İngilizler L Sesini Neden Yutuyor: İngilizce Telaffuzda L Düşmesini Ustaca Öğrenin: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
882 kelime 137 kel/dk

Video açıklaması: Bu Britanya İngilizcesi telaffuz dersi, already, almost ve all right gibi sözcüklerde ünlüden sonra L sesinin neden kaybolabildiğini, yani L düşmesini açıklıyor; özenli telaffuz ile hızlı ve rahat konuşmayı karşılaştırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. It's when the L sound disappears — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: It’s when… yapısını, bir olayı tam olarak neyin tanımladığını belirten kısa bir tanım kalıbı olarak öğrenin. Böylece telaffuz süreçlerini ve başka kavramları açıkça anlatabilirsiniz. 2. You can record yourself saying — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir şeyi söylerken kendi sesinizi kaydettiğinizi anlatmak için record yourself saying… yapısını kullanın. Bu kalıpla L’nin belirgin söylendiği ve düşürüldüğü sürümleri kaydedip karşılaştırmaya, ardından nasıl duyulduklarını değerlendirmeye dayanan somut bir çalışma yöntemini ifade edebilirsiniz. 3. It all depends on the situation. — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: En uygun seçimin bağlama göre değiştiği durumlarda bu sabit ifadeyi tanıyıp kullanın. Burada, belirgin L’nin resmî veya özenli konuşmaya uygun olduğunu; L düşmesinin ise hızlı, gündelik sohbette doğal olduğunu açıklamaya yarar.

Bu derste

Have you ever heard native British speakers saying Dilbilgisi

0:00

Ana dili İngilizce olan İngilizlerin şöyle dediğini hiç duydunuz mu:

a'ready instead of allready Kalıp ifadeler

0:03

'already' yerine 'a'ready'

Dilbilgisi

Have you ever heard ...? ile deneyim sormak

Have you ever heard ...? birinin şimdiye kadar herhangi bir zamanda bu deneyimi yaşayıp yaşamadığını sorar. Ever, sorunun kapsamını geçmişten bugüne kadar genişletir; belirli bir olayı göstermez. Yapı have + özne + ever + geçmiş zaman ortacıdır. Burada heard, hear fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; cümlenin geri kalanı ise sorulan dinleme deneyiminin türünü belirtir.

Alıştırma

Have you ever ve hear fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanarak deneyim sorusunu tamamlayın: ____ a fox bark at night?

Cevabı göster

Have you ever heard

Kalıp ifadeler

instead of ile B yerine A'yı seçmek

A instead of B kalıbında A gerçekleşen veya seçilen şeydir; B ise gerçekleşmeyen diğer seçenektir. Burada ilk biçim, ikinci biçimin yerine duyulan biçim olarak sunulur. instead of ifadesinden sonra isim, zamir veya -ing biçimi kullanılabilir: instead of coffee, instead of me, instead of waiting.

Alıştırma

Yerine anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: Leo used a spoon ____ a fork.

Cevabı göster

instead of

or using phrases like you a'right?

0:06

veya 'you a'right?' gibi ifadeler kullandığını?

Well, you're not imagining it. Ton ve niyet

0:09

Eh, bunları hayal etmiyorsunuz.

Ton ve niyet

you're not imagining it: bir gözlemin gerçek olduğunu doğrulamak

Burada you're not imagining it, dinleyicinin fark ettiği şeyin gerçek olduğu; yanlış duymadığı, görmediği ya da hissetmediği anlamına gelir. Bu kullanımdaki imagining it, bilinçli olarak bir görüntü veya hikâye kurmak demek değildir. Bu ifade, dinleyicinin bir şeyi yanlış algılamış olabileceği endişesine cevap verir. Önce onu rahatlatır, ardından konuşanın sıra dışı durumu açıklamasını sağlar.

Alıştırma

Örnekte you're not imagining it ne anlama geliyor?

  1. Fark ettiğin şey gerçek.
  2. Bunun hakkında bir hikâye uydurmalısın.
  3. Zihninde bir görüntü oluşturamıyorsun.
Cevabı göster

Fark ettiğin şey gerçek.

That disappearing L isn't a mistake. Ton ve niyet

0:11

Bu kaybolan L harfi bir hata değil.

Ton ve niyet

disappearing L isn't a mistake: sıra dışı bir özelliğin hata olmadığını belirtmek

Burada disappearing L, dinleyicinin duymayı beklediği ancak net biçimde duymadığı bir L sesini ifade eder. isn't a mistake sözleri, telaffuzun yanlış olduğu yönündeki olası yargıyı reddeder. Başka durumlarda da kullanılabilen X isn't a mistake kalıbı, görünüşü veya sesi sıra dışı olan bir özelliğin hata değil, geçerli ya da bilinçli bir tercih olduğunu belirtir. Ardından gelen açıklama bunun nedenini verebilir.

Alıştırma

Cümleyi ‘hata değildir’ anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: The unusual spelling ____; it is the standard British form.

Cevabı göster

isn't a mistake

It's something that happens naturally in British English pronunciation,

0:14

İngiliz İngilizcesi telaffuzunda doğal olarak gerçekleşen bir şeydir,

especially in casual or fast speech. Kelime

0:18

özellikle günlük veya hızlı konuşmalarda.

Kelime

especially in casual or fast speech: özelliğin en yaygın olduğu koşullar

especially in casual or fast speech ifadesi, bu telaffuz özelliğinin en çok hangi durumlarda görüldüğünü belirtir. Especially bu durumları öne çıkarır; özelliğin her seferinde mutlaka ortaya çıktığı anlamına gelmez. Burada casual speech rahat ve resmî olmayan konuşma demektir. Fast speech ise hızlı tempoda konuşma demektir. Bunlar iki farklı koşuldur ve her biri seslerin doğal olarak azalmasını veya düşmesini daha olası hâle getirebilir.

Alıştırma

Bu cümlede especially in casual or fast speech neyi belirtir?

  1. Telaffuz özelliği her resmî konuşmada mutlaka ortaya çıkmalıdır.
  2. Telaffuz özelliği her zaman kabadır.
  3. Telaffuz özelliği en çok resmî olmayan veya hızlı konuşmada görülür.
Cevabı göster

Telaffuz özelliği en çok resmî olmayan veya hızlı konuşmada görülür.

It's called L elision or more simply just dropping the L. Notlar

0:21

Buna L düşmesi veya daha basit bir ifadeyle L'yi yutmak denir.

Anlatım akışı

called L elision ... or more simply ...: terimin ardından sade bir açıklama

called A, or more simply, B kalıbı önce teknik bir ad verir, ardından aynı şeyi daha kolay sözcüklerle açıklar. Burada A, L elision; B ise dropping the L ifadesidir. Or more simply ayrı bir olguyu tanıtmaz. B'nin A'nın yeniden açıklanmış biçimi olduğunu gösterir; just ise basit açıklamayı doğrudan ve anlaşılır kılar.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki önce adlandırıp sonra yeniden açıklama kalıbının iki parçasıyla tamamlayın: This is ____ hibernation, ____, a long winter sleep.

Cevabı göster

called · or more simply

Kelime

dropping the L: drop sözcüğünün bir sesi söylememek anlamı

dropping the L ifadesinde drop, bir sesi atlamak veya telaffuz etmemek anlamına gelir. the L, fiziksel olarak düşen bir nesneyi değil, L harfinin temsil ettiği sesi belirtir. İnsanlar telaffuzu açıklarken veya dili düzenlerken drop sözcüğünü bu anlamda sık kullanır: bir ses, harf ya da sözcük atılabilir. Neyin çıkarıldığı bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde drop the final sound ne anlama gelir?

  1. Yazılı harfi daha alt bir satıra taşımak.
  2. Son sesi telaffuz etmemek.
  3. Son sesi daha yüksek söylemek.
Cevabı göster

Son sesi telaffuz etmemek.

It's when the L sound disappears after a vowel, Anlatım akışı

0:25

L sesinin bir ünlüden sonra kaybolmasıdır,

Anlatım akışı

It's when the L sound disappears: when ile tanımlama

It's when ... kısa ve konuşma diline uygun bir tanım verir. Burada it, daha önce sözü edilen L düşmesine gönderme yapar; when ise olguyu tanımlayan koşulu, yani L sesinin bir ünlüden sonra kaybolmasını belirtir. Bu tanım kalıbında when bir tarih ya da saat sormaz. Açıklamayı “bu terim, ... durumunu ifade eder” biçiminde düzenler.

Alıştırma

Tanımı dersteki iki sözcüklü kalıpla tamamlayın: A power cut ____ the electricity suddenly stops.

Cevabı göster

is when

specifically the all vowel sound to make your speech sound much faster. Dilbilgisi

0:28

özellikle de konuşmanızı çok daha hızlı hale getirmek için 'all' ünlü sesinden sonra.

Dilbilgisi

to make your speech sound much faster: make + nesne + fiilin yalın hâli

to make your speech sound much faster ifadesinde to ile başlayan bölüm, bu telaffuz seçiminin amacını veya hedeflenen etkisini gösterir: konuşmanın kulağa çok daha hızlı gelmesi istenir. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli + açıklamadır: make + your speech + sound + much faster. Sound, “işitildiğinde belli bir izlenim vermek” anlamındaki bir bağlayıcı fiildir; faster ise bu izlenimi açıklar. Make’den sonra sounds değil, yalın hâliyle sound kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi, vurgulanan yapıda “işitildiğinde belli bir izlenim vermek” anlamına gelen fiille tamamlayın: Regular practice can make your English ____ more natural.

Cevabı göster

sound

This is why words like already, almost, and allright Anlatım akışı

0:33

İşte bu yüzden 'already', 'almost' ve 'allright' gibi kelimeler

often sound like already, almost, and allright

0:38

genellikle 'a'ready', 'a'most' ve 'a'right' gibi duyulur

when they're said quickly. Dilbilgisi

0:42

hızlıca söylendiklerinde.

Anlatım akışı

This is ... why: önceki bir nedeni sonucuna bağlamak

This is why ... yapısında this, hemen önce verilen kurala veya açıklamaya gönderme yapar. This is bu bağlantıyı başlatır; why ise önceki bilginin açıkladığı sonucu tanıtır. Burada This is why bir soru sormaz. Bilgiyi neden ve sonuç sırasına koyar: önce neden veya kural gelir, ardından bu ifade onun açıkladığı sonucu ya da örneği sunar.

Alıştırma

This is why bir açıklamada ne işe yarar?

  1. Neden hakkında doğrudan bir soru başlatır.
  2. Önceki bir nedene gönderme yapar ve bu nedenin açıkladığı sonucu tanıtır.
  3. Önceki fikirle bağlantısı olmayan yeni bir konuya geçer.
Cevabı göster

Önceki bir nedene gönderme yapar ve bu nedenin açıkladığı sonucu tanıtır.

Dilbilgisi

when they're said quickly: koşulu belirten edilgen bir yan cümle

when they're said quickly yan cümlesi, ses değişiminin gerçekleştiği koşulu belirtir. They, daha önce sözü edilen sözcükleri gösterir. They're said edilgen bir yapıdır; sözcüklerin insanlar tarafından söylendiği anlamına gelir. Konuşma eylemini sözcüklerin kendisi yapmaz. Quickly, insanların onları ne kadar hızlı söylediğini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi they are said ifadesinin kısaltılmış edilgen biçimiyle tamamlayın: Words can sound different when ____ quickly.

Cevabı göster

they're said

So, in this British English pronunciation lesson,

0:43

Yani, bu İngiliz İngilizcesi telaffuz dersinde,

you'll learn why this happens, Anlatım akışı

0:46

bunun neden olduğunu,

when to remove the L,

0:49

L'yi ne zaman çıkaracağınızı öğreneceksiniz

Anlatım akışı

you'll learn why ... when to ...: öğrenme hedeflerinin yol haritası

You'll learn, dersin ne öğreteceğini önceden bildirir. Ardından iki bilgi gelir: why this happens açıklanacak nedeni, when to remove the L ise L'nin çıkarılması gereken durumu veya zamanı belirtir. İki hedef farklı dil bilgisi yapıları kullanır: why + özne + fiil ve when + to mastarı. İkisi de learn fiilinin içeriğini tamamlar; böylece cümle ders için bir yol haritası görevi görür.

Alıştırma

Hangi cümle iki öğrenme hedefini, yani bir değişikliğin nedenini ve onu kullanmak için doğru zamanı, doğal biçimde önceden bildirir?

  1. You'll learn the change why happens and when using it.
  2. You'll learn why does the change happen and when use it.
  3. You'll learn why the change happens and when to use it.
Cevabı göster

You'll learn why the change happens and when to use it.

and then we'll practice both the clear and the natural versions Kalıp ifadeler

0:50

ve ardından hem net hem de doğal versiyonların pratiğini yapacağız

Kalıp ifadeler

both the clear and the natural versions: both A and B ile iki ögeyi de dâhil etmek

both the clear and the natural versions ifadesinde both A and B, A ile B'nin ikisinin de dâhil olduğunu belirtir. Konuşmacı yalnızca birini seçmeyecek; hem net söylenen versiyonu hem de doğal versiyonu çalışacaktır. both ilk ögeden, and ise ikinci ögeden önce gelir. İki ögeyi paralel biçimde kurun.

Alıştırma

Cümleyi both ... and ... ile tamamlayın: The club welcomes ____ beginners ____ experienced players.

Cevabı göster

both · and

so you can sound more fluent and confident in English. Dilbilgisi

0:54

böylece İngilizcede daha akıcı ve özgüvenli konuşabileceksiniz.

Dilbilgisi

so you can sound more fluent and confident: amaç belirtmek

Burada so you can, önceki çalışmanın amacını veya beklenen sonucunu belirtir: Bu çalışma, daha akıcı ve kendinden emin duyulmanıza yardımcı olmayı amaçlar. Bu kullanımda so, so that ifadesine yakındır; yalnızca bir sonuç cümlesi başlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi amaç bildiren tek kelimelik bağlaçla tamamlayın: Save the file now ____ you can open it later.

Cevabı göster

so

I'm Emma, a qualified British English pronunciation coach Kelime

0:58

Ben Emma, nitelikli bir İngiliz İngilizcesi telaffuz koçuyum;

Kelime

a qualified British English pronunciation coach ifadesinde qualified

a qualified British English pronunciation coach ifadesinde qualified, koçun iş için gereken eğitime, belgelere veya tanınmış mesleki hazırlığa sahip olduğunu belirtir. Yalnızca koçun good olduğunu söylemekten daha açık ve özeldir. Konuşmacı bu açıklamayı Emma’dan sonra getirerek mesleki rolünü tanıtır ve öğretimine neden güvenilebileceğini gösterir.

Alıştırma

Bir meslek tanıtımında qualified en açık biçimde ne anlatır?

  1. Kişi ilgili eğitime veya belgelere sahiptir.
  2. Kişi arkadaş canlısıdır.
  3. Kişi yüksek ücret alır.
Cevabı göster

Kişi ilgili eğitime veya belgelere sahiptir.

with a degree in English language and linguistics,

1:01

İngiliz dili ve dilbilimi bölümü mezunuyum,

a Cambridge CELTA teaching qualification,

1:04

Cambridge CELTA öğretmenlik sertifikasına

and a master's degree in teaching English to speakers of other languages.

1:07

ve ana dili İngilizce olmayanlara İngilizce öğretimi alanında yüksek lisans derecesine sahibim.

I've been teaching since I was 16 years old Dilbilgisi

1:11

16 yaşımdan beri öğretmenlik yapıyorum

Dilbilgisi

I've been teaching since...: geçmişteki bir başlangıçtan bugüne devam etme

I've been teaching, have + been + fiil-ing yapısındaki present perfect continuous biçimidir. Öğretme işinin geçmişte başlayıp şimdiye kadar sürdüğünü anlatır ve devam eden etkinliği ya da deneyimi vurgular. since I was 16 years old başlangıç noktasını belirtir. Etkinliğin ne zaman başladığını gösteren saat, tarih veya geçmiş olaydan önce since; devam ettiği süreyi belirtmek için for kullanın.

Alıştırma

Başlangıç noktasını tanıtan sözcükle cümleyi tamamlayın: I've been learning English ____ I was ten.

Cevabı göster

since

and I've helped thousands of learners from around the world sound clearer, Kalıp ifadeler

1:13

ve dünyanın dört bir yanından binlerce öğrencinin İngilizcede daha anlaşılır,

Kalıp ifadeler

around the world sound: bir yapının bitip diğerinin başladığı yer

Vurgulanan bölüm iki dilbilgisi yapısının sınırını aşar. from around the world içinde around the world, “dünyanın birçok farklı yeri” anlamına gelir. from ile birlikte öğrencilerin nereden geldiğini belirtir. sound sözcüğü sonraki yapıyı başlatır: help + kişi + fiilin yalın hâli + tümleç. Buradaki örnek helped learners sound clearer yapısıdır. around the world sound bölümünü tek bir ifade olarak düşünmeyin.

Alıştırma

Vurgulanan sözcüklerin doğru çözümlemesi hangisidir?

  1. around the world öğrencilerin nereye seyahat edeceğini belirtir; sound bir gürültünün adıdır.
  2. around the world sound, net küresel konuşma anlamına gelen tek bir kalıp ifadedir.
  3. from around the world öğrencilerin nereden geldiğini belirtir; sound cümlenin sonraki bölümünü başlatır.
Cevabı göster

from around the world öğrencilerin nereden geldiğini belirtir; sound cümlenin sonraki bölümünü başlatır.

more confident, and more natural in English.

1:17

daha özgüvenli ve daha doğal konuşmasına yardımcı oldum.

And before we get started, a quick reminder, Kalıp ifadeler

1:19

Ve başlamadan önce küçük bir hatırlatma,

Kalıp ifadeler

before we get started: ana etkinlikten önce kullanılan geçiş ifadesi

before we get started, “ana etkinliğe başlamadan önce” anlamına gelir. Bu bir geçiş ifadesidir: Konuşmacı ana içeriğin başlamak üzere olduğunu belirtir, ancak önce kısa bir hatırlatma ekler. get started, “bir şey yapmaya başlamak” anlamına gelir. Buradaki get, başka birinin bizi başlatması veya bir makine gibi çalıştırması anlamına gelmez.

Alıştırma

Başlangıç hatırlatmasını started ile biten dört sözcüklük hedef ifadeyle tamamlayın: ____, please put your phones away.

Cevabı göster

Before we get started

my online pronunciation course Emma's Pronunciation Hub

1:22

çevrimiçi telaffuz kursum Emma's Pronunciation Hub,

is opening for enrollment in January 2026. Kelime

1:25

Ocak 2026'da kayıtlara açılıyor.

Kelime

is opening for enrollment: kayıt almaya başlamak

“Is opening for enrollment”, “katılmak isteyenlerin kayıtlarını kabul etmeye başlayacak” anlamına gelir. Buradaki şimdiki zaman yapısı planlanmış bir gelecek değişikliğini anlatır; “in January 2026” ise bunun ne zaman olacağını belirtir. “Enrollment”, bir kursa, okula veya düzenli bir programa katılmanın resmî kayıt sürecidir. “Open”, kayıt erişiminin kullanılabilir hâle gelmesini anlatır; fiziksel olarak bir nesneyi açmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “kayıtları kabul etmeye başlayacak” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: The new science club ____ next Monday.

Cevabı göster

is opening for enrollment

It's currently undergoing a huge upgrade Kalıp ifadeler

1:29

Şu anda büyük bir güncellemeden geçiyor;

Kalıp ifadeler

It's currently undergoing a huge upgrade: önemli bir süreçten geçmek

“It’s currently undergoing a huge upgrade”, bir şeyin büyük bir iyileştirme sürecinin ortasında olduğu anlamına gelir. “Currently” süreci şu ana yerleştirir; şimdiki zaman yapısındaki “is undergoing” ise sürecin hâlâ devam ettiğini gösterir. “Undergo” nesne olarak an upgrade, treatment, testing veya change gibi bir süreç alır. Özne, bu süreci yaşayan kişi veya şeydir; süreci gerçekleştiren taraf olmak zorunda değildir.

Alıştırma

Bir sistemin önemli bir sürecin ortasında olduğunu göstermek için undergo fiilini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The technicians are undergoing the payment system.
  2. The payment system is undergoing a major upgrade.
  3. The payment system is undergoing lunch.
Cevabı göster

The payment system is undergoing a major upgrade.

with 300 new activities,

1:32

300 yeni etkinlik,

downloadable audios to practice your pronunciation on the go, Deyimler

1:34

hareket halindeyken telaffuz pratiği yapabileceğiniz indirilebilir ses dosyaları

Deyimler

on the go: hareket hâlindeyken veya meşgulken

On the go, sabit bir yerde değilken, etrafta hareket ederken veya meşgulken anlamına gelir. Burada, oturup ders çalışmıyor olsanız bile indirilebilir ses kayıtlarını kullanabileceğinizi anlatır. Bu, yalnızca bir hedefe doğru yolculuk etmeyi anlatan kelimesi kelimesine bir ifade değildir; esnek bir deyimdir. Bir etkinliğin veya ürünün hareketli ve yoğun bir güne kolayca uyduğunu gösterir.

Alıştırma

Mia listens to short lessons on the go cümlesinde on the go ne anlama gelir?

  1. Yalnızca okula giderken
  2. Hareket etmeye başlamadan önce
  3. Hareket hâlindeyken veya meşgulken
Cevabı göster

Hareket hâlindeyken veya meşgulken

and weekly personalized feedback and corrections.

1:38

ve haftalık kişiselleştirilmiş geri bildirim ile düzeltmeler içeriyor.

So, if you're serious about improving your British English pronunciation, Ton ve niyet

1:42

Bu yüzden, İngiliz İngilizcesi telaffuzunuzu geliştirme konusunda ciddiyseniz,

Ton ve niyet

if you're serious about improving...: tavsiyeden önce kararlılık

Be serious about something, bir şeyi önemsemek ve onun için gerçekten çaba göstermeye hazır olmak anlamına gelir. Burada serious ciddi bir yüz ifadesini değil, kararlılığı anlatır; about sözcüğünden sonra -ing biçimi olan improving gelir. If you're serious about... ile başlamak, bir tavsiye veya harekete geçme çağrısından önce koşul kurar. Hedefin sürekli çabayı hak ettiğini düşündürdüğü için if you want to... ifadesinden daha güçlüdür.

Alıştırma

Cümleyi serious about kalıbıyla tamamlayın: If you're ____ improving your reading, practise for ten minutes every day.

Cevabı göster

serious about

join the VIP waitlist using the link below. Kültür

1:46

aşağıdaki bağlantıyı kullanarak VIP bekleme listesine katılın.

Kültür

join the VIP waitlist: VIP bekleme listesine katılmak

VIP waitlist, bir kurs, ürün veya etkinlik kullanıma sunulmadan önce kullanılan özel bir kayıt listesidir. Listeye katılmak için genellikle adınızı veya e-posta adresinizi verirsiniz; böylece kontenjan ya da satış açıldığında haber alabilirsiniz. Buradaki VIP, olası önceliği, erken haberleri veya ek avantajları belirten bir tanıtım ifadesidir. Önceden ödeme yaptığınız anlamına gelmez ve bir yer otomatik olarak garanti edilmez.

Alıştırma

Bir kursun lansmanında join the VIP waitlist büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Sınıfın dışında fiziksel bir kuyruğa girmek
  2. Öncelikli haberler veya olası erken erişim için bilgilerini kaydetmek
  3. Kursu hemen satın alıp kesin bir yer almak
Cevabı göster

Öncelikli haberler veya olası erken erişim için bilgilerini kaydetmek

You'll also get access to free live workshops Kalıp ifadeler

1:49

Ayrıca kapılar açıldığında ücretsiz canlı atölyelere

Kalıp ifadeler

also get access to: ayrıca erişim hakkı kazanmak

get access to + isim yapısında access, bir şeyi kullanma, görüntüleme veya bir şeye katılma izni ya da fırsatı anlamına gelir. Burada get access to free live workshops, ücretsiz canlı atölyelere katılabilmek demektir. Also, bunun daha önce sözü edilenlere ek bir avantaj olduğunu gösterir. Yapı get access to + isim şeklindedir; to, access ile kaynak veya etkinlik arasında bağlantı kuran edattır.

Alıştırma

get access to kalıbını tamamlayın: With a family pass, you also get access ____ the children's workshops.

Cevabı göster

to

and exclusive bonuses when the doors open. Deyimler

1:52

ve özel bonuslara erişim kazanacaksınız.

Deyimler

when the doors open: kayıt veya erişim resmen başladığında

Burada when the doors open, bir kursa kayıt olmanın veya kursu satın almanın resmen mümkün olduğu anı anlatan bir mecazdır. Gerçek kapılardan söz edilmez. Bu ifade, erişimi açık bir kapıdan içeri girmeye benzetir ve bir fırsatın resmen başladığı anı vurgular.

Alıştırma

Bu cümlede when the doors open ne anlama gelir?

  1. Herkes odadan çıktığında.
  2. Bir binanın kapıları gerçekten açıldığında.
  3. Kayıt veya erişim resmen başladığında.
Cevabı göster

Kayıt veya erişim resmen başladığında.

All right, let's dive into today's British English pronunciation lesson. Deyimler

1:54

Pekala, bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersimize dalalım.

Deyimler

let's dive into today's ...: bugünün ana konusuna geçmek

Let's dive into today's ... ifadesi, “bugünün konusuna başlayıp aktif biçimde girelim” anlamına gelir. Dive into mecazidir; gerçekten suya girmekten söz edilmez. Burada ifade dersi düzenlemeye de yarar: All right giriş bölümünü kapatır, let's dive into ... ise dinleyicileri ana derse geçirir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki “ayrıntılı biçimde incelemeye başlamak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The introduction is over. Let's ____ the first example.

Cevabı göster

dive into

L elision happens when the L sound,

1:59

L düşmesi, L sesi,

especially the dark L that appears after the vowel Kelime

2:02

özellikle de ünlüden sonra gelen 'koyu L' sesi,

Kelime

the dark L: bir telaffuz terimi

Dark L, dilin arka kısmı yükseltilerek çıkarılan bir L sesini anlatan telaffuz terimidir. Genellikle /ɫ/ olarak gösterilir ve birçok İngilizce aksanında ünlüden sonra veya hece sonunda sık görülür. Burada dark, sesin niteliğini anlatır. Koyu bir renk anlamına gelmez ve L'nin sessiz olduğunu göstermez. Cümle, açıklanan telaffuzda hangi L türünün düşebileceğini belirtir.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde the dark L ne anlama gelir?

  1. Ünlüden sonra veya hece sonunda sık duyulan bir L sesi türü
  2. Her zaman sessiz olan bir L
  3. Koyu renkle basılmış L harfi
Cevabı göster

Ünlüden sonra veya hece sonunda sık duyulan bir L sesi türü

or is dropped completely in quick or casual speech.

2:05

hızlı veya günlük konuşmalarda tamamen yutulduğunda meydana gelir.

This means that instead of saying all clearly, Dilbilgisi

2:09

Bu, 'all' kısmını net bir şekilde söylemek yerine,

Dilbilgisi

instead of saying: instead of + fiil-ing

Instead of, kullanılmayan seçeneği tanıtır. Burada saying all clearly, all kelimesini başka bir şekilde telaffuz etme eylemiyle değiştirilen eylemdir. Of bir edattır; bu nedenle ardından bir eylem geldiğinde -ing biçimi kullanılır: instead of + fiil-ing. Bu yüzden cümlede say değil, saying vardır.

Alıştırma

Cümleyi say fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Instead of ____ the answer, Leo wrote it down.

Cevabı göster

saying

the L simply disappears when you say the word quickly.

2:13

kelimeyi hızlı söylediğinizde L'nin kelimenin tam anlamıyla kaybolması demektir.

So, you'll often hear the following.

2:17

Bu yüzden, genellikle şunları duyarsınız:

already

2:19

already

a'ready

2:21

a'ready

almost

2:22

almost

a'most

2:24

a'most

allright

2:25

allright

a'right

2:27

a'right

always

2:29

always

a'ways

2:30

a'ways

also

2:32

also

a'so.

2:33

a'so.

So, why does this happen?

2:34

Peki, bu neden oluyor?

Well, it's all due to efficiency and flow. Kalıp ifadeler

2:36

Aslında her şey verimlilik ve akıcılıkla ilgili.

Kalıp ifadeler

all due to ...: nedeni belirtmek

Due to bir şeyin nedenini belirtir ve ardından bir isim, isim öbeği ya da isim gibi işlev gören başka bir yapı gelir. Burada efficiency and flow nedenleri belirtir. All ifadeyi güçlendirir: bu nedenlerin sonucu tamamen ya da büyük ölçüde açıkladığını gösterir. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp be due to + neden şeklindedir; örneğin The delay was due to fog.

Alıştırma

Nedeni belirtmek için due to ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The match was cancelled due to heavy rain.
  2. The match was cancelled due to it rained heavily.
  3. The match was cancelled due to the rain was heavy.
Cevabı göster

The match was cancelled due to heavy rain.

The L sound, more specifically the dark L, Anlatım akışı

2:39

L sesi, daha spesifik olarak koyu L,

requires your tongue to move back and touch the roof of your mouth. Dilbilgisi

2:42

dilinizin geriye doğru hareket edip damağınıza dokunmasını gerektirir.

Anlatım akışı

more specifically the dark L: odağı daraltmak

More specifically, dinleyiciye sonraki sözlerin hemen önce söylenenlerin daha dar ve daha kesin bir biçimi olduğunu belirtir. Geniş kapsamlı the L sound ifadesi, the dark L olarak daraltılır. Bu ifade yeni bir konu başlatmaz. Genel bir kategoriden önemli olan belirli üyeye geçerek bilgiyi düzenler.

Alıştırma

More specifically bu cümlede ne yapıyor?

  1. İlgisiz ikinci bir konu ekler.
  2. L sesi ifadesini koyu L olarak daraltır.
  3. Konuşanın L sesi hakkında emin olmadığını gösterir.
Cevabı göster

L sesi ifadesini koyu L olarak daraltır.

Dilbilgisi

requires your tongue to move back and touch: require + nesne + to'lu mastar

requires your tongue to move back and touch ifadesinde require + nesne + to'lu mastar yapısı kullanılır. Bu yapı, bir şeyin nesne tarafından yapılacak bir eylemi gerekli hâle getirdiğini anlatır. Your tongue, requires fiilinin nesnesidir ve aynı zamanda move ile touch eylemlerini yapan ögedir. to move back and touch bölümünde tek bir to, and ile bağlanan iki fiili tanıtır. Her iki eylem de aynı gerekliliğin parçasıdır. Bu yapı gerekli adımları, kuralları ve koşulları açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Bu yapıda fiilin yalın biçiminden önce gereken sözcüğü yazın: This sound requires your lips ____ stay rounded.

Cevabı göster

to

When you're speaking quickly,

2:46

Hızlı konuştuğunuzda,

that movement can slow you down a little bit. Öbek fiiller

2:47

bu hareket sizi biraz yavaşlatabilir.

Öbek fiiller

can slow you down: hızı azaltmak

Can slow you down, bir şeyin hareket etme, çalışma veya konuşma hızınızı azaltabileceği anlamına gelir. Slow fiildir, you etkilenen kişidir ve down aşağı yönü değil, hızdaki azalmayı gösterir. Can bunun olası bir etki olduğunu, a little bit ise etkinin küçük olduğunu belirtir. slow + kişi veya şey + down yapısı hem fiziksel hızın hem de ilerleme hızının azalmasını anlatabilir.

Alıştırma

slow + nesne + down yapısıyla cümleyi tamamlayın: Wet shoes can ____ when you run.

Cevabı göster

slow you down

So, simply removing that sound

2:51

Yani, sadece bu sesi çıkarmak

and skipping it completely can help.

2:53

ve onu tamamen atlamak yardımcı olabilir.

That's why already becomes a'ready Anlatım akışı

2:56

İşte bu yüzden 'already', 'a'ready'ye

and almost becomes a'most.

3:00

ve 'almost', 'a'most'a dönüşür.

Anlatım akışı

already, a'ready olur ... almost, a'most olur

Burada X becomes Y, başlangıçtaki bir biçimden değişim sonucunda oluşan biçime geçişi gösterir. Birbirine paralel iki bölüm, gösterilen telaffuzda /l/ çıkarıldığında already sözcüğünün a'ready, almost sözcüğünün ise a'most gibi duyulduğunu anlatır. Becomes yalnızca eşittir işareti gibi çalışmaz; açıklamayı başlangıç biçimi → değişmiş biçim sırasıyla düzenler. Kesme işaretli yazımlar burada belirtilen ses düşmesini gösterir; bunlar standart yazımlar değildir.

Alıştırma

“already becomes a'ready” ifadesinde becomes ne işe yarar?

  1. İki yazımın her zaman birbirinin yerine kullanılabileceğini söyler.
  2. Asıl biçimin yanlış olduğunu söyler.
  3. Biçimdeki değişimin sonucunu gösterir.
Cevabı göster

Biçimdeki değişimin sonucunu gösterir.

This is not wrong or lazy speech. Ton ve niyet

3:03

Bu yanlış veya tembelce bir konuşma değildir.

Ton ve niyet

not wrong or lazy speech: yanlış ya da tembelce bir konuşma değil

Not sözcüğü, wrong or lazy speech içindeki iki olumsuz etiketi de reddeder. Konuşmacı, bu telaffuzun ne bir hata ne de kişinin tembelce konuştuğunun kanıtı olduğunu söylüyor. Bu ifade yalnızca bir olguyu değil, bir yargıyı düzeltir: doğal konuşmadaki bir ses düşmesi, özenli konuşmadan farklı duyulabilir ama bu dikkatsizlik anlamına gelmez. Lazy speech, konuşmacının kendi sonucu değil, reddettiği bir etikettir.

Alıştırma

Yargılayın: Konuşmacı bu telaffuzun yanlış ve tembelce olduğunu söylüyor.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

It's just natural speech.

3:06

Sadece doğal bir konuşma şeklidir.

It's a natural form of rapid speech. Kelime

3:09

Hızlı konuşmanın doğal bir formudur.

Kelime

a natural form of rapid speech: a form of ile sınıflandırma

Burada it, L sesinin düşmesini ifade eder. Buna a natural form of rapid speech demek, onu insanlar hızlı konuştuğunda doğal olarak ortaya çıkabilen normal bir söyleyiş biçimi olarak sınıflandırır. Bu ifadede form, “tür” veya “biçim” anlamındadır; doldurulan bir belge anlamına gelmez. a form of + isim yapısı, bir şeyi daha geniş bir kategoriye yerleştirir. Natural, bu biçimin gerçek konuşmada normal olarak ortaya çıkabileceğini belirtir; her konuşmacının bunu her seferinde kullandığı anlamına gelmez.

Alıştırma

a natural form of rapid speech, bu söyleyiş biçimi hakkında ne anlatır?

  1. Hızlı konuşmada görülen normal bir biçimdir.
  2. Konuşmacıların her zaman kaçınması gereken bir telaffuz hatasıdır.
  3. Resmî raporlarda zorunlu olan yazılı bir formattır.
Cevabı göster

Hızlı konuşmada görülen normal bir biçimdir.

You'll hear L elision more often in fast, Kelime

3:12

L düşmesini daha çok hızlı,

informal, and relaxed speech,

3:15

resmi olmayan ve rahat konuşmalarda,

Kelime

more often in fast, informal, and relaxed speech: koşullar ve sıklık

more often in fast, informal, and relaxed speech ifadesi, L sesinin düşmesinin daha sık duyulabileceği koşulları belirtir. More often kesin bir kuralı değil, bir eğilimi anlatır: ses her seferinde mutlaka düşmez ve bu söyleyiş biçimi yalnızca bu durumlarla sınırlı değildir. Burada relaxed speech, her sözcüğü özellikle dikkatli telaffuz etmeye çalışmadan doğal biçimde konuşmak demektir. Konunun hoş veya kolay olup olmadığını değil, kişinin nasıl konuştuğunu anlatır.

Alıştırma

Doğru mu, yanlış mı? More often in fast, informal, and relaxed speech, L sesinin yalnızca bu konuşma koşullarında düşebileceği anlamına gelir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

after a vowel sound,

3:18

bir ünlü sesinden sonra,

particularly the all vowel sound,

3:19

özellikle de 'all' ünlü sesinden sonra,

and usually in unstressed syllables. Kelime

3:21

ve genellikle vurgusuz hecelerde duyarsınız.

Kelime

usually in unstressed syllables: genellikle vurgusuz hecelerde

Vurgusuz hece, bir kelimenin vurgu almayan bölümüdür. Vurgulu bir heceden daha az belirgin duyulur ve çoğu zaman daha kısadır. Buradaki unstressed, rahat veya stressiz hissetmeyi değil, telaffuzu anlatır. usually in unstressed syllables, ele alınan ses olayının sık görüldüğü yeri belirtir. Usually bunun tipik olduğunu, istisnasız bir kural olmadığını gösterir.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde unstressed syllable ne demektir?

  1. Vurgu almayan bir hece
  2. Rahat hisseden birinin söylediği hece
  3. Her zaman sessiz olan bir hece
Cevabı göster

Vurgu almayan bir hece

But, you've already seen an example of where that's not always the case. Kalıp ifadeler

3:24

Ancak, durumun her zaman böyle olmadığına dair bir örneği zaten gördünüz.

Kalıp ifadeler

that's not always the case: durum her zaman böyle değildir

That's not always the case, az önce sözü edilen ifade veya durumun her örnekte geçerli olmadığını belirtir. Buradaki case, hukuki bir dava veya kap değil, bir durum ya da koşul anlamındadır. Bu ifade önceki genellemenin kapsamını sınırlar ve dinleyiciyi bir istisnaya hazırlar. Not always, never kadar kesin değildir; önceki ifade çoğu zaman yine de doğru olabilir.

Alıştırma

Önceki genellemenin istisnaları olduğunu belirten hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: This shortcut usually saves time, but ____.

Cevabı göster

that's not always the case

So, I'll talk a little bit more about that exception in a moment. Kalıp ifadeler

3:28

Bu yüzden, birazdan bu istisna hakkında biraz daha konuşacağım.

Kalıp ifadeler

in a moment: kısa süre sonra konuya dönmek

In a moment, “çok yakında” veya “kısa bir bekleyişten sonra” demektir. Bu cümlede konuşmacının istisnadan ne zaman daha fazla söz edeceğini gösterir. Ayrıca konuşmanın sırasını düzenler: konuşmacı konuyu şimdilik durdurur ve kısa süre sonra ona döneceğini bildirir. Burada a moment kesin bir süre değildir.

Alıştırma

Cümleyi “kısa bir bekleyişten sonra” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: I'll show you the next picture ____.

Cevabı göster

in a moment

So, let's look at some common examples.

3:32

Öyleyse, bazı yaygın örneklere bakalım.

already

3:35

already

a'ready

3:36

a'ready

And make sure you're saying this one without the L really quickly.

3:38

Ve bunu L olmadan gerçekten hızlı bir şekilde söylediğinizden emin olun.

a'ready

3:42

a'ready

almost

3:43

almost

a'most

3:44

a'most

although

3:45

although

a'though

3:47

a'though

always

3:48

always

a'ways

3:50

a'ways

also

3:51

also

a'so

3:52

a'so

allright

3:54

allright

a'right.

3:55

a'right.

Now, repeat after me and say each phrase Kalıp ifadeler

3:56

Şimdi, benden sonra tekrar edin ve her ifadeyi

slowly first, clearly pronouncing the L,

3:59

önce yavaşça, L harfini net bir şekilde telaffuz ederek söyleyin,

Kalıp ifadeler

repeat after me: örneği dinleyip tekrarlama talimatı

Repeat after me, önce bir örneği dinleyip sonra aynı sözcükleri söyleme talimatıdır. After zaman ve sırayı gösterir: konuşmacı önce söyler, dinleyen de ardından taklit eder. Bu cümlede öğretmen bir telaffuz alıştırmasına başlıyor. İfade “arkamda dur” anlamına gelmez.

Alıştırma

Yaygın sınıf talimatını tamamlayın: Please ____: red, yellow, blue.

Cevabı göster

repeat after me

and then we'll say it again more naturally without the L.

4:02

ve sonra L harfi olmadan daha doğal bir şekilde tekrar söyleyeceğiz.

Listen and repeat. Kalıp ifadeler

4:06

Dinleyin ve tekrar edin.

Kalıp ifadeler

Sınıf yönergesi olarak Listen and repeat.

Listen and repeat. sınıfta sık kullanılan iki aşamalı bir yönergedir: önce örnek söylenişi dinle, ardından aynı sözleri sesli olarak söyle. Burada repeat, “yeniden söylemek” anlamına gelir. Kaydı yeniden oynatmak veya ikinci kez dinlemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Sınıfta kullanılan standart üç kelimelik yönergeyi yazın. Listen ile başlar ve “aynı sözleri yeniden söylemek” anlamındaki fiille biter: ____.

Cevabı göster

Listen and repeat

I've already done it.

4:08

I've already done it.

I've a'ready done it.

4:12

I've a'ready done it.

It's almost midnight.

4:14

It's almost midnight.

It's a'most midnight.

4:19

It's a'most midnight.

Are you allright?

4:20

Are you allright?

Are you a'right?

4:25

Are you a'right?

He's always late.

4:27

He's always late.

He's a'ways late.

4:31

He's a'ways late.

I also studied French.

4:33

I also studied French.

I a'so studied French.

4:37

I a'so studied French.

Although it was raining, Dilbilgisi

4:39

Although it was raining,

we went out.

4:41

we went out.

Dilbilgisi

Although it was raining, ile kurulan ödünleme ilişkisi

Although it was raining, sonraki eylemi engelleyebilecek bir durumu önce verir. Ana cümle beklenmedik sonucu söyler: yine de dışarı çıktık. Bu tür karşıtlığa ödünleme denir. although ile başlayan yan cümle önce geldiğinde Although + özne + fiil, ana cümle yapısını kullanın. Ana cümleden önce virgül koyun.

Alıştırma

Yağmurun dışarı çıkmayı engellemediğini göstermek için although kelimesini standart yapıda kullanan cümle hangisidir?

  1. Although it was raining, we went out.
  2. Although was raining, we went out.
  3. Although it was raining, but we went out.
Cevabı göster

Although it was raining, we went out.

A'though it was raining,

4:44

A'though it was raining,

we went out.

4:45

we went out.

Here's a little tip to help you improve your English pronunciation Notlar

4:47

İşte İngilizce telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olacak

Anlatım akışı

Here's a little tip: pratik bir öneriyi sunma

Here's a little tip, dinleyiciye sırada kısa ve yararlı bir öneri olduğunu bildirir. Bir eğitim anlatımında açıklamadan dinleyicinin deneyebileceği bir uygulamaya doğal bir geçiş sağlar. Buradaki tip, “pratik bir öneri veya yararlı bir püf noktası” demektir; hizmet karşılığında verilen ekstra para anlamındaki “bahşiş” değildir. Little, öneriyi ağır ya da buyurgan değil, kolay ve samimi gösterir.

Alıştırma

“Here's a little tip” ifadesinde tip ne anlama gelir?

  1. Bir şeyin sivri ucu
  2. Yararlı bir öneri veya püf noktası
  3. Bir hizmet için verilen ekstra para
Cevabı göster

Yararlı bir öneri veya püf noktası

Dilbilgisi

to help you improve your English: amaç ve help + nesne + fiilin yalın hâli

Baştaki to amaç bildirir: önceki ipucunun ne yapmasının amaçlandığını, yani dinleyicinin İngilizce telaffuzunu geliştirmesine yardımcı olmayı açıklar. Bu amaç ifadesinin içinde help you improve, help + nesne + fiilin yalın hâli kalıbını kullanır. You yardım alan kişidir, improve ise fiilin yalın hâlidir. Help sözcüğünden sonra nesne + to-infinitive de gelebilir; ancak ikinci bir to olmadan help you improve tamamlanmış ve doğaldır.

Alıştırma

Parantezdeki fiili kullanarak cümleyi help + nesne + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: This guide was made to help you ____ your writing. (improve)

Cevabı göster

improve

and remember to remove the L sound in your natural speech. Dilbilgisi

4:50

ve doğal konuşmanızda L sesini yutmayı hatırlamanızı sağlayacak küçük bir ipucu.

Dilbilgisi

remember to remove the L: yapılacak bir şeyi unutmamak

Bu cümlede remember to remove the L, “L sesini söyleyişten çıkarmayı unutma” demektir. Bu sesi çıkarmak, sonraki alıştırmada ya da doğal konuşurken yapılması gereken bir iştir. Henüz yapılması gereken bir eylem için remember to + fiilin yalın hâli kullanılır. Buradaki to remove, remember’dan sonra gelen mastar yapısıdır; geçmişte yapılmış bir şeyi hatırlamayı anlatmaz.

Alıştırma

Vurgulanan yapıyla hatırlatma cümlesini tamamlayın: Remember ____ the L sound when you speak naturally.

Cevabı göster

to remove

You can record yourself saying both versions, Dilbilgisi

4:54

Her iki versiyonu da söylerken kendinizi kaydedebilirsiniz;

Dilbilgisi

record yourself saying: kaydedilen kişi ve eylem

You can record yourself saying both versions, iki versiyonu söyleyen kişinin sen olduğun bir ses ya da video kaydı yapabileceğin anlamına gelir. Yourself, record fiilinin nesnesidir ve kaydedilen kişinin kim olduğunu gösterir. -ing grubu saying both versions, kayıt sırasında ne yaptığını açıklar. Tekrar kullanılabilen kalıp record + dönüşlülük zamiri + -ing biçimidir: record yourself reading, speaking, or practising.

Alıştırma

Vurgulanan kalıpla bireysel alıştırma yönergesini tamamlayın: You can record ____ each new word.

Cevabı göster

yourself saying

one with the L,

4:58

biri L ile olanı,

and then the quick and natural way without the L.

4:59

ve sonra L olmayan hızlı ve doğal versiyonu.

When you listen back to your recording, Öbek fiiller

5:03

Kaydınızı tekrar dinlediğinizde,

Öbek fiiller

listen back to your recording: kaydedilmiş sesi yeniden dinlemek

Listen back to your recording, kaydı yaptıktan sonra açıp dinlemek anlamına gelir. Buradaki back, daha önce kaydedilmiş içeriğe dönmeyi anlatır; geriye doğru dinlemek anlamına gelmez. Bir kaydı kontrol etmek, karşılaştırmak veya içindeki bir ayrıntıyı fark etmek için yeniden dinlemek istediğinde listen back to + kaydedilmiş ses yapısını kullanabilirsin.

Alıştırma

“Kaydettikten sonra açıp dinlemek” anlamındaki üç sözcüklü İngilizce ifadeyi yaz: ____ your recording before you choose the best version.

Cevabı göster

Listen back to

you'll notice how the second version sounds quicker, Dilbilgisi

5:05

ikinci versiyonun kulağa nasıl daha hızlı geldiğini,

smoother,

5:08

daha akıcı

and closer to how native and fluent English speakers sound in everyday conversation.

5:09

ve günlük konuşmalarda ana dili İngilizce olan veya akıcı konuşanlara daha yakın geldiğini fark edeceksiniz.

Dilbilgisi

sounds quicker, smoother, and closer to: sound sonrasında karşılaştırma sıfatları

Burada sound, “duyulduğunda belli bir izlenim vermek” anlamındaki bağlayıcı bir fiildir. Ardından sıfatlar gelir; bu yüzden quicker, smoother ve closer ikinci versiyonun bıraktığı izlenimi anlatır. Cümle dinlemeyle ilgili olsa da quicker ve smoother zarfa dönüşmez. Üç karşılaştırma biçimi birlikte çalışır: quicker ve smoother hız ile akıcılığı karşılaştırırken closer to karşılaştırılan hedefi tanıtır. Bir versiyonun kulağa nasıl geldiğini anlatmak için sound + karşılaştırma sıfatı yapısını yeniden kullanabilirsin.

Alıştırma

Hangi cümle bir izlenimi anlatmak için sound fiilini doğru kullanıyor?

  1. The new recording sounds more clearly and closer with natural speech.
  2. The new recording sounds clearer and more closely to natural speech.
  3. The new recording sounds clearer and closer to natural speech.
Cevabı göster

The new recording sounds clearer and closer to natural speech.

And remember that you don't have to drop the L sound in these words. Dilbilgisi

5:14

Ve unutmayın ki bu kelimelerde L sesini yutmak zorunda değilsiniz.

Dilbilgisi

don't have to drop: zorunlu değil, yasak da değil

Don't have to + fiilin yalın hâli, bir eylemin gerekli veya zorunlu olmadığını belirtir. don't have to drop ifadesinde drop fiilin yalın hâlidir; burada L sesini düşürmek de korumak da mümkündür. Bu, L sesini düşürmenin yasak olduğu anlamına gelmez. Konuşmacı bu telaffuz seçeneğinin isteğe bağlı olduğunu anlatır.

Alıştırma

You don't have to drop the L sound burada ne anlama geliyor?

  1. L sesini düşürmek yasaktır.
  2. L sesini düşürmek isteğe bağlıdır.
  3. L sesini düşürmek zorunludur.
Cevabı göster

L sesini düşürmek isteğe bağlıdır.

It all depends on the situation. Kalıp ifadeler

5:19

Her şey duruma bağlı.

Kalıp ifadeler

It all depends on the situation: cevap değişebilir

It all depends on the situation, doğru cevabın koşullara göre değiştiği anlamına gelir. It, konuşulan soru veya seçimi belirtir; depend on ise cevabı belirleyen etkeni tanıtır. All vurgu ekler: belirli duruma bakmadan karar veremezsiniz. Burada all, “bütün şeyler” anlamına gelmez.

Alıştırma

Dersimizde geçen ve “tarafından belirlenir” anlamına gelen iki kelimeyle ifadeyi tamamlayın: It all ____ the situation.

Cevabı göster

depends on

For example, in slow, careful, Kelime

5:21

Örneğin, yavaş, dikkatli

or formal speech

5:24

veya resmi konuşmalarda,

like in interviews,

5:25

mesela mülakatlarda,

presentations,

5:27

sunumlarda

or if you're taking an English exam, Kalıp ifadeler

5:28

veya bir İngilizce sınavına giriyorsanız,

Kelime

in slow, careful, or formal speech: konuşma biçimi ve ortam

Buradaki in slow, careful, or formal speech, birinin yavaş konuştuğu, anlaşılırlığa özellikle dikkat ettiği veya resmî bir ortamda konuştuğu zaman anlamına gelir. Speech burada hazırlanmış bir konuşma metnini değil, sözlü dilin kullanılma biçimini anlatır. Bu ifade, telaffuz seçimini konuşma ortamıyla ilişkilendirir. Mülakatlar, sunumlar ve İngilizce sınavları genellikle arkadaşlarla yapılan hızlı bir sohbetten daha açık ve özenli bir telaffuz gerektirir.

Alıştırma

Hangi durum in slow, careful, or formal speech ifadesine en uygundur?

  1. Konuşmadan, sessizce bir menü okumak.
  2. Yakın bir arkadaşla hızlı ve rahat bir sohbet.
  3. Konuşmacının yavaş ve açık cevap verdiği bir iş görüşmesi.
Cevabı göster

Konuşmacının yavaş ve açık cevap verdiği bir iş görüşmesi.

Kalıp ifadeler

taking an English exam: take an exam kalıbı

If you're taking an English exam ifadesinde take an exam, aday olarak bir sınava girmek anlamına gelir. Buradaki take, bir şeyi taşımak veya alıp götürmek şeklindeki olağan fiziksel anlamında değildir. -ing biçimi you're (= you are) ifadesinden sonra gelir: you're taking. If yan cümlesi bunu olası durumlardan biri olarak sunar; başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp take an exam ifadesidir.

Alıştırma

Cümleyi take fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Leo is ____ an English exam now.

Cevabı göster

taking

you'll want to pronounce the L quite clearly. Ton ve niyet

5:30

L harfini oldukça net bir şekilde telaffuz etmek isteyeceksiniz.

Ton ve niyet

You'll want to pronounce: nazik bir öneri

Bu cümlede you'll want to pronounce, dinleyicinin bir şeyi telaffuz etmesinin iyi olacağı anlamına gelir. Konuşan kişi nazik bir öneride bulunur; dinleyicinin daha sonra bunu yapmak isteyeceğini tahmin etmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp you'll want to + fiilin yalın hâlidir. Belirli bir durumda en iyi veya en yararlı eylemi gösterir.

Alıştırma

Dostça verilen bu seyahat tavsiyesini dersteki kalıbın aynısıyla tamamlayın: Before the trip, ____ pack a raincoat.

Cevabı göster

you'll want to

So, saying already,

5:33

Yani, 'already',

almost,

5:35

'almost',

and always.

5:37

ve 'always' diyerek.

However, in fast, natural,

5:38

Ancak hızlı, doğal,

casual everyday conversations,

5:40

günlük sıradan konuşmalarda,

it's completely fine to relax a little and remove the L Ton ve niyet

5:43

biraz rahatlayıp L'yi yutmak

Ton ve niyet

It's completely fine to relax a little: izin verme ve rahatlatma

Burada it's completely fine to relax a little, belirtilen gündelik ortamda telaffuzu gevşetmenin tamamen kabul edilebilir olduğu anlamına gelir. Konuşan kişi izin verir ve dinleyiciye bu seçimin hata olmadığı konusunda güvence verir. it's completely fine to + fiilin yalın hâli kalıbında fine, hassas veya yüksek kaliteli değil, kabul edilebilir ya da sorun değil anlamındadır. Completely, rahatlatıcı ve güven verici anlamı güçlendirir.

Alıştırma

Güvence veren bu cümleyi dersteki kalıbın aynısıyla tamamlayın: ____ ask for help.

Cevabı göster

It's completely fine to

and say a'ready,

5:46

ve 'a'ready',

a'most,

5:48

'a'most',

a'ways.

5:49

'a'ways' demek tamamen sorunsuzdur.

The most important thing is that you're simply aware of this feature. Anlatım akışı

5:49

En önemli şey, sadece bu özelliğin farkında olmanızdır.

Anlatım akışı

The most important thing is that ...: ana sonucu öne çıkarma

The most important thing is that ... kalıbı, dinleyiciye that'ten sonraki yan cümlenin ana sonuç olduğunu gösterir. Bu cümlede, telaffuz özelliğini kullanmak için kendinizi zorlamaktansa bu özelliğin farkında olmanız daha önemlidir. Buradaki thing, fiziksel bir nesneyi değil, soyut bir konuyu veya noktayı belirtir. Bu kalıp, bir sonucu diğer ayrıntılardan daha önemli göstererek bilgiyi düzenler. That'ten sonra özne ve fiil içeren tam bir yan cümle gelir.

Alıştırma

Notta öğrendiğiniz kalıbın tamamıyla cümleyi tamamlayın: ____ everyone gets home safely.

Cevabı göster

The most important thing is that

Even if you choose not to use it yourself Dilbilgisi

5:53

Kendiniz kullanmamayı seçseniz bile

and you decide to always pronounce the L,

5:56

ve L'yi her zaman telaffuz etmeye karar verseniz de,

Dilbilgisi

Even if you choose not to use it yourself: sonucu değiştirmeyen bir koşul

Even if olası bir koşul sunar ve daha sonra gelen sonuç ya da çıkarımın geçerli kalacağını belirtir. Burada dinleyici, telaffuz özelliğini kendi konuşmasında kullanmamayı seçebilir; ancak bu seçim konuşmacının ana fikrini geçersiz kılmaz. Choose not to use it yapısında not, use ile birlikte çalışır: kişi bir seçim yapar ve seçimi onu kullanmamaktır. Yourself, dinleyicinin kendi konuşmasında ne yaptığını vurgular.

Alıştırma

Hangi cümle yağmurun oyunu durdurmayacağını söylüyor?

  1. If it rains, the game will continue.
  2. Unless it rains, the game will continue.
  3. Even if it rains, the game will continue.
Cevabı göster

Even if it rains, the game will continue.

understanding it will help you recognize it Dilbilgisi

5:59

bunu anlamak, akıcı veya ana dili İngilizce olan kişilerin

when fluent or native English speakers do remove it. Dilbilgisi

6:01

L'yi yuttuklarını fark etmenize yardımcı olacaktır.

Dilbilgisi

understanding it will help you recognize it: özne olarak kullanılan -ing öbeği

Understanding it, will help you recognize it bölümünün öznesi olarak kullanılan -ing biçimli bir isim-fiil öbeğidir. “Onu anlama” eylemini tek bir fikir olarak ifade eder; şimdiki zamanın devam biçimi değildir. Bu yapı, bir eylemin veya fikrin isim gibi kullanılmasını sağlar: Understanding X will help you Y. Burada ses özelliğini anlamak, bu özelliği başkalarının konuşmasında fark etmeyi kolaylaştırır.

Alıştırma

Understanding the rule will help you cümlesinde Understanding the rule hangi dil bilgisi görevini üstlenir?

  1. Emir verir.
  2. Öznedir ve bir eylemi adlandırır.
  3. Şimdiki zamanın devam biçimini oluşturur.
Cevabı göster

Öznedir ve bir eylemi adlandırır.

Dilbilgisi

do remove it: olumlu yan cümlede vurgulu do

do remove it ifadesinde do, olumlu biçimdeki remove fiilini vurgular. Eylemin gerçekten gerçekleştiğini, yani akıcı veya ana dili İngilizce olan konuşmacıların bazen bu sesi gerçekten çıkardığını belirtir. Yan cümleyi soruya dönüştürmez. Kalıp do/does/did + fiilin yalın biçimidir. Ana fiil yalın biçimde kalır: do remove, does help, did call.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümlenin aynısını seçin. remove önünde vurgulu bir do olup olmadığına dikkat edin.

  1. Some speakers don't remove that sound in casual speech.
  2. Some speakers do remove that sound in casual speech.
  3. Some speakers remove that sound in casual speech.
Cevabı göster

Some speakers do remove that sound in casual speech.

Now, here's your challenge for this week.

6:04

Şimdi, işte bu haftaki göreviniz.

Listen for dropped Ls in real life. Kalıp ifadeler

6:07

Gerçek hayatta yutulan L harflerine kulak verin.

Kalıp ifadeler

Listen for dropped Ls: belirli bir sesi bulmak için dinlemek

Listen for, belirli bir şeyi fark etmeye veya ayırt etmeye çalışarak dinlemek demektir. Buradaki hedef, günlük konuşmada düşürülen L sesleridir. Duymaya çalıştığınız ses, sinyal veya bilgiden önce listen for kullanılır. Bu ifade dinlerken neyi aradığınızı açıkça gösterir.

Alıştırma

“Belirli bir hedef sesi fark etmeye çalışmak” anlamına gelen ve Listen ile başlayan iki kelimelik ifadeyi yazın: ____ the alarm.

Cevabı göster

Listen for

So, in British films,

6:10

Yani, İngiliz filmlerinde,

TV shows,

6:12

TV şovlarında

or when you're talking to native or fluent English speakers.

6:13

veya ana dili İngilizce olan veya akıcı konuşan kişilerle sohbet ederken.

Take note when that L disappears Kalıp ifadeler

6:17

L harfinin ne zaman kaybolduğuna dikkat edin;

in words like a'so,

6:20

'a'so',

a'ready,

6:22

'a'ready',

and a'right.

6:23

ve 'a'right' gibi kelimelerde.

Kalıp ifadeler

Take note: özellikle dikkat etmek

Take note, bir şeye özellikle dikkat edip onu hatırlama talimatıdır. Zihne kaydetmeyi veya yazmayı düşündürebilir, ancak her zaman fiziksel olarak yazmak anlamına gelmez. When yan cümlesi, olayın ne zaman fark edilmesi gerektiğini belirtir: L sesi kaybolduğunda. Bu yapı, gerçekleştiği anda bir değişikliğe dikkat çekmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Note içeren ve “özellikle dikkat etmek” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyi yazın: ____ of any change in the sound.

Cevabı göster

Take note

So, that's the end of today's British English pronunciation lesson.

6:25

İşte bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersinin sonuna geldik.

I hope this has helped you understand Ton ve niyet

6:29

Umarım bu ders,

Ton ve niyet

I hope this has helped you understand: nazik bir kapanış

Bu kapanış cümlesinde this, daha önceki açıklamayı veya videoyu belirtir. has helped, şu ana kadarki sonuca odaklanmak için present perfect kullanır: konuşan kişi açıklamanın anlamayı kolaylaştırmış olmasını umar. I hope kapanışı yumuşatır. Konuşan kişi dinleyenin kesinlikle anladığını iddia etmez; açıklamanın yararlı olmuş olmasını nazikçe umduğunu söyler.

Alıştırma

Hangi cümle bir açıklamayı nazikçe bitirir ve açıklamanın şu ana kadar yararlı olduğunu umduğunu belirtir?

  1. You must understand this now.
  2. I hope this will help you understand someday.
  3. I hope this has helped you understand.
Cevabı göster

I hope this has helped you understand.

why the L sometimes disappears

6:31

L sesinin bazen neden kaybolduğunu

in natural British English speech

6:33

doğal İngiliz İngilizcesi konuşmalarında

and how you can confidently use it yourself.

6:35

ve bunu kendinizin nasıl güvenle kullanabileceğinizi anlamanıza yardımcı olmuştur.

If this video has helped you,

6:38

Eğer bu video size yardımcı olduysa,

give it a like, share it with a friend Kültür

6:39

beğenin, İngilizce öğrenen

Kültür

give it a like: internette beğeni istemek

Beğen düğmesi olan bir platformda give it a like, o içerik için Beğen seçeneğine tıklamak veya dokunmak demektir. it videoyu, gönderiyi, fotoğrafı ya da başka bir içeriği belirtir; a like ise platforma kaydedilen bir tepkidir. Bu, gündelik bir eylem çağrısıdır. İçeriğe beğenme duygusunu vermek anlamına gelmez; izleyiciden platformdaki işlemi yapmasını ister.

Alıştırma

Bir video platformunda give it a like izleyiciden ne yapmasını ister?

  1. İçeriğe zevkinin iyi olduğunu söylemek.
  2. İçerik için Beğen düğmesine tıklamak veya dokunmak.
  3. İçeriği beğendiğiniz bir kişiye vermek.
Cevabı göster

İçerik için Beğen düğmesine tıklamak veya dokunmak.

who's also learning English,

6:41

bir arkadaşınızla paylaşın

and subscribe for more practical British English lessons every single week. Kalıp ifadeler

6:43

ve her hafta daha fazla pratik İngiliz İngilizcesi dersi için abone olun.

Kalıp ifadeler

every single week: istisnasız olmayı güçlü biçimde vurgulama

every single week ifadesinde single, every sözcüğünü güçlendirir. İfade “hiçbir haftayı atlamadan her hafta” demektir; “yalnızca bir hafta” anlamına gelmez. Burada düzenli programın özellikle kesin ve güvenilir görünmesini sağlar. every single + sayılabilen tekil isim kalıbı, every single day ve every single time örneklerinde olduğu gibi hiçbir istisna olmadığını vurgular.

Alıştırma

Hiçbir haftanın atlanmadığını vurgulayan sözcükle cümleyi tamamlayın: Our club meets every ____ week.

Cevabı göster

single

And don't forget Emma's Pronunciation Hub reopens in January 2026.

6:47

Ve unutmayın, Emma's Pronunciation Hub Ocak 2026'da yeniden açılıyor.

You can join the VIP waitlist down below in the description Kültür

6:52

Aşağıdaki açıklamadan VIP bekleme listesine katılabilirsiniz,

Kültür

down below in the description: video sayfasındaki bir konum

Bir video platformunda description, videoya bağlı olan ve çoğunlukla videonun altında gösterilen bilgi alanıdır. Down below, izleyiciyi sayfanın daha aşağısına yönlendirir; bu yüzden down below in the description “aşağıdaki video açıklaması alanında” demektir. Bu, sayfada gezinmeye yönelik bir konum tarifidir; alt kata gitme yönlendirmesi değildir. İçerik üreticileri bu ifadeyi bir bağlantının veya ek bilginin nerede bulunduğunu söylemek için kullanır.

Alıştırma

Bir içerik üreticisi video sayfasında “The link is down below in the description” derse nereye bakmalısınız?

  1. Alt kattaki bir odada.
  2. Videonun altındaki açıklama alanında.
  3. Videonun altındaki yorumlar bölümünde.
Cevabı göster

Videonun altındaki açıklama alanında.

for early access, Kelime

6:56

böylece erken erişim,

free workshops,

6:57

ücretsiz atölyeler

and exclusive bonuses when the doors open.

6:58

ve kapılar açıldığında özel bonuslar elde edebilirsiniz.

Kelime

for early access: herkese açık lansmandan önce erişim izni

Early access, bir şey herkese açılmadan önce onu kullanma, görme veya ona katılma izni demektir. Bu listede for, bir avantajı tanıtır: bu izni erkenden almak. Buradaki access, bir şeyi kullanma izni veya olanağıdır; fiziksel bir giriş değildir.

Alıştırma

Yeni bir uygulamayı herkese sunulmadan önce deneme izni anlamına gelen ifade hangisidir?

  1. early arrival
  2. early access
  3. early entry
Cevabı göster

early access

I'll see you in the next lesson. Kalıp ifadeler

7:00

Sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

I'll see you in the next lesson. ders sonu vedası olarak

Bir dersin sonunda I'll see you in the next lesson. arkadaşça bir kapanış sözüdür. I'll, I will anlamına gelir; see you ise mutlaka yüz yüze görüşmek değil, yeniden bağlantı kurmak anlamındadır. In the next lesson, kursun bir sonraki bölümünü gösterir. Böylece cümle mevcut dersi bitirir ve izleyiciyi devam etmeye davet eder.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuzu seçin. Tek heceli I'll kısaltmasına odaklanın.

  1. I see you in the next lesson.
  2. I'll see you in the next lesson.
  3. I'll see you in the next session.
Cevabı göster

I'll see you in the next lesson.

Bye-bye.

7:02

Hoşça kalın.