Yeterince su içiyor musunuz? ⏲️ 6 Minute English: İngilizce çalışma notları

BBC Learning English

Öğrenme zorluğu
844 kelime 154 kel/dk

Video özeti: Bu bölüm, günde iki litre su içilmesi yönündeki yaygın tavsiyeyi ele alarak bu sayının nereden geldiğini ve bilimsel kanıtlarla desteklenip desteklenmediğini sorguluyor. Bireysel ihtiyacın vücudun kaybettiği su miktarına göre değiştiğini ve susuzluğun belirtilerini açıklıyor; yaklaşık iki litrenin yine de yararlı bir genel kılavuz olabileceği sonucuna varıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. ballpark figure. — Deyimler ve mecazi ifadeler: Bunun bilimsel olarak belirlenmiş kesin bir sayı değil, kabaca hesaplanmış fakat kabul edilebilir ölçüde doğru bir tahmin olduğunu anlayacaksınız. Bütçe, miktar, ölçüm veya öngörülerden söz ederken gerçekte olmayan bir kesinlik izlenimi yaratmadan yaklaşık değer belirtmek için ifadeyi tanıyıp kullanabileceksiniz. 2. depends on — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bu sık kullanılan birleşimin, sonucu belirleyen etkeni nasıl sunduğunu öğreneceksiniz. Su ihtiyacının, fiyatların, planların veya kararların belirli bir koşula göre değiştiğini açıkça anlatabilir; tek bir yanıtı herkes için geçerliymiş gibi sunmaktan kaçınabilirsiniz. 3. what is happening is that — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Gerçek durumu açıklamak veya ilk yorumu düzeltmek için bu açıklayıcı kalıbı kullanabileceksiniz. Bölümde bu yapı, kişinin aç olduğunu sanmasıyla asıl olasılığı karşılaştırır: Bu hissin nedeni susama ve vücudun susuz kalması olabilir.

Bu derste

6 Minute English from bbclearningenglish.com.

0:01

bbclearningenglish.com'dan 6 Minute English.

Hello,

0:07

Merhaba,

this is 6 Minute English from BBC Learning English.

0:08

bu BBC Learning English'ten 6 Minute English.

I'm Phil.

0:11

Ben Phil.

And I'm Beth.

0:12

Ve ben Beth.

Nowadays,

0:13

Bugünlerde,

I often see people carrying water bottles with them to make sure they drink enough. Kalıp ifadeler

0:14

insanların yeterince su içtiklerinden emin olmak için yanlarında su şişeleri taşıdıklarını sık sık görüyorum.

Kalıp ifadeler

make sure + cümlecik: bir sonucu sağlamak

Make sure, bir şeyin gerçekleşmesini sağlamak veya doğru olduğunu kontrol etmek anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede to make sure amacı belirtir: insanlar yeterince su içmek için yanlarında su şişeleri taşır. Bu iki sözcük tek bir ifade olarak çalışır; burada make, bir şey üretmek anlamına gelmez. Sağlanmak istenen sonuç make sure ifadesinden sonra gelir.

Alıştırma

Hatırlatmayı “gerçekleşmesini sağlamak” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: Before you go to bed, ____ the front door is locked.

Cevabı göster

make sure

How much water do you drink a day, Dilbilgisi

0:19

Günde ne kadar su içiyorsun,

Dilbilgisi

How much ... do you ... a day?: günlük miktarları sormak

Bu soru, bir kişinin genellikle bir günde ne kadar su içtiğini sorar. How much miktar sorusunu başlatır, do you drink geniş zamanda soru yapısını oluşturur ve water ölçülen şeyi belirtir. Sondaki a day, belirli bir gün değil, günde veya her gün anlamına gelir. Diğer günlük miktarları sormak için How much + isim + do you + fiil + a day? kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Soruyu How much ... a day? kalıbıyla tamamlayın: ____ time do you spend reading ____?

Cevabı göster

How much · a day

Phil?

0:21

Phil?

Phew,

0:22

Püf,

I don't know.

0:22

bilmiyorum.

Um

0:23

Hımm,

maybe about a liter?

0:24

belki bir litre falan?

Okay,

0:26

Tamam,

and do you know how much water you should drink a day?

0:27

peki günde ne kadar su içmen gerektiğini biliyor musun?

I think it's probably about 2 L.

0:31

Sanırım muhtemelen 2 litre kadar.

Ah,

0:34

Ah,

well,

0:34

şey,

the number many people have heard is 2 L a day. Dilbilgisi

0:35

birçok kişinin duyduğu rakam günde 2 litredir.

Dilbilgisi

the number many people have heard is: that’in düşürüldüğü ilgi cümleciği

Cümlenin ana yapısı the number ... is 2 L a day şeklindedir. many people have heard sözleri the number ifadesini niteler ve hangi sayıdan söz edildiğini gösterir. Bu, nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürüldüğü bir ilgi cümleciğidir: the number (that) many people have heard. that, heard fiilinin nesnesi olacağı için kullanılmayabilir. Bir isimden hemen sonra özne ve fiil gelirse bu cümleciğin önceki ismi niteleyip nitelemediğini kontrol edin.

Alıştırma

“The song many families know is playing now,” cümlesinde many families know hangi görevi görür?

  1. Hangi şarkının kastedildiğini açıklar.
  2. Ayrı bir ana cümle başlatır.
  3. Şarkının ne zaman çaldığını açıklar.
Cevabı göster

Hangi şarkının kastedildiğini açıklar.

Of course,

0:39

Tabii ki,

everyone needs to drink some water.

0:39

herkesin biraz su içmesi gerekir.

Over half the human body is made up of it. Öbek fiiller

0:42

İnsan vücudunun yarısından fazlası ondan oluşur.

Öbek fiiller

is made up of: bir bütünü oluşturan parçalar

Be made up of, “parçalardan veya üyelerden oluşmak” anlamına gelir. Buradaki is made up of, insan vücudunun yarısından fazlasının sudan oluştuğunu belirtir. made up of ifadesini tek bir bütün olarak düşünün. Bir bütünü birlikte oluşturan parçalara, maddelere veya üyelere odaklanır; make up fiilinin “uydurmak” ya da “makyaj yapmak” gibi diğer anlamlarını taşımaz.

Alıştırma

Cümleyi be made up of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The puzzle ____ one hundred small pieces.

Cevabı göster

is made up of

But exactly how much water do we need to stay healthy? Dilbilgisi

0:45

Ama sağlıklı kalmak için tam olarak ne kadar suya ihtiyacımız var?

Dilbilgisi

to stay healthy: amaç bildiren mastar kullanımı

To stay healthy, suya neden ihtiyaç duyulduğunu açıklar: amaç sağlıklı kalmaktır. to'lu mastar, bir eylemin veya ihtiyacın amacını belirtmek için bir cümlenin ya da sorunun ardından gelebilir. Yapı to + fiilin yalın hâlidir; bu nedenle stay değişmez. Buradaki to bir edat değil, mastar işaretidir.

Alıştırma

Parantezdeki amaç ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Leo goes to bed early ____. (stay healthy)

Cevabı göster

to stay healthy

That's what we'll be discussing in this program, Anlatım akışı

0:49

Bu programda tartışacağımız konu da bu,

Anlatım akışı

That's what we'll be discussing: sıradaki konuyu belirtmek

That's what we'll be discussing, az önce belirtilen soru veya düşünceye gönderme yapar ve onu sıradaki tartışma konusu olarak gösterir. What we'll be discussing, “tartışacağımız şey” anlamına gelen ve isim görevi gören bir yan cümledir; buradaki what yeni bir soru sormaz. Bir söylem işareti olarak bu cümle, giriş bölümünü ana açıklamaya bağlar ve dinleyicilere programın, dersin veya konuşmanın bundan sonra neyi ele alacağını bildirir.

Alıştırma

Bir programda “That's what we'll be discussing” ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Sırada tartışılacak konuyu belirtir.
  2. Dinleyicilerden farklı bir konu seçmelerini ister.
  3. Tartışmanın çoktan bittiğini söyler.
Cevabı göster

Sırada tartışılacak konuyu belirtir.

along with some useful new vocabulary as well. Kalıp ifadeler

0:52

aynı zamanda bazı faydalı yeni kelimelerle birlikte.

Kalıp ifadeler

along with: ek bir öğe eklemek

Along with, “birlikte” veya “-e ek olarak” anlamına gelir. Burada daha önce sözü edilen ana içeriğe bazı yararlı yeni kelimeler ekler. Along with ifadesinden sonraki bölüm, and ile oluşturulan basit bir listedeki eşit bir öğe olarak değil, ek bir öğe olarak sunulur. Burada along hareket bildirmez.

Alıştırma

İkinci öğeyi ek bilgi olarak gösteren ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The class teaches basic grammar ____ useful pronunciation tips.

Cevabı göster

along with

And speaking of vocabulary, Anlatım akışı

0:55

Ve kelime dağarcığından bahsetmişken,

Anlatım akışı

speaking of vocabulary: bağlantılı bir konuya geçmek

Burada speaking of vocabulary, “kelime bilgisinden az önce söz edildiğine göre” anlamına gelir. Bu konuyu bir köprü gibi kullanarak sonraki bağlantılı noktaya geçer. Speaking of + isim öbeği bir geçiş ifadesidir; birinin konuştuğunu kelimesi kelimesine bildirmez. Yeni bir bölümü resmî biçimde duyurmak yerine akışın doğal kalmasını sağlar.

Alıştırma

Arkadaşınız az önce müzikten söz etti. Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ music, are you going to the concert?

Cevabı göster

Speaking of

remember you can download all the new words and phrases from this program,

0:56

bu programdaki tüm yeni kelimeleri ve ifadeleri indirebileceğinizi unutmayın,

plus worksheet exercises to help you learn them on our website,

1:00

ayrıca web sitemizde onları öğrenmenize yardımcı olacak çalışma sayfası egzersizleri de var,

bbclearningenglish.com.

1:05

bbclearningenglish.com.

Great.

1:07

Harika.

But first,

1:08

Ama önce,

I have a question for you,

1:09

sana bir sorum var,

Phil.

1:10

Phil.

I mentioned that over half the human body consists of water. Kalıp ifadeler

1:11

İnsan vücudunun yarısından fazlasının sudan oluştuğunu belirtmiştim.

Kalıp ifadeler

consists of: bir bütünü oluşturan şeyleri açıklamak

consists of, “arkasından gelen parçalar ya da malzemeden oluşur” anlamına gelir. A consists of B kalıbında A bütündür, B ise bütünü oluşturan parçaları veya malzemeyi belirtir. Bu cümlede vücudun yarısından fazlası açıklanan bütündür ve water belirtilen malzemedir. Bu ifade bileşimi bir gerçek olarak sunar. Fiil A ile uyum gösterir: tekil öznede consists of, çoğul öznede consist of kullanılır.

Alıştırma

consist fiilini doğru biçimi ve gerekli edatıyla kullanarak cümleyi tamamlayın: The game ____ three short rounds.

Cevabı göster

consists of

But there's an even higher percentage of water in our blood. Kalıp ifadeler

1:15

Ancak kanımızda çok daha yüksek oranda su bulunur.

Kalıp ifadeler

an even higher percentage of: karşılaştırmayı güçlendirmek

An even higher percentage of, “daha da yüksek bir oranda” anlamına gelir. Higher karşılaştırmayı kurar; even ise yeni değerin daha önce belirtilen değer veya düzeyi aştığını vurgulayarak karşılaştırmayı güçlendirir. Percentage of ifadesinden sonra oranı ölçülen kişiler veya şey gelir. Bu cümlede ölçülen şey water'dır ve kandaki payı, daha önce vücut için belirtilen payla karşılaştırılır.

Alıştırma

İlk ankette ailelerin %60'ının parkı seçtiği, sonraki ankette ise bu oranın %75 olduğu bulundu. İkinci sonuçta families kelimesini en iyi hangi ifade tanıtır ve artışı vurgular?

  1. an even higher percentage of
  2. the highest percentage of
  3. a high percentage of
Cevabı göster

an even higher percentage of

But how much?

1:19

Fakat ne kadar?

Is our blood A,

1:20

Kanımız A,

around 80% water?

1:22

yaklaşık %80 su mudur?

B,

1:25

B,

around 90% water?

1:25

yaklaşık %90 su mudur?

Or C,

1:28

Veya C,

100% water?

1:29

100% su mudur?

I think it's around 80% water.

1:31

Bence yaklaşık %80 sudur.

Okay,

1:34

Tamam,

I will reveal the correct answer later in the program. Kalıp ifadeler

1:35

doğru cevabı programın ilerleyen kısımlarında açıklayacağım.

Kalıp ifadeler

reveal the correct answer: saklı tutulan doğru cevabı açıklamak

Reveal the correct answer, daha önce saklanan veya açıklanmayan doğru cevabı herkesin öğrenmesini sağlamak demektir. Burada konuşan kişi, cevabı programın ilerleyen bölümünde açıklayacağına söz veriyor. Reveal, saklı bir bilginin planlanan bir anda açıklanması hissini verir. Bir yarışma, ders veya program sonucu vermeden önce özellikle beklediğinde, yalnızca cevabı söylemekten daha kesin bir ifadedir.

Alıştırma

Bir yarışma sunucusu cevabı aradan sonraya kadar gizli tuttu. Cevabın planlanan anda açıklanacağını en iyi vurgulayan cümle hangisidir?

  1. I will reveal the correct answer after the break.
  2. I will repeat the correct answer after the break.
  3. I will guess the correct answer after the break.
Cevabı göster

I will reveal the correct answer after the break.

Our blood needs water

1:38

Kanımızın suya ihtiyacı vardır

so it can carry nutrients to the body's cells and organs. Notlar

1:40

böylece besinleri vücudun hücrelerine ve organlarına taşıyabilir.

Dilbilgisi

so it can: bir şeyin neyi mümkün kıldığını göstermek

so it can yapısında so, su ihtiyacını suyun mümkün kıldığı işle bağlar. İfade, so that it is able to anlamındadır: it, our blood ifadesine gönderme yapar ve can sözcüğünden sonra carry fiilinin yalın hâli gelir. so + özne + can + fiilin yalın hâli yapısı, çoğu zaman bir eylemin amacını veya bir koşulun mümkün kıldığı işlevi açıklar. Burada suyun kana ne yapma imkânı verdiği anlatılır; kanın yaptığı bir plan anlatılmaz.

Alıştırma

Cümleyi, “böylece yapabilir” anlamındaki üç sözcüklü yapıyla tamamlayın: The robot needs a charged battery ____ move.

Cevabı göster

so it can

Kalıp ifadeler

carry nutrients to: bir maddeyi hedefe taşımak

Bu cümlede carry, “elde tutmak” değil, “taşımak veya iletmek” anlamındadır. Bir sistemin besinleri vücut içinde hareket ettirmesini anlatır. Kalıp carry + madde + to + hedef şeklindedir: nutrients taşınan maddedir; the body's cells and organs ise hedeflerdir. Kan, su, borular, araçlar ve bir maddeyi taşıyan başka şeyler için de aynı kalıp kullanılabilir.

Alıştırma

carry + madde + to kalıbını kullanın. Madde olarak oxygen sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: Red blood cells ____ the body's tissues.

Cevabı göster

carry oxygen to

The amount recommended is often given as 2 L a day. Kalıp ifadeler

1:44

Önerilen miktar genellikle günde 2 L olarak verilir.

Kalıp ifadeler

is often given as: bir değeri yaygın bir biçimde sunmak

Burada is often given as, “genellikle ... olarak belirtilir veya sunulur” anlamına gelir. Önerilen miktar sık sık 2 L a day biçiminde gösterilir; given burada “hediye edilmiş” anlamına gelmez. Bu, be given as + değer, ad, cevap veya biçim şeklindeki edilgen yapıdır. Often, bu ifadenin ya da sayının yaygın olduğunu belirtir; tek olasılık olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

“The distance is often given as 5 km,” cümlesinde is often given as ne anlama gelir?

  1. bir alıcıya gönderilir
  2. hediye olarak sunulur
  3. genellikle ... olarak belirtilir
Cevabı göster

genellikle ... olarak belirtilir

But why?

1:47

Ama neden?

Here to discuss this with BBC World Service program, Anlatım akışı

1:49

Bunu BBC World Service programı,

The Food Chain,

1:52

The Food Chain ile tartışmak üzere,

is biologist Professor John Speakman.

1:53

biyolog Profesör John Speakman aramızda.

Anlatım akışı

Here to discuss this ... is: bir konuğu tanıtma

Here to discuss this ... is + kişi, bir konuğu tanıtmak için kullanılan bir yapıdır. Normal söz dizimi Person is here to discuss this şeklindedir. Here to discuss this başa alındığında ise önce konuğun amacı verilir, kim olduğu en sonda açıklanır. Bu cümlede programın adı uzun giriş bölümünün içine eklenmiştir. Sona yakın is sözcüğünü bulun ve biologist Professor John Speakman bölümünü tanıtılan kişi olarak anlayın. Buradaki Here, birini mevcut tartışmaya dâhil eder; yalnızca fiziksel bir yeri belirtmez.

Alıştırma

Here to explain the results is Dr Green yapısının işlevi nedir?

  1. Sonuçların Dr Green’i açıklayacağını söyler.
  2. Dr Green’i sonuçları açıklayacak kişi olarak tanıtır.
  3. Dr Green’e sonuçların nerede olduğunu sorar.
Cevabı göster

Dr Green’i sonuçları açıklayacak kişi olarak tanıtır.

So I'm not sure how it was arrived at, Öbek fiiller

1:56

Bu yüzden ona nasıl ulaşıldığından emin değilim,

Öbek fiiller

was arrived ... at: arrive at ifadesinin edilgen biçimi

Vurgulanan was arrived sözleri, edilgen yapı olan was arrived at ifadesinin bir parçasıdır. Burada arrive at; hesaplama, tartışma veya düşünme yoluyla bir sonuca ulaşmak anlamına gelir. Bu nedenle how it was arrived at, bir rakamın, kararın ya da sonucun nasıl üretildiğini sorar. Bu anlamda at edatı, edilgen yapının sonunda kalsa bile gereklidir: people arrived at the figure cümlesi edilgen olduğunda the figure was arrived at olur. at olmadan was arrived, burada amaçlanan anlamı vermez.

Alıştırma

Bir şeyin hesaplanarak veya görüşülerek belirlendiğini anlatan kalıbı tamamlayın: No one knows how the final figure was arrived ____.

Cevabı göster

at

but it seems to be a number that has taken grip on a very large number of countries. Notlar

1:58

ancak çok sayıda ülkede yerleşmiş bir sayı gibi görünüyor.

Dilbilgisi

Temkinli bir sonuç için it seems to be

it seems to be ifadesinde seems, sözü kesin bir gerçek yerine temkinli bir değerlendirmeye dönüştürür. Konuşan kişi açıklamanın muhtemelen doğru olduğunu düşünür, ancak şüpheye de yer bırakır. Yapı özne + seem/seems to be + isim veya sıfat şeklindedir. Burada it seems to be, sayının ne olduğuna ilişkin konuşanın en iyi yorumunu sunar.

Alıştırma

Kanıtlar eksikken temkinli bir sonucu en iyi hangi cümle ifade eder?

  1. It is definitely the same model.
  2. It cannot be the same model.
  3. It seems to be the same model.
Cevabı göster

It seems to be the same model.

Deyimler

Güçlü etki mecazı olarak has taken grip on

Bu cümlede has taken grip on mecaz anlamda kullanılmıştır: sayı yerleşmiş ve birçok ülke üzerinde güçlü bir etki kurmuştur. Burada gerçek bir el veya fiziksel kavrama söz konusu değildir. İfadeyi aktif olarak kullanırken standart deyim genellikle a tanımlığını içerir: has taken a grip on. Bu imge, soyut bir şeyin insanlar, kurumlar veya bir yer üzerinde sıkı bir hâkimiyet kurmasını anlatır.

Alıştırma

Örnekte has taken grip on a very large number of countries ifadesiyle anlatılmak istenen nedir?

  1. Onlar üzerinde güçlü bir etki kurmaya başlamıştır.
  2. Onların toplam sayısını hesaplamıştır.
  3. Onları eliyle fiziksel olarak kaldırmıştır.
Cevabı göster

Onlar üzerinde güçlü bir etki kurmaya başlamıştır.

Kalıp ifadeler

a very large number of + sayılabilen çoğul ad

A very large number of, “çok fazla sayıda” anlamına gelir. Sayılabilen çoğul bir addan önce miktar ifadesi olarak kullanılır; burada countries çoğuldur. Bu ifadede number, belirli bir rakamı değil, bir grubun büyüklüğünü veya sayısını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “çok fazla sayıda” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The survey received replies from ____ residents.

Cevabı göster

a very large number of

So if you look at government recommendations around the world, Anlatım akışı

2:03

Yani dünya çapındaki hükümet önerilerine bakarsanız,

Anlatım akışı

Kanıta yönlendiren if you look at

Burada if you look at yalnızca “gözlerini bir şeye çevirmek” anlamına gelmez. Dinleyeni, farklı ülkelerin hükûmet tavsiyeleri olan kanıtları incelemeye yönlendirir. if you look at + kanıt yapısı bir açıklamayı düzenler. Önce incelenecek bilgiyi gösterir, ardından konuşmacı bir gözlem veya sonuç sunar. Bu kullanımda if, gerçek bir şüpheden çok kanıtı birlikte değerlendirme daveti gibi duyulabilir.

Alıştırma

“If you look at the last three reports, the pattern is clear,” cümlesinde başlangıç ne yapar?

  1. Konuşmacının raporların var olup olmadığından emin olmadığını söyler.
  2. Bir sonuçtan önce dinleyeni kanıtları incelemeye yönlendirir.
  3. Raporların nereye konacağını anlatır.
Cevabı göster

Bir sonuçtan önce dinleyeni kanıtları incelemeye yönlendirir.

they're pretty much all the same. Kalıp ifadeler

2:06

hemen hemen hepsi aynıdır.

Kalıp ifadeler

pretty much: neredeyse, ama tam olarak değil

Pretty much konuşmada sık kullanılan bir ifadedir. “Neredeyse” veya “yaklaşık olarak” anlamına gelir. Burada all the same ifadesini niteler: şeyler önemli yönlerin neredeyse tamamında benzerdir, ancak küçük farklar olabilir. Burada pretty much ifadesini tek bir bütün olarak anlayın. Pretty dış görünüşü anlatmaz; bütün ifade kesin bir yargıyı biraz yumuşatır.

Alıştırma

Cümleyi “neredeyse ama tam olarak değil” anlamındaki iki kelimelik konuşma ifadesiyle tamamlayın: The two jackets look ____ the same.

Cevabı göster

pretty much

They pretty much all say everybody's got to be drinking 2 L of water. Dilbilgisi

2:08

Neredeyse hepsi herkesin 2 litre su içmesi gerektiğini söylüyor.

Dilbilgisi

got to be drinking: devam eden bir gereklilik

Everybody's got to be drinking ifadesindeki 's, has anlamındadır: tam yapı everybody has got to be drinking şeklindedir. Have/has got to, have to gibi bir şeyin gerekli olduğunu anlatır. Burada herkesin o miktarda su içmesi beklendiği veya tavsiye edildiği söyleniyor. Be drinking, be + -ing yapısını kullanır. Burada içme eylemini bir süre boyunca devam ettirilecek veya düzenli yapılacak bir şey olarak gösterir. Yalnızca bir yudum içmek anlamına gelmez ve konuşma anında gerçekleşiyor olması da gerekmez.

Alıştırma

Devam eden bir gerekliliği ifade etmek için cümleyi have got to + be doing ile tamamlayın: During the heatwave, you ____ plenty of water throughout the day.

Cevabı göster

have got to be drinking

Professor Speakman doesn't know how the number of 2 L a day was arrived at.

2:13

Profesör Speakman günde 2 litre rakamına nasıl ulaşıldığını bilmiyor.

How it was decided or calculated.

2:19

Nasıl kararlaştırıldığı veya hesaplandığını.

Nevertheless, Anlatım akışı

2:22

Yine de,

the idea of drinking 2 L a day

2:23

günde 2 litre su içme fikri

has taken grip on many governments around the world.

2:25

dünya çapında birçok hükümette yer edindi (taken grip on).

Anlatım akışı

Nevertheless: sonraki noktayı önceki bilgiyle karşıtlaştırmak

Nevertheless, az önce söylenen şeye rağmen bir durumun hâlâ doğru olduğunu belirtir. Önceki bilgi farklı bir sonuç bekletirse bile sonraki ifadenin geçerli olduğunu gösterir. Burada iki litre fikrinin kaynağının belirsiz olması, bu fikrin yine de birçok hükümeti etkilemiş olmasıyla karşıtlık oluşturur. Bağlayıcı, bilgiyi bir ödün verme ve ardından gelen beklenmedik bir gerçek olarak düzenler.

Alıştırma

Boşluk için en uygun bağlayıcıyı seçin: The road was difficult. ____, the team reached the village on time.

  1. For example
  2. Nevertheless
  3. Therefore
Cevabı göster

Nevertheless

When you say an idea has taken grip on something, Anlatım akışı

2:29

Bir fikrin bir şeyde 'taken grip on' olduğunu söylediğinizde,

you mean it's taken control of it.

2:32

onun kontrolünü ele geçirdiğini kastediyorsunuz.

Anlatım akışı

When you say ... you mean ...: bir ifadeyi açıklamak

When you say X, you mean Y, dili açıklamak için kullanılan bir kalıptır. X bölümüne tanımlanan ifade, Y bölümüne ise anlamının daha açık bir anlatımı gelir. Bu cümlede an idea has taken grip on something X'tir; it has taken control of it ise Y'dir. Kalıp, birinin bu sözleri gerçekten söyleyip söylemediğini sormak yerine ifadenin nasıl anlaşılacağını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle bir ifadenin anlamını açıklamak için bu kalıbı kullanıyor?

  1. Do you mean that the toy broke yesterday?
  2. When you say a toy is fragile, you mean it can break easily.
  3. When did you say the toy was fragile?
Cevabı göster

When you say a toy is fragile, you mean it can break easily.

Yes,

2:35

Evet,

Professor Speakman says that pretty much all governments are giving pretty much the same recommendation.

2:35

Profesör Speakman hemen hemen tüm hükümetlerin aşağı yukarı aynı tavsiyeyi verdiğini söylüyor.

He uses the phrase pretty much to mean almost.

2:42

O, 'neredeyse' anlamında 'pretty much' ifadesini kullanıyor.

For example,

2:46

Örneğin,

pretty much all governments advise drinking 2 L a day

2:47

'pretty much all governments advise drinking 2 L a day'

means almost all governments advise it.

2:51

neredeyse tüm hükümetler bunu tavsiye ediyor anlamına gelir.

What Professor Speakman doesn't have, Dilbilgisi

2:54

Profesör Speakman'ın sahip olmadığı şey,

however,

2:56

ancak,

is any scientific evidence for this advice. Kalıp ifadeler

2:57

bu tavsiye için herhangi bir bilimsel kanıttır.

Dilbilgisi

What Professor Speakman doesn't have ... is ...: eksik olan şeyi vurgulamak

What Professor Speakman doesn't have bölümü, özne görevi gören bir what yan cümlesidir. “Profesör Speakman'ın sahip olmadığı şey” anlamına gelir; dolayısıyla bu bir soru değildir. However araya giren bir karşıtlık ifadesidir ve yapıyı değiştirmez. What + özne + doesn't have + is + odak yapısı, eksik olan şeyi is sonrasına koyar. Buradaki odak any scientific evidence for this advice ifadesidir.

Alıştırma

“What Professor Speakman doesn't have, however, is any scientific evidence” cümlesindeki yapı ne yapar?

  1. Profesöre bilimsel kanıtın ne anlama geldiğini sorar.
  2. Bilimsel kanıtın onun sahip olmadığı şey olduğunu vurgular.
  3. Profesörün zaten bilimsel kanıta sahip olduğunu gösterir.
Cevabı göster

Bilimsel kanıtın onun sahip olmadığı şey olduğunu vurgular.

Kalıp ifadeler

scientific evidence for this: bir düşünceyi destekleyen bilimsel kanıt

Scientific evidence for this advice ifadesinde for, kanıtın desteklediği düşünceyi tanıtır. İfade “bu tavsiyeyi destekleyen bilimsel bilgi” anlamına gelir; for burada “amacıyla” anlamında değildir. Bir düşünceyi daha inandırıcı kılan bilgilerden söz ederken evidence for + claim, theory, or advice kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

“İddiayı destekleyen” anlamındaki hedef kalıbın edatıyla cümleyi tamamlayın: We need scientific evidence ____ this claim.

Cevabı göster

for

The number of exactly 2 L isn't based on scientific fact. Kalıp ifadeler

3:00

Tam olarak 2 L rakamı bilimsel gerçeklere dayanmıyor.

Kalıp ifadeler

be based on: dayanak veya kaynağı belirtmek

be based on yapısında, on'dan sonra bir şeyi destekleyen gerçekler, bilgiler veya kaynak gelir. Burada kesin değer bilimsel bir gerçekten gelmediği için bilimsel olarak kanıtlanmış bir sayı sayılmamalıdır. Yapı A is based on B şeklindedir. A açıklanan fikir, karar, kural veya eserdir; B ise onun dayanağı ya da kaynağıdır. A isn't based on B, B'nin A'nın dayanağı veya kaynağı olmadığını söyler.

Alıştırma

Hedef ifadeyi tamamlayın: The safety rule is ____ scientific evidence.

Cevabı göster

based on

It's more of a ballpark figure. Deyimler

3:05

Bu daha çok yaklaşık bir rakam (ballpark figure).

Deyimler

a ballpark figure: kabaca tahmini bir sayı

A ballpark figure, kabaca tahmini bir sayıyı ifade eden bir deyimdir. Makul bir aralıkta olması beklenir ancak kesin veya dikkatlice hesaplanmış bir sayı değildir. It's more of a ballpark figure cümlesinde more of, sayıyı bu şekilde tanımlamanın daha doğru olduğunu belirtir: sayı, kesin bir bilimsel değer değil, genel bir kılavuz olarak yararlıdır.

Alıştırma

“Kabaca bir tahmin” anlamındaki deyimi tamamlayın: I don't need the exact cost; just give me a ____.

Cevabı göster

ballpark figure

A number which is a guess,

3:07

Bir tahmin olan bir sayı,

but which you still believe is approximately correct.

3:09

ama yine de yaklaşık olarak doğru olduğuna inandığınız bir sayı.

Actually,

3:12

Aslında,

the amount of water in our bodies is changing all the time. Kalıp ifadeler

3:13

vücudumuzdaki su miktarı her zaman değişmektedir.

Kalıp ifadeler

changing all the time: sürekli veya sık değişim

changing all the time ifadesinde all the time, “sürekli” veya “çok sık” anlamına gelen bir zaman ifadesidir. Miktarın sabit kalmadığını, değişmeye devam ettiğini anlatır. “Bütün zaman” adlı bir miktar anlamına gelmez. Duruma göre devam eden bir süreci ya da tekrar tekrar gerçekleşen bir eylemi anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “sürekli veya çok sık” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: My little brother asks questions ____.

Cevabı göster

all the time

Like your bank balance, Anlatım akışı

3:17

Banka bakiyeniz gibi,

which goes down when you spend money, Öbek fiiller

3:18

para harcadığınızda azalan,

Anlatım akışı

Like your bank balance: bir karşılaştırma sunmak

Cümlenin başında Like your bank balance, “banka hesabı bakiyenizle aynı şekilde” anlamına gelir. Buradaki Like bir edattır; “hoşlanmak” anlamındaki fiil değildir. Bu başlangıç, açıklama devam etmeden önce dinleyiciye tanıdık bir örnek verir. which goes down when you spend money sözleri, banka bakiyesinin hangi özelliğinin önemli olduğunu gösterir ve benzetmenin izlenmesini kolaylaştırır.

Alıştırma

Bu açıklamanın başındaki Like your bank balance ne işe yarar?

  1. Bir hesabı kontrol etme talimatı verir.
  2. Tanıdık bir şeyle karşılaştırma sunar.
  3. Birinin banka hesabında bakiye olmasından hoşlandığını söyler.
Cevabı göster

Tanıdık bir şeyle karşılaştırma sunar.

Öbek fiiller

goes down: bir değer azalır

Bu cümlede goes down, bir miktarın veya değerin azalması demektir. Azalan şey banka bakiyesidir: para harcamak sayıyı küçültür; bir şeyi fiziksel olarak aşağı hareket ettirmez. Fiyat, sıcaklık, seviye, puan veya bakiye gibi ölçülebilen bir özne daha düşük hâle geldiğinde go down kullanılabilir. Azalan şey cümlenin öznesidir: Prices go down.

Alıştırma

Şu cümlede goes down ne anlama gelir: The amount in my account goes down when I buy something?

  1. Hesap kapatılır.
  2. Miktar azalır.
  3. Hesap alt kata taşınır.
Cevabı göster

Miktar azalır.

your body loses water all the time when you breathe,

3:20

nefes aldığınızda,

sweat,

3:24

terlediğinizde,

or go to the toilet. Kelime

3:24

veya tuvalete gittiğinizde vücudunuz sürekli su kaybeder.

Kelime

gündelik Britanya İngilizcesinde go to the toilet

Burada go to the toilet, yalnızca o odaya yürümek değil, idrar yapmak veya dışkılamak için tuvaleti kullanmak demektir. Bu yaygın ifadede, bir yere gitmek orada yapılan olağan etkinliği de anlatır. Gündelik Britanya İngilizcesinde bu ihtiyacı anlatmanın normal ve makul ölçüde kibar bir yoludur. Cümlede nefes alma ve terlemeyle birlikte sayılır, çünkü üçü de vücudun su kaybetmesine neden olur.

Alıştırma

Bu ifadeyi değerlendirin: Gündelik Britanya İngilizcesinde go to the toilet genellikle yalnızca o odaya yürümek değil, tuvaleti kullanmak anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

Exactly how much you need to drink depends on how much water your body needs to replace. Kalıp ifadeler

3:26

Tam olarak ne kadar içmeniz gerektiği, vücudunuzun ne kadar su yerine koyması gerektiğine bağlıdır.

Kalıp ifadeler

depends on: sonucu neyin belirlediğini göstermek

Bu cümlede depends on, “tarafından belirlenir” anlamındadır. İçmen gereken miktar sabit değildir; belirleyici etken vücudunun ne kadar suyu yerine koyması gerektiğidir. A depends on B kalıbını kullan: A sonuç veya henüz yanıtlanmamış soru, B ise onu belirleyen koşul ya da etkendir.

Alıştırma

Cümleyi depends on ile tamamla: The start time ____ the weather.

Cevabı göster

depends on

And that mainly depends on your size.

3:31

Ve bu temel olarak bedeninize bağlıdır.

But what happens when we drink less than we should? Dilbilgisi

3:34

Peki içmemiz gerekenden daha az içtiğimizde ne olur?

Dilbilgisi

less than we should: tekrarlanan fiili çıkarma

Burada less than we should, “içmemiz gereken miktardan daha az” anlamındadır. Tam karşılaştırma less than we should drink şeklindedir; ancak drink aynı cümlede daha önce geçtiği için çıkarılmıştır. should gibi bir kiplik fiilinden sonra, eksik eylem bağlamdan açıkça anlaşılıyorsa tekrarlanan asıl fiil atılabilir. Böylece anlam değişmeden karşılaştırma kısalır.

Alıştırma

Tekrarlanan sleep fiilini çıkartarak less than + we + should kalıbıyla tamamla: We often sleep ____.

Cevabı göster

less than we should

Here's hydration expert Dr. Nidia Rodriguez-Sanchez describing the effects of dehydration to BBC World Service's The Food Chain. Kelime

3:37

İşte hidrasyon uzmanı Dr. Nidia Rodriguez-Sanchez, dehidrasyonun etkilerini BBC World Service'in The Food Chain programına anlatıyor.

Kelime

hydration expert: vücudun su dengesi uzmanı

Hydration, vücudun düzgün çalışabilmesi için yeterli suya sahip olma ve bunu koruma durumu ile sürecini ifade eder. Anlamı yalnızca su içme eyleminden daha geniştir. Bir hydration expert, sağlığın bu alanını inceler veya bu konuda tavsiye verir. hydration expert ifadesinde hydration adı, uzmanın çalışma alanını belirtir. Yakındaki dehydration sözcüğü karşıt sorunu, yani vücudun yeterli suya sahip olmamasını ifade eder.

Alıştırma

hydration expert ifadesinde hydration esas olarak neyi belirtir?

  1. şişelenmiş su satan bir şirket
  2. bir yudum su içme şeklindeki tek bir eylem
  3. vücudun su durumu ve yeterli suyu koruma süreci
Cevabı göster

vücudun su durumu ve yeterli suyu koruma süreci

And also many times we start getting dehydrated Dilbilgisi

3:47

Ayrıca çoğu zaman susuz kalmaya başlarız

Dilbilgisi

start getting dehydrated: durum değişikliğinin başlaması

Start getting dehydrated, susuz kalmaya başlamak anlamına gelir. Start + -ing bir sürecin başlangıcını, get + adjective ise bir duruma geçişi gösterir. Burada dehydrated, get sözcüğünden sonra vücudun durumunu tanımlar. Bu nedenle getting dehydrated, vücudun durumunun değiştiğini anlatır; başka biri tarafından yapılan edilgen bir eylem değildir.

Alıştırma

Cümleyi start + -ing yapısını kullanarak tamamlayın: On long hikes, we can start ____ dehydrated before we feel thirsty.

Cevabı göster

getting

and we don't realize we are dehydrated.

3:50

ve susuz kaldığımızı fark etmeyiz.

So it's very common that we feel tired Dilbilgisi

3:52

Yani kendimizi yorgun hissetmemiz çok yaygındır

Dilbilgisi

it's very common that + yan cümle

“It's very common that + yan cümle” kalıbı, that yan cümlesindeki durumu sık yaşanan veya olağan bir şey olarak sunar. Burada “that we feel tired”, çok yaygın olduğu söylenen durumun yorgun hissetmemiz olduğunu belirtir. Baştaki it belirli bir kişiyi ya da şeyi göstermez; biçimsel öznedir. Ana bilgi that yan cümlesinde yer alır, bu nedenle kalıp genel bir gözlemi tanıtmak için kullanılır.

Alıştırma

“It's very common that people feel nervous” cümlesinde that yan cümlesinin görevi nedir?

  1. Hangi durumun yaygın olduğunu belirtir.
  2. Bir şeyin kime ait olduğunu söyler.
  3. Durumun nedenini belirtir.
Cevabı göster

Hangi durumun yaygın olduğunu belirtir.

or we feel like with a bit of a headache Kalıp ifadeler

3:56

veya biraz başımız ağrıyormuş gibi hissederiz

Kalıp ifadeler

a bit of a + tekil isim kalıbındaki bit of a

“a bit of a headache” ifadesinde a bit of a, headache isminin derecesini yumuşatır. Kişinin hafif bir baş ağrısı olduğunu belirtir; baş ağrısının fiziksel olarak küçük bir parçasını anlatmaz. Tekrar kullanılabilen kalıp “a bit of a + tekil sayılabilen isim”dir. Bir şeyi sınırlı derecede bir sorun, şok, sürpriz veya benzer bir deneyim olarak sunabilir: “a bit of a problem”.

Alıştırma

Hangi cümlede tekil bir isimden önce a bit of a doğru kullanılmıştır?

  1. We have bit of a problem.
  2. We have a bit of problem.
  3. We have a bit of a problem.
Cevabı göster

We have a bit of a problem.

or even we think we are hungry.

3:59

veya hatta aç olduğumuzu düşünürüz.

And we go and get some food and actually what is happening is that we are thirsty, Notlar

4:01

Ve gidip biraz yiyecek alırız ve aslında olan şey bizim susamış olmamızdır,

Kalıp ifadeler

go and get: gidip bir şeyi almak veya getirmek

Go and get, bir yere gitme ile bir şeyi elde etme eylemlerini birleştirir. Bu cümlede go and get some food, yiyeceği almak, bulmak ya da satın almak gibi bir yolla “yiyecek edinmek için harekete geçmek” anlamına gelir. Günlük konuşmada bu iki fiil çoğu zaman go and + fiil biçiminde tek bir eylem kalıbı olarak kullanılır. Genellikle asıl vurgu and'den sonraki eylemdedir; iki adımın eşit derecede önemli olması gerekmez.

Alıştırma

“Gidip almak” anlamındaki üç kelimelik kalıbı yazın: Please ____ your shoes before we leave.

Cevabı göster

go and get

Dilbilgisi

what is happening is that: gerçek durumu açıklamak

What is happening is that + yan cümle kalıbı, gerçek duruma ilişkin bir açıklama sunar. Burada dinleyicinin bakışını değiştirir: yiyecek almak açlık gibi görünebilir, ancak asıl sorun susamaktır. What is happening özne işlevi görür ve “meydana gelen durum” anlamına gelir; doğrudan bir soru değildir. Ardından is, bu özneyi açıklamayı veren that ile başlayan yan cümleye bağlar.

Alıştırma

Gerçek açıklamayı sunan kalıbı tamamlayın: The screen looks broken, but ____ the battery is empty.

Cevabı göster

what is happening is that

that we are dehydrated.

4:05

susuz kalmış olmamızdır.

We're starting to show some signs or some symptoms of dehydration. Kalıp ifadeler

4:06

Dehidrasyonun bazı belirtilerini veya bazı semptomlarını göstermeye başlıyoruz.

Kalıp ifadeler

show signs or symptoms of + bir durum

Burada show, “bir şeyi başka birine göstermek” değil, “bir duruma sahip olmak veya onu sergilemek” anlamındadır. İfade, dehidrasyon belirtilerinin ortaya çıkmaya başladığını anlatır. Sağlık konularında yeniden kullanılabilecek yapı show signs/symptoms of + condition şeklindedir. show signs of infection örneğinde olduğu gibi, hastalık veya durum of sözcüğünden sonra gelir.

Alıştırma

Cümleyi, bir durumun gözlemlenebilir kanıtlarını anlatan dersteki üç sözcüklü yapıyla tamamlayın: After two days in the heat, the dog began to ____ dehydration.

Cevabı göster

show signs of

Dr. Sanchez describes the effect of dehydration, Kelime

4:11

Dr. Sanchez dehidrasyonun etkisini açıklıyor,

the condition of not having enough water in your body

4:15

vücudunuzda yeterince su olmama durumunun

so that you feel ill or weak.

4:18

kendinizi hasta veya zayıf hissetmenize neden olduğunu.

Kelime

dehydration: vücutta yeterli su olmaması

Dehydration, vücudun düzgün çalışması için yeterli suya sahip olmadığı fiziksel durumu adlandıran bir isimdir. Kişinin kendini hasta veya güçsüz hissetmesine neden olabilir. Bu cümlede virgülden sonraki the condition of not having enough water in your body sözleri dehydration sözcüğünü doğrudan açıklar. Çevresindeki sözlerden bu sağlık teriminin anlamını anlayabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi seçenek dehydration sözcüğünü en iyi tanımlar?

  1. Vücutta çok fazla su bulunmasından kaynaklanan bir durum.
  2. Vücudun durumu hakkında bir şey göstermeyen kısa süreli içme isteği.
  3. Vücutta yeterli su bulunmadığı bir durum.
Cevabı göster

Vücutta yeterli su bulunmadığı bir durum.

She mentions feeling tired,

4:21

Yorgun hissetmeyi,

having a headache,

4:22

baş ağrısı çekmeyi,

or a dry mouth as symptoms of dehydration.

4:23

veya ağız kuruluğunu dehidrasyon belirtileri olarak belirtiyor.

Symptoms are signs or feelings in the body Kelime

4:27

Semptomlar, vücuttaki bazı hastalık veya durumların varlığını gösteren

showing the presence of some illness or condition. Kalıp ifadeler

4:30

belirtiler veya hislerdir.

Kelime

Symptoms: hastalıkla ilgili belirtiler veya hisler

Symptoms, symptom sözcüğünün çoğuludur. Bir hastalığa veya duruma işaret edebilen, sağlıkla ilgili bedensel ya da zihinsel değişiklikleri, hisleri veya belirtileri anlatır. Burada symptoms, sağlıkla ilgili işaretleri veya hisleri kapsar. Her türlü sıradan işaret ya da ipucu anlamına gelmez.

Alıştırma

Sağlıkla ilgili bir konuşmada symptoms ne anlama gelir?

  1. İlaç adları.
  2. Bir hastalığı veya durumu gösterebilen değişiklikler ya da hisler.
  3. İnsanlara nereye gideceklerini söyleyen yönler.
Cevabı göster

Bir hastalığı veya durumu gösterebilen değişiklikler ya da hisler.

Kalıp ifadeler

showing the presence of: bir şeyin var olduğunu belirtmek

Showing the presence of, bir şeyin var olduğuna dair kanıt sunmak anlamına gelir. Bu cümlede belirtiler, bir hastalığın veya durumun var olabileceğine dair kanıt sağlar. Yapı show/showing the presence of + isim şeklindedir. Burada presence, bir kişinin katılımı değil, varlık anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi ‘bir şeyin var olduğunu belirtmek’ anlamındaki resmî ifadeyle tamamlayın: The test is ____ bacteria in the water.

Cevabı göster

showing the presence of

So whether you drink a little more or a little less, Dilbilgisi

4:34

Yani ister biraz daha fazla ister biraz daha az için,

Dilbilgisi

whether ... or ...: iki alternatif, tek sonuç

Whether A or B iki alternatifi tanıtır. Buradaki alternatifler biraz daha fazla ve biraz daha az su içmektir. Bu yapı, ardından gelen sonucun her iki durumda da geçerli olduğunu anlatır. Evet-hayır sorusu değildir; iki seçenek için ortak bir sonuca zemin hazırlar.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen whether ... or ... ikili yapısıyla tamamlayın: ____ you walk ____ take the bus, arrive by nine.

Cevabı göster

Whether · or

it seems that around 2 L of water a day Dilbilgisi

4:38

görünüşe göre günde yaklaşık 2 L su içmek

is a good way to keep your blood and body healthy. Kalıp ifadeler

4:41

kanınızı ve vücudunuzu sağlıklı tutmanın iyi bir yoludur.

Dilbilgisi

it seems that: temkinli bir sonuç

It seems that eldeki bilgilere dayanan bir sonucu tanıtır. Bu cümlede suyla ilgili tavsiyenin makul göründüğünü, ancak kesin olarak kanıtlanmadığını anlatır. Buradaki it biçimsel öznedir ve belirli bir şeyi göstermez. That, ardından gelen tam ifadeyi tanıtır.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen temkinli ifadeyle tamamlayın: ____ the museum is closed today.

Cevabı göster

It seems that

Kalıp ifadeler

a good way to keep + nesne + sıfat

X is a good way to keep Y + adjective kalıbı, X'i Y'yi belirli bir durumda tutmak için etkili bir eylem olarak önerir. Örnekte healthy, your blood and body ifadesinin korunacağı durumu anlatır. way to keep içindeki to, yöntemin sonucunu ya da amacını bildiren mastar yapısını başlatır. keep'ten sonra bir nesne ve ardından bir sıfat gelir: keep your room tidy, keep food fresh.

Alıştırma

Öneriyi hedef ifadeyle tamamlayın: Putting your toys in boxes is ____ your room tidy.

Cevabı göster

a good way to keep

Speaking of which, Anlatım akışı

4:45

Yeri gelmişken,

Anlatım akışı

Speaking of which: bağlantılı bir geçişten önce söylenene geri dönmek

Speaking of which, az önce söylenen bir şeye geri gönderme yapan bir geçiş ifadesidir. Burada which, daha önceki kan ve su konuşmasına gönderme yapar; kendisinden sonra gelecek yeni bir ismi tanıtmaz. Bu ifade “Bu bana ilgili bir noktayı hatırlattı” sinyali verir. Dinleyicinin, konuşmacının neden sonraki soruya veya konuya geçtiğini anlamasına yardımcı olur.

Alıştırma

Konuşmayı okuyun ve Speaking of which ifadesinin işlevini seçin: Mia said the pool opens at ten. Speaking of which, where is my swimsuit?

  1. Mayo hakkındaki soruyu az önce sözü edilen havuzla ilişkilendirir.
  2. Tamamen ilgisiz bir konu başlatır.
  3. Hangi kişinin konuştuğunu sorar.
Cevabı göster

Mayo hakkındaki soruyu az önce sözü edilen havuzla ilişkilendirir.

Phil,

4:46

Phil,

it's time to reveal the answer to my question.

4:46

sorumun cevabını açıklama zamanı geldi.

What percentage of our blood is water?

4:49

Kanımızın yüzde kaçı sudur?

You said 80%,

4:52

%80 demiştin,

and the answer is 90%.

4:55

ve cevap %90.

Our blood consists of around 90% water.

4:58

Kanımızın yaklaşık %90'ı sudan oluşur.

Okay,

5:02

Tamam,

let's recap the vocabulary we've used, Anlatım akışı

5:03

kullandığımız kelimeleri özetleyelim,

Anlatım akışı

Let's recap: kısa bir gözden geçirmeye davet

“Let’s recap”, herkesi daha önce ele alınan ana noktaları kısaca gözden geçirmeye davet eder. Burada recap, “kısa bir özet yapmak veya gözden geçirmek” anlamındaki bir fiildir; konunun yeniden başladığını göstermez. Bu ifade konuşmayı da düzenler: Dinleyicilere konuşmacının yeni bilgilerden gözden geçirme bölümüne geçtiğini bildirir ve genellikle dersin, toplantının ya da programın sonuna doğru kullanılır.

Alıştırma

İki kelimelik Let’s recap davetini kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ the three key ideas before we finish.

Cevabı göster

Let's recap

starting with the phrase to arrive at a number,

5:05

'to arrive at a number' (bir sayıya ulaşmak) ifadesiyle başlayarak,

meaning to decide it by doing calculations.

5:08

hesaplamalar yaparak karar vermek anlamına gelir.

If an idea takes grip on something,

5:12

Eğer bir fikir bir şeye 'takes grip on' yaparsa (hakim olursa),

it takes control of it.

5:15

onun kontrolünü ele geçirir.

The phrase pretty much means almost.

5:17

'pretty much' (hemen hemen) ifadesi neredeyse anlamına gelir.

For example,

5:20

Örneğin,

pretty much everyone likes chocolate,

5:21

'pretty much everyone likes chocolate',

which means almost everyone likes chocolate.

5:24

neredeyse herkesin çikolatayı sevdiği anlamına gelir.

A ballpark figure is a phrase meaning a number which is an acceptably accurate approximation.

5:27

'Ballpark figure' (yaklaşık rakam), kabul edilebilir derecede doğru bir yaklaşım olan bir sayıyı ifade eden bir ifadedir.

Dehydration is the condition of not having enough water in your body

5:34

Dehidrasyon ('Dehydration'), vücudunuzda yeterli su bulunmaması durumudur

so that you feel ill or weak.

5:39

böylece kendinizi hasta veya zayıf hissedersiniz.

And finally,

5:41

Ve son olarak,

a symptom is a sign or feeling in the body

5:43

bir semptom ('symptom'), bir hastalığın veya durumun varlığını gösteren

showing the presence of an illness or condition.

5:46

vücuttaki bir belirti veya histir.

Once again,

5:49

Bir kez daha,

our 6 minutes are up. Deyimler

5:50

6 dakikamız doldu.

Deyimler

are up: ayrılan sürenin dolduğunu söylemek

“Zaman ifadesi + be up” yapısında up, ayrılan veya kullanılabilir sürenin sona erdiğini belirtir. Our 6 minutes are up, programın altı dakikalık süresinin bittiği anlamına gelir; buradaki up yukarı yönüyle ilgili değildir. be biçimi özneyle uyum sağlar: Time is up denir, ancak Six minutes are up kullanılır.

Alıştırma

Ayrılan sürenin bittiğini belirten be up ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Your five minutes ____. Please put down your pencil.

Cevabı göster

are up

Why not join me now and head over to our website, Notlar

5:52

Neden şimdi bana katılmıyor ve web sitemize gitmiyorsunuz,

Ton ve niyet

Why not + fiilin yalın hâli ile samimi bir öneri

Burada Why not + fiilin yalın hâli, samimi bir öneri veya davet sunar. Yaklaşık olarak “... yapmaya ne dersin?” anlamına gelir; genellikle birinin nedenini gerçekten soran bir soru değildir. Fiilin yalın hâli doğrudan not sözcüğünden sonra gelir: Why not join ...? Fiilden önce to kullanılmaz.

Alıştırma

Samimi öneriyi yukarıda öğrendiğiniz iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: ____ ask your teacher for help?

Cevabı göster

Why not

Öbek fiiller

head over to: go to demenin samimi bir yolu

head over to our website ifadesinde head, vücudun bir bölümünü belirten isim değil, “gitmek” veya “yönelmek” anlamındaki bir fiildir. İfadenin tamamı “web sitemize gitmek” demektir. Kalıp head over to + varış noktası şeklindedir. Varış noktası fiziksel bir yer veya web sitesi ya da sayfa gibi çevrim içi bir konum olabilir.

Alıştırma

Cümleyi yukarıda öğrendiğiniz üç sözcüklü samimi ifadeyle tamamlayın: After lunch, let's ____ the library.

Cevabı göster

head over to

bbclearningenglish.com.

5:55

bbclearningenglish.com.

Download the worksheet for this program

5:58

Bu programın çalışma sayfasını indirin

and test yourself to see how much you remember. Kalıp ifadeler

6:00

ve ne kadar hatırladığınızı görmek için kendinizi test edin.

Kalıp ifadeler

test yourself: öğrendiklerini kendin kontrol et

Burada test yourself, “soruları yanıtlayarak veya bir etkinlik yaparak ne bildiğini ya da ne hatırladığını kontrol etmek” anlamına gelir. Öğrenme yönergelerinde sık kullanılır. to see how much you remember sözleri testi neden yaptığını açıklar. Yourself, you için kullanılan dönüşlü zamirdir. Testi yapan kişiyle test edilen kişinin aynı olduğunu gösterir. Kalıp test + dönüşlü zamir şeklindedir; bu yüzden zamir özneye göre değişir: I test myself; she tests herself.

Alıştırma

Cümleyi test ve doğru dönüşlü zamirle tamamla: After the lesson, ____ to see what you remember.

Cevabı göster

test yourself

See you there soon.

6:03

Yakında orada görüşürüz.

Bye.

6:05

Hoşçakal.

6 Minute English from bbclearningenglish.com.

6:07

bbclearningenglish.com'dan 6 Minute English.