Uzay İstilacısı Winton Terrier'lara Karşı | YENİ 2. Sezon Klibi | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Çocuklar hayali bir savaş sırasında yaklaşan rakibe nasıl karşı koyacaklarını planlar, birine fazla yakın durmanın insanları uzaklaştırdığını keşfeder ve sonunda hayali ok yağmurunu geçmek için bir kalkan kullanır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get to — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Buradaki ifadenin bir yere varmak ya da bir nesneyi elde etmek değil, bir şeyi yapma fırsatına veya iznine sahip olmak anlamına geldiğini anlayabilirsiniz. Başka birinin neden istenen bir görevi ya da ayrıcalığı aldığını sorarken, özellikle adaletsizlikten yakınırken bu kullanımı tanıyıp uygulayabilirsiniz. 2. Space Invader? — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Rahatsız edecek kadar yakında durarak kişisel alanı ihlal eden biri için kullanılan bu şakacı mecazı tanıyabilirsiniz. Böylece gerçek bir bilim kurgu istilacısı düşünmeden espriyi yakalayabilir ve gündelik konuşmalarda sosyal mesafe ile sınırları anlatabilirsiniz. 3. Hang on. — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu sözü bir yere asılma ya da tutunma talimatı olarak değil, beklemeye veya o anki eylemi kısa süreliğine durdurmaya yönelik kısa bir rica olarak yorumlayabilirsiniz. Bir sorun fark ettiğinizde, biraz zamana ihtiyaç duyduğunuzda veya birini anlık olarak durdurmak istediğinizde doğal biçimde kullanabilirsiniz.
Bu derste
get to + fiil: fırsata veya izne sahip olmak
get to scout ifadesinde get to + fiilin yalın hâli, “bir şeyi yapma fırsatına ya da iznine sahip olmak” demektir. Burada scout fiildir; ifade bir yere varmayı değil, keşif yapabilmeyi anlatır. Why do you get to...? yalnızca beceriyi sormaz. Bu soru genellikle adaletsiz görünen bir fırsata veya ayrıcalığa itiraz eder.
Alıştırma
“After helping the teacher, Mia gets to choose the first book,” cümlesinde gets to choose ne anlama gelir?
- Seçmek zorundadır.
- Kitapların bulunduğu yere ulaşır.
- Seçme fırsatına veya iznine sahiptir.
Cevabı göster
Seçme fırsatına veya iznine sahiptir.
Cuz you got to sit closest to the tap last night.
0:17Çünkü dün gece musluğa en yakın sen oturmuştun.
Even though I said "Close tap" first on the way back from jujitsu. Notlar
0:21Jujitsu'dan dönerken ilk ben "Musluğa yakın" demiş olmama rağmen.
Even though: beklenmedik bir karşıtlık sunmak
Even though, normalde farklı bir sonuç beklenmesine yol açacak bir gerçeği anlatır. Burada “Close tap” sözünü ilk söylemek, konuşana öncelik vermesi gereken bir gerçek olarak sunulur; ancak sonuç bu beklentiye uymamıştır. Bu ifade bağımlı bir ödünleme yan cümlesi başlatır. Bu altyazı satırında karşıt sonucu bildiren ana cümle söylenmez; dinleyen kişi sonucu çevredeki konuşmadan çıkarır.
Alıştırma
Şu durumu okuyun: Ava studied hard, but she still found the test difficult. Bu karşıtlığı hangi cümle ifade eder?
- Because Ava studied hard, she found the test difficult.
- Even if Ava studies hard, she might find the test difficult.
- Even though Ava studied hard, she found the test difficult.
Cevabı göster
Even though Ava studied hard, she found the test difficult.
on the way back from: bir yerden veya etkinlikten dönüş yolunda
Bu cümlede on the way back from jujitsu, “jujitsudan dönerken” anlamına gelir. From başlangıç noktasını, back ise yolculuğun bir dönüş olduğunu gösterir. Bir yerden veya etkinlikten dönerken bir şey olduğunu anlatmak için on the way back from + yer veya etkinlik yapısını kullanın.
Alıştırma
Cümleyi “bir yerden dönüş yolculuğu sırasında” anlamına gelen beş kelimelik ifadeyle tamamlayın: I found my keys ____ the library.
Cevabı göster
on the way back from
When he comes: gelecek zaman yan cümlesinde geniş zaman
When he comes gelecekteki bir gelişi anlatır; ancak when ile başlayan zaman yan cümlesinde will come değil, geniş zaman biçimi comes kullanılır. İngilizcede when ile başlayan gelecek zaman yan cümlelerinde genellikle şimdiki zaman biçimlerinden biri kullanılır. Ana cümle ask him a question örneğindeki gibi emir cümlesi olabilir veya he'll run away örneğindeki gibi will içerebilir. Yapı When + geniş zaman, ardından emir cümlesi veya geleceği anlatan ana cümle şeklindedir.
Alıştırma
Gelecek zaman yan cümlesini open fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: When the shop ____, we'll go inside.
Cevabı göster
opens
Ask him if he's gluten-free: ask someone if + düz cümle söz dizimi
Ask him if he's gluten-free cümlesinde ask fiilinden sonra gelen yan cümle dolaylı bir evet-hayır sorusudur. Burada if, whether gibi “olup olmadığını” anlamına gelir: konuşan kişi, birinden adamın glütenden kaçınıp kaçınmadığını öğrenmesini ister. if'ten sonra düz cümle söz dizimi kullanılır: he is/he's gluten-free doğrudur, is he gluten-free değildir. Kullanılabilir kalıp ask + kişi + if/whether + özne + fiil şeklindedir.
Alıştırma
Yönergeyi ask + kişi + if yapısıyla tamamlayın: Please ____ she needs a ride.
Cevabı göster
ask her if
run away: koşarak uzaklaşmak
Run away, bir kişiden ya da yerden koşarak uzaklaşmak anlamına gelen bir öbek fiildir ve çoğu zaman korku veya kaçma amacı taşır. Bu cümlede adamın yalnızca koşmaya başlaması değil, oradan ayrılması anlamına gelir. away, bulunulan yerden ya da kişiden uzaklaşma yönünü ekler. Run tek başına yalnızca koşma eylemini belirtir ve mutlaka oradan ayrılmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi run away ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The rabbit saw the fox and ____.
Cevabı göster
ran away
Space Invader: fazla yakında duran biri için şakacı bir ad
Burada Space Invader, başka insanlara fazla yaklaşarak onların kişisel alanına giren biri için kullanılan şakacı bir benzetmedir. Sonraki cümle kastedilen anlamı doğrudan verir; gerçek bir uzaylıyı veya yalnızca bir video oyunu karakterini anlatmaz. Şaka, kişinin çevresindeki rahat mesafeyi bir başkasının işgal edebileceği bir alan gibi ele alır. Büyük harfle yazılan ad, eğlenceli göndermeyi güçlendirir; ancak bu özel anlamı bağlam sağlar.
Alıştırma
Bu konuşmada Space Invader ne anlama geliyor?
- Atari oyunu oynayan biri
- Başka bir gezegenden seyahat eden biri
- Başka insanlara fazla yakın duran biri
Cevabı göster
Başka insanlara fazla yakın duran biri
someone who stands too close: who ile bir kişiyi tanımlamak
someone who stands too close ifadesinde someone, kim olduğu belirtilmeyen bir kişiyi anlatır; who stands too close ise ne tür bir kişinin kastedildiğini belirleyen bir ilgi cümleciğidir. Who, açıklamayı someone sözcüğüne bağlar; soru sormaz. Tipik bir eylem veya özelliğe göre bir insan türünü tanımlamak için someone who + fiil öbeği yapısını yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Tanımı hedefteki iki sözcüklü kalıpla tamamlayın: A mechanic is ____ repairs machines.
Cevabı göster
someone who
this far apart: gösterilen mesafe kadar ayrı
this far apart ifadesinde this, “bu derecede” veya “bu kadar” anlamına gelir. Konuşanın gösterdiği ya da o durumda görülebilen bir mesafeye işaret eder. Far aralığın büyüklüğünü, apart ise insanların veya nesnelerin birbirinden ayrı olduğunu anlatır. About this far apart, mesafeyi yaklaşık hâle getirir: aralık, gösterilen mesafeye aşağı yukarı eşittir.
Alıştırma
Bir eğitmen elleriyle bir aralık gösteriyor. Hangi cümle aynı aralığın kullanılmasını ister?
- Place the two cones very far away.
- Place the two cones this far apart.
- Place the two cones close together.
Cevabı göster
Place the two cones this far apart.
but you don't: tekrarlanan fiil öbeğini söylememek
but you don't ifadesinde but bir karşıtlık kurar ve don't ifadesinden sonra söylenmeyen fakat anlaşılan bir fiil öbeği vardır. Dinleyen kişi ilk cümlecikten stay about this far apart ifadesini tamamlar; açık hâli but you don't stay about this far apart olur. İngilizcede tekrarlanan bir fiil öbeği do, does veya did sonrasında sıkça söylenmez. Yardımcı fiil, özne uyumunu, zamanı ve cümlenin olumsuz olup olmadığını göstermek için kalır.
Alıştırma
likes tea ifadesini tekrarlamadan karşıtlığı tamamlayın: Leo likes tea, but Mia ____.
Cevabı göster
doesn't
get right up close: iyice yakına gelmek
Get right up close, birine ya da bir şeye son derece yakın bir konuma doğru hareket etmek demektir. Get o konuma geçme hareketini ekler, up close çok yakın mesafeyi anlatır, right ise yakınlığın derecesini güçlendirir. Buradaki right, doğru ya da solun karşıtı olan yön anlamına gelmez. İfade, zaten yakında bulunma durumunu değil, etkin biçimde yaklaşmayı anlatır.
Alıştırma
get right up close ifadesinde right ne anlam katar?
- Hareketin doğru olduğunu söyler.
- Sağ tarafa doğru hareket anlamına gelir.
- Yakınlığın derecesini güçlendirir.
Cevabı göster
Yakınlığın derecesini güçlendirir.
Is that why people keep on running away from me? Dilbilgisi
1:09İnsanların sürekli benden kaçmasının sebebi bu mu?
Is that why ...?: neden-sonuç bağlantısını kontrol etmek
Is that why ...?, az önce söylenen bilginin bir sonucun nedeni olup olmadığını kontrol eder. That, daha önce belirtilen olası nedene gönderme yapar; why sonrasındaki yan cümle ise açıklanacak sonucu verir. Why sonrasında düz cümle sözcük dizilişini kullanın, çünkü ana soru yapısı zaten Is that ...? biçimindedir: Is that why people leave? denir, Is that why do people leave? denmez.
Alıştırma
Bir arkadaşınız yolun su altında kaldığını söylüyor. Bunun otobüsün gecikmesini açıklayıp açıklamadığını doğal biçimde soran cümle hangisidir?
- Is that because the bus is late?
- Is why that the bus is late?
- Is that why the bus is late?
Cevabı göster
Is that why the bus is late?
keep on running away: tekrarlanan veya süren eylem
keep on running away ifadesinde keep on, running away eylemini süren ya da tekrar tekrar gerçekleşen bir davranış olarak gösterir. Soru, tek bir kaçışın değil, insanların bunu neden defalarca yaptığının sebebini sorar. On, keep on doing fiil kalıbının parçasıdır; burada yer veya yön bildiren bir edat değildir.
Alıştırma
keep on ifadesinin doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: My little brother ____ asking the same question.
Cevabı göster
keeps on
not so close: mesafeyle ilgili kısa bir düzeltme
Not so close eksiltili bir düzeltmedir: durum anlamı açık hâle getirdiği için Don't stand veya Don't come gibi sözler söylenmez. Burada “Biraz daha uzaklaş” anlamına gelir; “Çok yakında değilsin” biçiminde bir bilgi vermez. not so + sıfat veya zarf kalıbı, not so fast ya da not so loud örneklerindeki gibi birinden bir dereceyi azaltmasını kısa biçimde isteyebilir.
Alıştırma
Bu durumda konuşan kişi "Winton, not so close" diyerek ne yapıyor?
- Winton'dan biraz daha uzaklaşmasını kısaca istemek.
- Winton'dan daha sessiz konuşmasını istemek.
- Winton'ın zaten uzakta olduğunu söylemek.
Cevabı göster
Winton'dan biraz daha uzaklaşmasını kısaca istemek.
Just tell me: doğrudan cevap vermesi için karşı tarafı sıkıştırmak
Burada Just tell me, “sorudan kaçınmayı bırak ve bana doğrudan cevap ver” anlamına gelir. Just burada tarafsız bir “yalnızca” anlamı taşımaz; cevap vermeyi dinleyicinin yapması gereken tek ve basit eylem olarak sunar. Dinleyicinin seçeneklerini daralttığı için ifade baskı yaratır ve sabırsız gelebilir. İfadenin tam olarak ne kadar güçlü olduğu, konuşanın ses tonuna ve kişiler arasındaki ilişkiye bağlıdır.
Alıştırma
“Just tell me whether you want the red one or the blue one,” cümlesinde Just tell me ne anlatıyor?
- Konuşan kişi daha fazla gecikmeden doğrudan bir seçim istiyor.
- Konuşan kişi cevabı önemsemiyor.
- Konuşan kişi dinleyicinin yalnızca yazılı cevap vermesine izin veriyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi daha fazla gecikmeden doğrudan bir seçim istiyor.
You're right: başka birinin değerlendirmesini kabul etmek
You're right, diğer kişinin ifadesinin, değerlendirmesinin veya önerisinin doğru olduğunu kabul etmek için kullanılan bir konuşma yanıtıdır. Bu cümlede konuşan kişi, işe yaradığını gördükten sonra Bluey’nin söylediklerini kabul ediyor. Burada right, düşüncenin doğru olduğunu anlatır. “Sağ tarafta”, “ahlaken iyi” veya “yasal bir hakka sahip” anlamına gelmez.
Alıştırma
Maya, “This path is shorter.” diyor. Haritayı kontrol eden Leo, “You're right.” diyor. Leo ne yapıyor?
- Maya’nın sağ tarafta durduğunu söylüyor.
- Maya’nın yasal bir hakkı olduğunu söylüyor.
- Maya’nın değerlendirmesinin doğru olduğunu kabul ediyor.
Cevabı göster
Maya’nın değerlendirmesinin doğru olduğunu kabul ediyor.
get past the arrows: bir engeli aşıp geçmek
Bu soruda get past the arrows, tehlike ya da engel oluşturan okların ötesine bir şekilde geçmek demektir. Past burada diğer tarafa doğru hareketi anlatır; geçmiş zamana gönderme yapmaz. get past + isim yapısı, ilerlemeyi engelleyen bir şeyi aşmaya ya da onun etrafından dolaşmanın yolunu bulmaya odaklanır. Fiziksel bir engel veya soyut bir zorluk için kullanılabilir.
Alıştırma
"How can we get past the locked gate?" cümlesinde get past ne anlama gelir?
- daha önceki bir zamandan söz etmek
- engeli aşmanın bir yolunu bulmak
- engeli birine vermek
Cevabı göster
engeli aşmanın bir yolunu bulmak
this one: anlaşılan tekil bir ismin yerine one kullanmak
this one ifadesinde one, bağlamdan zaten anlaşılan sayılabilir tekil bir ismin yerine kullanılan bir zamirdir. Burada shield yerine geçtiği için konuşmacının Use this shield ifadesini tekrarlamasına gerek kalmaz. This, uzatılan veya işaret edilen belirli nesneyi gösterir. Tekrar kullanılabilir this one kalıbı, “bilinen bir grubun içindeki bu belirli nesne” anlamına gelir.
Alıştırma
"The blue cup is clean, so use this one" cümlesinde one hangi sözcüğün yerine geçer?
- blue
- cup
- clean
Cevabı göster
cup
Hang on: bir dakika beklemek
Hang on, konuşma dilinde “bir dakika bekle” veya “kısa bir süre dur” demenin samimi bir yoludur. Burada konuşan kişi bir şeyi fark ederken veya kontrol ederken karşısındaki kişiyi kısa süreliğine durdurur. Bu, konuşmanın akışını yöneten bir ifadedir; bir yere asılmak ya da tutunmak için verilen gerçek anlamlı bir talimat değildir.
Alıştırma
Bu cümlede Hang on ne anlama geliyor?
- Bir dakika beklemek.
- Bir şeyi sıkıca tutmak.
- Telefon görüşmesini bitirmek.
Cevabı göster
Bir dakika beklemek.
shooting ... at you: hedefi at ile belirtmek
Bu oyun amaçlı ve çocuksu cümlede başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp shoot + nesne + at + hedef şeklindedir. At you, hayali saldırının yöneldiği kişiyi gösterir; kalıp yönü anlatır ve tek başına hedefin vurulduğunu söylemez. Bows and arrows ifadesi, kesin ve standart bir betimlemeden çok oyun sırasında kullanılan bir söyleyiştir. Normalde atılan şey arrows, kullanılan araç ise bow olur: shoot arrows at someone with a bow.
Alıştırma
Hangi cümle, Nina'nın hedefe doğru ok attığını ama okların hedefe isabet ettiğini söylemediğini ifade eder?
- Nina shot the target.
- Nina shot arrows from the target.
- Nina shot arrows at the target.
Cevabı göster
Nina shot arrows at the target.