Esnemek neden bulaşıcıdır? - Claudia Aguirre: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
591 kelime 165 kel/dk

Video özeti: Bu bilimsel anlatım, başka birinin esnediğini görmenin veya duymanın neden bizde de esnemeyi tetikleyebildiğini inceliyor. Sabit hareket kalıbı refleksinden ve ayna nöronlarla ilişkilendirilen bilinçsiz taklitten, tanıdık kişilere verilen daha sık tepkilerle desteklenen empati hipotezine geçiyor; ancak kesin nedenin hâlâ belirlenmediğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. while scientists still don't fully understand why it happens, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Mevcut bir sınırlılığı önce kabul edip ardından bilinen hipotezleri veya kanıtları sunmak için while ile kurulan ödünleyici yan cümleyi kullanmayı öğrenin. Bu yapı, akademik tartışmalarda, sunumlarda ve bilimsel açıklamalarda temkinli ve dengeli iddialar kurmanızı sağlar. 2. which in turn causes — Söylem, anlatıcılık ve retorik: which in turn ifadesinin bir olayı ondan kaynaklanan sonraki sonuca nasıl bağladığını fark edin; örneğin bir beyin bölgesinin etkinliği, gözlenen davranışın tekrarlanmasına yol açar. Bu yapıyla bilimsel bir mekanizmayı kopuk ifadelere bölmeden açık bir neden-sonuç zinciri kurabilirsiniz. 3. more research is needed to shed light on — Deyimler ve mecazi ifadeler: shed light on ifadesinin belirsiz bir konuyu açıklığa kavuşturmak veya anlamaya yardımcı olmak anlamına geldiğini kavrayın. Tam kalıbı kullanarak mevcut bulguların yeterli olmadığını ve kesin bir sonuca varmadan önce daha fazla araştırma gerektiğini sorumlu bir dille belirtebilirsiniz.

Bu derste

Oh, excuse me.

0:07

Ah, affedersiniz.

Have you ever yawned because somebody else yawned? Dilbilgisi

0:10

Hiç başka biri esnediği için esnediniz mi?

Dilbilgisi

Have you ever yawned: şimdiye kadarki deneyimleri sormak

Have you ever + past participle kalıbı, geçmişten şu ana kadar bir deneyimin en az bir kez yaşanıp yaşanmadığını sorar. Burada yawned, yawn fiilinin past participle biçimidir. Bu soruda ever, “şimdiye kadar herhangi bir zamanda” anlamına gelir; “sonsuza kadar” anlamına gelmez. Soru olayın ne zaman olduğunu değil, böyle bir deneyimin olup olmadığını sorar.

Alıştırma

Have you ever ve try fiilinin past participle biçimini kullanarak soruyu tamamlayın: ____ sushi before?

Cevabı göster

Have you ever tried

You aren't especially tired,

0:13

Özellikle yorgun değilsiniz,

yet suddenly your mouth opens wide Anlatım akışı

0:15

ama aniden ağzınız ardına kadar açılır

and a big yawn comes out. Kalıp ifadeler

0:18

ve kocaman bir esneme ortaya çıkar.

Anlatım akışı

yet suddenly your mouth opens wide: yet ile beklenmedik bir zıtlık kurmak

Bu cümlede yet, zıtlık taşıyan iki cümleciği bağlar; dilbilgisel olarak bir bağlaçtır. Özellikle yorgun olmamak, esneme olmayacağı beklentisini doğurur; yet ise ağzın ansızın açılması gibi şaşırtıcı sonucu getirir. Bu kullanım bilgiyi önce beklenti, sonra beklenmedik olay sırasıyla düzenler. Burada yet, “ama” veya “ancak” anlamındadır; “şimdiye kadar” anlamındaki zaman kullanımı değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede yet, zıtlık taşıyan iki cümleciği bağlıyor?

  1. We haven't started yet.
  2. The path was steep, yet we kept climbing.
  3. Is dinner ready yet?
Cevabı göster

The path was steep, yet we kept climbing.

Kalıp ifadeler

yawn comes out: bir tepkinin doğal olarak ortaya çıkması

Bu cümlede a big yawn, comes out ifadesinin öznesidir. Come out, bedensel tepkinin kendiliğinden ortaya çıkıyormuş gibi doğal biçimde belirmesi anlamına gelir; kimse bir şeyi dışarı taşımamaktadır. Bu yapı bir sesin, sözlerin veya başka bir tepkinin fark edilir hâle gelmesini de anlatabilir. Çoğu zaman tepkinin tamamen planlanmadığını veya kontrol edilmediğini düşündürür.

Alıştırma

Come out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle cümleyi tamamlayın: At first, no words ____ when Leo tried to answer.

Cevabı göster

came out

This phenomenon is known as contagious yawning. Kalıp ifadeler

0:24

Bu olgu bulaşıcı esneme olarak bilinir.

Kalıp ifadeler

is known as contagious yawning: bir terimin adını tanıtmak

Be known as + bir ad veya terim, “... olarak adlandırılmak” anlamına gelir. Burada contagious yawning, bu olgu için kullanılan addır. As sonrasındaki isim öbeği, bir şeyin ne olarak adlandırıldığını belirtir. Bu yapı tanımlarda ve açıklamalarda yaygındır: X is known as Y.

Alıştırma

Be known as ifadesini doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: This writing system ____ Braille.

Cevabı göster

is known as

And while scientists still don't fully understand why it happens, Dilbilgisi

0:27

Ve bilim insanları bunun neden olduğunu hala tam olarak anlayamasalar da,

there are many hypotheses currently being researched. Dilbilgisi

0:30

şu anda araştırılmakta olan birçok hipotez vardır.

Dilbilgisi

while scientists still don't fully understand... ifadesinde “... olsa da” anlamındaki while

Bu cümlede while, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamına gelir. Ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır: Konuşan kişi önce bilim insanlarının hâlâ eksiksiz bir açıklamaya sahip olmadığını kabul eder, ardından ana cümlede geçerliliğini koruyan bir gerçeği, yani birçok hipotezin araştırıldığını belirtir. Bu yapı, ana düşünceyi sunmadan önce bir sınırlamayı kabul etmenizi sağlar: While + sınırlayıcı gerçek, ana cümle. Buradaki karşıtlık mantıksaldır; iki düşüncenin doğrudan zıt olması gerekmez.

Alıştırma

“While the evidence is incomplete, the team has several promising explanations,” cümlesinde while neyi belirtir?

  1. Aynı anda gerçekleşen iki eylem
  2. Ana sonucu doğrudan oluşturan bir neden
  3. Ödünleme: İlk cümlecik bir sınırlamayı kabul ediyor
Cevabı göster

Ödünleme: İlk cümlecik bir sınırlamayı kabul ediyor

Dilbilgisi

Devam eden edilgen ifade currently being researched

Currently being researched, şu anda araştırma eylemine maruz kalan hipotezleri anlatır; araştırmayı yapan hipotezler değildir. Being + geçmiş zaman ortacı, devam eden edilgen bir anlam verir; currently ise çalışmanın şu anda sürmekte olduğunu vurgular. Burada bu sözcükler hypotheses sözcüğünden sonra gelen kısaltılmış bir yan cümle oluşturur. Tam biçimi hypotheses that are currently being researched şeklindedir. Being sözcüğünü korumak önemlidir, çünkü devam eden eylem anlamını o taşır.

Alıştırma

Research fiilinin devam eden edilgen biçimiyle cümleyi tamamlayın: Several possible causes are currently ____.

Cevabı göster

being researched

Let's take a look at a few of the most prevalent ones, Kalıp ifadeler

0:33

En yaygın olanlardan birkaçına bir göz atalım,

beginning with two physiological hypotheses Anlatım akışı

0:36

psikolojik olana geçmeden önce

before moving to a psychological one.

0:39

iki fizyolojik hipotezle başlayalım.

Kalıp ifadeler

Let's take a look: dinleyiciyi bir konuyu incelemeye davet etmek

Let's take a look at..., bir şeyi birlikte incelemeye veya tartışmaya yönelik samimi bir davettir. Bu cümlede konuşmacının açıklamak üzere olduğu hipotezleri tanıtır; yalnızca gözle hızlıca bakmak anlamına gelmez. Dinleyiciyi dersin, sunumun veya açıklamanın bir sonraki bölümüne yönlendirmek için Let's take a look at + isim veya konu kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle dinleyiciyi sonuçları birlikte incelemeye doğal biçimde davet eder?

  1. Let's move on without discussing the results.
  2. Let's save the results for later.
  3. Let's take a look at the results.
Cevabı göster

Let's take a look at the results.

Anlatım akışı

beginning with A before moving to B: sırayı önceden belirtmek

Beginning with A before moving to B, dinleyiciye açık bir sıra verir: Önce A, ardından B gelir. Asıl cümlede iki fizyolojik hipotez, psikolojik hipotezden önce tanıtılır. Bu bağlamda moving to, fiziksel olarak yer değiştirmek değil, konu veya aşama değiştirmek anlamına gelir. Bu kalıp bir sunumun, taslağın veya yönergelerin sırasını açıkça göstermeye yardımcı olur.

Alıştırma

Hangi cümle önce nedenlerin, ardından çözümlerin ele alınacağını açıkça söyler?

  1. We'll begin with the solutions before moving to the causes.
  2. We'll discuss the causes and solutions in no particular order.
  3. We'll begin with the causes before moving to the solutions.
Cevabı göster

We'll begin with the causes before moving to the solutions.

Our first physiological hypothesis states that contagious yawning is triggered by a specific stimulus, Notlar

0:42

İlk fizyolojik hipotezimiz, bulaşıcı esnemenin belirli bir uyaran tarafından tetiklendiğini belirtir,

an initial yawn.

0:48

yani ilk esneme.

Kalıp ifadeler

states that: bir iddiayı resmî biçimde sunmak

Bu cümlede states that, “…… olduğu iddiasını resmî bir biçimde sunar” anlamına gelir. Özne bir hipotezdir ve that yan cümlesi bu hipotezin içeriğini, yani bulaşıcı esnemenin bir şey tarafından tetiklendiğini verir. Buradaki state, “açıkça veya resmî olarak ifade etmek” anlamında bir fiildir; durum, eyalet ya da ülke anlamındaki isim değildir. Bu yapı, bir hipotezin, raporun, kuralın veya belgenin ne öne sürdüğünü anlamanıza yardımcı olur.

Alıştırma

Hangi cümle resmî bir rapordaki sonucu en doğal biçimde sunar?

  1. The report speaks that the test was successful.
  2. The report chats that the test was successful.
  3. The report states that the test was successful.
Cevabı göster

The report states that the test was successful.

Dilbilgisi

is triggered by a specific stimulus, an initial yawn: neden ve açıklama

Is triggered by, nedeni gösteren edilgen bir yapıdır. Özne olan contagious yawning başlayan tepkidir; by sonrasındaki a specific stimulus isim grubu ise onu neyin başlattığını belirtir. Trigger, bir olayın veya sinyalin bir tepkiyi harekete geçirmesini anlatır. An initial yawn, a specific stimulus ifadesiyle eş görevli açıklayıcı bir ögedir; bu uyaranı yeniden adlandırır ve tanımlar. Başka bir deyişle, ilk esneme söz konusu belirli uyarandır; ayrı bir ikinci neden değildir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için trigger fiilinin geçmiş zamandaki edilgen biçimini kullanın: During yesterday's drill, the alarm ____ smoke from a machine.

Cevabı göster

was triggered by

This is called fixed action pattern. Kalıp ifadeler

0:50

Buna sabit hareket paterni denir.

Kalıp ifadeler

This is called ... ile bir kavramı adlandırmak

This is called ... az önce açıklanan bir şeyin adını tanıtır. Buradaki This, daha önce sözü edilen otomatik tepkiye gönderme yapar; fixed action pattern ise bu tepkinin teknik adı olarak sunulur. Yapı özne + be + called + ad şeklindedir. Called'dan sonraki sözcükler adı doğrudan verir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü adlandırma kalıbıyla tamamlayın: The change from liquid water to water vapor ____ evaporation.

Cevabı göster

is called

Think of fixed action pattern like a reflex. Anlatım akışı

0:53

Sabit hareket paternini bir refleks gibi düşünün.

Anlatım akışı

Think of A like B ile benzetme kurmak

Think of A like B, dinleyiciden bilinmeyen A fikrini daha tanıdık olan B ile karşılaştırarak anlamasını ister. Bu cümlede fixed action pattern yeni fikirdir; a reflex ise tanıdık modeldir. Bu ifade, sonraki bilginin nasıl anlaşılacağını yönlendirir: A ile B'yi tamamen aynı saymak yerine yararlı benzerliklere odaklanın. Buradaki like, benzer anlamında karşılaştırma yapan bir sözcüktür; hoşlanmak anlamındaki fiil değildir.

Alıştırma

Benzetmeyi dersteki iki parçalı kalıpla tamamlayın: ____ the cell membrane ____ a security gate.

Cevabı göster

Think of · like

Your yawn makes me yawn. Dilbilgisi

0:56

Senin esnemen beni esnetiyor.

Dilbilgisi

Your yawn makes me yawn: make + nesne + fiilin yalın hâli

Your yawn makes me yawn cümlesinde makes bir neden-sonuç ilişkisi kurar: karşıdaki kişinin esnemesi, konuşan kişinin de esnemesine yol açar. Kalıp make + nesne + to almayan fiilin yalın hâlidir. Burada me nesnedir ve ikinci yawn yalın fiildir; bu nedenle önüne to gelmez. İki yawn sözcüğünün dil bilgisel görevleri farklıdır: ilki “esneme” anlamında bir isim, ikincisi ise “esnemek” eylemini anlatan bir fiildir.

Alıştırma

make fiilinin geçmiş zaman biçimini me ve laugh ile kullanarak cümleyi tamamlayın: Yesterday, the silly joke ____ so hard that my stomach hurt.

Cevabı göster

made me laugh

Similar to a domino effect, Deyimler

0:58

Domino etkisine benzer şekilde,

one person's yawn triggers a yawn in a person nearby that has observed the act. Dilbilgisi

1:00

bir kişinin esnemesi, eylemi gözlemleyen yakındaki bir kişinin esnemesini tetikler.

Deyimler

Similar to a domino effect: sonuçlar zinciri

Domino effect, bir sonuç zincirini anlatan bir benzetmedir: bir olay başka bir olayı başlatır, o da başka bir şeyi etkiler. Bu görüntü, dik duran domino taşlarının art arda devrilmesinden gelir. Cümlenin başındaki Similar to a domino effect, okura sonraki açıklamayı nasıl anlaması gerektiğini gösterir. Bir kişinin esnemesi başka bir kişinin esnemesine yol açtığı için ifade gerçek bir domino oyununu değil, birbirine bağlı tepkileri anlatır.

Alıştırma

Hangi durum domino effect ifadesini en iyi gösterir?

  1. Birisi siyah kalem yerine mavi kalem seçer.
  2. Bir çocuk bir kitabı kapatıp rafa koyar.
  3. Bir elektrik kesintisi bir treni durdurur, başka trenleri geciktirir ve yolcuların bağlantılarını kaçırmasına neden olur.
Cevabı göster

Bir elektrik kesintisi bir treni durdurur, başka trenleri geciktirir ve yolcuların bağlantılarını kaçırmasına neden olur.

Dilbilgisi

that has observed the act: bir kişiyi ilgi cümleciğiyle belirleme

That has observed the act, a person nearby ifadesine gerekli bilgi ekler: yakındaki hangi kişinin, yani esnemeyi gören kişinin kastedildiğini belirtir. Bir varlığı belirlemek için gereken bu tür yapıya sınırlayıcı ilgi cümleciği denir. Bu cümlecikte that kişiyi gösterir ve has observed fiilinin öznesidir. Sınırlayıcı ilgi cümleciklerinde that insanları gösterebilir; bu yüzden tek seçenek who değildir. The act daha önce geçen esneme hareketini gösterir.

Alıştırma

Cümlede that has observed the act hangi ifadeyi niteler?

  1. a person nearby
  2. one person's yawn
  3. a domino effect
Cevabı göster

a person nearby

Once this reflex is triggered, Dilbilgisi

1:05

Bu refleks bir kez tetiklendiğinde,

it must run its course. Deyimler

1:07

sürecini tamamlaması gerekir.

Dilbilgisi

Once this reflex is triggered: bir koşul belirtme

Once, sonraki sonucu başlatan koşulu belirtir. Burada Once this reflex is triggered, “bu refleks tetiklenir tetiklenmez” anlamındadır; sayı belirten “bir kez” anlamında değildir. Kalıp Once + özne + fiil şeklindedir; ardından ne olacağını söyleyen bir ana cümle gelir. Kurallarda ve süreç açıklamalarında, özellikle bir aşamaya ulaşmanın sonraki aşamayı başlattığı durumlarda yaygındır.

Alıştırma

Yönergeyi Once ile tamamlayın: ____ the password is accepted, the next screen will open.

Cevabı göster

Once

Deyimler

run its course: bir süreç doğal biçimde bitene kadar devam etmek

run its course ifadesinde course, bir sürecin doğal ilerleyişi anlamına gelir. Bu deyim, gerçek anlamda bir rota boyunca koşmayı değil, “aşamalarından geçerek doğal biçimde sona erene kadar devam etmeyi” ifade eder. Buradaki it, tetiklenen refleksi gösterir. Must, süreç bir kez başladığında tamamlanana kadar devam etmek zorunda olduğunu ve ortada durdurulmasının zor olduğunu anlatır.

Alıştırma

“The storm must run its course,” cümlesinde run its course ne anlama gelir?

  1. Doğal aşamalarından geçerek sona erene kadar devam etmek
  2. Bir kurstaki her derse katılmak
  3. Planlanmış bir rota boyunca hızla ilerlemek
Cevabı göster

Doğal aşamalarından geçerek sona erene kadar devam etmek

Have you ever tried to stop a yawn once it has begun? Dilbilgisi

1:08

Hiç esneme başladıktan sonra onu durdurmayı denediniz mi?

Dilbilgisi

Have you ever tried to...?: birinin bir şeyi deneyip denemediğini sormak

Have you ever tried to + fiilin yalın hâli, dinleyicinin şimdiye kadar herhangi bir zamanda bir şeyi yapmayı deneyip denemediğini sorar. Have...tried present perfect yapıdadır; ever ise “şimdiye kadar herhangi bir zamanda” anlamına gelir. Tried to stop sonucu değil, girişimi anlatır. Esneme yine de devam etmiş olabilir.

Alıştırma

Bir kişiye şimdiye kadarki herhangi bir deneyimini sormak için present perfect soruyu tamamlayın. Try kullanın ve ever sözcüğünü ekleyin: ____ to grow tomatoes?

Cevabı göster

Have you ever tried

Basically impossible.

1:11

Temelde imkansızdır.

Another physiological hypothesis is known as non-conscious mimicry or the chameleon effect. Notlar

1:15

Bir diğer fizyolojik hipotez ise bilinçdışı taklit veya bukalemun etkisi olarak bilinir.

Kalıp ifadeler

be known as A or B: aynı kavram için iki ad

be known as A or B yapısında be known as, bir şeyin adını tanıtır. Burada non-conscious mimicry ve the chameleon effect, aynı hipotez veya olgunun iki adı olarak sunulur. or sözcüğü, 'diğer adıyla' anlamına yakın biçimde alternatif bir ad sunabilir. Bu cümlede birbirini dışlayan iki seçenek belirtmez.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Örnekte or, non-conscious mimicry ve the chameleon effect ifadelerini birbirini dışlayan iki hipotez olarak sunar.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Deyimler

the chameleon effect: bilinç dışı sosyal taklit

the chameleon effect, bilinç dışı taklidi anlatan bir psikoloji terimidir: İnsanlar bunu yapmaya karar vermeden başka birinin duruşunu, yüz ifadesini, jestlerini veya davranış biçimlerini kopyalayabilir. Bu ad mecazidir. İnsanların yakınlarındaki kişilere uyum sağlamak için davranışlarını fark ettirmeden değiştirebilmesini anlatırken, çevresine göre görünümünü değiştiren bukalemunun tanıdık görüntüsünden yararlanır. İnsanların gerçekten renk değiştirdiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi durum the chameleon effect kavramını en iyi gösterir?

  1. Bir kişi farkında olmadan arkadaşının duruşuna uymaya başlar.
  2. Bir oyuncu başka birinin sesini dikkatle prova eder.
  3. Bir kertenkele dalın üzerinde dinlenirken renk değiştirir.
Cevabı göster

Bir kişi farkında olmadan arkadaşının duruşuna uymaya başlar.

This occurs when you imitate someone's behavior without knowing it, Dilbilgisi

1:22

Bu, bilmeden birinin davranışını taklit ettiğinizde meydana gelir,

a subtle and unintentional copycat maneuver. Kalıp ifadeler

1:25

incelikli ve kasıtsız bir kopyalama manevrası.

Dilbilgisi

without knowing it: farkında olmadan hareket etmek

Burada without knowing it, birini taklit ettiğiniz hâlde o anda bunu yaptığınızın farkında olmamanız demektir. it zamiri bilinmeyen bir nesneyi değil, taklit etme eylemini gösterir. without + -ing kalıbı, bir eylemin veya durumun bulunmadığını gösterir. Bu ifadede knowing kişinin kendi eyleminin farkında olmasıdır; dolayısıyla bütün ifade, taklidin planlı değil bilinçsiz olduğunu anlatır.

Alıştırma

Noah did not realize he was doing it. Hedef ifadeyi kullanarak ikinci cümleyi tamamlayın: Noah began copying his brother's laugh ____.

Cevabı göster

without knowing it

Kalıp ifadeler

a subtle and unintentional copycat maneuver: özetleyen bir ad öbeği

Virgülden sonraki sözcükler, az önce açıklanan davranışı yeniden adlandırıp özetleyen bir ad öbeği oluşturur: kişinin farkında olmadan birini taklit etmesi. Bu, önceki ifadeyi yeniden adlandıran eş açıklamalı bir özettir; bağımsız bir cümle değildir ve anlamı için önceki yan cümleye bağlıdır. Bu öbekte subtle taklidin fark edilmesinin zor olduğunu, unintentional kasıtlı olmadığını, copycat taklit niteliği taşıdığını anlatır; maneuver ise bir eylem veya hareket demektir. Bu sözcükler birlikte tam bir açıklamayı tek bir kısa etikete dönüştürür.

Alıştırma

Vurgulanan ad öbeği özgün cümlede ne işe yarar?

  1. Hemen önce açıklanan davranışa kısa bir ad verir.
  2. Taklidin belirgin ve dikkatlice planlanmış olduğunu söyler.
  3. Daha sonra gerçekleşen farklı bir davranışı tanıtır.
Cevabı göster

Hemen önce açıklanan davranışa kısa bir ad verir.

People tend to mimic each other's postures. Kalıp ifadeler

1:29

İnsanlar birbirlerinin duruşlarını taklit etme eğilimindedir.

Kalıp ifadeler

People tend to + fiilin yalın hâli: genel bir eğilim

People tend to + fiilin yalın hâli, insanların bir şeyi genellikle yaptığını, ancak herkesin bunu her zaman yapmadığını belirtir. Burada mimic fiilin yalın hâlidir; bu yüzden cümle, duruşları taklit etmeyi kesin bir kural değil, genel bir eğilim olarak sunar. Bu yapı, kanıtlar bir eğilimi desteklediğinde ancak istisnalara da izin verdiğinde kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade tend to ile tamamlayın: Young children ____ ask many questions.

Cevabı göster

tend to

If you are seated across from someone that has their legs crossed, Dilbilgisi

1:31

Eğer bacak bacak üstüne atmış birinin karşısında oturuyorsanız,

you might cross your own legs.

1:34

kendi bacaklarınızı üst üste atabilirsiniz.

Dilbilgisi

If... might...: bir koşul altında olası sonuç

if yan cümlesi bir koşul belirler: bacaklarını çaprazlamış birinin karşısında oturmak. Ana cümlede might + fiilin yalın hâli kullanılarak kendi bacaklarınızı çaprazlamanız olası bir sonuç olarak sunulur. Might, ifadeyi temkinli ve belirsiz tutar. Bunun yerine will kullanmak, sonucun çok daha beklenir veya kesin görünmesine yol açar.

Alıştırma

Hangi cümle bir koşulun kesin olmayan olası sonucunu anlatır?

  1. If Maya takes the shortcut, she might arrive early.
  2. If Maya takes the shortcut, she must arrive early.
  3. If Maya takes the shortcut, she will definitely arrive early.
Cevabı göster

If Maya takes the shortcut, she might arrive early.

This hypothesis suggests that we yawn when we see someone else yawn

1:37

Bu hipotez, başka birinin esnediğini gördüğümüzde esnediğimizi

because we're unconsciously copying his or her behavior. Dilbilgisi

1:41

çünkü bilinçsizce onun davranışını kopyaladığımızı öne sürüyor.

Dilbilgisi

because we're unconsciously copying...: because + neden bildiren yan cümle

Because, önceki ifadenin nedenini açıklar. because we're unconsciously copying his or her behavior ifadesinde we're, we are'in kısaltmasıdır; bu nedenle because'dan sonra kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümle gelir. Unconsciously, “farkına varmadan” veya “kasıtlı olmadan” anlamına gelir. Kişinin bilincini kaybettiği anlamına gelmez. because + yan cümle yapısıyla bir gözlemi ya da sonucu açıklamasına bağlayabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle, kendi öznesi ve fiili olan bir neden yan cümlesini because ile doğru biçimde başlatır?

  1. People sometimes copy a gesture because of they do not realize they are doing it.
  2. People sometimes copy a gesture because they do not realize they are doing it.
  3. People sometimes copy a gesture because not realizing they are doing it.
Cevabı göster

People sometimes copy a gesture because they do not realize they are doing it.

Scientists believe that this chameleon effect is possible

1:45

Bilim insanları bu bukalemun etkisinin mümkün olduğuna inanıyor

because of a special set of neurons known as mirror neurons. Kalıp ifadeler

1:48

ayna nöronları olarak bilinen özel bir nöron dizisi sayesinde.

Kalıp ifadeler

because of a special set of neurons: because of + isim öbeği

Because of, bir nedeni adlandıran isim veya isim öbeğinden önce kullanılan bir edat öbeğidir. Burada a special set of neurons known as mirror neurons, etkinin neden mümkün olduğunu açıklayan isim öbeğidir. Bu sözcük grubu uzun olsa da hâlâ tek bir isim öbeğidir. Neden, kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümle şeklinde yazılırsa because kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi because veya because of ile tamamlayın: The outdoor concert was canceled ____ heavy rain.

Cevabı göster

because of

Kalıp ifadeler

a special set of ... known as ...: bir grubu ve adını tanıtmak

Burada a special set of neurons, belirli bir nöron grubunu tanıtır. Set burada “grup” anlamında bir isimdir; set fiili değildir. Known as mirror neurons, “ayna nöronlar olarak adlandırılan” demektir. That are known as mirror neurons yapısının kısaltılmış biçimidir ve isimden sonra grubun adını ekler. Bir grubu tanıtıp adını söylemek için a set of + isim + known as + ad kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “olarak bilinen” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The computer uses a special set of commands ____ shortcuts.

Cevabı göster

known as

Mirror neurons are a type of brain cell that responds equally Notlar

1:53

Ayna nöronları, bir eylemi gerçekleştirdiğimizde

when we perform an action

1:56

ve başka birinin aynı eylemi gerçekleştirdiğini gördüğümüzde

as when we see someone else perform the same action.

1:58

eşit derecede tepki veren bir beyin hücresi türüdür.

Kalıp ifadeler

a type of brain cell: bir şeyi bir kategoriye yerleştirmek

a type of brain cell ifadesinde a type of, ayna nöronları daha geniş olan beyin hücreleri kategorisine yerleştirir: bunlar bir beyin hücresi türüdür. X is a type of Y kalıbı kısa tanımlar için kullanışlıdır. a type of ifadesinden sonra kategoriyi adlandıran bir isim veya isim öbeği gelir; ardından daha fazla ayrıntı eklenebilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki sınıflandırma ifadesiyle tamamlayın: A violin is ____ string instrument.

Cevabı göster

a type of

Dilbilgisi

that responds equally when... as when...: iki koşulu karşılaştırma

That responds equally... ifadesi a type of brain cell hakkında ek bilgi verir; dil bilgisi açısından bir ilgi cümleciğidir. That, brain cell ifadesine gönderme yapar ve responds fiilinin öznesidir. Bu nedenle tekil responds biçimi cell ile uyumludur. Bu cümleciğin içinde equally when A as when B iki koşulu karşılaştırır: bir eylemi kendiniz yapmak ve başka birinin aynı eylemi yaptığını görmek. Burada as, ikinci when cümleciğini karşılaştırmanın diğer tarafı olarak ilkine bağlar; “rolünde” anlamına gelen as edatı değildir. Yeniden kullanılabilecek kalıp X responds equally when A as when B biçimindedir.

Alıştırma

Bir cihazın iki koşulda aynı şekilde tepki verdiğini belirtmek için kalıbı doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The sensor responds when the door opens as the window.
  2. The sensor responds equally when the door opens than when the window opens.
  3. The sensor responds equally when the door opens as when the window opens.
Cevabı göster

The sensor responds equally when the door opens as when the window opens.

These neurons are important for learning and self-awareness.

2:01

Bu nöronlar öğrenme ve öz farkındalık için önemlidir.

For example,

2:05

Örneğin,

watching someone do something physical like knitting or putting on lipstick Notlar

2:05

örgü örmek veya ruj sürmek gibi fiziksel bir şey yapan birini izlemek,

can help you do those same actions more accurately.

2:11

aynı eylemleri daha doğru bir şekilde yapmanıza yardımcı olabilir.

Kalıp ifadeler

like knitting or putting on lipstick: like ile örnek sunma

Bu cümlede like, “örneğin” veya “gibi” anlamına gelir. knitting ve putting on lipstick ifadelerini daha genel olan something physical ifadesinin iki örneği olarak sunar; burada “sevmek” anlamına gelmez. İki örnek de -ing biçimindedir ve paralel bir yapı oluşturur. Kategori + like + örnekler kalıbı genel bir düşünceyi somutlaştırır.

Alıştırma

Hangi cümlede like daha geniş bir kategorinin örneklerini sunuyor?

  1. The clouds look like animals.
  2. Activities like knitting and drawing require careful hand movements.
  3. I like knitting after school.
Cevabı göster

Activities like knitting and drawing require careful hand movements.

Dilbilgisi

watching someone do... can help you do...: isim-fiil öbeğini özne olarak kullanma

Watching someone do... cümlenin öznesi olan etkinliği adlandırır; dil bilgisi açısından bir isim-fiil öbeğidir. Watching, şimdiki zaman yapısındaki bir fiilin parçası değildir. Cümlenin temel fiil öbeği can help ifadesidir. watch fiilinden sonra watch + kişi + fiilin yalın hâli kalıbı gelir; bu, someone do bölümünde görülür. İkinci kalıp olan help + kişi + fiilin yalın hâli ise help you do bölümünde yer alır. Doing A can help you do B yapısının tamamı, bir etkinliğin başka bir etkinliği nasıl geliştirebileceğini açıklar.

Alıştırma

Bir yararı açıklamak için watching ile başlayan isim-fiil öbeğini özne olarak kullanan cümle hangisidir?

  1. Watching a teacher solve one example can help you understand the next one.
  2. You are watching a teacher solve one example.
  3. The teacher watching you can help with the next example.
Cevabı göster

Watching a teacher solve one example can help you understand the next one.

Neuroimaging studies using fMRI,

2:14

fMRI,

functional magnetic resonance imaging,

2:17

işlevsel manyetik rezonans görüntüleme kullanan nörogörüntüleme çalışmaları,

show us that when we see someone yawn or even hear their yawn, Notlar

2:20

bize esneyen birini gördüğümüzde veya esnemesini duyduğumuzda,

Kalıp ifadeler

show us that: bir araştırma bulgusunu açıklama

Burada show us that, “ardından gelen sonucu destekleyen kanıt sunmak” anlamına gelir. Cümlenin öznesi Neuroimaging studies using fMRI ifadesidir; that ise çalışmaların ne gösterdiğini açıklayan yan cümleyi başlatır. Kullanılabilir kalıp şöyledir: çalışma/veri/kanıt + show(s) (someone) that + yan cümle. Us, bilgiyi alan kişileri belirtir. Sonuç daha önemliyse Studies show that sleep matters. örneğindeki gibi çıkarılabilir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki hedef ifadeyle tamamlayın: The results ____ regular breaks improve focus.

Cevabı göster

show us that

Anlatım akışı

or even hear their yawn: koşulun kapsamını genişletmek

or even hear their yawn ifadesinde or, see someone yawn ifadesinden sonra başka bir olası tetikleyici ekler. İki eylem alternatiftir; bunlardan biri tek başına yeterli olabilir. Even, duymayı daha beklenmedik veya gerçekleşmesi daha kolay bir durum olarak işaretler. Böylece iddianın kapsamı genişler: tepki yalnızca bir esnemeyi gördükten sonra değil, sadece duyduktan sonra da ortaya çıkabilir.

Alıştırma

Örnekte or even hear their yawn hangi bilgi düzenleme görevini yapıyor?

  1. Yawn sözcüğünü ortalama anlamına gelen bir sözcüğe dönüştürür.
  2. Görme ve duymanın aynı anda gerçekleşmesi gerektiğini söyler.
  3. İddiayı yine doğru kılan, daha beklenmedik bir koşul ekler.
Cevabı göster

İddiayı yine doğru kılan, daha beklenmedik bir koşul ekler.

a specific area of the brain housing these mirror neurons Dilbilgisi

2:24

beynin bu ayna nöronlarını barındıran belirli bir bölgesinin

tends to light up, Öbek fiiller

2:27

aydınlanma eğiliminde olduğunu,

Dilbilgisi

housing these mirror neurons: ortaçla isim niteleme

Housing these mirror neurons, a specific area of the brain ifadesinden sonra gelen ve bu alanın ne içerdiğini belirten bir -ing ortaç yan cümlesidir. Burada house, “içermek veya yer sağlamak” anlamında bir fiildir; bu nedenle housing “içeren” demektir, “konut” anlamındaki isim değildir. a specific area of the brain housing these mirror neurons ad öbeğinin tamamı tends to light up ifadesinin öznesidir. Ortaç yan cümlesi, that houses these mirror neurons düşüncesini kısa bir niteleyiciye dönüştürür.

Alıştırma

Hangi cümlede housing, bir isimden sonra “içeren” anlamında kısa bir niteleyici olarak kullanılmıştır?

  1. The city is building more affordable housing.
  2. The shelter is housing extra animals this week.
  3. The cabinet housing the network equipment must stay locked.
Cevabı göster

The cabinet housing the network equipment must stay locked.

Öbek fiiller

Beyin taraması anlatımlarında tends to light up

Bir beyin görüntüleme raporunda light up, bir beyin bölgesinin etkinleştiğini veya taramada artan etkinlik gösterdiğini anlatan canlı bir ifadedir. Dokunun gerçekten görünür ışık yaydığı anlamına gelmez. tends to kullanımı ifadeyi daha az kesin yapar: bu, her seferinde gerçekleşmesi garanti edilen bir şey değil, yaygın veya beklenen bir örüntüdür. Bu nedenle tends to light up, bölgenin genellikle daha etkin hâle geldiği anlamına gelir.

Alıştırma

Bir beyin taraması raporunda the area tends to light up ne anlama gelir?

  1. Genellikle biri o bölgedeki bir lambayı açar.
  2. Bölge her zaman görünür ışık üretir.
  3. Bölge genellikle artan etkinlik gösterir.
Cevabı göster

Bölge genellikle artan etkinlik gösterir.

which in turn causes us to respond with the same action. Anlatım akışı

2:28

bunun da aynı eylemle karşılık vermemize neden olduğunu gösteriyor.

Anlatım akışı

Neden-sonuç zincirinde which in turn causes...

Burada which, önceki olayın tamamına, yani beyin bölgesinin etkinleşmesine gönderme yapar. in turn, bu ilk sonucun şimdi ikinci bir sonuç ürettiğini gösterir; causes us to respond ifadesi de bu ikinci etkiyi belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp A happens, which in turn causes B biçimindedir. Bu kalıp açıklamayı bir neden-sonuç zinciri olarak düzenler: bir adım gerçekleşir ve sonra bu adım bir sonraki adımın nedeni olur. Burada in turn, ek bir sonuç olarak anlamına gelir; sırayla veya dönüşümlü olarak anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir sonucun bir sonraki sonucun nedeni olduğunu açıkça gösterir?

  1. The players take turns carrying the equipment.
  2. Maya lends Leo a book, and he helps her in return.
  3. The cold air freezes the water, which in turn causes the pipe to crack.
Cevabı göster

The cold air freezes the water, which in turn causes the pipe to crack.

A yawn.

2:32

Esneme.

Our psychological hypothesis also involves the work of these mirror neurons.

2:34

Psikolojik hipotezimiz de bu ayna nöronlarının çalışmasını içerir.

We will call it the empathy yawn. Kalıp ifadeler

2:38

Buna empati esnemesi diyeceğiz.

Kalıp ifadeler

We will call it + bir ad

Burada We will call it, konuşmacının bir olgu için seçtiği adı, yani the empathy yawn ifadesini tanıtır. It daha önce ele alınan olguyu gösterir; ardından gelen sözcükler ise yeni etikettir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp call + nesne + ad şeklindedir: We will call it X. Konuşmacı veya yazar, açıklamanın devamında kullanacağı pratik bir etiket oluştururken bu kalıptan yararlanabilir.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz iki sözcüklü adlandırma ifadesiyle tamamlayın: For this discussion, we will ____ the echo effect.

Cevabı göster

call it

Empathy is the ability to understand what someone else is feeling Dilbilgisi

2:42

Empati, başkasının ne hissettiğini anlama

and partake in their emotion, Kelime

2:45

ve onun duygularına ortak olma yeteneğidir,

Kelime

partake in their emotion: başka birinin duygusal deneyimine ortak olmak

Bu cümlede partake in their emotion, başka bir kişinin duygusal deneyimine ortak olmak veya o deneyimin içine girmek anlamına gelir. Emotion soyut bir şey olduğu için burada fiziksel bir etkinliğe katılmaktan değil, empatiden söz edilir. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp partake in + isim biçimindedir ve bir deneyimi paylaşmak ya da ona katılmak anlamına gelir. Nesne başka birinin duygusu olduğunda, o kişinin hissettiklerinin bir kısmını hissetmeyi anlatır.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki “bir deneyime ortak olmak” anlamına gelen resmî ifadeyle tamamlayın: Empathy can help us ____ another person's emotional experience.

Cevabı göster

partake in

a crucial ability for social animals like us.

2:46

bizim gibi sosyal hayvanlar için çok önemli bir yetenektir.

Dilbilgisi

Empathy is the ability to ... and ...: bir yeteneği tanımlama

Empathy is the ability to... yapısı, bir insanın ne yapabildiğini belirterek empatiyi tanımlar. The ability to ifadesinden sonra fiilin yalın hâli kullanılır. Burada tek bir to, birbiriyle bağlantılı iki eylemi tanıtır: understand what someone else is feeling ve partake in their emotion. Bu iki eylem birlikte empatinin hem başka birinin duygusunu anlamayı hem de o duyguyu paylaşmayı içerdiğini gösterir.

Alıştırma

Tanımı dersteki yapının aynısıyla tamamlayın: Self-control is ____ pause and choose your response.

Cevabı göster

the ability to

Recently,

2:50

Son zamanlarda,

neuroscientists have found that a subset of mirror neurons Kalıp ifadeler

2:51

sinirbilimciler ayna nöronlarının bir alt kümesinin,

allows us to empathize with others' feelings at a deeper level. Kalıp ifadeler

2:54

başkalarının duygularıyla daha derin bir seviyede empati kurmamızı sağladığını keşfettiler.

Kalıp ifadeler

a subset of mirror neurons: daha büyük bir kümenin bir parçası

a subset of mirror neurons ifadesindeki subset, daha büyük ayna nöron grubuna ait daha küçük bir grup anlamına gelir. İfade yalnızca bu bölüm için geçerlidir; her ayna nöron için geçerli olmak zorunda değildir. a subset of + çoğul isim kalıbı, parça ile bütün arasındaki ilişkiyi kesin biçimde gösterir. Kapsamı açık hâle getirdiği için bilim, veri ve sınıflandırma bağlamlarında yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi “bütünün içindeki daha küçük bir grup” anlamına gelen kesin ifadeyle tamamlayın: The lab analyzed ____ the collected samples.

Cevabı göster

a subset of

Kalıp ifadeler

allows us to empathize ... at a deeper level: daha derin düzeyde empati kurmayı mümkün kılmak

Bu cümlede allows, “izin verir” değil, “mümkün kılar” anlamındadır. Özne olan a subset of mirror neurons, daha derin empatiyi mümkün kılan mekanizmadır. Yapı allow + nesne + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. allows us to empathize ifadesinde us nesnedir, to empathize ise mümkün hâle gelen eylemi belirtir; with others' feelings ve at a deeper level ifadeleri anlamı tamamlar.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için allow fiilinin geniş zaman biçimini users ve hear sözcükleriyle birlikte kullanın: A screen reader ____ online text.

Cevabı göster

allows users to hear

Scientists discovered this empathetic response to yawning

2:58

Bilim insanları esnemeye karşı bu empatik tepkiyi,

while testing the first hypothesis we mentioned, Dilbilgisi

3:01

bahsettiğimiz ilk hipotez olan

fixed action pattern.

3:03

sabit hareket paternini test ederken keşfettiler.

Dilbilgisi

while testing ...: zamanı arka plana yerleştiren kısaltılmış yan cümle

while testing ... ifadesi “test etme süreci sırasında” anlamına gelir ve Scientists discovered ile başlayan ana cümleye zaman arka planı sağlar. testing eyleminin örtük öznesi Scientists'tır. Bu, kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir: İki eylemin öznesi aynı olduğu için while they were testing ... yapısı while testing ... biçimine dönüşür. Burada while zaman bildirir; “her ne kadar” anlamındaki karşıtlık işlevinde değildir.

Alıştırma

Keşfin test sırasında gerçekleştiğini göstermek için cümleyi tam olarak while testing ifadesiyle tamamlayın: The engineers found a loose wire ____ the machine.

Cevabı göster

while testing

This study was set up to show that dogs would enact a yawn reflex Notlar

3:05

Bu çalışma, köpeklerin sadece bir insan esnemesi sesinde

Öbek fiiller

was set up to show: bir çalışmanın amacını belirtmek

was set up to show ifadesinde set up “tasarlamak veya düzenlemek” anlamındadır. Edilgen was set up yapısı, araştırmayı tasarlayan kişilerden çok araştırmanın kendisine odaklanır. to ile kurulan mastar amacı belirtir: çalışma, ardından gelen iddiayı göstermek üzere tasarlanmıştır. Bu, amaçlanan hedefi anlatır; tek başına çalışmanın başarılı olduğunu ya da iddiayı kanıtladığını söylemez.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: The experiment ____ whether background music affects concentration.

Cevabı göster

was set up to show

Kelime

dogs would enact a yawn reflex: resmî araştırma ifadesi

Burada dogs would enact a yawn reflex, köpeklerin esneme tepkisini gözlemlenebilir bir davranış olarak gerçekleştireceği veya göstereceği anlamına gelir. Would, bu tepkiyi çalışmanın beklediği ya da gözlemlemek üzere tasarlandığı davranış olarak sunar. Enact resmî bir sözcüktür ve reflex ile kullanımı alışılmış değildir. Anlamı nesne belirler: a law ile enact “yasalaştırmak” anlamına gelirken burada davranışsal bir tepkiyle “tepkiyi eyleme dökmek” anlamındadır; yasa yapmak veya rol yapmak değildir.

Alıştırma

Bu araştırma cümlesinde dogs would enact a yawn reflex ne anlama gelir?

  1. Köpekler esnemeyle ilgili bir yasa çıkaracaktı.
  2. Köpekler bir tiyatro oyununun parçası olarak esniyormuş gibi yapacaktı.
  3. Köpekler gözlemlenebilir bir esneme tepkisi gösterecekti.
Cevabı göster

Köpekler gözlemlenebilir bir esneme tepkisi gösterecekti.

at the mere sound of a human yawn. Kalıp ifadeler

3:09

bir esneme refleksi göstereceğini göstermek için kuruldu.

Kalıp ifadeler

at the mere sound of...: Küçük Bir Sesin Tepkiyi Tetiklemesi

At the mere sound of + isim öbeği, yalnızca o sesi duymanın bir tepkiyi tetiklemeye yettiğini belirtir. Burada görsel bir ipucuna veya daha güçlü bir uyarana gerek yoktur; insanın esneme sesi tek başına tepkiyi başlatır. Mere, sound sözcüğünü niteler ve tetikleyicinin ne kadar küçük olduğunu vurgular. at the mere + isim + of... yapısı da çok küçük bir işaretin ani veya güçlü bir tepkiye yol açtığını gösterebilir.

Alıştırma

Bu küçük sesin tek başına tepkiye yol açtığını belirten hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The nervous horse jumped ____ a snapping twig.

Cevabı göster

at the mere sound of

While their study showed this to be true, Anlatım akışı

3:12

Çalışmaları bunun doğru olduğunu gösterse de,

Anlatım akışı

While... showed this to be true: Önce Kabul Etmek, Sonra Odağı Değiştirmek

Bu cümlede while, “... sırasında” anlamında değil, “... olsa da” anlamında ödünleme bildirir. Başlangıçtaki yan cümle, çalışmanın önceki iddiayı desteklediğini kabul eder; showed this to be true, this ile gönderme yapılan iddianın doğru olduğunun kanıtlandığını belirtir. Kabul edilen sonucu while yan cümlesine koymak, onu arka plan bilgisi hâline getirir ve okuyucuyu ardından gelecek ana noktaya hazırlar; burada bu nokta ek bir bulgudur. Bu, raporlarda sık kullanılan bir bilgi düzenidir: A'yı kabul et, sonra dikkati B'ye çevir.

Alıştırma

“While the survey confirmed the main trend, it also revealed a surprising exception,” cümlesindeki başlangıç while yan cümlesinin işlevi nedir?

  1. Desteklenen bir sonucu kabul edip ardından başka bir bulguya geçer.
  2. Ana eğilimin yanlışlandığını söyler.
  3. İki bulgunun tam olarak aynı anda gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster

Desteklenen bir sonucu kabul edip ardından başka bir bulguya geçer.

they found something else interesting.

3:14

ilginç bir şey daha buldular.

Dogs yawned more frequently at familiar yawns, Dilbilgisi

3:16

Köpekler tanıdık esnemelerde daha sık esnediler,

such as from their owners, Kalıp ifadeler

3:20

örneğin sahiplerinden gelenler,

Kalıp ifadeler

such as from their owners: tekrarlanan adın atılması

Such as, önceki kategori olan familiar yawns için bir örnek verir. From their owners, bu örneğin kaynağını belirtir. Tekrarlanan yawns adı zaten açık olduğu için söylenmemiştir. Daha açık biçimi such as yawns from their owners veya such as those from their owners şeklindedir. owners sözcüğünün belirttiği kişiler, yawns için doğrudan örnek değildir.

Alıştırma

“familiar yawns, such as from their owners,” ifadesinde such as sonrasında hangi sözler anlaşılır?

  1. owners who are familiar
  2. dogs from their owners
  3. yawns from their owners
Cevabı göster

yawns from their owners

than at unfamiliar yawns from strangers.

3:21

yabancılardan gelen tanıdık olmayan esnemelere kıyasla.

Dilbilgisi

more frequently at A than at B: iki uyarana verilen tepkinin sıklığını karşılaştırma

more frequently at A than at B kalıbı, aynı eylemin iki uyarana tepki olarak ne sıklıkta gerçekleştiğini karşılaştırır. A, sahiplerin esnemeleri de dâhil olmak üzere tanıdık esnemelerdir; B ise yabancıların tanıdık olmayan esnemeleridir. Sonuç, köpeklerin B’ye kıyasla A karşısında daha sık esnediğini söyler. Buradaki at, köpeklerin tepkisini ortaya çıkaran esnemeyi bir uyaran olarak tanıtır; yer bildirmez. at sözcüğünün iki tarafta da tekrarlanması, karşılaştırılan bölümleri paralel tutar.

Alıştırma

Burada “more frequently at familiar yawns ... than at unfamiliar yawns” ne anlama geliyor?

  1. Köpekler, tanıdık olmayan esnemelere kıyasla tanıdık esnemelere tepki olarak daha sık esnedi.
  2. Köpekler, tanıdık ve tanıdık olmayan esnemelere eşit sıklıkta tepki vererek esnedi.
  3. Köpekler, yabancıların yakınındansa tanıdık kişilerin sahip olduğu yerlerde daha sık esnedi.
Cevabı göster

Köpekler, tanıdık olmayan esnemelere kıyasla tanıdık esnemelere tepki olarak daha sık esnedi.

Following this research, Anlatım akışı

3:24

Bu araştırmanın ardından,

other studies on humans and primates have also shown that Kalıp ifadeler

3:25

insanlar ve primatlar üzerinde yapılan diğer çalışmalar da,

contagious yawning occurs more frequently among friends than strangers. Dilbilgisi

3:28

bulaşıcı esnemenin arkadaşlar arasında yabancılardan daha sık meydana geldiğini göstermiştir.

Anlatım akışı

Following this research: sonraki araştırmalara bağlama

Cümlenin başında Following this research, “bu araştırmadan sonra” anlamına gelir. Burada Following bir edat gibi işlev görür ve this research az önce sözü edilen araştırmaya gönderme yapar. Yazar cümleye bu ifadeyle başlayarak sonraki çalışmaları araştırma sıralamasında daha ileri bir noktaya yerleştirir ve okurun araştırmaların gelişimini izlemesine yardımcı olur. Bir kişiyi veya etkinliği fiziksel olarak takip etmekten söz etmez.

Alıştırma

Cümlenin başındaki Following this research ne işe yarar?

  1. Sonraki çalışmaların önceki araştırmadan daha önce gerçekleştiğini söyler.
  2. Araştırmacıların fiziksel olarak başka bir grubun peşinden gittiğini söyler.
  3. Sonraki çalışmaları önceki bir araştırmaya bağlar ve onları araştırma sıralamasında daha sonraya yerleştirir.
Cevabı göster

Sonraki çalışmaları önceki bir araştırmaya bağlar ve onları araştırma sıralamasında daha sonraya yerleştirir.

Kalıp ifadeler

have also shown that: bugüne kadar biriken kanıtlar

Have shown, show fiilinin present perfect biçimidir: have + shown. Çoğul özne other studies ile kullanıldığında, geçmişte yapılan çalışmaların bulgularını bugüne kadar birikmiş ve hâlâ geçerli kanıtlar olarak sunar. Also bu çalışmaları daha önce söz edilen kanıtlara ekler; that ise çalışmaların bildirdiği sonucu başlatır.

Alıştırma

Kanıt özetini show fiilinin present perfect biçimi ve also ile tamamlayın: Other studies ____ regular sleep improves concentration.

Cevabı göster

have also shown that

Dilbilgisi

occurs more frequently among friends than strangers: arkadaşlar arasında yabancılardan daha sık gerçekleşmek

"occurs more frequently among A than B" yapısı, bir olgunun A grubunda B grubuna göre daha sık gerçekleştiğini belirtir. Bu cümlede friends A grubunu, strangers ise B grubunu oluşturur; more frequently, occurs fiilini niteler. Among, olgunun ortaya çıktığı grubu veya sosyal ilişkiyi belirtir; fiziksel olarak ortada bulunmak anlamına gelmez. Than sözcüğünden sonra ikinci bir among söylenmez ama anlamda vardır: among friends than among strangers.

Alıştırma

Cümleyi occur more frequently among A than B yapısıyla tamamlayın: The report says password sharing ____ close friends than casual acquaintances.

Cevabı göster

occurs more frequently among

In fact, Anlatım akışı

3:33

Aslında,

contagious yawning starts occurring when we are about 4 or 5 years old,

3:34

bulaşıcı esneme yaklaşık 4 veya 5 yaşındayken,

at the point when children develop the ability to identify others' emotions properly. Dilbilgisi

3:38

çocukların başkalarının duygularını doğru bir şekilde tanımlama yeteneğini geliştirdikleri noktada meydana gelmeye başlar.

Anlatım akışı

Daha güçlü bir destekleyici ayrıntıyı gösteren In fact

In fact, dinleyiciye bir sonraki ifadenin önceki söylenenlerle yakından ilgili, daha belirgin veya daha güçlü olduğunu bildiren bir söylem belirtecidir. Burada kesin bir yaş vererek ve bu yaşı çocukların duyguları tanıma becerisiyle ilişkilendirerek açıklamayı ilerletir. İlgisiz bir konuya geçiş yapmaz. Bu bölümde önceki cümleyi düzeltmek yerine onu destekleyen ayrıntılar ekler.

Alıştırma

Bu bölümde In fact ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Önceki noktayı güçlendiren ve ilerleten belirgin bir olguyu tanıtır.
  2. Önceki ifadenin kasıtlı olarak yanlış olduğunu gösterir.
  3. İlgisiz bir konuya geçer.
Cevabı göster

Önceki noktayı güçlendiren ve ilerleten belirgin bir olguyu tanıtır.

Dilbilgisi

at the point when...: bir süreçteki aşamayı belirtmek

At the point when... “…… olduğu aşamada veya anda” anlamına gelir. Bu cümlede ifade, bulaşıcı esnemenin yaklaşık dört ya da beş yaşında başlamasını, çocukların başkalarının duygularını doğru biçimde tanıma becerisi geliştirdiği aşamayla ilişkilendirir. Buradaki point fiziksel bir yer değil, bir süreç içindeki soyut konumdur. When yan cümlesi o aşamada ne olduğunu belirtir; dolayısıyla tekrar kullanılabilecek yapı at the point when + yan cümledir.

Alıştırma

Cümleyi “tam olarak …… olduğu aşamada” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The seedlings need larger pots ____ their roots fill the containers.

Cevabı göster

at the point when

Still,

3:43

Yine de,

while newer scientific studies aim to prove that Dilbilgisi

3:44

daha yeni bilimsel çalışmalar bulaşıcı esnemenin

contagious yawning is based on this capacity for empathy,

3:46

bu empati kapasitesine dayandığını kanıtlamayı amaçlasa da,

Dilbilgisi

while... aims to prove that...: kesinlik içermeyen ödünleme

Burada while ödünleme bildirir ve “…… olduğu sırada” değil, although gibi “…… olsa da” anlamına gelir. Yan cümle empati açıklamasını desteklemeyi amaçlayan daha yeni çalışmaları tanıtır; ancak ardından gelen ana cümle daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu söyleyerek bu desteği sınırlar. Aims to prove that, çalışmaların hedefini belirtir; iddiayı zaten kanıtladıklarını söylemez. Yapı bir bütün olarak umut verici araştırmaları sunarken sonuç konusunda temkinli kalır.

Alıştırma

Hangi yorum hem while sözcüğünün ödünleme anlamını hem de aims to prove ifadesindeki belirsizliği korur?

  1. Çalışmalar bu düşünceyi yalnızca insanlar esnerken inceliyor.
  2. Çalışmalar bu düşünceyi hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde zaten kanıtladı.
  3. Çalışmalar bu düşünceyi kanıtlamaya çalışıyor, ancak sonuç hâlâ kesinleşmiş değil.
Cevabı göster

Çalışmalar bu düşünceyi kanıtlamaya çalışıyor, ancak sonuç hâlâ kesinleşmiş değil.

more research is needed to shed light on what exactly is going on. Deyimler

3:49

tam olarak neler olup bittiğini aydınlatmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Deyimler

more research is needed to shed light on: açık bir soruyu netleştirmek

Bu cümlede shed light on, “bir şeyi anlamayı kolaylaştıracak bilgi sağlamak” anlamına gelen bir mecazdır. Gerçek ışıktan söz etmez. more research is needed to shed light on ... kalıbının tamamı, mevcut kanıtların yeterli olmadığını ve açık soruyu netleştirmek için daha fazla çalışma gerektiğini anlatır. on edatından sonra bir konu ya da buradaki what exactly is going on gibi soru sözcüklü bir yan cümle gelebilir.

Alıştırma

Dersteki “açıklamaya yardımcı olmak” anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: New evidence may ____ why the bridge failed.

Cevabı göster

shed light on

It's possible that the answer lies in another hypothesis altogether. Notlar

3:53

Cevabın tamamen başka bir hipotezde yatıyor olması da mümkündür.

Dilbilgisi

It's possible that the answer lies ...: bir olasılığı temkinli biçimde sunmak

It's possible that, ardından gelen yan cümlenin tamamını bir gerçek değil, olasılık olarak sunar. Konuşanın belirsizliği açıkça koruyarak bir açıklama önermesini sağlar. Bu yan cümlenin içindeki the answer lies in ... ifadesi, “cevap ...da bulunuyor” veya “temel açıklama ...dan geliyor” demektir. Vurgulanan bölümün tamamı, bir sonuç ilan etmek yerine cevabın olası kaynağına temkinli biçimde işaret eder.

Alıştırma

Yargılayın: “It's possible that the answer lies in the schedule” cümlesi, programı kesin ve kanıtlanmış bir açıklama olarak sunar.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Kalıp ifadeler

the answer lies in another hypothesis altogether: cevap tamamen farklı bir hipotezde yatıyor

the answer lies in X kalıbında lies, “X'te bulunur” veya “X'te yatar” anlamına gelir; “yalan söyler” anlamında değildir. Cümle, açıklamanın başka bir hipotezde bulunabileceğini söylüyor. Burada altogether, another sözcüğünün anlamını güçlendirir. another hypothesis altogether, ilk fikirde küçük bir değişiklik değil, tamamen farklı bir hipotez demektir.

Alıştırma

Derste geçen ve “bulunur” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The key to success ____ good preparation.

Cevabı göster

lies in

The next time you get caught in a yawn, Notlar

3:57

Bir dahaki sefere esnemeye yakalandığınızda,

Kalıp ifadeler

The next time + özne + geniş zaman fiili

The next time + bir yan cümle, “bir şeyin bir sonraki gerçekleştiği zaman” anlamına gelir. Gelecekteki bir durumu kurar ve dinleyenin o anı hayal etmesini sağlar. Burada you get caught in a yawn, kendinizi esnemenin ortasında bulmanız anlamına gelir ve bu gelecek durumu belirtir. Virgül, ardından genellikle bir tavsiye, hatırlatma veya sonuç içeren ana cümlenin geleceğini gösterir.

Alıştırma

The ile başlayan ve “bir sonraki sefer” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ you visit the library, bring your card.

Cevabı göster

The next time

Deyimler

get caught in a yawn: kendini esnerken bulmak

get caught in a yawn ifadesinde caught in, esnemeyi kısa süreliğine sizi ele geçiren bir olay gibi gösterir. İfade, çoğu zaman bunu planlamamışken kendinizi esnemenin ortasında bulmanız anlamına gelir. Bu, eğlenceli ve mecazi bir betimlemedir; başka birinin sizi yakaladığı ya da tuttuğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümledeki get caught in a yawn ifadesine en uygun durum hangisidir?

  1. Başka biri esnediğinizi fark eder.
  2. Her esnemeyi başlamadan durdurmaya karar verirsiniz.
  3. Birden kendinizi esnemenin ortasında bulursunuz.
Cevabı göster

Birden kendinizi esnemenin ortasında bulursunuz.

take a second to think about what just happened. Kalıp ifadeler

3:59

az önce ne olduğunu düşünmek için bir saniye ayırın.

Kalıp ifadeler

take a second to think: düşünmek için kısa bir süre ayırmak

Take a second to + fiilin yalın hâli, birinden bir şeyi yapmak için kısa bir süre ayırmasını istemenin veya bunu önermenin konuşma dilindeki bir yoludur. Burada think fiilin yalın hâlidir; about what just happened ise düşünmenin konusunu belirtir. A second burada tam olarak bir saniyelik ölçüm değildir. Eylemi kısa ve kolay yapılabilir gösterir; bu nedenle öneri, Think about it. gibi doğrudan bir emirden daha yumuşak gelir.

Alıştırma

Dostça hatırlatmayı hedef ifadeyle tamamlayın: Before you submit the quiz, ____ check your answers.

Cevabı göster

take a second to

Were you thinking about a yawn?

4:02

Esneme hakkında mı düşünüyordunuz?

Did someone near you yawn?

4:05

Yakınınızda biri mi esnedi?

Was that person a stranger or someone close?

4:07

O kişi bir yabancı mıydı yoksa yakın biri mi?

And are you yawning right now? Ton ve niyet

4:11

Ve şu anda esniyor musunuz?

Ton ve niyet

And are you ... right now? ile etkileşimli bir kapanış sorusu

Bu soru izleyiciye doğrudan seslenir ve tam o anda ne deneyimlediğini fark etmesini ister. Yalnızca bilgi istemez; konuyu kısa bir kişisel kontrole dönüştürür ve kapanışa etkileşimli bir hava katar. Baştaki And, önceki soruları devam ettirir ve son bir takip sorusu getirir. You ve right now, dikkati izleyicinin o anki deneyimine yöneltir. Bu yöntem, bir açıklamayı önceki sözlerle bağlantılı ve şimdiki ana odaklanan, izleyicinin kendi kendine cevaplayabileceği bir soruyla bitirmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir video, optik yanılsamaların algıyı nasıl etkilediğini az önce açıkladı. Hangi kapanış cümlesi açıklamayı en iyi şekilde sürdürür ve izleyicileri o anki deneyimlerini kontrol etmeye davet eder?

  1. The experiment was completed several years ago.
  2. And are you seeing the image differently right now?
  3. Visual perception involves many processes.
Cevabı göster

And are you seeing the image differently right now?