Öldüğünüzde Ne Olur?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Bu anlatım, ölümden sonra bedeni; oksijen kaybı ve ölüm katılığından çürüme, böcek etkinliği, kuru çürüme ve moleküllerin yeniden döngüye girmesine kadar izler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. whether it be — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Aynı iddiayı destekleyen olasılıkları sıralayan resmî yapıyı ve değişmeden kalan be biçimini öğrenin. 2. is known as — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir süreci adına bağlayan tanım kalıbını tanıyın; neden ünlü olduğunu belirten known for ile ayırın. 3. eat away at — Öbek fiiller: Gerçek anlamda yemek değil, zamanla aşındırmak demektir; fiziksel hasar veya bir şeyi yavaşça zayıflatan sorunlar için kullanın.
Bu derste
Death is something that all of us must deal with at some point in our lives, Notlar
0:00Ölüm, yaşamımızın bir noktasında hepimizin yüzleşmek zorunda olduğu bir gerçektir;
deal with: zor bir gerçekle yüzleşmek ve onu ele almak
Bu cümlede deal with, zor bir gerçekle yüzleşmek ve ona karşılık vermek anlamına gelir. Death ticari bir anlaşma değildir; herkesin eninde sonunda karşılaşması ve duygusal ya da pratik olarak başa çıkması gereken durumdur. Yapı deal with + isim veya isim öbeğidir. Birinin bir sorunu, duyguyu, görevi ya da durumu ele aldığını, yönettiğini veya kabullenmeye başladığını esnek biçimde anlatır.
Alıştırma
Bir yönetici “We need to ___ this complaint today.” diyor. Hangi seçenek şikâyete “karşılık vermek ve onu ele almak” anlamındadır?
- deal out
- deal with
- deal in
Cevabı göster
deal with
at some point in our lives: hayatta belirsiz bir zaman
At some point in our lives, hayatımız boyunca zamanı belirtilmemiş bir anda anlamına gelir. Some, kesin zamanın bilinmediğini veya önemli olmadığını belirtir; point ise bir yeri değil, zamandaki bir anı ya da dönemi ifade eder. deal with ifadesinden sonra gelen bu öbek, cümleye geniş bir zaman çerçevesi verir. our lives ile deneyim, belirli bir yaşta veya tarihte değil, hepimizin yaşayabileceği bir şey olarak sunulur.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “hayatımız sırasında belirtilmemiş bir zamanda” anlamındaki altı sözcüklü zaman ifadesiyle tamamlayın: Most of us will need support ____.
Cevabı göster
at some point in our lives
whether it be A, B, or C: sıralanan her olasılık
Whether it be çeşitli olasılıkları sıralar ve “hangisi olursa olsun” anlamına gelir. Bu cümlede bir aile üyesi, bir evcil hayvan ve konuşanın gelecekteki kendi ölümü aynı yargının kapsamına alınır. Bu, resmî bir şimdiki zaman subjunctive yapısıdır. Be, it sözcüğünden sonra yalın biçimde kalır; dolayısıyla özne-fiil uyumu veya zaman hatası değildir. Yeniden kullanılabilecek kalıp whether it be A, B, or C + her durumda geçerli olan bir ifadedir.
Alıştırma
Cümleyi “hangisi olursa olsun” anlamındaki resmî subjunctive kalıbıyla tamamlayın: The policy applies to every case, ____ a minor issue or a serious complaint.
Cevabı göster
whether it be
In fact, about 100 people die every minute in the world. Anlatım akışı
0:07Aslında dünyada her dakika yaklaşık 100 kişi ölüyor.
In fact, ile iddiadan kanıta geçiş
In fact, bir sonraki ifadenin az önce söylenenleri olgusal olarak desteklediğini veya güçlendirdiğini belirtir. Burada genel bir iddiadan dünya çapındaki somut bir istatistiğe geçiş sağlar. Söylemi düzenleyen bir ifade olarak dinleyiciye yeni bilgiyi nasıl yorumlaması gerektiğini gösterir: Konu değişikliği olarak değil, önceki noktayı daha belirgin veya ikna edici hâle getiren bir kanıt olarak.
Alıştırma
İstatistiği ilk cümleyi güçlendiren olgusal destek olarak en iyi hangi bağlayıcı sunar? The library is used more heavily than many residents realize. ___, more than 2,000 people visit it each day.
- In fact,
- For example,
- On the other hand,
Cevabı göster
In fact,
Yönlendirici soru “what actually happens when you die?”
What ile kurulan bu doğrudan soru bir süreci sorar: ölümün gerçekleşip gerçekleşmediğini değil, öldüğünüzde neler olduğunu. Actually, insanların öldüğüne ilişkin genel gerçekten, sonrasında yaşanan gerçek ve belirli olaylar dizisine geçildiğini gösterir. Burada anlatıcı, belirli bir dinleyiciden kişisel bir deneyim aktarmasını istemez. Bu, söz sanatına dayalı bir sorudur: izleyiciye, açıklamanın sonraki bölümünde yanıtlanacak ana soruyu sunar.
Alıştırma
Bir açıklamada “But what actually happens when you die?” sorusunun temel işlevi nedir?
- Açıklamanın ele alacağı belirli süreci tanıtır.
- Belirli bir dinleyiciden kişisel bir deneyimi anlatmasını ister.
- Açıklamanın zaten tamamlandığını belirtir.
Cevabı göster
Açıklamanın ele alacağı belirli süreci tanıtır.
the last bit of oxygen in your body is depleted Kelime
0:15vücudunuzda kalan son oksijen de tükenir
is depleted: tükenmiş bir kaynak için resmî edilgen yapı
is depleted ifadesinde is, be fiilinin şimdiki zaman biçimi; depleted ise geçmiş zaman ortacıdır. Birlikte edilgen bir yapı oluştururlar: etkilenen kaynak oksijendir ve kaybın nedenini belirtmek gerekmez. Burada depleted, sınırlı bir kaynağın tamamı veya neredeyse tamamı kalmayana kadar kullanıldığı anlamına gelir. Sıradan bir azalmadan çok daha güçlü bir anlam taşır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için deplete fiilinin geniş zamandaki edilgen biçimini kullanın: At the end of the test, the backup oxygen reserve ____.
Cevabı göster
is depleted
brain activity surges: ani ve keskin bir yükseliş
brain activity surges ifadesinde surges, “aniden ve keskin biçimde yükselir” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Özne brain activity’dir; fiilden sonra nesne gelmez. Bu fiil artışı kademeli değil, hızlı ve güçlü olarak sunar. Aynı özne-fiil kalıbı talep, fiyat, trafik, güç veya vaka sayılarını betimleyebilir.
Alıştırma
Cümleyi özellikle “aniden ve keskin biçimde yükseldi” anlamına gelen fiille tamamlayın: After the celebrity mentioned the small company, website traffic ____ in just a few minutes.
Cevabı göster
surged
As the neurons begin to stop functioning, Dilbilgisi
0:20Nöronlar işlevlerini yitirmeye başladıkça,
your brain stops secreting hormones which regulate body function. Dilbilgisi
0:22beyniniz vücut işlevlerini düzenleyen hormonları salgılamayı bırakır.
As ...: zaman içinde gelişen iki değişimi bağlamak
Burada As bir zaman yan cümlesi başlatır ve “-iken” ya da “süreç ilerledikçe” anlamına gelir. Nöronların işlevini yitirmeye başlamasıyla beynin hormon salgılamayı bırakmasını birlikte ilerleyen değişimler olarak bağlar. Bu kullanım genellikle As + değişen bir durum, değişen başka bir durum kalıbına uyar. Anlamı bağlam belirler: As başka yerlerde because anlamına da gelebilir, ancak burada ayrı bir neden belirtmekten çok zaman ilişkisini düzenler.
Alıştırma
“As the train moved north, daylight slowly faded,” cümlesinde As esas olarak neyi gösterir?
- İki değişim aynı dönem içinde gelişir.
- Trenin hareketi, gün ışığının azalmasının yalnızca nedeni olarak sunulur.
- Gün ışığı, tren hareket etmeye başlamadan önce azalır.
Cevabı göster
İki değişim aynı dönem içinde gelişir.
stops secreting: stop + -ing yapısı
“stops secreting”, devam etmekte olan bir etkinliğin sona erdiğini göstermek için stop + -ing yapısını kullanır. Burada beyin artık hormonları salgılamaz; sona eren etkinlik secreting eylemidir.
Alıştırma
Cümleyi stop sözcüğünün uygun bir biçimi ve secrete ile tamamlayın. Cümle, kimyasal maddenin salınmasının sona erdiğini belirtmelidir: “When the signal disappears, the gland will ____ the chemical.”
Cevabı göster
stop secreting
And while some bodily functions may persist for a few minutes,
0:25Bazı vücut işlevleri birkaç dakika daha sürebilse de,
which means defecation and urination may occur. Anlatım akışı
0:35bu da dışkılama ve idrar yapmanın gerçekleşebileceği anlamına gelir.
which means: bir durumu sonucuna bağlamak
Burada “which”, yalnızca yakındaki sphincters ismine değil, önceki durumun tamamına —sfinkterler de dahil olmak üzere kasların gevşemesine— gönderme yapar. Ardından “which means” bu durumun pratik sonucunu belirtir. Bu yan cümle bağlantısı, önce bir gerçeği, ardından onun yorumunu veya sonucunu sunarak bilgiyi düzenler. Konuşan kişi önce bir durumu belirtip sonra bunun neden önemli olduğunu açıklayabilir.
Alıştırma
“The road is flooded, which means the bus cannot get through.” cümlesinde “which means” ne yapar?
- Road ismine başka bir ad verir.
- Sele otobüsün neden olduğunu söyler.
- Yolun su altında olması durumunun tamamını sonucuna bağlar.
Cevabı göster
Yolun su altında olması durumunun tamamını sonucuna bağlar.
the lack of blood flow through the capillaries Kalıp ifadeler
0:40kılcal damarlardaki kan akışının kesilmesi,
leads to the pallor of death seen in light-skinned people. Kelime
0:42açık tenli kişilerde görülen ölüm solgunluğuna yol açar.
the lack of X leads to Y neden-sonuç kalıbı
the lack of blood flow isim öbeği nedeni belirtir: kan akışı yoktur veya yetersizdir. Leads to bu nedeni sonuç olan the pallor of death ile bağlar. Öbeğin temel ismi lack tekil olduğu için fiil leads biçimindedir. Genellenebilir kalıp the lack of X leads to Y şeklindedir. Eksik bir koşulu neden olarak sunar ve ardından sonucunu belirtir; bu yüzden bilimsel açıklamalarda ve resmî tartışmalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi hedef kalıp the lack of X leads to Y ile tamamlayın: The ____ a backup system ____ major delays.
Cevabı göster
lack of · leads to
pallor of death: ölüm sonrası anormal solgunluk
Burada pallor of death, ölü bir bedenle ilişkilendirilen soluk ve kanı çekilmiş görünümü ifade eder. Cümle bu görünümü kılcal damarlardaki kan akışının durmasıyla ilişkilendirir ve açık ten üzerinde daha kolay görüldüğünü söyler. Pallor, olağandışı veya sağlıksız bir solgunluk için kullanılan resmî bir isimdir. Doğal olarak açık bir ten rengini ifade etmez; bu ifade bir duygudan ziyade fiziksel görünümü betimler.
Alıştırma
Hangi cümlede pallor, olağandışı solgunluk anlamındaki yaygın resmî kullanımıyla yer alır?
- The doctor noticed the patient's sudden pallor and checked his blood pressure.
- The sunset spread a warm pallor across the clouds.
- The designer chose a bright pallor for the kitchen walls.
Cevabı göster
The doctor noticed the patient's sudden pallor and checked his blood pressure.
no longer: geçmişteki bir durumun sona ermesi
No longer, geçmişteki bir durumdan bugüne geçişi belirtir: Bir şey önceden doğruydu, ancak artık doğru değildir. Burada kalp daha önce çalışıyordu, fakat bu çalışma sona ermiştir. Durumun ne kadar sürdüğünü anlatmaz. Durumun artık geçerli olmadığını belirtir.
Alıştırma
Önceki bir durumun sona erdiğini belirten tarafsız ifadeyi kullanın: This library card used to be valid, but it is ____ valid.
Cevabı göster
no longer
there's no active propulsion of blood through the body,
0:47kanı vücutta dolaştıran aktif bir itici güç kalmaz,
so gravity begins to cause pooling of blood in the lowest parts of the body. Kelime
0:49bu yüzden yer çekimi kanın vücudun en alt kısımlarında birikmesine neden olur.
Because ... so: neden-sonuç zinciri kurmak
Because A, B, so C yapısında because, A'yı B'nin nedeni olarak sunar. Ardından so, C'yi B'nin sonucu olarak sunar. Ortadaki B ifadesi iki görev üstlenir: A'nın sonucu ve C'nin nedenidir. Böylece because ve so aynı bağlantının iki işaretiymiş gibi kullanılmadan, bir neden-sonuç zinciri açıkça anlatılabilir.
Alıştırma
İki aşamalı neden-sonuç zincirini burada öğretilen iki bağlaçla tamamlayın: ____ the roads were icy, buses moved slowly, ____ many commuters arrived late.
Cevabı göster
Because · so
Pooling of blood: kanın göllenmesi
Pooling of blood ifadesindeki pooling, pool fiilinden türetilmiş bir addır. Kanın normal biçimde dolaşmak yerine bir bölgede toplanıp kalması anlamına gelir; burada yer çekimi, kanın vücudun alt kısımlarında birikmesine yol açar. Pool fiili, sıvının bir gölcük gibi tek yerde toplanması düşüncesinden türetilen bir anlama sahiptir. Bir sıvının tek yerde birikmesini anlatmak için pooling of + sıvı veya sıvı + pooling kalıpları kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “kanın tek bir yerde toplanması” anlamındaki ad öbeğiyle tamamlayın: Poor circulation can cause ____ in the lower legs.
Cevabı göster
pooling of blood
a reddish-purple discoloration of the skin occurs and reaches its maximum discoloration by 12 hours. Kalıp ifadeler
0:55ciltte kırmızımsı mor bir renk değişimi oluşur ve 12 saat içinde en yoğun hâline ulaşır.
Reaches its maximum: en yüksek düzeyine ulaşır
Reaches its maximum, değişen bir miktarın, düzeyin veya durumun ulaşabileceği en yüksek ya da en yoğun noktaya geldiğini belirtir. Bu cümlede maximum, ardından gelen discoloration adını niteler; dolayısıyla ciltteki renk değişikliği en güçlü derecesine ulaşmıştır. Its ise bu en yüksek dereceyi anlatılan renk değişikliğine bağlar. Kullanılabilir yapılar, ölçek zaten belliyse özne + reach + iyelik belirleyicisi + maximum; ölçülen özellik adlandırılıyorsa özne + reach + iyelik belirleyicisi + maximum + ad biçimindedir. Özgün cümlede by 12 hours, bu noktaya ulaşma için son zamanı belirtir: 12 saatten geç olmamak üzere demektir, 12 saat boyunca demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi reach + iyelik belirleyicisi + maximum biçimindeki üç sözcüklü resmî yapıyla tamamlayın: Energy demand rises all morning and ____ at noon.
Cevabı göster
reaches its maximum
This is one of the ways in which coroners or forensic investigators Dilbilgisi
1:01Bu, adli tabiplerin veya adli tıp araştırmacılarının
determine the approximate time and position of a body at
1:04yaklaşık ölüm zamanını ve cesedin ölüm anındaki konumunu
death. Within 3 to 6 hours,
1:07belirlemek için kullandığı yöntemlerden biridir. 3 ila 6 saat içinde,
one of the ways in which + yan cümle
One of the ways in which, daha geniş bir yöntem kümesinden birini sunar. Bu cümlede yapı, daha önce sözü edilen bulguyu adli tıp uzmanlarının ölüm zamanını ve cesedin konumunu tahmin etmek için kullandığı yöntemlerden biri olarak düzenler. Dil bilgisi açısından in which, ways sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciğini başlatır. which sonrasında coroners or forensic investigators determine örneğindeki gibi normal özne-fiil sırası gelir; in which ise “bu yöntem aracılığıyla” diye anlaşılabilir. Resmî kalıp one of the ways in which + özne + fiil şeklindedir.
Alıştırma
Resmî bir açıklama metninde bu yapıyı doğru kullanan cümle hangisidir?
- The checklist is one of the ways how the laboratory prevents errors.
- The checklist is one of the ways in which does the laboratory prevent errors.
- The checklist is one of the ways in which the laboratory prevents errors.
Cevabı göster
The checklist is one of the ways in which the laboratory prevents errors.
rigor mortis: ölüm sonrası kas sertleşmesi
Rigor mortis, ölümden sonra vücut kaslarının sertleşmesini anlatan yerleşik tıbbi ve adli tıp terimidir. Bu cümlede sets in, bu sürecin başladığını ifade eder. İki sözcüğü tek bir teknik ifade olarak değerlendirin. İngilizcedeki sıradan rigor ismi katılık veya titizlik anlamına gelebilir; ancak rigor mortis içinde bu anlama gelmez.
Alıştırma
“The medical examiner noted that rigor mortis had begun,” cümlesinde rigor mortis ne anlama gelir?
- Dikkatli ve kesin bilimsel çalışma
- Ölümden sonra kasların sertleşmesi
- Vücut sıcaklığında düşüş
Cevabı göster
Ölümden sonra kasların sertleşmesi
sets in: bir durumun başlayıp sürmesi
Sets in, bir durumun “başlayıp yerleşmesi” anlamına gelir ve genellikle istenmeyen ya da hızla tersine çevrilmesi zor bir durum için kullanılır. Burada rigor mortis, belirtilen süre içinde başlayıp daha sonra devam eden durumdur. Bu ifade başlangıcı tek bir an olarak değil, gelişen bir değişim olarak sunar: durum başladıktan sonra fark edilir veya yerleşmiş hâle gelir ve bir süre devam etmesi beklenir.
Alıştırma
Cümleyi “başladı ve yerleşti” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: As night fell, the cold slowly ____.
Cevabı göster
set in
Not only has your body lost its energy source, Dilbilgisi
1:11Vücudunuz yalnızca enerji kaynağını kaybetmekle kalmaz,
and this binds to proteins which are responsible for muscle contraction. Kalıp ifadeler
1:17bu kalsiyum da kas kasılmasından sorumlu proteinlere bağlanır.
Not only has ... but: baştaki Not only sonrasında devriklik
Not only bir cümlenin başında yer aldığında, öne alınmış olumsuz-sınırlayıcı bir ifade olur. Bu nedenle İngilizcede özne ile yardımcı fiil devrik kullanılır: has, your body ifadesinden önce gelir ve Not only has your body lost ... denir; Not only your body has lost ... denmez. But, ek olarak vurgulanan noktayı getirir. But also kalıbında also yaygındır, ancak bu cümlede olduğu gibi bağlama ilişkisi zaten açıksa isteğe bağlıdır.
Alıştırma
Başa alınmış Not only ... but yapısını tamamlayın: Not only ____ the train been delayed, ____ the station is also closed.
Cevabı göster
has · but
Biyolojik bir işlevi anlatan“are responsible for”
“proteins which are responsible for muscle contraction” ifadesinde “which”, önceki “proteins” sözcüğünü belirtir. be responsible for + isim veya -ing biçimi, öznenin bir şeyi gerçekleştirme ya da ona yol açma işlevine sahip olduğunu anlatır. Burada proteinler, kas kasılmasını üreten biyolojik bir işlev görür. Özne proteins gibi cansız bir varlıksa be responsible for çoğu zaman bir kişinin görevi ya da ahlaki sorumluluğu yerine bir neden, mekanizma veya işlevi belirtir. Amaçlanan anlamı özne ve bağlamdan belirlemek gerekir.
Alıştırma
Hangi cümlede be responsible for altyazıdakiyle aynı nedensel veya işlevsel anlamda kullanılmıştır?
- The intern is responsible to the department manager.
- Leah is responsible for submitting the team's report.
- An enzyme is responsible for breaking down lactose.
Cevabı göster
An enzyme is responsible for breaking down lactose.
This causes uncontrolled tensing or stiffness of muscles,
1:21Bu, kasların kontrolsüz biçimde gerilmesine veya sertleşmesine neden olarak
Yaklaşık bir aralık bildiren“anywhere from 24 to 48 hours”
“lasting anywhere from 24 to 48 hours” ifadesinde anywhere from X to Y yaklaşık bir aralığı belirtir: gerçek süre, tahmini alt ve üst sınırlar arasındaki herhangi bir değer olabilir. Bu kalıpta “anywhere” bir yeri ifade etmez. Sade from X to Y ile karşılaştırıldığında anywhere eklenmesi değişkenliği veya belirsizliği vurgular. Bu kalıp zaman, fiyat, miktar, mesafe ve başka ölçüm aralıklarını anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi, bir aralıktaki değişkenliği vurgulayan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Delivery can take ____ two days to three weeks, depending on the destination.
Cevabı göster
anywhere from
Geriye dönük geçiş ifadesi olarak Up to this point
“Up to this point” zamansal ya da anlatısal bir sınır koyar ve başlangıçtan mevcut aşamaya kadar gerçekleşen her şeyi bir arada ele alır. Buradaki point, bir görüş ya da sav değil, sürecin bir aşamasıdır. Bir sonraki açıklamanın önüne geldiğinde köprü görevi görür: önceki gelişmelerin değerlendirmesini tamamlar ve anlatımın ilerlemek üzere olduğunu gösterir. Bir süreci, tarihi ya da argümanı aşamalar hâlinde düzenlerken kullanılabilir.
Alıştırma
Konuşmacı mevcut aşamaya kadarki ilerlemeyi değerlendiriyorsa bu cümleyi en iyi hangi geçiş ifadesi tamamlar? “_____ we have completed the research; next, we will test the prototype.”
- Up to this point,
- On the other hand,
- From this point on,
Cevabı göster
Up to this point,
unless you've been chemically embalmed or preserved in some manner, Dilbilgisi
1:30kimyasal yöntemlerle tahnit edilmediyseniz veya bir şekilde korunmadıysanız,
İstisna koşulu bildiren Unless
Unless, ana ifadenin geçerli olmasını engelleyecek koşulu belirtir. Bu cümlede, beden tahnit edilmediyse veya başka bir şekilde korunmadıysa sonraki sürecin devam etmesi beklenir. Unless çoğu zaman if ... not yapısına karşılık gelir: unless it is preserved, if it is not preserved anlamındadır. Böylece unless, genel bir sonucun tek istisnasını kısa ve öz biçimde ifade eder.
Alıştırma
“Olması durumu hariç” anlamındaki bağlaçla şu İngilizce kuralı tamamlayın: You may use the studio ____ it has been reserved for a private event.
Cevabı göster
unless
has been slowly decomposing: geçmişten beri devam eden bir süreç
Has been slowly decomposing, has + been + decomposing yapısındaki present perfect continuous biçimidir. your body tekil bir özne olduğu için has kullanılır; decomposing devam eden süreci, slowly ise sürecin yavaş ilerleyişini anlatır. Burada biçim, anlatının mevcut noktasından daha önce başlayan ve o noktaya kadar süren bir sürece bakar. Odağı süreçte tutar ve ayrışmanın tamamlandığını söylemez.
Alıştırma
Cümleyi decompose fiilinin present perfect continuous biçimi ve slowly zarfıyla tamamlayın: Since it fell in the forest, the dead log ____.
Cevabı göster
has been slowly decomposing
undergoing cell death: bir süreci yapmak değil, yaşamak
Undergoing, “bir süreci yaşamak veya bir sürece maruz kalmak” anlamındaki geçişli undergo fiilinin -ing biçimidir. Beden, hücre ölümüne bilerek neden olan bir fail değil, süreci yaşayan taraftır. Virgülden sonraki undergoing cell death, öznesi your body olan ek bir ortaç öbeğidir. Hücre ölümünü ayrışmayla aynı anda gerçekleşen bir durum olarak sunar ve bu süreci hücresel düzeyde daha teknik biçimde açıklar.
Alıştırma
Hastayı işlemi yaşayan kişi olarak doğru biçimde sunan fiili seçin: “The patient will ___ surgery tomorrow.”
- perform
- cause
- undergo
Cevabı göster
undergo
Olumsuz koşul bildiren Without + isim öbeği
“Without proper blood flow,” ifadesinde without, uygun kan akışının bulunmadığı bir eksik koşulu belirtir. Ardından gelen ana cümle bu koşulun sonucunu verir. Kısa yapı without + isim öbeği veya without + -ing biçimidir; without + çekimli fiil içeren yan cümle değildir. Bu yapı çoğu zaman if there is no ... ya da if ... does not happen şeklinde açılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “eğer ... yoksa” anlamına gelen tek sözcüklü edatla tamamlayın: “____ proper ventilation, the room quickly becomes stuffy.”
Cevabı göster
Without
Ek bir eşlikçi öbeği olarak Along with
“along with CO2 gas” ifadesinde along with, CO2 gazını sonuca eşlik eden ek bir etken olarak ekler. Hücreleri ve CO2’yi eşit özneler olarak bağlamak yerine these cells ifadesini temel dil bilgisel özne olarak korur. Bu öbek burada ara bilgi verdiği için virgüllerle ayrılır. accumulate ve cause fiilleri hâlâ temel özne olan these cells ile uyumludur; along with sonrasındaki isim, özne-yüklem uyumunu belirlemez.
Alıştırma
Hangi cümle along with ifadesini doğru kullanır ve fiili temel özneyle uyumlu hâle getirir?
- The project manager, along with two designers, are reviewing the final draft.
- The project manager, along with two designers, is reviewing the final draft.
- The project manager and two designers is reviewing the final draft.
Cevabı göster
The project manager, along with two designers, is reviewing the final draft.
cause ... to rise: cause + nesne + to-infinitive yapısı
cause + nesne + to-infinitive yapısında nesne etkilenen varlığı, mastar ise bunun sonucunda ortaya çıkan eylem veya değişimi belirtir. Burada the pH of tissues, cause fiilinin nesnesi ve rise fiilinin anlamsal öznesidir. Bu yapı bir neden-sonuç ilişkisi sunar: biriken hücreler ve CO2 gazı, doku pH değerinin yükselmesine yol açar. Özellikle süreçleri ve sonuçlarını açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi cause + nesne + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: "A blocked vent can cause the pressure ____."
Cevabı göster
to rise
eventually causing them to burst and release their cytosol,
1:45sonunda hücrelerin patlayıp sitozollerini salmasına neden olur;
which contains functioning proteins and enzymes
1:48sitozolde işlevini sürdüren proteinler ve enzimler bulunur
that further break down surrounding tissue. Öbek fiiller
1:50ve bunlar çevredeki dokuyu daha da parçalar.
parçalamak anlamındaki break down
Burada break down, bir şeyi parçalamak veya daha basit parçalara ayırmak anlamına gelen geçişli bir öbek fiildir. Doğrudan nesnesi surrounding tissue ifadesidir; parçalama eylemini yapanlar ise işlevsel proteinler ve enzimlerdir. Nesne, amaçlanan anlamı netleştirir: burada doku üzerinde etkili olan kimyasal veya biyolojik bir süreç söz konusudur; fiilin geçişsiz olarak çalışmayı durdurmak anlamı kastedilmez.
Alıştırma
Break down ifadesini parçalamak anlamında kullanın: "These enzymes ____ starch into simpler sugars."
Cevabı göster
break down
There are also around 100 trillion microorganisms that help to break down your body.
1:52Ayrıca vücudunuzun parçalanmasına yardımcı olan yaklaşık 100 trilyon mikroorganizma vardır.
The anaerobic bacteria in the gastrointestinal tract Kelime
1:57Sindirim kanalındaki anaerobik bakteriler
anaerobic bacteria: oksijensiz büyüyen bakteriler
Anaerobic bacteria ifadesinde anaerobic, bakterilerin metabolizmaları için oksijene ihtiyaç duymadan yaşayabildiğini veya büyüyebildiğini belirtir. Bu nedenle ifade, bakterileri oksijenle ilişkilerine göre adlandırır; “bakteri yok” anlamına gelmez. an- ön eki aerobic sözcüğüne “olmadan” fikrini ekler. Buradaki temel nokta oksijene ihtiyaç duyulmamasıdır. Bu sözcük ilişkisi biyoloji, tıp ve egzersiz bilimindeki anaerobic kullanımlarını anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Tanımı dersteki bilimsel ifadeyle tamamlayın: Bacteria that grow without requiring oxygen are called ____.
Cevabı göster
anaerobic bacteria
gastrointestinal tract: sindirim kanalının resmî adı
Gastrointestinal tract, ağızdan başlayıp mide ve bağırsaklardan geçerek anüse uzanan kesintisiz sindirim kanalının resmî anatomik adıdır. Bu kullanımda tract, birbirine bağlı organ ve geçitler sistemini ifade eder; bir arazi parçası veya broşür anlamına gelmez. Tıp ve sağlık yazılarında terim çoğunlukla GI tract şeklinde kısaltılır; GI, gastrointestinal anlamına gelir.
Alıştırma
Mide ve bağırsakları içeren kesintisiz sindirim kanalını anlatan resmî bir tıbbi rapora en uygun terim hangisidir?
- respiratory tract
- gastrointestinal tract
- intestinal tract
Cevabı göster
gastrointestinal tract
begin to eat through abdominal organs. Öbek fiiller
2:00karın bölgesindeki organları yiyip parçalamaya başlar.
Eat through: giderek zarar verip delmek
Bu cümlede eat through, “bir şeye yavaş yavaş zarar verip onu sonunda delmek” anlamına gelir. through parçacığı bir sonuç noktası ekler: bakteriler organları yalnızca etkilemez, dokularına girer veya dokuların içinden geçer. Kalıp eat through + nesne şeklindedir. Çürüme, haşereler, kimyasallar, sürtünme veya başka bir sürekli kuvvet delik açtığında ya da bir engeli yok ettiğinde sık kullanılır.
Alıştırma
“Yavaş yavaş zarar vererek delik açmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: Over time, the chemical began to ____ the plastic lining.
Cevabı göster
eat through
Be known as: kabul görmüş bir adı tanıtmak
Burada is known as, süreci yerleşik adı olan putrefaction ile ilişkilendirir. Edilgen be known as + ad, unvan veya sınıflandırma kalıbı “... diye adlandırılmak” ya da “... olarak tanınmak” anlamına gelir. Birinin bu süreci kişisel olarak bildiği anlamına gelmez. Özneye ve zamana göre be biçimini değiştirin: is known as, are known as veya was known as. Bu yapı terim, etiket, rol ya da kamuya açık kimlikleri tanıtırken yaygındır.
Alıştırma
Kabul görmüş bir adı tanıtan üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The change from a solid directly into a gas ____ sublimation.
Cevabı göster
is known as
Putrefaction: bakteriyel çürüme için resmî terim
Burada putrefaction, ölü organik dokunun başlıca bakteriyel faaliyet nedeniyle ayrışıp çürümesi anlamına gelir. Adli bilimler ve biyoloji gibi alanlarda kullanılan teknik bir terimdir; bozulan her şeyi vurgulu biçimde anlatan sıradan bir eş anlamlı değildir. Bu kelimeyi yeni bir bağlamda yorumlarken özellikle bakterilerin etkisiyle ayrışma sürecindeki organik maddeyi arayın. Daha geniş anlamdaki hasar veya gerileme mutlaka putrefaction değildir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi doğru teknik terimle tamamlayın: In a forensic report, bacterial decomposition of tissue after death is called ____.
Cevabı göster
putrefaction
Get Stinky: durum değişikliği için get + sıfat
Burada get “hâle gelmek” anlamındadır; stinky ise güçlü ve hoş olmayan bir kokuya sahip olmayı anlatan gündelik bir sıfattır. get + sıfat yapısı bir durum değişikliğini gösterir. Bu nedenle get stinky, “kötü kokmaya başlamak” demektir; “bir şey almak” anlamına gelmez. Teknik terim putrefaction sözcüğünün hemen ardından gelen get stinky, sonucu kolay anlaşılır kılmak için gündelik ve canlı bir dile geçiş yapar. Aynı durum değişikliği yapısı get cold, get noisy ve get complicated gibi ifadelerde de görülür.
Alıştırma
İngilizce cümleyi, dersteki “kötü kokmaya başlamak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: If wet towels stay in a closed bag, they may ____.
Cevabı göster
get stinky
gases, which attracts: ilgi cümleciğindeki özne-fiil uyumunu düzeltme
Vurgulanan ilgi cümleciğinde which, çoğul gases ismine gönderme yapar. Bu nedenle cümlecikteki fiil çoğul özneyle uyumlu olmalıdır: gases, which attract certain insects doğru, attracts ise yanlıştır. Fiil biçimini cümleciğin dışında bulunan yakın bir isme bakarak seçmeyin. Breakdown, ana cümlede produces fiilinin tekil öznesidir; attract biçimini ise gases belirler. Daha ileride de çoğul insects, lay biçimini belirler.
Alıştırma
Cümleyi attract fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The fumes, which ____ flies, come from the compost.
Cevabı göster
attract
lay eggs: üreme anlamı ve lay–lie ayrımı
Lay eggs, bir böcek veya hayvanın yumurta üretip bırakmasını anlatan standart fiil–nesne birlikteliğidir. Burada çoğul insects öznedir, lay geçişli fiildir ve eggs onun doğrudan nesnesidir. Lay nesne aldığı için eggs hemen ardından gelir. Geniş zamanda I, you, we ve they ile lay; he, she ve it ile lays kullanılır. Basit geçmiş biçimi laid'dir.
Alıştırma
Cümleyi lay veya lie ile tamamlayın: These beetles ____ eggs beneath loose bark.
Cevabı göster
lay
and the larvae or maggots eat the tissue to survive until they mature. Kelime
2:20ve larvalar, yani kurtçuklar, olgunlaşana kadar hayatta kalmak için dokuyu yer.
larvae or maggots: kapsam ve ton
Bu cümlede larvae, larva sözcüğünün geniş kapsamlı ve tarafsız bilimsel çoğuludur; maggots ise söz konusu sinek larvalarını belirtir. Bağlam leş sinekleriyle ilgili olduğu için burada iki ad da aynı canlılara işaret edebilir. Bu bağlamın dışında birbirlerinin yerine kullanılamazlar. Larvae, özellikle böcekler olmak üzere birçok hayvan grubunun olgunlaşmamış biçimlerini adlandırabilir; maggots ise normalde sinek larvaları anlamına gelir ve çoğu zaman rahatsız edici ya da daha çarpıcı bir ton taşır.
Alıştırma
Kelebeklerin, böceklerin ve sineklerin olgunlaşmamış biçimleri için kullanılan geniş kapsamlı ve tarafsız sözcük hangisidir?
- larvae
- Her bağlamda iki sözcükten herhangi biri
- maggots
Cevabı göster
larvae
these maggots may consume 60% of the body's tissue,
2:25bu kurtçuklar vücut dokusunun %60’ını tüketebilir
creating holes that allow decomposition fluids and gases to escape. Dilbilgisi
2:28ve çürüme sıvıları ile gazların dışarı çıkmasını sağlayan delikler açabilir.
allow decomposition fluids and gases to escape: allow + nesne + to-infinitive
Yapı allow + isim öbeği + to-infinitive biçimindedir: allow decomposition fluids and gases to escape. Decomposition fluids and gases isim öbeği allow fiilinin nesnesidir ve aynı zamanda escape fiilinin anlamca öznesidir. Burada delikler, söz konusu sıvıların ve gazların dışarı çıkmasını mümkün kılar. Bu yapı, bir koşulun, özelliğin veya değişikliğin bir kişinin ya da nesnenin bir eylemi yapmasını nasıl mümkün kıldığını anlatabilir. Bu etken yapıda fiilden önce to korunur: allow something to do something.
Alıştırma
Eksik sözcükle cümleyi tamamlayın: The vent allows hot air ____ escape safely.
Cevabı göster
to
Between 20 to 50 days: between ... and ... ile from ... to ... seçimi
Başlangıçtaki ifade standart değildir; çünkü iki farklı aralık yapısını, between ... and ... ile from ... to ... kalıplarını birleştirir. Düzeltilmiş İngilizcede Between 20 and 50 days ya da From 20 to 50 days kullanılmalıdır. İki doğru biçim de sonraki olayın başladığı yaklaşık zaman aralığını gösterir. Her eşleşmeyi bozmadan kullanın: between, and ile; from ise to ile eşleşir.
Alıştırma
Cümleyi between aralık yapısının gerektirdiği sözcükle tamamlayın: The repairs should take between three ____ five days.
Cevabı göster
and
Butyric fermentation: bütirik asit üreten bir süreç
Butyric fermentation, mikropların bütirik asit ve ilgili bileşikleri ürettiği fermantasyon için kullanılan teknik bir terimdir. Butyric, “bütirik asitle ilgili” anlamına gelir; yalnızca güçlü, yoğun veya kötü kokulu demek değildir. Bu ayrışma bağlamında süreç, güçlü acılaşmış yağ kokusunu ve o aşamada canlıların neden bölgeye çekildiğini açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Cümlede butyric fermentation ne anlama gelir?
- Çok hızlı gerçekleşen herhangi bir fermantasyon
- Maddenin kınkanatlı larvaları tarafından fiziksel olarak parçalanması
- Bütirik asit ve ilgili bileşikleri üreten mikrobiyal bir süreç
Cevabı göster
Bütirik asit ve ilgili bileşikleri üreten mikrobiyal bir süreç
but occurs faster in hotter temperatures.
2:41ancak daha yüksek sıcaklıklarda daha hızlı gerçekleşir.
known as dry decay: kısaltılmış bir ilgi cümleciği
known as dry decay, this process ifadesine ek bir ad veren geçmiş zaman ortacı yapısında bir yan cümleciktir. which is known as dry decay biçiminde genişletilebilir. Virgüller, bunun cümlenin ana yüklemi değil, ek bilgi olduğunu gösterir. Ana cümle can take up to a year ile devam eder ve ardından but occurs faster eş görevli olarak bağlanır. Bu kısa yapı, bir terim ya da alternatif ad tanıtılırken yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
"The treatment, known as phototherapy, uses controlled light." cümlesinde "known as phototherapy" hangi işlevi görür?
- Ana fiildir ve uses anlamına gelir.
- Tedavinin adını ekler; ana fiil uses olur.
- Tedavinin geçmişte bir şey bildiğini söyler.
Cevabı göster
Tedavinin adını ekler; ana fiil uses olur.
can take up to a year: azami süreyi ifade etmek
Can take up to a year, sürecin bir yılı aşmayan herhangi bir süre gerektirebileceği anlamına gelir. Take, tamamlanması için gereken zamanı ifade eder; up to ise üst sınırı belirler. Bu ifade, sürecin tam olarak bir yıl süreceğini öngörmez. Bu cümlede daha yüksek sıcaklıklar sürecin daha erken tamamlanmasını sağlayabilir.
Alıştırma
Cümleyi “en fazla” anlamına gelen iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Approval can take ____ ten business days.
Cevabı göster
up to
plants and animals eat away at the remaining bits of the body, Öbek fiiller
2:45bitkiler ve hayvanlar vücuttan geriye kalan parçaları yiyip yok eder,
eat away at: kademeli hasar veya aşınma
Bu cümlede eat away at, “yavaş yavaş tüketmek, aşındırmak veya zarar vermek” anlamındadır. Over years zaman ifadesi, bitki ve hayvanların bedenden geriye kalan maddeyi azar azar ortadan kaldırdığını vurgular; burada yalnızca yemek yemenin sıradan anlamı kastedilmez. eat away at + isim yapısı fiziksel aşınmayı veya yavaş gelişen mecazi bir etkiyi anlatabilir. Özne, nesneyi tekrar tekrar ya da sürekli olarak zayıflatır; örneğin bir şey zaman içinde özgüvene, birikimlere veya iç huzuruna zarar verebilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki “yavaş yavaş zarar vermek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Years of moisture can ____ the stone foundation.
Cevabı göster
eat away at
skeletal remains: resmî bir çoğul isim öbeği
Skeletal remains, bir insan veya hayvan öldükten sonra geriye kalan kemikler ya da iskelet parçaları anlamına gelir. Örnekte including ile verilen, bedenden geriye kalan madde türlerinden biridir ve ifade resmî, betimleyici bir nitelik taşır. Burada remains, “olmaya devam eder” veya “kalır” anlamındaki remains fiili değil, çoğul bir isimdir. Bu anlamda normalde çoğul biçim ve çoğul uyum kullanılır: The remains were examined.
Alıştırma
Hangi cümlede remains, ölü bir bedenden geriye kalanları anlatan çoğul bir isim olarak kullanılmıştır?
- The old bridge remains unsafe.
- One question remains unanswered.
- Investigators identified the skeletal remains.
Cevabı göster
Investigators identified the skeletal remains.
left completely to the elements: doğa koşullarına tamamen açık bırakılmış
Burada left completely to the elements, bedenin korumasız bırakılarak hava ve doğa koşullarının etkisine açık kalması anlamına gelir. Completely, hiçbir koruma veya insan müdahalesi olmadığını vurgular. The elements; rüzgâr, yağmur, güneş, sıcak ve soğuk gibi doğal güçleri anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Cümlede daha sonra molecules geçse de kimyasal elementler anlamına gelmez.
Alıştırma
“The abandoned cabin was left to the elements for years,” cümlesinde left to the elements ne anlama gelir?
- Sol tarafa taşındı.
- Hava ve doğa koşullarına maruz kalmış hâlde kaldı.
- Kimyasal elementlere ayrıldı.
Cevabı göster
Hava ve doğa koşullarına maruz kalmış hâlde kaldı.
kısaltılmış edilgen koşul olarak if left
if left completely to the elements ifadesinde if bir koşul başlatır ve left, leave fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Tam yan cümle if the body is left completely to the elements şeklindedir. Burada özne the body ile be fiilinin is biçimi çıkarılmıştır. Bu, if + geçmiş zaman ortacı biçimindeki kısaltılmış edilgen koşul yapısıdır. Çıkarılan özne bağlamdan anlaşılır; bu nedenle if left, if it is left anlamına gelir, if it leaves anlamına gelmez. Buradaki left ayrıca “sol” yönünü belirten sözcük değildir.
Alıştırma
Tam koşul yapısını kısaltılmış edilgen biçimde yeniden yazın. Tam biçim: If the equipment is left unattended. Kısaltılmış cümle: ____ unattended, the equipment may be damaged by rain.
Cevabı göster
If left
Paralel gelecek zaman edilgen yapıları: will be broken down ... will be recycled
Vurgulanan ifadeler, gelecek zamanda kurulmuş iki paralel edilgen yüklemdir. Her biri will + be + geçmiş zaman ortacı yapısını izler: will be broken down, every bit of the body öznesine; will be recycled ise its constituent molecules öznesine aittir. Bu yapı, etkilenen her şeyin başına ne geleceğini anlatırken eylemi yapanı belirtmez. Süreç ve sonucun, bunlara kimin ya da neyin yol açtığından daha önemli olduğu bilimsel özetlerde kullanışlıdır. Burada be broken down, daha küçük bileşenlere ayrıştırılmak anlamındadır; bir makinenin çalışmayı durdurması anlamına gelmez.
Alıştırma
Süreçlere ve sonuçlara odaklanmak için iki paralel gelecek zaman edilgen yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- Every sample will be labeled, and its data will be recorded.
- Every sample will label, and its data will record.
- Every sample will be labeled, and a technician will record its data.
Cevabı göster
Every sample will be labeled, and its data will be recorded.
If you'd like to learn more about the psychological side of death,
2:57Ölümün psikolojik yönü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz,
on the top five regrets people have before dying.
3:01insanların ölmeden önce yaşadığı en büyük beş pişmanlığı konu alıyor.
It's a fascinating look at the things people think about
3:04İnsanların neler düşündüğünü büyüleyici biçimde gözler önüne seriyor,
And subscribe for more weekly science videos.
3:09Her hafta yeni bilim videoları için abone olmayı da unutmayın.