Sokaktaki Korkunç Canavarlar + Otobüs Güvenliği|2. Sezon|Araba Şarkıları|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları

Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons

Öğrenme zorluğu
308 kelime 124 kel/dk

Video özeti: Kurtarma ekibinin öyküsü karanlık bir sokaktaki gizemli canavar sesleriyle başlar ve okul servisi güvenliği dersine dönüşür: araç durana kadar beklemek, emniyet kemerini bağlı tutmak ve ancak geri çekilip sürücünün işaretini aldıktan sonra karşıya geçmek gerekir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Squeak, squeak, creak, creak. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Gıcırtı gibi sesleri taklit eden sözcüklerin uzun açıklamalara gerek kalmadan gerilim oluşturup bir çocuk öyküsünü nasıl ilerlettiğini fark edin. Böylece çizgi romanlarda, altyazılarda ve eğlenceli anlatılarda yazılı ses efektlerini de daha kolay yorumlayabilirsiniz. 2. do not run to the bus. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: do not ifadesinden sonra fiilin yalın hâli kullanıldığında açık bir olumsuz emir oluştuğunu anlayın. Bu kalıpla güvenlik talimatlarını, kamusal uyarıları, sınıf kurallarını ve diğer resmî yasakları yorumlayabilir ya da ifade edebilirsiniz. 3. Before crossing the street, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: before ifadesinden sonra gelen -ing yapısının hangi eylemin daha önce yapılması gerektiğini gösterdiğini öğrenin. Böylece sıralı güvenlik yönergelerini, işlem adımlarını ve günlük hatırlatmaları anlayıp oluşturabilirsiniz.

Bu derste

To the rescue. Deyimler

0:03

Kurtarmaya.

Deyimler

To the rescue: yardıma gelişi dramatik biçimde duyurmak

“To the rescue!”, birinin yardım etmek için geldiğini ya da hızla yetiştiğini anlatan kalıplaşmış bir ünlemdir. Bu cümlede to, rescue adlı bir yeri göstermez; ifadenin tamamı bir kurtarma eylemini duyurur. Bu söz, tam zamanında gelen bir kahraman gibi cesur, eğlenceli ve dramatik bir giriş etkisi yaratır.

Alıştırma

Kalıplaşmış İngilizce kurtarma ünlemini tamamlayın: '____!'

Cevabı göster

To the rescue

Pinkfong Super Rescue Team.

0:06

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

The scary monster is in the alley.

0:11

Korkunç canavar sokakta.

Spooky, spooky, spooky, scary alley. Kelime

0:34

Ürkütücü, ürkütücü, ürkütücü, korkunç sokak.

Kelime

spooky: tekinsiz ve hayaletli bir korku türü

Spooky; tekinsiz, gizemli veya hayaletliymiş gibi hissettiren bir şeyi anlatır. Bir tür scary anlamı taşır, ancak korku yalnızca açık bir tehlikeden değil, huzursuz edici bir atmosferden gelir. Burada spooky sözcüğünün tekrarlanması ara sokağın havasını oluşturur; ardından scary daha genel korku duygusunu adlandırır.

Alıştırma

Tekinsiz ve hayaletli bir Cadılar Bayramı atmosferini en özel biçimde hangi İngilizce sözcük anlatır?

  1. spooky
  2. sunny
  3. scary
Cevabı göster

spooky

Spooky, spooky,

0:37

Ürkütücü, ürkütücü,

I'm scared, so scared. Kelime

0:39

Korkuyorum, çok korkuyorum.

Kelime

I'm scared: korktuğunu söylemek

I'm scared ifadesinde am, I öznesini scared sıfatına bağlar. Scared, konuşanın hissettiği korkuyu, yani “Korkuyorum” durumunu anlatır. Korku hisseden bir kişi veya hayvan için be + scared kullanılır. Korkuya neden olan kişi veya şey ise genellikle scary ile anlatılır.

Alıştırma

Yüksek bir ses duyunca korkuyorsunuz. Hangi cümle duygunuzu anlatır?

  1. I'm scared.
  2. I'm scary.
Cevabı göster

I'm scared.

Mommy, Mommy.

0:42

Anne, Anne.

What is that in the dark alley? Notlar

0:44

Karanlık sokaktaki de ne?

Dilbilgisi

What is that?: bilinmeyen bir şeyin ne olduğunu sormak

What is that?, konuşanın fark ettiği ancak tanımlayamadığı bir şeyin ne olduğunu sorar. Örnekte that, karanlık sokaktaki bilinmeyen şeyi gösterir. Kalıp what + be + işaret sözcüğüdür. That, genellikle this ile gösterilenden konuşana daha uzak bir şeyi veya konuşanın özellikle dikkat çektiği şeyi gösterir.

Alıştırma

Oyun alanının uzak tarafında bir nesne görüyorsunuz ve ne olduğunu sormak istiyorsunuz. Hangi soru uygundur?

  1. What is this?
  2. What is that?
  3. Where is that?
Cevabı göster

What is that?

Kalıp ifadeler

dark alley: dar ve az ışıklı bir ara sokak

Dark alley, ışığın çok az olduğu veya hiç olmadığı dar bir geçit demektir. Bir alley genellikle bir street'ten daha dar ve daha gizlidir; çoğu zaman binaların arasından geçer. Bu soruda ifade, sahneyi içi zor görülen bir yere yerleştirir. Bu yüzden ortam gizemli veya tehlikeli gelebilir. Başka bağlamlarda ise yalnızca yerin konumunu ve ne kadar karanlık olduğunu anlatabilir.

Alıştırma

Hangi yer en iyi dark alley olarak tanımlanır?

  1. Binalar arasında bulunan dar ve az ışıklı bir geçit
  2. Açık ve güneşli bir tarla
  3. Bir şehrin içinden geçen geniş ve yoğun bir yol
Cevabı göster

Binalar arasında bulunan dar ve az ışıklı bir geçit

I'm scared, I'm scared, I'm scared.

0:47

Korkuyorum, korkuyorum, korkuyorum.

Squeak, squeak, creak, creak. Anlatım akışı

0:51

Ciyak, ciyak, gıcır, gıcır.

Anlatım akışı

Squeak ... creak: gerilim oluşturan ses sözcükleri

Squeak ve creak sesleri taklit eden sözcüklerdir; bunlara yansıma sözcükler de denir. Burada tam bir cümle kurmak yerine tek başlarına kullanılırlar: squeak kısa ve tiz bir sesi, creak ise bir kapı, döşeme tahtası veya eski bir eşya hareket ederken çıkan sert gıcırtıyı düşündürür. Sözcüklerin tekrarlanması, seslere neyin yol açtığı öğrenilmeden önce sahnenin duyulmasını sağlar. Bilginin bu sırayla verilmesi hikâyeyi yavaşlatır ve meraklı bir gerilim yaratır.

Alıştırma

Squeak, squeak, creak, creak. ifadesinin hikâyedeki temel görevi nedir?

  1. Yakında saklanan iki canlının adını söylerler.
  2. Konuşan kişinin tam olarak nerede durduğunu anlatırlar.
  3. Sesleri taklit eder ve nedenlerini öğrenmek için beklememizi sağlarlar.
Cevabı göster

Sesleri taklit eder ve nedenlerini öğrenmek için beklememizi sağlarlar.

Spooky, scary monster.

0:54

Ürkütücü, korkunç canavar.

Spooky, spooky, spooky, scary alley.

1:11

Ürkütücü, ürkütücü, ürkütücü, korkunç sokak.

Spooky, spooky,

1:14

Ürkütücü, ürkütücü,

I'm scared, so scared.

1:15

Korkuyorum, çok korkuyorum.

Mommy, Mommy.

1:19

Anne, Anne.

What is that in the dark alley?

1:21

Karanlık sokaktaki de ne?

I'm scared, I'm scared, I'm scared.

1:23

Korkuyorum, korkuyorum, korkuyorum.

Growl, growl.

1:27

Hırr, hırr.

Boom, boom.

1:29

Güm, güm.

Spooky, scary monster.

1:30

Ürkütücü, korkunç canavar.

Spooky, spooky, spooky, scary alley.

1:47

Ürkütücü, ürkütücü, ürkütücü, korkunç sokak.

Spooky, spooky,

1:50

Ürkütücü, ürkütücü,

I'm scared, so scared.

1:52

Korkuyorum, çok korkuyorum.

Mommy, Mommy.

1:55

Anne, Anne.

What is that in the dark alley?

1:57

Karanlık sokaktaki de ne?

I'm scared, I'm scared, I'm scared.

1:59

Korkuyorum, korkuyorum, korkuyorum.

Creepy, creepy.

2:03

Tüyler ürpertici, tüyler ürpertici.

Cackle, cackle.

2:05

Kıkır, kıkır.

Spooky, scary monster.

2:06

Ürkütücü, korkunç canavar.

Creepy, creepy, monster.

2:14

Tüyler ürpertici, tüyler ürpertici, canavar.

Scary monster.

2:16

Korkunç canavar.

Creepy, creepy, monsters are roaming the city.

2:17

Tüyler ürpertici canavarlar şehirde dolaşıyor.

Wait a minute, Baby Car. Ton ve niyet

2:26

Bekle bir dakika, Baby Car.

Ton ve niyet

Wait a minute: birinden kısa süreliğine durmasını istemek

Wait a minute, karşıdaki kişiden kısa bir süre durmasını ister; tam olarak altmış saniye beklemesi gerekmez. Bu cümlede konuşan kişi, bir uyarı veya kural söylemeden önce Baby Car'ı durduruyor. Bir şeyi açıklamadan veya düzeltmeden önce birinin durup dikkat etmesini istediğinde bu ifadeyi kullanabilirsin.

Alıştırma

Birinden kısa süreliğine durmasını istemek için vurgulanan ifadeyi kullan: ____, I left my backpack inside.

Cevabı göster

Wait a minute

Creepy, creepy, monster.

2:29

Tüyler ürpertici, tüyler ürpertici, canavar.

Scary monster.

2:30

Korkunç canavar.

The creepy monsters are roaming the city. Notlar

2:31

Tüyler ürpertici canavarlar şehirde dolaşıyor.

Kelime

creepy monsters: insanı huzursuz eden canavarlar

creepy monsters ifadesinde creepy, tuhaf, huzursuz ve bazen korkmuş hissettiren bir şeyi anlatır. Yalnızca canavarların görünüşünü değil, onların yarattığı duyguyu açıklar. creepy + isim yapısı; birini rahatsız eden veya bir şeylerin yolunda olmadığını hissettiren kişileri, yerleri, sesleri, nesneleri ya da davranışları anlatabilir.

Alıştırma

Bir koridor karanlık ve sessizdir; Leo'ya tuhaf ve huzursuz bir duygu verir. Bu duyguyu en iyi hangi cümle anlatır?

  1. The hallway is helpful.
  2. The hallway is delicious.
  3. The hallway is creepy.
Cevabı göster

The hallway is creepy.

Kalıp ifadeler

are roaming the city: belirli bir hedef olmadan şehirde dolaşmak

are roaming the city ifadesinde roam, belirli bir hedef veya planlanmış bir rota olmadan şehrin farklı yerlerinde dolaşmak demektir. Bu, yalnızca “şehre gitmek” anlamına gelmez: şehir, gidilen hedef değil, içinde dolaşılan alandır. Şimdiki zaman yapısı are roaming, bu hareketin şu anda gerçekleştiğini gösterir. Özne creepy monsters olduğunda, bu şekilde etrafta dolaşmaları onların başıboş ve tehditkâr görünmesini de sağlar.

Alıştırma

The robots are roaming the warehouse cümlesi ne anlama gelir?

  1. Robotlar belirli bir hedef olmadan deponun farklı yerlerinde dolaşıyor.
  2. Robotlar deponun tam bir noktasında hiç hareket etmeden duruyor.
  3. Robotlar başka bir yerden depoya doğru gidiyor.
Cevabı göster

Robotlar belirli bir hedef olmadan deponun farklı yerlerinde dolaşıyor.

Hoi Poi, Pinkfong.

2:36

Çak bir beşlik, Pinkfong.

School bus safety.

2:44

Okul otobüsü güvenliği.

There are rules to follow when you take the bus. Kalıp ifadeler

3:04

Otobüse binerken uyulması gereken kurallar vardır.

Kalıp ifadeler

rules to follow: uyulması gereken kurallar

rules to follow ifadesinde to follow, rules kelimesinden sonra gelir ve bu kurallarla ne yapılması gerektiğini açıklar. İfade, insanların uyması gereken kurallar anlamına gelir. Follow fiilinin birden fazla anlamı vardır. Nesnesi rules, instructions veya advice olduğunda, onların arkasından yürümek değil, onlara göre hareket etmek demektir.

Alıştırma

“Uyulması gereken kurallar” anlamındaki hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: There are important ____ at the swimming pool.

Cevabı göster

rules to follow

Kalıp ifadeler

take the bus: otobüsle yolculuk etmek

take the bus ifadesinde take, otobüsü kaldırmak veya taşımak değil, o araçla yolculuk etmek anlamına gelir. İfade, birinin bir yere gitmek için otobüse bindiğini anlatır. Bu cümlede, durumdaki okul otobüsü kastedilir. take + araç kalıbı take the train, take a taxi ve take a plane ifadelerinde de kullanılabilir. Bilinen bir hizmet veya araç için the, uygun herhangi bir araç için a kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi take + bus ulaşım ifadesiyle tamamla: On rainy days, I ____ to the library.

Cevabı göster

take the bus

Let's learn them together. Ton ve niyet

3:07

Onları birlikte öğrenelim.

Ton ve niyet

Let's learn them together: gruba arkadaşça bir davet

Let's + fiilin yalın hâli, birini seninle birlikte bir etkinlik yapmaya davet etmenin arkadaşça bir yoludur. Learn yalın hâlde kalır. Together, insanların etkinliği grup olarak yapacağını vurgular. Burada them, hemen önce sözü edilen kuralları anlatır. Konuşan kişi dinleyenleri bu kuralları grup olarak öğrenmeye davet eder; onlara tek başlarına öğrenmelerini emretmez.

Alıştırma

Let's + fiilin yalın hâli davet kalıbını kullan: ____ read this book together.

Cevabı göster

Let's

I'm waiting for the bus. Kalıp ifadeler

3:11

Otobüsü bekliyorum.

Kalıp ifadeler

waiting for the bus: wait for + beklenen kişi veya şey

Waiting for the bus, kişinin otobüs gelene kadar bulunduğu yerde beklediği anlamına gelir. wait fiilinden sonra beklenen kişi, şey veya olay söylenecekse onun önünde for kullanılır. I'm waiting, bekleme eyleminin şu anda sürdüğünü gösterir. for sözcüğünü koruyun: wait the bus doğal bir İngilizce ifade değildir.

Alıştırma

Okul otobüsü gelene kadar beklediğinizi anlatacak şekilde cümleyi tamamlayın: I am waiting ____ the school bus.

Cevabı göster

for

The bus is coming.

3:13

Otobüs geliyor.

I can't wait anymore. Kelime

3:15

Daha fazla bekleyemiyorum.

Kelime

can't wait anymore: beklemeye devam edememek veya etmek istememek

Bu cümlede I can't wait anymore, kişinin beklemeye devam edemediği veya etmek istemediği anlamına gelir. Anymore, beklemenin zaten sürdüğünü ancak şimdi sona ermesi gerektiğini gösterir; çoğu zaman kişi sabırsızdır veya harekete geçmesi gerekir. Bu, I can't wait to do something ifadesindeki heyecanlı bekleyiş anlamı değildir. can't wait sonrasındaki sözcükler ve içinde bulunulan durum, hangi anlamın kastedildiğini gösterir.

Alıştırma

Bir oyunun yirmi dakika önce başlaması gerekiyordu. Bir çocuk 'I can't wait anymore.' diyor. Çocuk ne demek istiyor?

  1. Burada beklememe izin verilmiyor.
  2. Gelecekteki bir olay için çok heyecanlıyım.
  3. Beklemeye devam etmek istemiyorum.
Cevabı göster

Beklemeye devam etmek istemiyorum.

I'll catch it first. Kelime

3:18

İlk ben bineceğim.

Kelime

catch it: otobüse zamanında yetişmek

Bu cümlede it, daha önce sözü edilen otobüsü belirtir. Catch it, otobüse zamanında yetişip binmek demektir; otobüsü ellerle tutmak anlamına gelmez. Ulaşım araçlarıyla kullanılan catch + otobüs, tren veya uçak, araca binmek için zamanında yetişmeyi vurgular. Araç daha önce anılmışsa adı yerine it kullanılabilir.

Alıştırma

“I'll catch it first” cümlesinde catch it ne anlama gelir?

  1. otobüsü iki elle tutmak
  2. otobüsü herkesten önce boyamak
  3. otobüse zamanında binmek
Cevabı göster

otobüse zamanında binmek

Oh, oh, oh,

3:26

Oh, oh, oh,

do not run to the bus. Dilbilgisi

3:27

otobüse doğru koşma.

Dilbilgisi

“do not run to the bus” ifadesinde Do not + fiilin yalın hâli

Do not + fiilin yalın hâli olumsuz emir oluşturur ve birine bir eylemi yapmamasını söyler. do not run ifadesinde run yalın hâlde kalır ve söylenmeyen özne you olarak anlaşılır. Kısaltılmamış do not biçimi yazılı kurallarda ve açık güvenlik talimatlarında yaygındır. Buradaki cümle bir yasak bildirir; birinin ne yaptığını anlatan bir cümle değildir.

Alıştırma

Bu yazılı güvenlik kuralını kısaltılmamış resmî olumsuz emirle tamamlayın: ____ run in the hallway.

Cevabı göster

Do not

Stand in place until the bus stops. Notlar

3:31

Otobüs durana kadar yerinde bekle.

Kalıp ifadeler

Stand in place: bulunduğun yerde ayakta kalmak

Stand in place, bulunduğun noktadan uzaklaşmadan ayakta kalmanı söyleyen doğrudan bir talimattır. Burada in place yalnızca “bir yerde” değil, “aynı konumda” demektir. Bu ifade, güvenlik, düzen veya bir grup etkinliği için birinin yerinde kalması gerektiğinde kullanışlıdır.

Alıştırma

Biri “Stand in place” derse ne yapmalısın?

  1. Bulunduğun yerde oturmak.
  2. Bulunduğun yerde ayakta kalmak.
  3. Otobüse doğru yürümek.
Cevabı göster

Bulunduğun yerde ayakta kalmak.

Dilbilgisi

until the bus stops: bir bitiş noktasına kadar sürdürmek

until the bus stops, Stand in place talimatının bitiş noktasını gösterir. Aynı yerde ayakta kalma eylemi, otobüsün durduğu ana kadar sürer. until ifadesinden sonra gelecekte gerçekleşecek bir olay genellikle geniş zamanla anlatılır: the bus will stop değil, the bus stops denir. Bu kalıp talimatlarda ve bekleme kurallarında yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle okumanın zamanlayıcı çalana kadar devam ettiğini söylüyor?

  1. Start reading after the timer rings.
  2. Keep reading until the timer rings.
  3. Close the book before the timer rings.
Cevabı göster

Keep reading until the timer rings.

Okay, Officer Pinkfong.

3:34

Tamam, Memur Pinkfong.

Let's get on the bus. Kalıp ifadeler

3:37

Otobüse binelim.

Kalıp ifadeler

get on the bus: otobüse binmek

Get on the bus, yolculuk etmek için otobüse binmek demektir. Let's get on the bus cümlesinde Let's, diğer insanları bunu birlikte yapmaya davet eder. Otobüs, tren, uçak ve başka birçok toplu taşıma aracına binerken get on + araç kalıbını kullan.

Alıştırma

İkinci cümleyi get on + doğru araç ile tamamla: The school bus is here. Let's ____.

Cevabı göster

get on the bus

I'm on the bus. Kelime

3:39

Otobüsteyim.

Kelime

on the bus: otobüste yolculuk etmek

On the bus, birinin yolcu olarak otobüsün içinde olduğunu belirtir. I'm on the bus cümlesinde konuşan kişi otobüse çoktan binmiştir ve şimdi otobüsle yolculuk ediyor ya da otobüste oturuyordur. İngilizcede otobüs, tren ve uçaklarla normalde on kullanılır. Birinin hangi araçta olduğunu söylemek için be + on + araç kalıbını kullan.

Alıştırma

İkinci cümleyi on + doğru araç ile tamamla: I have boarded the bus. I'm ____.

Cevabı göster

on the bus

Fastening my seat belt.

3:41

Emniyet kemerimi takıyorum.

But it's uncomfortable.

3:43

Ama bu rahatsız edici.

I'll unbuckle my seat belt. Kalıp ifadeler

3:45

Emniyet kemerimi çözeceğim.

Kalıp ifadeler

unbuckle my seat belt: emniyet kemerimi çözmek

unbuckle my seat belt ifadesinde unbuckle, tokayı açıp emniyet kemerini çözmek demektir. un- ön eki buckle eylemini tersine çevirir; bu nedenle burada unbuckle, buckle sözcüğünün karşıtıdır. Kalıp unbuckle + iyelik belirleyicisi + seat belt şeklindedir. Kemerin yalnızca gevşetilmesini değil, tokasının açılıp çözülmesini anlatır.

Alıştırma

Hedef ifadeyi kullanarak güvenlik mesajını tamamlayın: The car has stopped, so you may ____ now.

Cevabı göster

unbuckle your seat belt

Hoi Poi, Pinkfong.

3:50

Hoi Poi, Pinkfong.

Oh, oh, oh,

3:53

Oh, oh, oh,

Do not unbuckle your seatbelt.

3:54

Emniyet kemerini çözme.

Fasten your seat belt tight on the bus. Kalıp ifadeler

3:58

Otobüste emniiyet kemerini sıkıca bağla.

Kalıp ifadeler

Fasten your seat belt tight: emniyet kemerini sıkıca bağla

Fasten your seat belt tight doğrudan bir güvenlik talimatıdır. Fasten, emniyet kemerinin tokasını kapatıp sabitlemek demektir. Tight sonucu anlatır: kemer gevşek durmamalı, vücuda sıkıca oturmalıdır. Yeniden kullanılabilen temel talimat fasten your seat belt şeklindedir; tight eklenmesi kemerin sağlam biçimde takılmasını vurgular.

Alıştırma

Emniyet kemerinin tokası açık. Hangi talimat yolcuya tokayı kapatıp sabitlemesini söyler?

  1. Unbuckle your seat belt.
  2. Tighten your seat belt.
  3. Fasten your seat belt.
Cevabı göster

Fasten your seat belt.

Okay, Officer Pinkfong.

4:01

Tamam, Memur Pinkfong.

Now we're here. Kalıp ifadeler

4:04

İşte geldik.

Kalıp ifadeler

We're here: vardığımızı söylemek

Bu cümlede we're here, “geldik” anlamına gelir. Here, grubun az önce vardığı yeri gösterir; bu yer, yolculuğun başladığı yer olmak zorunda değildir. Bir yolculuk veya kısa bir hareket sona erdiğinde, varıldığını doğal ve günlük bir şekilde bildirmek için We're here kullanılabilir.

Alıştırma

Otobüs ineceğin durağa geldi. Hangi cümle doğal biçimde “geldik” anlamına gelir?

  1. We're hungry.
  2. We're here.
  3. We're leaving.
Cevabı göster

We're here.

The bus arrived.

4:06

Otobüs geldi.

There is my friend.

4:08

İşte arkadaşım.

I can't wait to play. Kelime

4:10

Oynamak için sabırsızlanıyorum.

Kelime

Can't wait to play: heyecanlı bir beklentiyi anlatmak

Can't wait to play, “oynamak için çok heyecanlı ve sabırsız olmak” anlamına gelir. Beklemenin gerçekten imkânsız olduğunu söylemez. Yeniden kullanılabilen yapı can't wait to + fiilin yalın hâlidir: can't wait to play, can't wait to see, can't wait to start.

Alıştırma

Cümleyi can't wait to ve play fiiliyle tamamlayın: I'm excited for recess. I ____ with my friends.

Cevabı göster

can't wait to play

I'll run to my friend.

4:12

Arkadaşıma koşacağım.

Oh, oh, oh,

4:21

Oh, oh, oh,

don't cross right in front of the bus. Kalıp ifadeler

4:21

otobüsün hemen önünden karşıya geçme.

Kalıp ifadeler

right in front of the bus: sağda değil, tam önünde

Right in front of the bus, otobüsün doğrudan önündeki alan demektir. Bu güvenlik uyarısında ayrıca otobüse çok yakın, sürücünün seni net göremeyebileceği bir konumu anlatır. Buradaki right, in front of ifadesini güçlendirir ve “tam olarak” ya da “doğrudan” anlamı verir. “Sağ tarafta” demek değildir. Aynı kullanım başka durumlarda da konumu daha kesin anlatabilir.

Alıştırma

Uyarıda right, right in front of the bus ifadesine hangi anlamı katar?

  1. Doğrudan önünde demektir.
  2. Çok hızlı demektir.
  3. Otobüsün sağ tarafında demektir.
Cevabı göster

Doğrudan önünde demektir.

Before crossing the street, Dilbilgisi

4:26

Karşıdan karşıya geçmeden önce,

take several steps back and wait for the signal from the driver. Kalıp ifadeler

4:27

birkaç adım geri git ve şoförün işaretini bekle.

Dilbilgisi

Before crossing the street: before + -ing yapısı

Before crossing the street, “caddeyi geçmeden önce” anlamına gelir. Burada before sözcüğünden sonra eylemi adlandıran -ing biçimi crossing gelir. Bu bir sürekli zaman yapısı değildir. Cümlenin başındaki before + -ing ifadesi eylemlerin sırasını belirler: önce ana cümledeki yönerge uygulanır, sonra karşıya geçilir. Bu yapı kurallarda ve yönergelerde kullanışlıdır.

Alıştırma

Hatırlatmayı tamamlamak için cross fiilinin -ing biçimini kullan: Before ____ the street, look both ways.

Cevabı göster

crossing

Kalıp ifadeler

take several steps back: birkaç adım geri çekilmek

Take several steps back, birine birkaç adım atarak geriye gitmesini söyler. Burada steps gerçek adımları, back ise yönün geriye doğru olduğunu belirtir. Several küçük ama kesin olmayan bir sayıyı belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp take + sayı veya miktar + step(s) + back şeklindedir. take steps to solve a problem ifadesinde take steps soyut anlamdadır; burada ise bu anlamda kullanılmaz.

Alıştırma

Birine tam olarak iki adım geri çekilmesini söyleyen İngilizce cümleyi tamamlayın: Please ____.

Cevabı göster

take two steps back

Kalıp ifadeler

wait for the signal from the driver: sürücüden gelecek işareti beklemek

Wait for, bir şey olana kadar bulunduğun yerde kalmak veya bir eylemi ertelemek anlamına gelir. Bu cümlede beklenen şey the signal, from the driver ise onu kimin verdiğini gösterir. Burada signal, harekete geçmenin güvenli olduğunu veya zamanının geldiğini bildiren açık bir işarettir. El hareketi, baş hareketi, ışık veya önceden kararlaştırılmış başka bir işaret olabilir; elektronik olmak zorunda değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp wait for the signal from + kişi şeklindedir.

Alıştırma

Antrenörün işareti verdiğini ve koşmadan önce beklemeniz gerektiğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Wait the signal from the coach before you start running.
  2. Wait for the signal to the coach before you start running.
  3. Wait for the signal from the coach before you start running.
Cevabı göster

Wait for the signal from the coach before you start running.

Okay, Officer Pinkfong.

4:32

Tamam, Memur Pinkfong.

Ready.

4:40

Hazır.

Roger.

4:41

Anlaşıldı.

Forrest.

4:43

Forrest.

Cloudia.

4:44

Cloudia.

Pinkfong Super Rescue Team.

4:48

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Are you ready? Ton ve niyet

4:55

Hazır mısın?

Yes, I'm ready.

4:57

Evet, hazırım.

Ton ve niyet

Hazır mısın? ... Evet, hazırım.

Are you ready? birinin başlamaya veya sıradaki şeyi yapmaya hazır olup olmadığını sorar. Yes, I'm ready. konuşanın başlayabileceğini doğrular. Ready bir sıfattır, bu yüzden be fiilinin bir biçimiyle kullanılır: Are you ready? ve I'm ready. Bir işin bittiğini değil, kişinin hazır durumda olduğunu anlatır. Sonraki eylemi belirtmek için ready to + fiilin yalın biçimini kullan: ready to leave gibi.

Alıştırma

Leo ayakkabılarını giymiş ve sırt çantasını takmıştır; artık çıkabilir. Birisi Are you ready? diye soruyor. Hangi cevap uygundur?

  1. Yes, I'm ready.
  2. Yes, I'm finished.
  3. No, not yet.
Cevabı göster

Yes, I'm ready.

Roger.

4:59

Anlaşıldı.

Click the subscribe button.

5:03

Abone ol butonuna tıklayın.

Complete.

5:04

Tamamlandı.