Sokaktaki Korkunç Canavarlar + Otobüs Güvenliği|2. Sezon|Araba Şarkıları|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Kurtarma ekibinin öyküsü karanlık bir sokaktaki gizemli canavar sesleriyle başlar ve okul servisi güvenliği dersine dönüşür: araç durana kadar beklemek, emniyet kemerini bağlı tutmak ve ancak geri çekilip sürücünün işaretini aldıktan sonra karşıya geçmek gerekir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Squeak, squeak, creak, creak. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Gıcırtı gibi sesleri taklit eden sözcüklerin uzun açıklamalara gerek kalmadan gerilim oluşturup bir çocuk öyküsünü nasıl ilerlettiğini fark edin. Böylece çizgi romanlarda, altyazılarda ve eğlenceli anlatılarda yazılı ses efektlerini de daha kolay yorumlayabilirsiniz. 2. do not run to the bus. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: do not ifadesinden sonra fiilin yalın hâli kullanıldığında açık bir olumsuz emir oluştuğunu anlayın. Bu kalıpla güvenlik talimatlarını, kamusal uyarıları, sınıf kurallarını ve diğer resmî yasakları yorumlayabilir ya da ifade edebilirsiniz. 3. Before crossing the street, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: before ifadesinden sonra gelen -ing yapısının hangi eylemin daha önce yapılması gerektiğini gösterdiğini öğrenin. Böylece sıralı güvenlik yönergelerini, işlem adımlarını ve günlük hatırlatmaları anlayıp oluşturabilirsiniz.
Bu derste
To the rescue: yardıma gelişi dramatik biçimde duyurmak
“To the rescue!”, birinin yardım etmek için geldiğini ya da hızla yetiştiğini anlatan kalıplaşmış bir ünlemdir. Bu cümlede to, rescue adlı bir yeri göstermez; ifadenin tamamı bir kurtarma eylemini duyurur. Bu söz, tam zamanında gelen bir kahraman gibi cesur, eğlenceli ve dramatik bir giriş etkisi yaratır.
Alıştırma
Kalıplaşmış İngilizce kurtarma ünlemini tamamlayın: '____!'
Cevabı göster
To the rescue
spooky: tekinsiz ve hayaletli bir korku türü
Spooky; tekinsiz, gizemli veya hayaletliymiş gibi hissettiren bir şeyi anlatır. Bir tür scary anlamı taşır, ancak korku yalnızca açık bir tehlikeden değil, huzursuz edici bir atmosferden gelir. Burada spooky sözcüğünün tekrarlanması ara sokağın havasını oluşturur; ardından scary daha genel korku duygusunu adlandırır.
Alıştırma
Tekinsiz ve hayaletli bir Cadılar Bayramı atmosferini en özel biçimde hangi İngilizce sözcük anlatır?
- spooky
- sunny
- scary
Cevabı göster
spooky
I'm scared: korktuğunu söylemek
I'm scared ifadesinde am, I öznesini scared sıfatına bağlar. Scared, konuşanın hissettiği korkuyu, yani “Korkuyorum” durumunu anlatır. Korku hisseden bir kişi veya hayvan için be + scared kullanılır. Korkuya neden olan kişi veya şey ise genellikle scary ile anlatılır.
Alıştırma
Yüksek bir ses duyunca korkuyorsunuz. Hangi cümle duygunuzu anlatır?
- I'm scared.
- I'm scary.
Cevabı göster
I'm scared.
What is that?: bilinmeyen bir şeyin ne olduğunu sormak
What is that?, konuşanın fark ettiği ancak tanımlayamadığı bir şeyin ne olduğunu sorar. Örnekte that, karanlık sokaktaki bilinmeyen şeyi gösterir. Kalıp what + be + işaret sözcüğüdür. That, genellikle this ile gösterilenden konuşana daha uzak bir şeyi veya konuşanın özellikle dikkat çektiği şeyi gösterir.
Alıştırma
Oyun alanının uzak tarafında bir nesne görüyorsunuz ve ne olduğunu sormak istiyorsunuz. Hangi soru uygundur?
- What is this?
- What is that?
- Where is that?
Cevabı göster
What is that?
dark alley: dar ve az ışıklı bir ara sokak
Dark alley, ışığın çok az olduğu veya hiç olmadığı dar bir geçit demektir. Bir alley genellikle bir street'ten daha dar ve daha gizlidir; çoğu zaman binaların arasından geçer. Bu soruda ifade, sahneyi içi zor görülen bir yere yerleştirir. Bu yüzden ortam gizemli veya tehlikeli gelebilir. Başka bağlamlarda ise yalnızca yerin konumunu ve ne kadar karanlık olduğunu anlatabilir.
Alıştırma
Hangi yer en iyi dark alley olarak tanımlanır?
- Binalar arasında bulunan dar ve az ışıklı bir geçit
- Açık ve güneşli bir tarla
- Bir şehrin içinden geçen geniş ve yoğun bir yol
Cevabı göster
Binalar arasında bulunan dar ve az ışıklı bir geçit
Squeak ... creak: gerilim oluşturan ses sözcükleri
Squeak ve creak sesleri taklit eden sözcüklerdir; bunlara yansıma sözcükler de denir. Burada tam bir cümle kurmak yerine tek başlarına kullanılırlar: squeak kısa ve tiz bir sesi, creak ise bir kapı, döşeme tahtası veya eski bir eşya hareket ederken çıkan sert gıcırtıyı düşündürür. Sözcüklerin tekrarlanması, seslere neyin yol açtığı öğrenilmeden önce sahnenin duyulmasını sağlar. Bilginin bu sırayla verilmesi hikâyeyi yavaşlatır ve meraklı bir gerilim yaratır.
Alıştırma
Squeak, squeak, creak, creak. ifadesinin hikâyedeki temel görevi nedir?
- Yakında saklanan iki canlının adını söylerler.
- Konuşan kişinin tam olarak nerede durduğunu anlatırlar.
- Sesleri taklit eder ve nedenlerini öğrenmek için beklememizi sağlarlar.
Cevabı göster
Sesleri taklit eder ve nedenlerini öğrenmek için beklememizi sağlarlar.
Wait a minute: birinden kısa süreliğine durmasını istemek
Wait a minute, karşıdaki kişiden kısa bir süre durmasını ister; tam olarak altmış saniye beklemesi gerekmez. Bu cümlede konuşan kişi, bir uyarı veya kural söylemeden önce Baby Car'ı durduruyor. Bir şeyi açıklamadan veya düzeltmeden önce birinin durup dikkat etmesini istediğinde bu ifadeyi kullanabilirsin.
Alıştırma
Birinden kısa süreliğine durmasını istemek için vurgulanan ifadeyi kullan: ____, I left my backpack inside.
Cevabı göster
Wait a minute
The creepy monsters are roaming the city. Notlar
2:31Tüyler ürpertici canavarlar şehirde dolaşıyor.
creepy monsters: insanı huzursuz eden canavarlar
creepy monsters ifadesinde creepy, tuhaf, huzursuz ve bazen korkmuş hissettiren bir şeyi anlatır. Yalnızca canavarların görünüşünü değil, onların yarattığı duyguyu açıklar. creepy + isim yapısı; birini rahatsız eden veya bir şeylerin yolunda olmadığını hissettiren kişileri, yerleri, sesleri, nesneleri ya da davranışları anlatabilir.
Alıştırma
Bir koridor karanlık ve sessizdir; Leo'ya tuhaf ve huzursuz bir duygu verir. Bu duyguyu en iyi hangi cümle anlatır?
- The hallway is helpful.
- The hallway is delicious.
- The hallway is creepy.
Cevabı göster
The hallway is creepy.
are roaming the city: belirli bir hedef olmadan şehirde dolaşmak
are roaming the city ifadesinde roam, belirli bir hedef veya planlanmış bir rota olmadan şehrin farklı yerlerinde dolaşmak demektir. Bu, yalnızca “şehre gitmek” anlamına gelmez: şehir, gidilen hedef değil, içinde dolaşılan alandır. Şimdiki zaman yapısı are roaming, bu hareketin şu anda gerçekleştiğini gösterir. Özne creepy monsters olduğunda, bu şekilde etrafta dolaşmaları onların başıboş ve tehditkâr görünmesini de sağlar.
Alıştırma
The robots are roaming the warehouse cümlesi ne anlama gelir?
- Robotlar belirli bir hedef olmadan deponun farklı yerlerinde dolaşıyor.
- Robotlar deponun tam bir noktasında hiç hareket etmeden duruyor.
- Robotlar başka bir yerden depoya doğru gidiyor.
Cevabı göster
Robotlar belirli bir hedef olmadan deponun farklı yerlerinde dolaşıyor.
There are rules to follow when you take the bus. Kalıp ifadeler
3:04Otobüse binerken uyulması gereken kurallar vardır.
rules to follow: uyulması gereken kurallar
rules to follow ifadesinde to follow, rules kelimesinden sonra gelir ve bu kurallarla ne yapılması gerektiğini açıklar. İfade, insanların uyması gereken kurallar anlamına gelir. Follow fiilinin birden fazla anlamı vardır. Nesnesi rules, instructions veya advice olduğunda, onların arkasından yürümek değil, onlara göre hareket etmek demektir.
Alıştırma
“Uyulması gereken kurallar” anlamındaki hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: There are important ____ at the swimming pool.
Cevabı göster
rules to follow
take the bus: otobüsle yolculuk etmek
take the bus ifadesinde take, otobüsü kaldırmak veya taşımak değil, o araçla yolculuk etmek anlamına gelir. İfade, birinin bir yere gitmek için otobüse bindiğini anlatır. Bu cümlede, durumdaki okul otobüsü kastedilir. take + araç kalıbı take the train, take a taxi ve take a plane ifadelerinde de kullanılabilir. Bilinen bir hizmet veya araç için the, uygun herhangi bir araç için a kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi take + bus ulaşım ifadesiyle tamamla: On rainy days, I ____ to the library.
Cevabı göster
take the bus
Let's learn them together: gruba arkadaşça bir davet
Let's + fiilin yalın hâli, birini seninle birlikte bir etkinlik yapmaya davet etmenin arkadaşça bir yoludur. Learn yalın hâlde kalır. Together, insanların etkinliği grup olarak yapacağını vurgular. Burada them, hemen önce sözü edilen kuralları anlatır. Konuşan kişi dinleyenleri bu kuralları grup olarak öğrenmeye davet eder; onlara tek başlarına öğrenmelerini emretmez.
Alıştırma
Let's + fiilin yalın hâli davet kalıbını kullan: ____ read this book together.
Cevabı göster
Let's
waiting for the bus: wait for + beklenen kişi veya şey
Waiting for the bus, kişinin otobüs gelene kadar bulunduğu yerde beklediği anlamına gelir. wait fiilinden sonra beklenen kişi, şey veya olay söylenecekse onun önünde for kullanılır. I'm waiting, bekleme eyleminin şu anda sürdüğünü gösterir. for sözcüğünü koruyun: wait the bus doğal bir İngilizce ifade değildir.
Alıştırma
Okul otobüsü gelene kadar beklediğinizi anlatacak şekilde cümleyi tamamlayın: I am waiting ____ the school bus.
Cevabı göster
for
can't wait anymore: beklemeye devam edememek veya etmek istememek
Bu cümlede I can't wait anymore, kişinin beklemeye devam edemediği veya etmek istemediği anlamına gelir. Anymore, beklemenin zaten sürdüğünü ancak şimdi sona ermesi gerektiğini gösterir; çoğu zaman kişi sabırsızdır veya harekete geçmesi gerekir. Bu, I can't wait to do something ifadesindeki heyecanlı bekleyiş anlamı değildir. can't wait sonrasındaki sözcükler ve içinde bulunulan durum, hangi anlamın kastedildiğini gösterir.
Alıştırma
Bir oyunun yirmi dakika önce başlaması gerekiyordu. Bir çocuk 'I can't wait anymore.' diyor. Çocuk ne demek istiyor?
- Burada beklememe izin verilmiyor.
- Gelecekteki bir olay için çok heyecanlıyım.
- Beklemeye devam etmek istemiyorum.
Cevabı göster
Beklemeye devam etmek istemiyorum.
catch it: otobüse zamanında yetişmek
Bu cümlede it, daha önce sözü edilen otobüsü belirtir. Catch it, otobüse zamanında yetişip binmek demektir; otobüsü ellerle tutmak anlamına gelmez. Ulaşım araçlarıyla kullanılan catch + otobüs, tren veya uçak, araca binmek için zamanında yetişmeyi vurgular. Araç daha önce anılmışsa adı yerine it kullanılabilir.
Alıştırma
“I'll catch it first” cümlesinde catch it ne anlama gelir?
- otobüsü iki elle tutmak
- otobüsü herkesten önce boyamak
- otobüse zamanında binmek
Cevabı göster
otobüse zamanında binmek
“do not run to the bus” ifadesinde Do not + fiilin yalın hâli
Do not + fiilin yalın hâli olumsuz emir oluşturur ve birine bir eylemi yapmamasını söyler. do not run ifadesinde run yalın hâlde kalır ve söylenmeyen özne you olarak anlaşılır. Kısaltılmamış do not biçimi yazılı kurallarda ve açık güvenlik talimatlarında yaygındır. Buradaki cümle bir yasak bildirir; birinin ne yaptığını anlatan bir cümle değildir.
Alıştırma
Bu yazılı güvenlik kuralını kısaltılmamış resmî olumsuz emirle tamamlayın: ____ run in the hallway.
Cevabı göster
Do not
Stand in place: bulunduğun yerde ayakta kalmak
Stand in place, bulunduğun noktadan uzaklaşmadan ayakta kalmanı söyleyen doğrudan bir talimattır. Burada in place yalnızca “bir yerde” değil, “aynı konumda” demektir. Bu ifade, güvenlik, düzen veya bir grup etkinliği için birinin yerinde kalması gerektiğinde kullanışlıdır.
Alıştırma
Biri “Stand in place” derse ne yapmalısın?
- Bulunduğun yerde oturmak.
- Bulunduğun yerde ayakta kalmak.
- Otobüse doğru yürümek.
Cevabı göster
Bulunduğun yerde ayakta kalmak.
until the bus stops: bir bitiş noktasına kadar sürdürmek
until the bus stops, Stand in place talimatının bitiş noktasını gösterir. Aynı yerde ayakta kalma eylemi, otobüsün durduğu ana kadar sürer. until ifadesinden sonra gelecekte gerçekleşecek bir olay genellikle geniş zamanla anlatılır: the bus will stop değil, the bus stops denir. Bu kalıp talimatlarda ve bekleme kurallarında yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle okumanın zamanlayıcı çalana kadar devam ettiğini söylüyor?
- Start reading after the timer rings.
- Keep reading until the timer rings.
- Close the book before the timer rings.
Cevabı göster
Keep reading until the timer rings.
get on the bus: otobüse binmek
Get on the bus, yolculuk etmek için otobüse binmek demektir. Let's get on the bus cümlesinde Let's, diğer insanları bunu birlikte yapmaya davet eder. Otobüs, tren, uçak ve başka birçok toplu taşıma aracına binerken get on + araç kalıbını kullan.
Alıştırma
İkinci cümleyi get on + doğru araç ile tamamla: The school bus is here. Let's ____.
Cevabı göster
get on the bus
on the bus: otobüste yolculuk etmek
On the bus, birinin yolcu olarak otobüsün içinde olduğunu belirtir. I'm on the bus cümlesinde konuşan kişi otobüse çoktan binmiştir ve şimdi otobüsle yolculuk ediyor ya da otobüste oturuyordur. İngilizcede otobüs, tren ve uçaklarla normalde on kullanılır. Birinin hangi araçta olduğunu söylemek için be + on + araç kalıbını kullan.
Alıştırma
İkinci cümleyi on + doğru araç ile tamamla: I have boarded the bus. I'm ____.
Cevabı göster
on the bus
unbuckle my seat belt: emniyet kemerimi çözmek
unbuckle my seat belt ifadesinde unbuckle, tokayı açıp emniyet kemerini çözmek demektir. un- ön eki buckle eylemini tersine çevirir; bu nedenle burada unbuckle, buckle sözcüğünün karşıtıdır. Kalıp unbuckle + iyelik belirleyicisi + seat belt şeklindedir. Kemerin yalnızca gevşetilmesini değil, tokasının açılıp çözülmesini anlatır.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak güvenlik mesajını tamamlayın: The car has stopped, so you may ____ now.
Cevabı göster
unbuckle your seat belt
Fasten your seat belt tight on the bus. Kalıp ifadeler
3:58Otobüste emniiyet kemerini sıkıca bağla.
Fasten your seat belt tight: emniyet kemerini sıkıca bağla
Fasten your seat belt tight doğrudan bir güvenlik talimatıdır. Fasten, emniyet kemerinin tokasını kapatıp sabitlemek demektir. Tight sonucu anlatır: kemer gevşek durmamalı, vücuda sıkıca oturmalıdır. Yeniden kullanılabilen temel talimat fasten your seat belt şeklindedir; tight eklenmesi kemerin sağlam biçimde takılmasını vurgular.
Alıştırma
Emniyet kemerinin tokası açık. Hangi talimat yolcuya tokayı kapatıp sabitlemesini söyler?
- Unbuckle your seat belt.
- Tighten your seat belt.
- Fasten your seat belt.
Cevabı göster
Fasten your seat belt.
We're here: vardığımızı söylemek
Bu cümlede we're here, “geldik” anlamına gelir. Here, grubun az önce vardığı yeri gösterir; bu yer, yolculuğun başladığı yer olmak zorunda değildir. Bir yolculuk veya kısa bir hareket sona erdiğinde, varıldığını doğal ve günlük bir şekilde bildirmek için We're here kullanılabilir.
Alıştırma
Otobüs ineceğin durağa geldi. Hangi cümle doğal biçimde “geldik” anlamına gelir?
- We're hungry.
- We're here.
- We're leaving.
Cevabı göster
We're here.
Can't wait to play: heyecanlı bir beklentiyi anlatmak
Can't wait to play, “oynamak için çok heyecanlı ve sabırsız olmak” anlamına gelir. Beklemenin gerçekten imkânsız olduğunu söylemez. Yeniden kullanılabilen yapı can't wait to + fiilin yalın hâlidir: can't wait to play, can't wait to see, can't wait to start.
Alıştırma
Cümleyi can't wait to ve play fiiliyle tamamlayın: I'm excited for recess. I ____ with my friends.
Cevabı göster
can't wait to play
right in front of the bus: sağda değil, tam önünde
Right in front of the bus, otobüsün doğrudan önündeki alan demektir. Bu güvenlik uyarısında ayrıca otobüse çok yakın, sürücünün seni net göremeyebileceği bir konumu anlatır. Buradaki right, in front of ifadesini güçlendirir ve “tam olarak” ya da “doğrudan” anlamı verir. “Sağ tarafta” demek değildir. Aynı kullanım başka durumlarda da konumu daha kesin anlatabilir.
Alıştırma
Uyarıda right, right in front of the bus ifadesine hangi anlamı katar?
- Doğrudan önünde demektir.
- Çok hızlı demektir.
- Otobüsün sağ tarafında demektir.
Cevabı göster
Doğrudan önünde demektir.
take several steps back and wait for the signal from the driver. Kalıp ifadeler
4:27birkaç adım geri git ve şoförün işaretini bekle.
Before crossing the street: before + -ing yapısı
Before crossing the street, “caddeyi geçmeden önce” anlamına gelir. Burada before sözcüğünden sonra eylemi adlandıran -ing biçimi crossing gelir. Bu bir sürekli zaman yapısı değildir. Cümlenin başındaki before + -ing ifadesi eylemlerin sırasını belirler: önce ana cümledeki yönerge uygulanır, sonra karşıya geçilir. Bu yapı kurallarda ve yönergelerde kullanışlıdır.
Alıştırma
Hatırlatmayı tamamlamak için cross fiilinin -ing biçimini kullan: Before ____ the street, look both ways.
Cevabı göster
crossing
take several steps back: birkaç adım geri çekilmek
Take several steps back, birine birkaç adım atarak geriye gitmesini söyler. Burada steps gerçek adımları, back ise yönün geriye doğru olduğunu belirtir. Several küçük ama kesin olmayan bir sayıyı belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp take + sayı veya miktar + step(s) + back şeklindedir. take steps to solve a problem ifadesinde take steps soyut anlamdadır; burada ise bu anlamda kullanılmaz.
Alıştırma
Birine tam olarak iki adım geri çekilmesini söyleyen İngilizce cümleyi tamamlayın: Please ____.
Cevabı göster
take two steps back
wait for the signal from the driver: sürücüden gelecek işareti beklemek
Wait for, bir şey olana kadar bulunduğun yerde kalmak veya bir eylemi ertelemek anlamına gelir. Bu cümlede beklenen şey the signal, from the driver ise onu kimin verdiğini gösterir. Burada signal, harekete geçmenin güvenli olduğunu veya zamanının geldiğini bildiren açık bir işarettir. El hareketi, baş hareketi, ışık veya önceden kararlaştırılmış başka bir işaret olabilir; elektronik olmak zorunda değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp wait for the signal from + kişi şeklindedir.
Alıştırma
Antrenörün işareti verdiğini ve koşmadan önce beklemeniz gerektiğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Wait the signal from the coach before you start running.
- Wait for the signal to the coach before you start running.
- Wait for the signal from the coach before you start running.
Cevabı göster
Wait for the signal from the coach before you start running.
Hazır mısın? ... Evet, hazırım.
Are you ready? birinin başlamaya veya sıradaki şeyi yapmaya hazır olup olmadığını sorar. Yes, I'm ready. konuşanın başlayabileceğini doğrular. Ready bir sıfattır, bu yüzden be fiilinin bir biçimiyle kullanılır: Are you ready? ve I'm ready. Bir işin bittiğini değil, kişinin hazır durumda olduğunu anlatır. Sonraki eylemi belirtmek için ready to + fiilin yalın biçimini kullan: ready to leave gibi.
Alıştırma
Leo ayakkabılarını giymiş ve sırt çantasını takmıştır; artık çıkabilir. Birisi Are you ready? diye soruyor. Hangi cevap uygundur?
- Yes, I'm ready.
- Yes, I'm finished.
- No, not yet.
Cevabı göster
Yes, I'm ready.