Akciğerler nasıl çalışır? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, otonom sinir sisteminin bilinçli bir çaba gerektirmeden solunumu nasıl yönettiğini açıklar. Havanın dallanan solunum yollarından alveollere ilerleyişini; burada oksijenin kana geçmesini, karbondioksitin kandan ayrılmasını ve ardından nefes vermeyle döngünün yeniden başlamasını izler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Like any machinery, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Tanıdık bir makine benzetmesinin, biyolojik bir sistemi kontrol mekanizmasıyla harekete geçen özel parçalar bütünü olarak nasıl tanıttığını öğrenin. Bu tür bir girişle, bileşenleri açıklamadan önce yabancı bir bilimsel sürecin dinleyici tarafından daha kolay canlandırılmasını sağlayabilirsiniz. 2. At the end of each bronchiole is a little air sac called an alveolus, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Önce konumu, fiilden sonra ise orada bulunan nesneyi veren devrik yapıyı tanıyın. Bu kalıp, anatomi, şema ve mekânsal düzenleri anlatırken dikkati doğal biçimde konumdan nesneye yöneltmenize yardımcı olur. 3. have got it covered. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bu gündelik güvenceyi, bir kişinin ya da sistemin sorumluluğu başarıyla yerine getirebildiği ve artık endişelenmeye gerek olmadığı şeklinde anlayın. Bir işin yalnızca kontrol altında olduğunu söylemek yerine, açıklamayı rahat ve kendinden emin bir tonla bitirmek için kullanabilirsiniz.
Bu derste
Many of us have hundreds of things on our minds at any moment, Deyimler
0:06Çoğumuzun aklında her an yüzlerce şey vardır,
on our minds: dikkatimizi meşgul eden düşünceler
On our minds, birçok şeyin dikkatimizi meşgul ettiği veya düşüncelerimizde kalmaya devam ettiği anlamına gelir. Bu mecazi bir kullanımdır; o şeyler fiziksel olarak zihnin üstünde değildir. Yaygın yapı have something on one's mind şeklindedir. İyelik sözcüğü kişiye göre değiştirilir; on my mind ve on our minds buna örnektir. Bu ifade endişe veya baskı hissettirebilir, ancak yalnızca hatırlanması gereken çok şey olduğu anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi, düşüncelerimi meşgul etmek anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: After hearing the news, I had it ____ all day.
Cevabı göster
on my mind
often struggling to keep track of everything we need to do. Kalıp ifadeler
0:10genellikle de yapmamız gereken her şeyi takip etmekte zorlanırız.
keep track of: sürekli takip etmek veya hatırlamak
Keep track of, bir şeyin durumunu, sayısını, yerini veya ilerlemesini sürekli bilmek ya da kaydetmek anlamına gelir. Burada yapılması gereken her şeyi hatırlamak ve bunlardan haberdar olmaya devam etmek demektir. Bu, keep track of + isim veya zamir şeklinde kullanılan sabit bir fiil öbeğidir. Keep track of time ve keep track of it buna örnektir. Track burada soyut anlamdadır; koşu pisti anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, sürekli izlemek anlamına gelen dersteki sabit ifadeyle tamamlayın: This chart helps us ____ our reading progress.
Cevabı göster
keep track of
But fortunately, there's one important thing we don't have to worry about remembering, Dilbilgisi
0:13Ancak neyse ki, hatırlamak için endişelenmemize gerek olmayan önemli bir şey var:
worry about remembering: about + -ing yapısı
worry about remembering ifadesinde about bir edattır. İngilizcede bir eylem edattan sonra geldiğinde fiil genellikle -ing biçimini alır; bu yüzden remember, remembering olur: worry about doing something. Buradaki remembering, hatırlama eylemini adlandırır; sürekli zaman yapısının bir parçası değildir. Olumsuz don't have to worry about remembering ifadesi, bunu hatırlamak zorunda olma konusunda endişelenmeye gerek olmadığını belirtir.
Alıştırma
Cümleyi worry about ve forget fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Maya doesn't ____ her lines because she practices every day.
Cevabı göster
worry about forgetting
you transport oxygen to the body's cells to keep them working
0:20hücrelerin çalışmasını sağlamak için vücuttaki hücrelere oksijen taşırsınız
and clear your system of the carbon dioxide that this work generates. Kalıp ifadeler
0:23ve bu çalışmanın ürettiği karbondioksiti sisteminizden temizlersiniz.
clear your system of the carbon dioxide: clear A of B yapısı
clear your system of the carbon dioxide ifadesindeki clear A of B yapısı, 'B'yi A'dan temizlemek' anlamına gelir. A temizlenen yer, kap veya sistemdir; B ise çıkarılan istenmeyen şeydir. Burada your system A, the carbon dioxide ise B'dir. Bu yapıda clear, 'temizlemek veya çıkarmak' anlamındadır; 'bir şeyi kolay anlaşılır hâle getirmek' anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi cümle filtrenin sudaki kiri çıkardığını anlatır ve clear A of B yapısını doğru kullanır?
- The filter clears dirt from the water.
- The filter clears the water of dirt.
- The filter clears the dirt of water.
Cevabı göster
The filter clears the water of dirt.
in other words: aynı fikri yeniden ifade etmek
In other words bir yeniden ifade etme işaretidir: ardından gelen bölüm aynı ana fikri daha açık, kısa veya doğrudan bir biçimde anlatır. Burada keeps the body alive, nefes almanın ne yaptığına ilişkin önceki açıklamayı kısaltarak özetler. In other words ayrı bir iddia eklemek yerine bilgiyi düzenler. Bu cümlede ara söz olarak kullanılıp virgüllerle ayrılmıştır; cümlenin başında da kullanılabilir.
Alıştırma
İkinci ifadenin birinciyi yeniden anlattığını gösteren bağlayıcıyı seçin: The meeting is mandatory. _____, everyone must attend.
- In other words
- However
- For example
Cevabı göster
In other words
without even thinking about it: otomatik olarak yapmak
without + -ing yapısı, ana eylem yapılırken belirtilen diğer eylemin gerçekleşmediğini gösterir. Burada without even thinking about it, görevin bilinçli biçimde düşünmeden tamamlandığı anlamına gelir. Even olumsuz düşünceyi güçlendirir: düşünmek gibi küçük bir adım bile gerekli değildir. It daha önce belirtilen göreve gönderme yapar. İfadenin tamamı genellikle otomatik bedensel süreçleri, alışkanlıkları veya pratikle kolaylaşan becerileri anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “bilinçli biçimde düşünmeden” anlamındaki beş sözcüklük hedef ifadeyle tamamlayın: After years of practice, Noah can tie the knot ____.
Cevabı göster
without even thinking about it
The answer lies in our body's respiratory system. Kalıp ifadeler
0:36Cevap vücudumuzun solunum sisteminde yatıyor.
The answer lies in ...: gerçek açıklamanın nerede olduğunu belirtmek
Bu cümlede The answer lies in ... açıklamanın veya kilit noktanın bir şeyde bulunduğu anlamına gelir. lies burada bir şeyin fiziksel olarak bir yerde uzanmasını anlatmaz. Bu kalıp, okuyucunun dikkatini soruyu açıklayacak etkene yöneltir. in sözcüğünden sonra the respiratory system veya better planning gibi bir isim ya da isim öbeği gelir.
Alıştırma
Cümleyi lie in ifadesinin doğru biçimiyle tamamla: The key ____ checking the details carefully.
Cevabı göster
lies in
and requires a trigger to start functioning.
0:43ve çalışmaya başlamak için bir tetikleyiciye ihtiyaç duyar.
Like any machinery, ...: açıklamaya bir benzetmeyle başlamak
Like any machinery, solunum sisteminin parçalarını ve onu başlatan etkeni anlatmadan önce sistemi bir makine düzeniyle karşılaştırır. Bu karşılaştırma, okuyucuya tanımadığı bir sistemi anlaması için tanıdık bir model sunar. Burada like, “benzer” anlamına gelen bir edattır; “hoşlanmak” anlamındaki fiil değildir. Başlangıç öbeği bilgiyi düzenler: önce benzetme, ardından ortak özellikler gelir.
Alıştırma
Cümlenin başındaki Like any machinery öbeği ne işe yarar?
- Parçaların ve tetikleyicinin daha kolay anlaşılması için solunum sistemini makine düzenine benzetir.
- Solunum sisteminin gerçek anlamda bir makine olduğunu söyler.
- Konuşanın makinelerden hoşlandığını söyler.
Cevabı göster
Parçaların ve tetikleyicinin daha kolay anlaşılması için solunum sistemini makine düzenine benzetir.
consists of: bir bütünü oluşturan parçaları belirtmek
Consists of, “...den oluşur” anlamına gelir. Bu cümlede it bütünü, specialized components ise o bütünü oluşturan parçaları gösterir. “Bütün + consist(s) of + parçalar” kalıbını kullanın. Özellikle tanımlarda ve bir şeyin bileşenlerini sıralayan bilimsel veya teknik açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
consist of ifadesinin doğru biçimini kullanın: The emergency kit ____ a flashlight, water, and bandages.
Cevabı göster
consists of
making up: “oluşturan” anlamındaki -ing grubu
Burada making up, “oluşturan” veya “meydana getiren” anlamındadır. Structures and tissues parçalardır; the lungs ise bu parçaların oluşturduğu bütündür. Making up the lungs, structures and tissues ifadesini niteleyen bir -ing ortaç grubudur. Bu yapı that make up the lungs biçiminde genişletilebilir.
Alıştırma
“Oluşturan” anlamında make up fiilinin -ing biçimini kullanın: The islands ____ the chain are all volcanic.
Cevabı göster
making up
as well as: aynı türden başka bir öğe eklemek
Burada as well as aynı türden bir öğe daha ekler: daha önce sözü edilenlere ek olarak diğer solunum organları da kapsama alınır. A as well as B yapısında A çoğunlukla ana bilgidir, B ise ek bilgidir. Bu ifade anlam bakımından and sözcüğüne yakın olabilir ancak A ile B'yi her zaman eşit ölçüde vurgulamaz.
Alıştırma
Başka bir kitap türü eklemek için bu dersteki ifadeyi kullanın: The library has comics ____ history books.
Cevabı göster
as well as
to get this machine moving: get + nesne + -ing
To get this machine moving, bu sistemin çalışmaya başlamasını sağlamak demektir. this machine, makineye benzetilerek anlatılan solunum sistemini ifade eder. Baştaki to amacı gösterir: sistemi çalıştırmak için otonom sinir sistemine ihtiyaç vardır. get + nesne + -ing yapısında -ing biçimi, nesnenin başlamasının sağlandığı etkinliği veya içine sokulduğu durumu anlatır. Burada moving nesne tamamlayıcısıdır; ana fiil değildir ve bir yerden başka bir yere gitmek yerine çalışmak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi get + nesne + -ing ile tamamlayın. the players ve move fiilini kullanın: The coach used a quick game to ____.
Cevabı göster
get the players moving
autonomic nervous system: hayati işlevlerin bilinçsiz kontrolü
Otonom sinir sistemi; kalp atışı, sindirim ve solunumun otomatik kontrolü gibi hayati vücut işlevlerini bilinçli olarak düşünmeye gerek kalmadan düzenleyen sinir sistemi bölümüdür. Bu cümlede virgülden sonraki açıklama, terimi bilinçsiz çalışan bir kontrol sistemi olarak sunar. Bu bilgi, kişi her bir komutu vermeden vücudun bu işlevleri nasıl sürdürdüğünü anlamaya yardımcı olur. Burada autonomic, istem dışı düzenlemeyle ilgili demektir; günlük dildeki automatic sözcüğüyle aynı değildir.
Alıştırma
Bu bağlamda autonomic nervous system ne yapar?
- Makinelerin otomatik olarak çalışmasını sağlar.
- Kişinin isteyerek hatırladığı anıları depolar.
- Bilinçli çaba olmadan birçok hayati işlevi düzenler.
Cevabı göster
Bilinçli çaba olmadan birçok hayati işlevi düzenler.
As the body prepares to take in oxygen-rich air, Notlar
1:01Vücut oksijen açısından zengin havayı almaya hazırlanırken,
As the body prepares to...: as eş zamanlı bir arka plan sunar
As the body prepares to... ifadesinde as, bir zaman yan cümlesi başlatarak iken veya sırasında anlamına gelir. Vücudun hazırlığı, sürecin aynı aşamasında gerçekleşen başka bir olaya arka plan oluşturur. as + özne + fiil kalıbı, bir açıklamada eş zamanlı gerçekleşen veya birlikte gelişen olayları bağlamak için kullanışlıdır. Burada as zaman bildirir; çünkü ya da rolünde anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede as, başka bir değişimle aynı anda gerçekleşen arka plan sürecini başlatır?
- As the road was closed, we took another route.
- As the soup cools, its surface begins to thicken.
- She works as a nurse at the clinic.
Cevabı göster
As the soup cools, its surface begins to thicken.
take in oxygen-rich air: “solumak” anlamında take in
take in oxygen-rich air ifadesinde take in, “havayı vücudun içine çekmek”, yani solumak anlamına gelir. Bu bir öbek fiildir; bu nedenle take ve in tek bir birim olarak birlikte anlaşılmalıdır. take in ifadesinin anlamını nesne ve bağlam belirler. Solunum bağlamında nesne air olduğunda, gerçek anlamda hava almayı anlatır; bir şeyi anlamak veya birine kalacak yer sağlamak anlamına gelmez.
Alıştırma
take ile başlayan ve “havayı vücudun içine çekmek” anlamına gelen öbek fiille cümleyi tamamlayın: During the breathing exercise, slowly ____ air through your nose.
Cevabı göster
take in
this system sends a signal to the muscles around your lungs, Kalıp ifadeler
1:04bu sistem akciğerlerinizin etrafındaki kaslara bir sinyal gönderir,
sends a signal to: gönderenden alıcıya uzanan yapı
sends a signal to the muscles ifadesinde send a signal, “bilgi veya talimat iletmek” anlamına gelir. Sistem gönderendir, kaslar ise alıcıdır. send a signal to + alıcı yapısını kullanın. Buradaki signal yalnızca trafik sinyali değildir; vücut veya elektronik bir sistem tarafından taşınan bir mesaj da olabilir.
Alıştırma
send a signal to yapısını doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın: When the tank is full, the sensor ____ the pump.
Cevabı göster
sends a signal to
and contracting the intercostal muscles between your ribs
1:09ve kaburgalarınızın arasındaki interkostal kasları kasarak
flattening the diaphragm and contracting the intercostal muscles: paralel -ing öbekleri
flattening the diaphragm ve contracting the intercostal muscles, and ile bağlanan paralel iki -ing öbeğidir. İkisi de daha önce sözü edilen sinyale bağlanır ve o sinyalin yol açtığı eylemleri belirtir. Bunlar bağımsız ana cümleler değildir. Bu yapı, her eylem için özneyi ve çekimli fiili tekrarlamadan, yakından bağlantılı iki eylemi tek bir açıklamada birleştirir.
Alıştırma
Hangi cümle, ana olayın etkilerini eklemek için paralel iki -ing öbeğini doğru kullanır?
- The fan started, cool the room and pushing air through the hall.
- The fan started, cooling the room and pushing air through the hall.
- The fan started, cooling the room and pushed air through the hall.
Cevabı göster
The fan started, cooling the room and pushing air through the hall.
to create more space for the lungs to expand. Dilbilgisi
1:13akciğerlerin genişlemesi için daha fazla alan yaratır.
to create more space for the lungs to expand: amaç ve mastarın öznesi
to create more space mastar yapısı amaç bildirir; önceki eylemlerin neden gerçekleştiğini açıklar. Bu yapının içindeki for the lungs to expand, for + isim öbeği + to-infinitive kalıbını izler. the lungs isim öbeği, expand eyleminin öznesini belirtir; yani alan, akciğerlerin genişleyebilmesi için yaratılır.
Alıştırma
Hangi cümle, amaç bildiren mastarı ve for + isim + to-infinitive yapısını doğru kullanır?
- We moved the chairs to create more space for the children to play.
- We moved the chairs for create more space to the children playing.
- We moved the chairs to creating more space for the children play.
Cevabı göster
We moved the chairs to create more space for the children to play.
wooshes: uğultu etkisi taşıyan hızlı hareket
Wooshes, sesi taklit eden canlı bir fiildir. Burada havayı burna ve ağza hızla girerken, uğultulu bir geçiş sesi izlenimi verecek biçimde anlatır. Bu sözcük bilimsel açıklamayı daha canlı kılar; hava akışını tanımlayan teknik bir terim değildir. Hareketin sesini düşündürebilir, ancak sesin gerçekten yüksek olduğunu söylemek zorunda değildir.
Alıştırma
"Cold air wooshes through the vent" cümlesine wooshes nasıl bir anlam katar?
- Havanın hareketsiz ve sessiz kaldığı hissi
- Uğultulu bir sesle hızlı hareket etme hissi
- Hava sıcaklığının kesin bir ölçümü
Cevabı göster
Uğultulu bir sesle hızlı hareket etme hissi
and into the bronchi that split at the trachea's base,
1:20ve soluk borusunun tabanında ikiye ayrılan bronşlara ulaşır,
with one entering each lung: with + isim + -ing
With one entering each lung, with + isim/zamir + -ing biçiminde ek bilgi veren bir yapıdır. One iki bronştan birini belirtir; entering ise o bronşun ne yaptığını anlatır. Ana cümlenin çekimli fiili değildir. Bu ifade, iki bronşun ayrıldığını ve her akciğere birinin girdiğini kısa biçimde ekler. Bu yapı yeni bir tam cümle başlatmadan arka plan, eş zamanlı durum veya sonuç bilgisi eklemeyi sağlar.
Alıştırma
İki kamp alanı var. Lead fiilinin -ing biçimini kullanarak with + isim + -ing yapısını tamamlayın: The trail divides into two paths, with one ____ to each campsite.
Cevabı göster
leading
Başlangıç benzetmesi olarak Like tree branches
Like tree branches bir karşılaştırmadır; gerçek anlamlı bir ifade değildir. Ağaç dallarının tekrar tekrar ayrılışını gözünüzde canlandırmanızı sağlayarak küçük tüplerin çok daha ince geçitlere nasıl dallandığını anlamanıza yardım eder. İfadenin başta yer alması, önce tanıdık görüntüyü verir, sonra bunu bilimsel açıklamaya bağlar. Like + isim öbeği kalıbı, bilinmeyen bilgiyi düzenlemeye yardımcı olan bir benzetme sunabilir.
Alıştırma
Bu cümlede Like tree branches, ne işe yarar?
- Tüplerin hangi malzemeden yapıldığını açıklar.
- Tüplerin içinde ağaç dallarının büyüdüğünü söyler.
- Tüplerin dallanan şeklini ağaç dallarıyla karşılaştırır.
Cevabı göster
Tüplerin dallanan şeklini ağaç dallarıyla karşılaştırır.
divide into thousands: bir yapının birçok parçaya dönüşmesi
divide into thousands ifadesinde divide into, bir şeyin bölünerek veya dallanarak birçok parça oluşturması demektir. Bölünen öğe small tubes, yani küçük tüplerdir; thousands ise ortaya çıkan daha ince geçitlerin sayısının çok büyük olduğunu belirtir. Bir bütün bölümlere, gruplara veya dallara dönüştüğünde divide into + sayı ya da ortaya çıkan parçalar yapısını kullanın. Burada into sonucu gösterir; matematiksel bölme işlemini anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi divide into ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: At the fork, the path ____ three smaller trails.
Cevabı göster
divides into
It's tempting to think of the lungs as huge balloons, Dilbilgisi
1:32Akciğerleri devasa balonlar gibi düşünmek cazip gelebilir,
It's tempting to think of A as B: ilk sezgisel tasavvur
Burada It's tempting to think... bu benzetmenin ilk anda kolay ve doğal biçimde akla geldiğini anlatır. tempting, düşüncenin çekici ya da makul görünmesini belirtir; akciğerlerin birini baştan çıkardığı anlamına gelmez. Cümle, It's tempting to + fiil ile think of A as B yapılarını birleştirir. Genellikle önce sezgisel bir tasavvuru kabul eder, ardından gelen karşıtlıkla onu düzeltir veya sınırlar.
Alıştırma
Sezgisel fakat sınırlı bir benzetme sunan yapıyla cümleyi tamamlayın: ____ the brain ____ a computer, but the comparison has limits.
Cevabı göster
It's tempting to think of · as
instead of being hollow: beklenen bir olasılığı reddetmek
Instead of being hollow, beklenen ancak reddedilen olasılığı belirtir: akciğerlerin içi boş değildir ve cümle bu tasavvurun yerine gerçekte doğru olan durumu koyar. instead of ifadesinden sonra bir isim, zamir veya -ing biçimi gelir. Burada being, be fiilinin -ing biçimidir; bu nedenle being hollow, instead of ifadesinden sonra kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayın. instead of sonrasında take fiilinin -ing biçimini kullanın: Instead of ____ the elevator, Mia used the stairs.
Cevabı göster
taking
with the bronchioles running throughout the parenchyma tissue. Dilbilgisi
1:38ve bronşiyoller tüm parankim dokusu boyunca uzanır.
with the bronchioles running throughout...: with + isim + -ing yapısı
with + isim + -ing yapısı, ana betimlemeye bir arka plan durumu ekler. Burada the bronchioles, running sözcüğünün anlamca öznesidir ve ifade bronşçukların doku içinde nasıl dağıldığını açıklar. Borular, yollar, kablolar veya çizgiler için run through ya da run throughout, «koşmak» değil, «içinden geçerek uzanmak» veya «geneline yayılmak» anlamına gelebilir. Kısa with ifadesi bu bilgiyi ayrı bir ana yargı yerine ikincil bir arka plan bilgisi olarak sunar.
Alıştırma
Hangi cümle arka plan durumu eklemek için with + isim + -ing yapısını doğru kullanır?
- The cave walls were damp, water ran through narrow cracks.
- The cave walls were damp, with water running through narrow cracks.
- The cave walls were damp, with water was running through narrow cracks.
Cevabı göster
The cave walls were damp, with water running through narrow cracks.
At the end of each bronchiole is a little air sac Dilbilgisi
1:41Her bronşiyolün ucunda küçük bir hava kesesi
At the end of each bronchiole is...: yerin başa alındığı devrik yapı
Cümle, yer bildiren At the end of each bronchiole ifadesiyle başlar ve ardından is fiilini a little air sac called an alveolus öznesinin önüne getirir. Bu, yerin başa alındığı devrik yapıdır: yer + be + özne. Bu sıralama önce bir yer verir, ardından orada bulunan şeyi tanıtır. Özne önce gelen normal sıralamada cümle A little air sac called an alveolus is at the end of each bronchiole olurdu. Özne, a little air sac called an alveolus isim öbeğinin tamamıdır; baştaki yer ifadesi değildir.
Alıştırma
Hangi cümle bir yerde bulunan şeyi tanıtmak için yerin başa alındığı devrik yapıyı doğru kullanır?
- At the center of the garden a stone fountain is.
- At the center of the garden is a stone fountain.
- A stone fountain at the center of the garden.
Cevabı göster
At the center of the garden is a stone fountain.
an alveolus: tek bir hava kesesinin tekil terimi
Bu cümlede an alveolus, bir bronşiyolün ucundaki küçük bir hava kesesini adlandırır. Gazların kesedeki hava ile yakındaki kan arasında geçtiği yerdir. Alveolus tekildir. Yaygın çoğul biçimi alveoli'dir; bu nedenle an tanımlığı da cümlede tek bir keseden söz edildiğini gösterir.
Alıştırma
Tek bir hava kesesinin bilimsel terimiyle İngilizce cümleyi tamamlayın: The diagram shows ____ at the end of the small airway.
Cevabı göster
an alveolus
containing special proteins called hemoglobin.
1:49kırmızı kan hücreleriyle dolu kılcal damarlarla sarılıdır.
capillaries ... red blood cells ... hemoglobin: içerme zinciri
Bu ifade bir bilgi zinciri kurar. Kılcal damarlar hava kesesini çevreler ve kırmızı kan hücreleriyle doludur; containing special proteins called hemoglobin biçimindeki -ing ifadesi bu kırmızı kan hücrelerini açıklar. Bu küçük ifadenin içinde called hemoglobin, proteinlerin adını belirtir. Dolayısıyla hemoglobin bir kan damarı değil, kırmızı kan hücrelerinin içindeki bir proteindir. Oksijene bağlanabilir; bu da bu yapıların neden birlikte anıldığını açıklar.
Alıştırma
Hangi ifade cümledeki içerme zinciriyle eşleşir?
- Kırmızı kan hücreleri, hemoglobinin çevresini saran hava keseleridir.
- Hemoglobin, kılcal damarları ve kırmızı kan hücrelerini içerir.
- Kılcal damarlar kırmızı kan hücreleri içerir ve bu hücreler hemoglobin içerir.
Cevabı göster
Kılcal damarlar kırmızı kan hücreleri içerir ve bu hücreler hemoglobin içerir.
The air you've breathed in fills these sacs, Öbek fiiller
1:52Soluduğunuz hava bu keseleri doldurarak
you've breathed in: breathe in havayı vücudun içine çekmek demektir
you've breathed in ifadesinde breathe in, havayı vücudun içine çekmek anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada in fiilin bir parçasıdır; tek başına bir yeri belirtmez. You've, you have ifadesinin kısaltmasıdır ve breathed geçmiş zaman ortacıdır. Bütün öbek air sözcüğünü açıklar: the air that you have breathed in.
Alıştırma
Yönergeyi breathe ve içeri yönünü belirten parçacıkla tamamla: During the breathing exercise, ____ slowly through your nose.
Cevabı göster
breathe in
causing the lungs to inflate: sonucu gösteren bir -ing yan cümlesi
causing the lungs to inflate biçimindeki -ing yan cümlesi, hemen önceki olayın sonucunu ekler: o olay gerçekleştikten sonra akciğerler bunun sonucunda büyür. Causing, kendi öznesi olan yeni bir ana fiil değildir. Yan cümlenin içinde cause + nesne + to-infinitive kalıbı kullanılır: cause + the lungs + to inflate. Bu kalıp, bir olayın başka bir şeyin gerçekleşmesine yol açtığını anlatır.
Alıştırma
Cümleyi cause, the door ve slam kullanarak cause + nesne + to-infinitive biçimindeki -ing sonuç kalıbıyla tamamla: A strong gust swept through the room, ____.
Cevabı göster
causing the door to slam
Here is where the vital exchange occurs. Anlatım akışı
1:56İşte hayati alışverişin gerçekleştiği yer burasıdır.
Here is where...: önemli bir yeri veya aşamayı öne çıkarma
Here is where... dinleyicinin dikkatini en önemli yere veya aşamaya yöneltir. Bu cümlede where, the vital exchange occurs yan cümlesini başlatır; dolayısıyla cümle, değişimin nerede gerçekleştiğini bildirir ve where ile soru sormaz. Bir açıklamada bu yapı bilgiyi de düzenler: bir süreci anlatmaktan, dinleyicinin odaklanması gereken adıma geçiş yapar.
Alıştırma
Here is where... bu açıklamada ne işe yarıyor?
- Önemli olayın gerçekleştiği yeri veya aşamayı vurgular.
- Açıklamanın bittiğini belirtir.
- Dinleyiciden bir yerin adını söylemesini ister.
Cevabı göster
Önemli olayın gerçekleştiği yeri veya aşamayı vurgular.
the capillaries are packed with carbon dioxide, Kalıp ifadeler
1:59kılcal damarlar karbondioksit ile doludur,
are packed with: çok büyük miktarda içermek
Are packed with, 'çok büyük miktarda içerir' anlamına gelir. Burada kılcal damarların büyük miktarda karbondioksit içerdiği canlı bir biçimde anlatılır. Packed burada 'paketlenmiş' anlamına gelmez. be packed with + isim yapısında özne, çok dolu olan yeri veya şeyi; with sonrasındaki isim ise onu dolduran şeyi belirtir.
Alıştırma
packed içeren ve 'çok dolu' anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The science museum was ____ excited visitors.
Cevabı göster
packed with
But due to the basic process of diffusion, Kalıp ifadeler
2:05Ancak difüzyonun temel süreci nedeniyle,
due to the basic process of diffusion: bir neden belirtmek
Due to the basic process of diffusion, neden bildiren bir söz öbeğidir. due to + isim öbeği yapısı, daha sonra açıklanan sonucun nedenini belirtir; buradaki isim öbeği the basic process of diffusion ifadesidir. But, bu nedeni önceki anlatımdaki karşıtlığa bağlar; sondaki virgül ise ana cümlenin henüz gelmediğini gösterir. Bu nedenle vurgulanan bölüm bir neden hazırlar, ancak tek başına tam bir cümle oluşturmaz.
Alıştırma
İngilizce cümleyi due to ile tamamlayın: The library closed early ____ a power outage.
Cevabı göster
due to
want to move to a place where there is a lower concentration of their kind. Anlatım akışı
2:09kendi türlerinin konsantrasyonunun daha düşük olduğu bir yere gitmek ister.
want to move: fiziksel bir eğilimin kişileştirilmesi
Want to move, açıklamaya basit bir yapan-ve-eylem yapısı kazandırır: moleküller birer aktör gibi ele alınır ve to move onların görünürdeki amacını belirtir. Böylece neyin hangi yöne hareket ettiğini takip etmek kolaylaşır. Bu, hafif bir kişileştirmedir; gerçek bir istek iddiası değildir. Bu cümlede want to, difüzyon nedeniyle moleküllerin aynı gazın yoğunluğunun daha düşük olduğu bir yere hareket etme eğiliminde olduğunu anlatır.
Alıştırma
Bu bilimsel açıklamada want to move ifadesinin doğru yorumu hangisidir?
- Burada want to move bir kişileştirmedir: fiziksel bir eğilimi sanki bir istekmiş gibi sunar.
- Burada want to move, moleküllerin bilinçli olarak bir hedef seçtiği anlamına gelir.
Cevabı göster
Burada want to move bir kişileştirmedir: fiziksel bir eğilimi sanki bir istekmiş gibi sunar.
So as oxygen crosses over to the capillaries, Öbek fiiller
2:14Böylece oksijen kılcal damarlara geçerken,
crosses over: bir sınırı aşarak hareket etme
Bu cümlede crosses over, “bir sınırı aşarak başka bir alana geçer” anlamındadır. Oksijen sınırın bir tarafından kılcal damarlara geçer; over, hareketi bir taraftan diğerine geçiş olarak gösterir. Cross over alanlar veya uzmanlık sahaları arasındaki geçişi de anlatabilir, ancak bilimsel bağlam burada fiziksel bir aktarım olduğunu açıkça gösterir.
Alıştırma
Cümleyi cross over ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the gate opened, the sheep ____ into the next field.
Cevabı göster
crossed over
grabs it up: oksijen bağlanmasını canlı biçimde anlatan ifade
Burada grabs it up, hemoglobinin oksijene hızla bağlanıp onu bünyesine aldığını anlatan canlı ve mecazi bir ifadedir. It zamiri hemen önce sözü edilen oxygen sözcüğüne gönderme yapar. Bu gündelik hareket fiili, görünmeyen bilimsel bir süreci zihinde canlandırmayı kolaylaştırır. Daha kesin bilimsel dilde hemoglobin binds oxygen veya hemoglobin takes up oxygen denir.
Alıştırma
Bu açıklamada “the hemoglobin grabs it up” ne anlama gelir?
- Hemoglobin oksijeni yakalamak için gerçekten elini kullanır.
- Oksijen hemoglobini yakalayıp götürür.
- Hemoglobin az önce sözü edilen oksijene hızla bağlanır.
Cevabı göster
Hemoglobin az önce sözü edilen oksijene hızla bağlanır.
while the carbon dioxide is unloaded into the lungs. Dilbilgisi
2:18bu sırada karbondioksit akciğerlere bırakılır.
while ...: aynı anda gerçekleşen karşıt süreçler
Burada while, hemen önce anlatılan süreçle aynı anda gerçekleşen başka bir süreci bildiren yan cümleyi başlatır. “Aynı anda” anlamında düşünülebilir. Oksijen ve karbondioksit zıt yönlerde hareket ettiği için while aynı zamanda bir karşıtlığı vurgular. Edilgen is unloaded into ifadesi, karbondioksiti taşıyıcısından “boşaltılıp” akciğerlere bırakılan bir şey olarak sunar.
Alıştırma
"One pump fills the tank while another drains it," cümlesinde while neyi gösterir?
- Zıt iki süreç aynı anda gerçekleşir.
- İkinci pompa çalışmaz.
- Depo ancak doldurma tamamlandıktan sonra boşaltılır.
Cevabı göster
Zıt iki süreç aynı anda gerçekleşir.
The oxygen-rich hemoglobin is then transported throughout the body
2:21Oksijen açısından zengin hemoglobin daha sonra tüm vücuda
via the bloodstream: bir güzergâh veya araç belirtmek
via the bloodstream ifadesinde via, “yoluyla” veya “üzerinden” anlamına gelir. Oksijen bakımından zengin hemoglobinin vücutta taşındığı yolun kan dolaşımı olduğunu belirtir. Via sözcüğünden sonra bir güzergâhı, kanalı, aracı veya ara noktayı adlandıran bir isim öbeği gelir. Kısa ve özdür; çoğu zaman günlük alternatiflerden daha resmî duyulur.
Alıştırma
Hangi cümlede via bir kanalı belirtmek için doğru kullanılmıştır?
- The clinic sent the results via a secure online portal.
- The clinic via checked the results yesterday.
- The clinic sent via that the results were ready.
Cevabı göster
The clinic sent the results via a secure online portal.
But what do our lungs do with all that carbon dioxide? Anlatım akışı
2:26Peki akciğerlerimiz onca karbondioksiti ne yapar?
But what do...? Exhale it, of course: kendi kendine soru ve yanıt
Konuşmacı bir soru sorup hemen kendisi yanıtlıyor. Bu kendi kendine soru-cevap yapısı, açıklamanın bir sonraki adımını tanıtır ve dinleyicinin süreci takip etmesini sağlar. Exhale it, öznesi söylenmemiş kısa bir yanıttır; akciğerlerimizin, yani bizim, karbondioksiti dışarı verdiğimiz anlamına gelir. Of course, yanıtı önceki açıklamaya göre beklenen veya açık bir şey olarak sunar. Yeni bir kanıt eklemez.
Alıştırma
Bu açıklamada kendi kendine sorulan soru ve hemen verilen yanıtın temel işlevi nedir?
- Bir sonraki adımı tanıtmak ve dinleyicinin açıklamayı takip etmesini sağlamak
- Konuşmacının yanıtı bilmediğini göstermek
- Soruyu yanıtsız bırakmak
Cevabı göster
Bir sonraki adımı tanıtmak ve dinleyicinin açıklamayı takip etmesini sağlamak
The autonomic nervous system kicks in again, Öbek fiiller
2:31Otonom sinir sistemi tekrar devreye girerek,
kicks in again: yeniden çalışmaya başlamak
Bu cümlede kicks in again, yeniden çalışmaya başlamak veya yeniden etki göstermeye başlamak anlamına gelir. Again, otonom sinir sisteminin daha önce etkin olduğunu ve şimdi bir kez daha etkin hâle geldiğini gösterir. Kick in, gerçek anlamıyla kullanılmayan bir phrasal verb'dür. Genellikle bir ilacın, etkinin, mekanizmanın, kuralın veya sistemin çalışmaya ya da etkisini göstermeye başlamasını anlatır.
Alıştırma
Çalışmaya başlamak anlamını verecek şekilde cümleyi kick in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The backup system ____ when the main power fails.
Cevabı göster
kicks in
to ball up: sıkı ve yuvarlak bir biçim almak
to ball up ifadesinde ball, “sıkı ve yuvarlak bir kütle hâline gelmek ya da getirmek” anlamında bir fiildir. Diyafram gerçek anlamda bir topa dönüşmez; bu ifade onun kavislenerek yuvarlak bir biçim almasını canlı bir şekilde anlatır. causing the diaphragm to ball up bölümünde yapı cause + nesne + to mastarıdır. to ball up mastarı, önceki hareketin yol açtığı biçim değişikliğini belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede ball up, “sıkı ve yuvarlak bir kütle hâline gelmek” anlamında kullanılmıştır?
- The balloon began to swell up in the sun.
- The damp paper began to ball up in her hand.
- The blanket began to spread out across the bed.
Cevabı göster
The damp paper began to ball up in her hand.
making ... and forcing ...: iki sonucu paralel bağlamak
making ... ve forcing ... biçimindeki -ing bölümleri and ile bağlanır ve ikisi de önceki hareketin sonuçlarını belirtir. İlki make + nesne + sıfat yapısını kullanır: making the chest cavities smaller. İkincisi force + nesne + to mastarı yapısını kullanır: forcing the lungs to compress. Bunlar ayrı ana cümleler değil, çekimsiz -ing yan cümlecikleridir. Önceki cümleciğe bağlanmaları neden-sonuç zincirini kısa ve düzenli tutar, ayrıca iki sonucun da aynı süreçten doğduğunu gösterir.
Alıştırma
“The heater switched on, warming the room and melting the frost on the window,” cümlesinde warming ve melting ne işe yarar?
- Isıtıcının açılmasının iki sonucunu anlatırlar.
- Henüz gerçekleşmemiş iki planı anlatırlar.
- İki bağımsız ana cümle oluştururlar.
Cevabı göster
Isıtıcının açılmasının iki sonucunu anlatırlar.
The carbon dioxide-rich air is expelled, Kelime
2:42Karbondioksit açısından zengin hava dışarı atılır
carbon dioxide-rich air: X-rich birleşik sıfatı
carbon dioxide-rich air ifadesinde carbon dioxide-rich, air sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. Havanın çok miktarda veya yüksek yoğunlukta karbondioksit içerdiğini belirtir. Burada rich, “çok içeren” anlamındadır; “varlıklı” anlamına gelmez. X-rich kalıbı, oxygen-rich blood veya nutrient-rich food örneklerinde olduğu gibi bir madde ya da bileşenle kullanılabilir. Bir isimden önce geldiğinde bu birleşik yapı normalde kısa çizgiyle yazılır.
Alıştırma
“Protein bakımından zengin” anlamındaki birleşik sıfatı tamamlayın: Beans can be a protein-____ food.
Cevabı göster
rich
So that's how these spongy organs keep our bodies efficiently supplied with air. Notlar
2:46İşte bu süngerimsi organlar vücudumuza verimli bir şekilde hava sağlamayı böyle sürdürür.
So that's how: süreç açıklamasını sonuçlandırma
So that's how, bir süreç veya mekanizma açıklandıktan sonra sonuç bildiren bir ifade olarak kullanılır. Bu cümlede how, daha önce anlatılan tüm solunum sürecine gönderme yapar ve onu şu sonuca bağlar: Organlar vücuda hava sağlamaya devam eder. İfadenin parçaları açıklamayı düzenler: So bir sonuca geçildiğini belirtir, that önceki açıklamaya gönderme yapar ve how bu açıklamayı yöntem ya da mekanizma olarak tanımlar. Yeniden kullanılabilen yapı, So that's how + sonucu veya işleyişi belirten bir yan cümledir.
Alıştırma
Bir su filtresinin nasıl çalıştığını adım adım açıkladıktan sonra açıklamayı en iyi hangi cümle tamamlar?
- So where is the clean water?
- So that's how the filter cleans the water.
- That's why the filter is under the sink.
Cevabı göster
So that's how the filter cleans the water.
keep our bodies efficiently supplied with air: keep + nesne + past participle
keep our bodies efficiently supplied with air ifadesinde keep, “bir şeyi belirli bir durumda tutmak” anlamına gelir. Kalıp keep + nesne + past participle biçimindedir: our bodies nesnedir, supplied ise sürdürülen durumu anlatır. Supplied bir nesne tümlecidir; ana edilgen fiil değildir. supply A with B yapısı burada supplied with air biçiminde kullanılır; efficiently ise bu tedarikin nasıl sürdürüldüğünü açıklar.
Alıştırma
Süren bir durumu göstermek için cümleyi supply fiilinin past participle biçimiyle tamamlayın: Automatic feeders keep the birds ____ with food.
Cevabı göster
supplied
Lungs inhale and exhale between 15 and 25 times a minute, Kalıp ifadeler
2:51Akciğerler dakikada 15 ila 25 kez nefes alır ve verir,
between 15 and 25 times a minute: sıklık aralığı belirtme
Between 15 and 25 bir alt ve bir üst sınır belirler; iki sınır and ile bağlanır. Times a minute, “her dakika belirli sayıda kez” anlamına gelir; buradaki a, per ile aynı oran anlamını taşır. İfadenin tamamı sıklık bildiren bir zarf öbeğidir: nefes alma ve verme hareketlerinin yalnızca toplam sayısını değil, ne sıklıkla gerçekleştiğini belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp between A and B times a minute/day/week şeklindedir.
Alıştırma
Hangi ifade doğal biçimde “saatte 3 ila 5 kez” anlamına gelir?
- between 3 and 5 times an hour
- between 3 or 5 times an hour
- between 3 and 5 an hour times
Cevabı göster
between 3 and 5 times an hour
which amounts to an incredible 10,000 L of air each day. Kalıp ifadeler
2:55bu da her gün inanılmaz bir şekilde 10.000 litre havaya eşdeğerdir.
which amounts to ...: hesaplanan toplamı belirtmek
Which, tek bir isme değil, hemen önce belirtilen olgunun veya hesabın tamamına gönderme yapar. Virgülden sonraki bölüm, önceki oranın günlük toplama çevrilmiş sonucunu ekleyen açıklayıcı bir ilgi cümleciğidir. Burada amounts to, “toplamı … eder” veya “… miktarına ulaşır” anlamındadır; “önemlidir” anlamına gelmez. which amounts to + sayı kalıbı, önceki bir sayının toplandığında veya dönüştürüldüğünde ulaştığı sonucu göstermek için kullanılır.
Alıştırma
“Her daily practice amounts to three hours a week,” cümlesinde amounts to ne anlama gelir?
- bu üç saatten ayrıdır
- toplamı üç saat eder
- üç saat boyunca önemlidir
Cevabı göster
toplamı üç saat eder
don't sweat it: gündelik olarak “endişelenme” demek
Don't sweat it, “bunun için endişelenme” veya “sorun değil” anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Buradaki sweat sözcüğü gerçek anlamıyla “terlemek” demek değildir. Bu cümlede ifade, iş miktarı fazla olsa da dinleyicinin endişelenmesine gerek olmadığını söyleyerek onu rahatlatır. Genel olarak küçük bir sorunu veya düzeltilebilir bir hatayı daha az ciddi göstermeye yarar.
Alıştırma
Değerlendirin: Bir arkadaşınız, düzeltebileceğiniz küçük bir yazım hatası için endişeleniyor. “Don't sweat it; we can fix it” demek uygun mudur?
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun
Your lungs and your autonomic nervous system have got it covered. Deyimler
3:01Akciğerleriniz ve otonom sinir sisteminiz bu işi hallediyor.
have got it covered: her şey kontrol altında
have got it covered ifadesinde covered, fiziksel olarak 'üstü örtülü' değil, 'hallediliyor' veya 'kontrol altında' demektir. İfadenin tamamı, bir görev ya da sorunun zaten yönetildiğini ve ek yardıma gerek olmadığını söyleyerek karşı tarafın içini rahatlatır. Buradaki it, nefes alma adlı karmaşık işi anlatır. Cümle, akciğerleri ve otonom sinir sistemini bu işi otomatik olarak yöneten unsurlar olarak gösterir.
Alıştırma
'Bu işi ben hallederim, endişelenmene gerek yok' anlamındaki günlük ifadeyle yanıtı tamamla: Who will book the tickets? — ____.
Cevabı göster
I've got it covered