Çarkıfelek HİLESİ!: İngilizce çalışma notları
Vsauce
Video özeti: Michael etkileşimli siteleri, bulmaca oyunlarını, bir evrim simülatörünü ve YouTube deneyini hızlıca tanıtıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "use it to your advantage" — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: bir kuralı ya da özelliği somut yarara dönüştürmeyi anlatın; advantage sözcüğünü fiziksel nesne sanmayın. 2. "Speaking of variety," — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: variety sözcüğünün farklı bölümlü bir oyundan başka siteye geçişi nasıl bağladığını görün. 3. "how could I forget" — Konuşma edimbilimi ve tutum: gerçekten unutma nedenini sormak yerine önemli bir öğeyi vurgulayarak ekleyen retorik soruyu tanıyın.
Bu derste
Listeyi açan First of all,
First of all, sıralı bir açıklamanın veya listenin ilk maddesini başlatan kalıplaşmış bir söylem belirtecidir. Burada dinleyiciye GogLogo.com'un tanıtılacak ilk öneri olduğunu bildirir. Bu ifade bir şeyin “tamamını” anlatmak yerine ardından gelen bilgileri düzenler. Özellikle daha fazla bilgi gelecekse “bu benim ilk noktam veya adımım” mesajını vermek için kullanılır.
Alıştırma
Bir talimat listesinin ilk maddesini doğal biçimde hangi ifade başlatır?
- At first
- All in all
- First of all
Cevabı göster
First of all
Bir konuyu tartışmaya açan brings up
Bu cümlede brings up, “dikkat çekmek veya tartışmak üzere bahsetmek ya da gündeme getirmek” anlamına gelir. danceromg577 adlı kullanıcı, sunucunun değerlendirmesi için GogLogo.com'u gündeme getirir. Buradaki up, bir öbek fiil anlamı oluşturmak için bring ile birlikte çalışır; fiziksel olarak yukarı doğru hareketi anlatmaz. Konuşmacı bir konu, soru, örnek veya kaygıyı sohbete eklediğinde de aynı anlam kullanılır.
Alıştırma
“Tartışmaya açmak” anlamındaki vurgulanmış iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: “In every planning meeting, Maya ____ the budget before anyone else does.”
Cevabı göster
brings up
where you can make your own Google looking homepage
0:12Burada Google görünümünde kendi ana sayfanızı oluşturup
whatever text you want: sınırsız bir seçim
whatever text you want ifadesinde whatever, “herhangi bir şey” fikrini onu niteleyen you want yan cümlesiyle birleştirir. Tüm ad öbeği “seçtiğiniz herhangi bir metin” anlamına gelir. Burada whatever, seçimin sınırsız olduğunu gösterir. Rahatsızlık belirtmez ve konuşanın umursamadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir internet sitesi kullanıcıların istedikleri herhangi bir mesajı yazmasına izin veriyor. Bu sınırsız seçimi en iyi hangi ifade anlatır?
- whatever text you want
- whichever text you want from these two choices
- Whatever.
Cevabı göster
whatever text you want
Or be like the Thetom5000 and take control of the Wheel of Fortune board. Kalıp ifadeler
0:17Ya da Thetom5000 gibi davranıp Wheel of Fortune panosunun kontrolünü ele alın.
take control of: bir şeyi yönetmeye başlamak
Kalıp take control of + isim şeklindedir. Take bir değişimi gösterir: Bir kişi daha önce kontrol etmediği bir şeyi yönetmeye, çalıştırmaya veya idare etmeye başlar. Burada bir nesneyi fiziksel olarak almak söz konusu değildir. Bu cümlede panoyu çalıştırma yetisini kazanmak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi bu nottaki “çalıştırmaya başlamak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: When the automatic mode ended, the player had to ____ the character.
Cevabı göster
take control of
“Uydurmak veya yaratmak” anlamında make up
Burada make up, “uydurmak” veya “hayal gücüyle oluşturmak” anlamına gelir. Konuşan kişi, kullanıcıdan var olan bir ipucunu kopyalamak yerine ipucunun sözlerini kendisinin oluşturmasını istiyor. Kalıp make up + bir şey şeklindedir: make up a hint, story, game veya excuse. Arkasından gelen nesne ve bağlam, bu çok anlamlı öbek fiilin hangi anlamda kullanıldığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “uydurmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: We need a new riddle, so let's ____ one together.
Cevabı göster
make up
Tamamlanmış bir sonucu gösteren Ta-da!
Ta-da!, bir sonuç ortaya çıkarıldığı anda kullanılan bir ünlemdir. Gerçek bilgi eklemek yerine eğlenceli bir “bak, hazır!” gösterme işlevi görür. Genellikle bir açıklamanın son adımından sonra veya yapılan şeyi göstermeden hemen önce söylenir. Süreçten tamamlanmış sonuca geçişi belirtir.
Alıştırma
“I put on the final sticker, and ta-da! The card is ready,” cümlesinde ta-da! ne işe yarar?
- Sonucun tehlikeli olabileceği konusunda uyarır
- Bir hata yaptığı için özür diler
- Tamamlanmış sonucu eğlenceli biçimde gösterir
Cevabı göster
Tamamlanmış sonucu eğlenceli biçimde gösterir
The surface you're on determines how gravity works, Dilbilgisi
0:40Üzerinde bulunduğunuz yüzey, yer çekiminin nasıl işleyeceğini belirliyor;
Surface you're on: ilgi zamirinin düşürülmesi
surface you're on ifadesinde you're on, hangi yüzeyin kastedildiğini belirleyen sınırlayıcı bir ilgi yan cümlesidir. Surface, on edatının nesnesi olarak anlaşılır; bu nedenle ifade the surface that you're on veya the surface which you're on biçiminde genişletilebilir. That ya da which, ilgi yan cümlesinin öznesi değil nesnesi olduğu için söylenmeden bırakılabilir. On edatı yan cümlenin sonunda kalır; bu, günlük İngilizcede yaygın bir yapıdır.
Alıştırma
Parantezdeki sözcükleri kısaltmalı ve ilgi zamiri düşürülmüş biçime getirerek cümleyi tamamlayın: The chair ____ is broken. (you are sitting on it)
Cevabı göster
you're sitting on
Use it to your advantage: bir şeyi kendi yararına kullanmak
Use something to your advantage, bir koşulu, kaynağı veya durumu kendi yararınıza çalışacak biçimde kullanmak demektir. Burada it, yüzeyin oluşturduğu yer çekimi davranışını ifade eder ve yönerge bu kuralı yararlı bir stratejiye dönüştürmenizi ister. Yeniden kullanılabilen kalıp use + something + to + iyelik + advantage biçimindedir; use the delay to our advantage veya use the data to your advantage örneklerinde olduğu gibi. İyelik sözcüğü, yararı elde eden kişi ya da grubu gösterir.
Alıştırma
Gecikmenin bize yarar sağlamasını ifade eden sabit kalıpla cümleyi tamamlayın: The delay gave us extra planning time, so we decided to ____.
Cevabı göster
use it to our advantage
A confrontational guide makes it uneasy,
0:50Kavgacı bir rehber ortamı huzursuz edici hâle getiriyor
being a good boy or a good girl ile being bad ifadelerini karşılaştırma
Burada being a good boy or a good girl ve being bad, isim gibi kullanılan -ing öbekleridir. -ing biçimi, her davranış şeklini isim benzeri bir fikre dönüştürür. İlk öbek evolves fiilinin öznesidir; being burada devam eden bir eylem göstermez. Differently than karşılaştırmayı başlatır. Being sözcüğünü iki tarafta da tekrarlamak yapıları paralel tutar: iyi olmak, kötü olmakla karşılaştırılır. Being X has a different result than being Y kalıbını başka durumlarda da kullanabilirsin.
Alıştırma
Karşılaştırmayı paralel tutan sözcüklerle cümleyi tamamla: Being honest builds more trust ____ dishonest.
Cevabı göster
than being
humming drone ifadesinin ses anlamı
Burada drone, sürekli, pes ve neredeyse hiç değişmeyen bir ses anlamındaki isimdir. Humming bu sesi düzenli bir uğultu olarak tanımlar; bu yüzden humming drone, arka planda devam eden pes bir ses düşüncesi yaratır. Bu cümlede drone, “insansız hava aracı” anlamına gelmez. in the background ve makes it even more powerful ipuçları, konuşanın sesi ve sesin yarattığı atmosferi anlattığını gösterir.
Alıştırma
"A low drone came from the old refrigerator," cümlesinde drone ne anlama gelir?
- Küçük bir insansız hava aracı
- Ani ve yüksek bir çarpma sesi
- Sürekli ve pes bir ses
Cevabı göster
Sürekli ve pes bir ses
İsim + -based sıfatı olarak “puzzle-based”
Bu cümlede puzzle-based, temel etkinliği veya tasarımı bulmacalar etrafında şekillenen bir şeyi anlatır. Buradaki based, “bir şey etrafında kurulmuş” veya “bir şeyi temel alan” anlamındadır; “bir yerde bulunan” anlamına gelmez. Üretken isim + -based kalıbı, “o isme dayanan, o isim etrafında düzenlenen veya o ismin belirttiği ortam aracılığıyla sunulan” anlamında bir sıfat oluşturur. Bu kalıpla evidence-based ve web-based gibi nitelemeler kurulabilir.
Alıştırma
Cümleyi “bulmacalar etrafında kurulmuş” anlamındaki birleşik sıfatla tamamlayın: The museum created a ____ activity for children.
Cevabı göster
puzzle-based
Dostça öneri olarak “check out”
Bu cümlede check out, “göz atmak, incelemek veya denemek” anlamına gelir. Konuşan kişi Tealy and Orangey'yi öneriyor; birinden bilgileri doğrulamasını veya otelden ayrılmasını istemiyor. Yeniden kullanılabilen kalıp check out + bir şey, yer veya içeriktir. Burada olduğu gibi isim, öbek fiilin tamamından sonra gelebilir.
Alıştırma
Dostça öneriyi “göz atmak” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: If you enjoy street photography, ____ Maya's new exhibition.
Cevabı göster
check out
The arrow keys control each ball at the exact same time
1:06Yön tuşları iki topu da tam olarak aynı anda
Watch out: ani bir tehlike uyarısı
Watch out, bir tehlike veya sorun ortaya çıkmak üzere olabileceği için birini tetikte olmaya çağıran acil bir uyarıdır. Burada farklı dünyalarda farklı tehlikeler bulunabileceğinden konuşmacı oyuncuyu dikkatli olması için uyarır. Watch out ifadesini bir bütün olarak anlamak gerekir. Kelimesi kelimesine dışarı bakmak anlamına gelmez ve kısa bir uyarı olarak tek başına kullanılabilir.
Alıştırma
Uyarıyı derste öğrenilen iki sözcüklü deyimsel fiille tamamlayın: ____! A car is coming.
Cevabı göster
Watch out
İhtiyaca uygun öneriler için If you want X, try Y
if you want X, try Y kalıbı önce olası bir ihtiyaç veya tercihi belirtir, ardından buna uygun bir öneri sunar. if yan cümlesinde geniş zaman, ana cümlede ise try + öneri biçimindeki emir yapısı kullanılır. Burada if you want variety, farklı seçeneklere önem veren izleyicileri belirler; kötü bir sonuç öngörmez veya şüphe ifade etmez. Try, adı geçen oyunu uygulanabilir bir öneri olarak sunar.
Alıştırma
Öneriyi dersteki kalıpla tamamlayın: ____ more flexibility, ____ the monthly plan.
Cevabı göster
If you want · try
Gizli nesne bulmacası olarak shell game
Shell game, geleneksel olarak sokakta veya panayırda oynanan bir tahmin oyunudur: küçük bir nesne birkaç bardak ya da kabuk biçimli kaptan birinin altına saklanır, kaplar hareket ettirilir ve oyuncu nesnenin yerini takip etmeye çalışır. Burada a shell game, Chess ve Brick Breaker ile birlikte bir bulmaca mekanizmasının adıdır. Kaplar karıştırıldıktan sonra gizli nesneyi takip etmeyi anlatır; cümle kendi başına kimseyi dolandırıcılıkla suçlamaz. Geleneksel oyun, shell game ifadesinin mecazen aldatıcı bir düzen anlamına gelmesini de açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede a shell game büyük olasılıkla neyi ifade ediyor?
- Bir bilgisayar komut satırı arayüzü
- Hareket ettirilen kapların altındaki gizli bir nesneyi takip etmeye dayanan bir bulmaca
- Oyun geliştiricisinin dolandırıcılık yaptığına dair bir suçlama
Cevabı göster
Hareket ettirilen kapların altındaki gizli bir nesneyi takip etmeye dayanan bir bulmaca
it goes on and on and on ifadesindeki tekrar vurgusu
Go on and on, bir şeyin uzun süre devam etmesi veya hiç bitmeyecekmiş gibi görünmesi anlamına gelir. Bu cümlede it, fiziksel olarak ileriye doğru hareket etmeyi değil, bulmaca türleri listesini ifade eder. on sözcüğünü üçüncü kez tekrarlamak ifadeyi daha vurgulu ve abartılı hâle getirir: it goes on and on and on, daha pek çok örnek bulunduğu anlamına gelir. Konuşmadaki tekrar; şaşkınlık, bıkkınlık veya şakacı bir abartı gibi duygular da katabilir.
Alıştırma
Cümleyi üç kez on içeren vurgulu biçimle tamamlayın: The lecturer kept adding examples, and the list went ____.
Cevabı göster
on and on and on
İlgili bir konuya geçiş olarak Speaking of variety
Speaking of + isim öbeği, konuşmada zaten gündemde olan bir kelimeyi veya fikri alıp yeni konuya bağlayan bir geçiş ifadesidir. Burada variety, önceki fikri sonraki örneğe bağlar; ifade yaklaşık olarak “bu bana çeşitlilikle bağlantılı başka bir şeyi hatırlattı” anlamına gelir. Bilgiyi düzenler ve ilişkili bir konuya geçişin ani değil, anlamlı görünmesini sağlar. Variety konusunun bundan sonra bütünüyle ele alınacağını vaat etmez.
Alıştırma
Speaking of variety bu cümlede ne işe yarıyor?
- Variety kelimesinin anlamını düzeltir.
- Konuşmanın geri kalanında çeşitliliğin eksiksiz biçimde tanımlanacağını bildirir.
- Az önce sözü edilen çeşitlilik fikrini kullanarak ilişkili bir örnek sunar.
Cevabı göster
Az önce sözü edilen çeşitlilik fikrini kullanarak ilişkili bir örnek sunar.
showed off + nesne: bir şeyi sergilemek
showed off BoxCar2D ifadesinde BoxCar2D, show off öbek fiilinin doğrudan nesnesidir. Burada showed off, başka birinin sitenin neler yapabildiğini görebilmesi için sitenin gösterildiği veya tanıtıldığı anlamına gelir. Aynı öbek fiil gösterilen bir nesne olmadan da kullanılabilir: shows off yapan biri hayranlık çekmeye çalışır. Nesneli yapı, bir şeyi sunma eylemini belirtmeye yardımcı olur ve kişiyi mutlaka övünmekle suçlamaz.
Alıştırma
Hangi cümlede show off, bir şeyi sergilemek anlamında doğrudan nesneyle kullanılmıştır?
- The developer showed off to the team.
- The developer showed off the new app to the team.
- The developer showed up with the team.
Cevabı göster
The developer showed off the new app to the team.
similar to a screen saver I once showed.
1:31ve daha önce gösterdiğim bir ekran koruyucuya benziyor.
evolution simulator: çeşitlenme ve seçilimi modelleme
Evolution simulator, birçok nesil boyunca evrime benzer bir süreci modelleyen yazılımdır. Farklı adaylar oluşturur, onları sınar ve daha iyi sonuç verenlerin sonraki nesillere katkıda bulunmasını sağlar; böylece mutasyonlar ve seçilim sonuçları zamanla değiştirir. Buradaki evolution, simülasyon içindeki biyolojik türde çeşitlenme ve seçilimi anlatır. Web sitesinin veya yazılımın yeni bir sürüme yükseltilmesi anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede evolution simulator ne anlama geliyor?
- Eski bir simülasyon programının daha yeni sürümü
- Yalnızca ekranda hareketli nesneler çizen bir araç
- Nesiller boyunca çeşitlenme ve seçilimi modelleyen yazılım
Cevabı göster
Nesiller boyunca çeşitlenme ve seçilimi modelleyen yazılım
are randomly generated and then left: iki edilgen yapı için tek yardımcı fiil
are randomly generated and then left on a track ifadesinde are, generated ve left geçmiş zaman ortacı için ortak kullanılan edilgen yapı yardımcı fiilidir. Açık biçimi are randomly generated and then are left on a track olurdu; İngilizcede eş görevli edilgen eylemlerde tekrarlanan yardımcı fiil çoğu zaman söylenmez. Then, iki adımın sırasını gösterir. Buradaki left, leave fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve “yerleştirilmiş” anlamına gelir; “sol” yönünü belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi build ve test fiillerinin edilgen biçimleriyle tamamlayın. are sözcüğünü yalnızca bir kez kullanın: In this process, the prototypes ____ ____ and then ____ for safety.
Cevabı göster
are · built · tested
to see how far they move ifadesinde amaç ve sözcük sırası
To see, nesneleri pist üzerinde bırakmanın amacını belirtir: test, nesnelerin ne kadar yol aldığını öğrenmek için yapılır. How far they move, see sonrasında kullanılan bir dolaylı sorudur. Daha büyük bir bildirme cümlesinin içinde olduğu için how far + özne + fiil sırasını kullanır; how far do they move sırasını kullanmaz.
Alıştırma
Hangi cümle bir testin amacını doğru şekilde açıklar?
- How far the toy cars traveled?
- We rolled the toy cars to see how far did they travel.
- We rolled the toy cars to see how far they traveled.
Cevabı göster
We rolled the toy cars to see how far they traveled.
the ones that moved the furthest ifadesindeki gönderim
The ones, bağlamdan zaten anlaşılan çoğul objects adının yerine geçer. Sayı olan one değil, “o nesneler” anlamındadır. That moved the furthest, bilgisayarın hangi nesneleri seçtiğini belirten bir ilgi cümleciğidir. Burada furthest, moved fiilini niteler ve “en büyük mesafe” anlamını verir.
Alıştırma
books sözcüğünü tekrarlamamak için ones ve that içeren bir ilgi cümleciği kullanın: Several books had pictures, so I borrowed ____.
Cevabı göster
the ones that had pictures
like they're having kids: çocuk sahibi oluyorlarmış gibi
Burada like, günlük bir benzetme başlatır: bilgisayar seçilen nesneleri, anne babaların çocuk sahibi olmasına benzeyen bir biçimde birleştirir. Nesneler gerçekten çocuk sahibi olmuyor. like + özne + fiil yapısı, soyut bir açıklamanın ardından gelerek dinleyiciye tanıdık bir zihinsel görüntü verebilir. Bilgiyi teknik süreçten kolayca hayal edilebilen bir sahneye taşıyarak düzenler.
Alıştırma
Bu cümlede like yan cümlesinin işlevi nedir? The program mixes the best designs, like they're having kids.
- Tasarımların gerçekten anne baba olduğunu söyler.
- Programa tasarımları karıştırmayı bırakmasını söyler.
- Yeni tasarımların nasıl oluşturulduğunu tanıdık bir benzetmeyle açıklar.
Cevabı göster
Yeni tasarımların nasıl oluşturulduğunu tanıdık bir benzetmeyle açıklar.
sit back: müdahale etmeyi bırakıp beklemek
Burada sit back, süreç kendi kendine devam ederken müdahale etmeyi bırakıp sakin biçimde beklemek veya izlemek anlamına gelir. Konuşan kişi mutlaka oturmanızı veya geriye yaslanmanızı söylemiyor. Bir şeyi başlatma ya da ayarlama talimatından sonra sit back genellikle sonraki aşamayı gösterir: kendi payınıza düşeni yaptınız, şimdi işi sistemin yapmasına izin verirsiniz.
Alıştırma
Müdahaleyi bırakıp sakince beklemek anlamındaki iki sözcüklü ifadeyi yazın: After starting the automatic backup, I can ____ and let the program finish.
Cevabı göster
sit back
and watch it try to accomplish its goal, Kalıp ifadeler
1:51ve amacına ulaşmaya çabalamasını izleyin:
let it run ... watch it try: nesne + to almayan yalın fiil
Let fiilinden sonra nesne + to almayan yalın fiil kullanılır: let it run, onun çalışmasına izin vermek demektir. Watch fiilinden sonra da nesne + yalın fiil, gözlenen eylemi bir bütün olarak sunar: watch it try, onun denemesini izlemek demektir. İki mastar yapısını farklı fiiller belirler: try, watch fiilinden sonra geldiği için to almaz; to accomplish ise try fiiline bağlıdır ve try to accomplish yapısını oluşturur. Bu nedenle sıra watch + it + try + to accomplish şeklindedir; watch it to try değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede hem let hem de watch fiilinden sonra nesne + to almayan yalın fiil doğru kullanılmıştır?
- We let the puppy playing and watched it to chase the ball.
- We let the puppy play and watched it chase the ball.
- We let the puppy to play and watched it to chase the ball.
Cevabı göster
We let the puppy play and watched it chase the ball.
accomplish its goal: fiil + sonuç bildiren nesne
Accomplish its goal, amaçladığı sonucu başarıyla elde etmek demektir. Accomplish geçişli bir fiildir; bu nedenle its goal ifadesini arada edat olmadan doğrudan nesne olarak alır. Buradaki goal, amaçlanan bir sonuç veya hedef demektir; sporda atılan gol değildir. İyelik bildiren its, hedefin izlenen şeye ait olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede accomplish fiili, doğal bir sonuç nesnesiyle kullanılmıştır?
- The robot changed its plan to accomplish its goal.
- The robot changed its plan to accomplish its coach.
- The robot changed its plan to accomplish its wheels.
Cevabı göster
The robot changed its plan to accomplish its goal.
Evrimsel bir benzetimde naturally selected
Burada naturally selected, anlamını biyolojik evrimden ödünç alır. Daha iyi hareket eden makine tasarımları korunup sonraki nesilleri üretmek üzere birleştirilir. Böylece başarılı biçim, tek bir tasarımcının son şekli doğrudan seçmesiyle değil, nesiller boyunca tekrarlanan seçilim baskısıyla ortaya çıkar. Naturally, benzetimi yapılan seçilim türünü anlatır. Bu, bilgisayarın sürece katılmadığı veya makinenin kendiliğinden ortaya çıktığı anlamına gelmez; bilgisayar, doğal seçilimi model alan bir süreci uygulamaktadır.
Alıştırma
Bu benzetimde hangi süreç en iyi naturally selected olarak tanımlanır?
- Bilgisayar, daha uzağa hareket eden tasarımları tekrar tekrar korur ve sonraki nesilleri oluşturmak için bunları birleştirir.
- Bilgisayar, ne kadar uzağa hareket ettiğini kontrol etmeden bir tasarımı rastgele seçer.
- Bir mühendis, çekici göründüğü için sevdiği bir tasarımı bir kez seçer.
Cevabı göster
Bilgisayar, daha uzağa hareket eden tasarımları tekrar tekrar korur ve sonraki nesilleri oluşturmak için bunları birleştirir.
Text adventure: sözcüklerle anlatılan bir oyun
Text adventure, hikâyenin ve dünyanın büyük bölümünün yazılı betimlemelerle sunulduğu bir oyun türüdür. Oyuncu durumları okuyup komutlar girerek veya ne yapacağını seçerek ilerler. Bu cümlede türün adı, oyunun zekâyı nasıl sınadığını açıklar: zorluk, gerçek dünyada bir maceraya çıkmaktan değil, metni yorumlamaktan, sorunları çözmekten ve karar vermekten gelir.
Alıştırma
Tür adını tamamlayın: A game presents written scenes and asks the player to type commands or choose actions. It is a ____.
Cevabı göster
text adventure
test your wits: zekânı sınamak
Bu cümlede tests your wits, zekice düşünme, durumu değerlendirme ve sorun çözme becerine meydan okumak anlamına gelir. Buradaki wits hızlı ve pratik zekâ demektir; şaka veya komik sözler anlamına gelmez. Kalıp test + someone's + wits şeklindedir. Bir bilmece, oyun ya da zor durum birini iyice düşünmeye ve akıllıca seçimler yapmaya zorladığında kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi ‘zekice düşünme ve değerlendirme becerini sınar’ anlamındaki ifadeyle tamamla: This tricky puzzle ____.
Cevabı göster
tests your wits
Would you be able to ...?: Yapabilir miydin?
Would you be able to, birinin hayalî veya koşula bağlı bir durumda bir şeyi yapıp yapamayacağını sorar. Cümledeki zombi kıyameti varsayımsaldır; bu nedenle would gerçek olmayan durumu kurar, be able to ise yeteneğe odaklanır. Yapı Would + özne + be able to + fiilin yalın hâli ...? şeklindedir. Ayrıca yetenekle ilgili bir soruyu Can you ...? biçiminden daha dolaylı hâle getirebilir. Burada would geçmişte tekrarlanan bir eylemi anlatmaz.
Alıştırma
Hangi soru hayalî bir durumdaki yeteneği en açık biçimde sorar?
- Can you find your way home from school every day?
- Were you able to find your way home when your phone stopped working?
- Would you be able to find your way home if your phone stopped working?
Cevabı göster
Would you be able to find your way home if your phone stopped working?
“What's the point?”: amaç veya değer sormak
Burada point, bir etkinliğin amacı, nedeni veya değeri anlamına gelir. Soru, bu etkinliğin neden var olduğunu ya da birinin onu neden yapması gerektiğini sorar; sivri uç, puan veya görüş anlamında kullanılmaz. What's the point? amacı gerçekten öğrenmek için sorulabilir; ancak bu konuşmada aynı zamanda kuşkucu ve şakacı bir tınıya sahiptir: konuşan kişi etkinliğin yararlı bir amacı olduğundan şüphe eder. Başka bağlamlarda What's the point of + isim veya -ing biçimi? kalıbı da aynı tür soruyu sorar.
Alıştırma
Bir çocuk sürekli bir düğmeye basıyor, ancak yararlı hiçbir şey olmuyor gibi görünüyor. Hangi soru etkinliğin amacını en doğal biçimde sorgular?
- Where is the point?
- What's the point?
- What's your point?
Cevabı göster
What's the point?
“Well, who knows?” sözde bir cevap olarak
Who knows? genellikle “Bilmiyorum”, “Kimse bilmiyor” veya “Emin olmak imkânsız” anlamına gelen sözde bir sorudur. Konuşan kişi normalde dinleyiciden cevabı bilen birinin adını söylemesini istemez. Well, cevabı önceki soruya bağlar ve konuşan kişiye yanıt vermesi için kısa bir an sağlar. Burada belirsizlik itirafını yumuşatır ve cevabın ciddi ya da hayal kırıklığına uğramış değil, hafif ve kabullenici duyulmasına yardımcı olur.
Alıştırma
Bir arkadaşınız altı ay sonra havanın nasıl olacağını soruyor. Cevap istemeden kimsenin emin olamayacağını söylemek istiyorsunuz. En doğal cevap hangisidir?
- Do you know?
- Who is knowing?
- Who knows?
Cevabı göster
Who knows?
And how could I forget youtube.com/cosmicpanda. Ton ve niyet
2:23Peki youtube.com/cosmicpanda'yı nasıl unutabilirim?
Önemli bir şeyi eklemek için How could I forget ...?
How could I forget ...? burada retorik bir sorudur. Konuşan kişi gerçekten unuttuğunu söylemez. Anlamı, “Elbette bunu da anmalıyım”dır. Bu kalıp, yeni eklenen şeyi önemli gösterir ve onu listeye sıradan bir also ifadesinden daha canlı biçimde ekler. Eklenen kişi veya şey genellikle ifadenin hemen ardından gelir.
Alıştırma
Hangi cümle, gerçek bir hafıza sorununu kabul etmek yerine önemli bir kişiyi eklemek için how could I forget ifadesini kullanıyor?
- Could you remind me who our drummer is?
- How could I forget our drummer? She made the whole song shine!
- I forgot our drummer's name, so I checked the program.
Cevabı göster
How could I forget our drummer? She made the whole song shine!
instead it's a place where you can toggle into YouTube experiments.
2:28YouTube deneylerine geçiş yapabileceğiniz bir yer.
Yanlış bir sınıflandırmayı değiştirmek için It's not X; instead, it's Y
It's not X; instead, it's Y kalıbı önce yanlış bir sınıflandırmayı kaldırır, ardından doğru olanı verir. Burada channel reddedilir ve onun yerine place sunulur. Instead yalnızca “işte başka bir bilgi” değil, “onun yerine” anlamına gelir. Böylece dinleyen kişi yeni tanımı öğrenmeden önce ilk düşüncesini düzeltebilir.
Alıştırma
Bir sınıf arkadaşı okul bahçesine park diyor. Hangi cümle bu sınıflandırmayı açıkça reddedip yerine doğru olanı koyuyor?
- It's a park, so it's our school garden.
- It's not a park; instead, it's our school garden.
- It's not only a park; it's also our school garden.
Cevabı göster
It's not a park; instead, it's our school garden.
Sıralama bildiren one after the other
One after the other, birkaç kişinin, şeyin veya olayın sırayla gelmesi ya da gerçekleşmesi anlamına gelir: önce biri, sonra diğeri ve ardından bir sonraki. Burada videoların art arda oynatılmaya hazır olduğunu anlatır. Bir videonun fiziksel olarak başka bir videonun arkasında bulunduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Örnek cümlede one after the other ne anlama geliyor?
- planlanmış bir sıra olmadan
- hepsi tam olarak aynı anda
- ayrı yerlerde
- sırayla, biri diğerinin ardından
Cevabı göster
sırayla, biri diğerinin ardından
And then if you decide to go back to our channel page, Öbek fiiller
2:43Sonra kanal sayfamıza geri dönmeye karar verseniz bile
go back to + hedef
Go back to bir yere, sayfaya, konuya, etkinliğe veya önceki bir duruma dönmek anlamına gelir. Bu cümlede bedeni geriye doğru hareket ettirmeyi değil, kanal sayfasına yeniden gitmeyi anlatır. Back geri dönüşü belirtir, to ise hedefi tanıtır: go back to our channel page. Bu yapı go back to the question veya go back to work örneklerinde olduğu gibi bir konuya ya da etkinliğe dönmek için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After reading the help page, click this button to ____ the main menu.
Cevabı göster
go back to
keeps playing: devam eden eylem için keep + fiil-ing
keeps playing ifadesinde keep fiilinden sonra -ing biçimindeki playing gelir. keep + fiil-ing yapısı, bir eylemin durmadan devam ettiğini veya tekrar tekrar gerçekleştiğini anlatır. Burada keeps, tekil özne the video ile uyumludur. “Videoyu saklamak” anlamına gelmez; keeps playing bir bütün olarak videonun oynatılmaya devam ettiğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi keep fiilinin üçüncü tekil şahıs biçimi ve ring fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Her phone ____ during class.
Cevabı göster
keeps ringing
gerçekleşmek veya devam etmekte olmak anlamındaki going on
Going on burada “gerçekleşen” veya “devam etmekte olan” anlamındadır. experiments sözcüğünü niteler; dolayısıyla experiments going on, şu anda yürütülmekte olan deneyleri anlatır. go on ifadesinin birkaç kullanımı vardır, ancak experiments ismi ve bağlam burada “gerçekleşmek veya devam etmekte olmak” anlamını seçer. Birine devam etmesi için verilen bir talimat değildir.
Alıştırma
“Several experiments are going on at the same time,” cümlesinde going on ne anlama gelir?
- gerçekleşmek veya devam etmekte olmak
- bir yerden başka bir yere hareket etmek
- daha sonra kullanılmak üzere saklanmak
Cevabı göster
gerçekleşmek veya devam etmekte olmak
Try it out: ayrılabilen bir öbeksi fiilde zamirin yeri
Try it out, “nasıl olduğunu veya işe yarayıp yaramadığını görmek için kendin kullan ya da dene” anlamına gelir. Buradaki it, az önce tanıtılan Cosmic Panda deneyini belirtir. Try out ayrılabilen bir öbeksi fiildir. Nesne it zamiri olduğunda, try ile out arasına gelir: try it out. Try out it standart İngilizce değildir.
Alıştırma
Öneriyi try ... out ve it zamiriyle tamamla: “This tool can save time. ____ before you decide.”
Cevabı göster
Try it out
Let me know what you think: görüş istemek
Let me know, “bana söyle” veya “bilgiyi daha sonra bana ver” anlamına gelen samimi bir ricadır. Birinden, senin bir şeyi bilmene izin vermesini kelimesi kelimesine istemez. What you think, öğrenmek istediğin görüşü belirtir. Know sözcüğünden sonra düz cümle sırası kullanılır: what you think; what do you think değil. Cümlenin tamamı, dinleyici bir şeyi denedikten veya düşündükten sonra nazikçe görüş bildirmesini ister.
Alıştırma
Bir arkadaşına yeni bir oyun öneriyorsun ve denedikten sonra sana samimi bir yanıt vermesini istiyorsun. En doğal kapanış hangisidir?
- Permit me to know your thoughts.
- Tell me your opinion right now.
- Let me know what do you think.
- Let me know what you think.
Cevabı göster
Let me know what you think.
has Oddcast's text-to-speech site. Kültür
2:57Oddcast'in metinden konuşmaya dönüştürme sitesini gösteriyor.
text-to-speech: yazılı metni konuşma sesine dönüştürme
Text-to-speech, yazılı metni konuşma sesine dönüştüren bir teknolojidir. Bu cümlede sitenin türünü belirtir: Sitedeki karakterler yazılan sözcükleri sesli okuyabilir. Sözcüklerin sırası dönüşümün yönünü gösterir: Girdi metin, çıktı ise sestir. Bu bilgi uygulama, internet sitesi ve erişilebilirlik aracı açıklamalarını anlamana yardımcı olur.
Alıştırma
Yazılı sözcükleri konuşma sesine dönüştüren özellik hangisidir?
- ses kaydı
- text-to-speech
- speech-to-text
Cevabı göster
text-to-speech
which is a perfect way to tell you to subscribe to Vsauce, Dilbilgisi
3:03Bu da size Vsauce'a abone olmanızı söylemenin mükemmel bir yolu;
tell you to subscribe: tell + kişi + to + fiil
Tell you to subscribe ifadesinde tell sözcüğünden sonra talimatı alan kişi olan you, ardından da to + subscribe fiilinin yalın hâli gelir. Kalıp tell + someone + to + verb şeklindedir. Burada tell yalnızca konuşmak değil, bir kişiyi bir eylem yapmaya yönlendirmek anlamına gelir. Kişiyi ve eylemi değiştirebilirsin: tell me to wait, tell us to begin.
Alıştırma
Cümleyi tell sözcüğünün doğru biçimi ve parantezdeki sözcüklerle tamamla: The coach will ____ before the game. (we / stretch)
Cevabı göster
tell us to stretch
up to date: en güncel bilgilere sahip olmak
Up to date, en son bilgilere sahip olmak veya mevcut en yeni durumda bulunmak demektir. Bu cümlede izleyicinin yeni yayımlanan içeriklerden haberdar olmaya devam edeceğini anlatır; buradaki date romantik bir buluşma ya da belirli bir takvim tarihi değildir. Başka durumlara aktarılabilen kalıplar be veya stay up to date ve keep someone up to date yapılarıdır; bunları çoğu zaman bir konuyla birlikte with ya da on izler.
Alıştırma
Cümleyi, birinin en son bilgilere sahip olduğunu belirten üç sözcüklük ifadeyle tamamlayın: The daily briefing keeps our team ____.
Cevabı göster
up to date
And as always: tanıdık bir kapanışı belirtmek
Burada And as always, cümlenin başında kullanılan bir söylem işaretleyicisidir. Ardından gelen teşekkürü konuşmacının düzenli kapanışının tanıdık bir parçası olarak sunar; böylece dinleyicinin devamlılığı fark etmesine ve mesajın sona erdiğini anlamasına yardımcı olur. As always, ardından gelen ifadenin tamamı hakkında yorum yapar ve “önceki durumlarda da alışılageldiği gibi” anlamına gelir. İki şeyi karşılaştırmaz; and yalnızca bu tanıdık kapanışı önceki mesaja bağlar.
Alıştırma
And as always bu kapanışta ne işe yarıyor: “And as always, thanks for watching”?
- İzlemeyi başka bir etkinlikle karşılaştırır.
- Konuşmacının izleyicilere ilk kez teşekkür ettiğini duyurur.
- Teşekkürü kapanışın tanıdık ve tekrarlanan bir parçası olarak sunar.
Cevabı göster
Teşekkürü kapanışın tanıdık ve tekrarlanan bir parçası olarak sunar.