İngilizce Konuşma Öğrenimi | Aile evi turu | Seviye 1 | Dinle ve Pratik Yap: İngilizce çalışma notları
PodEnglish
Video özeti: Lara, şehir dışındaki evinde birlikte yaşadığı aile üyelerini ve köpekleri tanıtıyor. Ardından izleyicileri odalarda ve arka bahçede gezdirerek ailesinin bu alanları gündelik yaşamda nasıl kullandığını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get to know — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu ifadenin birini zaten tanımak yerine, zaman içinde yavaş yavaş tanımaya başlamak anlamına geldiğini anlayın. Sessiz bir kişi hakkındaki izleniminiz arkadaşlık veya aile ilişkisi geliştikçe değiştiğinde bu süreci anlatmak için kullanabilirsiniz. 2. once she warms up, — Deyimsel fiiller: Burada fiziksel olarak ısınmak değil, başlangıçtaki çekingenliği aşıp rahat hissetmeye başlamak anlamındaki mecazı fark edin. Yeni insanlara veya ortamlara alıştıktan sonra daha çok konuşan ya da daha rahat davranan birini bu ifadeyle betimleyebilirsiniz. 3. Beyond the deck, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Ev, kampüs veya turistik yer tanıtımında bir alandan sonraki alana geçmek için bu mekânsal geçişi kullanın. Böylece dinleyici, bağlantısız bir yer listesi dinlemek yerine düzeni zihninde canlandırabilir ve anlatıcının izlediği rotayı takip edebilir.
Bu derste
YouTube kanalıma hoş geldiniz.
Welcome to + bir yer, etkinlik veya ortak alan, insanlar oraya girerken onları karşılamanın yaygın bir yoludur. Burada my YouTube channel fiziksel bir yer değil, çevrim içi bir içerik alanıdır. Konuşan kişi bu cümleyle izleyicileri karşılar ve videoyu başlatır.
Alıştırma
Fen dersinin başındaki karşılamayı tamamlayın: ____ our science class.
Cevabı göster
Welcome to
and today I would like to provide you all with a brief introduction to my family and our home. Notlar
0:06ve bugün hepinize ailemi ve evimizi kısaca tanıtmak istiyorum.
would like to + fiilin yalın hâli
Would like to + fiilin yalın hâli, birinin bir şeyi yapmak istediğini veya yapmayı planladığını anlatır. Bu açılışta I would like to provide, konuşan kişinin planını kibar ve daha az doğrudan bir biçimde sunar. Fiilin yalın hâlinden önce to sözcüğünü koruyun: would like to provide, would like to introduce. Özne değişebilir, ancak would değişmez: We would like to thank you.
Alıştırma
Hangi cümle dilbilgisi açısından doğrudur ve bir sunuma kibar, daha az doğrudan bir başlangıç yapar?
- I would like introduce our new plan.
- I want introduce our new plan.
- I would like to introduce our new plan.
Cevabı göster
I would like to introduce our new plan.
provide you all with: provide someone with something kalıbı
provide someone with something kalıbı, bir kişiye veya gruba bir şey sağlamak anlamına gelir. Bu cümlede you all içeriği alan grubu belirtir; with ise sağlanan içerik olan a brief introduction bölümünü başlatır. Sıralama provide + someone + with + something şeklindedir. Alıcıyı doğrudan provide fiilinden sonra, sağlanan şeyi de with sözcüğünden sonra kullanın.
Alıştırma
provide someone with something kalıbını tamamlayın: The coach provided every player ____ a water bottle.
Cevabı göster
with
a brief introduction to + konu
a brief introduction to something ifadesi, bir konuya kısa bir ilk genel bakış sunmak anlamına gelir. Brief, bu genel bakışın uzun veya ayrıntılı olmayacağını belirtir; to ise konuyu tanıtır. Bu cümlede to sözcüğünden sonra gelen my family and our home, tanıtılan konuyu belirtir. İfadenin tamamı sunulan kısa genel bakışı adlandırır.
Alıştırma
a brief introduction to + konu kalıbını tamamlayın: The first page gives a brief introduction ____ the solar system.
Cevabı göster
to
I live with my parents and my younger sister.
0:13Annem, babam ve kız kardeşimle birlikte yaşıyorum.
and he works as an accountant at a big company downtown. Notlar
0:18ve şehir merkezindeki büyük bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyor.
works as an accountant: work as + a/an + meslek
work as + a/an + meslek yapısı, bir kişinin mesleğini veya işteki rolünü belirtir. Bu cümlede works as an accountant, onun mesleğinin muhasebecilik olduğu anlamına gelir. Meslek veya rolden önce as kullanılır. Accountant tekil bir meslek adıdır ve ünlü sesle başladığı için an alır.
Alıştırma
Lina'nın mesleğini belirtmek için cümleyi iki kelimeyle tamamlayın: Lina works ____ accountant at a small hotel.
Cevabı göster
as an
Yer zarfı downtown: in kullanılmaz
Burada downtown, “şehir merkezinde” veya “ana iş bölgesinde” anlamına gelen bir yer zarfıdır. Şirketin nerede olduğunu belirtir. Yer zarfı olarak downtown, önünde in gerektirmez: work downtown, live downtown. the downtown area isim öbeği kullanılırsa in the downtown area denir.
Alıştırma
Ofisin şehir merkezinde olduğunu doğal biçimde ifade eden cümle hangisidir?
- The office is downtown.
- The office is in downtown.
- The office is to downtown.
Cevabı göster
The office is downtown.
He's usually gone before I wake up in the morning, Notlar
0:23Genellikle sabah ben uyanmadan önce evden ayrılmış olur,
usually gone: genellikle çoktan gitmiş ve orada değil
Burada gone, “önceden ayrıldığı için orada olmayan” anlamındadır; “ölmüş” anlamına gelmez. He's gone, ayrılma sonrasındaki durumu anlatır: konuşan kişi uyandığında o artık evde değildir. Usually, bunun bir defalık bir olay değil, sabahları tekrarlanan bir durum olduğunu gösterir.
Alıştırma
“She's usually gone by seven,” cümlesindeki gone büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Ölmüştür.
- Çoktan ayrılmıştır ve orada değildir.
- Orada uyuyordur.
Cevabı göster
Çoktan ayrılmıştır ve orada değildir.
before I wake up: rutin zaman yan cümlesinde geniş zaman
Before bir zaman yan cümlesi başlatır ve iki durumun sırasını gösterir: önce o çoktan gitmiş olur, ardından konuşan kişi uyanır. Wake up geniş zamandadır çünkü cümle her sabah tekrarlanan bir rutini anlatır. Rutinleri anlatan zaman yan cümlelerinde geniş zaman yalnızca şu anda olanı değil, genellikle gerçekleşen olayı belirtir.
Alıştırma
Babanın her gün ben uyanmadan önce çıktığı bir rutini hangi cümle doğal biçimde anlatır?
- Dad leaves before I wake up.
- Dad leaves before I will wake up.
- Dad leaves before I woke up every day.
Cevabı göster
Dad leaves before I wake up.
wake up: uykudan uyanmak
Wake up, uyumayı bırakıp uyanık hâle gelmek anlamına gelen bir öbek fiildir. before I wake up ifadesinde, zaman karşılaştırmasında daha sonra gerçekleşen olayı belirtir: konuşan kişi uyandığında o çoktan gitmiştir.
Alıştırma
Uyumayı bırakmak anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: My alarm rings at seven, and I ____ a few minutes later.
Cevabı göster
wake up
but he tries to be home for dinner with us every night. Kalıp ifadeler
0:26ancak her akşam bizimle akşam yemeğinde evde olmaya gayret eder.
be home for dinner: yemeğe zamanında evde olmak
Be home for dinner, akşam yemeğine zamanında yetişecek şekilde evde olmak demektir; çoğu zaman yemek başlamadan eve dönmeyi ima eder. Bu cümlede with us, ailece paylaşılan yemeği açıkça belirtir. Tekrar kullanılabilen kalıp be home for + öğün veya etkinlik şeklindedir. Bu ifadede home doğrudan be'den sonra gelir; for ise evde bulunmayı planladığınız öğünü veya etkinliği belirtir.
Alıştırma
Akşam yemeğine zamanında yetişecek şekilde evde olmak anlamındaki ifadeyle sözü tamamlayın: I have a late meeting, but I'll ____.
Cevabı göster
be home for dinner
but has a great sense of humor once you get to know him. Kalıp ifadeler
0:31ama onu tanıdıktan sonra harika bir mizah anlayışı olduğunu görürsünüz.
has a great sense of humor: harika bir mizah anlayışına sahip olmak
Have/has a sense of humor, birinin mizahı anlayabildiğini, mizaha gülebildiğini veya mizah üretebildiğini anlatan doğal kalıptır. Great, olumlu değerlendirmeyi güçlendirir: kişi komik olanı çok iyi anlar veya insanları kolayca güldürür. Burada özne üçüncü tekil kişi he olduğu için has kullanılır. Bu ifade, biriyle zaman geçirdikçe daha belirgin hâle gelebilen bir kişilik özelliğini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle Lina'nın şakaları kolayca anladığını ve insanları güldürebildiğini doğal biçimde anlatır?
- Lina has a great sense of humor.
- Lina knows a lot of jokes.
- Lina has a great sense of direction.
Cevabı göster
Lina has a great sense of humor.
get to know someone: birini zamanla tanımak
Get to know + kişi, zaman ve etkileşim yoluyla birini yavaş yavaş tanımak anlamına gelir. Gelişmekte olan bir ilişkiyi vurgular. once you get to know him ifadesinde once, bu tanışıklığın geliştiği zamanı veya sonrasını anlatır: onunla zaman geçirdikten sonra bu tanım daha belirgin hâle gelir.
Alıştırma
Cümleyi ‘zamanla tanımaya başlamak’ anlamındaki üç kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: It took me a month to ____ my new teammates.
Cevabı göster
get to know
and she works from home as a graphic designer. Kalıp ifadeler
0:37ve evden grafik tasarımcı olarak çalışıyor.
works from home: evden çalışmak
Work from home, işi ofis veya başka bir olağan iş yeri yerine evde yapmak demektir. Bu cümlede works from home onun çalışma düzenini anlatır. From home işin nerede yapıldığını belirtir. As a graphic designer ise mesleğini ayrıca belirtir.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamla: Mia ____ every Friday.
Cevabı göster
works from home
get to see: görme fırsatı bulmak
Get to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapma fırsatına sahip olmak demektir. Burada get to see, konuşanın gün içinde onu görebildiğini ve bu fırsattan mutlu olduğunu anlatır. Bu kalıpta get, almak anlamına gelmez. To'dan sonra fiilin yalın hâli kullanılır: get to see, gets to visit.
Alıştırma
Hangi cümle bilim müzesini ziyaret etmenin sevindirici bir fırsat olduğunu en iyi gösterir?
- We get the science museum today.
- We get to visit the science museum today.
- We can visit the science museum today.
Cevabı göster
We get to visit the science museum today.
throughout the day: gün boyunca
Throughout the day, bir şeyin günün tamamına yayıldığını anlatır. Bu cümlede onu yalnızca belirli bir saatte değil, erken saatlerden geç saatlere kadar farklı zamanlarda görme imkânı vardır. Bu ifade, o süre boyunca devam eden veya tekrar tekrar gerçekleşen bir şeyi anlatabilir. Her dakikada gerçekleştiği anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
Hangi cümle hemşirenin hastaları bütün güne yayılan farklı zamanlarda kontrol ettiğini anlatır?
- The nurse checks on patients at noon.
- The nurse checks on patients throughout the day.
- The nurse checks on patients for one day.
Cevabı göster
The nurse checks on patients throughout the day.
the creative one: the + sıfat + one
The creative one, belirli bir grupta yaratıcılığıyla tanınan kişi demektir. One, bağlamdan anlaşılan person isminin yerini alır; böylece konuşan kişi aynı ismi tekrarlamaz. the + adjective + one kalıbı, o özelliğe sahip belirli bir üyeyi gösterir. Rolleri veya özellikleri tanımlar ya da karşılaştırır; bu kişinin mutlaka en yaratıcı kişi olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
the + adjective + one kalıbını ve organized sıfatını kullanarak cümleyi tamamlayın: Maya is ____ in our group.
Cevabı göster
the organized one
and is always working on some type of art project. Kalıp ifadeler
0:49ve her zaman bir tür sanat projesi üzerinde çalışır.
work on some type of art project: bir sanat projesi üzerinde çalışmak
work on a project ifadesindeki work on, projeyi geliştirmek ya da ilerletmek için zaman ve emek harcamak demektir. Yalnızca bitmiş sonucu değil, devam eden süreci öne çıkarır. Buradaki is always working on, kişinin bunu tekrar tekrar yaptığını söyler. some type of art project ise sanat projesinin tam türünün belirtilmediğini gösterir.
Alıştırma
work fiiline “bir projeyi geliştirmek için zaman harcamak” anlamını veren edatı yazın: Maya is working ____ her science project this week.
Cevabı göster
on
an amazing cook: isim olarak cook
an amazing cook ifadesinde cook, yemek yapan kişi anlamında kullanılan bir isimdir. Önündeki an ve amazing sözcükleri, bu ifadenin bir kişiyi adlandırıp övdüğünü gösterir; cook burada bir eylem değildir. Birine an amazing cook demek, o kişinin çok iyi yemek yaptığını söylemektir. Bu, yemek yapmanın mutlaka o kişinin mesleği olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Nina is an amazing cook cümlesinde cook ne anlama gelir?
- çok iyi yemek yapan bir kişi
- yemek hazırlama eylemi
- ev yapımı bir öğün
Cevabı göster
çok iyi yemek yapan bir kişi
makes the best homemade meals: en güzel ev yemeklerini yapmak
make a meal veya make meals ifadelerinde make, yemek hazırlamak anlamına gelir. Homemade, hazır alınan değil evde yapılan yiyeceği anlatır. make + sıfat + meals yapısı, yapma eylemini ortaya çıkan yemekle birleştirir. Bu cümlede the best sıcak ve güçlü bir övgüdür; konuşan kişi onun ev yemeklerini çok başarılı bulur.
Alıştırma
Hangi cümle bir teyzenin evde yemek hazırladığını doğal biçimde anlatır?
- My aunt does homemade meals on Sundays.
- My aunt makes meals homemade on Sundays.
- My aunt makes homemade meals on Sundays.
Cevabı göster
My aunt makes homemade meals on Sundays.
Even though: gerçek bir durum ve beklenmedik bir sonuç
Even though önce, normalde farklı bir sonuç bekletebilecek gerçek bir durumu verir. Bu ilk bölüme ödünleme yan cümlesi denir; ana cümle ise yine de geçerli olan sonucu söyler. Yapı Even though + özne + fiil, ana cümle şeklindedir. Burada dört yaş fark gerçek bir durumdur, ancak konuşan kişiler yine de çok yakındır.
Alıştırma
Gerçek bir durumla beklenmedik bir sonuç arasındaki karşıtlığı gösteren iki sözcüklü bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ it was raining, we went for a walk.
Cevabı göster
Even though
are very close: yakın bir ilişkiye sahip olmak
are very close ifadesindeki close, kısa bir fiziksel mesafeyi değil, güçlü ve yakın bir kişisel ilişkiyi anlatır. İki kişinin birbirini iyi tanıdığı, birbirine güvendiği ve değer verdiği anlamına gelir. Aile üyelerinden veya arkadaşlardan söz ederken be close ilişkiyi anlatabilir. Kiminle yakın olunduğunu belirtmek için be close to someone kullanılır: I'm close to my sister.
Alıştırma
"My brother and I are very close," cümlesinde close ne anlama gelir?
- Aralarında güçlü ve yakın bir ilişki vardır.
- Bir şeyi kapatıyorlar.
- Birbirlerinin yanında duruyorlar.
Cevabı göster
Aralarında güçlü ve yakın bir ilişki vardır.
looks up to me: bana saygı duyuyor ve hayranlık besliyor
Look up to someone, bir kişiye saygı duymak veya hayranlık beslemek anlamına gelen bir öbek fiildir. Genellikle o kişiyi iyi bir örnek olarak gördüğünüzde kullanılır. She looks up to me cümlesinde, konuşan kişiyi saygıyı hak eden biri olarak görür. Look up to ifadesini tek bir birim olarak düşünün. Saygı duyulan kişi to sözcüğünden sonra gelir. Özne she olduğu için look sözcüğüne -s gelir ve looks olur.
Alıştırma
Cümleyi “hayranlık duyuyor” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Maya ____ her soccer coach because the coach is brave and kind.
Cevabı göster
looks up to
but she also isn't afraid to tell me when I'm annoying her. Ton ve niyet
1:09ama onu sinir ettiğimde bunu bana söylemekten de çekinmez.
isn't afraid to tell me: korkmadan dürüstçe söylemek
Bu cümlede isn't afraid to tell me, bir şey onu rahatsız ettiğinde bunu konuşan kişiye doğrudan söylemeye hazır olduğu anlamına gelir. Gerçek bir tehlikeden korkmayı değil, özgüveni ve dürüstlüğü anlatır. be not afraid to + fiilin yalın hâli kalıbı, “bir şeyi yapmaya istekli veya cesaretli olmak” anlamına gelir. Burada tell sözcüğünden sonraki me, mesajı alan kişiyi gösterir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi tamamlayın: My best friend isn't ____ tell me when I make a mistake.
Cevabı göster
afraid to
help her with her homework: birine bir konuda yardım etmek
Help her with her homework, help + kişi + with + şey kalıbını izler. Her yardım alan kişidir; her homework ise yardım edilen iştir. Bu kalıbı, help me with math veya help Dad with dinner örneklerinde olduğu gibi, birinin hangi konuda yardıma ihtiyacı olduğunu belirtmek için kullanın. Kişiye destek olmak anlamına gelir; bütün işi onun yerine yapmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi help someone with something kalıbıyla tamamlayın: Please ____ your brother ____ his science project.
Cevabı göster
help · with
drive her to soccer practice: onu futbol antrenmanına arabayla götürmek
Drive someone to a place or activity, birini bir yere ya da etkinliğe arabayla götürmek demektir. Bu cümlede her, arabayla götürülen kişidir; drive burada onu sürmek veya kontrol etmek anlamına gelmez. Kalıp drive + kişi + to + yer/etkinlik şeklindedir. Burada soccer practice etkinliği doğrudan adlandırdığı için to soccer practice denir ve the kullanılmaz.
Alıştırma
Kız kardeşimi yüzme antrenmanına arabayla götürdüğümü doğru şekilde anlatan cümle hangisidir?
- My sister drives me to swimming practice.
- I drive to my sister's swimming practice.
- I drive my sister to swimming practice.
Cevabı göster
I drive my sister to swimming practice.
shy around new people: yeni tanıştığı insanların yanında utangaç olmak
Be shy around someone, o kişi ya da grup yakındayken veya onlarla etkileşim kurarken utangaç hissetmek ya da utangaç davranmak demektir. Burada around, utangaçlığı ortaya çıkaran kişileri belirtir; birini fiziksel olarak çevrelemek anlamına gelmez. New people, onun yeni tanıştığı veya henüz iyi tanımadığı kişiler demektir. Kullanılabilir kalıp be + duygu veya davranış bildiren sıfat + around + kişi/grup şeklindedir; quiet around strangers buna bir örnektir.
Alıştırma
Ava ailesiyle çok konuşur, ancak tanımadığı insanlarla karşılaşınca çok az konuşur. Onu en iyi anlatan cümle hangisidir?
- She is friendly to new people.
- New people are shy around her.
- She is shy around new people.
Cevabı göster
She is shy around new people.
once she warms up: başkalarının yanında rahatlamak
Burada once she warms up, “başka insanların yanında rahat ve huzurlu hissetmeye başladıktan sonra” demektir. Warm up mecaz anlamda kullanılır: sessiz veya çekingen olmaktan çıkıp konuşmaya ya da katılmaya daha istekli hâle gelmeyi anlatır; egzersiz yapmayı veya sıcaklığın artmasını anlatmaz. Once, bu değişimi sonraki sonucun başladığı nokta olarak gösterir. once + yan cümle, ana cümle yapısı “bu gerçekleştiğinde ardından şu sonuç gelir” anlamındadır.
Alıştırma
Örnekte “once she warms up” ne anlama geliyor?
- Başka insanların yanında rahat hissetmeye başladıktan sonra
- Çevresindeki hava ısındığında
- Egzersiz yapıp vücudu ısındıktan sonra
Cevabı göster
Başka insanların yanında rahat hissetmeye başladıktan sonra
and he's a yellow lab who just turned 3 years old. Notlar
1:29ve o henüz 3 yaşına girmiş sarı bir labrador.
yellow lab: sarı Labrador retriever kısaltması
Burada a yellow Lab, sarı tüylü bir Labrador retriever demektir. Köpekleri anlatırken Lab, Labrador sözcüğünün yaygın bir kısaltmasıdır; bu nedenle buradaki lab “laboratuvar” anlamına gelmez. Özenli yazıda köpek ırkının kısaltması genellikle Lab şeklinde büyük harfle başlar. Ancak bu cümlede olduğu gibi, gündelik altyazılarda ve mesajlarda küçük harfli lab biçimi de görülebilir.
Alıştırma
Bir evcil hayvan tanımında “a yellow Lab” ne demektir?
- Sarı tüylü bir Labrador retriever
- Sarıya boyanmış bir laboratuvar
- Bir evcil hayvanın üzerindeki sarı etiket
Cevabı göster
Sarı tüylü bir Labrador retriever
just turned 3 years old: daha yeni üç yaşına girdi
Bu cümlede just turned 3 years old, onun kısa süre önce üç yaşına girdiği anlamına gelir. Turn + yaş, birinin genellikle doğum gününde o yaşa girdiği anı belirtir; just ise bu değişimin çok yakın zamanda olduğunu gösterir. Buradaki turned, “dönmek” anlamında değildir. Günlük konuşmada just turned three demek de yeterlidir; yaştan sonra years old söylenmeyebilir.
Alıştırma
Yeni bir yaşa ulaşmayı anlatan yaygın fiille cümleyi tamamlayın: It is Leo's seventh birthday today. He just ____ seven years old.
Cevabı göster
turned
playing fetch: atılan nesneyi geri getirme oyunu
Playing fetch, köpekle oynanan yaygın bir oyundur: bir kişi top veya oyuncak atar, köpek onun peşinden koşar ve geri getirir. Oyunun adı, bir şeyi almaya gidip onu geri getirmek anlamındaki fetch fiilinden gelir. Burada playing fetch, yalnızca bir şeyi yerden alma hareketini değil, oyunun tamamını adlandırır.
Alıştırma
Bir köpeğin plays fetch yaptığı söylendiğinde genellikle ne olur?
- Köpek bir nesneyi saklar ve orada bırakır.
- Bir kişi bir nesne atar ve köpek onu geri getirir.
- İki kişi sürekli birbirine top atar.
Cevabı göster
Bir kişi bir nesne atar ve köpek onu geri getirir.
and going for long walks and hikes with me. Kalıp ifadeler
1:35ve benimle uzun yürüyüşlere ve doğa gezilerine çıkmayı çok seviyor.
go for long walks and hikes: uzun yürüyüşlere ve doğa yürüyüşlerine çıkmak
Go for + etkinlik adı, bir etkinliği yapmak üzere dışarı çıkmayı anlatan yaygın bir kalıptır: go for a walk, go for a hike. Burada tek bir for, çoğul olan long walks ve hikes adlarının ikisini de kapsar. Going, etkinliğin daha geniş bir cümle yapısına girebilmesini sağlayan -ing biçimidir. Bu kalıpta for korunur: go for walks veya go for a hike denir; go walks ya da go a hike denmez.
Alıştırma
Hangi cümlede go for + etkinlik adı doğal biçimde kullanılmıştır?
- We go for long walks on weekends.
- We go to long walks on weekends.
- We go long walks on weekends.
Cevabı göster
We go for long walks on weekends.
super energetic: çok enerjik
Burada super, energetic sıfatının hemen önüne gelir ve günlük dilde bir derece güçlendiricisi olarak kullanılır. Sıfatın anlamını kuvvetlendirir: super energetic, very energetic yani çok enerjik demektir. Bu yapıda super, tek başına “mükemmel” anlamına gelen ayrı bir niteleme değildir; ardından gelen sıfatın derecesini değiştirir. Yeniden kullanılabilen kalıp super + sıfat biçimindedir: super busy, super friendly.
Alıştırma
Hangi cümlede günlük dildeki güçlendirici super doğal biçimde kullanılmıştır?
- The puppy is superly playful today.
- The puppy super is playful today.
- The puppy is super playful today.
Cevabı göster
The puppy is super playful today.
Our house is located in the suburbs just outside the city. Notlar
1:48Evimiz şehrin hemen dışındaki banliyöde yer alıyor.
is located in: bir şeyin nerede olduğunu belirtmek
Is located in, “…… içinde bulunur”, “…… konumundadır” ya da “…… içinde bulunabilir” anlamına gelir. Burada is, tekil özne Our house ile uyumludur; located konumu belirtir, in ise bölgeyi tanıtır. Bir konumu açıkça belirtmek için be located in + bölge kalıbını kullanın. be biçimini özneye ve zamana göre değiştirin: is located in, are located in veya was located in.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için be located in yapısını doğru biçimde kullanın: The museum ____ the city center.
Cevabı göster
is located in
the suburbs just outside the city: şehrin hemen dışındaki banliyöler
The suburbs, bir şehrin dış kesimlerinin çevresinde bulunan ve birçok insanın yaşadığı alanlardır. Just outside the city, bu banliyölerin şehre yakın ama şehir sınırının ötesinde olduğunu belirtir. Bu ifade, iş, alışveriş veya ulaşım yoluyla şehir yaşamıyla bağlantılı bir yeri anlatır. Burası hareketli şehir merkezi de değildir, uzak bir kırsal alan da değildir.
Alıştırma
Hangi yer the suburbs just outside the city ifadesiyle en iyi anlatılır?
- Herhangi bir şehirden uzaktaki açık kırsal alan
- Şehrin dış kenarına yakın bir yerleşim alanı
- Şehrin hareketli merkezi
Cevabı göster
Şehrin dış kenarına yakın bir yerleşim alanı
It's a two-story home with four bedrooms and three bathrooms Kelime
1:54Dört yatak odası ve üç banyosu olan iki katlı bir ev,
a two-story home: bina katı anlamındaki story
Burada story, bir binanın bir katı anlamına gelir. A two-story home, iki katlı bir evdir; bu konut tanımında story “hikâye” anlamına gelmez. two-story sözcükleri home sözcüğünden önce birlikte kullanılarak evi niteler. Bu sayı ve isim birleşimi bir birleşik sıfattır.
Alıştırma
Evin üç katlı olduğunu söylemek için story ile kurulan kısa çizgili birleşik sıfatı kullanın: They live in a ____ house.
Cevabı göster
three-story
so there's plenty of space for all of us. Kalıp ifadeler
1:58bu yüzden hepimize yetecek kadar geniş bir alan var.
plenty of space: bol ve yeterli alan
Plenty of space, rahatça yetecek kadar geniş bir alan anlamına gelir. Bu cümlede herkes için yeterli yer vardır. Plenty of, miktarın bir sorun olmadığını ve yalnızca ucu ucuna yetmediğini anlatır. Space, yer veya kapasite anlamındayken sayılamayan bir isimdir; bu nedenle önünde plenty of kullanılabilir. Aynı kalıp plenty of time gibi başka sayılamayan isimlerle ve plenty of chairs gibi çoğul sayılabilen isimlerle de kullanılır.
Alıştırma
“Rahatça yetecek kadar geniş alan” anlamındaki hedef ifadeyi kullanın: The van has ____ for all eight passengers.
Cevabı göster
plenty of space
When you walk in through the front door: bir mekân tanıtımına giriş
When you walk in through the front door, bir yeri tanıtırken kullanılan bir when yan cümlesidir. Dinleyenin eve girdiğini hayal etmesini sağlar; buradaki you belirli bir kişiyi değil, herhangi bir ziyaretçiyi anlatabilir. When yan cümlesi önce giriş yolunu ve başlangıç noktasını belirler. Ardından ana cümle neyin göründüğünü veya nereye varıldığını söyler; böylece anlatım ziyaretçinin hareketini izler.
Alıştırma
Bu cümlede When you walk in through the front door ifadesinin temel görevi nedir?
- Odayı anlatmadan önce hayalî bir giriş yolu belirler.
- Ön kapıyı açmanın neden zor olduğunu açıklar.
- Dinleyenin bu evde yaşadığını söyler.
Cevabı göster
Odayı anlatmadan önce hayalî bir giriş yolu belirler.
step right into: bir alana doğrudan girmek
Step into, bir yere adım atarak girmek anlamına gelir. Burada right ifadeyi güçlendirir: step right into our living room, ön kapı ile oturma odası arasında koridor veya başka bir oda olmadan doğrudan oturma odasına girildiğini anlatır. Buradaki right, sağa doğru veya doğru olan anlamına gelmez. Doğrudan ya da hemen anlamına gelen bir zarftır.
Alıştırma
step right into our living room ifadesinde right hangi anlamı ekler?
- Oturma odasının doğru oda olduğunu söyler.
- Oturma odasına doğrudan ulaşıldığını vurgular.
- Sağ tarafa doğru hareket etmeniz gerektiğini söyler.
Cevabı göster
Oturma odasına doğrudan ulaşıldığını vurgular.
This is where we spend most evenings together Dilbilgisi
2:06Akşamlarımızın çoğunu birlikte burada geçiriyor,
This is where...: bir yerin ne için kullanıldığını anlatmak
This is where, belirli bir yerde ne yapıldığını açıklayan bir yan cümleyi başlatır. Burada where, “bu yerde” anlamına gelir ve cümlenin geri kalanı orada genellikle yapılan etkinliği anlatır. Bir yeri göstermek ve o yerin işlevini ya da düzenli kullanımını açıklamak için This is where + özne + fiil kalıbını kullanın.
Alıştırma
Kitapların saklandığı yeri göstermek için cümleyi tamamlayın: This is ____ we keep our books.
Cevabı göster
where
spend most evenings together watching movies: spend + zaman + doing
spend most evenings together watching movies ifadesinde most evenings harcanan zamanı, together etkinliğin birlikte yapıldığını ve watching movies yapılan etkinliği gösterir. İfadenin tamamı, çoğu akşamı birlikte film izleyerek geçirdikleri anlamına gelir. Kalıp spend + zaman + doing şeklindedir. Zaman ifadesinden sonra bir etkinlik gelirse fiilin -ing biçimini kullanın: spend an hour reading doğrudur; spend an hour read ve spend an hour to read değildir.
Alıştırma
spend + time kalıbını tamamlamak için watch fiilinin -ing biçimini kullanın: We spend Friday evenings ____ movies together.
Cevabı göster
watching
Off the living room is our cozy kitchen Dilbilgisi
2:12Oturma odasının hemen yanında rahat mutfağımız var,
Off the living room is ...: yerin önce geldiği devrik yapı
Off the living room, sonraki alanın oturma odasından doğrudan açıldığı veya oturma odasına doğrudan bağlı olduğu anlamına gelir. Buradaki off, yer bildiren bir edattır; on sözcüğünün karşıtı olarak kullanılmamıştır. Cümle önce yeri verir, ardından be fiilini özneden önce kullanır: Off + yer + be + şey veya alan. Bu devrik sıra önce bakış noktasını belirterek dinleyiciyi mekân düzeni boyunca yönlendirir; düz sıra Our cozy kitchen is off the living room şeklindedir.
Alıştırma
Off ve be fiilinin doğru biçimiyle tur anlatımı kalıbını tamamlayın: ____ the main hall ____ a quiet reading room.
Cevabı göster
Off · is
where my mom cooks up amazing meals every night. Öbek fiiller
2:15annem her akşam burada harika yemekler pişirir.
cook up amazing meals: sonucu öne çıkararak yemek hazırlamak
cooks up amazing meals ifadesindeki cook up, yemekleri hazırlayıp yapmak anlamına gelir ve çoğu zaman keyifli veya etkileyici bir sonuç ortaya çıkarma hissi verir. Up, öbeksi fiilin bir parçasıdır; yukarı doğru bir yönü anlatmaz. Sade cook ile karşılaştırıldığında cook up burada daha canlı ve konuşma diline özgü duyulur. Amazing meals ifadesi de konuşanın yemekleri övdüğünü gösterir.
Alıştırma
Cümleyi cook up ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: With only a few ingredients, Ella ____ a wonderful dinner last night.
Cevabı göster
cooked up
where we gather as a family to eat. Kalıp ifadeler
2:21ve ailece yemek yemek için burada toplanırız.
gather as a family to eat: ailece bir amaç için bir araya gelmek
Gather, “aynı yerde bir araya gelmek” demektir. Burada as a family, aile üyelerinin bir grup olarak birlikte hareket ettiğini anlatır. to eat ifadesindeki to-infinitive, bir araya gelme amacını gösterir. gather as a family to + fiil kalıbı, ailenin bir etkinliği yapmak için bir araya geldiğini anlatmak üzere kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle aile üyelerinin yemek yemek amacıyla bir araya geldiğini anlatır?
- We gather as a family to eat.
- We gather food for the family.
- We eat before the family gathers.
Cevabı göster
We gather as a family to eat.
Mealtimes are one of my favorite parts of the day Dilbilgisi
2:24Yemek zamanları günün en sevdiğim anlarından biri
one of my favorite parts of the day: birkaç favoriden biri
One of my favorite parts of the day, konuşanın günün özellikle sevdiği birkaç bölümünden biri demektir. Bu bölümün tek favori olduğunu söylemez. one of + belirleyici + çoğul sayılabilir isim kalıbında, one of sonrasındaki isim çoğul olur: one of my favorite parts doğrudur; one of my favorite part değildir. Bu kalıp, daha büyük bir grubun bir üyesini belirtir.
Alıştırma
Resim dersinin haftanın birkaç favori bölümünden biri olduğunu anlatmak için cümleyi dersteki kalıpla tamamlayın: Art class is ____ of the week.
Cevabı göster
one of my favorite parts
because we all catch up on our lives. Öbek fiiller
2:27çünkü hepimiz hayatlarımızdaki gelişmeleri birbirimize anlatırız.
catch up on our lives: hayatımızdaki son gelişmeleri paylaşmak
Bu cümlede catch up on our lives, herkesin hayatında son zamanlarda olanları paylaşmak ve birbirinin güncel durumunu öğrenmek anlamına gelir. Hayatı fiziksel olarak kovalamak veya geçmek anlamına gelmez. catch up on + konu veya bilgi kalıbı, yakından takip etmediğiniz bir şeyle ilgili güncel bilgi edinmek demektir. Burada lives konudur ve odak noktası birbirinin yakın zamandaki deneyimlerini öğrenmektir.
Alıştırma
Cümleyi “yakın zamandaki kişisel gelişmeleri paylaşmak” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: After a year apart, we sat down to ____ each other's lives.
Cevabı göster
catch up on
at the end of the hall: koridorun sonundaki yeri belirtmek
At the end of the hall, koridorun en uzak ucundaki yeri belirten bir konum ifadesidir. Burada hall “koridor” anlamına gelir ve at, koridorun sonunu belirli bir konum olarak gösterir. Bu ifade, bir odanın veya nesnenin yerini belirtmek için be fiilinden sonra gelebilir: bir şey is at the end of the hall.
Alıştırma
Cümleyi koridorun en uzak ucunu belirten ders ifadesiyle tamamlayın: The restroom is ____.
Cevabı göster
at the end of the hall
appreciate having some privacy: biraz özel alana sahip olmaya değer vermek
Burada appreciate, “değerini bilmek ve bunun için minnet duymak” anlamına gelir. Konuşan kişi, izlenmeden veya rahatsız edilmeden vakit geçirebilmesine değer veriyor. Appreciate fiilinden sonra, değer verilen şeyi belirtmek için bir isim ya da -ing biçimi kullanılır. appreciate having some privacy ifadesinde having some privacy, değer verilen durumu adlandırır.
Alıştırma
Cümleyi hedef yapıyla tamamlayın: I ____ a quiet place to study.
Cevabı göster
appreciate having
I decorated it with posters of my favorite music artists Kalıp ifadeler
2:40Odamı en sevdiğim müzik sanatçılarının posterleri
decorated it with posters of: decorate ... with ... ve posters of ...
decorate something with something kalıbı, “belirtilen süsleri ekleyerek bir yeri veya nesneyi daha güzel hâle getirmek” anlamına gelir. decorated it with posters ifadesinde it süslenen şeyi, posters ise süsleri belirtir. posters of my favorite music artists ifadesinde of, posterlerde kimlerin göründüğünü belirtir. Bu sözcük posters of ... isim grubunun parçasıdır; decorate ... with ... kalıbının parçası değildir.
Alıştırma
Cümleyi decorate ... with ... kalıbındaki edatla tamamlayın: They decorated the hall ____ paper stars.
Cevabı göster
with
enjoy curling up and reading: enjoy + fiilin -ing biçimi
Enjoy “bir etkinliği yapmaktan hoşlanmak” anlamına geldiğinde, ardından gelen fiil -ing biçimini alır. Bu cümlede enjoy sözcüğünden sonra curling up ve reading gelir; to curl up ve to read gelmez. And iki etkinliği birbirine bağlar. Bu yüzden tek bir enjoy her ikisi için de geçerlidir: enjoy doing one thing and doing another.
Alıştırma
Cümleyi enjoy, draw ve sing fiillerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: Mia ____ after school.
Cevabı göster
enjoys drawing and singing
curling up: bedeni küçültüp kıvrılmak
Curling up, curl up öbek fiilinin -ing biçimidir. Dinlenmek, ısınmak veya rahat etmek için bedeni büküp küçük ve yuvarlak bir duruşa getirmek anlamına gelir. Bu cümlede curling up, okumak için rahat bir pozisyona yerleşen kişinin huzurlu görüntüsünü verir. Bir nesneyi kıvırmayı değil, kişinin beden duruşunu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede curl up rahat etmek için bedeni küçültüp kıvrılmak anlamında kullanılmıştır?
- Ben rolled up the map and put it away.
- After the hike, Ben curled up under a blanket.
- Ben curled his hair before the show.
Cevabı göster
After the hike, Ben curled up under a blanket.
My backyard is my absolute favorite part of our home Kalıp ifadeler
2:54Arka bahçem kesinlikle evimizin en sevdiğim bölümü
because it's where I spend most of my time. Dilbilgisi
2:58çünkü vaktimin çoğunu orada geçiriyorum.
my absolute favorite part of: açık bir birinci tercihi vurgulamak
my absolute favorite part of... ifadesinde favorite, konuşanın bir numaralı seçimini belirtir. Absolute bu tercihi daha güçlü ve net hâle getirir. Konuşan, arka bahçeyi evin diğer tüm bölümlerinden daha çok sevdiğini anlatır. my absolute favorite part of + daha büyük bir bütün kalıbını, o bütün içinde en sevdiğiniz kısmı belirtmek için kullanabilirsiniz. of sonrasındaki sözler, the trip veya the school day örneklerinde olduğu gibi daha büyük bütünü adlandırır.
Alıştırma
my absolute favorite part of our home ifadesinde absolute ne işe yarar?
- Tercihi daha güçlü ve kesin hâle getirir.
- Bu kısmın fiziksel olarak daha büyük olduğunu gösterir.
- Konuşanın her kısmı eşit derecede sevdiği anlamına gelir.
Cevabı göster
Tercihi daha güçlü ve kesin hâle getirir.
it's where I spend most of my time: bir yeri where ile açıklamak
it's where I spend most of my time ifadesinde it, daha önce sözü edilen yeri gösterir. Where ise o yerle bağlantılı etkinliği başlatır. İfadenin tamamı, oranın konuşanın zamanının çoğunu geçirdiği yer olduğunu anlatır. yer + be + where + özne + fiil kalıbını, bir yerde ne olduğunu veya o yerin ne amaçla kullanıldığını açıklamak için kullanın: The kitchen is where we cook. Bu kalıp, adı verilen yeri orada yapılan etkinliğe bağlar.
Alıştırma
Yeri, orada yapılan etkinliğe bağlayan sözcükle cümleyi tamamlayın: The library is ____ I read after school.
Cevabı göster
where
We have a spacious deck with an outdoor table and chairs, Kelime
3:01Dış mekan masası ve sandalyeleri olan geniş bir terasımız var,
spacious deck: bir evin geniş açık hava platformu
Bu cümlede spacious deck, bir evin geniş açık hava platformunu veya terasını ifade eder. Spacious, alanın bol olduğunu ve masa ile sandalyelerin rahatça sığabildiğini anlatır. Deck sözcüğünün birkaç anlamı vardır. Bir ev veya arka bahçe anlatılırken genellikle açık hava platformu anlamına gelir; çoğu zaman yerden biraz yüksek ya da ahşaptır. Burada gemi güvertesi anlamında değildir.
Alıştırma
Bir ev anlatımında spacious deck büyük olasılıkla ne demektir?
- bir evin geniş açık hava platformu
- evin içindeki geniş bir oda
- bir geminin büyük güvertesi
Cevabı göster
bir evin geniş açık hava platformu
perfect for enjoying meals outdoors. Kalıp ifadeler
3:05dışarıda yemek yemek için mükemmel bir yer.
perfect for enjoying: perfect for + -ing yapısı
perfect for + isim veya -ing biçimi, “bir amaç için çok uygun” anlamına gelir. Burada perfect for enjoying meals outdoors, yerin açık havada yemek yemek için özellikle uygun olduğunu anlatır. for sözcüğünden sonra bir fiil gelirse -ing biçimini alır: perfect for enjoying, perfect for reading, perfect for playing. Bu yapıda perfect genellikle “çok uygun” demektir; mutlaka “hiç kusuru olmayan” anlamına gelmez.
Alıştırma
perfect for + -ing yapısını tamamlayın: This quiet corner is perfect ____ reading after school.
Cevabı göster
for
Beyond the deck: gezi anlatımını sonraki alana taşımak
Beyond the deck, sonraki alanın terasın diğer tarafında ya da daha ilerisinde olduğunu belirtir. Burada beyond gerçek bir konumu anlatır. Bu ifade bir gezi cümlesinin başına geldiğinde dinleyicinin dikkatini terastan sonraki alana taşır. Yeniden kullanılabilen Beyond + place kalıbı, bilgileri her alanın konumuna göre düzenler.
Alıştırma
Yer olarak gym sözcüğünü kullanıp gezi cümlesini hedef kalıpla tamamlayın: ____, there is a swimming pool.
Cevabı göster
Beyond the gym
that is ideal for playing with our dogs. Kalıp ifadeler
3:11burası köpeklerimizle oynamak için ideal.
is ideal for playing with: be ideal for + -ing yapısı
be ideal for + isim veya -ing biçimi yapısı, öznenin bir amaç ya da etkinlik için çok uygun koşullara sahip olduğunu belirtir. is ideal for playing with ifadesinde for bir edattır; bu nedenle play, -ing biçimi olan playing hâline gelir. Bu ifade, köpeklerle oynayabilmeyi bahçenin önemli bir avantajı olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi be ideal for hedef yapısıyla tamamlayın: This quiet room ____ studying.
Cevabı göster
is ideal for
a fire pit: kontrollü ateş için bir dış mekân yeri
Burada a fire pit, küçük ve kontrollü bir ateşi tutmak için yapılmış bir dış mekân düzenidir. Toprağın içine yapılabilir veya yer üstünde durabilir. İnsanlar bahçede, verandada ya da kamp alanında ısınmak veya sohbet etmek için bir fire pit etrafında oturur. Bu ad, ateşi tutan düzeni anlatır; içinde bir şey yanan herhangi bir çukur anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir arka bahçe anlatımında fire pit nedir?
- Kontrollü ateş için belirlenmiş bir dış mekân yeri
- Su depolamak için kullanılan bir çukur
- Duvarın içine yapılmış kapalı alan şöminesi
Cevabı göster
Kontrollü ateş için belirlenmiş bir dış mekân yeri
that I love to relax in during the warm months. Kalıp ifadeler
3:18bir ateş çukurumuz ve ahşap bir salıncağımız var.
during the warm months: yılın daha sıcak bölümünde
During the warm months, “yılın havanın sıcak olduğu bölümündeki zamanlarda” anlamına gelir. During, dinlenme eyleminin gerçekleştiği zaman aralığını belirtir. The warm months ifadesi takvimdeki sabit bir ay grubunu belirtmez. Kesin dönem yerel iklime bağlıdır; ancak genellikle yazı ve ilkbahar ya da sonbaharın daha sıcak bölümlerini kapsar.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “yılın daha sıcak bölümünde” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We keep the windows open ____.
Cevabı göster
during the warm months
cozy nooks: küçük ve rahat köşeler
Bu cümlede cozy nooks, evdeki küçük ve rahat köşeleri ya da biraz kuytuda kalan alanları anlatır. Cozy sıcak ve huzurlu bir his katar; nook ise normal büyüklükte tam bir odayı değil, küçük bir yeri belirtir. A cozy nook ifadesi, birinin oturabileceği, kitap okuyabileceği veya dinlenebileceği bir yeri düşündürür. Bu ifade evin sıcak ve davetkâr görünmesini sağlar.
Alıştırma
Bir kafenin arka tarafındaki küçük ve rahat bir oturma yerini en iyi hangi ifade anlatır?
- a formal dining room
- a large hallway
- a cozy nook
Cevabı göster
a cozy nook
and plenty of room for our family to spread out. Kalıp ifadeler
3:27ve ailemizin yayılabileceği bolca alan var.
plenty of room for ... to spread out: sıkışmadan yayılmak için bolca alan
Burada room, evdeki bir oda değil, kullanılabilir alan anlamına gelir. Plenty of room, fazlasıyla yeterli alan olduğunu belirtir. plenty of room for + kişi + to + fiil kalıbı, alanı kimin kullanabileceğini ve orada ne yapabileceğini açıklar. Spread out, daha geniş bir alan kullanmak için birbirinden biraz uzakta oturmak veya hareket etmek demektir; böylece aile sıkışık hissetmez.
Alıştırma
Hangi cümle herkesin sıkışmadan oturmak veya hareket etmek için yeterli alanı olduğunu anlatır?
- Everyone must stay close together in one small room.
- There is plenty of room for everyone to spread out.
- Everyone has plenty of time to leave.
Cevabı göster
There is plenty of room for everyone to spread out.
feel so fortunate to live: minnettarlık ifade etmek
Feel so fortunate to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapma fırsatına veya koşullarına sahip olduğu için kendini çok şanslı ve minnettar hissetmek demektir. Burada to live, konuşanın değer verdiği durumu, yani sevgi dolu ailesiyle burada yaşamayı belirtir. So, fortunate sözcüğünü güçlendirir. Bu yapı kişisel bir minnettarlık veya değer bilme duygusu anlatır; kişinin orada tesadüfen yaşadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi feel so fortunate to + bir fiil kullanarak tamamlayın: I ____ from such a patient teacher.
Cevabı göster
feel so fortunate to learn
and our lively canine companions. Kelime
3:35ve hayat dolu köpek dostlarımızla burada yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.
lively canine companions: köpekler için sıcak ve özenli bir adlandırma
Lively canine companions, “insanların yaşamını paylaşan enerjik köpek dostlar” anlamına gelir. Lively hareketli ve enerji dolu demektir, canine köpeklerle ilgili olduğunu belirtir, companions ise köpekleri yalnızca hayvan olarak değil, arkadaş veya aile dostu olarak sunar. Bu ifade sıcak ve sevgi dolu duyulur; aynı zamanda lively dogs ifadesinden daha özenli ve betimleyicidir.
Alıştırma
Hangi ifade enerjik köpekleri dost olarak sıcak ve biraz resmî bir şekilde anlatır?
- our lively canine companions
- our lively dogs
- our lively pets
Cevabı göster
our lively canine companions
I hope you enjoyed this brief tour and introduction. Ton ve niyet
3:38Umarım bu kısa turu ve tanıtımı beğenmişsinizdir.
I hope you enjoyed... ile kibarca kapanış yapma
I hope you enjoyed..., henüz bitmiş bir etkinliği dostça kapatmanın bir yoludur. Konuşan kişi dinleyicinin deneyimden hoşlandığını umduğunu söyler; cevap talep etmez. Enjoyed geçmiş zamandadır çünkü tur ve tanıtım tamamlanmış kabul edilir. Aynı kalıp bir dersi, videoyu, sunumu veya ziyareti bitirirken de kullanılabilir.
Alıştırma
Bir müze turu henüz sona erdi. En doğal ve kibar kapanış cümlesi hangisidir?
- I hope you'll enjoy the tour.
- I hope you enjoyed the tour.
- I hope you enjoy the tour.
Cevabı göster
I hope you enjoyed the tour.
Let me know if you have any questions. Ton ve niyet
3:42Herhangi bir sorunuz olursa lütfen bana bildirin.
Let me know if you have any questions: kibarca soru sormaya davet etme
Let me know if you have any questions., yardım veya daha fazla bilgi istemeye yönelik kibar bir davettir. Let me know bana söyleyin veya benimle iletişime geçin anlamına gelir; if yan cümlesi de soru ortaya çıktığında bunun yapılmasını belirtir. Bu cümle çoğunlukla bir açıklamanın, e-postanın, sunumun veya hizmet mesajının sonunda kullanılır. Konuşmayı açık bırakır ve şimdi ya da daha sonra sorulacak soruları kapsayabilir.
Alıştırma
Bir sınıf projesini açıklamayı bitirdiniz ve şimdi ya da daha sonra soru sorulmasını istiyorsunuz. En iyi cümle hangisidir?
- Let me know if you have any questions.
- Do you have any questions right now?
- Save all questions until next month.
Cevabı göster
Let me know if you have any questions.