Mezarlıkların büyüleyici tarihi - Keith Eggener: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu ders, ölülere yönelik uygulamaların ortak gömü alanlarına ve kamusal bahçe niteliğindeki mezarlıklara dönüşmesini; günümüzde ise kentlerde yer sıkıntısı ve çevresel maliyetler nedeniyle yeni seçenekler aranmasını ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Spindly trees, rusted gates, crumbling stone, a solitary mourner. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Sıfatlarla zenginleştirilmiş isim öbeklerinin tam cümleler kullanılmadan kasvetli bir mezarlık görüntüsünü ve duygusal tonu nasıl hemen kurduğuna dikkat edin. Bu tekniği, açıklamaya ya da tarihsel karşıtlığa geçmeden önce kısa fakat canlı bir açılış sahnesi oluşturmak için kullanabilirsiniz. 2. protected bodies from / shielding loved ones from — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Birbirine paralel protect X from Y ve shield X from Y yapılarını öğrenin. Bunlar burada iki bağlantılı yararı anlatır: bedenleri dış tehditlerden korumak ve yakınları çürüme görüntüsünden uzak tutmak. Bu eşleştirme, resmî anlatımda birden fazla işlevi dengeli biçimde sunmanıza yardımcı olur. 3. just one step in our ever-evolving process of remembering and honoring the dead. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Sonucun, mezarlıkları anmanın nihai biçimi saymak yerine daha geniş ve sürekli değişen bir insan pratiğinin parçası olarak nasıl konumlandırdığını görün. just one step in... yapısıyla belirli tarihsel bulgulardan daha kapsamlı bir sonuç ve bakış açısı çıkarabilirsiniz.
Bu derste
Spindly trees, rusted gates, crumbling stone, a solitary mourner. Anlatım akışı
0:06İnce uzun ağaçlar, paslı kapılar, ufalanan taşlar, yalnız bir yaslı.
Spindly trees ... a solitary mourner: sahneyi kuran isim öbekleri
Bu satır, öznesi ve fiili olan tam bir cümle değil, paralel biçimde sıralanmış isim öbeklerinden oluşur. Her öbek somut bir görüntü sunar: bir ağaç türü, yıpranmış mezarlık unsurları ve son olarak yalnız bir kişi. Başlangıçta bu öbekler, hızla değişen kamera görüntüleri gibi işlev görür. Herhangi bir açıklama başlamadan önce izleyicinin kasvetli ve yalnız bir ortam hayal etmesini sağlar. Bu nedenle satır, sıradan bir eşya listesi değil, sahneyi kuran bir açılış kancasıdır.
Alıştırma
Bu açılış parçasının temel etkisi nedir?
- Hızlı bir görüntü dizisi oluşturarak kasvetli ve yalnız bir hava kurmak
- Dört şeyin tam konumunu bildirmek
- Yas tutan kişinin yaptığı eksiksiz bir eylemi anlatmak
Cevabı göster
Hızlı bir görüntü dizisi oluşturarak kasvetli ve yalnız bir hava kurmak
These things come to mind when we think of cemeteries. Kalıp ifadeler
0:15Mezarlıkları düşündüğümüzde akla bu şeyler gelir.
come to mind: bir fikrin doğal biçimde belirmesi
come to mind yapısında dil bilgisel özne, birinin düşüncelerinde doğal biçimde beliren fikir, isim, görüntü veya şeydir. Bu ifade genellikle fiziksel bir hareketi değil, anında oluşan bir çağrışımı anlatır. Buradaki These things, az önce sıralanan mezarlık görüntülerini belirtir. Kalıp X comes/come/came to mind şeklindedir; fiil X ile uyumlu olur. When I think of Y, X comes to mind sık kullanılan bir çerçevedir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “çağrışım olarak doğal biçimde belirmek” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: When I think of the ocean, waves and salt air ____.
Cevabı göster
come to mind
But not so long ago: yakın geçmişle bir karşıtlık başlatmak
But, az önce sözü edilen düşünceden farklı bir yöne geçildiğini gösterir. Not so long ago, farklı durumu geçmişe yerleştirir ancak bu geçmişin son derece uzak olmadığını vurgular. But not so long ago bir bütün olarak dinleyiciyi, günümüzdeki tanıdık bir görünüm ile nispeten yakın geçmişteki farklı gerçeklik arasında şaşırtıcı bir karşıtlığa hazırlar. Zaman içindeki değişimi anlatırken bilgiyi düzenlemenin kullanışlı bir yoludur.
Alıştırma
Bu açıklamada But not so long ago, dinleyiciye sırada ne olduğunu düşündürür?
- Günümüzle karşıtlık oluşturan nispeten yakın geçmişteki bir durum
- Zaman içinde hiç değişmemiş bir gerçek
- Son derece uzak geçmişten bir efsane
Cevabı göster
Günümüzle karşıtlık oluşturan nispeten yakın geçmişteki bir durum
burial grounds: ölüleri gömmek için kullanılan yerler
Burial grounds, ölülerin gömülmesi için kullanılan arazi veya yerlerdir. Bu isim öbeğinde burial, grounds sözcüğünün amacını belirtir; grounds yalnızca ayakların altındaki yüzey değil, bir alan veya yer anlamına gelir. Bu ifade betimleyici ve geniş kapsamlıdır. Alanın planlanmış ve yönetilen modern bir mezarlık olmayabileceği tarihî veya arkeolojik bağlamlarda özellikle uygundur.
Alıştırma
Tarihî bir anlatımda burial grounds en doğrudan ne anlama gelir?
- Ölüleri gömmek için kullanılan yerler
- Cenaze törenlerinin düzenlendiği odalar
- Sıradan açık arazi alanları
Cevabı göster
Ölüleri gömmek için kullanılan yerler
How did our cemeteries become what they are today? Dilbilgisi
0:29Mezarlıklarımız bugünkü haline nasıl geldi?
become what they are today: bir şeyin bugünkü hâline nasıl geldiği
Burada become, “zaman içinde dönüşmek”; what they are today ise “bugünkü biçimleri veya durumları” anlamındadır. they zamiri cemeteries sözcüğüne gönderme yapar; what, adlarını ya da kimliklerini sormaz. How did X become what it is/they are today? soru kalıbı, X’in bugünkü biçimini hangi değişimlerin oluşturduğunu sorar. Zaman içindeki gelişimi açıklamaya giriş yapmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Soruyu “become what they are today” ifadesinin tekil biçimiyle tamamlayın: How did this neighborhood ____?
Cevabı göster
become what it is today
have been around for centuries: yüzyıllardır var olmak
Burada have been around, “var olmuş ve varlığını sürdürmüş” anlamındadır. Bu ifadede around fiziksel bir konumu belirtmez. Present perfect yapısındaki have been, geçmişteki varlığı bugüne bağlar; for centuries ise süresini belirtir. İfade bir bütün olarak bazı mezarlıkların yüzyıllar önce ortaya çıktığını ve bugün hâlâ var olduğunu söyler.
Alıştırma
“Some libraries have been around for centuries,” cümlesinde “have been around” ne anlama gelir?
- Yüzyıllardır başka bir yerin yakınında bulunuyorlar.
- Yüzyıllardır daireler çizerek hareket ediyorlar.
- Yüzyıllardır varlar ve hâlâ varlıklarını sürdürüyorlar.
Cevabı göster
Yüzyıllardır varlar ve hâlâ varlıklarını sürdürüyorlar.
Belirli bir mezarlık örneği olarak Wadi al-Salaam
Wadi al-Salaam bir mezarlığın özel adıdır. Bu cümlede, dünyanın en büyük mezarlığı olarak tanımlanan belirli yeri adlandırır; bir yer türünü anlatan genel bir ifade değildir. where ile kurulan yan cümle, ölçekle ilgili temel bilgiyi ekler: orada beş milyondan fazla insan gömülüdür. Tarihî bir açıklama bilmediğin bir özel adı bu şekilde tanıttığında, o yerin neden anıldığını anlamak için çevresindeki açıklamadan yararlan.
Alıştırma
Wadi al-Salaam bu cümlede nasıl bir işlev görür?
- Bir defin yönteminin adını verir.
- Sıradan bir yeryüzü şekli türünü anlatır.
- Örnek olarak kullanılan belirli mezarlığın adını verir.
Cevabı göster
Örnek olarak kullanılan belirli mezarlığın adını verir.
But most of the places we'd recognize as cemeteries Kalıp ifadeler
0:40Fakat mezarlık olarak tanıyacağımız yerlerin çoğu
recognize A as B: A'yı B olarak sınıflandırmak
recognize A as B kalıbı, A'yı B kategorisine ait olarak tanımak veya sınıflandırmak demektir. Cümlede A, the places ifadesidir. İlgi cümleciğinin içinde A'yı temsil eden nesne düşürülmüştür: the places (that) we'd recognize as cemeteries. B ise cemeteries ifadesidir. Burada recognize, tanıdık bir kişiyi veya şeyi hafızadan tanımak anlamına gelmez. Bu yerlerin mezarlık olarak düşündüğümüz özelliklere uyduğuna karar vermek anlamına gelir; we'd, we would kısaltmasıdır.
Alıştırma
Cümleyi recognize A as B kalıbındaki tek sözcüklük belirteçle tamamla: Most people would recognize this symbol ____ a warning sign.
Cevabı göster
as
for much of human history: geniş bir zaman çerçevesi oluşturmak
“For much of human history”, “insanlık tarihinin toplam süresinin büyük bir bölümünde” anlamına gelir. Burada human history tek ve bütün bir zaman dilimi olarak ele alınır; bu nedenle much of onun büyük bir bölümünü belirtir. “Çok sayıda insan” anlamına gelmez. İfade, cümlenin başlarına yerleştirilerek ardından gelen iddia için geniş bir tarihsel zaman çerçevesi oluşturur. Tarihin her anında doğru olan bir durumu değil, uzun süre devam eden genel bir örüntüyü anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “insanlık tarihinin toplam süresinin büyük bir bölümünde” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: ____, books were copied by hand.
Cevabı göster
For much of human history
Our ancient ancestors had many other ways
0:48Eski atalarımızın, ölen sevdikleriyle vedalaşmak için
parting with: ölüm bağlamında nazik bir ifade
“Part with”, birini veya bir şeyi bırakmak, ondan vazgeçmek ya da ayrılmak anlamına gelir ve çoğu zaman isteksizlik veya üzüntü içerir. Parting, ways of ifadesinden sonra geldiği için -ing biçimindedir. Ölümle ilgili bu cümlede “parting with the dead loved ones”, ölen sevdiklerine veda etmeyi ve onların kalıntılarıyla ilgilenmeyi nazikçe ifade eder. Söyleyiş, fiziksel yöntemleri doğrudan belirtmek yerine duygusal ayrılığa odaklanır.
Alıştırma
Ölümle ilgili “parting with the dead loved ones” ifadesinde parting with ne anlatır?
- Yolculuğa çıkmak için aileden kısa süreliğine ayrılmak
- Hayatta olan partnerlerle romantik ilişkiyi bitirmek
- Ölen sevdiklerini bırakmaya ve onlarla vedalaşmaya yönelik nazik bir ifade
Cevabı göster
Ölen sevdiklerini bırakmaya ve onlarla vedalaşmaya yönelik nazik bir ifade
put out to sea: kıyıdan uzağa, denize gönderilmek
Bu listedeki ögeler aynı edilgen yapıyı paylaşır: put sözcüğünden önce de were olduğu anlaşılır. Tam yazıldığında ikinci bölüm were put out to sea olur. İnsanlar ya da onların kalıntıları eylemi seçmez; eyleme maruz kalır. Out to sea, karadan uzaklaşıp kıyı açığına veya açık denize doğru hareketi gösterir. Bu bağlamda put out to sea, kalıntıların bir işlem yöntemi olarak kıyıdan uzağa gönderilmesi anlamındadır; birinin kendi isteğiyle yolculuğa çıkması anlamına gelmez.
Alıştırma
“Still others were sunk in lakes, put out to sea,” cümlesinde put out to sea ne anlama gelir?
- Bir gölün kıyısına yerleştirildiler.
- Kıyıdan uzağa, açık denize doğru gönderildiler.
- Kendi istekleriyle deniz tatiline başlamayı seçtiler.
Cevabı göster
Kıyıdan uzağa, açık denize doğru gönderildiler.
Örnekleri gruplandırmak için Some ... others ... still others
Some ... others ... still others, örnekleri ayrı gruplar hâlinde düzenler. Some ilk grubu, others farklı bir grubu, still others ise daha önce belirtilmemiş en az bir grubu daha tanıtır. Burada tekrarlanan bu yapı, birçok başka yol düşüncesini açık bir listeye dönüştürür. Bu yapıda still, “bunlara ek olarak” anlamındadır; diğer kişi veya şeylerin aynı durumda kalmaya devam ettiğini anlatmaz.
Alıştırma
Some ... others ... still others kalıbında üçüncü bir grup ekleyen iki İngilizce sözcükle cümleyi tamamlayın: Some students drew posters, others made videos, and ____ built models.
Cevabı göster
still others
ritually cannibalized: bir eylemi ritüelin parçası olarak çerçevelemek
Burada cannibalized, insan kalıntılarının başka insanlar tarafından yenmesi anlamına gelir. ritually zarfı bunun yerleşik bir törenin ya da kültürel uygulamanın parçası olarak yapıldığını belirtir. Bu zarf, eylemi rastgele şiddet veya modern bir suç bağlamına değil, tarihsel ya da antropolojik bir bağlama yerleştirir. Eylemin çerçevesini açıklar; cannibalized sözcüğünü “sembolik olarak yenmiş” anlamına getirmez.
Alıştırma
Ritually, ritually cannibalized ifadesinin anlamına ne katar?
- Eylemin her gün gerçekleştiğini söyler.
- Eylemi bir ritüel uygulamanın parçası olarak sunar.
- Cannibalized sözcüğünü yalnızca sembolik bir anlama dönüştürür.
Cevabı göster
Eylemi bir ritüel uygulamanın parçası olarak sunar.
though some may seem strange today: araya eklenen ödünleme
though some may seem strange today bölümü, cümleye eklenmiş bir ödünleme yan cümlesidir. Bazı uygulamaların modern bakış açısıyla tuhaf görünebileceğini kabul eder, ancak cümlenin ana iddiası bu değildir. Ana mesajı bulmak için virgüllerin arasındaki sözcükleri geçici olarak çıkarın: All of these practices were ways of venerating the dead. though yan cümlesi, bu sonucu geçersiz kılmadan karşıt bir bakış açısı ekler.
Alıştırma
Parantez içindeki ipucunu kullanarak cümleyi vurgulanan ödünleme yapısıyla tamamlayın: This rule, ____, still protects workers. (it may seem old-fashioned today)
Cevabı göster
though it may seem old-fashioned today
venerating the dead: ölülere derin ve ciddi saygı göstermek
Burada venerating the dead, ölmüş kişilere derin ve ciddi bir saygı göstermek, bunu da çoğu zaman geleneksel veya törensel eylemlerle yapmak demektir. Bu ifade, bu uygulamaların bugün normal görünüp görünmediğini değerlendirmez; amaçlarını açıklar. Venerate fiili, ardından gelen kişiyi, grubu veya geleneği özel bir hürmete layık gösterir. Gösterilen saygıya yüce, neredeyse kutsal bir nitelik katar.
Alıştırma
Hangi cümlede venerate doğal biçimde kullanılmıştır?
- She venerated the bus driver by paying the fare.
- The shrine is a place where people venerate their ancestors.
- I venerate this sandwich because it tastes good.
Cevabı göster
The shrine is a place where people venerate their ancestors.
By contrast: doğrudan bir karşılaştırma belirtmek
By contrast, dinleyene sıradaki bilgiyi önceki noktayla karşılaştırmasını ve aradaki belirgin farkı görmesini söyler. Yalnızca yeni bir konuya geçiş sağlayan genel bir ifade değildir. Genellikle bir cümlenin veya yan cümlenin başında yer alır ve ardından virgül gelir. Uzun bir açıklamada, bir örüntü veya iddiadan ona zıt ya da ondan çok farklı olana geçişi izlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Bu doğrudan karşılaştırmayı en iyi hangi bağlaç tamamlar? The first room is bright. _____, the second room is dark.
- By contrast
- As a result
- For example
Cevabı göster
By contrast
reserved for transgressors: kuralları ihlal edenlerle sınırlı
be reserved for + kişi veya amaç yapısında reserved, bir şeyin belirli bir grup ya da kullanım için ayrılması veya yalnızca onunla sınırlandırılması anlamına gelir. Burada söz konusu gömülme biçimi muhtemelen transgressors, yani kuralları, ahlaki sınırları veya tabuları ihlal eden kişilerle sınırlıydı. Reserved for tek başına bir yarar veya ayrıcalık ifade etmez. Ayrılan şeyin bir ayrıcalık, sıradan bir kaynak ya da buradaki gibi olumsuz ve dışlayıcı bir uygulama olup olmadığını bağlam belirler.
Alıştırma
Bu cümlede reserved for transgressors ne anlama geliyor?
- Kuralları veya tabuları çiğnemiş kişilerle sınırlı
- Saygı duyulan liderlere ödül olarak saklanmış
- Cenaze törenlerini gerçekleştiren kişiler tarafından düzenlenmiş
Cevabı göster
Kuralları veya tabuları çiğnemiş kişilerle sınırlı
excluding them from the usual rites: sonucu belirten -ing öbeği
Exclude A from B, A'yı B'nin dışında tutmak anlamına gelir. Burada them önceki transgressors sözcüğüne, the usual rites ise ölüleri onurlandırmak için yapılan geleneksel törenlere gönderme yapar. Excluding them from the usual rites, önceki ifadeye bağlı bir -ing ortaç öbeğidir. Yeni bir ana cümle başlatmaz; daha önce anlatılan uygulamanın sonucunu ekler: bu kişiler geleneksel törenlerin dışında bırakılmıştır.
Alıştırma
excluding them from the usual rites cümlede hangi görevi üstleniyor?
- Önceki uygulamanın sonucunu ekler.
- Törenleri gerçekleştiren kişileri belirtir.
- Önceki ifadeyle ilgisiz ayrı bir ana cümle başlatır.
Cevabı göster
Önceki uygulamanın sonucunu ekler.
But the first burials revealed some advantages over other practices. Kalıp ifadeler
1:24Fakat ilk gömme işlemleri diğer uygulamalara göre bazı avantajlar ortaya koydu.
revealed some advantages over: karşılaştırmalı bir üstünlük göstermek
Bu cümlede revealed, “açık hâle getirdi” veya “deneyim yoluyla gösterdi” anlamındadır. İlk gömüler gerçek anlamda bir sırrı ortaya çıkarmadı; sonuçları, yararların fark edilmesini sağladı. advantages over other practices ifadesinde over, karşılaştırılan şeyi belirtir. Bu ifade, gömmenin diğer uygulamalarla karşılaştırıldığında bazı yararları olduğu anlamına gelir.
Alıştırma
Karşılaştırmayı başlatan edatla cümleyi tamamlayın: The new filter revealed several advantages ____ the older model.
Cevabı göster
over
protected X from ... while shielding X from ...: paralel iki koruma
Bu cümlede protect X from Y ve shield X from Y, X’i Y’den korumak veya Y’den ayrı tutmak anlamına gelir. İki yapı, iki tür korumayı göstermek için paralel biçimde kullanılır: bedenler fiziksel hasardan korunur, sevdikleri ise çürümeyi görmekten uzak tutulur. Shield, gerçek bir kalkan bulunmasını gerektirmez. Genellikle bir kişiyle zararlı, üzücü veya istenmeyen bir şey arasında engel oluşturmayı vurgular. While shielding ..., birinci korumayla aynı anda gerçekleşen ikinci korumayı ekler.
Alıştırma
Hangi cümle hem protect X from Y hem de shield X from Y yapısını doğru kullanıyor?
- The cover protects the camera from rain while shielding the lens from blowing sand.
- The cover protects the camera rain while shielding the lens from blowing sand.
- The cover protects from the camera rain while shielding blowing sand from the lens.
Cevabı göster
The cover protects the camera from rain while shielding the lens from blowing sand.
the elements: dış ortam hava koşulları ve doğa güçleri
Burada the elements; rüzgâr, yağmur, sıcak ve soğuk gibi dışarıdaki şeyleri etkileyen doğa güçleri ve hava koşulları anlamına gelir. «Kimyasal elementler» anlamında değildir. protect someone or something from the elements kalıbı, bir kişiyi veya nesneyi bu dış ortam koşullarına maruz kalmaktan korumak demektir. Bu anlam özellikle koruma, barınak, maruz kalma veya hasarla ilgili fiillerle kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi dışarıdaki hava ve doğa güçlerini anlatan sabit ifadeyle tamamlayın: A waterproof shelter protects hikers from ____.
Cevabı göster
the elements
These benefits may have shifted ancient people's thinking Kalıp ifadeler
1:35Bu faydalar, eski insanların düşüncelerini
toward graves designed to honor the dead,
1:38ölüleri onurlandırmak üzere tasarlanmış mezarlara doğru kaydırmış olabilir,
may have shifted ... thinking toward ...: geçmişteki olası etki
may have shifted ancient people's thinking toward ... ifadesinde shifted, bir düşünme biçiminin yeni bir yöne gitmesine neden olmak anlamındadır. Fiziksel bir hareketi değil, fikirler üzerindeki etkiyi anlatmak için shift + someone's thinking + toward + bir görüş, hedef veya açıklama kalıbını kullanın. May have shifted, may have + geçmiş zaman ortacı yapısıdır. Değişimin kesinlikle gerçekleştiğini söylemek yerine, geçmişteki olası bir değişim hakkında temkinli bir çıkarım yapar.
Alıştırma
Cümleyi may have ve shift someone's thinking toward kalıbını kullanarak tamamlayın: The documentary ____ public thinking ____ renewable energy.
Cevabı göster
may have shifted · toward
suggesting belief in an afterlife Kalıp ifadeler
1:47bu da ölülerin bu tür araçlara ihtiyaç duyabileceği
practical or ritual objects: nesneleri işlevlerine göre sınıflandırma
Bu arkeolojik bağlamda practical or ritual objects, mezarlara bırakılan ve gündelik bir amaca ya da törensel veya dinî bir işleve sahip olabilen somut eşyaları anlatır. Practical, bir işi yapmaya yararlı olmayı; ritual ise resmî törenlerle veya dinî uygulamalarla bağlantıyı belirtir. Bu ifade nesneleri işlevlerine göre sınıflandırır. Ritual burada sıradan bir kişisel alışkanlık anlamına gelmez.
Alıştırma
Arkeologlar yalnızca dinî törenler için yapılmış nesneler buluyor. Bunlar için en uygun İngilizce ifade hangisidir?
- personal habits
- ritual objects
- practical objects
Cevabı göster
ritual objects
suggesting belief in an afterlife: kanıttan bir inanç çıkarma
Suggesting belief in an afterlife, mezardaki nesnelerin, insanların ölümden sonra yaşamın sürdüğüne muhtemelen inandıkları sonucunu çıkarmamızı sağlayan kanıtlar olduğunu anlatır. Burada suggesting, tavsiye etmek değil, işaret etmek anlamındadır. -ing yan tümcesi suggesting belief in..., önceki kanıta gönderme yapar ve bu kanıtın ne anlama gelebileceğini açıklar. Mutlak bir kanıt sunduğunu iddia etmeden bir yorum ortaya koyar.
Alıştırma
Şu İngilizce cümleyi okuyun: The repeated symbols are found above every doorway, suggesting belief in a protective spirit. Suggesting burada ne yapıyor?
- Bu inancı tam bir kesinlikle kanıtlar.
- İnsanlara bu inancı benimsemelerini tavsiye eder.
- Simgeleri olası bir inancın kanıtı olarak ele alır.
Cevabı göster
Simgeleri olası bir inancın kanıtı olarak ele alır.
around the same time as the first permanent settlements Notlar
1:59bu bölgelerdeki ilk kalıcı yerleşimlerle
Around the same time as the first permanent settlements: yaklaşık zaman
around the same time as + bir isim veya olay yapısı, iki şeyin ne zaman gerçekleştiğini karşılaştırır. Bu cümlede as sözcüğünden sonra the first permanent settlements isim grubu gelir ve bu yerleşimlerin ortaya çıkması anlamı örtük olarak anlaşılır. around sözcüğü karşılaştırmayı yaklaşık hâle getirir. İki gelişme kabaca aynı döneme aittir, ancak aynı yılda veya aynı tarihte başlamış olmaları gerekmez.
Alıştırma
Yaklaşık zamanı göstermek için bu dersteki ifadeyi kullanın: The community center opened ____ the new library.
Cevabı göster
around the same time as
Communal burials: bir topluluğun paylaştığı gömüler
Communal burials, bir grup veya topluluktan birkaç kişinin aynı gömü alanını paylaşması ya da birlikte gömülmesi anlamına gelir. Burada communal, bir topluluk tarafından paylaşılan demektir; yalnızca halka açık anlamına gelmez ve communist ile ilgisi yoktur. Tarih veya arkeoloji metinlerinde bu ifade, her kişi için ayrı bir mezar yerine gömünün toplu biçimde düzenlenmesini anlatır. Betimlenen alana göre ortak kullanılan bir mezar odasına, mezara veya gömü alanına işaret edebilir.
Alıştırma
Bir arkeoloji raporunda communal burials büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- komünist siyasetle bağlantılı gömüler
- bir topluluğun üyelerince paylaşılan gömüler
- herkesin izleyebileceği cenaze törenleri
Cevabı göster
bir topluluğun üyelerince paylaşılan gömüler
permanent settlements: kalıcı yerleşik topluluklar
Arkeoloji ve insanlık tarihinde permanent settlements, insanların sürekli göç etmek veya yalnızca geçici kamplar kullanmak yerine uzun süre yaşadığı ve istikrarlı topluluklar kurduğu yerlerdir. Burada settlement, bir anlaşmazlığı sona erdiren anlaşma değil, insanların yaşadığı yer anlamına gelir. Bu terim, yerleşik yaşam ile mezarlıklar gibi sabit ortak alanların oluşumu arasında bağ kurmaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bir arkeoloji metninde permanent settlements ne anlama gelir?
- Toplulukların uzun süre yaşadığı yerler
- Hukuki anlaşmazlıkları sona erdiren anlaşmalar
- Yalnızca yolculuk sırasında kullanılan geçici kamplar
Cevabı göster
Toplulukların uzun süre yaşadığı yerler
commemorate the dead: ölenleri resmî biçimde anmak
To commemorate the dead, ölen insanları bir tören, anıt veya onlara ayrılmış bir yer gibi bilinçli bir eylemle hatırlamak ve onurlandırmak anlamına gelir. Commemorate, yalnızca remember demekten daha resmîdir ve çoğu zaman kamusal veya simgesel bir anmayı ifade eder. Cümlede to commemorate, kalıcı yerlerin amacını açıklar: Bu yerler insanlara ölenleri uzun süre anma olanağı verir.
Alıştırma
Cümleyi commemorate içeren tam hedef ifadeyle tamamlayın: The ceremony was held to ____.
Cevabı göster
commemorate the dead
with grave mounds known as kurgans. Kültür
2:11kurgan olarak bilinen mezar höyükleriyle doldurdular.
nomadic Scythians: bozkırlarda yaşamış eski bir halk
İskitler, Avrasya bozkırlarıyla ilişkili eski bir halktı. Burada nomadic, birçok İskit grubunun tanındığı hareketli ve hayvancılığa dayalı yaşam biçimini anlatır. Bu kısa arka plan, bu halkı bozkırlarla ilişkilendirir ve mezar höyüklerinin neden aynı cümlede geçtiğini anlamaya yardımcı olur. Scythians tarihsel bir halkın adıdır; modern bir ülke ya da meslek adı değildir.
Alıştırma
Bu cümlede nomadic Scythians kimleri ifade ediyor?
- Bozkırlardaki hareketli yaşam biçimiyle tanınan eski bir halk
- Mesleği mezar yapmak olan işçiler
- Scythia adlı modern bir ülkenin vatandaşları
Cevabı göster
Bozkırlardaki hareketli yaşam biçimiyle tanınan eski bir halk
grave mounds known as kurgans: genel açıklama ve özel terim
Bu ifadede grave mounds basit bir açıklama sunar: mezarların üzerini örten yükseltilmiş toprak yığınları. Kurgans sözcüğü ise daha özel bir tarih terimidir. Known as kurgans bu mezar höyüklerinin adını belirtir. Bu, which are known as kurgans anlamına gelen kısaltılmış bir ilgi yan cümlesidir; böylece okuyucu bilinmeyen terimi hemen önündeki sıradan sözcüklerden anlayabilir.
Alıştırma
Dersteki iki sözcüklü ifadeyle adlandırma yapısını tamamlayın: These round homes are ____ yurts.
Cevabı göster
known as
their grid-patterned streets lined with tombs. Kalıp ifadeler
2:18ızgara desenli sokakları mezarlarla kaplıydı.
expansive necropoles: geniş, şehir benzeri gömü alanları
Bu altyazıda necropoles, necropolis sözcüğünün çoğulu olarak kullanılıyor. Özellikle antik kültürlerle ilişkilendirilen ve çok sayıda mezar içeren büyük gömü alanlarını ifade eder. Sözcük, ölüler şehri fikrini çağrıştırır; ancak burada insanların yaşadığı bir şehri değil, arkeolojik bir mezarlık kompleksini adlandırır. Expansive, bu gömü alanlarının geniş bir bölgeye yayıldığını belirtir. Izgara düzenindeki sokaklar ve mezar sıraları, büyük ve planlı bir gömü alanı görüntüsünü güçlendirir.
Alıştırma
Bu cümlede expansive necropoles ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- İnsanların yaşadığı modern mahalleler
- Eşya saklamak için kullanılan küçük odalar
- Çok sayıda mezar içeren büyük ve planlı gömü alanları
Cevabı göster
Çok sayıda mezar içeren büyük ve planlı gömü alanları
lined with tombs: kenarlar boyunca sıralanmış mezarlar
Burada lined with tombs, mezarların sokakların yanları veya kenarları boyunca sıralandığı anlamına gelir. Be lined with, bir yer boyunca bir sıra ya da bir dizi nesnenin bulunduğunu anlatır; mezarların kuyrukta beklediği anlamına gelmez. Their grid-patterned streets lined with tombs, kısaltılmış bir betimleme yapısıdır. Bunu with their grid-patterned streets lined with tombs veya their grid-patterned streets being lined with tombs biçiminde genişleterek anlayabilirsiniz.
Alıştırma
Fenerlerin yolun kenarları boyunca sıralandığını belirten, bu dersteki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The festival path was ____ lanterns.
Cevabı göster
lined with
subterranean catacombs housed both cremation urns Notlar
2:22yeraltı yeraltı mezarları (katakomplar) hem ölü yakma çömleklerini
subterranean catacombs: yer altı gömü geçitleri
Subterranean catacombs, gömü için kullanılan yer altı geçitleri ve odalarından oluşan ağlardır. Subterranean, yerin altında anlamına gelen resmî bir sıfattır; catacombs ise buranın sıradan bir bodrum değil, gömü alanı olduğunu belirtir. Bu cümlede ifade, cenaze eşyaları ile insan kalıntılarının bulunduğu Roma'daki yeri adlandırır. Temel fikir, catacombs sözcüğünün yer altındaki bir ortamı gömü işleviyle birleştirmesidir.
Alıştırma
Bu cümlede subterranean catacombs ne anlama geliyor?
- Gömü için kullanılan yer altı geçitleri ve odaları
- Modern bir evin altındaki depolar
- Bir tapınağın yanındaki açık avlular
Cevabı göster
Gömü için kullanılan yer altı geçitleri ve odaları
cremation urns: külleri saklayan kaplar
Cremation urns, bir beden yakıldıktan sonra geriye kalan külleri saklamak için yapılmış kaplardır. Cremation, urns sözcüğünü niteler ve kapların özel cenaze işlevini belirtir; sıradan yakma işlemlerinde kullanılan kaplar anlamına gelmez. both cremation urns and intact remains ifadesindeki iki isim öbeği, insan kalıntılarının farklı biçimlerini adlandırır: urnelerde saklanan küller ile yakılmamış bedenler veya kemikler.
Alıştırma
Cümleyi hedef iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After cremation, the ashes were placed in a ____.
Cevabı göster
cremation urn
cemetery or sleeping chamber: köken açıklaması
Bu cümlede or, cemetery sözcüğünün tarihsel anlamını açıklayan ifadeyi getirir: İngilizce sözcük, Eski Yunancada “uyuma yeri” veya “uyuma odası” anlamına gelen bir sözcükten gelir. Burada birbirinin yerine serbestçe kullanılabilen iki modern yer adı sunulmaz. Bu imge, ölümü uykuya benzetir. Bu benzetmeyi bilmek, cemetery sözcüğünün “ölülerin gömüldüğü yer” şeklindeki güncel anlamının yanında tarihsel ve kültürel bir katman taşıdığını da gösterir.
Alıştırma
Bu cümledeki cemetery or sleeping chamber ifadesinde or ne işe yarıyor?
- Cemetery sözcüğünün ardındaki tarihsel imgeyi açıklar.
- Dinleyiciye seçmesi için iki modern yer sunar.
- Konuşanın cemetery sözcüğünün nasıl telaffuz edildiğini bilmediğini gösterir.
Cevabı göster
Cemetery sözcüğünün ardındaki tarihsel imgeyi açıklar.
Christian churchyards provided rare open spaces Kültür
2:40Hıristiyan kilise avluları, sadece ölüleri barındıran değil,
Orta Çağ Avrupa şehirlerindeki Christian churchyards
Burada Christian churchyards, Hristiyan kiliselerinin çevresindeki arazileri ifade eder. Anlatılan Orta Çağ Avrupa ortamında bu alanlarda mezarlar da bulunur ve buralar gömü yeri olarak kullanılırdı; bu nedenle churchyard sıradan bir açık avludan daha fazlasını anlatır. Bu alanlarda pazarlar, panayırlar, toplantılar ve başka topluluk etkinlikleri de düzenlenebilirdi. Dolayısıyla ifade, dinî yaşamı, gömü işlevini ve şehrin kamusal yaşamını tek bir ortak mekânda birleştirir.
Alıştırma
Bu Orta Çağ bağlamında Christian churchyards neyi ifade ediyor?
- Kiliselerin içinde yalnızca ibadet için kullanılan odalar
- Hristiyan kiliselerinin çevresinde hem gömü hem de topluluk alanı olarak kullanılan araziler
- Kiliseyle hiçbir bağlantısı olmasa bile herhangi bir mezarlık
Cevabı göster
Hristiyan kiliselerinin çevresinde hem gömü hem de topluluk alanı olarak kullanılan araziler
accommodated the dead: defin için alan sağlamak
accommodated the dead ifadesindeki accommodated, ölülerin gömülmesi için yeterli alan veya düzenleme sağlandığı anlamına gelir. Özne olan Christian churchyards, burada misafir ağırlamadan değil mezarlık alanından söz edildiğini gösterir. Daha genel olarak accommodate, bir yerin, binanın veya sistemin insanlar ya da nesneler için yeterli alana sahip olmasını veya bir ihtiyaca göre düzenleme yapılmasını anlatabilir. Burada önemli olan mekânsal anlamdır.
Alıştırma
Bu cümlede accommodated the dead ne anlama geliyor?
- Ölüleri otel misafiri gibi karşılıyordu.
- Ölülerden pazarları düzenlemelerini istiyordu.
- Ölülerin gömülmesi için alan sağlıyordu.
Cevabı göster
Ölülerin gömülmesi için alan sağlıyordu.
hosted markets, fairs, and other events: etkinliğe mekân sağlamak
Burada hosted, bir şeyin gerçekleştirildiği yer olmak anlamına gelir. Kilise mezarlıkları pazarların, panayırların ve diğer etkinliklerin düzenlendiği fiziksel alanlardı; sosyal anlamda misafir ağırlayan bir kişi söz konusu değildir. Bir yer, şehir veya kuruluş bir etkinliği host edebilir. Bu yapıda host, etkinlik için mekân veya düzenleyici ortam sağlamayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede hosted, hosted markets, fairs, and other events ifadesindekiyle aynı anlamda kullanılmıştır?
- The museum hosted a science fair on Saturday.
- The website hosted thousands of image files.
- Lena hosted two cousins for dinner.
Cevabı göster
The museum hosted a science fair on Saturday.
Farmers even grazed cattle in them,
2:49Hatta çiftçiler, mezarlık çimeninin daha tatlı süt yaptığına inanarak,
made for sweeter milk: sonuç doğuran make for
made for sweeter milk ifadesinde make for, bir sonucun ortaya çıkmasına yardımcı olmak veya o sonuca yol açmak anlamına gelir. Çiftçiler, sığırlar mezarlık otunu yerse sütün daha tatlı olacağına inanıyordu. Made, make fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve for'dan sonraki sweeter milk ortaya çıkan sonucu belirtir. Sütün birisi için üretildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için make for ifadesini doğru biçimde kullanın: Clear labels ____ easier reading.
Cevabı göster
make for
large suburban cemeteries replaced smaller urban churchyards.
2:58büyük banliyö mezarlıkları daha küçük kentsel kilise avlularının yerini aldı.
the Industrial Revolution: şehir büyümesinin tarihsel arka planı
Sanayi Devrimi, makine gücüne dayalı üretimin ve fabrikaların yaygınlaşarak çalışma hayatını ve toplumu değiştirdiği tarihsel bir dönemdi. Başlıca etkilerinden biri, daha fazla insanın sanayi işlerine yönelmesiyle şehirlerin hızla büyümesiydi. Bu cümlede during the Industrial Revolution, değişimin zamanını ve tarihsel arka planını verir. Büyüyen şehirler daha fazla alana ihtiyaç duyuyordu; bu da büyük banliyö mezarlıklarının neden şehirlerdeki daha küçük kilise mezarlıklarının yerini aldığını açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede during the Industrial Revolution ne işe yarıyor?
- Tüm kilise mezarlıklarını hemen kapatan siyasi bir ayaklanmayı adlandırır.
- Banliyö mezarlıklarının sanayi fabrikaları olduğunu söyler.
- Şehirlerin büyümesi ve defin yerlerindeki değişim için tarihsel arka plan sağlar.
Cevabı göster
Şehirlerin büyümesi ve defin yerlerindeki değişim için tarihsel arka plan sağlar.
or the 72-acre Mt. Auburn in Cambridge, Massachusetts,
3:07veya Massachusetts, Cambridge'deki 72 dönümlük Mt. Auburn gibi mezarlıklar,
were lushly landscaped gardens filled with sculpted stones and ornate tombs. Kalıp ifadeler
3:12yontulmuş taşlar ve süslü mezarlarla dolu, yeşilliklerle çevrili bahçelerdi.
110-acre Père Lachaise ... 72-acre Mt. Auburn: adları ve büyüklükleri belirtilen somut örnekler
“Père Lachaise” ve “Mt. Auburn” belirli mezarlıkların adlarıdır; “in Paris” ve “in Cambridge, Massachusetts” ifadeleri de bunların yerlerini belirtir. Cümle, gerçek yer adları vererek büyük ve bahçe benzeri mezarlıklarla ilgili genel açıklamayı somut örneklerle destekler. “110-acre” ve “72-acre” her mezarlığın alanını gösterir. Bir addan önce kullanıldığında, sayı ile birimin kısa çizgiyle bağlandığı bu ifadelerin her biri sıfat gibi çalışır; bu nedenle acre tekil kalır. Rakamlar, yerlerin büyük ölçeğini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
Bu cümlede iki adın ve alan rakamlarının temel işlevi nedir?
- Her mezarlıkta kaç mezar bulunduğunu belirtirler.
- İki mezarlığın inşa edildiği yılları verirler.
- Daha geniş bir kategorinin örnekleri olarak iki belirli büyük mezarlık sunarlar.
Cevabı göster
Daha geniş bir kategorinin örnekleri olarak iki belirli büyük mezarlık sunarlar.
lushly landscaped gardens: tasarımla şekillendirilmiş gür yeşillik
“lushly landscaped gardens” ifadesinde “landscaped”, alanın bitkiler ve başka unsurlarla bilinçli olarak planlanıp düzenlendiği anlamına gelir; yalnızca “manzaralı” demek değildir. “Lushly” ise bol ve sağlıklı görünen bitki örtüsü anlamını ekler. Bu sözcükler birlikte mezarlıkları çıplak araziler olarak değil, zengin bitki örtüsüne sahip, özenle tasarlanmış bahçe alanları olarak gösterir. Bu kalıp, bol bitki örtüsünün bilinçli biçimde düzenlendiği başka yeşil alanları da anlatabilir.
Alıştırma
Hangi açıklama “lushly landscaped gardens” ifadesine en uygun karşılıktır?
- Tamamen yabani ve plansız bırakılmış bahçeler.
- Bol bitkilerin bilinçli bir tasarımla düzenlendiği bahçeler.
- Manzara resimleriyle süslenmiş kapalı odalar.
Cevabı göster
Bol bitkilerin bilinçli bir tasarımla düzenlendiği bahçeler.
Once a luxury reserved for the rich and powerful, Dilbilgisi
3:18Bir zamanlar zengin ve güçlülere ayrılmış bir lüks iken,
individually marked graves became available to the middle and working classes. Notlar
3:22bireysel olarak işaretlenmiş mezarlar orta ve işçi sınıfları için erişilebilir hale geldi.
Once a luxury reserved for the rich and powerful: geçmişteki bir durumu gösterme
Buradaki once, “bir kez” değil, “eskiden” veya “bir zamanlar” anlamına gelir. Baştaki öbek, bireysel olarak işaretlenmiş mezarların geçmişte yalnızca zengin ve güçlü kişilerin erişebildiği bir lüks olduğunu belirtir. Once a luxury reserved for the rich and powerful kısaltılmış bir giriş öbeğidir. Örtük tam biçimi Individually marked graves were once a luxury reserved for the rich and powerful şeklindedir. Önce eski durumu sunar, ardından ana cümle sonraki değişimi gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede Once a luxury reserved for the rich and powerful ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Eskiden yalnızca zengin ve güçlü kişilerin sahip olabildiği bir lükstü.
- Lüks olur olmaz zenginler onu ayırttı.
- Gelecekte zengin ve güçlü kişiler için bir lüks olabilir.
- Zengin ve güçlü kişiler onu tam olarak bir kez kullandı.
Cevabı göster
Eskiden yalnızca zengin ve güçlü kişilerin sahip olabildiği bir lükstü.
individually marked graves: her mezar için ayrı bir işaret
Individually marked graves, her birinde ad, yazıt veya mezar taşı gibi kendine ait bir tanımlayıcı işaret bulunan mezarlar demektir. Individually, işaretin yalnızca mezarlık alanının tamamına değil, her ayrı mezara ait olduğunu vurgular. Dil bilgisi açısından marked, graves sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır; individually ise marked sözcüğünü niteler. Burada marked, “tanımlayıcı bir işaret verilmiş” anlamındadır; “lekeli” veya “kirli” anlamına gelmez.
Alıştırma
Burada individually marked graves ne anlama gelir?
- Mezarların üzerinde görünür lekeler vardır.
- Mezarlar yalnızca bir kez işaretlenmiştir.
- Tüm mezarlar tek bir genel tabelayı paylaşır ve ayrı işaretleri yoktur.
- Her mezarın kendine ait bir tanımlayıcı işareti vardır.
Cevabı göster
Her mezarın kendine ait bir tanımlayıcı işareti vardır.
the middle and working classes: sosyoekonomik gruplar
the middle and working classes ifadesi iki geniş sosyoekonomik grubu anlatır: orta sınıftaki insanlar ve işçi sınıfındaki insanlar. Burada classes, okul dersleri veya öğrenci sınıfları değil, sosyal ve ekonomik konuma göre tanımlanan gruplar anlamına gelir. İfade, became available to yapısından sonra gelerek kimlerin erişim kazandığını belirtir. Söz konusu defin uygulamasının toplumun daha geniş bir kesimine yayıldığını gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede the middle and working classes neyi belirtir?
- İki sosyoekonomik grup
- İki mesleki eğitim seviyesi
- İki tür okul dersi
Cevabı göster
İki sosyoekonomik grup
People visited cemeteries for funerals, Anlatım akışı
3:27İnsanlar mezarlıkları cenazeler için ziyaret ettiler,
but also for anniversaries, holidays, or simply an afternoon outdoors.
3:30ama aynı zamanda yıldönümleri, tatiller veya sadece açık havada bir öğleden sonra için.
for funerals, but also for...: daha az belirgin amaçlar eklemek
İlk for grubu beklenen amacı, yani cenazeleri belirtir. Ardından but also for, yıl dönümleri, tatiller veya yalnızca açık havada geçirilen bir öğleden sonra gibi başka amaçlar ekler. for sözcüğünün tekrarı, amaçları açık bir paralel yapı içinde tutar. Burada but, ilk amacı iptal etmez veya onunla çelişmez. En belirgin kullanımdan daha az beklenen ek kullanımlara geçerek eksik bir izlenimi düzeltir.
Alıştırma
for funerals, but also for anniversaries... nasıl bir bilgi düzeni oluşturur?
- İlk amacı reddeder ve onun yerine diğerlerini koyar.
- Bütün amaçların birbiriyle çeliştiğini söyler.
- Belirgin bir amaçla başlar ve ardından daha az beklenen amaçlar ekler.
Cevabı göster
Belirgin bir amaçla başlar ve ardından daha az beklenen amaçlar ekler.
as more public parks and botanical gardens appeared,
3:37daha fazla halka açık park ve botanik bahçesi ortaya çıktıkça,
Some are luring visitors back with tours, concerts, and other attractions. Kelime
3:47Bazıları turlar, konserler ve diğer ilgi çekici etkinliklerle ziyaretçileri geri çekiyor.
are luring visitors back: ziyaretçileri yeniden çekmek
To lure someone back, çekici bir şey kullanarak bir kişinin geri dönmesini sağlamak demektir. Burada turlar, konserler ve diğer etkinlikler ziyaretçileri yeniden çekmektedir; back, onların ilk kez gelmediğini, geri döndüğünü gösterir. Lure başka bağlamlarda ayartma veya yönlendirme anlamı taşıyabilir, ancak burada ilgi çekmeyi anlatan canlı ve büyük ölçüde nötr bir ifadedir.
Alıştırma
Bir toplum merkezi, daha önce gelen ailelerin geri dönmesi için ücretsiz hafta sonu dersleri sunuyor. Bu düşünceyi en iyi hangi cümle ifade eder?
- The community center is bringing free weekend classes back to families.
- The community center is attracting families with free weekend classes.
- The community center is luring families back with free weekend classes.
Cevabı göster
The community center is luring families back with free weekend classes.
we're rethinking the future of burial. Kalıp ifadeler
3:54gömülmenin geleceğini yeniden düşünüyoruz.
But even as we revive old cemeteries: eski mezarlıkları canlandırırken bile
Even as, ana eylemle aynı anda gerçekleşen bir arka plan eylemini anlatırken beklenmedik bir karşıtlığa da işaret eder. But bu karşıtlığı güçlendirir: Eski mezarlıkları canlandırmak ve defin işlemlerinin geleceğini yeniden düşünmek, farklı yönlere gidiyor gibi görünseler de aynı anda gerçekleşmektedir. Bu yapı iki düşünceyi “A gerçekleşiyor, ancak B de aynı anda gerçekleşiyor” biçiminde düzenlemek için kullanılır.
Alıştırma
Aynı anda gerçekleşen karşıtlığı göstermek için cümleyi even as bağlacıyla tamamlayın: ____ the library adds more e-books, it is expanding its shelves for printed books.
Cevabı göster
Even as
Defnin geleceğini yeniden düşünmek
Rethinking the future of X, X’in önümüzdeki yıllarda nasıl işlemesi gerektiğine yeni ve eleştirel bir gözle bakmak demektir. Rethinking, mevcut düşünce veya uygulamaların değişmesi gerekebileceğini gösterir; yalnızca konuyu yeniden düşünmekten daha güçlüdür. Burada of burial, geleceği yeniden değerlendirilen alanın burial olduğunu gösterir. İfade, yalnızca ne olacağını tahmin etmek yerine gelecekteki seçimler ve olası alternatifler hakkında bir tartışma başlatır.
Alıştırma
Cümleyi rethink the future of yapısının şimdiki zamanın devam eden biçimiyle tamamlayın: The city is ____ public transportation as its population grows.
Cevabı göster
rethinking the future of
Cities like London, New York, and Hong Kong are running out of burial space. Öbek fiiller
3:57Londra, New York ve Hong Kong gibi şehirlerde mezar alanları tükeniyor.
Defin alanları tükeniyor
Run out of + isim, bir kaynağın kullanılarak veya azalarak çok az kalması ya da tamamen bitmesi anlamına gelir. Are running out of şimdiki zamanın devam eden biçimindedir; bu nedenle kıtlığın şu anda geliştiğini gösterir. Genellikle kaynağın tehlikeli ölçüde azaldığını anlatır, mutlaka sıfıra indiğini değil. Burial space, defin için kullanılabilecek arazi veya mezar yerleri demektir. Dolayısıyla cümle, bu şehirlerde insanları defnetmek için giderek daha az yer kaldığını söylüyor.
Alıştırma
Cümleyi run out of yapısının şimdiki zamanın devam eden biçimiyle tamamlayın: The hospital is ____ clean water, so more must arrive today.
Cevabı göster
running out of
space isn't so tight: kullanılabilir alan o kadar kısıtlı değil
space isn't so tight ifadesinde tight, kullanılabilir alan miktarını anlatır. Space is tight, boş oda veya arazinin çok az olduğu anlamına gelir; bu nedenle space isn't so tight, alan sıkıntısının daha hafif olduğunu belirtir, alanın sınırsız olduğunu değil. Bu, tight sözcüğünün kaynaklarla ilgili mecazi kullanımıdır. Space, time, money veya budget ile kullanıldığında neredeyse hiç fazladan kapasite kalmadığını gösterir.
Alıştırma
'Space isn't so tight in this town, so the library can add another room,' cümlesinde space isn't so tight ne anlama gelir?
- Odaların kapıları dardır.
- Daha fazla kullanılabilir alan vardır.
- Her şey sıkıca bağlanmıştır.
Cevabı göster
Daha fazla kullanılabilir alan vardır.
cemeteries permanently occupy land that can't be otherwise cultivated or developed. Dilbilgisi
4:05mezarlıklar, başka türlü işlenemeyecek veya geliştirilemeyecek arazileri kalıcı olarak işgal ediyor.
can't be otherwise cultivated or developed: alternatif kullanımlar için otherwise
Burada otherwise, 'başka bir şekilde' ya da 'başka bir amaçla' anlamına gelir. can't be ... cultivated or developed edilgen yapısı içinde cultivated veya developed sözcüklerini niteler; bir uyarı ya da sonuç bildirmez. Mezarlık arazisi kalıcı olarak işgal edildiği için bu arazi diğer olası amaçlarla kullanılamaz. be otherwise + geçmiş zaman ortacı yapısı, bir kaynağın başka bir olası kullanım için uygun olmadığını açıklarken yaygındır.
Alıştırma
'Başka bir amaçla kullanılan' anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The grant is restricted and can't be ____.
Cevabı göster
otherwise used
Traditional burial consumes materials like metal, stone, and concrete Kelime
4:10Geleneksel gömme metal, taş ve beton gibi malzemeleri tüketir
consume materials: malzeme kaynaklarını tüketmek
Burada consumes, “kaynaklara ihtiyaç duyar ve onları kullanır” anlamındadır; “yer” anlamına gelmez. Traditional burial dil bilgisel öznedir, materials ise kullanılan kaynaktır. consume fiilinin bu anlamı bir sürecin, binanın, makinenin veya etkinliğin ne kadar kaynak gerektirdiğini anlatabilir. Özellikle kaynak talebinin önemli olduğu durumlarda kullanılır.
Alıştırma
Bu cümlede consume ne anlama geliyor? “This data center consumes a large amount of electricity.”
- Yeniden satmak için elektrik satın alır.
- Bir kaynağı büyük miktarda kullanır.
- Elektriği yiyecek olarak yer.
Cevabı göster
Bir kaynağı büyük miktarda kullanır.
and can pollute soil and groundwater with toxic chemicals. Kalıp ifadeler
4:16ve toprağı ve yeraltı sularını zehirli kimyasallarla kirletebilir.
pollute A with B: kirletilen hedefi ve kirleticiyi belirtmek
pollute A with B kalıbı, “B’yi A’ya karıştırarak A’yı kirli veya zararlı hâle getirmek” anlamına gelir. Bu cümlede A, soil and groundwater; B ise toxic chemicals ifadesidir. with ile başlayan bölüm kirleticiyi veya kirlenmeye yol açan maddeyi belirtir. A ile B’nin yalnızca birlikte bulunduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
pollute A with B hedef kalıbını tamamlayın: A leaking pipe can ____ the stream ____ oil.
Cevabı göster
pollute · with
With increasing awareness of the environmental costs, Dilbilgisi
4:21Çevresel bedellere dair artan farkındalıkla,
With increasing awareness of... ile arka plan koşulu belirtme
Cümlenin başındaki With + isim öbeği, ana cümleyi açıklamaya yardımcı olan bir arka plan koşulu sunar. Burada With increasing awareness of the environmental costs, farkındalığın arttığını ve bu değişimin insanları alternatif aramaya yönelttiğini belirtir. Environmental costs, daha önce ele alınan çevresel zararları ve kaynak kullanımını ifade eder. Bu yapıda with, bir şeyi taşımak veya bir şeyle birlikte olmak anlamına gelmez. Bağlama göre ifade, “koşul değiştikçe” ya da “bu koşul nedeniyle” şeklinde açıklanabilir. Burada sonucu teşvik eden ve sürmekte olan bir değişimi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: With growing demand for buses, the city is adding new routes. Baştaki ifade ne anlama geliyor?
- Talep ancak hatlar eklendikten sonra artmaya başlıyor.
- Şehir talebi fiziksel olarak taşıyor.
- Artan talep, yeni hatların arkasındaki bir koşuldur.
Cevabı göster
Artan talep, yeni hatların arkasındaki bir koşuldur.
Many are turning to cremation and related practices. Öbek fiiller
4:26Birçoğu yakılmaya ve ilgili uygulamalara yöneliyor.
are turning to cremation: farklı bir uygulamayı benimsemek
Burada are turning to cremation, insanların kremasyonu seçmeye veya benimsemeye başladığı anlamına gelir. Turn to, insanlar farklı bir uygulama, yöntem ya da çözüm aradığında seçim değişikliğini anlatmak için sıkça kullanılır; fiziksel olarak bir yöne dönmekten söz edilmez. Şimdiki zamanın sürekli biçimi olan are turning to, bunu gelişmekte olan bir eğilim olarak sunar. Herkesin çoktan değiştiğini değil, giderek daha fazla insanın bu seçimi yaptığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi turn to ifadesinin şimdiki zamanın sürekli biçimiyle tamamlayın: To save energy, many offices ____ smart lighting systems.
Cevabı göster
are turning to
Along with these more conventional practices, Anlatım akışı
4:29Bu daha geleneksel uygulamaların yanı sıra,
Bu daha geleneksel uygulamaların yanı sıra
Along with, daha önce sözü edilen bir şeyle bağlantı kurarak başka bir ögeyi veya grubu bilgiye ekler. Buradaki these more conventional practices, daha önce bahsedilen yakma ve onunla ilişkili, görece bilinen uygulamalara gönderme yapar. İfadenin cümle başında kullanılması bir geçiş sağlar: konuşmacı geleneksel uygulamaları gündemde tutar ve ardından daha yeni, sıra dışı seçenekler ekler. Burada conventional, “alışılmış” veya “genel olarak kabul gören” anlamındadır; kongre ya da konferans anlamındaki convention ile ilgili değildir.
Alıştırma
“Along with the regular art classes, the center now offers animation workshops,” cümlesindeki başlangıç ifadesi ne yapar?
- Animasyon atölyelerini daha önce gündemde olan dersler grubuna ekler.
- Sanat sınıflarının yanından yürümek için yol tarifi verir.
- Animasyon atölyelerinin bütün normal sanat derslerinin yerini aldığını söyler.
Cevabı göster
Animasyon atölyelerini daha önce gündemde olan dersler grubuna ekler.
people can now have their remains shot into space, Dilbilgisi
4:32insanlar artık kalıntılarının uzaya fırlatılmasını sağlayabilir,
have their remains shot into space: have + nesne + fiilin üçüncü hâli
have + nesne + fiilin üçüncü hâli yapısı, öznenin nesnenin bir eyleme maruz kalmasını ayarladığını anlatır ve çoğu zaman bir hizmet için kullanılır. have their remains shot into space ifadesinde their remains nesnedir; shot ise shoot fiilinin üçüncü hâlidir. İnsanlar fırlatma işini ayarlar; kalıntıları kendilerinin fırlattığı anlatılmaz. Bu bağlamda have, “sahip olmak” değil, “yaptırmak veya ayarlamak” anlamındadır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya’nın paltosunu başka birine temizlettiği anlamına gelir?
- Maya had her coat cleaned.
- Maya cleaned her coat for someone else.
- Maya had cleaned her coat before dinner.
Cevabı göster
Maya had her coat cleaned.
or made into jewelry, fireworks, and even tattoo ink.
4:36veya mücevher, havai fişek ve hatta dövme mürekkebi haline getirilebilir.
options like these may replace burial completely. Kalıp ifadeler
4:43bunun gibi seçenekler gömmenin yerini tamamen alabilir.
may replace burial completely: defin işleminin tamamen yerini alma olasılığı
A may replace B completely yapısında A, gelecekte B’nin yerini alabilecek bir seçenek olarak sunulur. Buradaki options like these, daha önce söz edilen insan bedenleriyle ilgili alternatif uygulamaları anlatır. Bu seçenekler defin işleminin yerini bütünüyle alabilir ve eski uygulama artık kullanılmayabilir; completely, tahminin kesinliğini değil değişimin kapsamını belirtir. May kesin bir tahmin değil, olasılık bildirir. Bu nedenle ifade, tam bir değişimin gerçekleşebileceğini söyler; kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez.
Alıştırma
Cümleyi may replace ... completely ile tamamlayın: If every fare becomes digital, digital passes ____ plastic cards ____.
Cevabı göster
may replace · completely
but they're just one step in our ever-evolving process of remembering and honoring the dead. Anlatım akışı
4:50ancak onlar sadece ölüleri hatırlama ve onurlandırma sürecimizin sürekli gelişen bir adımıdır.
monuments to the departed: hayatını kaybedenler için anıtlar
A monument to someone, bir kişinin anısını yaşatan veya onu onurlandıran yapı, yer ya da nesnedir. Mezarlıkların monuments to the departed olarak adlandırılması, onları yaşayanların ölenleri hatırladığı yerler olarak gösterir. The departed, ölen kişiler için kullanılan saygılı ve resmî bir örtmecedir. Burada yalnızca bir yerden ayrılan kişiler anlamına gelmez; cenaze ve anma bağlamı ifadeye “hayatını kaybedenler” anlamını verir.
Alıştırma
Bu ağırbaşlı bağlamda monuments to the departed ne anlama gelir?
- Yolcuların nereden hareket etmesi gerektiğini gösteren bir işaret
- Ölen kişileri anan bir yer veya nesne
- Bütün mezarlıkların yerini alan bir yapı
Cevabı göster
Ölen kişileri anan bir yer veya nesne
just one step in our ever-evolving process: Bir Örneği Daha Büyük Bir Çerçeveye Yerleştirmek
just one step in... ifadesi, mezarlıkları anmanın tamamı ya da nihai biçimi olarak sunmak yerine daha büyük bir sürecin içine yerleştirir. Burada just, “diğerleri arasındaki bir parça” anlamındadır; mezarlıkların önemsiz olduğunu söylemez. Cümle önce mezarlıkları tanıdık bir şey olarak tanımlar; ardından but bakış açısını genişletir. Ever-evolving, ölüleri hatırlama ve onurlandırma yollarının değişmeye devam ettiğini belirtir. Böylece belirli bir örnek, geniş kapsamlı bir sonuç fikrine dönüşür.
Alıştırma
Özgün cümlede just one step in our ever-evolving process ne işe yarar?
- Mezarlıkların şimdiye kadar oluşturulmuş ilk anma biçimi olduğunu söyler.
- Mezarlıkları değişmeye devam eden daha büyük bir sürecin parçası olarak sunar.
- Mezarlıkları hiçbir değeri yokmuş gibi küçümser.
Cevabı göster
Mezarlıkları değişmeye devam eden daha büyük bir sürecin parçası olarak sunar.
And what's the actual difference between a living creature and a dead body anyway?
5:02Ve zaten yaşayan bir yaratık ile ölü bir beden arasındaki asıl fark nedir?