Evrimin beş parmağı - Paul Andersen: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
805 kelime 177 kel/dk

Video özeti: Bu biyoloji dersi evrimi, bir popülasyonun gen havuzunun zaman içinde değişmesi olarak tanımlıyor ve gen sıklıklarını değiştiren beş mekanizmayı beş parmakla düzenliyor. Ayrıca yalnızca doğal seçilimin yerel çevreye uyum sağladığını açıklıyor; küçük evrimsel değişimleri türleşme ve ortak ata fikriyle ilişkilendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. gene pool — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu temel genetik terimini tek bir bireyin genleri olarak değil, bir popülasyondaki genlerin tamamı olarak anlayabilirsiniz. Böylece dersin ana savını izleyebilirsiniz: Bu bütün içindeki göreli sıklıklar nesiller boyunca değiştiğinde evrim gerçekleşir. 2. refer to this movement as gene flow. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: refer to X as Y yapısını, bir sürece bilimsel ad vermek için kullanılan resmî bir kalıp olarak tanıyabilirsiniz. Bireylerin bir bölgeye girmesi veya bölgeden çıkması gibi gündelik bir açıklamadan akademik anlatımdaki teknik terime açıkça geçmek için bu yapıyı kullanabilirsiniz. 3. are connected back in time — Deyimler ve mecazi ifadeler: Bu mekânsal imgeyi fiziksel bağlantı ya da geriye doğru hareket olarak değil, ilişkilerin önceki nesillere doğru izlenmesi olarak yorumlayabilirsiniz. Böylece günümüzdeki canlıların evrimsel tarih aracılığıyla giderek daha uzak ortak atalara nasıl bağlandığını anlayıp anlatabilirsiniz.

Bu derste

The five fingers of evolution. Anlatım akışı

0:14

Evrimin beş parmağı.

Anlatım akışı

five fingers of evolution: beş bölümlü bir hatırlama çerçevesi

Başlık, five fingers ifadesini beş evrimsel süreç için mecazi bir düzenleme çerçevesi olarak kullanıyor. Her parmak bir süreci temsil ettiği için somut görüntü, soyut listeyi hatırlamayı kolaylaştırıyor. Bu, parmaklar veya parmakların evrimdeki rolü hakkında gerçek anlamlı bir iddia değildir. Bilimsel anlatımda bunun gibi numaralı bir görüntü, sonraki bilgilerin nasıl bölüneceğini ve düzenleneceğini önceden gösterebilir.

Alıştırma

Bu başlıkta five fingers ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Bir elin anatomisini açıklar.
  2. Parmakların evrime neden olduğunu söyler.
  3. Beş parmağı, beş evrimsel süreci düzenleyen bir çerçeve olarak kullanır.
Cevabı göster

Beş parmağı, beş evrimsel süreci düzenleyen bir çerçeve olarak kullanır.

A thorough understanding of biology requires a thorough understanding of the process of evolution. Kalıp ifadeler

0:17

Biyolojiyi derinlemesine anlamak, evrim sürecini derinlemesine anlamayı gerektirir.

Kalıp ifadeler

requires a thorough understanding of: bilgi ön koşulu belirtmek

A requires a thorough understanding of B yapısında requires, “bir şeyi koşul olarak gerekli kılar” anlamına gelir; “bir istekte bulunur” anlamına gelmez. Burada biyolojiyi derinlemesine anlamak, evrimi derinlemesine anlamaya bağlıdır. A thorough understanding of, bir konu hakkında eksiksiz ve dikkatli bilgi sahibi olmak demektir. İsim temelli bu yapı resmîdir ve öğrenme ya da bilgi ön koşulunu belirtmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Dersin hedef ifadesiyle resmî cümleyi tamamlayın: This course ____ basic algebra.

Cevabı göster

requires a thorough understanding of

Most people are familiar with the process of natural selection. Kalıp ifadeler

0:23

Çoğu insan doğal seçilim sürecine aşinadır.

Kalıp ifadeler

are familiar with: bir şey hakkında önceden bilgi sahibi olmak

Be familiar with + isim, önceki bilgi veya deneyim sayesinde bir kişiyi, şeyi, konuyu ya da süreci zaten bilmek veya tanımak anlamına gelir. Bu cümlede are familiar with, natural selection kavramını çoğu insanın zaten bildiği bir kavram olarak sunar. Be fiilinin biçimi özneye uyar: I am familiar with, she is familiar with ve they are familiar with. Bilinen nesne with sözcüğünden sonra gelir.

Alıştırma

Cümleyi be familiar with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Most students ____ the safety rules before the lab begins.

Cevabı göster

are familiar with

However, this is just one of five processes that can result in evolution. Kalıp ifadeler

0:26

Ancak bu, evrimle sonuçlanabilecek beş süreçten sadece biridir.

Kalıp ifadeler

can result in: bir nedeni olası bir sonuca bağlamak

Result in + isim veya isim öbeği, ardından gelen sonuca neden olmak ya da bu sonucu üretmek anlamına gelir. can result in evolution ifadesinde özne bir süreci belirtir, evolution ise in sözcüğünden sonra gelen olası sonuçtur. Can olasılık bildirir; bu nedenle cümle sonucun kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez. Bu yapı bilgiyi açıkça “neden → sonuç” biçiminde düzenler ve bilimsel ya da resmî açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi result in veya result from ile tamamlayın: Too little sleep can ____ poor concentration.

Cevabı göster

result in

Before we discuss all five of these processes, Dilbilgisi

0:30

Bu beş sürecin tamamını tartışmadan önce,

we should define evolution.

0:32

evrimi tanımlamalıyız.

Dilbilgisi

Before we discuss ...: ana konudan önce bir adım belirlemek

Before we discuss A, we should B düşüncelerin veya eylemlerin sırasını belirler: önce B yapılır, A hakkındaki tartışma ise daha sonra gelir. Bu cümlede beş süreç tartışılmadan önce evrim tanımlanır. Bu yapı, konuşmacının ana konuya kısa bir ara verip dinleyicilerin önce ihtiyaç duyduğu bir tanımı, kontrolü veya tekrarı sunmasına yardımcı olur.

Alıştırma

“Before we discuss the results, we should check the data,” cümlesinde önce ne olur?

  1. Sonuçları tartışırız.
  2. Verileri kontrol ederiz.
  3. İki eylem aynı anda gerçekleşmelidir.
Cevabı göster

Verileri kontrol ederiz.

Evolution is simply change in the gene pool over time. Kelime

0:35

Evrim basitçe, gen havuzunda zaman içinde meydana gelen değişimdir.

Kelime

gene pool: bir popülasyonun ortak gen koleksiyonu

Gene pool, bir popülasyonda bulunan bütün genleri ve bunların farklı varyantlarını ifade eden bir biyoloji terimidir. Yalnızca bir organizmayı değil, popülasyonun tamamını açıklar. Burada pool, yüzme havuzu değil, ortak bir koleksiyon veya kaynak anlamına gelir. Gen havuzunun zaman içinde değişmesi, bazı gen varyantlarının popülasyonda daha yaygın ya da daha az yaygın hâle gelmesi demektir.

Alıştırma

Biyolojide gene pool ne anlama gelir?

  1. Yalnızca bir organizmayı daha güçlü yapan genler
  2. Tek bir organizmanın genetik materyalinin tamamı
  3. Bir popülasyonda bulunan bütün genler ve bunların varyantları
Cevabı göster

Bir popülasyonda bulunan bütün genler ve bunların varyantları

But what is a gene pool?

0:38

Peki gen havuzu nedir?

And for that matter, Kalıp ifadeler

0:40

Bu arada,

what is a gene?

0:41

gen nedir?

Kalıp ifadeler

And for that matter: ilgili bir soru eklemek

And for that matter, konuşanın az önce ele alınan soruyla yakından bağlantılı başka bir soru eklediğini gösterir. Burada gene pool hakkındaki sorudan, daha temel olan “gene nedir?” sorusuna geçilir. Bu, söylemi bağlayan bir ifadedir; “o şey için” anlamında amaç bildiren bir söz öbeği değildir. Genellikle mevcut konuyla ilgili ve düşünülmeye değer başka bir noktayı gündeme getirir.

Alıştırma

And for that matter bu cümlede ne işe yarıyor?

  1. Konuyu kapatır ve ilgisiz bir şeye geçer.
  2. Yakından bağlantılı, daha temel bir soru ekler.
  3. Konuşanın genleri neden incelediğini açıklar.
Cevabı göster

Yakından bağlantılı, daha temel bir soru ekler.

Before spending any more time on genetics, Dilbilgisi

0:42

Genetik üzerine daha fazla zaman harcamadan önce,

let us begin with a story. Anlatım akışı

0:44

bir hikaye ile başlayalım.

Dilbilgisi

Before spending any more time on ...: before + -ing yapısı

Before spending any more time on genetics, before + -ing ile kurulmuş kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir. “Genetiğe daha fazla zaman ayırmadan veya ayırmaya devam etmeden önce” anlamına gelir. Spending, before sonrasında kullanılan -ing biçimidir; şimdiki zamanın devam eden hâlindeki bir fiil değildir. spending eylemini yaptığı anlaşılan kişi, ana cümlenin öznesiyle aynıdır: let us begin içindeki we. Bu giriş bir sıra oluşturur: önce hikâyeyle başlamak, sonra diğer konuya devam etmek.

Alıştırma

Cümleyi “daha fazla zaman ayırmadan önce” anlamına gelen tam before + -ing ifadesiyle tamamlayın: ____ any more time on the schedule, let's choose a date.

Cevabı göster

Before spending

Anlatım akışı

Let us begin with a story: dinleyiciyi sonraki adıma yönlendirmek

Burada let us begin with a story bir geçiş ifadesidir. Konuşmacı ana açıklamaya dönmeden önce herkesin dikkatini bir hikâyeye yönlendirir. Bu cümlede let us gerçek bir izin talebi değildir. Dinleyiciyi bir sonraki adıma dâhil eder; begin with ise konuşmacının ilk olarak kullanacağı içeriği belirtir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki tam ve kısaltılmamış geçiş ifadesiyle tamamlayın: ____ a simple example.

Cevabı göster

Let us begin with

Imagine that a boat capsizes and 10 survivors swim ashore on a deserted island. Notlar

0:46

Bir teknenin alabora olduğunu ve 10 kazazedenin ıssız bir adanın kıyısına yüzdüğünü hayal edin.

Anlatım akışı

Imagine that: varsayımsal bir sahne kurmak

Imagine that, dinleyiciden zihninde eksiksiz bir sahne kurmasını ister. Buradaki tekne kazası ve ada, gerçek bir olayın haberi değil, varsayımsal bir modeldir. That sözcüğü bir içerik yan cümlesini başlatır; ardından gelen yan cümlenin tamamı neyin hayal edilmesi gerektiğini belirtir. Somut bir sahne, soyut bir açıklamayı izlemeyi kolaylaştıracaksa bu başlangıç ifadesi kullanışlıdır.

Alıştırma

Varsayımsal sahneyi sunmak için bu dersteki iki sözcüklü başlangıç ifadesini kullanın: ____ your school has no electricity for a day.

Cevabı göster

Imagine that

Kalıp ifadeler

swim ashore: yüzerek karaya çıkmak

swim ashore ifadesinde swim, hayatta kalanların nasıl hareket ettiğini; ashore ise yönü ve sonucu belirtir: sudan çıkarak karaya ulaşırlar. Ashore zaten “kıyıya veya karaya doğru” anlamını taşır. Hareket fiilinin hemen ardından gelir; önüne to getirilmez.

Alıştırma

Cümleyi swim ashore ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the lifeguard signaled, the last swimmer ____.

Cevabı göster

swam ashore

They are never rescued and they form a new population that exists for thousands of years. Kalıp ifadeler

0:52

Asla kurtarılmazlar ve binlerce yıl boyunca var olacak yeni bir popülasyon oluştururlar.

Kalıp ifadeler

form a new population: ayrı bir biyolojik grup oluşturmak

form a new population ifadesinde form ana fiildir. Hayatta kalanların ve sonraki nesillerin zaman içinde varlığını sürdüren ayrı bir grup meydana getirdiğini anlatır; kâğıt belge anlamındaki form sözcüğünü ifade etmez. Bilimsel bağlamda population, belirli bir bölgede yaşayan aynı türe ait organizmaların oluşturduğu gruptur. form + grup adı kalıbı form a community ve form a colony ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Biyoloji cümlesini öğrendiğiniz ifadeyle tamamlayın: If the isolated lizards reproduce for many generations, they may ____ on the island.

Cevabı göster

form a new population

Strangely enough, Anlatım akışı

0:57

İşin garibi,

five of the survivors have red hair.

0:58

kazazedelerden beşi kızıl saçlıdır.

Anlatım akışı

Strangely enough: beklenmedik bir bilgiyi belirtmek

Strangely enough, cümlenin başında kullanılan ve dinleyiciye sıradaki bilginin beklenmedik, sıra dışı veya dikkate değer olduğunu bildiren bir yorum ifadesidir. Bu cümlede kızıl saçlı beş kişinin bulunmasını öne çıkarır. Buradaki enough, 'yeterli miktar' anlamına gelmez. Strangely enough, bilgiyi hafif bir şaşkınlık olarak sunan kalıplaşmış bir ifadedir.

Alıştırma

Bu cümlede Strangely enough dinleyiciye ne anlatır?

  1. Sıradaki bilgi beklenmedik veya dikkate değerdir.
  2. Hesaplama yapmak için yeterli sayıda hayatta kalan vardır.
  3. Konuşan, bilginin doğru olup olmadığından emin değildir.
Cevabı göster

Sıradaki bilgi beklenmedik veya dikkate değerdir.

Red hair is created when a person inherits two copies of the red gene from their parents. Notlar

1:00

Kızıl saç, bir kişinin ebeveynlerinden kızıl genin iki kopyasını miras almasıyla oluşur.

Dilbilgisi

is created when: bir sonucun nasıl oluştuğunu açıklamak

X is created when Y yapısı, önce edilgen çatıyı kullanarak sonucu belirtir, ardından bu sonucu meydana getiren koşulu veya süreci bir when yan cümlesiyle açıklar. Böylece dikkat, etkin bir yaratıcıdan çok sonuca yönelir. Bu cümlede created, bir kişinin bilerek icat etmesi değil, 'oluşmak' veya 'üretilmek' anlamındadır. When yan cümlesi kızıl saçın ortaya çıktığı koşulu belirtir.

Alıştırma

Bilimsel açıklamayı is created when yapısıyla tamamlayın: A shadow ____ an object blocks the light.

Cevabı göster

is created when

Kalıp ifadeler

Genetikte inherits two copies of

Burada inherits two copies of, “bir şeyin iki kopyasını kalıtım yoluyla alır” anlamına gelir. Kalıp inherit + sayı + copies of + bir gen veya gen varyantı şeklindedir. Özne a person gibi üçüncü tekil şahıssa inherit, inherits olur. Genetikte copy, kâğıt fotokopisi değil, genetik bilginin kalıtımla alınan bir örneğidir. from their parents kaynağı belirtir; genellikle her ebeveynden bir gen kopyası gelir.

Alıştırma

Genetik cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: A child ____ the gene, one from each parent.

Cevabı göster

inherits two copies of

If you only have one copy of the gene,

1:05

Eğer genden sadece bir kopyanız varsa,

you won't have red hair.

1:07

kızıl saçlı olmazsınız.

To make this easier, Anlatım akışı

1:08

Bunu kolaylaştırmak için,

Anlatım akışı

Basitleştirme işareti olarak To make this easier

To make this easier, ana cümleden önce gelen ve amaç bildiren bir ifadedir. Dinleyiciye, sıradaki adımın mevcut açıklamayı, görevi veya sorunu anlamayı ya da ele almayı kolaylaştırmak için seçildiğini bildirir. Buradaki this genellikle az önce konuşulan duruma gönderme yapar; fiziksel bir nesneyi belirtmek zorunda değildir. Ardından gelen ana cümle, kolaylaştırıcı adımı açıklar: To make this easier, we'll use a diagram.

Alıştırma

Daha basit bir yöntemi tanıtan ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____, let's use smaller numbers first.

Cevabı göster

To make this easier

we will assume that the five non-redheads are not carriers of the gene. Notlar

1:09

kızıl saçlı olmayan beş kişinin bu geni taşımadığını varsayacağız.

Kalıp ifadeler

we will assume that: geçici bir varsayım belirlemek

We will assume that + yan cümle, konuşmacının bir açıklamanın veya hesaplamanın sonraki bölümünde doğru kabul edeceği bir öncülü bildirir. Burada that sonrasındaki yan cümle varsayımın içeriğidir: Kızıl saçlı olmayan beş kişi ilgili gen varyantını taşımamaktadır. Bu ifade, öncülün kanıtlandığı anlamına gelmez. Bir modelin veya akıl yürütmenin ilerlemesini sağlayan ve çoğu zaman onu basitleştiren geçici bir başlangıç noktası belirtir.

Alıştırma

Model cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: For this calculation, ____ every card has an equal chance of being drawn.

Cevabı göster

we will assume that

Kelime

carriers of the gene: gen varyantı taşıyan kişiler

Bu genetik bağlamında carriers of the gene, ilgili gen varyantını veya aleli taşıyan kişiler anlamına gelir. Bir taşıyıcı, ilişkili görünür özelliği göstermeden varyanta sahip olabilir; dolayısıyla kızıl saçlı olmayan biri de taşıyıcı olabilir. Cümle, hesaplamayı basitleştirmek için kızıl saçlı olmayan beş kişinin taşıyıcı olmadığı varsayımını yapıyor. Bu, hesaplamaya yönelik bir öncüldür; görünüşün bir kişinin varyant taşıyıp taşımadığını gösterdiğine ilişkin genel bir kural değildir.

Alıştırma

Bir genetik makalesinde "They are carriers of the gene variant" ne anlama gelir?

  1. Görünüşleri, özelliğin etkin olduğunu kanıtlar.
  2. Laboratuvarlar arasında genetik örnek taşırlar.
  3. İlişkili özelliği göstermeseler bile varyanta sahiptirler.
Cevabı göster

İlişkili özelliği göstermeseler bile varyanta sahiptirler.

The initial frequency of the red hair gene is therefore 50% or 10 of 20 total genes. Notlar

1:14

Kızıl saç geninin başlangıç frekansı bu nedenle %50 veya toplam 20 genden 10'udur.

Kelime

initial frequency of the red hair gene: kızıl saç geninin başlangıç oranı

Initial frequency of the red hair gene, başlangıç noktasında ilgili tüm gen kopyaları içinde kızıl saçla ilişkili sürümün oranını ifade eder. Initial temel alınan zamanı belirler; frequency ise burada ses frekansını değil, payı veya oranı anlatır. Bu cümlede toplam 20 gen kopyasının 10'u kızıl saç geni kopyasıdır; 10'un 20'ye bölünmesi %50 eder. Payda gen kopyalarından oluştuğu için bu oran, kızıl saçlı insanların yüzdesiyle otomatik olarak aynı değildir.

Alıştırma

Bu cümlede initial frequency of the red hair gene ne anlama gelir?

  1. Başlangıç noktasında kızıl saç geni kopyalarının ilgili tüm gen kopyaları içindeki oranı
  2. Bitiş noktasında kızıl saçlı insanların oranı
  3. Kızıl saç geninin ürettiği ses frekansı
Cevabı göster

Başlangıç noktasında kızıl saç geni kopyalarının ilgili tüm gen kopyaları içindeki oranı

Anlatım akışı

therefore: mantıksal bir sonucu belirtme

Therefore, içinde bulunduğu ifadenin daha önce verilen bilgilerden çıkarılan bir sonuç olduğunu gösterir. Burada 20'de 10 sayısı %50'ye ulaştırır; bu yüzden is therefore 50% yapısı, %50'yi hesaplanan sonuç olarak sunar. Bir söylem belirteci olarak therefore, geriye dönüp kanıta işaret eder ve bu kanıttan çıkan sonucu tanıtır. Sonucun başında bulunabilir veya tümcenin içinde, temel sonuçtan hemen önce yer alabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede therefore, ilk bölümün desteklediği bir sonucu belirtir?

  1. All tickets are sold; therefore, no more seats are available.
  2. All tickets are sold; therefore, the concert starts at eight.
  3. First we bought tickets; therefore, we walked to the theater.
Cevabı göster

All tickets are sold; therefore, no more seats are available.

These genes are the gene pool.

1:20

Bu genler gen havuzudur.

The 20 different genes are like cards in a deck that keep getting reshuffled with each new generation. Notlar

1:22

Bu 20 farklı gen, her yeni nesilde yeniden karıştırılan bir destedeki kartlar gibidir.

Deyimler

are like cards in a deck: genleri açıklayan görsel bir benzetme

A is/are like B kalıbı bir benzetme kurar: A’yı tanıdık bir B ile karşılaştırarak açıklar. Burada genler, soyut bir olası kombinasyonlar kümesini gözde canlandırmayı kolaylaştırmak için bir destedeki kartlara benzetilir. Karşılaştırma fiziksel olarak aynı olmaya değil, dizilişe odaklanır. Ayrıca reshuffled ifadesine zemin hazırlar: bir nesilden diğerine geçerken genler, deste karıştırıldıktan sonraki kartlar gibi yeni kombinasyonlarla ortaya çıkabilir.

Alıştırma

Bu cümlede are like cards in a deck ifadesi dinleyicinin neyi anlamasına yardımcı olur?

  1. Her gen fiziksel bir kartın üzerine basılmıştır.
  2. Genler kart oyunu oynamak için kullanılır.
  3. Genler farklı kombinasyonlar oluşturabilir.
Cevabı göster

Genler farklı kombinasyonlar oluşturabilir.

Dilbilgisi

keep getting reshuffled: tekrarlanan edilgen değişim

Keep + -ing, bir eylemin veya sürecin sürdüğünü ya da tekrar tekrar gerçekleştiğini gösterir. keep getting reshuffled ifadesinde getting + geçmiş zaman ortacı dinamik bir edilgen yapı kurar: genler karıştırma eylemini yapmak yerine bu eyleme maruz kalır. keep getting + geçmiş zaman ortacı bir bütün olarak aynı tür etkilenmenin tekrarlandığını belirtir. Burada her yeni nesil başka bir genetik birleşim getirir. Bu yapıda getting, almak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi keep getting + geçmiş zaman ortacı kalıbıyla tamamlayın: The rules ____ rewritten every year.

Cevabı göster

keep getting

Sex is simply a reshuffling of the genetic deck.

1:28

Seks, basitçe genetik destenin yeniden karıştırılmasıdır.

The cards are reshuffled and passed to the next generation. Kalıp ifadeler

1:32

Kartlar yeniden karıştırılır ve gelecek nesle aktarılır.

Kalıp ifadeler

passed to the next generation: bir sonraki nesle aktarılmak

Bu cümlede passed to the next generation, “sonradan gelen kuşağa aktarılmış” anlamındadır. Kart imgesi genetik bilgiyi temsil eder; dolayısıyla ifade, kartların fiziksel olarak verilmesini değil kalıtımı anlatır. Yapı pass something to someone şeklindedir. Burada edilgen kullanılır: something is passed to a recipient. Pass ancak pass an exam gibi farklı bir yapıda “bir sınavı geçmek” anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi pass to ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The family recipe was ____ the next generation.

Cevabı göster

passed to

The deck remains the same, Kalıp ifadeler

1:36

Deste aynı kalır,

50% red.

1:38

%50 kızıl.

Kalıp ifadeler

remains the same: değişmeden devam etmek

Remains the same, “değişmeden devam eder” anlamına gelir. Remain burada bağlayıcı fiildir ve the same öznenin durumunu açıklar. Is the same ile karşılaştırıldığında remains the same, zaman içindeki karşılaştırmayı daha açık gösterir: zaman geçse veya başka bir şey değişse bile durum değişmeden devam eder. Burada destedeki kırmızı kartların oranı hâlâ %50'dir.

Alıştırma

Cümleyi derste geçen ifadenin aynısıyla tamamlayın: After the app update, the monthly price ____.

Cevabı göster

remains the same

The genes are reshuffled and passed to the next generation.

1:39

Genler yeniden karıştırılır ve gelecek nesle aktarılır.

The gene pool remains the same,

1:43

Gen havuzu aynı kalır,

50% red.

1:45

%50 kızıl.

Even though the population may grow in size over time, Notlar

1:47

Zamanla popülasyonun boyutu büyüse de,

Kalıp ifadeler

may grow in size: ölçekte olası bir artış

May olasılık bildirir; grow in size ise sayı veya genel ölçek bakımından büyümek demektir. may grow in size birlikte kullanıldığında büyümenin mümkün olduğunu, ancak kesin olmadığını söyler. Population ile kullanıldığında size, gruptaki bireylerin sayısını ifade eder; her bireyin beden büyüklüğünü ifade etmez. in size, büyümenin hangi bakımdan olduğunu açıklar.

Alıştırma

Araştırma ekibinin üye sayısının artabileceğini doğal biçimde söyleyen cümle hangisidir?

  1. The research team may grow in size.
  2. The research team may grow of size.
  3. The research team may grow at size.
Cevabı göster

The research team may grow in size.

the frequency should stay at about 50%. Kalıp ifadeler

1:50

frekans yaklaşık %50'de kalmalıdır.

Dilbilgisi

Even though: A'yı kabul ederken B'nin geçerli kalması

Even though, ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır. Nüfusun büyüme olasılığını kabul ederken ana cümle, sıklığın yaklaşık %50'de kalması şeklindeki farklı sonucun yine de geçerli olması gerektiğini söyler. Kalıp Even though + yan cümle, ana cümle şeklindedir. Even anlamı vurgular: A, B'yi değiştirecekmiş gibi görünebilir ama B geçerliliğini korur.

Alıştırma

Patikanın dik olmasını gerçek kabul eden iki sözcüklü hedef bağlacı kullanın: ____ the trail was steep, the children reached the top.

Cevabı göster

Even though

Kalıp ifadeler

should stay at about + sayı: yaklaşık bir seviyede kalmak

should stay at about 50% ifadesinde should, bu seviyenin bir kurala, standarda veya öngörüye göre beklendiğini gösterir. Stay at “bir seviyede kalmak”, about ise 50% değerinin kesin değil yaklaşık olduğunu belirtir. Bir değerin zaman içinde tek bir seviyeye yakın kalması bekleniyorsa should stay at about + sayı kalıbını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi üç sözcüklük hedef ifadeyle tamamlayın: The room temperature should ____ 21 degrees Celsius.

Cevabı göster

stay at about

If this frequency ever varies, Dilbilgisi

1:53

Eğer bu frekans bir gün değişirse,

then evolution has occurred.

1:54

o zaman evrim gerçekleşmiş demektir.

Dilbilgisi

If this frequency ever varies, then: sonucu tetikleyen bir koşul

If this frequency ever varies, then bir koşul ve onun sonucunu kurar. If koşulu başlatır, then ise bu koşul karşılandığında ortaya çıkan sonucu gösterir. Bir if yan cümlesinde ever “herhangi bir zamanda” anlamına gelir. Koşulun tek bir kez gerçekleşmesinin bile sonucu tetiklemeye yettiği anlamını ekler; Have you ever...? içindeki geçmiş deneyim bildiren ever anlamında değildir.

Alıştırma

“If the sensor ever detects smoke, then the alarm will sound,” cümlesinde ever ne anlam katar?

  1. Sensörün geçmişte bir kez duman algıladığını söyler.
  2. Herhangi bir duman algılamasının sonucu tetiklemek için yeterli olduğunu belirtir.
  3. Sensörün sürekli olarak duman algıladığını söyler.
Cevabı göster

Herhangi bir duman algılamasının sonucu tetiklemek için yeterli olduğunu belirtir.

Evolution is simply change in the gene pool over time.

1:56

Evrim basitçe, gen havuzunda zaman içinde meydana gelen değişimdir.

Think about it in terms of the cards. Kalıp ifadeler

2:00

Bunu kartlar açısından düşünün.

Kalıp ifadeler

in terms of: Bir bakış açısı seçmek

Bu cümlede in terms of the cards, düşünürken hangi çerçevenin kullanılacağını gösterir: açıklanan fikri anlamak için kartları bir model olarak kullanın. Bu ifade “kartların sözcüklerinin ya da terminolojisinin içinde” anlamına gelmez. Genel olarak in terms of + isim öbeği; cost, time veya safety gibi bir bakış açısı, kategori ya da ölçüt belirler. “Hangi açıdan ya da hangi ölçüte göre?” sorusunu yanıtlar.

Alıştırma

Hedef ifade in terms of'u yerleştirin: Think about the decision ____ long-term cost.

Cevabı göster

in terms of

If the frequency of the cards in the deck ever changes,

2:02

Eğer destedeki kartların frekansı bir gün değişirse,

evolution has occurred.

2:05

evrim gerçekleşmiş demektir.

There are five processes that can cause the frequency to change. Dilbilgisi

2:07

Frekansın değişmesine neden olabilecek beş süreç vardır.

Dilbilgisi

There are five processes that can cause ...: Nedenler listesini tanıtmak

There are önce bir grubun varlığını tanıtır: five processes. Ardından gelen that can cause the frequency to change ilgi cümleciği bu süreçlerin ne yapabildiğini açıklar; that, processes sözcüğüne gönderme yapar. There are + sayı veya miktar + çoğul isim + that can + fiil kalıbı, etkenleri tek tek açıklamadan önce bunların listesini sunmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle üç etkeni doğru biçimde tanıtıyor ve onları açıklamak için that can affect kullanıyor?

  1. There have three factors that can affect the result.
  2. There are three factors can affect the result.
  3. There are three factors that can affect the result.
Cevabı göster

There are three factors that can affect the result.

To remember these processes, Anlatım akışı

2:11

Bu süreçleri hatırlamak için,

we will use the fingers on your hands,

2:12

elinizdeki parmakları kullanacağız,

Anlatım akışı

To remember these processes: amaç bildiren mastar yapısı

To remember these processes, amaç bildiren bir to-infinitive öbeğidir. Cümlenin başında yer alarak konuşmacının parmakları neden kullanacağını açıklar: parmaklar, süreçleri hatırlamaya yardımcı olan bir araçtır. To + fiilin yalın hâli, ana cümle yapısı önce amacı, sonra eylemi veya yöntemi verir. Buradaki To remember bir emir değildir; emir biçimi to olmadan doğrudan Remember ile başlardı.

Alıştırma

To remember these processes cümlede hangi görevi üstleniyor?

  1. Süreçlerin zaten hatırlandığını söyler.
  2. Parmakları kullanmanın amacını belirtir.
  3. Dinleyiciye süreçleri hemen ezberlemesini emreder.
Cevabı göster

Parmakları kullanmanın amacını belirtir.

starting from the little finger and moving to the thumb. Kalıp ifadeler

2:14

serçe parmağından başlayıp başparmağa doğru ilerleyeceğiz.

Kalıp ifadeler

starting from ... and moving to ...: sıralı ilerlemeyi göstermek

Birbirine bağlanan starting from A ve moving to B -ing öbekleri sıralı bir ilerleme yolunu anlatır. From başlangıç noktasını, to ise sıralamanın ilerlediği noktayı tanıtır. Buradaki sıra serçe parmaktan başparmağa doğrudur. Moving her zaman fiziksel olarak yer değiştirmek anlamına gelmez. Bir liste, şema, rota veya adımlar dizisi boyunca ilerlemeyi de gösterebilir; bu nedenle yapı birçok açıklamada kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi starting from A and moving to B yapısıyla tamamlayın: We'll inspect the building, ____ the basement and ____ the roof.

Cevabı göster

starting from · moving to

The little finger should remind you that the population can shrink. Kalıp ifadeler

2:17

Serçe parmak, popülasyonun küçülebileceğini size hatırlatmalıdır.

Kalıp ifadeler

should remind you that + tam bir yan cümle

Burada should remind you that, “bir gerçeği hatırlamanı ya da düşünmeni sağlaması beklenir” anlamındadır. Serçe parmak bir hafıza ipucu olarak kullanılır. Should, bir emir ya da zorunluluğu değil, ipucunun beklenen etkisini anlatır. remind you that ifadesinden sonra hatırlanacak bilgiyi belirten tam bir yan cümle gelir: the population can shrink. Bu yapı, bir işaretin, resmin veya başka bir ipucunun bir gerçeği yeniden düşündürmesini anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Öğrendiğiniz ifadeyle cümleyi tamamlayın: This warning label ____ the medicine must stay cold.

Cevabı göster

should remind you that

If the population shrinks,

2:21

Eğer popülasyon küçülürse,

then chance can take over. Öbek fiiller

2:22

o zaman şans faktörü devreye girebilir.

Öbek fiiller

chance can take over: baskın güç hâline gelmek

Take over, “kontrolü ele almak” veya “ana güç hâline gelmek” anlamına gelen bir öbek fiildir. chance can take over ifadesinde chance, kontrolü ele alabilen bir güç gibi anlatılır; bu nedenle rastlantısal etkiler en güçlü etken hâline gelebilir. İfade burada nesnesiz kullanılır: chance can take over. Take ve over sözcüklerinin ayrı ayrı gerçek anlamlarına göre değil, tek bir bütün olarak anlaşılmalıdır.

Alıştırma

“Kontrolü ele almak” anlamındaki hedef öbek fiille cümleyi tamamlayın: If the main computer fails, the backup system can ____.

Cevabı göster

take over

For example,

2:24

Örneğin,

if only four individuals survive an epidemic,

2:25

bir salgından sadece dört birey hayatta kalırsa,

then their genes will represent the new gene pool. Kelime

2:28

o zaman onların genleri yeni gen havuzunu temsil edecektir.

Kelime

will represent the new gene pool: küçük bir kümenin bütünü belirlemesi

Bu cümlede will represent, “temsil edecek ve genetik temelini sağlayacak” anlamındadır. Hayatta kalanların genleri, yeni gen havuzunun oluşacağı sınırlı gen kümesidir. Burada represent, daha küçük bir kaynak kümesini onun belirlediği daha büyük nüfusa bağlar. Kişiler veya kuruluşlar özne olduğunda represent bu anlama gelebilse de burada “birinin adına konuşmak” demek değildir.

Alıştırma

Cümlede “their genes will represent the new gene pool” ne anlama geliyor?

  1. Genleri yeni nüfus adına konuşacak.
  2. Genleri yeni nüfusun genetik temelini oluşturacak.
  3. Bilim insanları genlerine yeni bir ad verecek.
Cevabı göster

Genleri yeni nüfusun genetik temelini oluşturacak.

The next finger is the ring finger.

2:31

Sıradaki parmak yüzük parmağı.

This finger should remind you of mating because a ring represents a couple. Kültür

2:33

Bu parmak size çiftleşmeyi hatırlatmalı çünkü yüzük bir çifti temsil eder.

Kültür

a ring represents a couple: evlilik yüzüğü çağrışımı

Burada ring, parmağa takılan bir takı olan “yüzük” anlamındadır. Birçok kültürde evlilik yüzüğü evliliği veya kalıcı bir partnerliği simgeler; bu nedenle konuşmacı yüzüğü bir çiftin simgesi olarak kullanır. Bu kültürel çağrışım, yüzük parmağı ile mating arasında bağ kuran bir hafıza yardımcısıdır. mating için bilimsel bir tanım değildir ve her çiftin yüzük taktığını da iddia etmez.

Alıştırma

Konuşmacı neden “a ring represents a couple” diyor?

  1. Çünkü bu cümlede ring telefon sesi anlamına gelir.
  2. Çünkü evlilik yüzüğü genellikle evliliği veya partnerliği simgeler.
  3. Çünkü yüzük takmak bir çiftin bilimsel tanımıdır.
Cevabı göster

Çünkü evlilik yüzüğü genellikle evliliği veya partnerliği simgeler.

If individuals choose a mate based on their appearance or location, Kalıp ifadeler

2:37

Eğer bireyler eşlerini dış görünüşlerine veya bulundukları yere göre seçerlerse,

Kalıp ifadeler

choose a mate based on: bir ölçüte göre eş seçmek

Choose X based on Y, “Y’yi ölçüt olarak kullanıp X’i seçmek” anlamına gelir. based on ifadesinden sonraki bilgi, seçimi yönlendiren ölçütü belirtir; burada bu ölçüt görünüş veya konumdur. Bu biyoloji bağlamında mate, üreme partneri anlamına gelir; İngiliz İngilizcesindeki “arkadaş” anlamındaki gündelik mate kullanımı değildir.

Alıştırma

Hedef choose X based on Y yapısını tamamlayın: The judges chose the winner ____ the quality of the design.

Cevabı göster

based on

the frequency may change.

2:41

frekans değişebilir.

If red-headed individuals only mate with red-headed individuals,

2:43

Eğer kızıl saçlı bireyler sadece kızıl saçlı bireylerle çiftleşirse,

they could eventually form a new population. Kalıp ifadeler

2:46

zamanla yeni bir popülasyon oluşturabilirler.

Kalıp ifadeler

could eventually form a new...: zamanla ortaya çıkabilecek bir sonuç

Could eventually form a new..., zaman ve bir süreç sonrasında yeni bir grubun ya da şeyin ortaya çıkabileceğini anlatır. Could olasılığı belirtir, eventually sonucu daha sonraki bir zamana yerleştirir ve form “oluşturmak veya meydana getirmek” anlamına gelir. Eventually “muhtemelen” anlamına gelmez. Olasılık could sözcüğünden gelir; eventually ise “sonunda” veya “bir süre sonra” demektir. Bu nedenle sonuç hemen gerçekleşecekmiş gibi sunulmaz.

Alıştırma

“These small clubs could eventually form a larger organization,” cümlesinde could eventually neyi gösterir?

  1. Sonuç kesindir ve hemen gerçekleşecektir.
  2. Sonuç mümkündür ve bir süre sonra gerçekleşebilir.
  3. Sonuç geçmişte zaten gerçekleşmiştir.
Cevabı göster

Sonuç mümkündür ve bir süre sonra gerçekleşebilir.

If no one ever mates with red-headed individuals,

2:49

Eğer kimse kızıl saçlı bireylerle çiftleşmezse,

these genes could decrease.

2:51

bu genler azalabilir.

The next finger is the middle finger.

2:54

Sıradaki parmak orta parmak.

The M in the middle finger should remind you of the M in the word mutation. Anlatım akışı

2:55

Orta parmağın İngilizcesindeki (Middle) M harfi, size mutasyon (Mutation) kelimesindeki M harfini hatırlatmalıdır.

Anlatım akışı

Hatırlama ipucu olarak The M in ... should remind you of the M in ...

Bu cümle, middle finger ifadesindeki M harfini mutation kelimesindeki aynı harfle ilişkilendirerek bir hatırlama ipucu oluşturur. mutation kelimesini tanımlamak yerine iki bilgiyi nasıl bağlayacağınızı gösterir. The X in A should remind you of the X in B kalıbında should, hatırlama ipucunun beklenen etkisini anlatır: ilk X'i fark etmeniz, ikinci X'i düşünmenizi sağlamalıdır.

Alıştırma

Bu cümlenin açıklamadaki temel görevi nedir?

  1. mutation kelimesinin eksiksiz bilimsel tanımını vermek
  2. M ile başlayan iki ifadeyi hatırlamaya yardımcı olacak şekilde bağlamak
  3. Orta parmağın anatomisini anlatmak
Cevabı göster

M ile başlayan iki ifadeyi hatırlamaya yardımcı olacak şekilde bağlamak

If a new gene is added through mutation, Kalıp ifadeler

2:59

Eğer mutasyon yoluyla yeni bir gen eklenirse,

Kalıp ifadeler

is added through mutation: süreci belirten through

is added through mutation ifadesinde is added edilgen yapıdadır ve yeni bir gene ne olduğuna odaklanır. Through mutation, genin eklenmesini sağlayan süreci veya mekanizmayı belirtir. Burada through, bir yerin bir tarafından diğer tarafına geçmek değil, «bir araç veya süreç yoluyla» anlamına gelir. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp be + past participle + through + process şeklindedir.

Alıştırma

daily review ifadesini daha güçlü anılar oluşturan süreç olarak gösteren kelimeyi seçin: Stronger memories are built ___ daily review.

  1. through
  2. across
  3. inside
Cevabı göster

through

it can affect the frequency. Kalıp ifadeler

3:01

bu frekansı etkileyebilir.

Kalıp ifadeler

can affect the frequency: ölçülen bir değeri etkilemek

can affect the frequency ifadesinde affect, bir şeyin ölçülen bir sıklığı ya da oranı etkileyebileceğini anlatan bir fiildir. Can olasılık bildirir; bir değişimin kesinlikle gerçekleştiğini söylemez. Affect, etkilediği şeyi doğrudan nesne olarak alır. Change fiilinden farklı olarak ortaya çıkan farkın yönünü veya büyüklüğünü tek başına belirtmez.

Alıştırma

Hangi cümlede affect, sıcaklığın ölçülen bir hızı etkileyebileceğini anlatmak için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Temperature can affect on the reaction rate.
  2. Temperature can affect the reaction rate.
  3. Temperature can effect the reaction rate.
Cevabı göster

Temperature can affect the reaction rate.

Imagine a gene mutation creates a new color of hair.

3:03

Bir gen mutasyonunun yeni bir saç rengi yarattığını hayal edin.

This would obviously change the frequency in the gene pool. Dilbilgisi

3:07

Bu, gen havuzundaki frekansı açıkça değiştirecektir.

Dilbilgisi

would obviously change: açık bir varsayımsal sonuç

would obviously change ifadesinde would + fiilin yalın hâli change, hayal edilen veya varsayımsal bir koşulun sonucunu anlatır. Buradaki would koşul bildirir; yalnızca geçmişten bakılan bir gelecek olayı değildir. Obviously, konuşanın sonucun açıkça ortaya çıktığını ve kolayca tahmin edilebildiğini düşündüğünü ekler. İddiayı güçlendirir ancak koşul yapısını değiştirmez.

Alıştırma

Varsayımsal sonucu hedef ifadeyle tamamlayın: If we removed one wheel, that ____ how the cart moves.

Cevabı göster

would obviously change

The pointer finger should remind you of movement.

3:09

İşaret parmağı size hareketi hatırlatmalıdır.

If new individuals flow into an area or immigrate, Kelime

3:12

Eğer yeni bireyler bir bölgeye akın ederse veya göç ederse,

Kelime

flow into an area or immigrate: içe doğru hareket

Bu cümlede flow into an area ve immigrate aynı yönü anlatır: yeni bireyler dışarıdan bölgenin içine girer. Or, birbirinden ayrı iki olay sunmaz; önceki ifadeyi daha teknik bir sözcükle yeniden açıklar. Buradaki flow mecazdır ve grubun hareketini bir akış gibi gösterir. Popülasyon biyolojisinde immigrate yalnızca ülke sınırlarını aşan insanlar için değil, bir popülasyona giren canlılar için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle bir varış noktasına doğru hareketi doğru biçimde anlatır?

  1. New families emigrate from the region.
  2. New families flow out of the region.
  3. New families immigrate to the region.
Cevabı göster

New families immigrate to the region.

the frequency will change.

3:16

frekans değişecektir.

If individuals flow out of an area or emigrate, Kelime

3:17

Eğer bireyler bir bölgeden çıkıp giderse veya göç ederse,

Kelime

flow out of an area or emigrate: dışa doğru hareket

Bu cümlede flow out of an area ve emigrate aynı yönü anlatır: bireyler bölgeden ayrılır. Or, ayrı bir olay sunmaz; önceki ifadeyi daha teknik bir sözcükle yeniden açıklar. Buradaki flow mecazdır ve grubun hareketini bir akış gibi gösterir. Popülasyon biyolojisinde emigrate bir popülasyondan ayrılan canlılar için de kullanılabilir ve varış yerinden çok çıkış yerine odaklanır.

Alıştırma

Hangi cümle adadan uzaklaşma hareketini doğru biçimde anlatır?

  1. Many families immigrate to the island.
  2. Many families emigrate from the island.
  3. Many families flow into the island.
Cevabı göster

Many families emigrate from the island.

then the frequency will change.

3:19

o zaman frekans değişecektir.

In science,

3:22

Bilimde,

we refer to this movement as gene flow. Kalıp ifadeler

3:22

bu hareketi gen akışı olarak adlandırırız.

Kalıp ifadeler

refer to X as Y: X'e resmî bir ad vermek

Refer to X as Y, 'X'i Y adıyla anmak veya X'i Y olarak tanımlamak' demektir. Bu cümlede X, this movement, yani bireylerin bir popülasyona girmesi veya popülasyondan çıkmasıdır; Y ise gene flow bilimsel terimidir. As, X'e verilen adı veya sınıflandırmayı tanıtır. Burada 'çünkü' anlamına gelmez.

Alıştırma

Resmî adlandırma yapısını tek sözcükle tamamlayın: Researchers refer to this behavior ____ mimicry.

Cevabı göster

as

All four of the processes represented by our fingers can cause evolution.

3:25

Parmaklarımızla temsil edilen bu dört sürecin tümü evrime neden olabilir.

Small population size,

3:30

Küçük popülasyon boyutu,

non-random mating,

3:32

rastgele olmayan çiftleşme,

mutations,

3:34

mutasyonlar,

and gene flow.

3:35

ve gen akışı.

However,

3:36

Ancak,

none of them lead to adaptation. Dilbilgisi

3:37

bunların hiçbiri adaptasyona yol açmaz.

Dilbilgisi

none of them lead to: hiçbir öğe sonuca yol açmaz

None of them, 'az önce sözü edilen kişi veya şeylerin hiçbiri' demektir. Grubun tamamını olumsuz yapar; bu nedenle none of them lead to adaptation, önceki süreçlerden sıfır tanesinin adaptasyon oluşturduğunu söyler. Yalnızca bir sürecin başarısız olduğunu anlatmaz. Lead to sonucu tanıtır ve burada ardından adaptation ismi gelir. None of them lead to ... yapısında them, daha önce belirtilen çoğul gruba gönderme yaparken none, sonucu ortaya çıkaranların sayısının sıfır olduğunu belirtir.

Alıştırma

Bir rapor, dört yöntemin her birinin güvenilir sonuç üretmekte başarısız olduğunu söylüyor. Bu anlamı hangi cümle ifade eder?

  1. We tested four methods. None of them lead to reliable results.
  2. We tested four methods. One of them does not lead to reliable results.
  3. We tested four methods. Not all of them lead to reliable results.
Cevabı göster

We tested four methods. None of them lead to reliable results.

Natural selection is the only process that creates organisms better adapted to their local environment. Notlar

3:39

Doğal seçilim, yerel çevrelerine daha iyi adapte olmuş organizmalar yaratan tek süreçtir.

Anlatım akışı

Natural selection is the only process that creates: only ile tek süreci vurgulamak

Natural selection is the only process that creates ... ifadesinde the only process, doğal seçilimi that yan cümlesinde belirtilen sonucu ortaya çıkaran tek süreç olarak tanımlar. Burada only, the only process isim grubuyla bağlantılıdır; yalnızca natural selection sözcüklerini etiketlemez. Daha uzun bir açıklamada the only güçlü bir karşıtlık kurar ve dinleyiciyi ana sonuca yönlendirir: diğer süreçlerin de etkileri olabilir, ancak belirtilen sonucu üreten tek süreç budur.

Alıştırma

Hangi cümle başka hiçbir anahtarın dolabı açamayacağı anlamına gelir?

  1. The silver key is one key that opens the cabinet.
  2. The silver key opens only the cabinet.
  3. The silver key is the only key that opens the cabinet.
Cevabı göster

The silver key is the only key that opens the cabinet.

Kalıp ifadeler

better adapted to: bir çevreye uygunluğu karşılaştırmak

Better adapted to, bir çevreye veya koşula daha uygun ya da daha iyi uyum sağlamış olmak demektir. Burada adapted sıfat-fiil kökenli bir sıfattır ve better karşılaştırma yapar; karşılaştırmanın diğer tarafı açıkça söylenebilir veya bağlamdan anlaşılabilir. to sonrasındaki isim grubu çevreyi veya koşulu belirtir. Bu cümlede bu grup their local environment ifadesidir. Adapted burada biyolojik anlamda uyum sağlamayı anlatır; bir kitabın filme uyarlanması anlamında değildir.

Alıştırma

Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve bir şeye daha uygun olmak anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Camels are ____ desert conditions.

Cevabı göster

better adapted to

I use the thumb to remember this process.

3:45

Bu süreci hatırlamak için başparmağı kullanıyorum.

Nature votes thumbs up for adaptations that will do well in their environment Deyimler

3:48

Doğa, ortamlarında iyi iş çıkaracak adaptasyonlar için başparmağını havaya kaldırır,

Deyimler

Doğal seçilim metaforu olarak Nature votes thumbs up

“Nature votes thumbs up” bir kişileştirmedir: doğa, oy verebilen ve onay gösterebilen bir varlıkmış gibi anlatılır. Bu, doğanın gerçekten bilinçli bir karar verdiği anlamına gelmez. Bu bilimsel açıklamada metafor, doğal seçilimin çevresinde işe yarayan uyum özelliklerini desteklediğini ve bu özelliklerin kalıcı olma olasılığının daha yüksek olduğunu anlatır. “Votes thumbs up” gerçek bir el hareketi veya seçim değil, olumlu bir değerlendirmedir.

Alıştırma

Örnekte “Nature votes thumbs up” ne anlama geliyor?

  1. Doğal seçilim, çevresinde iyi işleyen uyum özelliklerini destekleme eğilimindedir.
  2. Bütün uyum özellikleri doğadan aynı sonucu alır.
  3. Doğa gerçekten bir oylama yapar ve bilinçli bir seçimde bulunur.
Cevabı göster

Doğal seçilim, çevresinde iyi işleyen uyum özelliklerini destekleme eğilimindedir.

and thumbs down to adaptations that will do poorly. Deyimler

3:52

ve kötü iş çıkaracak adaptasyonlar için başparmağını aşağı indirir.

Deyimler

thumbs down to: onaylamama belirtmek

“Thumbs down”, onaylamama, reddetme veya olumsuz bir sonucu anlatan el hareketine dayalı bir metafordur. Burada, başarısız olan uyum özelliklerinin doğal seçilim yoluyla kalıcı olma olasılığının daha düşük olduğu anlamına gelir. Bu sözcükler önceki yapıyı sürdürür: thumbs up for ... ve thumbs down to ... bölümleri Nature votes öznesini ve fiilini paylaşır. to edatı, olumsuz değerlendirmeyi alan şeyi tanıtır.

Alıştırma

Cümleyi “reddetti” anlamına gelen üç sözcüklük el hareketi ifadesiyle tamamlayın: The committee gave a ____ the unsafe proposal.

Cevabı göster

thumbs down to

The genes for individuals that are not adapted for their environment

3:55

Çevrelerine adapte olamayan bireylerin genleri,

will gradually be replaced by those that are better adapted. Notlar

3:59

zamanla daha iyi adapte olanlarla değiştirilecektir.

Kalıp ifadeler

be replaced by: Eskisinin yerini neyin aldığını belirtme

be replaced by yapısında özne, yerini kaybeden eski öğedir. Yapı edilgendir: A is replaced by B, B'nin A'nın yerini aldığı anlamına gelir. by ile başlayan bölüm yeni kişi ya da şeyi belirtir; bir yeri göstermez. Buradaki will gradually be replaced by, değişimi gelecekte ve aşamalı olarak gerçekleşecek biçimde sunar. Değiştiren şeyden çok kaldırılan şeye veya değişimin kendisine odaklanmak istediğinizde aynı yapıyı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

be replaced by ifadesini doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın: Next month, the old software will ____ a safer system.

Cevabı göster

be replaced by

Dilbilgisi

those that are better adapted: daha önce geçen çoğul ismin yerini tutmak

Burada those, “çoğul olanlar” anlamına gelir; “uzaktaki şeyler” demek değildir. Daha önce sözü edilen çoğul bir isim grubunun yerini tutar. that are better adapted ise hangilerinin kastedildiğini belirleyen bir ilgi cümleciğidir. Bu cümlede gönderme aynı tür genlere yapılmaya devam eder: those, daha iyi uyum sağlamış bireylerle ilişkili karşılık gelen genleri kısaca belirtir. those kullanmak, isim grubunun tamamını tekrarlamayı önler.

Alıştırma

Çoğul batteries ismini yinelememek için those that yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. These batteries last longer than those that came with the camera.
  2. These batteries last longer than those comes with the camera.
  3. These batteries last longer than that came with the camera.
Cevabı göster

These batteries last longer than those that came with the camera.

Red hair is an example of one of these adaptations. Kalıp ifadeler

4:02

Kızıl saç bu adaptasyonlardan birinin örneğidir.

Kalıp ifadeler

is an example of: bir örneği kategoriyle ilişkilendirmek

X is an example of Y, belirli bir X örneğini daha geniş Y kategorisi veya fikriyle ilişkilendirir. Bu cümlede red hair belirli örnektir; one of these adaptations ise onun gösterdiği daha geniş fikirdir. of'tan sonraki isim öbeği, örnekle bağlantılı sınıfı, kavramı veya düzeni belirtir. Bu yapı, genel bir fikirden somut bir örneğe geçerken kullanışlıdır.

Alıştırma

Belirli bir örneği bir kategoriyle ilişkilendiren hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: A triangle ____ a polygon.

Cevabı göster

is an example of

Red hair is an advantage in the northern climates Kalıp ifadeler

4:05

Kızıl saç kuzey iklimlerinde bir avantajdır

Kalıp ifadeler

is an advantage in: belirli bir ortamda yarar göstermek

X is an advantage in Y, X'in Y ortamı, etkinliği veya koşulları içinde yararlı olduğu ya da başarı olasılığını artırdığı anlamına gelir. Burada in the northern climates, kızıl saçın yararlı olarak sunulduğu koşulu belirtir. Bu ifade X'in her yerde yararlı olduğunu ileri sürmez. in ile başlayan öbek, avantajı belirli bir bağlamla sınırlar.

Alıştırma

Bir özelliğin belirli bir etkinlikte yararlı olduğunu anlatan hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: Good balance ____ gymnastics.

Cevabı göster

is an advantage in

because the fair skin allowed ancestors to absorb more light Dilbilgisi

4:08

çünkü açık ten, ataların daha fazla ışık emmesini

Dilbilgisi

allowed ancestors to absorb: allow + nesne + to + fiil

allowed ancestors to absorb yapısında allowed sözcüğünden sonra ancestors nesnesi, ardından to absorb mastar yapısı gelir. Kalıp allow + nesne + to + fiil şeklindedir. Burada allowed, izin verdi anlamına değil, mümkün kıldı anlamına gelir. Özne fiziksel bir özellik olduğundan cümle, bir koşulun eylemi nasıl mümkün kıldığını açıklar.

Alıştırma

Bir özelliğin eylemi mümkün kıldığını anlatmak için allow + nesne + to + fiil yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The zoom feature allowed users read the tiny text.
  2. The zoom feature allowed users to read the tiny text.
  3. The zoom feature allowed to users read the tiny text.
Cevabı göster

The zoom feature allowed users to read the tiny text.

and synthesize more vitamin D. Kelime

4:12

ve daha fazla D vitamini sentezlemesini sağlamıştır.

Kelime

synthesize more vitamin D: bilimsel üretimi anlatan fiil

Bu bilimsel bağlamda synthesize more vitamin D, biyolojik bir süreçle daha fazla D vitamini üretmek anlamına gelir. Fiil, vücudun başka maddelerden bir madde oluşturmasını anlatır. Synthesize, make sözcüğünden daha teknik ve kesindir; bu nedenle biyoloji, kimya ve tıp açıklamalarında yaygındır.

Alıştırma

Bu bilimsel cümleyi en iyi hangi fiil tamamlar? Skin cells can ___ vitamin D when exposed to ultraviolet light.

  1. summarize
  2. synthesize
  3. assemble
Cevabı göster

synthesize

Thumbs up.

4:14

Başparmak havaya.

However,

4:16

Ancak,

this was a disadvantage in the more southern climates Kalıp ifadeler

4:16

artan UV radyasyonunun kansere ve doğurganlığın azalmasına yol açtığı

Kalıp ifadeler

was a disadvantage in: belirli bir ortamda dezavantaj olmak

was a disadvantage in, bir şeyin belirli bir ortamda elverişsiz bir koşul oluşturduğu anlamına gelir. A disadvantage yalnızca bir kişinin sevmediği bir şey değil, gerçek bir olumsuzluk veya dezavantajdır. be a disadvantage in + ortam ya da etkinlik kalıbında bağlam da değerlendirmenin bir parçasıdır: aynı özellik bir ortamda advantage, başka bir ortamda disadvantage olabilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: Carrying extra weight ____ the uphill race.

Cevabı göster

was a disadvantage in

where increased UV radiation led to cancer and decreased fertility. Notlar

4:18

daha güneydeki iklimlerde bu bir dezavantajdı.

Kalıp ifadeler

led to: geçmişteki neden ve sonucu ifade etmek

led to, lead to ifadesinin geçmiş zaman biçimidir ve bir şeyin başka bir sonuca neden olduğunu belirtir. Özne nedeni, to sözcüğünden sonraki isim öbeği ise sonucu gösterir. Bu cümlede increased UV radiation nedendir; cancer ve decreased fertility ise birbirine bağlanmış iki sonuçtur. Bu neden-sonuç kalıbında to bir edattır; bu nedenle ardından isim, isim öbeği veya -ing biçimi gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz geçmiş zaman neden-sonuç ifadesiyle tamamlayın: A broken pipe ____ serious water damage.

Cevabı göster

led to

Kelime

decreased fertility: azalmış üreme yeteneği

Bu biyolojik bağlamda decreased fertility, yavru üretme yeteneğinin veya başarısının azalması demektir. Decreased sözcüğü fertility sözcüğünü niteler; dolayısıyla ifade, kanserle birlikte olumsuz bir üreme sonucunu adlandırır. Fertility, toprağın bitki gelişimini destekleme kapasitesini de ifade edebilir; ancak bu anlam tarım veya toprak bağlamı gerektirir. Burada UV ışınımı, kanser ve biyolojik etkilerden söz edildiği için amaçlanan anlam üreme yeteneğidir.

Alıştırma

Bu cümlede decreased fertility ne anlama geliyor?

  1. Yavru üretme yeteneğinin veya başarısının azalması
  2. Fiziksel güç düzeyinin azalması
  3. Toprağın bitki yetiştirme kapasitesinin azalması
Cevabı göster

Yavru üretme yeteneğinin veya başarısının azalması

Thumbs down.

4:23

Başparmak aşağı.

Even the thumb itself is an adaptation formed through the process of natural selection. Anlatım akışı

4:25

Başparmağın kendisi bile doğal seçilim süreciyle oluşmuş bir adaptasyondur.

Anlatım akışı

Even the thumb itself: şaşırtıcı bir örnek ekleyip nesnenin kendisine odaklanmak

Even, başparmağı şaşırtıcı olabilecek ek bir örnek olarak sunar: even the thumb, başparmağın da bu ifadenin kapsamına girdiğini belirtir. Açıklamayı daha güçlü veya daha az beklenen bir örnek ekleyerek düzenler. Itself, odağı yalnızca bir başparmak hareketine veya başparmakla ilgili bir düşünceye değil, fiziksel başparmağın kendisine yöneltir. Even + isim + itself birlikte çift vurgu oluşturur: unsur beklenmedik biçimde kapsama alınır ve odak unsurun kendisindedir.

Alıştırma

Even the thumb itself nasıl bir bilgi etkisi oluşturur?

  1. Başparmağın ortalama büyüklükte olduğunu söyler.
  2. Başparmağı biraz şaşırtıcı bir örnek olarak ekler ve başparmağın kendisine odaklanır.
  3. İddiayı fiziksel başparmak yerine yalnızca başparmak hareketiyle sınırlar.
Cevabı göster

Başparmağı biraz şaşırtıcı bir örnek olarak ekler ve başparmağın kendisine odaklanır.

The evolution that we have described is referred to as microevolution Notlar

4:29

Tanımladığımız bu evrim mikroevrim olarak adlandırılır

because it refers to a small change.

4:33

çünkü küçük bir değişimi ifade eder.

Kalıp ifadeler

is referred to as: bir şeye resmî ad vermek

X is referred to as Y, X’e Y adının veya kategorisinin verildiğini anlatan edilgen bir adlandırma yapısıdır. Resmî açıklamalarda sık kullanılır. Bu cümlede daha önce tanımlanan evolution için microevolution terimi kullanılır. Buradaki as, bir adı veya etiketi getirir; karşılaştırma yapmaz. Buna karşılık gelen etken yapı People refer to X as Y şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki resmî edilgen adlandırma ifadesiyle tamamlayın: In the manual, the emergency shutoff ____ the red switch.

Cevabı göster

is referred to as

Kelime

microevolution: küçük ölçekli evrim ve micro- ön eki

Microevolution, bir popülasyon içinde gerçekleşen küçük ölçekli evrimsel değişimdir; örneğin bir özelliğin nesiller boyunca daha yaygın veya daha seyrek hâle gelmesidir. Cümledeki small change ifadesi bu ölçeğe ilişkin basit bir ipucudur. micro- ön eki “küçük” veya “küçük ölçekli” anlamına gelir. Değişimin mutlaka mikroskopla görülmesi gerektiği anlamına gelmez.

Alıştırma

microevolution sözcüğündeki micro- ön eki neyi anlatır?

  1. Değişim yalnızca mikroskopla görülebilir.
  2. Değişim tek bir anda gerçekleşir.
  3. Değişim küçük ölçeklidir.
Cevabı göster

Değişim küçük ölçeklidir.

However,

4:35

Ancak,

this form of evolution may eventually lead to macroevolution or speciation. Notlar

4:36

bu evrim biçimi sonunda makroevrime veya türleşmeye yol açabilir.

Kalıp ifadeler

may eventually lead to: daha sonra ortaya çıkabilecek bir sonuç

May, sonucun kesin değil, mümkün olduğunu gösterir. Eventually, sonucun belirli bir süre veya bir dizi değişiklikten sonra ortaya çıkabileceğini belirtir; lead to ise sonucu tanıtır. May eventually lead to bir bütün olarak, bir sürecin uzun vadede belirli bir sonuç doğurabileceği anlamına gelir. Sonucun hemen ya da kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez.

Alıştırma

May, eventually ve lead to ifadelerini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: Repeated small leaks ____ serious water damage.

Cevabı göster

may eventually lead to

Kelime

macroevolution or speciation: geniş ölçekli değişim ile yeni tür oluşumu

Macroevolution, tür düzeyinde veya daha üst düzeylerdeki geniş ölçekli evrimsel değişimleri ve örüntüleri genel olarak ifade eder. Speciation ise daha özeldir: yeni türlerin oluştuğu süreçtir. Bu cümlede or, birbiriyle ilişkili olası sonuçları sıralar. Türleşme makroevrime katkıda bulunduğu için kavramlar örtüşebilir, ancak tam olarak eş anlamlı değildir.

Alıştırma

Cümleyi en iyi hangi terim tamamlar? The process in which one ancestral population splits and forms new species is called ___.

  1. speciation
  2. microevolution
  3. macroevolution
Cevabı göster

speciation

Every organism on the planet shares ancestry with a single common ancestor. Notlar

4:41

Gezegendeki her organizma, tek bir ortak atayla soy bağlantısını paylaşır.

Kalıp ifadeler

shares ancestry with: … ile ortak bir soy bağına sahip olmak

Shares ancestry with, “... ile bağlantılı bir atasal kökene veya evrimsel çizgiye sahip olmak” anlamına gelir. Bu cümlede share, bir nesnenin bir kısmını başkasına vermek değil, ortak bir kökene veya ilişkiye sahip olmak demektir. Kalıp X shares ancestry with Y şeklindedir. Aile soyları, topluluklar veya türler arasındaki atasal bağlantıları anlatabilir.

Alıştırma

“... ile atasal bir bağlantıya sahip olmak” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The domestic cat ____ wildcats.

Cevabı göster

shares ancestry with

Kelime

a single common ancestor: tek bir ortak atasal kaynak

Ortak ata, iki veya daha fazla soy çizgisinin kendisinden geldiği atadır. Bu ifadede common, “ortaklaşa sahip olunan” demektir; “sıradan” veya “sık rastlanan” anlamına gelmez. Single, cümlenin gezegendeki bütün organizmalar için birbirinden ayrı birkaç kaynak yerine tek bir ortak atasal kaynak sunduğunu vurgular.

Alıştırma

a single common ancestor ifadesinde common ne anlama gelir?

  1. sıradan ve dikkat çekmeyen
  2. sık rastlanan
  3. birden fazla soy çizgisinin ortaklaşa sahip olduğu
Cevabı göster

birden fazla soy çizgisinin ortaklaşa sahip olduğu

All living organisms on the planet are connected back in time through the process of evolution. Deyimler

4:46

Gezegendeki tüm canlı organizmalar, evrim süreci aracılığıyla zamanda geriye doğru birbirine bağlıdır.

Deyimler

are connected back in time: ilişkileri geçmişe doğru izlemek

are connected back in time ifadesinde connected, farklı şeyler arasındaki ilişkiyi anlatır; back in time ise bu ilişkinin geçmişe doğru takip edilmesi gerektiğini gösterir. Burada evrim, canlıları daha eski atalar ve kökenler üzerinden birbirine bağlar. Bu ifade, canlıların gerçekten geçmişe yolculuk ettiği anlamına gelmez. Zamanı hayalî bir yol gibi gösterir ve tarihsel, ailevi ya da evrimsel ilişkileri açıklamak için kullanılan yaygın bir anlatım biçimidir.

Alıştırma

Bu cümlede are connected back in time ne anlama gelir?

  1. Hepsi tam olarak aynı anda ortaya çıktı.
  2. Fiziksel olarak geçmişe yolculuk ettiler.
  3. Aralarındaki ilişkiler geçmişe doğru izlenebilir.
Cevabı göster

Aralarındaki ilişkiler geçmişe doğru izlenebilir.

Take a look at your own hand.

4:51

Kendi elinize bir bakın.

It's an engineering masterpiece Deyimler

4:53

O, az önce tanımladığım beş süreç tarafından

that was created by the five processes I just described over millions and millions of years. Kalıp ifadeler

4:54

milyonlarca ve milyonlarca yıl boyunca yaratılmış bir mühendislik şaheseridir.

Deyimler

engineering masterpiece: son derece karmaşık bir yapıya övgü

An engineering masterpiece, tasarımı veya yapısı olağanüstü derecede ustalıklı, karmaşık ve etkili görünen bir şeydir. Ele an engineering masterpiece demek, evrim yoluyla oluşan bir yapıya duyulan büyük hayranlığı insan mühendisliğinin diliyle anlatır. Burada bu ifade bir benzetmedir; insan bir mühendisin eli inşa ettiği iddiası değildir. Vurgu, ortaya çıkan yapının olağanüstü düzeni ve işleyişindedir.

Alıştırma

Konuşmacı ele an engineering masterpiece diyerek öncelikle ne anlatıyor?

  1. Onu bir insan mühendisin bizzat inşa ettiği.
  2. Son derece etkili ve karmaşık yapısına duyulan büyük hayranlık.
  3. Basit tasarımlı sıradan bir araç olduğu.
Cevabı göster

Son derece etkili ve karmaşık yapısına duyulan büyük hayranlık.

Kalıp ifadeler

over millions and millions of years: süre ve vurgu

Burada over + bir zaman dilimi, “süre boyunca” veya “süreç içinde” anlamına gelir ve oluşumu sağlayan süreçlerin çok uzun bir zaman dilimi boyunca yavaş yavaş gerçekleştiğini gösterir. Buradaki over zamansal anlamdadır, mekânsal değildir. Millions and millions of years ifadesinde millions sözcüğü vurgu için tekrarlanır. Son derece uzun fakat kesin olmayan bir süreyi anlatır; iki kesin ölçünün toplanması anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi dersteki vurgulu zaman ifadesiyle tamamlayın: The canyon formed ____.

Cevabı göster

over millions and millions of years

Can you recall the five main causes of evolution from memory? Anlatım akışı

5:00

Evrimin beş temel nedenini ezberden hatırlayabiliyor musunuz?

Anlatım akışı

Can you recall ... from memory?: aktif tekrara yönlendirme

Can you recall X from memory? dinleyiciden notlara, yanıtlara veya başka ipuçlarına bakmadan belirli bir bilgiyi hatırlamasını ister. Recall, öğrenilmiş bilgiyi yeniden zihne getirme eylemini belirtir; from memory ise yardım kullanılmaması koşulunu açıkça ifade eder. Dersin sonunda bu soru tekrarı düzenler: açıklamayı duraklatır ve dinleyiciyi pasif dinlemeden aktif öz değerlendirmeye geçirir. The five main causes yeni bir konu sunmak yerine daha önce öğretilen içeriğe gönderme yapar.

Alıştırma

Dersin sonunda öğretmen, 'Can you recall the three steps from memory?' diye soruyor. Sizden ne yapmanız isteniyor?

  1. Notlara bakmadan adımları hatırlamak.
  2. Tamamen yeni üç adım öğrenmek.
  3. Adımları ekrandan sesli okumak.
Cevabı göster

Notlara bakmadan adımları hatırlamak.

If you can't, hit rewind and watch that part again. Kültür

5:04

Eğer hatırlayamıyorsanız, geri sarın ve o bölümü tekrar izleyin.

Kültür

hit rewind: medya içeriğinde önceki bir bölüme dönmek

Burada hit rewind, videoyu önceki bir bölüme döndürmek için geri sarma kontrolüne basmak veya onu seçmek demektir. Hit, bir düğmeyi ya da kontrolü çalıştırmak anlamındadır; bir şeye vurmak anlamına gelmez. Bu yönerge, izleyiciye hatırlayamadığı bölüme dönüp onu tekrar izlemesini söyler. Aynı ifade, ses veya videoda daha önceki bir noktaya dönmek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Örnekte hit rewind, izleyiciye ne yapmasını söylüyor?

  1. Oynatma cihazına vurmak.
  2. Geri sarma kontrolüne basmak veya onu seçerek geriye dönmek.
  3. Daha sonraki bir bölüme atlamak.
Cevabı göster

Geri sarma kontrolüne basmak veya onu seçerek geriye dönmek.

But if you can,

5:07

Ama eğer hatırlayabiliyorsanız,

give yourself or your neighbor a big five-fingered high five. Deyimler

5:08

kendinize veya yanınızdakine beş parmağınızla kocaman bir çak yapın.

Deyimler

give yourself or your neighbor a big five-fingered high five: kutlama ve kelime oyunu

Give someone a high five, havaya kaldırılan avuçları birbirine vurarak birini kutlamak veya cesaretlendirmek demektir. Burada yourself, kişinin kendisini eğlenceli biçimde kutlamasına izin verir; your neighbor ise yanında oturan biri gibi yakındaki bir kişiyi anlatır. Five-fingered bilerek eklenmiştir çünkü normal bir high five zaten elle yapılır. Five fikrinin tekrarlanması, kutlama hareketini videodaki beş parmaklı hatırlama yöntemi ve beş neden listesiyle ilişkilendirerek sonda eğlenceli bir gönderme oluşturur.

Alıştırma

Konuşmacı neden five-fingered high five diyor?

  1. Başarıyı kutlamak ve hareketi beş parmak temasına eğlenceli biçimde bağlamak için.
  2. Ellere ait bilimsel bir sınıflandırmayı açıklamak için.
  3. İzleyicilerden başka birinin parmaklarını saymalarını istemek için.
Cevabı göster

Başarıyı kutlamak ve hareketi beş parmak temasına eğlenceli biçimde bağlamak için.