Neden bazı insanlar kel kalır? - Sarthak Sinha: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, saç köklerinin büyüme, gerileme ve dinlenme döngüsünü; genetik, hormonlar, stres, doğum veya kemoterapinin bu döngüyü nasıl bozabildiğini ve mevcut ya da deneysel tedavilerin saç büyümesini nasıl yeniden başlatmaya çalıştığını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. this dense thicket. — Deyimler ve Mecazi İfadeler: Kelime anlamıyla sık çalılıklar bütünü olan thicket sözcüğünün, saçlı bir derideki 100.000–150.000 teli göz önüne getiren canlı bir metafora nasıl dönüştüğünü anlayacaksınız. Böylece bilim anlatıcılarının anatomiyi ve büyük sayıları, olgusal açıklamayı değiştirmeden daha kolay canlandırmak için somut imgelerden yararlandığını fark edebilirsiniz. 2. can be attributed to male pattern baldness. — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: male pattern baldness ifadesinin burada erkeklerdeki vakaların çoğunu açıklayan, DHT duyarlılığıyla bağlantılı kalıtsal saç kaybını anlattığını; can be attributed to kalıbının ise sonucu nedene resmî biçimde bağladığını öğreneceksiniz. Bu, hem tıbbi kavramı hem de bilimsel haberlerdeki temkinli nedensellik dilini yorumlamanızı sağlar. 3. while balding may look permanent, scientific investigation has revealed the opposite. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: while ile önce makul görünen bir izlenimin kabul edildiğini, ardından ana cümlenin bilimsel kanıtla bu izlenimi tersine çevirdiğini göreceksiniz. Bu karşıtlık yapısını, tedavileri veya başka çözümleri sunmadan önce dinleyiciyi bir varsayımdan şaşırtıcı sonuca taşımak için kullanabilirsiniz.
Bu derste
What do Charles Darwin, Michael Jordan, and Yoda have in common? Anlatım akışı
0:06Charles Darwin, Michael Jordan ve Yoda'nın ortak noktası nedir?
What do ... have in common?: ortak noktayı sormak
Have in common, “ortak bir özelliğe veya niteliğe sahip olmak” demektir. What do A, B, and C have in common? kalıbında zamanı do taşır, have ise yalın hâlde kalır. Cevap, birlikte sahip olunan bir nesneyi değil, ortak bir özelliği belirtir. Birbirinden çok farklı insanları veya şeyleri aynı soruda bir araya getirmek, aralarındaki gizli bağa karşı merak uyandırır. Bu kalıp bir karşılaştırma başlatabilir ve ana konuya geçiş sağlayabilir.
Alıştırma
What do ... have in common? kalıbını tamamlayın: What do these two stories ____?
Cevabı göster
have in common
are bald, in some cases by their own choice. Kalıp ifadeler
0:15keldir, bazılarında bu kendi tercihleridir.
historical and fictive individuals: gerçek tarihî kişiler ve kurgusal kişiler
Bu isim öbeğinde yan yana gelen historical ve fictive sıfatlarının ikisi de individuals sözcüğünü niteler. Bu karşıtlıkta historical individuals, tarihten veya kamusal yaşamdan bilinen gerçek kişileri; fictive individuals ise hikâyeler için yaratılmış kişileri ifade eder. Böylece gerçek ve hayalî kişiler aynı karşılaştırmaya dâhil edilir. Burada fictive, “hayal gücüyle yaratılmış” demektir. Defective anlamına gelmez ve yalan söyleyen birini tanımlamaz.
Alıştırma
Bu cümlede historical and fictive individuals nasıl bir karşıtlık ifade ediyor?
- Tarihten veya kamusal yaşamdan bilinen gerçek kişiler ile yaratılmış karakterler
- Fiziksel kusurları olan kişiler ile olmayan kişiler
- Tarih çalışan kişiler ile kurgu yazan kişiler
Cevabı göster
Tarihten veya kamusal yaşamdan bilinen gerçek kişiler ile yaratılmış karakterler
by their own choice: özgürce seçmek
by their own choice ifadesinde by, durumun nedenini veya dayanağını belirtir: Bu kişiler kel olmayı kendileri seçtikleri için keldir. own, kararın başkasına değil, kendilerine ait olduğunu vurgular. İfadenin tamamı “gönüllü olarak” veya “kendileri böyle seçtiği için” anlamına gelir. Kelimesi kelimesine “seçimleri aracılığıyla” şeklinde anlaşılmamalıdır.
Alıştırma
Cümleyi Leo'ya uygun by one's own choice biçimiyle tamamlayın: Leo left the team ____.
Cevabı göster
by his own choice
For centuries, a shining dome has been a symbol of intelligence. Deyimler
0:18Yüzyıllardır parlayan bir kel kafa, zekanın sembolü olmuştur.
a shining dome: kel baş için mizahi bir benzetme
Dome kelimesinin gerçek anlamı, bir binanın yuvarlak çatısı olan “kubbe”dir. Burada a shining dome, kel bir başı görsel olarak anlatan bir benzetmedir: Baş kubbe gibi yuvarlak görünür ve saçla kaplı olmayan deri ışığı yansıtabilir. Bu ifade, betimlemeyi dolaylı ve mizahi hâle getirir. Bu cümlede mimariyi değil, bir insanın kel başını anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede a shining dome ne anlama gelir?
- Parlak bir şapkanın adıdır.
- Aydınlık bir binanın çatısını tarif eder.
- Kel bir başı mizahi biçimde anlatır.
Cevabı göster
Kel bir başı mizahi biçimde anlatır.
But despite this, many balding people still wish their hair would return. Notlar
0:23Ancak buna rağmen, kelleşen birçok insan hala saçlarının geri gelmesini dilemektedir.
despite this: önceki bilgiyi karşıt bir sonuca bağlamak
Despite this, ‘önceki nokta doğru olsa bile’ anlamına gelir. Buradaki this, kelliğin bir zamanlar bilgelik işareti sayıldığına ilişkin önceki düşünceye gönderme yapar. Bir bağlantı ifadesi olarak önce önceki bilgiyi kabul eder, ardından sıradaki ifadenin onunla karşıtlık oluşturduğunu gösterir. Burada despite sözcüğünden sonra tam bir cümlecik değil, this zamiri gelir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki ‘bu doğru olsa bile’ anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The forecast promised sunshine. ____, it rained all afternoon.
Cevabı göster
Despite this
wish ... would return: kontrol edilmesi zor bir değişimi istemek
Wish their hair would return ifadesinde wish, insanların istediği ancak gerçek veya basit bir tahmin olarak sunmadığı bir durumu başlatır. Saçları henüz geri gelmemiştir ve bu değişim belirsizdir ya da doğrudan kontrolleri dışındadır. Wish + özne + would + fiilin yalın hâli yapısı, istenen bir değişime odaklanır. Burada would return, saçların geri gelmesine yönelik isteği anlatır; bunun gerçekleşeceğini tahmin etmez.
Alıştırma
Dileği would + stop fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: The dog has been barking for an hour. I wish it ____.
Cevabı göster
would stop
why do some people lose their hair, and how can we bring it back? Öbek fiiller
0:30Neden bazı insanlar saçlarını kaybeder ve bunu nasıl geri getirebiliriz?
bring it back?: bir şeyi geri getirmek
Bu soruda bring it back, “bir şeyi geri getirmek veya yeniden var etmek” anlamına gelir. it zamiri hair sözcüğüne gönderme yapar; yani saçın fiziksel olarak bir yerden taşınması değil, kaybedilen saçın yeniden çıkmasının sağlanması sorulmaktadır. Bring back ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir zamirse zamir bring ile back arasına gelir: bring it back denir, bring back it denmez.
Alıştırma
bring back ve it zamirini kullanarak cümleyi tamamlayın: The museum ended its night tour, but next month it plans to ____.
Cevabı göster
bring it back
The full-headed among us have about 100,000 to 150,000 hairs on our scalps, Kelime
0:35Aramızdaki sırma saçlıların kafa derilerinde yaklaşık 100.000 ila 150.000 saç teli bulunur
The full-headed among us: şakacı bir grup adı
Burada The full-headed among us, “aramızda gür saçlı olan kişiler” demektir. The full-headed bir gruba takılan şakacı bir ad gibi işlev görür; among us ise bu grubu “biz”e dahil olan kişilerle sınırlar. Full-headed, a full head of hair ifadesinden türetilmiş sıra dışı bir sözcüktür. Saçla ilgili bu bağlamda başı kaplayan saç miktarıyla ilgili bir şakadır; başın veya zihnin “tam” olması anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede The full-headed among us kimleri ifade ediyor?
- Aramızda başı fiziksel olarak eksiksiz olan kişiler
- Aramızda diğerlerinden daha açık düşünen kişiler
- Aramızda gür saçlı olan kişiler
Cevabı göster
Aramızda gür saçlı olan kişiler
and scientists have discovered two things about this dense thicket. Deyimler
0:41ve bilim insanları bu yoğun ormanlık hakkında iki şey keşfetmiştir.
this dense thicket: sık saçları çalılığa benzeten ifade
Kelime anlamıyla dense thicket, çalıların veya küçük ağaçların birbirine çok yakın büyüdüğü bir alandır. Burada this dense thicket, hemen önce sözü edilen kafa derisindeki 100.000 ila 150.000 saç teli için kullanılan bir benzetmedir. Bu görüntü, çok sayıda saç telinin sıkışık biçimde bir arada durduğunu hayal etmeyi kolaylaştırır. Bilim insanları gerçek bir çalılığı değil, saçı inceliyor.
Alıştırma
Bir anlatıcı şöyle diyor: "Thousands of hairs grow close together on the animal's back. Scientists are studying this dense thicket." this dense thicket ne anlama geliyor?
- Yakındaki bir çalı grubu
- Birbirine yakın büyüyen kıllar
- Bilim insanlarının ekipmanı
Cevabı göster
Birbirine yakın büyüyen kıllar
Firstly, the sprouting hair we see is mostly made up of keratin, Öbek fiiller
0:45Birincisi, gördüğümüz filizlenen saç büyük ölçüde keratinden oluşur;
made up of: bir bütünü nelerin oluşturduğunu söylemek
Be made up of, “-den oluşmak” veya “-den meydana gelmek” anlamına gelir. Özne bütünü adlandırır; of sonrasındaki isim ise bu bütünün malzemesini, üyelerini veya parçalarını belirtir. Cümlede uzayan saç bütündür ve keratin onun ana maddesidir. Burada made up, “uydurulmuş” anlamına gelmez. be made up of + bileşen kalıbı bir oluşum ilişkisi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi be made up of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The committee ____ five volunteers.
Cevabı göster
is made up of
the protein left over from dead cells that are forced upwards as new cells grow beneath them. Notlar
0:50bu, altlarında yeni hücreler büyüdükçe yukarı itilen ölü hücrelerden geriye kalan proteindir.
left over from dead cells: ölü hücrelerden geriye kalan
left over from dead cells ifadesinde left over, önceki bir süreçten sonra bir şeyin kaldığını belirten, geçmiş zaman ortacıyla kurulmuş bir sıfat öbeğidir. protein sözcüğünü niteler ve kalan maddenin kaynağının dead cells olduğunu gösterir. Bu ifade yiyecek, malzeme, zaman veya biyolojik madde gibi geriye kalan şeyleri anlatabilir. Burada solda bulunan bir şeyi değil, ölü hücrelerden geriye kalan maddeyi anlatır.
Alıştırma
Pirinç pilavının önceki bir öğünden kaldığını en doğru hangi ifade anlatır?
- left beside
- left across from
- left over from
Cevabı göster
left over from
are forced upwards: dış bir güçle yukarı itilmek
Are forced upwards edilgen bir fiil öbeğidir. Are forced, hücrelerin fiziksel bir itme aldığını; upwards ise yönün yukarı olduğunu gösterir. Hücreler itme eylemini gerçekleştiren taraf değildir. Burada yeni hücreler eski hücrelerin altında büyür ve eski hücrelerin yukarı hareket etmesine neden olur. Bilimsel açıklamalarda, bilinçli bir uygulayıcıyı adlandırmaktan çok etkilenen varlık ve süreç önemli olduğunda bu edilgen biçim sıkça kullanılır.
Alıştırma
Aşağıda büyüyen yeni hücrelerin eski hücreleri yukarı hareket ettirmesini hangi ifade doğru anlatır?
- are forced upwards
- move upwards
- force upwards
Cevabı göster
are forced upwards
Secondly, the structures that drive hair growth are called hair follicles, Notlar
0:57İkincisi, saç büyümesini sağlayan yapılara saç folikülleri denir;
drive hair growth: drive fiilinin “bir süreci harekete geçirmek” anlamı
drive hair growth ifadesinde drive, “bir sürecin gerçekleşmesine neden olmak, ona güç vermek veya onu ileri taşımak” anlamındadır. Burada bu yapılar, saç büyümesini sağlayan önemli bir mekanizma olarak sunulur; drive, “araç kullanmak” anlamına gelmez. drive + süreç veya değişim biçimindeki bu soyut kullanım, bir etkenin bir şeyin arkasındaki önemli itici güç olduğunu anlatırken yaygındır. drive demand ve drive innovation buna örnektir.
Alıştırma
“Warm temperatures can drive plant growth.” cümlesinde drive ne anlama gelir?
- Bir sürecin gerçekleşmesini engellemek
- Bir sürece neden olmak veya onu harekete geçirmek
- Bir aracı kullanmak
Cevabı göster
Bir sürece neden olmak veya onu harekete geçirmek
hair follicles: saç üreten deri yapıları
Hair follicles terimi, deride bulunan ve tek tek saç tellerinin oluşup büyüdüğü küçük yapıları ifade eder. Bu cümlede hair follicles, saç büyümesinden sorumlu bölümlerin adıdır. Terim çoğuldur: one hair follicle, two or more hair follicles.
Alıştırma
hair follicles nedir?
- Derinin üzerinde görünen saç telleri
- Başın üst kısmını kaplayan deri
- Saç tellerinin çıktığı, deride bulunan küçük yapılar
Cevabı göster
Saç tellerinin çıktığı, deride bulunan küçük yapılar
that forms before we're born and grows hair in an everlasting cycle.
1:04ve biz doğmadan önce oluşur, saçları sonsuz bir döngüde büyütür.
anagen, the growth phase: anagen, yani büyüme evresi
Anagen, saç büyüme döngüsündeki büyüme evresinin adıdır. Bir hastalık ya da ilaç değil, bir evredir. the growth phase ifadesi anagen sözcüğünün hemen ardından gelir ve onu daha basit sözlerle yeniden adlandırır. Bu açıklayıcı yapı, teknik bir terimi tanıtıp aynı anda açıklamayı sağlar.
Alıştırma
“anagen, the growth phase” ifadesinde “the growth phase” ne işe yarar?
- Anagen sırasında kullanılan bir ilacın adını verir.
- Anagen evresinin büyümeden sonra geldiğini söyler.
- Anagen sözcüğünün ne anlama geldiğini açıklar.
Cevabı göster
Anagen sözcüğünün ne anlama geldiğini açıklar.
which up to 90% of your hair follicles are experiencing right now, Kalıp ifadeler
1:15şu an saç foliküllerinizin %90'a kadarı bu evreyi yaşamakta
up to 90%: üst sınır olarak %90
Up to 90%, mümkün olan en yüksek oranı belirtir: oran %90’a ulaşabilir ama daha düşük de olabilir. Oranın her zaman veya tam olarak %90 olduğunu söylemez. Daha genel olarak up to + number, bir miktarın, sürenin, boyutun veya yüzdenin üst sınırını gösterir.
Alıştırma
On saati üst sınır olarak belirten bu dersteki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The battery can last ____ ten hours.
Cevabı göster
up to
causing them to push up hair at a rate of 1 cm per month. Notlar
1:20ve onların saçları ayda 1 cm hızla yukarı itmelerine neden olmaktadır.
causing them to push up hair: sonuç eklemek
causing them to push up hair, cause + nesne + to-infinitive yapısını kullanır: them nesnedir ve to push bu nesnenin yaptığı eylemi belirtir. Burada them, büyüme evresindeki saç foliküllerini ifade eder. causing, önceki ifadeye bağlanan bir -ing biçimi olduğu için bu söz öbeği tek başına tam bir cümle değildir. Önceki durumun sonucunu ekler: bu durum foliküllerin saçı yukarı itmesine neden olur.
Alıştırma
Cümleyi, caused + nesne yapısından sonra gereken leave biçimiyle tamamlayın: The alarm caused everyone ____ the building.
Cevabı göster
to leave
at a rate of 1 cm per month: ölçülen bir hızı ifade etmek
At a rate of, ölçülebilir bir hız, sıklık veya değişim miktarını belirtir. Burada 1 cm per month, saçın her ay yaklaşık bir santimetre uzadığı anlamına gelir. Bu yapıda per, her birim başına anlamındadır: sayı, per sözcüğünden sonra gelen zaman veya başka bir birime göre ölçülür.
Alıştırma
Cümleyi ölçülen bir hızı belirten hedef ifadeyle tamamlayın: The machine prints ____ thirty pages per minute.
Cevabı göster
at a rate of
Anagen can last for 2 to 7 years, depending on your genes. Kalıp ifadeler
1:25Anajen, genlerinize bağlı olarak 2 ila 7 yıl sürebilir.
depending on your genes: bir aralığı onu belirleyen etkene bağlamak
Bu cümlede depending on your genes, kesin sürenin genlere göre değiştiğini anlatır. İki ila yedi yıllık aralık sabit bir sonuç değildir; kişinin bu aralığın neresinde yer alacağını belirlemeye yardımcı olan etken genlerdir. depending on + etken yapısı, bir miktarı, seçimi veya sonucu değiştiren koşulu eklemek için tamamlanmış bir ifadenin ardından gelebilir.
Alıştırma
Sonucu değiştiren etkeni belirten, dersteki iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The hike may take three or four hours, ____ the trail conditions.
Cevabı göster
depending on
signals within the skin instruct some follicles to enter a new phase known as catagen, Kalıp ifadeler
1:31derideki sinyaller bazı foliküllere katajen adı verilen yeni bir evreye girmeleri talimatını verir,
known as catagen: resmî bir adı tanıtmak
a new phase known as catagen ifadesinde known as catagen, phase sözcüğünü niteler ve bu evrenin adını verir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: a new phase that is known as catagen. be known as + ad veya etiket yapısı, bir kişi, nesne ya da düşünce için kabul edilen terimi tanıtır. Burada catagen bir addır; evrenin yaptığı bir eylem değildir.
Alıştırma
Bir adı tanıtan, dersteki iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The process plants use to make food is ____ photosynthesis.
Cevabı göster
known as
the regressing stage: dinlenme değil gerileme
Bu cümlede the regressing stage, bir saç folikülünün aktif büyümeden çıkıp küçülmeye başladığı katajen evresini adlandırır. Regressing, regress fiilinin -ing biçimidir ve daha az gelişmiş, daha küçük veya daha az aktif bir duruma doğru geçişi anlatır. Burada regress, zamanda geriye gitmeyi değil biyolojik bir süreci anlatır. İfade, durağan bir dinlenme döneminden ziyade etkinliğin azaldığı aktif bir geçişi vurgular.
Alıştırma
Bu biyoloji bağlamında the regressing stage ifadesini en iyi hangi cümle açıklar?
- Foliküller en hızlı biçimde büyüyor.
- Foliküller değişmeden dinleniyor.
- Foliküller aktif büyümeden çıkıp küçülüyor.
Cevabı göster
Foliküller aktif büyümeden çıkıp küçülüyor.
causing hair follicles to shrink to a fraction of their original length. Kalıp ifadeler
1:39bu, saç foliküllerinin orijinal uzunluklarının çok küçük bir kısmına kadar küçülmesine neden olur.
shrink to a fraction of their original length: başlangıçtaki uzunluğun küçük bir bölümüne küçülmek
Shrink to a fraction of their original length, çok daha kısa hâle gelip başlangıçtaki uzunluğun yalnızca küçük bir bölümüne düşmek anlamına gelir. shrink to + sonuç yapısında to, değişimden sonra ulaşılan boyutu; of ise karşılaştırmada kullanılan başlangıçtaki bütünü belirtir. Matematik dışındaki günlük İngilizcede a fraction of çoğu zaman bir şeyin küçük bir bölümü anlamına gelir. Belirli bir sayı verilmedikçe kesin bir matematiksel kesir olmak zorunda değildir.
Alıştırma
Cümleyi “başlangıçtaki boyutun yalnızca küçük bir bölümüne düştü” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The compressed file shrank ____ its original size.
Cevabı göster
to a fraction of
Catagen lasts for about 2 to 3 weeks and cuts blood supply to the follicle, Kalıp ifadeler
1:44Katajen yaklaşık 2 ila 3 hafta sürer ve foliküle giden kan akışını keserek
cuts blood supply to the follicle,——kan akışını kesmek
cuts blood supply to the follicle ifadesinde cut, folikülü bıçakla kesmek değil, bir kaynağı kesmek veya durdurmak anlamına gelir. Blood supply to the follicle, foliküle ulaşan kan akışıdır; ifade bu akışın kesildiğini ya da büyük ölçüde azaldığını anlatır. Bu cümlede kan akışındaki bu değişiklik, saçın dökülmeye hazırlandığı biyolojik aşamayı açıklar.
Alıştırma
Tıbbi ifadeyi tamamlayın: A clot can ____ part of the brain.
Cevabı göster
cut blood supply to
club hair——dökülmeye hazır kıl
Club hair, saç döngüsünde aktif büyümesi durmuş, dinlenme durumuna geçmiş ve dökülmeye hazır bir kılı ifade eden teknik bir terimdir. Bu cümlede creating a club hair, kılın bu dökülmeye hazır aşamaya ulaştığını anlatır. Buradaki club, sosyal bir kulübü değil, kıl kökünün veya saç bulbusunun uç kısmındaki kulüp biçimli görünümü ifade eder. Ardından gelen meaning it's ready to be shed ifadesi, cümledeki biyolojik anlamı doğrudan açıklar.
Alıştırma
Saç döngüsü açıklamasında club hair ne anlama gelir?
- büyümesi durmuş ve dökülmeye hazır bir kıl
- en hızlı şekilde büyüyen bir kıl
- sosyal bir kulüple ilişkili bir saç stili
Cevabı göster
büyümesi durmuş ve dökülmeye hazır bir kıl
which lasts for 10 to 12 weeks and affects about 5 to 15% of your scalp follicles.
1:57bu evre 10 ila 12 hafta sürer ve kafa derinizdeki foliküllerin yaklaşık %5 ila %15'ini etkiler.
telogen, the resting phase: saç döngüsündeki bir evreyi adlandırıp açıklama
Telogen, saçın büyüme döngüsündeki dinlenme evresidir. Bu, folikülün saçı etkin biçimde uzatmadığı geçici bir evredir; büyümenin sonsuza kadar durduğu anlamına gelmez. The resting phase isim öbeği açıklayıcı bir eş adlandırmadır: telogen teknik terimini başka bir adla açıklar. Bilimsel metinlerde teknik bir terimin ardından virgül ve daha basit bir açıklama gelmesi yaygındır.
Alıştırma
Telogen, the resting phase ifadesinde the resting phase hangi görevi görür?
- Telogen teknik terimini daha basit sözcüklerle açıklar.
- Saç döngüsünün kalıcı olarak durduğunu belirtir.
- Telogen evresini keşfeden kişinin adını verir.
Cevabı göster
Telogen teknik terimini daha basit sözcüklerle açıklar.
up to 200 club hairs can be shed in a day, Dilbilgisi
2:05bir günde 200'e kadar kulüp saç dökülebilir
can be shed: can + be + geçmiş zaman ortacı
Can be shed, modal can + be + geçmiş zaman ortacı kalıbını izler. Bu, modal içeren edilgen bir yapıdır: can olasılık katar, be edilgen yapıyı kurar ve shed geçmiş zaman ortacıdır. Saç telleri bu süreci yaşar; neden veya eylemi yapan belirtilmez. Bu bağlamda shed; saç, deri, tüy ve yaprak gibi şeylerin doğal olarak gevşeyip düşmesi veya kaybedilmesi anlamına gelir. Shed düzensiz bir fiildir: yalın biçimi, geçmiş zamanı ve geçmiş zaman ortacı aynı yazılır.
Alıştırma
Bilimsel cümleyi hedef modal edilgen yapıyla tamamlayın: Old feathers ____ naturally during molting.
Cevabı göster
can be shed
begins anew: en baştan yeniden başlamak
Burada begins anew, “en baştan yeniden başlar” anlamına gelir. Bir büyüme döngüsü sona ermiştir ve şimdi sonraki döngü başlar. Anew, begins fiilini niteleyen bir zarftır. Anew tek kelimedir. İki kelimelik a new farklı bir yapıya sahiptir: a bir belirleyicidir, new ise ardından gelen ismi niteler; örneğin a new cycle.
Alıştırma
Cümleyi “en baştan yeniden” anlamına gelen tek kelimelik, daha resmî zarfla tamamlayın: When the countdown reaches zero, the challenge begins ____.
Cevabı göster
anew
But not all...: kısmi olumsuzluk ve istisnalara geçiş
Not all heads are hairy ifadesinde not, all sözcüğüne uygulanır. Bu kısmi olumsuzluktur: her başın saçlı olduğu düşüncesini reddeder, dolayısıyla en azından bazı başlar saçlı değildir. Hiçbir başın saçlı olmadığı anlamına gelmez. Baştaki But, genel bir açıklamadan istisnaya geçildiğini gösterir. Başka durumlarda da kullanılabilen But not all + çoğul isim + yüklem kalıbı, geniş bir ifadeyi sınırlar ve farklı durumları tanıtır.
Alıştırma
“Most parks have trees, but not all parks have playgrounds,” cümlesindeki “not all parks have playgrounds” bölümü ne anlama gelir?
- Bazı parkların oyun alanı yoktur.
- Hiçbir parkın oyun alanı yoktur.
- Her parkın bir oyun alanı vardır.
Cevabı göster
Bazı parkların oyun alanı yoktur.
some of them grow increasingly patchy over time in response to bodily changes. Kalıp ifadeler
2:16bunlardan bazıları bedensel değişikliklere tepki olarak zamanla giderek daha da seyrekleşir.
in response to bodily changes: bedensel değişikliklere tepki olarak
In response to, bir tepkiyi veya değişimi tetikleyen koşulu ya da olayı belirtir. Burada bedensel değişiklikler, seyrekliğin giderek artmasını tetikler; response sözlü bir yanıtı değil, fiziksel bir tepkiyi ifade eder. Bir eylem veya değişim belirli bir etkene tepki olarak gerçekleştiğinde in response to + isim veya isim öbeği yapısını kullanın.
Alıştırma
Cümleyi “bir şeye tepki olarak” anlamındaki resmî ifadeyle tamamlayın: The museum extended its hours ____ visitor demand.
Cevabı göster
in response to
95% of baldness in men can be attributed to male pattern baldness. Kültür
2:22Erkeklerdeki kelliğin %95'i erkek tipi kelliğe bağlanabilir.
can be attributed to male pattern baldness: erkek tipi kelliğe bağlanabilir
Can be attributed to; bir açıklama, kaynak veya neden belirtmek için kullanılan resmî bir edilgen yapıdır. X can be attributed to Y, Y'nin X'i açıklayabildiği veya X'in kaynağı sayılabildiği anlamına gelir. Can, bunun kesin bir iddia değil, makul biçimde yapılabilecek bir açıklama olduğunu gösterir. Male pattern baldness, erkeklerde görülen ve tanınabilir bir dağılımı olan yaygın bir saç dökülmesi türünün standart adıdır. Pattern, saç dökülmesinin nasıl geliştiğini veya dağıldığını belirtir; dekoratif bir desen anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle daha iyi eğitimi ekibin gelişiminin açıklaması olarak doğru biçimde gösterir?
- Better training can be attributed to the team's improvement.
- The team's improvement can attribute to better training.
- The team's improvement can be attributed to better training.
Cevabı göster
The team's improvement can be attributed to better training.
follicles become incredibly sensitive to the effects of dihydrotestosterone, Notlar
2:31foliküller dihidrotestosteronun etkilerine karşı inanılmaz derecede hassas hale gelir,
sensitive to the effects of dihydrotestosterone: dihidrotestosteronun etkilerine duyarlı
Bu cümlede become incredibly sensitive to the effects of dihydrotestosterone, foliküllerin dihidrotestosteronun yaptıklarına çok güçlü tepki vermeye başlaması anlamına gelir. Sensitive burada duygusal değil, fiziksel bir tepkiyi anlatır. be or become sensitive to the effects of X yapısı, X'ten kolayca veya güçlü biçimde etkilenmek demektir. the effects of X, tepkiye yol açan etkiyi belirtir.
Alıştırma
Cümlede sensitive to the effects of DHT ne anlama geliyor?
- Foliküller DHT'ye karşı duygusal hisler besler.
- Foliküller DHT'nin her türlü etkisinden korunur.
- Foliküller DHT'nin yaptıklarına çok güçlü tepki verir.
Cevabı göster
Foliküller DHT'nin yaptıklarına çok güçlü tepki verir.
dihydrotestosterone, testosterone'dan üretilen hormonal bir ürün
Dihydrotestosterone, çoğu zaman DHT olarak kısaltılan bir hormonun tam adıdır. Virgülden sonraki a hormonal product made from testosterone ad öbeği, açıklayıcı bir eşleme ifadesidir: terimi başka bir şekilde adlandırarak ne olduğunu açıklar. Made from bir kaynak veya dönüşüm ilişkisini anlatır: testosterone kaynak maddedir, dihydrotestosterone ise üründür. İkisi birbiriyle ilişkilidir, ancak tamamen aynı şeyin iki farklı adı değildir.
Alıştırma
Cümlede a hormonal product made from testosterone ifadesinin görevi nedir?
- Dihydrotestosterone'un ne olduğunu ve nereden geldiğini açıklar.
- Bir saç folikülü türünü açıklar.
- Dihydrotestosterone ile testosterone'un tamamen aynı olduğunu söyler.
Cevabı göster
Dihydrotestosterone'un ne olduğunu ve nereden geldiğini açıklar.
DHT causes shrinkage in these overly sensitive follicles,
2:40DHT bu aşırı hassas foliküllerde küçülmeye neden olarak
shorter and wispier: saçın incelip seyrekleşmesi
Shorter and wispier, making hair ifadesinden sonra iki karşılaştırma sıfatını yan yana getirir. Shorter uzunluğun azalmasını anlatır. Wispy sözcüğünün karşılaştırma biçimi olan wispier ise saçın daha ince, hafif ve seyrek, çoğu zaman ince tutamlar hâlinde görünmesini anlatır. Wispier yalnızca genel bir zayıflık fikri vermez; gözle görülen belirgin bir görünümü betimler. Bu cümlede saç hem kısalır hem de daha az gür görünür.
Alıştırma
Bu cümlede wispier saç hakkında ne anlatıyor?
- Daha ince, hafif ve seyrek görünür.
- Daha güçlüdür ve daha zor kırılır.
- Daha kalın, koyu ve gür görünür.
Cevabı göster
Daha ince, hafif ve seyrek görünür.
along a metric known as the Norwood scale: saç dökülmesini derecelendirme sistemi
Norwood ölçeği, erkek tipi saç dökülmesinin biçimini ve şiddetini açıklamak için yaygın olarak kullanılan sıralı aşamalar bütünüdür. Düşük ve yüksek aşamalar, saç çizgisinin gerilemesi veya tepe bölgesindeki seyrelme gibi değişikliklerin ne kadar ilerlediğini gösterir. Burada metric, bir şeyi ölçme veya derecelendirme sistemini; scale ise sıralı bir derecelendirme sistemini ifade eder. Along the Norwood scale, saç dökülmesini bu aşamalar boyunca kademeli bir ilerleme olarak sunar; scale burada tartı veya harita ölçeği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Norwood ölçeği nedir?
- Erkek tipi saç dökülmesinin şiddetini ve biçimini açıklayan sıralı bir ölçek
- Tek tek saç tellerini tartan bir cihaz
- Saç uzunluğunun metrik birimlerle ölçümü
Cevabı göster
Erkek tipi saç dökülmesinin şiddetini ve biçimini açıklayan sıralı bir ölçek
recedes along the temples: saç çizgisi alnın iki yanında geriler
Burada recedes, “zamanla geriye doğru hareket eder” demektir. Saç için kullanıldığında saç çizgisinin gerilemesini ve daha fazla derinin görünmesini anlatır. Along the temples, bu değişikliğin alnın iki yanında, gözlerle kulaklar arasındaki bölgede olduğunu belirtir. Burada temples, dini yapıları değil şakakları ifade eder.
Alıştırma
Burada “hair recedes along the temples” ne anlama gelir?
- Kulakların üstündeki saçlar uzar.
- Saç çizgisi alnın iki yanında geriye gider.
- Başın üstündeki saçların rengi değişir.
Cevabı göster
Saç çizgisi alnın iki yanında geriye gider.
Then, hair on the crown begins to thin in a circular pattern. Kelime
3:00Sonra, tepedeki saçlar dairesel bir düzende incelmeye başlar.
hair on the crown: başın tepe bölgesindeki saç
Burada crown, başın üst kısmında ve genellikle biraz arkaya yakın olan tepe bölgesini ifade eder. Hair on the crown, bu bölgede uzayan saçtır. Saç dökülmesi anlatılırken crown, şakaklardan ve öndeki saç çizgisinden ayrı bir konumdur. Cümle, oradaki dairesel bir alanda saç yoğunluğunun azalmaya başladığını belirtir.
Alıştırma
“hair on the crown” ifadesinde saç nerededir?
- Alnın gözlere yakın iki yanında.
- Çenenin altında.
- Başın üst bölgesinde.
Cevabı göster
Başın üst bölgesinde.
begins to thin: değişim fiili olarak thin
begins to thin ifadesinde thin, “daha az yoğun hâle gelmek, seyrelmek” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Değişen şey hair olduğu için birinin saçı bilinçli olarak seyreltmesi söz konusu değildir. begin(s) to + fiil yapısı, bir değişimin veya eylemin başladığını gösterir. Burada begins, hair ile uyumludur ve to thin başlayan değişimi adlandırır.
Alıştırma
Cümleyi “daha az yoğun hâle gelmeye başlamak” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: As summer arrived, the dog's heavy coat began ____.
Cevabı göster
to thin
these balding areas meet and expand dramatically, Kalıp ifadeler
3:06bu kelleşen bölgeler birleşir ve dramatik bir şekilde genişler,
eventually leaving only a ring of sparse hair Kelime
3:11sonunda geriye sadece seyrek bir saç halkası kalır
meet and expand dramatically: bölgelerin birleşip büyümesi
Burada meet, ayrı kelleşme bölgelerinin kenarları birbirine değene kadar büyümesini anlatır. İnsanların buluşması anlamına gelmez. Expand, bölgelerin daha fazla alan kaplamaya devam ettiğini belirtir. Dramatically, expand fiilini niteler ve “büyük, fark edilir bir ölçüde” anlamına gelir. meet and expand dizisi, mekânsal değişimin iki aşamasını kısa biçimde anlatır: temas ve ardından büyük büyüme.
Alıştırma
Özne iki bölge olduğunda meet and expand dramatically ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Bölgeler küçülür ve birbirinden daha fazla uzaklaşır.
- Bölgeler bir toplantı planlar ve tiyatral biçimde gösteri yapar.
- Bölgeler birbirine değene kadar büyür ve ardından çok daha büyük hâle gelir.
Cevabı göster
Bölgeler birbirine değene kadar büyür ve ardından çok daha büyük hâle gelir.
a ring of sparse hair: halka biçimi ve düşük yoğunluk
a ring of sparse hair ifadesinde a ring of, kalan saçın başın bir bölümünü çevreleyen bir şerit gibi halka oluşturduğunu anlatır. Sparse, belirgin boşluklarla dağılmış anlamına gelir; yani saçın yoğunluğu düşüktür. Bu ifade şekil ve yoğunluğu birleştirir: ring saçın nasıl dizildiğini, sparse ise o alanda ne kadar az saç bulunduğunu gösterir. Sparse “kısa” demek değildir; seyrek saç uzun da olabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, düşük yoğunluklu saçın şerit biçiminde dağıldığını açıkça anlatır?
- His short hair was thick and covered his whole head.
- Only a ring of sparse hair remained around the sides of his head.
- Each strand of his fine hair was very narrow.
Cevabı göster
Only a ring of sparse hair remained around the sides of his head.
Genetics isn't all that drives hair loss. Dilbilgisi
3:17Genetik, saç dökülmesine yol açan tek şey değildir.
isn't all that drives hair loss: kısmi olumsuzluk
Genetics isn't all that drives hair loss cümlesinde isn't all, genetiğin açıklamanın tamamı olmadığını anlatır. Genetik yine de etkili olabilir; cümle, saç dökülmesine başka etkenlerin de yol açtığını veya onu etkilediğini söyler. Burada all sözcüğünü that drives hair loss ilgi yan cümlesi izler; birlikte “saç dökülmesine yol açan ya da onu etkileyen her şey” anlamına gelir. Drive mecazidir ve bir değişime yol açmak ya da onu güçlü biçimde etkilemek demektir. Bu yapı, bir etkeni göz önünde tutarken tartışmayı diğer etkenlere açar.
Alıştırma
Cümleyi dersteki kısmi olumsuzluk kalıbıyla tamamlayın: Practice ____ progress; helpful feedback matters too.
Cevabı göster
isn't all that drives
Long periods of stress can release signals that shock follicles Kelime
3:19Uzun süreli stres dönemleri, folikülleri şoka sokan
shock follicles: saç foliküllerini güçlü biçimde etkilemek
Burada shock, “aniden ve güçlü biçimde bozmak veya etkilemek” anlamına gelen bir fiildir. Nesnesi follicles olduğundan bu ifade, stresle bağlantılı sinyallerin saç foliküllerine ne yaptığını anlatır; duygusal bir şaşkınlıktan söz etmez. Bilimsel açıklamalarda shock, bir vücut bölümünde, canlıda veya sistemde güçlü bir bozulma yaratmayı anlatabilir. Nesne şaşkınlık hissedemiyorsa “güçlü biçimde bozmak” anlamı çoğu zaman doğru yorumdur.
Alıştırma
Bu cümlede shock follicles ne anlama geliyor?
- Foliküllerin duygusal olarak şaşırmasını sağlamak
- Foliküllerde ani ve güçlü bir bozulmaya neden olmak
- Foliküllere elektrikli bir tedavi uygulamak
Cevabı göster
Foliküllerde ani ve güçlü bir bozulmaya neden olmak
and force them into the resting phase prematurely. Kalıp ifadeler
3:24ve onları zamanından önce dinlenme evresine zorlayan sinyaller salgılayabilir.
force ... into the resting phase prematurely: zamanından önce dinlenme evresine sokmak
force + nesne + into + durum yapısı, dış bir nedenin birini veya bir şeyi bir duruma soktuğunu belirtir. Değişimi gönüllü ya da normal bir süreçten çok, güçlü biçimde meydana getirilmiş olarak sunar. Burada them folikülleri, durum ise the resting phase, yani dinlenme evresini belirtir. Prematurely, “normal veya beklenen zamandan önce” anlamına gelir. force them into the resting phase ifadesini niteler; dolayısıyla ana fikir yalnızca foliküllerin dinlenmesi değil, stresin onları bu evreye gereğinden erken sokmasıdır.
Alıştırma
force fiilinin geçmiş zamanını ve doğru edatı kullanarak force + object + into + state yapısını tamamlayın: The shortened schedule ____ the team ____ the testing phase prematurely.
Cevabı göster
forced · into
Follicles might also lose the ability to go into anagen, Kalıp ifadeler
3:31Foliküller ayrıca anajene girme yeteneğini de kaybedebilir,
lose the ability to go into anagen: anajen evresine girme yetisini kaybetmek
Lose the ability to + fiilin yalın hâli, bir kişinin, vücut bölümünün, sistemin veya nesnenin bir eylemi artık yapamadığını belirtir. Burada to'dan sonra belirtilen eylem go into anagen'dır. Go into, ardından bir evre, durum veya mod geldiğinde “girmek” anlamına gelir. Eklenen the growth phase açıklaması anagen'ın ne olduğunu belirtir; yani foliküller artık bu evreye giremeyebilir.
Alıştırma
Cümleyi “giremez duruma gelmek” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: If the controller fails, the robot may ____ safety mode.
Cevabı göster
lose the ability to go into
People going through chemotherapy treatment temporarily experience this. Kalıp ifadeler
3:36Kemoterapi tedavisi gören kişiler bunu geçici olarak yaşarlar.
going through chemotherapy treatment: kemoterapi tedavisi sürecinden geçmek
Go through + bir süreç veya deneyim, onu belirli bir süre boyunca yaşamak ya da onunla başa çıkmak anlamına gelir. Burada going through chemotherapy treatment, People sözcüğünü açıklayan bir -ing yan cümlesidir; kemoterapi alan ve bu süreci yaşayan kişileri belirtir. Bu ifade tedaviyi bir süreç olarak sunar; fiziksel olarak bir yerin içinden geçmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Go through ifadesine “yaşamak” anlamını veren sözcükle cümleyi tamamlayın: Maya is going ____ a difficult recovery after surgery.
Cevabı göster
through
scientific investigation has revealed the opposite.
3:43bilimsel araştırmalar bunun aksini ortaya koymuştur.
while ... has revealed the opposite: görünüş ve kanıt
Buradaki while, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamına gelir. Önce saç dökülmesinin kalıcı olabileceği yönündeki görünüşü başlangıç noktası olarak sunar. Ana cümle daha sonra scientific investigation has revealed the opposite ifadesiyle bu görünüşü tersine çevirir. Başka bir deyişle, kanıtlar saç dökülmesinin mutlaka kalıcı olmadığını gösterir. “while + görünürde doğru iddia, ardından karşıt kanıt” yapısı, açıklamayı yaygın bir izlenimden düzeltilmiş bir sonuca taşır.
Alıştırma
while bu cümlede hangi işlevi görüyor: "While the old bridge may look unsafe, the inspection report reveals the opposite"?
- Aynı sonucu destekleyen iki ayrıntı sunar.
- Köprünün yalnızca denetim sırasında güvensiz göründüğünü belirtir.
- Önce görünürdeki bir durumu kabul eder, ardından onu tersine çeviren kanıt sunar.
Cevabı göster
Önce görünürdeki bir durumu kabul eder, ardından onu tersine çeviren kanıt sunar.
the roots that give rise to our hair actually remain alive. Kalıp ifadeler
3:48saçlarımızı ortaya çıkaran kökler aslında hayatta kalır.
give rise to our hair: üretmek veya neden olmak
Give rise to, “üretmek”, “neden olmak” veya “ortaya çıkarmak” anlamına gelir. Bu cümlede that give rise to our hair bölümü, kökleri işlevleriyle tanımlar: Bu kökler saçı üretir. İfade give rise to + isim öbeği kalıbını izler. Rise, kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır; bir şeyin fiziksel olarak ayağa kalkmasını anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz “neden olmak” anlamındaki üç sözcüklü resmî ifadeyle tamamlayın: Poor ventilation can ____ serious health problems.
Cevabı göster
give rise to
Using this knowledge, ...: bir bulguyu sonraki uygulamaya bağlamak
Using this knowledge, cümlenin başında kullanılan bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir. “Bu bilgiyi kullanarak” anlamına gelir ve ana cümledeki eylemi daha önce verilen bilgilerin uygulanması olarak sunar. Buradaki this knowledge, daha önce sözü edilen “kıl foliküllerinin köklerinin hâlâ canlı olması” bulgusuna gönderme yapar. Tek başına tam bir cümle değildir; ardından gelen ana cümledeki eylemi hazırlar.
Alıştırma
Cümlede Using this knowledge, temel olarak ne yapar?
- Tamamlanmış bir eylemi adlandırır.
- Önceki bilgiyi ardından gelen eyleme bağlar.
- Bilim insanlarının çalıştığı yeri belirtir.
Cevabı göster
Önceki bilgiyi ardından gelen eyleme bağlar.
scientists have developed drugs that shorten the resting phase Kalıp ifadeler
3:54bilim insanları, dinlenme evresini kısaltan
shorten the resting phase ... force follicles into anagen: iki koordineli tedavi etkisini anlatmak
that shorten the resting phase and force follicles into anagen ile başlayan ilgi cümleciği drugs sözcüğünü niteler ve bu ilaçların ne yaptığını açıklar. İki fiil öbeği and ile bağlanır ve drugs öznesini paylaşır: ilaçlar dinlenme evresini kısaltır ve foliküllerin anajen evresine girmesini sağlar. shorten the resting phase dinlenme döneminin süresini azaltmak, force follicles into anagen ise foliküllerin büyüme evresi olan anajene girmesine neden olmak demektir. Bu tıbbi bağlamda force, insanlar arasındaki zorlama değil, güçlü bir nedensel etkiyi anlatır.
Alıştırma
Koordineli iki fiil öbeği neyi açıklar?
- Foliküllerin nasıl farklı bir saç rengi ürettiğini
- Bilim insanlarının belirli bir ilaç adını neden seçtiğini
- İlaçların saç büyüme döngüsünü nasıl değiştirdiğini
Cevabı göster
İlaçların saç büyüme döngüsünü nasıl değiştirdiğini
combat male pattern baldness: erkek tipi saç dökülmesiyle mücadele etmek
Bu cümlede combat, gerçek anlamda bir savaşta dövüşmek değil, “bir soruna karşı harekete geçmek veya sorunu azaltmak” demektir. İlaçların erkek tipi saç dökülmesine karşı etkili olması amaçlanır. Combat, bu durumu ele alınan bir sorun olarak sunar. Tek başına ilaçların durumu tamamen iyileştirdiği veya ortadan kaldırdığı anlamına gelmez.
Alıştırma
“This treatment may combat hair loss” cümlesinde combat ne anlama gelir?
- Saça belirli bir biçimde şekil vermek
- Soruna karşı harekete geçmek veya sorunu azaltmak
- Başka biriyle fiziksel olarak kavga etmek
Cevabı göster
Soruna karşı harekete geçmek veya sorunu azaltmak
by blocking the conversion of testosterone to DHT, Dilbilgisi
4:03testosteronun DHT'ye dönüşümünü engelleyerek,
by + -ing ... the conversion of A to B: yöntem ve dönüşüm yönü
By + -ing, bir sonucu üretmek için kullanılan yöntemi açıklar. Burada by blocking..., ilaçların nasıl çalıştığını, yani bir süreci engellediklerini anlatır. The conversion of A to B, “A'nın B'ye dönüştüğü süreç” anlamına gelir. Bu ifadede testosterone A, DHT ise B'dir; dolayısıyla sıra dönüşümün yönünü gösterir.
Alıştırma
Cümleyi by + -ing ve the conversion of A to B yapılarını kullanarak tamamlayın: The system stores energy ____ managing the conversion ____ electricity ____ chemical energy.
Cevabı göster
by · of · to
so that it doesn't affect those sensitive follicles. Dilbilgisi
4:06böylece o hassas folikülleri etkilememesini sağlarlar.
so that it doesn't affect ...: amaçlanan sonucu belirtmek
So that, önceki eylemin amaçlanan ya da ortaya çıkan sonucunu bildiren bir yan cümle başlatır. İfade, “amacıyla” veya “bunun sonucunda...” anlamında okunur; so ve that sözcükleri ayrı ayrı yorumlanmaz. Burada it, DHT'yi; those sensitive follicles ise DHT'ye tepki veren saç köklerini ifade eder. Bu yan cümle neden-sonuç zincirini tamamlar: önceki adım, DHT'nin bu saç köklerini etkilemesini önler.
Alıştırma
“The cover blocks sunlight so that the medicine does not break down,” cümlesinde so that ile başlayan yan cümlenin görevi nedir?
- Güneş ışığını engellemenin amaçlanan sonucunu belirtir.
- Kapağın hangi malzemeden yapıldığını söyler.
- İlacın ne zaman satın alındığını söyler.
Cevabı göster
Güneş ışığını engellemenin amaçlanan sonucunu belirtir.
Stem cells also play a role in regulating the growth cycle, Kalıp ifadeler
4:10Kök hücreler de büyüme döngüsünün düzenlenmesinde rol oynar,
play a role in regulating ...: bir sürece katkıda bulunmak
Play a role in, bir sürece “katkıda bulunmak” veya “süreçteki etkenlerden biri olmak” anlamına gelir. Özneyi açıklamanın bir parçası olarak gösterir ancak onun mutlaka tek neden olduğunu söylemez. Burada regulating, kök hücrelerin içinde yer aldığı süreci, yani büyüme döngüsünün düzenlenmesini belirtir.
Alıştırma
Kalıp ifadeyi tek bir sözcükle tamamlayın: Regular practice plays a role ____ building confidence.
Cevabı göster
in
and so scientists are investigating whether they can manipulate the activity of these cells Dilbilgisi
4:14ve bu yüzden bilim insanları bu hücrelerin aktivitelerini manipüle edip edemeyeceklerini araştırıyor,
investigating whether they can manipulate the activity: etkinliği değiştirip değiştiremeyeceklerini araştırmak
Investigate whether + yan cümle, cevabı henüz bilinmeyen bir evet-hayır sorusunu araştırmak anlamına gelir. Burada whether, “Bilim insanları bu hücrelerin etkinliğini değiştirebilir mi?” sorusunu başlatır. Süreklilik bildiren are investigating biçimi, araştırmanın devam ettiğini gösterir. Bu bilimsel bağlamda manipulate the activity, hücrelerin ne kadar etkin olduğunu bilinçli biçimde kontrol etmek veya ayarlamak demektir ve nötrdür. they bilim insanlarını, these cells ise daha önce sözü edilen kök hücreleri belirtir.
Alıştırma
Vurgulanan ifade, bilim insanlarının çalışması hakkında ne anlatıyor?
- Hücreleri kontrol edebildiklerini zaten kanıtladılar.
- Hava durumundaki değişiklikleri araştırıyorlar.
- Bu kontrolün mümkün olup olmadığına ilişkin henüz cevaplanmamış bir soruyu araştırıyorlar.
Cevabı göster
Bu kontrolün mümkün olup olmadığına ilişkin henüz cevaplanmamış bir soruyu araştırıyorlar.
to encourage follicles to start producing hair again. Dilbilgisi
4:19folikülleri yeniden saç üretmeye teşvik etmek için.
to encourage follicles to start producing hair again: saç köklerinin yeniden saç üretmesini teşvik etmek
Baştaki to-infinitive, önceki yan cümledeki eylemin amacını belirtir: bilim insanları, hücreleri kontrol ederek saç köklerinin yeniden saç üretmesine yardımcı olmak ister. Bu, daha önce gerçekleşmiş bir sonucu değil, amaçlanan sonucu anlatır. Encourage + nesne + to-infinitive, nesnenin bir şey yapmasına yardım etmek veya bunu yapma olasılığını artırmak demektir. Follicles gibi insan olmayan bir nesneyle encourage, sözle destek vermek değil “teşvik etmek, hızlandırmak” anlamındadır. Start producing, üretme sürecine başlamak demektir.
Alıştırma
Cümleyi amaç ve tümleç ilişkisini gösteren iki sözcükle tamamlayın: The school planted more flowers ____ encourage bees ____ visit the garden.
Cevabı göster
to · to
while scientists hone their hair-reviving methods, Kelime
4:24bilim insanları saç canlandırma yöntemlerini geliştirirken,
in the meantime: gelecekteki bir sonuçtan bugüne geçiş
in the meantime, “beklenen başka bir olay ya da sonuç gerçekleşmeden önceki süre boyunca” anlamına gelir. Buradaki daha uzun vadeli çalışma, bilim insanlarının yöntemlerini geliştirmesidir. Bir geçiş ifadesi olarak dikkati henüz tamamlanmamış gelecekteki çalışmadan şu anda önemli olan şeye çevirir. Bu yapı, bekleme süresi için geçici bir eylem, öneri veya düşünceyi tanıtmakta sıkça kullanılır.
Alıştırma
in the meantime bu cümlede hangi işlevi görüyor?
- Araştırmanın nihai sonucunu adlandırır.
- Tamamlanmamış araştırmadan bekleme sırasında önemli olan şeye geçiş yapar.
- Bilim insanlarının iki ayrı eylemi tam olarak aynı anda yaptığını söyler.
Cevabı göster
Tamamlanmamış araştırmadan bekleme sırasında önemli olan şeye geçiş yapar.
hone their hair-reviving methods: kademeli geliştirme ve amaç
hone, “sürekli pratik veya özenli çalışma yoluyla geliştirmek ya da iyileştirmek” anlamına gelir. hone their methods ifadesinde bilimsel yöntemlerin daha etkili hâle getirilmek üzere hâlâ geliştirildiğini anlatır. hair-reviving, methods sözcüğünden önce gelen tireli bir birleşik sıfattır. “Saçın yeniden uzamasını sağlamayı amaçlayan” demektir; dolayısıyla bütün ifade, bilim insanlarının saçların tekrar uzamasına yardımcı olmayı amaçlayan yöntemleri geliştirmesini anlatır.
Alıştırma
hone their hair-reviving methods ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Yöntemleri bir kişinin evine doğru götürmek.
- Saç uzamasını yeniden sağlamak için tasarlanan yöntemleri kademeli olarak geliştirmek.
- Yöntemlerin kendisini yeniden hayata döndürmek.
Cevabı göster
Saç uzamasını yeniden sağlamak için tasarlanan yöntemleri kademeli olarak geliştirmek.
anyone going bald or considering baldness can remember that they're in great company. Deyimler
4:27kelleşen veya kellik endişesi taşıyan herkes harika insanlarla aynı kaderi paylaştığını hatırlayabilir.
in great company: hayranlık duyulan insanlarla aynı durumda olmak
Be in great company, hayranlık duyulan, ünlü veya saygın insanların da sizinle aynı özelliğe ya da durumda sahip olduğunu anlatan bir deyimdir. Bu cümlede saçları dökülen kişilere güven verir: Yalnız değillerdir, çünkü daha önce sözü edilen tanınmış kişilerin de bu özelliği vardır. Buradaki company bir şirketi değil, sizinle ilişkilendirilen veya aynı gruba konan insanları ifade eder. Deyim, rahatsız edici olabilecek bir durumu olumlu bir karşılaştırmaya dönüştürür.
Alıştırma
Örnekte in great company ne anlama geliyor?
- Büyük bir toplantıya katılıyorsun.
- Hayranlık duyulan birçok insan aynı durumu paylaşıyor, yani yalnız değilsin.
- Mükemmel bir şirkette çalışıyorsun.
Cevabı göster
Hayranlık duyulan birçok insan aynı durumu paylaşıyor, yani yalnız değilsin.