Kendi Kendine Donan Coca-Cola (Tüm gazlı içeceklerde işe yarayan numara!): İngilizce çalışma notları

TKOR

Öğrenme zorluğu
506 kelime 218 kel/dk

Video özeti: Bu eğitim, donma noktasının altına soğutulan basınçlı bir gazlı içeceğin, basınç boşalınca veya bir buz kristaline değince sulu buza dönüşmesini gösterir. İngilizce öğrenme noktaları: 1. on command. — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: sonucun bilinçli bir tetikleyiciyle oluştuğunu anlayın ve ifadeyi sinyalle yönetilen hareket veya etkiler için kullanın. 2. ice up — Deyimsel fiiller: sıvının buza dönüşmesini veya buz oluşmasını tanıyın; bunu yalnızca soğumaktan ayırın. 3. it's the water in the drink that's actually freezing. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: water öğesini donan madde olarak vurgulayan it-cleft yapısını okuyun ve bir varsayımı tek öğeye odaklanarak düzeltin.

Bu derste

With this one simple trick, Anlatım akışı

0:00

Bu basit numarayla,

you'll be able to take any bottle of soda

0:01

herhangi bir şişe sodayı alıp

and pour out an instant slushy on command. Kalıp ifadeler

0:03

istediğiniz anda anında bir slushy'ye dönüştürebileceksiniz.

Anlatım akışı

With this one simple trick, ...: kolay sonuç vadeden eğitim açılışı

With this one simple trick, vaat edilen sonuçtan önce kolay görünen bir yöntem sunan dikkat çekici bir açılıştır. With, kullanılan aracı belirtir: Bu yöntem kullanıldığında izleyici biraz sonra anlatılan sonucu elde edebilir. Buradaki trick, aldatma veya sihir numarası değil, işe yarayan bir yöntem anlamındadır. Bu açılış işi kolay gösterir ve izleyiciye videoyu izlemeye devam etmesi için bir neden verir. Eğitim ve tanıtım içeriklerinde yaygın bir düzendir.

Alıştırma

Bu cümlenin başındaki ifade ne işe yarıyor?

  1. Sonucun tesadüfen gerçekleştiğini söyler.
  2. Konuşanın birazdan izleyiciyi aldatacağını bildirir.
  3. Vaat edilen sonucun ulaşılabilir görünmesi için önce kolay bir yöntem sunar.
Cevabı göster

Vaat edilen sonucun ulaşılabilir görünmesi için önce kolay bir yöntem sunar.

Kalıp ifadeler

On command: bir işaretle tetiklenen kontrollü sonuç

On command, bir işaret veya talimat verildiğinde bir şeyin gerçekleşmesi anlamına gelir ve çoğu zaman hızlı, güvenilir ve kontrollü bir tepkiyi anlatır. Bu cümlede buzlu içecek etkisinin tesadüfen değil, kişinin seçtiği anda oluşturulabileceğini belirtir. Command mutlaka sözlü bir emir olmak zorunda değildir. Tetikleyici bir işaret, düğme, hareket veya planlanmış eylem de olabilir.

Alıştırma

Cümleyi, bu dersteki “bir işaret verildiği her seferde” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The trained dog can sit ____.

Cevabı göster

on command

Now, if you don't believe what you're seeing,

0:06

Gördüğünüze inanmıyorsanız,

that's okay.

0:08

sorun değil.

But it is real

0:09

Ama bu gerçek

and in this project,

0:10

ve bu projede,

you'll discover the insanely easy secret Dilbilgisi

0:11

anında soda slushy'si yapmanın

to making an instant soda slushy.

0:14

inanılmaz kolay sırrını keşfedeceksiniz.

Dilbilgisi

secret to making: to + -ing biçimi

secret to making yapısında to, secret ismine bağlı bir edattır. Bu ifade, bir sonuca ulaşmanın anahtarı veya yöntemi anlamına gelir. Bir edattan sonra isim ya da -ing biçimi gelebilir; bu nedenle secret to making doğrudur. success sözcüğünün isim olduğu secret to success ile karşılaştırın. Burada amaçlanan yapı secret to make değildir.

Alıştırma

make fiilinin doğru biçimini kullanın: The secret to ____ fluffy pancakes is not stirring the batter too much.

Cevabı göster

making

For this project,

0:32

Bu proje için,

grab a bottle of room temperature soda Kalıp ifadeler

0:33

oda sıcaklığında bir şişe soda alın

Kalıp ifadeler

sıcaklık durumunu anlatan room temperature

Room temperature bir sıcaklık durumunu anlatır: gazlı içecek ne soğutulmuş ne de ısıtılmıştır ve normal iç mekân sıcaklığındadır. Altyazıda bu iki sözcük, soda sözcüğünden önce birlikte birleşik bir niteleyici olarak çalışır. Bu ifade, gazlı içeceğin yalnızca bir odanın içinde olduğu anlamına gelmez. Aynı fikir room temperature water örneğindeki gibi bir isimden önce veya at ile bir isimden sonra kullanılabilir: Keep the water at room temperature.

Alıştırma

Normal iç mekân sıcaklığını belirten günlük ifadeyle tamamlayın: Let the butter soften to ____ before baking.

Cevabı göster

room temperature

and start shaking it violently.

0:35

ve onu şiddetle sallamaya başlayın.

We want as much pressure to build up inside Notlar

0:37

İçeride oluşabildiği kadar çok

as we can get.

0:39

basınç birikmesini istiyoruz.

Dilbilgisi

as much ... as we can get ile ulaşılabilir en yüksek miktarı belirtmek

as much pressure ... as we can get yapısında as much, sayılamayan pressure isminin miktarını belirtir; sonraki as yan cümlesi de üst sınırı belirler. Burada as we can get, “gerçekte üretebildiğimiz en yüksek miktara kadar” anlamına gelir. to build up inside mastar grubu, basıncın ne yapacağını anlatır ve daha geniş miktar yapısının içinde yer alır. Yeniden kullanılabilen kalıp as much + sayılamayan isim + as + özne + can şeklindedir; cümle gerektirirse araya başka ögeler girebilir.

Alıştırma

Hangi cümle “elde edebileceğimiz en yüksek su miktarı” anlamını vermek için kalıbı doğru kullanır?

  1. We want as much water as we can get.
  2. We want as much water than we can get.
  3. We want as many water as we can get.
Cevabı göster

We want as much water as we can get.

Öbek fiiller

build up fiilinin “zamanla birikmek” anlamı

Build up, “zamanla artmak veya birikmek” anlamına gelir. Burada içeride biriken şey pressure olduğundan öbek fiil geçişsizdir: pressure builds up. Fiziksel bir nesne inşa etmek anlamına gelmez. Build up, zaman içinde gelişen bir sürece odaklanır ve tension, dirt, traffic veya excitement ile de doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

“Pressure can build up in a closed container,” cümlesinde build up ne anlama gelir?

  1. İçeride yavaş yavaş artabilir.
  2. Hemen kaybolabilir.
  3. Biri onu parçalardan inşa edebilir.
Cevabı göster

İçeride yavaş yavaş artabilir.

Now, I've done this with these 500 ml bottles

0:41

Ben bunu bu 500 ml'lik şişelerle yaptım

and set them in the freezer for 3 hours and 15 minutes.

0:43

ve onları 3 saat 15 dakika boyunca dondurucuya koydum.

This is the point when they're colder than freezing, Kelime

0:47

Bu, onların donma noktasından daha soğuk oldukları,

but not actually frozen.

0:49

ancak aslında donmadıkları andır.

Kelime

“colder than freezing” ile “not actually frozen” arasındaki fark

Burada “colder than freezing”, sıcaklığın donma noktasının altında olduğu anlamına gelir. Tamamlanmış bir değişimi değil, bir sıcaklık koşulunu anlatır. “Not actually frozen”, sıvının henüz katı buza dönüşmediği anlamına gelir. Bu yüzden bir sıvı, donma noktasının altında olsa bile bir süre sıvı kalabilir.

Alıştırma

Hangi cümle sıvının donma noktasının altında olduğunu, ancak henüz buza dönüşmediğini anlatır?

  1. It is colder than freezing, but not actually frozen.
  2. It is frozen, so it has already turned into ice.
  3. It is warmer than freezing and has not frozen.
Cevabı göster

It is colder than freezing, but not actually frozen.

Now, you can show your friends that it's just a normal soda,

0:52

Şimdi, arkadaşlarınıza bunun sadece normal bir soda olduğunu gösterebilirsiniz,

but watch what happens if we simply release the pressure, Notlar

0:54

ama sadece basıncı serbest bırakıp,

Anlatım akışı

Sonraki sonucu haber veren “watch what happens”

“Watch what happens”, izleyicinin dikkatini birazdan ortaya çıkacak sonuca yönelten bir emir cümlesidir. Cümlede basınç serbest bırakılmadan hemen önce gelir; böylece bu eylemi izlenmesi gereken önemli an olarak işaretler. Bu ifade bir gösteriyi veya hikâyeyi düzenlemeye yardımcı olur: önce sıradaki sonucu haber verir, sonra önemli eylemi yaparsınız. Burada watch, yalnızca “videonun tamamını izlemeye devam et” değil, “bir sonraki görünür değişime dikkat et” anlamına gelir.

Alıştırma

Gösteri ifadesini derste öğrendiğiniz sözlerle tamamlayın: Now, ____ when I press this button.

Cevabı göster

watch what happens

Kalıp ifadeler

release the pressure: basıncı boşaltmak

Bu cümlede release the pressure, kapalı bir şişenin içindeki basıncın düşmesini sağlamak demektir. Pressure, azaltılan soyut durumdur; burada release, katı bir nesneyi serbest bırakmak anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp release the pressure biçimindedir. Bunun yanında kapağı veya vanayı açmak gibi bir yöntem de sıkça belirtilir.

Alıştırma

Cümleyi “kapalı bir sistemdeki basıncın düşmesini sağlamak” anlamındaki hedef kalıpla tamamlayın: Open the valve slowly to ____.

Cevabı göster

release the pressure

tighten the cap,

0:57

kapağını sıktığımızda

and turn it upside down. Kalıp ifadeler

0:58

ve ters çevirdiğimizde ne olduğuna bir bakın.

Kalıp ifadeler

turn it upside down: onu baş aşağı çevirmek

Turn it upside down, nesneyi üst kısmı alta, alt kısmı da üste gelene kadar çevirmek demektir. Burada it, çevrilen nesnedir; bu nedenle ifade gerçek anlamda bir konum değişikliğini anlatır. Kalıp turn + nesne + upside down şeklindedir: turn the box upside down. Nesne bir zamirse turn it upside down örneğinde olduğu gibi zamiri upside down ifadesinden önce kullanın.

Alıştırma

Birinin kapalı bir kavanozu kapağı altta olacak şekilde masaya koymasını istiyorsunuz. Doğru talimat hangisidir?

  1. Turn it around.
  2. Turn it upside down.
  3. Turn it inside out.
Cevabı göster

Turn it upside down.

In just 3 seconds,

1:00

Sadece 3 saniye içinde,

the entire bottle has turned to an icy soda slush.

1:01

tüm şişe buz gibi bir soda slushy'ye dönüştü.

Pour it in a glass and you'll get a good idea Kalıp ifadeler

1:05

Onu bir bardağa döktüğünüzde slushy'nin gerçekten

of how thick the slush really is.

1:07

ne kadar yoğun olduğu hakkında iyi bir fikir edineceksiniz.

Kalıp ifadeler

get a good idea of: oldukça net bir anlayış edinmek

Bu cümlede get a good idea of, “bir şey hakkında oldukça net bir anlayış veya izlenim edinmek” anlamına gelir. Buzlu karışımı bardağın içinden görmek, koyuluğunu daha açık biçimde değerlendirmeyi sağlar. Buradaki idea, yaratıcı bir fikir değil, anlayış veya izlenim demektir. get a good idea of kalıbından sonra bir isim ya da how thick it is gibi bir yan cümle gelebilir. Bu yapı, bir kanıtın bir şeyi anlamaya yardımcı olduğunu gösterir ancak kesin bir ölçüm yapıldığını söylemez.

Alıştırma

Bir müze sitesindeki“These photos give you a good idea of the room's size” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Odayı değiştirmek için akıllıca bir plan sunarlar.
  2. Odanın büyüklüğünü oldukça net biçimde anlamaya yardımcı olurlar.
  3. Odanın kesin resmî ölçülerini belirtirler.
Cevabı göster

Odanın büyüklüğünü oldukça net biçimde anlamaya yardımcı olurlar.

And when it starts pushing up at the top,

1:09

Yukarı doğru taşmaya başladığında,

you can see it's a light and fluffy delicious carbonated ice.

1:11

hafif, pofuduk ve lezzetli karbonatlı bir buz olduğunu görebilirsiniz.

Now, let's try removing the pressure very slowly. Dilbilgisi

1:15

Şimdi, basıncı çok yavaş bir şekilde tahliye etmeyi deneyelim.

Dilbilgisi

let's try removing: try + -ing ile bir yöntemi sınamak

Let's, konuşanın ve dinleyenin birlikte hareket etmesini önerir. Try removing, try + -ing yapısını kullanarak basıncı çok yavaş azaltma eylemini denenecek bir yöntem olarak sunar ve ne olacağını gözlemlemeyi amaçlar. Başka durumlarda da kullanılabilen let's try + -ing kalıbı, “bu eylemi olası bir çözüm veya deney olarak sınayalım” anlamına gelir. Eylemin ne kadar zor olduğundan çok, yöntemin işe yarayıp yaramadığına odaklanır.

Alıştırma

“Let's try removing the lid” en doğal biçimde neyi önerir?

  1. Kapak zor çıktığı için onu çıkarmak üzere büyük çaba göstermek.
  2. Kapağı çıkarmamak.
  3. Kapağı çıkarmayı bir yöntem olarak kullanıp işe yarayıp yaramadığına bakmak.
Cevabı göster

Kapağı çıkarmayı bir yöntem olarak kullanıp işe yarayıp yaramadığına bakmak.

This is going to take a bit of patience, Kalıp ifadeler

1:18

Bu biraz sabır gerektirecek,

Kalıp ifadeler

take a bit of patience: biraz sabır gerektirmek

Bu cümlede take, “almak” veya “taşımak” değil, “gerektirmek” anlamına gelir. Sabır gerektiren şey tüm süreçtir. A bit of uyarıyı yumuşatır. Her zaman çok az miktarda sabır gerektiği anlamına gelmez; karşıdaki kişiyi zaman alabilecek bir işe nazikçe hazırlar.

Alıştırma

Cümleyi bu notta geçen ve “biraz sabır gerektirmek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Putting this 500-piece puzzle together is going to ____.

Cevabı göster

take a bit of patience

but when you get the cap off, Öbek fiiller

1:20

ancak kapağı çıkardığınızda,

Öbek fiiller

get the cap off: kapağı çıkarmayı başarmak

Get the cap off, kapağı çıkarmayı başarmak anlamına gelir. Burada get, “almak” veya “elde etmek” değildir; kapağın artık takılı olmadığı sonuca ulaşıldığını gösterir. Kalıp get + nesne + off şeklindedir. Bir şeyi çıkarmak çaba gerektirdiğinde veya başarılı sonucu vurgulamak istediğinizde kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi get + nesne + off kalıbının geçmiş biçimiyle tamamlayın: The sticker was stuck, but I finally ____.

Cevabı göster

got it off

you might notice your soda didn't freeze.

1:21

sodanızın donmadığını fark edebilirsiniz.

If you pour it into a frosty bowl that just came out of the freezer,

1:24

Dondurucudan yeni çıkmış buz gibi bir kaseye dökerseniz,

it'll ice up right before your eyes. Notlar

1:27

gözlerinizin önünde hemen buzlanacaktır.

Öbek fiiller

ice up: buz oluşturmak veya buzla kaplanmak

Bu cümlede ice up, “buz oluşturmaya başlamak” veya “buzla kaplanmak” anlamına gelen bir phrasal verb’dür. Gazlı içecek yalnızca soğumaz; gözle görülür buz kristalleri oluşur. up, değişimin sonucunda ortaya çıkan buzlu duruma odaklanır. Başka bağlamlarda yüzeylerde veya makinelerde buz oluşup kullanımları zorlaştığında da ice up kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? On a freezing, damp morning, the car windows may ___.

  1. ice up
  2. add ice
  3. cool down
Cevabı göster

ice up

Deyimler

right before your eyes: olurken gözleriyle görmek

Right before your eyes, “olurken doğrudan gözlerinle görebileceğin yerde” anlamına gelir. Right ifadeyi güçlendirerek olayı anlık, açık ve çoğu zaman şaşırtıcı gösterir. Burada before, “önünde” anlamındaki eski bir yer bildiren kullanımdır. Olayın gözlerin bir şey yapmasından daha önce gerçekleştiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Herkes değişimin gerçekleşmesini izlediyse cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? During the experiment, the liquid turned bright pink ___.

  1. out of sight
  2. right before our eyes
  3. before we knew it
Cevabı göster

right before our eyes

There's one chilled soda ready to be served.

1:30

İşte servis edilmeye hazır soğuk bir soda.

You could try keeping your soda liquefied by pouring it in a clean bowl, Dilbilgisi

1:33

Sodanızı temiz bir kaseye dökerek sıvı halde tutmayı,

Dilbilgisi

keeping your soda liquefied ifadesinde keep + nesne + geçmiş zaman ortacı

keeping your soda liquefied ifadesinde keep sözcüğünden sonra bir nesne (your soda) ve geçmiş zaman ortacı (liquefied) gelir. Burada liquefied, gazlı içeceğin durumunu anlatır: içecek sıvı hâlde kalır. Bir şeyin oluşmuş veya edilgen bir durumda kalması gerektiğinde keep the door closed örneğindeki gibi keep + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanın. Bu ortaç, keep tarafından yapılan ikinci bir eylem değildir.

Alıştırma

Pencerelerin güvenli biçimde kilitli kalması gerektiğini anlatmak için keep + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanan cümle hangisidir?

  1. Keep the windows locked.
  2. Keep locking the windows.
  3. Keep the windows lock.
Cevabı göster

Keep the windows locked.

then freezing it by dropping in one flake of ice.

1:37

ardından içine bir buz tanesi atarak dondurmayı deneyebilirsiniz.

These crystals will grow rapidly until your entire bowl is filled,

1:40

Bu kristaller, tüm kaseniz dolana kadar hızla büyüyecektir

and now we have another chilled soda ready for your enjoyment.

1:44

ve artık keyifle içmeye hazır bir başka soğuk sodamız var.

On a bigger scale, Anlatım akışı

1:47

Daha büyük bir ölçekte,

like in a glass,

1:48

örneğin bir bardakta,

you'll notice that the crystals collect at the top.

1:49

kristallerin tepede toplandığını fark edeceksiniz.

Anlatım akışı

Daha geniş bir düzeye geçiş olarak On a bigger scale

On a bigger scale, dinleyiciye az önce ele alınan küçük örnekten daha büyük bir gözlem düzeyine geçmesini söyler. Bu cümlede, bardak gibi daha büyük bir kapta ne olduğunu anlatmaya başlar. Bu ifade bir yön işareti gibi çalışır: sonraki noktanın fiziksel veya mecazi olarak daha geniş bir düzeyde geçerli olduğunu göstererek açıklamayı düzenler. Burada scale, boyut veya kapsam demektir; tartı ya da dereceli işaretler anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir ekip geri dönüşüm planını önce bir sınıfta dener, sonra tüm okulda kullanmayı konuşur. Bu geçişi en iyi hangi cümle gösterir?

  1. The team moved to a bigger room before discussing the same classroom plan.
  2. The team put the recycling bins on a weighing scale.
  3. On a bigger scale, the whole school could use the same plan.
Cevabı göster

On a bigger scale, the whole school could use the same plan.

To get them to spread out, Notlar

1:52

Onları yaymak için,

Dilbilgisi

get them to spread out: get + nesne + to + fiil yapısı

get them to spread out ifadesinde get + nesne + to + fiilin yalın hâli, nesnenin bir şeyi yapmasını sağlamak veya onu buna ikna etmek anlamına gelir. Burada them buz kristallerini gösterir; spread ise onların yapması sağlanan eylemdir. Get burada elde etmek anlamına gelmez. Bu yapı genellikle bir yöntem, çaba veya teşvik sayesinde sonucun ortaya çıktığını düşündürür. Baştaki To get... ifadesi amaç bildirir: sonraki eylem kristallerin yayılması için yapılır.

Alıştırma

Rehberin ziyaretçilerin dışarıda beklemesini sağlamayı başardığını anlatmak için get + nesne + to + fiil yapısını hangi cümle doğru kullanıyor?

  1. The guide made the visitors to wait outside.
  2. The guide got the visitors to wait outside.
  3. The guide got the visitors wait outside.
Cevabı göster

The guide got the visitors to wait outside.

Öbek fiiller

spread out: birbirinden ayrılıp daha geniş bir alana yayılmak

Spread out burada birbirine yakın bir gruptan ayrılıp daha geniş bir alana yayılmak anlamına gelir. Cümlede kristaller önce bir aradadır, sonra birbirlerinden daha uzak hâle gelir; out bu sonucu vurgular. Burada spread out sonrasında bir nesne yoktur. Yayılan şey kristallerin kendisidir ve özne insanlar veya nesneler olabilir.

Alıştırma

Cümleyi bu nottaki birbirinden daha fazla uzaklaşmak anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The children are standing too close together, so please ____.

Cevabı göster

spread out

just take a spoon or a straw

1:53

sadece bir kaşık veya pipet alın

and give it a little swirl. Kalıp ifadeler

1:55

ve hafifçe karıştırın.

Kalıp ifadeler

give it a little swirl: hafifçe döndürmek

give it a little swirl ifadesinde give yardımcı anlamlı hafif bir fiildir; asıl hareket anlamı swirl isminden gelir. give + nesne + a + hareket ismi kalıbı, nesneye kısa süreli bir hareket uygulamayı anlatır. Buradaki it içeceği gösterir. a little swirl ise onu kısa bir süre boyunca küçük bir daire çizerek nazikçe hareket ettirmek demektir. İyice stir etmeyi söylemekten daha hafif ve daha az güçlüdür.

Alıştırma

Dersin ifadesiyle talimatı tamamlayın: Hold the glass upright and ____.

Cevabı göster

give it a little swirl

You should see the whole drink quickly ices over. Öbek fiiller

1:57

Tüm içeceğin hızla buzlandığını göreceksiniz.

Öbek fiiller

ice over: buzla kaplanmak

Ice over, bir yüzeyin buz tabakasıyla kaplanması anlamına gelen bir öbek fiildir. Özne the whole drink olduğu için fiil -s alır ve ices olur. Cümle, donmanın içeceğin tamamına hızla yayıldığını anlatır. Over, kaplanma sonucunu gösterir: içecek sonunda buzla kaplanır veya yüzeyi donar. Buzun içeceğin üst tarafında bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede ice over, “bir buz tabakasıyla kaplanmak” anlamında kullanılmıştır?

  1. The pond iced over during the night.
  2. She covered the bowl with a lid.
  3. The airplane's controls iced up and became hard to move.
Cevabı göster

The pond iced over during the night.

Now, if you're wondering why this works, Anlatım akışı

2:00

Şimdi, bunun neden işe yaradığını merak ediyorsanız,

it's because the liquid is supercooled Kelime

2:02

bunun nedeni sıvının aşırı soğumuş olması

Anlatım akışı

If you're wondering why ..., it's because ... ile sorudan nedene geçiş

Burada if you're wondering why this works gerçek bir koşul belirtmez. Konuşan kişi, dinleyicinin aklında olabilecek bir soruyu nazikçe önceden dile getirir. It's because cevabı başlatır ve doğrudan nedeni gösterir. Bu kalıp, beklenen bir neden sorusundan açıklamasına doğal biçimde geçer: If you're wondering why X, it's because Y.

Alıştırma

Soru-neden kalıbını dersteki tam yapıyla tamamlayın: "____ the screen went dark, ____ the battery ran out."

Cevabı göster

If you're wondering why · it's because

and actually wants to freeze. Deyimler

2:04

ve aslında donmak istemesidir.

Kelime

Supercooled: donma noktasının altında ama hâlâ sıvı

Supercooled, normal donma noktasının altında olduğu hâlde katılaşmamış bir sıvıyı anlatır. Yalnızca very cold demenin daha güçlü bir biçimi değil, kesin bir bilim terimidir. Aşırı soğutulmuş bir sıvı, bir sarsıntı veya küçük bir başlangıç kristali donmayı tetikleyene kadar sıvı kalabilir. Bu cümlede sözcük, sıvının neden çok hızlı donabildiğini açıklar.

Alıştırma

Hangi durum doğru biçimde supercooled olarak tanımlanabilir?

  1. Donma noktasının altında olup henüz donmamış bir sıvı
  2. Biraz soğuk gelen herhangi bir içecek
  3. Zaten katı buza dönüşmüş su
Cevabı göster

Donma noktasının altında olup henüz donmamış bir sıvı

It just needs some help getting started.

2:06

Sadece başlamak için biraz yardıma ihtiyacı var.

Deyimler

wants to freeze ... needs some help getting started: kişileştirme

Bu cümlede wants ve needs, sıvıya insana özgü istekler verir. Sıvı gerçekte düşünmez veya seçim yapmaz; bu, bilimsel süreci gözde canlandırmayı kolaylaştıran bir kişileştirmedir. Asıl anlam, sıvının donmaya hazır olduğu fakat buz oluşumunun henüz başlamadığıdır. Küçük bir sarsıntı, bir buz kristali veya bir yüzey, buz oluşumu için başlangıç noktası sağlayabilir.

Alıştırma

Burada “the liquid wants to freeze and needs some help getting started” ne anlama geliyor?

  1. Sıvının duyguları vardır ve bir insandan yardım istemektedir.
  2. Sıvı donmaya hazırdır, ancak buz oluşumunu bir şeyin tetiklemesi gerekir.
  3. Sıvı sıcak kalmaya ve buza dönüşmemeye çalışmaktadır.
Cevabı göster

Sıvı donmaya hazırdır, ancak buz oluşumunu bir şeyin tetiklemesi gerekir.

Now, this works with every soda

2:08

Bu, denediğim tüm sodalarda

and every sports drink that I've tried Dilbilgisi

2:10

ve tüm spor içeceklerinde işe yarıyor

Dilbilgisi

that I've tried: every ifadesini kişisel deneyimle sınırlamak

that I've tried, tanımlayıcı bir ilgi cümleciğidir. Hangi içeceklerin kapsama girdiğini belirtir: konuşanın bizzat denediği içecekler. Bu nedenle every, dünyadaki bütün gazlı içecekler veya spor içecekleri anlamına gelmez. I've tried, present perfect yapısıdır. Geçmişteki denemeleri konuşanın bugüne kadarki deneyimine bağlar. Böylece iddia kişisel kanıta dayanır ve sınırsız bir ifadeden daha temkinli olur.

Alıştırma

Temkinli ifadeyi that + try fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: Every app ____ has been easy to use.

Cevabı göster

that I've tried

because it's the water in the drink that's actually freezing. Dilbilgisi

2:12

çünkü aslında donan şey içeceğin içindeki sudur.

Dilbilgisi

it's the water ... that's actually freezing: it-cleft vurgu yapısı

it is X that ... kalıbı, it-cleft adı verilen bir vurgu yapısıdır. Buradaki it's, daha önce geçen bir şeyi göstermez; yapıyı başlatır. the water in the drink odaklanan bilgidir, that's actually freezing ise bu odakla ilgili neyin doğru olduğunu söyler. Konuşan kişi bu yapıyı hangi kısmın donduğunu düzeltmek için kullanır: donan şurup değil, sudur. Önemli bir kişiyi, şeyi, yeri, nedeni veya zamanı düz bir cümleden daha güçlü biçimde belirtmek istediğinizde bu yapıyı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Şurubun donduğu düşüncesini düzeltmek için it-cleft kullanan cümle hangisidir?

  1. The syrup freezes, not the water.
  2. It's the water that freezes, not the syrup.
  3. The water freezes, but the syrup stays liquid.
Cevabı göster

It's the water that freezes, not the syrup.

As the ice forms,

2:15

Buz oluşurken,

the syrup gets trapped between the ice crystals, Dilbilgisi

2:16

şurup buz kristalleri arasına hapsolur,

Dilbilgisi

gets trapped: durum değişikliği bildiren get'li edilgen

gets trapped ifadesinde get + past participle, get'li edilgen yapı oluşturur. Şurup bir şeyi tuzağa düşürmez; başka bir etki onun sıkışmış duruma geçmesine neden olur. is trapped ile karşılaştırıldığında gets trapped değişime veya olaya daha fazla vurgu yapar. Bu nedenle, bir olayın bir sonuca yol açtığı süreç açıklamalarında ve hikâyelerde kullanışlıdır.

Alıştırma

Atkının sıkışmış duruma geçtiği anı en iyi vurgulayan cümle hangisidir?

  1. The scarf traps the door.
  2. The scarf gets trapped when the door closes.
  3. The scarf is trapped behind the door.
Cevabı göster

The scarf gets trapped when the door closes.

so the slush keeps its flavor.

2:18

böylece slushy lezzetini korur.

If you try this yourself,

2:21

Bunu kendiniz denerseniz,

keep in mind that every freezer is a little different, Kalıp ifadeler

2:22

her dondurucunun biraz farklı olduğunu unutmayın,

Kalıp ifadeler

keep in mind that: bir koşulu belirtmek

Burada keep in mind that, tavsiyeye uyarken dikkate alınması gereken bir gerçeği sunar. Cümle, her dondurucunun farklı olmasını sonucu etkileyebilecek bir koşul olarak gösterir; bu gerçeği sonsuza kadar ezberlemeyi istemez. Kalıp keep in mind that + yan cümledir. Sonraki talimattan önce önemli bir uyarı veya sınırlamayı nazikçe eklemenin bir yoludur.

Alıştırma

Önemli bir koşulu nazikçe sunan, dersteki dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before you start, ____ the oven heats unevenly.

Cevabı göster

keep in mind that

so just play around with the time it takes to get your best results. Notlar

2:25

bu yüzden en iyi sonuçları elde etmek için gereken süreyle biraz denemeler yapın.

Öbek fiiller

play around with: küçük değişikliklerle denemek

Burada play around with, iyi çalışan sonucu bulana kadar farklı değerleri denemek ve küçük ayarlamalar yapmak anlamına gelir. Konuşan kişi, zamanla gerçekten oynamayı değil, dondurma süresini deneyerek değiştirmeyi önerir. Kalıp play around with + değiştirilebilir şeydir. Süreci esnek ve düşük riskli gösterir; birden fazla seçeneğin denenebileceğini anlatır.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “üzerinde farklı denemeler yapmak” anlamına gelen üç sözcüklü gayriresmî öbek fiille tamamlayın: You can ____ the font size until the page looks right.

Cevabı göster

play around with

Dilbilgisi

the time it takes to + fiil: gereken süre

the time it takes to get your best results ad öbeğinde, it takes to get your best results bölümü time sözcüğünü açıklayan bir ilgi yan cümlesidir. İlgi sözcüğü that düşürülmüştür: the time (that) it takes to get your best results. the time it takes to + fiil kalıbı “bir şeyi yapmak için gereken süre” anlamına gelir. Buradaki it, take yapısındaki biçimsel öznedir; herhangi bir nesneye gönderme yapmaz. Öbeğin tamamı, konuşanın ayarlanmasını önerdiği süreyi belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “gereken süre” anlamındaki hedef kalıpla tamamlayın: We measured ____ charge the tablet.

Cevabı göster

the time it takes to

I tried supercooling canned soda

2:28

Kutu sodaları aşırı soğutmayı denedim

and found that they work as well,

2:30

ve onların da aynı şekilde işe yaradığını gördüm,

but you have to release the pressure very, very slowly Anlatım akışı

2:32

ancak basıncı çok ama çok yavaş bir şekilde tahliye etmelisiniz,

Anlatım akışı

very, very slowly: güçlü vurgu için tekrar

very, very slowly ifadesinde very sözcüğünün tekrarı slowly'nin derecesini güçlendirir. Eylemin son derece yavaş yapılması gerektiğini anlatır; iki ayrı yavaş aşama olduğu anlamına gelmez. Tekrar, bu talimatı kritik bir uyarı olarak da öne çıkarır. Konuşmada very gibi derece bildiren bir sözcüğü tekrarlamak aciliyet katabilir ve talimata uyulmazsa kötü bir sonuç doğabileceğini dinleyiciye sezdirir.

Alıştırma

Bu cümlede very, very slowly ne anlatıyor? You have to open the valve very, very slowly.

  1. Vanayı iki ayrı yavaş aşamada açmak gerekir.
  2. Açma biçimi önemli olduğu için vanayı son derece yavaş açmak gerekir.
  3. Vanayı önce yavaş, sonra hızlı açmak gerekir.
Cevabı göster

Açma biçimi önemli olduğu için vanayı son derece yavaş açmak gerekir.

or they'll ice up in the can.

2:35

yoksa kutunun içinde buzlanırlar.

When you do get them open, Dilbilgisi

2:37

Onları açmayı başardığınızda,

Dilbilgisi

do get ifadesindeki vurgulu do

Bu olumlu cümlede do, get fiilini vurgular. Özellikle açmak zor olmuşken “onları gerçekten açmayı başardığınızda” anlamını verir. Do, get fiilinin yerine geçmez ve cümleyi soru yapmaz. Bir gerçeği güçlü biçimde doğrulamak, şüpheyi gidermek veya zorluktan sonraki sonucu vurgulamak için do/does/did + fiilin yalın hâli kullanılır. Zamanı do, does veya did taşır.

Alıştırma

Cümleyi vurgulu do ve get fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: Even though the lid is tight, when you ____ it open, the button will pop up.

Cevabı göster

do get

you'll see the trick works exactly the same as the others. Kalıp ifadeler

2:38

numaranın tıpkı diğerleri gibi tamamen aynı şekilde işlediğini göreceksiniz.

Kalıp ifadeler

exactly the same as karşılaştırma ifadesi

Exactly the same as, iki şeyin konuşulan açıdan tamamen eşleştiğini belirtir. Burada yöntem, daha önce gösterilen kaplarda çalıştığı biçimle tam olarak aynı şekilde çalışır. Yapı (exactly) the same as + karşılaştırılan kişi, şey veya düşünce biçimindedir. Exactly, same sözcüğünü güçlendirir; as ise karşılaştırma hedefini getirir.

Alıştırma

Karşılaştırmayı “tamamen aynı” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This key looks ____ the one I lost.

Cevabı göster

exactly the same as

Well, now you know how to super chill your favorite soft drink Notlar

2:41

İşte, en sevdiğiniz meşrubatı nasıl aşırı soğutacağınızı

Kelime

Donma noktasının altına soğutmayı anlatan super chill fiil öbeği

Bu cümlede super chill bir fiil öbeğidir: super, chill fiilini güçlendirir ve your favorite soft drink bu fiilin nesnesidir. Burada içeceği sıvı hâlde tutarken normal donma noktasının altına kadar soğutmak anlamına gelir. Bu sürecin İngilizcedeki bilimsel terimi supercool fiilidir. İfade, içeceğin rahat olduğu anlamına gelmez ve içeceği normal biçimde soğutmaktan daha fazlasını anlatır.

Alıştırma

This method can super chill the water without freezing it cümlesinde super chill ne anlama gelir?

  1. Suyun kendini rahat hissetmesini sağlamak
  2. Suyu sıvı hâlde tutarak donma noktasının altına soğutmak
  3. Suyu normal biçimde soğuyana kadar buzdolabına koymak
Cevabı göster

Suyu sıvı hâlde tutarak donma noktasının altına soğutmak

and master the art of the 3-second slushy. Deyimler

2:44

ve 3 saniyelik slushy sanatında nasıl ustalaşacağınızı öğrendiniz.

Anlatım akışı

Öğretici anlatımı bitiren now you know how to...

Now you know how to, izleyiciye az önce gösterilen beceriyi belirtir. Burada tüm gösterimi tek bir sonuçta toplar: İzleyici, bir içeceği aşırı soğutma ve hızlıca buzlu içecek yapma yöntemini öğrenmiştir. Know how to + fiil, bir şeyi yapmak için gereken bilgiye veya yönteme sahip olmak demektir. Önceki adımları yeni kazanılmış bir beceri olarak sunar; izleyicinin bunları daha önce deneyip başarıyla tamamladığını iddia etmez.

Alıştırma

Dersin ifadesiyle öğretici anlatımın kapanışını tamamlayın: The steps are finished. ____ connect the speaker to your phone.

Cevabı göster

Now you know how to

Deyimler

master the art of: bir beceride ustalaşmak

master the art of the 3-second slushy ifadesindeki master the art of, bir şeyi yapma konusunda çok becerikli hâle gelmek demektir. Buradaki art, yalnızca resim ya da çizim anlamına gelmez; bilgi ve pratik isteyen bir beceriyi sanata benzetir. Kalıp master the art of + isim veya -ing biçimidir: master the art of conversation ve master the art of making pancakes. Burada çok hızlı yapılan buzlu bir içecek, eğlenceli bir biçimde özel bir ustalık gibi sunulur.

Alıştırma

Hangi cümle Priya’nın pasta süslemede çok becerikli hâle geldiğini gösterir?

  1. After years of practice, Priya mastered the art of decorating cakes.
  2. Priya watched someone decorate a cake.
  3. Priya read an article about decorating cakes.
  4. Priya wants to try decorating a cake.
Cevabı göster

After years of practice, Priya mastered the art of decorating cakes.

If you like this project,

2:47

Bu projeyi beğendiyseniz,

perhaps you'll like some of my others.

2:48

belki diğerlerimden bazılarını da beğenirsiniz.

Check them out at www.thekingofrandom.com

2:50

Onlara www.thekingofrandom.com adresinden göz atabilirsiniz.