Durdurulamaz damla canavarı bilmecesini çözebilir misin? - Dan Finkel: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Kendini sürekli yenileyen uzaylı bir kütle, yalnızca uyurken aldığı geniş açılı üçgen biçiminin dar açılı üçgenlere bölünmesiyle durdurulabilir. Pizza dilimlemeyi andıran geometrik yöntem, yedi düz kesikle ortada beş üçgen ve kesilmiş iki köşe bırakıp uydu dönmeden önce bütün parçaları dar açılı ve etkisiz hâle getirmenin yolunu gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. no matter what — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu ödünleme yapısının kullanılan silah, yöntem veya karşılaşılan engel ne olursa olsun sonucun değişmediğini anlattığını kavramak; her koşulda süren sonuçları belirtirken kalıbı no matter where, how ya da who biçimlerine aktarabilmek. 2. By the time it completes its orbit and returns, / will have consumed — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Gelecekteki bir son noktayı belirleyen yan cümlenin future perfect ile birleşerek o zamana dek tamamlanmış olacak bir eylemi öngördüğünü tanımak; bu yapıyı son tarihleri, sonuçları ve zamana bağlı planları açıklarken kullanmak. 3. renders the blob completely inert. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Resmî render + nesne + sıfat kalıbının bir şeyi yeni bir duruma getirme anlamı taşıdığını öğrenmek. Böylece bilimsel, teknik veya çözümleyici anlatımlarda nesnenin mevcut niteliğini söylemekle kalmayıp bir etkinin doğurduğu sonucu kesin biçimde ifade etmek.
Bu derste
shooting star: günlük dilde «kayan yıldız»
A shooting star, küçük bir uzay taşının Dünya atmosferine girmesiyle görülen parlak ışık izinin günlük dildeki adıdır. Bu iki sözcüğü tek bir isim öbeği olarak düşünün; shooting, bir yıldızın silahla ateş ettiği anlamına gelmez. Bu kurmaca cümlede kayan yıldız, Dünya'ya çarpan bir nesne olarak ele alınır. Hikâye bu tanıdık gökyüzü ifadesini bilimsel kesinlik için değil, dramatik etki için kullanır.
Alıştırma
Bu cümlede shooting star ne anlama gelir?
- aksiyon filmindeki ünlü bir oyuncu
- gökyüzündeki parlak bir meteor izi
- silahla ateş eden bir yıldız
Cevabı göster
gökyüzündeki parlak bir meteor izi
crashes ... and ... emerges: geniş zamanda canlı bir eylem zinciri
crashes ve emerges fiilleri hızlı bir eylem zinciri oluşturur: bir olay gerçekleşir ve hemen ardından diğeri gelir. Bu iki eylemi and ile bağlamak, arka planı açıklamak için durmadan açılışı ilerletir. Her iki fiil de geniş zamandadır, ancak burada geniş zaman bir alışkanlığı anlatmaz. Bu, anlatı şimdisidir: konuşan kişi olayları sanki şu anda gerçekleşiyormuş gibi anlatır ve açılışı canlı, gergin hâle getirir.
Alıştırma
Hangi cümle bir hikâyeyi başlatmak için aynı canlı geniş zaman eylem zincirini kullanır?
- The capsule lands in the desert, and a small robot steps out.
- Robots often work in factories.
- The capsule landed in the desert yesterday.
Cevabı göster
The capsule lands in the desert, and a small robot steps out.
hideous blob: çirkin ve biçimsiz bir kütle
Burada hideous blob, belirgin bir şekli olmayan, çirkin ve korkutucu görünen bir kütle anlamına gelir. Hideous güçlü bir tiksinti veya korku duygusu eklerken blob, tanınabilir bir hayvan yerine düzensiz bir kütle görüntüsü oluşturur. Hikâyelerde ve animasyonlarda blob, bir yaratığı türüne göre değil, belirsiz şekline göre adlandırabilir. Bu ifade sıradan bir topu değil, biçimsiz bir canavarı gözünüzde canlandırır.
Alıştırma
Bu cümlede "a hideous blob" nasıl bir görüntü oluşturuyor?
- Pürüzsüz, sıradan bir top
- Belirgin şekli olan sevimli bir hayvan
- Çirkin ve biçimsiz bir kütle
Cevabı göster
Çirkin ve biçimsiz bir kütle
creeps and leaps ... glides and slides: paralel ve uyaklı hareketler
Anlatım aynı kalıbı iki kez kullanır: It + fiil + and + fiil. Dört hareket fiilini kısa ve dengeli iki cümlecikte toplayarak yaratığın değişen hareketlerini ayrıntılı bir açıklama yerine hızlı bir dizi olarak sunar. Creeps/leaps ve glides/slides çiftleri sonlarında uyaklıdır. Paralel kalıp ve uyak, cümleyi ritmik ve canlı kılar; bu, eğlenceli anlatımlarda yaygın bir üsluptur. Önemli olan yalnızca fiillerin tek tek sözlük anlamları değil, nasıl sıralandıkları ve birlikte nasıl duyulduklarıdır.
Alıştırma
Kısa, paralel ve uyaklı iki fiil çifti kullanan özgün tekniği en iyi hangi cümle taklit eder?
- The frog hops and stops. It splashes and dashes.
- The frog jumps and swims. It waits and eats.
- The frog is near the pond because the grass is wet.
Cevabı göster
The frog hops and stops. It splashes and dashes.
unstoppable: durdurulması imkânsız
Burada unstoppable, “durdurulması veya devam etmesinin engellenmesi imkânsız” demektir. Yalnızca hareket etmeyi sürdürmesine değil, dışarıdan onu engelleme girişimlerinin işe yaramamasına odaklanır. Bu sıfat un- + stop + -able parçalarından oluşur ve yapısı “durdurulamayan” anlamını verir. Direncin etkisiz göründüğü tehditleri, süreçleri, takımları veya eğilimleri de anlatabilir.
Alıştırma
Hangi durum en iyi unstoppable sözcüğüyle anlatılır?
- Yol tehlikeli olduğu için yürüyüşçüler geri dönüyor.
- Her bariyer yayılan yangını yavaşlatmakta başarısız oluyor.
- Makine güçlü, ancak tek bir düğmeyle kapatılabiliyor.
Cevabı göster
Her bariyer yayılan yangını yavaşlatmakta başarısız oluyor.
it just regrows and continues its rampage. Kalıp ifadeler
0:23sadece yeniden büyür ve yıkımına devam eder.
no matter what: değişmeyen bir sonuç
No matter what, “hangi şey, seçim veya eylem olursa olsun” anlamına gelir. Tüm olasılıkları kapsar ve ana cümledeki sonucun değişmediğini belirtir. Yaygın bir yapı no matter what + yan cümle, ardından sonuç cümlesi biçimindedir. Örnekte what, you throw at it içindeki fırlatılan şeyi temsil eder; yeniden büyüme ve yıkıma devam etme değişmeyen sonuçtur.
Alıştırma
Cümleyi “ne olursa olsun” anlamındaki üç sözcüklü ödünleme ifadesiyle tamamlayın: ____ you choose, check the size first.
Cevabı göster
No matter what
throw at it: bir şeyi hedefe karşı kullanmak
Bu cümlede throw something at it, “bir şeyi ona karşı kullanmak veya yöneltmek” demektir. Yöneltilen şey yalnızca fiziksel bir nesne değil; saldırı, silah ya da başka bir yöntem de olabilir. throw something at a target kalıbı, hedefi denenen eylem, kaynak veya çözümün yöneltildiği şey olarak gösterir.
Alıştırma
“We threw every resource we had at the problem,” İngilizce cümlesinde ifade ne anlama gelir?
- Sorunun kaynaklarımızı kullanmasını sağladık.
- Mevcut her kaynağı sorunla başa çıkmak için kullandık.
- Sorunu fiziksel olarak uzağa fırlattık.
Cevabı göster
Mevcut her kaynağı sorunla başa çıkmak için kullandık.
continues its rampage: kontrolsüz yıkıma devam eder
Continues its rampage, şiddetli ve kontrolsüz yıkıcı etkinliğinin durmadığı anlamına gelir. Rampage sıradan bir hareket veya etkinlikten çok daha güçlüdür; hasar, tehlike ve kontrol kaybı ifade eder. İyelik bildiren its, rampage eylemini yaratıkla ilişkilendirirken continues aynı yıkıcı olayın hâlâ sürdüğünü gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede continues its rampage doğal biçimde kullanılmıştır?
- The library robot continues its rampage by quietly shelving books.
- The clock continues its rampage by showing the correct time.
- The giant robot continues its rampage through the city, smashing cars and walls.
Cevabı göster
The giant robot continues its rampage through the city, smashing cars and walls.
breathtaking: şaşırtıcı ve çarpıcı
Breathtaking, çok güçlü bir hayret, hayranlık veya şok duygusu yaratan bir şeyi anlatan sıfattır. Bu cümlede genişlemenin hızı ya da ölçeği nedeniyle olağanüstü derecede çarpıcı olduğunu belirtir. Buradaki anlam mecazidir; gerçekten birinin nefes almakta zorlandığı söylenmez. Aynı sözcük bir manzarayı, performansı, hızı veya büyük bir değişimi anlatabilir.
Alıştırma
“Its expansion is breathtaking,” cümlesinde breathtaking ne anlama gelir?
- Genişleme şaşırtıcıdır ve güçlü bir izlenim yaratır.
- Genişleme sıradan ve kolayca göz ardı edilebilir.
- Genişleme tıbbi bir nefes alma sorununa neden olmaktadır.
Cevabı göster
Genişleme şaşırtıcıdır ve güçlü bir izlenim yaratır.
doubles in size every hour: her saat tekrarlanan iki katlı büyüme
Double in size, öncekine göre iki kat büyümek anlamına gelir. Burada doubles ana fiildir; in size ise değişen özelliğin boyut olduğunu gösterir. “İki boyuta sahip olmak” anlamına gelmez. Every hour, iki katına çıkma işleminin saatte bir tekrarlandığını gösterir. Böylece tekrarlanan iki katlı büyüme oluşur: örneğin 1 olan bir boyut, birbirini izleyen saatlerde 2, sonra 4, sonra 8 olabilir.
Alıştırma
Double in size ifadesini doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın: The colony ____ every day.
Cevabı göster
doubles in size
but there is one opportunity: sınırlı bir çıkış yolu sunmak
But anlatımın yön değiştirdiğini gösterir. Önceki bilgi durumu çözülmesi zor gösterirken bu yan cümle, dinleyiciye hâlâ ilerlemek için bir yol olduğunu bildirir. Bu bağlamda one opportunity, sıradan ve olumlu bir fırsattan çok, harekete geçmek için tek ve sınırlı fırsatı ya da zaman aralığını anlatır. Açıklamalarda ve hikâyelerde bu cümle, sırada temel koşulun veya çözümün geleceğini haber verir.
Alıştırma
Bu açıklamada but there is one opportunity ne işe yarar?
- Anlatımı ciddi bir sorundan sınırlı bir çıkış yoluna çevirir.
- Çok sayıda kolay seçenek bulunduğunu söyler.
- Sorunun çözülememesine ilişkin başka bir neden sıralar.
Cevabı göster
Anlatımı ciddi bir sorundan sınırlı bir çıkış yoluna çevirir.
After each hour: tekrarlanan her bir saatlik sürenin sonunda
After each hour, tamamlanan her bir saatlik sürenin ardından demektir. After, eylemi sürenin sonrasına yerleştirir; each ise aynı düzenin her sürede tekrarlandığını gösterir. after each + zaman dilimi yapısını, tamamlanan her döngüden sonra gelen bir adımı anlatmak için kullanabilirsiniz. After each round ve After each day bunun örnekleridir.
Alıştırma
After each hour ifadesine en uygun anlam hangisidir?
- Her bir saatlik sürenin sonunda.
- Yalnızca bir kez, süreç başladıktan bir saat sonra.
- Her saat boyunca kesintisiz olarak.
Cevabı göster
Her bir saatlik sürenin sonunda.
goes to sleep: uyku durumuna geçmek
Go to sleep, uyumaya başlamak ya da uyanık veya etkin durumdan uyku durumuna geçmek demektir. Burada goes, tekil özne it ile uyumludur. Bu ifade bir yere gitmeyi anlatmaz. İfade, uyku durumuna geçişe odaklanır. Canlılar için kullanılabildiği gibi, düşük güç durumuna geçen cihazlar için de genişletilmiş anlamda kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi go to sleep ifadesinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Every night after the story, Mia ____.
Cevabı göster
goes to sleep
forming itself into a flat triangle and resting for a few minutes Dilbilgisi
0:37kendini düz bir üçgene dönüştürür ve birkaç dakika dinlenir
forming itself into a flat triangle: kendi şeklini değiştirmek
Form itself into + şekil, öznenin kendi bedenini veya malzemesini değiştirerek belirtilen şekle girmesi demektir. Itself, tekil ve insan dışı özne it sözcüğüne döner; dolayısıyla blob kendi şeklini değiştirir ve bunu dışarıdan bir etken yapmaz. Forming bir -ing ortaçtır. Burada ifade, ana olayın bir parçası olarak gerçekleşen bir eylem ekler: blob uykuya dalıp dinlenirken yassı bir üçgen biçimini alır.
Alıştırma
Hangi cümle, oyuncağın hareket ederken kendi şeklini değiştirdiği anlamına gelir?
- The toy rolled away, forming a ball for the child.
- The toy rolled away, forming itself into a ball.
- Someone formed the toy into a ball before it rolled away.
Cevabı göster
The toy rolled away, forming itself into a ball.
before it begins ... again: bir döngüdeki aşamaları sıralamak
Before, it begins eating and growing again tam yan cümlesini başlatır. Bu yan cümle daha sonra gerçekleşen olayı belirtir; böylece daha büyük cümlede önce dinlenme, ardından yeniden yeme ve büyüme gelir. Again, bu etkinliklerin önceki bir döngüde de gerçekleştiğini ve şimdi yeniden başladığını gösterir. Genellikle again ile kullanılan before + özne + fiil kalıbı, bir süreçteki aşamaları sıralayabilir.
Alıştırma
Soğumanın önce gerçekleştiğini belirten zaman kelimesiyle cümleyi tamamlayın: The motor cools for five minutes ____ it begins running again.
Cevabı göster
before
Your only chance to save: harekete geçmek için tek fırsat
Your only chance to save ... ifadesi, “bir şeyi kurtarmak için sahip olduğun tek fırsat” anlamına gelir. Buradaki chance, bir olayın matematiksel gerçekleşme olasılığı değil, kullanılabilecek bir fırsattır. Yapı iyelik + only chance + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. İyelik, fırsatın kime ait olduğunu; to sonrasındaki eylem ise ne yapılabileceğini gösterir. Only diğer seçenekleri dışladığı için ifade çoğu zaman aciliyet katar.
Alıştırma
“Bir şeyi yapmak için var olan tek fırsat” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: This is our ____ repair the radio before the trip.
Cevabı göster
only chance to
satellite-mounted nano-fission ray: ana ismi bulmak
Bu isim öbeğinin ana ismi ray sözcüğüdür. nano-fission, ışının kurgusal türünü belirtir; satellite-mounted ise ışın düzeneğinin bir uyduya monte edildiğini anlatır. İngilizcede teknik ve bilim kurgu betimlemelerinde birçok ayrıntı ismin önünde toplanabilir. Sağdan okuyun: önce ray sözcüğünü belirleyin, sonra soldaki bilgileri ona ekleyin. Kısa çizgi, satellite-mounted ifadesinin tek bir niteleyici olarak çalışmasını sağlar.
Alıştırma
satellite-mounted nano-fission ray yapısına hangi anlam uyar?
- Bir uyduyu monte etmek için kullanılan ışın.
- Bir ışından yapılmış küçük bir uydu.
- Bir uyduya monte edilmiş kurgusal bir nano-fisyon ışını.
Cevabı göster
Bir uyduya monte edilmiş kurgusal bir nano-fisyon ışını.
cut through: bir taraftan öbür tarafa kesmek
Burada cut through, bir şeyi keserek bir taraftan öbür tarafa tamamen geçmek anlamına gelir. Işın, kütlenin yalnızca yüzeyinde iz bırakmak veya yüzeyini kesmek yerine onu deler geçer. Through, malzeme boyunca tamamlanan bir yol anlamı ekler. through sözcüğünden sonraki isim, içinden geçilen malzemeyi veya engeli belirtir.
Alıştırma
Cümleyi cut through ile tamamlayın: A sharp knife can ____ this thick cardboard.
Cevabı göster
cut through
When the blob is active: durum koşulu olarak when
Bu kuralda When the blob is active, “blob aktif durumda olduğu sürece” anlamına gelir. When, ana sonucun geçerli olduğu durumu belirtir; yalnızca geçmişteki tek bir ana gönderme yapmaz. Burada active, blobun uyumak yerine uyanık ve işler durumda olmasını anlatır. Blobun bir etkinliğe katıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümlede When the blob is active ne anlama geliyor?
- Blob bir etkinliğe katıldığı için
- Yalnızca geçmişteki belirli bir anda
- Blob her aktif durumda olduğunda
Cevabı göster
Blob her aktif durumda olduğunda
heals itself within seconds: dönüşlü iyileşme ve kısa tamamlanma süresi
Heals itself, blobun kendi vücudundaki hasarı onarması anlamına gelir. Itself, it sözcüğüne geri dönen bir dönüşlü zamirdir; yani iyileşen varlık ile cümlenin öznesi aynıdır. Within seconds, tamamlanma süresinin çok kısa olduğunu belirtir: iyileşme birkaç saniyeden daha uzun bir süre geçmeden tamamlanır. İyileşme eyleminin ne kadar sürdüğünü değil, sonucun ne kadar hızlı tamamlandığını anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle onarımın en fazla birkaç saniye içinde tamamlandığını söylüyor?
- The robot repairs itself for a few seconds.
- The robot starts repairing itself after several seconds.
- The robot repairs itself within seconds.
Cevabı göster
The robot repairs itself within seconds.
when you break the sleeping blob into two triangles, Kalıp ifadeler
0:57uyuyan yaratığı iki üçgene böldüğünüzde,
break ... into two triangles: nesne + into + sonuç
break the sleeping blob into two triangles ifadesinde the sleeping blob bütün nesnedir, two triangles ise ortaya çıkan parçalardır. Burada into, nesneyi değiştirmenin veya ayırmanın sonucunu gösterir; bir yere doğru ya da bir yerin içine hareketi anlatmaz. Tekrar kullanılabilecek kalıp break/cut/divide + nesne + into + parçalar, gruplar veya şekillerdir. into sonrasındaki isim öbeği, ilk bütünün neye dönüştüğünü gösterir.
Alıştırma
Sonuç kalıbını tek kelimeyle tamamlayın: She cut the sandwich ____ four triangles.
Cevabı göster
into
Cümle başında karşıtlık işareti olarak However,
Bu cümlenin başındaki However, sıradaki bilginin açıklamanın yönünü değiştirdiğini gösterir. Kritik keşif, önceki örüntüyü izleyen başka bir ayrıntı değildir; karşıt bir durum ortaya koyar. Cümle başındaki however, düşünceleri birbirine bağlayan bir zarftır. Dinleyiciye önceki bilgilerden oluşan anlayışını gözden geçirmesi ya da sınırlandırması gerektiğini bildirerek açıklamayı düzenler.
Alıştırma
İkinci cümlenin ilk izlenimi değiştirdiğini en iyi hangi kelime gösterir? The cave looked empty. ___, we found fresh footprints inside.
- However
- For example
- Therefore
Cevabı göster
However
make a critical discovery: kritik bir keşif yapmak
Make a discovery, çoğunlukla araştırma, gözlem veya inceleme yoluyla yeni bir şey bulmak ya da öğrenmek anlamına gelen yaygın bir fiil-isim eşleşmesidir. Burada make, fiziksel bir nesne üretmek anlamına gelmez. Critical, keşfin son derece önemli olduğunu ve bundan sonra olacakları ya da verilecek bir kararı etkileyebileceğini belirtir. Bu kalıp make a/an + adjective + discovery biçiminde yeniden kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi make a critical discovery ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the investigation, the team ____ that changed the whole case.
Cevabı göster
made a critical discovery
acute triangle: dar açılı üçgen
Acute triangle, üç iç açısının tamamı 90 dereceden küçük olan üçgendir. Cümledeki with all angles less than 90 degrees ifadesi bu tanımı doğrudan verir. Burada acute, açıların büyüklüğüne göre kategoriyi belirten bir geometri terimidir. Başka bağlamlarda taşıyabildiği ciddi veya keskin zekâlı anlamlarında değildir.
Alıştırma
Tanımı doğru geometri terimiyle tamamlayın: A triangle with all three angles less than 90 degrees is an ____.
Cevabı göster
acute triangle
inert: hareketsiz ve tepkisiz
Burada inert, etkin olmayan ve tepki vermeyen anlamına gelir. Sahnedeki kurala göre üçgenin bu kısmı uyanmaz veya harekete geçmez. Bu sözcük ölümü değil, bir durumu anlatır. Daha genel olarak inert, özellikle bilimsel veya teknik açıklamalarda hareket etmeyen, eyleme geçmeyen ya da tepki vermeyen bir şeyi tanımlayabilir.
Alıştırma
Bir güvenlik raporunda "The gas is inert under these conditions." yazıyor. inert ne anlama gelir?
- Hızla ısınıyordur.
- Ölmüştür.
- Tepki vermez.
Cevabı göster
Tepki vermez.
less than 90 degrees: kesin bir üst sınır
Less than + sayı, belirtilen sayıyı içermeyen kesin bir üst sınır belirtir. Burada less than 90 degrees, her açının 90 dereceden küçük olduğu anlamına gelir; tam 90 derecelik bir açı bu kapsama girmez. Bu cümlede degrees, sıcaklık veya akademik derece değil, açı ölçme birimidir. Bu koşul, dar açılı bir üçgeni tanımlar.
Alıştırma
Tanımı bir kelimeyle tamamlayın: An acute angle measures ____ than 90 degrees.
Cevabı göster
less
wakes up: uyanmak veya yeniden etkinleşmek
Wake up, “uyanmak” anlamına gelen geçişsiz bir öbek fiildir. Bir makinenin “yeniden etkinleşmesi” veya bir nesnenin canlıymış gibi düşünülmesi için de kullanılabilir. Burada üçgenin bir parçası, uyanabilen bir varlık gibi kişileştirilmiştir. wakes up ifadesinde up yön bildirmez; öbek fiilin bir parçasıdır. Özne It üçüncü tekil kişi olduğu ve geniş zaman kullanıldığı için wake fiiline -s gelir. never, bu uyanmanın hiçbir zaman gerçekleşmediğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi wake up ifadesinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The robot sleeps at night, but it ____ at sunrise.
Cevabı göster
wakes up
greater than 90 degrees: kesin bir alt sınır
Greater than 90 degrees, açının ölçüsünün 90 dereceden fazla olduğunu belirtir. Sınır değeri dahil değildir: tam olarak 90 derecelik bir açı bu koşulu karşılamaz. greater than + sayı kalıbı kesin bir alt sınır koyar. Matematikte, verilerde, ölçümlerde ve kurallarda sayısal değerleri tam olarak karşılaştırmak için kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz karşılaştırma ifadesiyle tamamlayın: 95 degrees is ____ 90 degrees.
Cevabı göster
greater than
obtuse triangle: bir açısı 90 dereceden büyük olan üçgen
Obtuse triangle, bir iç açısı 90 dereceden büyük olan üçgendir. Cümledeki which has an angle greater than 90 degrees ilgi cümleciği bu tanımı doğrudan verir. Geometride obtuse, açı büyüklüğüne dayanan teknik bir sınıflandırmadır. Obtuse başka bağlamlarda bir insanın anlayışının yavaş olduğunu anlatabilse de burada üçgenin kişiliğini tanımlamaz.
Alıştırma
Tanımı doğru geometri terimiyle tamamlayın: A triangle with one interior angle greater than 90 degrees is an ____.
Cevabı göster
obtuse triangle
as usual: bir olay alışılmış düzene uyar
As usual, bir şeyin normalde olduğu şekilde gerçekleştiğini belirtir. Bu cümlede wakes up ifadesini niteler ve bu eylemin değişmeden, her zamanki şekilde gerçekleştiğini gösterir. Bu ifade, belirli bir olayı alışılmış düzenle karşılaştırır. Çoğu zaman eylemden sonra gelir, ancak cümlenin başında da kullanılabilir: As usual, the doors opened at nine.
Alıştırma
Hangi cümle Maya’nın bu belirli sabah normal rutinini izlediğini doğal biçimde anlatır?
- Maya left home at seven for the first time.
- Maya left home at seven, as usual.
- Maya usually leaves home at seven.
Cevabı göster
Maya left home at seven, as usual.
keeps growing: süren eylem için keep + -ing
keeps growing ifadesinde keep + fiilin -ing biçimi, bir eylemin veya değişimin sürdüğünü belirtir. Şekil uyandıktan sonra büyümeye devam eder; bu noktada durmaz. Özne üçüncü tekil kişi olduğu için keep, keeps olur. Süren eylemi belirten fiil -ing biçimini alır: growing.
Alıştırma
Eylemin sürdüğünü göstermek için cümleyi draw fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Even after the bell rings, Maya keeps ____ her picture.
Cevabı göster
drawing
that all shapes other than acute triangles, Kalıp ifadeler
1:19dar açılı üçgenler dışındaki tüm şekillerin,
other than acute triangles: bir kategoriyi hariç tutma
other than + ad öbeği, “... dışında” veya “... hariç” anlamına gelir. Burada acute triangles, all shapes grubundan çıkarılır; dolayısıyla ifade dar açılı üçgen olmayan bütün şekilleri belirtir. Bu yapı, bir kuralın veya sınıflandırmanın belirtilen tek bir istisna dışında bütün gruba uygulandığını anlatmak için kullanışlıdır. Buradaki than bir karşılaştırma bildirmez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki “... dışında” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: Everyone ____ Noah wore a blue shirt.
Cevabı göster
other than
Similar experiments show that: sonuçtan önce kanıt sunma
Similar experiments show that, bir sonuçtan önce kanıt sunar. Similar experiments kanıtın kaynağını belirtir; show that ise ardından gelen yan cümlenin bu sonuçlarla desteklendiğini gösterir. Bu ifade, açıklamanın tek bir örnekten daha genel bir kurala geçmesine yardımcı olur. Burada show, bir şeyin doğru olduğuna dair kanıt sunmak anlamındadır; bir şeyi görsel olarak sergilemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu açıklamadaki giriş ifadesinin işlevi nedir? Similar experiments show that the new filter removes smaller particles too.
- Deneylerin sergilendiğinde birbirine benzediğini söyler.
- Sonucun kişisel bir tahmin olduğunu belirtir.
- Ardından gelen sonuç için deneysel kanıt sunar.
Cevabı göster
Ardından gelen sonuç için deneysel kanıt sunar.
right triangles: right 90 derecelik açıyı belirtir
right triangle, açılarından biri tam olarak 90 derece olan bir üçgendir. Bu geometri teriminde right, “dik açı oluşturan” anlamına gelir; “doğru” veya “sağ tarafta bulunan” anlamına gelmez. Dar açılı bir üçgenin üç açısı da 90 dereceden küçük olduğu için dik üçgen, dar açılı üçgen değildir. Bu nedenle right triangles cümlede belirtilen daha geniş gruba girer.
Alıştırma
Geometride right triangle nedir?
- Sağ tarafta bulunan bir üçgen
- Doğru olan bir üçgen
- Bir açısı 90 derece olan üçgen
Cevabı göster
Bir açısı 90 derece olan üçgen
the blob is sleeping in its obtuse triangle form. Kalıp ifadeler
1:27yaratık geniş açılı üçgen formunda uyuyor.
For the next few minutes: şu anda başlayan süre
For the next few minutes, “şu andan başlayıp sonraki birkaç dakika boyunca” demektir. for edatı, uyuma durumunun ne kadar süreceğini belirtir. Burada for amaç bildirmez. Baştaki ifadenin tamamı, ardından gelen durum için sınırlı bir zaman aralığı kurar.
Alıştırma
Bir durumun önümüzdeki birkaç dakikalık sürenin tamamında devam ettiğini hangi ifade anlatır?
- for the next few minutes
- in a few minutes
- a few minutes ago
Cevabı göster
for the next few minutes
in its obtuse triangle form: mevcut biçimi anlatmak
In its obtuse triangle form, kütlenin o anda geniş açılı bir üçgen şeklinde olduğu anlamına gelir. in + betimleme + form kalıbı, bir şeyin hangi biçimde veya formatta var olduğunu ya da göründüğünü anlatır. Burada form, doldurulan bir belge değil, “şekil” veya “fiziksel durum” anlamındadır. Its, bunun kütlenin kendi biçimi olduğunu gösterir.
Alıştırma
in ... form kalıbını tamamlayın: The guide is available in digital ____.
Cevabı göster
form
You can make clean, straight-line cuts Kalıp ifadeler
1:31Üçgenin üzerindeki veya içindeki herhangi iki nokta arasında
make clean, straight-line cuts: düzgün, düz çizgili kesimler yapmak
Make a cut veya make cuts, kesme işlemi yaparak bir ya da daha fazla kesik çizgisi oluşturmak anlamına gelir. Burada clean, sonucun düzgün ve sınırlarının belirgin olduğunu anlatır; hijyenik olduğu anlamına gelmez. Straight-line, cuts sözcüğünü niteleyen, kısa çizgiyle yazılmış birleşik bir sıfattır. Bu nedenle kesimler eğri veya tırtıklı yolları değil, düz çizgileri izlemelidir. İfade bütünüyle hem eylemi hem de kesimlerin gerekli niteliğini ve şeklini belirtir.
Alıştırma
Bu talimatta “make clean, straight-line cuts” ne anlama gelir?
- Düzgün, düz çizgiler boyunca kesmek.
- Şeklin yalnızca kirli kısımlarını çıkarmak.
- Eğri kesimler yapmadan önce kesme aracını yıkamak.
Cevabı göster
Düzgün, düz çizgiler boyunca kesmek.
between any two points on or inside the triangle, Kültür
1:34temiz, düz çizgi kesimleri yapabilirsiniz,
between any two points on or inside: sınır üzerindeki veya içerideki herhangi iki nokta arasında
Between any two points, bir çizginin veya kesimin iki uç noktasını belirtir. Any, iki nokta da ardından gelen konum koşulunu karşıladığı sürece herhangi bir nokta çiftinin seçilebileceğini anlatır. On or inside the triangle, üçgenin sınırı üzerindeki noktaları ve iç bölgesindeki noktaları kapsar. Geometride on the triangle, üçgenin fiziksel olarak yukarısında değil, kenarlarından biri üzerinde demektir.
Alıştırma
“between any two points on or inside the triangle” ifadesi hangi nokta çiftine izin verir?
- Her biri üçgenin sınırı üzerinde veya içinde bulunan iki nokta.
- Üçgenin üstünde bir nokta ve altında bir nokta.
- İkisinin de üçgenin dışında olması gereken iki nokta.
Cevabı göster
Her biri üçgenin sınırı üzerinde veya içinde bulunan iki nokta.
but you'll only have time to make seven cuts Kalıp ifadeler
1:37ancak yalnızca yedi kesim yapmak için vaktiniz olacak
only have time to make seven cuts: yalnızca yedi kesim yapacak kadar zaman
Have time to + fiilin yalın hâli, mevcut zamanın bir eylemi yapmaya izin verdiğini belirtir. Burada make, “gerçekleştirmek” anlamındadır; make seven cuts, yedi kesim yapmak demektir. Only, zamanın izin verdiği miktarı sınırlar: yedi kesim için zaman vardır, ancak daha fazlası için yoktur. Böylece seven cuts, zamanın koyduğu üst sınır olur.
Alıştırma
Eksik kelimeyi yazarak cümleyi tamamlayın: We only have time ____ answer one more question.
Cevabı göster
to
while the satellite is above you: uydu üstünüzdeyken
While + yan cümle, başka bir eylemin veya kuralın geçerli olduğu süreyi belirtir. Buradaki yan cümle bir zaman aralığı oluşturur: gerekli eylem, uydu yukarıda kaldığı süre içinde yapılabilir. Above you, uzaydaki gerçek bir fiziksel konumu anlatır. Uydunun sizden daha yüksek bir rütbeye veya statüye sahip olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Örnekteki while the satellite is above you ne anlama gelir?
- Uydunun fiziksel olarak üstünüzde bulunduğu süre boyunca.
- Uydu uzaklaştıktan sonra.
- Uydu sizden daha önemli olduğu için.
Cevabı göster
Uydunun fiziksel olarak üstünüzde bulunduğu süre boyunca.
it completes its orbit: yörüngede tam bir turu bitirir
it completes its orbit ifadesinde orbit, bir cismin başka bir cismin çevresinde izlediği yolu belirten bir isimdir. İfadenin tamamı, cismin bu yol üzerinde tam bir turu bitirmesi anlamına gelir. its, söz konusu yörüngenin o cismin kendi yörüngesi olduğunu gösterir. Complete an orbit, uzay ve astronomi bağlamlarında doğal bir sözcük birleşimidir.
Alıştırma
The probe completes its orbit and sends a signal. cümlesinde completes its orbit ne anlama gelir?
- Yörünge yolu üzerinde tam bir turu bitirir.
- Yörünge yolunun orta noktasına ulaşır.
- Yörünge yolundan hemen ayrılır.
Cevabı göster
Yörünge yolu üzerinde tam bir turu bitirir.
By the time ... will have consumed: gelecekteki son noktaya kadar tamamlanma
Burada By the time gelecekteki bir son noktayı belirtir. Gelecek anlamı taşıyan bu zaman yan cümlesinde simple present kullanılır: it completes ... and returns. it will complete ... and will return kullanılmaz. will have consumed, future perfect yapısıdır: will have + fiilin üçüncü hâli. Yutma eyleminin gelecekteki o noktaya kadar tamamlanmış olacağını öngörür. Bakış noktası şimdi değil, gelecektir.
Alıştırma
Cümleyi finish fiilinin future perfect biçimiyle tamamlayın: By the time the guests arrive, Maya ____ dinner.
Cevabı göster
will have finished
if even a single portion ... remains: sıfır tolerans koşulu
Bu, if ile başlayan ve katı bir başarısızlık koşulu belirleyen bir koşul yan tümcesidir. Özne even a single portion that will wake up bölümüdür: that will wake up nasıl bir portion olduğunu belirtir; remains ise geriye kalmak anlamındaki ana fiildir. Even a single eşiği bire indirir; yani bu tür tek bir parçanın kalması, istenmeyen koşulun gerçekleşmesi için yeterlidir. if even a single + tekil isim + remains kalıbı güvenlik, kalite veya risk koşullarında sıfır tolerans ifade eder.
Alıştırma
if yan tümcesi neyi açıkça belirtiyor?
- Önemli olması için uyanacak birkaç parçanın kalması gerekir.
- Konuşan kişi yalnızca kaç parça kaldığını sayıyor.
- Uyanacak tek bir parçanın kalması, koşulun gerçekleşmesi için yeterlidir.
Cevabı göster
Uyanacak tek bir parçanın kalması, koşulun gerçekleşmesi için yeterlidir.
even a single: en düşük sayıyı vurgulama
Even a single + tekil sayılabilen isim, «bir tane bile» anlamına gelir. Even mümkün olan en düşük sayıya dikkat çeker; böylece ifade tek bir örneğin bile önemli olmak için yeterli olduğunu belirtir. Burada single miktarı, yani bir portion olduğunu anlatır. «Bekâr» anlamına gelmez. Bu koşulda ifade tarafsız bir sayım yapmak yerine sıfır tolerans eşiği oluşturur.
Alıştırma
Uyarıyı «bir tane bile» anlamına gelen üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: Do not ignore ____ warning sign.
Cevabı göster
even a single
How can you cut the blob entirely into acute triangles Kalıp ifadeler
1:52Gezegeni yok etmesini engellemek için
cut ... entirely into acute triangles: tamamen dar açılı üçgenlere kesmek
cut + object + into + result kalıbı, bir nesnenin kesilerek adı verilen parçaların veya şekillerin ortaya çıkmasını anlatır. Burada kütle kesildikten sonra acute triangles hâline gelmelidir; into bu sonucu gösterir. Entirely, kesmenin kapsamını belirtir. Kütlenin her bölümü bu üçgenlerin bir parçası olmalı ve istenen sonucun dışında hiçbir alan kalmamalıdır.
Alıştırma
Ortaya çıkan şekilleri tanıtan edatla hedef kalıbı tamamla: Cut the sheet entirely ____ eight equal triangles.
Cevabı göster
into
and stop it from destroying the planet? Dilbilgisi
1:56yaratığı tamamen dar açılı üçgenlere nasıl kesebilirsiniz?
stop it from destroying: stop + object + from + -ing
stop + object + from + -ing kalıbı, bir kişinin veya şeyin bir eylemi gerçekleştirmesini ya da bir sonuca yol açmasını önlemek anlamına gelir. Burada it, engellenen nesnedir; destroying the planet ise istenmeyen eylemdir. From bir edat olduğu için sonraki fiil -ing biçimini alır: from destroying doğrudur, from destroy değildir. Kimin veya neyin engellendiğini belirtmen gerektiğinde object bölümünü koru.
Alıştırma
Hedef kalıbın gerektirdiği edatla cümleyi tamamla: A cover stops dust ____ entering the keyboard.
Cevabı göster
from
when it comes to avoiding obtuse and right angles. Kalıp ifadeler
2:10geniş ve dik açılardan kaçınma söz konusu olduğunda.
While this seems doable at first: ödünleme bildiren while
Burada while, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamındadır. Açılış yan cümlesi ilk izlenimi kabul eder: görev başlangıçta yapılabilir görünmektedir. Ardından ana cümle daha önemli noktayı verir: fark edilmesi zor bir güçlük vardır. While A, B yapısı A’yı kabul ettikten sonra B’de bir sınırlama veya karşıtlık sunar.
Alıştırma
Bu cümlede açılış yan cümlesinin işlevi nedir?
- Görevin baştan sona kolay olduğunu kanıtlar.
- Görevin ilk başta yapılabilir göründüğünü kabul edip ardından bir güçlük sunar.
- Güçlüğün yalnızca biri çalışırken var olduğunu söyler.
Cevabı göster
Görevin ilk başta yapılabilir göründüğünü kabul edip ardından bir güçlük sunar.
hidden difficulty: ilk başta belirgin olmayan bir engel
hidden difficulty ifadesinde hidden, “ilk başta belirgin olmayan” anlamına gelir. Görev incelendiğinde veya denenmeye başlandığında ortaya çıkan gerçek bir engeli anlatır; genellikle birinin onu fiziksel olarak sakladığı anlamına gelmez. Bu ifade, bir problemin, planın veya yöntemin neden ilk göründüğünden daha zor olduğunu açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi durum hidden difficulty ifadesiyle en iyi şekilde anlatılır?
- Küçük bir sorun proje başlamadan önce çözülmüştür.
- Bir plan basit görünür, ancak önemli bir engel işe başladıktan sonra ortaya çıkar.
- Bir alet kilitli bir çekmecenin içine konmuştur.
Cevabı göster
Bir plan basit görünür, ancak önemli bir engel işe başladıktan sonra ortaya çıkar.
when it comes to avoiding: konu alanını belirtmek
when it comes to, konuşulan belirli alanı tanıtır ve “…… söz konusu olduğunda” ya da “…… konusunda” anlamına gelir. Burada tartışmayı geniş ve dik açılardan kaçınma konusuyla sınırlar. Bu kalıplaşmış bir ifadedir; bir şeyin bir yere gelmesini sözcüğü sözcüğüne anlatmaz. Bu yapıda to bir edattır; bu nedenle ardından isim, zamir veya -ing biçimi gelebilir. Bu yüzden burada avoid değil avoiding kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi plan fiilinin doğru -ing biçimiyle tamamlayın: When it comes to ____, Maya is very careful.
Cevabı göster
planning
Every time you make a cut that reaches an edge, Notlar
2:14Bir kenara ulaşan her kesim yaptığınızda,
Every time you make a cut: tekrarlanan bir tetikleyici
Every time + yan cümle, “her …… olduğunda” veya “her seferinde” anlamına gelir. Yan cümledeki olayı tekrarlanan bir tetikleyici olarak sunar: her kesim yaptığınızda, tekrarlanan bir sonuç ortaya çıkar. Burada time saatle ölçülen zamanı değil, bir olayı veya durumu ifade eder. Alışkanlıklar ve genel neden-sonuç örüntülerinde every time sonrasındaki yan cümle, you make a cut örneğinde olduğu gibi genellikle geniş zaman kullanır.
Alıştırma
Cümleyi “her seferinde” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ you press the button, the light turns on.
Cevabı göster
Every time
reaches an edge: bir şeklin sınırına ulaşmak
Bu cümlede reaches an edge, kesimin şeklin bir kenarına veya sınırına kadar uzanıp ona ulaşması demektir. Reach, kesimin bu sınıra varmasını anlatır. Buradaki edge geometrik anlamıyla bir şeklin kenarı veya sınır çizgisidir. have an edge ifadesindeki üstünlük anlamına gelmez ve özellikle bir uçurumun kenarını anlatmaz.
Alıştırma
“Every time you make a cut that reaches an edge,” cümlesinde edge ne anlama gelir?
- Bir uçurumun üst kenarı
- Rekabette üstünlük
- Şeklin bir kenarı veya sınırı
Cevabı göster
Şeklin bir kenarı veya sınırı
either ... or ...: iki olası sonucu bağlamak
Either ... or ... iki alternatif sonucu birbirine bağlar: ya bir sonuç gerçekleşir ya da diğeri. Burada ilk dal bir dar açı ile bir geniş açı, ikinci dal ise iki dik açıdır. Makes fiili yalnızca bir kez görünür çünkü iki sonuç ifadesi için de geçerlidir. Cümle uzun olduğunda either ve or sözcüklerini iki paralel dalı gösteren işaretler olarak kullanın.
Alıştırma
Cümleyi either ... or eş yapısıyla tamamlayın: The switch ____ turns the light on ____ turns it off.
Cevabı göster
either · or
That makes it seem like you're doomed: kanıt değil, bir izlenim
That makes it seem like + yan cümle yapısında that, az önce açıklanan duruma gönderme yapar. Bu yapı, söz konusu durumun bir izlenim oluşturduğu anlamına gelir. Buradaki izlenim, geniş açılar oluşturmaya devam etmekten kaçınamayacağındır. It burada biçimsel bir nesnedir; belirli bir şeyi adlandırmaz. Seem like, ardından gelen sonucu kesinleştirmez. Bu nedenle cümle bir kanıt değil, görünüş veya çıkarım sunar.
Alıştırma
Hangi cümle, görülebilen bir işaretin izlenim oluşturduğunu ancak sonucu kanıtlamadığını söyler?
- The dark windows make the shop close itself.
- The dark windows prove that the shop can never open again.
- The dark windows make it seem like the shop is closed.
Cevabı göster
The dark windows make it seem like the shop is closed.
doomed to keep creating: kaçınılmaz ve tekrarlanan kötü bir sonuç
Be doomed to + fiilin yalın hâli, kaçınılmaz görülen kötü bir sonucu öngörür. Doomed yalnızca ölmeye mahkûm olmak anlamına gelmez; başarısızlığa veya soruna sıkışıp kalmayı da anlatabilir. Keep + -ing, eylemin sürdüğünü veya tekrarlandığını gösterir. Bu nedenle doomed to keep creating, aynı tür sorunu tekrar tekrar oluşturmaktan kaçınamıyor gibi olmak demektir. İfade seem like sonrasında geldiği için bu, kanıtlanmış bir gerçek değil, görünüşe dayalı bir sonuçtur.
Alıştırma
Hangi cümle, kaçınılmaz ve tekrarlanan kötü bir sonucu doğal biçimde öngörür?
- Without a backup, we are scheduled to keep losing our files.
- Without a backup, we are pleased to keep losing our files.
- Without a backup, we are doomed to keep losing our files.
Cevabı göster
Without a backup, we are doomed to keep losing our files.
But as with so many of life's problems, Anlatım akışı
2:27Ancak hayattaki pek çok problemde olduğu gibi,
But as with so many of life's problems: mizahi bir benzetmeyle geçiş
But, az önce sözü edilen zorluktan farklı bir yöne geçildiğini gösterir. Cümle başındaki as with + isim öbeği, aynı durumun başka bir şey için de geçerli olduğunu belirtir ve mevcut problemi daha geniş bir benzer durumlar grubuyla yan yana getirir. So many of life's problems, şakacı bir abartıdır. Örnek olarak pizzaya beklenmedik geçişi hazırlar ve pizzanın gerçekten çoğu problemi çözdüğünü iddia etmek yerine geçişi daha hafif hâle getirir.
Alıştırma
Cümlede vurgulanan giriş bölümünün işlevi nedir?
- Yararlı bir örnek olarak pizzaya geçmek için eğlenceli bir karşılaştırma kullanır.
- Pizzanın hayattaki problemlerin çoğunu çözdüğünü kanıtlar.
- Problemlerin aynı anda gerçekleştiğini söyler.
Cevabı göster
Yararlı bir örnek olarak pizzaya geçmek için eğlenceli bir karşılaştırma kullanır.
look to pizza for inspiration: bir şeyi kaynak olarak görmek
look to X for Y yapısında X, kaynak olarak görülen kişi ya da şeydir; Y ise elde edilmek istenen şeydir. Burada pizza kaynaktır, inspiration ise hedeftir. Look to, gözlerinizi gerçekten pizzaya çevirmeniz için verilen bir talimat değildir. Ondan fikir almak ya da onu örnek olarak kullanmak anlamına gelir. Aynı yapı help, advice, answers ve guidance ile de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi look to X for Y yapısındaki iki edatla tamamlayın: When Leo feels stuck, he looks ____ his teacher ____ guidance.
Cevabı göster
to · for
Imagine squaring off the outside: dış kenarı köşeli biçime getirmeyi hayal etmek
Imagine + -ing yapısı, dinleyiciden bir eylemi zihninde canlandırmasını ister. Burada squaring off, dış kenarı keserek veya biçimlendirerek daha düz ve köşeli hâle getirmek demektir; şeklin kusursuz bir kare olması gerekmez. the outside of a pizza nesnesi, square off ifadesinin şekil değiştirme anlamını seçer. Bu, “biriyle karşı karşıya gelmek veya yarışmaya hazırlanmak” anlamından farklıdır.
Alıştırma
Bu cümlede Imagine squaring off ne anlama geliyor?
- Pizzanın içine kusursuz bir kare çizmeyi hayal etmek.
- Pizzayı bir rakip olarak görüp onunla karşı karşıya gelmeyi hayal etmek.
- Dış kenarı kesip daha düz ve köşeli hâle getirmeyi hayal etmek.
Cevabı göster
Dış kenarı kesip daha düz ve köşeli hâle getirmeyi hayal etmek.
so that instead of a circle, it's an octagon: eski şekli yeni sonuçla karşılaştırmak
So that önceki eylemi amaçlanan sonuca bağlar: kesme işlemi farklı bir şekil oluşturur. instead of a circle, it's an octagon yapısında instead of sonrasındaki sözler değiştirilen şekli, it's an octagon ise yeni sonucu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp şudur: eylem + so that + instead of X, özne + fiil + Y.
Alıştırma
Bir raf başlangıçta tek ve uzun bir alandan oluşuyordu. Bir bölme eklenince iki kısa alan oluştu. Sonucu doğru anlatan cümle hangisidir?
- She added a divider instead of so that one long space, the shelf has two shorter spaces.
- She added a divider so that instead of two shorter spaces, the shelf has one long space.
- She added a divider so that instead of one long space, the shelf has two shorter spaces.
Cevabı göster
She added a divider so that instead of one long space, the shelf has two shorter spaces.
octagon: sekiz kenarlı bir şekil
İngilizce octagon kelimesi, sekiz düz kenarı ve sekiz köşesi olan bir çokgeni belirtir. Baştaki oct- bölümü sekiz sayısıyla bağlantılıdır ve anlamı hatırlamaya yardımcı olur. Bu cümlede nesneye octagon denmesi, dış çizgisinin sekiz kenarlı olduğunu anlatır. Bu geometrik ayrıntı, nesnenin daha sonra nasıl bölünebileceğini anlamak için önemlidir.
Alıştırma
Geometri cümlesini tamamlayın: A polygon with exactly eight sides is an ____.
Cevabı göster
octagon
cut it into slices: cut + nesne + into + sonuç
cut + nesne + into + sonuç yapısı hem kesilen şeyi hem de kesme işleminin ortaya çıkardığı sonucu belirtir. cut it into slices ifadesinde it kesilen nesnedir, slices ise ortaya çıkan parçalardır. Slice, bir şeyden kesilen geniş ve oldukça yassı bir parçadır ve çoğunlukla yiyecekler için kullanılır. Burada slices çoğul bir isimdir; bu nedenle ifade, tek parça hâlindeki bir şeyin birkaç dilime dönüşmesi anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle cut + nesne + into + sonuç yapısını doğru kullanıyor?
- Cut the sandwich into four pieces.
- Cut the sandwich to four pieces.
- Cut into the sandwich four pieces.
Cevabı göster
Cut the sandwich into four pieces.
works with larger polygons: work with ifadesinin “bir şeyde etkili olmak” anlamı
Bu cümlede This, az önce açıklanan yöntemi ifade eder. Works with, yöntemin daha büyük çokgenlerle de başarıyla kullanılabildiği anlamına gelir; birinin onlarla birlikte çalıştığı anlamına gelmez. Too, daha büyük çokgenlerin de aynı yöntemin uygulanabildiği başka bir durum olduğunu belirtir. Bu kalıp yöntemler, kurallar, araçlar ve sistemler için de kullanılabilir: X works with Y, X'in Y ile kullanıldığında başarılı biçimde çalıştığı anlamına gelir.
Alıştırma
“This works with larger polygons too.” cümlesinde works with ne anlama gelir?
- Daha büyük çokgenlerle aynı ekipte çalışır.
- Çokgenleri fiziksel olarak büyütür.
- Daha büyük çokgenlerde de etkilidir.
Cevabı göster
Daha büyük çokgenlerde de etkilidir.
Importantly, ifadesinin önemli bilgiyi işaret etmesi
Cümlenin başındaki Importantly, bir sonraki bilginin açıklama veya sav açısından çok önemli olduğunu belirtir. Bu bir söylem belirtecidir: temel bilgiyi doğrudan vermek yerine mesajın düzenlenmesine yardımcı olur. Virgül, bu işareti asıl bilgiyi veren yan cümleden ayırır. Importantly, ifadesini duyduğunuzda hemen ardından gelen önemli koşula, sonuca veya karşıtlığa dikkat edin.
Alıştırma
Cümlenin başındaki Importantly, dinleyiciye ne anlatır?
- Sonraki bilgi özellikle önemlidir.
- Önceki ifade yanlıştı.
- Konuşmacı önemli bir eylemi anlatıyor.
Cevabı göster
Sonraki bilgi özellikle önemlidir.
polygons: düz kenarlı düzlemsel şekillerin genel adı
Polygons, polygon sözcüğünün çoğul biçimidir. Polygon, sınırı düz çizgi parçalarından oluşan kapalı ve düzlemsel bir şekil, yani “çokgen” demektir. Üçgenleri, beşgenleri, altıgenleri ve yedigenleri kapsayan genel bir kategoridir. Bu cümlede some polygons, bu geniş kategorideki bazı şekilleri belirtir; belirli bir kenar sayısını ifade etmez.
Alıştırma
Geometride polygon nedir?
- Herhangi bir üç boyutlu cisim
- Sınırı mutlaka eğri olan bir şekil
- Düz kenarlardan oluşan kapalı ve düzlemsel bir şekil
Cevabı göster
Düz kenarlardan oluşan kapalı ve düzlemsel bir şekil
with fewer sides: sayılabilen şeyler için fewer
With fewer sides, polygons sözcüğünü açıklayan bir with öbeğidir. Burada with “sahip olan” anlamına gelir; sides ise şekillerin düz kenarlarını belirtir. Fewer, sayılabilen şeylerin sayısının daha az olduğunu gösterir. Kenarlar tek tek sayılabildiği için fewer sides “daha az sayıda kenar” anlamına gelir; neyle karşılaştırıldığı çevredeki bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi fewer veya less ile tamamlayın: A triangle has ____ sides than a square.
Cevabı göster
fewer
heptagons, hexagons ve pentagons: yedi, altı ve beş kenarlı çokgenler
Heptagons, hexagons ve pentagons sırasıyla yedi, altı ve beş kenarlı çokgenlerdir. Ortak -gon sonu bunların çokgen adı olduğunu, hepta-, hexa- ve penta- ise kenar sayısını gösterir. Burada including, daha büyük bir gruptan belirli örnekler verir. Bu liste, sonucun daha az kenarlı bu çokgenler için de geçerli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi dizi sırasıyla yedi, altı ve beş kenarlı şekilleri adlandırır?
- heptagon, hexagon, pentagon
- pentagon, hexagon, heptagon
- hexagon, heptagon, pentagon
Cevabı göster
heptagon, hexagon, pentagon
That's good news: yararlı bilgiyi işaretlemek
That's good news, önceki ifadenin konuşanın mevcut amacı açısından olumlu veya yararlı olduğunu değerlendirir. Buradaki news, özellikle bir medya haberi değil, bilgi veya yeni bir gelişme anlamına gelir. Söylemde bağlantı kuran bu cümle, önceki olguya olumlu bir değerlendirme verir ve açıklamanın şimdi bu olgunun nasıl yardımcı olduğunu göstereceğine işaret eder.
Alıştırma
That's good news bu açıklamada ne işe yarıyor?
- Önceki bilginin ilgisiz olduğunu gösterir.
- Bir haber bültenine geçileceğini duyurur.
- Önceki bilginin bundan sonrası için yararlı olduğunu belirtir.
Cevabı göster
Önceki bilginin bundan sonrası için yararlı olduğunu belirtir.
cut off the sharp corners: sivri köşeleri kesip çıkarmak
Burada cut off the sharp corners, sivri köşeleri keserek ana şekilden ayırıp çıkarmak demektir. off parçacığı sonucu vurgular: kesilen parçalar ana şekilden ayrılır.
Alıştırma
Hangi cümle hasarlı ucun kesilerek çıkarılması gerektiğini anlatır?
- Cut across the damaged end before using the rope.
- Cut off the damaged end before using the rope.
- Cut into the damaged end before using the rope.
Cevabı göster
Cut off the damaged end before using the rope.
a pentagon is exactly what you'll be left with. Öbek fiiller
3:00geriye tam olarak bir beşgen kalacaktır.
what you'll be left with: geriye kalacak sonuç
Bu cümlede what you'll be left with, “elinde kalacak şey veya sonuç” anlamına gelir. What, “... olan şey” anlamında bir isim yan cümlesi başlatır ve yan cümlenin tamamı bir süreçten sonraki sonucu belirtir. Be left with yapısındaki left, leave fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; “sol” yönünü anlatmaz. Bu yapı genellikle başka parçalar çıkarıldıktan, kullanıldıktan veya değiştirildikten sonra geriye ne kaldığını anlatır.
Alıştırma
“After the files are deleted, you'll be left with an empty folder,” cümlesindeki you'll be left with ne anlama gelir?
- Sol tarafındaki yer
- Eylemden önce sahip olduğun bir şey
- Elinde kalacak sonuç
Cevabı göster
Elinde kalacak sonuç
And just like a pizza: benzetme kurmak
And önceki açıklamayı sürdürürken just like a pizza bir benzetme kurar. İfade bir bütün olarak, sıradaki kesme yönteminin bilinen pizza kesme yöntemiyle karşılaştırılarak anlaşılmasını sağlar. Bu karşılaştırma yalnızca ilgili bir özellikle sınırlıdır: şekil gerçekten pizza değildir. Ortak özellik, bir bütünü bölümlere ayırma yöntemidir.
Alıştırma
“And just like a pizza” bu açıklamada ne işe yarar?
- Şeklin aslında pizza olduğunu söyler.
- Konuyu geometriden yemeğe çevirir.
- Kesme yöntemini açıklamaya yardımcı olan bir karşılaştırma kurar.
Cevabı göster
Kesme yöntemini açıklamaya yardımcı olan bir karşılaştırma kurar.
cut + nesne + into + sonuç: bir nesneyi belirli parçalara kesmek
Cut + object + into + result, bir nesnenin kesilerek belirtilen parçalara veya şekillere dönüştürülmesini anlatır. Bu cümlede nesne the blob pentagon, sonuç ise five acute triangles ifadesidir. into’dan sonraki ifade, kesme işleminden sonra ortaya çıkan şeyi belirtir; kesme yönünü anlatmaz.
Alıştırma
Kesme işleminin sonucunu belirten edatla cümleyi tamamlayın: Cut the sandwich ____ four equal pieces.
Cevabı göster
into
render + nesne + sıfat: renders the blob completely inert
Bu cümlede render, “dijital bir görüntü oluşturmak” değil, “bir şeyi belirli bir duruma getirmek” anlamındadır. Yapı render + nesne + sıfat şeklindedir: the blob nesnedir, inert ise ortaya çıkan durumu belirtir. Completely, inert sözcüğünün derecesini güçlendirir. İfadenin tamamı, eylemin kütleyi tümüyle hareketsiz ve tepki veremez durumda bıraktığını anlatır. Aynı resmî yapı, render the device useless örneğindeki gibi başka net sonuçları da belirtebilir.
Alıştırma
renders the blob completely inert ifadesinde renders ne anlama gelir?
- blob'u başka birine verir
- blob'u hareketsiz bir duruma getirir
- blob'un dijital bir görüntüsünü oluşturur
Cevabı göster
blob'u hareketsiz bir duruma getirir
You've saved the day: krizi tam zamanında çözdün
Save the day, önemli bir sorunu kritik anda çözüp başarısızlığı veya sıkıntıyı önlemek anlamına gelen bir deyimdir. Takvimdeki bir günü kurtarmak anlamına gelmez. You've saved the day cümlesinde konuşan kişi, durumun iyi sonuçlanmasını sağladığı için dinleyeni över. Bu ifade, ana neşeli ve kahraman hikâyesini andıran bir son verir.
Alıştırma
“Sorunu kritik anda çözdü” anlamındaki deyimi tamamlayın: When the lights failed, the backup generator ____.
Cevabı göster
saved the day
figure out: düşünerek anlamak veya çözmek
Figure out, düşünerek, analiz ederek veya deneyerek bir şeyi anlamak ya da bir cevap veya yöntem bulmak demektir. Bu cümlede need to figure out, içeriği bir sonraki altyazı satırında devam eden, çözülmesi gereken bir sorunu sunar. Ardından bir isim nesnesi veya wh- yan cümlesi gelebilir: figure out the problem; figure out what to do. Bu ifade hem çözülmesi gereken şeyi hem de cevaplanması gereken soruyu sunabilir.
Alıştırma
Düşünerek cevaba ulaşmak anlamındaki phrasal verb'ü seçin: Mia needs to ___ the puzzle by working through the clues.
- look out
- find out
- figure out
Cevabı göster
figure out
practically indestructible triangles. Kelime
3:20pratik olarak yok edilemez üçgenlerle ne yapacağınızı.
what to do with ...: bir şeyin nasıl ele alınacağına karar vermek
What to do with + nesne, o kişi, şey veya sorunla nasıl ilgilenileceği ya da onun nasıl ele alınacağı anlamına gelir. Bu cümlede with, hakkında hâlâ karar verilmesi gereken üçgenleri sunar; birlikte anlamına gelmez. Bu, cümle içine yerleşmiş bir soru olarak kullanılan wh-sözcüğü + to-infinitive yapısıdır. Know, decide veya figure out gibi fiillerden sonra gelebilir: I don't know what to do with these boxes. Başka bir cümlenin içine yerleştiği için doğrudan soru sözcük dizimi kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi hedef what + to-infinitive + with yapısıyla tamamlayın: I cannot decide ____ these old batteries.
Cevabı göster
what to do with
practically indestructible triangles: yok edilmesi neredeyse imkânsız üçgenler
practically indestructible ifadesinde practically, “neredeyse” ya da “gerçek koşullarda hemen hemen tamamen” anlamındadır. indestructible sözcüğünü niteler; “pratik bir biçimde” demek değildir. indestructible, “yok edilmesi imkânsız” anlamına gelen çok güçlü bir sıfattır. practically eklenince küçük bir istisna payı kalır; yani üçgenlerin kelimenin tam anlamıyla asla yok edilemeyeceği garanti edilmez, yok edilmelerinin son derece zor olduğu anlatılır.
Alıştırma
Bu cümlede practically indestructible ne anlama geliyor?
- Uygulamalı işler için kullanışlıdır.
- Yok edilmesi neredeyse imkânsızdır.
- Zaten tamamen yok edilmiştir.
Cevabı göster
Yok edilmesi neredeyse imkânsızdır.
Here’s a bonus riddle for you: ekstra bir şey sunmak
Here’s, here is ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Here’s + tekil isim + for you kalıbı, çoğu zaman dinleyici için seçilmiş veya hazırlanmış bir şeyi ona sunar. Bonus burada “ek” anlamına gelir. Bonus riddle, ana bilmeceden sonra gelen ek bir bilmecedir ve cümlenin tamamı bu ek göreve samimi bir geçiş yapar; bonus burada ek ücret anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi cümle dinleyiciye ek bir görevi doğal biçimde sunar?
- Here are an extra challenge for you.
- Here's an extra challenge for you.
- Here's for you an extra challenge.
Cevabı göster
Here's an extra challenge for you.
Just kidding: önceki sözün şaka olduğunu belirtme
Just kidding, dinleyiciye önceki sözlerin şaka olduğunu ve ciddiye alınmaması gerektiğini bildirir. Şakacı, abartılı veya ciddiymiş gibi söylenen bir sözü hemen geri almak ya da yumuşatmak için kullanılabilir. Burada bu ifade, önceki sorunun hafif bir şaka olduğunu belirtir ve konuşmacının şakadan asıl tartışmaya geçmesine yardımcı olur.
Alıştırma
Bir arkadaşınız, "The game starts at 5 a.m. Just kidding, it starts at 5 p.m." diyor. Burada Just kidding ne yapıyor?
- İlk söylenen saati ciddiye almamanız gerektiğini belirtir.
- Resmî bir özür sunar.
- Sizden başka bir şaka yapmanızı ister.
Cevabı göster
İlk söylenen saati ciddiye almamanız gerektiğini belirtir.
is worth discussing: be worth + fiilin -ing hâli
Is worth discussing, bir şeyi tartışmanın yararlı ya da değerli olduğu anlamına gelir. Tekrar kullanılabilen kalıp be + worth + fiilin -ing hâli şeklindedir. worth'ten sonra -ing biçimi kullanılır: worth discussing; worth to discuss denmez. Bu kalıpta dil bilgisel özne, bu eylemin yapılmasına değer olan şeyi belirtir; örneğin The idea is worth discussing.
Alıştırma
Cümleyi discuss fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The new plan is worth ____ before we decide.
Cevabı göster
discussing
Watch these lessons and decide for yourself. Ton ve niyet
3:30Bu dersleri izleyin ve kendiniz karar verin.
decide for yourself: kendi kararını kendin vermek
Decide for yourself, başka birinin vardığı sonucu doğrudan kabul etmek yerine bilgileri inceleyip kendi görüşünü veya kararını oluşturmak demektir. Bu cümlede izleyiciden önce dersleri izlemesi, ardından kişisel bir yargıya varması isteniyor. For yourself, yargıya varacak kişinin sen olduğunu vurgular. Yaygın düzen şöyledir: önce bir şeyi incele veya dene, sonra kendin karar ver.
Alıştırma
Örnekteki decide for yourself ne anlama geliyor?
- Bir işi hiç yardım almadan tek başına yapmak.
- Bilgileri inceledikten sonra kendi yargını oluşturmak.
- Başka birinin neye inanması gerektiğine karar vermek.
Cevabı göster
Bilgileri inceledikten sonra kendi yargını oluşturmak.