Kısa Mesajların Nereye Gidiyor?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video, mektuplardan hücresel ağlara, SMS’e, internete ve deniz altı kablolarına uzanan mesajları ve dönemin tahminlerini anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “it took 12 days to deliver” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: teslimat, yolculuk veya proje süresini it took + süre + to + fiil yapısıyla belirtin. 2. “converts the radio waves into a digital electrical impulse” — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: convert A into B girdiyi ve dönüşüm sonucunu kesin biçimde açıklar. 3. “on the horizon,” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: ‘yakında gelmesi beklenen’ anlamını tanıyın ve tahmini gerçekleşmiş olgudan ayırın.
Bu derste
it took 12 days to deliver a message from New York City to London. Dilbilgisi
0:01New York'tan Londra'ya bir mesaj ulaştırmak 12 gün sürüyordu.
It took 12 days to deliver: geçen süreyi ifade etmek
it took 12 days to deliver ifadesindeki took, bir şeyin “alıp götürülmesi” değil, eylemin “bu kadar zaman gerektirmesi” anlamındadır. Yapı it took + süre + to-mastar biçimindedir: it biçimsel öznedir, to deliver ise süresi ölçülen eylemi belirtir. Bu kalıp geçen süreyi açıkça ifade eder ve teslimat, yolculuk, onarım gibi tamamlanmış süreçlerde doğal biçimde kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi it took kalıbı ve verilen süreyle tamamlayın. Süre: three weeks. ____ repair the bridge after the storm.
Cevabı göster
It took three weeks to
the first transatlantic cable transmission was sent from the Queen of England to the US president,
0:06ilk transatlantik kablo mesajı İngiltere Kraliçesi'nden ABD başkanına gönderildi,
taking 17 hours: cümle sonundaki -ing yan tümcesi
Taking 17 hours, ek bilgi veren bir -ing yan tümcesidir. Önceki tüm yan tümcede anlatılan iletimin süresini ekler ve burada “and the transmission took 17 hours” ile aynı anlama gelir. Taking, fiziksel olarak bir şeyi almak değil, sürecin bu kadar zaman gerektirmesi anlamındadır. Ana tümce edilgen olduğu için süresi ölçülen şey Kraliçe değil, gönderme veya iletim olayıdır. Bu kısa yapı, açıklayıcı metinlerde yeni bir çekimli yan tümce başlatmadan zaman bilgisi eklemeyi sağlar.
Alıştırma
İki cümleyi sonda bir -ing yan tümcesi kullanarak birleştirin: The software update was completed. The process took two hours. The software update was completed, ____.
Cevabı göster
taking two hours
telephones became common household fixtures
0:13telefonlar evlerin sıradan bir parçası hâline geldi
weighed as much as an iron: bir ütüyle aynı ağırlıktaydı
weighed fiilinden sonra as much as, ağırlık miktarını karşılaştırır: telefonun bir ütüyle aynı ağırlıkta olduğu anlatılır. Buradaki much, çok sayıda ütüyü değil, örtük olarak belirtilen ağırlık ölçüsünü ifade eder. Aktarılabilir kalıp özne + weigh + as much as + karşılaştırma noktasıdır. much nesnenin sayısını değil ağırlığını anlattığı için karşılaştırma noktası sayılabilen tekil bir nesne olabilir. Bu cümlede an iron, metal olan demiri değil, giysileri ütülemek için kullanılan ev aletini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki eşit ağırlık bildiren üç sözcüklü karşılaştırmayla tamamlayın: This backpack weighs ____ a small suitcase.
Cevabı göster
as much as
took 10 hours to charge for a 35-minute conversation,
0:2135 dakikalık bir konuşma için 10 saat şarj edilmesi gerekiyordu
more people have mobile phones than toilets,
0:31cep telefonu sahibi olanların sayısı, tuvalete erişimi olanlardan daha fazla
with around 23 billion text messages being sent every day. Dilbilgisi
0:34ve her gün yaklaşık 23 milyar kısa mesaj gönderiliyor.
with ... being sent: edilgen yapıyla istatistik eklemek
with around 23 billion text messages being sent ifadesi, with + isim öbeği + being + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. Text messages eylemden etkilenen ögedir; bu nedenle being sent edilgendir ve mesajları gönderenlerin belirtilmesi gerekmez. Tam bir ana cümleden sonra kullanılan bu çekimsiz with yapısı, ayrı bir tam cümle kurmak yerine ana durumla birlikte var olan bir koşul ya da istatistik ekler. Burada gönderme eylemini her gün ölçülen, devam eden ve tekrarlanan bir süreç olarak sunar; with sahiplik anlamına gelmez.
Alıştırma
Edilgen with yapısını tamamlamak için being + serve fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanın: The festival was busy, with hundreds of meals ____ each hour.
Cevabı göster
being served
But how the hell do text messages even work? Ton ve niyet
0:39Peki ama kısa mesajlar nasıl oluyor da çalışıyor?
how the hell ... even work? ifadesindeki vurgu
Bu soruda the hell, how ifadesini güçlendirirken even da sürecin şaşırtıcı derecede zor anlaşılır göründüğünü vurgular. Birlikte güçlü bir şaşkınlık, kafa karışıklığı veya sabırsızlık ifade ederler; konuşanın kısa mesajların gerçekten çalışmayabileceğini düşündüğü anlamına gelmezler. Konuşan, mekanizmanın açıklamasına geçmek için bu güçlü retorik soruyu kullanır. How the hell does/do X even work? kalıbı kabaca “X nasıl oluyor da çalışabiliyor?” demektir, ancak çok daha güçlü bir duygu taşır.
Alıştırma
Yeni bir müşteriden kibarca açıklama isterken şunu söylemek uygun olur mu: How the hell does your payment system even work?
- Hayır, bu durum için fazla sert duyuluyor.
- Evet, kibar ve profesyonel bir ifadedir.
Cevabı göster
Hayır, bu durum için fazla sert duyuluyor.
tune a radio to a station yapısının kullanımı
Burada tune, bir alıcıyı seçilen yayın sinyalini alacak şekilde ayarlamak anlamına gelen bir fiildir. Yapı tune + cihaz veya alıcı + to + istasyon, frekans ya da kanal şeklindedir; to hedef ayarı gösterir. Bu ifadede station, tren veya otobüs istasyonu değil, yayın istasyonu anlamına gelir. Buradaki tune, isim olarak “melodi” anlamında değil, alıcıyı ayarlama anlamında kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi tune fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: To hear the weather report, ____ the radio to the local station.
Cevabı göster
tune
you pick up the information that is being sent out via electromagnetic waves Öbek fiiller
0:44elektromanyetik dalgalar aracılığıyla yayılan bilgiyi
“bir sinyali almak” anlamındaki pick up
Bu cümlede pick up, elektromanyetik dalgalarla taşınan bilgiyi “almak veya algılamak” anlamına gelir. Nesnesi information sözcüğüdür; herhangi bir şeyi fiziksel olarak kaldırma anlamı yoktur. Bu anlamda pick up bir öbek fiildir. Radyo, telefon, anten veya mikrofonun bir sinyali ya da sesi almasını ve bir kişinin bir bilgiyi fark etmesini anlatmak için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “almak veya algılamak” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: Even in the basement, this radio can ____ a weak signal.
Cevabı göster
pick up
is being sent out içindeki sent out
Burada sent out, “dışarıya iletilen veya yayılan” anlamına gelir. Bilgi bir kaynaktan elektromanyetik dalgalar aracılığıyla ilerler; out öbek fiilin bir parçasıdır ve bilginin yalnızca “dışarıda” olduğu anlamına gelmez. is being sent out yapısında is being, edilgen çatıda devam eden bir eylemi belirtir; sent ise send fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. İfade, bilgiyi kimin ilettiğinden çok bilginin iletilmesine odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “dışarıya iletilen” anlamına gelen iki sözcüklü biçimle tamamlayın: A warning signal is being ____ from the tower right now.
Cevabı göster
sent out
These waves mostly just pass through our bodies without interacting at all,
0:51Bu dalgalar çoğunlukla vücudumuzla hiç etkileşime girmeden içimizden geçer,
but they're on the same spectrum as the visible light we see,
0:54ama gördüğümüz görünür ışıkla aynı spektrumda yer alırlar;
Photons with wavelengths between 400 to 700 nanometers Dilbilgisi
0:59Dalga boyu 400 ila 700 nanometre arasında olan fotonlar
have the perfect level of energy to excite the rods and cones in your eyes,
1:02gözlerinizdeki çubuk ve koni hücrelerini uyarmaya tam yetecek enerjiye sahiptir;
which then transmit signals to your brain that you interpret as different colors.
1:06bu hücreler de beyninize farklı renkler olarak yorumladığınız sinyaller gönderir.
between 400 to 700 nanometers: aralık yapısını düzeltme
Vurgulanan ifade, iki standart aralık yapısını birbirine karıştırıyor: between A and B ile from A to B. Düzenlenmiş standart İngilizcede burada between 400 and 700 nanometers kullanılmalıdır; between 400 to 700 önerilen eşleşme değildir. Başka durumlara aktarılabilecek kural, bağlayıcıları doğru eşleştirmektir: between, and ile; from ise to ile kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi standart between ... and ... yapısıyla tamamlayın: The sensor works at temperatures ____ 10 ____ 40 degrees Celsius.
Cevabı göster
between · and
which have wavelengths ranging from 100 microns to 100 kilometers, Kalıp ifadeler
1:11dalga boyları 100 mikrondan 100 kilometreye kadar uzanır,
are much lower energy and can't excite your eyes,
1:16enerjileri çok daha düşüktür ve gözlerinizi uyaramazlar;
ranging from 100 microns to 100 kilometers: aralık bildiren ortaç öbeği
Ranging from A to B, wavelengths sözcüğünü niteleyen bir ortaç öbeğidir. Aralığın genişliğini belirtir: 100 microns uç noktalardan biri, 100 kilometers ise diğeridir. Yeniden kullanılabilecek kalıp, isim + ranging from A to B biçimindedir ve isme ait değerlerin A’dan B’ye kadar uzandığını belirtir. From başlangıç veya alt uç noktayı, to ise bitiş veya üst uç noktayı tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi aralık bildiren bir ortaç öbeğiyle tamamlayın: We offer plans ____ $10 ____ $50 per month.
Cevabı göster
ranging from · to
your cell phone receives signals at specific frequencies,
1:21cep telefonunuz da belirli frekanslardaki sinyalleri alır,
but it can also transmit its own radio waves back to a network at the same time.
1:24ama aynı anda kendi radyo dalgalarını da ağa geri iletebilir.
The network is a system of towers, antennas, and transmitters,
1:29Ağ, kuleler, antenler ve vericilerden oluşan bir sistemdir
which divide a geographical area into cells, Kalıp ifadeler
1:32ve coğrafi bir alanı hücrelere böler.
divide a geographical area into cells: coğrafi bir alanı hücrelere bölmek
Divide A into B, bir bütünü (A) ayırarak birkaç parça, grup veya bölüme (B) dönüştürmek demektir. Bu cümlede a geographical area bütündür; cells ise bölme sonucunda oluşan kapsama alanlarıdır. Buradaki cells, biyolojik hücreleri değil, hücresel ağın hizmet verdiği küçük alanları ifade eder. Aynı yapı bir kitabı bölümlere, bir sınıfı takımlara veya verileri kategorilere ayırırken de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi divide A into B yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: The teacher ____ the class ____ four teams for the project.
Cevabı göster
divided · into
hence the term cell phone: cell phone teriminin buradan gelmesi
Burada hence, “bu nedenle” anlamına gelir; the term ise ardından gelen adı tanıtır. Bu bölüm önceki bilgiyi adlandırmayla ilgili bir sonuca bağlar: ağ alanı cells biçiminde bölündüğü için cell sözcüğü cell phone adında yer alır. Yeniden kullanılabilen kalıp fact or feature, hence the term X biçimindedir. Bir adın kökenini kısa ve öz şekilde açıklar; burada hence, “o andan itibaren” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi hence ve term kullanan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The rooms are shaped like small pods, ____ pod hotel.
Cevabı göster
hence the term
These cells determine which areas are served by which towers,
1:36Bu hücreler hangi bölgelere hangi kulelerin hizmet vereceğini belirler,
though they generally overlap so that your phone always has a tower to communicate with. Dilbilgisi
1:39ancak genellikle birbirleriyle örtüşürler; böylece telefonunuz her zaman iletişim kurabileceği bir kule bulur.
a tower to communicate with: sonda edat bulunan mastar niteleyicisi
a tower to communicate with ifadesinde to communicate with mastar öbeği a tower ifadesinden sonra gelir ve telefonun ihtiyaç duyduğu kule türünü, yani iletişim kurabileceği bir kuleyi açıklar. with edatının anlamca nesnesi daha önce gelen tower ismidir. İngilizcede bu yapıda edatı sonda bırakmak yaygındır; dolayısıyla eksik bir nesne yoktur ve yeni bir nesne eklenmemelidir.
Alıştırma
Konuşabileceğim birine ihtiyacım olduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- I need someone to talk.
- I need to someone talk.
- I need someone to talk to.
- I need someone to talk to them.
Cevabı göster
I need someone to talk to.
Feel like your phone battery's losing power faster than normal? Ton ve niyet
1:43Telefonunuzun şarjı normalden daha hızlı tükeniyor gibi mi geliyor?
Feel like ...?: Do you feel like ...? sorusunun kısaltılmış biçimi
Feel like your phone battery's losing power faster than normal? konuşma dilinde Do you feel like your phone battery is losing power faster than normal? sorusunun kısaltılmış biçimidir. Atılan Do you bağlamdan anlaşılır ve soru, dinleyiciyi bu iddiayı kendi deneyimiyle doğrudan karşılaştırmaya çağırır. Burada feel like, your phone battery is losing power faster than normal tam yan cümlesini başlatır. Anlamı “öyle olduğu izlenimine kapılmak” ya da “öyle görünmek”tir; “istemek” değildir. Bu tür kısa bir soru, açıklamadan önce dikkat çekici bir giriş işlevi görebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede feel like “istemek” değil, “öyle olduğu izlenimine kapılmak” anlamındadır?
- I feel like ordering pizza.
- She feels like a cup of tea.
- Feel like the room is getting colder?
Cevabı göster
Feel like the room is getting colder?
Phones transmit at higher levels indoors due to building materials,
1:46Telefonlar yapı malzemeleri nedeniyle kapalı alanlarda daha yüksek güçle sinyal gönderirler,
in rural areas, due to greater distances the network antennas,
1:50kırsal alanlarda ağ antenlerine daha uzak oldukları için,
and when moving at high speeds, like in a car, Dilbilgisi
1:53ve otomobilde olduğu gibi yüksek hızla hareket ederken de
due to the frequent handover between network antennas. Kelime
1:56ağ antenleri arasında sık sık geçiş yaptıkları için daha güçlü sinyal gönderirler.
when moving at high speeds: indirgenmiş zaman cümleciği
When moving at high speeds, indirgenmiş bir zaman yan cümleciğidir. Tam biçimi when phones are moving at high speeds şeklindedir; when kalır, tekrarlanan phones öznesi ile be fiilinin are biçimi atılır. moving sözcüğünün örtük öznesi normalde ana cümleden gelir. Dil bilgisi açısından hareket eden phones'tur; gerçek hayatta ise telefon hızlı giden bir araçta bulunur veya hareket eden biri tarafından taşınır. Bu yapı, ana eylemin gerçekleştiği zamanı ya da durumu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede indirgenmiş when + -ing yapısı doğru kullanılmıştır?
- When Lena driving at night, she turns down the dashboard lights.
- When driving at night, the dashboard lights bother Lena.
- When driving at night, Lena turns down the dashboard lights.
Cevabı göster
When driving at night, Lena turns down the dashboard lights.
the frequent handover between network antennas: handover teriminin telekomünikasyon anlamı
Burada handover bir mobil ağ terimidir. Cihazın konumu değişirken etkin bir telefon bağlantısının bir ağ anteninden veya hücresinden diğerine geçmesi sürecidir. Frequent, bu geçişin tekrar tekrar gerçekleştiğini belirtir. Between network antennas, ilgili ağ noktalarını gösterir; insanların fiziksel bir anteni birbirine verdiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir mobil ağ raporunda handover ne anlama gelir?
- İki çalışan fiziksel anten ekipmanı parçalarını değiş tokuş eder.
- Etkin bir bağlantı bir ağ anteninden veya hücresinden diğerine geçer.
- Bir dosya telefondan bilgisayara kopyalanır.
Cevabı göster
Etkin bir bağlantı bir ağ anteninden veya hücresinden diğerine geçer.
which convey the identity of both their phone and yours,
2:02bu sinyaller hem onun hem de sizin telefonunuzun kimliğini
These signals are then picked up by the tower closest to them,
2:07Ardından bu sinyaller, göndericiye en yakın kule tarafından alınır;
and passes it along to a hub of the network called a mobile switching center. Öbek fiiller
2:13ve mobil anahtarlama merkezi denen ağ merkezine iletir.
convert A into B: A’yı B’ye dönüştürmek
convert A into B yapısında A değişimden önceki şey, B ise ortaya çıkan sonuçtur. Burada kule, radyo dalgalarını dijital bir elektrik darbesine dönüştürür. Belirgin bir dönüşümü göstermek için şu yapıyı kullanın: convert + başlangıçtaki şey + into + ortaya çıkan şey.
Alıştırma
Cümleyi convert A into B yapısıyla tamamlayın: This device can ____ sunlight ____ electricity.
Cevabı göster
convert · into
pass it along to a hub: onu bir ağ merkezine iletmek
Pass along, bir şeyi sonraki kişiye veya yere iletmek ya da göndermek anlamına gelir. Burada kule, darbeyi bir sonraki nokta olan ağ merkezine iletir. Pass along ayrılabilen bir öbek fiildir. it gibi bir zamir kullanıldığında zamiri pass ile along arasına koyun: pass it along. Ardından gelen to öbeği alıcıyı veya hedefi belirtir.
Alıştırma
pass along yapısını kullanın ve zamiri doğal yerine koyun: I have finished reading the note, so I'll ____ to Maya.
Cevabı göster
pass it along
If you're out of range or your phone is off, Kalıp ifadeler
2:17Kapsama alanı dışındaysanız veya telefonunuz kapalıysa,
for a short time until you can be located by the network.
2:21ağ sizi bulana kadar kısa bir süre saklanır.
out of range: ağ kapsama alanının dışında
Burada out of range, telefonun hücresel ağın ulaşabildiği veya algılayabildiği alanın dışında olması demektir. Telefon hâlâ açık olabilir, ancak ağ o anda telefona bağlanamaz. be + out of range yapısı, bir şeyin ilgili sınırın ötesinde olduğunu anlatır. Başka bağlamlarda bu sınır, bir telsizin erişim mesafesi veya bir ölçümün izin verilen aralığı olabilir; fiyatlar için genellikle daha uzun olan out of someone's price range yapısı kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “sinyal kapsamasının ötesinde” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The hiker's phone was ____, so the call could not connect.
Cevabı göster
out of range
figures out: bilgiyi işleyerek bir yanıta ulaşmak
Figures out, figure out öbek fiilinin geniş zamanda üçüncü tekil kişi biçimidir. Düşünerek, verileri kontrol ederek veya bilgiyi işleyerek bir yanıta ulaşmak anlamına gelir. Burada ağ, konum verilerinden en yakın kuleyi belirler. which tower you're closest to gömülü sorusu, figures out ifadesinin nesnesidir. Gömülü sorularda düz cümle söz dizimi kullanılır: which tower you're closest to denir, which tower are you closest to denmez.
Alıştırma
Şu durumu okuyun: The navigation app analyzes the map and determines the safest route. determines yerine hangi ifade doğal biçimde kullanılabilir?
- figures out
- looks out for
- finds out from someone
Cevabı göster
figures out
which tower you're closest to: dolaylı soruda sözcük dizilişi
Cümlede which tower you're closest to, ağın belirlediği bilinmeyen bilgidir. figures out fiilinin nesnesi görevindeki gömülü bir wh-soru yan cümlesidir; bu nedenle bildirme cümlesi dizilişini korur: özne ve fiil you're ... biçiminde kalır, are you ... devrikliği yapılmaz. to edatı closest to yapısının parçasıdır. Edatın nesnesi olan which tower gömülü yan cümlenin başına taşınır: you're closest to which tower → which tower you're closest to.
Alıştırma
Gömülü soru için doğru sözcük dizilişine sahip tamamlamayı seçin: The app can figure out ___.
- are you closest to which station
- which station you're closest to
- which station are you closest to
Cevabı göster
which station you're closest to
it's converted back to a radio signal that can be picked up by the antenna in your phone.
2:30telefonunuzdaki antenin alabileceği bir radyo sinyaline geri dönüştürülür.
Once at the tower nearest you: kısaltılmış zaman yan cümlesi
Burada Once, “... olur olmaz” ya da “... olduğunda” anlamındadır; “bir kez” ya da “eskiden” anlamında değildir. Once at the tower nearest you kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir: Once [the signal is] at the tower nearest you. Atılan özne ve be biçimi, ana cümledeki ve signal sözcüğünü gösteren it üzerinden tamamlanır. Once + edat öbeğinden oluşan bu kısa yapı, ilk koşul sağlandıktan sonra bir sonraki adımın gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi Once ile başlayan ve “paket kontrol noktasına gelir gelmez” anlamına gelen kısaltılmış bir zaman girişiyle tamamlayın: ____, the package is scanned for damage.
Cevabı göster
Once at the checkpoint
Interestingly, traditional SMS text traffic actually peaked in 2011. Kelime
2:36İlginçtir ki geleneksel SMS trafiği aslında 2011'de zirveye ulaştı.
peaked in 2011: 2011'de en yüksek noktaya ulaşmak
Veri ve eğilim anlatımlarında peaked, “en yüksek düzeyine ulaştı” demektir. Bu cümle, geleneksel SMS trafiğinin yalnızca artmadığını, 2011'de en yüksek seviyesine ulaştığını söylüyor. Peak burada geçişsiz bir fiildir, bu nedenle doğrudan nesne almaz. Bir yılın veya dönemin önünde peak in, bir sayının veya ölçülen seviyenin önünde ise peak at kullanılır.
Alıştırma
Peak in ifadesindeki fiili geçmiş zamana çevirerek cümleyi tamamlayın: The museum's monthly visits reached their highest level in July. They ____ July.
Cevabı göster
peaked in
most people send messages via internet services.
2:42çoğu insan mesajlarını internet hizmetleri üzerinden gönderiyor.
overtook traditional SMS: sıralamada geleneksel SMS'in önüne geçmek
Overtook, overtake fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Sıralama veya miktar karşılaştırmalarında A overtook B, A'nın önce B'nin gerisindeyken daha sonra önüne geçtiği anlamına gelir. Burada WhatsApp, işlenen mesaj sayısında geleneksel SMS'in önüne geçmiştir. Bu kullanım mecazidir. Aynı fiil bir aracı fiziksel olarak geçmek anlamına da gelebilir; ancak hizmetler, şirketler, takımlar veya teknolojilerle genellikle konum ya da performans değişimini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle bir hizmetin sıralamada başka bir hizmetin önüne geçtiğini gösterir?
- By June, StreamBox remained behind ViewNow in total subscribers.
- By June, StreamBox overtook ViewNow in total subscribers.
- By June, StreamBox matched ViewNow in total subscribers.
Cevabı göster
By June, StreamBox overtook ViewNow in total subscribers.
managing 30 billion messages: 30 milyar mesajı işlemek
Burada managing, “ele almak veya işlemek” anlamındadır. WhatsApp her gün 30 milyar mesajı işleyen hizmettir; mesajları göndermeyi ancak güçlükle başardığı anlamına gelmez. -ing yapısındaki managing 30 billion messages ifadesi, WhatsApp’ın faaliyet ölçeği hakkında ek bilgi verir. Manage bu anlamda doğrudan bir nesne alır: manage messages, traffic, requests veya accounts.
Alıştırma
“The platform is managing millions of requests every hour” cümlesinde managing ne anlama gelir?
- her isteği elle yazmak
- istekleri ele almak veya işlemek
- istekleri göndermeyi ancak güçlükle başarmak
Cevabı göster
istekleri ele almak veya işlemek
And if you're sending those messages across the world,
2:55Üstelik bu mesajları dünyanın öbür ucuna gönderiyorsanız,
it's actually sent via a giant cable that runs across the ocean floor. Kelime
2:57aslında okyanus tabanı boyunca uzanan dev bir kablo üzerinden iletilir.
runs across the ocean floor: okyanus tabanı boyunca uzanır
Burada runs across, “bir alanın bir tarafından diğer tarafına uzanır” anlamındadır. Özne bir kablo olduğu için runs fiziksel olarak koşmayı değil, kablonun güzergâhını veya konumunu anlatır. İngilizcede bir kablonun, yolun, borunun, nehrin veya sınırın nereden geçtiği anlatılırken run genellikle cansız bir özneyle kullanılır. Across bir alan boyunca uzanmayı vurgular; the ocean floor okyanusun dibidir.
Alıştırma
Hangi cümlede run across bir şeyin güzergâhını anlatır?
- A fiber-optic line runs across the desert.
- I ran across an old class photo yesterday.
- The athlete runs across the field every morning.
Cevabı göster
A fiber-optic line runs across the desert.
99% of all international data is sent via undersea cables.
3:02tüm uluslararası verilerin %99'u deniz altı kablolarıyla gönderilir.
What does the future of messaging look like?: mesajlaşmanın geleceğinin nasıl olacağını sormak
Bu soruda “What does X look like?”, X’in görsel olarak neye benzediğini değil, şimdi veya gelecekte nasıl bir biçim, özellik ya da genel yön kazanacağını sorar. Burada konuşmacı, mesajlaşmanın gelecekte nasıl gelişebileceğini öğrenmek istiyor. “What does the future of X look like?” kalıbı, bir alanın geleceğine ilişkin açıklama veya tahmin istemek için kullanılabilir. Yanıt, olası değişimleri, koşulları ya da ihtimalleri anlatmalıdır.
Alıştırma
Bir alanın nasıl gelişebileceğini sormak için kullanılan kalıpla soruyu tamamlayın: “What ____ the future of education ____ like?”
Cevabı göster
does · look
We're currently in the fourth generation of mobile communication networks with 5G on the horizon, Deyimler
3:08Şu anda 5G ufukta görünürken mobil iletişim ağlarının dördüncü neslindeyiz,
on the horizon: beklenen ancak henüz gerçekleşmemiş olan
“On the horizon”, nispeten yakın bir gelecekte ortaya çıkması beklenen veya muhtemel bir şeyi anlatan mecazi bir ifadedir. Cümlenin sözünü ettiği dönemde 5G, tamamen kullanıma sunulmuş değil, yaklaşmakta olan bir teknoloji olarak gösteriliyor. İfade, uzaktaki ufuk çizgisinde yeni görünmeye başlayan bir şey imgesine dayanır. Beklentiyi anlatır ancak genellikle kesin bir geliş tarihi ya da garanti vermez.
Alıştırma
Tahmini “yakın gelecekte gelmesi beklenen” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: “With battery costs falling, cheaper electric cars may be ____.”
Cevabı göster
on the horizon
and it's actually been projected that the technology for phones embedded in our bodies Dilbilgisi
3:13hatta vücudumuza yerleştirilen telefonlara yönelik teknolojinin
can be available as soon as 2023. Kelime
3:182023 gibi yakın bir tarihte kullanıma sunulabileceği öngörülüyor.
it's actually been projected that: present perfect edilgen aktarım yapısı
Bu cümlede it's, it has biçiminin kısaltmasıdır; dolayısıyla yapı it has actually been projected that + yan cümledir. It belirli bir şeyi göstermeyen biçimsel öznedir; tahmini kimin yaptığını belirtmeden edilgen biçimde aktarmayı sağlar. Present perfect yapıdaki been projected, tahminin daha önce yapılmış ve mevcut tartışma açısından hâlâ ilgili olduğunu gösterir. Kanıtlanmış bir olguyu ya da zaten gerçekleşmiş bir sonucu değil, bir beklentiyi aktarır.
Alıştırma
Örnekte it's actually been projected that hangi biçimin kısaltmasıdır ve ne anlatır?
- It has actually been projected that; belirtilmeyen bir kaynak tahmini yaptı.
- It actually projected that; tahmini teknolojinin kendisi yaptı.
- It is actually projected that; tahmin zaten gerçekleşti.
Cevabı göster
It has actually been projected that; belirtilmeyen bir kaynak tahmini yaptı.
as soon as 2023: mümkün olan en erken tarih
Burada as soon as ifadesinden sonra bir yıl geldiği için anlamı as early as, yani “en erken”dir. 2023 mümkün olan en erken tarih olarak sunulur ve bunun insanların beklediğinden daha erken olabileceği vurgulanır. Bu, iki olayı bağlayan as soon as + özne + fiil bağlaç kalıbı değildir. Cümle bir öngörü aktardığı ve can kullandığı için tarih yalnızca bir olasılıktır; teknolojinin 2023'te kullanılabilir hâle geldiğini söylemez.
Alıştırma
“The treatment could be available as soon as 2028.” İngilizce cümlesinde as soon as 2028 ne anlama gelir?
- 2028, kullanılabilirlik için mümkün olan en erken tarihtir.
- Tedavinin 2028'de kullanılabilir olacağı garantidir.
- Tedavi, 2028 sona erdikten hemen sonra kullanılabilir olacaktır.
Cevabı göster
2028, kullanılabilirlik için mümkün olan en erken tarihtir.
it may have taken months to send a love letter, Dilbilgisi
3:22bir aşk mektubu göndermek aylar sürebiliyordu;
may have taken months to send: geçmişe yönelik temkinli bir tahmin
May have + geçmiş zaman ortacı, geçmişteki bir durum hakkında kesin olmayan bir değerlendirme ifade eder. Burada taken, take fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; months ise tahmin edilen süreyi belirtir. Yani konuşan kişi, bir aşk mektubu göndermenin birkaç ay gerektirmiş olabileceğini düşünüyor. Bu yapı, günümüze kadar devam eden bir eylemi anlatmaz ve buradaki may izin anlamına gelmez. Geçmişteki bir gerçek tam olarak bilinmediğinde ve onu temkinli biçimde sunmak istediğinizde may have + geçmiş zaman ortacı kullanın.
Alıştırma
Geçmişteki bir süre hakkında temkinli bir tahmin yapmak için may have ve take fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanın. Cümleyi tamamlayın: The old sea journey ____ three days.
Cevabı göster
may have taken
may be able to: belirsiz beceri veya olasılık
Bu tahminde may, düşüncenin mümkün ama kesin olmadığını gösterir. Be able to, “bir şeyi yapma becerisine veya fırsatına sahip olmak” demektir; bu nedenle may be able to think, kişinin bu beceriye sahip olmasının mümkün olduğunu anlatır. Kesin olmayan bir beceri ya da yapılabilirlik için may + be able to + fiilin yalın hâli kullanılır. İngilizcede may ile can normalde art arda kullanılmaz; may’den sonra be able to gelir. Anlamın şimdiki zamana mı yoksa geleceğe mi ait olduğunu bağlam belirler.
Alıştırma
Belirsiz bir beceri belirtmek için bu açıklamadaki üç sözcüklü yapıyla İngilizce cümleyi tamamlayın: If the road clears, we ____ reach the cabin before dark.
Cevabı göster
may be able to
your loved one: sizin için özel ve değerli biri
A loved one; bir aile üyesi, eş ya da partner veya çok yakın başka biri gibi, derinden değer verdiğiniz kişidir. Your loved one ifadesinde your, bu kişiyi dinleyen kişiyle ilişkilendirir. İfade, ilişkinin tam olarak ne olduğunu belirtmez ve sıcak bir tını taşır. Önemli bir kişisel bağı adlandırır; “şu anda sevilmekte olan kişi” anlamında edilgen bir eylem değildir.
Alıştırma
Bir hastane duyurusunda “You may bring one loved one with you.” yazıyor. loved one kimi anlatabilir?
- Yalnızca sizinle aynı evde yaşayan biri
- Yakın bir aile üyesi, partner veya derinden değer verdiğiniz başka biri
- Yalnızca romantik bir partner
Cevabı göster
Yakın bir aile üyesi, partner veya derinden değer verdiğiniz başka biri
and send them a message to let them know you care. Kalıp ifadeler
3:27ona değer verdiğinizi anlatan bir mesaj gönderebilirsiniz.
While only a few decades ago ... in just a few years ile zaman çerçevelerini karşılaştırma
Bu cümlede while, ‘…… sırasında’ anlamına gelmez. Önce daha eski durumu sunar, ardından bunu gelecekteki bir olasılıkla karşılaştırır. Virgül, baştaki bu zaman çerçevesini cümlenin ana bölümünden ayırır. only a few decades ago ve in just a few years zaman ifadeleri, dinleyiciyi geçmişten yakın geleceğe taşır. Bu düzen, değişimin hızını ve büyüklüğünü ana fikir hâline getirir. Gelecek kısmında may kullanıldığı için anlatılan şey kesinlik değil, hâlâ bir tahmindir.
Alıştırma
Hangi cümlede while, geçmiş ile gelecek arasında açık bir karşıtlık kurmak için kullanılmıştır?
- While only a decade ago the school used paper maps, in just a few years students may tour places in virtual reality.
- The school used paper maps, and students may use new tools soon.
- While the class was drawing maps, the teacher opened a window.
Cevabı göster
While only a decade ago the school used paper maps, in just a few years students may tour places in virtual reality.
let them know you care: let someone know + yan cümle kalıbı
let them know you care ifadesinde let them know, “onlara haber vermek” ya da “anlamalarını sağlamak” demektir. Birine bilgi vermenin nötr ve çoğu zaman yumuşak bir yoludur. Mesaj göndermek bilginin iletilme şeklidir; you care ise anlamaları istenen içeriktir. Burada care, onları önemsediğiniz anlamına gelir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp let + kişi + know + bilgiyi veren yan cümle şeklindedir. That kullanılabilir veya atılabilir: let me know (that) you arrived. Burada let, olağan “izin vermek” anlamında değildir. Bilgiyi veren yan cümle about kullanılmadan doğrudan know’dan sonra gelir.
Alıştırma
Cümleyi “ona haber vermek” anlamındaki let ... know ifadesiyle tamamlayın: If the address changes, please ____ right away.
Cevabı göster
let him know
in the science of emojis over on AsapTHOUGHT,
3:32AsapTHOUGHT'taki “Emojilerin Bilimi” videosunda ele alıyoruz;