Kokular neden bize evdeymişiz gibi hissettirir ⏲️ 6 Minute English: İngilizce çalışma notları
BBC Learning English
Video özeti: Bu bölüm, bir süre evden uzak kaldıktan sonra evin kokusunun neden tuhaf gelebileceğini, beynin olası tehlikeleri algılamak için tanıdık ve zararsız kokuları nasıl geri plana attığını ve fark edilmeyen ev kokularının neden hâlâ hafıza, rahatlık ve güven duygusuyla bağlantılı olduğunu açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. anosmic, meaning they can't smell. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Koku duyusunun hiç olmamasını veya sınırlı olmasını anlatan bilimsel bir sıfatı anlamak ve ardından gelen açıklamadan yararlanarak halka yönelik bilimsel içeriklerdeki uzmanlık terimlerini çözümlemek. 2. filtering out common non-threatening smells, — Phrasal verb’ler: filter out ifadesinin gereksiz ya da istenmeyen bilgiyi ayırmak anlamına geldiğini kavramak ve beynin sıradan kokuları yok sayarak duman gibi değişiklikleri öne çıkarmasını anlatmak için kullanmak. 3. This explains why — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Daha önce açıklanan bir mekanizmayı gözlemlenebilir sonucuna bağlamak için bu kalıbı kullanmak ve bilimsel açıklamalarla gerekçeli sonuçların mantıksal akışını kolayca izlenebilir hâle getirmek.
Bu derste
This is 6 Minute English from BBC Learning English.
0:08Bu, BBC Learning English'ten 6 Minute English.
Evi senin için özel kılan nedir?
Burada makes, ‘üretmek’ değil, ‘bir şeyi belli bir duruma getirmek’ anlamındadır. What makes + isim + sıfat? kalıbı, bir kişiye ya da şeye belirli bir nitelik kazandıran şeyin ne olduğunu sorar. Bu soruda for you bakış açısını belirtir: cevap, dinleyenin kendi deneyimine göre evin neden özel olduğunu açıklamalıdır. Bu kalıp bir yer, nesne veya deneyim hakkında soru sormak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Soruyu make fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: What ____ this place special for your family?
Cevabı göster
makes
What makes you feel like you're home, Phil? Dilbilgisi
0:22Sana evinde olduğunu hissettiren şey ne, Phil?
Kendini evindeymiş gibi hissetmeni sağlayan şey nedir?
What makes + kişi + fiilin yalın hâli...? yapısı, bir kişide duygu veya tepki oluşturan şeyin ne olduğunu sorar. makes you ifadesinden sonra feels veya to feel değil, fiilin yalın hâli olan feel kullanılır. Burada feel like you're home, ‘kendini evindeymiş gibi hissetmek’ anlamına gelir; rahatlık, tanıdıklık veya aidiyet duygusunu anlatır. ‘Evde olmayı sevmek’ anlamına gelmez.
Alıştırma
Geniş zamandaki make + kişi + fiilin yalın hâli kalıbını kullanın. İki sözcük yazın: What ____ feel like you're on holiday?
Cevabı göster
makes you
You know what? ile sıradaki düşünceyi açmak
Bu cümlede You know what?, dinleyenin ne bildiğini söylemesini isteyen gerçek bir soru değil, konuşmaya giriş ifadesidir. Konuşanın bir düşüncesini paylaşmak ya da bir kararını açıklamak üzere olduğunu gösterir. Konuşan genellikle hemen devam eder; bu yüzden dinleyenin what için bir cevap vermesi gerekmez.
Alıştırma
You know what? burada genellikle ne işe yarar?
- Dinleyenin bir gerçeği bilip bilmediğini kontrol eder.
- Konuşanın sıradaki düşüncesini veya kararını sunar.
- Dinleyenden what kelimesini tanımlamasını ister.
Cevabı göster
Konuşanın sıradaki düşüncesini veya kararını sunar.
I think it's just relaxing on my sofa in my living room.
0:25Sanırım sadece oturma odamdaki kanepemde rahatlamak.
you might not realize it, but... ile nazik bir giriş yapmak
you might not realize it sözleri, dinleyenin bir şeyi fark etmemiş olabileceğini nazikçe kabul eder. might not, dinleyenin hiçbir şey bilmediğini kesin bir biçimde iddia etmez. but, bu parçadan sonra gelecek ana bilgiyi, yani beyin için neyin önemli olduğuna dair noktayı işaret eder. Kalıbın tamamı, mesajı nazik bir girişin ardından muhtemelen şaşırtıcı bir gerçek gelecek şekilde düzenler.
Alıştırma
you might not realize it, but... kalıbı genellikle ne yapar?
- Herhangi bir ana bilgi vermeden konuyu değiştirir.
- Dinleyenin hiçbir şey bilmediğini kesin biçimde söyler.
- Dinleyeni yeni veya şaşırtıcı bilgilere nazikçe hazırlar.
Cevabı göster
Dinleyeni yeni veya şaşırtıcı bilgilere nazikçe hazırlar.
one of the strongest identifiers of home is smell. Dilbilgisi
0:34evin en güçlü tanımlayıcılarından biri kokudur.
evi çağrıştıran en güçlü işaretlerden biri
one of the + en üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul isim kalıbı, bir öğenin en üst düzeydeki gruba ait olduğunu anlatır. Burada one of the strongest identifiers of home, kokunun bir yeri ev gibi hissettiren en güçlü işaretlerden biri olduğu anlamına gelir. one of ifadesinden sonra grubu adlandıran isim çoğul olur: identifiers. Ancak öznenin merkezi yine one olduğu için temel fiil tekil biçimde kullanılır: is.
Alıştırma
Hangi cümle one of the + en üstünlük derecesi + çoğul isim yapısını doğru kullanıyor?
- Daily practice is one best ways to learn.
- Daily practice is one of the best way to learn.
- Daily practice is one of the best ways to learn.
Cevabı göster
Daily practice is one of the best ways to learn.
onlara ev hissi vermek
give someone the feeling of... kalıbı, birine belirli bir duygu veya izlenim yaşatmak anlamına gelir. Bu cümlede kokular onlarda ev hissi oluşturur; give burada fiziksel olarak bir şeyi teslim etmek anlamına gelmez. Özne deneyimi oluşturan şeydir, nesne bu deneyimi hisseden kişidir ve of belirli duyguyu ya da düşünceyi tanıtır: the smells + give + them + the feeling of home.
Alıştırma
give someone the feeling of... kalıbını kullanarak cümleyi “Müzik bende ev hissi oluşturuyor” anlamına gelecek şekilde tamamlayın: The music ____ home.
Cevabı göster
gives me the feeling of
smelt of pine: smell of + isim kalıbı
“Smelt of pine”, evin çam kokusuna sahip olduğu veya bu kokuyu yaydığı anlamına gelir. Özne olan My grandad's house bu kokuyu taşıyan şeydir; çamı koklama eylemini yapmaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp smell of + isimdir: şimdiki zamanda X smells of Y, geçmiş zamanda ise X smelt/smelled of Y kullanılır. Smelt özellikle Britanya İngilizcesinde yaygındır; smelled de doğrudur.
Alıştırma
Hangi cümle odanın boya koktuğu anlamına gelir?
- The room smelt of paint.
- The room smelt the paint.
- The room was smelt of paint.
Cevabı göster
The room smelt of paint.
damp and musty books: nem ve koku
Damp, biraz ıslak olmayı veya istenmeyen nem içermeyi ifade eder. Musty ise nemli ya da kapalı tutulan yerlerde ve nesnelerde oluşan bayat, hoş olmayan ve çoğu zaman küfü andıran kokuyu anlatır. Her iki sıfat da books sözcüğünü niteler. Bu yüzden kitapların iki özelliği vardır: nemlidirler ve küf kokarlar. Musty yalnızca “eski” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi açıklama musty books ifadesine en uygundur?
- Tozla kaplı ama belirgin bir kokusu olmayan kitaplar
- Yepyeni ve taze kokan kitaplar
- Nem veya yetersiz havalandırma nedeniyle bayat ve hafif küfümsü kokan kitaplar
Cevabı göster
Nem veya yetersiz havalandırma nedeniyle bayat ve hafif küfümsü kokan kitaplar
is so important to feeling at home, Dilbilgisi
0:58evimizde hissetmek için bu kadar önemli olduğunu,
we'll be finding out why: araştırılacak bir soruyu tanıtmak
Find out, daha önce bilinmeyen bir bilgiyi keşfetmek ya da öğrenmek demektir. find out why yapısında why, konuşanın öğrenmeyi planladığı nedeni belirtir; fiziksel bir nesneyi bulmak anlamına gelmez. We'll be finding out, future continuous yapısını kullanır. Bir programın girişinde araştırmayı bir sonraki bölümde devam edecek bir süreç olarak sunar.
Alıştırma
Bu cümleyi okuyun: The team will find out why the lights went off. find out why ne anlama gelir?
- Fiziksel bir nesnenin yerini bulmak
- Nedeni zaten bilmek
- Nedeni bulup öğrenmek
Cevabı göster
Nedeni bulup öğrenmek
so important to feeling at home: important to + -ing yapısı
be important to + isim veya -ing biçimi yapısında to bir edattır. Burada feeling bir isim-fiildir ve ifade, koku alma duyusunun bir yerde rahat ve tanıdık hissetme deneyimini oluşturmaya yardımcı olduğunu anlatır. So, important sözcüğünü güçlendirir. Feeling at home yalnızca kendi evinin içinde olmak değil, rahat ve ait hissedebilmek anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi to ve build fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Daily practice is important ____ confidence.
Cevabı göster
to building
even when we don't notice it: sonuç yine de geçerlidir
Even when, istisna gibi görünebilecek bir zaman durumunu tanıtır ve ana fikrin o durumda da geçerli olduğunu gösterir. Sıradan when ifadesinden daha fazlasını anlatır; even, buna rağmen anlamını ekler. Bu cümleden önce kokunun evde olma hissini yaratmaya yardımcı olduğu anlatılır. Bu rolü fark etmeyebiliriz ama rol önemini korur; it zamiri kokuya ve onun etkisine gönderme yapar.
Alıştırma
Bu cümlede even when ne anlatıyor? The alarm protects the house even when nobody is home.
- Evde kimse olmadığı için koruma başlar.
- Evde kimsenin bulunmaması, korumadan sonra gerçekleşir.
- Koruma o durumda da devam eder.
Cevabı göster
Koruma o durumda da devam eder.
head over to our website: go to demenin dostça bir yolu
Head over to, bir yere gitmek veya yönelmek anlamına gelir. Bu cümlede sunucu, bir nesnenin üzerinden geçmeyi anlatmıyor; dinleyiciyi web sitesini ziyaret etmeye dostça yönlendiriyor. Bu ifade hem fiziksel bir yeri hem de çevrim içi bir hedefi gösterebilir. Head over to ifadesini tek bir bütün olarak anlayın; over yön duygusu katar ama web sitesinin üzerinden geçmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki dostça konuşma ifadesiyle tamamlayın: For more games, ____ our website.
Cevabı göster
head over to
read along with ... as you listen: dinlerken metni takip etmek
Burada read along with, program oynarken dökümdeki sözcükleri takip ederek okumak demektir. transcript cümlede daha önce geçse de okurken takip edilen metindir. as you listen, “dinlerken” anlamına gelir. Yapı bir bütün olarak dinleme ve yazılı sözcükleri takip etme eylemlerinin aynı anda gerçekleştiğini anlatır.
Alıştırma
Yönergeyi read along with ... as yapısıyla tamamlayın: ____ the transcript ____ you listen to the recording.
Cevabı göster
Read along with · as
but not everyone has it: kısmi olumsuzluk
Not everyone has it, ifadenin her kişi için doğru olmadığını, yani en az bir kişinin buna sahip olmadığını anlatır. Bazı kişilerin sahip olma ihtimalini açık bırakır; hiç kimsenin sahip olmadığını söylemez. Buradaki it, daha önce geçen the sense of smell ifadesine gönderme yapar. Zamir, aynı isim öbeğinin tekrar edilmesini önler.
Alıştırma
Bu anlamı değerlendirin: Not everyone has a ticket, no one has a ticket anlamına gelir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
anosmic, meaning they can't smell: koku alamayan, yani kokuları algılayamayan
Anosmic, kokuları algılayamamak veya koku alma duyusuna sahip olmamak anlamına gelen bir sıfattır. Bu cümlede is fiilinden sonra gelir ve nüfusun küçük bir bölümünü tanımlar. Virgülden sonraki meaning they can't smell ifadesi, teknik terimi günlük dille yeniden açıklar. Terim, meaning... kalıbı, bilinmeyen bir terimin hemen açıklanmasını sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede anosmic ne anlama geliyor?
- Kokulara karşı çok hassas olmak
- Parfümün yanında rahatsız olmak
- Kokuları algılayamamak
Cevabı göster
Kokuları algılayamamak
according to research at the University of Reading, Kalıp ifadeler
1:33Reading Üniversitesi'ndeki bir araştırmaya göre,
according to research at the University of Reading: Reading Üniversitesindeki araştırmaya göre
According to, bilginin kaynağını tanıtır. Burada according to research, sonraki iddianın konuşanın kendi tahmininden değil, araştırmadan destek aldığını belirtir. At the University of Reading, araştırmayla bağlantılı kurumu gösterir. Bu ifadede Reading, bir İngiliz şehrinin ve üniversitenin adıdır; okuma eylemi değildir.
Alıştırma
Hangi cümle bir araştırma kaynağını tanıtmak için according to ifadesini doğal biçimde kullanıyor?
- According research at a local university, students remembered more after taking short breaks.
- According to my opinion, students remembered more after taking short breaks.
- According to research at a local university, students remembered more after taking short breaks.
Cevabı göster
According to research at a local university, students remembered more after taking short breaks.
what percentage of people have no sense of smell?
1:36insanların yüzde kaçının koku alma duyusu yoktur?
I'm going to say ... ile o anda seçim yapmak
Burada I'm going to say, konuşanın o anda seçtiği cevabı açıklamaya başlar. Bir bilgi yarışmasında, tahminde veya yaklaşık değer verirken çoğu zaman 'cevabım ...' ya da '... seçiyorum' anlamına gelir; daha sonra konuşma planını anlatmaz. Bu ifade The answer is ... kadar kesin duyulmaz. Konuşan net bir seçim yaparken bir miktar belirsizliğe de yer bırakır.
Alıştırma
Bir bilgi yarışmasında I'm going to say B büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- B harfini daha sonra telaffuz etmeyi planlıyorum.
- Başka birine B demesini söylüyorum.
- Tamamen emin olmasam da sanırım B'yi seçeceğim.
Cevabı göster
Tamamen emin olmasam da sanırım B'yi seçeceğim.
come back home from holiday: tatilden eve dönmek
Come back home from holiday, tatilde bir süre uzakta kaldıktan sonra eve dönmek anlamına gelir. Come back geri dönüş hareketini, home önünde to olmadan varış yerini, from holiday ise dönülen tatil dönemini veya seyahati belirtir. Britanya İngilizcesinde holiday çoğu zaman yalnızca resmî bir bayramı değil, izin dönemini veya tatil seyahatini ifade eder. Burada ifade, bir süre uzakta kalan kişinin eve yeniden girdiği anı hazırlar.
Alıştırma
Cümleyi come back home from holiday ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After a week by the sea, we ____ on Sunday.
Cevabı göster
came back home from holiday
If you have: tekrarlanan present perfect eylemini atma
If you have ifadesinde have, daha önce sözü edilen present perfect eyleminin yerini tutan bir yardımcı fiildir. Buradaki tam anlam If you have come back home and noticed this smell, yani “eve dönüp bu kokuyu fark ettiyseniz” şeklindedir. “Bir şeye sahipseniz” anlamına gelmez. Anlam açıksa İngilizcede have sözcüğünden sonra gelen present perfect fiil öbeğinin geri kalanı söylenmeyebilir. Bu kısa koşul cümleciğini anlamak için önceki Have you...? sorusunda belirtilen eyleme bakın.
Alıştırma
"visited the museum" sözlerini tekrarlamayan kısa biçimle devamını tamamlayın: Have you visited the museum? ____, tell me your favourite exhibit.
Cevabı göster
If you have
In fact, there's a scientific reason for it. Anlatım akışı
2:05Aslında bunun bilimsel bir nedeni var.
In fact: daha güçlü veya daha kesin bilgi sunma
In fact, dinleyene sıradaki bilgiye daha fazla önem vermesi gerektiğini bildiren bir söylem belirtecidir. Burada konuşan kişi önce kokunun kötü olmadığını söylüyor, ardından daha açıklayıcı olan noktayı sunuyor: Bunun bilimsel bir nedeni var. Bu ifade çoğu zaman önceki düşünceyi güçlendiren, açıklığa kavuşturan veya nazikçe düzelten bir gerçeği ekler. Yalnızca “sonra” anlamına gelmez ve işlevsiz bir dolgu sözü değildir.
Alıştırma
"In fact, there's a scientific reason for it," cümlesinde In fact neyi belirtir?
- Sonraki ifade ilgisiz bir konuya geçer.
- Sonraki ifade daha güçlü veya daha kesin bir açıklama verir.
- Sonraki ifade yalnızca samimi bir selamlamadır.
Cevabı göster
Sonraki ifade daha güçlü veya daha kesin bir açıklama verir.
is that every house or home has, well, a smell to it. Kelime
2:18her evin, şey, kendine has bir kokusu vardır.
One thing I've been thinking about is that: üzerinde düşünülmüş bir fikri sunmak
Bu kalıp, bir süredir üzerinde düşündüğünüz bir fikri ortaya koyar. One thing I've been thinking about konuyu hazırlar; is that ise asıl önemli olan tam düşünceye geçiş yapar. Konuyu birden söylemek yerine yumuşak bir giriş yapmayı sağlar. Düşünme süreci daha önce başlamış ve hâlâ önemini koruyor olduğu için bu kalıp sohbet, röportaj veya konuşmalarda düşünülmüş bir gözlemi paylaşmaya uygundur.
Alıştırma
Dersteki tam giriş kalıbıyla İngilizce cümleyi tamamlayın: ____ we should leave earlier tomorrow.
Cevabı göster
One thing I've been thinking about is that
has, well, a smell to it: have ... to it kalıbı
has, well, a smell to it ifadesinde ev, kendine özgü bir kokusu varmış gibi betimlenir. Sondaki to it bu özelliği eve bağlar; yön veya hareket bildirmez. Well, konuşmacının betimlemeyi seçerken kullandığı bir duraksama veya düşünme sözüdür. have ... to it kalıbının zorunlu bir parçası değildir. Bu kalıp fark edilir bir koku, tat, ses, görünüş veya his anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle odanın bir özelliğini anlatmak için have ... to it yapısını doğal biçimde kullanır?
- This room has a calm feeling to it.
- This room moves a calm feeling to it.
- This room has a calm feeling toward it.
Cevabı göster
This room has a calm feeling to it.
step through your front door: girişten adım atarak eve girmek
“Step through your front door”, kapı eşiğini geçip evin içine girmek demektir. Step, ayakların fiziksel hareketini öne çıkarırken through, bir açıklığın bir tarafından öbür tarafına geçişi gösterir. Burada your front door doğal olarak evinizin ana girişini belirtir; ifade, eve tam girdiğiniz anı anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, adım atarak bir kapı eşiğinden geçme hareketini doğal biçimde vurgular?
- Amira stepped the studio door and looked inside.
- Amira stepped through the studio door and looked inside.
- Amira stepped on the studio door and looked inside.
Cevabı göster
Amira stepped through the studio door and looked inside.
and things smell, well, just kind of a bit weird. Ton ve niyet
2:29ve her şey, şey, biraz tuhaf koktuğunda.
just kind of a bit weird: yumuşatıcıları üst üste kullanmak
Temel betimleme weird kelimesidir. Kind of ve a bit bu kelimenin gücünü azaltırken just yorumu daha gündelik ve daha az sert hâle getirir. Just kind of a bit weird bir bütün olarak “biraz tuhaf” veya “bir ölçüde tuhaf” anlamına gelir; “çok tuhaf” ya da “kesinlikle tuhaf” demek değildir. Konuşanlar bir izlenimi anlatırken yargılarının fazla kesin veya sert duyulmasını istemediklerinde bu tür yumuşatıcıları üst üste kullanabilirler.
Alıştırma
Hangi cümle olumsuz bir izlenimi hafif ve kesinlikten uzak biçimde ifade eder?
- The room definitely feels extremely strange.
- The room feels completely strange.
- The room feels just kind of a bit strange.
Cevabı göster
The room feels just kind of a bit strange.
While there's a good chance your house might smell strange Kalıp ifadeler
2:33Evinizin tuhaf kokma ihtimali yüksek olsa da,
there's a good chance: bir şeyin muhtemel olduğunu söylemek
Bu cümlede there's a good chance, bir şeyin olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu belirtir. Chance burada bir şeyi yapma fırsatını değil, bir olayın gerçekleşme ihtimalini anlatır. Good, ihtimalin epey yüksek olduğunu gösterir; sonucun iyi veya istenen bir şey olduğu anlamına gelmez. Yaygın yapı there is a good chance (that) + yan cümledir. Burada that kullanılmamıştır; dolayısıyla your house might smell strange, gerçekleşmesi muhtemel görülen olaydır.
Alıştırma
“Olma ihtimali oldukça yüksek” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: There's ____ that Maya will arrive early.
Cevabı göster
a good chance
because it's been closed up for a few weeks, Öbek fiiller
2:36çünkü birkaç haftadır kapalı durumdaydı,
been closed up: bir yerin kapalı tutulması
Burada been closed up, evin kapalı tutulduğunu ve kullanılmadığını anlatır. Closed up, yalnızca bir kapının kapalı olduğunu söylemekten farklı olarak bütün yerin güvenli biçimde kapatılıp açılmadan bırakıldığı anlamını ekler. Buradaki it's, it has ifadesinin kısaltmasıdır. Has been closed up, present perfect edilgen yapıdır; for a few weeks ise sürenin ne kadar olduğunu gösterir. Birlikte, bu kapalı durumun haftalar önce başlayıp şimdiye kadar sürdüğünü anlatırlar.
Alıştırma
Cümleyi close up ifadesinin present perfect edilgen biçimiyle tamamlayın: The storage room has ____ for three weeks.
Cevabı göster
been closed up
as it usually smells: normal bir durumu anlatmak
as it usually smells ifadesindeki as, “olduğu biçimde” veya “olduğu hâliyle” anlamına gelir. Bu ifade evin normal kokusunu anlatır: Aldığın koku, evin her günkü kokusu olabilir. Buradaki as, “çünkü” anlamına gelmez. Evin kokusunu almayı evin normalde nasıl koktuğuyla ilişkilendirir; bir neden sunmaz.
Alıştırma
“You may be smelling your home as it usually smells,” cümlesindeki as yan cümlesi ne yapar?
- Evin ne zaman kokmaya başladığını söyler.
- Evin kokusunu neden alabildiğini açıklar.
- Evin normal kokusunu anlatır.
Cevabı göster
Evin normal kokusunu anlatır.
Tristan says that when you return home after being away,
2:46Tristan, bir süre uzak kaldıktan sonra eve döndüğünüzde,
there's a good chance your house smells weird,
2:49evinizin tuhaf (weird) kokma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor,
an adjective meaning strange or unusual.
2:53bu, garip veya alışılmadık anlamına gelen bir sıfattır.
If you say there's a good chance that something will happen,
2:56Bir şeyin olma ihtimalinin yüksek (good chance) olduğunu söylerseniz,
you mean there's a high likelihood or probability of it.
3:00onun yüksek bir olasılığı veya ihtimali olduğunu kastedersiniz.
although we're so used to it: be used to yapısı
Although bir karşıtlık kurar: Kokuya çok aşina olmak onu tanıyacağımızı düşündürebilir, ancak insanlar genellikle onu fark etmez. we're so used to it ifadesinde it evin kendi kokusunu gösterir, so ise “çok yüksek derecede” anlamına gelir. Be used to + isim, zamir veya -ing biçimi “alışkın olmak” demektir. Buradaki to bir edattır; bu yüzden ardından it veya -ing biçimi gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi “alışkın olmak” anlamındaki ifadeyle tamamla: After a month on the farm, Mia is ____ waking up early.
Cevabı göster
used to
receptor cells in the nose detect molecules in the air
3:12burundaki reseptör hücreler havadaki molekülleri algılar
breathe in: havayı vücudun içine çekmek
Breathe in, havayı burun veya ağız yoluyla vücudun içine çekmek demektir. Buradaki in, breathe fiiline içeri doğru yön anlamı katar; yer bildirmez. Bu ifade normal havayı, bir kokuyu veya havada taşınan başka bir maddeyi içine çekmeyi anlatabilir.
Alıştırma
“Havayı vücudun içine çekmek” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before the lung test, the nurse said, “____ slowly through your nose.”
Cevabı göster
Breathe in
and send them to olfactory organs in the brain. Kelime
3:15ve onları beyindeki koku alma organlarına gönderir.
olfactory organs in the brain: olfactory koku alma duyusuyla ilgili demektir
Olfactory organs ifadesinde olfactory, “koku alma duyusuyla ilgili” anlamına gelen bir sıfattır. Organs sözcüğünü niteler; belirli bir organın adı değildir. Olfactory organs in the brain ifadesinin tamamı burada, koku bilgisini almaya veya işlemeye katılan beyin bölümlerini ya da alanlarını belirtir.
Alıştırma
Olfactory organs ifadesinde olfactory ne anlama gelir?
- İşitmeyle ilgili.
- Koku alma duyusuyla ilgili.
- Belirli bir organın adı.
Cevabı göster
Koku alma duyusuyla ilgili.
These analyze the smells for danger.
3:19Bunlar, tehlike olup olmadığını anlamak için kokuları analiz eder.
The reason you can't smell your own home Dilbilgisi
3:21Kendi evinizin kokusunu alamamanızın nedeni
Bir nedeni açıklamak için The reason ... is that ...
The reason + yan cümle + is that + yan cümle kalıbı, bir açıklamayı iki bölümde düzenler. İlk yan cümle açıklanması gereken olayı veya durumu belirtir; that ile başlayan yan cümle ise asıl nedeni verir. Burada açıklanan olay, kişinin kendi evinin kokusunu alamamasıdır. Bunun nedeni, tanıdık kokunun bir tehdit olarak algılanmamasıdır. Nedeni tam olarak belirtmek için is that sonrasında eksiksiz bir yan cümle kullanılır.
Alıştırma
The reason ... is that ... kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: The reason this door won't open ____ it is locked.
Cevabı göster
is that
explaining more to BBC World Service program
3:30BBC World Service programına daha fazlasını açıklıyor
Well, by filtering out common non-threatening smells, Öbek fiiller
3:36Şey, yaygın, tehdit oluşturmayan kokuları filtreleyerek,
filtering out common non-threatening smells: yaygın ve tehdit oluşturmayan kokuları elemek
Filter out, fark edilen, değerlendirilen veya geçmesine izin verilen şeylerin arasından istenmeyen ya da önemsiz bir şeyi çıkarmak demektir. Burada mecaz anlamda kullanılır: Beyin, tanıdık ve zararsız kokulara daha az dikkat eder; fiziksel bir filtre söz konusu değildir. Common non-threatening, dikkat alanından çıkarılan kokuları niteler: Bu kokular yaygındır ve tehlike işareti vermez. by filtering out... tam ifadesinde -ing biçimi by sonrasında gelir ve kullanılan yöntemi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi filter out ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The website ____ unsafe comments before children see them.
Cevabı göster
filters out
it makes it easier to detect things out of the ordinary Notlar
3:40tehlikeli olabilecek sıra dışı şeyleri
make it easier to detect: make it + sıfat + to mastarı
it makes it easier to detect ifadesinde ilk it öznedir ve az önce sözü edilen durumu belirtir. Make, “bir şeye neden olmak” anlamındadır. İkinci it, nesne konumunu dolduran biçimsel bir nesnedir; asıl anlatılan eylem to detect kısmıdır. make it + sıfat + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir şeyin bir eylemi ne kadar kolay, zor, güvenli veya mümkün hâle getirdiğini anlatır. Burada söz konusu durum, sıra dışı şeyleri tespit etmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Cümleyi hedef kalıpla tamamlayın: A clear map ____ find the entrance.
Cevabı göster
makes it easier to
out of the ordinary: alışılmadık veya normalden farklı
Out of the ordinary, “alışılmadık” veya “normalde olandan farklı” anlamına gelen kalıplaşmış bir deyimdir. İfade tek bir bütün olarak anlaşılmalıdır; sıradan bir şeyin fiziksel olarak dışında bulunmak anlamına gelmez. Bu cümlede olağan düzenden ayrılan ve dikkat gerektirebilecek şeyleri anlatır. Deyimin kendisi “tehlikeli” anlamına gelmez; bu anlam might be dangerous bölümünden gelir.
Alıştırma
Cümleyi “alışılmadık” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The guard noticed something ____ near the gate.
Cevabı göster
out of the ordinary
if you forget about your toast and it starts to burn,
3:45tostunuzu unutursanız ve yanmaya başlarsa,
because there's a change to the environment that you're in.
3:50bunu genellikle hızla koklayabilirsiniz.
kick in: çalışmaya başlamak
Burada kick in, “çalışmaya veya etkisini göstermeye başlamak” anlamına gelir. Bu bir öbek fiildir; gerçek anlamda tekme atma eylemini anlatmaz. Genellikle bir süreç, bir tetikleyiciden veya kısa bir gecikmeden sonra durumu etkilemeye başladığında kullanılır. Bu cümlede beynin diğer bölümleri kendi görevlerini yapmaya başlar.
Alıştırma
Cümleyi kick in ifadesinin doğru biçimiyle tamamla: The safety system ____ as soon as it detects smoke.
Cevabı göster
kicks in
understand X as Y: X'i Y olarak yorumlamak
Vurgulanan bölümde understand X as Y, “X'i Y olarak ya da Y anlamına gelen bir şey olarak yorumlamak” demektir. X, the smell of smoke; Y ise a potential harm or threat ifadesidir. as, X'e verilen yorumu belirtir; burada “-dığı zaman” anlamına gelmez. Baştaki to, bu yan cümleyi kick in ifadesine bağlar ve beynin o bölümlerinin ne yapmak için etkinleştiğini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, bir sinyale verilen anlamı göstermek için understand X as Y yapısını kullanır?
- We understood the flashing light as a warning.
- We understood why the light was flashing.
- We understood the warning after the light stopped flashing.
Cevabı göster
We understood the flashing light as a warning.
But even if we can't smell our own homes, Dilbilgisi
3:58Ancak kendi evlerimizin kokusunu alamasak da,
But even if ...: sonucu değiştirmeyen olası bir koşul
Even if, olası ya da varsayımsal bir koşul sunar ve ana cümledeki sonucun değişmediğini gösterir. Burada kendi evimizin kokusunu alamamak, o kokunun yine de önemli olduğu iddiasını değiştirmez. But, bu ödünleme ilişkisini önceki düşünceye bağlar. Ana cümledeki still sözcüğü anlamı güçlendirir: Bu koşula rağmen iddia geçerliliğini korur.
Alıştırma
Olası bir gecikmenin sonucu değiştirmeyeceğini gösteren ödünleme ifadesiyle cümleyi tamamlayın: ____ the bus is late, we will still arrive before lunch.
Cevabı göster
Even if
because it's entangled with our recognition of comfort and security. Kelime
4:01çünkü bu, bizim rahatlık ve güvenlik algımızla iç içedir.
be entangled with: yakın ve karmaşık bir bağlantı
Be entangled with, gerçek anlamda fiziksel nesnelerin birbirine dolanmasını anlatabilir. Burada ise mecazidir: Bir deneyim başka bir deneyimle yakın ve karmaşık biçimde bağlantılıdır, bu yüzden ikisini ayırmak zordur. It, evin kokusunu ifade eder. Cümle, bu kokunun insanların rahatlık ve güveni algılama biçimiyle iç içe geçtiğini söyler; fiziksel olarak birbirine dolanmış bir şey yoktur.
Alıştırma
“The old song is entangled with my memories of school,” cümlesinde is entangled with ne anlama gelir?
- Fiziksel olarak iple bağlanmış
- Yakın ve karmaşık biçimde bağlantılı
- Tamamen ilişkisiz
Cevabı göster
Yakın ve karmaşık biçimde bağlantılı
or other smells alerting us to possible danger. Kalıp ifadeler
4:29veya olası bir tehlikeye karşı bizi uyaran diğer kokuları fark etmemiz anlamına gelir.
alert someone to possible danger: birini olası bir tehlikeye karşı uyarmak
Alert someone to something, birinin dikkatini ilgilenilmesi gerekebilecek bir şeye çekmek anlamına gelir. Bu cümlede us uyarılan kişileri, possible danger ise kokuların fark etmemizi sağladığı şeyi gösterir. Burada to, alert + person + to + thing kalıbındaki bir edattır. -ing biçimindeki alerting, kokuların ne yaptığını açıklar.
Alıştırma
Alert someone to something kalıbını tamamlayın: The warning light alerted the driver ____ an engine problem.
Cevabı göster
to
it still has an effect on the brain's limbic system, Notlar
4:38beynimizin limbik sistemi üzerinde hala bir etkisi vardır,
Even though ... still ...: bilinen bir gerçeği kabul edip sonucu geçerli tutmak
Even though, ana cümlenin sonucunu şaşırtıcı gösterebilecek bir gerçeği tanıtır. Burada kokuyu genellikle fark etmemek gerçek olarak sunulur, fakat ana cümle kokunun yine de beyni etkilediğini söyler. Ana cümledeki still bu ödünleme ilişkisini güçlendirir: bir gerçek kabul edilir, ardından diğer sonucun geçerliliğini koruduğu vurgulanır.
Alıştırma
Nora'nın gergin olduğu bilinen bir gerçektir. Hangi cümle onun buna rağmen sahnede şarkı söylediğini anlatır?
- Even if Nora was nervous, she still sang on stage.
- If Nora was nervous, she still sang on stage.
- Even though Nora was nervous, she still sang on stage.
Cevabı göster
Even though Nora was nervous, she still sang on stage.
still has an effect on: hâlâ üzerinde etkisi olmak
Have/has an effect on + isim, birini veya bir şeyi etkilemek anlamına gelir. Bu cümlede has, it öznesine uyar; effect bir isimdir ve on, etkilenen şeyi, yani beynin limbik sistemini tanıtır. Still, etki belirgin veya beklenen bir şey olmasa bile devam ettiğini ya da hâlâ geçerli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “etkilemeye devam ediyor” anlamındaki isim öbeğiyle tamamlayın: Even after the update, the old rule ____ how the team works.
Cevabı göster
still has an effect on
the brain's limbic system: beynin limbik sistemi
The brain's limbic system, beynin limbik sistemi anlamına gelir. Limbic system, özellikle duygu ve hafızayla ilgili, birbirine bağlı bir grup beyin yapısının bilimsel adıdır. Ardından gelen which handles memory and emotion yan cümlesi, bu cümlede önemli olan görevi açıklar. Dinleyicinin, anlatım içinde bu beyin sisteminin ne yaptığını anlamasına yardımcı olur.
Alıştırma
Cümlede brain's limbic system neyi ifade ediyor?
- Kolları ve bacakları hareket ettiren sinirler.
- Beyni koruyan kemikler.
- Hafıza ve duygularla ilgili bir grup beyin yapısı.
Cevabı göster
Hafıza ve duygularla ilgili bir grup beyin yapısı.
This explains why smell has such a strong effect Anlatım akışı
4:44Bu, kokunun duygularımız üzerinde neden
and why we feel comfortable and safe at home.
4:48ve neden evimizde rahat ve güvende hissettiğimizi açıklar.
This explains why: önceki bir nedeni sonucuna bağlamak
This explains why ... az önce sunulan bir nedene, olguya veya mekanizmaya gönderme yapar ve bunun açıkladığı sonucu tanıtır. Burada This, yakındaki tek bir sözcüğe değil; koku, hafıza ve duygularla ilgili önceki açıklamaya gönderme yapar. Bu cümlede ardından why ile başlayan iki yan cümle gelir. Önceki mekanizma hem kokunun duygular üzerindeki güçlü etkisinin hem de evde rahat ve güvende hissetmenin nedeni olarak sunulur.
Alıştırma
Hangi cümle, açık bir nedeni sonucuna bağlamak için This explains why ifadesini doğru kullanıyor?
- Maya likes blue. This explains why the train was delayed.
- The library is closed for repairs. This explains why the doors are locked.
- The storm was strong. This explains why the delay.
Cevabı göster
The library is closed for repairs. This explains why the doors are locked.
Phil, isn't it time to reveal the answer to your question?
4:52Phil, sorunun cevabını açıklamanın zamanı gelmedi mi?
I asked you what percentage of the population is anosmic,
4:56Sana nüfusun yüzde kaçının anosmik olduğunu sormuştum,
Okay, let's recap the vocabulary we've learned in this program, Anlatım akışı
5:09Pekâlâ, bu programda öğrendiğimiz kelimeleri tekrarlayalım,
Let's recap the vocabulary we've learned: kısa bir gözden geçirmeyi belirtmek
Let's recap ... ana noktaları kısaca gözden geçirmek için yapılan samimi bir davettir. Konuşmacının yeni içerikten uzaklaşıp daha önce ele alınan içeriğe döndüğünü gösterir. Burada grup, programdaki kelimeleri gözden geçirmek üzeredir. recap sonrasındaki sözler neyin gözden geçirileceğini belirtir: the vocabulary we've learned in this program. we've learned in this program yan cümlesi hangi kelimelerden söz edildiğini belirler ve önceki öğrenmeyi şu anki gözden geçirmeyle ilişkilendirir.
Alıştırma
Hangi cümle, daha önce ele alınmış içeriğin kısaca gözden geçirileceğini doğal biçimde belirtir?
- Let's explain every detail again before we finish.
- Let's recap the key points before we finish.
- Let's introduce a new topic before we finish.
Cevabı göster
Let's recap the key points before we finish.
meaning having no sense or a limited sense of smell.
5:15koku alma duyusunun olmaması veya sınırlı olması anlamına gelir.
When someone says there's a good chance something will happen,
5:24Birisi bir şeyin olması için iyi bir şans (good chance) var derse,
they mean it's quite likely to happen.
5:27bunun olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu kasteder.
The phrase out of the ordinary means unusual,
5:30Sıra dışı (out of the ordinary) ifadesi alışılmadık,
you remove or separate something unwanted from a substance.
5:38istenmeyen bir şeyi bir maddeden çıkarır veya ayırırsınız.
a scent is a distinctive smell: scent ayırt edici bir kokudur
Burada scent, belirgin ve tanınabilir bir özelliği olan koku demektir. Distinctive yalnızca “güçlü” anlamına gelmez; kokunun diğer kokulardan belirgin biçimde farklı olduğunu anlatır. Scent çoğu zaman çiçek veya parfüm gibi hoş bir kokuyu düşündürür, ancak hoş olma özelliği kesin bir kural değildir.
Alıştırma
Örnekteki scent sözcüğünü en iyi hangi açıklama karşılar?
- Herhangi bir ses, özellikle yüksek bir ses.
- Tanınabilir ve çoğu zaman hoş olan bir koku.
- Yalnızca kötü ve tehlikeli bir koku.
Cevabı göster
Tanınabilir ve çoğu zaman hoş olan bir koku.
although it can also mean the smell made by an animal. Kelime
5:48her ne kadar bir hayvan tarafından bırakılan koku anlamına da gelebilse de.
mean the smell made by an animal: bir hayvanın yaydığı veya bıraktığı koku anlamına gelmek
Cümle, scent sözcüğünün başka bir anlamını ekler: bir hayvandan gelen veya hayvan hareket ederken geride kalan koku. Takip bağlamında bu koku, iz gibi kullanılabilir. Made by an animal kokunun kaynağını açıklar. Hayvanın bilinçli biçimde bir nesne ürettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir hayvanın kokusu veya koku izi anlamına gelen ders sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: A tracking dog can follow an animal's ____ through the woods.
Cevabı göster
scent
along with a worksheet with a quiz you can try
5:57deneyebileceğiniz bir testi olan bir çalışma sayfasıyla birlikte