Öldüğünüzde Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
565 kelime 184 kel/dk

Video özeti: Bu anlatım, ölümden sonra bedeni; oksijen kaybı ve ölüm katılığından çürüme, böcek etkinliği, kuru çürüme ve moleküllerin yeniden döngüye girmesine kadar izler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. whether it be — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Aynı iddiayı destekleyen olasılıkları sıralayan resmî yapıyı ve değişmeden kalan be biçimini öğrenin. 2. is known as — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir süreci adına bağlayan tanım kalıbını tanıyın; neden ünlü olduğunu belirten known for ile ayırın. 3. eat away at — Öbek fiiller: Gerçek anlamda yemek değil, zamanla aşındırmak demektir; fiziksel hasar veya bir şeyi yavaşça zayıflatan sorunlar için kullanın.

Bu derste

Death is something that all of us must deal with at some point in our lives, Notlar

0:00

Ölüm, yaşamımızın bir noktasında hepimizin yüzleşmek zorunda olduğu bir gerçektir;

Öbek fiiller

deal with: zor bir gerçekle yüzleşmek ve onu ele almak

Bu cümlede deal with, zor bir gerçekle yüzleşmek ve ona karşılık vermek anlamına gelir. Death ticari bir anlaşma değildir; herkesin eninde sonunda karşılaşması ve duygusal ya da pratik olarak başa çıkması gereken durumdur. Yapı deal with + isim veya isim öbeğidir. Birinin bir sorunu, duyguyu, görevi ya da durumu ele aldığını, yönettiğini veya kabullenmeye başladığını esnek biçimde anlatır.

Alıştırma

Bir yönetici “We need to ___ this complaint today.” diyor. Hangi seçenek şikâyete “karşılık vermek ve onu ele almak” anlamındadır?

  1. deal out
  2. deal with
  3. deal in
Cevabı göster

deal with

Kalıp ifadeler

at some point in our lives: hayatta belirsiz bir zaman

At some point in our lives, hayatımız boyunca zamanı belirtilmemiş bir anda anlamına gelir. Some, kesin zamanın bilinmediğini veya önemli olmadığını belirtir; point ise bir yeri değil, zamandaki bir anı ya da dönemi ifade eder. deal with ifadesinden sonra gelen bu öbek, cümleye geniş bir zaman çerçevesi verir. our lives ile deneyim, belirli bir yaşta veya tarihte değil, hepimizin yaşayabileceği bir şey olarak sunulur.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “hayatımız sırasında belirtilmemiş bir zamanda” anlamındaki altı sözcüklü zaman ifadesiyle tamamlayın: Most of us will need support ____.

Cevabı göster

at some point in our lives

whether it be a family member, Dilbilgisi

0:03

ister bir aile ferdimizi,

a pet,

0:05

ister evcil hayvanımızı kaybedelim,

or even your own eventual end.

0:05

isterse eninde sonunda kendi ölümümüzle yüzleşelim.

Dilbilgisi

whether it be A, B, or C: sıralanan her olasılık

Whether it be çeşitli olasılıkları sıralar ve “hangisi olursa olsun” anlamına gelir. Bu cümlede bir aile üyesi, bir evcil hayvan ve konuşanın gelecekteki kendi ölümü aynı yargının kapsamına alınır. Bu, resmî bir şimdiki zaman subjunctive yapısıdır. Be, it sözcüğünden sonra yalın biçimde kalır; dolayısıyla özne-fiil uyumu veya zaman hatası değildir. Yeniden kullanılabilecek kalıp whether it be A, B, or C + her durumda geçerli olan bir ifadedir.

Alıştırma

Cümleyi “hangisi olursa olsun” anlamındaki resmî subjunctive kalıbıyla tamamlayın: The policy applies to every case, ____ a minor issue or a serious complaint.

Cevabı göster

whether it be

In fact, about 100 people die every minute in the world. Anlatım akışı

0:07

Aslında dünyada her dakika yaklaşık 100 kişi ölüyor.

Anlatım akışı

In fact, ile iddiadan kanıta geçiş

In fact, bir sonraki ifadenin az önce söylenenleri olgusal olarak desteklediğini veya güçlendirdiğini belirtir. Burada genel bir iddiadan dünya çapındaki somut bir istatistiğe geçiş sağlar. Söylemi düzenleyen bir ifade olarak dinleyiciye yeni bilgiyi nasıl yorumlaması gerektiğini gösterir: Konu değişikliği olarak değil, önceki noktayı daha belirgin veya ikna edici hâle getiren bir kanıt olarak.

Alıştırma

İstatistiği ilk cümleyi güçlendiren olgusal destek olarak en iyi hangi bağlayıcı sunar? The library is used more heavily than many residents realize. ___, more than 2,000 people visit it each day.

  1. In fact,
  2. For example,
  3. On the other hand,
Cevabı göster

In fact,

But what actually happens when you die? Anlatım akışı

0:11

Peki öldüğünüzde gerçekte ne olur?

Anlatım akışı

Yönlendirici soru “what actually happens when you die?”

What ile kurulan bu doğrudan soru bir süreci sorar: ölümün gerçekleşip gerçekleşmediğini değil, öldüğünüzde neler olduğunu. Actually, insanların öldüğüne ilişkin genel gerçekten, sonrasında yaşanan gerçek ve belirli olaylar dizisine geçildiğini gösterir. Burada anlatıcı, belirli bir dinleyiciden kişisel bir deneyim aktarmasını istemez. Bu, söz sanatına dayalı bir sorudur: izleyiciye, açıklamanın sonraki bölümünde yanıtlanacak ana soruyu sunar.

Alıştırma

Bir açıklamada “But what actually happens when you die?” sorusunun temel işlevi nedir?

  1. Açıklamanın ele alacağı belirli süreci tanıtır.
  2. Belirli bir dinleyiciden kişisel bir deneyimi anlatmasını ister.
  3. Açıklamanın zaten tamamlandığını belirtir.
Cevabı göster

Açıklamanın ele alacağı belirli süreci tanıtır.

In the first few seconds after death,

0:14

Ölümden sonraki ilk birkaç saniyede,

the last bit of oxygen in your body is depleted Kelime

0:15

vücudunuzda kalan son oksijen de tükenir

Kelime

is depleted: tükenmiş bir kaynak için resmî edilgen yapı

is depleted ifadesinde is, be fiilinin şimdiki zaman biçimi; depleted ise geçmiş zaman ortacıdır. Birlikte edilgen bir yapı oluştururlar: etkilenen kaynak oksijendir ve kaybın nedenini belirtmek gerekmez. Burada depleted, sınırlı bir kaynağın tamamı veya neredeyse tamamı kalmayana kadar kullanıldığı anlamına gelir. Sıradan bir azalmadan çok daha güçlü bir anlam taşır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için deplete fiilinin geniş zamandaki edilgen biçimini kullanın: At the end of the test, the backup oxygen reserve ____.

Cevabı göster

is depleted

and brain activity surges. Kalıp ifadeler

0:18

ve beyin etkinliği hızla artar.

Kalıp ifadeler

brain activity surges: ani ve keskin bir yükseliş

brain activity surges ifadesinde surges, “aniden ve keskin biçimde yükselir” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Özne brain activity’dir; fiilden sonra nesne gelmez. Bu fiil artışı kademeli değil, hızlı ve güçlü olarak sunar. Aynı özne-fiil kalıbı talep, fiyat, trafik, güç veya vaka sayılarını betimleyebilir.

Alıştırma

Cümleyi özellikle “aniden ve keskin biçimde yükseldi” anlamına gelen fiille tamamlayın: After the celebrity mentioned the small company, website traffic ____ in just a few minutes.

Cevabı göster

surged

As the neurons begin to stop functioning, Dilbilgisi

0:20

Nöronlar işlevlerini yitirmeye başladıkça,

your brain stops secreting hormones which regulate body function. Dilbilgisi

0:22

beyniniz vücut işlevlerini düzenleyen hormonları salgılamayı bırakır.

Dilbilgisi

As ...: zaman içinde gelişen iki değişimi bağlamak

Burada As bir zaman yan cümlesi başlatır ve “-iken” ya da “süreç ilerledikçe” anlamına gelir. Nöronların işlevini yitirmeye başlamasıyla beynin hormon salgılamayı bırakmasını birlikte ilerleyen değişimler olarak bağlar. Bu kullanım genellikle As + değişen bir durum, değişen başka bir durum kalıbına uyar. Anlamı bağlam belirler: As başka yerlerde because anlamına da gelebilir, ancak burada ayrı bir neden belirtmekten çok zaman ilişkisini düzenler.

Alıştırma

“As the train moved north, daylight slowly faded,” cümlesinde As esas olarak neyi gösterir?

  1. İki değişim aynı dönem içinde gelişir.
  2. Trenin hareketi, gün ışığının azalmasının yalnızca nedeni olarak sunulur.
  3. Gün ışığı, tren hareket etmeye başlamadan önce azalır.
Cevabı göster

İki değişim aynı dönem içinde gelişir.

Dilbilgisi

stops secreting: stop + -ing yapısı

“stops secreting”, devam etmekte olan bir etkinliğin sona erdiğini göstermek için stop + -ing yapısını kullanır. Burada beyin artık hormonları salgılamaz; sona eren etkinlik secreting eylemidir.

Alıştırma

Cümleyi stop sözcüğünün uygun bir biçimi ve secrete ile tamamlayın. Cümle, kimyasal maddenin salınmasının sona erdiğini belirtmelidir: “When the signal disappears, the gland will ____ the chemical.”

Cevabı göster

stop secreting

And while some bodily functions may persist for a few minutes,

0:25

Bazı vücut işlevleri birkaç dakika daha sürebilse de,

as the remaining stores of ATP are used,

0:29

kalan ATP depoları kullanıldıkça,

which is your body's main energy source,

0:31

ki ATP vücudunuzun başlıca enerji kaynağıdır,

the muscles relax, including sphincters,

0:33

sfinkterler de dâhil olmak üzere kaslar gevşer,

which means defecation and urination may occur. Anlatım akışı

0:35

bu da dışkılama ve idrar yapmanın gerçekleşebileceği anlamına gelir.

Anlatım akışı

which means: bir durumu sonucuna bağlamak

Burada “which”, yalnızca yakındaki sphincters ismine değil, önceki durumun tamamına —sfinkterler de dahil olmak üzere kasların gevşemesine— gönderme yapar. Ardından “which means” bu durumun pratik sonucunu belirtir. Bu yan cümle bağlantısı, önce bir gerçeği, ardından onun yorumunu veya sonucunu sunarak bilgiyi düzenler. Konuşan kişi önce bir durumu belirtip sonra bunun neden önemli olduğunu açıklayabilir.

Alıştırma

“The road is flooded, which means the bus cannot get through.” cümlesinde “which means” ne yapar?

  1. Road ismine başka bir ad verir.
  2. Sele otobüsün neden olduğunu söyler.
  3. Yolun su altında olması durumunun tamamını sonucuna bağlar.
Cevabı göster

Yolun su altında olması durumunun tamamını sonucuna bağlar.

Around 15 to 25 minutes after death,

0:38

Ölümden yaklaşık 15 ila 25 dakika sonra,

the lack of blood flow through the capillaries Kalıp ifadeler

0:40

kılcal damarlardaki kan akışının kesilmesi,

leads to the pallor of death seen in light-skinned people. Kelime

0:42

açık tenli kişilerde görülen ölüm solgunluğuna yol açar.

Kalıp ifadeler

the lack of X leads to Y neden-sonuç kalıbı

the lack of blood flow isim öbeği nedeni belirtir: kan akışı yoktur veya yetersizdir. Leads to bu nedeni sonuç olan the pallor of death ile bağlar. Öbeğin temel ismi lack tekil olduğu için fiil leads biçimindedir. Genellenebilir kalıp the lack of X leads to Y şeklindedir. Eksik bir koşulu neden olarak sunar ve ardından sonucunu belirtir; bu yüzden bilimsel açıklamalarda ve resmî tartışmalarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıp the lack of X leads to Y ile tamamlayın: The ____ a backup system ____ major delays.

Cevabı göster

lack of · leads to

Kelime

pallor of death: ölüm sonrası anormal solgunluk

Burada pallor of death, ölü bir bedenle ilişkilendirilen soluk ve kanı çekilmiş görünümü ifade eder. Cümle bu görünümü kılcal damarlardaki kan akışının durmasıyla ilişkilendirir ve açık ten üzerinde daha kolay görüldüğünü söyler. Pallor, olağandışı veya sağlıksız bir solgunluk için kullanılan resmî bir isimdir. Doğal olarak açık bir ten rengini ifade etmez; bu ifade bir duygudan ziyade fiziksel görünümü betimler.

Alıştırma

Hangi cümlede pallor, olağandışı solgunluk anlamındaki yaygın resmî kullanımıyla yer alır?

  1. The doctor noticed the patient's sudden pallor and checked his blood pressure.
  2. The sunset spread a warm pallor across the clouds.
  3. The designer chose a bright pallor for the kitchen walls.
Cevabı göster

The doctor noticed the patient's sudden pallor and checked his blood pressure.

Because your heart is no longer running, Notlar

0:45

Kalbiniz artık çalışmadığı için,

Kalıp ifadeler

no longer: geçmişteki bir durumun sona ermesi

No longer, geçmişteki bir durumdan bugüne geçişi belirtir: Bir şey önceden doğruydu, ancak artık doğru değildir. Burada kalp daha önce çalışıyordu, fakat bu çalışma sona ermiştir. Durumun ne kadar sürdüğünü anlatmaz. Durumun artık geçerli olmadığını belirtir.

Alıştırma

Önceki bir durumun sona erdiğini belirten tarafsız ifadeyi kullanın: This library card used to be valid, but it is ____ valid.

Cevabı göster

no longer

there's no active propulsion of blood through the body,

0:47

kanı vücutta dolaştıran aktif bir itici güç kalmaz,

so gravity begins to cause pooling of blood in the lowest parts of the body. Kelime

0:49

bu yüzden yer çekimi kanın vücudun en alt kısımlarında birikmesine neden olur.

Anlatım akışı

Because ... so: neden-sonuç zinciri kurmak

Because A, B, so C yapısında because, A'yı B'nin nedeni olarak sunar. Ardından so, C'yi B'nin sonucu olarak sunar. Ortadaki B ifadesi iki görev üstlenir: A'nın sonucu ve C'nin nedenidir. Böylece because ve so aynı bağlantının iki işaretiymiş gibi kullanılmadan, bir neden-sonuç zinciri açıkça anlatılabilir.

Alıştırma

İki aşamalı neden-sonuç zincirini burada öğretilen iki bağlaçla tamamlayın: ____ the roads were icy, buses moved slowly, ____ many commuters arrived late.

Cevabı göster

Because · so

Kelime

Pooling of blood: kanın göllenmesi

Pooling of blood ifadesindeki pooling, pool fiilinden türetilmiş bir addır. Kanın normal biçimde dolaşmak yerine bir bölgede toplanıp kalması anlamına gelir; burada yer çekimi, kanın vücudun alt kısımlarında birikmesine yol açar. Pool fiili, sıvının bir gölcük gibi tek yerde toplanması düşüncesinden türetilen bir anlama sahiptir. Bir sıvının tek yerde birikmesini anlatmak için pooling of + sıvı veya sıvı + pooling kalıpları kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “kanın tek bir yerde toplanması” anlamındaki ad öbeğiyle tamamlayın: Poor circulation can cause ____ in the lower legs.

Cevabı göster

pooling of blood

After a few hours of blood pooling,

0:53

Kan birkaç saat boyunca biriktikten sonra,

a reddish-purple discoloration of the skin occurs and reaches its maximum discoloration by 12 hours. Kalıp ifadeler

0:55

ciltte kırmızımsı mor bir renk değişimi oluşur ve 12 saat içinde en yoğun hâline ulaşır.

Kalıp ifadeler

Reaches its maximum: en yüksek düzeyine ulaşır

Reaches its maximum, değişen bir miktarın, düzeyin veya durumun ulaşabileceği en yüksek ya da en yoğun noktaya geldiğini belirtir. Bu cümlede maximum, ardından gelen discoloration adını niteler; dolayısıyla ciltteki renk değişikliği en güçlü derecesine ulaşmıştır. Its ise bu en yüksek dereceyi anlatılan renk değişikliğine bağlar. Kullanılabilir yapılar, ölçek zaten belliyse özne + reach + iyelik belirleyicisi + maximum; ölçülen özellik adlandırılıyorsa özne + reach + iyelik belirleyicisi + maximum + ad biçimindedir. Özgün cümlede by 12 hours, bu noktaya ulaşma için son zamanı belirtir: 12 saatten geç olmamak üzere demektir, 12 saat boyunca demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi reach + iyelik belirleyicisi + maximum biçimindeki üç sözcüklü resmî yapıyla tamamlayın: Energy demand rises all morning and ____ at noon.

Cevabı göster

reaches its maximum

This is one of the ways in which coroners or forensic investigators Dilbilgisi

1:01

Bu, adli tabiplerin veya adli tıp araştırmacılarının

determine the approximate time and position of a body at

1:04

yaklaşık ölüm zamanını ve cesedin ölüm anındaki konumunu

death. Within 3 to 6 hours,

1:07

belirlemek için kullandığı yöntemlerden biridir. 3 ila 6 saat içinde,

Dilbilgisi

one of the ways in which + yan cümle

One of the ways in which, daha geniş bir yöntem kümesinden birini sunar. Bu cümlede yapı, daha önce sözü edilen bulguyu adli tıp uzmanlarının ölüm zamanını ve cesedin konumunu tahmin etmek için kullandığı yöntemlerden biri olarak düzenler. Dil bilgisi açısından in which, ways sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciğini başlatır. which sonrasında coroners or forensic investigators determine örneğindeki gibi normal özne-fiil sırası gelir; in which ise “bu yöntem aracılığıyla” diye anlaşılabilir. Resmî kalıp one of the ways in which + özne + fiil şeklindedir.

Alıştırma

Resmî bir açıklama metninde bu yapıyı doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The checklist is one of the ways how the laboratory prevents errors.
  2. The checklist is one of the ways in which does the laboratory prevent errors.
  3. The checklist is one of the ways in which the laboratory prevents errors.
Cevabı göster

The checklist is one of the ways in which the laboratory prevents errors.

the infamous rigor mortis sets in. Notlar

1:09

meşhur ölüm katılığı başlar.

Kelime

rigor mortis: ölüm sonrası kas sertleşmesi

Rigor mortis, ölümden sonra vücut kaslarının sertleşmesini anlatan yerleşik tıbbi ve adli tıp terimidir. Bu cümlede sets in, bu sürecin başladığını ifade eder. İki sözcüğü tek bir teknik ifade olarak değerlendirin. İngilizcedeki sıradan rigor ismi katılık veya titizlik anlamına gelebilir; ancak rigor mortis içinde bu anlama gelmez.

Alıştırma

“The medical examiner noted that rigor mortis had begun,” cümlesinde rigor mortis ne anlama gelir?

  1. Dikkatli ve kesin bilimsel çalışma
  2. Ölümden sonra kasların sertleşmesi
  3. Vücut sıcaklığında düşüş
Cevabı göster

Ölümden sonra kasların sertleşmesi

Öbek fiiller

sets in: bir durumun başlayıp sürmesi

Sets in, bir durumun “başlayıp yerleşmesi” anlamına gelir ve genellikle istenmeyen ya da hızla tersine çevrilmesi zor bir durum için kullanılır. Burada rigor mortis, belirtilen süre içinde başlayıp daha sonra devam eden durumdur. Bu ifade başlangıcı tek bir an olarak değil, gelişen bir değişim olarak sunar: durum başladıktan sonra fark edilir veya yerleşmiş hâle gelir ve bir süre devam etmesi beklenir.

Alıştırma

Cümleyi “başladı ve yerleşti” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: As night fell, the cold slowly ____.

Cevabı göster

set in

Not only has your body lost its energy source, Dilbilgisi

1:11

Vücudunuz yalnızca enerji kaynağını kaybetmekle kalmaz,

but deterioration of cellular organelles

1:13

hücresel organellerin bozulması da

leaks calcium into muscle cells,

1:15

kalsiyumun kas hücrelerine sızmasına yol açar,

and this binds to proteins which are responsible for muscle contraction. Kalıp ifadeler

1:17

bu kalsiyum da kas kasılmasından sorumlu proteinlere bağlanır.

Dilbilgisi

Not only has ... but: baştaki Not only sonrasında devriklik

Not only bir cümlenin başında yer aldığında, öne alınmış olumsuz-sınırlayıcı bir ifade olur. Bu nedenle İngilizcede özne ile yardımcı fiil devrik kullanılır: has, your body ifadesinden önce gelir ve Not only has your body lost ... denir; Not only your body has lost ... denmez. But, ek olarak vurgulanan noktayı getirir. But also kalıbında also yaygındır, ancak bu cümlede olduğu gibi bağlama ilişkisi zaten açıksa isteğe bağlıdır.

Alıştırma

Başa alınmış Not only ... but yapısını tamamlayın: Not only ____ the train been delayed, ____ the station is also closed.

Cevabı göster

has · but

Kalıp ifadeler

Biyolojik bir işlevi anlatan“are responsible for”

“proteins which are responsible for muscle contraction” ifadesinde “which”, önceki “proteins” sözcüğünü belirtir. be responsible for + isim veya -ing biçimi, öznenin bir şeyi gerçekleştirme ya da ona yol açma işlevine sahip olduğunu anlatır. Burada proteinler, kas kasılmasını üreten biyolojik bir işlev görür. Özne proteins gibi cansız bir varlıksa be responsible for çoğu zaman bir kişinin görevi ya da ahlaki sorumluluğu yerine bir neden, mekanizma veya işlevi belirtir. Amaçlanan anlamı özne ve bağlamdan belirlemek gerekir.

Alıştırma

Hangi cümlede be responsible for altyazıdakiyle aynı nedensel veya işlevsel anlamda kullanılmıştır?

  1. The intern is responsible to the department manager.
  2. Leah is responsible for submitting the team's report.
  3. An enzyme is responsible for breaking down lactose.
Cevabı göster

An enzyme is responsible for breaking down lactose.

This causes uncontrolled tensing or stiffness of muscles,

1:21

Bu, kasların kontrolsüz biçimde gerilmesine veya sertleşmesine neden olarak

making the body stuck in a position

1:24

vücudu belirli bir pozisyonda kilitler

lasting anywhere from 24 to 48 hours. Kalıp ifadeler

1:27

ve bu durum 24 ila 48 saat sürer.

Kalıp ifadeler

Yaklaşık bir aralık bildiren“anywhere from 24 to 48 hours”

“lasting anywhere from 24 to 48 hours” ifadesinde anywhere from X to Y yaklaşık bir aralığı belirtir: gerçek süre, tahmini alt ve üst sınırlar arasındaki herhangi bir değer olabilir. Bu kalıpta “anywhere” bir yeri ifade etmez. Sade from X to Y ile karşılaştırıldığında anywhere eklenmesi değişkenliği veya belirsizliği vurgular. Bu kalıp zaman, fiyat, miktar, mesafe ve başka ölçüm aralıklarını anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi, bir aralıktaki değişkenliği vurgulayan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Delivery can take ____ two days to three weeks, depending on the destination.

Cevabı göster

anywhere from

Up to this point, Anlatım akışı

1:29

Bu noktaya kadar,

Anlatım akışı

Geriye dönük geçiş ifadesi olarak Up to this point

“Up to this point” zamansal ya da anlatısal bir sınır koyar ve başlangıçtan mevcut aşamaya kadar gerçekleşen her şeyi bir arada ele alır. Buradaki point, bir görüş ya da sav değil, sürecin bir aşamasıdır. Bir sonraki açıklamanın önüne geldiğinde köprü görevi görür: önceki gelişmelerin değerlendirmesini tamamlar ve anlatımın ilerlemek üzere olduğunu gösterir. Bir süreci, tarihi ya da argümanı aşamalar hâlinde düzenlerken kullanılabilir.

Alıştırma

Konuşmacı mevcut aşamaya kadarki ilerlemeyi değerlendiriyorsa bu cümleyi en iyi hangi geçiş ifadesi tamamlar? “_____ we have completed the research; next, we will test the prototype.”

  1. Up to this point,
  2. On the other hand,
  3. From this point on,
Cevabı göster

Up to this point,

unless you've been chemically embalmed or preserved in some manner, Dilbilgisi

1:30

kimyasal yöntemlerle tahnit edilmediyseniz veya bir şekilde korunmadıysanız,

Dilbilgisi

İstisna koşulu bildiren Unless

Unless, ana ifadenin geçerli olmasını engelleyecek koşulu belirtir. Bu cümlede, beden tahnit edilmediyse veya başka bir şekilde korunmadıysa sonraki sürecin devam etmesi beklenir. Unless çoğu zaman if ... not yapısına karşılık gelir: unless it is preserved, if it is not preserved anlamındadır. Böylece unless, genel bir sonucun tek istisnasını kısa ve öz biçimde ifade eder.

Alıştırma

“Olması durumu hariç” anlamındaki bağlaçla şu İngilizce kuralı tamamlayın: You may use the studio ____ it has been reserved for a private event.

Cevabı göster

unless

your body has been slowly decomposing as well, Dilbilgisi

1:33

vücudunuz da yavaş yavaş çürümekte,

undergoing cell death. Kalıp ifadeler

1:35

hücresel ölüm sürecinden geçmektedir.

Dilbilgisi

has been slowly decomposing: geçmişten beri devam eden bir süreç

Has been slowly decomposing, has + been + decomposing yapısındaki present perfect continuous biçimidir. your body tekil bir özne olduğu için has kullanılır; decomposing devam eden süreci, slowly ise sürecin yavaş ilerleyişini anlatır. Burada biçim, anlatının mevcut noktasından daha önce başlayan ve o noktaya kadar süren bir sürece bakar. Odağı süreçte tutar ve ayrışmanın tamamlandığını söylemez.

Alıştırma

Cümleyi decompose fiilinin present perfect continuous biçimi ve slowly zarfıyla tamamlayın: Since it fell in the forest, the dead log ____.

Cevabı göster

has been slowly decomposing

Kalıp ifadeler

undergoing cell death: bir süreci yapmak değil, yaşamak

Undergoing, “bir süreci yaşamak veya bir sürece maruz kalmak” anlamındaki geçişli undergo fiilinin -ing biçimidir. Beden, hücre ölümüne bilerek neden olan bir fail değil, süreci yaşayan taraftır. Virgülden sonraki undergoing cell death, öznesi your body olan ek bir ortaç öbeğidir. Hücre ölümünü ayrışmayla aynı anda gerçekleşen bir durum olarak sunar ve bu süreci hücresel düzeyde daha teknik biçimde açıklar.

Alıştırma

Hastayı işlemi yaşayan kişi olarak doğru biçimde sunan fiili seçin: “The patient will ___ surgery tomorrow.”

  1. perform
  2. cause
  3. undergo
Cevabı göster

undergo

Without proper blood flow, Dilbilgisi

1:37

Kan dolaşımı düzgün olmadığında,

these cells accumulate and,

1:38

bu hücreler birikir ve

along with CO2 gas, Kalıp ifadeler

1:40

karbondioksit gazıyla birlikte

cause the pH of tissues to rise. Dilbilgisi

1:41

dokuların pH değerini yükseltir.

Dilbilgisi

Olumsuz koşul bildiren Without + isim öbeği

“Without proper blood flow,” ifadesinde without, uygun kan akışının bulunmadığı bir eksik koşulu belirtir. Ardından gelen ana cümle bu koşulun sonucunu verir. Kısa yapı without + isim öbeği veya without + -ing biçimidir; without + çekimli fiil içeren yan cümle değildir. Bu yapı çoğu zaman if there is no ... ya da if ... does not happen şeklinde açılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “eğer ... yoksa” anlamına gelen tek sözcüklü edatla tamamlayın: “____ proper ventilation, the room quickly becomes stuffy.”

Cevabı göster

Without

Kalıp ifadeler

Ek bir eşlikçi öbeği olarak Along with

“along with CO2 gas” ifadesinde along with, CO2 gazını sonuca eşlik eden ek bir etken olarak ekler. Hücreleri ve CO2’yi eşit özneler olarak bağlamak yerine these cells ifadesini temel dil bilgisel özne olarak korur. Bu öbek burada ara bilgi verdiği için virgüllerle ayrılır. accumulate ve cause fiilleri hâlâ temel özne olan these cells ile uyumludur; along with sonrasındaki isim, özne-yüklem uyumunu belirlemez.

Alıştırma

Hangi cümle along with ifadesini doğru kullanır ve fiili temel özneyle uyumlu hâle getirir?

  1. The project manager, along with two designers, are reviewing the final draft.
  2. The project manager, along with two designers, is reviewing the final draft.
  3. The project manager and two designers is reviewing the final draft.
Cevabı göster

The project manager, along with two designers, is reviewing the final draft.

Dilbilgisi

cause ... to rise: cause + nesne + to-infinitive yapısı

cause + nesne + to-infinitive yapısında nesne etkilenen varlığı, mastar ise bunun sonucunda ortaya çıkan eylem veya değişimi belirtir. Burada the pH of tissues, cause fiilinin nesnesi ve rise fiilinin anlamsal öznesidir. Bu yapı bir neden-sonuç ilişkisi sunar: biriken hücreler ve CO2 gazı, doku pH değerinin yükselmesine yol açar. Özellikle süreçleri ve sonuçlarını açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi cause + nesne + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: "A blocked vent can cause the pressure ____."

Cevabı göster

to rise

This weakens the cell membrane,

1:43

Bu durum hücre zarını zayıflatır,

eventually causing them to burst and release their cytosol,

1:45

sonunda hücrelerin patlayıp sitozollerini salmasına neden olur;

which contains functioning proteins and enzymes

1:48

sitozolde işlevini sürdüren proteinler ve enzimler bulunur

that further break down surrounding tissue. Öbek fiiller

1:50

ve bunlar çevredeki dokuyu daha da parçalar.

Öbek fiiller

parçalamak anlamındaki break down

Burada break down, bir şeyi parçalamak veya daha basit parçalara ayırmak anlamına gelen geçişli bir öbek fiildir. Doğrudan nesnesi surrounding tissue ifadesidir; parçalama eylemini yapanlar ise işlevsel proteinler ve enzimlerdir. Nesne, amaçlanan anlamı netleştirir: burada doku üzerinde etkili olan kimyasal veya biyolojik bir süreç söz konusudur; fiilin geçişsiz olarak çalışmayı durdurmak anlamı kastedilmez.

Alıştırma

Break down ifadesini parçalamak anlamında kullanın: "These enzymes ____ starch into simpler sugars."

Cevabı göster

break down

There are also around 100 trillion microorganisms that help to break down your body.

1:52

Ayrıca vücudunuzun parçalanmasına yardımcı olan yaklaşık 100 trilyon mikroorganizma vardır.

The anaerobic bacteria in the gastrointestinal tract Kelime

1:57

Sindirim kanalındaki anaerobik bakteriler

Kelime

anaerobic bacteria: oksijensiz büyüyen bakteriler

Anaerobic bacteria ifadesinde anaerobic, bakterilerin metabolizmaları için oksijene ihtiyaç duymadan yaşayabildiğini veya büyüyebildiğini belirtir. Bu nedenle ifade, bakterileri oksijenle ilişkilerine göre adlandırır; “bakteri yok” anlamına gelmez. an- ön eki aerobic sözcüğüne “olmadan” fikrini ekler. Buradaki temel nokta oksijene ihtiyaç duyulmamasıdır. Bu sözcük ilişkisi biyoloji, tıp ve egzersiz bilimindeki anaerobic kullanımlarını anlamaya yardımcı olur.

Alıştırma

Tanımı dersteki bilimsel ifadeyle tamamlayın: Bacteria that grow without requiring oxygen are called ____.

Cevabı göster

anaerobic bacteria

Kelime

gastrointestinal tract: sindirim kanalının resmî adı

Gastrointestinal tract, ağızdan başlayıp mide ve bağırsaklardan geçerek anüse uzanan kesintisiz sindirim kanalının resmî anatomik adıdır. Bu kullanımda tract, birbirine bağlı organ ve geçitler sistemini ifade eder; bir arazi parçası veya broşür anlamına gelmez. Tıp ve sağlık yazılarında terim çoğunlukla GI tract şeklinde kısaltılır; GI, gastrointestinal anlamına gelir.

Alıştırma

Mide ve bağırsakları içeren kesintisiz sindirim kanalını anlatan resmî bir tıbbi rapora en uygun terim hangisidir?

  1. respiratory tract
  2. gastrointestinal tract
  3. intestinal tract
Cevabı göster

gastrointestinal tract

begin to eat through abdominal organs. Öbek fiiller

2:00

karın bölgesindeki organları yiyip parçalamaya başlar.

Öbek fiiller

Eat through: giderek zarar verip delmek

Bu cümlede eat through, “bir şeye yavaş yavaş zarar verip onu sonunda delmek” anlamına gelir. through parçacığı bir sonuç noktası ekler: bakteriler organları yalnızca etkilemez, dokularına girer veya dokuların içinden geçer. Kalıp eat through + nesne şeklindedir. Çürüme, haşereler, kimyasallar, sürtünme veya başka bir sürekli kuvvet delik açtığında ya da bir engeli yok ettiğinde sık kullanılır.

Alıştırma

“Yavaş yavaş zarar vererek delik açmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: Over time, the chemical began to ____ the plastic lining.

Cevabı göster

eat through

This process is known as putrefaction, Notlar

2:03

Bu süreç çürüme olarak bilinir

Kalıp ifadeler

Be known as: kabul görmüş bir adı tanıtmak

Burada is known as, süreci yerleşik adı olan putrefaction ile ilişkilendirir. Edilgen be known as + ad, unvan veya sınıflandırma kalıbı “... diye adlandırılmak” ya da “... olarak tanınmak” anlamına gelir. Birinin bu süreci kişisel olarak bildiği anlamına gelmez. Özneye ve zamana göre be biçimini değiştirin: is known as, are known as veya was known as. Bu yapı terim, etiket, rol ya da kamuya açık kimlikleri tanıtırken yaygındır.

Alıştırma

Kabul görmüş bir adı tanıtan üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The change from a solid directly into a gas ____ sublimation.

Cevabı göster

is known as

Kelime

Putrefaction: bakteriyel çürüme için resmî terim

Burada putrefaction, ölü organik dokunun başlıca bakteriyel faaliyet nedeniyle ayrışıp çürümesi anlamına gelir. Adli bilimler ve biyoloji gibi alanlarda kullanılan teknik bir terimdir; bozulan her şeyi vurgulu biçimde anlatan sıradan bir eş anlamlı değildir. Bu kelimeyi yeni bir bağlamda yorumlarken özellikle bakterilerin etkisiyle ayrışma sürecindeki organik maddeyi arayın. Daha geniş anlamdaki hasar veya gerileme mutlaka putrefaction değildir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi doğru teknik terimle tamamlayın: In a forensic report, bacterial decomposition of tissue after death is called ____.

Cevabı göster

putrefaction

and it's where things can get stinky. Kelime

2:05

ve işlerin kokmaya başlayabildiği aşama da budur.

Kelime

Get Stinky: durum değişikliği için get + sıfat

Burada get “hâle gelmek” anlamındadır; stinky ise güçlü ve hoş olmayan bir kokuya sahip olmayı anlatan gündelik bir sıfattır. get + sıfat yapısı bir durum değişikliğini gösterir. Bu nedenle get stinky, “kötü kokmaya başlamak” demektir; “bir şey almak” anlamına gelmez. Teknik terim putrefaction sözcüğünün hemen ardından gelen get stinky, sonucu kolay anlaşılır kılmak için gündelik ve canlı bir dile geçiş yapar. Aynı durum değişikliği yapısı get cold, get noisy ve get complicated gibi ifadelerde de görülür.

Alıştırma

İngilizce cümleyi, dersteki “kötü kokmaya başlamak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: If wet towels stay in a closed bag, they may ____.

Cevabı göster

get stinky

Breakdown of amino acids by the bacteria

2:08

Bakterilerin amino asitleri parçalaması

produces extremely foul gases, Dilbilgisi

2:10

son derece kötü kokulu gazlar üretir;

which attracts certain insects like mites,

2:12

bu gazlar akarlar gibi bazı böcekleri,

carrion beetles,

2:15

leş böceklerini

and blowflies,

2:16

ve leş sineklerini kendine çeker;

which lay eggs in the rotting tissue. Kalıp ifadeler

2:16

bunlar da çürüyen dokuya yumurta bırakır.

Dilbilgisi

gases, which attracts: ilgi cümleciğindeki özne-fiil uyumunu düzeltme

Vurgulanan ilgi cümleciğinde which, çoğul gases ismine gönderme yapar. Bu nedenle cümlecikteki fiil çoğul özneyle uyumlu olmalıdır: gases, which attract certain insects doğru, attracts ise yanlıştır. Fiil biçimini cümleciğin dışında bulunan yakın bir isme bakarak seçmeyin. Breakdown, ana cümlede produces fiilinin tekil öznesidir; attract biçimini ise gases belirler. Daha ileride de çoğul insects, lay biçimini belirler.

Alıştırma

Cümleyi attract fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The fumes, which ____ flies, come from the compost.

Cevabı göster

attract

Kalıp ifadeler

lay eggs: üreme anlamı ve lay–lie ayrımı

Lay eggs, bir böcek veya hayvanın yumurta üretip bırakmasını anlatan standart fiil–nesne birlikteliğidir. Burada çoğul insects öznedir, lay geçişli fiildir ve eggs onun doğrudan nesnesidir. Lay nesne aldığı için eggs hemen ardından gelir. Geniş zamanda I, you, we ve they ile lay; he, she ve it ile lays kullanılır. Basit geçmiş biçimi laid'dir.

Alıştırma

Cümleyi lay veya lie ile tamamlayın: These beetles ____ eggs beneath loose bark.

Cevabı göster

lay

The eggs hatch within a day,

2:19

Yumurtalar bir gün içinde çatlar

and the larvae or maggots eat the tissue to survive until they mature. Kelime

2:20

ve larvalar, yani kurtçuklar, olgunlaşana kadar hayatta kalmak için dokuyu yer.

Kelime

larvae or maggots: kapsam ve ton

Bu cümlede larvae, larva sözcüğünün geniş kapsamlı ve tarafsız bilimsel çoğuludur; maggots ise söz konusu sinek larvalarını belirtir. Bağlam leş sinekleriyle ilgili olduğu için burada iki ad da aynı canlılara işaret edebilir. Bu bağlamın dışında birbirlerinin yerine kullanılamazlar. Larvae, özellikle böcekler olmak üzere birçok hayvan grubunun olgunlaşmamış biçimlerini adlandırabilir; maggots ise normalde sinek larvaları anlamına gelir ve çoğu zaman rahatsız edici ya da daha çarpıcı bir ton taşır.

Alıştırma

Kelebeklerin, böceklerin ve sineklerin olgunlaşmamış biçimleri için kullanılan geniş kapsamlı ve tarafsız sözcük hangisidir?

  1. larvae
  2. Her bağlamda iki sözcükten herhangi biri
  3. maggots
Cevabı göster

larvae

After weeks,

2:24

Haftalar sonra,

these maggots may consume 60% of the body's tissue,

2:25

bu kurtçuklar vücut dokusunun %60’ını tüketebilir

creating holes that allow decomposition fluids and gases to escape. Dilbilgisi

2:28

ve çürüme sıvıları ile gazların dışarı çıkmasını sağlayan delikler açabilir.

Dilbilgisi

allow decomposition fluids and gases to escape: allow + nesne + to-infinitive

Yapı allow + isim öbeği + to-infinitive biçimindedir: allow decomposition fluids and gases to escape. Decomposition fluids and gases isim öbeği allow fiilinin nesnesidir ve aynı zamanda escape fiilinin anlamca öznesidir. Burada delikler, söz konusu sıvıların ve gazların dışarı çıkmasını mümkün kılar. Bu yapı, bir koşulun, özelliğin veya değişikliğin bir kişinin ya da nesnenin bir eylemi yapmasını nasıl mümkün kıldığını anlatabilir. Bu etken yapıda fiilden önce to korunur: allow something to do something.

Alıştırma

Eksik sözcükle cümleyi tamamlayın: The vent allows hot air ____ escape safely.

Cevabı göster

to

Between 20 to 50 days, Dilbilgisi

2:32

20 ila 50 gün arasında,

butyric fermentation begins, Kelime

2:34

bütirik asit fermantasyonu başlar

attracting beetle larvae,

2:35

ve kın kanatlı böceklerin larvalarını,

protozoa, and fungi.

2:37

protozoaları ve mantarları kendine çeker.

Dilbilgisi

Between 20 to 50 days: between ... and ... ile from ... to ... seçimi

Başlangıçtaki ifade standart değildir; çünkü iki farklı aralık yapısını, between ... and ... ile from ... to ... kalıplarını birleştirir. Düzeltilmiş İngilizcede Between 20 and 50 days ya da From 20 to 50 days kullanılmalıdır. İki doğru biçim de sonraki olayın başladığı yaklaşık zaman aralığını gösterir. Her eşleşmeyi bozmadan kullanın: between, and ile; from ise to ile eşleşir.

Alıştırma

Cümleyi between aralık yapısının gerektirdiği sözcükle tamamlayın: The repairs should take between three ____ five days.

Cevabı göster

and

Kelime

Butyric fermentation: bütirik asit üreten bir süreç

Butyric fermentation, mikropların bütirik asit ve ilgili bileşikleri ürettiği fermantasyon için kullanılan teknik bir terimdir. Butyric, “bütirik asitle ilgili” anlamına gelir; yalnızca güçlü, yoğun veya kötü kokulu demek değildir. Bu ayrışma bağlamında süreç, güçlü acılaşmış yağ kokusunu ve o aşamada canlıların neden bölgeye çekildiğini açıklamaya yardımcı olur.

Alıştırma

Cümlede butyric fermentation ne anlama gelir?

  1. Çok hızlı gerçekleşen herhangi bir fermantasyon
  2. Maddenin kınkanatlı larvaları tarafından fiziksel olarak parçalanması
  3. Bütirik asit ve ilgili bileşikleri üreten mikrobiyal bir süreç
Cevabı göster

Bütirik asit ve ilgili bileşikleri üreten mikrobiyal bir süreç

This process,

2:38

Bu süreç,

known as dry decay, Dilbilgisi

2:39

kuru çürüme olarak bilinir ve

can take up to a year, Kalıp ifadeler

2:40

bir yıla kadar sürebilir,

but occurs faster in hotter temperatures.

2:41

ancak daha yüksek sıcaklıklarda daha hızlı gerçekleşir.

Dilbilgisi

known as dry decay: kısaltılmış bir ilgi cümleciği

known as dry decay, this process ifadesine ek bir ad veren geçmiş zaman ortacı yapısında bir yan cümleciktir. which is known as dry decay biçiminde genişletilebilir. Virgüller, bunun cümlenin ana yüklemi değil, ek bilgi olduğunu gösterir. Ana cümle can take up to a year ile devam eder ve ardından but occurs faster eş görevli olarak bağlanır. Bu kısa yapı, bir terim ya da alternatif ad tanıtılırken yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

"The treatment, known as phototherapy, uses controlled light." cümlesinde "known as phototherapy" hangi işlevi görür?

  1. Ana fiildir ve uses anlamına gelir.
  2. Tedavinin adını ekler; ana fiil uses olur.
  3. Tedavinin geçmişte bir şey bildiğini söyler.
Cevabı göster

Tedavinin adını ekler; ana fiil uses olur.

Kalıp ifadeler

can take up to a year: azami süreyi ifade etmek

Can take up to a year, sürecin bir yılı aşmayan herhangi bir süre gerektirebileceği anlamına gelir. Take, tamamlanması için gereken zamanı ifade eder; up to ise üst sınırı belirler. Bu ifade, sürecin tam olarak bir yıl süreceğini öngörmez. Bu cümlede daha yüksek sıcaklıklar sürecin daha erken tamamlanmasını sağlayabilir.

Alıştırma

Cümleyi “en fazla” anlamına gelen iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Approval can take ____ ten business days.

Cevabı göster

up to

Over years,

2:44

Yıllar geçtikçe,

plants and animals eat away at the remaining bits of the body, Öbek fiiller

2:45

bitkiler ve hayvanlar vücuttan geriye kalan parçaları yiyip yok eder,

including skeletal remains. Kelime

2:47

iskelet kalıntıları da buna dâhildir.

Öbek fiiller

eat away at: kademeli hasar veya aşınma

Bu cümlede eat away at, “yavaş yavaş tüketmek, aşındırmak veya zarar vermek” anlamındadır. Over years zaman ifadesi, bitki ve hayvanların bedenden geriye kalan maddeyi azar azar ortadan kaldırdığını vurgular; burada yalnızca yemek yemenin sıradan anlamı kastedilmez. eat away at + isim yapısı fiziksel aşınmayı veya yavaş gelişen mecazi bir etkiyi anlatabilir. Özne, nesneyi tekrar tekrar ya da sürekli olarak zayıflatır; örneğin bir şey zaman içinde özgüvene, birikimlere veya iç huzuruna zarar verebilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki “yavaş yavaş zarar vermek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Years of moisture can ____ the stone foundation.

Cevabı göster

eat away at

Kelime

skeletal remains: resmî bir çoğul isim öbeği

Skeletal remains, bir insan veya hayvan öldükten sonra geriye kalan kemikler ya da iskelet parçaları anlamına gelir. Örnekte including ile verilen, bedenden geriye kalan madde türlerinden biridir ve ifade resmî, betimleyici bir nitelik taşır. Burada remains, “olmaya devam eder” veya “kalır” anlamındaki remains fiili değil, çoğul bir isimdir. Bu anlamda normalde çoğul biçim ve çoğul uyum kullanılır: The remains were examined.

Alıştırma

Hangi cümlede remains, ölü bir bedenden geriye kalanları anlatan çoğul bir isim olarak kullanılmıştır?

  1. The old bridge remains unsafe.
  2. One question remains unanswered.
  3. Investigators identified the skeletal remains.
Cevabı göster

Investigators identified the skeletal remains.

Eventually,

2:49

Sonunda,

if left completely to the elements, Notlar

2:50

doğa koşullarına tamamen açık hâlde bırakılırsa,

Deyimler

left completely to the elements: doğa koşullarına tamamen açık bırakılmış

Burada left completely to the elements, bedenin korumasız bırakılarak hava ve doğa koşullarının etkisine açık kalması anlamına gelir. Completely, hiçbir koruma veya insan müdahalesi olmadığını vurgular. The elements; rüzgâr, yağmur, güneş, sıcak ve soğuk gibi doğal güçleri anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Cümlede daha sonra molecules geçse de kimyasal elementler anlamına gelmez.

Alıştırma

“The abandoned cabin was left to the elements for years,” cümlesinde left to the elements ne anlama gelir?

  1. Sol tarafa taşındı.
  2. Hava ve doğa koşullarına maruz kalmış hâlde kaldı.
  3. Kimyasal elementlere ayrıldı.
Cevabı göster

Hava ve doğa koşullarına maruz kalmış hâlde kaldı.

every bit of the body will be broken down Dilbilgisi

2:52

vücudun her parçası ayrışır

and its constituent molecules will be recycled.

2:54

ve onu oluşturan moleküller geri dönüştürülür.

Dilbilgisi

kısaltılmış edilgen koşul olarak if left

if left completely to the elements ifadesinde if bir koşul başlatır ve left, leave fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Tam yan cümle if the body is left completely to the elements şeklindedir. Burada özne the body ile be fiilinin is biçimi çıkarılmıştır. Bu, if + geçmiş zaman ortacı biçimindeki kısaltılmış edilgen koşul yapısıdır. Çıkarılan özne bağlamdan anlaşılır; bu nedenle if left, if it is left anlamına gelir, if it leaves anlamına gelmez. Buradaki left ayrıca “sol” yönünü belirten sözcük değildir.

Alıştırma

Tam koşul yapısını kısaltılmış edilgen biçimde yeniden yazın. Tam biçim: If the equipment is left unattended. Kısaltılmış cümle: ____ unattended, the equipment may be damaged by rain.

Cevabı göster

If left

Dilbilgisi

Paralel gelecek zaman edilgen yapıları: will be broken down ... will be recycled

Vurgulanan ifadeler, gelecek zamanda kurulmuş iki paralel edilgen yüklemdir. Her biri will + be + geçmiş zaman ortacı yapısını izler: will be broken down, every bit of the body öznesine; will be recycled ise its constituent molecules öznesine aittir. Bu yapı, etkilenen her şeyin başına ne geleceğini anlatırken eylemi yapanı belirtmez. Süreç ve sonucun, bunlara kimin ya da neyin yol açtığından daha önemli olduğu bilimsel özetlerde kullanışlıdır. Burada be broken down, daha küçük bileşenlere ayrıştırılmak anlamındadır; bir makinenin çalışmayı durdurması anlamına gelmez.

Alıştırma

Süreçlere ve sonuçlara odaklanmak için iki paralel gelecek zaman edilgen yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Every sample will be labeled, and its data will be recorded.
  2. Every sample will label, and its data will record.
  3. Every sample will be labeled, and a technician will record its data.
Cevabı göster

Every sample will be labeled, and its data will be recorded.

If you'd like to learn more about the psychological side of death,

2:57

Ölümün psikolojik yönü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz,

check out our AsapTHOUGHT video

2:59

AsapTHOUGHT videomuza göz atın;

on the top five regrets people have before dying.

3:01

insanların ölmeden önce yaşadığı en büyük beş pişmanlığı konu alıyor.

It's a fascinating look at the things people think about

3:04

İnsanların neler düşündüğünü büyüleyici biçimde gözler önüne seriyor,

in their last moments.

3:07

hem de hayatlarının son anlarında.

Link in the description.

3:08

Bağlantı açıklama kısmında.

And subscribe for more weekly science videos.

3:09

Her hafta yeni bilim videoları için abone olmayı da unutmayın.