Stop eating mi yoksa stop to eat mi? Farkı nedir? - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video açıklaması: Bu kısa ders, stop fiilinden sonra gerund kullanılmasını infinitive kullanılmasına karşılaştırır. Yemek yeme, ders çalışma, konuşma ve mola verme örnekleriyle, adı geçen eylemin mi sona erdiğini yoksa yeni bir eyleme başlamak için başka bir eyleme mi ara verildiğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. stopped eating. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: stop + -ing biçiminin, -ing ile belirtilen etkinliğin kendisini sona erdirmek anlamına geldiğini anlayacaksınız. Bu yapıyla birinin yemek yemeyi, çalışmayı, konuşmayı ya da sürmekte olan veya alışkanlık hâline gelmiş başka bir eylemi bıraktığını anlatabilir; bunu bir amaç için durmakla karıştırmazsınız. 2. stopped to eat. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: stop + to’lu infinitive yapısının, genellikle durumdan anlaşılan farklı bir etkinliğe ara verip to’dan sonraki eyleme başlamak anlamına geldiğini ayırt edeceksiniz. Böylece birinin yemek yemeyi bıraktığını değil, yemek yemek için ders çalışmaya ara verdiğini doğru biçimde açıklayabilirsiniz. 3. clear from the context. — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir bilginin çevresindeki sözlerden veya durumdan zaten anlaşılması nedeniyle tekrarlanmasına gerek olmadığında bu doğal ifadeyi kullanabileceksiniz. Bu ifade, özellikle stop + infinitive cümlesinde belirtilmeyen önceki etkinlik gibi eksiltilmiş ya da örtük bilgileri açık ve kesin biçimde anlatmanıza yardımcı olur.
Bu derste
Today's mini English lesson is about using the verb stop.
0:04Bugünkü mini İngilizce dersi stop fiilinin kullanımı hakkında.
Which sentence is correct? ile seçenekler arasından seçim yapma
Which sentence is correct? dinleyenden bilinen veya görünen bir grup içinden doğru cümleyi seçmesini ister. Burada which yalnızca bilgi istemez; aynı zamanda bir karşılaştırma görevi oluşturur. Which + tekil isim + is correct? kalıbı dil bilgisi, ifade biçimi, yazım veya cevaplarla ilgili sorular başlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Bir cümlenin iki farklı biçimini gösterip dil bilgisi açısından doğru olanı seçmelerini istiyorsunuz. Ne söylersiniz?
- Which sentence is correct?
- How many sentences are correct?
- Why is the sentence correct?
Cevabı göster
Which sentence is correct?
stopped eating: stop + fiil-ing ile bir etkinliği bırakmak
stopped eating ifadesinde eating sona eren etkinliği belirtir. stop + fiil-ing kalıbı, bir kişinin bir etkinliği yaparken daha sonra onu sürdürmediğini anlatır. I stopped eating, daha önce yemek yediğim fakat sonra devam etmediğim anlamına gelir. Başka bir etkinliği yemek yemek amacıyla durdurduğum anlamına gelmez.
Alıştırma
Maya'nın yemek yediğini ancak sonra devam etmediğini anlatacak şekilde cümleyi tamamlayın: Maya stopped ____.
Cevabı göster
eating
stopped to eat: yemek için başka bir etkinliğe ara vermek
Stopped to eat, “yemek yemek için başka bir etkinliği durdurdu” anlamına gelir. Bu cümlede durdurulan etkinliğin ne olduğu söylenmez; kişinin yürüyor, çalışıyor, araba kullanıyor ya da başka bir şey yapıyor olduğu bağlamdan anlaşılabilir. stop fiilinden sonra gelen to + fiilin yalın hâli, durmanın amacını belirtir. Burada to eat, “Neden durdum?” sorusunu yanıtlar. Kişinin yemek yemeyi bıraktığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Maya'nın yemek yemek için yürüyüşüne ara verdiğini anlatmak üzere eat fiilinin uygun biçimini yazın: Maya stopped ____.
Cevabı göster
to eat
they're both correct: iki biçim de geçerli, ancak anlamları aynı olmak zorunda değil
They're both correct, konuşulan iki şeyin her birinin geçerli olduğu anlamına gelir. They're, they are ifadesinin kısaltılmış biçimidir; both tam olarak iki şeye işaret eder ve correct bunlar hakkındaki “doğru” değerlendirmesini verir. Bu ifade yalnızca iki biçimin de kabul edilebilir veya doğru olduğunu söyler. Aynı anlama geldiklerini söylemez; iki doğru cümle birbirinden çok farklı düşünceler aktarabilir.
Alıştırma
they're both correct ifadesi size ne anlatır?
- Üç veya daha fazla şey geçerlidir.
- Tam olarak iki şey geçerlidir; anlamları yine de farklı olabilir.
- Tam olarak iki şey geçerlidir ve aynı anlama gelmeleri gerekir.
Cevabı göster
Tam olarak iki şey geçerlidir; anlamları yine de farklı olabilir.
mean very different things: doğru biçimler, farklı anlamlar
mean very different things, iki ifadenin birbirinden oldukça farklı anlamlar ilettiğini söyler. Buradaki things, fiziksel nesneleri değil, anlamları veya fikirleri belirtir. Cümle, dil bilgisi bakımından doğru olmayı aynı anlama gelmekten ayırır: iki biçim de doğru olabilir, ancak her biri farklı bir şey ilettiği için birbirinin yerine kullanılamaz.
Alıştırma
İki cümle de dil bilgisi bakımından doğrudur, ancak anlamları birbirinden çok farklıdır. Hangi cümle bunu doğal biçimde ifade eder?
- They are very different meanings.
- They make very different things.
- They mean very different things.
Cevabı göster
They mean very different things.
means that the activity of eating finished. Kalıp ifadeler
0:21yemek yeme eyleminin bittiği anlamına gelir.
means that + açıklama cümleciği
means that, açıklanan ifadeyi onun anlamını veren tam bir yan cümleye bağlar. The first sentence tekil bir özne olduğu için mean fiili -s alır; ardından that açıklamayı başlatır. Buradaki that cümleciği, I stopped eating ifadesinin ne anlattığını açıklar. Ayrı bir olay eklemez.
Alıştırma
Cümleyi mean fiilinin doğru biçimi ve ardından that kullanarak tamamlayın: This sign ____ the library is closed.
Cevabı göster
means that
For example: belirli bir örnek vermek
For example bir yönlendirme ifadesidir. Dinleyiciye, konuşanın genel bir düşünce veya açıklamadan belirli bir örneğe geçtiğini bildirir. Burada öğle yemeği durumu tanıtılır. Bu ifade cümlenin ana bölümü değildir; ardından gelen sözler örneği verir.
Alıştırma
Hangi başlangıç, dinleyiciye sırada belirli bir örnek olduğunu açıkça bildirir?
- For example,
- On the other hand,
- In conclusion,
Cevabı göster
For example,
if ... then ... would: koşulu sonucuna bağlamak
if yan cümlesi koşulu belirtir: yeterince yiyeceğe sahip olmak. Then, bu koşul altındaki sonucu gösterir: yemeyi bırakmak. Burada then yalnızca zaman bakımından “sonra” değil, “bu durumda” anlamına gelir. Would, sonucu hayal edilen örnekte kişinin yapması beklenen şey olarak sunar. Bu yapı mantığı izlemeyi kolaylaştırır: önce koşul, sonra olası sonuç.
Alıştırma
Hangi açıklama cümlenin yapısını doğru biçimde anlatır?
- “If” sonucu tanıtır, “then” ise koşulu tanıtır.
- Her iki kelime de yalnızca tamamlanmış iki eylemin zaman sırasını gösterir.
- “If” koşulu tanıtır, “then” ise onun sonucunu tanıtır.
Cevabı göster
“If” koşulu tanıtır, “then” ise onun sonucunu tanıtır.
You've had enough: yeterli noktaya ulaşmak
Have had enough, bir şeyin miktarının veya düzeyinin şu ana kadar yeterli noktaya ulaştığını anlatır. Bu öğle yemeği bağlamında You've had enough, “Yeterince yedin” demektir; söz konusu şeyin yemek olduğu durumdan anlaşılır. Aynı yapı, miktar yerine bir dayanma sınırını da gösterebilir. Örneğin I've had enough of the noise, “Bu gürültüye artık katlanmayacağım” demektir. Bu yüzden enough sözcüğünün neyi anlattığını bağlam ve ses tonu belirler.
Alıştırma
Öğle yemeğinde biri boş bir tabağa bakıp "You've had enough." diyor. Cümle burada ne anlama gelir?
- Kişinin yeterince zamanı vardır.
- Kişi yeterince yemek yemiştir.
- Kişi artık bu duruma katlanamıyordur.
Cevabı göster
Kişi yeterince yemek yemiştir.
means that we stopped a different activity in order to eat. Kalıp ifadeler
0:34yemek yemek amacıyla başka bir eylemi bıraktığımız anlamına gelir.
in order to eat: amaç belirtmek
In order to + fiilin yalın biçimi, bir eylemin amacını belirtir. Burada in order to eat, neden durulduğunu açıklar: başka bir etkinlik durdurulmuştur ve amaç yemek yemektir. In order to ifadesinden sonraki sözcükler, sona eren etkinliği değil, kişinin yapmak istediği şeyi belirtir. Bu açık amaç işareti, ilişkiyi yalnızca to kullanmaktan daha anlaşılır hâle getirir.
Alıştırma
In ile başlayan üç sözcüklü amaç ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Nora left early ____ catch the last bus.
Cevabı göster
in order to
was studying English all morning: geçmişte devam eden arka plan
was studying, was + studying biçimindeki past continuous yapısıdır. Çalışmanın şu anda değil, geçmişteki bir zaman diliminde devam etmekte olduğunu gösterir. all morning bunun bütün sabah sürdüğünü belirtir. Devam eden bu etkinlik, sonraki olayın arka planını oluşturur. studying zaten sürmekte olduğu için stopped to eat, konuşanın yemek yemek amacıyla bu etkinliği durdurduğu anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle, başka bir geçmiş olay gerçekleştiğinde çalışmanın zaten devam etmekte olduğunu gösterir?
- I was studying English when the lights went out.
- I studied English after the lights went out.
- I will study English when the lights go out.
Cevabı göster
I was studying English when the lights went out.
You mean I stopped studying to eat. Dilbilgisi
0:45Yani yemek yemek için ders çalışmayı bıraktığımı kastediyorsun.
stopped studying to eat: ne duruyor ve neden
stop + -ing, sona eren etkinliği belirtir: stopped studying, ders çalışmanın sona erdiği anlamına gelir. Ardından gelen to + fiil neden veya amaç bildirir: to eat, kişinin yemek yemek için durduğunu gösterir. İki bölümü sırayla okuyun: stop [studying] [to eat]. Durdurulan etkinlik yalnızca studying'dir; eat ise daha sonra yapılması amaçlanan eylemdir.
Alıştırma
stop + -ing + to + fiil kalıbını kullanın; duran etkinlik working, amaç ise answer olsun: She stopped ____ the door.
Cevabı göster
working to answer
But you don't need to repeat studying because it's clear from the context. Notlar
0:48Ancak ders çalışmayı tekrar etmenize gerek yok çünkü bağlamdan gayet net.
don't need to repeat: bir eylem gerekli değildir
Don't need to + fiilin yalın biçimi, bir eylemin gerekli olmadığını belirtir. don't need to repeat ifadesinde repeat fiilin yalın biçimidir: sözcüğü tekrarlamak serbesttir, ancak bunu yapmak için bir neden yoktur. Burada çevredeki sözler, söylenmeyen düşünceyi anlamaya zaten yeterlidir. Bu ifade gereksiz bir adımı kaldırır; yasak bildirmez.
Alıştırma
Vurgulanan yapıyla cümleyi tamamlayın: I heard you clearly, so you ____ your name.
Cevabı göster
don't need to repeat
clear from the context: çevredeki ipuçlarından anlamak
Clear from the context, yakındaki sözcüklerin veya cümlelerin doğrudan söylenmeyen bir şeyi anlamak için yeterli ipucu verdiğini belirtir. From ipuçlarının nereden geldiğini, context ise ilgili kısmın çevresindeki dili gösterir. Burada söylenmeyen düşünce yine de anlaşılabilir, bu nedenle tekrarlanması gerekmez. Çevredeki bilgiler bir cevabı, gönderimi veya eksik ayrıntıyı kolayca belirlemeyi sağladığında be clear from the context kullanılır.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The missing subject is ____, so the writer does not need to repeat it.
Cevabı göster
clear from the context
So if you have stop with verb -ing or the gerund, Dilbilgisi
0:52Yani eğer stop fiilini -ing takısı almış bir fiille veya ulaçla (gerund) kullanırsanız,
stop with verb -ing or the gerund: o etkinliği bırakmak
Bu dil bilgisi açıklamasında stop with verb -ing or the gerund, stop sözcüğünün stop eating örneğindeki gibi -ing'li bir fiil biçimiyle kullanılması demektir. Gerund, biten etkinliği belirtir: stop eating, yemek yemeyi bırakmak demektir. Burada gerund, stop sonrasında kullanılan -ing'li fiil biçiminin dil bilgisi adıdır. Yeni bir amacı veya sonraki eylemi belirtmez.
Alıştırma
Hangi cümle Leo'nun konuşmayı bıraktığı anlamına gelir?
- Leo stopped to talk.
- Leo stopped talk.
- Leo stopped talking.
Cevabı göster
Leo stopped talking.
If you say stop with the infinitive, Dilbilgisi
0:59Eğer stop fiilini mastar (infinitive) ile kullanırsanız,
we mean that you stopped a different activity to start the new one.
1:02yeni bir eyleme başlamak için başka bir eylemi durdurduğunuzu kastederiz.
stop with the infinitive: yeni bir eyleme başlamak için durmak
Bu dil bilgisi açıklamasında stop with the infinitive, stop sözcüğünün stop to eat örneğindeki gibi to + fiilin yalın hâliyle kullanılması demektir. Mastar, kişinin yapmak için başka bir etkinliğe ara verdiği yeni eylemi belirtir. Bu nedenle stop to eat, yemek yemeyi bırakmak demek değildir. Yapmakta olduğunuz şeye ara verip sonra yemek demektir.
Alıştırma
Hangi cümle yürüyüşçülerin su içebilmek için başka bir etkinliğe ara verdiği anlamına gelir?
- The hikers stopped to drinking water.
- The hikers stopped drinking water.
- The hikers stopped to drink water.
Cevabı göster
The hikers stopped to drink water.
between stop with the gerund and stop with the infinitive.
1:07ulaç ile kullanılan stop ve mastar ile kullanılan stop arasındaki farkı.
the difference between X and Y: iki öğeyi karşılaştırma
the difference between X and Y kalıbı, karşılaştırılabilir iki şeyi birbirinden ayıran farkı belirtir. İlk öğeyi between kelimesinden sonra getir ve ikinci öğeyi and ile bağla. Burada X ve Y, stop with the gerund ve stop with the infinitive adlı tam dil bilgisi yapılarıdır. Cümle, yalnızca bu yapılardan sonra gelen fiillerin anlattığı eylemleri değil, iki yapının kendisini karşılaştırır.
Alıştırma
Karşılaştırma kalıbını tek sözcükle tamamla: Can you explain the difference ____ a lake and a pond?
Cevabı göster
between
I'm going to stop: planlanan bir sonraki eylem
I'm going to stop ifadesinde be going to + fiilin yalın hâli, gelecekte yapılması amaçlanan bir eylemi belirtir. Am, be fiilinin bir biçimidir; stop ise fiilin yalın hâlidir. Konuşan kişi açıklamasını bitirdiği için ifade “şimdi durmayı amaçlıyorum” anlamına gelir. Bu yapıda going to, bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Planı be going to + stop ile tamamla: I'm ____ interrupting people.
Cevabı göster
going to stop
You've been working: şimdiye kadar süren etkinlik
You've been working, have + been + fiil-ing yapısındaki present perfect continuous zamanını kullanır. Çalışmanın ya da çabanın daha önce başlayıp şimdiye kadar sürdüğünü veya çok kısa süre önce bitse bile sonucunun şimdi önemli olduğunu anlatır. Burada devam eden çaba, mola vermenin neden uygun olduğunu açıklar. Yakın zamandaki bir etkinliğin yalnızca gerçekleştiğini değil, süresini veya devam eden niteliğini vurgulamak istediğinde bu yapıyı kullan.
Alıştırma
Cümleyi work fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamla: You ____ really hard all morning, so take a break.
Cevabı göster
have been working
so now you can stop to take a break. Notlar
1:14bu yüzden artık ara vermek için durabilirsiniz (stop to take a break).
stop to take a break: bir amaç için bir etkinliği durdurmak
stop to take a break ifadesinde stop, sürmekte olan etkinliğe ara vermek demektir. to take a break biçimindeki to-infinitive, amacı veya sonraki eylemi belirtir: dinlenmek için durmak. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp stop to + fiilin yalın hâlidir. Bir eylemi, başka bir eyleme başlamak için durdurmayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle Mia'nın dinlenebilmek için resim yapmaya ara verdiği anlamına gelir?
- Mia stopped taking a break.
- Mia stopped to take a break.
Cevabı göster
Mia stopped to take a break.
take a break: kısa süre durup dinlenmek
Take a break, bir etkinliği kısa süreliğine durdurup dinlenmek anlamına gelen sabit bir fiil ve isim ifadesidir. Bu ifadede break, kısa dinlenme arasını adlandıran bir isimdir; bir şeyi kırma eylemi değildir. Bu üç sözcüğü tek bir kalıp olarak öğrenin. take a short break diyebilir veya bir etkinlikten önce take a break from kalıbını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi burada öğretilen sabit ifadeyle tamamlayın: We have worked for an hour. Let's ____.
Cevabı göster
take a break
Stop right now: hemen durmayı isteyen güçlü bir emir
Stop right now. bir emir cümlesidir: stop fiilinin yalın biçimiyle başlar ve you öznesi söylenmeden anlaşılır. Right now, yalnızca dur emrini hemen dur anlamına gelecek şekilde güçlendirir. Cümle doğrudan ve serttir. Videoda kapanış şakası olarak kullanılır; ancak açıkça şakalı bir bağlam yoksa acil, öfkeli veya kontrolcü gelebilir.
Alıştırma
Normal bir çalışma sırasında sınıf arkadaşınızdan sesini alçaltmasını kibarca istemek istiyorsunuz. 'Stop right now.' demek uygun mudur?
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil