Kulak kiri nedir ve ondan kurtulmalı mısınız? - Henry C. Ou: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, kulak kirinin nasıl oluştuğunu, kulağı nasıl koruyup doğal biçimde dışarı çıktığını, kulağa nesne sokmanın veya kulak mumu kullanmanın neden zarar verebildiğini ve ne zaman daha güvenli bir müdahalenin gerekebileceğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Just to get this out of the way, — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Dinleyicilerin merak etmesi muhtemel, ana konunun dışındaki bir soruyu kısaca ele alıp temel açıklamaya dönmeyi öğrenin. Konuşmacı burada kulak kirinden mum yapılıp yapılamayacağına ilişkin eğlenceli yanılgıyı bilimsel akışı bozmadan önceden gideriyor. 2. Even if swabbing removes a little earwax, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: even if ifadesinin ödünleyici bir koşul kurduğunu fark edin: sınırlı bir yarar gerçek olsa bile ardından gelen riski ortadan kaldırmaz. Bu kalıbı görünürdeki bir avantajı daha önemli bir olumsuz sonuçla karşılaştırırken kullanabilirsiniz. 3. what's visible at the end is likely debris from the candle itself, not extracted earwax. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: what yan cümlesinin yanıltıcı kanıtı nasıl belirlediğini ve not ile yapılan düzeltmenin yanlış yorumu daha olası bir açıklamayla nasıl değiştirdiğini anlayın. Bu yapı sağlık iddialarını açıkça çürütmek için kullanışlıdır.
Bu derste
Investigating a nearly 5,000-year-old Sumerian burial site, Kültür
0:07Neredeyse 5.000 yıllık bir Sümer mezar alanını araştırırken,
5,000-year-old Sumerian burial site: art arda gelen niteleyicileri çözümleme
Bu isim öbeğinin ana unsuru burial site ifadesidir; bu, insanların gömüldüğü arkeolojik bir alanı belirtir. Sumerian alanı antik Sümer uygarlığıyla ilişkilendirir, nearly 5,000-year-old ise yaklaşık yaşını belirtir. Böyle yoğun bir ifadeyi anlamak için sağdaki ana isimden başlayıp sola doğru ilerleyin: nasıl bir alan olduğu, hangi uygarlıkla ilişkili olduğu ve yaklaşık kaç yıllık olduğu. 5,000-year-old ifadesinin tamamı tirelerle bağlanıp bir isimden önce geldiği için year tekil kalır.
Alıştırma
Hangi seçenek "a nearly 5,000-year-old Sumerian burial site" ifadesini doğru biçimde açıklar?
- Antik Sümer'e ait, yaklaşık 5.000 yıllık bir mezar alanı
- Sumerian adlı ve yaklaşık 5.000 sayfalık modern bir internet sitesi
- Sumerian adlı ve yaklaşık 5.000 yıl yaşamış bir kişi
Cevabı göster
Antik Sümer'e ait, yaklaşık 5.000 yıllık bir mezar alanı
archaeologists came across intriguing sets of artifacts. Notlar
0:12arkeologlar ilgi çekici eser gruplarına rastladılar.
came across: bir şeyi tesadüfen bulmak
Came across, come across ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada “tesadüfen buldu” veya “beklenmedik biçimde karşılaştı” anlamına gelir; bir yerin karşı tarafına geçmeyi anlatmaz. Kalıp come across + kişi, nesne veya bilgi şeklindedir. Karşılaşma ya da keşif tesadüfen, çoğunlukla başka bir şey yaparken gerçekleştiğinde kullanılır.
Alıştırma
Tesadüfi bir keşfi göstermek için cümleyi come across ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: While sorting old boxes, I ____ a map from 1962.
Cevabı göster
came across
sets of artifacts: insan etkinliğinden kalan gruplandırılmış buluntular
Sets of artifacts, insanlar tarafından yapılmış, değiştirilmiş veya kullanılmış ve günümüzde geçmiş insan etkinliklerinin kanıtı olarak incelenen nesne grupları anlamına gelir. Çoğul sets, birden fazla grup olduğunu ve her gruptaki parçaların birbiriyle bağlantılı kabul edildiğini gösterir. Bu arkeoloji cümlesinde artifacts, objects sözcüğünden daha özeldir. İnsanlarla ve tarihle ilgili önem taşıyan buluntuları belirtir; artifact sözcüğünün yazılım alanındaki teknik anlamı burada geçerli değildir.
Alıştırma
Bu arkeoloji cümlesinde sets of artifacts neyi ifade eder?
- İnsanlar tarafından yapılmış, değiştirilmiş veya kullanılmış ve alanda incelenen nesne grupları
- İnsan etkinliğiyle ilgisi olmayan, doğal yollarla oluşmuş kaya grupları
- Bir yazılım derlemesi tarafından üretilen dosya koleksiyonları
Cevabı göster
İnsanlar tarafından yapılmış, değiştirilmiş veya kullanılmış ve alanda incelenen nesne grupları
They judged them to be toiletry kits comprising pointed tools, tweezers, and ear scoops. Notlar
0:17Bunların sivri uçlu aletler, cımbızlar ve kulak kaşıklarından oluşan kişisel bakım setleri olduğuna karar verdiler.
judged them to be: judge + nesne + to be + tümleç
Judged them to be, judge + nesne + to be + tümleç yapısını izler. Them değerlendirilen nesnedir; toiletry kits ise bu nesnelerin ne olduğunu belirten tümleçtir. Burada to be amaç bildirmez. Yapının bütünü, dikkatle düşünülmüş bir sonucu aktarır: Nesneleri değerlendirdikten sonra onların bu kategoriye ait olduğuna karar vermişlerdir. Bu yapı resmî veya analitik yazılarda yaygındır.
Alıştırma
Judge fiilinin geçmiş zamanını, the painting nesnesini ve to be yapısını kullanarak resmî değerlendirmeyi tamamlayın: After examining the signature, the panel ____ authentic.
Cevabı göster
judged the painting to be
toiletry kits: kişisel bakım setleri
Bu cümlede toiletry kits, yıkanma, kişisel bakım veya görünüşü düzenleme amacıyla kullanılan eşya ya da küçük alet setleri anlamına gelir. Kit sözcüğü, nesnelerin tek bir amaç için bir araya getirildiğini gösterir. Toiletry yazılış bakımından toilet ile bağlantılı görünse de banyo seti veya tuvalet tamir araçları anlamına gelmez. Buradaki nesneler modern sabun ya da şampuan yerine eski aletler olsa da ifade, onları olası kişisel bakım kullanımına göre sınıflandırır.
Alıştırma
Örnekteki toiletry kits ifadesine en uygun anlam hangisidir?
- Tuvalet tamiri için kullanılan aletlerden oluşan bir set
- Kişisel bakım için kullanılan eşya veya aletlerden oluşan bir set
- Arkeolojik kazılarda kullanılan aletlerden oluşan bir set
Cevabı göster
Kişisel bakım için kullanılan eşya veya aletlerden oluşan bir set
comprising: bir bütünün parçalarını tanıtma
Burada comprising, toiletry kits ifadesini niteleyen bir ortaç öbeğini başlatır. Setlerdeki parçaları, yani sivri uçlu aletleri, cımbızları ve kulak temizleme kaşıklarını tanıtır. Comprise, oluşmak veya meydana gelmek anlamına gelir. Comprising, a kit comprising several tools örneğinde olduğu gibi bir bütünün yapısını doğrudan sunduğu için resmî açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki tam resmî sözcükle tamamlayın: The museum displayed a set ____ a bowl, a cup, and two spoons.
Cevabı göster
comprising
grooming paraphernalia including earwax removal tools have popped up in many different archaeological sites. Notlar
0:26kulak kiri temizleme araçlarını içeren bakım malzemeleri birçok farklı arkeolojik alanda ortaya çıkmıştır.
grooming paraphernalia: kişisel bakım malzemeleri grubu
Grooming, vücudun veya dış görünüşün bakımını anlatır; paraphernalia ise bir etkinlikle ilgili çeşitli eşya ya da ekipmanları topluca ifade eden geniş kapsamlı bir sözcüktür. Burada grooming paraphernalia, kulak kirini temizleme araçlarını da içeren kişisel bakım malzemeleri anlamına gelir. Paraphernalia, tools sözcüğünden daha geniş kapsamlıdır: belirli bir aracı adlandırmak yerine birbiriyle ilgili çeşitli nesneleri bir grup olarak ifade eder.
Alıştırma
Cümlede grooming paraphernalia neyi ifade ediyor?
- Kişisel bakım için kullanılan çeşitli eşyalar
- Arkeolojik alanı ölçmek için kullanılan tek bir araç
- Eski yapıları inşa etmek için kullanılan malzemeler
Cevabı göster
Kişisel bakım için kullanılan çeşitli eşyalar
have popped up: birden fazla yerde ortaya çıkmış veya bulunmuş
Have popped up, pop up fiilinin present perfect biçimidir. Bu cümlede, bu tür nesnelerin örneklerinin bugüne kadar çeşitli arkeolojik alanlarda ortaya çıktığı veya bulunduğu anlamına gelir. Pop up burada mecazidir; nesneler gerçekten sıçramaz. Bu phrasal verb, ortaya çıkışları çoğu zaman ani, dikkat çekici veya zaman içinde birden fazla yerde gerçekleşen olaylar olarak sunar; have ise bu olayları şimdiki durumla ilişkilendirir.
Alıştırma
Cümleyi pop up fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: Over the past year, several small bookstores ____ around town.
Cevabı göster
have popped up
And earwax evacuation remains a popular hygienic habit today. Notlar
0:34Ve kulak kiri çıkarma, bugün hala popüler bir hijyen alışkanlığıdır.
earwax evacuation: kulak kirini temizlemeyi anlatan resmî terim
Bu cümlede earwax evacuation, kulak kirinin çıkarılması veya temizlenmesi anlamına gelir. Ana isim evacuation sözcüğüdür; earwax ise çıkarılan maddenin ne olduğunu belirtir. Evacuation yalnızca insanların bir yeri boşaltması anlamına gelmez. Tıp veya hijyen bağlamlarında, bir maddenin vücudun bir bölümünden çıkarılmasını da ifade edebilir. Bu resmî sözcük seçimi, günlük bir eylemi daha teknik gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede earwax evacuation ne anlama geliyor?
- Acil durumda insanların bir kulaktan ayrılmasına yönelik plan
- Kulağın yeni kulak kiri üretme süreci
- Kulak kirinin çıkarılmasını anlatan resmî bir ifade
Cevabı göster
Kulak kirinin çıkarılmasını anlatan resmî bir ifade
remains a popular hygienic habit: remain + isim tümleci
remains a popular hygienic habit ifadesinde remains, “olmaya devam eder” anlamına gelen bağlayıcı bir fiildir. a popular hygienic habit isim öbeği özne tümlecidir ve devam eden durumun ne olduğunu belirtir. Bir durumun hâlâ geçerli olduğunu göstermek için remain + sıfat veya isim öbeği kullanılır; remain popular ve remain a mystery buna örnektir. Buradaki remains bir fiildir; “kalıntılar” veya “ölü bedeni” anlamına gelebilen çoğul remains ismi değildir.
Alıştırma
Durumun devam ettiğini göstermek için cümleyi remain fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Despite new evidence, the cause ____ a mystery.
Cevabı göster
remains
And are the efforts to eliminate it actually good for us? Kalıp ifadeler
0:43Ve onu yok etme çabalarımız gerçekten bizim için iyi mi?
efforts to eliminate it: çabaların amacını belirtmek
efforts to eliminate it ifadesinde efforts temel isimdir; to eliminate it ise bu çabaların amacını belirten bir mastar öbeğidir. İsim öbeğinin bütünü, onu ortadan kaldırmayı amaçlayan girişim veya eylemler anlamına gelir. Buradaki it, önceki cümlede geçen earwax sözcüğünü ifade eder. Efforts; yöntemleri, önlemleri ve tekrarlanan girişimleri kapsayabilir, yalnızca fiziksel çaba anlamına gelmez.
Alıştırma
Çabaların amacını belirtmek için efforts to + fiilin yalın hâli yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The town increased its efforts reducing to traffic noise.
- The town increased to efforts reduce traffic noise.
- The town increased its efforts to reduce traffic noise.
Cevabı göster
The town increased its efforts to reduce traffic noise.
to start: ilk noktayı tanıtmak
Burada to start, “ilk olarak” veya “ilk nokta olarak” anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Sıradaki bilginin ilk bilgi olduğunu göstererek açıklamayı düzenler. Birinin bir eyleme başladığını anlatmaz. Virgül de bunun cümle başında açıklamayı düzenleyen bir ifade olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “ilk olarak” anlamına gelen söylem belirteciyle tamamlayın: ____, let's review the safety rules.
Cevabı göster
To start
we're not alone in our waxy ways: ortak bir özelliği anlatan eğlenceli bir kelime oyunu
we're not alone in ... yapısındaki not alone, başka varlıkların da aynı durumu paylaştığı anlamına gelir; fiziksel olarak yalnız olmamayı anlatmaz. Burada konuşmacı, kulak kiri üreten tek hayvanın insanlar olmadığını söylüyor. Waxy ways, kulak kiriyle ilgili alışkanlıkları veya özellikleri anlatmak için o anda üretilmiş, eğlenceli bir ifadedir. Ways burada yollar değil, alışkanlıklar veya tipik davranışlar anlamına gelir. Waxy ways ifadesindeki ses tekrarı, bilimsel açıklamaya hafif ve mizahi bir geçiş kazandırır.
Alıştırma
Bu bağlamda we're not alone in our waxy ways ne anlama geliyor?
- Başka hayvanlar da kulak kiri üretir.
- İnsanlar mumdan yapılmış yollarda birlikte yürüyor.
- Kulaklarındaki mumu yalnızca insanların temizlemesi gerekir.
Cevabı göster
Başka hayvanlar da kulak kiri üretir.
A 12-year-old blue whale was discovered with an earwax earplug that was 25 centimeters long. Dilbilgisi
0:5412 yaşındaki bir mavi balinada 25 santimetre uzunluğunda bir kulak kiri tıkacı bulundu.
was discovered with: edilgen keşif ve ona eşlik eden bir özellik
Was discovered, discover fiilinin edilgen biçimidir: İnsanların bulduğu varlık mavi balinadır, ancak keşfi yapan kişi belirtilmez. Rapor diline özgü bu odak, dikkati balinanın üzerinde tutar. With ile başlayan bölüm, balinanın keşfedildiğinde sahip olduğu şeyi, yani bir kulak kiri tıkacını ekler. Burada with, keşfi yapmak için kullanılan aracı değil, balinaya eşlik eden bir özelliği gösterir.
Alıştırma
Raporu discover fiilinin edilgen biçimi ve with ile tamamlayın: The ancient boat ____ its cargo still inside.
Cevabı göster
was discovered with
technically called cerumen: uzmanlık adını tanıtmak
technically called cerumen ifadesinde technically, “kesin veya uzmanlık terimleriyle” anlamına gelir. İfade, yaygın earwax sözcüğünü bilimsel ya da tıbbi adı olan cerumen ile ilişkilendirir; “teknoloji kullanarak” anlamına gelmez. Virgüller, technically called cerumen bölümünün ek bilgi olduğunu gösterir. Bu bölüm çıkarıldığında ana cümle hâlâ Earwax forms in our outer ear canals. şeklindedir.
Alıştırma
Cümlede technically called cerumen bize ne anlatıyor?
- Earwax teknik ekipmanla üretilir.
- Cerumen ile earwax arasında ilişki yoktur.
- Cerumen, earwax sözcüğünün uzmanlık alanındaki adıdır.
Cevabı göster
Cerumen, earwax sözcüğünün uzmanlık alanındaki adıdır.
There, skin cells slough off and mix with other substances, Öbek fiiller
1:09Burada deri hücreleri dökülür ve diğer maddelerle karışır,
slough off: hücrelerin ayrılıp dökülmesi
Burada slough off, “bir yüzeyden ayrılıp doğal olarak düşmek” anlamına gelir. Deri hücreleri kulak kanalı yüzeyinden ayrılır ve ardından terle ve diğer maddelerle karışır. Ayrılan madde özne olabilir; old skin cells slough off buna örnektir. Aynı fiil nesne aldığında bir hayvanın dış katmanını atmasını anlatabilir: a snake sloughs off its old skin.
Alıştırma
Altyazıdaki skin cells slough off ne anlama geliyor?
- Deri hücreleri ayrılır ve doğal olarak düşer.
- Deri hücreleri yeni bir doku türüne dönüşür.
- Deri hücreleri teri emer.
Cevabı göster
Deri hücreleri ayrılır ve doğal olarak düşer.
But the sweat inside our ears doesn't function to cool us off Kalıp ifadeler
1:15Ancak kulaklarımızın içindeki terin işlevi bizi serinletmek değildir,
function to cool us off: bir işlevi açıklamak
Bu cümlede function, “bir amaca hizmet etmek” veya “belirli bir şekilde çalışmak” anlamında bir fiildir. to cool us off mastar grubu, bu işlevin ne olduğunu belirtir. Cümlede doesn't function to kullanıldığı için kulak içindeki terin bu görevi yapmadığı anlatılır. Burada cool us off, vücut sıcaklığımızı düşürmek anlamına gelir. Anlamı bağlam belirler: ter ve vücut sıcaklığından söz edilirken cool off duygusal değil, fiziksel bir serinlemeyi ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi function to yapısıyla tamamlayın: The emergency vent ____ release smoke from the room.
Cevabı göster
functions to
like the kind that comes out of the eccrine glands dotting our bodies. Kelime
1:19vücudumuza dağılmış olan ekrin bezlerinden çıkan ter gibi.
eccrine glands dotting our bodies: dağılımı gösteren bir ortaç
Eccrine glands bir tür ter bezidir. Bu cümlede dot, “birbirinden ayrı birçok yere dağılmış olmak” anlamına gelir; yani bu bezler vücut derisinin birçok bölgesinde bulunur. Dotting our bodies, eccrine glands ifadesini niteleyen bir şimdiki zaman ortaç grubudur. eccrine glands that dot our bodies ifadesinin daha kısa biçimidir ve yeni bir cümle başlatmadan bezlerin nerede bulunduğunu ekler.
Alıştırma
Hangi cümlede dotting, birçok ayrı şeyin bir alana yayıldığını anlatan bir ortaç olarak kullanılmıştır?
- Small farms dotting the valley produce fresh cheese.
- Mia is dotting the letter i in her notebook.
- Rain is filling the empty bucket.
Cevabı göster
Small farms dotting the valley produce fresh cheese.
Instead, it comes from apocrine glands, like those in our armpits, and is oilier. Notlar
1:25Bunun yerine, koltuk altlarımızdakiler gibi apokrin bezlerinden gelir ve daha yağlıdır.
Instead, ile alternatif bir açıklamaya geçmek
Cümlenin başındaki Instead, açıklamanın yön değiştirdiğini gösterir. Ardından gelen bilgi, önceki bir fikrin ya da beklenen açıklamanın yerine gerçek açıklamayı koyar. İki bölüm arasında “önceki olasılık değil, bu” şeklinde bir karşıtlık kurar. Instead sözcüğünü duyduğunuzda veya okuduğunuzda, önceki hangi fikrin reddedildiğine ya da değiştirildiğine bakın.
Alıştırma
“Yerine” anlamına gelen cümle başı belirtecini yazarak tamamlayın: The blue paint was gone. ____, we used green.
Cevabı göster
Instead
comes from apocrine glands: biyolojik bir kaynağı belirtmek
Burada comes from, “kaynağı ...dır” veya “... tarafından üretilir” anlamına gelir. Yağlı salgının apokrin bezlerden kaynaklandığını söyler; bir yerden fiziksel olarak gelmekten söz etmez. X comes from Y kalıbı bir maddenin, sesin, kokunun veya başka bir etkinin kaynağını açıklayabilir. Özne, açıklanan şeyi; from sözcüğünden sonraki ifade ise kaynağı belirtir.
Alıştırma
“Kaynağı ...dır” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The smell ____ bacteria on the skin.
Cevabı göster
comes from
the fatty oil that's also found on our faces and scalps.
1:35yüzümüzde ve saç derimizde de bulunan yağlı bir yağ.
sebum: cildin doğal yağı
Burada sebum, cildin doğal olarak ürettiği yağlı madde anlamına gelir. Büyük ölçüde sudan oluşan terden farklıdır. Virgülden sonraki the fatty oil that's also found on our faces and scalps ifadesi, sebum sözcüğünün anlamını daha basit bir dille yeniden açıklar. Bu tanım, sebumun karışımdaki maddelerden biri olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu bilimsel cümlede sebum ne anlama geliyor?
- Küçük ölü deri parçaları
- Ter bezlerinin salgıladığı, büyük ölçüde sudan oluşan bir sıvı
- Cildin ürettiği yağlı bir madde
Cevabı göster
Cildin ürettiği yağlı bir madde
And voila: sonucu ortaya koymak
And voila, önceki adımların veya açıklamanın sonucunu gösterir. “İşte burada” ya da “işte bu kadar” demeye yakındır. Bu cümlede daha önce sıralanan maddeleri hızlı bir sonuçta birleştirir: bunlar kulak kirini oluşturur. İfadeyi kullanmak bilgiyi düzenler ve sonucu hafif, gösteri yapar gibi bir tonla sunar.
Alıştırma
Tamamlanan sonucu hafif bir tonla sunan vurgulanmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: Add the final piece, ____, the puzzle is complete.
Cevabı göster
and voila
But earwax ranges in odor, color, and consistency. Kalıp ifadeler
1:43Ancak kulak kirinin kokusu, rengi ve kıvamı değişir.
range in + özellik
Burada ranges in, “…… bakımından farklılık gösterir” veya “…… yönünden değişir” anlamına gelir. Odor, color ve consistency farklılık gösterebilen özellikleri belirtir; consistency burada maddenin dokusunu veya yoğunluğunu anlatır. Aynı gruptaki şeylerin belirli bir özellik bakımından aynı olmadığını söylemek için range in + özellik kullanılır. Bu cümlede ranges bir fiildir; “sıradağ” veya “bir şeyin ulaşabildiği mesafe” anlamındaki isim değildir.
Alıştırma
Cümleyi doğru edatla tamamlayın: The samples range ____ color and size.
Cevabı göster
in
flaky and dry ile sticky and gooey
Bu doku karşılaştırmasında flaky and dry, nemsiz olmayı ve küçük, ince parçalar hâlinde kırılma veya dökülme eğilimini anlatır. Sticky and gooey ise bir şeyin yüzeylere yapıştığını ve yumuşak, yoğun, ıslak olduğunu belirtir. Gooey, sticky sözcüğünden daha fazla anlam taşır: yumuşak, yoğun ve neredeyse tutkal benzeri bir doku düşündürür. Sıfatların birlikte kullanılması, dinleyenin belirgin biçimde farklı iki şekli gözünde canlandırmasına yardımcı olur.
Alıştırma
Kaşığa yapışan ve yoğun iplikler hâlinde uzayan ılık karameli en iyi hangi ifade anlatır?
- sticky and gooey
- smooth and hard
- flaky and dry
Cevabı göster
sticky and gooey
A change in a single nucleotide on one gene determines which type you have Kelime
1:54Tek bir gen üzerindeki tek bir nükleotitteki değişiklik, hangi türe sahip olacağınızı belirler,
single nucleotide on one gene: nükleotit ve gen
Bu cümlede a single nucleotide, bir DNA dizisindeki tek bir temel birim anlamına gelir. on one gene ifadesi, bu tek birimlik değişimin belirli bir genin içinde bulunduğunu gösterir. Bir nükleotit, genin tamamı değildir. Gen, birçok nükleotitten oluşan çok daha uzun bir DNA bölümüdür. Bu nedenle ifade, çok küçük bir genetik değişimin bile bir özelliği etkileyebileceğini vurgular.
Alıştırma
Bu cümlede single nucleotide on one gene ne anlama gelir?
- belirli bir genin içindeki tek bir nükleotit birimi
- yalnızca bir nükleotitten oluşan eksiksiz bir gen
- DNA’nın dışında bulunan bir protein
Cevabı göster
belirli bir genin içindeki tek bir nükleotit birimi
by affecting how much fat your ears' apocrine sweat glands secrete. Dilbilgisi
2:01kulaklarınızın apokrin ter bezlerinin ne kadar yağ salgılayacağını etkileyerek.
by affecting how much fat: mekanizmayı anlatan by + -ing
By + -ing biçimindeki bir fiil, önceki sonucun ortaya çıkmasını sağlayan yöntemi veya mekanizmayı açıklar. Burada by affecting..., nükleotit değişiminin yağ salgısını etkileyerek tipi belirlediği anlamına gelir; by yer bildirmez. how much fat ile başlayan yan tümce dolaylı bir sorudur ve affecting fiilinin nesnesi olarak kullanılır. Bezlerin salgıladığı yağ miktarını ifade eder; doğrudan sorulan bir soru değildir.
Alıştırma
Cümleyi reduce fiilinin iki kelimelik by + -ing biçimiyle tamamlayın: The new system saves money ____ waste.
Cevabı göster
by reducing
And the kind someone has may track with their ancestry. Kalıp ifadeler
2:07Ve birinin sahip olduğu tür, soyuyla ilgili olabilir.
may track with their ancestry: soy geçmişiyle olası ilişki
Bu cümlede may track with, “bir ilişki gösterebilir” veya “benzer bir değişim örüntüsü izleyebilir” anlamındadır. Özne the kind someone has ifadesidir; their ancestry ise bu türün ilişkili olabileceği etkendir. May, iddiayı temkinli hâle getirir. Buradaki track with olası bir örüntüyü veya bağıntıyı anlatır; ataları fiziksel olarak takip etmek anlamına gelmez ve soy geçmişinin bu özelliğe neden olduğunu tek başına kanıtlamaz.
Alıştırma
Bir raporda “The result may track with age” ne anlama gelir?
- Sonuca kesinlikle yaş neden olur.
- Sonuç yaşla ilişkili olabilir.
- Sonuç farklı yaşlardaki insanları fiziksel olarak takip eder.
Cevabı göster
Sonuç yaşla ilişkili olabilir.
while people of African and European descent more often have wetter earwax.
2:18Afrika ve Avrupa kökenli insanlar ise daha çok ıslak kulak kirine sahiptir.
East Asian heritage ... African and European descent: heritage ve descent farkı
East Asian heritage ve African and European descent ifadelerinin ikisi de miras alınan bir geçmişi anlatır. Heritage daha geniştir; aile kökenini, kültürü, gelenekleri ve kimliği içerebilir. People with East Asian heritage yapısında with bu geçmişi tanıtır. Descent ise daha özel olarak atalara veya soy çizgisine odaklanır. People of African and European descent, ataları bu gruplardan gelen kişiler demektir; descent burada aşağı doğru hareket anlamına gelmez. İki ifade de güncel vatandaşlıkla aynı şey değildir.
Alıştırma
Bu bağlamda heritage ile descent arasındaki farkı en iyi hangi açıklama belirtir?
- Heritage güncel vatandaşlık demektir; descent ise kişinin şimdi yaşadığı yer demektir.
- Heritage yalnızca DNA demektir; descent bu cümlede aşağı doğru hareket anlamına gelir.
- Heritage miras alınan kültürel geçmişi içerebilir; descent esas olarak atasal kökeni belirtir.
Cevabı göster
Heritage miras alınan kültürel geçmişi içerebilir; descent esas olarak atasal kökeni belirtir.
Just to get this out of the way: önce bir yan konuyu açıklığa kavuşturmak
Just to get this out of the way, ana konuya geçmeden önce beklenen bir soruyu veya yan konuyu ele almak için kullanılan bir giriş ifadesidir. Burada get this out of the way, bir şeyi fiziksel olarak taşımak değil, “dikkatimizi dağıtmaması için bu meseleyi şimdi çözüme kavuşturmak” anlamına gelir. Just, girişin tonunu biraz daha hafif yapar. Virgül, açıklamanın hemen ardından geleceğini gösterir; konuşan kişi bunu ele aldıktan sonra ana konuya dönebilir.
Alıştırma
Cümleyi “önce bu yan konuyu çözüme kavuşturalım” anlamındaki tam giriş ifadesiyle tamamlayın: ____, lunch is not included in the ticket price.
Cevabı göster
Just to get this out of the way
would make a good candle: varsayımsal uygunluğu değerlendirmek
would make a good candle ifadesinde would, varsayımsal bir değerlendirme belirtir: bu malzeme mum olarak kullanılsaydı uygun olur muydu, olmaz mıydı? Burada “geçmişteki bir noktadan bakılan gelecek” anlamına gelmez. would make a good/bad + isim kalıbında make, “üretmek” değil, “olmak veya işlev görmek” anlamına gelir. Özne no human earwax olduğu için tüm cümle, kulak kirinin mum olmaya uygun olduğu yönündeki şakacı fikri reddeder.
Alıştırma
Cümleyi varsayımsal bir uygunluk değerlendirmesi bildiren dört kelimelik tam kalıpla tamamlayın: This sturdy box ____ coffee table.
Cevabı göster
would make a good
Gerekliliği sorgulamak için Why ... at all?
Bu why sorusunda at all sorgulayıcı vurguyu güçlendirir: konuşan kişi kulak kirinin en başta neden var olduğunu veya neden gerekli olduğunu sorar. Bu, nedenin açık olmadığını düşündüğünü gösterir. Burada at all, “bir şeyin tamamı” anlamına gelmez. Genel olarak soru + at all, bir şeyin doğru, mümkün veya gerekli olup olmadığına dair şüpheyi vurgulayabilir.
Alıştırma
At all bu soruya hangi anlamı katıyor?
- Kulak kirinin en başta neden var veya gerekli olduğunu sorar.
- Tüm kulak kirlerinin aynı olup olmadığını sorar.
- Kulak kirinin her yerde bulunduğunu söyler.
Cevabı göster
Kulak kirinin en başta neden var veya gerekli olduğunu sorar.
Well, it seems these secretions actually help keep our ears healthy. Notlar
2:36Görünüşe göre bu salgılar aslında kulaklarımızı sağlıklı tutmaya yardımcı oluyor.
Temkinli bir sonuç için It seems + yan cümle
it seems + yan cümle yapısında seems, mevcut kanıtların desteklediği ancak tamamen kesin olarak sunulmayan bir sonucu ifade eder. It sonraki yan cümleyi hazırlar; asıl bilgi seems'den sonra gelir. Burada that atılmıştır: it seems these secretions ... ile it seems that these secretions ... aynı anlama gelir. Bu ifade yalnızca görsel görünüşle sınırlı değildir; kanıtlar gerçeklerden, raporlardan veya sonuçlardan gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümle sonucu tamamen kesin göstermek yerine temkinli biçimde sunuyor?
- The last bus has already left.
- It seems the last bus has already left.
- Has the last bus already left?
Cevabı göster
It seems the last bus has already left.
help keep our ears healthy: bir durumun korunmasına yardımcı olmak
help keep our ears healthy ifadesinde help sözcüğünden sonra keep fiilinin yalın biçimi gelir. Ardından keep, our ears ifadesini nesne olarak alır; healthy ise kulakların koruduğu durumu anlatır. Aktarılabilir help keep + nesne + sıfat kalıbı, birinin veya bir şeyin belirli bir durumda kalmasına katkıda bulunmak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi bir sözcükle tamamlayın: The lid does not heat the soup; it only helps ____ the soup warm after cooking.
Cevabı göster
keep
Earwax can act as a lubricator that prevents ear dryness and itchiness. Kalıp ifadeler
2:42Kulak kiri, kulak kuruluğunu ve kaşıntıyı önleyen bir kayganlaştırıcı görevi görebilir.
can act as a lubricator: kayganlaştırıcı işlevi görmek
can act as a lubricator ifadesinde act as, bir rolü üstlenmek veya bir işlevi yerine getirmek anlamına gelir. Cümle, kulak kirinin kayganlaştırma sağladığını söyler; act burada bir izleyici önünde gösteri yapmak anlamına gelmez. Bir kişinin veya şeyin rolünü, işlevini ya da geçici kullanımını belirtmek için act as + isim kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle sağlam kutunun geçici masa işlevi görebileceğini ifade eder?
- The sturdy box can act as a temporary table.
- The sturdy box can act on a temporary table.
- The sturdy box can act like a temporary table.
Cevabı göster
The sturdy box can act as a temporary table.
prevent + durum bildiren isim: prevents ear dryness and itchiness
Burada prevents, “bir şeyin olmasını engeller” anlamına gelir. ear dryness and itchiness ad öbeği, kulak kirinin önlemeye yardımcı olduğu iki rahatsız edici durumu adlandırır. Prevent fiilinden sonra önlenen olayı, sorunu veya durumu adlandıran bir isim ya da ad öbeği doğrudan gelebilir: prevent accidents, prevent infection, prevent skin dryness. Bu yapıda dryness ve itchiness eylem değil, durum bildiren isimlerdir.
Alıştırma
Hangi cümlede prevent fiilinden hemen sonra önlenen sorun veya durum doğru biçimde kullanılmıştır?
- Regular breaks can prevent from eye strain.
- Regular breaks can prevent eye strain.
- Regular breaks can prevent eyes to strain.
Cevabı göster
Regular breaks can prevent eye strain.
It traps debris and microbes and forms a physical barrier that protects the ear canal skin. Kalıp ifadeler
2:48Döküntüleri ve mikropları yakalar ve kulak kanalı derisini koruyan fiziksel bir bariyer oluşturur.
traps debris and microbes: fiil olarak trap
Burada traps, “yakalar ve tutar” anlamında bir fiildir. Kulak kiri döküntüleri ve mikropları yakalayarak bunların kulak kanalının daha ilerisine gitmesini zorlaştırır. Bilim ve sağlık açıklamalarında trap, çoğunlukla bir malzemenin veya bariyerin küçük parçacıkları ya da organizmaları yakalamasını anlatır. Debris, dağınık hâldeki malzeme parçalarını; microbes ise bakteriler ve bazı mantarlar gibi mikroskobik organizmaları belirtir.
Alıştırma
“The air filter traps dust and pollen,” cümlesinde traps ne anlama gelir?
- Onları üretir.
- Onları yakalayıp tutar.
- Onları ölçer.
Cevabı göster
Onları yakalayıp tutar.
forms a physical barrier: doğrudan engelleyerek koruma
forms a physical barrier ifadesi, bir şeyin geçmesini engellemek için maddi bir katman veya yapı oluşturulduğu anlamına gelir. Buradaki barrier mutlaka bir duvar değildir; ince bir katman, kaplama, zar ya da başka bir malzeme olabilir. Bu cümlede söz konusu madde kalıntıları ve mikropları hapseder, ayrıca bunlarla kulak kanalı derisi arasında durur. form a physical barrier kalıbı, korumanın doğrudan fiziksel engelleme yoluyla gerçekleştiği bilimsel, tıbbi ve ürün açıklamalarında yaygındır.
Alıştırma
Doğrudan fiziksel bir engel oluşturmayı anlatan ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The waterproof coating ____ that protects the metal from rain.
Cevabı göster
forms a physical barrier
active line of defense: koruma metaforu
active line of defense ifadesi yerleşik bir savunma metaforudur. A line of defense, daha büyük bir sistem içindeki koruyucu bir parça veya katmanı anlatır; bir yüzeye çizilmiş gerçek bir çizgi değildir. Active, bu korumanın yalnızca var olmak yerine bir tehdide direnmek veya tehdidi azaltmak için gerçekten işlediğini vurgular. Bu ifade sağlık, güvenlik ve siber güvenlik bağlamlarına doğal biçimde aktarılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki savunma metaforuyla tamamlayın: A firewall is ____ against online attacks.
Cevabı göster
an active line of defense
Researchers have identified several proteins in earwax that combat bacterial infections. Kalıp ifadeler
2:58Araştırmacılar, kulak kirinde bakteriyel enfeksiyonlarla savaşan birkaç protein belirlediler.
combat bacterial infections: enfeksiyonla mücadele etmek
Burada combat, bir şeye karşı koymak ve onu durdurmaya yardımcı olmak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Proteinler bakteriyel enfeksiyonlara karşı etki gösterir; burada gerçek anlamda fiziksel bir savaş yoktur. Combat, verilen tepkiye ciddi ve etkin bir ton katar. combat + zararlı sorun yapısı hastalık, kirlilik, suç ve diğer tehditlerle de yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
combat bacterial infections ifadesinde combat ne anlama gelir?
- bir yerden başka bir yere yayılmak
- karşı koymak ve durdurmaya yardımcı olmak
- dikkatle ölçmek
Cevabı göster
karşı koymak ve durdurmaya yardımcı olmak
Generally, the ear also has its own way of getting rid of earwax. Öbek fiiller
3:06Genellikle, kulağın kulak kirinden kurtulmak için kendi yolu da vardır.
getting rid of earwax: get rid of kalıbı
Get rid of, istenmeyen bir şeyi ortadan kaldırmak veya bir sorunun yok olmasını sağlamak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. getting rid of earwax içinde get, getting biçimine dönüşür; ancak rid of birlikte kalır ve of atılamaz. İlk of, a way of + -ing yapısına aittir. Bu nedenle a way of getting something, bir şeyi yapmanın yöntemi demektir. İkinci of ise get rid of ifadesine aittir ve kaldırılan şeyi, yani earwax sözcüğünü getirir.
Alıştırma
İstenmeyen bir şeyi ortadan kaldırmak anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: We need to get ____ of these broken boxes.
Cevabı göster
rid
As new skin cells form and grow at the center of the eardrum, Dilbilgisi
3:11Yeni cilt hücreleri kulak zarının merkezinde oluşup büyüdükçe,
they push the older ones toward the opening of the ear canal, Dilbilgisi
3:15daha eskilerini kulak kanalının açıklığına doğru iterler,
As new skin cells form and grow: birlikte gerçekleşen değişimleri gösteren as
Bu cümlede as, “çünkü” değil, “-iken” veya “-dikçe” anlamındadır. Ana cümledeki eylemle aynı anda değişen bir süreci başlatır: yeni hücreler oluşup büyürken eski hücreler dışarı doğru itilir. as + yan cümle yapısı birlikte gelişen iki süreci bağlar. Bir şeyin nasıl çalıştığı açıklanırken genellikle “X değiştikçe Y de değişir” anlamını taşır.
Alıştırma
“As the temperature drops, the lake begins to freeze,” cümlesinde as neyi gösterir?
- İki değişim zaman içinde birlikte gerçekleşir.
- Sıcaklığın düşmesi yalnızca bir neden olarak verilir.
- Donma, sıcaklığı düşürmek amacıyla gerçekleşir.
Cevabı göster
İki değişim zaman içinde birlikte gerçekleşir.
the older ones: skin cells yerine kullanılan ones
the older ones ifadesindeki ones, daha önce sözü edilen çoğul skin cells isim öbeğinin yerine geçer. Böylece the older skin cells ifadesi tekrarlanmaz. One, sayılabilen tek bir şeyin; ones ise birden fazla şeyin yerine geçer. Burada older hangi deri hücrelerinin kastedildiğini belirtir, the ise bağlamdan bilinen belirli bir gruba işaret eder.
Alıştırma
“cups” sözcüğünü tekrarlamamak için one veya ones kullanın: These cups are dirty, so please use the clean ____.
Cevabı göster
ones
forming a conveyor belt where dead skin cells mix with those oily secretions. Deyimler
3:19ölü deri hücrelerinin bu yağlı salgılarla karıştığı bir taşıma bandı oluşturur.
forming a conveyor belt: sürekli taşımayı anlatan bir benzetme
Buradaki forming a conveyor belt bir benzetmedir. Hareket eden deri, taşıma bandı gibi çalışır: ölü deri hücrelerini ilerletip yağlı salgılarla karışmalarını sağlar. Kulağın içinde gerçek bir makine yoktur. Bu görüntü, sürekli bir taşıma sürecini vurgular. Başka bağlamlarda da taşıma bandı benzetmesi, nesnelerin bir sistem içinde düzenli ve tekrarlanan bir akışla ilerlediğini anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede forming a conveyor belt ne anlama geliyor?
- Hareket eden deri, ölü hücreleri taşıyan sürekli bir sistem oluşturuyor.
- Kulağın içinde gerçek bir makine yapılıyor.
- Ölü deri hücreleri aynı yerde kalıyor.
Cevabı göster
Hareket eden deri, ölü hücreleri taşıyan sürekli bir sistem oluşturuyor.
Every day, the skin within the ear canal migrates outwards about 100 micrometers. Kelime
3:25Her gün, kulak kanalındaki deri yaklaşık 100 mikrometre dışarı doğru göç eder.
migrates outwards about 100 micrometers: dışarı doğru yavaş hareket
Bu cümlede migrates outwards, yavaş yavaş dışarı doğru hareket etmek anlamına gelir. Migrate yalnızca insanlar veya hayvanlar için değil; hücrelerin, dokuların, maddelerin ya da verilerin hareketi için de kullanılabilir. About 100 micrometers, her gün kat edilen yaklaşık mesafeyi verir. About sayının bir tahmin olduğunu, outwards ise hareketin yönünü belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede migrate, altyazıdakiyle aynı geniş anlamda kullanılmıştır?
- The cells migrate toward the damaged tissue.
- The family immigrates to Canada and applies for residency.
- The nurse measures the wound carefully.
Cevabı göster
The cells migrate toward the damaged tissue.
Eventually, this process should push the wax out of your ear. Öbek fiiller
3:32Sonuç olarak, bu süreç kiri kulağınızdan dışarı itmelidir.
push the wax out of your ...: push + nesne + out of + yer
push the wax out of your ear ifadesinde the wax, push fiilinin nesnesidir. Nesne, push fiili ile yön bildiren out sözcüğünün arasına gelir. of your ear çıkış noktasını tamamlar; böylece kalıp push + nesne + out of + yer şeklindedir. Bu kalıp, itme hareketinin bir şeyi bir yerin içinden dışına çıkardığını anlatır. out of + yer bölümü yönü ve sonucu belirttiği için gereklidir.
Alıştırma
pushed, the cork ve out of ifadelerini hedef sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: The rising pressure ____ the bottle.
Cevabı göster
pushed the cork out of
Meanwhile, sticking items in your ears to extract earwax yourself can make things worse. Notlar
3:37Bu arada, kulak kirini kendiniz çıkarmak için kulaklarınıza bir şeyler sokmak işleri daha da kötüleştirebilir.
sticking items in your ears ...: özne görevindeki -ing öbeği
sticking items in your ears to extract earwax yourself öbeğinin tamamı cümlenin öznesidir. Bu bölüm bir eylemi adlandırır; can make things worse ise olası sonucu bildiren temel yüklemdir. Bu öznenin içinde sticking, nesneleri yapışkan hâle getirmek değil, kulağın içine koymak veya itmek anlamına gelir. to extract earwax yourself mastar öbeği eylemin amacını açıklar. Bu nedenle özne görevindeki bir -ing öbeği, temel fiilden önce kendi nesnesini, yer öbeğini ve amaç öbeğini içerebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede bir eylemi adlandıran -ing öbeği özne olarak kullanılmıştır?
- Using a map to plan your route can save time.
- You can use a map to plan your route.
- Use a map to plan your route and save time.
Cevabı göster
Using a map to plan your route can save time.
make things worse: genel durumu kötüleştirmek
make things worse ifadesindeki things, fiziksel nesneleri değil, genel durumu anlatır. Bu ifade, bir eylemin mevcut bir sorunu veya durumu daha zor, zararlı ya da ciddi hâle getirdiğini belirtir. Burada, kulak kirini kendi başına çıkarmaya çalışmanın yardımcı olmak yerine ters tepebileceği konusunda uyarı yapılır. Yararlı görünen bir çözümün sorunu ağırlaştırabileceği başka durumlarda da aynı kalıp kullanılabilir.
Alıştırma
Bu cümlede make things worse ne anlama gelir? “Restarting the damaged device repeatedly could make things worse.”
- Birkaç fiziksel nesneyi başka bir yere taşımak
- Cihazın onarımını kolaylaştırmak
- Genel durumu daha ciddi hâle getirmek
Cevabı göster
Genel durumu daha ciddi hâle getirmek
Even if swabbing removes a little earwax, Dilbilgisi
3:44Pamuklu çubukla biraz kulak kiri çıkarılsa bile,
Even if swabbing removes ...: ana uyarı yine de geçerlidir
Even if, bir olasılığı kabul edip ana sonucun değişmediğini gösterir. Pamuklu çubuğun az miktarda kulak kirini çıkarabileceğini kabul eder; ancak bu olası yarar ana uyarıyı ortadan kaldırmaz: çubuk yine de daha fazla kulak kirini içeri itebilir. even if A, B yapısını, A gerçekleşse de gerçekleşmese de B doğru veya mümkün kalıyorsa kullanın. Bu yapı, B'nin yalnızca A doğru olduğunda gerçekleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Tavsiyenin değişmediğini göstermek için cümleyi derste öğrendiğiniz ödünleme bağlacıyla tamamlayın: ____ the trail looks easy, bring enough water.
Cevabı göster
Even if
push more back in: bir şeyi yeniden içeri itmek
push more back in ifadesinde more, daha fazla kulak kirinin yerini tutar. Kalıp push + nesne + back in şeklindedir: back önceki bir konuma dönüşü, in ise iç tarafı gösterir. Burada kulak çubuğu kiri çıkarmak yerine daha fazlasını yeniden kulağın içine gönderebilir. Küçük back sözcüğü yönün tersine döndüğünü anlatır: dışarı çıkabilecek bir şey yeniden içeri hareket ettirilir.
Alıştırma
Cümleyi “yeniden içeri” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: A toy was sticking out of the box, so Ben pushed it ____.
Cevabı göster
back in
And it can leave scratches in the ear canal skin,
3:50Ve kulak kanalı derisinde çizikler bırakabilir,
disrupting its natural barrier against infections. Dilbilgisi
3:54enfeksiyonlara karşı doğal bariyerini bozarak.
disrupting its natural barrier against infections: sonucu gösteren bir -ing yan cümleciği
Disrupting its natural barrier against infections, virgülle ayrılmış ve önceki eylemin sonucunu ekleyen bir -ing yan cümleciğidir. Çizik bırakmak kulak kanalı derisinin doğal korumasını bozabilir; bu nedenle disrupting bir emir ya da yeni bir cümlenin ana fiili değildir. Its, ear canal skin ifadesini belirtir. Against infections, doğal bariyerin neye karşı koruma sağladığını açıklar. “Ana cümle + virgül + -ing yan cümleciği” kalıbı çoğu zaman önceki olayın tamamının sonucunu sunar.
Alıştırma
“A branch broke the window, letting rain into the room.” cümlesinde letting rain into the room ne işe yarar?
- Ayrı bir cümlenin ana fiili olarak görev yapar.
- Dalın pencereyi kırmasının bir sonucunu açıklar.
- Okuyucuya yağmurun içeri girmesine izin vermesini söyler.
Cevabı göster
Dalın pencereyi kırmasının bir sonucunu açıklar.
Deep cleaning also runs the risk of perforating your eardrum, Kalıp ifadeler
3:58Derinlemesine temizlik ayrıca kulak zarınızı delme riski de taşır,
which can cause permanent damage and hearing loss. Dilbilgisi
4:02bu da kalıcı hasara ve işitme kaybına neden olabilir.
run the risk of + -ing: bir şeyi yapma riskini taşımak
run the risk of + isim veya -ing biçimi, “zararlı bir şeyin gerçekleşme olasılığıyla karşı karşıya olmak” demektir. Bu cümlede runs the risk of perforating, derinlemesine temizliğin yol açabileceği zararlı bir sonucu belirtir; run fiziksel olarak koşmak anlamına gelmez. of bir edat olduğu için ardından -ing biçimindeki perforating gelir. Kullanılabilir kalıp özne + run/runs the risk of + isim veya -ing biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi hedef risk ifadesiyle tamamlayın: Skipping the safety check ____ causing a serious accident.
Cevabı göster
runs the risk of
..., which can cause ...: bütün bir olayın sonucunu eklemek
Bu cümlede virgül + which, önceki durumun olası bir sonucunu ekleyen tanımlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği başlatır. Which yalnızca eardrum ismini değil, kulak zarını delme olayını belirtir. Bu yapı önce bir eylem veya durum belirtip ardından onun sonucu hakkında yorum yapmanızı sağlar: tam cümlecik, which + fiil. Virgül, which cümleciğinin bir ismi belirlemek için değil, ek bilgi vermek için kullanıldığını gösterir.
Alıştırma
Özgün cümlede which esas olarak neye gönderme yapıyor?
- tek başına bir nesne olarak kulak zarı
- kalıcı hasar ve işitme kaybı
- kulak zarını delme olayı
Cevabı göster
kulak zarını delme olayı
Ear candling or coning involves a hollow candle lit on fire and placed over the ear canal. Notlar
4:11Kulak mumlaması veya konilemesi, yanan içi boş bir mumun kulak kanalının üzerine yerleştirilmesini içerir.
Ear candling or coning: bir kulak temizleme uygulamasının adı
Ear candling or coning, kulağı temizleme yöntemi olarak tanıtılan alternatif bir uygulamanın adıdır. İçi boş, koni biçimindeki bir mum kulak kanalının girişine yerleştirilir ve dış ucu yakılır. Buradaki candling, aydınlatma amacıyla mum kullanmak anlamına gelmez. Terim yalnızca hangi uygulamanın konuşulduğunu belirtir; uygulamanın güvenli veya etkili olduğunu göstermez.
Alıştırma
Bu cümlede ear candling or coning ne anlama geliyor?
- Elektronik bir cihazla işitmeyi ölçmek
- Bir odayı dekoratif mumla aydınlatmak
- Kulak temizleme uygulaması olarak içi boş bir mumu kulağa yerleştirmek
Cevabı göster
Kulak temizleme uygulaması olarak içi boş bir mumu kulağa yerleştirmek
lit ... and placed ...: isimden sonra gelen bağlı geçmiş zaman ortaçları
lit on fire and placed over the ear canal bölümünde lit ve placed birbirine bağlanmış iki geçmiş zaman ortacıdır. İkisi de a hollow candle ifadesinden sonra gelir ve bu ismi niteler: mum yakılır ve kanalın üzerine yerleştirilir. Bu bölüm a hollow candle that is lit on fire and placed over the ear canal biçiminde genişletilebilir. Ana fiil involves olduğu için lit ve placed yeni ana cümleler başlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede sensor sözcüğünü nitelemek için iki bağlı geçmiş zaman ortacı kullanılmıştır?
- The device uses a sensor attached to the door and connected to an alarm.
- The device uses a sensor that attached to the door and connected to an alarm.
- The device uses a sensor attaches to the door and connects to an alarm.
Cevabı göster
The device uses a sensor attached to the door and connected to an alarm.
It's claimed that this generates enough air current to pull earwax out. Notlar
4:19Bunun kulak kirini dışarı çekmek için yeterli hava akımı yarattığı iddia edilmektedir.
It's claimed that: bir iddiayı desteklemeden aktarmak
It's claimed that... kişisiz bir edilgen aktarım yapısıdır: it + be + claimed + that yan cümlesi. İddiayı öne çıkarır ve iddiayı kimin ortaya attığını belirtmez. Burada claimed, “iddia edildi” demektir; “kanıtlandı” demek değildir. Anlatıcı açıklamayı başkalarının söylediği bir şey olarak sunup ondan uzak durur, böylece açıklama daha sonra kanıtlarla değerlendirilebilir.
Alıştırma
Bir doğruluk kontrolü yazısında "It's claimed that the bracelet improves balance." deniyor. Bu ifade, yazarın iddianın doğru olduğunu onayladığı anlamına mı gelir?
- Evet.
- Hayır.
Cevabı göster
Hayır.
enough air current to pull earwax out: enough + isim + to-infinitive
enough air current to pull earwax out ifadesinde enough, air current isim öbeğinden önce gelir ve hava akımı miktarının yeterli olduğunu belirtir. Ardından gelen to-infinitive yapısı to pull..., bu miktarın mümkün kıldığı varsayılan eylemi açıklar. Pull earwax out, kulak kirini içeriden dışarı çıkarmak demektir. Out, çıkarma sonucunu ifade eder; out olmadan pull yalnızca çekme eylemini anlatır ve kulak kirinin kulaktan çıktığını açıkça belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi enough + isim + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: The battery has ____ power ____ run the camera all day.
Cevabı göster
enough · to
However, researchers have found that the amount of suction generated is minimal, Dilbilgisi
4:24Ancak araştırmacılar, üretilen emme miktarının çok az olduğunu,
the amount of suction generated is minimal: addan sonra gelen geçmiş zaman ortacı
Ana yapı the amount ... is minimal biçimindedir: amount öznedir, is ise ana fiildir. generated, suction sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacıdır; “suction that is generated” anlamına gelir. Bu nedenle suction sözcüğünü niteler ve cümlenin ana fiili değildir. Bu tür sıkıştırılmış ad öbekleri bilimsel raporlarda yaygındır. Burada minimal, pratik etkisi çok az olacak ya da hiç olmayacak kadar küçük bir miktarı belirtir.
Alıştırma
“The pressure generated by the pump is minimal,” cümlesinde generated by the pump ne işe yarar?
- pressure sözcüğünü niteler: basıncı pompa üretir.
- minimal sözcüğünü niteler: pompa minimumdur.
- Ana eylemi belirtir: basınç pompayı üretir.
Cevabı göster
pressure sözcüğünü niteler: basıncı pompa üretir.
and that what's visible at the end is likely debris from the candle itself, Anlatım akışı
4:29ve sonunda görünenin muhtemelen mumun kendi kalıntıları olduğunu,
what's visible ... is likely B, not C: görünürdeki kanıt ve düzeltme
what's visible at the end, özne olarak kullanılan bir what yan cümlesidir: “sonunda görünen şeyi” cümlenin konusu hâline getirir. Ardından cümle, görünen bu maddenin büyük olasılıkla mumun kendisinden gelen kalıntılar olduğunu belirtir. Sondaki not extracted earwax bölümü, ilk bakışta akla gelebilecek yanlış yorumu düzeltir. Bilgi üç adımda düzenlenmiştir: görünürdeki kanıta işaret etmek, daha olası açıklamayı vermek ve yanlış açıklamayı açıkça reddetmek. likely, iddiayı kesin değil temkinli kılar.
Alıştırma
“What looks like smoke is likely steam, not a fire” hangi bilgi düzenini kullanır?
- İki nedeni eşit derecede kesin olarak sıralar.
- Görünen her şeyin ilk açıklamayı kesin olarak kanıtladığını söyler.
- Görülen şeye işaret eder, daha olası açıklamayı verir ve yanlış bir yorumu reddeder.
Cevabı göster
Görülen şeye işaret eder, daha olası açıklamayı verir ve yanlış bir yorumu reddeder.
the practice can lead to injuries and leave debris in the ears. Kalıp ifadeler
4:38bu uygulama yaralanmalara yol açabilir ve kulaklarda döküntü bırakabilir.
In reality: izlenimden gerçeklere geçmek
In reality, bir düzeltme yapıldığını gösteren söylem belirtecidir. Dinleyiciye bir iddia, beklenti veya yüzeysel izlenimden gerçekte doğru olan duruma geçmesi gerektiğini bildirir. Burada uygulamanın gerçek zararlı sonuçlarını tanıtır. Bu karşıtlığı düzenlediği için yalnızca bir dolgu ifadesi değildir.
Alıştırma
Bu örnekte In reality ne işe yarıyor? “The plan sounded simple. In reality, it required months of work.”
- İlk izlenimi desteklemek için başka bir neden ekler.
- Olayların kurgusal bir dünyada geçtiğini gösterir.
- Bir izlenimden gerçek duruma geçiş yapar.
Cevabı göster
Bir izlenimden gerçek duruma geçiş yapar.
lead to injuries: zararlı bir sonucu ifade etmek
Lead to injuries, yaralanmalara neden olmak anlamına gelir. Bu kullanımda lead, neden ile sonuç arasındaki ilişkiyi anlatır; birini bir yere götürmek anlamına gelmez. Kalıp lead to + sonucu belirten isim veya -ing biçimidir. Cümlede injuries, uygulamanın yol açabileceği olası sonuçtur.
Alıştırma
Dersimizdeki insanları yaralamaya neden olmak anlamına gelen ifadeyi kullanın: Wet floors can ____.
Cevabı göster
lead to injuries
But some folks are more prone to earwax build-up and may find it becomes more of an issue with age. Kalıp ifadeler
4:43Ancak bazı kişiler kulak kirinin birikmesine daha eğilimlidir ve bunun yaşla birlikte daha fazla sorun haline geldiğini görebilirler.
kulak kiri birikimine daha yatkın
More prone to earwax build-up, “diğer insanlara göre kulak kiri birikimine daha yatkın” demektir. More bir karşılaştırma yaparken prone to kesin bir sonucu değil, bir eğilimi veya daha yüksek riski anlatır. Bu yapıda to, kişinin neye yatkın olduğunu gösterir. Ardından earwax build-up gibi bir isim öbeği veya overheating gibi -ing biçimi gelebilir. Buradaki prone bir eğilimi anlatır; “yüzüstü yatan” şeklindeki ayrı anlamında değildir.
Alıştırma
Karşılaştırmayı prone ile kurulan üç sözcüklük ifadeyle tamamlayın: Older laptops are ____ overheating than newer models.
Cevabı göster
more prone to
yaşla birlikte daha büyük bir sorun hâline gelmek
Become more of an issue, “daha fazla önem taşımak” veya “daha büyük bir kaygı hâline gelmek” demektir. More of a/an + isim yapısı ölçülü bir değerlendirme sunar: Durum giderek daha fazla sorun sayılır, ancak bunun mutlaka ciddi bir sorun olduğu söylenmez. With age, “biri yaşlandıkça” demektir. Bu cümlede kaygının artmasını yaşlanmayla ilişkilendirir; “yaş ile birlikte” şeklinde sözcüğü sözcüğüne bir anlam taşımaz.
Alıştırma
Burada “it becomes more of an issue with age” ne anlama geliyor?
- Belirli bir yaşta daha fazla sayıda ayrı sorun yaratır.
- Birinin kesin yaşıyla birlikte ele alınması gerekir.
- İnsanlar yaşlandıkça daha büyük bir kaygı hâline gelir.
Cevabı göster
İnsanlar yaşlandıkça daha büyük bir kaygı hâline gelir.
Earwax accumulation can be uncomfortable and affect your hearing, Notlar
4:50Kulak kiri birikmesi rahatsız edici olabilir ve işitmenizi etkileyebilir,
Earwax accumulation: zamanla oluşan birikme
Earwax accumulation ifadesinde accumulation, zaman içinde yavaş yavaş birikme anlamına gelir. Bu ifade, kulak kirinin kulağın içinde toplandığı durumu adlandırır; bir kez ve aniden ortaya çıkmayı anlatmaz. Bu isim öbeği, bir süreci ve sonucunu kısa bir biçimde sunar. Aynı yapı toz, veri veya küçük hataların birikmesini de anlatabilir.
Alıştırma
Earwax accumulation ifadesinde accumulation neyi vurgular?
- Kulak kirinin hemen temizlenmesi
- Bir kez ortaya çıkma
- Zaman içinde yavaş yavaş birikme
Cevabı göster
Zaman içinde yavaş yavaş birikme
affect your hearing: fiil olarak affect
affect your hearing ifadesinde affect, “etkilemek veya değiştirmek” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Etkilenen işlev, yani your hearing, fiilden hemen sonra gelir. Bu ifade, işitmenin bir şekilde değişebileceğini söyler; tek başına etkinin hafif mi ciddi mi, geçici mi kalıcı mı olduğunu belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi affect sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: Loud noise can ____ your hearing.
Cevabı göster
affect
and there are definitely times when intervention is needed. Kelime
4:55ve müdahale edilmesi gereken zamanlar kesinlikle vardır.
intervention is needed: profesyonel bir işlem gerekli
Bu sağlık bağlamında intervention is needed, sorun için birinin bilinçli biçimde harekete geçmesinin, çoğu zaman da eğitimli bir uzmanın müdahalesinin gerekebileceği anlamına gelir. Intervention sıradan help sözcüğünden daha resmîdir ve bir sorunu iyileştirmek ya da yönetmek için planlı bir adım atıldığını düşündürür. Edilgen is needed yapısı, eylemi kimin yapacağından çok eylemin gerekli olmasına odaklanır.
Alıştırma
Bir sağlık rehberinde intervention is needed ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Planlı veya profesyonel bir işlem gereklidir.
- Yalnızca küçük, günlük bir iyilik istenmektedir.
- Birinin konuşmacının sözünü kesmesi gerekir.
Cevabı göster
Planlı veya profesyonel bir işlem gereklidir.
But there are safer ways to go about it. Öbek fiiller
4:58Ancak bunu yapmanın daha güvenli yolları vardır.
safer ways to go about it: bir işi ele almanın daha güvenli yolları
Burada go about it, konuya belirli bir şekilde yaklaşmak, konuyu ele almaya başlamak ya da konuyu yönetmek anlamına gelir. Bir şeyin çevresinde yürümek anlamına gelmez. It, daha önce konuşulan soruna gönderme yapar. Ways to go about it kalıbı yöntemleri karşılaştırır: amaç aynı olabilir, ancak bazı yöntemler diğerlerinden daha güvenlidir.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve görevi ele almak anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: We need to decide how to ____ it.
Cevabı göster
go about
Over-the-counter eardrops help soften earwax so it can make its way out on its own. Notlar
5:01Reçetesiz satılan kulak damlaları, kulak kirini yumuşatmaya yardımcı olur, böylece kendi kendine dışarı çıkabilir.
Over-the-counter eardrops: reçetesiz kulak damlaları
Over-the-counter eardrops, genellikle reçete olmadan satın alınabilen kulak damlalarıdır. Sağlık ürünü satın alma bağlamında over-the-counter, “reçetesiz” anlamına gelir; ürünün fiziksel olarak bir tezgâhın üzerinde bulunduğu anlamına gelmez. Over-the-counter, eardrops sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. Bir isimden önce geldiğinde sözcükler kısa çizgilerle bağlanır; ilaç etiketlerinde OTC kısaltması da yaygındır.
Alıştırma
Bir eczanede “over-the-counter eardrops” etiketi ne anlama gelir?
- Yalnızca reçeteyle alınabilen kulak damlaları
- Ödeme tezgâhının üzerinde sergilenen kulak damlaları
- Reçete olmadan satın alınabilen kulak damlaları
Cevabı göster
Reçete olmadan satın alınabilen kulak damlaları
so it can make its way out on its own: böylece kendi kendine dışarı çıkabilir
So, kulak kirini yumuşatmanın amacını veya beklenen sonucunu açıklar: yumuşayan kir daha sonra dışarı çıkabilir. Buradaki it, earwax sözcüğünü ifade eder. Make its way out, hareketi yavaş yavaş veya doğal biçimde gerçekleşiyormuş gibi anlatır; kulak kirinin bilinçli olarak bir yol seçtiği anlamına gelmez. On its own ise zorla çıkarılmadan kendi kendine çıktığını ekler.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve “yavaş yavaş dışarı çıkmak” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After the splinter loosens, it may ____ on its own.
Cevabı göster
make its way out
And healthcare providers have tried-and-true methods of gently clearing blockages. Notlar
5:07Ve sağlık hizmeti sağlayıcıları tıkanıklıkları nazikçe temizlemenin denenmiş ve onaylanmış yöntemlerine sahiptir.
healthcare providers: doctors ifadesinden daha geniş bir terim
Bu cümlede healthcare providers, sağlık hizmeti sunan yetkin kişileri veya kuruluşları ifade eder. Bağlama göre bu terim doktorları, hemşireleri, hekim yardımcılarını, terapistleri, klinikleri ve diğer sağlık hizmetlerini içerebilir. Bu çoğul söz öbeği have fiilinin öznesidir. Bu yöntemleri yalnızca doktorların kullandığını söylemek yerine grubu genel tutar.
Alıştırma
Örnekte healthcare providers ifadesi büyük olasılıkla ne anlama geliyor?
- Gündelik sağlık tavsiyesi veren arkadaşlar
- Sağlık hizmeti sunan kişiler veya kuruluşlar
- Yalnızca ameliyat yapan doktorlar
Cevabı göster
Sağlık hizmeti sunan kişiler veya kuruluşlar
tried-and-true methods: denenmiş ve güvenilir yöntemler
Burada tried-and-true, daha önce kullanılmış ve güvenilir olduğu görülmüş yöntemleri niteler. Bu, denenmiş ve doğru sözlerinin kelimesi kelimesine birleşimi değil, kalıplaşmış bir birleşik sıfattır. Cümlede bu ifade, yöntemlerin yeni veya deneysel değil, yerleşmiş ve güvenilir olduğunu belirterek dinleyene güven verir.
Alıştırma
Cümleyi zaman içinde denenmiş ve güvenilir anlamındaki kalıplaşmış sıfatla tamamlayın: Our coach uses a ____ training plan.
Cevabı göster
tried-and-true
gently clearing blockages: bir tıkanıklığı dikkatlice gidermek
gently clearing blockages ifadesinde clear, bir geçidi tıkayan maddeyi kaldırıp geçidi yeniden açık hâle getirmek demektir. Burada “açıkça açıklamak” anlamına gelmez. gently, temizleme işleminin nasıl yapıldığını belirtir: dikkatli, nazik ve az kuvvet kullanarak. clear a blockage ve clear blockages kalıpları vücuttaki kanallar, borular, giderler veya başka geçitlerdeki tıkanıklıklar için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi hedef kalıptaki fiille tamamlayın: A plumber can ____ blockages in a drain.
Cevabı göster
clear
Otherwise, to prevent earwax build-up, Dilbilgisi
5:13Bunun dışında, kulak kiri birikmesini önlemek için,
to prevent earwax build-up: amaç bildiren mastar yapısı
to prevent earwax build-up, amaç bildiren bir mastar grubudur. Ardından gelen eylemin veya tavsiyenin neden verildiğini, yani kulak kirinin birikmemesi amacını anlatır. Yapı to + fiilin yalın hâlidir. Burada prevent yalın fiildir ve earwax build-up istenmeyen sonuçtur. Amaç grubu ana cümleden önce veya sonra gelebilir; başta geldiğinde genellikle ardından virgül kullanılır.
Alıştırma
Amaç ifadesini hedef yapıyla tamamlayın: Wear a helmet ____ head injuries.
Cevabı göster
to prevent
doctors recommend gently cleaning the outside of the ear canal with a damp cloth Kelime
5:16doktorlar kulak kanalının dışını nemli bir bezle nazikçe temizlemeyi
a damp cloth: hafif nemli, suya doymamış bir bez
Burada a damp cloth, az miktarda nem içeren bir bez demektir: bez hafifçe ıslaktır ancak suya doymuş değildir ve damlatmaz. Damp sıfatı, temizlikte kullanılan su miktarını sınırlar. Uygulama talimatlarında genellikle yüzeyi tamamen ıslatmak yerine az miktarda nemle silmek anlamına gelir.
Alıştırma
Temizlik talimatını bu dersteki ifadeyle tamamlayın: Wipe the table with ____.
Cevabı göster
a damp cloth
and giving your ears a break from earplugs and earbuds when possible. Deyimler
5:22ve mümkün olduğunda kulak tıkaçları ile kulakiçi kulaklıklara ara vererek kulaklarınızı dinlendirmenizi önerir.
giving your ears a break from earplugs and earbuds: kulakları dinlendirmek
Giving your ears a break from earplugs and earbuds, kulakların bir süre bunlar olmadan kalması için kullanımlarını geçici olarak bırakmak veya azaltmak anlamına gelir. Kulaklar, dinlenebilen bir şeymiş gibi mecazi biçimde anlatılır. Aktarılabilir kalıp give + kişi veya vücut bölümü + a break from + etkinlik veya şey biçimindedir. Tekrarlanan bir yükten kısa süreli uzaklaşmayı anlatır; tatil anlamına gelmez.
Alıştırma
Öneriyi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: Give your eyes ____ screens every hour.
Cevabı göster
a break from
it's generally best not to mess with the ways of the wax. Deyimler
5:31kulak kirinin işleyişine karışmamak genellikle en iyisidir.
In the absence of earwax obstructions: kulak kiri tıkanıklığı olmadığında
In the absence of + isim, “… olmadığında” veya “… olmadan” anlamına gelir. Burada bulunmayan durum, kulak kiri tıkanıklığıdır. Cümlenin başındaki bu ifade, ardından gelen tavsiyenin geçerli olduğu koşulu belirler. Buradaki absence, özellikle bir kişinin orada olmamasını değil, bir durumun mevcut olmamasını anlatır.
Alıştırma
“Açık kanıt olmadığında” anlamındaki resmî ifadeyi tamamlayın: In the ____ of clear evidence, the committee postponed its decision.
Cevabı göster
absence
best not to mess with the ways of the wax: kulak kirinin doğal işleyişine müdahale etmemek en iyisidir
It's generally best not to + fiil, bir eylemi yapmamaya yönelik sakin ama açık bir tavsiye verir. Buradaki mess with gayriresmîdir ve bir şeye gereksiz yere müdahale etmek veya onu değiştirmek anlamına gelir. The ways of the wax, kulak kirinin doğal işleyişini anlatmak için bu konuya özel oluşturulmuş eğlenceli bir ifadedir. Cümlenin sonuna hafif bir ton katar; İngilizcede kalıplaşmış bir ifade değildir.
Alıştırma
'It's generally best not to mess with the ways of the wax,' cümlesinde hangi tavsiye veriliyor?
- Birisi başka biriyle tartışmaktan kaçınmalıdır.
- Kulak kirinin doğal işleyişine gereksiz yere müdahale etmemek daha akıllıcadır.
- Kulak kirinin tamamı mümkün olduğunca sık çıkarılmalıdır.
Cevabı göster
Kulak kirinin doğal işleyişine gereksiz yere müdahale etmemek daha akıllıcadır.
that seems to be coming from nowhere?
5:43birdenbire geliyormuş gibi görünen bir çınlama duydunuz mu?
Travel into the auditory system to trace its mysterious origins with this video.
5:45Bu videoyla gizemli kökenlerinin izini sürmek için işitme sisteminin içine doğru yolculuk yapın.