Marianas Web - İnternetin En Korkutucu Yüzü: İngilizce çalışma notları

The Infographics Show

Öğrenme zorluğu
1.037 kelime 193 kel/dk

Video özeti: Bu video Marianas Web hakkındaki beş söylentiyi, deep web ve dark web ile kurulduğu iddia edilen ilişkiyi inceliyor ve anonim iddiaları doğrulanabilir kanıtlardan ayırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “ranging from” ... “to” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: düzeyleri, kategorileri veya seçenekleri sıralarken aralığın iki ucunu gösterin. 2. “jump to conclusions” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: yeterli kanıt olmadan hüküm vermeye karşı uyarıyı anlayın ve varsayımları tartışırken kullanın. 3. “cannot say with certainty” — Konuşma edimbilimi ve tutum: kaynaklar anekdota dayalı, kanıtlar yetersiz olduğunda iddiayı ölçülü biçimde sınırlayın.

Bu derste

With a depth of approximately 7 mi, the Marianas Trench is the deepest oceanic trench in the world. Kalıp ifadeler

0:00

Yaklaşık 7 mil derinliğiyle Mariana Çukuru, dünyanın en derin okyanus çukurudur.

Kalıp ifadeler

With a depth of + ölçüm

With a depth of + ölçüm, bir şeyin ne kadar derin olduğunu anlatır. Buradaki with, “birlikte” değil, “sahip olan” veya “özelliği olan” anlamındadır. Cümlenin başındaki with öbeği önce ölçülebilir bir özellik verir; ana cümle daha sonra nesneyi tanımlar veya onunla ilgili bir yorum yapar. Aynı kalıp height, length veya capacity gibi isimlerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi deep sözcüğünün isim biçimiyle tamamlayın: With a ____ of 30 meters, the pool requires specialized diving equipment.

Cevabı göster

depth

So much remains unknown about it, Kalıp ifadeler

0:06

Hakkında hala bilinmeyen çok şey var,

and scientists are still studying what dwells in its dark depths.

0:07

ve bilim insanları hala bu karanlık derinliklerde neyin yaşadığını araştırıyor.

Kalıp ifadeler

Remain + sıfat: remains unknown

Remain + sıfat, bir durumun geçerliliğini sürdürdüğünü anlatır. So much remains unknown cümlesinde remains bir bağ fiilidir ve unknown, so much öznesini tanımlar: büyük miktarda bilgi hâlâ bilinmemektedir. Sayılamayan bir miktarı anlatan so much tekil kabul edilir; bu nedenle remain değil, remains kullanılır. Bir soru, neden, sonuç veya gerçek değişmediğinde ya da hâlâ çözülemediğinde bu yapı yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi remain fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Even after two inspections, the cause of the leak ____ unknown.

Cevabı göster

remains

How is this trench related to the high-tech world of the internet? Kalıp ifadeler

0:11

Bu çukurun internetin yüksek teknoloji dünyasıyla nasıl bir ilişkisi var?

Kalıp ifadeler

be related to: bağlantı ifade etmek

be related to + isim veya isim öbeği kalıbı, “... ile bağlantılı olmak” anlamına gelir. be fiilinin biçimi özneye ve zamana göre is related to, are related to ve was related to şeklinde değişir. Buradaki soru, okyanus çukuru ile internet arasındaki bağlantının açıklanmasını istiyor. Bu bağlamda related, akrabalık ilişkisini anlatmıyor.

Alıştırma

Soruyu be related to kalıbıyla tamamlayın: How is regular exercise ____ mental health?

Cevabı göster

related to

Well, the deepest part of the internet is named after it.

0:15

Şey, internetin en derin kısmına onun adı verilmiştir.

In the past few years,

0:18

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde,

Marianas Web has captured the interest of everyday computer users and computer experts alike. Dilbilgisi

0:19

Marianas Web, hem sıradan bilgisayar kullanıcılarının hem de bilgisayar uzmanlarının ilgisini çekti.

Dilbilgisi

A and B alike: iki grubu da kapsamak

A and B alike kalıbı, “hem A hem B” veya “A ve B eşit biçimde” anlamına gelir. Alike, bağlaçla birleştirilen gruplardan sonra gelir ve yalnızca B’yi değil, listenin tamamını gösterir. Bu cümlede ortak sonuç, sıradan ve uzman olmayan bilgisayar kullanıcılarının da bilgisayar uzmanlarının da ilgi duymasıdır. Everyday, computer users ifadesini niteler ve burada “sıradan” anlamındadır.

Alıştırma

İki grubun da kapsandığını vurgulayan ders sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: The safety rules protect visitors and staff ____.

Cevabı göster

alike

Today,

0:24

Bugün,

we will explore the facts and rumors surrounding this mysterious part of the internet Anlatım akışı

0:25

internetin bu gizemli kısmını çevreleyen gerçekleri ve söylentileri keşfedeceğiz,

Anlatım akışı

İçeriği önceden bildiren we will explore

Buradaki we will explore bir açılış yönlendirmesidir. We, anlatıcıyla dinleyiciyi konuyu birlikte ele alan bir grup olarak sunar; will planlanmış içeriği haber verir; explore ise fiziksel olarak bir yeri keşfetmek değil, bir konuyu belirli bir derinlikle incelemek demektir. Bir konuşmanın, dersin veya bölümün başında Today, we will explore + konu ya da soru kalıbını kullanarak dinleyiciye içerik haritası verebilirsiniz. Bu kalıp, o anda verilmiş geçici bir kararı değil, sırada ne olduğunu bildirir.

Alıştırma

Planlanmış ve derinlemesine bir tartışmanın yol haritasını dinleyiciye en iyi hangi açılış verir?

  1. Today, we explored how social media shapes news.
  2. Today, we might mention social media if there is time.
  3. Today, we will explore how social media shapes news.
Cevabı göster

Today, we will explore how social media shapes news.

in this episode of The Infographics Show,

0:29

The Infographics Show'un bu bölümünde,

Marianas Web,

0:31

Marianas Web,

the scariest part of the internet.

0:32

internetin en korkutucu kısmı.

Marianas Web became widely known because of an iceberg infographic that spread across the internet.

0:34

Marianas Web, internete yayılan bir buzdağı infografiği sayesinde geniş çapta tanındı.

This infographic divides the internet into different levels

0:39

Bu infografik interneti farklı seviyelere ayırıyor,

ranging from level zero or the common web that most of us are familiar with Dilbilgisi

0:42

çoğumuzun aşina olduğu seviye sıfır veya sıradan web'den,

to several other hidden levels.

0:46

diğer birkaç gizli seviyeye kadar.

Dilbilgisi

Ranging from A to B: uç noktaları belirtme

ranging from A to B yapısında from ilk uç noktayı, to ise ikinci uç noktayı belirtir. İfadenin tamamı levels sözcüğünü niteler ve kapsanan seviyelerin genişliğini gösterir. Bu cümlede A uzundur: level zero or the common web that most of us are familiar with. To sözcüğünü yalnızca familiar with ifadesine bağlamayın; bu to, daha önce başlayan aralık çerçevesini kapatır ve B olan several other hidden levels ifadesini tanıtır. From ile to arasına uzun bir ifade gelebilir.

Alıştırma

Bu cümleyi doğru tamamlayan çifti seçin: The library has books ranging (1) children's picture books (2) advanced medical textbooks.

  1. from ... and
  2. between ... to
  3. from ... to
Cevabı göster

from ... to

Marianas Web is identified as level five,

0:49

Marianas Web beşinci seviye olarak tanımlanıyor,

the most hidden level of the internet,

0:52

internetin en gizli seviyesi,

but the infographic does not list examples of what is in Marianas Web

0:53

ancak infografik, diğer seviyeler için yaptığı gibi

as it does for the other levels. Dilbilgisi

0:57

Marianas Web'in içinde ne olduğuna dair örnekler listelemiyor.

Dilbilgisi

as it does for ...: Sözcükleri tekrarlamadan aynı eylemi anlatmak

as it does for, “... için yaptığı gibi” anlamına gelir. Burada as bir karşılaştırma başlatır; neden veya zaman bildirmez. it infografiği ifade eder ve does, daha önce söylenen list examples of what is in Marianas Web eyleminin yerini tutar. Tekrarlanan eylem bağlamdan anlaşılabildiği için söylenmez; for the other levels karşılaştırılan grubu gösterir.

Alıştırma

“The guide explains the safety steps for adults, as it does for children” cümlesinde does neyin yerini tutar?

  1. has the children
  2. does for children
  3. explains the safety steps
  4. is the safety steps
Cevabı göster

explains the safety steps

Instead, there is a cryptic one-line message

0:59

Bunun yerine, tek satırlık şifreli bir mesaj var,

with offensive language that is not worth repeating. Kalıp ifadeler

1:02

tekrar etmeye değmeyecek kadar saldırgan bir dil barındıran.

Kalıp ifadeler

not worth repeating. ... Bir eylemin değip değmediğini değerlendirmek

not worth + -ing yapısı, bir eylemin değerinin, yararının veya gerekçesinin onu yapmaya değmeyecek kadar az olduğunu anlatır. not worth repeating ifadesinde değerlendirilen eylem repeating'dir; bütün fikir “onu tekrarlamaya değmez” demektir. Burada konuşan kişi saldırgan mesajı yeniden aktarmamayı seçiyor. Bu yapı yalnızca parasal değeri değil, zamanı, çabayı, riski veya yararlılığı da değerlendirebilir.

Alıştırma

Yararlı hiçbir bilgi eklemediği için kaba bir yorumu tekrar söylememeye karar veriyorsunuz. Hangi cümle doğaldır?

  1. The comment is not worth repeated.
  2. The comment is not worth to repeat.
  3. The comment does not worth repeating.
  4. The comment is not worth repeating.
Cevabı göster

The comment is not worth repeating.

The presence of Marianas Web on this iceberg infographic

1:05

Marianas Web'in bu buzdağı infografiğindeki varlığı,

seems to be the only fact about it that can be verified. Ton ve niyet

1:08

onun hakkında doğrulanabilen tek gerçekmiş gibi görünüyor.

Ton ve niyet

seems to be: ihtiyatlı bir çıkarım belirtmek

Burada seems to be, iddiayı doğrulanmış bir gerçek olarak değil, anlatıcının mevcut kanıtlara dayanarak yaptığı en iyi çıkarım olarak sunar. Konuşanın sonuca olan bağlılık ve kesinlik derecesini azaltır. seem(s) to be + tamamlayıcı yapısı, olası bir kimliği veya durumu anlatmayı sağlar. Buradaki tamamlayıcı the only fact ... that can be verified bölümüdür. Dayanakların görsel olması gerekmez.

Alıştırma

Hangi cümle eksik kanıtlarla desteklenen bir sonucu en iyi biçimde ifade eder?

  1. The document seems to be authentic.
  2. The document was designed to be authentic.
  3. The document is definitely authentic.
Cevabı göster

The document seems to be authentic.

The dubious infographic further hints at a major problem

1:11

Bu şüpheli infografik, Marianas Web hakkında daha fazla şey öğrenmeye çalıştığınızda

that you face when you try to learn more about Marianas Web.

1:14

karşılaşacağınız büyük bir soruna da işaret ediyor.

Most of what is known about it is based on rumors. Dilbilgisi

1:16

Hakkında bilinenlerin çoğu söylentilere dayanıyor.

Dilbilgisi

what is known about it: isim gibi işleyen bir yan cümle

what is known about it yan cümlesinin tamamı “onun hakkında bilinen bilgiler” anlamına gelir. Bu, öncülün anlamını kendi içinde taşıyan bir ilgi yapısıdır: what, genel olarak “şey veya bilgi” anlamını verirken aynı zamanda is known about it bölümünün öznesi olur. Most of what is known about it içinde yan cümlenin tamamı bir isim öbeği gibi davranır ve of edatının nesnesi olur. Bir bilgi bütününü adlandırır; soru sormaz.

Alıştırma

“Dava hakkında bilinen bilgiler” anlamını vermek için İngilizce cümleyi what + is known about yapısıyla tamamlayın: Most of ____ comes from public records.

Cevabı göster

what is known about the case

Some of the rumors are scary

1:19

Söylentilerin bazıları korkutucu

and some of them are not.

1:21

bazıları ise değil.

Here are some of the prevailing ones. Anlatım akışı

1:22

İşte en yaygın olanlardan bazıları.

Anlatım akışı

İşte en yaygın söylentilerden bazıları.

Bu cümlede Here are bir sunma yapısıdır: Dinleyicinin dikkatini fiziksel bir konuma değil, konuşmacının birazdan sıralayacağı bilgilere yöneltir. Some of the prevailing ones hem önceki bilgiye bağlanır hem de sonraki listeyi haber verir. Ones, daha önce geçen çoğul rumors isminin yerini tutar; prevailing ise o dönemde yaygın veya sık rastlanan anlamına gelir. Cümle, söylentilerden genel olarak söz etme aşamasından belirli örnekleri sıralama aşamasına geçiş sağlar.

Alıştırma

Konuşmacı birkaç söylentiden söz etmiş ve şimdi en yaygın örnekleri sıralamak üzeredir. Bu geçişi hangi cümle doğal biçimde yapar?

  1. Some rumors are over there.
  2. Here are some of the prevailing ones.
  3. Here is the prevailing rumor.
Cevabı göster

Here are some of the prevailing ones.

Rumor number one:

1:24

Bir numaralı söylenti:

Marianas Web is deeper and darker than the dark web.

1:25

Marianas Web, dark web'den daha derin ve daha karanlıktır.

To understand this rumor,

1:29

Bu söylentiyi anlamak için,

you have to understand what the dark web is.

1:30

dark web'in ne olduğunu anlamanız gerekir.

The dark web is a small subsection of the deep web, Kültür

1:32

Dark web, deep web'in küçük bir alt bölümüdür,

which is a part of the internet that is hidden from public view.

1:35

ki bu internetin halkın gözünden gizlenmiş bir kısmıdır.

Kültür

dark web ile deep web arasındaki fark

Bu cümlede deep web daha geniş kategoridir: kamuoyunun göremediği internet içerikleri. Dark web ise onun içindeki küçük bir alt bölüm olarak sunulur. Bu nedenle iki terim birbirinin yerine kullanılamaz. Bu tanıma göre dark web içindeki her şey deep web kapsamına girer, ancak cümle deep web içindeki her şeyin dark web'in parçası olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleye göre hangi ilişki doğrudur?

  1. Deep web, dark web'in küçük bir parçasıdır.
  2. Dark web, deep web'in küçük bir parçasıdır.
  3. Dark web ve deep web tamamen aynı şeyin iki farklı adıdır.
Cevabı göster

Dark web, deep web'in küçük bir parçasıdır.

Websites on the deep web and the dark web

1:38

Deep web ve dark web üzerindeki web siteleri

are part of an encrypted network,

1:40

şifrelenmiş bir ağın parçasıdır,

so they cannot be found with commercial search engines

1:41

bu yüzden ticari arama motorlarıyla bulunamazlar,

such as Google or Bing.

1:44

Google veya Bing gibi.

They also cannot be viewed with common browsers

1:45

Ayrıca sıradan tarayıcılarla da görüntülenemezler,

like Mozilla Firefox and Google Chrome.

1:47

Mozilla Firefox ve Google Chrome gibi.

You need a special browser such as Tor

1:50

Deep web ve dark web'deki web sitelerine erişmek için

to access websites on the deep web and the dark web,

1:52

Tor gibi özel bir tarayıcıya ihtiyacınız var,

and Tor allows you to view them anonymously. Dilbilgisi

1:54

ve Tor onları anonim olarak görüntülemenize olanak tanır.

Dilbilgisi

allows you to view: allow + nesne + to-infinitive

Yapı allow + nesne + to-infinitive biçimindedir: allows you to view. You, allows fiilinin nesnesidir ve aynı zamanda view fiilinin anlamca öznesidir. Burada allow yalnızca izin vermeyi değil, bir eylemi mümkün kılmayı anlatır. Cümle, Tor'un bu siteleri anonim olarak görüntüleme imkânı sağladığını belirtir.

Alıştırma

Okura doğrudan hitap ederek cümleyi allow + nesne + to-infinitive yapısının geniş zaman biçimiyle tamamlayın: This setting ____ view the file without downloading it.

Cevabı göster

allows you to

Recently, the dark web has gained media attention

1:57

Son zamanlarda, dark web medyanın dikkatini çekti,

as the home of shady nefarious websites Deyimler

1:59

şüpheli ve kötü niyetli web sitelerinin evi olarak,

Deyimler

Güçlü ilişki bildiren bir mecaz olarak the home of

as the home of shady nefarious websites ifadesinde the home of mecaz anlamlıdır. Dark web'i bu tür sitelerin yoğunlaştığı ve bunlarla tanındığı bir yer olarak sunar; home burada ev veya yasal mülkiyet anlamına gelmez. Bu ifade dark web'in kamuoyundaki imajını da çerçeveler. as sözcüğünden sonra medyanın ona yaygın biçimde verdiği kimliği belirtir; oradaki her sitenin zararlı olduğunu kanıtlamaz.

Alıştırma

Cümleyi bir şeyle güçlü biçimde ilişkilendirilen yer anlamındaki üç sözcüklü mecazla tamamlayın: Because it holds the region's largest map collection, the museum is ____ rare maps.

Cevabı göster

the home of

such as the notorious Silk Road black market site Kültür

2:02

örneğin 2013'te FBI tarafından kapatılan

that was shut down by the FBI in 2013.

2:04

meşhur Silk Road karaborsa sitesi gibi.

Kültür

Bir internet sitesi adı olarak Silk Road black market site

Burada Silk Road, tarihî ticaret yolları ağını değil, karanlık ağdaki bir karaborsa sitesinin özel adını belirtir. Yakındaki black market site ve shut down by the FBI ifadeleri neyin kastedildiğini gösterir. Haber veya teknoloji metinlerinde tanıdık bir ad gördüğünüzde, bu adın neyi belirttiğini anlamak için çevresindeki kategori sözcüklerine ve eylemlere bakın. Bu cümlede Silk Road sitenin adıdır; black market ise siteyle ilişkili yasa dışı ticareti açıklar.

Alıştırma

Bu cümlede Silk Road neyi ifade ediyor?

  1. Çevrim içi bir karaborsa sitesi
  2. FBI tarafından yapılmış bir yol
  3. Tarihî ticaret yolları ağı
Cevabı göster

Çevrim içi bir karaborsa sitesi

The dark web's bad reputation

2:07

Dark web'in kötü şöhreti,

has led people to jump to conclusions about Marianas Web. Notlar

2:09

insanların Marianas Web hakkında aceleci sonuçlara varmasına neden oldu.

Dilbilgisi

led people to + fiilin yalın hâli

lead someone to do something kalıbında lead, birinin bir eylemde bulunmasına veya belirli bir tepkiye ulaşmasına neden olmak ya da onu bu yönde etkilemek anlamına gelir. Burada karanlık ağın itibarı, insanların aceleci yargılarda bulunmasına neden olmuştur. Led, has sonrasında kullanılan geçmiş zaman ortacı biçimidir. Yapı lead + kişi + to + fiilin yalın hâlidir: led people to jump. Nesne, etkilenen kişiyi veya grubu; mastar ise bunun sonucunda ortaya çıkan eylemi ya da düşünceyi belirtir.

Alıştırma

Lead fiilinin geçmiş zaman biçimiyle mastar işareti to'yu kullanarak tamamlayın: The warning ____ the swimmers ____ leave the beach early.

Cevabı göster

led · to

Deyimler

jump to conclusions: hemen sonuca varmak

Jump to conclusions, yeterli kanıt olmadan bir şeye karar vermek veya bir şey hakkında varsayımda bulunmak demektir. Burada insanlar doğrudan gerçeklere dayanmak yerine karanlık ağın kötü şöhretinin Marianas Web hakkındaki inançlarını şekillendirmesine izin veriyor. Bu ifade mecazidir; fiziksel olarak zıplamakla ilgisi yoktur. Genellikle erken verilen hükmün dikkatsiz veya haksız olduğunu ima eder.

Alıştırma

'Yeterli kanıt olmadan çok erken karar vermek' anlamındaki deyimle uyarıyı tamamlayın: We have only heard one side, so don't ____.

Cevabı göster

jump to conclusions

If the dark web attracts contract killers,

2:12

Eğer dark web kiralık katilleri,

drug dealers, and worse,

2:14

uyuşturucu satıcılarını ve daha kötülerini kendine çekiyorsa,

what horrors does Marianas Web contain

2:16

Marianas Web hangi dehşetleri barındırıyor,

if it is even deeper than the dark web?

2:18

eğer dark web'den bile daha derinse?

Several possibilities appear in other rumors.

2:20

Diğer söylentilerde birkaç olasılık ortaya çıkıyor.

Rumor number two:

2:23

İki numaralı söylenti:

An artificial intelligence system exists in Marianas Web.

2:24

Marianas Web'de bir yapay zeka sistemi mevcuttur.

Move over HAL in 2001 A Space Odyssey, Deyimler

2:27

2001: Bir Uzay Destanı'ndaki HAL kenara çekilsin,

Deyimler

Move over, X: X ilgi odağını bıraksın

Move over, X, tanınmış bir liderin, yıldızın veya ölçütün artık güçlü bir rakibi olduğunu eğlenceli biçimde duyuran bir ifadedir. Konuşan kişi X'ten gerçekten yerini değiştirmesini istemez; X'e ilgi odağını bırakmasını söyler. Burada ünlü yapay zekâ HAL'a seslenilir ve ifade, HAL ile daha yeni bir yapay zekâ iddiası arasında çarpıcı bir karşılaştırma hazırlar. Bu kalıp başlıklarda ve şakalarda yeniden kullanılabilir: Move over, old favorite—here comes the newcomer.

Alıştırma

'Move over, smartphones—the smart ring is here,' başlığında Move over ne anlama gelir?

  1. Akıllı telefonların daha fazla depolama alanına ihtiyacı var.
  2. Akıllı telefonların artık ilgi çekmek için yarışan yeni bir rakibi var.
  3. Akıllı telefonlar farklı bir rafa konulmalı.
Cevabı göster

Akıllı telefonların artık ilgi çekmek için yarışan yeni bir rakibi var.

there's a new AI system in town Deyimler

2:30

kasabada yeni bir yapay zeka sistemi var

and she lives in Marianas Web.

2:32

ve o Marianas Web'de yaşıyor.

Deyimler

a new AI system in town: dikkat çeken yeni bir oyuncu

a new X in town kalıbı, X’i bir alan ya da çevrede dikkat çeken yeni bir oyuncu olarak tanıtır. Genellikle “yeni bir rakip sahneye çıktı” anlamında şakacı veya dramatik bir ton taşır. Bu cümlede town, yapay zekâ alanını mecazi bir rekabet sahası olarak gösterir. Konuşan kişi bu sistemi yeni yapay zekâ rakibi olarak sunuyor; sistemin gerçekten bir kasabada bulunduğunu söylemiyor.

Alıştırma

Yeni cümleyi okuyun. in town neyi ima ediyor? “There’s a new coach in town, and everyone is watching her first game.”

  1. Koç belirli bir kasabayı bir günlüğüne ziyaret ediyor.
  2. Dikkat çeken yeni bir koç sahneye çıktı.
  3. Koç şehir merkezini bulmaya çalışıyor.
Cevabı göster

Dikkat çeken yeni bir koç sahneye çıktı.

There is even a possibility

2:34

Hatta bir olasılık daha var,

that Marianas Web is the AI.

2:35

Marianas Web'in bizzat o yapay zeka olması.

She is bigger and more powerful than HAL

2:37

O, HAL'den daha büyük ve daha güçlü

and supposedly monitors and controls information on the entire internet.

2:39

ve sözde tüm internetteki bilgileri izliyor ve kontrol ediyor.

Just wait until she becomes sentient.

2:43

Hele bir de bilinç kazandığını bekleyin.

Hello, Skynet. Kültür

2:45

Merhaba, Skynet.

Kültür

Hello, Skynet: uğursuz bir Terminator göndermesi

Skynet, Terminator filmlerinde öz farkındalık kazanıp insanlığa karşı dönen yapay zekâdır. İsimdeki tehdidi anlamak için bilinmesi gereken temel arka plan budur. Bir yapay zekânın öz farkındalık kazanmasından söz edildikten sonra Hello, Skynet, bu korkutucu olasılığı söz sanatlı bir biçimde “karşılar”. Konuşan kişi sıradan bir selam vermiyor ve sistemin resmî adının Skynet olduğunu iddia etmiyor; bu, güçlü bir yapay zekânın kontrolden çıkabileceğini ima eden kara mizahlı bir uyarıdır.

Alıştırma

Bir kişi, güçlü bir yapay zekânın öz farkındalık kazanabileceğini duyup “Hello, Skynet.” diyor. Neyi ima ediyor?

  1. Konuşan kişi yalnızca resmî adı Skynet olan bir sistemi selamlıyor.
  2. Yapay zekâ, Terminator filmlerindeki Skynet gibi tehlikeli ve kontrolden çıkmış bir sisteme dönüşebilir.
  3. Konuşan kişi yapay zekânın yalnızca gökyüzündeki uydular aracılığıyla çalıştığına inanıyor.
Cevabı göster

Yapay zekâ, Terminator filmlerindeki Skynet gibi tehlikeli ve kontrolden çıkmış bir sisteme dönüşebilir.

Rumor number three:

2:46

Üç numaralı söylenti:

It contains some of humankind's darkest secrets.

2:47

İnsanlığın en karanlık sırlarından bazılarını barındırıyor.

This rumor presents the possibility

2:50

Bu söylenti bir ihtimali ortaya koyuyor,

that Marianas Web is a digital library of X-Files. Kültür

2:52

Marianas Web'in Gizli Dosyalar'ın dijital bir kütüphanesi olma ihtimali.

Kültür

“digital library of X-Files.”: gizli vaka dosyeleri için bir mecaz

Burada digital library, çevrim içi erişilebilen büyük ve düzenli bir bilgi koleksiyonu için kullanılan bir mecazdır. X-Files, paranormal vakalar, devlet sırları ve komplo soruşturmalarıyla ilişkilendirilen bilimkurgu dizisi The X-Files'a gönderme yapar. Birlikte kullanıldığında digital library of X-Files, Marianas Web'i bu tür gizemli vakalara ait materyalleri toplayan bir yer gibi gösterir. Sitenin dizinin bölümlerini veya senaryolarını sakladığı anlamına gelmez; dizi adı, gizli ve tuhaf dosyalardan oluşan geniş bir kategoriyi özetlemek için kullanılır.

Alıştırma

Bu cümlede digital library of X-Files neyi düşündürüyor?

  1. Gizli, paranormal veya gizemli vakalara ait materyallerden oluşan mecazi bir koleksiyon
  2. The X-Files bölümlerini içeren çevrim içi bir klasör
  3. Dosya adları X harfiyle başlayan belgelerden oluşan bir kütüphane
Cevabı göster

Gizli, paranormal veya gizemli vakalara ait materyallerden oluşan mecazi bir koleksiyon

Are you a historian looking for some obscure facts

2:55

Roma'nın ilk papası hakkında

about the first pope of Rome?

2:57

bilinmeyen bazı gerçekleri arayan bir tarihçi misiniz?

The Vatican Secret Archives

2:59

Vatikan Gizli Arşivleri'nin

are supposedly in there.

3:00

sözde orada olduğu söyleniyor.

Do you want to find out where Atlantis is? Notlar

3:02

Atlantis'in nerede olduğunu bulmak ister misiniz?

Öbek fiiller

“find out”: bilinmeyen bir gerçeği öğrenmek

Find out, daha önce bilinmeyen bir bilgiyi öğrenmek veya keşfetmek anlamına gelen bir öbek fiildir. Do you want to find out where Atlantis is? cümlesinde, Atlantis'in konumuyla ilgili dolaylı sorunun cevabını öğrenmeyi ifade eder. Buradaki odak, soru sorarak, kontrol ederek veya araştırarak bilgi edinmektir; Atlantis'e fiziksel olarak ulaşmak ya da onu gözle bulmak değildir. Bu yapı why, who ve where gibi wh-yan cümleleriyle ve whether veya if yan cümleleriyle de kullanılabilir.

Alıştırma

Bilinmeyen bir bilgiyi öğrenmek anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamlayın: Do you want to ____ where Atlantis is?

Cevabı göster

find out

Dilbilgisi

where Atlantis is: dolaylı soru söz dizimi

where Atlantis is sözleri dolaylı bir soru oluşturur ve find out öbek fiilinin nesnesi olan bilgiyi ifade eder. Bu iç içe cümlecikte doğrudan soru devrikliği değil, Atlantis öznesinin is fiilinden önce geldiği düz cümle sırası kullanılır. Soru işareti dıştaki Do you want ...? sorusuna aittir. Bu durum içteki cümleciğin sırasını değiştirmez: know, ask ve find out gibi fiillerden sonra where + özne + fiil sırası kullanılır.

Alıştırma

where, Atlantis ve is sözcüklerini doğru sıraya koyarak iç içe soruyu tamamlayın: Do you know ____?

Cevabı göster

where Atlantis is

Its location is supposedly in there.

3:04

Konumunun sözde orada olduğu söyleniyor.

Do you want to read up on that Russian spy that Öbek fiiller

3:05

10 yıl önce yan komşunuz olan

lived next door to you 10 years ago?

3:08

o Rus ajanı hakkında bir şeyler okumak ister misiniz?

Öbek fiiller

read up on: okuyarak arka plan bilgisi edinmek

Read up on someone or something, ilgili bilgileri okuyarak o kişi veya konu hakkında, çoğu zaman belirli bir derinlikte, bilgi edinmek demektir. Burada on, incelenen konuyu tanıtır: that Russian spy. Bu ifade amaçlı bir arka plan araştırması veya hazırlık anlamı taşır; bu nedenle yalnızca read demekten daha belirgindir.

Alıştırma

Okuyarak bir şey hakkında bilgi edinmek anlamına gelen, bu nottaki üç sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: I have a job interview tomorrow, so I need to ____ the company tonight.

Cevabı göster

read up on

An intelligence agency archive database

3:09

Bir istihbarat teşkilatı arşiv veritabanının

is supposedly in there.

3:11

sözde orada olduğu söyleniyor.

Getting into Marianas Web Dilbilgisi

3:13

Marianas Web'e girmek

is not easy, however,

3:14

yine de kolay değildir,

which we will discuss in the next rumor.

3:15

ki bunu bir sonraki söylentide tartışacağız.

Dilbilgisi

Özne görevindeki Getting into Marianas Web -ing öbeği

Bu cümlede Getting into Marianas Web bir -ing öbeğidir. Öbeğin tamamı Marianas Web'e girme veya erişme eylemini adlandırır ve is fiilinin öznesi olur. Eylemin tamamı tek bir fikir olarak değerlendirildiği için tekil is fiili kullanılır. Buradaki Getting şimdiki zaman yapısının bir parçası değildir ve eksik bir özne yoktur.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için require fiilinin doğru biçimini kullanın: Getting into the research lab ____ special permission.

Cevabı göster

requires

Rumor number four:

3:17

Dört numaralı söylenti:

It is the most inaccessible part of the internet.

3:18

İnternetin en erişilemez kısmıdır.

You can use Tor to visit Marianas Web.

3:21

Marianas Web'i ziyaret etmek için Tor kullanabilirsiniz.

Accessing Marianas Web is more complicated than that.

3:23

Marianas Web'e erişmek bundan daha karmaşıktır.

According to this rumor,

3:26

Bu söylentiye göre,

you must calculate a complex algorithm

3:27

karmaşık bir algoritma hesaplamalısınız

called the polymeric falsigol derivation.

3:29

polimerik falsigol türevi adı verilen.

There is some doubt that this algorithm is actually real,

3:32

Bu algoritmanın gerçekten var olduğuna dair bazı şüpheler var,

and you may be stuck with the impossible task Deyimler

3:35

ve olmayan bir şeyi hesaplamak gibi

of computing something that does not exist.

3:37

imkansız bir görevle baş başa kalabilirsiniz.

Deyimler

be stuck with: istenmeyen bir şeyle uğraşmak zorunda kalmak

Be stuck with + isim ya da -ing biçimi, bir şeyi önlemenin, değiştirmenin veya ondan kurtulmanın iyi bir yolu olmadığı için onunla uğraşmak zorunda kalmak anlamına gelen mecazi bir ifadedir. Buradaki stuck fiziksel olarak yapışmış olmak anlamına gelmez. Bu cümlede may be stuck with the impossible task kesin bir durumu değil, olası bir sonucu anlatır: algoritma yoksa tamamlanamayacak bir görevi denemek zorunda kalabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın istenmeyen bir sorumluluktan kaçınmasının iyi bir yolu olmadığını anlatır?

  1. Maya is stuck on the final question.
  2. Maya is stuck with writing the whole report.
  3. Maya is stuck in the elevator.
Cevabı göster

Maya is stuck with writing the whole report.

In addition,

3:39

Buna ek olarak,

you can't make this calculation on just any computer. Dilbilgisi

3:40

bu hesaplamayı öyle herhangi bir bilgisayarda yapamazsınız.

Dilbilgisi

can't ... just any computer: rastgele bir seçim olmaz

you can't make this calculation on just any computer cümlesinde can't, rastgele seçilen bir bilgisayarın işe yarayacağı düşüncesini olumsuzlar. Just any computer sıradan veya gelişigüzel seçilmiş bir bilgisayar demektir; dolayısıyla cümle, bu hesaplama için özel türde bir makine gerektiğini belirtir. Kalıp can't/cannot + fiil + just any + isim şeklinde özetlenebilir. Seçimi sınırlar: kategorideki her üye gerekliliği karşılamaz.

Alıştırma

Cümlede you can't ... on just any computer ne anlama gelir?

  1. Sıradan bir bilgisayar yeterli olmayabilir; özel bir tür gerekir.
  2. Her bilgisayar bu hesaplamayı yapabilir.
  3. Hiçbir bilgisayar bu hesaplamayı yapamaz.
Cevabı göster

Sıradan bir bilgisayar yeterli olmayabilir; özel bir tür gerekir.

You need a quantum computer,

3:42

Bir kuantum bilgisayara ihtiyacınız var,

which is new technology that is not widely available to the public.

3:44

ki bu halk tarafından yaygın olarak kullanılamayan yeni bir teknolojidir.

There is a good reason for this lack of public availability.

3:47

Halkın kullanımına sunulmamasının iyi bir nedeni var.

Currently, quantum computers need some extreme conditions to function properly.

3:50

Şu anda kuantum bilgisayarların düzgün çalışması için bazı aşırı koşullara ihtiyacı var.

For instance,

3:54

Örneğin,

the processor of a D-Wave 2000Q quantum computer

3:55

bir D-Wave 2000Q kuantum bilgisayarının işlemcisi

can run only in a high vacuum environment.

3:59

sadece yüksek vakumlu bir ortamda çalışabilir.

The pressure of this vacuum must be 10 billion times lower than the Earth's atmosphere, Dilbilgisi

4:01

Bu vakumun basıncı, Dünya atmosferinden 10 milyar kat daha düşük olmalıdır,

according to one source.

4:06

bir kaynağa göre.

Dilbilgisi

10 billion times lower than: karşılaştırmanın ölçeğini belirtmek

İfade [sayı] + times + karşılaştırma sıfatı + than yapısını kullanır. Burada 10 billion times, lower than karşılaştırmasının ölçeğini belirtir; the Earth's atmosphere ifadesini tanımlamaz veya saymaz. Bu bağlamda amaçlanan oran, vakum basıncının atmosfer basıncının yaklaşık 1/10,000,000,000'u olmasıdır. Times lower genel açıklamalarda yaygındır; ancak kesin teknik yazılarda kesri doğrudan belirtmek daha açıktır.

Alıştırma

Bu cümlede 10 billion times lower than the Earth's atmosphere ile hangi oran kastediliyor?

  1. Vakum basıncı, atmosfer basıncının yaklaşık 1/10,000,000,000'udur.
  2. Vakum basıncı, atmosfer basıncının yaklaşık 10,000,000,000 katıdır.
  3. Vakum basıncı, atmosfer basıncından 10,000,000,000 basınç birimi daha düşüktür.
Cevabı göster

Vakum basıncı, atmosfer basıncının yaklaşık 1/10,000,000,000'udur.

Unless your home includes a climate-controlled room Dilbilgisi

4:07

Evinizde iklim kontrollü bir oda bulunmadığı sürece

that can maintain environmental conditions

4:09

çevresel koşulları koruyabilen,

reminiscent of outer space,

4:11

uzayı anımsatan,

you're out of luck. Deyimler

4:13

şansınız yaver gitmeyecektir.

Dilbilgisi

Unless: ‘eğer ... değilse’ anlamındaki istisna koşulu

Unless, ana cümledeki sonucu önlemek için karşılanması gereken koşulu belirtir. Buradaki sonuç you're out of luck ifadesidir; bunu önlemenin tek yolu evde söz konusu özel odanın bulunmasıdır. Unless genellikle if ... not olarak anlaşılabilir: Unless X happens, Y, If X does not happen, Y anlamına gelir. Unless bu olumsuz koşulu zaten taşıdığı için unless yan cümlesi normalde olumlu biçimde kalır.

Alıştırma

Uyarıyı “eğer ... değilse” anlamına gelen tek bir bağlaçla tamamlayın: ____ you wear a helmet, you cannot join the ride.

Cevabı göster

Unless

Deyimler

out of luck: istenen sonucu elde etme şansının kalmaması

Out of luck, gerekli fırsat veya koşul bulunmadığı için birinin istediği sonucu elde etme şansının kalmadığını belirten bir deyimdir. Bu cümlede gerekli koşul özel odadır; dolayısıyla o oda olmadan plan işe yaramaz. Bu ifade çoğu zaman kesin ve gerçekçi bir sonuç bildirir: mevcut koşullarda uygulanabilir bir seçenek kalmamıştır. Kelimenin tam anlamıyla bir şans miktarını anlatmaz.

Alıştırma

Son tren kalktı ve bu gece eve dönmenin başka bir yolu yok. Yolcuların istedikleri sonucu elde etme şansının artık kalmadığını en iyi hangi cümle anlatır?

  1. They're out of luck.
  2. They're out of work.
  3. They're in luck.
Cevabı göster

They're out of luck.

Because of their special requirements,

4:14

Özel gereksinimleri nedeniyle,

quantum computers are owned mainly by government entities.

4:16

kuantum bilgisayarlar çoğunlukla devlet kurumlarına aittir.

This means that a few select people working for these government entities

4:19

Bu da, bu devlet kurumları için çalışan birkaç seçkin kişinin,

are probably the only ones who have access to Marianas Web.

4:22

muhtemelen Marianas Web'e erişimi olan tek kişiler olduğu anlamına gelir.

They can access it,

4:25

Erişebilirler,

that is, Ton ve niyet

4:27

yani,

if it actually exists,

4:27

eğer gerçekten varsa,

Ton ve niyet

that is: ifadeye koşullu bir sınırlama eklemek

Burada that is, önceki iddiayı yalnızca başka sözcüklerle tekrarlamaz. Konuşmacı önce ona erişebileceklerini söyler, ardından bu iddiayı hemen sınırlar: erişim ancak o şey gerçekten varsa mümkündür. Bu kullanımda that is, az önce söyleneni düzelten, sınırlayan veya daha kesin hâle getiren sonradan eklenmiş bir açıklama getirir. Virgül ve duraklama, konuşmacının konuşurken iddiasını ayarladığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi, kişinin kendi sözünü düzelterek bir sınırlama getiren iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: “You may borrow the car—____, if you return it before six.”

Cevabı göster

that is

which leads us to our next rumor. Anlatım akışı

4:29

bu da bizi bir sonraki söylentiye götürüyor.

Anlatım akışı

which leads us to ...: sunumda konu geçişi

Bu cümlede which, tek başına rumor ismine değil, önceki durumun tamamına, yani onun gerçekten var olup olmadığı sorusuna gönderme yapar. Bu önceki mesele, bir sonraki söylentiye geçmek için gerekçe oluşturur. which leads us to + konu kalıbı, bir noktanın sonucunu, sorusunu veya çıkarımını sunumun ya da açıklamanın sonraki bölümüne yumuşak bir geçişe dönüştürür.

Alıştırma

Geçiş cümlesini dersteki dört sözcüklü kalıpla tamamlayın: “The results raise a safety concern, ____ our final question.”

Cevabı göster

which leads us to

Rumor number five:

4:31

Beş numaralı söylenti:

Marianas Web is a purposely fabricated invention.

4:32

Marianas Web bilerek uydurulmuş bir icattır.

This rumor sounds like something from a techno-thriller movie.

4:35

Bu söylenti bir tekno-gerilim filminden fırlamış gibi geliyor.

Under the cover of anonymity, Deyimler

4:38

Anonimlik kisvesi altında,

some hackers claim that they invented Marianas Web

4:40

bazı bilgisayar korsanları Marianas Web'i icat ettiklerini iddia ediyorlar,

because they were being blackmailed by the FBI.

4:43

çünkü FBI tarafından şantaja uğruyorlarmış.

Deyimler

Under the cover of anonymity: anonimliğin koruması altında

Under the cover of anonymity, “kimliğini açıklamamanın sağladığı koruma altında” anlamına gelir. Cover burada mecazidir: anonimlik, hackerların gerçekte kim olduğunu gizleyen bir kalkan gibi işlev görür. Cümlenin başındaki bu ifade, iddiayı hangi koşullar altında ileri sürdüklerini gösterir. Kimliklerinin nasıl gizlendiğini belirtir; iddianın doğru olduğuna dair kanıt sunmaz.

Alıştırma

Cümlenin başındaki ifade hackerlar hakkında ne gösteriyor?

  1. Anonim olmaları iddianın doğru olduğunu kanıtladı.
  2. FBI’ı gizlemek için fiziksel bir nesne kullandılar.
  3. Kim olduklarını açıklamadan bu iddiada bulundular.
Cevabı göster

Kim olduklarını açıklamadan bu iddiada bulundular.

The FBI needed them to create a distraction

4:45

FBI onlardan bir dikkat dağınıklığı yaratmalarını istedi

that would take attention away from its shutdowns Kalıp ifadeler

4:48

bu sayede dark web'deki çeşitli karaborsaları

of various black markets on the dark web.

4:50

kapatmasından dikkati uzaklaştıracaktı.

Kalıp ifadeler

take attention away from: dikkati bir şeyden uzaklaştırmak

Take attention away from, “insanların bir kişiye veya şeye daha az odaklanmasını sağlamak” anlamına gelir. Kalıp take + attention + away from + başlangıçtaki odak noktası şeklindedir. Bu cümlede planlanan oyalama, kamuoyunun dikkatini FBI’ın kapatma operasyonlarından başka yöne çevirecektir. Attention, take fiilinin nesnesidir; bu nedenle bu kalıptan çıkarılamaz.

Alıştırma

Take, attention, away ve from sözcükleriyle hedef ifadeyi oluşturarak cümleyi tamamlayın: The celebrity story was used to ____ the policy failure.

Cevabı göster

take attention away from

Since these claims are anecdotal information from anonymous sources, Kelime

4:52

Bu iddialar anonim kaynaklardan gelen anekdotsal bilgiler olduğundan,

we cannot say with certainty that they are true. Ton ve niyet

4:56

bunların doğru olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz.

Kelime

Anonim kaynaklardan gelen anekdot niteliğindeki bilgiler

Anekdot niteliğindeki bilgi, sistemli biçimde toplanıp kontrol edilmiş kanıtlardan ziyade kişisel anlatılara, bireysel bildirimlere veya tekil örneklere dayanır. Anonim kaynaklar ise kimlikleri açıklanmayan kişilerdir; bu nedenle dinleyici veya okuyucu bu kişilerin kim olduğunu ve ne kadar güvenilir olabileceklerini bağımsız olarak değerlendiremez. Bu iki niteleme birlikte, iddiaların neden zor doğrulandığını ve kesin bir sonuç için neden daha zayıf destek sunduğunu açıklar. İddiaların mutlaka yanlış olduğu anlamına gelmezler.

Alıştırma

Bir rapor, kimliği açıklanmayan birkaç kişinin kişisel anlatılarına dayanıyor. Hangi sonuç anecdotal information from anonymous sources ifadesini en iyi yansıtır?

  1. Konuşan kişilerin adları verilmediği için iddialar mutlaka yanlıştır.
  2. İddiaları doğrulamak zordur ve bunlar güçlü kanıt değildir, ancak mutlaka yanlış da değillerdir.
  3. İddialar bilimsel olarak doğrulanmıştır.
Cevabı göster

İddiaları doğrulamak zordur ve bunlar güçlü kanıt değildir, ancak mutlaka yanlış da değillerdir.

Ton ve niyet

Kesin olarak söyleyememek

Cannot say with certainty, bilinen şey hakkındaki kesinliği sınırlayan bir ihtiyat ifadesidir: mevcut kanıtların kesin bir açıklamayı haklı çıkarmadığını belirtir. Bu cümlede Since ile başlayan yan cümle, güvenin neden sınırlı olduğunu açıklar. İfade soruyu açık bırakır. İddialar doğru da yanlış da olabilir; konuşan kişi iki sonuçtan herhangi birini kesinmiş gibi sunmayı reddeder.

Alıştırma

İhtiyatlı sonucu dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: The sample is too small, so we ____ that the new method is better.

Cevabı göster

cannot say with certainty

What we can say with certainty Dilbilgisi

4:58

Kesin olarak söyleyebileceğimiz şey,

is that Marianas Web remains a strange,

5:00

Marianas Web'in hala tuhaf,

unsolved internet mystery.

5:02

çözülmemiş bir internet gizemi olmaya devam ettiğidir.

Dilbilgisi

What we can say with certainty is that ...: güvenilir bir sonucu öne çıkarma

Bu kalıpta What ile başlayan yan cümle, soru değil, özne görevindeki bir ad cümleciğidir. Burada What kabaca '... olan şey' anlamına gelir: What we can say with certainty, konuşanın güvenilir bulduğu sınırlı iddiayı belirler. Bu özneden sonra is gelir; onu sonucu bildiren bir that cümleciği izler. Kalıp, daha geniş konudaki belirsizlikten güvenilir tek bir sonucu ayırır: What we can say with certainty is that + cümlecik.

Alıştırma

Cümleyi dersteki kalıbın aynısıyla tamamlayın: ____ the schedule will change.

Cevabı göster

What we can say with certainty is that

Much has been written about it,

5:04

Hakkında çok şey yazıldı,

but few people,

5:05

ancak çok az kişi,

or perhaps none, Ton ve niyet

5:06

ya da belki de hiç kimse,

have actually seen it.

5:07

onu gerçekten görmedi.

Ton ve niyet

or perhaps none: ihtiyatlı öz düzeltme

few people ifadesinden sonra gelen or perhaps none, sayı tahminini aşağı doğru düzeltir. Konuşan önce çok az sayıda kişiyi öne sürer, sonra sıfırı daha güçlü bir olasılık olarak değerlendirir. Perhaps, bu düzeltmeyi kesin bir iddiaya dönüştürmek yerine ihtiyatlı tutar. None, no people yerine geçer ve few people ile sonraki have actually seen it yüklem grubunu paylaşır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ihtiyatlı düzeltmenin aynısıyla tamamlayın: Only a few volunteers, ____, knew the code.

Cevabı göster

or perhaps none

There is no concrete evidence that clearly proves or disproves its existence, Kalıp ifadeler

5:08

Varlığını açıkça kanıtlayan veya çürüten somut bir kanıt yoktur,

Kalıp ifadeler

Concrete evidence: belirli ve doğrulanabilir kanıt

concrete evidence ifadesinde concrete, kontrol edilebilen gerçeklere dayalı ve belirli anlamına gelir; yapı malzemesi olan betonu anlatmaz. Bu sıfat, evidence sözcüğünü açık ve doğrulanabilir bir temeli olan bilgilerle sınırlar. Burada ifade, iddiayı değerlendirmek için gereken kanıt ölçütünü belirler: söylentiler veya belirsiz izlenimler, varlığı kanıtlamak ya da çürütmek için gereken destek sayılmaz.

Alıştırma

Cümleyi “belirli ve doğrulanabilir destek” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: The photo is interesting, but it is not ____ that the creature exists.

Cevabı göster

concrete evidence

and depending on which rumors you believe, Dilbilgisi

5:13

ve hangi söylentilere inandığınıza bağlı olarak,

it may be the most or least scary part of the internet. Anlatım akışı

5:15

internetin en çok ya da en az korkutucu kısmı olabilir.

Dilbilgisi

Depending on which rumors you believe: sonucu değiştiren bir koşul

Depending on, sonraki sonucun değişmesine yol açan koşulu veya seçimi tanıtır. Burada which rumors you believe, aynı şeyin internetin en korkutucu mu yoksa en az korkutucu parçası mı görüneceğini belirler; ifade mantıksal olarak evidence sözcüğünü değil may be bölümünü çerçeveler. on sonrasındaki which rumors you believe, cümle içine yerleştirilmiş bir sorudur. Özne you, believe fiilinden önce gelerek bildirme cümlesi dizilişini kullanır; which rumors do you believe gibi doğrudan soru dizilişi kullanılmaz.

Alıştırma

Sonucun bir seçime göre değiştiğini göstermek için depending on ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. According to which route you take, the drive may last one hour or two.
  2. Depending on which route you take, the drive may last one hour or two.
  3. Depending on which route do you take, the drive may last one hour or two.
Cevabı göster

Depending on which route you take, the drive may last one hour or two.

Anlatım akışı

most or least scary: olası iki zıt ucu çerçevelemek

Most ve least, scary sözcüğünü zıt yönlerde niteleyen üstünlük derecesi ifadeleridir. Or, bunları iki alternatif uç nokta olarak bağlarken may be değerlendirmeyi belirsiz bırakır. Hangi ucun geçerli olduğu, korkutucu anlatının doğru mu yoksa yalnızca uydurma bir söylenti mi olduğuna bağlıdır; cümle iki değerlendirmeyi aynı anda yapmaz. Konuşmacı, iki ucu cümlenin sonunda yan yana getirerek bütün belirsizliği keskin bir karşıtlıkla özetler. Scary videonun çerçevesine geri dönerken least scary bunu tersine çevirir; böylece son bölüm hem özet hem de beklenmedik bir dönüş işlevi görür.

Alıştırma

Bu cümlede most or least scary nasıl bir işlev görüyor?

  1. Nesneyi iki ucun ortasına yerleştirir ve yalnızca biraz korkutucu olduğunu belirtir.
  2. İki zıt uç değerlendirme sunar; hangisinin geçerli olduğu, hangi anlatının doğru olduğuna bağlıdır.
  3. Nesnenin kesinlikle aynı anda hem en korkutucu hem de en az korkutucu olduğunu söyler.
Cevabı göster

İki zıt uç değerlendirme sunar; hangisinin geçerli olduğu, hangi anlatının doğru olduğuna bağlıdır.

Do you think Marianas Web is real?

5:18

Sizce Marianas Web gerçek mi?

Let us know in the comments.

5:20

Yorumlarda bize bildirin.

Also,

5:22

Ayrıca,

be sure to check out our other video

5:22

diğer videomuzu da mutlaka izleyin,

called Illegal Things You Do Every Day.

5:24

Her Gün Yaptığınız Yasadışı Şeyler adlı.

Thanks for watching,

5:26

İzlediğiniz için teşekkürler,

and as always,

5:27

ve her zamanki gibi,

don't forget to like, share, and subscribe.

5:27

beğenmeyi, paylaşmayı ve abone olmayı unutmayın.

See you next time.

5:30

Bir dahaki sefere görüşmek üzere.