Algoritma nedir? - David J. Malan: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
799 kelime 203 kel/dk

Video özeti: Algoritmalara giriş niteliğindeki video, insanları sayma yöntemini aşamalı biçimde geliştirerek sözde kodu, döngüleri, doğruluğu, verimliliği, sınır durum testlerini, hataları ve koşullu dallanmayı açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. algorithm — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bilgisayar biliminde bu sözcüğün genel bir “yöntemden” ziyade, bir problemi çözmeye yönelik açık bir talimat dizisini anlattığını kavrayın; böylece bir prosedürün nasıl gösterilip yürütüldüğüne ilişkin teknik açıklamaları izleyebilirsiniz. 2. corner case — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bir kusuru ortaya çıkarabilecek sıra dışı veya sınırdaki bir durumu anlatan bu mühendislik terimini tanıyın ve programın, kuralın ya da önerilen çözümün olağan örnekler dışında da doğru kalıp kalmadığını sınarken kullanın. 3. only executes if — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir komutun veya dalın yalnızca belirtilen koşul karşılandığında çalıştığı koşullu mantığı anlatmayı öğrenin; böylece program akışını, kuralların tetiklenmesini ve istisnaların ele alınmasını kesin biçimde açıklayabilirsiniz.

Bu derste

What's an algorithm?

0:15

Algoritma nedir?

In computer science,

0:16

Bilgisayar biliminde,

an algorithm is a set of instructions for solving some problem, Kelime

0:17

algoritma, bir sorunu çözmek için adım adım uygulanan

step by step. Kalıp ifadeler

0:20

bir dizi talimattır.

Kelime

algorithm: problem çözmeye yönelik açık bir süreç

Burada algorithm, bir problemi çözmeye yönelik açık bir talimatlar dizisini ifade eder. Genel bir fikirden veya püf noktasından daha fazlasıdır; bir insan ya da bilgisayar bu adımları izleyebilir. Bu cümlede step by step, talimatların sıralı bir süreç oluşturduğunu gösterir. Döngüler ve koşullar, hangi adımların tekrarlanacağını veya seçileceğini kontrol edebilir.

Alıştırma

Bu cümlede algorithm ne anlama geliyor?

  1. Bir problemi çözmek için kullanılan açık bir adımlar dizisi
  2. Bilgisayarlarla ilgili herhangi bir fikir
  3. Hesaplama yapan bir makine
Cevabı göster

Bir problemi çözmek için kullanılan açık bir adımlar dizisi

Kalıp ifadeler

step by step: her seferinde bir aşama

Step by step, bir şeyi art arda gelen aşamalar hâlinde yapmayı ifade eder. Bu cümlede talimatların sıralı bir süreç izleyerek problemi çözdüğünü gösterir. Buradaki step, fiziksel bir merdiven basamağı değil, bir sürecin aşamasıdır.

Alıştırma

Talimatı “her seferinde bir aşama” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: To avoid mistakes, follow the checklist ____.

Cevabı göster

step by step

Typically, algorithms are executed by computers,

0:21

Genellikle algoritmalar bilgisayarlar tarafından yürütülür,

but we humans have algorithms as well. Kalıp ifadeler

0:23

ancak biz insanların da algoritmaları vardır.

Kalıp ifadeler

Cümle sonunda “de/da” anlamındaki as well

Burada as well “de/da” veya “ayrıca” anlamına gelir. Cümlenin sonunda yer alır ve algoritmalar bilgisayarlarla ilişkilendirildikten sonra insanları da açıklamaya ekler: insanların da algoritmaları vardır. Bu kullanımda as well ifadesini bilgi ekleyen tek bir kalıp olarak düşünün. Burada well, “iyi bir şekilde” anlamına gelmez.

Alıştırma

“De/da” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Nina wants to join the game, and Omar wants to join ____.

Cevabı göster

as well

For instance, how would you go about counting the number of people in a room? Notlar

0:26

Örneğin, bir odadaki insan sayısını saymaya nasıl başlardınız?

Anlatım akışı

Örnek bildiren For instance

For instance, dinleyiciye belirli bir örneğin geleceğini bildirir. Burada anlatım, insanların algoritma kullandığı genel fikrinden bir odadaki insanları sayma görevine geçer. Bilgiyi düzenleyen bir ifade olarak örneği önceki genel düşünceyle ilişkilendirmeye yardımcı olur. Bir olayın başka bir olaydan sonra gerçekleştiğini göstermez.

Alıştırma

Bu kısa parçada For instance ne işe yarıyor? “Many materials can be recycled. For instance, clean glass jars can go in the recycling bin.”

  1. Zaman sıralamasındaki sonraki adımı gösterir.
  2. Konuşmacının önceki bir hatayı düzelttiğini gösterir.
  3. Genel düşüncenin belirli bir örneğini sunar.
Cevabı göster

Genel düşüncenin belirli bir örneğini sunar.

Kalıp ifadeler

go about counting: bir görevin nasıl yapılacağını sormak

go about doing something yapısında go about, bir işe belirli bir yöntemle başlamak ve onu ele almak anlamına gelir. Burada how would you go about counting, insanları saymak için hangi yöntemi kullanacağınızı sorar; saymayı bilip bilmediğinizi değil. about sonrasındaki fiil -ing biçimini alır: go about counting, go about fixing. Bu ifade, bir yerde dolaşmaya değil, yaklaşıma veya sürece odaklanır.

Alıştırma

Soruyu repair fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: How should we go about ____ the damaged chair?

Cevabı göster

repairing

Well, if you're like me, Ton ve niyet

0:29

Eh, eğer benim gibiyseniz,

you probably point at each person,

0:31

muhtemelen her bir kişiyi işaret eder,

Ton ve niyet

if you're like me: dinleyiciyi yakınlık kurmaya davet etmek

If you're like me ifadesi kelime anlamıyla “bana benziyorsanız” koşulunu kurar, ancak burada samimi bir konuşma girişi olarak kullanılır. Konuşmacı, dinleyicinin de aynı alışkanlığa sahip olabileceğini düşündürmek için kendi alışkanlığından söz eder. Bu ifade iddiayı yumuşatır: konuşmacı herkesin her kişiyi işaret ettiğini söylemek yerine, bunu kendisinin yaptığı ve sizin de yapabileceğiniz bir şey olarak sunar. Genellikle konuşulan konuyla ilgili tek bir alışkanlığı veya tercihi karşılaştırır; iki kişinin bütün kişiliklerini değil.

Alıştırma

Kullanımı değerlendirin: Samimi bir sunumda If you're like me, herkesin aynı şekilde davrandığını iddia etmeden konuşmacının kendi alışkanlığını tanıtabilir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

one at a time, Kalıp ifadeler

0:33

her defasında bir kişi olmak üzere

and count up from zero. Öbek fiiller

0:34

sıfırdan yukarıya doğru sayardınız.

Kalıp ifadeler

one at a time: her turda bir kişi veya bir şey

One at a time, her turda yalnızca bir kişi ya da şey anlamına gelir. Bu cümlede konuşanın insanları nasıl işaret ettiğini açıklar: sayımı sırayla sürdürmek için önce bir kişiyi, sonra bir sonrakini işaret eder. At a time, her turda ele alınan miktarı gösterir. Saatteki bir zamanı veya belirli bir anı belirtmez.

Alıştırma

Bir öğretmen çocukların masaya hep birlikte değil, tek tek yaklaşmasını istiyor. En uygun yönerge hangisidir?

  1. Please come to my desk one at a time.
  2. Please come to my desk at one time.
  3. Please come to my desk one time.
Cevabı göster

Please come to my desk one at a time.

Öbek fiiller

count up: küçük sayılardan büyük sayılara ilerlemek

Count up, sayıları 0, 1, 2, 3 örneğindeki gibi artan sırayla söylemek veya takip etmek demektir. Bu cümlede sayım sıfırdan başlar ve her kişi eklendikçe yükselir. Up parçacığı, fiile sayısal olarak artan bir yön kazandırır. Fiziksel olarak yukarı hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Sayıların arttığını gösteren parçacıkla yönergeyi tamamla: Start at zero and count ____ to ten.

Cevabı göster

up

1 2 3 4 and so forth. Kalıp ifadeler

0:35

1 2 3 4 ve bu şekilde devam eder.

Kalıp ifadeler

and so forth: açık bir listeyi veya düzeni sürdürmek

And so forth, dinleyiciye bir listenin veya düzenin aynı türden başka ögelerle devam ettiğini anlatır. “1 2 3 4”ten sonraki sayıları tahmin etmek kolay olduğu için konuşmacı hepsini söylemez. Bu söz öbeğini, benzer ögelerin devam ettiğini bildiren tek bir liste sonu ifadesi olarak anlamak gerekir; forth sözcüğünün yön bildiren gerçek anlamıyla yorumlanmaz. Anlamı and so on ifadesine yakındır.

Alıştırma

“The club offers chess, music, painting, and so forth” cümlesinde and so forth neyi gösterir?

  1. Liste yeni bir konuya geçmiştir.
  2. Aynı türden başka ögeler devam eder.
  3. Sıralanan ögeler hataydı.
Cevabı göster

Aynı türden başka ögeler devam eder.

Well, that's an algorithm.

0:38

İşte bu bir algoritmadır.

In fact, let's try to express it a bit more formally in pseudocode, Notlar

0:39

Aslında, bunu programlama diline benzeyen İngilizce benzeri bir sözdizimi olan

English-like syntax that resembles a programming language.

0:43

sözde kodla (pseudocode) biraz daha biçimsel olarak ifade etmeye çalışalım.

Kalıp ifadeler

a bit more formally: resmiyet düzeyinde küçük bir artış yapmak

A bit more formally, “biraz daha resmî bir şekilde” demektir. More formally düşüncenin nasıl ifade edileceğini belirtir; a bit ise değişimin derecesini sınırlar. Burada konuşmacı günlük bir açıklamadan sözde koda geçmektedir. Bu ifade, geçişi tümüyle farklı bir üslup gibi değil, küçük bir değişiklik gibi gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “biraz daha resmî bir şekilde” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: Could you state the rule ____?

Cevabı göster

a bit more formally

Kelime

pseudocode: çalıştırılabilir kod olmadan algoritma mantığını anlatma

Pseudocode, yani sözde kod, bir algoritmanın adımlarını ve mantığını insanların okuyabileceği biçimde anlatan resmî olmayan bir yöntemdir. Genellikle bir programlama diline benzer, ancak belirli bir dilin söz dizimine tam olarak uyması gerekmez. Bu cümlede in pseudocode, fikrin hangi biçimde ifade edileceğini belirtir. Ardından gelen İngilizce benzeri talimatlar, algoritmayı açıkça anlatmak içindir; bilgisayarda çalıştırılmaları şart değildir.

Alıştırma

Pseudocode hakkında hangi ifade doğrudur?

  1. Bir programlama dilinin kesin kurallarına uyması gereken source code'dur.
  2. Program çalışırken bulunan hataların listesidir.
  3. Bir algoritmayı kod benzeri bir biçimde açıklar, ancak doğrudan çalıştırılamayabilir.
Cevabı göster

Bir algoritmayı kod benzeri bir biçimde açıklar, ancak doğrudan çalıştırılamayabilir.

Let n equal zero. Dilbilgisi

0:45

n eşittir sıfır olsun.

Dilbilgisi

Let n equal zero: bir değişkenin başlangıç değerini belirleme

Matematikte ve pseudocode içinde Let n equal zero., n değişkeninin değerini 0 olarak tanımlamak veya ayarlamak anlamına gelir. Sonraki adımlar n'yi kullanmadan ya da değiştirmeden önce bir başlangıç değeri belirler. Burada let bir tanım veya varsayım getirir. İzin vermek anlamına gelmez: yapı Let + variable + equal + value şeklindedir ve let sonrasında equal yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Bu pseudocode talimatını Let ... equal ... yapısıyla tamamlayın: ____ total ____ zero before counting.

Cevabı göster

Let · equal

For each person in room, Dilbilgisi

0:47

Odadaki her bir kişi için,

Dilbilgisi

For each person in room: sözde kodda bir döngü

For each ... bir döngü başlatır: sonraki komut bir gruptaki her üye için bir kez yürütülür. Burada person in room işlenecek grubu belirtir; bu yüzden odadaki her kişi sonraki adımı tetikler. Normal bir İngilizce metinde genellikle for each person in the room denir. Sözde kod, komutları kısa tutmak için the gibi küçük sözcükleri sık sık atlar.

Alıştırma

Bu sözde kodda For each person in room okuyucuya ne yapmasını söyler?

  1. Her kişi için bir oda hazırlamak
  2. Sonraki komutu yalnızca odadaki ilk kişi için çalıştırmak
  3. Odadaki her kişi için sonraki komutu bir kez çalıştırmak
Cevabı göster

Odadaki her kişi için sonraki komutu bir kez çalıştırmak

set n = n + 1. Kelime

0:49

n = n + 1 olarak ayarlayın.

Kelime

set n = n + 1: bir değişkeni güncelleme

Sözde kodda set, bir değişkene değer atamanızı söyler. Önce n'nin mevcut değeri kullanılarak n + 1 hesaplanır; ardından sonuç yeniden n'ye kaydedilir. Bu komut her çalıştığında n 1 artar. Buradaki eşittir işareti bir atamanın parçasıdır; n'nin matematiksel olarak her zaman n + 1'e eşit olduğunu söylemez.

Alıştırma

set n = n + 1 sözde kod satırı bir kez çalıştığında ne olur?

  1. n'nin mevcut değeri 1 artar
  2. Program n'nin n + 1'e eşit olup olmadığını kontrol eder
  3. n'nin değeri silinir
Cevabı göster

n'nin mevcut değeri 1 artar

How to interpret this pseudocode? Anlatım akışı

0:52

Bu sözde kod nasıl yorumlanır?

Anlatım akışı

Başlık benzeri bir soru olarak How to interpret ...?

Bu cümlede How to interpret this pseudocode? başlık benzeri bir soru işlevi görür. Açıklamayı sözde kodu gösterme aşamasından her satırın ne anlama geldiğini anlatma aşamasına taşır. how to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir şeyi yapma yöntemini gösterir. Burada How should we interpret this pseudocode? gibi tam bir doğrudan sorunun kısaltılmış biçimidir ve temel görevi dersin sonraki bölümünü düzenlemektir.

Alıştırma

Doğru mu yanlış mı? Bir öğretici içerikte How to interpret this pseudocode?, açıklamayı başlatan başlık benzeri bir geçiş işlevi görebilir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

Well, line one declares, so to speak, Notlar

0:54

Şöyle ki, birinci satır tabiri caizse

Ton ve niyet

so to speak: Yaklaşık veya mecazlı bir anlatımı belirtme

so to speak, 'bu şekilde ifade etmeme izin verirseniz' anlamına gelen bir ara sözdür. Burada declares sözcüğünün kesinliğini yumuşatır: Konuşmacı yararlı bir teknik etiketi ödünç alır, ancak bunun tek ve kusursuz tanım olduğunu ileri sürmez. Dinleyiciye, kullanılan sözlerin yaklaşık veya mecazlı olduğunu belirtir; gerçek anlamıyla birine konuşma talimatı vermez.

Alıştırma

second home ifadesinin gerçek anlamlı olmadığını belirten üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: After so many late nights there, the library became our second home, ____.

Cevabı göster

so to speak

a variable called n and initializes its value to zero.

0:56

n adında bir değişken tanımlar ve değerini sıfır olarak başlatır.

Kelime

Programlamada declares ... initializes its value to zero

Programlama açıklamalarında declares a variable, değişkeni koda veya sözde koda tanıtmak, genellikle adını ve bazen türünü belirlemek anlamına gelir. Buradaki değişkenin adı n'dir. initializes its value to zero, bu değişkene başlangıç değeri olarak 0 vermek anlamına gelir. Tek bir satır ikisini de yapabilse bile bildirim ve ilk değer atama farklı işlemlerdir.

Alıştırma

declare ve initialize fiillerini doğru biçimlerde kullanın: The first line ____ a variable named total and ____ it to zero.

Cevabı göster

declares · initializes

This just means that at the beginning of our algorithm,

0:59

Bu basitçe, algoritmamızın başlangıcında,

the thing with which we're counting has a value of zero. Dilbilgisi

1:02

sayım için kullandığımız şeyin değerinin sıfır olduğu anlamına gelir.

Dilbilgisi

with which we're counting: Edatın önde olduğu resmî bir ilgi cümleciği

with which we're counting, the thing ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. which, the thing ifadesine geri gönderme yapar; with ise bunun sayma işleminde kullanılan araç olduğunu gösterir: 'saymak için kullandığımız şey'. Edatı which sözcüğünden önce getirmek, daha resmî olan preposition + which yapısını oluşturur. Bu cümlede the thing, n değişkenidir; sayacı ifade eder, sayılan bir nesneyi değil.

Alıştırma

Resmî ilgi cümleciğini bir nesne için kullanılan ilgi zamiriyle tamamlayın: The camera with ____ we filmed the birds was very light.

Cevabı göster

which

After all, before we start counting, Anlatım akışı

1:05

Sonuçta, saymaya başlamadan önce,

we haven't counted anything yet. Dilbilgisi

1:06

henüz hiçbir şey saymamış durumdayız.

Anlatım akışı

After all: destekleyici bir neden eklemek

After all, hemen önce söylenen düşünceyi destekleyen veya açıklayan bir neden sunar. Burada, henüz sayma işlemi yapılmadığı için sıfırın mantıklı bir başlangıç değeri olduğunu gösterir. Önce bir yargı ya da sonuç verip ardından bunun nedenini hatırlatarak bilgiyi düzenler. Bu kullanımda yaklaşık olarak bu gerçeği unutmamak gerekir anlamına gelir; zaman sırasına göre her şeyden sonra anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede after all, önceki düşünceyi destekleyen bir neden ekler?

  1. After all the work, we went home.
  2. We should check the map; after all, this is our first visit.
  3. We checked the map after all the visitors left.
Cevabı göster

We should check the map; after all, this is our first visit.

Dilbilgisi

haven't counted anything yet: şu ana kadar sayılmadı

Haven't counted, present perfect yapısının olumsuz biçimidir: have not + fiilin üçüncü hâli. Sayma işleminin geçmişten şu ana kadar hiçbir zamanda gerçekleşmediğini, dolayısıyla mevcut sayının hâlâ sıfır olduğunu anlatır. Olumsuz cümlede anything, hiçbir şeyin sayılmadığını belirtir. Cümle sonundaki yet, eylemin şu ana kadar hâlâ yapılmadığını ve çoğu zaman daha sonra yapılabileceğini gösterir.

Alıştırma

Şu ana kadar hiçbir test yapılmadığını belirtmek için cümleyi kısaltılmış haven't ... yet yapısıyla tamamlayın: We ____ run any tests ____.

Cevabı göster

haven't · yet

Calling this variable n is just a convention. Kelime

1:08

Bu değişkene n demek sadece bir gelenektir.

Kelime

just a convention: yaygın bir uygulama, zorunlu bir kural değil

Bu teknik bağlamda convention, bir toplantı ya da zorunluluk değil, bir şeyi yapmanın yaygın ve ortaklaşa benimsenmiş yolu demektir. just a convention, değişkene n adını vermenin sık kullanılan bir seçim olduğunu, ancak başka geçerli bir adın da kullanılabileceğini belirtir. Bir kullanımın gelenek olması, programlama dilinin onu zorunlu kılmadığı anlamına gelir. Yine de bu kullanıma uymak, başkalarının kodu daha kolay okumasını sağlayabilir.

Alıştırma

Bu cümlede just a convention ne anlama geliyor?

  1. Bu, değişken adları hakkında resmî bir toplantıdır.
  2. Bu, tüm programların uyması gereken bir kuraldır.
  3. Bu yaygın bir uygulamadır, ancak başka geçerli bir ad da kullanılabilir.
Cevabı göster

Bu yaygın bir uygulamadır, ancak başka geçerli bir ad da kullanılabilir.

I could have called it almost anything. Dilbilgisi

1:10

Neredeyse başka herhangi bir şey de diyebilirdim.

Dilbilgisi

could have called it: geçmişte mümkün olan ama seçilmeyen bir ad

Could have called it, geçmişte mümkün olan ama gerçekleşmeyen bir seçime dönüp bakmak için could have + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. Konuşmacı başka bir ad seçebilirdi, ancak n adını seçti. Burada called, “ad verdi” anlamındadır ve yapı call + nesne + ad şeklindedir. Have, olasılığı geçmişe yerleştirir; could call it ise normalde şimdiki veya gelecekteki bir seçeneği anlatır.

Alıştırma

Geçmişte seçilmeyen bir adlandırma seçeneğini göstermek için could ve call kullanarak cümleyi tamamlayın: We ____ something else, but we chose Horizon.

Cevabı göster

could have called it

Now, line two demarks the start of a loop, Kelime

1:12

Şimdi, ikinci satır bir döngünün başlangıcını belirtir,

a sequence of steps that will repeat some number of times.

1:14

döngü, belirli bir sayıda tekrar edecek bir dizi adımdır.

Kelime

loop: bir programdaki tekrarlanan adımlar dizisi

Programlamada loop, bir dizi adımı tekrar tekrar çalıştıran yapıya, yani döngüye denir. loop ifadesinden sonraki bölüm bunu doğrudan açıklar: Bu adımlar belirli sayıda tekrarlanır. Buradaki loop yalnızca dairesel bir şekli değil, programın çalışma akışını anlatır. Kodda veya sözde kodda bir loop gördüğünüzde, hangi komutların tekrarlanan bloğa ait olduğuna bakın.

Alıştırma

Bir programlama açıklamasında “The loop checks every message in the inbox” cümlesindeki loop ne anlama gelir?

  1. Yalnızca bir kez çalışan tek bir komut
  2. Ekrandaki dairesel bir görüntü
  3. Bir dizi komutu tekrarlayan yapı
Cevabı göster

Bir dizi komutu tekrarlayan yapı

So, in our example, the step we're taking is counting people in the room.

1:17

Yani, bizim örneğimizde, attığımız adım odadaki insanları saymaktır.

Beneath line two is line three,

1:20

İkinci satırın altında üçüncü satır bulunur,

which describes exactly how we'll go about counting.

1:22

bu da tam olarak sayım işlemine nasıl devam edeceğimizi açıklar.

The indentation implies that it's line three that will repeat. Kelime

1:25

Satır girintisi, tekrar edecek olanın üçüncü satır olduğu anlamına gelir.

Kelime

The indentation implies: biçimlendirme kod yapısını gösterir

Indentation, bir satırın başında içeriği sağa kaydıran boşluk, yani girinti demektir. Kodda veya sözde kodda bu boşluk, hangi komutların aynı bloğa ait olduğunu gösterebilir. The indentation implies that... ifadesi, biçimlendirmenin sonraki sonuç için kanıt sağlayan bir ipucu verdiği anlamına gelir. Burada girinti, üçüncü satırın döngünün içinde olduğunu ve dolayısıyla tekrarlanan kısmın bu satır olduğunu gösterir.

Alıştırma

“The indentation implies that the message is part of the loop” kod açıklamasında “The indentation implies” ne anlama gelir?

  1. Boşluk, programın mesajı göstermesine neden olur.
  2. Boşluk, kodun yapısı hakkında bir ipucu verir.
  3. Boşluk, mesajda bir hata olduğunu gösterir.
Cevabı göster

Boşluk, kodun yapısı hakkında bir ipucu verir.

So, what the pseudocode is saying is that after starting at zero, Notlar

1:28

Yani, sözde kodun söylediği şey, sıfırdan başladıktan sonra,

for each person in the room, we'll increase n by one. Kalıp ifadeler

1:32

odadaki her bir kişi için n'i bir artıracağımızdır.

Anlatım akışı

what the pseudocode is saying is that...: sözde kodun anlamını açıklama

What X is saying is that... kalıbı, X'teki bilgiyi sade bir açıklamaya dönüştürür. Buradaki saying, gerçek anlamda konuşmak değil, “ifade etmek veya anlamına gelmek” demektir. what yan tümcesi yorumlanan kaynağı adlandırır; is that ise yorumu başlatır. Böylece dinleyen kişi kaynak ile ardından gelen açıklamayı birbirinden ayırabilir.

Alıştırma

Açıklamayı What X is saying is that... kalıbıyla tamamlayın: ____ every visitor must sign in.

Cevabı göster

What the notice is saying is that

Dilbilgisi

after starting at zero: sıralama için after + -ing kullanımı

After starting at zero, bir adımı sonraki adımdan önce yerleştirmek için after + -ing yapısını kullanır. Bu cümlede önce saymaya sıfırdan başlarız, ardından n'yi artırırız. Starting, after edatından sonra kullanılan -ing biçimidir; şimdiki zamanın ana fiili değildir. Bu kısa yapı süreç açıklamalarında ve yönergelerde yaygındır.

Alıştırma

Kontrolün önce yapıldığını after + -ing ifadesiyle gösterin: ____, click Submit.

Cevabı göster

After checking the address

Kalıp ifadeler

increase n by one: by değişim miktarını belirtir

increase n by one ifadesinde n değiştirilen değerdir ve by one değişimin miktarını belirtir. Mevcut değere 1 eklenir; by one, son değerin 1 olduğu anlamına gelmez. Aktarılabilir yapı increase + değer + by + miktar şeklindedir. Örneğin n 4 ise bir artırıldığında 5 olur.

Alıştırma

Bir sayaç 7'den 8'e çıkıyor. Cümleyi by ve İngilizce sayı sözcüğüyle tamamlayın: Increase the counter ____.

Cevabı göster

by one

Now, is this algorithm correct?

1:35

Peki, bu algoritma doğru mu?

Well, let's bang on it a bit. Deyimler

1:38

Haydi biraz test edelim.

Deyimler

bang on it a bit: gündelik ve uygulamalı test

Burada bang on it a bit, bir sistemin veya fikrin başarısız olup olmadığını görmek için onu çeşitli durumlarla denemeyi anlatan, teknik ve gündelik bir benzetmedir. Fiziksel olarak bir şeye vurmak kastedilmez. İfade, bir şeyi yalnızca incelemek yerine ona biraz baskı uygulama görüntüsü verir. Ancak başka bağlamlarda bang on it gerçek anlamda kullanılabilir; buradaki “test etme” yorumu teknik konuşmanın bağlamından gelir.

Alıştırma

Bir yazılım konuşmasında "Let's bang on it a bit" büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Bilgisayara tekrar tekrar vurmak.
  2. Onun üzerinde çalışmayı bırakmak.
  3. Onu birkaç durumla test etmek.
Cevabı göster

Onu birkaç durumla test etmek.

Does it work if there are two people in the room? Dilbilgisi

1:39

Odada iki kişi varsa işe yarar mı?

Dilbilgisi

Does it work if ...?: Bir koşulu sınamak

Does it work if ...? if sözcüğünden sonra verilen koşulda bir yöntemin, sistemin veya planın hâlâ işe yarayıp yaramadığını sorar. Burada it, daha önce sözü edilen algoritmayı gösterir; work ise “çalışmak” görevini yapmak değil, “amaçlandığı gibi işlemek” veya “geçerli olmak” anlamındadır. Bir varsayımı sınamak veya bir çözümün hangi koşullarda güvenilirliğini kaybettiğini kontrol etmek için Does it work if + koşul? yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Bir tasarımcı, akıllı kilidin elektrik kesintisi sırasında kullanılmaya devam edip etmediğini sınamak istiyor. Bu düşünceyi hangi soru ifade eder?

  1. Does it work, so the power goes out?
  2. Does it work if the power goes out?
  3. Does it work because the power goes out?
Cevabı göster

Does it work if the power goes out?

Let's see.

1:42

Görelim.

In line one, we initialize n to zero.

1:43

Birinci satırda, n'i sıfır olarak başlatıyoruz.

For each of these two people, we then increment n by one. Kelime

1:45

Bu iki kişinin her biri için, daha sonra n'i bir artırıyoruz.

Kelime

increment n by one: Bir değişkene 1 eklemek

Increment, sayısal bir değeri belirli bir miktarda artırmak anlamına gelen teknik bir fiildir. increment n by one ifadesinde n değiştirilen değerdir; by one ise değişim miktarını belirtir: yeni değer, eski değere 1 eklenmiş hâlidir. Cümle yinelenen bir güncellemeyi anlatır: her kişi için n değerine 1 eklenir. Yeniden kullanılabilir yapı increment + değer + by + miktar biçimindedir.

Alıştırma

Değişim miktarını belirten edatla teknik talimatı tamamlayın: Increment the retry count ____ one after each failed attempt.

Cevabı göster

by

So, on the first trip through the loop, we update n from zero to one. Deyimler

1:49

Böylece, döngüdeki ilk turda, n'i sıfırdan bire güncelliyoruz.

Deyimler

trip through the loop: döngünün bir yinelemesi

Bu cümlede a trip through the loop, döngü gövdesinin bir kez çalıştırılması, yani bir yineleme anlamına gelir. The first trip, döngü içindeki adımların ilk kez çalıştırılmasıdır. Trip, soyut bir süreci bir yol üzerinde ilerlemeye benzetir. Döngüye girdiğinizi, adımları bir kez izleyip çıktığınızı düşünün; her tam geçiş one trip through the loop olur.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan gündelik teknik ifadeyle tamamlayın: On the second ____, the program removes one duplicate.

Cevabı göster

trip through the loop

On the second trip through that same loop, we update n from one to two.

1:52

Aynı döngüdeki ikinci turda, n'i birden ikiye güncelliyoruz.

And so, by this algorithm's end, Kalıp ifadeler

1:56

Ve böylece, bu algoritmanın sonunda,

n is two, which indeed matches the number of people in the room. Anlatım akışı

1:58

n iki olur, ki bu gerçekten de odadaki insan sayısıyla eşleşir.

Kalıp ifadeler

by this algorithm's end: bitiş noktasına kadar oluşan sonuç

Burada by this algorithm's end, “bu algoritma bitene kadar” anlamına gelir. By bir bitiş noktası belirtir: o noktaya ulaşıldığında n zaten ikiye ulaşmıştır. Bu ifadede “bu algoritmayı kullanarak” anlamına gelmez. This algorithm's end, the end of this algorithm ifadesinin iyelik yapılı alternatifidir. by + bitiş noktası yapısı, en geç o noktada tamamlanmış veya doğru hâle gelmiş bir sonucu bildirmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle raporun en geç saat 17.00'ye kadar bitirilmesi gerektiğini söyler?

  1. The report must be finished by 5 p.m.
  2. The report must be worked on through 5 p.m.
  3. The report must be finished at 5 p.m.
Cevabı göster

The report must be finished by 5 p.m.

Anlatım akışı

which indeed matches: önceki bir sonucu doğrulama

Burada which, ek bilgi veren bir ilgi cümleciği başlatır ve people ya da the room sözcüklerine değil, önceki sonucun tamamına, yani n is two ifadesine gönderme yapar. Bu cümlecik bir kontrol ekler: sonuç, gerçek kişi sayısıyla aynıdır. Indeed, doğrulamayı güçlendirir. Bu nedenle which indeed matches... bir sonucu belirttikten sonra onu verilerle, beklentiyle veya gerçek bir durumla karşılaştırıp doğrulamak için kullanılabilir.

Alıştırma

Örnekte which neye gönderme yapıyor?

  1. Oda
  2. people sözcüğü
  3. Önceki sonuç olan n is two
Cevabı göster

Önceki sonuç olan n is two

So far, so good. Deyimler

2:02

Buraya kadar her şey yolunda.

Deyimler

So far, so good: olumlu ama geçici bir ilerleme değerlendirmesi

So far, so good. işlerin şu ana kadar iyi gittiğini belirten kalıplaşmış bir ifadedir. İlerleyiş hakkında olumlu bir değerlendirme yapar ancak bundan sonra ne olacağını kesinleştirmez. Burada konuşan kişi ara sonucu özetler; nihai başarı ilan etmez. İki so kullanımına da ayrı ayrı aynı anlamı vermek yerine, tüm ifadeyi tek bir kalıp olarak anlamak gerekir.

Alıştırma

Şu ifadeyi değerlendirin: So far, so good. tüm görevin tamamlandığı ve kesinlikle başarılı olacağı anlamına gelir.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

How about a corner case though? Kelime

2:03

Peki ya bir uç durum (corner case) olursa?

Kelime

corner case: sıra dışı bir test koşulu

Teknik bir tartışmada corner case, bir sistemin normal kullanımda göstermediği bir sorunu ortaya çıkarabilecek sıra dışı bir koşul veya girdidir. Burada “sıfır kişi” durumu bu sıra dışı test koşulu olarak seçiliyor. İfade fiziksel bir köşeden söz etmez; sayma yönteminin uç veya nadir bir girdide de çalışıp çalışmadığını test etmeyi anlatır.

Alıştırma

Yazılım testinde hangi durum en iyi corner case olarak tanımlanır?

  1. Geçerli bir hesapla normal oturum açma akışını test etmek
  2. Bir liste sıfır öğe içerdiğinde ne olduğunu test etmek
  3. Oturum açma düğmesi için yeni bir renk seçmek
Cevabı göster

Bir liste sıfır öğe içerdiğinde ne olduğunu test etmek

Suppose that there are zero people in the room, Dilbilgisi

2:05

Odada sıfır kişi olduğunu varsayalım,

besides me, who's doing the counting.

2:07

sayımı yapan benden başka.

Dilbilgisi

Suppose that: varsayımsal bir koşul belirlemek

Suppose that, bir tartışmanın, hesaplamanın veya testin sonraki bölümünde geçici olarak doğru kabul edilecek bir koşulu belirtir. Akıl yürütme için bir başlangıç noktası oluşturur; konuşanın bu koşulun muhtemelen doğru olduğunu tahmin ettiği anlamına gelmez. Yapı Suppose that + cümlecik şeklindedir. That sözcüğü çıkarılabilir: Suppose there are zero people aynı anlama gelir.

Alıştırma

Bu varsayımsal test koşulunu belirtmek için Suppose that kullanın: ____ the phone has no saved contacts. What should the app display?

Cevabı göster

Suppose that

In line one, we again initialize n to zero.

2:09

Birinci satırda, yine n'i sıfır olarak başlatıyoruz.

This time though, line three doesn't execute at all, Kelime

2:12

Ancak bu kez, üçüncü satır hiç çalışmaz,

since there isn't a person in the room,

2:14

çünkü odada hiç insan yoktur,

Kelime

doesn't execute at all: satır hiç çalışmıyor

Burada execute, bir kod satırını “çalıştırmak” anlamına gelen bir programlama fiilidir. Line three doesn't execute, program akışının o satıra hiç ulaşıp satırı çalıştırmadığını belirtir. At all, doesn't ile kurulan olumsuzluğu güçlendirir. Bu ifade, satırın sıfır kez çalıştığını anlatır; çalışıp yanlış bir sonuç ürettiğini değil.

Alıştırma

Bir programlama konuşmasında “The line doesn't execute at all” ne anlama gelir?

  1. Satır çalışır ancak davranışı veya sonucu yanlıştır.
  2. Satır hiçbir zaman çalışmaz.
  3. Satır çalışır ancak çok yavaştır.
Cevabı göster

Satır hiçbir zaman çalışmaz.

and so n remains zero,

2:16

ve böylece n sıfır kalır,

which indeed matches the number of people in the room.

2:18

ki bu gerçekten de odadaki insan sayısıyla eşleşir.

Pretty simple, right? Ton ve niyet

2:20

Oldukça basit, değil mi?

Ton ve niyet

Pretty simple, right?: samimi bir onay kontrolü

Burada pretty “oldukça” veya “epey” anlamına gelir; dolayısıyla pretty simple, fikrin anlaşılmasının kolay göründüğünü belirtir. Pretty bu kullanımda “güzel” anlamına gelmez. Sondaki kısa right? sorusu hafif bir onay ister: Konuşan kişi, dinleyiciyi aynı fikirde olduğunu veya anlatılanları takip ettiğini göstermeye davet eder. Rahat bir anlatımda yön ya da hak sormak yerine kısa bir kontrol görevi görür.

Alıştırma

“Pretty simple, right?” cümlesindeki “right?” sözcüğünün temel işlevi nedir?

  1. Görevin basit olduğunu resmî biçimde kanıtlar.
  2. Dinleyiciye belirli bir yöne gitmesini söyler.
  3. Dinleyiciden samimi bir şekilde onay vermesini veya takip ettiğini göstermesini ister.
Cevabı göster

Dinleyiciden samimi bir şekilde onay vermesini veya takip ettiğini göstermesini ister.

But counting people one at a time is pretty inefficient too, no?

2:21

Ama insanları teker teker saymak da oldukça verimsiz, öyle değil mi?

Surely we can do better. Anlatım akışı

2:25

Kesinlikle daha iyisini yapabiliriz.

Anlatım akışı

Surely we can do better: tartışmayı gelişmeye yöneltmek

Surely we can do better yalnızca güven ifade etmez. Aynı zamanda mevcut yöntemin yeterince iyi olmadığını ve daha iyisinin mümkün olması gerektiğini savunur. Bir geçiş cümlesi olarak tartışmayı verimsiz bir yöntemi belirlemekten daha iyi bir çözüm aramaya taşır. Surely bu sonucu makul gösterir ve dinleyiciyi aynı fikirde olmaya davet eder.

Alıştırma

Bir sunumda Surely we can do better cümlesi temel olarak ne yapar?

  1. Mevcut yaklaşımın zaten mümkün olan en iyi seçenek olduğunu söyler.
  2. Mevcut yaklaşımın muhtemelen geliştirilebileceğini savunur.
  3. Dinleyicilerden yaklaşımın neden başarısız olduğunu açıklamalarını ister.
Cevabı göster

Mevcut yaklaşımın muhtemelen geliştirilebileceğini savunur.

Why not count two people at a time? Ton ve niyet

2:26

Neden aynı anda iki kişiyi saymayalım?

Ton ve niyet

Why not count: Why not + fiilin yalın hâliyle öneri yapmak

Why not count...? öneri yapmak için Why not + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Burada konuşan kişi bir seferde iki kişiyi saymayı önerir; asıl amacı bir açıklama istemek değildir. Soru biçimi öneriyi tartışmaya açık tutar: fikir işe yaramayacaksa karşı taraf yine de gerçek bir neden belirtebilir.

Alıştırma

Öneriyi try ile tamamlayın: Why not ____ the simpler method?

Cevabı göster

try

Instead of counting 1 2 3 4 5 6 7 8 and so forth, Dilbilgisi

2:28

1 2 3 4 5 6 7 8 vb. şeklinde saymak yerine,

why not count 2 4 6 8 and so on.

2:33

neden 2 4 6 8 vb. şeklinde saymıyoruz.

Dilbilgisi

Instead of counting ... why not count: alternatif önermek

Instead of doing X, why not do Y? kalıbı, mevcut bir eylemi önerilen bir alternatifle yan yana getirir. Burada X birer birer saymak, Y ise ikişer ikişer saymaktır. instead of sonrasında isim veya -ing biçimi kullanılır; bu yüzden counting gelir. why not sonrasında fiilin yalın biçimi kullanılır; bu yüzden count gelir. Bu kalıp farklı bir yöntem önermek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Öneriyi tamamlamak için check ve use fiillerini doğru biçimlere getirin: Instead of ____ every email one by one, why not ____ a filter?

Cevabı göster

checking · use

It even sounds faster and it surely is.

2:36

Kulağa daha da hızlı geliyor ve kesinlikle öyle.

Let's express this optimization in pseudocode. Kelime

2:39

Gelin bu optimizasyonu sözde kodla ifade edelim.

Kelime

optimization: verimliliği artıran hedefli bir iyileştirme

Bu cümlede optimization, sayma yöntemini daha verimli hâle getiren belirli bir değişiklik anlamına gelir: yöntem bir seferde bir kişi yerine iki kişiyi işler. Teknik bağlamlarda optimization; hızın artması, bellek kullanımının veya iş miktarının azalması gibi bir hedef doğrultusunda algoritmayı, programı ya da süreci geliştirir. Yalnızca bir şeyin belirsiz biçimde iyileştiğini söylemek değil, amaçlı bir geliştirmedir.

Alıştırma

Bir programı hızlandırma tartışmasında optimization büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Kodun başka bir dile çevrilmesi
  2. Olası hataların eksiksiz bir listesi
  3. Bir sistemi daha verimli hâle getiren belirli bir değişiklik
Cevabı göster

Bir sistemi daha verimli hâle getiren belirli bir değişiklik

Let n equal zero.

2:41

n eşittir sıfır olsun.

For each pair of people in room,

2:43

Odadaki her insan çifti için,

set n = n + 2.

2:45

n = n + 2 olarak ayarlayın.

Pretty simple change, right?

2:47

Oldukça basit bir değişiklik, değil mi?

Rather than count people one at a time,

2:49

İnsanları teker teker saymak yerine,

we instead count them two at a time.

2:51

onları ikişer ikişer sayarız.

This algorithm is thus twice as fast as the last. Dilbilgisi

2:53

Bu algoritma dolayısıyla bir öncekinden iki kat daha hızlıdır.

Dilbilgisi

twice as fast as: hızın tam iki katı

twice as fast as, bir şeyin hızının karşılaştırılan şeyin hızının iki katı olduğunu belirtir. Burada bu algoritmanın hızı önceki algoritmanın hızıyla karşılaştırılıyor. Yapı, çarpan + as + sıfat veya zarf + as + karşılaştırma hedefi şeklindedir. twice as fast as the last ifadesinde twice çarpanı, fast karşılaştırılan özelliği gösterir; ikinci as ise karşılaştırma hedefini getirir.

Alıştırma

Karşılaştırmadaki eksik iki sözcüğü tamamlayın: The new scanner is twice ____ fast ____ the old one.

Cevabı göster

as · as

But is it correct?

2:56

Peki doğru mu?

Let's see.

2:57

Görelim.

Does it work if there are two people in the room?

2:58

Odada iki kişi varsa işe yarar mı?

In line one, we initialize n to zero.

3:00

Birinci satırda, n'i sıfır olarak başlatıyoruz.

For that one pair of people, we then increment n by two.

3:02

O bir çift insan için, n'i iki artırırız.

And so, by this algorithm's end,

3:06

Ve böylece, bu algoritmanın sonunda,

n is two, which indeed matches the number of people in the room.

3:08

n iki olur, ki bu gerçekten de odadaki insan sayısıyla eşleşir.

Suppose next that there are zero people in the room.

3:11

Sonra odada sıfır kişi olduğunu varsayalım.

In line one, we initialize n to zero.

3:13

Birinci satırda, n'i sıfır olarak başlatıyoruz.

As before, line three doesn't execute at all, Anlatım akışı

3:16

Önceki gibi, üçüncü satır hiç çalışmaz,

Anlatım akışı

As before: önceki aynı duruma bağlanmak

As before, “önceki durumdakiyle aynı şekilde” anlamına gelir. Daha önce verilmiş bilgiye gönderme yapar ve mevcut durumun aynı örüntüyü izlediğini bildirir. Burada açıklamayı düzenler: üçüncü satır, önceki durumda olduğu gibi yine çalıştırılmaz. Buradaki As neden değil, benzerlik ifade eder.

Alıştırma

As before burada ne yapıyor? The first test had no errors. As before, the second test finished without any errors.

  1. Testin daha sonra tekrarlanacağını söyler.
  2. Testte neden hata olmadığını açıklar.
  3. Bu sonucu önceki durumdaki aynı sonuca bağlar.
Cevabı göster

Bu sonucu önceki durumdaki aynı sonuca bağlar.

since there aren't any pairs of people in the room,

3:18

çünkü odada insan çiftleri yoktur,

and so n remains zero,

3:20

ve böylece n sıfır kalır,

which indeed matches the number of people in the room.

3:22

ki bu gerçekten de odadaki insan sayısıyla eşleşir.

But what if there are three people in the room? Dilbilgisi

3:24

Ama odada üç kişi varsa ne olur?

Dilbilgisi

What if there are ...? ile olası bir durumu sınamak

Bu cümlede What if varsayımsal bir durum ortaya koyar: odada üç kişi olduğunu düşünelim. Konuşan kişi mevcut kişi sayısını sormaz; yöntemin bu koşul altında nasıl bir sonuç vereceğini sorar. there are, varsayımın içinde birden fazla kişi veya nesnenin var olduğunu bildiren kısmı oluşturur. Bu kalıp, bir koşul değiştiğinde önceki bir iddia, plan veya sürecin hâlâ işleyip işlemediğini sınamanızı sağlar.

Alıştırma

Soruyu vurgulanan dört sözcüklü yapıyla tamamlayın: ____ five passengers in the car?

Cevabı göster

What if there are

How does this algorithm fair?

3:27

Bu algoritma nasıl bir sonuç verir?

Let's see.

3:29

Görelim.

In line one, we initialize n to zero.

3:30

Birinci satırda, n'i sıfır olarak başlatıyoruz.

For a pair of those people, we then increment n by two.

3:33

O insanlardan bir çift için, daha sonra n'i iki artırırız.

But then what? Anlatım akışı

3:36

Ama sonra ne olacak?

Anlatım akışı

But then what? ile eksik sonraki adımı ortaya çıkarmak

But, önceki noktadan bir yön değişikliğini gösterir; then ise sıradaki aşamaya veya sonuca işaret eder. What, What happens next? ya da What do we do next? gibi daha uzun bir sorunun yerini tutar. Tek başına kullanılan kısa bir soru olarak But then what? açıklamanın akışını kesip bir boşluğu ortaya çıkarır: bir adım anlatılmıştır, ancak süreç tamamlanmamıştır. Eksik olan sonraki adımı talep ederek düşünceyi ilerletir.

Alıştırma

Bir süreç açıklanırken But then what? genellikle ne yapar?

  1. Bütün adımların tamamlandığını duyurur.
  2. Sürecin henüz çözüme kavuşmamış bir sonraki adıma geldiğini gösterir.
  3. Konuyla ilgisiz geçmiş bir olaya döner.
Cevabı göster

Sürecin henüz çözüme kavuşmamış bir sonraki adıma geldiğini gösterir.

There isn't another full pair of people in the room,

3:37

Odada başka tam bir çift insan yok,

so line two no longer applies. Kalıp ifadeler

3:39

yani ikinci satır artık uygulanamaz.

Kalıp ifadeler

no longer applies: bir kural artık geçerli değildir

Bu cümlede no longer applies, ikinci satırın daha önce duruma uyduğunu ancak gerekli koşul ortadan kalktığı için artık uymadığını belirtir. Buradaki apply, “başvurmak” değil, “bir durum için geçerli veya uygulanabilir olmak” anlamındadır. no longer + fiil yapısı, daha önce doğru olan bir şeyin artık doğru olmadığını gösterir. Özne bir kural, koşul, talimat veya indirim olduğunda apply, onun belirli bir durumu kapsadığını ifade eder.

Alıştırma

The rule no longer applies ifadesi en iyi hangi durumu anlatır?

  1. Kural bu durumu hiçbir zaman kapsamamıştır.
  2. Kural daha önce durumu kapsıyordu, ancak bir değişiklik onu artık ilgisiz hâle getirdi.
  3. Birisi yeni bir kural oluşturmak için başvuruyor.
Cevabı göster

Kural daha önce durumu kapsıyordu, ancak bir değişiklik onu artık ilgisiz hâle getirdi.

And so, by this algorithm's end,

3:41

Ve böylece, bu algoritmanın sonunda,

n is still two, which isn't correct.

3:43

n hala ikidir, ki bu doğru değildir.

Indeed, this algorithm is said to be buggy, Kelime

3:46

Aslında bu algoritmaya hatalı (buggy) denir,

because it has a mistake.

3:48

çünkü içinde bir yanlışlık vardır.

Kelime

buggy: kusur içeren yazılım veya algoritmalar

Teknik konuşmalarda buggy, bir yazılımın, algoritmanın veya özelliğin bug içerdiğini ve yanlış sonuç verebileceğini ya da güvenilmez çalışabileceğini belirten bir sıfattır. Burada hata içeren bir algoritmayı tanımlar. Buggy, yalnızca wrong demekten daha özeldir: teknik bir sistemin tasarlanma veya uygulanma biçimindeki kusurlara işaret eder. Buradaki bug, böcek değil, yazılım ya da mühendislik kusuru anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümlede buggy teknik bağlamda doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. This pencil is buggy because it needs sharpening.
  2. The developer is buggy because she made a typo.
  3. The new app is still buggy and sometimes crashes.
Cevabı göster

The new app is still buggy and sometimes crashes.

Let's redress with some new pseudocode. Kelime

3:49

Bunu biraz yeni bir sözde kodla düzeltelim.

Kelime

redress: bir sorunu resmî bir dille düzeltmek veya gidermek

Burada redress, bir sorunu düzeltmek ya da gidermek anlamına gelir. Konuşmacı, algoritmadaki bir kusuru belirlemekten onu yeni sözde kodla onarmaya geçiyor. Bu sözcük, yanlış olan bir durumu düzeltmeye odaklanır; bu bağlamda giyinmekle ilgili değildir.

Alıştırma

Örnekte redress ne anlama geliyor?

  1. farklı kıyafetler giymek
  2. kodu kırmızı renkte yazmak
  3. bir sorunu düzeltmek veya gidermek
Cevabı göster

bir sorunu düzeltmek veya gidermek

Let n equal zero.

3:51

n eşittir sıfır olsun.

For each pair of people in room,

3:52

Odadaki her insan çifti için,

set n = n + 2.

3:55

n = n + 2 olarak ayarlayın.

If one person remains unpaired,

3:57

Eğer bir kişi eşleşmeden kalırsa,

set n = n + 1.

4:00

n = n + 1 olarak ayarlayın.

To solve this particular problem,

4:02

Bu özel sorunu çözmek için,

we've introduced in line four a condition, Kelime

4:03

dördüncü satırda bir koşul ekledik,

otherwise known as a branch,

4:06

diğer adıyla dal (branch),

that only executes if there's one person we could not pair with another. Dilbilgisi

4:08

ki bu yalnızca eşleştiremediğimiz bir kişi kalırsa çalışır.

Kelime

a condition, otherwise known as a branch: iki kontrol akışı terimi

Bu programlama açıklamasında condition, bir kodun çalışıp çalışmayacağına karar veren doğru-yanlış testidir; branch ise bu testin sonucuna göre seçilen kod yolu veya bloğudur. otherwise known as ifadesi, konuşulan koşullu bölüm için başka bir ad olarak branch sözcüğünü tanıtır. Buradaki kullanım biraz gevşektir: condition testtir, branch ise programın sonuçlardan biri için yaptığı işlemdir. Burada ilgili branch yalnızca bir kişi eşleşmeden kaldığında çalışır.

Alıştırma

Hangi açıklama condition ve branch terimlerini en doğru biçimde kullanıyor?

  1. Condition bir açıklama satırıdır; branch ise dosyanın adıdır.
  2. Branch doğru-yanlış testidir; condition ise sonuca göre seçilen kod yoludur.
  3. Condition doğru-yanlış testidir; branch ise sonuca göre seçilen kod yoludur.
Cevabı göster

Condition doğru-yanlış testidir; branch ise sonuca göre seçilen kod yoludur.

Dilbilgisi

only executes if: gerekli bir tetikleme koşulunu belirtmek

only executes if... yapısında only, yürütme sayısını değil yürütme koşulunu sınırlar: eylem yalnızca if yan tümcesindeki koşul doğru olduğunda çalışabilir; koşul yanlışsa çalışamaz. Eylemin yalnızca bir kez çalıştığı anlamına gelmez. Bu yapı, if yan tümcesini kodun, bir komutun veya otomatik bir adımın çalışması için gerekli tetikleyici koşul olarak sunar.

Alıştırma

Koşulu only executes if ile tamamlayın: The shutdown command ____ the temperature rises above 40 degrees.

Cevabı göster

only executes if

And so now,

4:12

Ve böylece artık,

whether there's one or three or any odd number of people in the room, Dilbilgisi

4:12

odada bir veya üç veya herhangi bir tek sayı kadar insan olsun,

this algorithm will now count them.

4:16

bu algoritma artık onları sayacaktır.

Dilbilgisi

whether there's one or three or any odd number: tüm seçenekleri kapsamak

whether there's one or three or any odd number... ifadesinde whether seçenekleri sunar ve her or başka bir durum ekler. Ana cümle hepsi için aynı sonucu verir: algoritma, kişi sayısının tek olduğu her durumda insanları sayar. Burada whether, evet ya da hayır sorusu sormaz. One ve three birer örnektir; any odd number ise iddiayı tüm tek sayılar kategorisine genişletir. Anlamı “hangi durum geçerli olursa olsun”dur.

Alıştırma

whether there's one or three or any odd number burada ne anlama geliyor?

  1. Algoritma, kişi sayısının tek olduğu her durumda insanları sayar.
  2. Konuşmacı odada kaç kişi olduğunu soruyor.
  3. Algoritma insanları yalnızca tam olarak bir ya da üç kişi olduğunda sayar.
Cevabı göster

Algoritma, kişi sayısının tek olduğu her durumda insanları sayar.

Can we do even better?

4:18

Daha da iyisini yapabilir miyiz?

Well, we could count in threes or fours or even fives and tens, Kalıp ifadeler

4:19

Eh, üçer, dörder, hatta beşer ve onar sayabiliriz,

Kalıp ifadeler

count in threes or fours: üçer ya da dörder saymak

Count in threes or fours, üçlü ya da dörtlü gruplar veya adımlar hâlinde saymak demektir. Örneğin üçer sayınca 3, 6, 9, 12 elde edilir. Kalıp count in + çoğul sayı sözcüğü şeklindedir: count in twos, count in fives, count in tens. Buradaki in bir yeri değil, her grubun büyüklüğünü ya da sayma adımını belirtir.

Alıştırma

Sayma adımı üç olacak şekilde cümleyi in + çoğul sayı kalıbıyla tamamlayın: Let's count ____: three, six, nine, twelve.

Cevabı göster

in threes

but beyond that it's going to get a little bit difficult to point. Notlar

4:23

ama bunun ötesine geçildiğinde işaret etmesi biraz zorlaşacak.

Kalıp ifadeler

beyond that: belirtilen sınırın ötesinde

Bu cümlede beyond that, “az önce belirtilen aralığın veya sınırın ötesinde” demektir. That, daha önce konuşulan daha büyük sayma adımlarına gönderme yapar; beyond ise daha ileri gitmenin işaret etmeyi zorlaştıracağını anlatır. Beyond yalnızca fiziksel alanı anlatmaz. Yeniden kullanılabilen beyond that kalıbı genellikle “o sayıyı, düzeyi, aşamayı veya sınırı geçersek” anlamına gelir.

Alıştırma

“The first ten pages are easy, but beyond that the material gets harder,” cümlesinde beyond that ne anlama gelir?

  1. kitabın arkasında
  2. ilk on sayfadan sonra
  3. on sayfaya ulaşmadan önce
Cevabı göster

ilk on sayfadan sonra

Dilbilgisi

get a little bit difficult to point: işaret etmenin biraz zorlaşması

Burada get “hâle gelmek” anlamındadır: önce kolayca yapılabilen hareket giderek zorlaşır. A little bit, difficult ifadesini yumuşatır; yani işaret etmek imkânsız değil, biraz zor olur. To point mastarı, zorlaşan eylemin ne olduğunu söyler. Bu cümlede point, “insanları parmakla tek tek göstermek” anlamında bir fiildir; “fikir” veya “puan” anlamındaki bir isim değildir.

Alıştırma

“Biraz zor hâle gelmek” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: When the directions include too many steps, they ____ follow.

Cevabı göster

get a little bit difficult to

At the end of the day, Deyimler

4:26

Günün sonunda,

whether executed by computers or humans, Dilbilgisi

4:27

ister bilgisayarlar ister insanlar tarafından yürütülsün,

algorithms are just a set of instructions with which to solve problems. Dilbilgisi

4:30

algoritmalar sadece sorunları çözmek için kullanılan bir dizi talimattır.

Deyimler

At the end of the day: ana sonucu belirtmek

At the end of the day, “tüm ayrıntılar değerlendirildikten sonra” veya “sonuçta” anlamına gelen bir deyimdir. Destekleyici ayrıntılardan ana sonuca geçildiğini gösterir; akşam saatlerinden birini anlatmaz. Burada, ardından gelen ifadeyi hatırlanması gereken temel tanım olarak sunar: bilgisayarlar ya da insanlar uygulasın, algoritmalar sorunları çözmek için kullanılan talimatlardır.

Alıştırma

Pratik sonucu tanıtan deyimle cümleyi tamamlayın: ____, the team needs a plan everyone can follow.

Cevabı göster

At the end of the day

Dilbilgisi

whether executed by computers or humans: kısaltılmış edilgen whether yan cümlesi

Tam yan cümle whether algorithms are executed by computers or humans biçimindedir. Tekrarlanan özne algorithms ve edilgen yapı için gereken be biçimi, ana cümleden anlaşılabildiği için çıkarılmıştır. Kısaltılmış yan cümle, eylemi iki gerçekleştirenden hangisinin yaptığı fark etmez anlamında bir koşul ekler. algorithms sözcüğünü niteler ve ana ifadeyi hazırlar; ayrı bir ana cümle değildir.

Alıştırma

Örnekteki whether executed by computers or humans ifadesini en iyi hangi tam yan cümle açar?

  1. whether they execute computers or humans
  2. whether they are executed by computers or humans
  3. whether computers are executed by humans
Cevabı göster

whether they are executed by computers or humans

Dilbilgisi

with which to solve problems: kullanılan aracı resmî biçimde ifade etmek

with which to solve problems ifadesi a set of instructions bölümünü niteler. Which bu talimat dizisine geri döner, with ise talimatları problem çözmek için kullanılan araç olarak gösterir. İsim + edat + which + to-infinitive kalıbı, olası bir amacı veya kullanımı kısa ve resmî biçimde anlatır. Burada, birinin problem çözmek için kullanabileceği bir talimat dizisi anlamına gelir; instructions sözcüğünü solve fiilinin dilbilgisel eyleyeni yapmaz.

Alıştırma

Hangi seçenek a set of instructions with which to solve problems ifadesini en iyi şekilde açıklar?

  1. a set of instructions that someone can use to solve problems
  2. a set of instructions that someone must solve
  3. a set of instructions that solve every problem by themselves
Cevabı göster

a set of instructions that someone can use to solve problems

These were just three.

4:33

Bunlar sadece üç tanesiydi.

What problem would you solve with an algorithm? Ton ve niyet

4:35

Siz bir algoritma ile hangi sorunu çözerdiniz?

Ton ve niyet

What problem would you solve...?: varsayımsal bir seçim hayal etmeye davet

What problem would you solve...? dinleyiciyi olası bir seçim hayal etmeye ve bir fikri kendi durumuyla ilişkilendirmeye çağıran açık uçlu bir sorudur. Tek bir doğru cevap beklemez. Burada would varsayımsal bir seçim kurar: Bir algoritma kullanabilseydiniz hangi problemi çözmeyi seçerdiniz? Bu soruda geçmiş zamana gönderme yapmaz.

Alıştırma

What problem would you solve with an algorithm? cümlesinde would sözcüğünün temel işlevi nedir?

  1. Dinleyiciye belirli bir problemi çözmesini emreder.
  2. Dinleyiciyi olası bir seçim hayal etmeye davet eder.
  3. Geçmişte zaten çözülmüş bir problemi sorar.
Cevabı göster

Dinleyiciyi olası bir seçim hayal etmeye davet eder.