Parola bilmecesini çözebilir misin? - Ganesh Pai: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bir direniş üyesi; üç sayılı bir şifreyi çarpım, toplamlar ve benzersizlik hakkındaki son ipucunu birleştirerek çözer. Böylece grubu 13 numaralı koridordan kaçabilir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. dystopian world, — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu ifadeyi, baskıcı veya otoriter bir düzenin yönettiği hayalî toplumu tanıtan bir tür işareti olarak ayırt edin. Böylece ifadeyi yalnızca kötü bir dünya diye yorumlamak yerine zalim yöneticiler, tutsaklık ve ölümcül eğlence gibi anlatı unsurlarına nasıl zemin hazırladığını anlayabilirsiniz. 2. the product of the three numbers — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: product kelimesinin matematikte satılan bir ürün değil, çarpma işleminin sonucu anlamına geldiğini kavrayın. Bu bilgi ilk ipucunu doğru yorumlamanızı; denklemler, sayı kombinasyonları ve mantık bulmacaları hakkında alanına uygun terimlerle konuşmanızı sağlar. 3. if the hallway number had matched / Zara would have known — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişte gerçekleşmemiş bir koşulu ve onun hayalî sonucunu anlatmak için bu varsayım kalıbını kullanın. Toplam benzersiz olsaydı Zara şifreyi daha önce bilecekti; yeni bir ipucu istemesi bu nedenle aynı toplamın birden çok kez çıktığına kanıt olur.
Bu derste
In this dystopian world, your resistance group is humanity's last hope. Notlar
0:09Bu distopik dünyada direniş grubunuz insanlığın son umudu.
dystopian world: baskıcı bir toplum
Bu cümlede dystopian world, baskıcı denetim, ciddi adaletsizlik veya özgürlük kaybıyla şekillenmiş kurgusal bir topluma işaret eder. Yalnızca hikâyenin havasını değil, toplumsal düzenini de kurar. Bu ifade romanlarda, filmlerde ve oyunlarda türü belirten bir ipucudur. Yalnızca kötü bir dünya, gelecek veya bilim kurgu anlamına gelmez; gelecekte geçen bir ortam, ancak toplumun kendisi son derece baskıcı veya insanlık dışıysa dystopian olur.
Alıştırma
Bir incelemede hangi ortam en doğru biçimde dystopian world olarak tanımlanır?
- Sık görülen fırtınalar nedeniyle tehlikeli olan ıssız bir ada.
- Gelişmiş tıbbi robotlara ve geniş kişisel özgürlüklere sahip barışçıl bir koloni.
- Hükûmetin her konuşmayı izlediği ve her vatandaşa bir iş atadığı bir şehir.
Cevabı göster
Hükûmetin her konuşmayı izlediği ve her vatandaşa bir iş atadığı bir şehir.
resistance group: iktidara karşı çıkan örgütlü bir güç
Bu cümlede resistance group, yönetimdeki bir güce, işgal kuvvetine veya baskıcı bir sisteme etkin biçimde karşı çıkan örgütlü bir grubu anlatır. Resistance ortak mücadeleyi, group ise birlikte hareket eden insanları belirtir. İfade burada siyasi, savaşla ilgili veya macera hikâyelerine özgü bir anlam taşır. Sıradan bir kulüp değildir; resistance da elektrik direnci veya basit bir isteksizlik anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir hikâye özetinde hangi grup en iyi resistance group olarak tanımlanır?
- Bahçecilik önerileri paylaşmak için her hafta buluşan komşular.
- İşgal ordusuna karşı çıkmak için gizlice örgütlenen bölge sakinleri.
- Hayatta kalanları kurtarmak için hasarlı binalara giren sağlık görevlileri.
Cevabı göster
İşgal ordusuna karşı çıkmak için gizlice örgütlenen bölge sakinleri.
humanity's last hope: herkesi kurtarmak için son fırsat
Bu cümlede humanity's last hope, bütün insanları kurtarabilecek son kişi, grup veya çözüm anlamına gelir. Buradaki humanity bütün insanlığı ifade eder; insancıllık veya merhamet niteliğini ifade etmez. Last hope yalnızca sıralamadaki son umut değildir. Diğer olası çözümlerin ortadan kalktığını ya da başarısız olduğunu ve bunun başarı için kalan son fırsat olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede humanity's last hope ne anlama geliyor?
- tüm insanlığı kurtarabilecek geriye kalan tek umut
- insanların son kez umut hissetmesi
- umut sahibi son insan
Cevabı göster
tüm insanlığı kurtarabilecek geriye kalan tek umut
Unfortunately, you've all been captured by the tyrannical rulers and brought to the ancient Colosseum for their deadly entertainment. Notlar
0:15Maalesef hepiniz zorba yöneticiler tarafından esir alındınız ve onların ölümcül eğlencesi için antik Kolezyum'a getirildiniz.
tyrannical rulers: baskı yapan ve gücünü kötüye kullanan yöneticiler
Tyrannical rulers, iktidarı elinde tutup acımasız ve adaletsiz biçimde yöneten, yetkisini kötüye kullanan kişilerdir. Tyrannical, strict sözcüğünden çok daha güçlüdür: yalnızca kuralların katı olmasını değil, baskıyı anlatır. Bu sıfat son derece olumsuz bir yargı bildirir. Bu cümlede yöneticileri yalnızca talepkâr liderler olarak değil, insanlara baskı uygulayan kişiler olarak tanımlar.
Alıştırma
Hangi durum tyrannical rulers ifadesini en iyi açıklar?
- Herkesten adil bir kurallar bütününe uymasını isterler.
- Gücü paylaştıkları için popülerdirler.
- Kendilerini eleştirenleri hapseder ve insanları korkuyla yönetirler.
Cevabı göster
Kendilerini eleştirenleri hapseder ve insanları korkuyla yönetirler.
ancient Colosseum ve Roma gösterileri imgesi
Colosseum, Antik Roma’daki devasa amfitiyatronun adıdır. Gladyatör dövüşleri ve diğer tehlikeli etkinlikler dâhil olmak üzere halka açık gösterilerle ilişkilendirilir. Burada ancient Colosseum bu tarihsel imgeyi canlandırır. Böylece deadly entertainment, eski bir binaya sıradan bir ziyareti değil, yöneticiler için sahnelenen acımasız bir gösteriyi ifade eder.
Alıştırma
ancient Colosseum bu sahneye esas olarak hangi anlamı katar?
- Tarihsel anlamı olmayan sıradan bir modern spor tesisi fikri
- Tehlike ve şiddetin eğlenceye dönüştüğü halka açık Roma gösterileri imgesi
- Yalnızca eski eşyaları saklamak için kullanılan sessiz bir bina fikri
Cevabı göster
Tehlike ve şiddetin eğlenceye dönüştüğü halka açık Roma gösterileri imgesi
Before you're thrown into the dungeon, you see many numbered hallways leading outside,
0:23Zindana atılmadan önce, dışarıya açılan numaralandırılmış birçok koridor görüyorsunuz,
but each exit is blocked by an electric barrier with a combination keypad.
0:28ancak her çıkış, şifreli bir tuş takımına sahip elektrikli bir bariyerle kapatılmış.
You learn that one of you will be allowed to try to escape by passing a challenge, Dilbilgisi
0:34Aranızdan yalnızca birinizin bir engeli aşarak kaçmayı denemesine izin verileceğini,
will be allowed to try to escape: gelecekte edilgen izin
will be allowed to, bir kişinin bir şeyi yapma izni alacağını ifade eder. Yapı will + be + allowed + to + fiilin yalın hâli şeklindedir ve gelecekte verilecek izni edilgen yapıyla anlatır: izni bir kural ya da yetkili bir kişi verir. Burada izin verilen eylem try to escape ifadesidir. try to bir girişimi belirtir, başarıyı garanti etmez; kişiye kaçmayı deneme fırsatı verilir.
Alıştırma
İkinci cümleyi will, edilgen izin yapısı ve try to kullanarak tamamlayın: The rules will give one player permission to make an attempt at opening the door. One player ____ open the door.
Cevabı göster
will be allowed to try to
by passing a challenge: yöntemi belirten by + -ing
Burada by + -ing biçimi, önceki eylemin hangi yöntemle gerçekleştirildiğini açıklar. by passing a challenge, kaçma fırsatını elde etmek için kullanılan yöntemin görevi tamamlamak olduğunu belirtir. pass a challenge ifadesindeki pass, görevi başarıyla geçmek veya tamamlamak demektir. Görevin yanından geçmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi by + parantezdeki fiilin -ing biçimiyle tamamlayın: You can unlock the door ____ the QR code. (scan)
Cevabı göster
by scanning
while everyone else will be fed to the mutant salamanders the next morning. Dilbilgisi
0:39diğer herkesin ertesi sabah mutant semenderlere yem edileceğini öğreniyorsunuz.
while ... will be fed to: karşıtlık ve gelecekte edilgen yapı
Burada while, “-dığı sırada” değil, “oysa” veya “-iken ise” anlamındadır. Diğer herkesin başına geleceklerle bir kişinin kaçmayı deneme fırsatını karşılaştırır. will be fed to, gelecekte edilgen bir yapıdır. Etken feed A to B kalıbında A, yiyecek olarak B'ye verilir; A özne yapıldığında kalıp A will be fed to B olur. Bu yüzden diğer insanlar besleme eylemini yapan değil, kurban olan taraftır.
Alıştırma
“The ripe fruit will go to the market, while the bruised fruit will be fed to the pigs,” cümlesinde ezilmiş meyvelere ne olacak?
- Domuzlar onlara yiyecek verecek.
- Domuzlara yem olarak verilecekler.
- Domuzlara yiyecek verecekler.
Cevabı göster
Domuzlara yem olarak verilecekler.
With her perfect logical reasoning, Zara is the obvious choice. Notlar
0:44Kusursuz mantıksal yürütme becerisiyle Zara en mantıklı seçenek.
With her perfect logical reasoning: dayanak bildiren With + isim öbeği
Bir cümlenin başında With + isim öbeği, ana yargıyı destekleyen bir koşul, kaynak veya özellik sunabilir. Burada With her perfect logical reasoning, Zara'nın akıl yürütme yeteneğinin onun seçilmesine dayanak olduğunu anlatır. Bu kullanımda With, “biriyle birlikte” anlamına gelmez. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp With + avantaj veya kaynak, + sonuç ya da yargı şeklindedir.
Alıştırma
With her perfect logical reasoning ifadesinde with nasıl bir ilişki anlatır?
- Zara'nın yeteneği bu yargının dayanağıdır.
- Zara fiziksel olarak başka biriyle birliktedir.
- Zara bu yeteneğe sahip olmamasına rağmen başarılı olur.
Cevabı göster
Zara'nın yeteneği bu yargının dayanağıdır.
the obvious choice: açıkça en uygun kişi veya seçenek
The obvious choice, uygunluğu kolayca görülen kişi veya seçenek anlamına gelir. Burada choice, karar verme eylemini değil, seçilen kişi olan Zara'nın kendisini ifade eder. The, Zara'yı öne çıkan net seçim olarak sunar. Obvious, nedenlerin kolayca anlaşılabildiğini belirtir; tek başına eleştiri anlamı taşımaz.
Alıştırma
Cümleyi “açıkça en uygun aday” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: With ten years of relevant experience, Lena is ____ for team leader.
Cevabı göster
the obvious choice
You hand her a concealed audio transmitter so that the rest of you can listen along. Notlar
0:48Geri kalanınızın da dinleyebilmesi için ona gizli bir ses vericisi veriyorsunuz.
so that the rest of you can...: amaç belirtme
Burada so that, vericiyi ona vermenin amaçlanan nedenini, yani grubun geri kalanının dinleyebilmesini sağlama amacını belirtir. Bu yan cümle yalnızca daha sonra ne olduğunu değil, eylemin neden yapıldığını açıklar. Kullanılabilir kalıp ana eylem + so that + özne + can/could + fiil biçimindedir. so that sonrasındaki tam yan cümle, ikinci eylemi yapacak farklı bir kişiyi veya grubu açıkça belirtmenizi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle lambayı yaklaştırma amacının herkesin haritayı görmesine yardım etmek olduğunu açıkça belirtir?
- Please move the lamp closer so that everyone can see the map.
- Please move the lamp closer because everyone can see the map.
- Please move the lamp closer even though everyone can see the map.
Cevabı göster
Please move the lamp closer so that everyone can see the map.
listen along: sesi gerçekleştiği sırada takip etmek
Listen along, devam eden bir etkinliği gerçekleştiği sırada dinleyerek takip etmek demektir. Bu cümlede diğer kişiler eyleme doğrudan katılmak yerine olup biteni gerçek zamanlı olarak duyar. Along, başka kişilerle aynı sırayı veya deneyimi takip etme anlamı katar. Burada along a road ifadesindeki gibi mekânsal bir yön belirtmez.
Alıştırma
Özgün cümlede listen along en doğal olarak ne anlama gelir?
- Mesajı yüksek sesle okumak
- Sesin yanında hareket etmek
- Olayı gerçekleşirken dinleyip takip etmek
Cevabı göster
Olayı gerçekleşirken dinleyip takip etmek
As Zara is led away: eş zamanlı arka plan ve edilgen yapı
Burada as, “... olurken” veya “... olduğu sırada” anlamına gelir. Zamanı gösteren bir arka plan yan cümlesi başlatır; virgülden sonra aynı anda gerçekleşen ana olay gelir. Is led away, lead away fiilinin geniş zaman edilgen biçimidir. Eyleme maruz kalan Zara’dır: Kimin yaptığı söylenmese de biri ona eşlik ederek onu oradan götürür. Bu ifade, Zara’nın kendi başına ayrıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
As Zara is led away bize ne anlatır?
- Zara başka birini götürür.
- Başka bir olay gerçekleşirken biri Zara’yı götürür.
- Zara kendi başına uzaklaşmayı seçer.
Cevabı göster
Başka bir olay gerçekleşirken biri Zara’yı götürür.
you hear her footsteps echo through one of the hallways
0:55koridorların birinden gelen ayak seslerinin yankısını duyuyorsunuz
A voice announces that she must enter a code
1:00Bir ses bir şifre girmesi gerektiğini anons ediyor
positive whole numbers: sıfırdan büyük tam sayılar
Positive whole numbers ifadesi sıfırdan büyük tam sayıları, yani 1, 2, 3 ve devamını belirtir. Bu ifade 0'ı, negatif sayıları, ondalık sayıları ve kesirleri dışarıda bırakır. Burada positive bir tutumu değil, matematiksel bir özelliği belirtir; whole ise ondalık veya kesirli bir bölüm olmadığını gösterir. Bu iki sözcük birlikte iki koşul koyar: her sayı hem pozitif hem de tam sayı olmalıdır.
Alıştırma
Hangi küme yalnızca positive whole numbers içerir?
- 2, 5.5, 7
- 0, 3, 8
- -1, 6, 10
- 1, 4, 9
Cevabı göster
1, 4, 9
Bir isimden sonra niteleyici olarak consisting of
Consisting of, a code ifadesinden sonra gelen bir şimdiki zaman ortaç grubudur. Bu ismi niteler ve kodun neden oluştuğunu, yani üç pozitif tam sayıdan meydana geldiğini belirtir. Bu grup çekimsizdir; dolayısıyla başka bir ana fiil değildir. a code that or which consists of three positive whole numbers yapısının daha kısa biçimidir ve tanımlarda, kurallarda ve açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi consist fiilinin -ing biçimi ve gerekli edatıyla tamamlayın: Choose a password ____ eight letters.
Cevabı göster
consisting of
in ascending order: en küçükten en büyüğe
In ascending order, en küçük değerden en büyük değere doğru sıralanmış anlamına gelir. Tarihler için en eskiden en yeniye, harfler içinse genellikle A'dan Z'ye anlamına gelebilir. Bu kuralda yan yana eşit sayılara izin verilir: her sayı kendinden önceki sayıdan büyük veya ona eşit olabilir. Bu nedenle sıralanmış bir listenin her konumda kesin olarak artması gerekmez.
Alıştırma
“En küçükten en büyüğe” anlamına gelen ve in ile başlayan hedef ifadeyle yönergeyi tamamlayın: Sort the scores ____.
Cevabı göster
in ascending order
So the second number is greater than or equal to the first, Kelime
1:08Yani ikinci sayı birinciye eşit veya ondan büyük olmalı,
greater than or equal to: eşitliği de içerir
Greater than or equal to, bir değerin başka bir değerden büyük veya ona tam olarak eşit olabileceğini belirtir. Simgesi ≥'dir. Burada ikinci sayı birinci sayıdan büyük olabilir, ancak eşitliğe de izin verilir. or equal to sözleri çok önemlidir: bunlar olmadan kural, ikinci sayının kesinlikle daha büyük olmasını gerektirirdi.
Alıştırma
Koşul “x is greater than or equal to 5” ise hangi seçenek koşulu karşılar?
- x = 3
- x = 4
- x = 5
Cevabı göster
x = 5
and the third is greater than or equal to the second.
1:11ve üçüncü sayı ikinciye eşit veya ondan büyük olmalı.
may ask for up to: üst sınırı olan izin
Bir kuralda may eyleme izin verildiğini, ask for ise istemeyi veya talep etmeyi belirtir. Up to three, üçün de dâhil olduğu bir üst sınır koyar; dolayısıyla may ask for up to three clues, en fazla üç ipucu istemesine izin verildiği anlamına gelir. Üçünün hepsini kullanmak zorunda değildir. Kural daha azını, hatta hiçbirini istememesine izin verir; ancak üçten fazlasına izin vermez.
Alıştırma
Bu kural ne anlama geliyor? A player may ask for up to three clues.
- Oyuncu en fazla üç ipucu isteyebilir.
- Oyuncu tam olarak üç ipucu istemek zorundadır.
- Oyuncu en az üç ipucu istemek zorundadır.
Cevabı göster
Oyuncu en fazla üç ipucu isteyebilir.
makes a wrong guess: make a guess eşdizimi
Guess sayılabilir bir isim olduğunda make a guess doğal ve standart eşdizimdir. Makes a wrong guess ifadesinde makes, she öznesiyle uyumludur; a tek bir tahmini belirtir ve wrong bu tahminin sonucunun yanlış olduğunu anlatır. Burada make yerine do kullanmayın. Guess, she guesses wrong örneğindeki gibi fiil olarak da kullanılabilir; ancak o yapıda a ve make bulunmaz.
Alıştırma
Bu cümlede standart eşdizimi hangi fiil oluşturur? If you are not sure, _____ a guess.
- perform
- do
- make
Cevabı göster
make
if ... or ..., she'll be thrown back: iki tetikleyici, tek sonuç
Burada if, bir kuralı devreye sokan koşulu başlatır. If yan cümlesinde makes ve says geniş zaman biçimleri kullanılırken ana cümlede sonucu belirtmek için she'll içindeki will kullanılır. Kurallarda ve uyarılarda bu kalıp genellikle “bu koşul gerçekleştiğinde bu sonuç ortaya çıkar” anlamına gelir. İki koşul or ile bağlanır: yanlış tahminde bulunmak ve başka herhangi bir şey söylemek ayrı tetikleyicilerdir. Bunlardan yalnızca birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Be thrown back gelecekte edilgen bir yapıdır; yani onu biri ya da bir şey geri gönderecektir, kendisi geri dönmeyecektir.
Alıştırma
Touch ve stop fiillerini doğru biçimde kullanarak birinci koşul yapısındaki kuralı tamamlayın: If you ____ the red button or open the side door, the machine ____.
Cevabı göster
touch · will stop
Konuyu belirleyen bir ifade olarak “For the first clue,”
“For the first clue,” ardından gelen yan cümlenin konusunu önceden belirleyen bir ifadedir. “İlk ipucuna gelince” veya “ilk ipucu hakkında” anlamına gelir: konuşan kişi artık birinci ipucuyla bağlantılı bilgiyi vermektedir. Buradaki for, “bir şeyi yapmak amacıyla” anlamına gelmez. Bu ifadenin başa getirilmesi bilgi sırasını düzenler ve dinleyiciye sonraki cümlenin hangi ipucu, adım veya liste maddesiyle bağlantılı olduğunu gösterir. Kalıp “For the second clue, ...” ya da “For the final step, ...” şeklinde sürdürülebilir.
Alıştırma
Bu cümlede “For the first clue,” ne işe yarıyor?
- İlk ipucunun belli bir süre devam ettiğini söyler.
- Sesin ilk ipucunu elde etmek amacıyla konuştuğunu söyler.
- Ardından gelen cümlenin ilk ipucu hakkında bilgi verdiğini belirtir.
Cevabı göster
Ardından gelen cümlenin ilk ipucu hakkında bilgi verdiğini belirtir.
the product of the three numbers: çarpma işleminin sonucu
Matematikte product, çarpma işleminin sonucunu ifade eder. “the product of the three numbers”, üç sayının tamamının birbiriyle çarpılmasıyla elde edilen tek değerdir; cümle bu değerin 36 olduğunu söyler. Yaygın yapılar “the product of A and B” ve “the product of the numbers” şeklindedir. Matematik bağlamı, product sözcüğünün üretilen veya satılan bir şey anlamındaki günlük ticari kullanımını değil, bu özel anlamını etkinleştirir.
Alıştırma
Hangi ifade “the product of the three numbers is 36” cümlesini doğru açıklar?
- Üç sayının her biri 36'dır.
- Üç sayının tamamı çarpıldığında sonuç 36 olur.
- Üç sayının tamamı toplandığında sonuç 36 olur.
Cevabı göster
Üç sayının tamamı çarpıldığında sonuç 36 olur.
the sum of the numbers: sayıları toplamanın sonucu
Bu cümlede the sum of the numbers, sayıları toplayınca elde edilen sonuç demektir. Tek tek sayıları değil, tek bir toplamı ifade eder. the sum of X kalıbı, X'teki tüm değerlerin toplanmasıyla elde edilen toplam anlamına gelir. Örneğin 3, 4 ve 5'in toplamı 12'dir.
Alıştırma
Bir matematik probleminde the sum of the numbers ne anlama gelir?
- Sayıları çarparak elde edilen sonuç
- Sayılardan hangileri olduğu belirtilmeyen bir grup
- Sayıları toplayarak elde edilen sonuç
Cevabı göster
Sayıları toplayarak elde edilen sonuç
the same as: tam eşitliği ifade etme
Bu cümlede A is the same as B, iki sayısal değerin eşit olduğunu söyler: soldaki toplam, sağdaki koridor numarasıyla aynıdır. İki şeyi, değeri veya sonucu karşılaştırıp ilgili yönden tamamen aynı olduklarını söylemek için A is the same as B kalıbını kullanın. as, karşılaştırmanın ikinci tarafını getirir.
Alıştırma
Cümleyi same ile kurulan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: My answer is ____ yours.
Cevabı göster
the same as
There's a long silence: anlatısal bir ipucu olarak sessizlik
“There's a long silence.” ipucundan sonra verilen arayı belirterek anlatıyı ilerletir. Zara hemen bir cevap girmediği için bu ara, onun henüz kendinden emin biçimde harekete geçemediğine dair bir kanıt olur. Bir hikâyede sessizlikten söz eden basit bir cümle, izleyicinin çıkarımını yönlendirebilir. Sahneyi yavaşlatır, gerilim yaratır ve boş bir arka plan betimlemesi olmak yerine tereddüt ya da belirsizliğe işaret eder.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı: Bir anlatıcı, bir ipucu ile karakterin tepkisi arasında “There's a long silence.” derse bu cümle yalnızca arka plan betimlemesi yapmak yerine tereddüde işaret edip gerilim yaratabilir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Doğru
You're sure Zara remembers the hallway number,
1:41Zara'nın koridor numarasını hatırladığından eminsiniz,
but there's no way for you to know it, Kalıp ifadeler
1:44ama sizin bunu bilmenizin hiçbir yolu yok,
there's no way for you to know it: no way for someone to do something kalıbı
“There's no way for you to know it”, bunu bilmek için gerekli bilgiye veya imkâna sahip olmadığın anlamına gelir. Buradaki no way, pratik ya da mantıksal imkânsızlık ifade eder; tek başına kullanılan “No way!” ünlemi değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp there is no way for + person + to + base verb şeklindedir. for öbeği imkânsızlıkla karşılaşan kişiyi, to ile başlayan mastar ise yapılamayan eylemi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi no way for someone to do kalıbıyla tamamlayın: There is ____ for her to solve the puzzle without the missing clue.
Cevabı göster
no way
at this point: mevcut aşama
At this point, “şimdi, bir sürecin veya durumun mevcut aşamasında” anlamına gelir. Cümlede Zara'nın olası eylemini o ana kadar ulaşılmış olan aşamaya yerleştirir. Buradaki point, bir nokta veya fiziksel yer değil, zaman ya da ilerleme içindeki bir aşamadır. Bu ifade, akıl yürütmenin şu anda nerede olduğunu göstererek açıklamayı düzenler.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “mevcut aşamada” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We have tested two ideas, but we still need more evidence ____.
Cevabı göster
at this point
If Zara could ..., she would: varsayımsal koşul ve eksiltme
Burada If Zara could enter the passcode ..., she would, parolayı girmeyi Zara'nın bunu yapabilmesi hâlinde gerçekleştireceği bir eylem olarak sunar. Bağlamda Zara parolayı henüz girmediği için gerekli koşulun daha sağlanmadığı anlaşılır. would sonrasında tekrarlanan enter the passcode at this point fiil öbeği düşürülmüştür. Tam düşünce she would enter the passcode at this point biçimindedir; dinleyen kişi eksik eylemi if yan cümlesinden tamamlar.
Alıştırma
If Zara could enter the passcode at this point, she would cümlesi bu bağlamda ne anlama geliyor?
- Zara şimdi yapabilseydi parolayı girerdi, ancak gerekli koşul henüz sağlanmış değil.
- Birisi Zara'ya parolayı girmesini emrediyor.
- Zara parolayı zaten girdi ve tekrar girebilir.
Cevabı göster
Zara şimdi yapabilseydi parolayı girerdi, ancak gerekli koşul henüz sağlanmış değil.
But instead: beklenen sonucun yerine gerçekleşen sonucu koymak
But instead, önceki bağlamın beklemenize yol açtığı şeyin yerini alan bir sonuç sunar. Burada beklenen eylem gerçekleşmez; onun yerine üçüncü ipucunu ister. Cümlenin başında but karşıtlık kurar, instead ise bir şeyin diğerinin yerini aldığını vurgular. Sonraki eylemi “beklenen eylem değil, bu eylem” şeklinde anlayın.
Alıştırma
But instead burada bilgiler arasında nasıl bir ilişki kuruyor?
- Gerçek eylem beklenen eylemin yerini alır.
- Yalnızca daha sonra ne olduğunu söyler.
- İki eylem aynı anda gerçekleşir.
Cevabı göster
Gerçek eylem beklenen eylemin yerini alır.
that the largest number appears only once in the combination. Kelime
1:58kombinasyondaki en büyük sayının sadece bir kez geçtiğini.
the largest number appears only once: görülme sayısını belirtmek
the largest number appears only once ifadesinde appears, “geçer” veya “bulunur” anlamındadır. Only once, kombinasyondaki toplam görülme sayısının tam olarak bir olduğunu belirtir. Yapı, öğe + appears + sıklık şeklindedir. Burada en büyük sayının tekrarlandığı tüm kombinasyonları eler; appears, “gibi görünüyor” anlamına gelmez.
Alıştırma
appear + only once ifadesini doğru biçimde kullanın: In this code, the highest digit ____.
Cevabı göster
appears only once
the buzz of the electric barrier stops for a few seconds,
2:04elektrikli bariyerin uğultusu birkaç saniyeliğine duruyor,
no longer in range: sinyalin erişim alanının dışında
No longer, önceki bir durumun sona erdiğini gösterir. Burada verici daha önce çalışabileceği bir mesafedeydi, ancak artık değildir. In range, vericinin sinyalinin alınabileceği kadar yakın olmak demektir. İfadenin tamamı, mesafenin cihazın kullanılabilir ses göndermesini artık engellediğini açıklar.
Alıştırma
Dronun önceden sinyal menzilinde olduğunu ancak artık olmadığını anlatan, in sözcüğünü içeren dört kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The controller lost contact because the drone was ____.
Cevabı göster
no longer in range
so that's all the information you get. Anlatım akışı
2:15yani elde edebildiğiniz tüm bilgi bu kadar.
that's all the information you get: başka ipucu yok
That's all the information you get, bilgi akışını burada kapatır. Dinleyiciye daha önce verilen olguların kullanılabilecek bilgilerin tamamı olduğunu söyler. Bir bulmaca veya görevde, bundan sonraki aşama için kanıt sınırını belirler: yeni ipuçlarını beklemek yerine mevcut ipuçlarından akıl yürütmek gerekir. Bu, yalnızca bilginin azlığından yakınmak değil, görevin bir kuralını koymaktır.
Alıştırma
Bir bulmacada 'That's all the information you get' ne işe yarar?
- Önceki bilgilerin yanlış olduğunu söyler.
- Dinleyiciyi ek olgular uydurmaya davet eder.
- Kanıt kümesini kapatır; dolayısıyla başka ipucu verilmeyecektir.
Cevabı göster
Kanıt kümesini kapatır; dolayısıyla başka ipucu verilmeyecektir.
Can you find the solution? ile izleyiciye meydan okuma
Bu bulmaca videosu bağlamında Can you find the solution?, izleyicinin yeteneğini yalnızca kelimesi kelimesine sorgulayan bir soru değildir. Anlatıyı duraklatır ve izleyiciyi problem çözen kişi olmaya davet eder. Burada solution, bulmacayı çözen cevap veya yöntem anlamına gelir. İzleyiciye yöneltildiğinde yeniden kullanılabilen Can you + fiil...? kalıbı, bir açıklamayı dostça bir meydan okumaya dönüştürebilir.
Alıştırma
Bir bulmaca videosunda "Can you find the solution?" sorusunun temel işlevi nedir?
- Bulmacanın zaten çözüldüğünü duyurmak
- İzleyicinin fiziksel bir nesneyi bulup bulamayacağını sormak
- İzleyiciyi bulmacanın çözümüne katılmaya davet etmek
Cevabı göster
İzleyiciyi bulmacanın çözümüne katılmaya davet etmek
You're worried about the fact that you don't know Zara's hallway number, Kalıp ifadeler
2:30Zara'nın koridor numarasını bilmediğiniz için endişelisiniz,
the fact that + tam bir yan cümle
the fact that, ardından tam bir yan cümle getirir ve bu yan cümlenin anlattığı durumu isim gibi kullanılabilen bir birime dönüştürür. Bu cümlede that you don't know Zara's hallway number, endişeye yol açan belirli gerçeği açıklar. Buradaki kalıp be worried about the fact that + özne + fiildir. that sonrasında yalnızca bir isim öbeği değil, tam bir yan cümle kullanılır.
Alıştırma
Aşağıdaki yan cümleyi bir gerçek olarak sunan hedef ifadeyle cümleyi tamamla: We cannot ignore ____ the data is incomplete.
Cevabı göster
the fact that
but you decide to start from the beginning anyways. Kalıp ifadeler
2:33ama yine de en başından başlamaya karar veriyorsunuz.
start from the beginning: ilk adımla başlamak
Bu cümlede start from the beginning, daha ilerideki bir noktadan başlamak yerine bir sürecin ilk adımıyla başlayıp sırayla ilerlemek anlamına gelir. Buradaki the beginning, akıl yürütmenin başlangıç noktasıdır; mutlaka fiziksel bir yer değildir. Bir açıklamayı, hikâyeyi, araştırmayı veya adımlar dizisini en başından başlatırken ya da yeniden başlatırken bu ifadeyi kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi “ilk adıma geri dönmek” anlamındaki tam ifadeyle tamamla: The instructions are confusing, so let's ____.
Cevabı göster
start from the beginning
you work out all of the eight possible combinations Öbek fiiller
2:38sekiz olası kombinasyonun hepsini buluyorsunuz
work out: bir sonucu hesaplamak veya çıkarmak
Burada work out, mevcut bilgileri ve akıl yürütmeyi kullanarak bir şeyi hesaplamak veya çıkarmak anlamına gelir. all of the eight possible combinations nesnesi, ifadeyi problem çözme bağlamına yerleştirir; bu yüzden burada egzersiz yapmak anlamına gelmez.
Alıştırma
“you work out all of the eight possible combinations” cümlesinde work out ne anlama gelir?
- kombinasyonları hesaplamak veya çıkarmak
- kombinasyonları kullanarak egzersiz yapmak
- kombinasyonları dışarı çıkarmak
Cevabı göster
kombinasyonları hesaplamak veya çıkarmak
come out to: hesaplama sonucunda belirli bir değer olmak
Burada come out to, “bir hesaplamadan sonra belirli bir sonuç vermek” anlamındadır. that come out to a product of 36 ilgi cümleciği, çarpma sonuçları 36 olan seçenekleri tanımlar. Yapı, özne + come out to + sonuç şeklindedir. to’dan sonra sonuç gelir; işlemin toplama, çarpma, fiyat hesabı veya başka bir hesaplama olduğu bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi come out to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: After tax, the final bill ____ thirty dollars.
Cevabı göster
comes out to
must be right: güçlü bir mantıksal sonuç
must be right ifadesindeki must, mantığa dayalı güçlü bir sonucu belirtir: mevcut seçeneklerden biri mutlaka doğrudur. Birine bir şey yapmasını söylemez. must + be + durum veya tanım yapısı, konuşanın kanıtlardan çıkardığı sonucu ifade edebilir. Ancak must başka cümlelerde kural veya zorunluluk da anlatabildiği için bağlam önemlidir.
Alıştırma
“The answer matches every clue, so it must be right,” cümlesinde must be right ne ifade eder?
- Az kanıta dayalı zayıf bir olasılık
- İpuçlarına dayalı güçlü bir sonuç
- Birinin uyması gereken bir kural
Cevabı göster
İpuçlarına dayalı güçlü bir sonuç
Now comes the hard part: yeni bir aşamayı duyurmak
Now comes the hard part cümlesinde now yalnızca zamanı değil, yeni bir aşamaya geçişi belirtir. Cümle, yeni bir aşamanın — zor kısmın — başladığını duyurur ve dikkati bundan sonra olacaklara yöneltir. Sözcük dizilişi Now + comes + özne şeklindedir. Comes fiilini özneden önce kullanmak, aşamanın “geliyormuş” gibi hissedilmesini sağlar. Daha nötr olan The hard part comes now dizilişi de mümkündür, ancak açık veya hafif dramatik bir geçiş etkisi daha zayıftır.
Alıştırma
Yeni bir aşamayı duyuran yapıyı come fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The easy steps are finished. Now ____ the final challenge.
Cevabı göster
comes
Even though you don't know which number you're looking for, Notlar
2:48Hangi sayıyı aradığınızı bilmeseniz de,
looking for: bir hedefi bulmaya çalışmak
Look for öbek fiili, bir kişiyi, nesneyi, cevabı veya bilgiyi “aramak” ya da “bulmaya çalışmak” anlamına gelir. Gözlerin hangi yöne baktığını değil, arama eylemini anlatır. which number you're looking for ifadesinde which number, for ile belirtilen arama hedefidir. Dolaylı soruyu başlattığı için öne gelir ve for doğal olarak sonda kalır.
Alıştırma
Cümleyi “bulmaya çalışmak” anlamındaki iki kelimelik öbek fiille tamamlayın: Leo is ____ his missing library book.
Cevabı göster
looking for
you decide to work out the sum of each combination's three numbers.
2:51her kombinasyondaki üç sayının toplamını hesaplamaya karar veriyorsunuz.
Even though: sonucu engellemeyen gerçek bir engel
Even though bir ödünleme ilişkisi kurar: Ardından gelen yan cümle gerçek veya gerçek kabul edilen bir engel sunar, ancak bu engel ana cümlenin doğru olmasını ya da gerçekleşmesini önlemez. Buradaki engel, hangi sayının arandığını bilmemektir. Buna rağmen toplamları hesaplamaya karar verilir. Yeniden kullanılabilecek yapı Even though + yan cümle, ana cümle şeklindedir.
Alıştırma
Yağmuru gerçek bir engel olarak sunan bu dersteki iki sözcüklü bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ the rain was heavy, the game continued.
Cevabı göster
Even though
That's when it hits you: aniden fark etme anı
Bu deyimde it hits you, bir şeyi birden anlamak, fark etmek veya hatırlamak demektir. Sana fiziksel olarak bir şey çarpmaz; hit, düşünceyi veya gerçeği zihne aniden ve güçlü biçimde geliyormuş gibi anlatır. That's when, fark edişin gerçekleştiği tam anı gösterir. Cümle, anlayışın tam o noktada netleştiğini söyler.
Alıştırma
That's when it hits you. cümlesinde ne olur?
- Bir şey sana fiziksel olarak çarpar.
- Birine vurmaya karar verirsin.
- Bir şeyi aniden anlar veya fark edersin.
Cevabı göster
Bir şeyi aniden anlar veya fark edersin.
All but two = ikisi dışında hepsi
all but two of the sums ifadesinde but, “ancak” değil, “hariç” anlamına gelir. all but + sayı + of + grup yapısı, belirtilen sayıyı grubun tamamından çıkarır. Bu nedenle cümle, iki toplamın istisna olduğunu ve diğer bütün toplamların benzersiz olduğunu söyler. Yalnızca iki toplamın benzersiz olduğunu söylemez.
Alıştırma
“İki koşucu dışındaki herkes” anlamını vermek için all but + sayı yapısıyla cümleyi tamamlayın: ____ of the runners finished the race.
Cevabı göster
All but two
unique = yalnızca bir eşleşen kombinasyona sahip olmak
Burada unique, mantık ve matematikte kullanılan bir terimdir. Unique olarak nitelenen bir toplam, iki veya daha fazla farklı kombinasyonla değil, yalnızca tek bir kombinasyonla elde edilir. Bu kullanım, yalnızca bir olası eşleşme bulunduğunu veya sonucun tekrarlanmadığını belirtir. Sadece ilginç, yaratıcı ya da sıra dışı anlamına gelmez.
Alıştırma
“The code gives a unique result,” cümlesinde unique ne anlama gelir?
- Sonuç ilginç veya sıra dışıdır.
- Sonuç diğer tüm sonuçlardan büyüktür.
- Sonucun yalnızca bir olası eşleşmesi vardır.
Cevabı göster
Sonucun yalnızca bir olası eşleşmesi vardır.
And if the hallway number had matched any of these, Dilbilgisi
3:00Ve eğer koridor numarası bunlardan herhangi biriyle eşleşseydi,
Zara would have known the correct combination right then and there Deyimler
3:03Zara doğru kombinasyonu tam o anda bilir
right then and there: hemen o anda ve orada
Right then and there, tam o anda ve o yerde, hemen anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Buradaki right sözcüğü anlamı güçlendirir; doğru ya da left sözcüğünün karşıtı olan yön anlamına gelmez. Bu cümlede Zara'nın kombinasyonu hiç beklemeden, hemen oracıkta bileceğini anlatır.
Alıştırma
Hemen oracıkta anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyi yazın: When the smoke alarm rang, we left the room ____.
Cevabı göster
right then and there
if ... had matched, ... would have known: geçmişe yönelik karşıt gerçeklik
if + had + past participle ile would have + past participle yapılarının birlikte kullanılması, geçmişte gerçekleşmemiş bir koşulu ve onun gerçekleşmemiş sonucunu anlatır. Burada had matched koşulu kurar, would have known ise bu koşul gerçekleşseydi ortaya çıkacak sonucu verir. Cümle, gerçekte olanlardan geriye doğru akıl yürütür: Zara o anda kombinasyonu bilmiyordu. Bu nedenle koridor numarası, cevabı kesinleştirecek olasılıklardan biriyle eşleşmemişti.
Alıştırma
check ve notice fiillerini kullanarak geçmişe yönelik karşıt gerçeklik cümlesini tamamlayın: If Emma ____ the map, she ____ the shorter route.
Cevabı göster
had checked · would have noticed
without asking for: without + fiilin -ing biçimi
Without bir edattır. Ardından bir eylem geldiğinde fiilin -ing biçimi kullanılır: without + asking. Ask for “istemek” veya “talep etmek” anlamına gelir; bu nedenle without asking for the third clue, kişinin üçüncü ipucunu istemediğini belirtir. without + -ing yapısı, bir eylem gerçekleşirken başka bir eylemin ya da adımın gerçekleşmediğini gösterir. Burada atlanan adım ipucunu istemektir.
Alıştırma
Cümleyi ask fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Maya fixed the bike without ____ for help.
Cevabı göster
asking
Since she did ask: neden ve vurgulu did
Since burada bir neden ya da bilinen bir gerçeği sunar: onun ipucunu istemiş olması, ardından gelen sonucun dayanağı olur. Buradaki anlamı “çünkü” veya “madem”dir; “geçmişteki bir zamandan bugüne kadar” anlamında değildir. did ask içindeki did soru ya da olumsuzluk oluşturmaz. Geçmiş zamandaki olumlu bir ifadeye vurgu katar. Normal biçim she asked şeklindedir; she did ask ise isteme eyleminin gerçekten gerçekleştiğini, özellikle de bu gerçeğin akıl yürütme açısından önemli olduğunu vurgular.
Alıştırma
“Since Omar did lock the door, we can leave safely,” cümlesinde Since ve did lock ne işe yarar?
- Bir neden verir ve kilitleme eyleminin gerçekten gerçekleştiğini vurgularlar.
- Kilitleme eyleminin geçmişte başladığını ve hâlâ sürdüğünü gösterirler.
- İfadeyi kapıyla ilgili bir soruya dönüştürürler.
Cevabı göster
Bir neden verir ve kilitleme eyleminin gerçekten gerçekleştiğini vurgularlar.
the hallway number must have matched the only sum Dilbilgisi
3:11koridor numarası tek bir toplamla eşleşmiş olmalı
must have matched: geçmişe yönelik güçlü çıkarım
must have + fiilin üçüncü hâli, geçmişteki bir durum hakkında güçlü bir çıkarım ifade eder. must have matched, kanıtların konuşanı numaranın daha önce eşleştiği sonucuna götürdüğü anlamına gelir. Burada must bir emir ya da zorunluluk bildirmez. İpuçlarını, koridor numarasının 13'le eşleştiği yönündeki geçmişe ait sonuca bağlar.
Alıştırma
Geçmişe yönelik güçlü çıkarımı tamamlayın: The grass is wet, so it ____ rained last night.
Cevabı göster
must have
more than once: en az iki kez
More than once, “en az iki kez” anlamına gelir. Bir şeyin ne sıklıkta gerçekleştiğini veya göründüğünü anlatır. Bu cümlede appears fiilini niteler ve listede tekrarlanan bir toplamı işaret eder. Birine fazladan bir fırsat verilmesi anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “en az iki kez” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: I have read this chapter ____, so I remember it well.
Cevabı göster
more than once
But which of the two combinations that add up to 13 is correct? Öbek fiiller
3:18Peki toplamı 13 eden iki kombinasyondan hangisi doğru?
add up to 13: toplamı 13 olmak
Bu cümlede add up to 13, sayıların birlikte toplamının 13 olduğu anlamına gelir. Özne olan the two combinations, içlerindeki sayıların toplamı 13 olan iki kümeyi belirtir. Kalıp, miktarlar veya ögeler + add up to + toplam şeklindedir. Buradaki to son toplamı gösterir; bir şeyin 13'e doğru hareket ettiği veya 13'e yükseldiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, add ile kurulan ve “toplamı olmak” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: The four scores ____ 100.
Cevabı göster
add up to
That's where ... comes in: ... bu noktada devreye girer
That's where the third clue comes in, üçüncü ipucunun bu noktada yararlı veya ilgili hâle geldiği anlamına gelir. Buradaki comes in mecazidir; ipucu fiziksel olarak bir yere girmiyor. That's where X comes in kalıbı, X'in rol oynadığı aşamayı veya durumu gösterir. Where yalnızca fiziksel bir yeri değil, bir süreç ya da düşünce zincirindeki bir noktayı da belirtebilir.
Alıştırma
Burada comes in ne anlama geliyor? That's where the third clue comes in.
- Üçüncü ipucu problemden çıkarılır.
- Üçüncü ipucu bu noktada yararlı hâle gelir.
- Üçüncü ipucu fiziksel olarak bir odaya girer.
Cevabı göster
Üçüncü ipucu bu noktada yararlı hâle gelir.
Since it tells us that the largest number must be unique, Dilbilgisi
3:27Bize en büyük sayının benzersiz olması gerektiğini söylediğinden,
Zorunlu koşul olarak must be unique
Burada must be, ipucundan çıkan zorunlu bir koşulu ifade eder. Geçerli her çözümde en büyük sayı yalnızca bir kez yer alabilir; aksi hâlde ipucu karşılanmaz. must + be + sıfat yapısı, gerekli ya da mantıksal olarak zorunlu bir durumu anlatır. Sayıya eylemde bulunma yükümlülüğü vermez; unique, karşılanması gereken koşulu adlandırır.
Alıştırma
Bu cümlede must be unique, en büyük sayı hakkında ne anlatıyor?
- Yalnızca bir kez bulunması gerekir.
- Sıra dışı olmak ister.
- Geçmişte muhtemelen eşsizdi.
Cevabı göster
Yalnızca bir kez bulunması gerekir.
When night falls: gece başladığında
Night falls, gün ışığının azalıp gecenin başladığı anlamına gelen yaygın ve kalıplaşmış bir ifadedir. Falls mecazidir; hiçbir şey gerçekten düşmez. When bir zaman yan cümlesi başlatır. Bu nedenle When night falls, “gece başladığında” anlamına gelir ve sonraki olayın zamanını belirtir.
Alıştırma
When night falls burada ne anlama geliyor?
- Birisi gece vakti düştüğünde
- Gece gerçekten düştüğünde
- Gece başladığında
Cevabı göster
Gece başladığında
You've freed yourselves through math and logic. Kalıp ifadeler
3:39Kendinizi matematik ve mantık sayesinde özgür kıldınız.
through math and logic: kullanılan yöntemi ifade etmek
through math and logic ifadesindeki through, sonucu ortaya çıkaran yöntemi belirtir. Burada matematik ve mantık kullanılan yöntemdir; through fiziksel bir yerin içinden geçmeyi anlatmaz. Sonuç You've freed yourselves bölümüdür; through ile başlayan ifade bunun nasıl gerçekleştiğini açıklar. Bu yapı, alıştırma, ekip çalışması veya dikkatli akıl yürütme gibi soyut yöntem ve süreçlerle kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede through, bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi belirtir?
- She looked through the window.
- We walked through the empty hallway.
- The class improved through daily practice.
Cevabı göster
The class improved through daily practice.
Now it's time to free the rest of the world. Dilbilgisi
3:42Şimdi dünyanın geri kalanını özgürleştirme zamanı.
it's time to free: sıradaki eylemi duyurmak
It's time to + fiilin yalın hâli, bir eylemin zamanının geldiğini belirtir. it's time to free ifadesinde free fiilin yalın hâlidir ve sırada yapılması gereken eylemi adlandırır. Bu yapı yalnızca saati bildirmez; bir planı duyurabilir, insanları harekete geçirebilir veya hikâyeyi bir sonraki aşamaya taşıyabilir. Now, harekete geçme çağrısını acil hâle getirir.
Alıştırma
Sıradaki eylemi duyuran kalıp ifadeyi tamamlayın: ____ start the science experiment.
Cevabı göster
It's time to