Beş Küçük Otobüs + Süper Harika Ambulans|S1|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları ve Çizgi Filmler: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Beş küçük otobüs yolda zıplamanın neden tehlikeli olduğunu öğrenirken kurtarma ekibi ve ambulans kazalara müdahale eder; yardım istemenin ve yardım teklif etmenin yollarını gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. to the rescue. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu kurtarma sahnesi kalıbını, birinin yardıma geldiğini enerjik biçimde duyuran bir ifade olarak tanıyın. Çocuk programlarındaki harekete dönük tonunu anlayabilir; günlük hayatta da bir kişi veya işe yarayan bir nesne tam zamanında ortaya çıkıp sorunu çözdüğünde ifadeyi esprili biçimde kullanabilirsiniz. 2. jumping like that is dangerous. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir etkinliği değerlendirirken veya risk uyarısı yaparken -ing biçiminin nasıl cümlenin öznesi olabildiğini anlayın. Bu kalıptaki eylemi değiştirerek belirli bir yerde koşmanın tehlikeli olduğunu söylemek gibi açık ve duruma uygun güvenlik uyarıları oluşturabilirsiniz. 3. Call me when you're sick or hurt. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Call me when ... yapısında when yan cümlesinin, birinin hangi durumda veya ne zaman araması gerektiğini nasıl belirttiğini öğrenin. Kalıbı güvenilir yardım sunmak ya da pratik bir talimat vermek için uyarlayabilir; sağlık ve kurtarma bağlamlarında hasta olmak ile yaralanmış olmak arasındaki farkı ayırt edebilirsiniz.
Bu derste
to the rescue: kurtarmak veya yardım etmek için gelmek
To the rescue, “birini kurtarmak veya bir sorunu çözmek için gelmek ya da harekete geçmek” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede takım adından sonra gelen heyecanlı bir slogan görevi görür: Süper Kurtarma Ekibi ortaya çıkmış ve harekete geçmeye hazırdır. Bu ifade sıradan bir varış noktasını belirtmez. X to the rescue! kalıbı dramatik bir duyuru olarak tek başına kullanılabilir; come to the rescue ise ifadeyi tam bir cümlenin içine yerleştirir.
Alıştırma
Bu eğlenceli duyurudaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: Max ____!
Cevabı göster
to the rescue
naughty buses: hafif yaramazlık ve kişileştirme
Çocuklara yönelik İngilizcede naughty genellikle “kötü davranan veya kurallara uymayan” anlamına gelir ve ciddi bir ahlaki yargıdan çok hafif bir kınama ifade eder. Naughty buses, otobüsleri yaramaz çocuklarmış gibi gösterir. Bu bir kişileştirmedir: İnsan davranışını anlatan bir sözcük animasyonlu araçlara uygulanarak otobüs karakterlerinin sorun çıkardığı anlatılır.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: Bir çocuk hikâyesinde a naughty puppy genellikle hafifçe kınanan ama şakacı biçimde kötü davranan bir köpek yavrusunu anlatır; kötücül bir köpek yavrusunu anlatmaz.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Doğru
what is it today?: mevcut sorunu sormak
Bu soruda it, küçük otobüslerin konuşan kişiye getirdiği mevcut durumu veya sorunu belirtir; belirli bir nesneyi göstermez. What is it today? yaklaşık olarak “Bu sefer sorun ne?” ya da “Bugün ne için yardıma ihtiyacınız var?” demektir. Today, daha önce de bir şeyler olduğunu ve şimdi başka bir sorun çıktığını hafifçe ima edebilir. Konuşanın ses tonuna göre ilgili, meraklı veya biraz bezgin duyulabilir.
Alıştırma
Örnekte What is it today? cümlesindeki it neyi belirtir?
- Bugünün tarihi
- Mevcut durum veya sorun
- Belirli bir nesne
Cevabı göster
Mevcut durum veya sorun
first day on the road: gerçek sürüşün veya yolculuğun ilk günü
Our first day on the road, “gerçekten yollarda seyahat ettiğimiz veya araç kullandığımız ilk gün” anlamına gelir. Buradaki otobüsler için on the road, yol trafiğine katılmayı anlatır; yalnızca fiziksel olarak yol yüzeyinde durduklarını söylemez. Bu söz kısa bir cevaptır. Tam düşünce It's our first day on the road. şeklindedir. Aynı ifade bir sürücüyü, aracı veya yolculuğa başlayan kişileri anlatabilir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “yollarda gerçekten araç kullanılan ilk gün” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: Tomorrow will be my ____ as a delivery driver.
Cevabı göster
first day on the road
I'm excited: heyecan ve heves ifade etmek
I'm excited, yakında bir şey olacağı için konuşanın mutlu ve hevesli hissettiğini doğrudan anlatır. Burada excited, bu duyguyu yaratan şeyi değil, konuşanın nasıl hissettiğini tanımlar. I'm excited tek başına kullanılabilir. Ayrıca neyi heyecanla beklediğinizi söylemek için about + isim veya to + fiil ekleyebilirsiniz.
Alıştırma
Maya ilk kez paten kaymayı denemek üzere ve kendini mutlu ve hevesli hissediyor. Hangi cümleyi doğal biçimde söyleyebilir?
- I'm exciting.
- I'm excited.
- It's exciting.
Cevabı göster
I'm excited.
so follow me carefully: so ile bir talimat sunmak
Bu cümlede so, önceki durumu ardından gelen talimatla bağlar. Yolda başka araçların bulunması, follow me carefully talimatının verilme nedenidir. Bu, yaygın bir bilgi düzenidir: önce bir neden veya durum belirtilir, ardından buna uygun sonucu, tavsiyeyi ya da emri sunmak için so kullanılır.
Alıştırma
'The steps are icy, so hold the rail,' cümlesinde so ne yapar?
- “Çok” anlamına gelir.
- Konuşanın konuyu değiştirdiğini gösterir.
- Buzlu olma durumunu talimata bağlar.
Cevabı göster
Buzlu olma durumunu talimata bağlar.
look amazing: look + sıfat
look amazing ifadesinde look, görünen özelliklere göre “görünmek” anlamına gelen bir bağlayıcı fiildir. amazing sıfatı, öznenin dış görünüşünü veya bıraktığı izlenimi anlatır. Tekrar kullanılabilen yapı özne + look fiilinin uygun biçimi + sıfattır. Bu yapı, öznenin harika bir şeye baktığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Pastanın görünüşünü anlatmak için cümleyi look fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The cake ____ amazing.
Cevabı göster
looks
Is there a problem?: bir sorun olup olmadığını kontrol etmek
Is there a problem? ifadesi, there is yapısını evet-hayır sorusuna dönüştürür. Önce nedenini belirtmeden mevcut durumda bir sorun olup olmadığını sorar. Buradaki problem, mutlaka bir okul sorusu değil; sıkıntı, arıza veya ilgilenilmesi gereken bir durum anlamına gelir. Bu soru konuşmayı başlatır ve karşıdaki kişiyi durumu açıklamaya davet eder.
Alıştırma
Bir görevli, müşterinin bankonun önünde durduğunu fark ediyor. Is there a problem? en doğal olarak hangi işlevi görür?
- Kesinlikle bir sorun olduğunu ilan eder.
- Bir şeyin ters gidip gitmediğini veya ilgilenilmesi gerekip gerekmediğini kontrol eder.
- Müşterinin hangi okul alıştırmasını yaptığını sorar.
Cevabı göster
Bir şeyin ters gidip gitmediğini veya ilgilenilmesi gerekip gerekmediğini kontrol eder.
no more buses jumping on the road: durmaya yönelik kesin bir talimat
Burada no more + isim + -ing, kısaltılmış bir yönerge işlevi görür. Adı geçen kişi ya da şeylerin o eylemi durdurması gerektiğini belirtir. No more buses jumping on the road, otobüslerin orada zıplamaya devam etmemesi gerektiği anlamına gelir. No more miktarla ilgili olarak da kullanılabilir. Ancak -ing eylemi ve uyarı bağlamı, burada anlamın “bu davranışı durdurun” olduğunu gösterir; “başka otobüs yok” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu bağlamda No more buses jumping on the road. ne anlama gelir?
- Otobüsler yolda zıplamayı bırakmalı.
- Otobüsler yolda daha yükseğe zıplamalı.
- Yolda başka otobüs yok.
Cevabı göster
Otobüsler yolda zıplamayı bırakmalı.
fell off: destek konumundan ayrılarak düşmek
Fell off, fall off ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Birinin ya da bir şeyin bir yüzeyden, kenardan, araçtan veya başka bir destek konumundan ayrılarak düştüğünü anlatır. Off, başlangıçtaki desteğin terk edilmesini vurgular. Nereden düşüldüğü fell off the bike veya fell off the shelf örneklerindeki gibi doğrudan ardından gelebilir. Dinleyen kişi kaynağı zaten biliyorsa One fell off örneğindeki gibi söylenmeyebilir.
Alıştırma
Cümleyi fall off ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the ride, Mia ____ her bike but wasn't hurt.
Cevabı göster
fell off
bump, bump, bump: tekrarlanan çarpma sesi
Burada bump, ses ve hareket bildiren bir sözcük gibi kullanılır: bir şeye çarpınca çıkan tok sesi veya sarsıntıyı hissettirir. bump sözcüğünün üç kez tekrarlanması art arda gelen birkaç çarpmayı canlandırır ve dizeye çocuk şarkısı ritmi verir. Burada bump, “tümsek” gibi olağan bir sayılabilir isim anlamında değildir. Öykülerde ve şarkılarda ses sözcüklerinin tekrarı, hareketin adım adım sürdüğünü gösterebilir.
Alıştırma
Bu cümlede bump, bump, bump tekrarının temel işlevi nedir?
- Yolda tam üç tümsek olduğunu söyler.
- Düşen üç şeyin adını verir.
- Art arda gelen birkaç çarpma veya sarsıntı etkisi yaratır.
Cevabı göster
Art arda gelen birkaç çarpma veya sarsıntı etkisi yaratır.
jumping like that is dangerous: özne görevinde bir -ing öbeği
Jumping like that, o şekilde zıplama davranışının tamamını adlandırır. Bu -ing öbeği cümlenin öznesidir; zıplayan belirli bir kişiyi anlatmaz. Tekil fiil is, bu davranışı dangerous değerlendirmesine bağlar. Güvenlik veya kurallar hakkında yorum yapmak için aynı kalıbı—-ing eylem öbeği + is + değerlendirme—kullanabilirsin.
Alıştırma
Davranışı adlandırmak için run fiilini -ing biçimine getir: ____ by the pool is dangerous.
Cevabı göster
Running
this is + ad veya görev: telefonda kendini tanıtma
Telefonda veya telsizde this is + bir ad ya da görev, konuşanın kim olduğunu belirtir. Hello, this is Maya, konuşan kişinin Maya olduğu anlamına gelir; birinin Maya'yı işaret ettiği anlamına gelmez. Bu animasyon bağlamında Ambulance, insanlaştırılmış karakterin adı veya kimliği olarak kullanılıyor. Gerçek hayattaki sıradan İngilizcede bir acil yardım hizmeti daha doğal olarak This is the ambulance service. der.
Alıştırma
Telefonu açıyorsunuz ve kendinizi Leo olarak tanıtmak istiyorsunuz. Hangi cümle doğal bir telefon tanıtımıdır?
- Hello, this looks Leo.
- Hello, this has Leo.
- Hello, this is Leo.
Cevabı göster
Hello, this is Leo.
called the ambulance: acil tıbbi yardımla iletişime geçmek
called the ambulance ifadesindeki call, acil tıbbi yardımın gönderilebilmesi için telefonla iletişim kurmak anlamına gelir. Ambulance sözcüğünü yüksek sesle bağırmak anlamına gelmez. İfadede the kullanılır çünkü ambulans hizmeti veya karakter hikâyede zaten bilinen bir unsur olarak kabul edilir. Belirli bir ambulans daha önce tanımlanmamışsa genel istek için çoğunlukla call an ambulance kullanılır.
Alıştırma
“I called the ambulance after the accident,” cümlesinde called the ambulance ne anlama gelir?
- Bir ambulansa isim verdi
- Acil tıbbi yardımla telefonla iletişim kurdu
- Ambulance sözcüğünü yüksek sesle bağırdı
Cevabı göster
Acil tıbbi yardımla telefonla iletişim kurdu
jumping on the road is dangerous and can cause an accident. Kalıp ifadeler
3:26yolda zıplamak tehlikelidir ve kazaya neden olabilir.
can cause an accident: olası bir sonucu ifade etmek
“Can cause an accident”, bir eylem veya durumun bir kazanın meydana gelmesine yol açabileceğini belirtir. Burada cause fiildir ve ardından sonuç olan an accident gelir. Özne riskin kaynağını gösterir; can ise kesinlik değil olasılık bildirir. X can cause Y kalıbı tehlikeli sonuçları açıklamak için kullanılabilir.
Alıştırma
Islak bir zeminin kazaya yol açabileceğini doğal biçimde ifade eden cümle hangisidir?
- A wet floor can cause accident.
- A wet floor can cause an accident.
- A wet floor can have an accident.
Cevabı göster
A wet floor can cause an accident.
get hurt: yaralanmak
“Get hurt”, yaralanmak veya incinmek anlamına gelir. Bu kalıpta get bir duruma geçişi, hurt ise ortaya çıkan yaralı durumu anlatır. Özne yaralanan kişidir; ifade yaralanmaya kimin veya neyin sebep olduğunu belirtmez. can ile kullanıldığında yaralanma olasılığına karşı uyarır.
Alıştırma
Hitap edilen kişinin yaralanabileceğini söyleyen cümle hangisidir?
- You might hurt someone.
- You might be hurting someone.
- You might get hurt.
Cevabı göster
You might get hurt.
Nazik bir grup uyarısı olarak Let's be careful
Let's be careful, gruptaki herkesin dikkatli olması gerektiği anlamına gelir. Let's + fiilin yalın hâli, uyarıyı ortak bir öneriye dönüştürür; bu nedenle doğrudan bir emirden daha iş birliğine açık duyulur. Burada konuşan kişi tüm gruba yol güvenliğini hatırlatıyor. Konuşan kişi aynı eylemi birebir yapmayıp daha çok diğerlerini yönlendiriyor olsa bile let's gruba yönelik uyarıyı yumuşatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle güvenlik hatırlatmasını tüm grubun birlikte yapması gereken bir şey olarak sunar?
- You must be careful near the wet floor.
- Let's be careful near the wet floor.
- Be careful near the wet floor.
Cevabı göster
Let's be careful near the wet floor.
I'm going to practice more to become a better bus. Dilbilgisi
3:37Daha iyi bir otobüs olmak için daha çok pratik yapacağım.
I'm going to ... to become ...: plan ve amaç
I'm going to practice more cümlesinde be going to + fiilin yalın hâli bir planı ifade eder. Konuşan kişi daha çok pratik yapmayı düşünüyor. Daha sonra gelen to become, bu planın amacını açıklar: pratik yapmanın nedeni daha iyi olmaktır. İki to farklı görevler üstlenir: ilki be going to yapısının parçasıdır, ikincisi ise amaç bildiren mastarı başlatır. Bu kalıbı be going to + eylem + to become + istenen rol veya özellik şeklinde yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Plan için be going to, amaç için to + fiilin yalın hâlini kullanın: I'm ____ practice every day ____ become a better pianist.
Cevabı göster
going to · to
cleaning time: bir etkinlik zamanını adlandırmak
Cleaning time, etkinlik + time kalıbını kullanır. Temizlik için ayrılmış bir zaman dilimini adlandırır; burada time, saatte gösterilen belirli bir vakti değil, etkinlik dönemini anlatır. Bu kalıp günlük rutinlerde yaygındır. Snack time, bath time ve story time ilgili etkinliklere ayrılan zaman dilimlerini adlandırır.
Alıştırma
Bir öğretmen hikâye okumak için planlanan zaman dilimini adlandırıyor. Hangi ifade en uygundur?
- time story
- story time
- story clock
Cevabı göster
story time
Let's start cleaning: start + -ing
Start cleaning, bir etkinliğin başlangıcını göstermek için start + -ing yapısını kullanır. Burada cleaning, bir yeri temiz hâle getirme etkinliğini adlandırır; sıfat değildir. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır. Bu nedenle Let's start cleaning, konuşanın ve diğer kişilerin birlikte başlamasını önerir.
Alıştırma
Öneriyi start + -ing yapısı ve pack fiiliyle tamamlayın: Let's ____ for the trip.
Cevabı göster
start packing
troublemaker: şakacı veya eleştirel bir hitap
Troublemaker, sorun çıkaran veya yaramazlık yapan birini belirten isimdir. Burada you sözcüğünden sonra gelerek kişiye doğrudan hitap eder: you troublemaker. Konuşan kişi, yine küçük bir soruna yol açtığı için Minimo'yu hafifçe azarlamaktadır. Yakın bir ilişkide bu hitap gerçekten düşmanca olmaktan çok şakacı veya sevecen gelebilir. İfadenin sertliği ilişkiye, duruma ve ses tonuna bağlıdır.
Alıştırma
Troublemaker bu cümlede ne anlatıyor?
- Minimo'nun suç işlediğine dair ciddi bir suçlama
- Zor sorunları çözen biri için resmî bir övgü
- Yine küçük bir soruna yol açan biri için şakacı veya hafifçe azarlayan bir hitap
Cevabı göster
Yine küçük bir soruna yol açan biri için şakacı veya hafifçe azarlayan bir hitap
Dropped the bandages again: konuşmada söylenmeyen özne
Bu kısa konuşma yorumunda, konuşan kişi eylemi yapan kişiye hitap ettiği için özne söylenmemiştir. Tam anlamı You dropped the bandages again. şeklindedir. Again, aynı şeyin daha önce de olduğunu gösterir ve hafif bir bıkkınlık katabilir. Dropped, etken ve geçmiş zamanlı bir fiildir; the bandages ise onun nesnesidir. Bu edilgen bir cümle değildir. Edilgen biçimde The bandages were dropped again. örneğindeki gibi be fiilinin bir biçimi gerekir.
Alıştırma
Burada Dropped the bandages again. ifadesinin anlamına ve cümle türüne en uygun tam cümle hangisidir?
- The bandages were dropped again by someone unknown.
- Did you drop the bandages again?
- You dropped the bandages again.
Cevabı göster
You dropped the bandages again.
so shiny: bir sıfatı so ile güçlendirmek
so shiny ifadesindeki so, shiny sıfatından önce gelen bir derece zarfıdır. “Çok” veya “dikkat çekecek derecede” anlamına gelir ve değerlendirmeyi daha vurgulu yapar. Bu yapıda so, sıfatın derecesini doğrudan artırır: so + adjective. Burada “bu yüzden” anlamına gelmez ve bir sonuç bildirmez.
Alıştırma
so + adjective yapısını tamamlayın: The new coin is ____ shiny.
Cevabı göster
so
neat and tidy: düzeni anlatan bir sıfat ikilisi
Neat and tidy, düzenli ve dağınık olmayan bir şeyi anlatan yaygın bir sıfat ikilisidir. Benzer anlamdaki iki sıfat aynı olumlu değerlendirmeyi güçlendirir. Kısa Neat. And tidy. cümleleri, vurgu için iki değerlendirmeyi birbirinden ayırır. Sıradan bir cümlede ise genellikle birlikte kullanılırlar: The room is neat and tidy.
Alıştırma
Yaygın sıfat ikilisini tamamlayın: Please keep your desk neat and ____.
Cevabı göster
tidy
All done.: bir işin bittiğini günlük dilde bildirme
All done., bir etkinliğin ya da küçük bir işin tamamlandığını söylemenin kısa ve gündelik bir yoludur. Bu cümlede temizlik işinin sona erdiğini bildirir; all sözcüğünün tek tek her şeyi vurgulaması gerekmez. Bu ifade tek başına söylenebilir veya The cleanup is all done. örneğindeki gibi be fiilinden sonra kullanılabilir. İşi kimin bitirdiğinden çok tamamlanmış olma durumuna odaklanır.
Alıştırma
Gündelik tamamlanma bildirimini, bu dersteki ‘bitti’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The last plate is clean. ____!
Cevabı göster
All done
do some dusting: günlük bir etkinlik için do some + -ing kalıbı
Do some dusting, genellikle bez ya da toz alıcı kullanarak yüzeylerdeki tozu gidermek için biraz zaman harcamak demektir. Burada dusting bir ev işini adlandırır; bir şeyin üzerine toz koymak anlamına gelmez. do some + -ing ile biten bir etkinlik sözcüğü kalıbı, etkinliği sayısı belli tek bir görev olarak değil, miktarı belirtilmemiş bir iş olarak sunar. do some cleaning ve do some shopping ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Yüzeylerden toz almayı anlatan üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The shelves look dusty, so I'll ____.
Cevabı göster
do some dusting
so glad you're well: birinin iyi olmasına duyulan sevinç ve rahatlama
I'm so glad you're well, karşıdaki kişinin iyi olduğunu öğrenince ya da görünce hissedilen hem sevinci hem rahatlamayı anlatır. So, glad sözcüğünü güçlendirir; you're well ise bu duygunun nedenini belirtir. Burada well, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır. Sağlıklı veya iyi durumda olmak demektir; bir eylemi iyi yapmak anlamındaki zarf değildir.
Alıştırma
I'm so glad you're well. burada ne anlatıyor?
- Karşıdaki kişinin bir şeyi ne kadar becerikli yaptığına yönelik övgü.
- Karşıdaki kişinin bir kuyusu olmasına duyulan şaşkınlık.
- Karşıdaki kişi iyi olduğu için duyulan sevinç ve rahatlama.
Cevabı göster
Karşıdaki kişi iyi olduğu için duyulan sevinç ve rahatlama.
Mobilize: organize olup harekete geçme emri
Mobilize bir emir cümlesidir: insanlara veya bir ekibe organize olup harekete geçmelerini söyleyen doğrudan bir komuttur. Bir kurtarma sahnesinde personeli, araçları veya diğer kaynakları hazırlayıp göreve sevk etmek anlamına gelir. Özne olan you gizlidir; bu yüzden tek sözcüklük komut tamamlanmış bir cümledir. Mobilize bir fiildir, mobile sıfatı değildir.
Alıştırma
Mobilize. komutuna en uygun durum hangisidir?
- Bir arkadaş gündelik biçimde kafeye yürümeyi önerir.
- Biri bir telefonun kolay taşındığını söyler.
- Bir kurtarma lideri ekiplere ve araçlara harekete geçme emri verir.
Cevabı göster
Bir kurtarma lideri ekiplere ve araçlara harekete geçme emri verir.
Super-Duper: şakacı ve abartılı övgü
Super-duper, son derece iyi, etkileyici veya heyecan verici anlamı taşıyan, şakacı ve gündelik bir pekiştiricidir. Bu cümlede Ambulance sözcüğünden önce sıfat olarak kullanılır ve karakterin kendini tanıtmasını gururlu ve abartılı gösterir. Kafiyeli biçim neşeli ve çocuklara uygun bir ton katar. Başka durumlara aktarılabilecek nokta tondur: yalnızca very anlamını vermekle kalmaz, övgüyü veya betimlemeyi bilerek komik ve coşkulu hâle getirir.
Alıştırma
Super-Duper, ambulansın kendini tanıtmasına ne katar?
- Öfkeli bir uyarı
- Resmî bir tıbbi sınıflandırma
- Şakacı ve abartılı bir övgü
Cevabı göster
Şakacı ve abartılı bir övgü
Call me when ...: ne zaman iletişim kurulacağını belirtmek
Call me when + yan cümle, belirli bir durum gerçekleştiğinde birine konuşan kişiyle iletişim kurmasını veya onu çağırmasını söyler. Bu cümlede when you're sick or hurt, ambulansın çağrılması gereken durumu belirtir. Burada when, zaman veya durum bildiren bir yan cümleyi başlatır; saatin kaç olduğunu sormaz. Kullanışlı kalıp, Call me when you arrive. örneğindeki gibi emir cümlesi + when + geniş ya da şimdiki zaman biçimindeki yan cümledir. Olay gelecekte olsa bile İngilizcede bu yan cümlede normalde şimdiki zaman biçimi kullanılır.
Alıştırma
Call me when ... kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: Call me ____ you arrive at the station.
Cevabı göster
when
sick or hurt: hastalık ve yaralanma farkı
sick or hurt, iki olası durumu or ile birbirine bağlar. Sick hasta veya fiziksel olarak rahatsız olmak, hurt ise yaralanmış olmak ya da fiziksel acı duymak anlamına gelir. Her iki sözcük de you're ifadesinden sonra gelir ve kişinin durumunu açıklar. Birlikte kullanıldıklarında, birinin yardıma ihtiyaç duyabileceği iki farklı nedeni, yani hastalığı ve yaralanmayı kapsarlar.
Alıştırma
Leo bisikletinden düştü ve dizini yaraladı. Onu en iyi hangi cümle anlatır?
- Leo is sleepy.
- Leo is sick.
- Leo is hurt.
Cevabı göster
Leo is hurt.
It hurts so much: şiddetli ağrıyı ifade etmek
It hurts, bir şeyin fiziksel acıya neden olduğunu söylemenin yaygın bir yoludur. Bağlama göre it, hangi bölge olduğu bilinen bir vücut bölümünü, yarayı veya ağrıyan noktayı belirtebilir; bu nedenle genellikle ayrı bir nesne anlamına gelmez. so much, hurts sözcüğünün derecesini güçlendirir. Burada ağrının çok şiddetli olduğunu ifade eder ve It hurts a lot ile benzer bir anlam taşır.
Alıştırma
Cümleyi hurt sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: It ____ so much.
Cevabı göster
hurts
Can you help me, please? ile nazikçe yardım istemek
Can you help me, please? doğrudan ama nazik bir yardım isteme biçimidir. Can you + fiilin yalın hâli rica yapısını kurar, help me neye ihtiyacınız olduğunu belirtir ve sondaki please ricayı yumuşatır. Birinin bir şey yapmasını istediğinizde Can you + fiilin yalın hâli + please? kalıbını kullanabilirsiniz. Bu yapı yalnızca kişinin bunu yapabilecek durumda olup olmadığını sormaz; ondan eyleme geçmesini rica eder.
Alıştırma
Hangi cümle doğal ve nazik bir yardım ricasıdır?
- You help me now.
- Can you helping me, please?
- Can you help me, please?
Cevabı göster
Can you help me, please?
take care of you: bakım ve yardım sözü vermek
Take care of someone, o kişiye bakmak ve ihtiyaçlarıyla ilgilenmek anlamına gelen kalıplaşmış bir fiil öbeğidir. I'll take care of you cümlesinde you, bakımı alan kişidir. Bu cümle dinleyeni de rahatlatır: konuşan kişi yardım edeceğine ve onu güvende tutacağına söz verir. Take care of ifadesini tek bir bütün olarak öğrenin; take, care ve of sözcüklerinin ayrı ayrı gerçek anlamlarını birleştirmeyin.
Alıştırma
İngilizce cümleyi "bakmak, ilgilenmek" anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The nurse will ____ you after the operation.
Cevabı göster
take care of
Mission complete: biten bir görevi bildirmek
“Mission complete.”, “The mission is complete” yani “verilen görev tamamlandı” anlamına gelen kısa bir durum bildirimidir. Bir operasyon, oyun hedefi, kurtarma çalışması veya ekip görevi bittikten sonra sonucu duyurur. Buradaki complete, mission sözcüğünün tamamlanmış durumunu niteler. Kısa ve operasyon merkezi tarzında bir ifade oluşturmak için The ve is düşürülmüştür; complete burada birine bir şeyi bitirmesini söyleyen fiil değildir.
Alıştırma
“Mission complete.” ifadesinin temel işlevi nedir?
- Verilen bir görevin bittiğini bildiren kısa bir rapor.
- Bir göreve başlanmasını söyleyen emir.
- Hangi görevin seçileceğini soran soru.
Cevabı göster
Verilen bir görevin bittiğini bildiren kısa bir rapor.
Roger: alınan bir mesajı onaylamak
Telsiz tarzı iletişimde Roger, “Mesajını aldım ve anladım” anlamına gelir. Bir talimat veya rapordan sonra kullanılan kısa bir alındı onayıdır. Burada Roger, erkek adı Roger olarak değil, tek başına tam bir yanıt olarak işlev görür. Konuşan kişi birini tanıtmıyor veya çağırmıyor; iletişimin kurulduğunu onaylıyor.
Alıştırma
Bir ekip lideri “Proceed to checkpoint two.” diyor. Ekip arkadaşı “Roger.” diye yanıtlıyor. Ekip arkadaşı doğrudan neyi onaylamıştır?
- Ekip arkadaşının adı Roger.
- Mesaj alındı ve anlaşıldı.
- Ekip arkadaşı talimata katılmıyor.
Cevabı göster
Mesaj alındı ve anlaşıldı.
Are you ready? / Yes, I'm ready. ile hazır olma durumunu kontrol etme
Are you ready? birinin başlamaya, yola çıkmaya veya harekete geçmeye hazır olup olmadığını sorar. Yes, I'm ready. kişinin başlayabileceğini doğrular. Ready bir durumu anlatan sıfattır; bu yüzden be ile kullanılır: Are you ready? ve I'm ready. Ready for + isim, kişinin neye hazır olduğunu; ready to + fiil ise yapmaya hazır olduğu sonraki eylemi belirtir.
Alıştırma
Hazır olma durumuyla ilgili soru ve cevabı eksik be biçimleriyle tamamlayın. Cevapta kısaltma kullanın: ____ you ready? Yes, ____ ready.
Cevabı göster
Are · I'm