Bu mantar daha ne olduğunu anlamadan sizi öldürebilir - Michael Beug: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, ölümcül mantarın neden mantar zehirlenmesine bağlı ölümlerin çoğundan sorumlu olduğunu açıklıyor: amatoksinler hayati organlara zarar veriyor, görünüşü tehlikeli karışıklıklara yol açıyor ve hızlı tedavi hayatta kalmak için kritik önem taşıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. It is said that — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Tarihsel bir iddiayı veya doğrulanmamış bilgiyi, anlatının ilgisini korurken bilginin doğrudan deneyimden değil başkalarından geldiğini belirterek aktarmayı öğrenin. 2. wreak havoc on multiple systems. — Deyimler ve mecazi ifadeler: wreak havoc on kalıbını ağır ve yaygın hasarı anlatan güçlü bir deyim olarak tanıyın; hastalık, afet veya teknik arızaların etkilerinden söz ederken doğal biçimde kullanın. 3. can easily be mistaken for other edible mushrooms, — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Edilgen be mistaken for yapısını anlayın ve bir kişi ya da nesnenin başka biri veya başka bir şey sanılmasını, özellikle görsel benzerlik güvenlik riski yarattığında açıklamak için kullanın.
Bu derste
his mother Agrippina discreetly assassinated her own husband.
0:12annesi Agrippina'nın kendi kocasını gizlice öldürttüğü söylenir.
It is said that: kişisiz aktarım kalıbı
It is said that, aktarılmış bir bilgiyi sunan kişisiz bir anlatım kalıbıdır. It biçimsel öznedir; aktarılan asıl bilgi that ile başlayan yan cümlede yer alır. Bu cümlede anlatıcı, bunu kimin söylediğini belirtmeden olayı söylenen bir anlatı olarak sunar. Bu kalıp, anlatıcı ile iddia arasında mesafe oluşturur. Aynı düşünceyi anlatıcının doğrudan ve tamamen üstlendiği bir iddia olarak vermek yerine, aktarılmış veya geleneksel olarak tekrarlanan bilgi şeklinde sunar. Ancak tek başına iddianın yanlış olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, insanların böyle söylediği anlamına gelen resmî kişisiz kalıpla tamamlayın: ____ a hidden chamber lies beneath the palace.
Cevabı göster
It is said that
to secure Nero's succession: fiil olarak secure
Burada secure, istenen bir sonucu kesin hâle getirmek veya onu başarıyla elde etmek anlamına gelen bir fiildir. Nero's succession, Neron'un sonraki imparator olmasıdır; dolayısıyla to secure Nero's succession, bu iktidar devrinin gerçekleşmesini sağlama amacını belirtir. Mastar yapısındaki to secure amaç bildirir. Bu fiil victory, funding, support, a position veya a future gibi sonuç ve avantajlarla sık kullanılır ve ifadeye resmî, planlı bir ton verir.
Alıştırma
Hangi cümlede secure, örnekteki gibi istenen bir sonucu kesin hâle getirmek anlamında kullanılmıştır?
- Keep your passport in a secure place.
- The agreement was designed to secure a peaceful transfer of power.
- Please secure the bicycle to the fence with a lock.
Cevabı göster
The agreement was designed to secure a peaceful transfer of power.
The murder weapon?: açıklamadan önce kullanılan kısaltılmış soru
The murder weapon?, What was the murder weapon? sorusunun kısaltılmış biçimidir. İsim öbeği, tam bir yan cümle hâlinde yazılmak yerine doğrudan soru olarak sunulur. Bu kısa soruyu cevaptan önce kullanmak kısa bir duraklama yaratır, dikkati eksik bilgiye yöneltir ve sonraki ifadeyi bir açıklama anı gibi hissettirir. Bu soru-cevap düzeni başka anlatımlarda da kullanılabilir.
Alıştırma
Örnekteki The murder weapon? ifadesinin işlevini en iyi hangi açıklama anlatır?
- Anlatım devam etmeden önce izleyiciden bir testi çözmesini ister.
- Anlatıcının silahı hatırlayamadığını gösterir.
- Bir sonraki anda açıklanacak bilgiyi kısaca adlandırır.
- Silahın önemsiz olduğunu söyler.
Cevabı göster
Bir sonraki anda açıklanacak bilgiyi kısaca adlandırır.
death cap mushrooms: sabit bir tür adı
Death cap, son derece zehirli bir mantar türü olan Amanita phalloides için kullanılan yerleşik İngilizce yaygın addır. death cap mushrooms ifadesinde death cap, mantarın türünü belirten birleşik bir niteleyicidir; çoğul eki mushrooms sözcüğünde bulunur. Buradaki cap, bir insanın taktığı şapkayı değil mantarın şapka kısmını anlatır. death cap ifadesini serbestçe oluşturulmuş bir söz öbeği veya benzetme olarak değil, tek bir türün adı olarak anlayın.
Alıştırma
A handful of death cap mushrooms ifadesinde death cap neyi belirtir?
- Şapkası koyu renkli herhangi bir mantar
- Talihsiz bir olayı anlatan benzetme
- Belirli ve son derece zehirli bir mantar türü
- Mantarlarla süslenmiş bir şapka
Cevabı göster
Belirli ve son derece zehirli bir mantar türü
Humans have clearly known about the toxicity of death caps for millennia. Kelime
0:23İnsanlar binlerce yıldır köygöçüren mantarlarının zehirli olduğunu açıkça biliyor.
the toxicity of death caps ifadesindeki bilimsel isim toxicity
Burada toxicity, zehirlenme yoluyla zarar verme kapasitesini veya derecesini adlandıran bir isimdir. the toxicity of death caps ifadesi, zehirli olmayı bilinebilen ya da incelenebilen bir özellik olarak sunar; bu nedenle bilimsel ve kamu güvenliğiyle ilgili metinlere uygundur. Daha gündelik bir anlatımda death caps are poisonous denirdi. Vurgulanan bölüm for ile bitse de bu sözcük for millennia zaman ifadesini başlatır. the toxicity of death caps isim grubunun parçası değildir.
Alıştırma
“Bir maddenin zehirlenme yoluyla zarar verme derecesi” anlamındaki bilimsel ismi yazın: The lab measured the ____ of the new pesticide.
Cevabı göster
toxicity
Yet these mushrooms continue to pose a significant threat Kalıp ifadeler
0:28Ancak bu mantarlar önemli bir tehdit oluşturmaya devam ediyor,
to unsuspecting foragers and mushroom hunters throughout the world. Kelime
0:31tüm dünyadaki hiçbir şeyden şüphelenmeyen toplayıcılar ve mantar avcıları için.
continue to pose a significant threat: önemli bir tehdit oluşturmaya devam etmek
continue to pose a significant threat ifadesinde pose, “fotoğraf için poz vermek” değil, “ortaya çıkarmak veya oluşturmak” anlamına gelir. Pose a threat to + kişi, yer ya da şey, hedefi riske sokmayı anlatan resmî bir eşdizimdir. Continue to, tehdidin daha önce de var olduğunu ve sona ermediğini gösterir. Significant, riskin ciddi veya önemli olduğunu belirtir; bu nedenle tüm ifade devam eden riskleri nesnel biçimde açıklamaya uygundur.
Alıştırma
“Hâlâ … için ciddi risk oluşturmak” anlamındaki hedef ifadeyle resmî risk cümlesini tamamlayın: Wildfires ____ nearby communities during the dry season.
Cevabı göster
continue to pose a significant threat to
unsuspecting foragers and mushroom hunters: tehlikeden habersiz toplayıcılar ve mantar avcıları
Bu cümlede unsuspecting, bu kişilerin tehlikede olduklarını fark etmediklerini gösterir. Sıfat hem foragers hem de mushroom hunters ifadelerini niteler. Foragers, böğürtlen, bitki ve mantar gibi yabani yiyecekleri doğadan toplayan kişilerdir. Mushroom hunters ise özellikle mantar arayan daha dar bir gruptur; burada hunters, hayvan avlayan kişiler değil, bir şeyi arayan kişiler anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede unsuspecting foragers and mushroom hunters ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Tehlikeyi fark etmeden, özellikle mantar olmak üzere yabani yiyecek toplayan kişiler
- Mantar yiyen hayvanları avlayan kişiler
- Başkalarını zehirli bitkiler konusunda uyaran bilim insanları
- Kontrollü binalarda mantar yetiştiren çiftçiler
Cevabı göster
Tehlikeyi fark etmeden, özellikle mantar olmak üzere yabani yiyecek toplayan kişiler
Today, death caps are responsible for more than 90% of all mushroom related deaths, Kalıp ifadeler
0:36Bugün köygöçüren mantarları, mantarla ilgili tüm ölümlerin %90'ından fazlasından sorumludur
killing upwards of 100 people each year. Kalıp ifadeler
0:42ve her yıl 100'den fazla insanı öldürüyor.
responsible for more than 90% of ... deaths: ölümlerin %90'ından fazlasına neden olmak
Burada be responsible for, bir sonuca neden olmak veya o sonucun belirli bir payını oluşturmak anlamına gelir. Cümle, ölüm şapkası mantarlarının mantarla ilişkili ölümlerin %90'ından fazlasına neden olduğunu söyler. İfade bir yüzdeyle ve deaths, cases, crashes veya emissions gibi zararlı bir sonuçla kullanıldığında istatistiksel bir neden ya da pay belirtir. Mantarlara niyet veya ahlaki sorumluluk yüklemez.
Alıştırma
Cümleyi “neden oldu veya payını oluşturdu” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: Faulty wiring was ____ most of the fires in the report.
Cevabı göster
responsible for
upwards of 100: tahmini bir referansın üzerindeki miktar
upwards of 100 ifadesinde miktar 100'ün üzerindedir ve 100 yuvarlanmış bir referans noktası olarak sunulur. Buradaki killing upwards of 100 people each year, kesin bir toplam ileri sürmeden yıllık ölüm sayısının 100'den fazla olduğunu belirtir. Bu ifade, bir miktarın tahmini olduğunu açıkça korurken onun ölçeğini aktarmayı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “yuvarlanmış bir referanstan daha fazla” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The stadium can hold ____ 60,000 fans for major events.
Cevabı göster
upwards of
So, what makes this one species of mushroom so dangerous? Anlatım akışı
0:46Peki, bu tek bir mantar türünü bu kadar tehlikeli yapan nedir?
What makes X so Y?: açıklamayı başlatan bir soru
What makes X so Y? sorusu, gözlemlenen bir olguyu nedenini araştıran bir soruya dönüştürür. Ölüm istatistiklerinden sonra bir sonraki bölümün görevini belirler: bu mantarın neden bu kadar tehlikeli olduğunu açıklamak. Bu kalıpta what nedeni sorar, X açıklanacak şeyi belirtir, so Y ise açıklanması gereken güçlü özelliği ifade eder. Nedenleri veya mekanizmaları açıklayan bir bölümü başlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Nedeni öne çıkaran soruyu bu dersteki kalıpla tamamlayın: ____ this material so resistant to heat?
Cevabı göster
What makes
Despite their danger: despite + isim öbeği
Despite their danger, tehlikeli olmalarına rağmen anlamına gelir. Burada despite sözcüğünden sonra tam bir yan cümle değil, their danger isim öbeği gelir. Bu ifade, tehlikeyi şaşırtıcı ana gerçeği değiştirmeyen bir arka plan bilgisi olarak sunar: mantarlar yine de oldukça sıradan görünür. Bu kalıp karşıtlığı kısa biçimde anlatır: despite + isim öbeği, ana cümle.
Alıştırma
Hangi cümlede despite bir isim öbeğinden önce doğru kullanılmıştır?
- Despite the heavy traffic, we arrived on time.
- Despite the traffic was heavy, we arrived on time.
- Despite of the heavy traffic, we arrived on time.
Cevabı göster
Despite the heavy traffic, we arrived on time.
known scientifically as Amanita phalloides: bilimsel bir adı tanıtma
known scientifically as Amanita phalloides ifadesi, death caps mantarlarının bilimsel adının Amanita phalloides olduğunu belirtir. İki ad da aynı mantarı gösterir; Amanita phalloides ikinci bir tür olarak tanıtılmaz. Known, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğindeki geçmiş zaman ortacıdır. Tam biçim death caps, which are known scientifically as Amanita phalloides olurdu. Virgüllerle ayrılan bu ifade, ana cümleyi değiştirmeden kimlik bilgisi ekler.
Alıştırma
Bilimsel bir ad tanıtmak için known + bir zarf + as kalıbıyla cümleyi tamamlayın: The house mouse is ____ Mus musculus.
Cevabı göster
known scientifically as
look relatively unassuming: sıradan ve tehlikesizmiş gibi görünmek
Look + sıfat, bir şeyin nasıl göründüğünü anlatır. Burada look relatively unassuming, mantarların oldukça sıradan göründüğünü ve hemen dikkat çekip tehlike sinyali vermediğini belirtir. Unassuming çoğu zaman alçakgönüllü ve dikkat çekmeye çalışmayan bir kişiyi anlatır. Bir nesne veya yer için kullanıldığında etkileyici olmaktan çok sade ve göze çarpmayan bir görünüm bildirir. Relatively ifadeyi yumuşatır: görünüşleri, aşırı tehlikeli bir şeyden beklenebilecek görünüşle karşılaştırılır.
Alıştırma
Cümlede look relatively unassuming, ölüm şapkası mantarlarının görünüşü hakkında ne anlatıyor?
- Onlara dokunmak tamamen güvenlidir.
- Oldukça sıradan görünür ve fazla dikkat çekmezler.
- Diğer tüm mantarlardan daha küçüktürler.
- Açıkça zehirli ve korkutucu görünürler.
Cevabı göster
Oldukça sıradan görünür ve fazla dikkat çekmezler.
emerge enclosed in... that ruptures: başlangıç durumu ve ardından gelen değişim
Emerge enclosed in..., ortaya çıkmayı anlatan bir fiili geçmiş ortaç öbeğiyle birleştirir. Enclosed in a white egg-like membrane, They öznesinin ortaya çıktığı andaki durumunu anlatır: zar tarafından çevrelenmişlerdir; zarı çevreleyen kendileri değildir. That ruptures, membrane sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Zarın daha sonra geçirdiği değişimi ekler; böylece cümle, canlının ilk durumundan dış örtüsüne ne olduğuna kısa ve yoğun bir biçimde ilerler.
Alıştırma
Burada emerge enclosed in a white egg-like membrane that ruptures ne anlama geliyor?
- Beyaz, yumurta biçimli bir zarla çevrili hâlde ortaya çıkarlar ve ardından zar yırtılır.
- Daha sonra kaybolan bir zarı çevrelerler.
- Ortaya çıkmaya başlamadan önce beyaz bir zarı yırtarlar.
- Zar onların içinde ortaya çıkar ve yırtılmadan kalır.
Cevabı göster
Beyaz, yumurta biçimli bir zarla çevrili hâlde ortaya çıkarlar ve ardından zar yırtılır.
egg-like ... cup-like: isim + -like sıfatları
Bir isme -like eklemek, “o isme benzeyen” ya da “onun biçimine veya niteliğine sahip” anlamında bir sıfat oluşturur. egg-like ve cup-like örneklerinde bu ek biçimi anlatır: zar yumurtaya, kese ise fincana benzer. İsim + -like kalıbı kısa ve öz betimlemeler kurmayı sağlar. Bu benzerlik yaklaşık bir benzerliktir; nesnenin gerçekten yumurta ya da fincan olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
bell isminden isim + -like yapısında bir sıfat oluşturun: The flower has a ____ shape.
Cevabı göster
bell-like
Mature mushrooms are domed with white or greenish-yellow caps
1:10Olgun mantarlar, beyaz veya yeşilimsi sarı renkte kubbe şeklinde şapkalara sahiptir
measuring anywhere from 4 to 16 cm in width. Kalıp ifadeler
1:15ve genişlikleri 4 ila 16 cm arasında değişir.
measuring anywhere from X to Y in width: genişlik aralığını belirtme
Measuring sıfat-fiili caps hakkında ek bilgi verir ve bunların boyutunu belirtir. Burada şapkaların 4–16 cm genişliğinde olduğu anlamına gelir. Anywhere from X to Y, X ve Y’yi olası bir aralığın iki ucu olarak sunar ve çoğu zaman tek tek örnekler arasındaki belirgin değişkenliği vurgular. Ardından gelen in width, ölçülen boyutun genişlik olduğunu belirtir.
Alıştırma
Uzunluk aralığını anlatmak için anywhere from X to Y yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The shells measure exactly 8 centimeters in length.
- The shells can be found anywhere from 2 to 8 centimeters away.
- The shells measure anywhere from 2 to 8 centimeters in length.
Cevabı göster
The shells measure anywhere from 2 to 8 centimeters in length.
can contain enough toxin to kill an adult. Dilbilgisi
1:21bir yetişkini öldürmeye yetecek kadar zehir içerebilir.
just half of a cap: şaşırtıcı derecede küçük bir miktarı vurgulamak
just half of a cap ifadesindeki just, “yalnızca” anlamına gelir. half of a cap şeklindeki küçük miktarı doğrudan vurgular. Buradaki önemli nokta karşıtlıktır: Bu kadar küçük bir miktar bile ölümcül bir etki yaratabilir. Bir miktarın beklenenden az ama yine de önemli olduğunu göstermek için just sözcüğünü bir sayı veya miktarın önünde kullanabilirsiniz.
Alıştırma
just half of a cap ifadesinde just ne işe yarar?
- Şapkanın az önce kesildiğini söyler.
- İfadeyi daha az ciddi hâle getirir.
- Miktarın tam olarak bir bütün şapka olduğunu belirtir.
- Yarım şapkanın şaşırtıcı derecede küçük bir miktar olduğunu gösterir.
Cevabı göster
Yarım şapkanın şaşırtıcı derecede küçük bir miktar olduğunu gösterir.
enough toxin to kill an adult: enough + isim + to + fiil
enough toxin to kill an adult ifadesinde enough, toxin isminden önce gelir ve miktarın ardından gelen sonuç için gerekli düzeye ulaştığını belirtir. enough + isim + to + fiil yapısı, bir miktarı bu miktarın gerçekleştirebileceği veya yol açabileceği sonuçla ilişkilendirir. Burada to kill an adult, bu miktardaki toksinin olası sonucunu gösterir.
Alıştırma
Yeterli miktarı sonucuna bağlayan sözcükle cümleyi tamamlayın: The sample contains enough acid ____ damage the metal.
Cevabı göster
to
While death caps produce several types of toxins, Dilbilgisi
1:25Köygöçüren mantarları birkaç tür zehir üretmesine rağmen,
one class, amatoxins, are by far the most dangerous. Kalıp ifadeler
1:29bir sınıf olan amatoksinler, açık ara en tehlikelisidir.
While ... one class, amatoxins: ana noktadan önce arka planı kabul etmek
Buradaki while, bir şeyin gerçekleştiği sırada anlamına değil, -se de anlamına gelir. İlk yan cümle köygöçüren mantarlarının çeşitli toksinler ürettiğini kabul eder; ana cümle ise odağı amatoksin adlı tek bir sınıfa daraltır. While X, Y kalıbı, önce X'i doğru bir arka plan bilgisi olarak kabul edip ardından Y'yi daha önemli nokta olarak sunarak açıklamayı düzenleyebilir. İngilizcede while yan cümlesinden sonra but eklemek gerekmez.
Alıştırma
Hangi cümlede while, bir gerçeği kabul ettikten sonra daha önemli ve zıt bir noktayı sunmak için kullanılmıştır?
- Because the phone is affordable, many people buy it.
- While the phone is affordable, its battery life is disappointing.
- While the phone was charging, I read the manual.
Cevabı göster
While the phone is affordable, its battery life is disappointing.
by far the most dangerous: üstünlük derecesini güçlendirmek
By far, the most dangerous üstünlük yapısının önüne gelir ve söz konusu şeyin gruptaki diğer tüm üyeleri açık ve büyük bir farkla geçtiğini belirtir. Bu nedenle by far the most dangerous, yalnızca the most dangerous demekten daha güçlüdür. By far çıkarıldığında ifade yine en üst sırayı bildirir, ancak birinci ile diğerleri arasındaki farkın özellikle büyük olduğunu artık söylemez.
Alıştırma
Cümleyi “açıkça ve büyük bir farkla” anlamındaki iki sözcüklü pekiştiriciyle tamamlayın: Of all the options, this is ____ the most reliable.
Cevabı göster
by far
They're hardy compounds not easily destroyed by cooking, freezing, or drying. Notlar
1:34Pişirme, dondurma veya kurutma ile kolayca yok edilemeyen dayanıklı bileşiklerdir.
hardy compounds: dirençli ve kararlı bileşikler
Bu cümlede hardy, normalde bir şeye zarar verecek veya onu parçalayacak koşullara dayanabilen anlamındadır. Bileşiklerin dirençli ve kararlı olduğunu anlatır; bu nedenle pişirme, dondurma ve kurutma onları kolayca yok etmez. Burada hardy, yalnızca canlılar için kullanılan zorlu koşullarda hayatta kalacak kadar güçlü olma fikrini bir maddeye de uygular. Bileşiklerin fiziksel olarak sert olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
hardy compounds ifadesinde hardy ne anlama gelir?
- dokunulduğunda fiziksel olarak sert
- zarar verici koşullara dayanabilen
- sağlıklı ve fiziksel olarak güçlü
Cevabı göster
zarar verici koşullara dayanabilen
not easily destroyed by + -ing: bir işlemle kolayca yok edilememe
not easily destroyed by... ifadesi, compounds sözcüğünden sonra gelen kısaltılmış bir edilgen niteleyicidir. compounds that are not easily destroyed by... anlamına gelir; that are düşürülmüştür. Bileşikler eylemi yapan değil, eylemden etkilenen ögedir. by sonrasındaki cooking, freezing ve drying, bileşikleri yok edebilecek süreçleri adlandıran paralel -ing biçimleridir. Yeniden kullanılabilen kalıp isim + not easily destroyed by + isim veya -ing biçimindeki süreçtir.
Alıştırma
Hedef by + -ing edilgen kalıbını tamamlamak için easily ve destroy sözcüklerini doğru biçimlerde kullanın: These labels are not ____ washing or rubbing.
Cevabı göster
easily destroyed by
if ingested: kısaltılmış edilgen koşul
if ingested ifadesinde ingested, edilgen anlam taşıyan bir geçmiş zaman ortacıdır. Açık biçimi if amatoxins are ingested şeklindedir: toksinler bir şeyi etkin biçimde yutmaz; vücuda alınan şey toksinlerdir. Bu, kısaltılmış edilgen bir if yan cümlesidir. Özne ana cümleden açıkça anlaşıldığında, İngilizcede bu özne ve be biçimi atılıp yalnızca if + geçmiş zaman ortacı bırakılabilir. And yalnızca bu koşulu önceki bilgiye bağlar.
Alıştırma
Uyarıyı, ingest kullanarak kısaltılmış edilgen bir if yan cümlesiyle tamamlayın: ____, this chemical may cause severe nausea.
Cevabı göster
If ingested
amatoxins easily pass through the intestinal wall to enter the bloodstream Kalıp ifadeler
1:41amatoksinler bağırsak duvarından kolayca geçerek kan dolaşımına girer
pass through ... to enter ...: izlenen yol ve varış noktası
Pass through the intestinal wall hareketin izlediği yolu belirtir: bağırsak duvarı, toksinlerin geçtiği sınırdır. Ardından gelen to enter the bloodstream, bu hareketin ulaştığı son noktayı, yani kan dolaşımına girişi belirtir. Yeniden kullanılabilir kalıp özne + pass through + ara sınır + to enter + varış noktası biçimindedir. to mastarı, mutlaka bilinçli bir amaç değil, hareketin sonucunda gelen sonraki aşamayı da anlatabilir; burada toksinlerin bir niyeti yoktur.
Alıştırma
Hangi cümlede pass through ... to enter ... yapısı, ara bir sınırın ardından gelen varış noktasını göstermek için kullanılmıştır?
- Fresh air moves around the building without entering it.
- Fresh air passes through the vent to enter the room.
- Fresh air enters the vent and remains inside it.
Cevabı göster
Fresh air passes through the vent to enter the room.
wreak havoc on: ciddi zarar vermek
Wreak havoc on, “bir şeye ciddi zarar vermek veya geniş çaplı aksaklık yaratmak” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede, toksinlerin kan dolaşımına girdikten sonra birden fazla vücut sistemine ciddi zarar verdiğini anlatır. Wreak havoc on ifadesini tek bir bütün olarak düşünün: wreak fiildir, havoc yıkıcı sonucu belirtir ve on etkilenen şeyi tanıtır.
Alıştırma
“Bir şeye ciddi zarar vermek” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: A major cyberattack could ____ the city's transport network.
Cevabı göster
wreak havoc on
is blocking the action of enzymes called RNA polymerases. Kelime
1:52RNA polimeraz (RNA polymerases) adı verilen enzimlerin eylemini engellemektir.
blocking the action of enzymes called RNA polymerases: RNA polimerazları adı verilen enzimlerin işlevini engellemek
Blocking the action of enzymes, enzimlerin işlevlerini yerine getirmesini engellemek anlamına gelir. Bu ifade, enzimleri mutlaka ortadan kaldırmaya veya yok etmeye değil, yaptıkları işi durdurmaya odaklanır. Called RNA polymerases, enzymes sözcüğünü niteler ve enzimlerin adını belirtir: Bu enzimler RNA polymerases olarak bilinir. İfadenin bütünü, hangi enzim etkinliğinin engellendiğini kesin olarak açıklar.
Alıştırma
Burada "blocking the action of enzymes called RNA polymerases" ne anlama geliyor?
- Enzimlerden RNA polimerazları adını kaldırmak
- Başka enzimleri çağırmak için RNA polimerazlarını kullanmak
- RNA polimerazları olarak bilinen enzimlerin görevini yapmasını engellemek
Cevabı göster
RNA polimerazları olarak bilinen enzimlerin görevini yapmasını engellemek
as they allow the cells to build the proteins they need to function. Dilbilgisi
1:59çünkü hücrelerin işlev görmeleri için ihtiyaç duydukları proteinleri oluşturmalarını sağlarlar.
be essential to the body: essential to + ona ihtiyaç duyan kişi veya sistem
are essential to the body ifadesinde essential, yalnızca “yararlı” değil, “kesinlikle gerekli” anlamına gelir. İfade, vücudun bu enzimlere bağlı olduğunu anlatır. be essential to + kişi, grup veya sistem yapısı, bir şeyin hangi varlık için vazgeçilmez olduğunu gösterir. Burada bu varlığı to the body belirtir.
Alıştırma
Cümleyi be essential to yapısı ve be fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Mutual trust ____ our team.
Cevabı göster
is essential to
as they allow...: because anlamındaki as
Burada as, enzimlerin neden vazgeçilmez olduğunu açıklayan nedeni sunar. because anlamındadır: Hücrelerin çalışmak için ihtiyaç duyduğu proteinleri üretmesini sağladıkları için bu enzimler vazgeçilmezdir. as ile başlayan yan cümle, bir şeyin ne zaman olduğunu değil, önceki ifadenin neden doğru olduğunu açıklar. Anlamı belirlemek için cümlecikler arasındaki ilişkiye bakın.
Alıştırma
Bu cümlede as ne anlama gelir? The outdoor game was canceled as heavy rain made the field unsafe?
- because
- in the same way
- while
Cevabı göster
because
For example, amatoxins inhibit the production of blood-clotting compounds, Kelime
2:03Örneğin amatoksinler, kan pıhtılaşma bileşiklerinin üretimini inhibe eder,
inhibit the production of: bir şeyin üretilme sürecini kısıtlamak
Inhibit the production of, bir şeyi oluşturan süreci azaltmak, sınırlamak veya sekteye uğratmak demektir. Üretimin tamamen durduğu anlamına gelmek zorunda değildir. Burada blood-clotting compounds, kanın pıhtı oluşturmasına yardımcı olan maddelerdir. Kalıp inhibit + the production of + üretilen şey şeklindedir ve biyolojik ya da kimyasal bir sürece olan etkiyi açıklamak için sık kullanılır.
Alıştırma
“Oluşumunu azaltmak veya engellemek” anlamındaki vurgulanan bilimsel yapıyla cümleyi tamamlayın: The medicine may ____ a harmful protein.
Cevabı göster
inhibit the production of
which can cause a person to bleed out. Öbek fiiller
2:08bu da bir kişinin kanayarak ölmesine neden olabilir.
cause a person to bleed out: hayati tehlike yaratan kan kaybına neden olmak
Cause a person to bleed out, bir sonucu belirtmek için cause + kişi + to + fiil yapısını kullanır. Bleed out, tehlikeli derecede çok kan kaybetmek anlamına gelir ve çoğu zaman ölüm riski taşır. Buradaki out, aşırı veya tamamlanmaya yakın bir kaybı belirtir; kanamanın dışarıda gerçekleştiği ya da kanın yalnızca dışarı doğru aktığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede bleed out ne anlama gelir? A deep wound can cause a person to bleed out.
- kanamanın tamamen durması
- dışarıdaki bir yerde kanamak
- tehlikeli miktarda kan kaybetmek
Cevabı göster
tehlikeli miktarda kan kaybetmek
In the kidneys, they slowly obstruct the body's ability to regulate fluids and produce urine. Kalıp ifadeler
2:11Böbreklerde, vücudun sıvıları düzenleme ve idrar üretme yeteneğini yavaşça engellerler.
obstruct the body's ability to + fiil: vücudun bir şeyi yapma yetisini engellemek
Burada obstruct, yalnızca “bir şeyin fiziksel olarak önünde durmak” değil, “bir şeyin normal çalışmasını zorlaştırmak” anlamına gelir. obstruct the body's ability to + fiil yapısı, biyolojik bir işlevin engellenmesini anlatır. ability sözcüğünden sonra yalın hâldeki regulate ve produce fiilleri paralel olarak kullanılır. Tek bir to iki eylemi de başlatır ve engellenen iki işlevi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi yukarıda öğretilen resmî yapıyla tamamlayın: Severe swelling can ____ breathe normally.
Cevabı göster
obstruct the body's ability to
But they're perhaps the most damaging to the liver.
2:17Ancak belki de en çok karaciğere zarar verirler.
The liver is where waste products, including toxins, are filtered out of the blood. Öbek fiiller
2:21Karaciğer, zehirler de dahil olmak üzere atık ürünlerin kandan süzüldüğü yerdir.
are filtered out of the blood: bir maddeyi kaynağından süzerek çıkarmak
Filter out, “belirli bir maddeyi bir karışımdan veya sistemden süzerek çıkarmak” anlamına gelir. Out çıkarma anlamını vurgular, of the blood ise kaynak karışımın kan olduğunu belirtir. Are filtered edilgen yapıdadır; çünkü atık maddeler süzme işlemini yapan değil, çıkarılan maddelerdir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp, çıkarılan madde + be filtered out of + kaynak şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi “süzme yoluyla sudan çıkarılmak” anlamındaki edilgen ifadeyle tamamlayın: Tiny particles ____ the water before it reaches the tap.
Cevabı göster
are filtered out of
So amatoxins naturally accumulate: sonucu belirtme
So, bu kısa cümlenin önceki açıklamadan çıkan sonuç olduğunu gösterir. Açıklamanın o adımını tamamlar ve neden-sonuç zincirini ilerletir. Burada naturally, “doğadan gelen” değil, “bu sürecin beklenen sonucu olarak” anlamındadır. So ve naturally birlikte, birikimi daha önce açıklanan mekanizmanın mantıksal sonucu olarak sunar.
Alıştırma
Cümlenin başındaki So burada ne işe yarıyor?
- Önceki açıklamadan çıkarılan bir sonucu sunar.
- Konuyu ilgisiz bir örneğe geçirir.
- Konuşanın nedenden emin olmadığını gösterir.
Cevabı göster
Önceki açıklamadan çıkarılan bir sonucu sunar.
This toxin bombardment: sürekli zararı anlatan bir metafor
This toxin bombardment bir metafordur. Toksinlerin karaciğer hücreleri üzerindeki tekrarlanan zararlı etkilerini, hücreler bombardıman altındaymış gibi sunar. Bu imge, etkinin şiddetini ve devam eden baskıyı vurgular; gerçek bombaları veya patlamaları anlatmaz. Böylece soyut bir biyolojik süreci gözde canlandırmak kolaylaşır.
Alıştırma
This toxin bombardment cümlede neyi ifade ediyor?
- Toksinlerin etkilerini sürekli ve güçlü bir saldırı olarak sunar.
- Karaciğer hücrelerinin askerî saldırı yaptığını söyler.
- Toksinlerin yol açtığı gerçek bir patlamayı adlandırır.
Cevabı göster
Toksinlerin etkilerini sürekli ve güçlü bir saldırı olarak sunar.
blocks the turnover of new proteins: proteinlerin biyolojik yenilenmesi
Bu biyolojik bağlamda turnover, devamlı yenilenme anlamına gelir: proteinler parçalanır ve yerlerini yeni sentezlenen proteinler alır. blocks the turnover of new proteins ifadesindeki blocks, bu bakım döngüsünün normal biçimde devam edemediğini belirtir. proteins ve liver cells sözcükleri burada bilimsel anlamın kullanıldığını açıkça gösterir.
Alıştırma
blocks the turnover of new proteins ifadesindeki turnover ne anlama gelir?
- protein satışından kazanılan para miktarı
- proteinlerin sürekli parçalanıp yerlerine yenilerinin gelmesi
- proteinlerin fiziksel olarak ters dönmesi
Cevabı göster
proteinlerin sürekli parçalanıp yerlerine yenilerinin gelmesi
Over time, this can lead to liver failure and eventually death. Kalıp ifadeler
2:36Zamanla bu, karaciğer yetmezliğine ve sonunda ölüme yol açabilir.
Over time ... can lead to ... and eventually ...: aşamalı bir sonuç zinciri
Over time, tüm sonuç zincirini ani bir olay olarak sunmak yerine zaman içinde yavaş yavaş gelişen bir sürece yerleştirir. Can lead to olası bir sonucu tanıtır, eventually ise daha sonraki bir son noktayı belirtir. Over time, X can lead to A and eventually B kalıbı, önceki bir etki olan A'dan daha sonra ortaya çıkan ve çoğunlukla daha ciddi olan B sonucuna doğru ilerlemeyi düzenler.
Alıştırma
Over time, X can lead to A and eventually B kalıbı nasıl bir ilişki ifade eder?
- zaman sırası olmayan birbiriyle ilgisiz iki gerçek
- önceki bir sonuçtan daha sonraki bir sonuca doğru gelişen aşamalı bir zincir
- hemen gerçekleşip anında sona eren tek bir sonuç
Cevabı göster
önceki bir sonuçtan daha sonraki bir sonuca doğru gelişen aşamalı bir zincir
One puzzling death cap mystery that continues to elude scientists Kalıp ifadeler
2:41Bilim insanlarını atlatmaya devam eden kafa karıştırıcı bir köygöçüren mantarı gizemi,
exactly what benefits poisonous amatoxins provide to the mushroom.
2:47zehirli amatoksinlerin mantara tam olarak ne gibi faydalar sağladığını.
continues to elude scientists: hâlâ çözülmemiş bir araştırma problemi
Elude fiilinin nesnesi scientists olduğunda ve özne bir gizem, neden, cevap ya da açıklama olduğunda, bilim insanlarının bunu henüz anlayamadığı, keşfedemediği veya açıklayamadığı anlatılır. Burada elude mecazidir; gizem fiziksel olarak kaçmıyordur. Continues to eklenmesi, bu çözülememiş durumun bir süredir devam ettiğini ve hâlâ geçerli olduğunu gösterir. Böylece ifade, soruyu süregelen bir araştırma problemi olarak sunar.
Alıştırma
Cümlede continues to elude scientists ne anlama geliyor?
- Laboratuvardan fiziksel olarak kaçmaya devam ediyor.
- Bilim insanları bunu hâlâ tam olarak açıklayamıyor veya anlayamıyor.
- Bilim insanlarına gizlice gönderme yapıyor.
Cevabı göster
Bilim insanları bunu hâlâ tam olarak açıklayamıyor veya anlayamıyor.
meaning they're not essential for mushroom growth or survival. Dilbilgisi
2:55yani mantarın büyümesi veya hayatta kalması için zorunlu değildirler.
Amatoksinler ikincil metabolitlerdir: secondary ne anlama gelir
İkincil metabolitler, bir organizmanın ürettiği ancak normal koşullarda temel büyümesi veya hayatta kalması için doğrudan gerekli olmayan bileşiklerdir. Bu cümlede amatoksinler bu kategoriye girer. Secondary; miktar bakımından ikinci, düşük kaliteli veya işe yaramaz demek değildir. Bu bileşiklerin yine de ekolojik işlevleri olabilir; terim, temel yaşam süreçleriyle ilişkilerini sınıflandırır.
Alıştırma
Bu cümlede secondary metabolites ne anlama geliyor?
- Mantarın büyümek ve hayatta kalmak için kullanmak zorunda olduğu bileşikler
- Mantarın temel büyümesi veya hayatta kalması için doğrudan gerekli olmayan bileşikler
- Gün içinde ikinci sırada üretilen bileşikler
Cevabı göster
Mantarın temel büyümesi veya hayatta kalması için doğrudan gerekli olmayan bileşikler
meaning they're not essential ... ile önceki ifadeyi hemen açıklama
Virgülden sonraki meaning yan cümleciği, önceki ifadenin somut olarak ne anlama geldiğini açıklar. Burada secondary metabolites teknik etiketini açar: amatoksinler mantarın büyümesi veya hayatta kalması için gerekli değildir. they zamiri amatoxins sözcüğünü belirtir. Meaning, ikinci bir ana cümle başlatmak yerine ek açıklama getiren bir -ing biçimidir. Bu kalıpta which means that ifadesine yakındır ve bir terimi ya da olguyu hemen daha kolay anlaşılır bir açıklamaya dönüştürür.
Alıştırma
İlk yan cümleciği açıklamak için meaning kullanın: The trail is flooded, ____ we need another route.
Cevabı göster
meaning
and humans are often a highly effective mode of spore dispersal for other mushroom species. Kelime
3:01ve insanlar, diğer mantar türleri için genellikle son derece etkili bir spor dağıtım yöntemidir.
a highly effective mode of spore dispersal: son derece etkili bir spor yayılma yolu
Bilimsel İngilizcede mode of spore dispersal, sporların bir yerden başka bir yere yayıldığı yol veya mekanizma anlamına gelir. Burada mode bir araç ya da yol, spore dispersal ise bu sürecin adıdır. Highly effective, bu yolun çok iyi işlediğini belirtir. Bu cümlede yiyecek arayan hayvanlar ve insanlar, diğer mantar türlerinin sporlarını yeni yerlere ulaştıran başarılı bir yol olarak topluca ele alınır.
Alıştırma
Bir biyoloji yazısında a highly effective mode of spore dispersal ne anlama gelir?
- Sporların hayatta kalmasını engelleyen bir madde.
- Sporları çok etkili biçimde yayan bir yol.
- Bir mantarın hızla büyüdüğü bir aşama.
Cevabı göster
Sporları çok etkili biçimde yayan bir yol.
So, what's the evolutionary advantage of poisoning them? Kelime
3:08Peki, onları zehirlemenin evrimsel avantajı nedir?
evolutionary advantage of poisoning them: onları zehirlemenin evrimsel avantajı
Evrimsel avantaj, bir özelliğin canlının hayatta kalma veya üreme olasılığını artırarak o özelliğin nesiller boyunca sürmesini daha olası hâle getiren etkidir. the evolutionary advantage of + isim veya -ing biçimi, bu uyumsal yararın ne olduğunu sorar. Burada of poisoning them, sorgulanan etkinin hangisi olduğunu gösterir. Konuşmacı sıradan ve kısa vadeli bir yararı değil, zehirliliğin onu üreten canlıya sağlayabileceği biyolojik getiriyi soruyor.
Alıştırma
What is the evolutionary advantage of producing a bitter toxin? cümlesinde ne soruluyor?
- Toksinin temastan sonra ne kadar hızlı etki ettiği
- Özelliğin nesiller boyunca hayatta kalmayı veya üreme başarısını nasıl artırabileceği
- Bilim insanlarının bu özelliği laboratuvarda yararlı bulup bulmadığı
Cevabı göster
Özelliğin nesiller boyunca hayatta kalmayı veya üreme başarısını nasıl artırabileceği
And amatoxins aren't exclusive to death caps. Kalıp ifadeler
3:13Ve amatoksinler köygöçüren mantarlarına özgü değildir.
aren't exclusive to death caps: yalnızca köygöçüren mantarlarına özgü değil
Be exclusive to + isim, yalnızca belirli bir kişi, grup, yer veya şeyle sınırlı, ona ayrılmış ya da sadece onda bulunan anlamına gelir. be olumsuz yapıldığında not exclusive to X, X'in de durumlardan biri olduğunu ancak tek durum olmadığını belirtir. Bu cümlede aren't exclusive to death caps, gereğinden dar bir varsayımı düzeltir: amatoksinler köygöçüren mantarlarında bulunur, ancak başka yerlerde de bulunur. İfade, köygöçüren mantarlarını dışlamak yerine kapsamı genişletir.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: This symptom isn't ____ children; adults can have it too.
Cevabı göster
exclusive to
They're also produced by several other species of mushrooms
3:16Ayrıca birkaç başka mantar türü tarafından da üretilirler,
from the genera Galerina and Lepiota: taksonomik aidiyet
Genera, biyolojik sınıflandırmadaki bir basamak olan genus sözcüğünün çoğuludur. Burada from the genera Galerina and Lepiota, mantar türlerinin bu iki cinse ait olduğunu belirtir. Buradaki from, coğrafi bir başlangıç noktasını değil, taksonomik aidiyeti gösterir. Bir genus birden fazla tür içerebilir; iki cins adlandırıldığı için çoğul biçim genera gerekir.
Alıştırma
Bu cümlede genera ne anlama geliyor?
- Mantarların yetiştiği coğrafi bir bölge
- Tek bir mantarın adı
- Çoğul bir taksonomik basamak: birden fazla cins
Cevabı göster
Çoğul bir taksonomik basamak: birden fazla cins
poisonous Galerina and Lepiota species cause relatively few human deaths.
3:25zehirli Galerina ve Lepiota türleri nispeten daha az insan ölümüne neden olur.
Yet, unlike A, B...: karşıtlık bildirme
Yet, sıradaki ifadenin önceki bilginin oluşturduğu beklentiye ters düşeceğini gösterir. Unlike death caps karşılaştırma noktasını belirtir; böylece okur, ana cümlenin zehirli Galerina ve Lepiota türlerinin köygöçüren mantarlarından nasıl farklı olduğunu göstermesini bekler. Yet, unlike A, B... kalıbı bir geçiş ile karşılaştırmayı birleştirir: A referans noktasıdır ve ana cümle B'nin farklı yönünü söyler. Bu, B'nin A ile hiçbir ortak özelliği olmadığı anlamına gelmez; burada mantarların hepsi zehirli olabilir, ancak neden oldukları insan ölümü sayısı farklıdır.
Alıştırma
Yet, unlike death caps, açılışı okura sırada ne beklemesi gerektiğini anlatır?
- Sıradaki ifade köygöçüren mantarlarıyla bir karşıtlık gösterecektir.
- Sıradaki ifade köygöçüren mantarlarının nerede yetiştiğini açıklayacaktır.
- Galerina ve Lepiota, köygöçüren mantarlarının diğer adlarıdır.
Cevabı göster
Sıradaki ifade köygöçüren mantarlarıyla bir karşıtlık gösterecektir.
The reason for this is twofold: iki nedeni önceden bildirmek
Bu cümle açıklamanın yapısını önceden bildirir: this ile belirtilen sonuç ya da durumun iki nedeni veya iki yönü vardır. Henüz nedenlerden hiçbirini vermez; dinleyiciyi iki bölümlü bir açıklamaya hazırlar. Burada twofold, “iki bölümden oluşan” anlamına gelir. Bu işaretten sonra genellikle First ve Second ile tanıtılan, birbirinden açıkça ayrılmış iki nokta beklenir.
Alıştırma
Ardından tam olarak iki neden geleceğinde kullanılan işareti tamamlayın: The reason for the decision is ____.
Cevabı göster
twofold
First, these Galerina and Lepiota mushrooms are quite distinguishable, Anlatım akışı
3:33İlk olarak, bu Galerina ve Lepiota mantarları oldukça ayırt edilebilirdir,
whereas death caps, especially young ones, can easily be mistaken for other edible mushrooms, Kalıp ifadeler
3:39oysa köygöçüren mantarları, özellikle genç olanlar, diğer yenilebilir mantarlarla kolayca karıştırılabilir,
can easily be mistaken for other edible mushrooms: diğer yenilebilir mantarlar sanılmak
Be mistaken for, “yanlışlıkla başka biri ya da başka bir şey sanılmak” anlamına gelir. Etken yapı mistake A for B şeklindedir; edilgen yapıda A özne olur: A can be mistaken for B. for’dan sonra yanlış sanılan kimlik veya kategori gelir. Buradaki can easily, görsel benzerlik nedeniyle yanlış tanımanın kolayca gerçekleşebileceğini belirtir. Cümle, hatayı kimin yaptığına değil tehlikeli sonuca odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi “yanlışlıkla başka bir şey olarak tanımlanmak” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: From far away, the plastic bird can easily be ____ a real one.
Cevabı göster
mistaken for
First, ... are quite distinguishable: ilk nedeni belirtmek
First bir söylem işaretidir: bu yan cümlenin hemen önce bildirilen iki bölümlü açıklamadaki ilk nedeni sunduğunu gösterir. En erken zamanı değil, mantıksal sırayı belirtir. Bu mantarların quite distinguishable olduğunu söyleyen bölüm ilk temel iddiayı sunar: bunları tanımak veya diğerlerinden ayırmak nispeten kolaydır. Ardından gelen whereas bölümü ölüm şapkası mantarlarıyla karşıtlık kurarken First bütün karşılaştırmayı ilk nedenin altında toplar.
Alıştırma
Bir açıklamada iki neden olduğu önceden bildirilmiştir. Örnek cümlede First sözcüğünün temel görevi nedir?
- Konuşanın bu mantarları ilk kez tanıdığı anlamına gelir.
- Bu mantarların diğerlerinden önce ortaya çıktığını söyler.
- İki bölümlü bir açıklamadaki ilk noktayı belirtir.
Cevabı göster
İki bölümlü bir açıklamadaki ilk noktayı belirtir.
straw mushrooms or puffballs: mantar adları
Straw mushrooms, yetiştirilen yenilebilir mantarlardır. Puffballs ise yuvarlak mantarlardan oluşan bir gruptur; bazı türleri gençken ve doğru tanımlandığında yenilebilir. Burada bu adlar, genç bir ölüm şapkası mantarının benzeyebileceği mantar türlerini belirtir. Önceki like sözcüğü “örneğin” anlamına gelir; dolayısıyla bu iki ad tam bir liste değil, örneklerdir. İfade, bütün puffballs türlerinin yenmesinin güvenli olduğu anlamına da gelmez.
Alıştırma
Bu bağlamda straw mushrooms ve puffballs nasıl bir işlev görüyor?
- Genç ölüm şapkası mantarlarının karıştırılabileceği mantar örnekleridir.
- Ölüm şapkası mantarlarının ürettiği iki toksindir.
- Mantar zehirlenmesinin yol açtığı iki belirtidir.
Cevabı göster
Genç ölüm şapkası mantarlarının karıştırılabileceği mantar örnekleridir.
Further, death caps have a relatively large range. Kelime
3:48Ayrıca köygöçüren mantarları nispeten geniş bir yayılım alanına sahiptir.
have a relatively large range: nispeten geniş bir coğrafi dağılıma sahip olmak
Ekolojide range sözcüğü, bir türün bulunduğu coğrafi alanı ifade eder. Bu nedenle have a relatively large range, ölüm şapkası mantarlarının nispeten geniş bir alanda bulunduğu anlamına gelir. Relatively, diğer türlerle veya beklenen başka bir dağılım alanıyla karşılaştırma yapıldığını gösterir. Mantarın her yerde bulunduğu ya da popülasyonunun mutlaka büyük olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir yaban hayatı raporunda “The fox has a relatively large range” ne anlama gelir?
- Tilkinin popülasyonu mutlaka çok büyüktür.
- Tilki, nispeten geniş bir coğrafi alanda bulunur.
- Tilki uzak bir mesafeden saldırabilir.
Cevabı göster
Tilki, nispeten geniş bir coğrafi alanda bulunur.
While native to Europe, they're now found on every continent except Antarctica. Dilbilgisi
3:52Avrupa'ya özgü olmalarına rağmen, artık Antarktika hariç her kıtada bulunuyorlar.
While native to ..., they're now found ...: kısaltılmış bir karşıtlık yan cümlesi
Burada while, “... olduğu sırada” değil, although gibi “... olmasına rağmen” anlamına gelir. While native to Europe, While they are native to Europe ifadesinin kısaltılmış biçimidir: tekrarlanan they öznesi ile be fiilinin bir biçimi düşürülür. Giriş yan cümlesi dağılımın Avrupa'yla sınırlı olabileceğini düşündüren bir arka plan verir, ana cümle ise karşıt durumu sunar. Bu kısaltılmış yapıda while yan cümlesinin örtük öznesi ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır.
Alıştırma
Kısaltılmış While kalıbını ve native to ifadesini kullanarak karşıtlığı tamamlayın: ____ Mexico, this plant is now grown around the world.
Cevabı göster
While native to
form close symbiotic relationships with: yakın simbiyotik ilişkiler kurmak
form close symbiotic relationships with ifadesinde form, “kurmak veya geliştirmek” anlamına gelir; with ise ilişkinin diğer tarafındaki canlıları tanıtır. İfadenin tamamı, canlıların yalnızca birbirine yakın yaşamasını değil, yakın ve sürekli bir ekolojik ilişkiyi anlatır. Burada köygöçüren mantarları Avrupa'daki geniş yapraklı ağaçlar ve kozalaklılarla bağlantılıdır. Bu bağlantı, ortak oldukları ağaçlar taşındığında mantarların da nasıl yayılabildiğini açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi form close symbiotic relationships with ile tamamlayın: Corals ____ tiny algae.
Cevabı göster
form close symbiotic relationships with
as these trees were planted in colonized regions around the world, Dilbilgisi
4:07bu ağaçlar dünyanın dört bir yanındaki sömürgeleştirilmiş bölgelere dikildikçe,
as these trees were planted: eş zamanlı bir arka plan süreci
Burada as, “süreç devam ederken” veya “süreç ilerledikçe” anlamına gelir. Ana cümledeki olayla aynı anda gelişen bir arka plan sürecini tanıtır. Were planted edilgen yapıdadır ve trees sözcüğünü insanların dikme eyleminden etkilenen şey olarak sunar. Bağlamda bu, yalnızca zamansal bir rastlantı değildir: köygöçüren mantarları ağaçların dikilmesiyle birlikte yayıldı. Ancak as tek başına kesin bir nedensellik kanıtlamaz; bu bağlantıyı çevredeki bağlamsal bilgiler destekler.
Alıştırma
“As new rail lines were built, nearby towns attracted more businesses,” cümlesinde as yan cümlesinin görevi nedir?
- Kasabaların herhangi bir demiryolu inşaatı başlamadan önce değiştiğini söyler.
- Demiryolu inşasını kasabalardaki değişimle birlikte gelişen bir süreç olarak sunar.
- Hiç gerçekleşmeyebilecek bir koşul sunar.
Cevabı göster
Demiryolu inşasını kasabalardaki değişimle birlikte gelişen bir süreç olarak sunar.
death caps covertly tagged along: köygöçüren mantarları fark edilmeden birlikte yayıldı
Tag along genellikle yolculuğu yönlendirmeden bir kişiye veya gruba eşlik etmek anlamına gelir. Burada köygöçüren mantarları kişileştirilmiştir: yeni bölgelere kendi başlarına gitmek yerine taşınan ağaçlarla birlikte yayıldılar. Covertly, bu hareketin dikkat çekmeden gerçekleştiğini ekler. İfade, bir canlının başka bir şeyle birlikte otostop çekiyormuş gibi canlı ve gündelik bir görüntü oluşturur; mantarların bilinçli olarak gizli bir plan yaptığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Örnekte death caps covertly tagged along ne anlama geliyor?
- İnsanlar mantarları tarım ürünü olarak açıkça yetiştirdi.
- Mantarlar ağaçların yeni bölgelere taşınmasına neden oldu.
- Mantarlar ağaçlarla birlikte fark edilmeden yeni bölgelere yayıldı.
Cevabı göster
Mantarlar ağaçlarla birlikte fark edilmeden yeni bölgelere yayıldı.
Thankfully, if a victim of death cap poisoning is properly treated soon after ingestion, Dilbilgisi
4:15Neyse ki, köygöçüren mantarı zehirlenmesi kurbanı, yuttuktan kısa bir süre sonra uygun şekilde tedavi edilirse,
if a victim ... is properly treated soon after ingestion: zamanında tedaviyi belirten edilgen koşul
If yan cümlesi, hayatta kalma oranını mümkün kılan koşulu belirtir: zehirlenen kişi, zehri yuttuktan kısa süre sonra uygun tedaviyi almalıdır. Is properly treated edilgendir çünkü tedaviyi alan kişi hastadır; tedaviyi uygulayan sağlık çalışanını belirtmek gerekmez. Bu yapı, gerçekleşmesi mümkün bir gelecek koşulu için yaygın bir kalıbı izler: if + geniş zamanda edilgen yapı, ardından will içeren sonuç cümlesi. Soon after ingestion, yalnızca tedavinin niteliğini değil, zamanlamasını da koşulun bir parçası yapar.
Alıştırma
Koşulu tamamlamak için service fiilinin geniş zamanda edilgen biçimini kullanın: If the machine ____ regularly, it will last much longer.
Cevabı göster
is serviced
up to 90% of patients will survive: hastaların %90’a kadarı hayatta kalır
Up to 90%, belirtilen tedavi koşullarında mümkün olan en yüksek hayatta kalma oranını verir. Oran %90’a ulaşabilir, ancak belirli bir hasta grubunda daha düşük de olabilir. Up to + sayı veya yüzde yapısı bir üst sınır belirtir; sabit bir sonucu ya da alt sınırı göstermez.
Alıştırma
Up to 90% ifadesini doğru açıklayan seçenek hangisidir?
- Oran %90’a kadar çıkabilir, ancak daha düşük de olabilir.
- Oran her zaman tam olarak %90’dır.
- Oran %90’dan düşük olamaz.
Cevabı göster
Oran %90’a kadar çıkabilir, ancak daha düşük de olabilir.
Treatment doesn't require any sort of special antidote.
4:24Tedavi herhangi bir özel panzehir gerektirmez.
is often enough to flush the toxins from the blood. Kalıp ifadeler
4:30toksinleri kandan temizlemek için genellikle yeterlidir.
A continuous aggressive IV drip: sürekli ve yoğun bir damar içi infüzyon
IV, intravenous sözcüğünün kısaltmasıdır ve “damar içi” anlamına gelir. IV drip, sıvı veya ilacın genellikle bir tüp aracılığıyla kontrollü bir hızda damara verilmesidir. Continuous, infüzyonun belirli bir süre devam ettirildiğini gösterir. Tıbbi dilde aggressive, yoğun ve etkin anlamına gelir; bu yüzden tüm ifade düşmanca bir davranışı değil, sürekli ve yüksek yoğunluklu bir damar içi infüzyonu anlatır.
Alıştırma
A continuous aggressive IV drip ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Damlayan bir torba taşıyan öfkeli bir kişi
- Uzun süre devam eden küçük bir sızıntı
- Sürekli ve yüksek yoğunluklu bir damar içi infüzyon
Cevabı göster
Sürekli ve yüksek yoğunluklu bir damar içi infüzyon
enough to flush the toxins from the blood: toksinleri kandan temizlemeye yetecek kadar
Be enough to + fiilin yalın hâli, bir şeyin eylem veya sonuç için gereken düzeye ulaştığını belirtir. Burada damar içi serumun toksinleri uzaklaştırma sonucunu sağlamaya yeterli olduğu söyleniyor. Flush A from B yapısında A uzaklaştırılan madde, B ise bu maddenin çıkarıldığı yerdir. Buradaki flush, bir şeyi sıvı akışıyla taşıyıp uzaklaştırmak veya temizlemek anlamındadır; yalnızca tuvalet sifonuyla ilgili gündelik anlamıyla sınırlı değildir.
Alıştırma
Hangi cümle su basıncının borudaki kumu temizlemek için yeterli olduğunu doğru biçimde ifade eder?
- The water pressure is enough to flush the sand from the pipe.
- The water pressure is enough to flush the pipe from the sand.
- The water pressure is enough flushing the sand from the pipe.
Cevabı göster
The water pressure is enough to flush the sand from the pipe.
However, not all doctors know how to properly treat or recognize death cap poisoning. Dilbilgisi
4:33Ancak, her doktor köygöçüren mantarı zehirlenmesini uygun şekilde nasıl tedavi edeceğini veya tanıyacağını bilmez.
not all doctors: tüm doktorlar değil, kısmi olumsuzluk
Not all + çoğul isim, kısmi olumsuzluk oluşturur. Grubun her üyesinin ifadeye uyduğu iddiasını reddeder. Bu nedenle not all doctors know, en az bir doktorun bilmediğini söyler; bütün doktorların bu bilgiden yoksun olduğunu söylemez. Günlük kullanımda genellikle bazı doktorların bildiğini ima eder. Olumsuzluk bildiren not, all doctors know ifadesindeki all üzerinde etkilidir. Bu, hiçbir doktorun bilmediğini söyleyen no doctors know ifadesinden çok daha zayıftır.
Alıştırma
'Not all buses stop here.' cümlesi ne anlama gelir?
- Her otobüs burada durur.
- En az bir otobüs burada durmaz; bazı otobüsler durabilir.
- Hiçbir otobüs burada durmaz.
Cevabı göster
En az bir otobüs burada durmaz; bazı otobüsler durabilir.
Initial symptoms can look similar to other types of food poisoning. Kalıp ifadeler
4:39İlk belirtiler diğer gıda zehirlenmesi türlerine benzer görünebilir.
look similar to: görünüşteki benzerliği anlatma
Look similar to, “benziyor gibi görünmek” veya “benzer bir görünüm sergilemek” demektir. Bu cümlede ilk belirtiler diğer gıda zehirlenmesi türlerinin belirtilerine benzeyebilir; bu yüzden yalnızca belirtilerin görünüşü nedeni açıkça belirlemeye yetmeyebilir. Kalıp look similar to + karşılaştırılan öge şeklindedir. Buradaki can yetenek değil, olasılık bildirir: belirtiler benzer biçimde ortaya çıkabilir, ancak tamamen aynı olmak zorunda değildir.
Alıştırma
“Benziyor gibi görünmek” anlamındaki ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: These symptoms can ____ the flu.
Cevabı göster
look similar to
because amatoxins build up slowly in the liver, Öbek fiiller
4:46amatoksinler karaciğerde yavaş yavaş biriktiği için,
build up slowly in the liver: karaciğerde yavaşça birikmek
Burada build up, «inşa etmek» değil, «zamanla birikmek» anlamına gelir. Karaciğerdeki amatoksin miktarı bir anda yüksek bir düzeye ulaşmak yerine zaman içinde artar. Bu deyimsel fiilde up, miktarın veya etkinin artması fikrini katar. something builds up in a place kalıbı toksin, toz veya ısı gibi maddelerle sık kullanılır; build up ayrıca baskı veya stres için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi «zamanla birikmek» anlamındaki deyimsel fiille tamamlayın: Without regular cleaning, grease can ____ inside the vent.
Cevabı göster
build up
the most dire symptoms often don't appear until days after consumption. Dilbilgisi
4:50en vahim belirtiler genellikle tüketimden günler sonrasına kadar ortaya çıkmaz.
To add to the confusion: durumu karmaşıklaştıran başka bir bilgi sunma
To add to the confusion, cümlenin başında kullanılan bir geçiş ifadesidir. Sonraki bilginin zaten belirsiz veya zor olan bir durumu anlamayı ya da değerlendirmeyi daha da güçleştireceğini bildirir. Burada en ağır belirtilerin geç ortaya çıkmasını, zehirlenmenin tanınmasını zorlaştıran ek bir neden olarak sunar. İfade, bu yeni karmaşık etkeni daha önce ele alınan soruna bağlayarak açıklamadaki bilgileri düzenler.
Alıştırma
Cümlede To add to the confusion neyin işaretini verir?
- Konuşmacı, ilgisiz bir konuya geçiyor.
- Konuşmacı, sorunun nihai çözümünü veriyor.
- Konuşmacı, durumu anlamayı zorlaştıran başka bir bilgi sunuyor.
Cevabı göster
Konuşmacı, durumu anlamayı zorlaştıran başka bir bilgi sunuyor.
don't appear until days after consumption: tüketimden günler sonrasına kadar ortaya çıkmamak
do/does not + verb + until + a time kalıbı, olayın belirtilen zamandan önce gerçekleşmediğini; yalnızca o noktaya ulaşıldığında veya daha sonra gerçekleştiğini anlatır. Burada en ciddi belirtiler gecikir ve madde tüketildikten birkaç gün sonra ilk kez ortaya çıkabilir. Days after consumption zaman sınırını belirtir. Belirtilerin o ana kadar mevcut kaldığı anlamına gelmez; öncesinde henüz ortaya çıkmadıkları anlamına gelir.
Alıştırma
Geciken bir açılışı anlatmak için not ... until kalıbını kullanın: Every day, the museum ____ 10 a.m., so arriving at nine is too early.
Cevabı göster
doesn't open until
it's important that mushroom hunters throughout the world Dilbilgisi
4:58dünya çapındaki mantar avcılarının
learn how to properly recognize and avoid this deadly species.
5:01bu ölümcül türü nasıl doğru bir şekilde tanıyacaklarını ve ondan nasıl kaçınacaklarını öğrenmeleri önemlidir.
Despite + isim öbeği: Despite growing medical knowledge
Despite bir ödünleme ilişkisi kurar: sonucu değiştirebilecekmiş gibi görünen bir gerçeği sunar, ancak ana ifade yine de geçerliliğini korur. Burada tıbbi bilgilerin artması, mantar toplayıcılarının ölümcül bir türü tanıma ve ondan kaçınma gereğini ortadan kaldırmamıştır. Dil bilgisi açısından despite bir edattır. Burada ardından growing medical knowledge isim öbeği gelir; kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümle gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede despite ödünleme ilişkisi kurmak için doğru kullanılmıştır?
- Although the heavy rain, the match continued.
- Despite the heavy rain, the match continued.
- Despite it was raining heavily, the match continued.
Cevabı göster
Despite the heavy rain, the match continued.
It's important that + özne + fiilin yalın biçimi
It's important that bir eylemi gerekli veya kuvvetle tavsiye edilen bir eylem olarak sunar. Bu cümlede that yan cümlesi, kimlerin harekete geçmesi gerektiğini ve ne öğrenmeleri gerektiğini belirtir. Resmî Amerikan İngilizcesinde gereklilik veya tavsiye bildiren bu yapı genellikle fiilin yalın biçimini alır: mushroom hunters learn. Mushroom hunters çoğul olduğu için learn aynı zamanda geniş zamanın olağan biçimi gibi görünür. Fiilin yalın biçimde kaldığı, tekil bir özneyle daha açık görülür: It is important that every hunter learn.
Alıştırma
Resmî Amerikan İngilizcesindeki tavsiyeyi follow fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: It is important that every driver ____ the safety rules.
Cevabı göster
follow
So if you ever find yourself foraging, Kalıp ifadeler
5:06Bu yüzden kendinizi bir gün yiyecek toplarken bulursanız,
if you ever find yourself foraging: find yourself doing yapısı
Find yourself doing something, kişinin kendisinin bir durumda olduğunu veya bir şeyi yaptığını fark etmesi anlamına gelir ve çoğu zaman bunun önceden planlanmadığını ima eder. Burada find yourself foraging, kendini yiyecek ararken bulmak veya bunu yaptığını fark etmek demektir; fiziksel olarak kendini bulmak anlamına gelmez. If you ever find yourself... içinde ever, gelecekteki olası bir durum için “herhangi bir zamanda” veya “bir gün” anlamını verir. Yourself sonrasındaki fiil, o sırada yapılan etkinliği anlattığı için -ing biçimindedir.
Alıştırma
Cümleyi find yourself + -ing yapısını kullanarak tamamlayın: If you ever ____ driving in heavy snow, slow down.
Cevabı göster
find yourself
remember to be on guard, and when in doubt, Notlar
5:08tetikte olmayı unutmayın ve şüpheye düştüğünüzde,
remember to be on guard: tetikte olmayı unutmayın
Be on guard, olası bir tehlike, aldatma veya soruna karşı uyanık ve hazırlıklı olmak anlamına gelir. Remember to be on guard içinde remember to talimatı, dinleyiciye bu önlemi unutmamasını söyler. On guard bir tetikte olma durumunu anlatır. Daha genel bir uyarı olan be careful ile karşılaştırıldığında, olası bir tehdidi gözetmeye daha fazla vurgu yapar.
Alıştırma
Uyarıyı bu dersteki “olası bir tehlikeye karşı tetikte olmak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: When a caller asks for your bank password, be ____.
Cevabı göster
on guard
When in doubt, it's always best to toss it out: emin değilsen atmak en iyisidir
When in doubt, “emin olmadığınızda” demenin kısa bir yoludur ve ardından gelen tavsiyenin hangi koşulda geçerli olduğunu belirtir. It's always best to + fiilin yalın hâli, bir eylemi genel olarak en güvenli veya en akıllıca seçenek olarak sunar. Burada toss it out, “onu atmak” anlamına gelir. Cümlenin tamamı temkinli bir karar kuralı verir: bir şeyin güvenli olup olmadığını anlayamıyorsanız risk almak yerine onu atmak daha iyidir. Aynı kalıp başka belirsiz kararlar için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, belirsiz bir durumda temkinli bir tavsiye vermek için bu kalıbı doğal biçimde kullanıyor?
- When you doubt a friend, always share the photo immediately.
- When in doubt, it's best to ask before sharing the photo.
- When in doubt, it's best to take the biggest risk first.
Cevabı göster
When in doubt, it's best to ask before sharing the photo.
Speaking of tossing mushrooms: ilgili bir konuya geçiş yapmak
Speaking of + isim veya -ing öbeği, az önce sözü edilen bir şeyi yeniden ele alıp ilgili bir konuya geçiş köprüsü olarak kullanan bir ifadedir. Yalnızca “konuşuyorum” demek yerine yaklaşık olarak “bu bana ... hatırlattı” anlamına gelir. Speaking of tossing mushrooms ifadesinde tossing mushrooms, önceki cümleden alınan konuyu belirtir. Virgül, bu giriş ifadesinden sonra yeni içeriğin geleceğini gösterir; dolayısıyla temel görevi konuşmanın veya anlatımın akışını düzenlemektir.
Alıştırma
Arkadaşınız az önce bisikletlerden söz etti. Hangi yanıt, ilgili bir konuya geçmek için Speaking of ifadesini doğal biçimde kullanıyor?
- Speaking of bicycles, did you manage to fix yours?
- Speaking bicycles, did you manage to fix yours?
- Speaking of bicycles, this soup needs more salt.
Cevabı göster
Speaking of bicycles, did you manage to fix yours?
did you know that scientists are experimenting with shooting fungi into space? Kalıp ifadeler
5:18bilim insanlarının mantarları uzaya fırlatma deneyleri yaptığını biliyor muydunuz?
are experimenting with shooting: experiment with doing something kalıbı
Experiment with + -ing, ne olacağını görmek için olası bir yöntemi veya eylemi denemek anlamına gelir. Burada shooting fungi into space, bilim insanlarının denediği eylemdir; with birlikte olunan birini değil, denenen yöntemi belirtir. Fiil, are experimenting biçiminde şimdiki zamanda kullanılmıştır; yani deneme hâlâ sürmektedir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp be experimenting with doing something şeklindedir.
Alıştırma
Bir yöntemi denemek anlamını verecek experiment biçimiyle cümleyi tamamlayın: The engineers are ____ using mushroom-based packaging.
Cevabı göster
experimenting with
What are they up to? — faaliyetleri veya planları sormak
What are they up to?, insanların ne yaptığını, ne üzerinde çalıştığını veya ne planladığını sormanın gündelik bir yoludur. Bu bağlamda konumlarını sormaz; bilim insanlarının amacı hakkındaki merakı ifade eder. Bu ifade nötr ve şakacı olabilir, ancak kuşkulu bir bağlam veya ton ona “Ne çeviriyorlar?” anlamını verebilir. be up to birinin faaliyetini veya niyetini belirttiğinde ifadeyi bir bütün olarak düşünün.
Alıştırma
İki iş arkadaşınız siz içeri girdiğinizde dizüstü bilgisayarlarını sürekli kapatıyor. Bu bağlamda What are they up to? büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Gizlice ne yapıyor veya planlıyorlar?
- Ne kadar yükseğe tırmandılar?
- Hangi görevi çoktan bitirdiler?
Cevabı göster
Gizlice ne yapıyor veya planlıyorlar?
Find out why this may actually be the key to future space travel with this video. Deyimler
5:26Bu videoyla, bunun neden gelecekteki uzay yolculuğunun anahtarı olabileceğini öğrenin.
gerçekten gelecekteki uzay yolculuğunun anahtarı olabilir
Bu cümlede the key to future space travel mecazdır. Fiziksel bir anahtar değil, “gelecekte uzay yolculuğunu mümkün kılabilecek veya başlıca zorluklarını çözmeye yardımcı olabilecek temel etken” anlamına gelir. the key to + isim ya da -ing biçimi kalıbında to bir edattır. May, iddiayı kesinleştirmeyip bir olasılık olarak bırakır; actually ise fikrin şaşırtıcı olsa da doğru olabileceğini belirtir. may actually be birlikte, kanıtlanmış bir gerçek yerine beklenmedik bir olasılık sunar.
Alıştırma
key sözcüğünü ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: Consistent sleep is the ____ staying focused during exams.
Cevabı göster
key to