ÇİŞİNİZ Sizin Hakkınızda Ne Söylüyor?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: İdrar rengi yiyecek, ilaç, nadir hastalık, ürobilin ve sıvı düzeyiyle ilişkilendirilip zararsız değişiklikler sağlık işaretlerinden ayrılır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. pay little attention to (Kalıp ifadeler ve eşdizimler): sabit birleşimi ve little ile belirtilen düşük ilgiyi öğrenip gözden kaçan bir işareti doğal anlatın. 2. either be diluted or concentrated (Dil bilgisi ve cümle kalıpları): either ... or ile paralel durumları bağlayıp tek koşulun iki zıt sonucunu açıklayın. 3. burning question (Deyimler ve mecaz ifadeler): acil soru anlamını ve idrar konulu kelime oyununu kavrayıp burning sözcüğünü gerçek anlamda okumayın.
Bu derste
You produce between 2 to 3 pints of urine every day, Dilbilgisi
0:00Her gün yaklaşık 2 ila 3 pint idrar üretirsiniz,
between 2 to 3 değil, between 2 and 3
Bu ifade, aralık belirtmek için kullanılan iki standart kalıbı karıştırır: between X and Y ve from X to Y. Özenli standart İngilizcede between 2 and 3 pints veya from 2 to 3 pints kullanılır; between 2 to 3 pints kullanılmaz. Her iki standart kalıp da 2 ile 3'ü yaklaşık günlük miktarın alt ve üst sınırları olarak gösterir.
Alıştırma
Standart between ... and ... kalıbını kullanın: The repair will take ____ two ____ three days.
Cevabı göster
between · and
but most of us still pay little attention to our liquid waste. Kalıp ifadeler
0:03ama çoğumuz bu sıvı atığa hâlâ pek dikkat etmeyiz.
pay little attention to: çok az dikkat etmek
Pay attention to, bir şeyi fark etmek, izlemek veya dikkatlice düşünmek anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Little, attention sözcüğünü niteler; bu nedenle pay little attention to, bir şeye çok az dikkat etmek veya önem vermek demektir. Bu, o şeyi hiç görmemek anlamına gelmek zorunda değildir. Buradaki to bir edattır. Ardından isim, zamir veya -ing biçimi gelebilir: pay attention to the signal, to it ya da to crossing safely.
Alıştırma
Cümleyi “neredeyse hiç dikkat etmedi” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: During the safety talk, he ____ the warning signs.
Cevabı göster
paid little attention to
What does X say about Y?: kanıtın gösterdiği bilgiyi yorumlamak
What does X say about Y? soru kalıbında say, konuşmak değil ortaya çıkarmak veya göstermek anlamına gelir. Soru, X kanıtından Y hakkında hangi bilginin öğrenilebileceğini sorar. Burada kişinin idrarının görünümü, fiziksel durumuna ilişkin bir ipucu olarak ele alınır. Bu kalıp ayrıca bir belirti, sonuç, davranış veya eğilimin bir kişi ya da durum hakkında ne gösterdiğini sormak için kullanılabilir.
Alıştırma
Kanıtla ilgili soruyu tamamlayın: What ____ this sudden drop in temperature ____ tomorrow's weather?
Cevabı göster
does · say about
And could it be a clear indicator of your body's overall health?
0:09Vücudunuzun genel sağlığının açık bir göstergesi olabilir mi?
the kidneys filter water-soluble waste by absorbing the nutrients it needs to keep like sugar back into your body Dilbilgisi
0:13böbrekler, şeker gibi tutulması gereken besinleri yeniden vücuda emerek suda çözünen atıkları süzer
and getting rid of the things your body doesn't want like toxins. Öbek fiiller
0:19ve toksinler gibi vücudun istemediği maddeleri dışarı atar.
by absorbing ... and getting rid of: paralel -ing eylemleriyle yöntem anlatma
Burada by sözcüğünün ardından gelen -ing biçimi, atıkların süzülmesinde kullanılan yöntemi tanıtır. Besinleri emmek ve istenmeyen maddelerden kurtulmak, bu yöntemin içindeki iki eş görevli eylemdir. and bu iki eylemi aynı by altında bağladığı için getting yeni bir çekimli fiil başlatmaz. Aktarılabilir by doing A and doing B kalıbı, iki paralel eylemden oluşan bir yöntemi açıklar.
Alıştırma
by sonrasında iki paralel eylemi doğru kullanan tamamlamayı seçin: Maya keeps her room tidy by ____.
- sorting her toys and wiping her desk
- sort her toys and wipe her desk
- to sort her toys and wiping her desk
- sorting her toys and wipes her desk
Cevabı göster
sorting her toys and wiping her desk
getting rid of: istenmeyen bir şeyi ortadan kaldırmak
get rid of something yapısında üç sözcüğün tamamı “istenmeyen bir şeyi ortadan kaldırmak” veya “yok olmasını sağlamak” anlamına gelir. of edatı zorunludur ve nesne ondan sonra gelir. Bu cümlede getting rid of, istenmeyen maddelerin vücuttan atılması sürecini anlatır. Nesnesi the things your body doesn't want bölümüdür; like toxins ise bu maddelere bir örnek verir.
Alıştırma
“İstenmeyen bir şeyi ortadan kaldırmak” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: We do not use these broken toys anymore, so let's ____ them.
Cevabı göster
get rid of
where it's stored until eventually being peed out.
0:24ve sonunda idrarla atılana kadar orada depolanır.
could be from eating: olası bir neden sunmak
Could, açıklamayı belirsiz hâle getirir: konuşan kişi bir gerçeği belirtmek yerine olası bir neden sunar. Be from, gözlemlenen sonucu onun olası kaynağına bağlar. Bu cümlede gözlemlenen durum kahverengi idrardır; çok fazla ravent yemek ise olası bir neden olarak sunulur. Buradaki from bir başlangıç noktasını göstermez; durumun kaynağını belirtir.
Alıştırma
Belirsiz bir neden belirtmek için hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: We aren't sure, but his stomachache ____ too much candy.
Cevabı göster
could be from eating
It's also a side effect of some medications such as laxatives, Kalıp ifadeler
0:31Ayrıca bazı ilaçların yan etkisi de olabilir; örneğin müshiller,
a side effect of: ek bir sonucu nedenine bağlamak
“A side effect of”, ek bir sonucu ona yol açan ilaç veya tedaviyle ilişkilendirir. “a side effect of some medications” ifadesinde of, nedeni tanıtır. Yan etki, tedavinin asıl amacı değildir. Genellikle istenmeyen bir sonuçtur; ancak bu ifade tek başına onun tehlikeli olduğunu göstermez.
Alıştırma
Cümleyi, ilacın neden olduğu ek bir sonucu anlatan sağlık ifadesiyle tamamlayın: Sleepiness can be ____ this medicine.
Cevabı göster
a side effect of
it can be a sign of liver disorder or kidney disease.
0:37karaciğer bozukluğunun veya böbrek hastalığının belirtisi olabilir.
“More seriously,” daha büyük bir riski nasıl tanıtır?
“More seriously,” cümlenin başında kullanılan ve dinleyiciye sıradaki noktanın önceki noktalardan daha riskli veya önemli olduğunu bildiren bir ifadedir. Burada açıklama, daha az endişe verici nedenlerden olası bir hastalığa geçer. Bu ifade bilgileri ciddiyet düzeyine göre düzenler; seriously, birinin eylemi nasıl yaptığını değil, sonraki ifadenin tamamını yorumlar.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşanın küçük bir sorundan daha büyük bir tehlikeye geçtiğini açıkça belirtir?
- More specifically, the broken step could cause someone to fall.
- More seriously, the broken step could cause someone to fall.
- At the same time, the broken step could cause someone to fall.
Cevabı göster
More seriously, the broken step could cause someone to fall.
you may be suffering from a rare inherited disorder known as porphyria. Kalıp ifadeler
0:41porfiri adı verilen nadir, kalıtsal bir hastalığınız olabilir.
suffering from: bir rahatsızlıktan etkilenmek
Bir hastalık veya durumla birlikte suffer from kullanmak, çoğu zaman uzun süre boyunca ya da güçlük yaratacak biçimde ondan etkilenmek anlamına gelir. Hastalığın veya sorunun adından önce kullanılan from, kalıbın olağan bir parçasıdır. may be suffering from yapısında may, ifadenin bir teşhis değil, olasılık olduğunu gösterir. Sürekli zaman yapısı, durumun kişiyi şu anda etkilediğini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi ‘bir durumdan etkilenmek’ anlamındaki iki sözcüklü İngilizce sağlık kalıbıyla tamamlayın: Maya has asthma and sometimes seems to be ____ it.
Cevabı göster
suffering from
Porphyrias cause your body to be deficient in the enzymes which produce heme, Notlar
0:45Porfiriler, vücudunuzda hem üreten enzimlerin eksik olmasına yol açar;
be deficient in: gerekli bir şeyin çok az olması
Be deficient in something, gerekli olan temel bir madde, nitelik veya kaynağın ihtiyaç duyulandan daha az olması anlamına gelir. Kalıp be + deficient + in + isim şeklindedir. Burada vücut deficient in enzymes durumundadır; yani hem üretmek için gereken enzimler yeterli değildir. Bu ifade not have enough ifadesinden daha resmî ve kesindir.
Alıştırma
Resmî cümleyi ‘gereğinden azına sahip olmak’ anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: The water supply is ____ essential minerals.
Cevabı göster
deficient in
heme, an essential part of red blood cells: virgülle ayrılan appozisyon
Virgülle ayrılan “an essential part of red blood cells” isim öbeği açıklayıcı bir eşleme, yani appozisyondur. Hemen önündeki “heme” ismini yeniden adlandırıp tanımlar; yeni bir özne değildir ve “enzymes” sözcüğünü açıklamaz. Yeniden kullanılabilen kalıp, teknik terim + virgül + açıklayıcı isim öbeğidir. Bu yapı, yeni bir cümle başlatmadan kısa bir tanım eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri kullanarak cümleyi virgülle ayrılmış bir appozisyonla tamamlayın: The rover sent back images of Olympus Mons, ____. (the largest volcano on Mars)
Cevabı göster
the largest volcano on Mars
It could be from a new medication or vitamin.
0:52Yeni bir ilaçtan veya vitaminden kaynaklanabilir.
Some green food dyes don't get absorbed by your body and can be excreted in your urine. Dilbilgisi
0:54Bazı yeşil gıda boyaları vücudunuz tarafından emilmez ve idrarla atılabilir.
don't get absorbed ... can be excreted: paralel edilgen yüklemler
“Some green food dyes” öznesi, “and” ile bağlanan iki paralel edilgen yüklemi yönetir. “Don't get absorbed”, boyaların emilme işlemine uğramadığını; “can be excreted” ise boyaların dışarı atılmasının mümkün olduğunu belirtir. Her iki bölümde de boyalar eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraftır. İlk yüklem do not + get + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. İkincisi can + be + geçmiş zaman ortacı yapısındadır. Bu nedenle farklı yardımcı fiiller kullanılmasına rağmen “absorbed” ve “excreted” edilgen yapılardaki geçmiş zaman ortaçlarıdır.
Alıştırma
Absorb ve excrete fiillerini kullanarak iki edilgen yüklemi tamamlayın: This harmless dye doesn't ____ by the gut and can ____ in urine.
Cevabı göster
get absorbed · be excreted
a green stream is not always something to be alarmed about, Ton ve niyet
0:59yeşil bir idrar akışı her zaman endişelenecek bir şey değildir,
not always something to be alarmed about ifadesinde kısmi olumsuzluk
“Not always”, “something to be alarmed about” bölümünü etkileyerek kısmi olumsuzluk oluşturur. Konuşan kişi, yeşil bir idrar akışının bazı durumlarda zararsız olabileceğini söylüyor; hiçbir zaman endişe verici olamayacağını söylemiyor. “Something to be alarmed about”, ciddi kaygıya yol açması gereken bir şey ya da neden demektir. Bu ifade güven verirken yine de dikkat gerektirebilecek istisnalara yer bırakır.
Alıştırma
Kısa bir gecikmenin bazen zararsız olabileceğini anlatmak için cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: A short delay is ____, especially during the holiday rush.
Cevabı göster
not always something to be alarmed about
St. Patrick's Day ve yeşil boya şakası
St. Patrick's Day, yani Aziz Patrick Günü, popüler kültürde yeşil renkle güçlü biçimde ilişkilendirilir. Kutlamalarda sıklıkla yeşil giysiler ile yeşile boyanmış yiyecek veya içecekler görülür. “Especially after St. Patrick's Day” ifadesindeki “after”, kutlama sırasında tüketilen bir şeye işaret eder: yeşil boya daha sonra konuşulan rengi etkileyebilir. Şaka bu çağrışıma dayanır; bayramın kendisinin değişime yol açtığını iddia etmez.
Alıştırma
Bu cümlede “especially after St. Patrick's Day” neyi ima ediyor?
- Bayramın kendisi idrarın rengini doğrudan değiştirir.
- Yeşil rengin bu bayramla özel bir bağlantısı yoktur.
- İnsanlar kutlamalar sırasında yakın zamanda yeşil gıda boyası tüketmiş olabilir.
Cevabı göster
İnsanlar kutlamalar sırasında yakın zamanda yeşil gıda boyası tüketmiş olabilir.
which is caused by excess calcium in the blood,
1:09ve kanda aşırı kalsiyum bulunmasından kaynaklanır,
also known as blue diaper syndrome. Kalıp ifadeler
1:11ayrıca mavi bebek bezi sendromu olarak da bilinir.
Familial: aileyle ilgili bir tıp sıfatı
familial hypercalcemia ifadesinde familial, hypercalcemia sözcüğünü niteler. Yüksek kalsiyum durumunun bir aile içinde görüldüğünü belirtir; ardından gelen an inherited disorder sözleri, burada bozukluğun kalıtsal olduğunu doğrular. Tıp ve bilim yazılarında familial, çoğu zaman kalıtsal risk nedeniyle bir aile içinde görülen bir durumu veya özelliği anlatır. “Bilinen” ya da “kolayca tanınan” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir aile içinde görülen durumu ifade eden resmî tıp sıfatı hangi İngilizce sözcüktür?
- familiar
- familial
- family
Cevabı göster
familial
Also known as: başka bir adı tanıtma
Also known as, aynı kişinin, yerin, şeyin veya durumun başka bir adını tanıtır. Burada blue diaper syndrome, kalıtsal bozukluğun başka bir adıdır; kandaki kalsiyumun adı değildir. Also, daha önce bir ad verildiğini gösterir. Kalıp X, also known as Y şeklindedir ve X ile Y aynı şeyi belirtir.
Alıştırma
Başka bir adı tanıtan üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The red panda is ____ the lesser panda.
Cevabı göster
also known as
which can also cause urine to turn blue or green. Dilbilgisi
1:15ve bu da idrarı maviye veya yeşile çevirebilir.
cause urine to turn: cause + nesne + to’lu mastar
cause urine to turn blue or green ifadesinde cause, ilacı bir sonuç meydana getiren etken olarak gösterir. Urine, cause fiilinin nesnesidir; to turn blue or green ise idrara ne olduğunu belirten to’lu mastar tamamlayıcısıdır. Aktarılabilir kalıp cause + nesne + to + fiilin yalın hâlidir. Buradaki turn bir durum değişikliği fiilidir ve “dönmek” değil, “hâline gelmek” anlamındadır.
Alıştırma
Cümleyi cause + nesne + to’lu mastar yapısıyla tamamlayın: Very cold temperatures can ____ water pipes ____ freeze.
Cevabı göster
cause · to
This can be due to a variety of conditions Kalıp ifadeler
1:21Bunun nedeni çeşitli rahatsızlıklar olabilir:
due to a variety of conditions: çeşitli rahatsızlıklardan kaynaklanma
This can be due to a variety of conditions cümlesinde be due to, az önce belirtilen durumun olası nedenini tanıtır. A variety of birkaç farklı tür anlamına gelir; bu yüzden conditions çoğuldur ve birden fazla olası açıklama bulunduğunu gösterir. Burada conditions, hastalıklar veya sağlık durumları anlamındadır. Aktarılabilir be due to + isim öbeği yapısı, örnekleri sıralamadan önce bir neden kategorisini özetlemeyi sağlar.
Alıştırma
Cümleyi hangi seçenek doğru şekilde tamamlar? The delay may be ____, including bad weather and staff shortages.
- because a variety of factors
- due to a variety of factor
- due to a variety of factors
- due a variety of factors
Cevabı göster
due to a variety of factors
But red urine can also be caused by different types of medications
1:27Ancak kırmızı idrar farklı ilaç türlerinden de kaynaklanabilir
or from eating richly colored foods like beets and blackberries.
1:30ya da pancar ve böğürtlen gibi yoğun renkli yiyecekleri yemekten olabilir.
beeturia is the technical term for peeing pink after eating too many beets. Kalıp ifadeler
1:35çok fazla pancar yedikten sonra idrarın pembe çıkmasının teknik adı “beetüri”dir.
the technical term for ile uzmanlık adını kavrama bağlamak
Bu cümlede X is the technical term for Y kalıbı kullanılır. X resmî veya uzmanlık alanına ait addır; Y ise bu adın belirttiği kavram ya da olgunun günlük dille açıklamasıdır. for’dan sonra bir isim, isim öbeği veya -ing biçimi kullanılır. Buradaki peeing, olgunun adını veren bir isim-fiildir; öznenin o anda yaptığı bir eylemi anlatmaz.
Alıştırma
Yerleşmiş bir uzmanlık adını tanıtan hedef kalıpla cümleyi tamamlayın: Photosynthesis is ____ the process by which plants use light to make food.
Cevabı göster
the technical term for
it could be from eating excessive amounts of food Kalıp ifadeler
1:40bunun nedeni bazı yiyecekleri aşırı miktarda tüketmeniz olabilir;
containing high levels of vitamin C or carotene such as carrots.
1:42örneğin C vitamini veya karoten oranı yüksek havuç gibi yiyecekleri.
Kabul edilebilir sınırı aşan miktarlar için excessive amounts of
Bu cümlede “excessive amounts of”, normal, güvenli veya uygun kabul edilen düzeyin üzerindeki bir miktarı anlatır. Tarafsız “a lot of” ifadesinden farklı olarak excessive olumsuz bir değerlendirme içerir: miktar gereğinden fazladır. Kalıp excessive amounts of + noun biçimindedir. Burada food sayılamayan bir miktar olarak ele alınır ve bu tür yiyeceklerden gereğinden fazla tüketilmiş olabileceği belirtilir.
Alıştırma
“Kabul edilebilir düzeyin üzerindeki miktarlar” anlamına gelen resmî ifadeyle cümleyi tamamlayın: The river was polluted because the factory released ____ waste.
Cevabı göster
excessive amounts of
It's also caused by drugs like a painkiller called Pyridium Dilbilgisi
1:46Ayrıca Pyridium adlı bir ağrı kesici gibi ilaçlar da buna yol açabilir;
given to people with urinary tract infections
1:50bu ilaç idrar yolu enfeksiyonu olan kişilere verilir
a painkiller called Pyridium given to people with urinary tract infections isim grubu
a painkiller called Pyridium given to people with urinary tract infections isim grubunda merkez öğe a painkiller ifadesidir. called Pyridium, that is called Pyridium yapısının kısaltılmış hâlidir ve ilacın adını belirtir. given to people with urinary tract infections ise that is given... biçimindeki edilgen ilgi cümleciğinin kısaltılmış hâlidir ve ilacın kimlere verildiğini gösterir. called ve given yeni bir ana olay başlatmaz. Bunlar ismin arkasına getirilerek birkaç ayrıntıyı tek isim grubunda toplayan geçmiş zaman ortaçlarıdır. Yoğun bilim veya haber cümlelerinde bunları that is ile açmak yapıyı izlemeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Vurgulanan isim grubunda called ve given ne işe yarıyor?
- called ana fiildir, given ise geçmişteki ayrı bir olayı başlatır.
- İkisi de a painkiller ifadesini niteler: called adını, given ise ilacı kimin aldığını belirtir.
- İdrar yolu enfeksiyonu olan kişilerin ağrı kesiciye ad verdiği anlamına gelir.
Cevabı göster
İkisi de a painkiller ifadesini niteler: called adını, given ise ilacı kimin aldığını belirtir.
normally urine should be a shade of yellow Kalıp ifadeler
1:54normalde idrar sarının bir tonu olmalıdır
Bir rengin tonunu anlatan a shade of + color
a shade of yellow ifadesinde shade, daha geniş sarı renk kategorisi içindeki belirli bir tonu, örneğin daha açık veya daha koyu bir sarıyı ifade eder. Bu ifade tek bir kesin tonu adlandırmak yerine görünümü sarı aralığına yerleştirir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp a shade of + color biçimindedir. Buradaki shade renkle ilgilidir; doğrudan ışıktan uzak gölgelik bir alan anlamına gelmez.
Alıştırma
'Bir rengin içindeki belirli bir ton' anlamına gelen üç kelimelik İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The wall was painted ____ blue.
Cevabı göster
a shade of
and it gets this yellow color from the pigment of your urobilin,
1:56ve bu sarı rengi ürobilin pigmentinden alır;
which is a product of the breakdown of heme, Kalıp ifadeler
1:59ürobilin, hemin parçalanmasıyla oluşan bir üründür
a product of the breakdown of: bir şeyin parçalanması sonucu oluşan ürün
A product of the breakdown of, “başka bir madde parçalandığında oluşan bir madde” anlamına gelir. Burada hem parçalanırken ürobilin oluşur; ortaya çıkan madde ürobilindir. İfade iç içe iki isim öbeği kullanır: a product of X sonucu, the breakdown of Y ise bu sonucu oluşturan süreci adlandırır. Bu bilimsel kullanımda breakdown, parçalanma anlamındadır; makine arızası veya duygusal çöküş anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “bir şey parçalandığında oluşan madde” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: Carbon dioxide is ____ glucose in cells.
Cevabı göster
a product of the breakdown of
Depending on how much water you have in your body, Dilbilgisi
2:03Vücudunuzdaki su miktarına bağlı olarak,
your urine will either be diluted or concentrated with urobilin. Dilbilgisi
2:05idrarınızdaki ürobilin ya seyrelir ya da yoğunlaşır.
Depending on how much...: miktarına bağlı olarak
Depending on how much water you have in your body, cümlenin başında kullanılan bir koşul öbeğidir. Sonucun vücuttaki su miktarına göre değiştiğini belirtir; ardından ana cümle olası sonuçları verir. Bu öbekte how much, sayılamayan water isminin miktarını belirtir. Depending on burada cümlenin şimdiki zaman yapısındaki ana fiili değildir; girişteki sözcükler birlikte sonucu söylemeden önce koşulu düzenler.
Alıştırma
Giriş koşulunu Depending on + how much kullanarak tamamlayın: ____, the trip can take twenty minutes or an hour.
Cevabı göster
Depending on how much traffic there is
either be diluted or concentrated: iki paralel alternatif
Either ... or iki alternatif sunar. Burada be diluted ve be concentrated, idrardaki ürobilinin iki olası durumu olarak gösterilir; sonuç su miktarına bağlıdır. İki alternatif dilbilgisi bakımından paralel olmalıdır. will ve be her ikisi için de geçerli olduğundan, İngilizcede will either be diluted or concentrated yapısında yalnızca bir kez söylenir ve ikinci bölümde tekrarlanmaz.
Alıştırma
Alternatif sonuçları gösteren iki parçalı ifadeyle cümleyi tamamlayın: Depending on the amount of solvent, the sample will ____ be diluted ____ concentrated.
Cevabı göster
either · or
It means your body has reabsorbed a lot of water to keep you hydrated,
2:09Bu, vücudunuzun susuz kalmamanız için çok fazla suyu yeniden emdiği anlamına gelir;
so now there's a higher concentration of urobilin in your urine,
2:13dolayısıyla idrarınızdaki ürobilin yoğunluğu artık daha yüksektir
making your pee appear amber-colored. Dilbilgisi
2:16ve bu da idrarınızın kehribar renginde görünmesine yol açar.
making your pee appear amber-colored: sonucu -ing yan cümlesiyle ifade etmek
Sondaki -ing yan cümlesi making your pee appear amber-colored, daha önce açıklanan durumun sonucunu verir: yüksek ürobilin yoğunluğu görünen renge neden olur. Yan cümlenin içinde making, make + nesne + yalın fiil düzenini izler: making + your pee + appear. Appear sözcüğünden sonra amber-colored sıfatı gelir. Burada making, bu sonuçla neticelenmek anlamındadır; bir şeyi yapmak amacıyla anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi son ifade bir amacı değil, gerçek bir sonucu gösterir? The warm light changed the paint's appearance, ...
- because someone wanted it to appear amber-colored.
- although it continued to look bright blue.
- making it appear amber-colored.
Cevabı göster
making it appear amber-colored.
You should probably drink some water right now. Ton ve niyet
2:18Muhtemelen hemen şimdi biraz su içmelisiniz.
should probably drink: Nazik bir tavsiye vermek
Should + fiilin yalın hâli tavsiye vermek için kullanılır. should probably drink ifadesinde konuşan kişi, mevcut belirtilere göre su içmenin mantıklı bir tepki olduğunu önerir. Probably, konuşanın kesinlik derecesini azaltır ve tavsiyeyi doğrudan bir emirden daha yumuşak hâle getirir. Bu, tavsiyenin önemsiz veya tamamen isteğe bağlı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Tavsiyeyi should probably ve parantezdeki fiille tamamlayın: The sky is getting dark, so you ____ a flashlight. (bring)
Cevabı göster
should probably bring
No color at all means you've been drinking a lot of water. Dilbilgisi
2:26Hiç renk olmaması, çok fazla su içtiğiniz anlamına gelir.
you've been drinking: Şimdiki kanıtla bağlantılı yakın zaman faaliyeti
You've kısaltması you have anlamına gelir. You've been drinking, have + been + fiil-ing yapısını, yani present perfect continuous zamanını kullanır. Burada su içmek, sonucu şu anda görülebilen yakın zamandaki devam eden veya tekrarlanan bir süreç olarak sunulur. Odak, belirli bir geçmiş zamanda tamamlanmış tek bir içme eyleminde değil, biriken faaliyette ve onun şimdiki kanıtındadır; faaliyet hâlâ sürüyor olabilir veya bitmiş olabilir.
Alıştırma
Cümleyi, you öznesi için drink fiilinin kısaltılmış present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: From the empty bottles, I can tell ____ a lot of water today.
Cevabı göster
you've been drinking
It could also mean you have consumed caffeine or alcohol
2:29Ayrıca kafein veya alkol tükettiğiniz anlamına da gelebilir;
which inhibits the ability for your body to reabsorb liquid in the kidney,
2:32bunlar vücudunuzun böbreklerde sıvıyı yeniden emme yeteneğini engeller,
meaning you pee out way more water: meaning + yan cümle
Burada meaning, önceki düşüncenin tamamından çıkan sonucu belirtir: kafein veya alkol vücudun sıvıyı yeniden emme yeteneğini azaltır, bu yüzden vücut idrarla çok daha fazla su atar. Meaning yalnızca yakınındaki kidney sözcüğünü nitelemez. Virgül + meaning + yan cümle yapısı, önceki bir gerçeğin yol açtığı sonucu veya çıkarımı ekler. This means that ile ayrı bir cümle başlatmaktan daha kısa bir anlatım sağlar.
Alıştırma
“The road was flooded, meaning the buses could not get through,” cümlesinde meaning ile başlayan yan cümle neyi açıklar?
- otobüslerin yapmayı amaçladığı şey
- road sözcüğünün tanımı
- önceki durumun tamamından çıkan sonuç
Cevabı göster
önceki durumun tamamından çıkan sonuç
way more: güçlü ve gündelik karşılaştırma
Way more ifadesinde way, karşılaştırma sözcüğü more'u güçlendiren bir derece sözcüğüdür. Way more water, çok daha fazla su demektir; buradaki way, yol anlamına gelmez. Bu yapı way less, way better ve way faster gibi başka karşılaştırmalarla da kullanılabilir. Güçlü bir vurgu ekler.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki much more anlamına gelen iki sözcüklü gündelik ifadeyle tamamlayın: The new library is ____ spacious than the old one.
Cevabı göster
way more
Got a burning question you want answered? Notlar
2:41Aklınızı kurcalayan ve yanıtını merak ettiğiniz bir soru mu var?
burning question: acil bir soru ve konuyla bağlantılı kelime oyunu
Burning question, acil veya önemli görünen ya da kişide güçlü bir merak uyandıran, cevabı çok istenen bir sorudur. Burning, question sözcüğünü mecazi olarak niteler; sorunun gerçekten yandığı veya mutlaka ağrıyla ilgili olduğu anlamına gelmez. Burada video idrar ve sağlık konularını ele aldığı için burning, ağrılı idrar yapmayla ilişkili yanma hissini de çağrıştırır. Bu ikinci çağrışım konuyla bağlantılı bir kelime oyunu yaratır, ancak temel anlam yine de kişinin sormaya can attığı bir sorudur.
Alıştırma
Bu cümlede burning question temel olarak ne anlama gelir ve burning nasıl bir ek etki yaratır?
- Ateş hakkında, konuşanın yanıtlamayı reddettiği bir soru
- Her zaman ağrılı idrar yapmayla ilgili olması gereken tıbbi bir soru
- Acil veya güçlü merak uyandıran bir soru ve yanma hissine gönderme yapan ek bir şaka
Cevabı göster
Acil veya güçlü merak uyandıran bir soru ve yanma hissine gönderme yapan ek bir şaka
question you want answered: düşürülen that ve want + nesne + geçmiş zaman ortacı
Question you want answered yapısında question sözcüğünü niteleyici bir ilgi yan cümlesi izler. İlgi zamiri that düşürülmüştür: question (that) you want answered. İlgi zamiri yan cümle içinde nesne görevindeyken bu düşürme İngilizcede yaygındır. Yan cümledeki want + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısı, nesnenin bir eyleme uğramasının veya tamamlanmış bir sonuca ulaşmasının istendiğini anlatır. Bu nedenle you want the question answered, birinin soruyu yanıtlamasını istediğiniz anlamına gelir; answered, soruyu kendinizin yanıtlayacağı anlamına gelmez. Birlikte kullanıldığında isim + özne + want + geçmiş zaman ortacı şeklindeki kısa yapı, tamamlanması istenen bir şeyi anlatabilir; a report I want checked buna örnektir.
Alıştırma
İlkinde answer, ikincisinde repair kullanarak iki isim öbeğini isim + I want + geçmiş zaman ortacı kalıbıyla tamamlayın: I have a question ____ and a laptop ____ before the trip.
Cevabı göster
I want answered · I want repaired
check out our personal Instagram and Twitter handles. Kelime
2:49kişisel Instagram ve Twitter hesaplarımıza göz atın.
Ayrıcalıklı bilgi anlamında inside scoop
Inside scoop, bir duruma yakın kişilerden edinilen bilgileri, özellikle de henüz geniş ölçüde bilinmeyen ayrıntıları anlatan gündelik bir deyimdir. Bu cümlede gelecekteki bölüm fikirleri hakkında önceden edinilmiş veya özel bilgiler anlamına gelir. Yaygın kalıplar the inside scoop on something ve the inside scoop about something şeklindedir. Burada scoop, bir kaşık dolusu şeyi veya bir şeyi kaşıkla alma eylemini ifade etmez.
Alıştırma
Cümledeki “the inside scoop on upcoming episode ideas” ne anlama geliyor?
- Stüdyonun içinde servis edilen bir kaşık dolusu şey
- Gelecekte çıkabilecek bölümler hakkında önceden edinilmiş veya özel bilgiler
- Daha önce yayımlanmış bölümlerin halka açık listesi
Cevabı göster
Gelecekte çıkabilecek bölümler hakkında önceden edinilmiş veya özel bilgiler
Görünmeyen yapım faaliyetleri anlamında behind the scenes
Behind the scenes, izleyicilerin normalde görmediği yapım çalışmalarını, kurum içi faaliyetleri veya doğal anları deyimsel olarak anlatır. Burada fiziksel olarak bir sahnenin arkasındaki yeri değil, programın nasıl yapıldığını görme fırsatını ifade eder. Bu gündelik tanıtım listesinde behind the scenes, behind-the-scenes content veya material ifadesinin kısaltılmış hâlidir ve upcoming episode ideas ile bağlanmıştır. Kastedilen isim açık olduğunda bu tür eksiltmeler yaygındır.
Alıştırma
“Halkın göremediği bir yerde” anlamına gelen üç kelimelik deyimle cümleyi tamamlayın: The crew worked ____ for months before the launch.
Cevabı göster
behind the scenes
Kişisel Instagram ve Twitter kullanıcı adları
Burada handles, insanların sosyal medyada kullandığı kullanıcı adları veya hesap tanımlayıcıları anlamına gelir. Instagram ve Twitter sözcükleri, handle kelimesinin fiziksel bir tutamak ya da “ilgilenmek” anlamındaki fiil olarak değil, dijital medya anlamında kullanıldığını gösterir. Çoğul biçim olan handles, iki platformdaki tanımlayıcıları kapsar. check out our personal ... handles ifadesi, izleyicilerden içerik üreticilerinin kişisel sosyal medya profillerini bulmalarını veya ziyaret etmelerini ister.
Alıştırma
“Send me your Twitter handle so I can tag you,” cümlesinde handle ne anlama gelir?
- Twitter’a giriş yapmak için kullandığın parola
- Twitter kullanıcı adın veya herkese açık hesap tanımlayıcın
- Twitter’da yayımladığın bir iletinin adı
Cevabı göster
Twitter kullanıcı adın veya herkese açık hesap tanımlayıcın
And subscribe for more weekly science videos.
2:52Her hafta daha fazla bilim videosu için kanalımıza abone olun.