Kelimelerde vurgu nereye yapılır - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Video; object, console, desert, present ve record sözcükleri etrafındaki komik yanlış anlamalar üzerinden, aynı yazılan isim ve fiillerin vurgu sayesinde nasıl ayrıldığını ve bunun iletişimi nasıl etkilediğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. they're nouns when the stress is on the first syllable and verbs when the stress is on the second syllable. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Temel kuralı ve iki koşulu karşılaştıran paralel when yan cümlelerini anlayacaksınız. Böylece bu tür bir sözcüğün isim mi yoksa fiil mi olduğunu belirlemek için hangi hecenin vurgulandığını kullanabileceksiniz. 2. desert someone / the desert, — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Birini terk etmek anlamındaki fiilin, kurak bir bölgeyi belirten isimle nasıl yan yana getirildiğini göreceksiniz. Bu sayede kelime oyununu fark edebilir, anlam karışıklığını önleyebilir ve önceki açıklamayı kısa bir geri dönüşle pekiştirme tekniğini anlayabilirsiniz. 3. record yourself saying it? — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Buradaki record sözcüğünün kişinin kendi konuşmasını kaydetmesi anlamında bir fiil olduğunu ve hemen önceki isim record ile karşıtlık kurduğunu öğreneceksiniz. Kapanıştaki kelime oyununu anlayabilir ve vurguladığınız heceyi kontrol etmek için kendi sesinizi kaydedebilirsiniz.
Bu derste
where I am: dolaylı soruda sözcük dizilişi
I don't know where I am cümlesindeki where I am, cümlenin içine yerleştirilmiş dolaylı bir sorudur. Konuşanın bilmediği bilgiyi belirtir; dinleyiciye doğrudan sorulan bir soru değildir. where sözcüğünden sonra düz cümle dizilişi kullanılır: özne I, am fiilinden önce gelir. Where am I? yalnızca doğrudan soru sorarken kullanılır.
Alıştırma
Dolaylı soruyu tamamlamak için sözcükleri doğru sıraya koyun: I don't know ____. (where / the library / is)
Cevabı göster
where the library is
desert me: “terk etmek” anlamındaki desert fiili
desert me ifadesindeki desert, “terk etmek” veya “yardımsız bırakmak” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Me, bu eylemden etkilenen kişidir; to desert ise decided sonrasında kullanılan mastar biçimidir. Yazılışı, “çöl” anlamındaki desert ismiyle aynıdır ancak dil bilgisi anlamı açıklar: burada to sözcüğünden sonra bir fiil gelir ve bu fiil me sözcüğünü nesne olarak alır.
Alıştırma
Hangi cümlede desert, “birini terk etmek” anlamında fiil olarak kullanılmıştır?
- The travelers crossed the desert before sunset.
- Her teammates deserted her when the game became difficult.
- The desert was hot and dry.
Cevabı göster
Her teammates deserted her when the game became difficult.
the desert: “çöl” anlamındaki isim grubu
the desert isim grubunda desert, çok kurak bir kara bölgesi anlamına gelir. Başındaki the tanımlığı ve the middle of the desert ifadesinde of sözcüğünden sonra gelmesi, burada bir yeri adlandırdığını gösterir. Aynı yazılışa sahip desert, “birini ya da bir şeyi terk etmek” anlamındaki bir fiil de olabilir. Dil bilgisi ve sözcük vurgusu, amaçlanan anlamı seçmenize yardımcı olur.
Alıştırma
“I can't drive out into the middle of the desert.” cümlesinde “the desert” ne anlama gelir?
- Birini terk etme eylemi.
- Çok kurak bir kara bölgesi.
- Yalnız olan bir kişi.
Cevabı göster
Çok kurak bir kara bölgesi.
but they're nouns when the stress is on the first syllable Dilbilgisi
0:16vurgu ilk hecede olduğunda isim,
and verbs when the stress is on the second syllable.
0:19vurgu ikinci hecede olduğunda ise fiil olduğunu biliyor muydunuz?
which are spelled the same: aynı yazılı biçimler
which are spelled the same, some words ifadesini açıklayan bir ilgi tümcesidir. are spelled edilgen yapıdadır: kelimelerin nasıl yazıldığını söyler; the same ise harf dizilimlerinin eşleştiğini belirtir. Bu ifade yalnızca yazılı biçimlerin eşleştiğini söyler. Kelimelerin anlamlarının, dil bilgisel görevlerinin, vurgularının ya da telaffuzlarının da aynı olduğunu söylemez; cümlenin geri kalanı bu farklardan bazılarını açıklar.
Alıştırma
which are spelled the same, kelimeler hakkında bize ne söyler?
- Yalnızca isim olarak kullanılabilirler.
- Harf dizilimleri aynıdır.
- Her zaman tam olarak aynı anlama gelirler.
Cevabı göster
Harf dizilimleri aynıdır.
vurgu ilk hecedeyken isim... ikinci hecedeyken fiil
Bu cümle, when ile kurulan iki paralel koşul üzerinden tek bir karşıtlık oluşturur. They're nouns, vurgunun ilk hecede olmasıyla; verbs ise vurgunun ikinci hecede olmasıyla eşleşir. İkinci bölümde anlam zaten açık olduğu için and sonrasında they're düşürülür: and they're verbs when.... Cümleyi, her vurgu konumunun farklı bir sözcük türüne karşılık geldiği eşleştirilmiş bir kural olarak okuyun.
Alıştırma
Kuraldaki eşleşmiş iki koşulu doğru biçimde koruyan cümle hangisidir?
- The word is both a noun and a verb whenever it has two syllables.
- The word is a noun when the stress is on the first syllable and a verb when the stress is on the second.
- The first syllable is a noun, and the second syllable is a verb.
Cevabı göster
The word is a noun when the stress is on the first syllable and a verb when the stress is on the second.
Let's look at some examples of how this can affect your communication. Anlatım akışı
0:22Bunun iletişiminizi nasıl etkileyebileceğine dair bazı örneklere bakalım.
Let's look at some examples: kuraldan örneklere geçiş
Let's look at some examples, bir açıklama içindeki geçiş ifadesidir. Dinleyicilere, konuşmacının genel bir kural veya düşünceden somut örneklere geçtiğini bildirir. Burada Let's esas olarak herkesin gerçekten birlikte bir şeye bakacağı bir etkinlik düzenlemez. Dinleyiciye dostça bir işaret verir: sıradaki bölümde örnekler gösterilecektir.
Alıştırma
Bir öğretmen az önce bir kuralı açıkladı ve şimdi somut örnekler göstermek istiyor. Doğal geçiş cümlesi hangisidir?
- That is the end of the presentation.
- Let's look at some examples.
- Let's return to the rule.
Cevabı göster
Let's look at some examples.
Your honor: Mahkemede hâkime hitap etme
Your honor, mahkemede doğrudan bir hâkime hitap ederken kullanılan kalıplaşmış bir sözdür. Burada honor, genel anlamdaki “onur” ya da “şeref” değildir; tüm ifade resmî bir unvan gibi çalışır. Virgül, doğrudan hitabı gösterir: Your honor kiminle konuşulduğunu belirtirken I object verilen mesajı bildirir. Bu hitabı duymak, sahnenin mahkemede geçtiğine dair güçlü bir ipucudur.
Alıştırma
Mahkeme cümlesini dersteki iki kelimelik unvanla tamamlayın: ____, may I speak?
Cevabı göster
Your Honor
I object: Resmen itiraz etmek
I object demek bir eylemi gerçekleştirir: yalnızca kişisel bir karşı çıkma hissini anlatmak yerine resmen itiraz eder. Mahkemede bir avukat bu ifadeyle bir soruya, delile ya da usule itiraz edebilir. Burada object bir fiildir ve I object cümlesinde tek başına kullanılabilir. Neye karşı çıktığınızı belirtmek için object to ifadesinden sonra bir isim ya da -ing biçimi getirin: I object to that question veya I object to changing the rule gibi.
Alıştırma
Resmî mahkeme itirazını dersteki fiille tamamlayın: I ____.
Cevabı göster
object
He seems to think he's some kind of object. Kalıp ifadeler
0:35Kendisinin bir çeşit nesne olduğunu sanıyor galiba.
some kind of object: belirsiz bir kategori
Some kind of + isim, bir kişiyi veya şeyi geniş ve kesin olmayan bir kategoriye yerleştirir. Burada some kind of object, “türü belirtilmemiş bir nesne” demektir; object, of’tan sonra gelen isimdir. Konuşan kişi ciddi bir sınıflandırma yapmıyor. Bu belirsiz ifade, I object sözünün yanlış anlaşılmasını devam ettirerek cümleye hafif alaycı ve komik bir ton katıyor.
Alıştırma
Dersteki, “türü belirtilmemiş” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: It looks like ____ tool.
Cevabı göster
some kind of
What happened here?: açıklamaya geçiş
What happened here? sözcük anlamıyla bir olayı sorar. Bu videoda ise yönlendirici bir sorudur: canlandırılan yanlış anlamadan sonra dikkati sahneden, dilin neden karışıklığa yol açtığının açıklamasına taşır. Bu tür sorular, önceki örneğe dönüp “Şimdi nedenini bulalım.” sinyali vererek açıklamayı düzenleyebilir. Her zaman yeni bilgi istemez.
Alıştırma
Bu videoda What happened here? sorusunun temel görevi nedir?
- Birinden gerçek bir kazayı bildirmesini ister.
- Sorunu açıklamadan dersi bitirir.
- Canlandırılan örnekten açıklamaya geçildiğini gösterir.
Cevabı göster
Canlandırılan örnekten açıklamaya geçildiğini gösterir.
should have said: geçmişte söylenmesi daha iyi olacak sözler
Should have said geçmişteki bir ana dönerek o anda hangi sözlerin daha iyi olacağını belirtir. Genellikle kişinin bunları söylemediğini veya doğru şekilde söylemediğini ima eder. Yapı should have + geçmiş zaman ortacı biçimindedir; said, say fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Geçmişte birinin söylediği şeyi düzeltmek veya değerlendirmek için bu yapıyı kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi should have ve say fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamla: Mia ____ thank you after receiving the gift.
Cevabı göster
should have said
To object is to express disagreement with something. Kalıp ifadeler
0:44İtiraz etmek, bir şeye katılmadığını ifade etmektir.
express disagreement with: anlaşmazlığın hedefini belirtmek
Express disagreement with, bir kişi, fikir, plan veya eylemle aynı fikirde olmadığını göstermek ya da belirtmek anlamına gelir. Burada object fiilini tanımlar. Yapı express + disagreement ismi + with + anlaşmazlığın hedefi biçimindedir. With ile başlayan bölüm, anlaşmazlığın ne hakkında olduğunu gösterir.
Alıştırma
Sözcük eşleşmesini tek kelimeyle tamamla: The group expressed disagreement ____ the decision.
Cevabı göster
with
or he didn't like some evidence in the courtroom. Kültür
0:50ya da mahkemedeki bir delilden hoşlanmamıştı.
evidence in the courtroom: mahkemenin hukuki ortamı
Bu cümlede evidence, ne olduğunu kanıtlamaya yardımcı olan bilgi veya malzeme anlamına gelir. Courtroom, bir hâkimin hukuki bir davayı gördüğü mahkeme salonudur; bu nedenle evidence in the courtroom ifadeyi sıradan bir odaya değil, bir duruşma veya yargılama ortamına yerleştirir. Bu ortamda bir avukat, bir soruya veya delile resmî olarak itiraz edebilir. Buradaki didn't like, avukatın bir şeyin kabul edilmemesi ya da izin verilmemesi gerektiğini düşündüğünü basitçe anlatır; yalnızca kişisel olarak hoşlanmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Burada evidence in the courtroom büyük olasılıkla ne anlama geliyor?
- Hukuki bir davada değerlendirilen kanıt veya bilgi
- Bir oyunda aksesuar olarak kullanılan nesneler
- Sınıfta kontrol edilen ödev
Cevabı göster
Hukuki bir davada değerlendirilen kanıt veya bilgi
An object: isim olarak object
An object ifadesinde object, fiziksel bir şeyi belirten sayılabilir bir isimdir. An artikeli, ardından bir isim geldiğini açıkça gösterir; object ünlü bir sesle başladığı için An kullanılır. Bu kullanım, I object örneğinde olduğu gibi itiraz veya anlaşmazlık belirten object fiilinden farklıdır. Cümle ismi tanımlar: an object bir nesnedir.
Alıştırma
Object hangi cümlede fiziksel bir şeyi belirten isimdir?
- She picked up a small object.
- They object when the rules change.
- I object to that unfair rule.
Cevabı göster
She picked up a small object.
dumped him: onunla olan romantik ilişkiyi bitirdi
Bu romantik ilişki bağlamında dumped him, John'ın kız arkadaşının John'la olan ilişkisini bitirdiği anlamına gelir. Him, onun reddettiği kişidir; atılan bir nesne değildir. Dump someone, ayrılığı tek bir kişinin kararı olarak gösterir. Ayrılığın ani, sert veya incitici olduğu izlenimini verebilir.
Alıştırma
Romantik ilişki bağlamında 'Maya dumped him' ne anlama gelir?
- Yere çöp attı.
- Ağır bir çantayı taşımasına yardım etti.
- Onunla olan romantik ilişkisini bitirdi.
Cevabı göster
Onunla olan romantik ilişkisini bitirdi.
stay up: uyumak yerine uyanık kalmak
Stay up öbek fiili, yatağa gitmek veya uyumak yerine uyanık kalmak anlamına gelir. Burada all night, konuşan kişinin bütün gece uyumadığını gösterir. Up yön bildirmez; fiilin bir parçasıdır. stay up late, stay up all night ve stay up to do something yaygın kalıplardır.
Alıştırma
Cümleyi stay ve uyanık kalmak anlamını veren parçacıkla tamamlayın: We can ____ late to watch the stars.
Cevabı göster
stay up
console him: teselli etmek anlamındaki console fiili
console him ifadesinde console, “üzgün veya acı çeken birini teselli etmek” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Him doğrudan nesnedir; yani teselli edilen kişiyi gösterir. trying to console him ifadesinde to console, trying sözcüğünden sonra gelen mastar yapısıdır. Şaka, console sözcüğünün başka bir anlamına dayanır: isim olarak bir kontrol ünitesini veya video oyunu konsolunu gösterebilir. Burada console, to sözcüğünden sonra gelip him sözcüğünü nesne aldığı için dil bilgisi bakımından fiildir.
Alıştırma
Cümleyi console ve doğru nesne zamiriyle tamamlayın: My brother was upset, so I tried to ____.
Cevabı göster
console him
free for all Super Mario?: video oyunu üzerine bir şaka
Super Mario ünlü bir video oyunu serisidir. Oyun ve yarışma dilinde free-for-all, herkesin bağımsız olarak yarıştığı ve çoğu zaman sabit takımların olmadığı bir karşılaşma veya mücadeledir. Bu sözcükler bir araya gelince hemen bir video oyunu sahnesi oluşturur; belirli ve resmî bir Super Mario modunun adı değildir. Bu söz, önceki console yanlış anlamasını sürdürür: sözcük “teselli etmek” anlamındaki fiil yerine oyun konsolu olarak anlaşılmıştır. Konuşan kişi, komik bir etki yaratmak için bu yanlış anlamdan bir Super Mario sorusuna geçer; üzgün kişi hakkında ciddi bir soru sormaz.
Alıştırma
Bu bağlamda konuşan kişi “free for all Super Mario?” ifadesiyle esas olarak ne yapıyor?
- Üzgün kişinin ilişki sorunu hakkında ciddi biçimde ayrıntı sorar.
- Console yanlış anlamasını sürdürerek bir video oyunu hayal eder.
- Bütün Super Mario oyunlarının ücretsiz olduğunu söyler.
Cevabı göster
Console yanlış anlamasını sürdürerek bir video oyunu hayal eder.
in distress: ciddi sıkıntı veya tehlike içinde
In distress, birinin şiddetli acı, korku veya kaygı yaşadığını ya da tehlike veya ciddi bir zorluk içinde olup yardıma ihtiyaç duyabileceğini anlatır. Yalnızca üzgün olmaktan veya sıradan bir baskı yaşamaktan daha güçlüdür. Bu cümlede, birinin ne zaman teselliye ihtiyaç duyabileceğini açıklayan durumu gösterir. Daha genel olarak be in distress, günlük küçük bir sıkıntıyı değil, üzücü veya acil bir durumu anlatır.
Alıştırma
Hangi durum en iyi in distress ile anlatılır?
- Bir yüzücü derin suda çırpınıyor ve yardım istiyor.
- Bir öğrencinin sıradan iki ödev sorusu var.
- Bir aile sakin bir pikniğin tadını çıkarıyor.
Cevabı göster
Bir yüzücü derin suda çırpınıyor ve yardım istiyor.
And a console is a device we use to play video games. Kelime
1:42Konsol ise video oyunları oynamak için kullandığımız bir cihazdır.
a console: bir video oyun cihazı
a console ifadesinde console bir isimdir. Burada video oyun konsolu, yani video oyunları oynamak için kullanılan bir cihaz anlamına gelir. a sözcüğü ardından bir isim geldiğini gösterir; sonraki tanım da hangi anlamın seçildiğini açıklar. Console, birini teselli etmek anlamında fiil olarak da kullanılabilir; ancak bu anlam a sözcüğünden sonra uygun değildir. Doğru anlamı seçmek için dil bilgisine ve console çevresindeki sözcüklere bakın.
Alıştırma
“Lena saved money to buy a new console for her games” cümlesinde console ne anlama gelir?
- Ciddi acı veya tehlike durumu
- Video oyunları oynamaya yarayan bir cihaz
- Üzgün birini teselli etmek
Cevabı göster
Video oyunları oynamaya yarayan bir cihaz
Please, I need you to come and pick me up. Öbek fiiller
1:54Lütfen, gelip beni almana ihtiyacım var.
pick me up: gelip beni almak
Bu cümlede pick me up, 'bulunduğum yere gelip beni alarak başka bir yere götürmek', yani genellikle araba veya başka bir araçla gelip beni almak demektir. Kişiyi fiziksel olarak yerden kaldırmak anlamına gelmez. Pick up ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir zamirse pick ile up arasına gelir: pick me up veya pick her up denir, pick up me denmez.
Alıştırma
pick ... up yapısını ve me zamirini doğru sıraya koyarak ricayı tamamla: Could you ____ outside the library at six?
Cevabı göster
pick me up
Stay safe: güvenlik için içten bir hatırlatma
Stay safe. kısaca 'Kendine dikkat et ve tehlikeden uzak dur' demenin bir yoludur. Biçim olarak emir cümlesi olsa da genellikle sert bir emir değil, içten bir dilek veya hatırlatmadır. Burada stay, 'aynı durumda kalmaya devam etmek' anlamında bir bağlayıcı fiildir ve ardından safe sıfatı gelir.
Alıştırma
'Tehlikede olmayan' anlamındaki sıfatla bu yaygın ilgili mesajı tamamla: Stay ____ on your way home.
Cevabı göster
safe
call a rescue team: kurtarma görevlilerini arayıp yardım istemek
call a rescue team ifadesinde call, ekiple iletişime geçip yardım istemek demektir. Yalnızca rescue team sözlerini yüksek sesle söylemek anlamına gelmez. call + kişi veya hizmet yapısı, genellikle telefonla o kişiye ya da hizmete ulaşmak anlamına gelebilir. rescue team, kaybolmuş, mahsur kalmış veya tehlikede olan kişilere yardım eden eğitimli insanlardan oluşan bir ekiptir.
Alıştırma
“A climber is hurt, so I’ll call a rescue team,” cümlesinde konuşan kişi ne yapacak?
- Kimseyle iletişime geçmeden rescue team sözlerini bağıracak.
- Dağcıya bir takım adı verecek.
- Eğitimli kurtarma görevlileriyle iletişime geçip yardım isteyecek.
Cevabı göster
Eğitimli kurtarma görevlileriyle iletişime geçip yardım isteyecek.
she should have said my friends decided to desert me.
2:05arkadaşlarının onu terk etmeye karar verdiğini söylemeliydi.
and a desert is a dry place with very little rainfall.
2:20ve çöl, çok az yağış alan kurak bir yerdir.
desert someone ... the desert: aynı yazım, iki sözcük türü
Bu cümle desert sözcüğünün iki kullanımını yan yana getirir. desert someone içinde desert, birini yardımsız bırakmak anlamında bir fiildir. the desert içinde ise çok kurak bir bölgeyi adlandıran bir isimdir. Aynı yazımın tekrarlanması bir kelime oyunu yaratır ve iki anlamı düzgün biçimde birbirine bağlar. Hangisinin hangisi olduğunu cümle yapısı gösterir: someone fiilin nesnesidir, the ise ardından bir isim geldiğini belirtir.
Alıştırma
“You could desert someone in the desert,” cümlesindeki iki desert sözcüğünün görevleri nedir?
- İlki “terk etmek” anlamında bir fiil; ikincisi “kurak bölge” anlamında bir isimdir.
- İkisi de “kurak bölge” anlamında isimdir.
- İlki “kurak bölge” anlamında bir isim; ikincisi “terk etmek” anlamında bir fiildir.
Cevabı göster
İlki “terk etmek” anlamında bir fiil; ikincisi “kurak bölge” anlamında bir isimdir.
And finally, ile son maddeyi tanıtmak
And finally, sıralı bir açıklama veya listenin son maddesine gelindiğini gösteren bir geçiş ifadesidir. Burada finally bilgiyi düzenler: konuşmacı ilk üç kelimeden sonra dördüncü ve son kelimeye geçer. Bir şeyin uzun bir bekleyişten sonra gerçekleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Konuşmacı üç noktayı ele aldı ve şimdi dördüncü ve son noktayı tanıtıyor. Hangi cümle uygundur?
- And finally, let's look at the last point.
- First, let's look at the last point.
- Meanwhile, let's look at the last point.
Cevabı göster
And finally, let's look at the last point.
I want you to present your ideas at tomorrow's meeting. Notlar
2:33yarınki toplantıda fikirlerini sunmanı istiyorum.
want you to: want + kişi + to + fiilin yalın hâli
want + kişi + to + fiilin yalın hâli yapısı, öznenin o kişinin bir şey yapmasını istediği veya beklediği anlamına gelir. want you to present ifadesinde eylemi yapacak kişi you'dur ve present, to'dan sonra yalın hâlde kalır. İngilizcede want someone to do something kullanılır; want that someone does something denmez. Kişi kısmı want Mia to help veya want them to wait örneklerinde olduğu gibi değişebilir.
Alıştırma
Cümleyi hedef want + kişi + to yapısıyla tamamlayın: "I ____ bring your notebook tomorrow."
Cevabı göster
want you to
present your ideas: fiil olarak present
present your ideas ifadesinde present, fikirleri bir dinleyici grubuna düzenli biçimde açıklamak veya göstermek anlamına gelen bir fiildir. your ideas, sunulan içeriği belirtir. Toplantı bağlamı, burada bir eylemden söz edildiğini gösterir. present + içerik kalıbı planlar, projeler ve sonuçlarla da sık kullanılır.
Alıştırma
“Please present your plan to the team,” cümlesinde present ne anlama gelir?
- bir hediye
- şu anda gerçekleşiyor olmak
- açıklamak veya göstermek
Cevabı göster
açıklamak veya göstermek
Is that okay?: kabul edilip edilmediğini kontrol etmek
Is that okay?, dinleyicinin az önce söylenen düzenlemeyi kabul edip etmediğini veya buna uyup uyamayacağını sorar. That, mutlaka fiziksel bir nesneye değil, önceki teklifin tamamına gönderme yapar. Bu soru bir rica veya plandan sonra eklendiğinde karşı tarafa kabul etme, reddetme ya da bir sorunu dile getirme fırsatı verir. Böylece mesaj, doğrudan bir talimattan daha yumuşak olur.
Alıştırma
Arkadaşınız buluşma saatini değiştirip değiştirmemeyi seçebilir. Hangi seçenek yeni saatin uygun olup olmadığını nazikçe sorar?
- We can meet at four instead. Is that okay?
- We meet at four. Do it.
- Is four spelled correctly?
Cevabı göster
We can meet at four instead. Is that okay?
gift wrap them: onları hediye olarak paketlemek
Gift wrap, bir nesneyi hediye edilmeye hazır olacak şekilde paketlemek anlamına gelen bir fiil öbeğidir. Them eylemin nesnesidir ve daha önce sözü edilen ideas ifadesine gönderme yapar. Burada konuşan kişi fikirleri, kâğıtla sarılabilen gerçek hediyelermiş gibi ele alır. Bu kasıtlı uyumsuzluk present hakkındaki yanlış anlamayı sürdürür ve cümleyi şakaya dönüştürür.
Alıştırma
Cümleyi gift wrap ve doğru nesne zamiriyle tamamlayın: I bought two books. Could you ____ for me?
Cevabı göster
gift wrap them
James's boss asked him to present the ideas.
2:42James'in patronu ondan fikirlerini "hediye" olarak vermesini istedi.
A present: “hediye” anlamındaki isim
A present ifadesindeki present, “hediye” anlamına gelen sayılabilir bir isimdir. A tanımlığı, bunun isim olduğunu gösteren güçlü bir işarettir ve ifadenin tamamı is öncesinde özne görevindedir. Bu cümle yanlış anlamayı açıklar: present your ideas ifadesinde present, “göstermek” anlamında bir fiildi; ancak konuşan kişi kelimeyi “hediye” anlamındaki isim olarak yorumladı. Doğru anlamı seçmek için önce tanımlığa ve present sözcüğünden sonra ne geldiğine bakın.
Alıştırma
“Lena opened a present after lunch,” cümlesinde present ne anlama gelir?
- Orada bulunmak
- Bir şeyi dinleyicilere göstermek
- Bir hediye
Cevabı göster
Bir hediye
James's boss should have asked him to present his ideas.
2:49James'in patronu ondan fikirlerini sunmasını istemeliydi.
To present the ideas is to share them with the rest of the team.
2:56Fikirleri sunmak, onları ekibin geri kalanıyla paylaşmaktır.
all the time: çok sık
all the time, “çok sık” ya da “tekrar tekrar” anlamına gelen bir sıklık ifadesidir. Burada bu tür bir şeyin İngilizcede yaygın olduğunu anlatır. Genellikle her an gerçekleştiği anlamına gelmez. sometimes ifadesinden daha güçlü bir sıklık ifadesi olarak anlaşılmalıdır.
Alıştırma
“This happens all the time,” cümlesinde “all the time” ne anlama gelir?
- Tam olarak belirli bir zamanda olur.
- Yalnızca bir kez olur.
- Çok sık olur.
Cevabı göster
Çok sık olur.
So next time you see one, Anlatım akışı
3:10Bu yüzden bir dahaki sefere böyle bir şey gördüğünüzde,
next time: kuralı gelecekteki eyleme bağlamak
Next time you see one gelecekteki bir durumu açar ve az önce açıklanan kuralı daha sonra yapılacak bir eyleme bağlar. “Gelecekte bunun gibi başka bir örnekle karşılaştığında” anlamına gelir. Bu zaman girişinden sonra tavsiye ya da yönerge gelir. Next time mutlaka planlanmış bir zamanı anlatmaz. Aynı tür durumun gelecekte yeniden yaşandığı herhangi bir anı gösterebilir.
Alıştırma
Hangi cümle, tavsiyeyi gelecekte tekrarlanabilecek bir duruma bağlamak için next time ifadesini doğal biçimde kullanır?
- Next time you saw this pattern yesterday, write it down.
- Next time you see this pattern, write it down.
- Next time you will see this pattern, write it down.
Cevabı göster
Next time you see this pattern, write it down.
keep a record of: bilgileri kaydedip saklamak
Keep a record of something, bir şeyle ilgili bilgiyi yazıp daha sonra kontrol edebilmek için saklamak demektir. Yapı keep a record of + isim veya zamir şeklindedir. Bu cümlede record, a sözcüğünden sonra geldiği için isimdir. Ses veya video kaydetmek anlamına gelen record yourself ifadesindeki record fiilinden farklıdır.
Alıştırma
Bilgiyi yazıp saklamak anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Please ____ your weekly practice time.
Cevabı göster
keep a record of
Why don't you record yourself saying it? Notlar
3:13Neden bunu söylerken kendi sesinizi kaydetmiyorsunuz?
Why don't you...?: dostça bir öneride bulunmak
Why don't you + fiilin yalın hâli...? çoğu zaman gerçek bir neden sormak yerine öneri sunar. Burada konuşan kişi, karşısındakine kendini kaydetmesini nazikçe öneriyor. you'dan sonra fiil yalın hâlde kalır: Why don't you record...? Soru biçimi, tavsiyeyi Record yourself. gibi bir emirden daha az doğrudan hâle getirir.
Alıştırma
"Why don't you ask your teacher?" cümlesinde konuşan kişi büyük olasılıkla ne yapıyor?
- Dinleyicinin neden henüz harekete geçmediğini sormak
- Dostça bir öneride bulunmak
- Doğrudan emir vermek
Cevabı göster
Dostça bir öneride bulunmak
record yourself saying it: fiil olarak record
record yourself saying it ifadesinde record, sesli ya da görüntülü kayıt yapmak anlamına gelen bir fiildir. Yourself kaydedilen kişiyi, saying it ise kayda alınan eylemi belirtir. Kalıp record + kişi + -ing biçimindeki eylemdir; record the band playing buna bir örnektir. Kelime oyunu başka bir anlamdan da yararlanır: keep a record ifadesinde record isimdir. Aynı yazımın cümledeki görevi ve anlamı değişir. a record saklanan bir kayıt, record yourself ise birine kendini kaydetmesini söyleyen bir ifadedir.
Alıştırma
“Why don't you record yourself saying it?” cümlesinde record, dinleyiciye ne yapmasını söylüyor?
- Kendi sesinin sesli ya da görüntülü kaydını yapmak.
- Bir bilgiyi kayıt olarak yazmak.
- Bir müzik plağı çalmak.
Cevabı göster
Kendi sesinin sesli ya da görüntülü kaydını yapmak.
You see what I did there?: şakaya dikkat çeken ifade
Bu bağlamda You see what I did there?, bir hareketin gerçekten görülüp görülmediğini soran düz anlamlı bir soru değildir. See, fark etmek ya da anlamak demektir; what I did there ise konuşanın az önce yaptığı kelime oyununu veya zekice bağlantıyı belirtir. Konuşan kişi, kelime oyunu ya da şakadan sonra bu ifadeyi kullanarak dikkatleri yaptığı numaraya çeker ve dinleyiciyi bunu fark etmeye davet eder. Burada record sözcüğünün önce isim, sonra fiil olarak kullanılmasına gönderme yapar.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı? Bir kelime oyunundan sonra You see what I did there?, dinleyiciyi gördüğü şeyi anlatmaya değil, kelime oyununu fark etmeye davet edebilir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Doğru