Çarkıfelek HİLESİ!: İngilizce çalışma notları

Vsauce

Öğrenme zorluğu
493 kelime 168 kel/dk

Video özeti: Michael etkileşimli siteleri, bulmaca oyunlarını, bir evrim simülatörünü ve YouTube deneyini hızlıca tanıtıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "use it to your advantage" — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: bir kuralı ya da özelliği somut yarara dönüştürmeyi anlatın; advantage sözcüğünü fiziksel nesne sanmayın. 2. "Speaking of variety," — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: variety sözcüğünün farklı bölümlü bir oyundan başka siteye geçişi nasıl bağladığını görün. 3. "how could I forget" — Konuşma edimbilimi ve tutum: gerçekten unutma nedenini sormak yerine önemli bir öğeyi vurgulayarak ekleyen retorik soruyu tanıyın.

Bu derste

Hey, Vsauce.

0:00

Selam, Vsauce.

Michael here and today

0:01

Michael burada ve bugün

we're going to talk about DONGS.

0:02

DONGS hakkında konuşacağız.

Things you can do online now, guys.

0:05

Şu anda internette yapabileceğiniz şeyler, arkadaşlar.

First of all, Anlatım akışı

0:08

Öncelikle,

danceromg577 brings up GogLogo.com Öbek fiiller

0:08

danceromg577 bize GogLogo.com'u gösteriyor.

Anlatım akışı

Listeyi açan First of all,

First of all, sıralı bir açıklamanın veya listenin ilk maddesini başlatan kalıplaşmış bir söylem belirtecidir. Burada dinleyiciye GogLogo.com'un tanıtılacak ilk öneri olduğunu bildirir. Bu ifade bir şeyin “tamamını” anlatmak yerine ardından gelen bilgileri düzenler. Özellikle daha fazla bilgi gelecekse “bu benim ilk noktam veya adımım” mesajını vermek için kullanılır.

Alıştırma

Bir talimat listesinin ilk maddesini doğal biçimde hangi ifade başlatır?

  1. At first
  2. All in all
  3. First of all
Cevabı göster

First of all

Öbek fiiller

Bir konuyu tartışmaya açan brings up

Bu cümlede brings up, “dikkat çekmek veya tartışmak üzere bahsetmek ya da gündeme getirmek” anlamına gelir. danceromg577 adlı kullanıcı, sunucunun değerlendirmesi için GogLogo.com'u gündeme getirir. Buradaki up, bir öbek fiil anlamı oluşturmak için bring ile birlikte çalışır; fiziksel olarak yukarı doğru hareketi anlatmaz. Konuşmacı bir konu, soru, örnek veya kaygıyı sohbete eklediğinde de aynı anlam kullanılır.

Alıştırma

“Tartışmaya açmak” anlamındaki vurgulanmış iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: “In every planning meeting, Maya ____ the budget before anyone else does.”

Cevabı göster

brings up

where you can make your own Google looking homepage

0:12

Burada Google görünümünde kendi ana sayfanızı oluşturup

with whatever text you want. Dilbilgisi

0:15

istediğiniz metni yazabilirsiniz.

Dilbilgisi

whatever text you want: sınırsız bir seçim

whatever text you want ifadesinde whatever, “herhangi bir şey” fikrini onu niteleyen you want yan cümlesiyle birleştirir. Tüm ad öbeği “seçtiğiniz herhangi bir metin” anlamına gelir. Burada whatever, seçimin sınırsız olduğunu gösterir. Rahatsızlık belirtmez ve konuşanın umursamadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir internet sitesi kullanıcıların istedikleri herhangi bir mesajı yazmasına izin veriyor. Bu sınırsız seçimi en iyi hangi ifade anlatır?

  1. whatever text you want
  2. whichever text you want from these two choices
  3. Whatever.
Cevabı göster

whatever text you want

Or be like the Thetom5000 and take control of the Wheel of Fortune board. Kalıp ifadeler

0:17

Ya da Thetom5000 gibi davranıp Wheel of Fortune panosunun kontrolünü ele alın.

Kalıp ifadeler

take control of: bir şeyi yönetmeye başlamak

Kalıp take control of + isim şeklindedir. Take bir değişimi gösterir: Bir kişi daha önce kontrol etmediği bir şeyi yönetmeye, çalıştırmaya veya idare etmeye başlar. Burada bir nesneyi fiziksel olarak almak söz konusu değildir. Bu cümlede panoyu çalıştırma yetisini kazanmak anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi bu nottaki “çalıştırmaya başlamak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: When the automatic mode ended, the player had to ____ the character.

Cevabı göster

take control of

Make up the hint, Öbek fiiller

0:22

İpucunu kendiniz uydurun,

Öbek fiiller

“Uydurmak veya yaratmak” anlamında make up

Burada make up, “uydurmak” veya “hayal gücüyle oluşturmak” anlamına gelir. Konuşan kişi, kullanıcıdan var olan bir ipucunu kopyalamak yerine ipucunun sözlerini kendisinin oluşturmasını istiyor. Kalıp make up + bir şey şeklindedir: make up a hint, story, game veya excuse. Arkasından gelen nesne ve bağlam, bu çok anlamlı öbek fiilin hangi anlamda kullanıldığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “uydurmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: We need a new riddle, so let's ____ one together.

Cevabı göster

make up

use underscores for blanks,

0:23

boşluklar için alt çizgi kullanın

and ta-da! Ton ve niyet

0:25

ve ta-daa!

Ton ve niyet

Tamamlanmış bir sonucu gösteren Ta-da!

Ta-da!, bir sonuç ortaya çıkarıldığı anda kullanılan bir ünlemdir. Gerçek bilgi eklemek yerine eğlenceli bir “bak, hazır!” gösterme işlevi görür. Genellikle bir açıklamanın son adımından sonra veya yapılan şeyi göstermeden hemen önce söylenir. Süreçten tamamlanmış sonuca geçişi belirtir.

Alıştırma

“I put on the final sticker, and ta-da! The card is ready,” cümlesinde ta-da! ne işe yarar?

  1. Sonucun tehlikeli olabileceği konusunda uyarır
  2. Bir hata yaptığı için özür diler
  3. Tamamlanmış sonucu eğlenceli biçimde gösterir
Cevabı göster

Tamamlanmış sonucu eğlenceli biçimde gösterir

They actually look pretty good.

0:27

Gerçekten de oldukça iyi görünüyorlar.

Adam Smasher has a bunch of others

0:29

Adam Smasher'ın bunun gibi daha bir sürü önerisi var,

like this marquee.

0:31

mesela bu ışıklı tabela.

Then, keep being sneaky like cheseeh

0:32

Sonra cheseeh gibi gizlice hareket etmeyi sürdürün

and sleuth around with no legs

0:35

ve bacaklarınız olmadan etrafı araştırın,

as the man with the invisible trousers.

0:37

görünmez pantolonlu adam rolünde.

The surface you're on determines how gravity works, Dilbilgisi

0:40

Üzerinde bulunduğunuz yüzey, yer çekiminin nasıl işleyeceğini belirliyor;

Dilbilgisi

Surface you're on: ilgi zamirinin düşürülmesi

surface you're on ifadesinde you're on, hangi yüzeyin kastedildiğini belirleyen sınırlayıcı bir ilgi yan cümlesidir. Surface, on edatının nesnesi olarak anlaşılır; bu nedenle ifade the surface that you're on veya the surface which you're on biçiminde genişletilebilir. That ya da which, ilgi yan cümlesinin öznesi değil nesnesi olduğu için söylenmeden bırakılabilir. On edatı yan cümlenin sonunda kalır; bu, günlük İngilizcede yaygın bir yapıdır.

Alıştırma

Parantezdeki sözcükleri kısaltmalı ve ilgi zamiri düşürülmüş biçime getirerek cümleyi tamamlayın: The chair ____ is broken. (you are sitting on it)

Cevabı göster

you're sitting on

so use it to your advantage Kalıp ifadeler

0:42

bu yüzden bunu avantajınıza kullanıp

to get to places you normally couldn't reach.

0:44

normalde ulaşamayacağınız yerlere gidin.

Kalıp ifadeler

Use it to your advantage: bir şeyi kendi yararına kullanmak

Use something to your advantage, bir koşulu, kaynağı veya durumu kendi yararınıza çalışacak biçimde kullanmak demektir. Burada it, yüzeyin oluşturduğu yer çekimi davranışını ifade eder ve yönerge bu kuralı yararlı bir stratejiye dönüştürmenizi ister. Yeniden kullanılabilen kalıp use + something + to + iyelik + advantage biçimindedir; use the delay to our advantage veya use the data to your advantage örneklerinde olduğu gibi. İyelik sözcüğü, yararı elde eden kişi ya da grubu gösterir.

Alıştırma

Gecikmenin bize yarar sağlamasını ifade eden sabit kalıpla cümleyi tamamlayın: The delay gave us extra planning time, so we decided to ____.

Cevabı göster

use it to our advantage

MrsLilSensation showed me loved.

0:47

MrsLilSensation bana Loved'ı gösterdi.

A confrontational guide makes it uneasy,

0:50

Kavgacı bir rehber ortamı huzursuz edici hâle getiriyor

and being a good boy or a good girl Dilbilgisi

0:52

ve uslu bir oğlan ya da kız olmak,

evolves the world differently

0:55

dünyanın gelişimini

than being bad.

0:57

kötü olmaktan farklı şekilde etkiliyor.

Dilbilgisi

being a good boy or a good girl ile being bad ifadelerini karşılaştırma

Burada being a good boy or a good girl ve being bad, isim gibi kullanılan -ing öbekleridir. -ing biçimi, her davranış şeklini isim benzeri bir fikre dönüştürür. İlk öbek evolves fiilinin öznesidir; being burada devam eden bir eylem göstermez. Differently than karşılaştırmayı başlatır. Being sözcüğünü iki tarafta da tekrarlamak yapıları paralel tutar: iyi olmak, kötü olmakla karşılaştırılır. Being X has a different result than being Y kalıbını başka durumlarda da kullanabilirsin.

Alıştırma

Karşılaştırmayı paralel tutan sözcüklerle cümleyi tamamla: Being honest builds more trust ____ dishonest.

Cevabı göster

than being

The humming drone in the background Kelime

0:58

Arka plandaki kesintisiz uğultu

makes it even more powerful.

1:00

etkisini daha da güçlendiriyor.

Kelime

humming drone ifadesinin ses anlamı

Burada drone, sürekli, pes ve neredeyse hiç değişmeyen bir ses anlamındaki isimdir. Humming bu sesi düzenli bir uğultu olarak tanımlar; bu yüzden humming drone, arka planda devam eden pes bir ses düşüncesi yaratır. Bu cümlede drone, “insansız hava aracı” anlamına gelmez. in the background ve makes it even more powerful ipuçları, konuşanın sesi ve sesin yarattığı atmosferi anlattığını gösterir.

Alıştırma

"A low drone came from the old refrigerator," cümlesinde drone ne anlama gelir?

  1. Küçük bir insansız hava aracı
  2. Ani ve yüksek bir çarpma sesi
  3. Sürekli ve pes bir ses
Cevabı göster

Sürekli ve pes bir ses

But for something more puzzle-based, Kelime

1:02

Ama daha çok bulmaca odaklı bir şey için

check out Tealy and Orangey. Öbek fiiller

1:04

Tealy and Orangey'e göz atın.

Kelime

İsim + -based sıfatı olarak “puzzle-based”

Bu cümlede puzzle-based, temel etkinliği veya tasarımı bulmacalar etrafında şekillenen bir şeyi anlatır. Buradaki based, “bir şey etrafında kurulmuş” veya “bir şeyi temel alan” anlamındadır; “bir yerde bulunan” anlamına gelmez. Üretken isim + -based kalıbı, “o isme dayanan, o isim etrafında düzenlenen veya o ismin belirttiği ortam aracılığıyla sunulan” anlamında bir sıfat oluşturur. Bu kalıpla evidence-based ve web-based gibi nitelemeler kurulabilir.

Alıştırma

Cümleyi “bulmacalar etrafında kurulmuş” anlamındaki birleşik sıfatla tamamlayın: The museum created a ____ activity for children.

Cevabı göster

puzzle-based

Öbek fiiller

Dostça öneri olarak “check out”

Bu cümlede check out, “göz atmak, incelemek veya denemek” anlamına gelir. Konuşan kişi Tealy and Orangey'yi öneriyor; birinden bilgileri doğrulamasını veya otelden ayrılmasını istemiyor. Yeniden kullanılabilen kalıp check out + bir şey, yer veya içeriktir. Burada olduğu gibi isim, öbek fiilin tamamından sonra gelebilir.

Alıştırma

Dostça öneriyi “göz atmak” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: If you enjoy street photography, ____ Maya's new exhibition.

Cevabı göster

check out

The arrow keys control each ball at the exact same time

1:06

Yön tuşları iki topu da tam olarak aynı anda

in the same way,

1:09

ve aynı şekilde kontrol ediyor,

but their worlds can be different,

1:10

ama bulundukları dünyalar farklı olabiliyor;

so watch out. Öbek fiiller

1:12

o yüzden dikkatli olun.

Öbek fiiller

Watch out: ani bir tehlike uyarısı

Watch out, bir tehlike veya sorun ortaya çıkmak üzere olabileceği için birini tetikte olmaya çağıran acil bir uyarıdır. Burada farklı dünyalarda farklı tehlikeler bulunabileceğinden konuşmacı oyuncuyu dikkatli olması için uyarır. Watch out ifadesini bir bütün olarak anlamak gerekir. Kelimesi kelimesine dışarı bakmak anlamına gelmez ve kısa bir uyarı olarak tek başına kullanılabilir.

Alıştırma

Uyarıyı derste öğrenilen iki sözcüklü deyimsel fiille tamamlayın: ____! A car is coming.

Cevabı göster

Watch out

Now, if you want variety, Dilbilgisi

1:14

Şimdi, çeşitlilik istiyorsanız

try NoTrollzAllowed's I wanna Win.

1:15

NoTrollzAllowed'ın önerdiği I wanna Win'i deneyin.

Dilbilgisi

İhtiyaca uygun öneriler için If you want X, try Y

if you want X, try Y kalıbı önce olası bir ihtiyaç veya tercihi belirtir, ardından buna uygun bir öneri sunar. if yan cümlesinde geniş zaman, ana cümlede ise try + öneri biçimindeki emir yapısı kullanılır. Burada if you want variety, farklı seçeneklere önem veren izleyicileri belirler; kötü bir sonuç öngörmez veya şüphe ifade etmez. Try, adı geçen oyunu uygulanabilir bir öneri olarak sunar.

Alıştırma

Öneriyi dersteki kalıpla tamamlayın: ____ more flexibility, ____ the monthly plan.

Cevabı göster

If you want · try

Every level is a new type of puzzle.

1:17

Her seviye, yeni bir bulmaca türü sunuyor.

Chess, search,

1:20

Satranç, arama,

a shell game, Kültür

1:22

yüksük oyunu,

Brick Breaker, aiming,

1:23

Brick Breaker, nişan alma...

Kültür

Gizli nesne bulmacası olarak shell game

Shell game, geleneksel olarak sokakta veya panayırda oynanan bir tahmin oyunudur: küçük bir nesne birkaç bardak ya da kabuk biçimli kaptan birinin altına saklanır, kaplar hareket ettirilir ve oyuncu nesnenin yerini takip etmeye çalışır. Burada a shell game, Chess ve Brick Breaker ile birlikte bir bulmaca mekanizmasının adıdır. Kaplar karıştırıldıktan sonra gizli nesneyi takip etmeyi anlatır; cümle kendi başına kimseyi dolandırıcılıkla suçlamaz. Geleneksel oyun, shell game ifadesinin mecazen aldatıcı bir düzen anlamına gelmesini de açıklar.

Alıştırma

Bu cümlede a shell game büyük olasılıkla neyi ifade ediyor?

  1. Bir bilgisayar komut satırı arayüzü
  2. Hareket ettirilen kapların altındaki gizli bir nesneyi takip etmeye dayanan bir bulmaca
  3. Oyun geliştiricisinin dolandırıcılık yaptığına dair bir suçlama
Cevabı göster

Hareket ettirilen kapların altındaki gizli bir nesneyi takip etmeye dayanan bir bulmaca

it goes on and on and on. Deyimler

1:24

Liste uzayıp gidiyor.

Deyimler

it goes on and on and on ifadesindeki tekrar vurgusu

Go on and on, bir şeyin uzun süre devam etmesi veya hiç bitmeyecekmiş gibi görünmesi anlamına gelir. Bu cümlede it, fiziksel olarak ileriye doğru hareket etmeyi değil, bulmaca türleri listesini ifade eder. on sözcüğünü üçüncü kez tekrarlamak ifadeyi daha vurgulu ve abartılı hâle getirir: it goes on and on and on, daha pek çok örnek bulunduğu anlamına gelir. Konuşmadaki tekrar; şaşkınlık, bıkkınlık veya şakacı bir abartı gibi duygular da katabilir.

Alıştırma

Cümleyi üç kez on içeren vurgulu biçimle tamamlayın: The lecturer kept adding examples, and the list went ____.

Cevabı göster

on and on and on

Speaking of variety, Anlatım akışı

1:26

Çeşitlilik demişken,

Left2Kill showed off BoxCar2D, Öbek fiiller

1:27

Left2Kill, BoxCar2D'yi gösterdi.

Anlatım akışı

İlgili bir konuya geçiş olarak Speaking of variety

Speaking of + isim öbeği, konuşmada zaten gündemde olan bir kelimeyi veya fikri alıp yeni konuya bağlayan bir geçiş ifadesidir. Burada variety, önceki fikri sonraki örneğe bağlar; ifade yaklaşık olarak “bu bana çeşitlilikle bağlantılı başka bir şeyi hatırlattı” anlamına gelir. Bilgiyi düzenler ve ilişkili bir konuya geçişin ani değil, anlamlı görünmesini sağlar. Variety konusunun bundan sonra bütünüyle ele alınacağını vaat etmez.

Alıştırma

Speaking of variety bu cümlede ne işe yarıyor?

  1. Variety kelimesinin anlamını düzeltir.
  2. Konuşmanın geri kalanında çeşitliliğin eksiksiz biçimde tanımlanacağını bildirir.
  3. Az önce sözü edilen çeşitlilik fikrini kullanarak ilişkili bir örnek sunar.
Cevabı göster

Az önce sözü edilen çeşitlilik fikrini kullanarak ilişkili bir örnek sunar.

Öbek fiiller

showed off + nesne: bir şeyi sergilemek

showed off BoxCar2D ifadesinde BoxCar2D, show off öbek fiilinin doğrudan nesnesidir. Burada showed off, başka birinin sitenin neler yapabildiğini görebilmesi için sitenin gösterildiği veya tanıtıldığı anlamına gelir. Aynı öbek fiil gösterilen bir nesne olmadan da kullanılabilir: shows off yapan biri hayranlık çekmeye çalışır. Nesneli yapı, bir şeyi sunma eylemini belirtmeye yardımcı olur ve kişiyi mutlaka övünmekle suçlamaz.

Alıştırma

Hangi cümlede show off, bir şeyi sergilemek anlamında doğrudan nesneyle kullanılmıştır?

  1. The developer showed off to the team.
  2. The developer showed off the new app to the team.
  3. The developer showed up with the team.
Cevabı göster

The developer showed off the new app to the team.

an evolution simulator Kültür

1:30

Bu bir evrim simülatörü

similar to a screen saver I once showed.

1:31

ve daha önce gösterdiğim bir ekran koruyucuya benziyor.

Kültür

evolution simulator: çeşitlenme ve seçilimi modelleme

Evolution simulator, birçok nesil boyunca evrime benzer bir süreci modelleyen yazılımdır. Farklı adaylar oluşturur, onları sınar ve daha iyi sonuç verenlerin sonraki nesillere katkıda bulunmasını sağlar; böylece mutasyonlar ve seçilim sonuçları zamanla değiştirir. Buradaki evolution, simülasyon içindeki biyolojik türde çeşitlenme ve seçilimi anlatır. Web sitesinin veya yazılımın yeni bir sürüme yükseltilmesi anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede evolution simulator ne anlama geliyor?

  1. Eski bir simülasyon programının daha yeni sürümü
  2. Yalnızca ekranda hareketli nesneler çizen bir araç
  3. Nesiller boyunca çeşitlenme ve seçilimi modelleyen yazılım
Cevabı göster

Nesiller boyunca çeşitlenme ve seçilimi modelleyen yazılım

It's a site

1:33

Bu bir site.

where objects are randomly generated Dilbilgisi

1:34

Bu sitede nesneler rastgele oluşturulup

and then left on a track

1:36

bir parkura bırakılıyor

Dilbilgisi

are randomly generated and then left: iki edilgen yapı için tek yardımcı fiil

are randomly generated and then left on a track ifadesinde are, generated ve left geçmiş zaman ortacı için ortak kullanılan edilgen yapı yardımcı fiilidir. Açık biçimi are randomly generated and then are left on a track olurdu; İngilizcede eş görevli edilgen eylemlerde tekrarlanan yardımcı fiil çoğu zaman söylenmez. Then, iki adımın sırasını gösterir. Buradaki left, leave fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve “yerleştirilmiş” anlamına gelir; “sol” yönünü belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi build ve test fiillerinin edilgen biçimleriyle tamamlayın. are sözcüğünü yalnızca bir kez kullanın: In this process, the prototypes ____ ____ and then ____ for safety.

Cevabı göster

are · built · tested

to see how far they move. Dilbilgisi

1:38

ve ne kadar uzağa gittiklerine bakılıyor.

Dilbilgisi

to see how far they move ifadesinde amaç ve sözcük sırası

To see, nesneleri pist üzerinde bırakmanın amacını belirtir: test, nesnelerin ne kadar yol aldığını öğrenmek için yapılır. How far they move, see sonrasında kullanılan bir dolaylı sorudur. Daha büyük bir bildirme cümlesinin içinde olduğu için how far + özne + fiil sırasını kullanır; how far do they move sırasını kullanmaz.

Alıştırma

Hangi cümle bir testin amacını doğru şekilde açıklar?

  1. How far the toy cars traveled?
  2. We rolled the toy cars to see how far did they travel.
  3. We rolled the toy cars to see how far they traveled.
Cevabı göster

We rolled the toy cars to see how far they traveled.

At the end of a generation,

1:39

Bir neslin sonunda

the computer takes the ones Dilbilgisi

1:41

bilgisayar,

that moved the furthest

1:42

en uzağa gidenleri seçip

and combines them in random ways,

1:44

rastgele şekillerde birleştiriyor;

Dilbilgisi

the ones that moved the furthest ifadesindeki gönderim

The ones, bağlamdan zaten anlaşılan çoğul objects adının yerine geçer. Sayı olan one değil, “o nesneler” anlamındadır. That moved the furthest, bilgisayarın hangi nesneleri seçtiğini belirten bir ilgi cümleciğidir. Burada furthest, moved fiilini niteler ve “en büyük mesafe” anlamını verir.

Alıştırma

books sözcüğünü tekrarlamamak için ones ve that içeren bir ilgi cümleciği kullanın: Several books had pictures, so I borrowed ____.

Cevabı göster

the ones that had pictures

like they're having kids. Anlatım akışı

1:46

sanki çocukları oluyormuş gibi.

Anlatım akışı

like they're having kids: çocuk sahibi oluyorlarmış gibi

Burada like, günlük bir benzetme başlatır: bilgisayar seçilen nesneleri, anne babaların çocuk sahibi olmasına benzeyen bir biçimde birleştirir. Nesneler gerçekten çocuk sahibi olmuyor. like + özne + fiil yapısı, soyut bir açıklamanın ardından gelerek dinleyiciye tanıdık bir zihinsel görüntü verebilir. Bilgiyi teknik süreçten kolayca hayal edilebilen bir sahneye taşıyarak düzenler.

Alıştırma

Bu cümlede like yan cümlesinin işlevi nedir? The program mixes the best designs, like they're having kids.

  1. Tasarımların gerçekten anne baba olduğunu söyler.
  2. Programa tasarımları karıştırmayı bırakmasını söyler.
  3. Yeni tasarımların nasıl oluşturulduğunu tanıdık bir benzetmeyle açıklar.
Cevabı göster

Yeni tasarımların nasıl oluşturulduğunu tanıdık bir benzetmeyle açıklar.

You can alter the occurrence of mutations

1:47

Mutasyonların oluşma sıklığını değiştirebilirsiniz;

and sit back, Öbek fiiller

1:49

sonra arkanıza yaslanın,

let it run, Dilbilgisi

1:50

bırakın çalışsın

Öbek fiiller

sit back: müdahale etmeyi bırakıp beklemek

Burada sit back, süreç kendi kendine devam ederken müdahale etmeyi bırakıp sakin biçimde beklemek veya izlemek anlamına gelir. Konuşan kişi mutlaka oturmanızı veya geriye yaslanmanızı söylemiyor. Bir şeyi başlatma ya da ayarlama talimatından sonra sit back genellikle sonraki aşamayı gösterir: kendi payınıza düşeni yaptınız, şimdi işi sistemin yapmasına izin verirsiniz.

Alıştırma

Müdahaleyi bırakıp sakince beklemek anlamındaki iki sözcüklü ifadeyi yazın: After starting the automatic backup, I can ____ and let the program finish.

Cevabı göster

sit back

and watch it try to accomplish its goal, Kalıp ifadeler

1:51

ve amacına ulaşmaya çabalamasını izleyin:

Dilbilgisi

let it run ... watch it try: nesne + to almayan yalın fiil

Let fiilinden sonra nesne + to almayan yalın fiil kullanılır: let it run, onun çalışmasına izin vermek demektir. Watch fiilinden sonra da nesne + yalın fiil, gözlenen eylemi bir bütün olarak sunar: watch it try, onun denemesini izlemek demektir. İki mastar yapısını farklı fiiller belirler: try, watch fiilinden sonra geldiği için to almaz; to accomplish ise try fiiline bağlıdır ve try to accomplish yapısını oluşturur. Bu nedenle sıra watch + it + try + to accomplish şeklindedir; watch it to try değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede hem let hem de watch fiilinden sonra nesne + to almayan yalın fiil doğru kullanılmıştır?

  1. We let the puppy playing and watched it to chase the ball.
  2. We let the puppy play and watched it chase the ball.
  3. We let the puppy to play and watched it to chase the ball.
Cevabı göster

We let the puppy play and watched it chase the ball.

Kalıp ifadeler

accomplish its goal: fiil + sonuç bildiren nesne

Accomplish its goal, amaçladığı sonucu başarıyla elde etmek demektir. Accomplish geçişli bir fiildir; bu nedenle its goal ifadesini arada edat olmadan doğrudan nesne olarak alır. Buradaki goal, amaçlanan bir sonuç veya hedef demektir; sporda atılan gol değildir. İyelik bildiren its, hedefin izlenen şeye ait olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede accomplish fiili, doğal bir sonuç nesnesiyle kullanılmıştır?

  1. The robot changed its plan to accomplish its goal.
  2. The robot changed its plan to accomplish its coach.
  3. The robot changed its plan to accomplish its wheels.
Cevabı göster

The robot changed its plan to accomplish its goal.

a naturally selected Kültür

1:54

doğal seçilimle ortaya çıkan,

impressive moving machine.

1:55

hareket eden etkileyici bir makine.

Kültür

Evrimsel bir benzetimde naturally selected

Burada naturally selected, anlamını biyolojik evrimden ödünç alır. Daha iyi hareket eden makine tasarımları korunup sonraki nesilleri üretmek üzere birleştirilir. Böylece başarılı biçim, tek bir tasarımcının son şekli doğrudan seçmesiyle değil, nesiller boyunca tekrarlanan seçilim baskısıyla ortaya çıkar. Naturally, benzetimi yapılan seçilim türünü anlatır. Bu, bilgisayarın sürece katılmadığı veya makinenin kendiliğinden ortaya çıktığı anlamına gelmez; bilgisayar, doğal seçilimi model alan bir süreci uygulamaktadır.

Alıştırma

Bu benzetimde hangi süreç en iyi naturally selected olarak tanımlanır?

  1. Bilgisayar, daha uzağa hareket eden tasarımları tekrar tekrar korur ve sonraki nesilleri oluşturmak için bunları birleştirir.
  2. Bilgisayar, ne kadar uzağa hareket ettiğini kontrol etmeden bir tasarımı rastgele seçer.
  3. Bir mühendis, çekici göründüğü için sevdiği bir tasarımı bir kez seçer.
Cevabı göster

Bilgisayar, daha uzağa hareket eden tasarımları tekrar tekrar korur ve sonraki nesilleri oluşturmak için bunları birleştirir.

For more terror,

1:58

Daha fazla korku için

check out tanos1998's

1:59

tanos1998'inkine

and Dead Frontier Outbreak 2.

2:01

ve Dead Frontier Outbreak 2'ye göz atın.

This text adventure tests your wits. Notlar

2:04

Bu metin tabanlı macera zekânızı sınıyor.

Kültür

Text adventure: sözcüklerle anlatılan bir oyun

Text adventure, hikâyenin ve dünyanın büyük bölümünün yazılı betimlemelerle sunulduğu bir oyun türüdür. Oyuncu durumları okuyup komutlar girerek veya ne yapacağını seçerek ilerler. Bu cümlede türün adı, oyunun zekâyı nasıl sınadığını açıklar: zorluk, gerçek dünyada bir maceraya çıkmaktan değil, metni yorumlamaktan, sorunları çözmekten ve karar vermekten gelir.

Alıştırma

Tür adını tamamlayın: A game presents written scenes and asks the player to type commands or choose actions. It is a ____.

Cevabı göster

text adventure

Deyimler

test your wits: zekânı sınamak

Bu cümlede tests your wits, zekice düşünme, durumu değerlendirme ve sorun çözme becerine meydan okumak anlamına gelir. Buradaki wits hızlı ve pratik zekâ demektir; şaka veya komik sözler anlamına gelmez. Kalıp test + someone's + wits şeklindedir. Bir bilmece, oyun ya da zor durum birini iyice düşünmeye ve akıllıca seçimler yapmaya zorladığında kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi ‘zekice düşünme ve değerlendirme becerini sınar’ anlamındaki ifadeyle tamamla: This tricky puzzle ____.

Cevabı göster

tests your wits

Would you be able to make the right decisions Dilbilgisi

2:06

Doğru kararları verebilir miydiniz

during a zombie apocalypse

2:09

bir zombi kıyameti sırasında

to protect yourself

2:10

kendinizi korumak

and save your wife?

2:12

ve eşinizi kurtarmak için?

Dilbilgisi

Would you be able to ...?: Yapabilir miydin?

Would you be able to, birinin hayalî veya koşula bağlı bir durumda bir şeyi yapıp yapamayacağını sorar. Cümledeki zombi kıyameti varsayımsaldır; bu nedenle would gerçek olmayan durumu kurar, be able to ise yeteneğe odaklanır. Yapı Would + özne + be able to + fiilin yalın hâli ...? şeklindedir. Ayrıca yetenekle ilgili bir soruyu Can you ...? biçiminden daha dolaylı hâle getirebilir. Burada would geçmişte tekrarlanan bir eylemi anlatmaz.

Alıştırma

Hangi soru hayalî bir durumdaki yeteneği en açık biçimde sorar?

  1. Can you find your way home from school every day?
  2. Were you able to find your way home when your phone stopped working?
  3. Would you be able to find your way home if your phone stopped working?
Cevabı göster

Would you be able to find your way home if your phone stopped working?

Then,

2:14

Sonra,

relax and feed the head.

2:14

rahatlayın ve kafayı besleyin.

A big blue head

2:16

Kocaman mavi bir kafa;

you can feed,

2:17

onu besleyebilirsiniz,

pull on,

2:18

çekiştirebilirsiniz,

click on.

2:19

tıklayabilirsiniz.

What's the point? Ton ve niyet

2:20

Amaç ne?

Well, who knows? Ton ve niyet

2:21

Kim bilir?

Ton ve niyet

“What's the point?”: amaç veya değer sormak

Burada point, bir etkinliğin amacı, nedeni veya değeri anlamına gelir. Soru, bu etkinliğin neden var olduğunu ya da birinin onu neden yapması gerektiğini sorar; sivri uç, puan veya görüş anlamında kullanılmaz. What's the point? amacı gerçekten öğrenmek için sorulabilir; ancak bu konuşmada aynı zamanda kuşkucu ve şakacı bir tınıya sahiptir: konuşan kişi etkinliğin yararlı bir amacı olduğundan şüphe eder. Başka bağlamlarda What's the point of + isim veya -ing biçimi? kalıbı da aynı tür soruyu sorar.

Alıştırma

Bir çocuk sürekli bir düğmeye basıyor, ancak yararlı hiçbir şey olmuyor gibi görünüyor. Hangi soru etkinliğin amacını en doğal biçimde sorgular?

  1. Where is the point?
  2. What's the point?
  3. What's your point?
Cevabı göster

What's the point?

Ton ve niyet

“Well, who knows?” sözde bir cevap olarak

Who knows? genellikle “Bilmiyorum”, “Kimse bilmiyor” veya “Emin olmak imkânsız” anlamına gelen sözde bir sorudur. Konuşan kişi normalde dinleyiciden cevabı bilen birinin adını söylemesini istemez. Well, cevabı önceki soruya bağlar ve konuşan kişiye yanıt vermesi için kısa bir an sağlar. Burada belirsizlik itirafını yumuşatır ve cevabın ciddi ya da hayal kırıklığına uğramış değil, hafif ve kabullenici duyulmasına yardımcı olur.

Alıştırma

Bir arkadaşınız altı ay sonra havanın nasıl olacağını soruyor. Cevap istemeden kimsenin emin olamayacağını söylemek istiyorsunuz. En doğal cevap hangisidir?

  1. Do you know?
  2. Who is knowing?
  3. Who knows?
Cevabı göster

Who knows?

And how could I forget youtube.com/cosmicpanda. Ton ve niyet

2:23

Peki youtube.com/cosmicpanda'yı nasıl unutabilirim?

Ton ve niyet

Önemli bir şeyi eklemek için How could I forget ...?

How could I forget ...? burada retorik bir sorudur. Konuşan kişi gerçekten unuttuğunu söylemez. Anlamı, “Elbette bunu da anmalıyım”dır. Bu kalıp, yeni eklenen şeyi önemli gösterir ve onu listeye sıradan bir also ifadesinden daha canlı biçimde ekler. Eklenen kişi veya şey genellikle ifadenin hemen ardından gelir.

Alıştırma

Hangi cümle, gerçek bir hafıza sorununu kabul etmek yerine önemli bir kişiyi eklemek için how could I forget ifadesini kullanıyor?

  1. Could you remind me who our drummer is?
  2. How could I forget our drummer? She made the whole song shine!
  3. I forgot our drummer's name, so I checked the program.
Cevabı göster

How could I forget our drummer? She made the whole song shine!

It's not a channel, Anlatım akışı

2:27

Bu bir kanal değil;

instead it's a place where you can toggle into YouTube experiments.

2:28

YouTube deneylerine geçiş yapabileceğiniz bir yer.

Anlatım akışı

Yanlış bir sınıflandırmayı değiştirmek için It's not X; instead, it's Y

It's not X; instead, it's Y kalıbı önce yanlış bir sınıflandırmayı kaldırır, ardından doğru olanı verir. Burada channel reddedilir ve onun yerine place sunulur. Instead yalnızca “işte başka bir bilgi” değil, “onun yerine” anlamına gelir. Böylece dinleyen kişi yeni tanımı öğrenmeden önce ilk düşüncesini düzeltebilir.

Alıştırma

Bir sınıf arkadaşı okul bahçesine park diyor. Hangi cümle bu sınıflandırmayı açıkça reddedip yerine doğru olanı koyuyor?

  1. It's a park, so it's our school garden.
  2. It's not a park; instead, it's our school garden.
  3. It's not only a park; it's also our school garden.
Cevabı göster

It's not a park; instead, it's our school garden.

There's some cool things,

2:32

Burada bazı harika şeyler var.

like for instance,

2:33

Mesela,

if you're on the Vsauce channel page,

2:34

Vsauce kanal sayfasındaysanız

you can watch our explosion video,

2:36

patlama videomuzu izleyebilirsiniz

and boom,

2:38

ve bum!

all of our other videos are right there underneath

2:39

Diğer tüm videolarımız hemen altında,

ready to play one after the other. Kalıp ifadeler

2:41

peş peşe oynatılmaya hazır duruyor.

Kalıp ifadeler

Sıralama bildiren one after the other

One after the other, birkaç kişinin, şeyin veya olayın sırayla gelmesi ya da gerçekleşmesi anlamına gelir: önce biri, sonra diğeri ve ardından bir sonraki. Burada videoların art arda oynatılmaya hazır olduğunu anlatır. Bir videonun fiziksel olarak başka bir videonun arkasında bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Örnek cümlede one after the other ne anlama geliyor?

  1. planlanmış bir sıra olmadan
  2. hepsi tam olarak aynı anda
  3. ayrı yerlerde
  4. sırayla, biri diğerinin ardından
Cevabı göster

sırayla, biri diğerinin ardından

And then if you decide to go back to our channel page, Öbek fiiller

2:43

Sonra kanal sayfamıza geri dönmeye karar verseniz bile

Öbek fiiller

go back to + hedef

Go back to bir yere, sayfaya, konuya, etkinliğe veya önceki bir duruma dönmek anlamına gelir. Bu cümlede bedeni geriye doğru hareket ettirmeyi değil, kanal sayfasına yeniden gitmeyi anlatır. Back geri dönüşü belirtir, to ise hedefi tanıtır: go back to our channel page. Bu yapı go back to the question veya go back to work örneklerinde olduğu gibi bir konuya ya da etkinliğe dönmek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After reading the help page, click this button to ____ the main menu.

Cevabı göster

go back to

the video keeps playing. Dilbilgisi

2:46

video oynamaya devam ediyor.

Dilbilgisi

keeps playing: devam eden eylem için keep + fiil-ing

keeps playing ifadesinde keep fiilinden sonra -ing biçimindeki playing gelir. keep + fiil-ing yapısı, bir eylemin durmadan devam ettiğini veya tekrar tekrar gerçekleştiğini anlatır. Burada keeps, tekil özne the video ile uyumludur. “Videoyu saklamak” anlamına gelmez; keeps playing bir bütün olarak videonun oynatılmaya devam ettiğini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi keep fiilinin üçüncü tekil şahıs biçimi ve ring fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Her phone ____ during class.

Cevabı göster

keeps ringing

It's still right up there in the corner.

2:48

Hâlâ yukarıdaki köşede duruyor.

And that's just one of a bunch of cool experiments

2:50

Bu da birçok harika deneyden yalnızca biri

going on in Cosmic Panda. Öbek fiiller

2:52

ve bu deneyler Cosmic Panda'da sürüyor.

Öbek fiiller

gerçekleşmek veya devam etmekte olmak anlamındaki going on

Going on burada “gerçekleşen” veya “devam etmekte olan” anlamındadır. experiments sözcüğünü niteler; dolayısıyla experiments going on, şu anda yürütülmekte olan deneyleri anlatır. go on ifadesinin birkaç kullanımı vardır, ancak experiments ismi ve bağlam burada “gerçekleşmek veya devam etmekte olmak” anlamını seçer. Birine devam etmesi için verilen bir talimat değildir.

Alıştırma

“Several experiments are going on at the same time,” cümlesinde going on ne anlama gelir?

  1. gerçekleşmek veya devam etmekte olmak
  2. bir yerden başka bir yere hareket etmek
  3. daha sonra kullanılmak üzere saklanmak
Cevabı göster

gerçekleşmek veya devam etmekte olmak

Try it out. Öbek fiiller

2:53

Siz de deneyin.

Öbek fiiller

Try it out: ayrılabilen bir öbeksi fiilde zamirin yeri

Try it out, “nasıl olduğunu veya işe yarayıp yaramadığını görmek için kendin kullan ya da dene” anlamına gelir. Buradaki it, az önce tanıtılan Cosmic Panda deneyini belirtir. Try out ayrılabilen bir öbeksi fiildir. Nesne it zamiri olduğunda, try ile out arasına gelir: try it out. Try out it standart İngilizce değildir.

Alıştırma

Öneriyi try ... out ve it zamiriyle tamamla: “This tool can save time. ____ before you decide.”

Cevabı göster

Try it out

Let me know what you think. Ton ve niyet

2:54

Ne düşündüğünüzü bana söyleyin.

Ton ve niyet

Let me know what you think: görüş istemek

Let me know, “bana söyle” veya “bilgiyi daha sonra bana ver” anlamına gelen samimi bir ricadır. Birinden, senin bir şeyi bilmene izin vermesini kelimesi kelimesine istemez. What you think, öğrenmek istediğin görüşü belirtir. Know sözcüğünden sonra düz cümle sırası kullanılır: what you think; what do you think değil. Cümlenin tamamı, dinleyici bir şeyi denedikten veya düşündükten sonra nazikçe görüş bildirmesini ister.

Alıştırma

Bir arkadaşına yeni bir oyun öneriyorsun ve denedikten sonra sana samimi bir yanıt vermesini istiyorsun. En doğal kapanış hangisidir?

  1. Permit me to know your thoughts.
  2. Tell me your opinion right now.
  3. Let me know what do you think.
  4. Let me know what you think.
Cevabı göster

Let me know what you think.

legoluke2000

2:55

legoluke2000 ise

has Oddcast's text-to-speech site. Kültür

2:57

Oddcast'in metinden konuşmaya dönüştürme sitesini gösteriyor.

Kültür

text-to-speech: yazılı metni konuşma sesine dönüştürme

Text-to-speech, yazılı metni konuşma sesine dönüştüren bir teknolojidir. Bu cümlede sitenin türünü belirtir: Sitedeki karakterler yazılan sözcükleri sesli okuyabilir. Sözcüklerin sırası dönüşümün yönünü gösterir: Girdi metin, çıktı ise sestir. Bu bilgi uygulama, internet sitesi ve erişilebilirlik aracı açıklamalarını anlamana yardımcı olur.

Alıştırma

Yazılı sözcükleri konuşma sesine dönüştüren özellik hangisidir?

  1. ses kaydı
  2. text-to-speech
  3. speech-to-text
Cevabı göster

text-to-speech

Their eyes follow your cursor,

2:59

Karakterlerin gözleri imlecinizi takip ediyor

and they'll say whatever you type,

3:01

ve yazdığınız her şeyi söylüyorlar.

which is a perfect way to tell you to subscribe to Vsauce, Dilbilgisi

3:03

Bu da size Vsauce'a abone olmanızı söylemenin mükemmel bir yolu;

Dilbilgisi

tell you to subscribe: tell + kişi + to + fiil

Tell you to subscribe ifadesinde tell sözcüğünden sonra talimatı alan kişi olan you, ardından da to + subscribe fiilinin yalın hâli gelir. Kalıp tell + someone + to + verb şeklindedir. Burada tell yalnızca konuşmak değil, bir kişiyi bir eylem yapmaya yönlendirmek anlamına gelir. Kişiyi ve eylemi değiştirebilirsin: tell me to wait, tell us to begin.

Alıştırma

Cümleyi tell sözcüğünün doğru biçimi ve parantezdeki sözcüklerle tamamla: The coach will ____ before the game. (we / stretch)

Cevabı göster

tell us to stretch

so you're always up to date. Deyimler

3:06

böylece her zaman güncel kalırsınız.

Deyimler

up to date: en güncel bilgilere sahip olmak

Up to date, en son bilgilere sahip olmak veya mevcut en yeni durumda bulunmak demektir. Bu cümlede izleyicinin yeni yayımlanan içeriklerden haberdar olmaya devam edeceğini anlatır; buradaki date romantik bir buluşma ya da belirli bir takvim tarihi değildir. Başka durumlara aktarılabilen kalıplar be veya stay up to date ve keep someone up to date yapılarıdır; bunları çoğu zaman bir konuyla birlikte with ya da on izler.

Alıştırma

Cümleyi, birinin en son bilgilere sahip olduğunu belirten üç sözcüklük ifadeyle tamamlayın: The daily briefing keeps our team ____.

Cevabı göster

up to date

And as always, Anlatım akışı

3:07

Ve her zamanki gibi,

thanks for watching.

3:09

izlediğiniz için teşekkürler.

Anlatım akışı

And as always: tanıdık bir kapanışı belirtmek

Burada And as always, cümlenin başında kullanılan bir söylem işaretleyicisidir. Ardından gelen teşekkürü konuşmacının düzenli kapanışının tanıdık bir parçası olarak sunar; böylece dinleyicinin devamlılığı fark etmesine ve mesajın sona erdiğini anlamasına yardımcı olur. As always, ardından gelen ifadenin tamamı hakkında yorum yapar ve “önceki durumlarda da alışılageldiği gibi” anlamına gelir. İki şeyi karşılaştırmaz; and yalnızca bu tanıdık kapanışı önceki mesaja bağlar.

Alıştırma

And as always bu kapanışta ne işe yarıyor: “And as always, thanks for watching”?

  1. İzlemeyi başka bir etkinlikle karşılaştırır.
  2. Konuşmacının izleyicilere ilk kez teşekkür ettiğini duyurur.
  3. Teşekkürü kapanışın tanıdık ve tekrarlanan bir parçası olarak sunar.
Cevabı göster

Teşekkürü kapanışın tanıdık ve tekrarlanan bir parçası olarak sunar.