A1-A2 İngilizce Dinleme Pratiği | Küçük Alışkanlıkların Gücü | İngilizce Konuşma Podcasti: İngilizce çalışma notları
PodEnglish
Video özeti: Kim, beş dakikalık bir shadowing çalışması üzerinden kısa ve tekrarlanabilir İngilizce etkinliklerinin iddialı çalışma planlarına göre daha kolay sürdürüldüğünü anlatıyor. Günlük tekrarın konuşmayı nasıl otomatik hâle getirdiğini açıklıyor ve bunu, iki dakika kendi kendine konuşarak başlayıp daha sonra bir konuşma kulübüne katılan çekingen bir öğrencinin gelişimiyle örneklendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. snack learning. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Gündelik bir atıştırmalık imgesinin, gün içine kolayca yerleştirilebilen kısa çalışma parçalarını nasıl anlattığını kavrayın ve soyut öğrenme yöntemlerini somutlaştıran benzer mecazları tanıyın. 2. But if you plan 5 minutes, you will do it. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Karşıtlık kuran koşul cümlesinin küçük başlamaya yönelik tavsiyeyi nasıl desteklediğini fark edin; gerçekçi olmayan bir planı uygulanabilir bir seçenekle karşılaştırırken aynı anlatım biçimini kullanın. 3. I'm getting ready. I'm making coffee. I'm going to work. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Şimdiki zamanı o anda yapılan veya birazdan gerçekleşecek gündelik eylemleri anlatmak için kullanın ve çevrenizdeki faaliyetlerden basit kendi kendine konuşma cümleleri oluşturun.
Bu derste
welcome back to: geri dönen dinleyicileri karşılama
welcome back to + program adı, devam eden bir programın, dersin veya kanalın yeni bölümünü açarken sunucunun kullandığı selamlamadır. Bu cümlede dinleyiciler Pod English'e yeniden davet ediliyor. back, dinleyicilerin tanıdık bir içeriğe geri geldiğini anlatır. Fiziksel olarak geriye gitmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir sunucu, devam eden haftalık bir programın yeni bölümünü açıyor. Geri dönen dinleyicileri açıkça karşılayan cümle hangisidir?
- Welcome back from Story Time.
- Welcome back to Story Time.
- Welcome to Story Time.
Cevabı göster
Welcome back to Story Time.
In this episode: mevcut bölümün konusunu belirtme
In this episode, bir serinin açılışında kullanılan yönlendirici bir ifadedir. Dinleyicilere sıradaki sözlerin mevcut bölümün konusunu, etkinliğini veya amacını açıklayacağını bildirir. episode yalnızca bir televizyon dizisinin bölümü değil, bir podcast'in, video serisinin veya kursun bir bölümü anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümle mevcut bölümdeki konuyu tanıtan bir açılış işareti olarak kullanılır?
- After this episode, we'll learn why leaves change color.
- In this episode, we'll learn why leaves change color.
- Before this episode, we'll learn why leaves change color.
Cevabı göster
In this episode, we'll learn why leaves change color.
you will practice English with me for 5 minutes. Kalıp ifadeler
0:08benimle 5 dakika boyunca İngilizce pratiği yapacaksınız.
practice English with me: konuşan kişiyle birlikte İngilizce çalışmak
practice English with me ifadesinde practice fiildir, English neyin çalışılacağını gösterir ve with me konuşanın etkinliğe rehber ya da çalışma arkadaşı olarak katıldığını belirtir. Bu ifade, İngilizce çalışmasını dinleyenin tek başına yaptığı değil, konuşanla birlikte yaptığı bir etkinlik olarak sunar. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı practice + bir dil veya beceri + with + bir kişi şeklindedir. Örneğin practice pronunciation with a partner denebilir. with bölümü, etkinliğe katılan kişiyi belirtir.
Alıştırma
Davet cümlesini practice, English ve with me kullanarak tamamlayın: For the next five minutes, you can ____.
Cevabı göster
practice English with me
perfect for busy people: bir şeyin kime uygun olduğunu söylemek
perfect for busy people ifadesindeki perfect, mutlaka kusursuz değil, çok uygun anlamına gelir. Konuşan kişi, boş zamanı az olan insanlara çok uygun olduğu için bir şeyi güçlü biçimde önerir. be + perfect for + bir kişi, grup, amaç veya durum yapısını kullanın. For, bir şeyin kime ya da neye uygun olduğunu belirtir; perfect for beginners ve perfect for travel buna örnektir.
Alıştırma
Bir şeyin uygun olduğu gruptan önce kullanılan edatla öneriyi tamamlayın: This ten-minute lesson is perfect ____ busy learners.
Cevabı göster
for
don't need much time: yalnızca az zaman gerekir
don't need much time ifadesinde don't need, yalnızca az miktarda zamana ihtiyaç olduğunu anlatır. Etkinlik hızlıca yapılabildiği için cümle başlamayı daha kolay gösterir. Burada time, sayılamayan bir süre miktarını anlatır; bu yüzden many değil much kullanılır. Much, don't need much time gibi olumsuz yapılarda özellikle doğaldır.
Alıştırma
Yalnızca az miktarda zaman gerektiğini belirten hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The form is short, so you ____ to complete it.
Cevabı göster
don't need much time
snack learning: küçük porsiyonlar hâlinde öğrenme
Snack learning, öğrenmeyi çok küçük ve kısa porsiyonlar hâlinde sunan eğlenceli bir benzetmedir; tam bir öğün yerine atıştırmalık yemek gibidir. İki isimden oluşan bu ifadede ana fikir learning, yani öğrenmedir; snack ise bunun küçük, hafif ve kolay başlanabilir olduğunu anlatır. Bu ifade atıştırmalık hazırlamayı veya yemeyi öğrenmek anlamına gelmez. Kısa bir öğrenme etkinliğini gün içine kolayca sığdırılabilecek bir şey olarak gösterir.
Alıştırma
This is snack learning cümlesinde snack learning büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Atıştırmalık hazırlamayı öğrenmek
- Küçük, başlaması kolay porsiyonlar hâlinde kısa dersler
- Uzun ve yoğun bir çalışma programı
Cevabı göster
Küçük, başlaması kolay porsiyonlar hâlinde kısa dersler
Small and powerful bites of practice you can do any time. Deyimler
0:27Her zaman yapabileceğiniz küçük ve güçlü pratik lokmaları.
bites of practice: küçük bölümler hâlinde alıştırma
Burada bites, yiyeceklerle ilgili bir benzetmedir. Bir bite küçük bir lokma yiyecektir; bu nedenle bites of practice, gerçekten ısırılan şeyler değil, az ve kolay yönetilebilir alıştırma miktarları demektir. Bu benzetme, alıştırmayı azar azar alabileceğin bir şey gibi sunar. Başka bağlamlarda da a bite veya bites, içeriğin ya da bir etkinliğin küçük bölümlerini anlatabilir.
Alıştırma
Örnekte bites of practice ne anlama geliyor?
- Az ve kolay yönetilebilir alıştırma miktarları
- Yemek yemeyi içeren alıştırma
- Uzun ve zor tek bir alıştırma oturumu
Cevabı göster
Az ve kolay yönetilebilir alıştırma miktarları
while you walk: while + özne + fiil
While, kendi öznesi ve fiili olan bir zaman yan cümlesi başlatabilir. while you walk ifadesinde you özne, walk ise fiildir. Bu bölüm, diğer eylemin ne zaman yapılacağını söyler. İki eylem aynı anda gerçekleşir. Kullanışlı bir yapı şudur: ana eylem + while + özne + fiil.
Alıştırma
Doğal tamamlamayı seç. Zaman sözcüğünden sonra bir özne ve fiil gelmelidir: I listen to music ___.
- during I walk
- while I walk
- while my walk
Cevabı göster
while I walk
before you sleep: before ile zaman yan cümlesi kurmak
before you sleep içinde before, you sleep yan cümlesini başlatır. Bu yan cümlenin kendi öznesi you ve fiili sleep'tir. Önce ana cümledeki eylem gerçekleşir, uyuma ise sonra gerçekleşir. İki eylemi zaman sırasına koymak için before + özne + fiil yapısını kullanabilirsin.
Alıştırma
Okumanın uyumaktan daha önce gerçekleştiğini gösteren kelimeyle cümleyi tamamla: Read one page ____ you sleep.
Cevabı göster
before
fit into your day: programda yer bulmak
fit into your day ifadesinde fit into, günlük programında yer bulmak anlamına gelir. Bir etkinliğin fazla zaman istemediğini ve bu yüzden günün programına eklenebileceğini anlatır. Burada day, fiziksel bir kap değil, o güne ait planın anlamındadır. An activity can fit into your day veya You can fit an activity into your day diyebilirsin.
Alıştırma
Burada fit into your day ne anlama geliyor? A five-minute exercise can fit into your day.
- Günlük programa eklenebilir.
- Fiziksel bir kabın içine konabilir.
- Günün daha uzun sürmesini sağlayabilir.
Cevabı göster
Günlük programa eklenebilir.
Don't worry about mistakes: nazik bir teşvik
Bu cümlede Don't worry about mistakes, alıştırma sırasında birini nazikçe rahatlatır. Hata yapmanın sorun olmadığını ve kişinin denemeye devam etmesi gerektiğini anlatır; endişe duygusunu kelimenin tam anlamıyla yasaklamaz. Don't worry about + isim kalıbı, baskı yaratan şeyi belirtir. Burada mistakes, konuşanın azaltmaya çalıştığı kaygının konusudur.
Alıştırma
Bir öğretmen, öğrenciye hata yapsa bile denemeye devam etmesini nazikçe söylemek istiyor. Hangi cümle doğaldır?
- Don't worry about mistakes.
- Don't worry mistakes.
- Don't be worry about mistakes.
Cevabı göster
Don't worry about mistakes.
flow with me: ritmimi takip ederek akıcı biçimde devam et
flow with me ifadesindeki flow mecazidir. Konuşan kişi, dinleyenden kendi ritmini takip etmesini ve takılıp kalmadan dinleyip konuşmaya devam etmesini ister. Akış görüntüsü, pürüzsüz ve kesintisiz bir hareketi düşündürür. Burada gerçek bir fiziksel hareketi değil, alıştırmanın nasıl devam etmesi gerektiğini anlatır.
Alıştırma
Bu alıştırma talimatında flow with me ne anlama gelir?
- Durup her kelimeyi kontrol etmek.
- Benim ritmimle uyum içinde akıcı biçimde devam etmek.
- Yanımda bir sıvı gibi hareket etmek.
Cevabı göster
Benim ritmimle uyum içinde akıcı biçimde devam etmek.
If you enjoy ..., tell me ...: koşul + emir cümlesi
"If you enjoy this new series" bölümü koşulu belirtir. "Tell me in the comments" bir emir cümlesidir; öznesi olan "you" söylenmeden anlaşılır. Bu nedenle konuşan kişi dinleyiciden bir eylemde bulunmasını ister. If + geniş zaman, emir cümlesi kalıbı, isteği yalnızca koşulun geçerli olduğu kişilere yöneltir. Buradaki if güçlü bir şüphe belirtmez; geri bildirim isteğini nazikçe sunar.
Alıştırma
Hangi cümle, dinleyiciyi bir eylemde bulunmaya davet etmek için if yan cümlesi kullanır?
- Because you need a receipt, ask at the desk.
- If you need a receipt, ask at the desk.
- If you need a receipt, I will ask at the desk.
Cevabı göster
If you need a receipt, ask at the desk.
If many people like it, we will make more: olası gelecek sonucu
"If many people like it" gelecekte gerçekleşebilecek bir koşulu, "we will make more" ise bu koşuldan sonra ortaya çıkabilecek sonucu belirtir. Yaygın kalıp If + geniş zaman, will + fiilin yalın hâlidir. Koşul gelecekle ilgili olsa da if yan cümlesinde like geniş zaman biçimi kullanılır. Will make geleceğe yönelik bir planı anlatır; tamamlanmış bir işi anlatmaz.
Alıştırma
Müşterilerin tepkisine bağlı olası bir gelecek planını anlatıyorsunuz. Hangi cümle en uygundur?
- When customers like a new flavor, we keep it on the menu.
- If customers liked the new flavor, we would keep it on the menu.
- If customers like the new flavor, we will keep it on the menu.
Cevabı göster
If customers like the new flavor, we will keep it on the menu.
Today's topic is one of my favorites. Kalıp ifadeler
1:20Bugünün konusu benim en sevdiklerimden biri.
one of my favorites: birkaç favoriden biri
One of my favorites, en sevdiğim şeylerden oluşan grubun bir üyesi demektir. Burada favorites çoğul bir isimdir; bu yüzden konu, konuşanın tek favorisi olmak zorunda değildir. one of ifadesinden sonra çoğul bir grup belirtilir: one of my favorites, one of her favorite books.
Alıştırma
Cümleyi one of + my + favorite sözcüğünün doğru isim biçimiyle tamamlayın: This game is ____.
Cevabı göster
one of my favorites
başlık ifadesi olarak the power of small habits
The power of small habits, başlık biçiminde bir isim öbeğidir. Konuyu yalnızca small habits diye adlandırmak yerine, küçük alışkanlıkların neler yapabileceğine ilişkin bir fikir olarak düzenler. Burada power, fiziksel güç değil, bir etki ya da değişim yaratma becerisi anlamındadır. the power of + isim kalıbı, soyut bir konuyu daha belirgin ve ilgi çekici hâle getirebilir.
Alıştırma
the power of small habits başlığında power ne anlama gelir?
- küçük alışkanlıkların yaratabileceği etki
- alışkanlık oluşturmak için gereken fiziksel güç
- tekrarlanan eylemlerin ürettiği elektrik
Cevabı göster
küçük alışkanlıkların yaratabileceği etki
Many people believe success comes from big actions. Kalıp ifadeler
1:30Pek çok insan başarının büyük eylemlerden geldiğine inanır.
success comes from big actions: come from nedeni gösterir
A comes from B yapısında B, A'nın kaynağı veya nedenidir. Burada success sonuçtur ve big actions neden olarak sunulur. Bu cümlede come from bir yerden gelmek anlamında değildir. Success tekildir, bu yüzden fiil comes olur. Cümlenin tamamı birçok insanın neye inandığını aktarır; bu inancın doğru olduğunu henüz söylemez.
Alıştırma
Cümleyi bu nottaki yapıyla tamamlayın: Lasting confidence ____ regular practice.
Cevabı göster
comes from
they must study for hours: must onların gerekli gördüğü şeyi aktarır
Must güçlü bir gereklilik bildirir: bu insanlar saatlerce ders çalışmanın zorunlu olduğunu düşünür. Bu bölüm They think ifadesinden sonra geldiği için gereklilik onların inancının bir parçasıdır. Konuşan kişi bu inancı aktarıyor; dinleyicilere ne yapmaları gerektiğini söylemiyor. For hours birkaç saat boyunca anlamına gelir ve onların ne kadar süre ders çalışmaları gerektiğini düşündüklerini gösterir.
Alıştırma
Okuyun: They think they must study for hours. Doğru mu yanlış mı: Konuşan kişi dinleyicilere saatlerce ders çalışmalarını söylüyor.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
They think they must change everything at once. Kalıp ifadeler
1:44Her şeyi bir kerede değiştirmeleri gerektiğini düşünürler.
at once: her şeyi tek seferde yapmak
Bu cümlede at once, “hepsini birlikte, tek seferde” demektir. change everything ifadesini niteler: Bu kişiler, her değişikliğin adım adım değil, birlikte yapılması gerektiğini düşünüyor. At once başka cümlelerde “hemen” anlamına da gelebilir. Burada everything sözcüğü, “hepsini birlikte” anlamını öne çıkarır. İfadeyi sözcük sözcük çevirmeyin.
Alıştırma
Örnekteki change everything at once ne anlama geliyor?
- Bütün değişiklikleri tek seferde yapmaları gerekiyor.
- Her seferinde yalnızca bir şeyi değiştirmeleri gerekiyor.
- Geçmişte her şeyi bir kez değiştirdiler.
Cevabı göster
Bütün değişiklikleri tek seferde yapmaları gerekiyor.
But that's not true: önceki iddiayı reddetmek
But, az önce sunulan düşünceden ters yöne geçildiğini gösterir. That's not true bu düşünceyi doğrudan reddeder; bu yüzden dinleyen kişi sırada farklı bir görüş geleceğini anlar. Buradaki that, yakındaki tek bir sözcüğe değil, önceki iddianın veya düşünceler bütününün tamamına gönderme yapar. Bu cümle, yanlış görüşü kapatıp düzeltmeye geçerek konuşmayı düzenler.
Alıştırma
But that's not true. dinleyiciye ne anlatır?
- Konuşmacı ilgisiz bir konuya geçiyor.
- Konuşmacı önceki iddiayı desteklemek için başka bir neden ekliyor.
- Konuşmacı önceki iddiayı reddediyor.
Cevabı göster
Konuşmacı önceki iddiayı reddediyor.
doesn't happen in one big moment ... happens in many small moments: tekrarlı karşıtlık
İki cümle happen in... yapısını tekrarlar: önce one big moment fikrini reddeder, sonra many small moments fikrini öne çıkarır. Karşıtlık ana düşünceyi verir: gerçek değişim tek bir büyük olayla tamamlanmaz; birçok küçük eylemin birikmesiyle oluşur. Bir düşünceyi önce dışlayıp ardından asıl noktayı vurgulayan bu yapı, konuşmalarda ve açıklamalarda sık kullanılır. Dinleyenin temel savı hızlıca kavramasına yardım eder.
Alıştırma
Karşıtlık yapısını tamamlayın: Real change ____ in one dramatic day. It ____ through many small choices.
Cevabı göster
doesn't happen · happens
Think about brushing your teeth: tanıdık bir örnek sunmak
Think about + -ing yapısı, dinleyenin tanıdık bir deneyimi zihninde canlandırmasını ister. Burada brushing your teeth, konuşmacının birazdan kullanacağı örnektir; dişlerinizi gerçekten fırçalamanız için verilen kelimesi kelimesine bir emir değildir. Bir konuşmada bu yapı soyut bir düşünceden somut bir benzetmeye geçiş sağlar. Think about... ifadesinden sonra konuşmacının bu günlük örnek üzerinden daha geniş bir düşünceyi açıklaması beklenir.
Alıştırma
Bu konuşmada Think about brushing your teeth. temel olarak ne yapıyor?
- Dişlerinizi hemen fırçalamanız için emir veriyor
- Diş fırçalamanın adımlarını öğretiyor
- Bir açıklama için tanıdık bir örnek sunuyor
Cevabı göster
Bir açıklama için tanıdık bir örnek sunuyor
You don't brush for 2 hours once a month. Kalıp ifadeler
2:08Ayda bir kez 2 saat boyunca fırçalamazsınız.
once a month: aylık sıklık ifadesi
Once a month, “her ay bir kez” anlamına gelen bir sıklık ifadesidir. Bu cümlede, alışılmadık derecede uzun diş fırçalama olayının ne sıklıkta gerçekleştiğini belirtir; fırçalamanın ne kadar sürdüğünü belirtmez. Once a + zaman aralığı kalıbı, once a day, once a week ve once a year örneklerinde olduğu gibi tekrarlanan bir programı anlatabilir.
Alıştırma
Her ay bir kez anlamına gelen ifadeyi seçin.
- one month
- once a month
- for a month
Cevabı göster
once a month
That's why + sonuç
That's why, az önce söylenen bir şeyin neden olduğu sonucu belirtir. Bu cümlede that, daha önce sözü edilen diş fırçalama alışkanlığına veya önceki duruma gönderme yapar; your teeth stay healthy ise sonuçtur. That tek bir kelimeye gönderme yapmaz. Kalıp That's why + sonucu bildiren tam bir cümleciktir. Bu ifadeyi duyduğunuzda, konuşanın önceki bilgilerden neden-sonuç çıkarımı yaptığına dair bir işaret olarak anlayın.
Alıştırma
Bir sonucu belirtmek için That's why ifadesinin doğru kullanıldığı cümleyi seçin.
- You left home early. That's why you arrived on time.
- You left home early. That's why because you arrived on time.
- You left home early. That's why did you arrive on time?
Cevabı göster
You left home early. That's why you arrived on time.
is the same: önceki bir örneği İngilizce öğrenmeye uygulamak
Bu cümlede is the same, dinleyiciyi önceki örneğe geri götürür ve örneğin ana fikrini İngilizce öğrenmeye uygular. “Aynı fikir burada da geçerli” anlamındadır: düzenli olarak yapılan küçük eylemler önemlidir. İki etkinliğin her ayrıntıda aynı olması gerekmez. same, paylaşılan ilgili örüntüyü gösterir; her yönden tamamen aynı olduklarını söylemez.
Alıştırma
Bu bağlamda doğru mu, yanlış mı? “Learning English is the same”, İngilizce öğrenmenin ve önceki örneğin her ayrıntıda tamamen aynı olduğunu söyler.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
It's not about one big study weekend. Anlatım akışı
2:25Büyük bir hafta sonu çalışmasıyla ilgili değildir.
It's not about... It's about... ile asıl noktayı yeniden tanımlamak
İki parçalı It's not about A. It's about B. kalıbı önce yanlış ya da daha az önemli bir odağı kaldırır, ardından asıl odağı verir. Dinleyicinin dikkatini A'dan B'ye yönlendirir. Burada about yalnızca “bir konu hakkında” anlamına gelmez; “önemli olan” anlamındadır. Konuşmacı, tek bir yoğun çalışma hafta sonu ile her gün ayrılan kısa zamanları karşılaştırır.
Alıştırma
Karşıtlığı tam olarak not about... It's about... kalıbıyla tamamlayın: Improvement is ____ one perfect day. ____ small steps every day.
Cevabı göster
not about · It's about
5 minutes of listening: süre + of + -ing ile etkinlik
5 minutes of listening ifadesindeki “süre + of + -ing ile etkinlik” yapısı, bir etkinliğe ne kadar zaman ayrıldığını gösterir. Listening, speaking ve shadowing burada devam eden zaman fiilleri değil, etkinlik adı olarak kullanılan ulaçlardır. Aynı yapının üç kez tekrarlanması açık bir çalışma listesi oluşturur. Shadowing, konuşmacıyı dinleyip seslerini ve ritmini taklit ederek hemen ardından tekrar etmektir.
Alıştırma
Of ve read fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Try ten minutes ____ before bed.
Cevabı göster
of reading
may feel small now, but...: önce kabul etme, sonra karşıtlık kurma
May feel small now, şu anda oluşabilecek bir izlenimi kabul eder: Bu anlar önemsiz görünebilir. Burada may olasılık bildirir, feel ise nasıl göründüklerini anlatır; may izin anlamı taşımaz. But dinleyiciyi asıl noktaya yöneltir: Bu küçük anlar birikir ve zamanla önemli sonuçlar üretir. may..., but... yapısı, daha güçlü sonucu vermeden önce bir şüpheyi kabul ettiği için savı daha ikna edici hâle getirir.
Alıştırma
“These moments may feel small now, but they build big results over time,” cümlesinde may feel..., but... ne yapar?
- Karşıtlık kurmadan eşit derecede önemli iki yönerge verir.
- Bu anların küçülmek için izin aldığını söyler.
- Olası bir ilk izlenimi kabul eder, ardından bununla çelişen uzun vadeli sonucu vurgular.
Cevabı göster
Olası bir ilk izlenimi kabul eder, ardından bununla çelişen uzun vadeli sonucu vurgular.
there is science behind this: bilimsel dayanağı anlatan behind
there is science behind this, az önce sözü edilen fikrin bilimsel bir desteği, mekanizması veya araştırma temeli olduğunu söylemek için there is yapısını kullanır. Buradaki behind this soyut anlamdadır; fiziksel olarak bir nesnenin arkasında bulunmayı değil, “bunu destekleyen veya açıklayan şeyi” anlatır. Konuşan kişi bu cümleyle önerinin yalnızca kişisel bir tahmin olmadığını ve ardından bilimsel bir açıklama gelebileceğini gösterir. Bu, desteğin genel bir ifadesidir; her ayrıntının otomatik olarak bilimsel biçimde kanıtlandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu bağlamda There is science behind this ne anlama gelir?
- Bilim fiziksel olarak bir şeyin arkasında duruyor.
- Konuşan kişi fikirle ilgisiz bir fen dersi başlatıyor.
- Bu fikrin bilimsel desteği veya onu açıklayan bir mekanizması var.
Cevabı göster
Bu fikrin bilimsel desteği veya onu açıklayan bir mekanizması var.
When you repeat a small action, your brain changes: genel kurallar için geniş zaman
When + geniş zaman, geniş zaman kalıbı tekrarlanabilir bir ilişkiyi anlatır: koşul her gerçekleştiğinde sonuç da normal olarak ortaya çıkar. Bu cümlede repeat ve changes geniş zamandadır; bu yüzden konuşan kişi belirli bir zamanı değil, genel bir sonucu anlatır. Buradaki when, “her ne zaman” veya “her seferinde” anlamına yakındır. Bu kalıp alışkanlıklar, düzenli neden-sonuç ilişkileri ve basit genel gerçekler için kullanılır.
Alıştırma
Bu genel kuralı tamamlamak için repeat ve change fiillerini geniş zamanda kullanın: When you ____ a small action, your brain ____.
Cevabı göster
repeat · changes
builds a new path, a new road.: yeni bir zihinsel yol
“builds a new path, a new road.” ifadesi, soyut bir değişikliği açıklamak için yol yapma görüntüsünü kullanır. Bu derste path yeni bir zihinsel bağlantıyı, alışkanlığı veya tepki verme biçimini anlatır; gerçek dünyadaki bir yol değildir. Builds, tekrarlanan eylemler yoluyla yavaş yavaş oluşturmak anlamına gelir. İkinci bölüm olan “a new road”, “a new path” ifadesini daha somut bir görüntüyle yeniden açıklar. Böylece beyindeki değişikliği hayal etmek kolaylaşır: Bir güzergâh ne kadar çok kullanılırsa, onu takip etmek o kadar kolay hâle gelebilir.
Alıştırma
Burada “builds a new path, a new road.” ne anlama geliyor?
- Yeni bir zihinsel yolun veya alışkanlığın oluştuğu anlamına gelir.
- Gerçek bir yol inşa ediliyor demektir.
- Konuşan kişi bir yola nasıl gidileceğini tarif ediyor demektir.
Cevabı göster
Yeni bir zihinsel yolun veya alışkanlığın oluştuğu anlamına gelir.
Each time you repeat it: her tekrarladığında
Each time you repeat it, onu her yeniden yaptığın durumda anlamına gelir. Yapı Each time + özne + fiil şeklindedir ve ardından sonucu anlatan bir cümlecik gelir. Bu cümlede ifade, her tekrarı yolun güçlenmesiyle ilişkilendirir. Tek bir zamana değil, tekrarlanan bir düzene ve bunun birikimli etkisine dikkat çeker.
Alıştırma
Her tekrarın bir sonuçla bağlantılı olduğunu anlatan ifade hangisidir?
- At the same time (aynı anda)
- For the first time (ilk kez)
- Each time you repeat it (her tekrarladığında)
Cevabı göster
Each time you repeat it (her tekrarladığında)
At first: bir değişimin başlangıcını belirtmek
At first, bir durumun veya sürecin başlangıç aşamasını gösteren bir zaman ifadesidir. Burada konuşmanın daha doğal hâle gelmesinden önceki başlangıç noktasını belirtir. Bu ifade, bilgiyi genellikle ilk durum ve ardından değişim şeklinde düzenler. Başlangıçtaki durumdan önce kullanılır; sonraki bir cümle veya yan cümle neyin değiştiğini gösterebilir.
Alıştırma
Cümleyi, “ilk başta” anlamına gelen ve sonraki değişime zemin hazırlayan iki sözcüklü zaman ifadesiyle tamamlayın: ____, the new keyboard felt awkward, but after a week it felt natural.
Cevabı göster
At first
search for words: sözcükleri zihinde bulmaya çalışmak
Bu cümlede search for words, konuşurken uygun sözcükleri zihinde bulmaya çalışmak anlamına gelir. Arama işlemi zihinde gerçekleşir; mutlaka bir internet sitesinde veya kitapta yapılmaz. Bu ifade, konuşan kişi kullanmak istediği sözcükleri henüz bulamadığı için konuşmanın yavaşladığı veya durduğu bir anı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşurken zihninde uygun sözcükleri bulmaya çalışan birini anlatır?
- I paused to search for the right words.
- I paused to look up the words in a dictionary.
- I paused to search the room for my book.
Cevabı göster
I paused to search for the right words.
with small daily practice: yöntem veya koşul bildiren with
Burada with, “kullanarak” veya “yardımıyla” anlamına gelir; “birlikte” anlamında değildir. İfadenin tamamı yararlı bir koşul sunar: her gün az miktarda pratik yapmak sonuca götürür. Kullanışlı kalıp “With + isim öbeği, sonuç” şeklindedir: With regular practice, your pronunciation improves. Böylece önce yararlı koşulu, ardından neyin değiştiğini söyleyebilirsiniz.
Alıştırma
Dersin “With + isim öbeği, sonuç” kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ regular practice, your pronunciation will improve.
Cevabı göster
With
becomes natural: durum değişimi için become + sıfat
Becomes natural, bir etkinliğin veya becerinin çaba gerektirir durumdan kolay ve zorlamasız hissedilen bir duruma geçmesi demektir. Buradaki natural, becerinin ne kadar tanıdık geldiğini anlatır; “doğadan gelen” veya “yapay olmayan” anlamına gelmez. Become burada bağlayıcı fiildir, bu yüzden ardından natural sıfatı gelir: become + sıfat yeni durumu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi doğal biçimde tamamlayan seçeneği seçin: After several rehearsals, the movement ___.
- became naturally
- became natural
- natural became
Cevabı göster
became natural
words come faster: kelimelerin akla daha hızlı gelmesi
words come faster ifadesinde come, “akla gelmek” veya “konuşurken söylenmeye hazır olmak” anlamındadır. Sözcükler gerçekten sana doğru hareket etmez. Bu ifade konuşmanın daha akıcı hâle gelmesini anlatır: ihtiyaç duyduğun sözcükleri daha hızlı hatırlarsın ve konuşurken daha az duraksarsın.
Alıştırma
Burada “Your words come faster” ne anlama geliyor?
- Söylemek istediğin sözcükleri daha hızlı hatırlarsın.
- Başkaları sözcükleri sana daha hızlı söyler.
- Yazılı sözcükler fiziksel olarak sana doğru hareket eder.
Cevabı göster
Söylemek istediğin sözcükleri daha hızlı hatırlarsın.
becomes automatic: çok az bilinçli düşünme gerektiren bir beceri
becomes automatic ifadesindeki automatic, çok az bilinçli düşünmeyle yapılabilen öğrenilmiş bir beceriyi anlatır. Burada konuşmak, her sözcüğü tek tek planlamayı gerektirmek yerine hızlı ve doğal gelmeye başlar. Bu, bir makinenin senin yerine konuştuğu veya hiç düşünme olmadığı anlamına gelmez. Temel sürecin pratikle alışkanlık hâline geldiği anlamına gelir.
Alıştırma
“Speaking becomes automatic” cümlesinde automatic ne anlama geliyor?
- Konuşmayı bir makine yapar.
- Konuşmak çok az bilinçli çabayla gerçekleşebilir.
- Konuşmak daha fazla planlama gerektirmeye başlar.
Cevabı göster
Konuşmak çok az bilinçli çabayla gerçekleşebilir.
light: fiziksel ağırlık değil, az yük
Burada light, küçük bir alışkanlığın fiziksel ağırlığını değil, oluşturduğu yükü anlatır. Alışkanlık zorlayıcı gelmez; bu yüzden ona başlamak ve onu sürdürmek daha kolaydır. Bu benzetme, light sözcüğünü “ağır olmayan” anlamından “az çaba, baskı veya bağlılık gerektiren” anlamına taşır. Hangi tür yükün kastedildiğini bağlam gösterir.
Alıştırma
Small habits are light. cümlesindeki light ne anlama gelir?
- Fiziksel ağırlıkları çok azdır.
- Parlak biçimde ışık saçarlar.
- Zorlayıcı değildirler ve sürdürülmeleri kolaydır.
Cevabı göster
Zorlayıcı değildirler ve sürdürülmeleri kolaydır.
strong motivation: soyut bir isimle kullanılan strong
strong motivation ifadesinde strong, soyut bir ismi niteler ve yüksek dereceyi ya da harekete geçirecek kadar güçlü bir isteği anlatır. Fiziksel güçten söz etmez. Bu ifade, sıfat ve ismin doğal bir birlikteliğidir. Birinin bir işe başlamak veya devam etmek için çok istekli olduğunu anlatırken kullanılır.
Alıştırma
“Yüksek düzeyde istek” anlamındaki iki sözcüklü kalıpla cümleyi tamamlayın: Sticking to a difficult plan requires ____.
Cevabı göster
strong motivation
that is when real learning starts: önemli zamanı belirtmek
That, hemen önce söz edilen duruma gönderme yapar. when real learning starts yan cümlesi o anda ne olduğunu açıklar; dolayısıyla tüm bölüm, gerçek öğrenmenin o zaman başladığı anlamına gelir. Buradaki when, bir bildirme cümlesinin içinde zaman bildiren bir yan cümle başlatır; soru sormaz. That is when + yan cümle kalıbı, bir değişimin veya olayın başladığı önemli anı vurgular.
Alıştırma
Cümleyi önemli zaman noktasını belirten sözcükle tamamlayın: You finish the warm-up, and that is ____ the real workout begins.
Cevabı göster
when
Not in big events, but in small daily actions: beklentiyi düzeltip odağı vurgulamak
Bu cümle, olası bir cevabı reddedip yerine asıl odağı koymak için Not A, but B yapısını kullanır. Büyük olaylar elenir; küçük günlük eylemler vurgulanır. Bu, eksiltili bir cümledir: real learning starts önceki cümleden anlaşılır ve tekrarlanmaz. Bu kısa biçim karşıtlığı güçlendirir ve yeni, en önemli bilgiyi sona yerleştirir.
Alıştırma
İlk düşüncenin yerine asıl odağı koyan sözcükle karşıtlığı tamamlayın: The goal is not speed, ____ accuracy.
Cevabı göster
but
“Here is a secret.”: önemli bir ipucunu tanıtmak
Here is a secret. ifadesi, konuşanın birazdan açıklayacağı fikri öne çıkarır; böylece dinleyicinin dikkatini çeker ve hafif bir merak duygusu oluşturur. Here is... yalnızca fiziksel bir yeri göstermek için kullanılmaz; bir düşünceyi dinleyicinin önüne sunmak için de kullanılabilir. Buradaki secret genellikle gizli tutulması gereken gerçek bir bilgi değil, yararlı bir ipucu veya fikirdir. Bu cümlenin ardından önemli bir öneri gelmesi beklenir.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı: “Here is a secret” ifadesindeki secret genellikle yararlı bir ipucunu tanıtır; mutlaka gizli bilgi anlamına gelmez.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Doğru
“If you want to build a habit, start small.”: hedefe dayalı tavsiye
If you want to build a habit dinleyicinin hedefini veya koşulunu belirtir. Start small, öznesi söylenmeyen bir emir cümlesidir; bu nedenle önerilen eylemi doğrudan verir. Cümlenin bütünü, bir alışkanlık geliştirmek isteyen kişinin yapılması kolay küçük bir eylemle başlamasını tavsiye eder. build a habit burada mecaz anlamdadır: build fiziksel bir nesne inşa etmek değil, yavaş yavaş geliştirmek ve alışkanlık edinmek demektir. If you want to..., do... kalıbı, istenen bir sonucu pratik bir tavsiyeyle ilişkilendirmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle hedefi belirtmek için bir if cümleciği, doğrudan tavsiye vermek için de bir emir cümlesi kullanır?
- If you want to build a habit, start small.
- If you want to build a habit, you can start small.
- If you want to build a habit, starting small is useful.
Cevabı göster
If you want to build a habit, start small.
might quit: kesin olmayan olası bir sonuç
Sonuç bölümündeki might, vazgeçmenin kesin değil, mümkün olduğunu gösterir. Konuşan kişi bir risk konusunda uyarıda bulunur; cümle, vazgeçmenin zaten gerçekleştiğini söylemez. If + geniş zaman, ... might + fiilin yalın hâli kalıbı, bir koşulu olası sonuçlarından birine bağlar. Sonuç gerçekleşebilecek ancak kesin olmayacaksa bu kalıbı kullanabilirsin.
Alıştırma
“If you plan 1 hour every day, you might quit,” cümlesindeki might quit ne anlama gelir?
- Vazgeçmek kesinlikle gerçekleşecektir.
- Vazgeçmek zaten gerçekleşmiştir.
- Vazgeçmek olası bir sonuçtur, ancak kesin değildir.
Cevabı göster
Vazgeçmek olası bir sonuçtur, ancak kesin değildir.
But if...: karşıt bir koşul sunmak
But, önceki ve uygulanması daha zor olan plandan farklı bir koşula, yani yalnızca beş dakikalık bir plan yapmaya geçildiğini gösterir. İki fikri birbiriyle ilgisiz örnekler olarak değil, karşıtlık içinde düzenler. Yeni koşul-sonuç çiftindeki will do it, konuşan kişinin daha küçük planın uygulanacağına duyduğu güveni gösterir. Burada will yalnızca geleceği anlatmaz; ikinci seçeneğin daha uygulanabilir olduğunu da vurgular.
Alıştırma
Şu iki cümleyi oku: “If you set a huge goal, you might stop. But if you set a tiny goal, you will keep going.” But ne işe yarıyor?
- İkinci eylemin geçmişte gerçekleştiğini söyler.
- Her iki koşulun da aynı sonucu verdiğini gösterir.
- Karşıt ve daha uygulanabilir bir koşul sunar.
Cevabı göster
Karşıt ve daha uygulanabilir bir koşul sunar.
You can shadow while you make coffee. Kelime
4:37Kahve yaparken gölgeleme (shadowing) yapabilirsiniz.
Dil öğreniminde fiil olarak shadow
Burada shadow, dil öğreniminde kullanılan bir fiildir. Konuşanı dinleyip telaffuzu, ritmi ve tonlamayı taklit ederek sözcükleri neredeyse aynı anda tekrarlamak anlamına gelir. Yapılan çalışma zaten belliyse nesnesiz kullanılabilir: You can shadow. Bir konuşmacıdan veya kayıttan söz etmek zorunlu değildir.
Alıştırma
Dil çalışmasında shadow ne anlama gelir?
- Duyduğun her sözcüğü yazmak
- Dinleyip neredeyse aynı anda tekrar etmek
- Konuşmadan sessizce okumak
Cevabı göster
Dinleyip neredeyse aynı anda tekrar etmek
You can whisper sentences while you walk. Kalıp ifadeler
4:45Yürürken cümleleri fısıldayabilirsiniz.
whisper sentences: cümleleri çok alçak sesle söylemek
Whisper sentences, cümleleri çok alçak bir sesle söylemek demektir. Whisper fiildir; sentences ise söylenen içeriği belirtir. Fısıldarken yine de ses kullanılır. Bu yüzden sessizce okumak veya sözcükleri yalnızca zihinden geçirmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Derste geçen ve ‘cümleleri çok alçak bir sesle söylemek’ anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyi kullan: While the baby sleeps, I can ____ to practice English.
Cevabı göster
whisper sentences
repeatable: yeniden yapılabilir
Burada repeatable, “yeniden yapılabilir” anlamına gelir. -able eki repeat sözcüğünü sıfata dönüştürür ve “yapılabilir” anlamını ekler. Bu, anların daha önce birden fazla kez yaşandığı anlamına gelmez. Yeniden yaşanabileceklerini anlatır; böylece küçük bir eylem düzenli hâle gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede repeatable, “yeniden yapılabilir” anlamında kullanılmıştır?
- The teacher repeated the question yesterday.
- This activity cannot be done twice.
- A five-minute review is simple and repeatable.
Cevabı göster
A five-minute review is simple and repeatable.
Repeatable moments grow: grow sözcüğünün soyut anlamı
Burada grow, “fiziksel olarak boyu uzamak” değil, “zamanla daha büyük hâle gelmek” anlamına gelir. Cümle, anlardan büyüyebilen canlı şeylermiş gibi söz eder. Bu anlar tekrarlanabildiği için birikir. Her tekrarda toplam süreleri, etkileri veya değerleri artar.
Alıştırma
“Repeatable moments grow.” cümlesindeki grow ne anlama gelir?
- Anlar tek bir denemeden sonra kaybolur.
- Anların fiziksel olarak boyu uzar.
- Birleşik etki zamanla artar.
Cevabı göster
Birleşik etki zamanla artar.
5 minutes becomes 10... 10 minutes becomes 20: artışı basamaklar hâlinde gösteren tekrar
İki cümle aynı kalıbı tekrarlar: bir süre + becomes + daha büyük bir süre. İlk cümlenin sonundaki sayı, sonraki cümlenin başlangıç noktası olur. Böylece dinleyen kişi 5 → 10 → 20 artışını basamaklar gibi takip eder. Burada becomes, ani bir fiziksel değişimi değil, zaman içinde gelişen bir sonucu anlatır. Tekrarlanan yapı, artışı fark etmeyi kolaylaştırır ve mesaja belirgin bir ritim verir.
Alıştırma
Bu tekrarlanan sayı zinciri, dinleyenin en çok neyi anlamasına yardımcı olur?
- Sayılar birbirinden bağımsız gerçekleri anlatır.
- Beş dakika bir anda yirmi dakikaya dönüşür.
- Süre adım adım artabilir.
Cevabı göster
Süre adım adım artabilir.
English becomes part of your life. Kalıp ifadeler
5:05İngilizce hayatınızın bir parçası haline gelir.
becomes part of your life: günlük hayata yerleşmek
becomes part of your life ifadesindeki part, fiziksel bir parçayı değil, günlük yaşamın düzenli veya anlamlı bir unsurunu ifade eder. Cümle, İngilizcenin normalde yaptığınız şeylerin arasına zamanla yerleştiğini anlatır. become part of + isim kalıbını, bir şeyin rutinde veya bir kişinin deneyiminde kalıcı bir yer edinmesini anlatmak için kullanın. become fiilinin biçimi özneye ve zamana göre becomes, became veya has become şeklinde değişir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: After a few months, reading in English ____ my life.
Cevabı göster
became part of
who was very shy: bir kişiye açıklama eklemek
who was very shy, student ismine bağlanan bir ilgi cümleciğidir. who o öğrenciye gönderme yapar ve cümlecikte özne olarak görev görür; was very shy ise öğrencinin bir özelliğini belirtir. Bu cümlecik, kişiyi tanıtıp aynı cümlede onunla ilgili arka plan bilgisi eklemeyi sağlar. Buradaki who, kim anlamında bir soru sözcüğü değildir; bir kişiyi bağlayıp temsil eder.
Alıştırma
I had a student who was very shy cümlesinde who neye gönderme yapar?
- konuşmacıya
- bir öğrenciye
- başka bir kişiye
Cevabı göster
bir öğrenciye
afraid to speak: afraid + to + fiil ile bir eylemi yapmaktan korkmayı anlatmak
afraid to speak, be afraid + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Kişinin konuşmaktan korktuğunu ve bu nedenle bu eylemi yapmaya çekinebileceğini anlatır. to speak, korkulan eylemi belirtir. Buradaki to amaç bildirmez; kişinin hangi eylemi yapmaktan korktuğunu gösterir. Aynı yapı afraid to ask ve afraid to try ifadelerinde de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayın: He was afraid ____ speak.
Cevabı göster
to
started with one small habit: start with + başlangıç noktası
Start with + isim, o şeyi bir eylemin veya sürecin ilk adımı yapmak anlamına gelir. Burada one small habit başlangıç noktasıdır. Bu yapıda with, onun alışkanlıkla birlikte olduğu anlamına gelmez. İlk olarak neyi seçtiğini gösterir.
Alıştırma
Yönergeyi start with ile tamamlayın: For the first step, ____ one easy question.
Cevabı göster
start with
He spoke to himself for 2 minutes every morning. Kalıp ifadeler
5:22Her sabah 2 dakika boyunca kendi kendine konuştu.
spoke to himself: speak to oneself ile kendi kendine konuşmak
spoke to himself ifadesinde himself, özne he'ye dönen bir dönüşlülük zamiridir. Konuşan ve dinleyen aynı kişidir; yani o, kendi kendine konuşmaktadır. Özne değiştiğinde dönüşlülük zamiri de değişmelidir: I ... myself, she ... herself, they ... themselves.
Alıştırma
Cümleyi he ile eşleşen dönüşlülük zamiriyle tamamlayın: He spoke to ____ before the game.
Cevabı göster
himself
I'm getting ready ... I'm making coffee ... I'm going to work: şu anda gerçekleşen eylemler
İlk iki cümlede, hazırlık yapma ve kahve yapma gibi şu anda devam eden eylemleri göstermek için am + -ing biçimi kullanılır. Bu kalıp, bir şeyi yaparken ne yaptığınızı söylemenizi sağlar. Bu günlük akışta I'm going to work, hareket bildiren go fiilinin şimdiki zaman biçimidir. Konuşan kişinin işe gitmek üzere olduğunu veya iş yerine doğru gittiğini anlatır. Buradaki to work, go to work ifadesinin parçasıdır; gelecek bildiren be going to + fiilin yalın hâli yapısı değildir.
Alıştırma
Hangi cümle şu anda gerçekleşen bir eylemi doğal biçimde anlatır?
- I'm making coffee.
- I made coffee yesterday.
- I make coffee every morning.
Cevabı göster
I'm making coffee.
told short stories: tell + story yapısı
Burada told, tell fiilinin geçmiş zaman biçimidir. tell + a story/stories, bir hikâyeyi başından sonuna kadar anlatmak demektir; short ise stories sözcüğünü niteler. Zamana ve özneye göre tell biçimini değiştirin: tell a story, tells stories, told short stories.
Alıştırma
Cümleyi tell fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Yesterday, Maya ____ a funny story to her class.
Cevabı göster
told
After a few weeks ... After 2 months ... After 6 months: gelişim zaman çizelgesi
After + bir zaman süresi, sonraki olaydan önce belirtilen sürenin geçtiği anlamına gelir. After a few weeks, After 2 months ve After 6 months ifadelerinin her biri yeni bir aşama başlatır. Bu ifadeleri cümlelerin başında tekrarlamak açık bir zaman çizelgesi oluşturur. Her zaman belirteci dinleyiciyi ileri taşır ve kişinin gelişimindeki bir sonraki adımı öne çıkarır.
Alıştırma
Yeni zaman çizelgesi cümlesini vurgulanan ifadelerle aynı başlangıç sözcüğüyle tamamlayın: ____ three weeks, Leo could read the whole page.
Cevabı göster
After
joined a speaking club: join + grup yapısı
Burada joined, konuşma kulübünün bir üyesi oldu demektir. Join fiilinden sonra kulüp, takım veya grup doğrudan gelir: join a club denir, join to a club denmez. Joined geçmiş zaman biçimidir. Bu yapı, bir gruba üye olarak girmeyi anlatır.
Alıştırma
Omar'ın üye olduğunu göstermek için join fiilinin geçmiş zaman biçimini kullanın: Last year, Omar ____ the school chess club.
Cevabı göster
joined
changed everything ... transformed everything: transform ile daha güçlü değişim
Changed everything, genel durumun farklı hâle geldiğini anlatır. everything nesnesi iddiayı geniş kapsamlı ve vurgulu yapar; bu çoğu zaman bir vurgudur ve her küçük ayrıntının gerçekten değiştiği anlamına gelmek zorunda değildir. Transformed everything aynı düşünceyi daha güçlü bir fiille tekrarlar ve derin, belirgin bir değişimi ima eder. change fiilinden transform fiiline geçmek anlatımın şiddetini artırır ve bu iki dakikanın etkisini özellikle büyük gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle sıradan bir ayarlama yerine derin ve çarpıcı bir değişimi en iyi vurgular?
- The new routine transformed the way I learn.
- The new routine changed my start time from seven to seven fifteen.
- The new routine kept everything the same.
Cevabı göster
The new routine transformed the way I learn.
Don't chase... Build...: reddetme ve yerine alternatif koyma kalıbı
Bu iki emir cümlesi, öğüdü önce bir davranışı reddetme, sonra onun yerine başka bir davranış önerme şeklinde düzenler. Don't chase big goals bir yaklaşımı reddeder; Build small habits ise dinleyiciye hemen bunun yerine ne yapması gerektiğini söyler. Burada chase mecazidir: bir şeyin peşinden gerçekten koşmak değil, onu yoğun biçimde istemek ve takip etmek anlamına gelir. big goals ile small habits arasındaki karşıtlık mesajı hatırlamayı kolaylaştırır. Don't + fiil öbeği kalıbını kullanıp ardından alternatifi vermek için yalın fiille başlayan olumlu bir emir cümlesi kurabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi seçenek aynı kalıbı kullanır: önce bir davranışı reddetmek, sonra onun yerine başka bir davranış önermek?
- Reading five pages is easier than reading the whole book.
- I don't read every page at once because I get tired.
- Don't read every page at once. Read five pages tonight.
Cevabı göster
Don't read every page at once. Read five pages tonight.
And this 5-minute podcast is one of those habits. Anlatım akışı
6:21Ve bu 5 dakikalık podcast o alışkanlıklardan biri.
one of those habits: daha önce belirlenen bir gruba gönderme yapmak
Burada those habits, daha önce konuşulan küçük günlük alışkanlıklara geri gönderme yapar. Those bir işaret sözcüğüdür; ancak burada fiziksel uzaklığı değil, konuşmada daha önce sözü edilen bir şeyi gösterir. One of those habits, beş dakikalık podcast'i daha önce belirlenen bu gruba dahil eder. Bu kalıp, yeni bir örneği dinleyicinin zaten bildiği bir kategoriye bağlar.
Alıştırma
Konuşmacı daha önce birkaç küçük günlük alışkanlığı anlattı. Örnekteki those habits neye gönderme yapıyor?
- Daha önce belirtilen küçük günlük alışkanlıklara gönderme yapıyor.
- Fiziksel olarak uzakta bulunan alışkanlıkları gösteriyor.
- Podcast'in beş ayrı alışkanlık içerdiği anlamına geliyor.
Cevabı göster
Daha önce belirtilen küçük günlük alışkanlıklara gönderme yapıyor.
be surprised by your progress: şaşkınlığın nedenini belirtmek
Be surprised by + isim, o kişi, şey veya sonuç nedeniyle şaşkınlık hissetmek demektir. Bu cümlede duygunun nedeni your progress ifadesidir. Cümle cesaret verici olduğu için surprised hoş bir keşfi anlatır: ilerleme beklenenden daha büyük olabilir. Yeniden kullanılabilen yapı özne + be + surprised by + neden şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki üç sözcüklü yapıyla tamamlayın: After two weeks of practice, you may ____ your progress.
Cevabı göster
be surprised by
If you enjoyed..., please let me know: nazikçe geri bildirim istemek
If you enjoyed this episode durumu ortaya koyar, please let me know ise dinleyiciden yanıt vermesini nazikçe ister. enjoyed fiilinin geçmiş zamanda olması, dinleyicinin henüz bitirdiği bir bölüme uygundur; bu, koşulun mutlaka gerçek dışı olduğu anlamına gelmez. Let me know, “bana söyleyin”, “haber verin” veya “bilgiyi ya da görüşünüzü iletin” anlamına gelen yaygın bir ifadedir. Konuşanın bir şeyi bilmesine izin verilmesini isteyen kelimesi kelimesine bir rica değildir.
Alıştırma
Hangi cümle, birinden sorusu olursa size söylemesini doğal biçimde ister?
- If you have any questions, please let me know.
- If you have any questions, please let me ask.
- If you have any questions, please keep them secret.
Cevabı göster
If you have any questions, please let me know.
Thank you for practicing with me. Kalıp ifadeler
6:49Benimle pratik yaptığınız için teşekkür ederim.
Thank you for practicing with me: Thank you for + -ing ile belirli bir eylem için teşekkür etmek
Thank you for + bir isim veya fiilin -ing biçimi, teşekkürün belirli nedenini belirtir. Thank you for practicing with me cümlesinde for bir edattır; bu nedenle practice, yalın fiil biçimi olarak kalmaz ve -ing biçimi olan practicing hâline gelir. With me, dinleyicinin konuşan kişiyle birlikte alıştırma yaptığını gösterir. practicing yerine listening, waiting veya helping gibi başka bir eylem kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için help fiilinin doğru biçimini kullanın: Thank you for ____ me prepare for the test.
Cevabı göster
helping
Samimi bir kapanış olarak Until next time
Until next time, “şimdilik hoşça kal” veya “bir dahaki sefere görüşürüz” anlamına gelen yaygın bir kapanış ifadesidir. Kısaltılmış bir vedadır: until, şimdiki vedadan bir sonraki buluşmaya, konuşmaya, derse veya bölüme kadar olan süreye bakar. Next time önceden belirlenmiş kesin bir tarih olmak zorunda değildir. Bu ifade yalnızca konuşanın iletişimin daha sonra devam etmesini beklediğini veya umduğunu gösterir.
Alıştırma
“Bir dahaki sefere görüşürüz” anlamına gelen üç sözcüklük kapanışı tamamla: ____, take care.
Cevabı göster
Until next time
keep shadowing, keep learning, and keep believing in yourself: keep + -ing yapısı
Keep + fiilin -ing biçimi, “bir şeyi yapmaya devam etmek” anlamına gelir. Burada keep; shadowing, learning ve believing sözcüklerinden önce tekrarlanır. Böylece üç komut dengeli ve ritimli bir teşvik oluşturur. Shadowing, duyduğunu neredeyse hemen ardından tekrar ettiğin bir çalışmadır. Believe in yourself kendi yeteneğine güvenmek demektir. Dışarıdaki bir bilginin doğru olduğuna inanmakla aynı değildir. Bu yapı birini teşvik etmek, süreklilik taşıyan bir öğüt vermek veya kendine hatırlatmada bulunmak için kullanılabilir.
Alıştırma
try, learn ve believe fiillerinin -ing biçimlerini sırasıyla kullan: When a new skill feels hard, keep ____, keep ____, and keep ____ in yourself.
Cevabı göster
trying · learning · believing
Bye for now: samimi ve geçici bir veda
Bye for now, bir konuşmayı şimdilik bitirmenin samimi bir yoludur. Buradaki for now, “şimdilik” veya “daha sonra yeniden konuşana kadar” anlamına gelir; dolayısıyla konuşan kişi tekrar konuşmayı ya da görüşmeyi beklediğini ima eder. İfadenin tamamını kapanış sözü olarak kullan. Bir sonraki görüşmenin tam zamanını belirtmez; vedayı kesin değil, geçici hissettirir.
Alıştırma
Arkadaşınla yeniden konuşmayı bekliyorsun. Hangi kapanış samimi ve geçici bir veda ifade eder?
- Good morning.
- Goodbye forever.
- Bye for now.
Cevabı göster
Bye for now.