Marianas Web - İnternetin En Korkutucu Yüzü: İngilizce çalışma notları
The Infographics Show
Video özeti: Bu video Marianas Web hakkındaki beş söylentiyi, deep web ve dark web ile kurulduğu iddia edilen ilişkiyi inceliyor ve anonim iddiaları doğrulanabilir kanıtlardan ayırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “ranging from” ... “to” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: düzeyleri, kategorileri veya seçenekleri sıralarken aralığın iki ucunu gösterin. 2. “jump to conclusions” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: yeterli kanıt olmadan hüküm vermeye karşı uyarıyı anlayın ve varsayımları tartışırken kullanın. 3. “cannot say with certainty” — Konuşma edimbilimi ve tutum: kaynaklar anekdota dayalı, kanıtlar yetersiz olduğunda iddiayı ölçülü biçimde sınırlayın.
Bu derste
With a depth of approximately 7 mi, the Marianas Trench is the deepest oceanic trench in the world. Kalıp ifadeler
0:00Yaklaşık 7 mil derinliğiyle Mariana Çukuru, dünyanın en derin okyanus çukurudur.
With a depth of + ölçüm
With a depth of + ölçüm, bir şeyin ne kadar derin olduğunu anlatır. Buradaki with, “birlikte” değil, “sahip olan” veya “özelliği olan” anlamındadır. Cümlenin başındaki with öbeği önce ölçülebilir bir özellik verir; ana cümle daha sonra nesneyi tanımlar veya onunla ilgili bir yorum yapar. Aynı kalıp height, length veya capacity gibi isimlerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi deep sözcüğünün isim biçimiyle tamamlayın: With a ____ of 30 meters, the pool requires specialized diving equipment.
Cevabı göster
depth
and scientists are still studying what dwells in its dark depths.
0:07ve bilim insanları hala bu karanlık derinliklerde neyin yaşadığını araştırıyor.
Remain + sıfat: remains unknown
Remain + sıfat, bir durumun geçerliliğini sürdürdüğünü anlatır. So much remains unknown cümlesinde remains bir bağ fiilidir ve unknown, so much öznesini tanımlar: büyük miktarda bilgi hâlâ bilinmemektedir. Sayılamayan bir miktarı anlatan so much tekil kabul edilir; bu nedenle remain değil, remains kullanılır. Bir soru, neden, sonuç veya gerçek değişmediğinde ya da hâlâ çözülemediğinde bu yapı yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi remain fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Even after two inspections, the cause of the leak ____ unknown.
Cevabı göster
remains
How is this trench related to the high-tech world of the internet? Kalıp ifadeler
0:11Bu çukurun internetin yüksek teknoloji dünyasıyla nasıl bir ilişkisi var?
be related to: bağlantı ifade etmek
be related to + isim veya isim öbeği kalıbı, “... ile bağlantılı olmak” anlamına gelir. be fiilinin biçimi özneye ve zamana göre is related to, are related to ve was related to şeklinde değişir. Buradaki soru, okyanus çukuru ile internet arasındaki bağlantının açıklanmasını istiyor. Bu bağlamda related, akrabalık ilişkisini anlatmıyor.
Alıştırma
Soruyu be related to kalıbıyla tamamlayın: How is regular exercise ____ mental health?
Cevabı göster
related to
Well, the deepest part of the internet is named after it.
0:15Şey, internetin en derin kısmına onun adı verilmiştir.
Marianas Web has captured the interest of everyday computer users and computer experts alike. Dilbilgisi
0:19Marianas Web, hem sıradan bilgisayar kullanıcılarının hem de bilgisayar uzmanlarının ilgisini çekti.
A and B alike: iki grubu da kapsamak
A and B alike kalıbı, “hem A hem B” veya “A ve B eşit biçimde” anlamına gelir. Alike, bağlaçla birleştirilen gruplardan sonra gelir ve yalnızca B’yi değil, listenin tamamını gösterir. Bu cümlede ortak sonuç, sıradan ve uzman olmayan bilgisayar kullanıcılarının da bilgisayar uzmanlarının da ilgi duymasıdır. Everyday, computer users ifadesini niteler ve burada “sıradan” anlamındadır.
Alıştırma
İki grubun da kapsandığını vurgulayan ders sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: The safety rules protect visitors and staff ____.
Cevabı göster
alike
we will explore the facts and rumors surrounding this mysterious part of the internet Anlatım akışı
0:25internetin bu gizemli kısmını çevreleyen gerçekleri ve söylentileri keşfedeceğiz,
İçeriği önceden bildiren we will explore
Buradaki we will explore bir açılış yönlendirmesidir. We, anlatıcıyla dinleyiciyi konuyu birlikte ele alan bir grup olarak sunar; will planlanmış içeriği haber verir; explore ise fiziksel olarak bir yeri keşfetmek değil, bir konuyu belirli bir derinlikle incelemek demektir. Bir konuşmanın, dersin veya bölümün başında Today, we will explore + konu ya da soru kalıbını kullanarak dinleyiciye içerik haritası verebilirsiniz. Bu kalıp, o anda verilmiş geçici bir kararı değil, sırada ne olduğunu bildirir.
Alıştırma
Planlanmış ve derinlemesine bir tartışmanın yol haritasını dinleyiciye en iyi hangi açılış verir?
- Today, we explored how social media shapes news.
- Today, we might mention social media if there is time.
- Today, we will explore how social media shapes news.
Cevabı göster
Today, we will explore how social media shapes news.
Marianas Web became widely known because of an iceberg infographic that spread across the internet.
0:34Marianas Web, internete yayılan bir buzdağı infografiği sayesinde geniş çapta tanındı.
This infographic divides the internet into different levels
0:39Bu infografik interneti farklı seviyelere ayırıyor,
ranging from level zero or the common web that most of us are familiar with Dilbilgisi
0:42çoğumuzun aşina olduğu seviye sıfır veya sıradan web'den,
Ranging from A to B: uç noktaları belirtme
ranging from A to B yapısında from ilk uç noktayı, to ise ikinci uç noktayı belirtir. İfadenin tamamı levels sözcüğünü niteler ve kapsanan seviyelerin genişliğini gösterir. Bu cümlede A uzundur: level zero or the common web that most of us are familiar with. To sözcüğünü yalnızca familiar with ifadesine bağlamayın; bu to, daha önce başlayan aralık çerçevesini kapatır ve B olan several other hidden levels ifadesini tanıtır. From ile to arasına uzun bir ifade gelebilir.
Alıştırma
Bu cümleyi doğru tamamlayan çifti seçin: The library has books ranging (1) children's picture books (2) advanced medical textbooks.
- from ... and
- between ... to
- from ... to
Cevabı göster
from ... to
but the infographic does not list examples of what is in Marianas Web
0:53ancak infografik, diğer seviyeler için yaptığı gibi
as it does for the other levels. Dilbilgisi
0:57Marianas Web'in içinde ne olduğuna dair örnekler listelemiyor.
as it does for ...: Sözcükleri tekrarlamadan aynı eylemi anlatmak
as it does for, “... için yaptığı gibi” anlamına gelir. Burada as bir karşılaştırma başlatır; neden veya zaman bildirmez. it infografiği ifade eder ve does, daha önce söylenen list examples of what is in Marianas Web eyleminin yerini tutar. Tekrarlanan eylem bağlamdan anlaşılabildiği için söylenmez; for the other levels karşılaştırılan grubu gösterir.
Alıştırma
“The guide explains the safety steps for adults, as it does for children” cümlesinde does neyin yerini tutar?
- has the children
- does for children
- explains the safety steps
- is the safety steps
Cevabı göster
explains the safety steps
with offensive language that is not worth repeating. Kalıp ifadeler
1:02tekrar etmeye değmeyecek kadar saldırgan bir dil barındıran.
not worth repeating. ... Bir eylemin değip değmediğini değerlendirmek
not worth + -ing yapısı, bir eylemin değerinin, yararının veya gerekçesinin onu yapmaya değmeyecek kadar az olduğunu anlatır. not worth repeating ifadesinde değerlendirilen eylem repeating'dir; bütün fikir “onu tekrarlamaya değmez” demektir. Burada konuşan kişi saldırgan mesajı yeniden aktarmamayı seçiyor. Bu yapı yalnızca parasal değeri değil, zamanı, çabayı, riski veya yararlılığı da değerlendirebilir.
Alıştırma
Yararlı hiçbir bilgi eklemediği için kaba bir yorumu tekrar söylememeye karar veriyorsunuz. Hangi cümle doğaldır?
- The comment is not worth repeated.
- The comment is not worth to repeat.
- The comment does not worth repeating.
- The comment is not worth repeating.
Cevabı göster
The comment is not worth repeating.
The presence of Marianas Web on this iceberg infographic
1:05Marianas Web'in bu buzdağı infografiğindeki varlığı,
seems to be the only fact about it that can be verified. Ton ve niyet
1:08onun hakkında doğrulanabilen tek gerçekmiş gibi görünüyor.
seems to be: ihtiyatlı bir çıkarım belirtmek
Burada seems to be, iddiayı doğrulanmış bir gerçek olarak değil, anlatıcının mevcut kanıtlara dayanarak yaptığı en iyi çıkarım olarak sunar. Konuşanın sonuca olan bağlılık ve kesinlik derecesini azaltır. seem(s) to be + tamamlayıcı yapısı, olası bir kimliği veya durumu anlatmayı sağlar. Buradaki tamamlayıcı the only fact ... that can be verified bölümüdür. Dayanakların görsel olması gerekmez.
Alıştırma
Hangi cümle eksik kanıtlarla desteklenen bir sonucu en iyi biçimde ifade eder?
- The document seems to be authentic.
- The document was designed to be authentic.
- The document is definitely authentic.
Cevabı göster
The document seems to be authentic.
The dubious infographic further hints at a major problem
1:11Bu şüpheli infografik, Marianas Web hakkında daha fazla şey öğrenmeye çalıştığınızda
that you face when you try to learn more about Marianas Web.
1:14karşılaşacağınız büyük bir soruna da işaret ediyor.
Most of what is known about it is based on rumors. Dilbilgisi
1:16Hakkında bilinenlerin çoğu söylentilere dayanıyor.
what is known about it: isim gibi işleyen bir yan cümle
what is known about it yan cümlesinin tamamı “onun hakkında bilinen bilgiler” anlamına gelir. Bu, öncülün anlamını kendi içinde taşıyan bir ilgi yapısıdır: what, genel olarak “şey veya bilgi” anlamını verirken aynı zamanda is known about it bölümünün öznesi olur. Most of what is known about it içinde yan cümlenin tamamı bir isim öbeği gibi davranır ve of edatının nesnesi olur. Bir bilgi bütününü adlandırır; soru sormaz.
Alıştırma
“Dava hakkında bilinen bilgiler” anlamını vermek için İngilizce cümleyi what + is known about yapısıyla tamamlayın: Most of ____ comes from public records.
Cevabı göster
what is known about the case
İşte en yaygın söylentilerden bazıları.
Bu cümlede Here are bir sunma yapısıdır: Dinleyicinin dikkatini fiziksel bir konuma değil, konuşmacının birazdan sıralayacağı bilgilere yöneltir. Some of the prevailing ones hem önceki bilgiye bağlanır hem de sonraki listeyi haber verir. Ones, daha önce geçen çoğul rumors isminin yerini tutar; prevailing ise o dönemde yaygın veya sık rastlanan anlamına gelir. Cümle, söylentilerden genel olarak söz etme aşamasından belirli örnekleri sıralama aşamasına geçiş sağlar.
Alıştırma
Konuşmacı birkaç söylentiden söz etmiş ve şimdi en yaygın örnekleri sıralamak üzeredir. Bu geçişi hangi cümle doğal biçimde yapar?
- Some rumors are over there.
- Here are some of the prevailing ones.
- Here is the prevailing rumor.
Cevabı göster
Here are some of the prevailing ones.
Marianas Web is deeper and darker than the dark web.
1:25Marianas Web, dark web'den daha derin ve daha karanlıktır.
which is a part of the internet that is hidden from public view.
1:35ki bu internetin halkın gözünden gizlenmiş bir kısmıdır.
dark web ile deep web arasındaki fark
Bu cümlede deep web daha geniş kategoridir: kamuoyunun göremediği internet içerikleri. Dark web ise onun içindeki küçük bir alt bölüm olarak sunulur. Bu nedenle iki terim birbirinin yerine kullanılamaz. Bu tanıma göre dark web içindeki her şey deep web kapsamına girer, ancak cümle deep web içindeki her şeyin dark web'in parçası olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleye göre hangi ilişki doğrudur?
- Deep web, dark web'in küçük bir parçasıdır.
- Dark web, deep web'in küçük bir parçasıdır.
- Dark web ve deep web tamamen aynı şeyin iki farklı adıdır.
Cevabı göster
Dark web, deep web'in küçük bir parçasıdır.
so they cannot be found with commercial search engines
1:41bu yüzden ticari arama motorlarıyla bulunamazlar,
They also cannot be viewed with common browsers
1:45Ayrıca sıradan tarayıcılarla da görüntülenemezler,
to access websites on the deep web and the dark web,
1:52Tor gibi özel bir tarayıcıya ihtiyacınız var,
and Tor allows you to view them anonymously. Dilbilgisi
1:54ve Tor onları anonim olarak görüntülemenize olanak tanır.
allows you to view: allow + nesne + to-infinitive
Yapı allow + nesne + to-infinitive biçimindedir: allows you to view. You, allows fiilinin nesnesidir ve aynı zamanda view fiilinin anlamca öznesidir. Burada allow yalnızca izin vermeyi değil, bir eylemi mümkün kılmayı anlatır. Cümle, Tor'un bu siteleri anonim olarak görüntüleme imkânı sağladığını belirtir.
Alıştırma
Okura doğrudan hitap ederek cümleyi allow + nesne + to-infinitive yapısının geniş zaman biçimiyle tamamlayın: This setting ____ view the file without downloading it.
Cevabı göster
allows you to
Recently, the dark web has gained media attention
1:57Son zamanlarda, dark web medyanın dikkatini çekti,
as the home of shady nefarious websites Deyimler
1:59şüpheli ve kötü niyetli web sitelerinin evi olarak,
Güçlü ilişki bildiren bir mecaz olarak the home of
as the home of shady nefarious websites ifadesinde the home of mecaz anlamlıdır. Dark web'i bu tür sitelerin yoğunlaştığı ve bunlarla tanındığı bir yer olarak sunar; home burada ev veya yasal mülkiyet anlamına gelmez. Bu ifade dark web'in kamuoyundaki imajını da çerçeveler. as sözcüğünden sonra medyanın ona yaygın biçimde verdiği kimliği belirtir; oradaki her sitenin zararlı olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümleyi bir şeyle güçlü biçimde ilişkilendirilen yer anlamındaki üç sözcüklü mecazla tamamlayın: Because it holds the region's largest map collection, the museum is ____ rare maps.
Cevabı göster
the home of
Bir internet sitesi adı olarak Silk Road black market site
Burada Silk Road, tarihî ticaret yolları ağını değil, karanlık ağdaki bir karaborsa sitesinin özel adını belirtir. Yakındaki black market site ve shut down by the FBI ifadeleri neyin kastedildiğini gösterir. Haber veya teknoloji metinlerinde tanıdık bir ad gördüğünüzde, bu adın neyi belirttiğini anlamak için çevresindeki kategori sözcüklerine ve eylemlere bakın. Bu cümlede Silk Road sitenin adıdır; black market ise siteyle ilişkili yasa dışı ticareti açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede Silk Road neyi ifade ediyor?
- Çevrim içi bir karaborsa sitesi
- FBI tarafından yapılmış bir yol
- Tarihî ticaret yolları ağı
Cevabı göster
Çevrim içi bir karaborsa sitesi
has led people to jump to conclusions about Marianas Web. Notlar
2:09insanların Marianas Web hakkında aceleci sonuçlara varmasına neden oldu.
led people to + fiilin yalın hâli
lead someone to do something kalıbında lead, birinin bir eylemde bulunmasına veya belirli bir tepkiye ulaşmasına neden olmak ya da onu bu yönde etkilemek anlamına gelir. Burada karanlık ağın itibarı, insanların aceleci yargılarda bulunmasına neden olmuştur. Led, has sonrasında kullanılan geçmiş zaman ortacı biçimidir. Yapı lead + kişi + to + fiilin yalın hâlidir: led people to jump. Nesne, etkilenen kişiyi veya grubu; mastar ise bunun sonucunda ortaya çıkan eylemi ya da düşünceyi belirtir.
Alıştırma
Lead fiilinin geçmiş zaman biçimiyle mastar işareti to'yu kullanarak tamamlayın: The warning ____ the swimmers ____ leave the beach early.
Cevabı göster
led · to
jump to conclusions: hemen sonuca varmak
Jump to conclusions, yeterli kanıt olmadan bir şeye karar vermek veya bir şey hakkında varsayımda bulunmak demektir. Burada insanlar doğrudan gerçeklere dayanmak yerine karanlık ağın kötü şöhretinin Marianas Web hakkındaki inançlarını şekillendirmesine izin veriyor. Bu ifade mecazidir; fiziksel olarak zıplamakla ilgisi yoktur. Genellikle erken verilen hükmün dikkatsiz veya haksız olduğunu ima eder.
Alıştırma
'Yeterli kanıt olmadan çok erken karar vermek' anlamındaki deyimle uyarıyı tamamlayın: We have only heard one side, so don't ____.
Cevabı göster
jump to conclusions
Several possibilities appear in other rumors.
2:20Diğer söylentilerde birkaç olasılık ortaya çıkıyor.
An artificial intelligence system exists in Marianas Web.
2:24Marianas Web'de bir yapay zeka sistemi mevcuttur.
Move over HAL in 2001 A Space Odyssey, Deyimler
2:272001: Bir Uzay Destanı'ndaki HAL kenara çekilsin,
Move over, X: X ilgi odağını bıraksın
Move over, X, tanınmış bir liderin, yıldızın veya ölçütün artık güçlü bir rakibi olduğunu eğlenceli biçimde duyuran bir ifadedir. Konuşan kişi X'ten gerçekten yerini değiştirmesini istemez; X'e ilgi odağını bırakmasını söyler. Burada ünlü yapay zekâ HAL'a seslenilir ve ifade, HAL ile daha yeni bir yapay zekâ iddiası arasında çarpıcı bir karşılaştırma hazırlar. Bu kalıp başlıklarda ve şakalarda yeniden kullanılabilir: Move over, old favorite—here comes the newcomer.
Alıştırma
'Move over, smartphones—the smart ring is here,' başlığında Move over ne anlama gelir?
- Akıllı telefonların daha fazla depolama alanına ihtiyacı var.
- Akıllı telefonların artık ilgi çekmek için yarışan yeni bir rakibi var.
- Akıllı telefonlar farklı bir rafa konulmalı.
Cevabı göster
Akıllı telefonların artık ilgi çekmek için yarışan yeni bir rakibi var.
a new AI system in town: dikkat çeken yeni bir oyuncu
a new X in town kalıbı, X’i bir alan ya da çevrede dikkat çeken yeni bir oyuncu olarak tanıtır. Genellikle “yeni bir rakip sahneye çıktı” anlamında şakacı veya dramatik bir ton taşır. Bu cümlede town, yapay zekâ alanını mecazi bir rekabet sahası olarak gösterir. Konuşan kişi bu sistemi yeni yapay zekâ rakibi olarak sunuyor; sistemin gerçekten bir kasabada bulunduğunu söylemiyor.
Alıştırma
Yeni cümleyi okuyun. in town neyi ima ediyor? “There’s a new coach in town, and everyone is watching her first game.”
- Koç belirli bir kasabayı bir günlüğüne ziyaret ediyor.
- Dikkat çeken yeni bir koç sahneye çıktı.
- Koç şehir merkezini bulmaya çalışıyor.
Cevabı göster
Dikkat çeken yeni bir koç sahneye çıktı.
and supposedly monitors and controls information on the entire internet.
2:39ve sözde tüm internetteki bilgileri izliyor ve kontrol ediyor.
Hello, Skynet: uğursuz bir Terminator göndermesi
Skynet, Terminator filmlerinde öz farkındalık kazanıp insanlığa karşı dönen yapay zekâdır. İsimdeki tehdidi anlamak için bilinmesi gereken temel arka plan budur. Bir yapay zekânın öz farkındalık kazanmasından söz edildikten sonra Hello, Skynet, bu korkutucu olasılığı söz sanatlı bir biçimde “karşılar”. Konuşan kişi sıradan bir selam vermiyor ve sistemin resmî adının Skynet olduğunu iddia etmiyor; bu, güçlü bir yapay zekânın kontrolden çıkabileceğini ima eden kara mizahlı bir uyarıdır.
Alıştırma
Bir kişi, güçlü bir yapay zekânın öz farkındalık kazanabileceğini duyup “Hello, Skynet.” diyor. Neyi ima ediyor?
- Konuşan kişi yalnızca resmî adı Skynet olan bir sistemi selamlıyor.
- Yapay zekâ, Terminator filmlerindeki Skynet gibi tehlikeli ve kontrolden çıkmış bir sisteme dönüşebilir.
- Konuşan kişi yapay zekânın yalnızca gökyüzündeki uydular aracılığıyla çalıştığına inanıyor.
Cevabı göster
Yapay zekâ, Terminator filmlerindeki Skynet gibi tehlikeli ve kontrolden çıkmış bir sisteme dönüşebilir.
It contains some of humankind's darkest secrets.
2:47İnsanlığın en karanlık sırlarından bazılarını barındırıyor.
that Marianas Web is a digital library of X-Files. Kültür
2:52Marianas Web'in Gizli Dosyalar'ın dijital bir kütüphanesi olma ihtimali.
“digital library of X-Files.”: gizli vaka dosyeleri için bir mecaz
Burada digital library, çevrim içi erişilebilen büyük ve düzenli bir bilgi koleksiyonu için kullanılan bir mecazdır. X-Files, paranormal vakalar, devlet sırları ve komplo soruşturmalarıyla ilişkilendirilen bilimkurgu dizisi The X-Files'a gönderme yapar. Birlikte kullanıldığında digital library of X-Files, Marianas Web'i bu tür gizemli vakalara ait materyalleri toplayan bir yer gibi gösterir. Sitenin dizinin bölümlerini veya senaryolarını sakladığı anlamına gelmez; dizi adı, gizli ve tuhaf dosyalardan oluşan geniş bir kategoriyi özetlemek için kullanılır.
Alıştırma
Bu cümlede digital library of X-Files neyi düşündürüyor?
- Gizli, paranormal veya gizemli vakalara ait materyallerden oluşan mecazi bir koleksiyon
- The X-Files bölümlerini içeren çevrim içi bir klasör
- Dosya adları X harfiyle başlayan belgelerden oluşan bir kütüphane
Cevabı göster
Gizli, paranormal veya gizemli vakalara ait materyallerden oluşan mecazi bir koleksiyon
Do you want to find out where Atlantis is? Notlar
3:02Atlantis'in nerede olduğunu bulmak ister misiniz?
“find out”: bilinmeyen bir gerçeği öğrenmek
Find out, daha önce bilinmeyen bir bilgiyi öğrenmek veya keşfetmek anlamına gelen bir öbek fiildir. Do you want to find out where Atlantis is? cümlesinde, Atlantis'in konumuyla ilgili dolaylı sorunun cevabını öğrenmeyi ifade eder. Buradaki odak, soru sorarak, kontrol ederek veya araştırarak bilgi edinmektir; Atlantis'e fiziksel olarak ulaşmak ya da onu gözle bulmak değildir. Bu yapı why, who ve where gibi wh-yan cümleleriyle ve whether veya if yan cümleleriyle de kullanılabilir.
Alıştırma
Bilinmeyen bir bilgiyi öğrenmek anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamlayın: Do you want to ____ where Atlantis is?
Cevabı göster
find out
where Atlantis is: dolaylı soru söz dizimi
where Atlantis is sözleri dolaylı bir soru oluşturur ve find out öbek fiilinin nesnesi olan bilgiyi ifade eder. Bu iç içe cümlecikte doğrudan soru devrikliği değil, Atlantis öznesinin is fiilinden önce geldiği düz cümle sırası kullanılır. Soru işareti dıştaki Do you want ...? sorusuna aittir. Bu durum içteki cümleciğin sırasını değiştirmez: know, ask ve find out gibi fiillerden sonra where + özne + fiil sırası kullanılır.
Alıştırma
where, Atlantis ve is sözcüklerini doğru sıraya koyarak iç içe soruyu tamamlayın: Do you know ____?
Cevabı göster
where Atlantis is
read up on: okuyarak arka plan bilgisi edinmek
Read up on someone or something, ilgili bilgileri okuyarak o kişi veya konu hakkında, çoğu zaman belirli bir derinlikte, bilgi edinmek demektir. Burada on, incelenen konuyu tanıtır: that Russian spy. Bu ifade amaçlı bir arka plan araştırması veya hazırlık anlamı taşır; bu nedenle yalnızca read demekten daha belirgindir.
Alıştırma
Okuyarak bir şey hakkında bilgi edinmek anlamına gelen, bu nottaki üç sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: I have a job interview tomorrow, so I need to ____ the company tonight.
Cevabı göster
read up on
Özne görevindeki Getting into Marianas Web -ing öbeği
Bu cümlede Getting into Marianas Web bir -ing öbeğidir. Öbeğin tamamı Marianas Web'e girme veya erişme eylemini adlandırır ve is fiilinin öznesi olur. Eylemin tamamı tek bir fikir olarak değerlendirildiği için tekil is fiili kullanılır. Buradaki Getting şimdiki zaman yapısının bir parçası değildir ve eksik bir özne yoktur.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için require fiilinin doğru biçimini kullanın: Getting into the research lab ____ special permission.
Cevabı göster
requires
You can use Tor to visit Marianas Web.
3:21Marianas Web'i ziyaret etmek için Tor kullanabilirsiniz.
Accessing Marianas Web is more complicated than that.
3:23Marianas Web'e erişmek bundan daha karmaşıktır.
There is some doubt that this algorithm is actually real,
3:32Bu algoritmanın gerçekten var olduğuna dair bazı şüpheler var,
be stuck with: istenmeyen bir şeyle uğraşmak zorunda kalmak
Be stuck with + isim ya da -ing biçimi, bir şeyi önlemenin, değiştirmenin veya ondan kurtulmanın iyi bir yolu olmadığı için onunla uğraşmak zorunda kalmak anlamına gelen mecazi bir ifadedir. Buradaki stuck fiziksel olarak yapışmış olmak anlamına gelmez. Bu cümlede may be stuck with the impossible task kesin bir durumu değil, olası bir sonucu anlatır: algoritma yoksa tamamlanamayacak bir görevi denemek zorunda kalabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın istenmeyen bir sorumluluktan kaçınmasının iyi bir yolu olmadığını anlatır?
- Maya is stuck on the final question.
- Maya is stuck with writing the whole report.
- Maya is stuck in the elevator.
Cevabı göster
Maya is stuck with writing the whole report.
you can't make this calculation on just any computer. Dilbilgisi
3:40bu hesaplamayı öyle herhangi bir bilgisayarda yapamazsınız.
can't ... just any computer: rastgele bir seçim olmaz
you can't make this calculation on just any computer cümlesinde can't, rastgele seçilen bir bilgisayarın işe yarayacağı düşüncesini olumsuzlar. Just any computer sıradan veya gelişigüzel seçilmiş bir bilgisayar demektir; dolayısıyla cümle, bu hesaplama için özel türde bir makine gerektiğini belirtir. Kalıp can't/cannot + fiil + just any + isim şeklinde özetlenebilir. Seçimi sınırlar: kategorideki her üye gerekliliği karşılamaz.
Alıştırma
Cümlede you can't ... on just any computer ne anlama gelir?
- Sıradan bir bilgisayar yeterli olmayabilir; özel bir tür gerekir.
- Her bilgisayar bu hesaplamayı yapabilir.
- Hiçbir bilgisayar bu hesaplamayı yapamaz.
Cevabı göster
Sıradan bir bilgisayar yeterli olmayabilir; özel bir tür gerekir.
which is new technology that is not widely available to the public.
3:44ki bu halk tarafından yaygın olarak kullanılamayan yeni bir teknolojidir.
There is a good reason for this lack of public availability.
3:47Halkın kullanımına sunulmamasının iyi bir nedeni var.
Currently, quantum computers need some extreme conditions to function properly.
3:50Şu anda kuantum bilgisayarların düzgün çalışması için bazı aşırı koşullara ihtiyacı var.
the processor of a D-Wave 2000Q quantum computer
3:55bir D-Wave 2000Q kuantum bilgisayarının işlemcisi
The pressure of this vacuum must be 10 billion times lower than the Earth's atmosphere, Dilbilgisi
4:01Bu vakumun basıncı, Dünya atmosferinden 10 milyar kat daha düşük olmalıdır,
10 billion times lower than: karşılaştırmanın ölçeğini belirtmek
İfade [sayı] + times + karşılaştırma sıfatı + than yapısını kullanır. Burada 10 billion times, lower than karşılaştırmasının ölçeğini belirtir; the Earth's atmosphere ifadesini tanımlamaz veya saymaz. Bu bağlamda amaçlanan oran, vakum basıncının atmosfer basıncının yaklaşık 1/10,000,000,000'u olmasıdır. Times lower genel açıklamalarda yaygındır; ancak kesin teknik yazılarda kesri doğrudan belirtmek daha açıktır.
Alıştırma
Bu cümlede 10 billion times lower than the Earth's atmosphere ile hangi oran kastediliyor?
- Vakum basıncı, atmosfer basıncının yaklaşık 1/10,000,000,000'udur.
- Vakum basıncı, atmosfer basıncının yaklaşık 10,000,000,000 katıdır.
- Vakum basıncı, atmosfer basıncından 10,000,000,000 basınç birimi daha düşüktür.
Cevabı göster
Vakum basıncı, atmosfer basıncının yaklaşık 1/10,000,000,000'udur.
Unless your home includes a climate-controlled room Dilbilgisi
4:07Evinizde iklim kontrollü bir oda bulunmadığı sürece
Unless: ‘eğer ... değilse’ anlamındaki istisna koşulu
Unless, ana cümledeki sonucu önlemek için karşılanması gereken koşulu belirtir. Buradaki sonuç you're out of luck ifadesidir; bunu önlemenin tek yolu evde söz konusu özel odanın bulunmasıdır. Unless genellikle if ... not olarak anlaşılabilir: Unless X happens, Y, If X does not happen, Y anlamına gelir. Unless bu olumsuz koşulu zaten taşıdığı için unless yan cümlesi normalde olumlu biçimde kalır.
Alıştırma
Uyarıyı “eğer ... değilse” anlamına gelen tek bir bağlaçla tamamlayın: ____ you wear a helmet, you cannot join the ride.
Cevabı göster
Unless
out of luck: istenen sonucu elde etme şansının kalmaması
Out of luck, gerekli fırsat veya koşul bulunmadığı için birinin istediği sonucu elde etme şansının kalmadığını belirten bir deyimdir. Bu cümlede gerekli koşul özel odadır; dolayısıyla o oda olmadan plan işe yaramaz. Bu ifade çoğu zaman kesin ve gerçekçi bir sonuç bildirir: mevcut koşullarda uygulanabilir bir seçenek kalmamıştır. Kelimenin tam anlamıyla bir şans miktarını anlatmaz.
Alıştırma
Son tren kalktı ve bu gece eve dönmenin başka bir yolu yok. Yolcuların istedikleri sonucu elde etme şansının artık kalmadığını en iyi hangi cümle anlatır?
- They're out of luck.
- They're out of work.
- They're in luck.
Cevabı göster
They're out of luck.
quantum computers are owned mainly by government entities.
4:16kuantum bilgisayarlar çoğunlukla devlet kurumlarına aittir.
This means that a few select people working for these government entities
4:19Bu da, bu devlet kurumları için çalışan birkaç seçkin kişinin,
are probably the only ones who have access to Marianas Web.
4:22muhtemelen Marianas Web'e erişimi olan tek kişiler olduğu anlamına gelir.
that is: ifadeye koşullu bir sınırlama eklemek
Burada that is, önceki iddiayı yalnızca başka sözcüklerle tekrarlamaz. Konuşmacı önce ona erişebileceklerini söyler, ardından bu iddiayı hemen sınırlar: erişim ancak o şey gerçekten varsa mümkündür. Bu kullanımda that is, az önce söyleneni düzelten, sınırlayan veya daha kesin hâle getiren sonradan eklenmiş bir açıklama getirir. Virgül ve duraklama, konuşmacının konuşurken iddiasını ayarladığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi, kişinin kendi sözünü düzelterek bir sınırlama getiren iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: “You may borrow the car—____, if you return it before six.”
Cevabı göster
that is
which leads us to ...: sunumda konu geçişi
Bu cümlede which, tek başına rumor ismine değil, önceki durumun tamamına, yani onun gerçekten var olup olmadığı sorusuna gönderme yapar. Bu önceki mesele, bir sonraki söylentiye geçmek için gerekçe oluşturur. which leads us to + konu kalıbı, bir noktanın sonucunu, sorusunu veya çıkarımını sunumun ya da açıklamanın sonraki bölümüne yumuşak bir geçişe dönüştürür.
Alıştırma
Geçiş cümlesini dersteki dört sözcüklü kalıpla tamamlayın: “The results raise a safety concern, ____ our final question.”
Cevabı göster
which leads us to
This rumor sounds like something from a techno-thriller movie.
4:35Bu söylenti bir tekno-gerilim filminden fırlamış gibi geliyor.
some hackers claim that they invented Marianas Web
4:40bazı bilgisayar korsanları Marianas Web'i icat ettiklerini iddia ediyorlar,
Under the cover of anonymity: anonimliğin koruması altında
Under the cover of anonymity, “kimliğini açıklamamanın sağladığı koruma altında” anlamına gelir. Cover burada mecazidir: anonimlik, hackerların gerçekte kim olduğunu gizleyen bir kalkan gibi işlev görür. Cümlenin başındaki bu ifade, iddiayı hangi koşullar altında ileri sürdüklerini gösterir. Kimliklerinin nasıl gizlendiğini belirtir; iddianın doğru olduğuna dair kanıt sunmaz.
Alıştırma
Cümlenin başındaki ifade hackerlar hakkında ne gösteriyor?
- Anonim olmaları iddianın doğru olduğunu kanıtladı.
- FBI’ı gizlemek için fiziksel bir nesne kullandılar.
- Kim olduklarını açıklamadan bu iddiada bulundular.
Cevabı göster
Kim olduklarını açıklamadan bu iddiada bulundular.
The FBI needed them to create a distraction
4:45FBI onlardan bir dikkat dağınıklığı yaratmalarını istedi
that would take attention away from its shutdowns Kalıp ifadeler
4:48bu sayede dark web'deki çeşitli karaborsaları
take attention away from: dikkati bir şeyden uzaklaştırmak
Take attention away from, “insanların bir kişiye veya şeye daha az odaklanmasını sağlamak” anlamına gelir. Kalıp take + attention + away from + başlangıçtaki odak noktası şeklindedir. Bu cümlede planlanan oyalama, kamuoyunun dikkatini FBI’ın kapatma operasyonlarından başka yöne çevirecektir. Attention, take fiilinin nesnesidir; bu nedenle bu kalıptan çıkarılamaz.
Alıştırma
Take, attention, away ve from sözcükleriyle hedef ifadeyi oluşturarak cümleyi tamamlayın: The celebrity story was used to ____ the policy failure.
Cevabı göster
take attention away from
we cannot say with certainty that they are true. Ton ve niyet
4:56bunların doğru olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz.
Anonim kaynaklardan gelen anekdot niteliğindeki bilgiler
Anekdot niteliğindeki bilgi, sistemli biçimde toplanıp kontrol edilmiş kanıtlardan ziyade kişisel anlatılara, bireysel bildirimlere veya tekil örneklere dayanır. Anonim kaynaklar ise kimlikleri açıklanmayan kişilerdir; bu nedenle dinleyici veya okuyucu bu kişilerin kim olduğunu ve ne kadar güvenilir olabileceklerini bağımsız olarak değerlendiremez. Bu iki niteleme birlikte, iddiaların neden zor doğrulandığını ve kesin bir sonuç için neden daha zayıf destek sunduğunu açıklar. İddiaların mutlaka yanlış olduğu anlamına gelmezler.
Alıştırma
Bir rapor, kimliği açıklanmayan birkaç kişinin kişisel anlatılarına dayanıyor. Hangi sonuç anecdotal information from anonymous sources ifadesini en iyi yansıtır?
- Konuşan kişilerin adları verilmediği için iddialar mutlaka yanlıştır.
- İddiaları doğrulamak zordur ve bunlar güçlü kanıt değildir, ancak mutlaka yanlış da değillerdir.
- İddialar bilimsel olarak doğrulanmıştır.
Cevabı göster
İddiaları doğrulamak zordur ve bunlar güçlü kanıt değildir, ancak mutlaka yanlış da değillerdir.
Kesin olarak söyleyememek
Cannot say with certainty, bilinen şey hakkındaki kesinliği sınırlayan bir ihtiyat ifadesidir: mevcut kanıtların kesin bir açıklamayı haklı çıkarmadığını belirtir. Bu cümlede Since ile başlayan yan cümle, güvenin neden sınırlı olduğunu açıklar. İfade soruyu açık bırakır. İddialar doğru da yanlış da olabilir; konuşan kişi iki sonuçtan herhangi birini kesinmiş gibi sunmayı reddeder.
Alıştırma
İhtiyatlı sonucu dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: The sample is too small, so we ____ that the new method is better.
Cevabı göster
cannot say with certainty
What we can say with certainty is that ...: güvenilir bir sonucu öne çıkarma
Bu kalıpta What ile başlayan yan cümle, soru değil, özne görevindeki bir ad cümleciğidir. Burada What kabaca '... olan şey' anlamına gelir: What we can say with certainty, konuşanın güvenilir bulduğu sınırlı iddiayı belirler. Bu özneden sonra is gelir; onu sonucu bildiren bir that cümleciği izler. Kalıp, daha geniş konudaki belirsizlikten güvenilir tek bir sonucu ayırır: What we can say with certainty is that + cümlecik.
Alıştırma
Cümleyi dersteki kalıbın aynısıyla tamamlayın: ____ the schedule will change.
Cevabı göster
What we can say with certainty is that
or perhaps none: ihtiyatlı öz düzeltme
few people ifadesinden sonra gelen or perhaps none, sayı tahminini aşağı doğru düzeltir. Konuşan önce çok az sayıda kişiyi öne sürer, sonra sıfırı daha güçlü bir olasılık olarak değerlendirir. Perhaps, bu düzeltmeyi kesin bir iddiaya dönüştürmek yerine ihtiyatlı tutar. None, no people yerine geçer ve few people ile sonraki have actually seen it yüklem grubunu paylaşır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ihtiyatlı düzeltmenin aynısıyla tamamlayın: Only a few volunteers, ____, knew the code.
Cevabı göster
or perhaps none
There is no concrete evidence that clearly proves or disproves its existence, Kalıp ifadeler
5:08Varlığını açıkça kanıtlayan veya çürüten somut bir kanıt yoktur,
Concrete evidence: belirli ve doğrulanabilir kanıt
concrete evidence ifadesinde concrete, kontrol edilebilen gerçeklere dayalı ve belirli anlamına gelir; yapı malzemesi olan betonu anlatmaz. Bu sıfat, evidence sözcüğünü açık ve doğrulanabilir bir temeli olan bilgilerle sınırlar. Burada ifade, iddiayı değerlendirmek için gereken kanıt ölçütünü belirler: söylentiler veya belirsiz izlenimler, varlığı kanıtlamak ya da çürütmek için gereken destek sayılmaz.
Alıştırma
Cümleyi “belirli ve doğrulanabilir destek” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: The photo is interesting, but it is not ____ that the creature exists.
Cevabı göster
concrete evidence
and depending on which rumors you believe, Dilbilgisi
5:13ve hangi söylentilere inandığınıza bağlı olarak,
it may be the most or least scary part of the internet. Anlatım akışı
5:15internetin en çok ya da en az korkutucu kısmı olabilir.
Depending on which rumors you believe: sonucu değiştiren bir koşul
Depending on, sonraki sonucun değişmesine yol açan koşulu veya seçimi tanıtır. Burada which rumors you believe, aynı şeyin internetin en korkutucu mu yoksa en az korkutucu parçası mı görüneceğini belirler; ifade mantıksal olarak evidence sözcüğünü değil may be bölümünü çerçeveler. on sonrasındaki which rumors you believe, cümle içine yerleştirilmiş bir sorudur. Özne you, believe fiilinden önce gelerek bildirme cümlesi dizilişini kullanır; which rumors do you believe gibi doğrudan soru dizilişi kullanılmaz.
Alıştırma
Sonucun bir seçime göre değiştiğini göstermek için depending on ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- According to which route you take, the drive may last one hour or two.
- Depending on which route you take, the drive may last one hour or two.
- Depending on which route do you take, the drive may last one hour or two.
Cevabı göster
Depending on which route you take, the drive may last one hour or two.
most or least scary: olası iki zıt ucu çerçevelemek
Most ve least, scary sözcüğünü zıt yönlerde niteleyen üstünlük derecesi ifadeleridir. Or, bunları iki alternatif uç nokta olarak bağlarken may be değerlendirmeyi belirsiz bırakır. Hangi ucun geçerli olduğu, korkutucu anlatının doğru mu yoksa yalnızca uydurma bir söylenti mi olduğuna bağlıdır; cümle iki değerlendirmeyi aynı anda yapmaz. Konuşmacı, iki ucu cümlenin sonunda yan yana getirerek bütün belirsizliği keskin bir karşıtlıkla özetler. Scary videonun çerçevesine geri dönerken least scary bunu tersine çevirir; böylece son bölüm hem özet hem de beklenmedik bir dönüş işlevi görür.
Alıştırma
Bu cümlede most or least scary nasıl bir işlev görüyor?
- Nesneyi iki ucun ortasına yerleştirir ve yalnızca biraz korkutucu olduğunu belirtir.
- İki zıt uç değerlendirme sunar; hangisinin geçerli olduğu, hangi anlatının doğru olduğuna bağlıdır.
- Nesnenin kesinlikle aynı anda hem en korkutucu hem de en az korkutucu olduğunu söyler.
Cevabı göster
İki zıt uç değerlendirme sunar; hangisinin geçerli olduğu, hangi anlatının doğru olduğuna bağlıdır.