Kasık Kıllarınızı Tıraş Etmeli misiniz?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
464 kelime 185 kel/dk

Video özeti: Video, kasık kıllarının alınmasını, öne sürülen işlevleri ve sağlık etkilerini ölçülü bir sonuca varmadan önce değerlendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. with hair removal and grooming becoming a popular personal practice, - Dil bilgisi ve cümle kalıpları: with + isim + -ing ile değişen arka planı ana sorudan önce vermeyi öğrenin. 2. correlates directly with - Kalıp ifadeler ve eşdizimler: iki eğilimi bağlayın; korelasyonu nedensellikle karıştırmayın. 3. there's no harm in - Kalıp ifadeler ve eşdizimler: bu kalıbı ulaçtan önce kullanıp bir seçeneği buyurgan olmadan kabul edilebilir gösterin.

Bu derste

After puberty, pubic hair begins to surround our external genitalia.

0:00

Ergenlikten sonra kasık kılları dış genital organlarımızın çevresinde çıkmaya başlar.

But with hair removal and grooming becoming a popular personal practice, Dilbilgisi

0:04

Ancak tüy alma ve bakım giderek yaygınlaşan kişisel uygulamalar hâline gelmişken,

is it really the best idea to shave or wax down there? Kelime

0:08

o bölgeyi tıraş etmek ya da ağdayla temizlemek gerçekten en iyi fikir mi?

Dilbilgisi

Değişen bir arka planı sunan with + ad öbeği + V-ing

Baştaki ifade with + ad öbeği + V-ing yapısını kullanır: with arka planı sunar, hair removal and grooming ad öbeğini oluşturur ve becoming devam eden değişimi anlatır. Becoming çekimsiz bir -ing biçimidir; ana cümlenin yüklemi değildir. İfade yaklaşık olarak “tüy alma ve kişisel bakım yaygın bir kişisel uygulama hâline gelirken” anlamına gelir. Ana soru olan is it really the best idea...? sorusunun sorulduğu durumu önceden sunar. Bu kısa yapı, gelişmekte olan bir durumu vererek tartışma veya açıklamaya başlarken sık kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi cycle fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: With more residents ____ to work, the city is adding more bike lanes.

Cevabı göster

cycling

Kelime

Mahrem vücut bölgeleri için bir örtmece olarak down there

Bu bağlamda down there, genital veya kasık bölgesini ifade eden gündelik bir örtmecedir. Tıraş ve ağda ifadeleri, kastedilen anlamı açık hâle getirir. Bu ifade vücut bölümünün adını doğrudan söylemekten kaçındığı için anlamı bağlama bağlıdır. Başka cümlelerde kelime anlamıyla daha aşağıdaki veya uzaktaki bir yeri gösterebilir; burada konuşanın altında bulunan fiziksel bir yer olarak yorumlanmamalıdır.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Vücudun tam olarak hangi bölümünden söz edildiğini belirtmesi gereken resmî bir tıbbi raporda down there kullanılabilecek en iyi terimdir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Or is a full bush the way to go? Notlar

0:11

Yoksa kılları tamamen doğal ve gür bırakmak mı daha iyi?

Kelime

Kasık tüyleri için gündelik bir ifade olarak “a full bush”

Bu cümlede “a full bush”, kasık tüylerinin tıraş edilmeden veya çok kısa kesilmeden doğal biçimde uzamasına izin verilmesi anlamına gelen gündelik bir ifadedir. “Full”, tüylerin alınmamış veya kısaltılmamış olduğunu vurgular; “bush” burada bir bitki ya da çalı anlamına gelmez. Bu ifade, kişisel bakım seçeneklerini rahat ve doğrudan bir dille karşılaştırmaya yarar. Bu argo anlam medyada ve vücut bakımı hakkındaki samimi konuşmalarda görülebilir, ancak anlamı belirleyen çevredeki bağlamdır.

Alıştırma

Kasık tüyü bakımı hakkındaki bir konuşmada “a full bush” ne anlama gelir?

  1. Budanması gereken yoğun bir çalı
  2. Eksiksiz bir kişisel bakım araçları seti
  3. Tıraş edilmeden veya çok kısa kesilmeden doğal bırakılmış kasık tüyleri
Cevabı göster

Tıraş edilmeden veya çok kısa kesilmeden doğal bırakılmış kasık tüyleri

Deyimler

En iyi seçeneği sormak için “the way to go?”

Burada “the way to go”, bir rota veya yön değil, en iyi ya da en uygun seçenek anlamına gelir. Soru, tüyleri doğal bırakmanın daha iyi bakım seçeneği olup olmadığını sorar. “X is the way to go” kalıbı X'i önerir; “Is X the way to go?” ise X'in tercih edilen yaklaşım olup olmadığını sorar. Bu kalıp, pratik seçenekleri karşılaştırırken kullanışlıdır.

Alıştırma

“En iyi seçenek” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: For getting across town during rush hour, the subway is ____.

Cevabı göster

the way to go

Humans lost most of their thick body hair

0:18

İnsanlar kalın vücut kıllarının büyük bölümünü

around 70,000 to 120,000 years after the last Ice Age.

0:21

son Buzul Çağı'ndan yaklaşık 70.000 ila 120.000 yıl sonra kaybetti.

But despite becoming mostly bare, Dilbilgisi

0:25

Ancak vücudumuzun büyük kısmı kılsız hâle gelmesine rağmen,

we retained plentiful hair in our armpits and crotches,

0:27

koltuk altlarımızda ve kasıklarımızda bol miktarda kıl kaldı,

becoming the only mammalian species in the world Dilbilgisi

0:30

böylece dünyada

to have long, coarse pubic hair.

0:32

uzun ve sert kasık kıllarına sahip tek memeli türü olduk.

Dilbilgisi

despite becoming mostly bare: despite + V-ing ile ödünleme

Burada despite, becoming mostly bare V-ing öbeğini başlatır ve ödünleme bildirir: sık vücut kıllarının çoğunun kaybedilmesi, kılların korunmasını beklenmedik kılar; ancak ana cümle belirli bölgelerde bol miktarda kılın kaldığını söyler. Aktarılabilir kalıp despite + isim öbeği veya V-ing öbeği biçimindedir ve ardından beklentiyle çelişen sonucu veren ana cümle gelir. becoming fiilinin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan we’dir; bare burada tamamen tüysüz olmayı değil, sık vücut kıllarının büyük ölçüde bulunmamasını ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi despite ve feel fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ nervous, Elena delivered the presentation clearly.

Cevabı göster

Despite feeling

Dilbilgisi

the only mammalian species in the world to have: the only + isim + to-mastar

the only mammalian species in the world ifadesi, tanımlanmış bir karşılaştırma kümesindeki ayrıcalıklı tek üyeyi belirtir. species sözcüğünden sonra gelen to have long, coarse pubic hair mastarı, onu benzersiz kılan özelliği açıklar. Aktarılabilir kalıp the only + isim + to-mastar biçimindedir. Burada to have, isimden sonra gelen ve that has ile benzer anlam taşıyan bir niteleyicidir; amaç bildirmez.

Alıştırma

Cümleyi the only + isim + to-mastar kalıbı ve hold fiiliyle tamamlayın: Nora is the only applicant ____ all three required certifications.

Cevabı göster

to hold

Researchers hypothesize that pubic hair sprouts after puberty Anlatım akışı

0:34

Araştırmacılar, ergenlikten sonra kasık kıllarının çıkmasının

as a visual signal to potential partners that one is ready to mate,

0:38

potansiyel eşlere kişinin çiftleşmeye hazır olduğunu gösteren görsel bir işaret olduğunu,

Anlatım akışı

hypothesize that: bir iddianın geçici olduğunu belirtmek

Researchers hypothesize that, araştırmacıların olası bir açıklama olarak değerlendirdiği bir önermeyi sunar; gerçekliği kesinleşmiş bir sonucu bildirmez. That yan cümlesi hipotezin içeriğini taşır. Bilgilendirici yazılarda bu aktarım kalıbı, sonraki iddiayı geçici olarak işaretleyerek kanıtın nasıl değerlendirilmesi gerektiğini düzenler. Okur, yan cümleyi kesin sonuç saymak yerine ileride sunulan kanıt veya sınamaları aramalıdır.

Alıştırma

Kanıtlanmamış bir hipotezi sunan resmî kalıpla raporu tamamlayın: Scientists ____ the animals navigate by smell.

Cevabı göster

hypothesize that

while the bush itself acts as protection from friction during sexual intercourse. Kalıp ifadeler

0:41

gür kılların da cinsel ilişki sırasında sürtünmeye karşı koruma sağladığını düşünüyor.

Kalıp ifadeler

acts as protection from: koruyucu bir işlevi açıklamak

Acts as, bir şeyin belirli bir işlevini yerine getirmek anlamına gelir. Burada protection, özneye verilen işlevsel roldür; ifade, öznenin bir şeymiş gibi davrandığı anlamına gelmez. Protection from friction, korumanın sürtünmeye karşı olduğunu belirtir. Aktarılabilir kalıp X acts as protection from Y biçimindedir; koruyucu işlevi açıklar ve olası zararın kaynağını belirtir.

Alıştırma

İşlev açıklamasını hedef kalıpla tamamlayın: A padded case ____ scratches during transport.

Cevabı göster

acts as protection from

Another theory involves sweat. Anlatım akışı

0:45

Bir başka teori ise terle ilgili.

Anlatım akışı

Another theory involves...: ek bir açıklama sunmak

Another theory, olası bir açıklamadan ek bir açıklamaya geçildiğini belirtir; açıklamalardan hiçbirini kesinleşmiş bir gerçek olarak sunmaz. Böylece paralel hipotezler, birbiriyle çelişen iddialar gibi değil, yan yana duran açıklamalar olarak düzenlenir. Burada involves, “ilgili bir unsur olarak içerir veya konu edinir” anlamındadır. Another theory involves + isim öbeği kalıbı, yeni açıklamanın konusunu ya da unsurunu belirtir; bu cümlede söz konusu unsur sweat sözcüğüdür.

Alıştırma

Hangi cümle, teoriyi tam bir yan cümle olarak ifade etmeden ek bir açıklama sunar ve konusunu belirtir?

  1. Another theory involves algae.
  2. Another theory is that algae spread rapidly.
  3. Another possibility is a rapid spread of algae.
  4. Another theory causes algae.
Cevabı göster

Another theory involves algae.

Humans have two types of sweat glands.

0:47

İnsanlarda iki tür ter bezi bulunur.

One type secretes mostly water and salt, producing no odor, Dilbilgisi

0:50

Bir tür çoğunlukla su ve tuz salgılar ve koku üretmez,

Dilbilgisi

producing no odor: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi

Producing no odor, önceki sürecin sonucunu belirten bir şimdiki zaman ortacı yan cümlesidir: çoğunlukla su ve tuz salgılanması kokusuz bir salgı ortaya çıkarır. Örtük dilbilgisel öznesi one type ifadesidir ve sonuç odor sözcüğünden değil, bu türün su ve tuz salgılaması durumunun tamamından kaynaklanır. Virgülden sonraki -ing yan cümlesi, “bunun sonucunda koku üretmez” düşüncesini aynı cümle içinde sıkıştırır. Burada amaç değil, sonuç ifade edilir; bu tür, kokuyu önlemek amacıyla su ve tuz salgılamaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için produce fiilini sonuç bildiren bir -ing yan cümlesinde kullanın: “The treated liquid contains only water and salt, ____.” Sonuç olarak sıvının kokusu olmadığını ifade edin.

Cevabı göster

producing no odor

while the other apocrine glands are found specifically in the armpit and the pubic areas,

0:53

apokrin bezler denen diğer tür ise özellikle koltuk altlarında ve kasık bölgesinde bulunur

and using the pubic hair follicles secrete fluids rich in proteins, Kalıp ifadeler

0:57

ve kasık kılı kökleri aracılığıyla protein,

lipids, and pheromones.

1:01

lipit ve feromon bakımından zengin sıvılar salgılar.

Kalıp ifadeler

rich in: bol bulunan bileşenleri anlatmak

Rich in, “büyük miktarda içeren” anlamına gelir. Burada fluids sözcüğünü niteler ve sıvılarda bulunan maddeleri tanıtır: proteins, lipids ve pheromones. Yapı be + rich in + isim veya isim öbeğidir. Bileşimi, besinleri ya da kaynakları kısa ve öz biçimde anlatır; rich burada maddi açıdan zengin olmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “büyük miktarda içerir” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: This region is ____ natural resources.

Cevabı göster

rich in

When bacteria on the skin break down these molecules, Notlar

1:03

Derideki bakteriler bu molekülleri parçaladığında,

you get body odor.

1:05

vücut kokusu oluşur.

Dilbilgisi

Neden ve sonuç için When ... you get ...

When + süreç, you get + sonuç kalıbı, düzenli bir neden-sonuç ilişkisi sunar. When önce gerçekleşen şeyi, you get ise gözlemlenebilir sonucu tanıtır. Burada you geneldir: “bir kişi veya genel olarak insanlar” ya da yalnızca “sonuç şudur” anlamına gelir; belirli bir dinleyiciyi kastetmez. Bu kalıp süreçleri, yönergeleri ve genel örüntüleri açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Genel neden-sonuç kalıbını hedef sözcüklerle tamamlayın: ____ you freeze water, ____ ice.

Cevabı göster

When · you get

Öbek fiiller

“Ayrıştırmak” Anlamındaki break down

Burada break down, “parçalayıp daha basit maddelere dönüştürmek” anlamındadır: bakteriler moleküller üzerinde etkili olur ve onları daha basit maddelere çevirir. Down, öbek fiilin bir parçasıdır; yön belirtmez. Enzimler, mikroplar, kimyasallar veya doğal süreçler bir malzemeyi daha basit bileşenlere dönüştürdüğünde bu anlam yaygındır. Özne ve nesne, bu anlamı break down ifadesinin “çalışmayı durdurmak” gibi diğer anlamlarından ayırmaya yardımcı olur.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “ayrıştırmak” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: Digestive enzymes ____ large food molecules into smaller ones.

Cevabı göster

break down

We may have evolved to retain these hairs to trap pheromones Dilbilgisi

1:07

Feromonları hapsetmek için bu kılları koruyacak şekilde evrimleşmiş olabiliriz

to be wafted towards potential mates. Kelime

1:09

ve böylece feromonlar potansiyel eşlere doğru havada yayılabilir.

Dilbilgisi

may have evolved: Geçmişe İlişkin Belirsiz Bir Çıkarım

May have evolved; kiplik bildiren may, perfect yapısındaki have ve geçmiş ortaç evolved öğelerini birleştirir. Geçmişte olası bir evrimsel gelişme hakkında temkinli bir çıkarım ifade eder; bunu kesinleşmiş bir gerçek olarak sunmaz. To retain these hairs, olası evrimin sonucunu veya yönünü belirtir. Daha genel olarak may have + geçmiş ortaç, kanıtlar geçmişe ilişkin bir açıklamayı mümkün kıldığında ancak kesinleştirmediğinde kullanılır.

Alıştırma

Geçmişe ilişkin belirsiz bir çıkarım ifade etmek için may ve evolve kullanarak İngilizce cümleyi tamamlayın: Because the evidence is limited, the species ____ in a colder climate.

Cevabı göster

may have evolved

Kelime

be wafted towards: havayla yavaşça bir yöne taşınmak

Bu cümlede be wafted towards, feromonların havayla nazikçe potansiyel eşlerin bulunduğu yöne taşınmasını anlatır. Edilgen yapı, dikkati taşıyan hava ya da esintiden çok taşınan şey üzerinde tutar. Waft genellikle koku, duman, ses veya başka hafif bir maddenin hafif ve yavaş hareketini ifade eder. Bir şeyi fırlatmayı ya da belirli bir rota üzerinden teslim etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç sözcüklü edilgen ifadeyle tamamlayın: The aroma may ____ nearby tables on the breeze.

Cevabı göster

be wafted towards

This is further supported by the fact that women release different pheromones during ovulation, Anlatım akışı

1:12

Kadınların yumurtlama döneminde farklı feromonlar salgılaması da bu görüşü destekliyor;

signaling fertility in order to become more attractive to others.

1:16

böylece doğurganlık sinyali verip başkalarına daha çekici görünüyorlar.

Anlatım akışı

This is further supported by the fact that: destekleyici kanıt eklemek

Baştaki This sözcüğü önceki iddiaya gönderme yapar. is further supported sözleri, sonraki yan cümleyi ek kanıt olarak işaretler ve dinleyiciye yeni bilginin önceki içerikle nasıl ilişkili olduğunu gösterir. by the fact that sözleri kanıtın kendisini tanıtır. Bu kalıp, sonraki yan cümleyi önceki iddiayı destekleyen bir gerçek olarak sunar; ancak bu ifade yalnızca konuşmacının argümanı nasıl düzenlediğini gösterir. Kanıtın yeterli ya da sonucun doğru olduğunu ispatlamaz.

Alıştırma

Yazar bu iddia için daha önce bir gerekçe vermiştir. Cümleyi dersteki kanıt bağlama kalıbıyla tamamlayın: The library should stay open later. ____ evening attendance doubled during the trial.

Cevabı göster

This is further supported by the fact that

But a study of over 1,000 students in America Anlatım akışı

1:20

Ancak Amerika'da 1.000'den fazla öğrenciyle yapılan bir araştırma,

found that 96% of females and 87% of males

1:23

kadınların %96'sının ve erkeklerin %87'sinin

had either partially or completely removed pubic hair within the past month. Dilbilgisi

1:27

son bir ay içinde kasık kıllarını kısmen ya da tamamen aldığını ortaya koydu.

Anlatım akışı

A study of ... found that: sonuçtan önce örneklemi sunma

a study of over 1,000 students in America found that kalıbı, bildirilen sonuçtan önce kanıtın kaynağını ve örneklemi sunar. A study araştırmayı tanıtır, of over 1,000 students örneklem büyüklüğünü ve grubunu belirtir, in America örneklemin yerini sınırlar ve found that sonuç yan cümlesini başlatır. Bu sıra, bir özette bilginin kime dayandırıldığını ve kapsamını korur: okuyucu yüzdeleri duymadan önce kimlerin incelendiğini öğrenir. Yeniden kullanılabilir yapı a study of + örneklem + found that + sonuç yan cümlesi şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle, sonucu vermeden önce 800 yolcuyu araştırma örneklemi olarak tanımlayan aktarım kalıbını kullanır?

  1. Eight hundred commuters found that most people preferred later trains.
  2. A study of 800 commuters found that most preferred later trains.
  3. A study found 800 commuters who preferred later trains.
Cevabı göster

A study of 800 commuters found that most preferred later trains.

Dilbilgisi

Either partially or completely: iki alternatif dereceyi bağlama

either ... or yapısı, ortak removed pubic hair fiil öbeğini niteleyen iki zarfı, partially ve completely sözcüklerini bağlar. Ortak sözcükler tekrarlanmak yerine ikinci seçenekten sonra yalnızca bir kez kullanılır. Burada bu ikili yapı, istatistiğe dâhil edilen iki dereceyi belirler: kısmi veya tam alma. İki grubun sayısının eşit olduğunu söylemez; yalnızca sayılan seçenekleri tanımlar.

Alıştırma

Her boşluğa bir sözcük yazarak ikili yapıyı tamamlayın: The application can be ____ partially ____ completely filled out before you save it.

Cevabı göster

either · or

As pubic hair is coarse, Dilbilgisi

1:31

Kasık kılları sert olduğu için,

the regrowth after any type of grooming can be irritating to the skin.

1:32

herhangi bir bakım yönteminden sonra yeniden uzarken cildi tahriş edebilir.

Dilbilgisi

“As pubic hair is coarse” ifadesindeki nedensel As

Burada As bir neden belirtir: Kasık kılları serttir, bu yüzden yeniden uzayan kıllar cildi tahriş edebilir. Bu kullanımda As, “-iken” anlamına değil, because anlamına yakındır. Neden bildiren bir As yan cümlesi, ana cümle için arka plan bilgisi verir. Ana cümle ise bu nedenin açıklamaya yardımcı olduğu asıl mesajı taşır.

Alıştırma

“As the battery was empty, the camera turned off,” cümlesinde As ne anlama gelir?

  1. Batarya boşalırken
  2. Bataryanın boş olduğu şekilde
  3. Batarya boş olduğu için
Cevabı göster

Batarya boş olduğu için

In fact,

1:36

Aslında,

75% of people sorting out their pubes have experienced genital itching Kalıp ifadeler

1:36

kasık kıllarına bakım yapan kişilerin %75'i genital bölgede kaşıntı yaşamış,

and 40% have experienced a rash of some sort. Kalıp ifadeler

1:40

%40'ında ise bir tür döküntü görülmüştür.

Kalıp ifadeler

have experienced genital itching / have experienced a rash kullanımı

Burada experience, bir belirtinin kişinin başına gelmesi veya kişi tarafından yaşanması anlamındaki bir fiildir. Belirtiyi bildiren isim öbeğini doğrudan alır: experience genital itching ve experience a rash. Have experienced present perfect yapısındadır. Bir anket sonucunda, tam olarak ne zaman olduğunu söylemeden anket anına kadar herhangi bir zamanda gerçekleşen durumları kapsar. Itching genellikle sayılamaz, rash ise burada sayılabilir olduğu için a rash biçiminde kullanılır.

Alıştırma

Anket cümlesini experience fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: “Many respondents ____ skin irritation after using the product.”

Cevabı göster

have experienced

Kalıp ifadeler

Belirtilmemiş bir tür için of some sort

a rash of some sort ifadesinde of some sort, rash isminden sonra gelir ve “türü belirtilmemiş” anlamını taşır. Konuşan kişi genel kategoriyi, yani döküntüyü, belirtir ancak tam olarak hangi tür olduğunu söylemez. Kesin kategori belirsiz, bilinmiyor veya mevcut konu açısından önemsiz olduğunda “isim + of some sort” yapısını kullanın. Buradaki sort, “tür” anlamındadır; “sıralamak” anlamındaki fiil değildir.

Alıştırma

Hangi cümle teknik bir sorun yaşandığını, ancak sorunun tam türünün belirtilmediğini anlatır?

  1. We had a technical problem of some sort.
  2. We sorted the technical problem.
  3. We sort of had a technical problem.
Cevabı göster

We had a technical problem of some sort.

Shaving and waxing can create hair that grows inwards instead of out to the surface, Dilbilgisi

1:43

Tıraş ve ağda, kılların yüzeye çıkmak yerine içeri doğru uzamasına,

Dilbilgisi

Reddedilen bir alternatif için instead of

grows inwards instead of out to the surface ifadesinde instead of, out to the surface bölümünü gerçekleşmeyen alternatif sonuç olarak gösterir. İkinci yönden önce grows fiili anlaşılır ancak tekrarlanmaz; bu nedenle cümle içe doğru büyümeyle dışa doğru büyümeyi karşılaştırır. Tekrar kullanılabilen kalıp X instead of Y şeklindedir: X gerçekleşen veya seçilen, Y ise yerine başka bir şey konan ya da reddedilen alternatiftir. instead of ifadesini tek bir bağlama kalıbı olarak birlikte tutun.

Alıştırma

Hangi cümlede instead of, Nina’nın yapmayı seçmediği eylemi tanıtmak için doğru kullanılmıştır?

  1. Nina called the clinic because of searching online for an answer.
  2. Nina called the clinic instead searching online for an answer.
  3. Nina called the clinic instead of searching online for an answer.
Cevabı göster

Nina called the clinic instead of searching online for an answer.

resulting in red and inflamed raised bumps. Dilbilgisi

1:47

bunun sonucunda da kırmızı ve iltihaplı kabarıklıklar oluşmasına yol açabilir.

Dilbilgisi

resulting in: akibat yang ditimbulkan

Resulting in, önceki durumun tamamının sonucunu belirtir: kılın yüzeye ulaşmak yerine içeri doğru büyümesi, kırmızı, iltihaplı ve kabarık şişliklere yol açar. Anlam bakımından öznesi, yakındaki surface ismi değil, önceki cümlenin tamamıdır. Bu -ing sonuç yapısı, neden-sonuç zincirini kısaltır. Çoğu zaman and this results in... veya which results in... biçiminde açılabilir; bu nedenle bilimsel açıklamalarda ve raporlarda özellikle kullanışlıdır.

Alıştırma

Raporu result in ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The pipe burst overnight, ____ serious water damage throughout the building.

Cevabı göster

resulting in

Interestingly,

1:50

İlginç bir şekilde,

the incidence of pubic lice has actually decreased due to shaving and waxing. Notlar

1:51

tıraş ve ağda sayesinde kasık biti vakaları gerçekten azalmıştır.

Kalıp ifadeler

the incidence of pubic lice: ukuran statistik formal

Bu ifadede incidence, belirli bir süre boyunca bir toplumda yeni kasık biti vakalarının ortaya çıkma sıklığı anlamına gelir. the incidence of X kalıbı tıp, epidemiyoloji ve istatistik alanlarında kullanılan resmî bir ifadedir. İnsidansın azalması, yapılan karşılaştırmada yeni vakaların daha seyrek ortaya çıkması demektir. Bu, ham vaka sayısının veya hâlihazırda etkilenen kişi sayısının mutlaka azaldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede incidence resmî istatistiksel anlamıyla kullanılmıştır?

  1. The manager reported an incidence near the front desk.
  2. The study measured the incidence of new diabetes diagnoses among adults under forty.
  3. The clinic's incidence was six hundred patients in total.
Cevabı göster

The study measured the incidence of new diabetes diagnoses among adults under forty.

Anlatım akışı

actually decreased due to: beklenmedik bir sonucu ve nedenini belirtmek

Bu cümlede actually, azalmanın beklentinin tersine bir sonuç olduğunu gösterir: zararlardan söz edildikten sonra kanıtlar karşıt yönde ilerler. Burada currently, yani ‘şu anda’ anlamına gelmez. Ardından bu dizi, iddiayı sonuç ve neden sırasıyla düzenler: decreased düşüş sonucunu verir, due to ise öne sürülen nedeni adlandıran shaving and waxing isim öbeğini getirir. Bu kalıp, yazarın beklenen sonucu düzeltip buna ters düşen kanıtı hemen açıklamasını sağlar.

Alıştırma

Actually decreased due to ifadesi cümlede bilgiyi nasıl düzenliyor?

  1. Birbiriyle ilgisiz iki olumsuz etkiyi sıralar.
  2. Beklenmedik bir azalmayı sunar ve ardından bunun nedenini belirtir.
  3. Azalmanın yalnızca şu anda gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster

Beklenmedik bir azalmayı sunar ve ardından bunun nedenini belirtir.

However,

1:55

Ancak,

these practices can also create microscopic abrasions on the skin, Kelime

1:55

bu uygulamalar ciltte mikroskobik sıyrıklar da oluşturabilir;

which can become infected and even transmit a myriad of sexually transmitted diseases. Notlar

1:59

bu sıyrıklar enfeksiyon kapabilir, hatta pek çok cinsel yolla bulaşan hastalığı yayabilir.

Kelime

microscopic abrasions: ciltteki son derece küçük yüzeysel açıklıklar

Microscopic abrasions, ciltteki son derece küçük ve yüzeysel sıyrıklar veya açıklıklardır. Abrasion, derin bir kesiyi değil sürtünme ya da kazınmanın yol açtığı hasarı anlatır; microscopic ise hasarın kolayca fark edilemeyecek kadar küçük olabileceğini vurgular, tanı için her zaman mikroskop gerektiğini söylemez. Bu cümlede ifade, tıraşın veya ağdanın cilt bariyerini nasıl bozabileceğini açıklar. Bu küçük açıklıklar daha sonra enfeksiyon ya da bulaşma için bir yol oluşturabileceğinden ifade, genel bir acı veya kızarıklıktan ziyade fiziksel cilt hasarını belirtir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki tıbbi ifadeyle tamamlayın: The report described the tiny, superficial breaks in the skin as ____.

Cevabı göster

microscopic abrasions

Kalıp ifadeler

a myriad of + çoğul isim

A myriad of, sayının veya çeşitliliğin çok büyük olduğunu belirten bir miktar ifadesidir. Burada cinsel yolla bulaşan birçok farklı hastalık bulunduğunu vurgular; kesin bir sayı belirtmez. Modern İngilizcede yaygın yapı a myriad of + çoğul sayılabilen isim şeklindedir; a myriad of causes ve a myriad of choices örneklerinde olduğu gibi. Many sözcüğünden daha vurgulu ve biraz daha resmîdir.

Alıştırma

Cümleyi çok büyük sayı veya çeşitlilik anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The investigation uncovered ____ possible causes.

Cevabı göster

a myriad of

Kelime

sexually transmitted diseases (cinsel yolla bulaşan hastalıklar, STDs)

Sexually transmitted diseases, cinsel temas yoluyla aktarılabilen hastalıkların resmî çoğul adıdır. Transmitted geçmiş zaman ortacı, sexually transmitted birleşik niteleyicisinin içinde aktarım yolunu açıklar; hastalıkların kendisinin “cinsel” olduğu anlamına gelmez. Standart kısaltması STDs biçimindedir. Güncel sağlık kaynakları, fark edilir bir hastalığa yol açmadan önceki enfeksiyonları da kapsayan daha geniş sexually transmitted infections terimini ve STIs kısaltmasını da sık kullanır.

Alıştırma

Bir halk sağlığı broşüründe sexually transmitted diseases ne anlama gelir?

  1. Cinsel olarak aktif bir kişide bulunan herhangi bir hastalık
  2. Yalnızca üreme organlarını etkileyen hastalıklar
  3. Cinsel temas yoluyla aktarılabilen hastalıklar
Cevabı göster

Cinsel temas yoluyla aktarılabilen hastalıklar

It has been theorized that pubic hair removal Dilbilgisi

2:04

Kasık kıllarını almanın da şu artışlarla doğrudan bağlantılı olduğu öne sürülmüştür:

also correlates directly with the rise of gonorrhea, Kalıp ifadeler

2:06

bel soğukluğu vakalarındaki artış,

chlamydia, and HPV infections.

2:09

klamidya ve HPV enfeksiyonlarındaki artış.

Dilbilgisi

It has been theorized that: bir hipotezi ihtiyatla sunmak

It has been theorized that yapısındaki it, daha önce sözü edilen belirli bir şeye gönderme yapmayan biçimsel bir öznedir. Asıl içerik, ardından gelen that yan cümlesindeki önermedir. Bu kişisiz edilgen yapı, kaynağı belirtilmeden bir teori veya hipotezin öne sürüldüğünü bildirir. Theorized, iddiayı geçici bir hipotez düzeyinde tutar; önermenin ortaya konmuş kanıtlarla doğrulandığını veya kesin olarak ispatlandığını söylemez.

Alıştırma

“It has been theorized that the treatment affects sleep” cümlesine en uygun yorum hangisidir?

  1. it sözcüğü daha önce sözü edilen belirli bir nesneye gönderme yapmaktadır.
  2. Cümle, tedavinin uykuyu etkilediğini hiçbir kuşkuya yer bırakmadan kanıtlamaktadır.
  3. Adı verilmeyen bir kaynak bunu hipotez olarak öne sürmüştür, ancak kanıtlanmış olarak sunulmamaktadır.
Cevabı göster

Adı verilmeyen bir kaynak bunu hipotez olarak öne sürmüştür, ancak kanıtlanmış olarak sunulmamaktadır.

Kalıp ifadeler

correlates directly with: nedensellik iddiasında bulunmadan ilişki belirtmek

X correlates directly with Y yapısında correlate with, X ile Y’yi birbiriyle ilişkili değişkenler veya örüntüler olarak sunar. Özne ilişkinin bir tarafını belirtir, with ise diğer tarafı tanıtır; directly, belirtilen ilişkinin yakın veya doğrudan olduğunu vurgular. Directly bulunsa bile bu, nedensellik bildiren bir fiil değildir. Cümle tek başına X’in Y’yi meydana getirdiğini kanıtlamaz; gözlemlenen korelasyonla birlikte başka açıklamalar da bulunabilir.

Alıştırma

Bir araştırma iki ölçüm arasında doğrudan ilişki buluyor, ancak nedensellik ortaya koymuyor. Sonucu hangi cümle doğru biçimde aktarır?

  1. Longer commutes are unrelated to higher stress levels.
  2. Longer commutes correlate directly with higher stress levels.
  3. Longer commutes cause higher stress levels.
Cevabı göster

Longer commutes correlate directly with higher stress levels.

Even with infections put aside, Dilbilgisi

2:11

Enfeksiyonları bir kenara bıraksak bile,

the most common genital injuries reported in American emergency rooms Kelime

2:13

Amerika'daki acil servislerde bildirilen en yaygın genital bölge yaralanmaları

are a direct consequence of pubic hair removal. Kalıp ifadeler

2:16

doğrudan kasık kıllarını almaktan kaynaklanır.

Dilbilgisi

Even with infections put aside: bir faktörü dışarıda bırakmak

with + isim + geçmiş zaman ortacı yapısı, ismi bir eylemin sonucunda bulunduğu durumda gösterir. Burada infections, put aside eylemine maruz kalır; dolayısıyla ifade enfeksiyonların geçici olarak değerlendirme dışında bırakılması anlamına gelir. Enfeksiyonların fiziksel olarak bir şeyi kenara taşıdığı anlamına gelmez. Even ifadeye ödünleyici bir anlam katar: enfeksiyonlar savdan çıkarıldıktan sonra bile ardından gelen iddia geçerliliğini korur. Bu çerçeve, bir faktörü kenara bırakıp başka bir neden, sonuç veya riskle devam etmeyi sağlar.

Alıştırma

Cümleyi “with + noun + put aside” yapısıyla tamamlayın: “Even ____ budget concerns ____, the proposal still creates serious safety risks.”

Cevabı göster

with · put aside

Kelime

American emergency rooms: ABD’de kullanılan hastane terimi

Vurgulanan ifade, acil bakıma ihtiyaç duyan hastaların değerlendirilip tedavi edildiği ABD’deki hastane acil servislerini anlatır. Room, yerleşik Amerikan terimi emergency room ifadesinin bir parçasıdır; acil bir durumda kullanılan sıradan bir oda anlamına gelmez. Buradaki American, sağlık hizmeti ortamının ve raporların kaynağının ABD’de olduğunu gösterir. Yaralanan hastaların uyruğunu belirtmez.

Alıştırma

Bir ABD haberinde “three people were taken to the emergency room” ne anlama gelir?

  1. Acil bakım için hastanenin acil servis bölümüne götürüldüler.
  2. Acil durumlara ayrılmış sıradan bir odaya yerleştirildiler.
  3. Rutin bir randevu için doktor muayenehanesine gittiler.
Cevabı göster

Acil bakım için hastanenin acil servis bölümüne götürüldüler.

Kalıp ifadeler

a direct consequence of: doğrudan bir nedeni belirtmek

"X is a direct consequence of Y" kalıbında X, Y’nin açık ve doğrudan yol açtığı bir sonuç olarak sunulur. Bu cümlede yaralanmalar sonuçtur; of edatından sonra gelen pubic hair removal ise nedendir. Consequence adı ciddi veya analitik tartışmalarda sık görülür, ancak kendiliğinden "kötü sonuç" anlamına gelmez. Değerlendirmeyi bağlam belirler; direct nedensellik iddiasını güçlendirir.

Alıştırma

Resmî neden-sonuç cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: The crop damage was ____ the overnight frost.

Cevabı göster

a direct consequence of

At the end of the day, Deyimler

2:19

Sonuçta,

no matter what grooming trends are currently popular, Dilbilgisi

2:20

şu anda hangi bakım trendi popüler olursa olsun,

there's no harm in growing that bush the way that nature intended. Kalıp ifadeler

2:22

kasık kıllarını doğanın amaçladığı gibi gür bırakmanın hiçbir zararı yoktur.

Deyimler

At the end of the day: nihai bir değerlendirme sunmak

Burada At the end of the day akşam saatlerini belirtmez. "Her şey değerlendirildiğinde" veya "sonuçta" anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Cümlenin başında kullanıldığında önceki tartışmayı kapatır ve konuşanın nihai değerlendirmesini bildirir. Virgül, bu giriş belirtecini ardından gelen sonuçtan ayırır.

Alıştırma

Cümleyi "her şey değerlendirildiğinde" anlamına gelen deyimle tamamlayın: ____, we need a solution the whole team can support.

Cevabı göster

At the end of the day

Dilbilgisi

no matter what + yan cümle

no matter what grooming trends are currently popular ifadesinde no matter what, koşulsuz ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır. Anlamı “hangi bakım trendleri popüler olursa olsun”dur. what sözcüğü bu yan cümlede grooming trends ifadesini niteler. Yan cümlenin belirttiği her olasılıkta ana cümledeki ifade geçerliliğini korur. Bir seçim, durum veya sonuç ana cümlede söylediğiniz şeyi değiştirmediğinde no matter what + yan cümle yapısını kullanın.

Alıştırma

Hangi cümlede no matter what, ana cümledeki sonucun değişmediğini göstermek için kullanılmıştır?

  1. No matter what route we take, we need to arrive by six.
  2. Tell me what route is shorter.
  3. We have not decided what route to take.
Cevabı göster

No matter what route we take, we need to arrive by six.

Kalıp ifadeler

there's no harm in + -ing biçimi

there's no harm in + -ing, eylemi yapmanın sorun çıkarma olasılığının düşük olduğunu ve denemeye değer olabileceğini belirtir. Burada in'den sonra growing gerund biçimi gelir. Bu ifade, emir gibi duyulmadan bir seçeneği nazikçe onaylayabilir veya önerebilir. Eylemin her olası durumda güvenli olduğuna dair mutlak bir garanti değil, pratik bir düşük risk değerlendirmesidir.

Alıştırma

Soru sormanın mantıklı ve düşük riskli bir seçenek olduğunu belirten hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: If you are unsure, ____ asking for a second opinion.

Cevabı göster

there's no harm in

Before you go,

2:26

Gitmeden önce,

we wanted to send a huge thank you to Thought Cafe Kalıp ifadeler

2:26

Thought Cafe'ye özellikle çok teşekkür etmek istiyoruz.

for animating this episode for us.

2:29

Bu bölümün animasyonunu bizim için onlar hazırladı.

Kalıp ifadeler

send a huge thank you to ... for animating ile neden belirterek teşekkür etme

send a huge thank you to Thought Cafe ifadesinde send, teşekkür mesajını alıcıya açıkça yöneltmek veya iletmek anlamındadır. a huge thank you vurgulu bir isim öbeğidir; to ise teşekkürü alan kişi ya da grubu tanıtır. for animating this episode teşekkürün nedenini belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp send a [güç bildiren sıfat] thank you to + kişi ya da grup + for + isim veya fiilin -ing biçimi şeklindedir. Burada animating, for'dan sonra kullanılan -ing biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi send a huge thank you to ve nedeni tanıtan edatla tamamlayın: We want to ____ Maya ____ organizing the event.

Cevabı göster

send a huge thank you to · for

They have a fantastic channel that you should definitely check out. Öbek fiiller

2:31

Mutlaka göz atmanız gereken harika bir kanalları var.

Öbek fiiller

Samimi bir öneri olarak check out

Burada check out, ilgi çekici olabilecek bir şeye göz atmak veya onu keşfetmek anlamına gelir. İlgi zamiri that, channel sözcüğünü temsil eder ve check out ifadesinin nesnesi olarak görev yapar. Bu nedenle out'tan sonra bir isim gelmese de nesne anlaşılır. İçerik, yer veya ürün hakkında samimi bir öneri yapmak için check out + nesne kullanılır. Bu anlamı bağlam verir; check out of + otel ise otelden ayrılma işlemini tamamlamak anlamındaki farklı bir kalıptır.

Alıştırma

Hangi cümlede check out, birine bir içeriği keşfetmesini önermek için kullanılmıştır?

  1. We need to check out of the hotel by eleven.
  2. Please check the file for errors.
  3. She checked a book out from the library.
  4. You should check out this podcast on your way home.
Cevabı göster

You should check out this podcast on your way home.

It's super creative and informative.

2:33

Son derece yaratıcı ve bilgilendirici.

Be sure to check them out and subscribe to their channel Kalıp ifadeler

2:35

Kanallarına mutlaka göz atın ve abone olun;

for more fun and educational content.

2:37

böylece daha çok eğlenceli ve eğitici içeriğe ulaşabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

Be sure to + fiil: kararlı ve dostça bir hatırlatma

Be sure to + fiilin yalın hâli şeklindeki emir yapısında be sure, birinin emin olup olmadığını sormaz. Bir eylemin mutlaka yapılması gerektiğini açıkça hatırlatır veya teşvik eder. Burada bu ifade, and ile bağlanan iki eylemi yönlendirir: check them out ve subscribe to their channel. Aynı yapı tek bir eylemin ya da birden fazla sıralı eylemin önünde kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi Be ile başlayan ve sure sözcüğünü içeren üç sözcüklü hatırlatma ifadesiyle tamamlayın: ____ save a copy before closing the file.

Cevabı göster

Be sure to

Thanks for watching.

2:39

İzlediğiniz için teşekkürler.