Anında Buz - İpuçları, Püf Noktaları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler!: İngilizce çalışma notları
TKOR
Video özeti: Eğitim, arıtılmış suyu aşırı soğutmayı, kristalleşmeyi tetiklemeyi ve snow cone yapmayı gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “master the art of” — Kalıp ifadeler ve eşdizimler: sanat öğrenmek değil, alıştırmayla bir beceride ustalaşmaktır; teknik yetkinliği anlatmak için kullanın. 2. “nucleate the ice formation,” — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: nucleate, kristali bir çekirdekten başlatmaktır ve start ya da freeze fiillerinden daha kesindir. 3. “When trying this approach,” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: kısaltılmış yan tümce, biçimsel özne it önünde eyleyeni bağlantısız bırakır; açıklık için “When you try this approach” yazın.
Bu derste
What would your friends say on a hot summer's day if you could open up a bottle of water Dilbilgisi
0:08Sıcak bir yaz gününde bir şişe suyu açıp
and pour out an instant snow cone? Öbek fiiller
0:12anında bir buzlu tatlı dökebilseniz arkadaşlarınız ne derdi?
Hayal edilen durumlar için What would ... if you could ...?
What would your friends say, kesin bir gelecekte verilecek cevabı tahmin etmez; hayal edilen bir tepkiyi sorar. Would, tepkinin kurgusal veya belirsiz bir duruma ait olduğunu gösterir. If you could, bu tepkiyi mümkün kılan varsayımsal beceriyi tanıtır. What would ... if you could ...? kalıbı, birinden bir olasılığı hayal etmesini ve insanların nasıl tepki verebileceğini söylemesini istemek için kullanılabilir.
Alıştırma
Varsayımsal soruyu hedef kalıpla tamamlayın: What ____ your cousins say if you ____ make ice cream in one minute?
Cevabı göster
would · could
pour out: Bir kabın içindekileri dışarı dökmek
Pour out, bir sıvıyı veya başka bir maddeyi dökerek kaptan dışarı çıkarmak demektir. Out, kabın içinden dışına doğru harekete odaklanır; burada şişenin içindekiler dışarı çıkar. Nesne bir isim olduğunda hem pour out the water hem de pour the water out doğaldır. Zamir kullanıldığında onu out sözcüğünden önce koyun: pour it out denir, pour out it denmez. pour out your feelings ifadesinde aynı sözcükler mecazi anlamdadır; ancak buradaki şişe bağlamı fiziksel anlamı açıkça gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın meyve suyunu kutudan isteyerek çıkardığı anlamına gelir?
- Maya poured the juice into the carton.
- Maya spilled the juice beside the carton.
- Maya poured the juice out of the carton.
Cevabı göster
Maya poured the juice out of the carton.
to master the art of making instant ice. Kalıp ifadeler
0:20anında buz yapma sanatında ustalaşmak için.
master the art of: bir beceride ustalaşmak
master the art of kalıbında art, yalnızca resim gibi güzel sanatları değil, bir beceri veya ustalığı anlatır. Kalıp, öğrenme ve alıştırma yoluyla bir işi çok iyi yapar hâle gelmek demektir. Burada anında buz yapmak, adımları öğrenilip geliştirilebilen bir teknik olarak sunulur. Yalnızca learn demeye göre master, yüksek düzeyde hâkimiyet ve başarıyı vurgular.
Alıştırma
Cümleyi master the art of kalıbının geçmiş zamanıyla tamamlayın: After weeks of practice, Mia ____ juggling three balls.
Cevabı göster
mastered the art of
the better chances you're going to have for success.
0:55başarılı olma şansınız o kadar artacaktır.
the more ..., the better ...: birbirine bağlı değişimler
The more ..., the better ..., iki değişimi birbirine bağlayan bağıntılı bir karşılaştırma kalıbıdır: bir miktar arttığında diğer sonuç iyileşir. Bu cümlede başlangıçtaki şişe sayısının artması başarı şansını yükseltir. İki “the” de belirli bir isme gönderme yapmak yerine bu ilişkiyi işaretler. Her bölüm the + karşılaştırma ifadesiyle başlar: the more bottles ... ve the better chances .... Bu kalıp genellikle kesin bir sonucu değil, bir eğilimi anlatır.
Alıştırma
Daha fazla alıştırmanın zamanlamayı geliştirdiğini bu kalıpla doğru gösteren cümle hangisidir?
- The more you practice, the better your timing becomes.
- The more you practice, your timing becomes better.
- You practice the more, the better your timing becomes.
Cevabı göster
The more you practice, the better your timing becomes.
The temperature dial in my freezer was set to 5 of 7,
0:58Dondurucumun sıcaklık kadranı 7 üzerinden 5'e ayarlanmıştı,
Now, these bottles have been sitting at room temperature overnight, Dilbilgisi
1:07Şimdi, bu şişeler gece boyunca oda sıcaklığında bekledi,
have been sitting: şu ana kadar devam eden durum
Have been sitting, present perfect continuous yapısındadır: have + been + fiil-ing. Şişelerin daha önce oda sıcaklığında olduğunu ve şu anki gözlem anına kadar kesintisiz biçimde orada kaldığını gösterir. Overnight, bu durumun ne kadar sürdüğünü belirtir. Buradaki sitting, bir insan gibi “oturmak” anlamına gelmez. Sit, bir nesne için kullanıldığında bir yerde veya durumda “kalmak” ya da “bırakılmış olmak” anlamına gelebilir. Şişeler birazdan kontrol edileceği için önceki durum şu anda önemlidir.
Alıştırma
Cümleyi sit fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: The wet shoes ____ by the door since this morning.
Cevabı göster
have been sitting
make a note of: belirli bir ayrıntıyı kaydetmek
Make a note of, belirli bir bilgiyi bilinçli olarak kaydetmek veya hatırlamak anlamına gelir. Bu yönergede, daha sonra kullanılabilmesi için kapının kapandığı tam saati yazmak demektir. Yapı make a note of + ayrıntı şeklindedir. Burada note bir isimdir ve of kaydedilmesi gereken bilgiyi tanıtır. İfade uzun bir not yazmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi yönerge bir kişiden tek bir kesin bilgiyi kaydetmesini en doğal biçimde ister?
- Make a note of the gate number.
- Take notes during the safety briefing.
- Take note of how quiet the room becomes.
Cevabı göster
Make a note of the gate number.
check your bottles to see if any of them have frozen.
1:20şişelerinizin donup donmadığını kontrol edin.
but keep checking on them every 15 minutes. Öbek fiiller
1:26ancak her 15 dakikada bir kontrol etmeye devam edin.
checking on: birinin veya bir şeyin mevcut durumuna bakmak
Check on, bir kişinin ya da şeyin o anki durumuna bakıp iyi olduğundan veya beklenen şekilde ilerlediğinden emin olmak demektir. Bu cümlede şişelerin donup donmadığını görmek için durumları tekrar tekrar kontrol edilir. Nesne on sözcüğünden sonra gelir: check on someone/something. Odak, yalnızca bir cevabı ya da bilgiyi kontrol etmek değil, kişinin veya şeyin nasıl olduğudur.
Alıştırma
Çorbaya ara sıra bakarak nasıl olduğunu kontrol etmek anlamına gelen cümle hangisidir?
- Check on the soup every ten minutes.
- Check in every ten minutes.
- Check the recipe every ten minutes.
Cevabı göster
Check on the soup every ten minutes.
it took 2 hours and 45 minutes for the first one to freeze. Dilbilgisi
1:30ilk şişenin donması 2 saat 45 dakika sürdü.
it took ... for the first one to: gereken süreyi ifade etmek
it took + süre + for + kişi/şey + to + fiil yapısı, o kişinin veya şeyin bir eylemi tamamlaması ya da bir duruma ulaşması için gereken süreyi belirtir. Burada it anlam taşımayan biçimsel öznedir; 2 hours and 45 minutes ise ölçülen süredir. For the first one, to freeze eyleminin mantıksal öznesini tanıtır: donan şey ilk şişedir. Bu yapıda for, birinin yararı için anlamına gelmez ve amaç bildirmez.
Alıştırma
Hedef yapıyı kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ thirty minutes ____ the bread ____ cool.
Cevabı göster
It took · for · to
you can see it's not frozen solid, Kalıp ifadeler
1:35tamamen katı halde donmadığını görebilirsiniz,
frozen solid: tamamen donup sertleşmiş
Solid, bir şeyin donduktan sonra ulaştığı durumu belirtir. Dil bilgisinde sonuç tümleci olarak görev yapar. Frozen solid, bir şeyin yalnızca çok soğuk ya da biraz buzlu olması değil, sert bir kütle hâline gelene kadar tamamen donması demektir. Cümledeki not frozen solid, suyun henüz tamamen sertleşmiş duruma gelmediğini anlatır. Bu kalıp, donunca sertleşen yiyecekleri, toprağı veya başka maddeleri de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “sert bir kütle hâline gelene kadar tamamen donmuş” anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: After a night in the freezer, the soup was ____.
Cevabı göster
frozen solid
but you should see flakes of ice floating around under the plastic.
1:37ancak plastiğin altında yüzen buz parçacıkları görmelisiniz.
Now, if the bottles in the freezer haven't frozen yet,
1:55Şimdi, eğer dondurucudaki şişeler henüz donmadıysa,
but hasn't frozen yet because there aren't any impurities to get it started. Dilbilgisi
2:01ancak başlaması için herhangi bir safsızlık olmadığından henüz donmamıştır.
well below freezing: donma noktasının çok altında
Below freezing, bir sıvının normalde donduğu sıcaklık olan donma noktasının altında demektir. Burada freezing, freezing point ifadesinin kısaltılmış hâlidir; donmanın zaten gerçekleşmekte olduğu anlamına gelmez. Well, below sözcüğünü güçlendirir ve farkın büyük olduğunu belirtir. Bu nedenle well below freezing, donma noktasından çok daha düşük bir sıcaklığı anlatır; ancak cümlede bu çok saf suyun hâlâ sıvı olduğu söylenir.
Alıştırma
Şu cümlede well below freezing ne anlama gelir: "The outdoor temperature is well below freezing."?
- Tam olarak donma noktasındadır.
- Donma noktasının yalnızca biraz üstüne yeni çıkmıştır.
- Donma noktasından çok daha düşüktür.
Cevabı göster
Donma noktasından çok daha düşüktür.
Get it started: get + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısı
Burada get, “almak” değil, “bir şeyin olmasını sağlamak” anlamındadır. get + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısında, bir kişi ya da şey nesneyi ortacın belirttiği duruma getirir. Bu yüzden get it started, “onun başlamasını sağlamak” demektir. Bu cümlede it, suyun donmaya başlama sürecini gösterir: safsızlıklar bu sürecin başlamasına yardım ederdi. Started ulaşılan durumu anlatır; ayrı bir yalın geçmiş zaman eylemi değildir.
Alıştırma
Dersin get + nesne + geçmiş zaman ortacı kalıbını kullanarak ve motor için it diyerek cümleyi tamamla: The engine is ready. One push should ____.
Cevabı göster
get it started
and that's why something as simple as a jolt to the side Dilbilgisi
2:07işte bu yüzden yana vurmak kadar basit bir şey
can be enough to nucleate the ice formation, Kelime
2:09buz oluşumunu tetiklemek için yeterli olabilir
Something as simple as X can be enough to Y: küçük bir şey yeterli olabilir
something as simple as X can be enough to Y kalıbı, şaşırtıcı derecede küçük ya da kolay bir X’in Y’ye yol açmak için gereken en düşük koşulu karşılayabileceğini anlatır. something as simple as bu şaşırtıcılığı vurgular; can be enough to ise “yeterli olabilir” demektir, “kesinlikle olacak” demek değildir. Burada X, yana hafif bir darbedir. Bu küçük sarsıntı buz kristallerinin oluşmaya başlamasını tetikleyebilir. Buradaki as simple as, iki şeyin aynı derecede basit olduğunu karşılaştırmaz.
Alıştırma
Küçük bir eylemin yeterli bir etki yaratabileceğini anlatmak için hedef kalıpla cümleyi tamamla: ____ opening one window ____ cool the room.
Cevabı göster
Something as simple as · can be enough to
Nucleate the ice formation: kristal büyümesini başlatmak
Burada nucleate, “bir çekirdekte kristal oluşumunu başlatmak” anlamına gelen teknik bir bilim fiilidir. Sarsıntı bütün buzu bir anda oluşturmaz; ilk kararlı buz molekülü kümesini tetikler ve kristaller daha sonra buradan büyür. Bu cümlede yapı, nucleate the ice formation örneğinde olduğu gibi nucleate + isim öbeğidir. Bu fiil bir faz değişiminin başlangıcına odaklanırken freeze, buza dönüşme sürecinin genelini veya sonucunu adlandırır.
Alıştırma
“A tiny dust particle can nucleate ice crystal formation,” cümlesinde nucleate ne anlama gelir?
- Suyun donmasını anında tamamlamak.
- Bir çekirdekte kristal oluşumunu başlatmak.
- Buzu eriyene kadar ısıtmak.
Cevabı göster
Bir çekirdekte kristal oluşumunu başlatmak.
Just like magic: ani ve şaşırtıcı bir sonuç
Just like magic, bir sonucun görünür bir çaba veya gecikme olmadan birden ve şaşırtıcı biçimde ortaya çıktığını anlatan bir benzetmedir. Bu cümlede, anında oluşan buzun nasıl göründüğünü anlatır; bilimsel nedenini açıklamaz. Hızlı bir değişimi canlı ve şaşırtıcı göstermek için eylem, and just like magic, sonuç kalıbını kullanabilirsiniz. Bu, gerçek anlamda sihir gerçekleştiğini söyleyen bir iddia değil, etkileyici bir betimlemedir.
Alıştırma
“Add one drop, and just like magic, the colors begin to move,” cümlesinde just like magic ne anlatır?
- Konuşan kişi bir şey olup olmadığını bilmiyordur.
- Sonuç birden ve şaşırtıcı biçimde görünür.
- Renkleri gerçek sihir hareket ettirir.
Cevabı göster
Sonuç birden ve şaşırtıcı biçimde görünür.
You'll notice that bottles this cold will develop a layer of condensation,
2:15Bu kadar soğuk şişelerde bir yoğuşma tabakası oluşacağını fark edeceksiniz,
Sonuç bildiren “making it harder to” yapısı
“making it harder to see inside” ifadesinde virgülden sonraki -ing yan cümlesi, önceki düşüncenin tamamının sonucunu verir: yoğuşma yeni bir zorluğa neden olur. “Making”, şişelerin bilerek yaptığı bir eylemi anlatmaz. Yeniden kullanılabilen kalıp şöyledir: tam cümlecik, making it + karşılaştırma bildiren sıfat + to + fiil. Bir durumu ve onun sonucunu tek ve kısa bir cümlede birleştirir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki sonuç kalıbıyla tamamlayın: Heavy fog covered the field, ____ see the players.
Cevabı göster
making it harder to
Dostça izin veya teşvik bildiren “go ahead and”
“go ahead and wipe that off” ifadesinde “go ahead and”, dinleyiciye sıradaki eylemi artık yapabileceğini söyler. İzin veya dostça teşvik anlamı kattığı için yönerge daha az sert duyulur. Kalıp go ahead and + fiilin yalın hâlidir. Buradaki ahead, fiziksel olarak ileri gitmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Arkadaşınız “Can I open the window?” diye soruyor. Dostça yanıtı dersteki ifadeyle tamamlayın: “Sure, ____ open it.”
Cevabı göster
go ahead and
wipe that off: zamiri wipe off sözcüklerinin arasına koymak
Wipe off, suyu, kiri veya başka bir maddeyi ovalayarak bir yüzeyden çıkarmak demektir. Burada that, şişenin üzerindeki nemi belirtir. Wipe off ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne it, this veya that gibi bir zamirse zamiri wipe ile off arasına koyun: wipe that off. Zamiri off sözcüğünden sonra koymayın.
Alıştırma
Cümleyi wipe off ve that zamirini kullanarak tamamlayın: The table is wet. Please wipe ____.
Cevabı göster
that off
you'll have a much better view of the crystal formations.
2:23kristal oluşumlarını çok daha iyi görebileceksiniz.
Another way to start your water freezing Dilbilgisi
2:27Suyunuzun donmasını başlatmanın başka bir yolu da
Another way to ... is to ...: alternatif bir yöntem sunmak
Another way to X is to Y kalıbı, aynı hedefe ulaşmanın farklı bir yolunu sunar. X hedefi, Y yöntemi belirtir. Bu cümlede to start your water freezing hedeftir ve to use a piece of ice diğer yöntemdir. İlk to, way sözcüğünden sonra gelerek hedefi belirtir; ikinci to ise is sözcüğünden sonra yöntemi başlatır.
Alıştırma
Cümleyi Another way to X is to Y kalıbını kullanarak tamamlayın: ____ keep your room cool ____ close the curtains.
Cevabı göster
Another way to · is to
and build quickly into instant ice sculptures like these.
2:36ve hızla bunlar gibi anında buz heykellerine dönüştüğünü görmelisiniz.
makes contact with: fiziksel teması anlatan daha resmî bir ifade
makes contact with ifadesi “dokunur” veya “fiziksel olarak temas eder” demektir. Burada su buza dokunduğu için kristaller temas noktasında oluşmaya başlar. Yapı make contact with + kişi veya nesne şeklindedir. Make, özneye veya zamana göre biçim değiştirir: water makes contact; the team made contact. Aynı ifade, iletişim kurmak amacıyla birine başarıyla ulaşmak anlamına da gelebilir; ancak su ve buz bağlamı burada fiziksel anlamın kullanıldığını açıkça gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede make contact with, fiziksel teması resmî veya teknik bir şekilde anlatmak için kullanılmıştır?
- The sensor talks about the metal plate.
- The sensor makes contact with the metal plate.
- The sensor looks near the metal plate.
Cevabı göster
The sensor makes contact with the metal plate.
You could make this easier by using a whole bowl of ice. Dilbilgisi
2:46Tam bir kase buz kullanarak bunu daha kolay hale getirebilirsiniz.
by using: yöntemi açıklama
By using, bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi belirtir. Burada bir kase dolusu buz kullanmak, işi kolaylaştıran yöntemdir. Yararlı bir yapı sonuç + by + fiilin -ing biçimi şeklindedir: You can improve X by doing Y. By sonrasında isim ya da fiilin -ing biçimi kullanılır; fiilin yalın biçimi kullanılmaz. Bu cümlede use, using olur.
Alıştırma
Cümleyi by + use fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: You can save time ____ a checklist.
Cevabı göster
by using
and it doesn't look like it's building pillars very quickly, Dilbilgisi
2:51ve çok hızlı bir şekilde sütunlar oluşturmuyor gibi görünüyorsa,
doesn't look like it's building: belirtilere dayalı temkinli bir yargı
Doesn't look like it's building, görünen duruma göre beklenen sütunların oluşuyor gibi görünmediği anlamına gelir. Konuşan kişi kanıtlara dayanarak temkinli bir çıkarım yapar; kesin bir gerçek belirtmez. Kalıp look like + yan cümledir. Burada it's building, like'tan sonra gelen tam yan cümledir. Olumsuzluk bildiren doesn't, look fiilini etkiler; yani belirtiler beklenen sonuçla uyuşmaz.
Alıştırma
Bir tohumu izliyorsunuz, ancak henüz filiz görünmüyor. Hangi cümle belirtilere dayanarak temkinli ve olumsuz bir yargı bildirir?
- I don't like growing plants.
- It definitely isn't growing.
- It doesn't look like it's growing yet.
Cevabı göster
It doesn't look like it's growing yet.
and probably needs another 5 to 10 minutes in the freezer.
2:55ve muhtemelen dondurucuda 5 ila 10 dakika daha beklemesi gerektiği anlamına gelir.
did come out: olumlu bir geçmiş zaman cümlesinde vurgulu did
Bu olumlu cümlede did vurgu ekler: şişe gerçekten on dakika sonra çıkarılmıştır. Bu, beklenmedik olabilecek ya da başka bir şişeyle karşılaştırılan geçmiş bir olayı doğrular. Vurgulu did'den sonra came değil, fiilin yalın biçimi come kullanılır. Geçmiş zaman anlamını zaten did taşır.
Alıştırma
Geçmişteki olayı güçlü biçimde doğrulamak için cümleyi did ve return fiilinin yalın biçimiyle tamamlayın: The missing cat ____ before dinner.
Cevabı göster
did return
and you can see a dramatic difference in how quickly it freezes.
3:01ve ne kadar hızlı donduğunda dramatik bir fark görebilirsiniz.
If you leave your bottles in the freezer too long,
3:04Şişelerinizi dondurucuda çok uzun süre bırakırsanız,
they may be so sensitive that even wiping the side Dilbilgisi
3:06o kadar hassaslaşabilirler ki şişenin
so sensitive that: sonuca yol açan bir derece
so sensitive that bir dereceyi, o derecenin yol açtığı sonuçla bağlar. So, sensitive sıfatından önce gelir; that ise sonucu tanıtır: şişeler o kadar hassas hâle gelmiştir ki çok küçük bir hareket bile donmayı başlatabilir. Buradaki that bir isme gönderme yapmaz; sonuç bildirir. Bu cümlede sensitive, duygusal olarak hassas değil, fiziksel bir etkiye kolayca tepki veren anlamındadır. Even, donmayı başlatan hareketin ne kadar küçük olduğunu vurgular.
Alıştırma
Derece ve sonuç yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: The soup was ____ we had to wait before tasting it.
Cevabı göster
so hot that
And it could be complete before you even get the cap off. Öbek fiiller
3:11Ve kapağı çıkarmadan bile tamamlanabilir.
get the cap off: kapağı çıkarmayı başarmak
get the cap off, get + nesne + parçacık yapısıdır. Şişenin kapağını şişeden çıkarmayı başarmak anlamına gelir; off, kapağın şişeden ayrıldığını gösterir. Get, sonuca ulaşmayı vurgular; bu nedenle kapağı çıkarmanın çaba gerektirebileceğini düşündürebilir. Buradaki get, kapağı almak veya teslim almak anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi cümle kavanozun kapağını başarıyla çıkarmak anlamına gelir?
- Can you get a new lid for this jar? — Bu kavanoz için yeni bir kapak edinebilir misin?
- Can you get the lid off this jar? — Bu kavanozun kapağını çıkarabilir misin?
- Can you get the bottle open? — Şişeyi açabilir misin?
Cevabı göster
Can you get the lid off this jar? — Bu kavanozun kapağını çıkarabilir misin?
pouring too slowly might result in this effect Kalıp ifadeler
3:16çok yavaş dökmek bu etkiye neden olabilir,
result in: nedenden sonuca
Bu cümlede result in, bir nedeni onun sonucuna bağlar: çok yavaş dökmek nedendir, bu etki ise sonuçtur. Kalıp neden + result in + sonuç şeklindedir. Result in ifadesinden sonra sonucu belirten bir isim öbeği veya -ing biçimi gelir. Neden-sonuç bağının açık ve tarafsız olması gereken açıklama ve analizlerde sık kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi hangi ifade doğru tamamlar? Ignoring the warning may _____ serious damage.
- result in
- result with
- result from
Cevabı göster
result in
olumsuz bir yan cümlede at all
Burada at all, doesn't pour out olumsuzluğunu güçlendirir. Olumsuzluk kapsamında «herhangi bir derecede» anlamı taşır; dolayısıyla cümle suyun biraz bile çıkmadığını söyler. At all genellikle olumsuz ifadelerden sonra ve sorularda görülür. Olasılığı veya derecesi reddedilen ya da sorgulanan cümle bölümüyle birlikte kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede at all tam bir olumsuzluğu vurgulamak için doğal biçimde kullanılmıştır?
- I opened the jar at all.
- At all, I opened the jar.
- I couldn't open the jar at all.
Cevabı göster
I couldn't open the jar at all.
and that's because it iced up in the bottleneck, Öbek fiiller
3:21ve bunun nedeni suyun darboğazda buzlanmasıdır
iced up: buz birikmesiyle bir sistemi tıkamak
Iced up, buzun bir şeyin üzerinde veya içinde birikmesini anlatan bir phrasal verb ifadesidir. Bu cümlede dar boğaz kısmında buz oluşmuş, akışı engellemiş ve sıvının normal şekilde geçmesini durdurmuştur. Bu ifade yalnızca bir şeyin buza dönüştüğünü söylemez; buz birikmesinin tıkanma veya işlev kaybı gibi pratik sonucunu vurgular. Borular, açıklıklar, makineler ve buzdan etkilenen başka sistemler için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede iced up, buz birikmesinin bir şeyin normal çalışmasını durdurduğunu gösteriyor?
- The small pipe warmed up during the night, so the water stopped flowing.
- The small pipe dried up during the night, so the water stopped flowing.
- The small pipe iced up during the night, so the water stopped flowing.
Cevabı göster
The small pipe iced up during the night, so the water stopped flowing.
If you're wondering how cold the water actually is, Anlatım akışı
3:25Suyun gerçekten ne kadar soğuk olduğunu merak ediyorsanız,
If you're wondering: olası bir sorunun cevabını tanıtmak
If you're wondering, dinleyicinin aklına gelebilecek bir soruyu önceden tahmin edip cevaba geçiş sağlayan samimi bir söylem kalıbıdır. Burada konuşmacı, suyun ölçülen gerçek sıcaklığını tanıtmak için bu kalıbı kullanıyor. Bu ifade dinleyicinin gerçekten kafasının karışık olup olmadığını sorgulamaz. Bilgiyi, olası bir soruya yardımcı bir cevap gibi sunar; böylece geçiş daha akıcı olur ve dinleyiciye dikkat edildiği hissini verir.
Alıştırma
“Bunu merak ediyor olabilirsiniz; işte cevap” anlamındaki kalıbı seçin:
- Unless you're wondering
- If you're certain
- If you're wondering
Cevabı göster
If you're wondering
and there's a good chance they're actually colder than that. Kalıp ifadeler
3:32ve muhtemelen aslında bundan daha soğukturlar.
There's a good chance: yüksek olasılık ifade etmek
there's a good chance (that) + yan cümle yapısında chance, olasılık anlamına gelir. Konuşan kişi bir şeyin oldukça olası olduğunu, ancak kesin olmadığını belirtir. Burada olası görülen durum, diğer şişelerin ölçülen sıcaklıktan daha soğuk olmasıdır. Konuşan kişi bütün şişeleri ölçtüğünü iddia etmek yerine sınırlı kanıta dayanarak dikkatli bir tahminde bulunur.
Alıştırma
Cümleyi oldukça olası ancak kesin değil anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Based on those dark clouds, ____ it will rain before noon.
Cevabı göster
there's a good chance
If you try pouring this supercooled liquid into a glass,
3:35Bu aşırı soğutulmuş sıvıyı bir bardağa dökmeyi denerseniz,
you might notice it looks a little thick and syrupy.
3:38biraz koyu ve şurup gibi göründüğünü fark edebilirsiniz.
try touching the surface gently with an ice cube.
3:42yüzeye bir buz küpüyle hafifçe dokunmayı deneyin.
Everything freezes firm enough to hold the ice cube in place Notlar
3:45Her şey buz küpünü yerinde tutacak kadar sıkı donar
Firm enough to hold: sıfat + enough + to + fiil
Firm enough to hold, sıfat + enough + to + fiil yapısını izler. Enough sıfattan sonra gelir ve eylem için gereken en düşük dereceye ulaşıldığını belirtir. Bu cümlede donmuş malzeme gereken sertliğe ulaşmıştır; bu yüzden buz küpünü yerinde tutabilir. Bu yapı işlevsel bir eşiği anlatır; her şeyin tamamen katılaştığını söylemez.
Alıştırma
firm, enough, to ve hold sözcüklerini doğru sıraya koyun: After drying overnight, the clay was ____ the small model upright.
Cevabı göster
firm enough to hold
Sabit kalmayı anlatan “in place”
“In place”, bir şeyin olması gereken konumda ve hareket edemeyecek durumda olduğunu belirtir. Burada donmuş yüzey buz küpünü destekler; böylece küp kaymak yerine sabit kalır. Bu kalıp ifade sık sık hold, keep veya secure gibi fiillerden sonra gelir: hold something in place.
Alıştırma
Cümleyi “olması gereken konumda sabit” anlamındaki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The clamp holds the board ____ while the glue dries.
Cevabı göster
in place
and makes a nice little platform to continue building your ice towers.
3:48ve buz kulelerinizi inşa etmeye devam etmeniz için güzel ve küçük bir platform oluşturur.
“When trying this approach” yapısındaki eksik özne
“When trying this approach”, kısaltılmış bir zaman yan cümleciğidir. Söylenmeyen öznesi normalde ana cümlenin öznesi olarak anlaşılır: When trying this approach, keep the glass clean, “when you are trying it” anlamına gelir. Altyazıda ana cümle “it's important” ifadesindeki biçimsel it öznesiyle başlar. Bu it, trying eylemini yapan kişi değildir; bu yüzden kısaltılmış yan cümleciğin açık bir dil bilgisel öznesi yoktur. Amaçlanan anlam anlaşılır, ancak resmî yazıda şu biçim daha iyidir: When you try this approach, it's important that the glass is extremely clean.
Alıştırma
Hangi cümle, yaklaşımı deneyen kişinin okuyucu olduğunu açıkça belirtir ve öznesi havada kalan bir niteleyiciden kaçınır?
- When trying this approach, the glass is extremely clean.
- When you try this approach, it's important that the glass is extremely clean.
- When trying this approach, it's important that the glass is extremely clean.
Cevabı göster
When you try this approach, it's important that the glass is extremely clean.
because even a microscopic impurity can trigger the nucleation
3:56çünkü mikroskobik bir safsızlık bile çekirdeklenmeyi tetikleyebilir
You could try using this effect to pour yourself an instant snow cone.
4:03Kendinize anında bir buzlu tatlı dökmek için bu etkiyi kullanmayı deneyebilirsiniz.
and warms the ice into a delicious slush.
4:11ve buzu ısıtarak lezzetli bir karlı içeceğe dönüştürür.
Hâl değişimi sırasında latent heat
Latent heat, sıvı suyun donması gibi bir maddenin hâli değişirken emdiği veya saldığı enerjidir. Değişim sırasında bu enerji doğrudan bir sıcaklık değişimi olarak görünmez. Burada releases latent heat, donan suyun hâl değişimiyle ilgili bu enerjiyi açığa çıkarması demektir. latent heat ifadesini latent ve heat sözcüklerinin günlük anlamlarına ayırmadan tek bir bilimsel terim olarak anlayın.
Alıştırma
Örnekte latent heat neyi ifade ediyor?
- Dışarıdaki bir ısıtıcı tarafından sağlanan ısı
- Buzun içindeki gizli bir tehlike
- Bir maddenin hâli değişirken salınan veya emilen enerji
Cevabı göster
Bir maddenin hâli değişirken salınan veya emilen enerji
and poured it on top to get three different flavors.
4:18ve üç farklı tat elde etmek için üzerine döktüm.
Geçici bir alternatif olarak makeshift snow cone syrup
makeshift snow cone syrup ifadesinde makeshift, şurubun üstlendiği görevi açıklar. Buzlu meyve çubuklarının suyu buz tatlısı şurubu olarak üretilmemiştir; konuşan kişi elinde bulunduğu için onu geçici bir alternatif olarak kullanır. a makeshift + noun yapısı, tasarlanmadığı bir iş için doğaçlama biçimde kullanılan bir şeyi adlandırır. Genellikle uygun veya kalıcı bir çözümden çok, 'şimdilik yeterince iyi' anlamını taşır.
Alıştırma
Cümleyi as a makeshift + noun yapısıyla tamamlayın: We had no tray, so we used the box lid ____ tray.
Cevabı göster
as a makeshift
Well, now you know everything you need to know Anlatım akışı
4:21Evet, artık anında buz yapma hakkında
“now you know everything you need to know” ile açıklamayı bitirme
Bu cümlede now, açıklamanın sonucunu gösterir: az önce verilen adımlardan sonra dinleyen kişi gerekli düzeyde bilgiye ulaşmıştır. know ... need to know tekrarı, daha önce anlatılan bilgilere dönüp ana öğretici bölümün tamamlandığını belirtir. Buradaki everything, “bu görev için gereken tüm bilgiler” demektir; anında buz hakkında bilinebilecek her şey demek değildir. Now you know everything you need to know about + isim veya -ing'li konu kalıbı, her maddeyi yeniden saymadan bir açıklamayı kısa ve net biçimde bitirir.
Alıştırma
Örnekte “now you know everything you need to know” ifadesinin temel işlevi nedir?
- Mümkün olan her bilimsel gerçeğin açıklanacağını vaat eder.
- Yeni bir talimat dizisini başlatır.
- Temel bilgilerin anlatıldığını söyleyerek açıklamayı bitirir.
Cevabı göster
Temel bilgilerin anlatıldığını söyleyerek açıklamayı bitirir.