İnternet Trollerinin Bilimi: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Trolleme ile sadist veya antisosyal özelliklerin ilişkisi, anonimlik ve yanıtların etkisi ve trolleri yok saymanın olası yararı inceleniyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. “what do they look like” (sözcük anlamı ve kullanım): look like ifadesinin dış görünüşü değil, bir grubun özelliklerini sorabileceğini anlayın ve düz anlamlı okumadan kaçının. 2. “were found to display” (dil bilgisi ve cümle kalıpları): araştırmacıları anmadan gözlenen özellikleri aktaran resmî edilgen yapıyı tanıyın ve kanıtları temkinli özetleyin. 3. “feed off of” (öbek fiiller): bir tepkiden tatmin veya güç kazanma biçimindeki mecaz anlamı kavrayın ve ilgi ya da duyguyla süren davranışları anlatın.
Bu derste
internet trolls: internet trolleri
Bu cümlede internet trolls, başkalarını üzmek ya da çatışma çıkarmak amacıyla internette bilerek kışkırtıcı, düşmanca veya tartışmayı bozan mesajlar paylaşan kişileri ifade eder. Troll burada mecazidir; halk hikâyelerindeki yaratığı anlatmaz. Bu etiket yalnızca fikir ayrılığına değil, niyete ve davranışa bağlıdır. Açık sözlü bir eleştirmen veya görüşü sevilmeyen bir yorumcu, insanları kışkırtmaya ya da tartışmayı rayından çıkarmaya çalışmadıkça mutlaka troll değildir.
Alıştırma
Hangi kişi en doğru biçimde internet troll olarak tanımlanabilir?
- Hiçbir şey paylaşmadan bir forumu okuyan biri.
- İnsanları üzmek ve tartışmayı rayından çıkarmak için bilerek kışkırtıcı yorumlar paylaşan biri.
- Bir tartışmadaki bilgi hatasını kibarca düzelten biri.
Cevabı göster
İnsanları üzmek ve tartışmayı rayından çıkarmak için bilerek kışkırtıcı yorumlar paylaşan biri.
Whether it's A, B, or even C kalıbı
Whether it's A, B, or even C kalıbı, hepsine uygulanan tek bir sonuçtan önce birkaç alternatif durumu sunar. Burada Twitter, a forum ve these YouTube comments paralel konumlardır; we can't seem to escape them sonucu her konum için geçerlidir. Sonraki ögelerin önünde whether it's on ifadesi varmış gibi anlaşılır, bu nedenle tekrar edilmesi gerekmez. Even son alternatifi özellikle dikkat çekici veya şaşırtıcı olarak işaretler; sonuç o durumda da geçerlidir. Whether burada kararsızlık belirtmez veya evet-hayır sorusu başlatmaz; alternatifleri ortak bir iddia altında düzenler.
Alıştırma
Cümleyi Whether it's A, B, or even C kalıbıyla tamamlayın: ____ a text, a phone call, ____ a face-to-face meeting, let me know what you decide.
Cevabı göster
Whether it's · or even
Sürekli güçlük için can't seem to + fiil
Can't seem to + fiilin yalın hâli, tekrarlanan denemelerin veya yaşanan deneyimlerin aynı başarısız sonucu vermeye devam ettiğini anlatır. Bu cümlede konuşanlar internet trollerinden kurtulmayı başaramamıştır; ancak kurtulmak nesnel olarak tamamen imkânsız olmak zorunda değildir. Bu kalıp, yetersizliği gözleme dayalı bir izlenim olarak sunar; bu nedenle can't + fiil yapısından genellikle daha az kesin ve daha düşünsel duyulur. Olumsuzluk tüm kalıbı kapsar: can't seem to escape, “kurtulamıyor gibi görünmek” anlamındadır; kurtulup kurtulmadıklarından emin olmamak değildir.
Alıştırma
Tekrarlanan bir güçlüğü göstermek için cümleyi hedef yapıyla tamamlayın: "I've tried three passwords, but I ____ log in."
Cevabı göster
can't seem to
when we evaluate them scientifically?
0:11Onları bilimsel olarak değerlendirdiğimizde ne görüyoruz?
Bir profili soran what do they look like
Burada what do they look like yüz, vücut veya kıyafet hakkında soru sormaz. When we evaluate them scientifically yan cümlesi, look like ifadesine “hangi özellikleri veya nasıl bir profili sergiliyorlar?” anlamını verir. Beklenen cevap, özellik ve davranış örüntüleridir. Daha genel olarak What does/do X look like? bir durumun, grubun, planın veya veri kümesinin gözlemlenebilir biçimini sorabilir. Look like ifadesinin fiziksel görünüşe mi yoksa analitik bir profile mi gönderme yaptığına bağlam karar verir.
Alıştırma
"What do these customers look like when we analyze their buying habits?" cümlesinde look like neyi soruyor?
- Bir şeye bakıp bakmadıkları
- Genel özellikleri veya profilleri
- Fiziksel görünüşleri
Cevabı göster
Genel özellikleri veya profilleri
While many people do enjoy chatting and debating issues online, Dilbilgisi
0:13Birçok insan internette sohbet etmekten ve çeşitli konuları tartışmaktan hoşlansa da
approximately 5.6% of individuals self-identify as trolls Kalıp ifadeler
0:17insanların yaklaşık %5,6'sı kendini trol olarak tanımlıyor
self-identify as ile kişinin kendi bildirdiği sınıflandırma
Self-identify as, kişinin kendisi için bir etiket seçip bunu bildirmesi anlamına gelir. Bu anket ifadesinde %5,6 oranı katılımcıların kendileri hakkında söylediklerinden gelir; bir teşhis veya araştırmacıların bağımsız biçimde atadığı bir kategori değildir. Yapı self-identify as + isim veya kategori şeklindedir. Sınıflandırmanın kaynağını açıkça gösterdiği için anketlerde ve resmî tartışmalarda özellikle yararlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle katılımcıların etiketi kendileri için seçtiğini açıkça söylüyor?
- The respondents were identified as night owls by the researchers.
- The respondents identified the night owls in the survey.
- The respondents self-identify as night owls.
Cevabı göster
The respondents self-identify as night owls.
do enjoy yapısındaki vurgulu do
Bu olumlu yan cümlede do, enjoy fiilini vurgular: Birçok kişi internette sohbet etmekten ve tartışmaktan gerçekten hoşlanır. Buradaki do ana fiil değildir ve yan cümleyi soru hâline getirmez. do/does/did + fiilin yalın hâli, olumlu bir ifadeyi güçlendirmek için kullanılır. Bu yapı çoğunlukla bir şüpheyi düzeltirken veya bir karşıtlıktan önce bir gerçeği kabul ederken kullanılır. Burada While ... do enjoy ilk gerçeği kabul eder, ardından cümle trollemeden hoşlanan daha küçük gruba geçer.
Alıştırma
Dinleyenin beklentisini düzelten vurgulu yardımcı fiille cümleyi tamamlayın: “You may think I dislike early meetings, but I ____ enjoy starting the day with the team.”
Cevabı göster
do
So, scientists decided to study a group of 1,200 internet users
0:24Bu yüzden bilim insanları, 1.200 internet kullanıcısından oluşan bir grubu incelemeye karar verdiler.
and found a myriad of something called dark traits. Kelime
0:30ve “karanlık özellikler” denen pek çok özellik keşfettiler.
Kişilik araştırmalarında dark traits ifadesinin anlamı
Bu cümlede dark traits, başkalarına zarar veren, onları sömüren veya onlara karşı acımasız olan kişilik eğilimleri için kullanılan kapsayıcı bir etikettir. Dark burada mecazi ve değerlendirici anlamdadır; renk ya da ışıkla ilgili değildir. Ardından gelen psychopathy, narcissism ve sadism terimleri, ele alınan araştırma çerçevesindeki örneklerdir. Bunlara traits denmesi, burada eğilimlerin veya ölçülmüş özelliklerin anlatıldığını gösterir; bu ifade tek başına herhangi bir kişiye klinik tanı koymaz.
Alıştırma
Bir psikoloji makalesinde dark traits büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Tanımlanan her kişi için doğrulanmış bir klinik tanı
- Koyu renkler veya yetersiz aydınlatmayla ilgili özellikler
- Toplumsal açıdan zararlı veya kötü niyetli görülen kişilik eğilimleri
Cevabı göster
Toplumsal açıdan zararlı veya kötü niyetli görülen kişilik eğilimleri
online trolls were found to display high levels of psychopathy, Dilbilgisi
0:35internet trollerinde yüksek düzeyde psikopati,
Araştırma sonucu aktaran were found to display yapısı
Were found to display, araştırma sonuçlarını aktaran resmî bir edilgen yapıdır: özne + was/were found to + fiilin yalın hâli. Bir çalışma veya incelemenin, öznenin belirli bir özellik ya da davranış sergilediğine dair kanıt ortaya koyduğu anlamına gelir. Edilgen yapı, araştırmacıları belirtmeden gözlemlenen grubu ve sonucu öne çıkarır. Burada display, “göstermek” veya “sergilemek” anlamındadır; “bir şeyi teşhir etmek” anlamında değildir.
Alıştırma
Hedef edilgen yapıyı kullanarak resmî araştırma cümlesini tamamlayın: In the study, teenagers ____ greater caution after the safety lesson.
Cevabı göster
were found to display
Açıklama belirteci olarak That is,
That is, az önce belirtilen sadizm terimine gönderme yapar ve daha açık, gündelik bir yeniden ifade sunar: başkalarının acısından zevk alan insanlar. Burada ‘başka bir deyişle’ veya ‘daha doğrusu’ anlamındadır; that sözcüğü gerçek anlamıyla bir nesneyi işaret etmez. Bir söylem belirteci olarak That is, önce teknik veya kısa bir düşünceyi, ardından onun açıklamasını vererek bilgiyi düzenler. Okurken veya dinlerken ardından gelen kısmı, hemen önceki içeriğin açıklaması olarak yorumlayın.
Alıştırma
Açıklamayı burada öğretilen iki sözcüklü belirteçle tamamlayın: A nocturnal animal is active at night. ____, it is awake and active after dark.
Cevabı göster
That is
Now, most people tend to avoid inflicting pain on others Kalıp ifadeler
0:45Çoğu insan başkalarına acı vermekten kaçınır
inflicting pain on others: inflict + nesne + on kalıbı
inflicting pain on others ifadesinde inflict, ‘birinin zararlı bir şey nedeniyle acı çekmesine neden olmak’ anlamına gelir. Kalıp inflict + pain/harm/damage + on + etkilenen kişi veya grup şeklindedir. Pain doğrudan nesnedir; others ise on’dan sonra gelen etkilenen taraftır. Burada inflicting biçimi kullanılır, çünkü avoid fiilinden sonra -ing biçimi gelir: avoid inflicting.... Fiilin biçimindeki bu değişiklik, eşdizimin yapısını değiştirmez.
Alıştırma
Hangi cümle inflict + pain + on kalıbını doğru kullanıyor?
- The procedure may inflict the patient pain on.
- The procedure may inflict pain to the patient.
- The procedure may inflict pain on the patient.
Cevabı göster
The procedure may inflict pain on the patient.
These people aren't necessarily serial killers or bad people, Dilbilgisi
0:56Bu insanlar illa seri katil ya da kötü insan değildir,
aren't necessarily: otomatik bir sonucu reddetmek
Bu cümlede aren't necessarily, bu insanların seri katil veya kötü insanlar olduğu sonucunun tamamını kapsar. Gruba ait olmanın bu sonucu otomatik olarak kanıtlamadığı anlamına gelir. İfade iki olasılığı da açık bırakır: bazı insanlar bu tanımlara uyabilir, bazıları ise uymayabilir. Kesinliği reddeder; bu kişilerin kesinlikle seri katil ya da kötü insanlar olmadığını ileri sürmez.
Alıştırma
These people aren't necessarily bad people cümlesinin doğru yorumu hangisidir?
- Bu insanlar her durumda kötü insanlardır.
- Bu insanlar kesinlikle kötü insanlar değildir.
- Bu insanların kötü insanlar olduğu kesin değildir.
Cevabı göster
Bu insanların kötü insanlar olduğu kesin değildir.
but they get an emotional reward Kalıp ifadeler
0:59ancak şu durumda duygusal bir ödül hissederler:
when causing or observing the suffering of others.
1:01başkalarına acı çektirdiklerinde veya onların acısını izlediklerinde.
get an emotional reward: psikolojik pekiştirme anlamı
Get an emotional reward, bir eylemin sonucunda içsel bir tatmin, uyarılma veya pekiştirme hissetmek anlamına gelir. Buradaki reward fiziksel bir ödül ya da ödeme değil, psikolojik bir karşılıktır. Davranış analizinde bu ifade, bir davranışın neden devam edebileceğini açıklamaya yardımcı olur: duygusal karşılık davranışı pekiştirir. Bu karşılığı açıklamak, davranışı övmek veya haklı çıkarmak anlamına gelmez.
Alıştırma
“İçsel bir psikolojik karşılık hissetmek” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Volunteering can help people ____ from supporting their community.
Cevabı göster
get an emotional reward
that highlights how sadistic traits are present in many people,
1:08Bu kategori, sadist özelliklerin pek çok insanda bulunduğunu vurguluyor;
not just sexual deviants or criminals. Dilbilgisi
1:11yalnızca cinsel sapkınlarda veya suçlularda değil.
Bir araştırma terimi olarak everyday sadism
Everyday sadism, sıradan ve aşırı olmayan ortamlarda başka bir kişinin rahatsızlığından veya acısından haz alma eğilimini anlatan bir araştırma terimidir. Burada everyday, incelenen ortamı sınırlar; eğilimin zararsız, sıradan olduğu için önemsiz veya ahlaken kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez. Bu terim, araştırmanın odağını cinsel veya suçla ilgili ortamların ötesine genişletir; ancak her insanda bu eğilimin bulunduğunu ya da her saldırgan davranışın bu kategoriye girdiğini söylemez. Tek bir olaya dayanarak konabilecek bir tanıyı değil, araştırmadaki bir özelliği veya kategoriyi tanımlar.
Alıştırma
Araştırma bağlamında "everyday sadism" ifadesinin doğru yorumu hangisidir?
- Her insanın tehlikeli olduğunu kanıtlayan klinik bir tanı
- Sıradan yaşamda görülebilen sadistik özelliklerle ilgili bir araştırma kategorisi
- Bütün insanların sahip olduğu zararsız bir alışkanlık
Cevabı göster
Sıradan yaşamda görülebilen sadistik özelliklerle ilgili bir araştırma kategorisi
Not just X or Y: kapsamı genişletmek
Not just X or Y, aşırı dar bir varsayımı düzeltir. X ve Y hâlâ kapsama dâhildir; konuşan kişi, ifadenin bu iki grubun ötesinde de geçerli olduğunu ekler. Bu cümlede cinsel sapkınlar ve suçlular olası grubun içinde kalırken birçok başka insan da kapsama eklenir. Olumsuzluk bildiren not, X'i veya Y'yi ayrı ayrı dışlamak yerine “yalnızca” anlamındaki just sözcüğünü etkiler. Yapıyı “X veya Y ile sınırlı değil” diye anlayın; “ne X ne de Y” diye değil.
Alıştırma
Bu dersteki iki sözcüklük ifadeyi aynen kullanarak cümleyi tamamlayın ve hedef kitlenin adı geçen iki grubun ötesine geçtiğini gösterin: The workshop is useful ____ for managers or designers; interns can benefit too.
Cevabı göster
not just
or the thrill of a violent movie, Kalıp ifadeler
1:17ya da şiddet dolu bir filmin verdiği heyecandan hoşlanırız,
a good fight: bağlama dayalı bir değerlendirme olarak good
a good fight ifadesinde good, dövüşü heyecanlı, ustaca veya izlemesi tatmin edici olarak değerlendirir. Dövüşmenin ahlaken iyi ya da zararsız olduğu anlamına gelmez. good sözcüğünün dayandığı ölçütü isim ve durum belirler. Bu cümle dövüşü spor ve eğlence bağlamına yerleştirdiği için good, onun etik yönünü değil, seyirlik niteliğini över.
Alıştırma
"The fans enjoyed a good fight between two skilled boxers," cümlesinde a good fight büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- İzlemesi heyecanlı veya etkileyici bir dövüş
- Kesinlikle adil kurallara göre yapılmış bir dövüş
- Ahlaken erdemli bir dövüş
- Kimsenin yaralanmadığı bir dövüş
Cevabı göster
İzlemesi heyecanlı veya etkileyici bir dövüş
the thrill of + isim veya -ing biçimi
the thrill of a violent movie ifadesinde thrill, güçlü bir heyecan dalgası anlamına gelen bir isimdir; of ise bu duygunun sahibini değil, duyguya neden olan deneyimi belirtir. Aktarılabilir the thrill of + isim veya -ing biçimi kalıbı, bir etkinlik ya da deneyimle bağlantılı heyecanı adlandırır. Bağlama göre çoğu zaman risk, hız, yenilik veya gerilim hissi taşır.
Alıştırma
Cümleyi thrill ile kurulan hedef ifadeyle tamamlayın: Maya loves ____ exploring a new city alone.
Cevabı göster
the thrill of
Cümle sonunda right?: onay isteme
Buradaki right?, bir ifadenin sonuna getirilen kısa bir onay sorusudur. Konuşmacı bu deneyimi birçok dinleyicinin muhtemelen paylaştığı bir şey olarak sunar ve ardından hafifçe onay ister. Bir şeyin gerçekten doğru olup olmadığını sormaz. “Katılıyorsunuz, değil mi?” gibi işlev görür; konuşmacının onay beklediğini gösterirken ifadeyi daha etkileşimli hâle getirir.
Alıştırma
Örnekte right? ne işe yarıyor?
- Dinleyicilerden spor karşılaşmasının kurallarını düzeltmelerini ister.
- Konuşmacının doğru filmi seçip seçmediğini sorar.
- Dinleyicileri, konuşmacının birçok kişinin paylaştığını düşündüğü bir deneyimi onaylamaya davet eder.
Cevabı göster
Dinleyicileri, konuşmacının birçok kişinin paylaştığını düşündüğü bir deneyimi onaylamaya davet eder.
If you were ... which would you choose? varsayımsal seçim kalıbı
if yan cümlesi hayalî bir durum oluşturur: size dört iş seçeneği sunulur. Were geçmiş zaman biçimidir, ancak burada olayı geçmişe yerleştirmez; would ile birlikte varsayımsal mesafeyi gösterir. Were given edilgen yapıdadır, yani seçimi size başka biri sunar. Which would you choose? bu hayalî durumdaki sonucu sorar. Yeniden kullanılabilir kalıp şöyledir: If + özne + geçmiş zaman biçimi ..., which would + özne + fiilin yalın hâli?
Alıştırma
be fiilinin geçmiş biçimini ve sonuç kısmında onunla eşleşen kipi kullanarak standart edilgen varsayım sorusunu tamamlayın: If you ____ offered any job in the world, which one ____ you choose?
Cevabı göster
were · would
given the choice of ile bir seçenek kümesinden seçim yapmak
Edilgen be given the choice of + seçenekler kalıbı, birinin of sonrasında belirtilen kişiler, şeyler veya eylemler arasından seçim yapma fırsatı elde ettiğini anlatır. Buradaki were given varsayımsal bir edilgen yapıdır; the following four jobs ise mevcut seçenekler kümesidir. Bu kalıpta choice bir isimdir. İfade, sonunda hangi seçeneğin seçildiğini değil, alternatiflerin neler olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “seçenekler arasından seçim yapma fırsatı verilmek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: If Maya were ____ three internship locations, she would pick Madrid.
Cevabı göster
given the choice of
Studies show that those who choose to kill bugs Anlatım akışı
1:32Araştırmalar, böcek öldürmeyi seçenlerin
Studies show that ile araştırma kanıtı aktarmak
Studies show that + yan cümle, araştırma bulgularını aktaran bir çerçevedir. Ardından gelen iddiayı yalnızca konuşanın görüşü olarak değil, araştırma kanıtlarıyla desteklenen bir bulgu olarak sunar. Buradaki çoğul studies genel olarak bir araştırmalar bütününe gönderme yapar. Show, kanıtların iddiayı desteklediği anlamına gelir; bu çerçeve tek başına bir kaynak belirtmez, kesinliği garanti etmez veya bir etkenin diğerine neden olduğunu ortaya koymaz.
Alıştırma
“Studies show that regular breaks can improve concentration,” cümlesindeki başlangıç çerçevesi ne işe yarar?
- Konuşanın kişisel tercihini tanıtır.
- Tek bir çalışmanın doğrudan nedensel bağlantıyı kanıtladığını söyler.
- İddiayı araştırmaların desteklediği bir bulgu olarak işaretler.
Cevabı göster
İddiayı araştırmaların desteklediği bir bulgu olarak işaretler.
a scale measuring ...: kısaltılmış ilgi cümleciği
a scale measuring sadistic impulses ifadesinde measuring sadistic impulses, scale sözcüğünden sonra gelen bir şimdiki zaman ortacı grubudur. Ölçeğin neyi ölçtüğünü belirtir; measuring eyleminin örtük öznesi araştırmadaki kişiler değil, scale sözcüğüdür. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: a scale measuring X, a scale that measures X anlamına gelir. Burada scale, tartı aleti değil ölçüm ölçeği demektir. İsim, -ing fiilinin ifade ettiği eylemi yaptığında bu kısa yapı yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi that monitors yapısının kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: The clinic installed a device ____ patients' breathing overnight.
Cevabı göster
monitoring
But internet trolls show very high levels of sadism
1:38Ancak internet trollerinin sadizm düzeyi çok yüksektir
have fun distressing: have fun + -ing
Have fun + -ing, -ing grubunun belirttiği etkinliği yapmaktan keyif almak demektir. have fun distressing others ifadesinde trollerin keyif aldığı eylem distressing others eylemidir; others, bu eğlenceyi paylaşanları değil, eylemden etkilenen kişileri belirtir. Kalıp have fun doing something şeklindedir; have fun to do something kullanılmaz. Have fun tek başına olumlu duyulsa da ardından gelen etkinlik zararlı olabilir. Bu nedenle cümlenin tamamı bu keyfi eleştirel biçimde sunar.
Alıştırma
Cümleyi have fun doing kalıbının geçmiş biçimiyle ve make fiiliyle tamamlayın: Last Saturday, we ____ pottery together at the workshop.
Cevabı göster
had fun making
Studies have also documented a link between these individuals Kalıp ifadeler
1:46Araştırmalar ayrıca bu kişilerle
documented a link between A and B: A ile B arasındaki ilişkiyi belgelemek
Burada documented a link between A and B, araştırmanın A ile B arasında bir ilişki olduğuna dair kanıtları kaydettiği anlamına gelir. A, these individuals; B ise antisocial behavior ifadesidir. Documented, document fiilinin -ed biçimidir ve yalnızca “bir belge oluşturdu” değil, “kanıtlarla kaydetti veya ortaya koydu” anlamına gelir. Link, verilerde iki unsurun birbiriyle ilişkili olduğunu belirtir. Tek başına A’nın B’ye ya da B’nin A’ya neden olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
Hedef ifadeyle resmî araştırma cümlesini tamamlayın: The review ____ stress levels and sleep quality.
Cevabı göster
documented a link between
So, are these individuals different in real life? Anlatım akışı
1:51Peki bu insanlar gerçek hayatta farklı mı?
So, ...? Not likely. ile soru-cevap geçişi
So, soruyu önceki anlatıma bağlar ve sonraki konuyu açar. Konuşmacı evet ya da hayır sorusu sorar, ardından dinleyiciden yanıt beklemek yerine kendisi yanıtlar. Bu retorik soru ve kısa yanıt kalıbı bir duraklama yaratır ve sonucu öne çıkarır. Not likely, “bu bireylerin gerçek hayatta farklı olduğu muhtemelen doğru değildir” anlamına gelir. Olumsuzluk, soruda ortaya atılan olasılığa yöneliktir; dolayısıyla genel yanıt muhtemelen hayırdır. Dinleyici daha sonra gelecek destekleyici kanıtlara hazırlanır.
Alıştırma
Bir sunumda konuşmacı “So, will the new policy solve every problem? Not likely.” diyor. Bu yapı ne işe yarar?
- Bir geçiş sorusu sorar ve yanıtın muhtemelen hayır olduğunu hemen gösterir.
- Konuşmacının bir görüşü olmadığı için dinleyiciden bilgi ister.
- Politikanın muhtemelen her sorunu çözeceğini söyler.
Cevabı göster
Bir geçiş sorusu sorar ve yanıtın muhtemelen hayır olduğunu hemen gösterir.
The studies suggest that these traits carry over into their regular day-to-day Öbek fiiller
1:56Araştırmalar, bu özelliklerin normal günlük hayatlarına da taşındığını
carry over into: yeni bir bağlamda devam etmek
Bu cümlede carry over into, bir ortamda görülen özelliklerin devam ederek başka bir ortamı da etkilemesi anlamına gelir. Özellikler fiziksel olarak taşınmaz; etkileri sıradan günlük yaşama kadar uzanır. Kalıp, bir şey + carry over into + hedef veya bağlam biçimindedir. Özne neyin devam ettiğini belirtir, into ise bunun ortaya çıktığı ya da etkili olduğu yeni alanı tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi “bir ortamdan diğerine devam ederek onu etkilemek” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The confidence he gained in rehearsal began to ____ his public speaking.
Cevabı göster
carry over into
antisocial individuals can connect with similar others
2:05antisosyal kişiler kendilerine benzeyen insanlarla bağlantı kurabilir,
while distancing themselves from their acts Kalıp ifadeler
2:08bir yandan da yaptıklarıyla aralarına mesafe koyabilirler;
since: bir neden belirtmek
Burada since, because yani “çünkü” anlamına gelir ve ana cümlenin nedenini belirtir. İnternetin sağladığı anonimlik, sonraki eylemleri mümkün kılan unsur olarak sunulur; herhangi bir zaman başlangıcı verilmez. Neden bildiren since ile başlayan bir yan cümle, nedeni arka plan bilgisi olarak sunmak için ana cümleden önce gelebilir. Mantığı “X olduğu için Y” şeklinde okuyun; “X'in gerçekleştiği zamandan beri Y” şeklinde değil.
Alıştırma
“Since the printer is offline, please send the document by email,” cümlesinde since ne ifade eder?
- Bir neden: yazıcı çevrimdışı olduğu için
- Bir karşıtlık: yazıcı çevrimdışı olmasına rağmen
- Bir başlangıç zamanı: yazıcının çevrimdışı olduğu andan itibaren
Cevabı göster
Bir neden: yazıcı çevrimdışı olduğu için
distancing themselves from: distance oneself from yapısı
Burada distancing themselves from their acts, yaptıkları şeyden, özellikle de bunun sorumluluğundan zihinsel ve ahlaki olarak uzaklaşmaları anlamına gelir. Fiziksel olarak uzaklaşmayı anlatmaz. Yapı distance + dönüşlülük zamiri + from + isim veya -ing biçimidir. Dönüşlülük zamiri özneye döner: antisocial individuals için themselves kullanılır. Daha genel olarak bu ifade bir eylem, görüş, kişi veya grupla arasına mesafe koymak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi distance oneself from ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: After the investigation, the club tried to ____ the coach's comments.
Cevabı göster
distance itself from
in terms of: ifadeyi tek bir boyutla sınırlamak
Burada in terms of personal responsibility, ifadeyi belirli bir boyutla sınırlar: kişinin kendi eylemlerine ilişkin sorumluluğu. Bu bireylerin eylemleriyle hangi açıdan aralarına mesafe koyduğunu gösterir; her olası açıdan ayrıştıklarını ileri sürmez. Bir değerlendirme veya karşılaştırmanın boyutunu, ölçütünü ya da bakış açısını belirlemek için in terms of + isim öbeğini kullanın: in terms of cost, safety veya timing.
Alıştırma
Karşılaştırmayı tek bir boyutla sınırlamak için cümleyi in terms of ile tamamlayın: ____ fuel efficiency, the smaller car performs better.
Cevabı göster
In terms of
The unfortunate part is that trolls not only comment more, Dilbilgisi
2:12İşin talihsiz yanı, trollerin yalnızca daha fazla yorum yapmakla kalmayıp
but receive more replies than the average user,
2:15ortalama bir kullanıcıdan daha fazla yanıt da almasıdır.
Daha güçlü ikinci bir olgu ekleyen not only ... but
Eşleşen not only A, but B yapısında A, “trolls comment more”; B ise “trolls receive more replies than the average user” kısmıdır. Ortak özne trolls iki fiil için de geçerli olduğundan comment ile receive paralel yapıdadır. Burada but, A ile çelişmez. Eşleşmeyi tamamlar ve B’yi daha ileri, söylem açısından daha güçlü bir olgu olarak ekler: troller hem kendileri aktiftir hem de alışılmadık ölçüde fazla yanıt çekerler.
Alıştırma
Hangi cümle, daha güçlü ikinci bir olgu eklemek için aynı eşleşen yapıyı doğru şekilde kullanır?
- The update not only fixed the bug, but also made the app faster.
- The update fixed the bug, but it made the app slower.
- The update not only fixed the bug, but also the app became faster.
Cevabı göster
The update not only fixed the bug, but also made the app faster.
suggesting they are quite successful at luring others in. Notlar
2:18Bu da başkalarını tuzağa düşürmekte oldukça başarılı olduklarını gösteriyor.
Kanıta dayalı çıkarım sunan suggesting ...
suggesting ... biçimindeki -ing yan cümlesi önceki bulguya, yani trollerin ortalamadan daha fazla yanıt almasına gönderme yapar. Bu, “which suggests that they are quite successful at luring others in.” ifadesine yakın, ek bir sonuç yan cümlesidir. Gözlemlenen olguyu yazarın çıkarımından ayırır. Suggesting, başarı iddiasını yanıt verileriyle desteklenen bir yorum olarak sunar; verilerin kesin biçimde kanıtladığı bir sonuç veya trollerin yaptığı ayrı bir eylem olarak değil.
Alıştırma
Bu cümlede sondaki suggesting yan cümlesi hangi ilişkiyi ifade eder? “The survey response rate rose sharply, suggesting the reminder emails were effective.”
- Yanıt oranındaki artıştan çıkarılan bir sonuç
- Her hatırlatma e-postasının işe yaradığının kesin kanıtı
- Yanıt oranının gerçekleştirdiği ayrı bir eylem
Cevabı göster
Yanıt oranındaki artıştan çıkarılan bir sonuç
Lure someone in: birini tuzağa veya etkileşime çekmek
“luring others in” ifadesindeki lure someone in, yem, ayartma veya kışkırtma kullanarak insanları bir etkileşime çekmek anlamına gelir. Burada diğer kişiler cevap vermeye ve çatışmaya katılmaya çekilmektedir; in gerçek bir yeri belirtmez. Bu, lure + nesne + in biçiminde ayrılabilen bir öbek fiildir. Bazı bağlamlarda isim olan nesne, “lure in new customers” örneğindeki gibi parçacıktan sonra da gelebilir; ancak zamir olan nesne fiil ile parçacık arasına gelir: “lure them in”.
Alıştırma
Hangi cümle lure someone in ifadesini bir zamirle ve amaçlanan manipülasyon anlamıyla doğru kullanıyor?
- The fake prize page was designed to lure them in before requesting payment.
- The fake prize page was designed to lure in them before requesting payment.
- The fake prize page sincerely invited them in without trying to influence them.
Cevabı göster
The fake prize page was designed to lure them in before requesting payment.
negative feedback only stimulates a harsher response from trolls
2:22olumsuz geri bildirim trollerin yalnızca daha sert karşılık vermesine yol açıyor
and their behavior becomes worse over time with more feedback.
2:26ve daha fazla geri bildirim aldıkça davranışları zamanla kötüleşiyor.
On top of this: önceki noktayı ağırlaştıran ek bir nokta sunmak
“On top of this”, henüz söylenmiş olana eklenen başka bir gerçeği sunar. Bu cümlede, olumsuz geri bildirimin ayrı bir konu olmadığını; önceki sorunu büyüttüğünü ve genel durumu kötüleştirdiğini dinleyiciye gösterir. Cümlenin başında virgülle kullanıldığında bir geçiş ifadesi görevi görür. “Dikkate alınması gereken bir katman daha var” sinyalini vererek düşünceleri düzenler ve yalnızca nötr bir liste yerine çoğu zaman etkilerin biriktiği hissini taşır.
Alıştırma
Ana sunucu çalışmıyor. Hangi cümle ikinci bir sorunu en iyi şekilde ekleyip zorlukların biriktiğini vurgular?
- Instead, the backup system has also failed.
- For example, the backup system has also failed.
- On top of this, the backup system has also failed.
Cevabı göster
On top of this, the backup system has also failed.
So, the next time you're being trolled, Dilbilgisi
2:29Bu yüzden bir dahaki sefere troller sizi hedef aldığında,
the next time + özne + fiil
Burada the next time, the next time you're being trolled zaman yan cümlesini başlatır. “Bunun bir sonraki gerçekleştiği zaman” anlamına gelir. İfade, zaman bağlantısını kendisi kurduğu için hemen ardından özne ve fiil içeren bir yan cümle gelir. Ana cümle just remember ile başlar. Başka durumlara aktarılabilen kalıp the next time + özne + fiil, ana cümle şeklindedir ve bir tavsiye, hatırlatma veya planı olayın bir sonraki gerçekleşmesiyle ilişkilendirir.
Alıştırma
Hatırlatma cümlesini dersteki üç kelimelik zaman ifadesiyle tamamlayın. when eklemeyin: ____ you receive a suspicious message, check the sender before replying.
Cevabı göster
The next time
and they feed off of your unhappiness. Öbek fiiller
2:33ve mutsuzluğunuzdan beslendiklerini unutmayın.
feed off of ifadesinin mecazi anlamı
Bu cümlede feed off of mecazi anlamda kullanılmıştır. Mutsuzluğunu gerçekten yemiyorlar; senin mutsuz olduğunu görmekten tatmin, motivasyon veya ivme kazanıyorlar ve bu tepkin onları devam etmeye teşvik ediyor. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp feed off of + kaynak şeklindedir. Bir kişinin, davranışın veya sürecin bir kaynaktan enerji, ilgi, güven ya da avantaj alarak güçlenmesini veya sürmesini anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede feed off of ne anlama geliyor?
- Mutsuz olduğun için sana yiyecek sağlamaya çalışırlar.
- Senin mutsuzluğundan tatmin veya teşvik kazanırlar.
- Senin mutsuzluğunu fark ettiklerinde ilgilerini kaybederler.
Cevabı göster
Senin mutsuzluğundan tatmin veya teşvik kazanırlar.
Ignore them and you're likely to diminish their effort. Dilbilgisi
2:35Onları görmezden gelirseniz muhtemelen çabaları azalır.
Ignore them and you're likely to ...: koşul ve sonuç bildiren emir cümlesi
Emir cümlesi + and + bildirme cümlesi kalıbında emir cümlesi bir koşul sunar, ikinci cümlecik de bu koşulun olası sonucunu verir. Burada Ignore them, “onları görmezden gelirsen” gibi işlev görür; devamındaki ifadeden bağımsız bir emir değildir. You're likely to, sonucun olası olduğunu ancak kesin olmadığını belirtir. Bu kalıp doğrudan bir ton taşır ve tavsiye, talimat ve uyarılarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Uyarıyı kısa emir cümlesi + and + sonuç kalıbıyla tamamlayın: Ignore the warning signs, ____ you may miss a serious problem.
Cevabı göster
and
Here's a playlist of our latest videos that you can binge watch. Kelime
2:39İşte peş peşe izleyebileceğiniz en yeni videolarımızdan oluşan bir oynatma listesi.
binge watch: kısa sürede çok sayıda videoyu art arda izlemek
Binge watch, birkaç bölümü ya da videoyu oldukça kısa bir süre içinde art arda izlemek demektir. Cümledeki that you can binge watch, oynatma listesini izleyicilerin uzun aralar vermeden izlemeyi sürdürebileceği bir içerik olarak tanımlar. Bu ifade, tek başına watch demekten daha güçlüdür; tek oturuşta veya kısa bir zaman diliminde çok miktarda içerik tüketme anlamı ekler. Tek başına tıbbi anlamda bağımlılık demek değildir.
Alıştırma
Hangi durum en iyi binge watching olarak tanımlanır?
- Bir dizinin altı bölümünü bir akşamda izlemek
- Bir film seçmeden önce yorumları okumak
- Öğle yemeğinde tek bir kısa video izlemek
Cevabı göster
Bir dizinin altı bölümünü bir akşamda izlemek
simply go to our channel on your device's YouTube app
2:44cihazınızdaki YouTube uygulamasında kanalımıza gidin
and hit the little bell which turns on notifications for our videos.
2:46ve videolarımız için bildirimleri açan küçük zil simgesine dokunun.
And subscribe for more weekly science videos.
2:52Her hafta daha fazla bilim videosu için kanalımıza abone olun.