma konusunda gerçek bir şansınız olması için gereken düzeye ulaştığını belirtir. Kesinlikle işe alınacağınızı garanti etmez. Kalıp be + sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Enough sıfattan sonra gelir: good enough to get doğrudur; enough good veya good to enough denmez.
Alıştırma
Maya'nın becerisinin gereken düzeye ulaştığını gösteren sözcükle cümleyi tamamlayın: Maya has practised for months and is skilled ____ to enter the competition.
Cevabı göster
enough
this is your opportunity to show your interviewers why: durumu fırsat olarak çerçevelemek ve önceki düşünceye dönmek
this is your opportunity to... ifadesinde konuşan kişi, iş görüşmesini yalnızca size uygulanan bir sınav olarak değil, harekete geçebileceğiniz yararlı bir fırsat olarak yeniden çerçeveler. To-infinitive, bu fırsatla ne yapabileceğinizi belirtir: show your interviewers. Sondaki why, önceki because you are good enough to get the job düşüncesine dönerek gönderme yapar. Kastedilen soru bağlamdan zaten belliyse İngilizcede devamı söylenmeyebilir. show your interviewers why, işi almaya neden yeterince uygun olduğunuzu onlara göstermek anlamına gelir.
Alıştırma
Özgün cümlede sondaki why önceki hangi düşünceye gönderme yapıyor?
- İşi almaya neden yeterince uygun olduğunuz
- Opportunity sözcüğünün neden resmî olduğu
- Görüşmecilerin toplantıyı neden düzenlediği
Cevabı göster
İşi almaya neden yeterince uygun olduğunuz
Use the STAR structure to give specific examples Anlatım akışı
1:42Belirli örnekler vermek için STAR yapısını kullanın
and you can be sure that you will impress Kalıp ifadeler
1:45ve emin olabilirsiniz ki etkileyeceksiniz
Use the STAR structure to give specific examples: Use X to do Y ile yöntem ve amaç belirtme
Use the STAR structure biçimindeki emir cümlesi, dinleyene doğrudan ve uygulanabilir bir yöntem sunar. Buradaki structure, fiziksel bir yapı değil, mülakat yanıtını düzenlemeye yarayan bir çerçevedir. to give specific examples biçimindeki to mastarı, bu çerçeveyi kullanmanın amacını belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp Use X to do Y şeklindedir: Y’yi gerçekleştirmek için X’i seçmek veya kullanmak.
Alıştırma
Tavsiyeyi amaç bildiren sözcükle tamamlayın: Use a checklist ____ catch missing details.
Cevabı göster
to
you can be sure that: güçlü bir kesinlik ifade etmek
You can be sure that, konuşanın büyük bir kesinlikle sunduğu sonucu belirtir. that ile başlayan yan cümle, dinleyenin tam olarak neden emin olabileceğini açıklar. Bu cümlede ifade, yöntemi kullanmanın iyi bir izlenim bırakacağını garanti ederek tavsiyeyi güçlendirir. may veya might ifadelerinden çok daha kesindir; bu nedenle bir söz verme gibi duyulabilir.
Alıştırma
you can be sure that hedef kalıbını kullanarak güvence cümlesini tamamlayın: You ____ your reservation is confirmed.
Cevabı göster
can be sure that
don't forget to include the result: bir eylemi atlamamayı hatırlatma
Don't forget to + fiilin yalın biçimi, birine hâlâ yapılması gereken bir eylemi atlamamasını hatırlatır. Burada include, sonucu cevabın bir parçası yapmak anlamına gelir. Bu cümlede ifade, Result adımıyla ilgili öğretici bir hatırlatmadır; dinleyicinin bunu zaten unuttuğunu ileri sürmez.
Alıştırma
don't forget to + fiilin yalın biçimini kullanarak hatırlatmayı tamamlayın: ____ attach the file before you send the email.
Cevabı göster
Don't forget to
This is where...: bir aşamanın veya bölümün işlevini belirtme
This, az önce söz edilen Result bölümüne gönderme yapar. Where, bu bölümde ne olduğunu açıklayan yan cümleyi başlatır; dolayısıyla fiziksel bir yerden çok 'bu aşamada veya bu bölümde' anlamına gelir. This is where... kalıbı, bir aşamanın ya da bölümün işlevini belirterek bilgiyi düzenler: bu bölüm, yapılan işin etkisini açıklama fırsatıdır.
Alıştırma
This is where you explain how the plan will work cümlesinde This is where ne işe yarar?
- Açıklamanın gerçekleştiği fiziksel bir binayı belirtir.
- Bu açıklamanın yapıldığı aşamayı veya bölümü belirtir.
- Planın neden işe yarayacağını açıklar.
Cevabı göster
Bu açıklamanın yapıldığı aşamayı veya bölümü belirtir.
get to talk about: bir konuyu konuşma fırsatı bulmak
Burada get to talk about, “bir konuyu konuşma fırsatı bulmak” anlamına gelir. Sonuç bölümü, çalışmanızın yarattığı etkiyi açıklamanıza fırsat verir; bir yere gitmeyi anlatmaz. get to + fiilin yalın hâli yapısı, bir eylemi çoğu zaman fırsat, izin veya memnuniyet veren bir ayrıcalık olarak sunar. can ile karşılaştırıldığında, bunun değerli bir fırsat olduğu duygusunu ekleyebilir.
Alıştırma
Bir fırsatı ifade etmek için get to + talk about kullanın: In the final interview section, you ____ the results of your work.
Cevabı göster
get to talk about
the impact of your work: işinizin yarattığı etki
The impact of your work, yaptığınız işin yarattığı etki veya değişiklik anlamına gelir. Impact kendiliğinden olumsuz bir anlam taşımaz; bir mülakatta veya raporda çoğu zaman yararlı sonuçları, değeri ya da gelişmeyi ifade eder. Bu ifade, dikkati görevden görevin sonucuna kaydırır. impact of X yapısında X etkinin kaynağıdır; bu nedenle güçlü bir cevap, yapılan iş sayesinde neyin değiştiğini açıklar.
Alıştırma
İşin etkiyi yarattığını ve yanıt sürelerinin bu etkiden etkilendiğini göstermek için doğru edatları kullanın: The report measures the impact ____ our work ____ response times.
Cevabı göster
of · on
Here's my answer again without that structure. Anlatım akışı
1:53İşte o yapı olmadan cevabım tekrar burada.
without that structure: karşılaştırma versiyonunu tanıtma
Without that structure bir karşılaştırma oluşturur. Konuşmacı, önceki versiyonda kullanılan yapıyı çıkararak aynı cevabı tekrar vermek üzeredir; böylece dinleyenler bu yapının ne kattığını fark edebilir. Buradaki that structure, İngilizce cümle dil bilgisini değil, daha önce ele alınan STAR çerçevesini özellikle ifade eder. Daha genel olarak without that + isim, bilinen bir özelliğin çıkarıldığı bir versiyonu tanıtabilir.
Alıştırma
Without that structure burada neyi gösteriyor?
- Daha önce ele alınan STAR yapısının kullanılmadığı bir versiyonu tanıtır.
- Cevapta hiçbir bilgi bulunmadığını söyler.
- Cümle dil bilgisiyle ilgili yeni bir cevap tanıtır.
Cevabı göster
Daha önce ele alınan STAR yapısının kullanılmadığı bir versiyonu tanıtır.
Trevor Noah asked me to help him write some material
1:57Trevor Noah biraz materyal yazmasına yardım etmemi istedi
but it's missing the details about what I did Anlatım akışı
2:05ama ne yaptığımla ilgili ayrıntılar eksik
it's missing the details about what I did: eksik eylem ayrıntılarını belirtme
It's missing the details about what I did, daha zayıf olan cevapta neyin eksik olduğunu belirtir. Temel bilgi benzer olabilir, ancak cevap konuşmacının yaptığı belirli eylemleri açıkça söylemez. Burada be missing + isim, gerekli bir parçanın bulunmadığı anlamına gelir. about what I did sözleri hangi ayrıntıların eksik olduğunu belirtir; missing burada birini ya da bir şeyi özlemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi be missing the details about hedef kalıbıyla tamamlayın: The proposal ____ the budget.
Cevabı göster
is missing the details about
eylemlerimin etkisini göstermek için net bir yapı kullanmamak
“didn't use a clear structure” ifadesinde konuşmacı, cevabını düzenleme biçimindeki bir sorunu belirtir. Net bir yapı, dinleyicinin eylemlerle sonuçları ilişkilendirmesine yardımcı olur; yalnızca fazladan biçimlendirme değildir. “to show the impact of my actions” mastar ifadesi, yapıyı kullanma amacını belirtir. Aktarılabilir kalıp use X to show Y şeklindedir: önemli sonucun kolayca görülmesini sağlayacak bir düzenleme yöntemi seçmek.
Alıştırma
Asıl cümlede net bir yapı kullanmanın amacı nedir?
- Anlam eklemeden cevabı uzatmak
- Eylemlerin neyi değiştirdiğini açıklamaktan kaçınmak
- Eylemlerin etkilerinin kolayca görülmesini sağlamak
Cevabı göster
Eylemlerin etkilerinin kolayca görülmesini sağlamak
We've all got something that we're proud of. Ton ve niyet
2:12Hepimizin gurur duyduğu bir şeyler vardır.
We've all got something: güven vermek için kapsayıcı we
“We've all got something”, gruptaki herkesin bir şeye sahip olduğu anlamına gelir. Burada “we've got”, “we have” ile aynı anlama gelir; all ise kesin bir sayı vermek yerine ortaklığı vurgular. Kapsayıcı we, konuşmacıyı ve dinleyicileri aynı tarafta konumlandırır. Burada herkese anlatabileceği bir başarı bulabileceği konusunda güven verir; onları eleştirmek yerine baskıyı azaltır.
Alıştırma
Bu bağlamda “We've all got something” ifadesinin temel işlevi nedir?
- Konuşmacı dinleyicilerin başarılarının kesin sayısını bildirir
- Konuşmacı dinleyicileri gruba dahil eder ve herkese konuşmaya değer bir şeyi olduğu konusunda güven verir
- Konuşmacı söyleyecek hiçbir şeyleri olmadığı için dinleyicileri eleştirir
Cevabı göster
Konuşmacı dinleyicileri gruba dahil eder ve herkese konuşmaya değer bir şeyi olduğu konusunda güven verir
to make sure that you're really ready Kalıp ifadeler
2:14gerçekten hazır olduğunuzdan emin olmak için
to make sure that you're really ready: amaç belirtmek
Bu cümlede to make sure that..., önerilen hazırlığın amacını belirtir: amaç gerçekten hazır olmaktır. Make sure, kelimesi kelimesine “kesinlik yaratmak” değil, “kontrol etmek veya bir şeyin doğru olmasını sağlamak için gerekeni yapmak” anlamına gelir. That, you're really ready şeklindeki tam düşünceyi başlatır. Kalıp to make sure that + özne + fiil biçimindedir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Review every page to ____ your application is ready to send.
Cevabı göster
make sure that
think of an achievement that you'd like to talk about Kalıp ifadeler
2:17hakkında konuşmak isteyeceğiniz bir başarı düşünün
think of an achievement that you'd like to talk about: kullanılabilir bir örnek seçmek
Burada think of, uygun bir örneği akla getirip kullanmak üzere seçmek demektir. Yönerge, genel olarak başarılar üzerine düşünmenizi değil, belirli bir başarınızı saptamanızı ister. that you'd like to talk about bölümü hangi başarının seçileceğini açıklar: hakkında konuşmak istediğiniz başarı. Tüm ifade yeniden kullanılabilir bir hazırlık kalıbıdır: think of + belirli bir örnek + that ile başlayan yan cümle.
Alıştırma
Burada think of an achievement sizden ne yapmanızı istiyor?
- Belirli bir başarı seçmeden başarıları genel bir konu olarak düşünmek.
- Hakkında konuşabileceğiniz belirli bir başarıyı seçmek veya hatırlamak.
- Başka birinin sizin için bir başarı seçmesini beklemek.
Cevabı göster
Hakkında konuşabileceğiniz belirli bir başarıyı seçmek veya hatırlamak.
prepare your answer: ne söyleyeceğinizi planlamak
Prepare your answer ifadesinde prepare, konuşmadan önce ne söyleyeceğinizi planlamak ve düzenlemek anlamına gelir. Bir answer yalnızca o anda verilen bir yanıt değil, önceden hazırlanabilen bir içerik de olabilir. Burada ifade, düşüncelerinizi STAR yapısına göre biçimlendirmenizi söyler. Her kelimeyi ezberlemekten çok, açık bir planlama yapmayı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Before the interview begins, take a minute to ____.
Cevabı göster
prepare your answer
We read and reply to every comment we receive. Kalıp ifadeler
2:25Aldığımız her yorumu okuyor ve cevaplıyoruz.
read and reply to: tek nesneyle iki fiil yapısı
Read and reply to every comment ifadesinde iki fiil de every comment ile bağlantılıdır: read every comment ve reply to every comment. Read nesneyi doğrudan alır, ancak reply yanıt verilen kişi, mesaj veya yorumdan önce to gerektirir. Bu yapı, mesajları hem okuduğunuzu hem de yanıtladığınızı belirtmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi, reply fiilinin yanıtlanan mesajdan önce gerektirdiği edatla tamamlayın: Please reply ____ this email by Friday.
Cevabı göster
to
Cevabın hakkında biraz geri bildirim
a little bit of feedback isim grubu, az miktarda değerlendirme veya tavsiye anlamına gelir. a little bit of miktarı sınırlar ve teklifi ölçülü ve dostça gösterir. on your answer, geri bildirimin ne hakkında olduğunu belirtir. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp give someone feedback on something şeklindedir.
Alıştırma
Vurgulanan kalıbı kullanarak cümleyi tamamlayın: After the mock interview, the coach gave me ____ my answer.
Cevabı göster
a little bit of feedback on
Mülakatta başarı dilemek
Good luck for the interview, mülakattan önce söylenen dostça bir iyi dilektir. Konuşanın mülakatın iyi geçmesini umduğunu belirtir ve kısa bir kapanış sözü olarak da kullanılabilir. For, şans dilenen yaklaşan etkinliği belirtebilir; bu kullanım özellikle Britanya İngilizcesinde görülür. Good luck with the interview da doğaldır ve farklı İngilizce çeşitlerinde yaygın olarak kullanılabilen bir alternatiftir.
Alıştırma
Good luck for the interview ifadesi ne zaman uygundur?
- Birisi mülakata katılmadan önce
- Mülakat sonucunun yalnızca şansa bağlı olduğunu açıklarken
- Birisi işe alındıktan sonra onu kutlamak için
Cevabı göster
Birisi mülakata katılmadan önce